Tip 2 Diyabet Tedavisi


Tip 2 Diyabet Tedavisi

Kendinizde ya da bir yakınınızda Tip 2 diyabet rahatsızlığı mevcutsa aşırı derecede kaygılanmanızı gerektirecek bir durum yoktur. Diyabet hastalığı ciddi bir rahatsızlık olmasına rağmen hastalığın eğitimi, düzenli bir egzersiz programı uygulanması, medikal tedavi ve uygun bir beslenme programıyla uzun ve sağlıklı bir hayat sürmek gayet mümkündür.

Tip 2 Diyabet Tedavisi Hakkında

Tip 2 diyabet hastalığının tedavisinde ilk olarak beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gereklidir. Bu hastalığı olan kişilere sağlıklı beslenme tedavisi uygulanmalıdır. Tip 2 diyabet hastası olan kişi yaşam tarzını kesinlikle değiştirmelidir. Ayrıca düzenli olarak egzersiz yapmaya başlamalıdır. Egzersiz programını da kafasına göre değil belirli zaman aralıkları ile sürdürmelidir. Hasta, egzersiz programını aksatmadan yaptı ve sağlıklı bir şekilde beslendi fakat hala kan şekeri beklenen sınırlar içerisinde değilse bu kez yüksek şekeri düşürebilmek için ilaç tedavisine başlanır. Ancak kimi tip 2 diyabet hastaları kan şekeri seviyelerinin normal sınırlarda kalabilmesi için insülin kullanmak zorunda da kalabilir. Böyle durumlarda yeterli dozlarda yapılacak olan insülin enjeksiyonları ile diyabet tedavisi desteklenmektedir.

Tip 2 Diyabet Nedir

Genetik yatkınlığı ve insülin direnci olan şişman kişilerde görülen bir rahatsızlıktır. Tip 2 diyabet hastası olan kişilerin ortalama %80’i şişmandır. Bu hastalıkta beta hücrelerinin insülin salınımında bir problem vardır. Bu nedenle çok rahat bir şekilde kan şekerleri yükselmektedir. Böylece de tip 2 diyabet diye adlandırılan rahatsızlık ortaya çıkmış olur. Bu hastalık halk arasında şeker hastalığı olarak bilinmektedir.

Tip 2 Diyabetin Nedenleri Nelerdir

Tip 2 diyabet erişkin diyabet olarak da adlandırılmaktadır. Tamamen genetik bir zeminin rol oynadığı kabul edilmektedir. Yaklaşık olarak insanların %’sinin diyabet geni taşıyarak doğduğu Kabul görmüştür. Anne ya da baba da diyabet olması durumunda bu oran %12,5’a kadar çıkmaktadır. Hem anne hem baba diyabet hastası ise çocukta bu hastalığın görülme oranı %25’tir. Diyabet genleri taşıyan insanlar 30’lu yaşlarına kadar gayet sağlıklıdır. 30’lu yaşlardan sonrasında ise diyabet genleri aktifleşmeye başlar ve hastalar bu genlerin neden olduğu insülin direnci adı verilen bir mekanizma ile yavaş yavaş diyabete sürüklenirler. Dokular, organlar insülin tarafından verilen şekeri kolesterolü ve kan yağlarını dengeleyici emirlere yanıt vermemeye başlar. Pankreas bu evrede uzunca bir zaman fazla mesai yaparak kandaki insülin seviyesini yükselterek bu hastalıkla mücadele etmeye başlar. Pek çok hasta bu dönemde insülin yüksekliğinden kaynaklı olarak iştah artışı, kilo artışı, bel çevresinde yağlanma, kan değerlerinde bozulma gibi rahatsızlıklardan şikâyetçi olmaktadır.

Tip 2 Diyabette Görülen Belirtiler Nelerdir

Tip 2 diyabette görülen belirtiler şu şekilde sıralayabiliriz;

  • İştah artışı (özellikle hamur işi, tatlı, nişasta gibi gıdalara)
  • Ayaklarda ve ellerde karıncalanma ve uyuşma gözlemlenir
  • Sık sık hastalanmalar yaşanabilinir
  • Cilt sürekli olarak kaşınır ve kuru bir haldedir
  • Devamlı kendini aç hissetme
  • Aşırı derecede su içme
  • Ağız kuruluğu
  • Ensede, koltuk altlarında ve kasıklarda esmerleşme
  • Bel bölgesinde kalınlaşma
  • İdrara çok sık çıkma

Tip 2 diyabet hastalığının belirtileri bunlardır.

Tip 2 Diyabette Kimler Risk Altında

Bu konu ile ilgili olarak öncelikle şunu belirtmekte fayda var, tip 2 diyabet her yaşta, her yerde ve herkeste ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır. Ancak elbette daha fazla risk altında olan insanlar vardır. En çok risk altında olan kişiler ise şunlardır;

  • Günlük yaşantısını aşırı derecede sinirlenen ve stresli bir şekilde devam ettirenler
  • Annenin dünyaya getirdiği bebeğinin kilo gramdan fazla olması
  • Aşırı derecede kilolu olan kişilerde
  • Ailesinde diyabet rahatsızlığı olan kişilerde
  • Öte yandan pankreas tümörü ve operasyonu pankreas kronik iltihabı, akromegali gibi kimi hormon hastalıkları da tip 2 diyabetin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Ailesinde Diyabet Hastalığı Olanlar

Tip 2 diyabet hastalığı olan kişilerin çocukları da bu hastalığa yakalanabilirler. Anne ya da baba da tip 2 diyabet rahatsızlığı olması durumunda, çocuklarında bu rahatsızlığın gözükme ihtimali %12,5 olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer tip 2 diyabet hem baba da hem anne de varsa bu sefer çocuklarında görülme ihtimali de %25’dir. Ailesinde diyabetli bulunan kişiler kesinlikle sağlıklı bir şekilde beslenmelidir. Sağlıklı beslenme demek tüm besleyici gıdalardan yeteri kadar almak, ancak insanın ihtiyacı olan kaloriyi de geçmeyecek ölçüde almak demektir. Eğer anne ya da babasında veya her iki ebeveynde de diyabet rahatsızlığı olan kişiler tip 2 diyabete karşı daha da dikkatli olmak zorundadır. Bu kişiler sağlıklı beslenmeye son derece özen göstermelidir. Diyabet hastalığına yakalanma potansiyeli olan kişiler kesinlikle basit karbonhidratlardan uzak durmalıdırlar ve tüketmemeye gayret göstermelidirler. Basit karbonhidrat içeren gıdaların başlıcaları; sofra şekeri, çikolata, çörek, pasta, baklava, börek vb. olan bütün gıdaları kapsamaktadır. Ancak, elbette tek başına sağlıklı beslenme yeterli olmayacaktır. Bunun yanında bir program çerçevesinde düzenli olarak egzersiz yapmak da gereklidir. Yapılacak egzersizlerde ritmik hareketler çok önemli bir pozisyonda durmaktadır. Ayrıca tip 2 diyabet riski olan kişiler günlük yaşantılarında asla durağan olmamalı, sürekli hareket etmelilerdir.

Şişman Kişiler

Şişmanlık yani obezite, kilo artışı ile vücuttaki yağ dokusunun fazlalaşmasıdır. Obeziteye neden olan pek çok neden sıralanabilir. Bunlardan ilk akla gelenler; kullanılan ilaçlar, metabolik hastalıklar, sosyoekonomik durum, çevresel etmenler ve genetiktir. Şişmanlık sadece estetik görüntüyle ilgili bir problem olmayıp pek çok rahatsızlığın meydana gelmesini de kolaylaştırmaktadır. Tip 2 diyabet bu hastalıklardan sadece bir tanesidir. Şişmanlık ile Tip 2 diyabet arasında çok yakın bir ilişki vardır. Çünkü şişmanlık insülin direncine sebep olmaktadır. Bu durumda diyabet rahatsızlığının ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Şişman olan kişilerin yaklaşık %80’i aynı zamanda diyabet hastalığına yakalanmıştır. Öte yandan şişmanlık kan şekerinin kontrol altında tutulmasını ve diyabet hastalığının tedavi edilmesini de zorlaştırmaktadır. Şişmanlık ve diyabet arasındaki bu yakınlık düşünülürse şişmanlamamak için çok önceden tedbir almakta büyük fayda vardır.

4 Kg’dan Daha Ağır Bebek Doğuran Kadınlar

Toplumuzda genelde şöyle bir kanı mevcuttur, sağlıklı bebek tosun gibi olur veya iri olur. Bu söylem artık diyabet uzmanlarından yapılan açıklamalar nedeni ile büyük ihtimalle tarihe karışacaktır. Çünkü diyabet uzmanları 4 kilogram ve üzeri doğan çocuklarda solunum sorunları, kan şekerlerinde düşüklük, sarılık gibi hastalıklarla karşılaşabileceğini belirtmektedir. Ayrıca uzmanlar 4 kilogram ve üzeri doğan bebeklerin diyabet hastası olma oranın %30 olduğunu da kaydettiler. Öte yandan 4 kilogram veya üzeri doğum yapan anneler kendileri de potansiyel tip 2 diyabet hastası olarak değerlendirmeli ve bu duruma uygun bir şekilde hayatlarını düzene sokmalıdırlar.

Stres Altında Çalışanlar

Tip 2 diyabeti olan kişiler, kan şekerlerini normal bir seviyede tutabilmek için stres yönetimini çok iyi bir şekilde yapabilmelidir. Stresli çalışma koşullarına sahip olan kişiler eğer stres yönetimini tam yapamazlarsa tip 2 diyabet hastası olma potansiyelleri oldukça yüksektir. Kan şekerinin istenilen seviyede sürekli tutulabilmesi için stresten uzak bir yaşama ihtiyaç vardır. Stresli bir çalışma ortamı kan şekerini normalden daha yüksek bir seviyeye yükseltebilir. Stresli işlerde çalışan kişiler diyabet rahatsızlığına yakalanabileceği gibi, eğer diyabetli hastalarda stresli çalışma ortamlarında işlerini devam ettirmeye çalışırlarsa tedavileri çok uzun bir süre devam edebilir. Bu nedenlerden ötürü hem diyabet sorunuyla karşılaşmamak, diyabet rahatsızlığımız varsa da tedavi olabilmek için stresli çalışma ortamlarından kurtulmak gerekir.

Tip 2 Diyabet Tedavi Türleri

Tip 2 diyabet hastalığının tedavisi için kişiler öncelikle alışılagelmiş rutinlerinden vazgeçmeyi öğrenmelidir. Zira diyabet hastalığından kurtulmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek isteniyorsa bazı alışkanlıkları geride bırakmak lazımdır. Tip 2 diyabet hastalığının tedavi yöntemlerine bakarsak bazı alışkanlıkların terk edilmesinin zorunlu olduğu daha rahat anlaşılacaktır.

Tedavi türlerinden ilki sağlıklı beslenmelidir. Bu kavram günlük hayatta da çok fazla telaffuz edilmektedir. Sağlıklı beslenme dediğimizde anlamamız gereken şey ise, insan vücudunun ihtiyacı olan tüm besinlerin alınması, ancak gereğinden fazla kalori alınmaması için beslenme alışkanlığının düzenlenmesini anlamalıyız. Sağlıklı beslenmenin yanı sıra yapılacak olan egzersizlerde tip 2 diyabet hastalığına karşın mücadelede etkin bir rol oynamaktadır. Yapılacak olan egzersizler düzensiz değil, aksine belli bir plan çerçevesinde yapılmalıdır. Yapılacak bu egzersizler ve sağlıklı beslenme girişimleri de kan şekerinin gerekli olan sınırlarda kalmasını sağlamıyorsa bu kez ilaç kullanımına geçilir. Fakat kimi tip 2 diyabet hastalarının kan şekerini normal seviyede tutmak için insülin kullanımına da ihtiyaç duyulabilir. Eğer böyle bir durum ortaya çıkmışsa insülin tedavi uygun dozda yapılmalıdır. Bir tip 2 diyabet hastası insülin tedavisi alıyorsa ve şekeri düşüren ilaçlar kullanıyorsa haftada belirlediği günler içerisinde kan şekeri ölçümlerini yapmaları son derece mühimdir.

Beslenme Alışkanlıklarının Düzenlenmesi

Tip 2 diyabet hastası olan bir kişi, bundan sonra yaşamını bu hastalığa göre düzenlemelidir. Aksi takdirde hastalık ileri boyutlara taşınır. Sürekli kiloda alındığı için de hastalığın tedavisi giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle tip 2 diyabet hastaları beslenme alışkanlıklarını düzenlemeli ve sağlıklı beslenmeye büyük önem vermelidir. Vücudun almak zorunda olduğu bütün gıdalar alınmalı ancak alınması gereken kaloride geçilmelidir. Bu durumu sağlayabilmek için uzman bir diyetisyen hekimden yardım alınmasında fayda vardır. Beslenme alışkanlıkları düzenlenirken bir yandan da egzersizlere başlanmalıdır. Çünkü kilo alımı tip 2 diyabet hastalığı tetikleyen en önemli etkenlerden bir tanesidir.

Şeker Düşürücü İlaçlar

Tip 2 diyabet hastası sağlıklı beslenme ve egzersiz programlarına uymasına rağmen kan şekeri hala normal sınırlar içerisinde değilse, hasta bundan sonra şekeri düşürmek için ağızdan alınan ilaçları kullanmaya başlayabilir. Bazı durumlarda kan şekerini dengelemek için beslenme düzenin oturtulması ve düzenli yapılan egzersizler yeterli olmaz. Bu durumlarda hasta artık şeker düşürücü ilaçlarla kan şekerini dengede tutmaya çalışır.

İnsülin Tedavisi

Aslında insülin vücudumuzun ürettiği hormonlardan biridir. Fakat insülin üretimi etkisiz kaldığında, kaybolduğunda ya da azaldığında bu insülini yerine koymak amacı ile insülin tedavisi uygulanır. Tip 2 diyabet hastaları ve hamile olan diyabetiklerin bir bölümü insülin tedavi olmak zorunda kalabilir. Tip 2 diyabet hastaları kan şekerlerini normal sınırında tutmak için ağız yoluyla alınan 2 ya da 3 farklı şeker ilacı kullanmaktadır. Eğer bu ilaçlar yeterli olmamışsa, bu hastalar insülin tedavisine başlamak durumundadırlar. Hayatımız düz bir çizgide seyretmez ki diyabet hastaları içinde bu kural geçerlidir. Uzun bir süre normal sınırında tuttuğumuz kan şekerimiz, birden araya giren ameliyat, stres ya da enfeksiyon kapılmasından kaynaklı olarak kontrolden çıkabilir. Böyle durumlarda gene insülin tedavisine gerek duyulabilir. Eğer insülin tedavisinde bir gecikme yaşanırsa tip 2 diyabet hastalığı organlara daha fazla zarar verir.

Doktor hastasına insülin tedavisi ihtiyaç var demişse, hiç gecikmeden tedaviye başlanmalıdır. İnsülin tedavisini geciktirmek son derece yanlıştır. İnsülin tedavisine yeni başlayan kişilerin doktorları insülin uygulama programını ve dozunu çok kere değiştirebilir. Yapılan bu değişikler aynı gün içerisinde kan şekeri değerlerinin durumuna göre yapılmaktadır. İnsülin tedavisinde doktorların önerilerine uymak son derece önemlidir. Tip 2 diyabet hastaları insülin tedavi programı hazırlarken yaşam biçimlerini ve ihtiyaçlarını doktorlarla paylaşmalı ve bu duruma en uygun tedavi yöntemi seçilmelidir. İnsülin tedavisi enjeksiyonla yapılır ve zannedildiği gibi çok zor ve ağrılı değildir. Bu metodu kullanılacak olan hastalar şunu bilmelidir ki insülin iğnesi asla can yakmaz ve son derece incedir. Kendi kendisine insülin enjekte eden hastalar ilk başlarda tedirgin olabilir fakat sonrasında çok rahat bir şekilde iğnelerini yaparlar. Tip 2 diyabet hastalarının sağlıklı bir hayat sürebilmesi için insülin tedavi çok önemli bir noktadır.

Rutin Şeker Ölçümü Ve Takibi

Kan şekerinin ölçülmesi tip 2 diyabet rahatsızlığı olan kişiler için yapılması zorunlu olan bir testtir. Bu test yapılırken genellikle parmak ucundan bir damla kan alınarak yapılıyor. Rutin olarak kan şekerinin ölçülmesi ve bu ölçümlerin takibinin yapılması tedavinin planlandığı şekilde sürebilmesi için büyük bir avantaj sağlamaktadır. Doktorun tavsiye ettiği zaman aralıklarında bu ölçümler yapılmalı ve takibi sağlanmalıdır.

Tip 2 Diyabet Tedavi Öncesi

Tip 2 diyabet rahatsızlığının olup olmadığını ya da ne boyutta olduğunu anlamak için tedaviye başlamadan önce bazı uygulamalar yapılır. Tip 2 diyabet tanısı konmadan ya da tanısı konulup tedaviye başlamadan önce yapılan uygulamalar şunlardır;

  • Fiziki Muayene
  • Tetkikler

Fiziki Muayene

Hastada çok belirgin olan bir muayene bulgusu olmayabilmektedir. Gene de yapılacak olan fiziki muayeneler vardır. Bu işlemler şunlardır;

  • Nörolojik muayene
  • Kan basıncı ölçümü
  • Ayak muayenesi
  • Damar muayenesi
  • Periferik
  • Göz dibi muayenesi
  • Bel ve kalça ölçüsü
  • VKİ
  • Kilo ve boy ölçümü

Tetkikler

Hastalar hastaneye gittiklerinde pek çok tetkik yapılmaktadır. Tip 2 diyabet hastaları için ise 2 test çok önemlidir. Bunlar;

  • Hba1c
  • C-Peptid düzeyi

Hba1c

Bu test, son 2-3 ayda yaklaşık olarak kan şekerinin hangi düzeyde olduğunu belirlemek için yapılır. Tip 2 diyabet rahatsızlığınız yoksa bu testte kan şekeri aralığınız için çıkması gereken sonuç %3,5 ile 5,7 arasıdır. Bu test tip 2 diyabet hastalığının teşhisi için kullanılan bir yöntemdir. En güvenilir kan testidir. Ayrıca bu test şeker rahatsızlığının kontrolü ve takibi içinde son derece önemlidir. Kanda bulunan şekere glikoz adı verilir. Kanda glikoz oluştuğunda, kırmızı kan hücresinde bulunan hemoglobine bağlanır. Bu testte glikozun hemoglobine olan bağlılık oranını ölçmektedir. Kırmızı kan hücreleri ortala olarak 3 ay yaşar. Bu sebeple Hba1c testi son 3 ay içerisindeki kanda bulunan yaklaşık glikoz seviyesini göstermektedir. Eğer glikoz seviyesi son haftalarda bir yükseliş yaşamışsa teste de yüksek çıkar. Hba1c seviyesini belirleyebilmek için damardan kan alınır. Alınan kanın tespit işlemi yapılır. Bu testi yaptırmadan önce aç olmanıza gerek yoktur. Kansızlık sorunu yaşayan kişiler eğer bu testi yaptırırlarsa, çıkan netice yanıltıcı olabilir. Hba1c testinin sonuçları yüksek çıkıyorsa bu durumun bazı nedenleri vardır. Bu nedenler şunlardır;

  • Aşırı düzeyde ve uzun süreli alkol kullanımı
  • Böbrek yetmezliği
  • B12 ya da folat eksikliği
  • Kanda bulunan bir çeşit yağın düzeyinde yükselme
  • Böbreküstü bezinden ötürü oluşan tümör
  • Kullanılan ilaçların gösterdiği yan etkiler
  • Genetik
  • Tip 2 diyabet rahatsızlığı
  • Kortizon tedavisi

C-Peptid Düzeyi

Kanda bulunan C-Peptid seviyesinin ölçüldüğü testtir. Çoğunlukla insülin miktarına eş miktarda bulunmaktadır. Bu test tip 2 diyabet hastalığının tanısında kullanılmaktadır. Bu test de pek çok kan testinde olduğu gibi damarlardan alınan kan ile ölçülür. Bu test yapılmadan evvel 8 saatlik bir açlık süreniz olması istenir. Bu test ayrıca diyabet rahatsızlığının tip 1 mi yoksa tip 2 mi olduğunu tespit etmek için yapılır.

Tip 2 Diyabet Tedavisi Sonrası

Bu hastalığın tedavisinden önce ve sonra doktorların dedikleri harfiyen yerine getirilmelidir. Tip 2 diyabet tedavisinden yapılacak olan şeylerden bazıları tedavi öncesi yapılacaklara da benzemektedir.

Hastanın Dikkat Etmesi Gerekenler

Tip 2 diyabet tedavisinde öncelikli olarak kan şekerini kontrol altında tutmak esastır. Şeker hastalığı %100 olarak sona ermeyebilir. Bu nedenle hastalar her zaman dikkatli olmalıdır. Tedavi sürecindeki gibi yediklerine içtiklerine dikkat etmeli ve egzersizlerini sürdürmelidir. Yine belli aralıklarla kan şeker ölçümünün yapılmasında da fayda vardır.

Tip 2 Diyabette Diyet Önerileri

Diyetin ve sağlıklı beslenmenin tip 2 diyabet hastalığının tedavisinde yeri son derece önemlidir. Tip 2 diyabet hastaları kesinlikle diyet yapmak zorundadır. Diyet programı düzenlenirken şunlara dikkat edilir;

  • Beslenme alışkanlıkları
  • Günlük olarak yaptığı fiziksel aktiviteler
  • Şeker tedavisinde kullanılan insülin ve ilaç tipi
  • Boyu ve kilosu
  • Yaşam tarzı

Hasta için diyet programı hazırlanırken yukarıda sıraladığımız maddeler dikkate alınır ve hasta için en uygun olan diyet programı hazırlanır. Bu sebeple tip 2 diyabet hastası olan kişinin diyeti diğer diyetlerden farklıdır. Hazırlanmış olan diyet programına kesinlikle sadık kalınmalıdır. Çünkü diyet programında yazılan miktardan daha fazla yemek kan şekerinin artmasına, daha az yemek ise kan şekerinin düşmesine sebep olur. Yaşanabilecek olan her iki durumda da kan şekeri kontrolü bozulmuş olur. Bu nedenlerden ötürü hasta diyet programının dışına çıkmamalıdır. Tip 2 diyabet hastaları diyetlerinde dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Bu hususlar şöyledir;

  • Tuz azaltılmalıdır. Yemek yapılırken ya da sofrada tuz eklenmemelidir. Birkaç gün yemekler tatsız tuzsuz gelebilir ancak kısa bir süre içerisinde tuzsuz yemek yemeye alışacaksınız
  • Daha az miktarda yağ tüketilmelidir. Margarinlerde, sıvı yağlarda ve tereyağında protein, şeker, nişastalardan 2 kat daha fazla kalori bulunmaktadır. Bu nedenle yağ tüketimi en aza indirilmelidir.
  • Sürekli olarak insülin de yapılsa ağız yoluyla ilaçta alınsa tip 2 diyabet hastaları için en önemli tedavi yöntemi diyettir.
  • Hastalar kesinlikle her önüne gelen yemeği rastgele yememelidir.
  • Tip 2 diyabet hastaları diyet yaparken Akdeniz beslenme tipini uygulamalarında yarar vardır. Yani zeytinyağı, balık, meyve, sebze, kuru baklagiller ve tahıl yönünden zengin olan, Süt ve süt ürünleri ve et yönünden fakir bir beslenme modeli benimsenmelidir
  • Hazır olan meyve sularından uzak durulmalı, bunun yerine taze meyveler yenilmelidir
  • Pilavlardan bulgur pilavını, çorbalardan ise mercimek çorbasını tercih edin
  • Beslenmede çoğunlukla kuru baklagilleri tercih edin
  • Yulaf, çavdar ya da kepekli ekmeği tercih edin
  • Kesinlikle alkollü içeceklerden uzak durulmalı
  • Kahve ve çay tüketimi azaltılmalı ve dengelenmeli
  • Kraker, kek, bisküvi gibi hazır yiyecekler tüketilmemeli
  • Bütün sebzeler, meyveler ve kuru meyveleri tüketebilirsiniz
  • Tahin helvası, tahin, pasta sosları, salata sosları, mayonez, ketçap, krema ve kaymak gibi yağlı gıdalardan uzak durulmalı
  • Tip 2 diyabet hastalarının kesinlikle yememesi gerektiği besinler; kavurma, pastırma, sosis, sucuk, salam, sakatatlar, yağlı olan organ etleri ve tavuğun derisidir.
  • Patates, hamur, sebze ve et kızartmaları sofranızdan kaldırın
  • Şekerli içeceklerden özellikle de kola, boza ve hazır meyve tozlu içeceklerden uzak durulmalıdır
  • Günde en az 2 litre su içilmelidir

Fiziksel Aktivite Ve Egzersiz

Egzersiz ve fiziksel aktiviteler de en az düzenli beslenme, insülin tedavisi kadar tip 2 diyabet hastalığının tedavisinde gereklidir ve önemlidir. Egzersiz yapmak kan şekerin düşürülmesinde etkili rol oynar. Özellikle şişman olan diyabet hastaları yaptıkları egzersizler ile vücut ağırlığı azaltabilirler. Öte yandan düzenli olarak yapılan egzersizler fiziksel olarak zindelik sağlar. Egzersizlerin nasıl yapılacağı ve hangi egzersizlerin uygulanacağını doktorla planlamakta fayda vardır. Hastalar kafalarına göre, plansız ve rastgele egzersiz yapmamalıdır. Doktorun önerdiği egzersizler zaman aralıkları da dikkate alınarak yapılmalıdır. Diyabetli hastalar genelde aç karnına egzersiz yapmayı doğru sanmaktadır. Bu yanlış bir kanıdır. Aç karnına yapılacak olan egzersiz kan şekerinin yükselmesine sebep olabilir. Bu nedenle şeker hastaları asla aç karnına egzersiz yapmamalıdır. Tip 2 diyabet hastaları için en iyi egzersiz zamanı yemek yenmesinin ardından 2 saat sonradır. Egzersizden iyi bir sonuç alabilmek için her gün yapılması uygundur. Sadece egzersiz yapmakta yeterli olmayacaktır, şeker hastaları egzersizlerin yanında fiziksel aktivitelerini de bir şekilde arttırmalıdır. Fiziksel aktiviteler şu şekillerde arttırılabilir;

  • Haftada 3 ya da 4 gün düzenli bir şekilde yürümek
  • Otobüs ile yolculukta bir durak önce inerek, eve kadar yürümek
  • AVM’lerde yürüyen merdivenden değil, basamak merdivenleri kullanmak
  • Yürüyerek ulaşabileceğiniz yerlere araba ile gitmeyin
  • Aracınızı uzağa park edin gideceğiniz yere belli bir yürüme mesafesi bırakın
  • Asansörün yerine merdiveni tercih edin.
  • Bu şekilde fiziksel aktivitelerinizi arttırmış olacaksınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Tip 2 diyabet hastası olan kişilerin kafalarında sürekli giderilmeyi bekleyen sorular vardır. Bu durum son derece anlaşılırdır. Her hastanın soru sorması da gayet doğaldır. Çünkü şeker hastalarının dikkat etmesi gereken çok fazla konu vardır. Bu nedenle de hastalar tarafından sıkça soruların sorulması son derece normaldir. İnsanlar sağlıklarına kavuşmak için girdikleri yolda sordukları sorularla ilerleyecektir.

Tip 2 Diyabet Hastalığı Tedavisinde Cerrahi Tedavi Uygulanıyor Mu

Evet, tip 2 diyabet rahatsızlığı olan kişilere cerrahi bir müdahale yapılabilir. Yapılan ameliyat sonrasında diyabetlilerde kan şekerinin düzenlenmesi ve kimi hastalarda ise tamamen iyileşme söz konusu olmaktadır. Bu sebeple yapılan bu operasyonlar yalnızca obezite cerrahisi değil, bununla beraber metabolik hastalıkları tedavi eden metabolik cerrahinin de alanına girmektedir. Tip 2 diyabet hastaları ameliyatın ardından hastalığın tedavisi için çok ciddi bir yol almış ya da tamamen iyileşmiş olarak operasyondan kalkmaktadır.

Hedef Kan Şekeri Değeri Ne Anlama Gelmektedir

Tip 2 diyabet hastaları kan şekerlerinin çok iyi bir şekilde kontrol altında tutmak zorundadır. Evde hastaların kendi kan şekerlerini ölçmesi kontrol altına alabilmek için son derece gereklidir. Tip 2 diyabet hastalarının yapması gerekenlerin başında kan şekerini düzenli ölçerek kontrollerinin yapılması ve açlık kan şekerini 90 ila 120 arasında tutabilmektir. Hedef kan şekeri sınırda tutulmak istenen kan şekerinin ifadesidir. Sınırın altında veya üstünde çıkan kan şekeri değerleri sorun teşkil etmektedir.

Tip 2 Diyabette Hangi Durumlarda İnsülin Tedavisi Gerekmektedir

İnsülin insan vücudunun normalde salgıladığı bir hormondur. Fakat bu insülin hormonu zaman zaman azalabilir, etkisiz kalabilir ya da tamamen ortadan kalkabilir. Bu gibi durumlarda insülin tedavisi uygulanması gerekmektedir. Tip 2 diyabet hastaları kan şekerini normal sınırların içerisinde tutmak için beslenme programı uygularlar, bu durum yeterli olmadığı takdirde ilaç kullanımını başlarlar. Eğer ilaç kullanımı da kan şekerini normal sınırların içine çekemiyorsa bu kez insülin tedavisine başlarlar. İnsülin tedavisi kan şekerinizin oranına göre uygulanmalıdır.

Beslenme Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmelidir

Tip 2 diyabet rahatsızlığı olan kişiler için öncelikle uygulanan tedavi yöntemi beslenme tedavisi olmaktadır. Beslenme tedavisine başlayan hastalar ilk olarak günlük alışkanlıklarını tekrardan düzenlemelidir. Bu konu oldukça hassastır. Doktorun hazırlamış olduğu beslenme programına harfiyen uyulmalıdır. Sağlıklı ve düzenli beslenme kan şekerini normal seviyede tutabilmek için son derece önemlidir. Yağda kızartılan yiyeceklerden, tuzdan, çok şekerli içecek ve yiyeceklerden, unlu mamullerden, hazır bisküvi, kek ve cipslerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Bunların yerine sıklıkla taze meyve ve sebze, kuru bakliyatlar ve kuru meyveler tüketilmelidir.

İnsülin Duyarsızlığı Ne Anlama Gelmektedir

İnsülin tedavisi tip 2 diyabet hastalarının tedavisinde kullanılan temel yöntemlerden bir tanesidir. Sağlıklı beslenme ve ilaçlı tedavi kan şekerini normal sınırlar altında tutmaya yetmezse insülin tedavisine geçilir. Ancak bazı hastalarda insülin hormonuna karşı tepkisizlik gelişebilir. Bu durumda insülin duyarsızlığı oluşmuş olur. İnsüline karşı duyarsız olan kişiler çok hızlı bir şekilde kilo alırlar ancak çok zor kilo verirler.

Evde Kan Şekeri Takibi Nasıl Yapılmalıdır

Kan şekerinin normal sınırlar içerisinde olup olmadığını öğrenebilmek için kan şekeri ölçümü yapılır. Bu ölçüm kan şekerini kontrol altında tutmak ve takip etmek için yapılmaktadır. Kan şekeri ölçümünü tip 2 diyabet hastaları kendi evlerinde kolaylıkla yapabilmektedirler. Açlık kan şekeri ve tokluk kan şekeri ayrı ayrı ölçülmelidir. Açlık kan şekeri ölçüleceği zaman en az 8 saat hiçbir şey yenmemesi gereklidir. Tokluk kan şekeri ise yemek yedikten sonra 2 saat geçmesi gereklidir. Kan şekeri evde satın alınacak kan şekeri ölçüm cihazı ile rahatlıkla ölçülür. Burada dikkat edilmesi gereken husus ölçüm yapılmadan önce ellerin güzelce yıkanmasıdır. Elde lazım olan temizlik sağlandıktan sonra cihaz ile verilen iğne parmağa batırılır. Az miktar akan kan ölçüm için cihaza aktarılır.

Ailede Tip 2 Diyabet Varlığı Risk Faktörü Mü

Evet, ailesinde tip 2 diyabet hastalığı bulunan kişiler risk faktörü içerisindedir. Anne ya da babanın tip 2 diyabet hastası olması çocuk içinde risk faktörü taşır. Eğer anne ya da baba diyabet hastası ise çocuğunda olma olasılığı %12,5’tir. Hem anne hem baba tip 2 diyabet hastalığına yakalanmışsa doğacak bebeklerinde aynı rahatsızlığın gözükme oranı %25’tir. Yani ailede bu rahatsızlık bir kişide bile varsa doğacak çocuklar bu hastalığa yakalanma potansiyeli taşır. Tip 2 diyabet hastalığı için genetiktir ifadesini kullanabiliriz.

Tip 2 Diyabette Tedavi Süresi Nedir

Tip 2 diyabet hastası olan kişiler en çok bu hastalığın tedavisinin ne kadar süreceğini merak etmektedir. Bu hastalığın net bir tedavi süresi bulunmamaktadır. Hastan olan kişinin iradesi tedavi süresi için en belirleyici unsurdur. Düzenli beslenme düzeni egzersiz bu hastalığın tedavisinde çok önemli iki faktördür. Tip 2 diyabet tanısı konulduktan sonra doktorunuz siz bir beslenme programı hazırlayacaktır. Bu programa hasta harfiyen uyarsa kan şekeri normal sınırlar içerisinde kalacaktır. Şeker hastası olanlar eski günlük alışkanlıklarına ve rutinlerine son vermeli ve hem kan şekeri ile mücadele hem de sağlıklı bir yaşam için gerekli adımları atmalıdır. Aksi takdirde hastalık hastalığın tedavisi mümkün olmayacaktır.

Çölyak Hastalığı ve Tip 2 Diyabet Hastalığı İlişkili Midir

Tip 2 diyabet ile çölyak hastalığı arasındaki ilişki ikisinin de genetik yatkınlık barındırmasıdır. Aynı zamanda ikisinin de beslenme nitelikleri benzerlik taşımaktadır. Çölyak hastaları tahıl, ekmek, pirinç ve makarna tüketemezler. Şeker hastaları da bu sıraladığımız ürünleri tüketemezler çünkü bu ürünlerin içerisinde şeker vardır. Bu hastalığın beslenme programları büyük benzerlik taşımaktadır.

Tip 2 Diyabet Hastaları Hangi Yiyeceklerden Uzak Durmalıdır

Şeker hastaları tuzdan, çok şekerli yiyecek ve içeceklerden, unlu mamullerden, kızartılmış sebzelerden, hazır üretilmiş bisküvi, kek ve cipslerden, sakatatlardan, margarin ve sıvı yağlardan, tavuk derisinden kesinlikle uzak durmalıdır.

Tip 2 Diyabetli Kadınlar Hamilelik Döneminde Sorun Yaşar Mı

Eğer gebelik döneminde doktorun tavsiyeleri uygulanırsa diyabetli kadınlar bir sorun yaşamazlar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta eğer şeker ilacı kullanılıyorsa gebelikte bunun yerini insülin tedavisi almalıdır. İnsülin iğnesi bebeğe zarar vermez. Öte yandan diyabetli anne adayı zorda kalmadıkça sezaryenle doğum yapmamalıdır. Zira diyabetli hastalarda yara iyileşmesi çok zordur.

Tip 2 Diyabet Kilo Artışına Neden Olur Mu

Tip 2 diyabet hastalığı olan kişilerin %80’i zaten obezite ya da obezite riski taşıyan kişilerdir. Kan şekeri normal seyrinde seyretmediği için diyabetliler sürekli bir açlık hissi ve tatlı yeme isteği duyarlar. Bu durumda kilo almalarına neden olur.

Tip 2 Diyabet Hastaları Askerlik Yapabilir Mi

Askere gidecek olan diyabet hastaları sağlık kuruluşlarından almış oldukları diyabet belgesi ile askeri muayeneye gittiklerinde yanlarında götürürler. Askeri hastanede de bakımları yapılan kişilerin tip 2 diyabet hastası olduğu kanıtlanırsa askerlikten muaf tutulacaktır.

Tip 2 Diyabet Hastaları Oruç Tutabilir Mi

Bu hastalar uzun süre aç kalmaya dayanamayacakları için ve kısa aralıklarla yemek yemeleri gerektiği için oruç tutmak onlarız zorlayacaktır. Bu nedenle oruç tutmamaları daha hayırlı olur.

Tip 2 Diyabet Hastaları Malulen Emekli Olabilir Mi

İş hayatında çalışma gücünün %60’ını kaybetmiş olan kişiler malulen emekli olabilmektedir. Tip 2 diyabet hastaları malulen emeklilik hakkı olması için şeker hastalığı ile en z 3 organlarının daha bozuk olması gerekmektedir.

Tip 2 Diyabet Körlüğe Neden Olur Mu

Eğer şeker hastası kendisine verilen beslenme programını düzenli bir şekilde uygulamazsa ve tüketmemesi gereken gıdaları çok sık tüketirse görme kaybına davetiye çıkarmış olur.

Tip 2 Diyabet Hastalığında Ayağın Kesilmesi Söz Konusu Mu

Tip 2 diyabet hastası olan kişiler bacak kesilmesi riski taşımaktadır. Şeker hastası olan kişilerin %15’inin bacağı kesilmektedir. Böyle bir durumun yaşanmaması için şeker hastaları beslenme programlarına sadık kalmalı insülin tedavisini düzenli bir şekilde yapmalı ve egzersizlerini aksatmamalıdır. Bunlara dikkat edildiği takdirde tip 2 diyabet hastalığının hem tedavisi hem de kontrolü yapılmış olur.

İlgili Bölümlerİlgili Hastalıklar
Şeker (Diyabet) HastalığıTip 2 DiyabetTip 1 Diyabet
İlgili Ameliyatlar
Tüp Mide (Küçültme) Ameliyatıİleal İnterpozisyon AmeliyatıTransit Bipartisyon Ameliyatı