Yara İzi

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Serkan Sabancıoğullarından
Yara İzi
Yara İzi

Yara izi, vücudumuzda bulunan herhangi bir noktanın kesilmesi, delinmesi ya da bir şekilde aşınması sonucunda ortaya çıkan izler olarak tanımlanabilir.

Yara İzi Hakkında

Yara izi, bir bölgede oluşan fibröz dokunun fazla oluşması sonucunda meydana gelir. Cerrahi müdahalelerde ortaya çıkabilen yara izi, travmatik yaralanmalar, çeşitli yanıklar hatta küçük çizikler sebebiyle bile oluşabilir.

Yara İzi Nedir?

Yara izleri pek çok doğal sebeple veya yaralanmalarla meydana gelebilecek cilt ve deri üstlerinde oluşan izlerdir. Çok farklı yollarla meydana gelebilecek oldukları gibi çeşitlerine göre çok farklı tedavilerin bu izlerin kaybolması için uygulanması mümkündür. Çoğu zaman yara izleri yaranın iyileşmesinden sonra bile deri üzerinde bir iz olarak kalmaktadır.

Yara İzi Neden Deriden Farklıdır?

Vücutta oluşabilecek olan herhangi bir yaranın vücudun kendi deri renginden farklı olmasının pek çok sebebi bulunabilir. Fakat büyük oranlı olarak yara izlerinin deri renginden farklı olmasının sebebi yaranın oluştuğu anda vücudun yaptığı kanamadır. Vücut yara bölgesinde hızlı bir kanama oluşturarak vücudun içinden dışarıya doğru akış sağlar. Bu sayede vücudun dışarıdan gelebilecek olan etkenlere karşı kendisini korumasını amaçlar. Dışarıya çıkan kan hızlı bir şekilde donmaya başlayarak yaranın üzerini kapatır. Bu sayede yaranın alt tarafında onarım işlemleri başlayabilir. Onarım işlemleri başladıktan sonra ise vücut yara üzerinde bulunan donmuş kan sayesinde oluşmuş kabuğu aşamalı ve kademeli olarak döker. Bu sayede yaranın üzeri yeniden oksijen ile temas etmiş olur. Fakat yeni oluşan derinin eski deriden farklı semptomlara maruz kalması yara izinin deriden farklı bir renk almasına sebebiyet verir.

Yara İzleri Nasıl Tedavi Edilir?

Vücutta oluşabilecek olan herhangi bir yara mutlaka deri yüzeyinde bir iz bırakacaktır. Yaranın oluşumundan sonra süre gelecek olan birkaç yıl içerisinde ne kadar derinin rengi eski rengine dönmeye başlasa ve yara yüzeyinde bulunan sertlik yerini yumuşaklığa bıraksa da göz görülmeyecek şekilde yaranın izi farklı olacaktır. Yara izleri bu durum göz önünde tutularak çok farklı yollarla tedavi edilebilir. Eğer vücut üzerinde oluşan yara izi geniş tabanlı ve derin değilse küçük bir pansuman işlemi ile kolaylıkla tedavi altına alınabilir. Yaranın küçük ve bölgesel olmasından kaynaklı olarak yara ilk birkaç gün içinde kendisini toparlar ve yara izi oldukça az olacak şekilde meydana gelir. Fakat ameliyat gibi sebeplerden kaynaklanan yara izleri uzun yıllar boyunca vücutta kalacak ve yok edilmesi oldukça zor olacaktır. Eğer vücutta oluşan yara izi büyük ölçüde kişiye ruhsal olarak sorun yaratıyorsa bu durumda bir estetik cerraha başvurulabilir. Estetik cerrahlar yara yüzeyini gerekli test ve tetkiklerden geçirdikten sonra bölge üzerine cerrahi işlem uygulayarak tamamıyla yara izini yok edebilirler. Bunun yerine plastik cerrahi tercih edilebilir. Bu durumda plastik cerrahlar yara yüzeyinde bulunan deriyi alarak vücudun farklı noktasında iz kalmayacak şekilde aldıkları yeni deriyi bölgeye yerleştirebilirler. Bu durumda vücut kısa süre içerisinde yeni derinin alındığı bölgeyi tedavi ederken yeni derinin yerleştirildiği bölgede hiçbir iz kalmayacaktır.

Yara İzi Estetiği Nedir?

Yara izleri kişilerin vücudunda bulunduğu müddetçe eğer toplum içerisinde gözle görülebilecek herhangi bölgede bulunuyorsa kişilerin ruhsal sağlığını bozabilir. Bunun gibi benzer durumlar için tıbbın uyguladığı farklı yöntemlerden biri olan lazer tedavisi yara izi estetiği için kullanılabilir. Yara izleri lazer tedavisi ile bölgede bulunan izler yakılarak ve yok edilerek tamamen ortadan kaldırılabilir. Eğer yara izi çökmüş ve alt kısmında boşluklar oluşmuşsa bu durumda öncelikle yara izinin altına yağ enjekte edilerek yara izini yukarı kaldırmaya gidilebilir. Ancak bu durumdan sonra yara izine müdahale edilerek tamamıyla yara izinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olacak kazıma işlemine başlanabilir.

Yara İzi Nedenleri

Yara izleri çok farklı nedenlerle meydana gelebilecek olan kolay deri yaralanmaları sonrası oluşan izlerdir. Bundan dolayı kişinin deri yüzeyine gelebilecek en ufak hasar derinin üzerinde iz oluşmasına sebep olabilir. Bu izler kimi zaman ihmal gibi durumlardan meydana gelebilecek iken kimi zamanlar hastalık ve ameliyat gibi kişinin kendisine bağlı olmayan işlemlerden dolayı gerçekleşebilir. Yara izi nedenleri ise şu şekilde sıralanabilir.

Yaralanmalar

Kişiler kendi hür iradelerinden bağımsız olarak herhangi bir kaza geçirebilirler. Kaza geliyorum demez deyiminden yola çıkarak bu durumu çok daha iyi kavrayabilir ve kişinin kendi hür iradesi kapsamıyla bu duruma maruz kalmadığını anlayabiliriz. Trafikte seyir halinde iken dikkatsiz bir sürücünün hatası nedeniyle yaşanabilecek bir kaza, herhangi bir iş kolunda çalışırken dikkatsizlik nedeniyle oluşabilecek bir kaza ve birçok neden yaralanmalar sınıfına girmektedir. Bu yaralanmalar kişilerden kişilere göre farklılık gösterebilir. Yaralanmalar ile meydana gelen yara izleri oldukça farklı sınıflara ayrılırlar. Kimi yaralanma sonucu oluşan yara izleri büyük ve derin olarak meydana gelirken kimi yaralanma sonucu oluşan yara izleri ise oldukça küçük ve bölgesel olarak kalmaktadır.

Geçirilen Ameliyatlar

Herhangi bir tıbbi müdahale gerektiren fiziksel hastalıklar nedeniyle kişilerin vücudunda yara izleri meydana gelebilir. Ameliyatın gerçekleştirilebilmesi kapsamında cerrahların müdahale edecekleri bölgeyi açabilmeleri için vücut yüzeyinde bulunan deri yüzeyini tamamıyla açmaları gerekmektedir. Ameliyatların sonrasında ise kişilerin ameliyat nedeniyle oluşan yara izleri oldukça büyük ve net olarak görülebilmektedir. Bu durum kişilerin hür iradeleri ile aldıkları bir karar olmasına rağmen kendi ellerinde olmayan imkanlarla vücutlarında bulunan yara izleri sınıfına girmektedir.

Cilt Enfeksiyonları

Bazı durumlarda ise kişilerin vücudunda oluşabilecek herhangi bir cilt enfeksiyonu kolaylıkla deri yüzeyinde izler oluşturabilmektedir. Bu izlerin pek çoğu deri altı komplikasyonlar nedeniyle ortaya çıktığından dolayı kendiliğinden kaybolmayan izlerdir. Bu izlerin yok edilmesi ve deri yüzeyinden kaldırılması için yüksek oranlı olarak estetik cerrahisine ihtiyaç duyulur. Herhangi bir cilt enfeksiyonu sonrası mutlaka doktora giderek gerekli tedbirleri almak gerekmektedir.

Yanık İzi

Vücut yüzeyine kaza ile dökülebilecek olan sıcak gıda veya sular deri yüzeyinde oldukça derin yaralara sebebiyet vermektedir. Bu yara izleri diğer yara izlerine oranla oldukça geniş bir yüzeyde bulunmaktadır. Öncelikle derinin kendisini tedavi edebilmesi adına hiçbir cerrahi işlemde bulunulmaz. Yanığın kişinin işlevsel hareketlerine engel olmamaya başladığı dönemde ise yanık izleri doktorlar tarafından tedavi altına alınabilmektedir. Yanık izleri ancak estetik ve plastik cerrahisinin birlikte çalışmasıyla yok edilebilir. Bunun için yanık izinin kaçıncı dereceden yanma sonrası oluştuğu oldukça önem taşır. Bu gibi bilgiler her zaman için yanık izi tedavisi sürecinde doktorla paylaşılması gereken bilgiler arasında yer alır.

Falçata ve Jilet İzleri

Gençlik dönemlerinde pek çok genç ergenlik içerisinde iken ruhsal çöküntü ve bunalım yaşar. Bundan kaynaklı olarak kişiler kendi bedenlerine zarar vererek etrafında yaşanan olay döngüsüne isyan etmek isterler. Bu psikolojik bir sorun olmasına karşın yara izleri ile ilgili olan bir durumdur. Pek çok ergenlik yaşında olan çocuk kendi vücuduna falçata ve jiletlerle iz oluşturma eğilimi içerisine girer. Vücutlarında oluşturacakları bu izlerin yetişkinlik dönemlerinde kendilerine nasıl bir sorun açacağının farkında olmayan çocuklar yaşları büyüdüğünde bu izlerin yok edilmesi için doktorlara başvururlar. Falçata ve jilet izlerinin yok edilmesi ince ve derin kesikler olduğu için bir hayli zorlu süreçlerden ibarettir. Öncelikle ultrasonlar ile jilet ve falçatanın kesik oluştuğu dönemde derinin hangi katmanına kadar kestiği incelenir. Ancak bu durumların kontrolü sonrasında falçata ve jilet izleri kazıma – yakma işlemi ile vücuttan silinebilirler.

Yara İzi Belirtileri

Yara izleri çeşitli şekillerde kendini belli eder.

Yaralanma Mekanizması

Yaralanmalar çok farklı mekanizmalara göre meydana gelebilmektedir. Yaranın meydana geldiği ve oluştuğu yer bu mekanizmalar için oldukça önemlidir. Kas, bağ ve damar gibi bölgelerde oluşabilecek ağır hasarlı yaralanmalar vücudun işlevselliği yönünden sorun oluşturabileceği gibi yaranın tedavisi açısından da oldukça önemlidir. Örneğin bir doktorun ameliyat amacıyla vücudunuzda yapacağı bir kesik işlemi oldukça kontrollü ve dikkatli bir şekilde olacağı için yaranın iyileşme süresi çok daha kısa olacaktır. Ameliyat sırasında cerrahlar ve yardımcı cerrahlar kesiği kontrollü bir şekilde açarlar ve hızlı bir tedaviyle geri kapatırlar. Kesik üzerinde herhangi bir baskı oluşmaz. Fakat yaralanma mekanizmaları açısından farklı bir durum daha mevcuttur. Örneğin yaşadığınız bir trafik kazasında oluşan yaralar ani ve hızlı bir şekilde gelişip kontrolsüz şekilde meydana geldiği için deri yüzeyinde baskı ile parçalama yapar. Bu da hızlı bir değişim geçiren hücrelerin çok ani ölümlerine ve kayıplarına yol açar. Bundan dolayı tedavi ve iyileşme süreci çok daha uzun ve sıkıntılı bir hal alacaktır.

Yaranın Niteliği

Herhangi bir şekilde rastgele ve ani olarak gelişen yaraların iyileşme süreci daha zordur. Tıbbi müdahalenin gecikmesi, yaranın darbe ile ezilerek açılması, ortam koşullarının hijyenik olmamasından kaynaklı yara içerisine nüfus eden mikrop ve bakteriler hızlı bir şekilde yaranın iyileşmesini geciktirir. Bu nitelikte olan yaraların tedavi süreçleri zorlu ve uzun şekildedir. Fakat bunun aksine steril koşullarda hastane personelleri tarafından açılan kesikler düzgün bir hat boyunca ilerler ve deri yüzeyinde en ufak bir baskı bile uygulamaz. Hücreler ve deri dokusu çok fazla etkilenip bu durumdan dolayı yıpranmadığı için yaranın niteliği bir önceki örneğe göre çok daha farklıdır. Bu tarz kesik ve yaralar çok daha çabuk ve kısa sürelerde iyileşme eğilimi gösterirler.

Yaranın Yerleşimi

Yaranın oluştuğu veya meydana geldiği bölge yaranın iyileşme süreci ve iz bırakma nedeniyle doğrudan alakalıdır. Bu durum tıpta doğrudan bağlantı olarak ifade edilir. İnsan vücudunun ön göğüs, boyun, ense, sırt, bacak ve kol bölgelerinde meydana gelen yaralanmalarda tedavi süreçleri çok daha uzun ve zorlu olmaktadır. Bunun aksine kalça, avuç içi, bilekler ve göz kapağı gibi deri yüzeylerinde meydana gelen yaralanmaların izleri çok daha kolay ve hızlı bir şekilde ortadan kaybolmaktadır. Bunun sebebi ise deri yüzeyinin çok daha hareketli olması ve kan dolaşımın çok daha hızlı olmasıdır. Örneğin göğüs bölgesi insan vücudunun çok hareketli olan bölgelerinden biri değildir. Eğilip kalkma hareketlerinde bile katlanması imkânsız olan kemik yapısına sahiptir. Bundan dolayı diğer organlar göre çok daha yavaş bir kan dolaşımına sahiptir. Kan dolaşımı yara izleri ile doğrudan bağlantılı olduğu için bu bölgelerde oluşan yaralar kolaylıkla ortadan kaybolmaz.

Yaranın Yönü

Herhangi bir yaralanma olayından sonra yaranın iyileşmesini ve tedavi sürecini etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi yaranın yönüdür. Bir trafik kazası geçirdiğinizde alnınızda oluşan yatay bir kesik kolaylıkla kan dolaşımı yönü açısından benzer olacağı için iyileşebilir ve iz kalmama ihtimali çok yüksektir. Alın bölgesinde yatay şeritli bir kesik izi kalsa dahi alın bölgesinde oluşan yatay kırışıklıklar sebebiyle çok fazla göze çarpmamaktadır. Bunun bilincinde olan doktor ve cerrahlar ameliyatlarda hastanın kesim yapılacak bölgesinde yön belirler ve buna göre bir işlem uygularlar. Karın bölgesinden yapılan ameliyatların hemen hemen tamamında yatay yönlü kesim yapılmasının sebebi karın bölgesinin oturma eylemi gerçekleştirilirken yatay yönlü katlanmasından dolayıdır. Böylelikle izin kaybolması çok daha kolay olacaktır. Kaybolma görülmeyecek olan ameliyat izleri dahi yaranın yönü sebebiyle çok fazla göze çarpmayacak ve görülmeyecektir.

Yaranın Onarım Tekniği

Yaraların onarım tekniği çoğunlukla aynıdır. Öncelikle yaranın ultrason ile görüntüsü incelenerek yaranın alt kısmında bulunan tabakalara ve dokulara bakılarak kontrol edilir. Bu kontrol sonrası eğer yara altı tabaka ve dokularda ölümler meydana gelmişse buraların doldurulması hedeflenir. Öncelikle yaranın alt tabakası yağ ile doldurulup onarım işlemi gerçekleştirildikten sonra yara izi kazıma tekniği ile lazer ameliyatı ile ortadan kaybedilir. Fakat büyük yaralanmalar ve kazalarda plastik cerrahi işlemi gerekebilir. Yanıklardan dolayı ortaya çıkan yara izlerinde ise genellikle pek çok cerrah estetik cerrahiye hastalarını yönlendirmektedir. Estetik cerrahlar ise vücudunda farklı bir bölgesinden alınan deri tabakasını hastanın yara izi olan bölgesine naklederek yara izini ortadan kaybeder. Plastik cerrahi ise hastanın genellikle deri yüzeyine oluşan izi yok etmek yerine üzerine örtme tekniğini uygular. Yaraların onarım teknikleri her geçen gün gelişmekle beraber günümüzde ancak bu yöntemler yara izlerini kapatma ve onarma adına kullanılabilmektedir.

Dikiş Materyalleri

Eğer hastanın oluşacak olan yara izi bir ameliyat sonrası meydana gelecekse bu durumda cerrahlar ve doktorlar ile görüşülerek farklı tekniklerden yararlanılmak istenebilir. Fakat genellikle pek çok cerrah devlet hastanelerinde yaranın yerleşimine göre bu kararı kendileri vermektedirler. Dikiş materyalleri ise her zaman için steril ve iltihap oluşturma riski düşük ürünlerden seçilmelidir. Dikiş esnasında vücudun ve yara çevresinin kapabileceği herhangi bir enfeksiyon hem hasta sağlığını hem de yaranın iyileşme sürecini uzatacaktır. Eğer yara bölgesi dikiş materyalleri sebebiyle enfeksiyon kaparsa bu yaranın iz bırakma ihtimalini arttıracaktır.

Yara İzi Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Yara izleri kendi içlerinde çok farklı tekniklerle ayrılmakta ve kategorize edilmektedirler. Yara izleri öncelikle iki ana kategoriye göre değerlendirilirler. Bunlardan ilki doktor kontrolünde ameliyathanelerde ameliyat vesilesi ile açılan kesik izleridir. Bu yara izleri kolaylıkla iyileşebilir ve bir cerrahın müdahalesi sonucu olduğu teşhis edilebilir. Yaralanmalar, geçirilen kazalar gibi durumlarda ise yara izleri çok daha fazla yıpranmış ve bu durumdan etkilenmiş olacağı için tek bir çizgi halinde değil dağınık olarak bulunurlar. Bundan kaynaklı olarak bu yara izlerinin kolaylıkla bir travma sonrası ortaya çıktığı teşhis edilebilir.

Yara İzinin İncelenmesi

Yara izinin tedavi edilip ortadan kaybolması maksadıyla hekime başvuran bir kişinin öncelikle yara izi incelenir. Yaranın dış yüzeyinin ne kadar deformasyona uğradığı ve daha sonra ise yaranın alt tabakasının ne kadar ölü yapılarla dolu olduğu kontrol edilir. Bu incelemeler sırasında hasta bilgi vermese dahi bu yara izlerinin hangi şart ve koşullar altında oluştuğu doktorlar tarafından kolaylıkla bulunabilir. Bundan dolayı kaza ile veya kasıtlı olarak yapılan yaraların izleri kolaylıkla anlaşılabilir. Adli tıp raporları da aynı şekilde bu yöntemler ile oluşturulmaktadır.

Uygun Tedavinin Uygulanması

Yara izine bakıldıktan ve gerekli tetkikler yapıldıktan sonra sıra uygulama işlemine geçer. Eğer yara izi oldukça küçük bir alanda bulunuyorsa, yaranın yerleşimi ve yaranın yönü oldukça iyi durumda gözüküyorsa ufak bir kazıma işlemi ile yara izi ortadan kaldırılabilir. Fakat büyük bir kaza sonucu meydana gelmişse ya da yanık durumu sonrası komplikasyonlar ile oluştuysa bu durumda yara izinin kaybedilmesi için uygulanacak tedavide plastik cerrahi ya da estetik cerrahiye müracaat edilebilir. Ancak bu durumda estetik – plastik cerrahisi cerrahlarının vereceği kararlar çerçevesinde yara izinin yok edilmesi için farklı bir uygulama yapılabilir.

Yara İzi Risk Faktörleri

Yara izlerinin yok edilmesi için uygulanacak cerrahi yöntemler her zaman için belirli oranlarda riskler oluşturmaktadır. Bu riskler kişinin deri yüzeyinde yaşayabileceği farklı komplikasyonlar ile doğru orantılıdır. Tüm bunların yanında yara izini etkileyebilecek olan farklı risk faktörleri de mevcuttur.

Sigara Kullanımı

Sigara kullanımı kan dolaşımını yavaşlatan bir faktördür. Akciğerleri ve kalbi doğrudan etkilediği için nefes alış hızında dengesizliğe ve kan dolaşımında yavaşlığa sebep olur. Pek çok hastalığın tedavi sürecinin uzatırken yara izinin tedavisi sonrasında iyileşme sürecini de oldukça olumsuz yönde etkilemektedir. Kemik kırıkları ve çatlakları sonrasında kesinlikle yasaklanan sigara kullanımı aynı şekilde yara izi tedavileri sonrasında da hekimler tarafından tüketicilere yasaklanmaktadır. Sigara kullanımına yara izi tedavisinden sonra devam eden kişilerden kısa süre sonra iyileşme eğilimi gözlenmiş. Aynı zamanda sigara kullanımı kişinin parmak uçlarında, avuç içlerinde, yüzlerinde büyük oranlı olarak iz oluşmasına sebep olabilir. Bu izler zaman içerisinde genişleyerek çok daha büyük alanlara etki yapabilir. Bunun için ayrıyeten tekrar bir cerrahi müdahale gerekebilir. Bu nedenden ötürü sigara kullanımı yara izleri için oldukça tehlikeli olan bir risk faktörüdür.

Çevresel Faktörler

Yara izlerinin oluşmasından en büyük etmenlerden bir tanesi çevresel faktörlerdir. Çevremizde gelişen olayları kontrol edemediğimiz için başımıza gelebilecek olan herhangi bir kazadan kaçınmamız oldukça zordur. Yolda yürürken dahi başımıza bir saksı düşebilir, inşaatların üzerinden üstümüze bir cam parçası uçup kolumuzu kesebilir ve bizi bir yara izi ile baş başa bırakabilir. Aynı şekilde trafikte seyir halinde iken tüm trafik kurallarına uyarsak dahi trafik kurallarını ihlal eden bir sürücü yüzünden yaşadığımız kaza sonrası yara izleri ile mücadele etmek zorunda kalabilir. Çevresel faktörler kontrol altına alamayacağımız bir durum olduğu için elimizden geldiği kadar temkinli olarak bu risk faktörünü ortadan kaldırmaya, en azından en minimum seviyeye indirmeye çalışmamız kendi ruh sağlığımız ve fiziksel sağlığımız açısından oldukça olumlu sonuçları beraberinde getirecektir.

Oluşmuş olan bir yara izi tedavisinden sonra ise çevresel faktörler her zamankinden çok daha tehlikeli bir durum oluşturur. Yeni tedavi görmüş deri üzerine dökülebilecek olan bir sıcak su, haddinden fazla basınçlı şekilde bir temas dahi yara izi tedavisi görmüş bölge üzerinde büyük sorunlara ve sıkıntılara neden olabilir.

Kişinin Sağlık Durumu

Yara izleri kişinin sağlık durumu ile birebir doğrudan bağlantılıdır. Kişinin yaşadığı farklı sağlık durumları var ise bu yara izinin iyileşme sürecini doğrudan etkileyecektir. Farklı hastalıklar sebebiyle iyileşme durumunun ertelenmesi ya da hastalıklar sebebiyle gerekli olan ilaçların kullanılamaması, tedavi sürecini geciktiren unsurlardan olacaktır. Örneğin şeker hastası olan bir kişide yara izinin iyileşme süresi normal bir insanın iyileşme süresine göre oldukça geç olacaktır. Bundan dolayı mutlaka doktora bilgi verilmelidir. Gerekli bilgileri alan doktorlar hastalığı bulunan kişilerin tedavileri için farklı yöntem ve uygulamalarda bulunabilirler. Şeker hastaları için çok daha kuvvetli ilaçlar verilebilir. Bu ilaçlar sayesinde kan akışı hızlandırılarak yara izi olan bölgenin hızlı bir şekilde onarıma başlanması sağlanabilir. Fakat kişi ilaç kullanımına uygun olmayan sağlık durumu içerisinde ise bu halde kişiye farkı tedavi yöntemleri uygulanacaktır.

Yara İzi Komplikasyonları

Yara izleri tedavi süreçleri boyunca farklı komplikasyonlarla karşı karşıya kalmalara neden olabilir. Deri altında bulunan dokuların uygulamalara karşı direnç göstermesi ve operasyonlar sonrası tedaviyi kabul etmemesi ile farklı sorunlar gözlemlenebilir. Bunlardan en normal olarak kabul edilen komplikasyon tedavi yapılan bölgenin derin ağrılar çekilmesine sebep olmasıdır. Deri üzerinde uygulanan tedavi iyileşme süreci tamamlanana kadar hastaya uzun ağrılar çektirebilir.

Yara İzi Estetiği Komplikasyonları

Yara izlerini yok etmeye ve tedaviyi sonuçlandırmaya yönelik olarak yapılan estetik ameliyatları her zaman için beraberinde komplikasyonları getirebilir. Bazı komplikasyonlar çok nadir olarak görülürken bazıları neredeyse her operasyon sonrası görülen ve korkulmasına gerek olmayan kolay şekilde yok edilebilecek olan komplikasyonlardır. Fakat nadir olarak görüldüğü bilinen komplikasyonlar hastanın iyileşme sürecini ve sağlık durumunu doğrudan etkileyeceği için dikkat edilmesi gereken hususlardandır.

Enfeksiyon Oluşumu

Yaranın tedavi sürecinden sonra sargıların altında derin ağrılar gözlemlenirse bu durum acil şekilde hekime gidilerek kontrol ettirilmelidir. Genellikle tedavi sonrasında operasyon geçiren bölgede ağrılar gözlemlenebilir fakat bu durum beraberinde bazı riskleri de getirmektedir. Nadir olarak bazı ağrılar enfeksiyon oluşumunun habercisi olabilir. Tedavi edilen bölgenin alt yüzeyinde bulunan doku tabakası tedaviyi reddedebilir. Tedavinin reddedildiği durumlarda vücut kendisini savunma amaçlı olarak enfeksiyona karşı mücadele başlatabilir. Enfeksiyonlar ise her ameliyat veya operasyon sonrası görülebilecek olan komplikasyonlardan bir tanesi olmasına rağmen tehlikelidir. Yaranın pansuman sırasında veya operasyon sırasında mikrop kapması ile doku tabakası yüzeyinde iltihaplanma görülebilir. Hızlı bir şekilde cerrah müdahalesi ile yara temizlenip yeniden pansuman yapılmalı ve doktorun tavsiyesi ile belirttiği oranda antibiyotik kullanımına gidilmelidir.

Tekrar Yara İzi Oluşumu

Yara izleri genellikle kazıma ve yakma yöntemleri ile tedavi edildiğinden dolayı büyük oranda başarı verseler de bazı durumlarda yara izi kaybolduktan sonra tekrar gözlemlenebilir. Bunun sebebi ise yara izinin alt kısmında bulunan doku tabakasında biriken kanın tekrar yeni dokuya karşı mücadele başlatmasıdır. Bu mücadeleyi kazanan taraf doku tabakasında ezilen ve iz oluşumuna sebebiyet veren hücreler olursa bu durumda aynı bölgede farklı oran ve boyutlarda yeni yara izi oluşumuna rastlanabilir.

Kanama

Komplikasyonlar arasında kanama oldukça fazla görülmesine karşın korku duyulacak ya da endişe edilecek bir durum değildir. Kanamalar genellikle operasyon geçiren bölgenin çok fazla hareketli ve kıkırdaklı olarak bulunduğu bölgelerde meydana gelir. Örneğin bileğinizde olan bir yara izi için geçirdiğiniz operasyon sonrası kanama ile karşı karşıya kalıyorsanız endişe etmenize gerek yoktur. Doktor kontrolünden geçmek her zaman için akıllıca bir hareket olacaktır. Fakat düz tabanlı ve hareketli olmayan bir bölgede oluşan yara izi tedavisi sonrası kanamalar çok normal değildir. Doktor kontrolünden sonra kanamanın sebebini ve ciddi boyutlu bir sorun olup olmadığını kolaylıklı öğrenilebilir.

Şişlik Oluşumu

Komplikasyonlardan korkulmayacak düzeylerde olanlarından bir tanesi de şişlik oluşumudur. Operasyon geçiren yara izi bölgesi genellikle ameliyatlar sonrasında şişlik oluşturabilir. Bunun sebebi bölge üzerinde çok fazla işlem uygulanması ve yara izinin yeniden iyileşme sürecine girmesidir. Bölgede bulunan deri altı dokular kendilerini dış etkenlerden korumak maksadıyla şişlik oluşumunu meydana getirebilirler. Şişlik oluşumları sebebiyle yara izi operasyonları sonrasında doktora başvuran hasta sayısı oldukça fazla olmasına rağmen, şişlik oluşumu sebebiyle ciddi bir sorun yaşayan hasta yok denilecek kadar azdır. Bundan dolayı yara izi operasyonları sonrasında şişlik oluşumu gibi komplikasyonlar korkulmaması gereken fakat her halükârda doktor kontrolünden geçmesi gereken komplikasyonlarındandır.

Yara İzi Nasıl Önlenir

Yara izi oluşmadan önce dikkatli bir yaşam tarzı sürmek önemlidir. Yara izleri oluştuktan sonra geriye dönüş pek mümkün olmamaktadır. Fakat cerrah kontrolünde gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerde yara izleri oluşumları kolaylıkla önlenebilir. Yara izlerinin nasıl önlenebileceği ile ilgili birkaç seçenek ise şu şekildedir.

Ameliyatlarda Estetik Dikiş Tercihi

Tıbbi bir müdahale gerektiren yaralanmalarda estetik dikiş kullanılması yara izlerinin neredeyse hiç gözükmeyecek kıvama gelmesine olanak tanıyabilir. Kişiler yaşadıkları yaralanmalar sonrasında başvuruda bulundukları doktora dikiş için estetik tercih ettiklerini belirtirlerse yara izlerini önleyebilirler. Oldukça basit bir yöntemle yaraların kapatılmasında kullanılan estetik dikiş son yıllarda yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.

Psikolojik Destek

Kişiler yaralanma veya kaza durumlarında vücutlarında taşımak zorunda kaldıkları izler yüzünden bunalıma girebilirler. Yüz bölgesinde veya toplum içine çıktığında insanların görebileceği bir bölgesinde yara izi olan kişiler için psikolojik destek oldukça önemlidir. Psikolojik destek almayan kişilerin zaman içerisinde asosyal bir hal aldıkları psikologlar tarafından yapılan anketlerde ortaya çıkmıştır. Bu gibi sosyal fobi durumlarıyla karşı karşıya kalınmaması için mutlaka yara izi bulunan kişilerin psikolojik destek alması gerekmektedir.

Olası Kazalara Karşı Tedbir Almak

Trafikte seyir halinde olan bir araçta bulunuyorsanız mutlaka emniyet kemerini takmanız ve yolculuğunuza böyle devam etmeniz sizi yara izlerinden koruyacaktır. Herhangi bir kaza anında dahi emniyet kemeri ile korunacağınız için büyük yaralanmalar yaşamayabilirsiniz. Merdivenler ile ilgili bir işte çalışıyorsanız ve yüksek bir noktada çalışma gerçekleştiriyorsanız mutlaka tedbir almalı ve yaralanmalara karşı önlem oluşturmalısınız. Bu gibi ince detaylar çoğu zaman büyük yaralanmaların önüne geçmektedir. Böylelikle vücudunuzda taşımak zorunda kalacağınız büyük yara izlerinin önüne geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Bu bölümde yara izi ile ilgili sık sorulan sorulara yanıt vereceğiz.

Yara izlerinde kullanılan tedavi yöntemleri nelerdir?

Yara izlerinde kullanılan pek çok tedavi yöntemi olmasına karşın hafif ve küçük olan yara izleri için kazıma ve yakma işlemi kullanılır. Bu tedavi yönteminde yara izi oluşan bölgenin deri altı tabakası kontrol edilir. Kontrol edilen bölgede hasar gören dokular incelenir. Eğer yoğun bir doku kaybı varsa bölgeye yağ enjekte edilir ve dokuların onarım yapması için bir müddet beklenir. Dokuların durumu toplandıktan sonra deri yüzeyinde bulunan yara izi lazer yardımıyla kazınarak ortadan kaldırılır. Trafik kazası, iş yaralanmaları gibi durumlarda ise yara izleri daha geniş ve derin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda genellikle cerrahların tercihi estetikten yana olmaktadır. Estetik cerrahi ile deformasyona uğrayan deri yeniden şekillendirilerek yara izinin ortadan kaldırılması hedeflenir. Yanık sebebiyle oluşan yara izleri ise ancak plastik cerrahi yöntemi ile yok edilebilir. Bunun için genellikle vücudun farklı bir noktasından cerrahi işlem yardımıyla alınan deri dokusu yara izi olan bölgedeki deri alınarak enjekte edilir. Gerekli olan ilaç takviyeleri ile bölgenin yeni deriye uyum sağlaması amaçlanır. Ağır komplikasyonlarla karşı karşıya kalınabilecek olan tek tedavi yöntemi plastik cerrahidir.

En çok hangi yöntem tercih edilmektedir?

Yara izleri büyük çoğunlukla küçük ölçekli olarak meydana gelmektedir. Bundan dolayı yetişkinlik dönemine ulaşan kişiler yara izi tedavisi yaptırmak istediğinde genellikle büyük bir sorun yok ise kazıma işlemi tercih edilir. Bu işlemde öncelikle yaranın deri altında olan kısmı incelenerek doku kaybı kontrol edilir. Eğer büyük bir hasar meydana gelmişse doku iyileştirmesi yapılır ve yaranın kazıma işlemine sonra başlanır.

Yara izleri ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

Yara izlerinin ameliyatsız tedavi edilme imkânı mevcuttur. Bunun için bitkisel ilaçlar veya modern tıbbın geliştirdiği kremler tercih edilebilir. Ama bu kremlerin ve bitkisel çözümlerin etkisi sınırlıdır. Ancak bu yara izlerini belirli oran ve ölçülerde yok etmenin eşiğine getirebilirler. Fakat yara izlerinin tamamıyla ortadan kaldırılması için genellikle tıbbi müdahale gerekmektedir. Kesin sonuç alarak yara izlerini yok etmek isteyen kişiler genellikle ameliyatlı tedavi şeklini tercih etmektedirler.

Estetik ameliyatlarını SGK karşılıyor mu?

Estetik ameliyatları kişilerin görünümleri ile alakalı olduğu ve keyfi bir durum olduğu için SGK tarafından karşılanmaz. Fakat özel sağlık sigortası bulunan kişiler estetik ameliyatları sigorta primlerinin içine dahil ederse bu durumdan faydalanabilirler. Bunun için özel sağlık sigortası yapan kurum veya kuruluşlar ile görüşmek daha net ve kesin sonuçlar sağlayacaktır.

Yara izi ameliyatları riskli mi?

Yara izi ameliyatları genellikle estetik cerrahi veya plastik cerrahi ile yapıldığı için büyük riskler taşımaz. Fakat müracaat edilen hastanelerin hiçbiri tamamıyla risksiz bir ameliyat sunmaz. Her ameliyatta olduğu kadar yara izi ameliyatları için de risk söz konusudur. Bundan dolayı diğer ameliyatlara girerken yapıldığı gibi ameliyata girmeden önce kişinin sorumluluğu kendi üstüne aldığını kabul ettiği belgelerin imzalanması zorunludur.

Yara izi tedavisinde yaş bir kriter mi?

Yara izi tedavisi isteyen kişiler için yaş bir kriter değildir. Büyük operasyonlar gerekmediği için her yaş grubundan insan yara izi tedavisi yaptırabilir. Fakat reşit olmamış çocuklar için her ameliyatta olduğu gibi yara izi ameliyatlarında da anne veya baba rızası gerekmektedir. Bu şekilde hastane sorumluluğu çocuğun anne babasına yükler.

Yara izi ameliyatlarında başarı oranı nedir?

Yara izi ameliyatları çoğunlukla başarılı şekilde sonuçlanır. Önceden tespit edilmiş durumlar sebebiyle kolaylıkla ameliyat gerçekleştirilir. Genellikle kısa süren bu ameliyatlarda başarı oranı oldukça yüksektir.

Yara izleri için hangi bölüme muayene olmak gerekir?

Yara izlerinin çeşitlerine göre başvurulması gereken bölümler farklılıklar gösterebilir. Eğer küçük ölçekli ve yaralanma sonucu meydana gelmiş olan bir yara izine sahipseniz bunun için cildiyeye başvurmalısınız. Fakat büyük yanıklar sebebiyle oluşan yara izlerine sahipseniz bu durumda plastik cerrahi ya da estetik cerrahiye gitmeniz gerekmektedir.

Vücutta yara izleri askerliğe engel mi?

Vücutta bulunan yara izleri zorunlu askerlik için bir engel oluşturmaz. Yara izi bulunduğu için askerliğe elverişli olmadığı söylenen kişi yoktur. Fakat kişiler meslek olarak askerliği seçmek isterlerse bu durumda yara izleri askerlik için büyük bir engeldir. Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı olan askeri hastanelerde kontrol yapıldıktan sonra ancak hekimlerin kararı ile yara izi silme ameliyatı gerçekleştirilebilir. Bu durumdan sonra dahi kişinin askerliğe devam etmesi ve meslek olarak askerliği sürdürmesi şüphelidir. Vücudun çok fazla görünen kısımlarında olmayan yara izleri ise hekimlerin inisiyatifine bağlı olarak askerliğe bir engel oluşturmayabilir. Ancak bunun hakkındaki kararı Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çalışan cerrahlar verebilir.

Yara izleri tedavi edilmezse vücuda bir zarar verir mi?

Yara izleri eğer riskli bölgelerde bulunmuyor ise vücuda bir zararı olmaz. Ancak görünüm açısından eğer toplumun görebileceği bir bölgede bulunuyorsa kişiye ruhsal olarak sağlık bozukluğu yaşatabilir. Bunun haricinde yara izlerinin vücuda bir zararı bulunmamaktadır. Ancak yara izleri hayati fonksiyonları etkileyen bölgelerde doku altına inmiş şekilde bulunursa kesinlikle ameliyat gerektirebilir. Bu durumlarda ise ameliyat gerçekleştirilen bölgeye vücudun farklı bir kısmından alınan deri dokusu yerleştirilir. Böylelikle tedavi tamamlanmış olur.

Yara izi kaç günde geçer?

Yara izinin tedavi edilmesinden kandaki iyileştirici hücreler sorumludur. Kanamanın durdurulması için pıhtılaşma sağlanır. Sonrasında ise yaranın üzeri kabuk ile kapatılarak iyileştirme başlar. Yaranın derinliğine ve genişliğine göre bir hafta ile altı hafta arasında yara izi tamamen iyileşir. Diyabet gibi hastalıklar iyileşme hızını düşürür. Ayrıca yara izi çok derin kesiklerden dolayı ortaya çıkmış ise estetik müdahale olmadan iyileşmesi güçtür.

Yara izi neden morarır?

Yara izlerinin kabukları koparıldıktan sonra kırmızı, sarı ve mor arası bir görünümle karşılaşılabilir. Bu renkler kan hücrelerinin bölgede parçalanmasından dolayı ortaya çıkan doğal bir durumdur. Yara açıklığının kapanmasından sonra birkaç hafta bu izler kalabilir.

Yara izi lazerle geçer mi?

Kendiliğinden iyileşmeyen yara izlerinin tedavisinde farmakolojik yöntemler kadar lazer uygulamaları da yaygındır. Lazerler deri altındaki dokuları tahrip ederek iyileştirici faktörlerin bölgeye akın etmesini sağlar. Ayrıca yeni dokuların oluşturulması da lazer tedavi sayesinde mümkündür. Kısacası lazer tedavisi ile yara izlerinin geçmesi mümkündür.

Yara izi kendiliğinden geçer mi?

Geniş ve derin yaralanmalar sonrasında oluşan yara izlerinin kendi kendine geçmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Ancak yüzeysel ve orta deriyi geçmeyen yaralanmalar sonucu oluşan yara izleri kendiliğinden kolayca iyileşir.

DMCA.com Protection Status