Uyuz Hastalığı


Uyuz Hastalığı

Uyuz hastalığı, uyuz böceğinin neden olduğu bulaşıcı bir deri hastalığı olarak bilinir. Sanılanın aksine uyuz hastalığına yakalanmanın hijyen koşulları ile alakası yoktur. Her yaştan, cinsiyetten ve sosyo ekonomik katmandan insan uyuz hastası olabilir. Hastalığın teşhisi ve hastalığa erken müdahale önem taşır. Bununla ilgili insanlar sağlık uzmanları tarafından bilgilendirilirler.

Uyuz hastalığının en bilinen belirtileri deride kızarıklık ve kaşıntıdır. Kaşıntının şiddeti hastayı gece uykusundan uyandıracak derecede olabilir. Zamanla dişi uyuz böceğinin deride tüneller açarak ilerlemesinden kaynaklı deri üzerinde siyah noktacıklar şeklinde kirli bir görüntü olur. Hastalığın ilerlediği durumlarda deride kabarcıklar, iltihaplanmalar ve pullu bir görünüm olur. Hastalık insanların daha çok ellerinde, ayaklarında, parmak aralarında, karın bölgesinde, genital bölgelerinde, dizlerinde, dirseklerinde ve koltuk altlarında görülür.

Uyuz bulaşıcı bir hastalıktır. Hasta ile yakın temas, cinsel ilişki, el ele tutuşma, aynı yatağı paylaşma, havlu ve kıyafet gibi eşyaları ortak kullanma bulaşma için yeterlidir. Bunun önüne geçmek için uyuz hastaları ile temastan kaçınılmalı, hastaların eşyaları kullanılmamalı ve bulaşma riskine karşı önlem alınmalıdır.

Günümüzde uyuz hastalığının tedavisi mümkün ve oldukça da kolaydır. Uyuz hastalığı teşhis edildikten sonra hastaya doktor tarafından krem veya solüsyon verilir ve doktorun önerdiği şekilde kullanılır. Tedavi hastalık tekrarlamaz ise yaklaşık on gün sürer. Hastalık tedavi edilmediğinde ciddi problemlere yol açar.

Uyuz Hastalığı Hakkında

Uyuz hastalığı toplumun her kesiminden insanda görülebilir. Ancak toplu yaşam alanlarında ve olağanüstü durumlarda görülme riski daha fazladır. Askeri kışlalar, huzurevleri, öğrenci yurtları, okullar; savaş, deprem gibi durumlar uyuz hastalığının daha kolay yayılmasına olanak tanır. Bulaşıcı olması, deride yarattığı görüntü ve şiddetli kaşıntı hastanın günlük hayatını olumsuz etkiler; hatta kaşıntının şiddeti yüzünden bazı hastalar geceleri uykularından uyanırlar ve uyku problemleri yorgunluk gibi sorunlar da ortaya çıkar.

Uyuz tedavi edilebilir bir hastalıktır. Deride kızarıklık ve kaşıntı gibi şikayetlerle doktora başvurulduğunda hasta muayene edilir, uyuz böceği gözle görülemediği için doktor deriden örnek alıp inceleyebilir. Yapılan muayene ve inceleme sonucunda uyuz hastalığı teşhisi konulan hastaya krem veya losyon, bazı durumlarda da tablet ilaç verilir. Çoğunlukla kremle yapılan tedavide hastanın kremi sürmeden önce banyo yapması ve vücudunun kuru olması gerekir. Doktorun belirttiği zamanlarda düzenli olarak uygulanan tedavi ile hastalık yaklaşık on günde iyileşir, ancak tedaviden sonra derideki kaşıntı birkaç hafta daha devam edebilir.

Uyuz hastalığının önüne geçebilmek için bazı tedbirler alınması gerekir. Bilindiği gibi uyuz hastalığı bulaşıcıdır ve çevresinde uyuz hastası olan insanlar büyük risk altındadır. Fiziksel temas ve ortak eşya kullanımı ile bulaşabilen bir hastalık olduğu için bu hastalığa yakalanan kişilerin eşyaları asla kullanılmamalı, hastanın yakınları da mutlaka kontrol edilmeli ve gerekli durumlarda tedavi uygulanmalıdır. Uyuz bulaşma ihtimali olan eşya ve kıyafetlerin de steril edilmesi gerekir. Bu tarz önlemlerle hastalık riski en aza indirilebilir.

Uyuz Hastalığı Nedir?

Uyuz hastalığı dünya üzerinde çok eski zamanlardan beri görülen bulaşıcı bir hastalık. Günümüzde de dünya genelinde milyonlarca uyuz hastalığı teşhis ediliyor. Hastalığın etkeni sarcoptes scabiei adında bir uyuz böceği. Sarcoptes scabiei gözle görülemeyecek kadar küçük bir parazit. Bu parazit vücuda girdikten bir süre sonra hastada alerjik reaksiyon oluşur; deride kızarıklık ve kaşıntı başlar. Uyuz böceğinin dişisi deride tüneller açarak ilerler ve buralara yumurtalarını bırakır. Açılan bu tünellerin içine kirlerin girmesiyle deri üzerinde siyah noktalar görülür. Bu bölgelerin kaşınmasıyla deride kızarıklık, iltihaplanma, kabarcıklar ve ağrı görülür. Uyuz hastalığı çoğunlukla hastanın vücudunun daha sıcak bölgelerinde görülürken çocuklarda tüm vücutta görülür. Hastalığın teşhisi fiziksel muayene ve bazı testler yardımı ile yapılır. Gerekli olan durumlarda teşhisi doğrulamak için deriden uyuz böceği çıkarılabilir. Doktor teşhisin zor olduğu durumlarda hastanın derisinden örnek alarak inceleyebilir.

Uyuz hastalığının Norveç uyuzu veya kabuklu uyuz olarak adlandırılan bir şekli de var. Norveç uyuzu diğer vakalara göre daha bulaşıcı ve şiddetlidir. Bu hastalıkta hastanın vücudunda çok sayıda uyuza neden olan parazit ve parazit yumurtası olur. Deride kalın kabuklar oluşur ve hastalık çok kolay bir şekilde başka insanlara bulaşır. Norveç uyuzu genellikle bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda, hamile kadınlarda, yaşlılarda, engellilerde, nörolojik hastalığı olanlarda ve AIDS hastalarında görülür.

Uyuz Hastalığı Kimlerde Görülür?

Uyuz hastalığının temiz olmayan bireylerde görüldüğü inancı yanlıştır. Uyuz toplumun her kesiminden insanda görülebilir; zengin, fakir, yaşlı, genç, çocuk, kadın, erkek… Bazı kişiler diğerlerine oranla daha fazla uyuz hastalığına yakalanma riskine sahip olabilirler. Bunlar bağışıklık sistemi zayıf ve genellikle toplu yaşam alanlarında bulunan insanlardır. Huzurevleri, askeri kışlalar, okullar ve yurtlar buna örnek verilebilir. Huzurevlerinde bulunan yaşlılarda hastalığın geç teşhis edilmesi diğer yaşlı bireylere de bulaşmasına neden olur. Uyuz okullarda çocuklar arasında da hızlı bir şekilde yayılabilir. Bu gibi kurumlarda çalışan insanlar da hastalığa yakalanma konusunda risk altındadır.

Uyuz Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Uyuz bulaşıcı bir hastalıktır, bu nedenle oldukça dikkat edilmesi gerekir. Bulaşıcılık hastalığın türüne göre farklılık gösterebilir. Normal şartlarda uyuz beş on dakikalık fiziksel temaslarla bulaşabilirken; Norveç uyuzu diye adlandırılan türde çok kısa süreli temaslarda bile bulaşabilir. Uyuzun bulaşması hasta ile direk temas yoluyla olabileceği gibi hastanın eşyalarının kullanılması ile de olur. Hasta ile aynı yatağı paylaşmak, el ele tutuşmak, cinsel ilişkiye girmek; aynı çarşaf, havlu ve kıyafeti kullanmak bulaşmayı sağlayabilir. Bu nedenle hasta ile fiziksel temas kurmak, aynı eşyaları kullanmak önerilmez. Önlem olarak hastanın yakınları da kontrolden geçirilir. Hastanın eşyaları ve temas ettiği yerler dezenfekte edilir ve uyuz böceğinden arındırılır. Huzurevi, yurt ve okul gibi yerlerde hastalığın bulaşması daha kolay ve hızlı olur. Bu tür yerlerde ayrıca dikkatli olunması gerekir.

Sosyete Uyuzu Nedir?

Sosyete uyuzu halk arasında sıklıkla kullanılan bir tabirdir. Alerjik cilde sahip bazı insanların kullandıkları imitasyon takılar, parfümler, saç boyaları ve duş jelleri hastalığa sebep olabilir. Hastanın cildinde kullanılan kimyasal maddenin yarattığı alerji sonucunda kızarıklık, deride pullanma ve kaşıntı görülür.

Uyuz Hastalığı Nedenleri

Uyuz hastalığı sarcoptes scabiei adlı bir tür parazit ve bu parazitin bulaşması nedeni ile olur. Hayvanlardan veya insanlardan bulaşır. Sarcoptes scabiei paraziti olan biri ile temas edildiğinde bulaşma ihtimali çok yüksektir. Hasta ile cinsel ilişki, aynı yatakta yatmak, aynı eşyaları kullanmak uyuz hastalığının bulaşmasına neden olur. Bu nedenle hastanın yakınındaki insanlar da kontrol edilir.

Hastalığın Etkeni

Uyuz hastalığı çok uzun yıllardır var olan, dünyada ve ülkemizde de sık rastlanan bir hastalıktır. Hastalığın etkeni sarcoptes scabiei adlı bir parazittir. Bu parazit insanın deri altına yerleşir, burada tüneller açar ve hastanın dokusu ile beslenir. Parazitin deriye yerleşmesinden sonra ısırıkları, deriye bıraktığı yumurtalar ve dışkılar hastada alerjik reaksiyona sebep olur. Bu nedenle hastanın cildinde kızarıklık, kabarcık ve kaşıntı oluşur.

Sarcoptes Scabiei (Uyuz Böceği)

Sarcoptes scabiei uyuz hastalığına sebep olan parazittir; adına uyuz böceği de denir. Tüm hayatını insan derisi üzerinde geçirebilir. Uyuz böceğinin sekiz adet bacağı vardır, gözleri yoktur ve deriye yerleştiğinde kan emmez cilt dokusu ile beslenir. Dişi uyuz böcekleri hastanın derisinde ince ve kıvrımlı noktalara girer, burada yumurta ve dışkı bırakır. Vücutta eller, ayaklar, parmak araları, genital bölge, göbek ve koltuk altı gibi bölgelere yerleşir. Hastanın cildinde uyuz böceğine karşı alerjik reaksiyon oluşur ve ciltte kızarıklık, kabarcık, pullanma ve kaşıntı görülür. Kaşıntı özellikle geceleri hasta yattıktan sonra daha şiddetli olur. Bu parazitler deride tüneller açmanın yanında kıl köklerine ve derideki pulların altına da yerleşebilir. Parazitin dişisi deriye yerleştikten dört beş gün sonra yumurta yapmaya başlar ve otuz beş ile elli yumurta yumurtladıktan sonra ölür. Dişi parazitlerin yaşam süresi genelde dört beş hafta kadardır. İnsan vücudundan çıktıktan sonra da bir süre hayatta kalabilirler. Bu parazit hayvanlardan bulaşabileceği gibi insandan insana da bulaşır. Bu bulaşma el ele tutuşma, cinsel ilişki gibi yakın temasla ve parazit olan kişinin eşyalarının kullanılmasıyla olur. Uyuz böceği tedavisi için çeşitli ilaçlar kullanılır. Vücut temizlendikten sonra doktorun önerdiği dozda krem veya losyon kullanılarak yaklaşık on günlük bir sürede parazit yok edilebilir. Ayrıca parazitin temas ettiği eşyalar da temizlenir, yıkanamayanlar plastik poşet içerisinde birkaç gün bekletilerek buradaki parazitlerin de ölmesi sağlanır.

Uyuz Hastalığı Belirtileri

Uyuz böceği hastanın derisine yerleştikten bir süre sonra hastada birtakım belirtiler ortaya çıkar. Uyuz hastalığında en sık karşılaşılan belirtiler şiddetli kaşıntı, yoğun ağrı, ciltte döküntü, içi dolu kabarcıklar, kızarıklıklar, şişkinlikler ve parazitin deride açtığı tünellerdir. Hastalığın belirtileri geceleri daha da şiddetli hissedilir. Bu belirtiler hastaların genital bölge, el, ayak tabanı, parmak araları, koltuk altı gibi bölgelerinde görülür. Genellikle yetişkin hastaların sırt ve yüz bölgelerinde belirti gözlenmezken çocuk hastalarda tüm vücutta belirtiler görülebilir. Bunların yanında uyuz hastalığının çoğunlukla çocuklarda ve bebeklerde görülen akropüstüloz adı verilen bir belirtisi de vardır. Akropüstüloz çocukların vücutlarında ortaya çıkan ve sonradan çıban halini alan küçük kabarcıklara denir. Bu kabarcıklar çocuklara ciddi derecede ağrı ve acı hissettirir.

Şiddetli Kaşıntı

Kaşıntı uyuz hastalığının en bilinen ve en sık rastlanan belirtisidir. Uyuz hastalığının sebep olduğu kaşıntı giderek artış gösterebilir. Genellikle hastaların sırt ve yüz bölgelerinde kaşıntı görülmez. Bu kaşıntı geceleri hasta yatağa girip uyuduğu sırada daha da artar ve hastayı uykusuz bırakacak kadar şiddetli olabilir. Bu nedenle hastalarda bir de uykusuzluk ve yorgunluk şikâyeti görülebilir. Deride bulunan parazit tarafından zarar gören deri kaşıma sebebi ile daha fazla tahriş olur. Bu da deride açılma, yara ve iltihaplanma gibi sorunlara neden olur.

Yoğun Ağrı Hissi

Yoğun ağrı hissi de uyuz hastalığının rahatsız edici belirtilerinden biridir. Uyuz böceğinin deri altına yerleşmesi ile vücutta döküntü, kızarıklık, şişkinlik ve içi dolu kabarcıklar görülür. Bu şişkinlikler ve sivilce benzeri içi dolu kabarcıklar kaşımanın da etkisi ile bir süre sonra iltihaplanabilir. Bu durum hastanın ağrı hissetmesine neden olur.

Ciltte Döküntü

Uyuz hastalığına yakalanan bireylerde en sık gözlenen belirtilerden biri ciltte döküntüdür. Hastanın cildinde döküntü bazı bölgelerde görülür. Hastanın elleri, parmak araları, ayakları, genital bölgesi, göbeği ve koltuk altları döküntü görülen bölgelerdir. Çocuk hastalarda ve bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda ciltte döküntü bölgesel olabileceği gibi yüz de dahil tüm vücutta olabilir. Ciltte görülen döküntü parazitin bulunduğu bölgelere ve parazitin hareketlerine göre değişebilir.

Kızarıklık ve Şişkinlikler

Ciltte görülen kızarıklık ve şişkinlikler de uyuz hastalığının belirtileri arasında. Bu kızarıklıklar ve şişkinlikler genelde parazitin ürettiği toksinler karşısında vücudun alerjik reaksiyon göstermesi ile oluşur. Kızaran ve şişlikler oluşan bu bölgeler kaşındığı takdirde deride iltihaplanma riski oluşur.

İçi Dolu Kabarcıklar

Uyuz hastalığının ilk döneminde görülen belirtilerden biri de içi dolu kabarcıklardır. İçi dolu kabarcıklar görüntü itibari ile küçük sivilcelere benzer. Hasta bu kabarcıkları herhangi bir temizlik maddesi ile ovuşturarak yıkarsa hastalık kötüleşebilir. Bu içi dolu kabarcıklar kontrolsüz şekilde kaşındığında da deride iltihaplanmalar olabilir. Bu nedenle doktora danışmadan herhangi bir müdahalede bulunmak önerilmez.

Ciltte Tüneller

Uyuz böceği deriye yerleştikten sonra ciltte tüneller açarak ilerler. Açtığı bu tünellerdeki doku ile beslenir. Dişi parazitler bu tünellerin bazı noktalarına yumurtalarını ve dışkı bırakırlar. Zamanla ciltte açılan bu tünellere pislik dolması ile cilt üzerinde siyah nokta görünümü oluşur. Açılan tüneller genelde bir ila on mm uzunluğunda olur. Parazitler bu tünellerde çoğunlukla geceleri hareket eder.

Uyuz Hastalığının Tanısı

Uyuz hastalığının tanısı genelde kişinin kendisi tarafından yapılır. Tanı aşamasında hastalığın vermeye başladığı belirtilerin gözlenmesi yeterlidir. Sonrasında doktora tedavi için başvurulduğunda doktor da tanıyı fiziksel muayene ve gözlem ile koyar. Nadir durumlarda uyuz hastalığının tanısını koyabilmek için hastanın vücudundan örnek alınarak laboratuvarda incelenmesi gerekebilir. Uyuza sebep olan mikroskobik canlı bulunamıyorsa etkilediği alandan cilt dokusu alınarak yumurtaların var olup olmadığına dair inceleme yapılır. Ancak uyuzun sebep olduğu fiziksel sorunlar kolayca ayırt edilip hasta tarafından hissedilebildiğin ötürü buna gerek kalmaz.

Hastalığı teşhis etmek için, uyuz hastalığının ortaya çıkardığı belirtilerin biliniyor olması gerekir. Bu belirtilerin birinden veya birkaçından etkileniyorsanız kolayca teşhisi yapabilirsiniz. Bu belirtiler genel olarak şöyle sıralanabilir:

• Uyuz olan kişilerde sürekli kaşıntı gözlenir. Bu kaşıntının sebebi uyuza sebep olan mikroskobik canlının dışkısına, vücudun verdiği tepkidir. Hastalarda görünen kaşıntı gece ışığın olmadığı ortamlarda maksimum dereceye ulaşır. • Vücudun genelinde görülmekle birlikte özellikle kıvrımlı bölgelerde görülen, sivilce kabartısına benzeyen kırmızı kabarcıkların (alerjik reaksiyondan kaynaklanan) varlığı. • Kırmızı kabarcıkların yaraya dönüşmesi, ilgili bölgenin cilt döküntüsü halinde soyulması. • Uyuzun ortaya çıkmasına sebep olan canlının deri altında açtığı ufak tünellerden kaynaklanan boşluklu deri görüntüsünün varlığı. • Ayrıca doğrudan uyuza sebep olan canlının varlığının tespit edilmesi de (vücudun genelde kıvrımlı bölgelerinde bulunurlar) uyuz tanısı için yeterlidir.

Uyuz Hastalığının Risk Faktörleri

Uyuz hastalığının risk faktörlerini toplu yaşam alanları ile temizliğe dikkat etmemek oluşturur. Sanıldığının aksine uyuz hastalığı belirli bir kesimi etkisi altına almaz. Uygun ortamı bulduğu anda herkese bulaşabilir. Mikroskobik bir canlı olmasından dolayı bulaşması oldukça kolaydır. Bu bulaşıcı hastalığın risk faktörlerini de uyuz hastalığının bulaşmasına zemin hazırlayan durumlar ile ortamlar oluşturur. Günümüzde uyuz hastalığının mücadelesi tedavi boyutunda yürütülmekte; hastalığın yayılabileceği ortamlar da toplumsal bilinçlenme sayesinde daha temiz tutulmaktadır. Tüm bunlara rağmen Dünya üzerinde sürekli olarak yüz milyonun üzerinde insan uyuz hastalığına yakalanmaktadır. Bu sebepten ötürü risk faktörlerinin mevcut olduğu ortamlardan olabildiğince uzak durmak, bu alanlarla temas edildiği takdirde temizliğe ayrı bir özen göstermek, uyuz hastalığına yakalanmamak için oldukça önemli bir hal almaktadır.

Kişisel Temizliğe Dikkat Etmemek

Uyuz hastalığının ortaya çıkmasına sebep olan faktörlerin başında kişisel olarak temizliğe dikkat etmemek kalır. Uyuzun bulaşabileceği uygun ortamı vücut üzerinde oluşturmanın başlangıcı günlük olarak duş almamak, vücudu diğer pisliklerden ve mikroplardan arındırmamak olarak söylenebilir. Günümüzde vakalar incelendiğinde, uyuz hastalığı taşıyanların çok büyük bir bölümünün kişisel hijyenden yoksun olduğu görülmektedir. Uyuzun vücuda bulaşabilmesi için ufak bir bölgenin dahi pis / kirli olması, hijyenik olmaması oldukça yeterlidir.

Uyuzla mücadele kapsamında yapılan çalışmalarda bireysel temizliğin önemine özellikle vurgu yapılmaktadır. Bunun sebebi, diğer tüm faktörlerin başlangıcının kişisel temizlikten geçmesidir.

Toplu Alanlarda Yaşamak

Genelde evsiz insanların uyuz hastası olmasının sebebi onların toplu alanlarda yaşıyor olmasıdır. Ayrıca içe kapanık köy veya kasabalarda da uyuz hastalığının bulaşma riski katlanarak artar. Diğer insanlarla veya hayvanlarla temas doğrudan risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Dağılım oranları incelendiğinde, birbiri ile iç içe yaşayan toplumlarda uyuzun çok büyük bir hızla yayıldığını gözlemliyoruz.

Bağışıklık Sisteminin Zayıf Olması

Vücudun bağışıklık sistemi uyuz parazitiyle başa çıkmaktadır. Bazı sebeplerden ötürü bağışıklık sisteminin zayıflamasından dolayı uyuz hastalığının bulaşması kolaylaşabilir. Alınan ilaçlar, geçirilen hastalık gibi sebepler bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olabileceği gibi doğuştan da böyle bir durum olabilir.

İleri Yaş

İleri yaşa sahip olanların bağışıklık sistemi kendiliğinden zayıfladığından ötürü uyuz hastalığı riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Günümüzde yaşlı insanlar arasında uyuzun yayılma hızı daha yüksektir. Yaşlı insanların kişisel hijyenlerine ve bağışıklık sistemlerinin işlerliğine dikkat etmeleri, iki durumu da maksimize edecek şekilde davranıp beslenmeleri gerekmektedir.

Uyuz Hastalığı Komplikasyonları

Uyuz hastalığının bilinen çok büyük bir komplikasyonu yoktur. Hastalığın tedavisinde çeşitli kremler kullanılır. Bu kremlerin kullanılması ile hastanın cildinde yanma şikâyeti olabilir. Hastalığın neden olduğu şiddetli kaşıntı sonucunda deride oluşan bazı cilt problemleri, yaralar ve iltihaplanmalar da komplikasyonlar arasında sayılabilir. Bunun yanında uyuz tedavisi bitip parazitler öldükten sonra hastanın kaşıntı şikâyeti bir iki hafta daha devam eder.

Tedavi Bitmesine Rağmen Devam Eden Kaşıntı

Uyuz hastalığı çeşitli kremler ve losyonlar kullanılarak on on beş günlük bir sürede tedavi edilir. Ancak tedavi bittikten ve derideki parazitler öldükten sonra hastanın şikayetleri hemen bitmeyebilir. Genellikle deride kaşıntı durumu tedaviden sonra bir iki hafta daha devam eder. Bunun sebebi derinin en üst tabakası olan stratum corneumda bulunan antijenlerin bir süre daha deride kalmasıdır. Bir süre boyunca uyuz hastalığı nedeni ile zarar gören cildin kaşınması başka problemlere neden olabilir. Devam eden bu kaşıntı durumu için doktor tarafından kaşıntı giderici bir ilaç verilebilir.

Uyuz Hastalığı Nasıl Önlenir?

Uyuz hastalığı oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Ancak bazı önlemler alınarak uyuz hastalığından korunmak mümkün. Hastalığın en kolay bulaştığı kişiler hastanın en yakınında bulunan yakınları. Önlemler de daha çok hasta ile yakın temas içinde olabilecek insanlara yönelik. Bu önlemler hasta olan kişi ile yakın temasta bulunmamak, hasta ile aynı ortamda bulunan insanların hastalık bulaşıp bulaşmadığından emin olmak için kontrol edilmesi, hastanın temas ettiği ortamların ve eşyaların dezenfekte edilmesi ve hastanın hijyenik bakımının yapılması.

Hasta Olan Kişiye Yakın Temastan Kaçınılmalı

Uyuz hastalığı hasta ile girilen fiziksel temas nedeni ile bulaşabilir. Hasta ile cinsel ilişkiye girmek, uzun süre el ele tutuşmak, yan yana yatmak ve havlu, çarşaf, kıyafet gibi eşyaları beraber kullanmak hastalığın bulaşmasına neden olur. Hastalıktan korunmak için mümkün olduğunca uyuz hastalığına sahip olan kişi ile fiziksel temas kurmaktan kaçınılması önerilir.

Hasta Yakınları Taramadan Geçirilmeli

Uyuz böceği kolaylıkla bir insandan başka bir insana geçebilir. Uyuz hastalığı en çok hastanın yakınlarına bulaşır. Hasta ile aynı ortamda bulunan bireylerin hastalık bulaşıp bulaşmadığının anlaşılması için mutlaka taramadan geçmesi gerekir. Hatta hasta ile aynı evde yaşayan bireylerin direk olarak uyuz tedavisi olduğu durumlar olabilir. Birçok kişinin beraber yaşadığı huzurevi, askeri kışla, yurt ve okul gibi ortamlarda hastalığın bulaşması daha hızlı ve kolay olur. Bu tür yerlerde hızlıca önlem alınmazsa hastalığın yayılması kaçınılmaz olur.

Hastanın Bulunduğu Yerler Dezenfekte Edilmeli

Hastanın bulunduğu yerlerin dezenfekte edilmesi uyuz hastalığını önleme yöntemleri arasındadır. Hastanın vücudu dışında kullandığı eşyalara ve kıyafetlere de uyuz paraziti bulaşabilir. Bu yolla buralara temas eden başka insanlara hastalığın bulaşma riski artar. Hastalık ortak yaşam alanları olan ev, okul, bakımevi ve yurt gibi ortamlarda daha kolay bulaşabilir. Bu nedenle hastanın temas ettiği ortamlar ve eşyalar ilaçlama, sıcak yıkama ve ütüleme gibi yöntemler kullanarak dezenfekte edilmeli.

Hastanın Hijyenik Bakımı Yapılmalı

Tedavi uygulanan hastanın hijyenik bakımının yapılması da büyük önem taşır. Hastanın kullandığı eşyalar, havlu, kıyafetler ve nevresim takımı sıcak su ile yıkanmalı, ütü ve kurutma makinesi gibi sıcak bir uygulama ile kurutulmalı. Yıkanamayan eşyalar ilaçlanmalı veya plastik bir torbaya konulup ağzı iyice kapatılarak yaklaşık bir hafta bu torbada bekletilmeli. Hasta doktorun verdiği kremi vücuduna uygulamadan önce mutlaka duş almalı ve vücudunu kurulamalı çünkü tedavide kullanılan kremlerin mutlaka temiz cilde uygulanması gerekli.

Sık Sorulan Sorular

Uyuz hastalığı dünyada ve ülkemizde eskiden beri görülen bir hastalıktır. Hastalık bulaşıcıdır, fiziksel temas ile özellikle toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilir. Tüm bu sebeplerle hastalıktan korunmak ve hastalığı teşhis edebilmek için hastalık hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Hastalığın nedenleri, etkeni, belirtileri ve tedavisi ile ilgili konularda hastaların sorduğu sorular ve cevapların incelenmesi faydalı olabilir.

Uyuz Hastalığı Köpekten İnsana Bulaşır mı?

Köpeklerde bulunan uyuz parazitinin insan derisine tutunması ve insan vücudunda uzun süre yaşaması zordur. Çünkü köpek üzerinde bulunan parazitler insan derisinde yaşamaya pek müsait değildir. Ancak az da olsa uyuz hastalığının köpeklerden insanlara bulaşma ihtimali olduğu unutulmamalı ve dikkatli olunmalı. Köpekle temas edebilecek insanların bağışıklık sisteminin zayıf olması; özellikle ellerinde ve parmaklarında açık yara ve çizik bulunması bulaşma işlemini kolaylaştırır. Bu nedenle uyuz hastalığına yakalanan köpekler tedavi edilmeli ve temas etmekten kaçınılmalı.

Uyuz Hastalığı Tedavi Edilebilir mi?

Uyuz hastalığı teşhis edildikten sonrası tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hastanın durumuna ve hastalığın ilerleyişine göre bir tedavi düzenlenir. Doktor tarafından hastaya çeşitli kremler ve solüsyonlar verilir, belirli bir sürede ve belirli bir dozda hastanın bu krem veya solüsyonu vücuduna uygulaması istenir. Bazı durumlarda tedavi için hastaya ağız yolu ile alınan tablet ilaçlar da verilebilir.

Uyuz Hastalığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Uyuz hastalığının tedavisinde kremler, solüsyonlar ve tablet ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların hangisinin kullanılacağı hastanın durumuna, hastalığın gösterdiği belirtilere ve ne kadar ilerlediğine bağlı olarak belirlenir. Doktor tarafından verilen krem kullanılmadan önce hasta banyo yapar ve vücudunu kurular. Bu kremlerin mutlaka temiz cilde uygulanması gerekir. Hasta verilen kremi boyundan başlayarak tüm vücuduna sürer. Hastanın ellerini yıkadıktan sonra tekrar krem sürmesi gerekir çünkü eller ve parmak araları hastalığın en çok görüldüğü vücut kısımlarından biridir. Krem cilde uygulandıktan sonra en az sekiz on saatlik bir süre boyunca vücutta kalmalıdır. Tedavi genelde akşam uygulanır ve hasta sabah kalktığında tekrar duş alabilir. Solüsyon da tıpkı krem gibi duş aldıktan sonra kuru ve temiz cilde uygulanır ve yine aynı şekilde en az sekiz on saat kadar ciltte kalması gerekir. Ancak solüsyonun herkese uygulanması sakıncalı olabilir. Solüsyon tedavisi hamile ve emziren kadınlara, küçük çocuklara ve bebeklere önerilmez. Bu tedaviler yaklaşık on gün sürer. Bu sürenin sonunda parazitler öldüğü takdirde tedavi de sonlanır. Tedaviye olumlu cevap vermeyen hastalarda, kabuklu uyuz hastalarında ve uyuz tüm vücudunu saran hastalarda ağız yolu ile ilaç kullanılabilir. Bunların yanında hastanın kaşıntı ve olası enfeksiyon gibi problemlerini gidermek için doktor tarafından ayrıca birtakım ilaçlar da verilebilir.

Uyuz Hastalığında Kullanılan Kremler Nelerdir?

Uyuz hastalığının tedavisinde hastanın yaşına, genel sağlık durumuna, hastalığın ne kadar ilerlediğine göre uygun krem veya losyon verilir. Uyuz tedavisinde en sık kullanılan ve etkili olan krem ve losyonlar permetrin krem, piretrin, temosol, benzil benzoat, gamma BHC, krotamiton ve kükürtlü merhem. Bunların yanında hastanın çok şiddetli kaşıntısı olduğu durumlarda kaşıntı için de ayrıca krem verilebilir. Bu krem ve losyonların kullanım şekli ve dozu doktor tarafından hastaya tarif edilir.

  • Permetrin bir hafta arayla iki defa kullanılır. Kullanmadan önce duş alınır, krem vücutta en az sekiz saat bekletilir ve bu süreden sonra tekrar duş alınıp temiz kıyafet giyilir. Permetrin krem uyuz böceklerini öldürmede etkili ve toksik etkisi az olarak bilinir.
  • Tetmosol özellikle çocukların tedavisinde kullanılır.
  • Piretrin losyon doğal bir ilaçtır ve etken maddesi krizantem bitkisidir. Piretrinin uygulanışı permetrin ile aynıdır.
  • Benzil benzoat uyuz tedavisinde oldukça etkili bir ilaç fakat küçük çocuklarda kullanımı uygun değil. Hastanın cildinde egzama ve çizik olduğu durumlarda tahriş yapabileceğinden kullanılması önerilmez.
  • Gamma BHC de duş aldıktan sonra vücuda uygulanır. Bu ilacın bebeklerde, küçük çocuklarda, bağışıklık sistemi güçlü olmayan hastalarda, hamile ve emziren kadınlarda kullanılması önerilmez.
  • Kükürtlü merhemlerin toksik etkisi azdır ancak kokusu rahatsız edici olabilir. Hamile kadınlarda ve bebeklerde de kullanılabilir. Uygulaması üç gün art arda yapılır.
  • Krotamiton ise etkisi az ancak bebeklerde ve çocuklarda güvenle kullanılabilen bir ilaçtır. Cilde uygulandığında koku ve tahriş yapmaz. Krotamiton kaşıntı giderici özelliğe de sahiptir ve birkaç gün boyunca günde bir kez uygulanır.

Uyuz Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Uyuz hastalığı teşhis edildiğinde mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Hastalık tedavi edilmediğinde ciltte bulunan parazitler aylar boyu hastanın cildinde yaşayıp yumurta bırakarak çoğalır. Böyle durumlarda hastalığın kontrol alınması çok zor olur ve hastanın etrafındaki herkese bulaşma riski vardır. Hastalığın etkisi ile hastanın cildinde kızarıklık, içi dolu kabarcıklar, ağrı ve yoğun bir kaşınma olur. Hasta bu belirtiler ve kaşıntının şiddeti ile geceleri uyuyamayabilir. Hastalığın tedavi edilmeyip ilerlediği durumlarda kaşımaya da bağlı çeşitli cilt sorunları ve iltihaplanmalar görülür. Parazit hastanın bütün vücuduna yayılır ve basit bir tedavi ile düzelebilecek uyuz hastalığı komplike bir hal alır. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda, hamile kadınlarda ve engellilerde çok daha ciddi boyutlara ulaşır.

Uyuz Hastalığı Cinsel Yol İle Bulaşır mı?

Uyuz hastalığı bulaşıcıdır ve bulaşma yollarından biri de hasta ile cinsel ilişki kurulmasıdır. Hasta ile bir süre fiziksel temas kurulması halinde uyuz hastalığına neden olan sarcoptes scabiei adlı parazit diğer insanlara bulaşır. Bu nedenle hasta ile cinsel ilişki, aynı yatakta uyumak, hasta ile aynı eşyaları ve kıyafetleri kullanmak hastalığın bulaşması açısından risk oluşturur.

Uyuz Hastalığı Köpeklerde Aynı mıdır?

Uyuz hastalığı köpeklerde en çok görülen deri hastalıklardan biridir. Köpeklerde görülen uyuz hastalığı ile insanlarda görülen uyuz hastalığının benzer ve farklı tarafları vardır. Köpeklerde görülen uyuz hastalığının birkaç çeşidi bulunur; demodex, sarcoptes, otodectes ve notoedres. Bu türler arasında en çok görülen demodextir. Uyuz hastası olan köpeklerde en çok şiddetli kaşınma olmak üzere, tüy dökülmesi, deride yaralar, kızarıklık, renk koyulaşması, kabuklaşma ve kötü koku görülür. Uyuz hastalığı tedavi edilmediğinde çok ciddi problemlere, köpeğin bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve hastalıklara açık hale gelmesine hatta hayatını kaybetmesine sebep olur. Bu nedenle hastalığın teşhis ve tedavisinin yapılması önem taşır. Veteriner tarafından köpeğin yıkanması için özel bir solüsyon verilir, gerekli durumlarda uyuza karşı ilaç da kullanılır. Uyuz hastalığı genç köpeklerde daha sık görülse de yaşı ilerlemiş köpeklerin tedavisi daha zor olur. Uyuz bulaşabileceği için köpeğe temas edilirken dikkatli olmak gerekir. Köpeğin yaşam alanları ve temas ettiği yerler dezenfekte edilmelidir. Ayrıca köpeğin tekrar uyuz olmaması için diğer hayvanlarla temasına dikkat etmek gerekir. Köpeğin bakımının ve taramasının düzenli yapılması ve dış parazite karşı aşılanması da önemlidir.

Uyuz Hastası Olan Kişilerin Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Uyuz hastalığının tedavi süresi hastadan hastaya değişebilir. Hastanın genel sağlık durumu, hastalığın ne kadar ilerlediği, hastanın yaşı ve varsa hamilelik gibi özel durumu kullanılacak ilaçları ve tedavi süresini etkiler. Bağışıklık sistemi zayıf, çocuk, yaşlı, engelli, AIDS hastası veya hamile olan bireylerde hastalık daha ciddi sonuçlar doğurduğu için bu hastaların tedavisi de uzun sürer. Genelleme yapmak gerekirse uyuz hastalığının tedavisi yaklaşık on gün sürer. Bu süre zarfında ilaçlar belirtilen dozda ve sürede kullanılır. Daha sonra hasta kontrol edilir parazitler ölmemiş ve hastalık geçmemiş ise tedaviye devam edilir; parazitler öldü ise tedavi sonlandırılır. Tedavi sonrası hastanın kaşıntısının bir iki hafta daha devam etmesi normaldir.

Uyuz Hastası Olan Çocuklar Okula Devam Edebilir mi?

Uyuz bilindiği üzere bulaşıcı bir hastalıktır. Okul, yurt, huzurevi gibi toplu olarak faaliyet gösterilen alanlarda ve birbirleri ile sürekli oyun oynayan temas halinde bulunan çocuklar arasında bulaşması daha kolay ve hızlı olur. Bu nedenle uyuz hastası olduğu belirlenen çocuğun tedavi bitene kadar geçici bir süre okula devam etmemesi gerekir. Ayrıca hastalık fark edilene kadar geçen sürede diğer çocuklara ve okulda çalışan insanlara bulaşma ihtimali olduğu için hastalık kuruma bildirilmeli ve burada bulunan diğer insanlar da kontrolden geçirilmelidir.

Uyuz Hastalığı Kuluçka Süresi Nedir?

Uyuz böceği hastaya bulaştıktan sonra belirtiler hemen ortaya çıkmaz. Hastalığın belirli bir kuluçka süresi vardır ve bu süre hastanın ilk defa veya ikinci defa hastalığa maruz kalmasına bağlı olarak farklılık gösterir. Belirtiler hastalığı daha önce geçiren hastalarda daha erken ortaya çıkar, yani bu hastalarda kuluçka süresi daha kısa sürer. Genellikle parazit bulaştıktan sonra hastalığı ilk defa geçiren bireylerde kuluçka süresi iki ila beş hafta iken hastalığı daha önce geçiren bireylerde kuluçka süresi bir ila dört gün olur.

Uyuz Hastalığının İlerlemesi Nasıl Olur?

Sarcoptes scabiei paraziti vücuda girdikten sonra iki ile beş hafta gibi bir süre geçtikten sonra uyuz hastalığının belirtileri görülmeye başlanır. Parazit hastanın deri altına girer, burada tüneller açarak ilerler ve bu tünellere yumurta bırakır. Bunun sonucunda hastada birtakım şikayetler ortaya çıkar. Hastalığın en sık görülen belirtileri deride kızarıklık, içi dolu kabarcıklar, şişlikler, ağrı hissi ve kaşıntı. Hastanın hissettiği kaşıntı geceleri yatağa yattıktan sonra daha da şiddetlenir. Hastalık tedavi edilmediği sürece parazit vücuda daha çok yayılır. Hastalığın ilerleyen zamanlarında parazitlerin hareketlerine ve kaşımaya bağlı olarak hastanın derisinde yaralar ve iltihaplanmalar görülür. Bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda hastalığın ilerleyişi daha kötü olabilir. Bu hastalarda Norveç uyuzu görülme ihtimali yüksektir ve bu hastalığın seyri daha ağır olur. Hastanın vücudunda çok fazla parazit bulunur ve bulaşma daha kolay olur. Tedavisi de daha uzun ve zorludur. Ayrıca hastalığı daha önce geçirip tekrar yakalanan bireylerde hastalığın ilerleyişi daha hızlı olur. Parazit vücuda girdikten sonra bir ile dört gün arasında belirtiler görülür.

Uyuz Hastalığı Olan Kadınlar Doğum Yapabilir mi?

Uyuz hastalığı olan kadınların doğum yapamayacağına dair bir görüş bildirilmemiştir. Ancak hamile kadınlarda uyuz hastalığının ilerleyişi normal bireylere göre daha şiddetli olur. Hamile kadınların kabuklu uyuz hastalığına yakalanma riski de bulunur. Hastalığın tedavisinde de bazı ilaçların kullanılması sakıncalıdır. Anne karnındaki bebeğe zarar vermeyecek ve annenin sütüne geçmeyecek ilaçların tercih edilmesi gerekir. Bu nedenle tedavi için kullanılan ilaçların etkisi düşük olabilir ve bu da tedavi sürecini uzatabilir.

Uyuz Hastalığı Olan Kişiler Nelere Dikkat Etmelidir?

Uyuz hastalığına sahip olan kişilerin yapması gereken birtakım şeyler vardır. Bunların başında hastalığın teşhisinin yapılması ve tedaviye başlanması gelir. Hastalığın bulaşıcı olması nedeni ile hasta olan kişinin insanlarla yakın temasta bulunmaması gerekir. Hastanın temas ettiği yerler ve eşyalar dezenfekte edilmeli. Doktorun verdiği ilaçlar mutlaka kullanılmalı ve herhangi bir yan etki görülmemesi için önerilen doza uyulmalı. Parazit sebebi ile oluşan kaşıntı çok yoğun olabilir ancak deride yaralar ve iltihaplanmalara neden olabileceği için kaşınması sakıncalı olabilir.

Uyuz Hastaları Su İle Temas Edebilir mi?

Uyuz hastalarının su ile temas etmelerinde herhangi bir sakınca yoktur. Uyuz hastalığının tedavisinde hastaların kişisel hijyenine dikkat etmeleri ve banyo yapmaları gerekir. Ayrıca tedavi için verilen krem ve losyonların temiz cilde uygulanması gerekir ve bu nedenle hastanın bu krem ve losyonları cildine uygulamadan önce banyo yapması gerekir. Ancak tedavi sırasında krem ve losyonların belirli bir süre vücutta kalması gerektiği için ellerini yıkamaları gereken hastaların daha sonra ilacı tekrar uygulaması gerekir.

Uyuz Hastaları Sudan Korkar mı?

Uyuz hastalarının sudan korkmaları gibi bir durum söz konusu değildir. Bilindiği üzere kuduz hastaları sudan uzak dururlar; bunun nedeni de kuduz virüsünün yutağı felç etmesi sonucu su içerken duyulan boğulma hissidir. Uyuz hastalığında bu tür bir komplikasyon oluşmaz ve dolayısı ile uyuz hastaları sudan korkmaz.

Uyuz Hastaları Hangi Besinleri Tüketmelidir?

Uyuz hastalarının beslenmelerine dair özel bir diyet listesi yoktur. Ancak hastalık bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda daha şiddetli etkiler gösterir. Hastalarda çeşitli iltihaplanmalar, yaralar, yorgunluk gibi durumlar görülür. Hastaların bağışıklık sistemini güçlendirecek sağlıklı ve düzenli bir beslenme yararlı olur.

Uyuz Hastalığı Nefes Yolu İle Bulaşır mı?

Uyuz hastalığı herkeste görülebilecek bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın bulaşmasına neden olacak çeşitli durumlar mevcut. Uyuz hastalığı hasta kişide bulunan uyuz böceğinin başka bir insana geçmesi sebebi ile olur. Ancak bu bulaşma nefes yolu ile olmaz. Uyuz hastalığının bulaşması için hasta kişi ile temas etmek gerekir. El sıkışmak gibi çok kısa temaslarla hastalık bulaşmaz. Hastalığın bulaşması için hasta ile el ele tutuşmak, cinsel birliktelik, aynı yatağı paylaşmak, aynı eşya ve kıyafetleri kullanmak gerekir.

Uyuz Hastalarının Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Uyuz hastalığına yakalanan kişilerin kişisel bakımına ve hijyenine dikkat edilmesi gerekir. Uyuz hastalığı nedeni ile hastada uykusuzluk, yorgunluk, kaşıntı, iltihap ve ağrı gibi problemler görülür. Bu da hastanın günlük hayatını olumsuz etkiler. Ayrıca uyuz hastalığı bağışıklık sistemi zayıf olan hastaları daha fazla etkiliyor ve bu hastalarda daha hızlı ve şiddetli ilerliyor. Özellikle kendi kendilerine bakamayacak olan veya yardıma ihtiyacı olan bebeklerin, çocukların, engellilerin, hamilelerin ve AIDS türü hastalığı olanların bakımına yakınları ve doktorlar tarafından daha fazla özen gösterilmesi gerekir. Hastaların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, ilaçlarını düzenli kullanmaları, düzgün beslenmeleri ve dinlenmeleri hastanın sağlığı ve hastalığın tedavisi için önem taşır.

Uyuz Hastaları Alkol Kullanabilir mi?

Uyuz hastalığının tedavisi doktor tarafından verilen çeşitli krem ve losyonlar ile bazı ilerleyen vakalarda ise ağız yolu ile alınan tablet ilaçlar ile yapılır. Bu tedavilerin yanında geçmişten beri uygulanan farklı karışımlar olduğu da bilinmekte. Bu karışımlardan bazıları da alkol karışımları. Bu karışımlar hasta banyoda kese yaptıktan sonra birkaç gün arka arkaya cilde uygulanıyor. Ancak hastaların bu tarz tedaviler yerine hastaların doktor kontrolünde, doktor tarafından verilen ve etkisi kanıtlanmış yöntemleri kullanmaları daha sağlıklı ve doğrudur.

İlgili Organİlgili Bölüm
İlgili Tedavi
Uyuz Hastalığı Tedavisi