Sivilce


Sivilce

Sivilce cildin dış etkenlere maruz kalması ya da hormonal dengesizlikler sonucu ortaya çıkan deri rahatsızlığına verilen addır. Duman, hava kirliliği, makyaj, belli rahatsızlıklar ya da buna benzer diğer faktörler sivilce oluşumunu ciddi anlamda tetikler. Hatta pek çok kişi ergenlik döneminde oluşan hormonel değişimlerden dolayı da sivilceler ile karşı karşıya kalır. Akne, işleyişinde bir değişiklik olduğu pilo-folikülleri ("gözenekler") etkileyen bir hastalıktır. Akne çok sık rastlanan bir süreçtir ve rahatsızlığa neden olma olasılığı ile birlikte, fiziksel imge ve kişisel benlik saygısında belirgin bir etki yaratır. Yeni doğanlarda ve yetişkinlerde de görülebilmesine rağmen, akne genellikle gençlerde ve genç bireylerde görülür. Akne lezyonları genellikle çoğunlukla yüze yerleşir ve boyun, göğüs ve sırtına uzanabilir.

Sivilce oluşumu kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve boyutları değişkenlik sağlayabilen faktörler arasında yer almaktadır. Özellikle kadınlar için bu durum içinden çıkılmaz bir hal anlamına da gelmektedir. Uzun yıllar sivilce ile baş etmeye çalışmış; fakat herhangi bir çözüm bulamamış olan kişiler ile de karşılaşmak mümkün olabilmektedir. Bu nedenle sivilce ve sivilce tedavisi hakkında ciddi araştırmalar yapmanın da faydası bulunmaktadır.

Sivilcenin başlı başına bir problem olduğundan bahsetmek elbette güç. Çünkü bu faktörün oluşumu hem iç hem de dış faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir.

Sivilce Hakkında

Sivilce, sadece ergenlik döneminde değil, çok daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Özellikle menopoz ya da andropoz gibi dönemlerde sivilce oluşumu ile karşılaşılabilir. Bu durumun ana sebebi ise hormon değişikliklerinin ortaya çıkmasından kaynaklıdır. Siyah nokta olarak adlandırılan faktörlerin bakımının yapılmaması ya da devamlı olarak sıkılması gibi durumlar sebebiyle sivilce oluşumundan bahsedilebilir. Hatta belli uzmanlar sivilcelerin patlatılmasının ya da siyah noktalarla oynanmasının çok daha fazla sivilce oluşumuna neden olduğunu belirtmektedir. Sivilcenin bir diğer önemli durumu ise farklı sağlık problemleri nedeniyle de ortaya çıkabilmesidir. Temelinde hormonları barındıran bu rahatsızlık pek çok kişinin rahatsızlık duyduğu noktalar arasında yer almaktadır. Tedavisinden bahsetmek mümkündür; fakat ileri derecede olan sivilceler için sorunun kökenini bulmak da en büyük şartlar arasında yer alır. Uzun dönemler sivilce oluşumu ya da sivilce sorunu ile mücadele etmiş olan hekimler, en doğru yönlendirmeleri sağlamaktadır.

Sivilce Nedir?

Akne Vulgaris olarak da adlandırılan sivilceler, gözeneklerin tıkanması sonucu ortaya çıkmaktadır. Sivilcelerin oluşumunu tetikleyen pek çok faktör ise aşağıda detaylı bir şekilde sunulmuştur. Hormonal dengesizlikler yaşayan ya da yumurtalıklarında kist bulunan kadınlarda bu rahatsızlığa rastlamak mümkün olmaktadır.

Vücudun aşırı derecede yağ üretmesi ve bu yağ dengesinin sağlanamaması sivilce oluşumunu tetikler. Uygun olmayan ve kalitesiz makyaj malzemeleri, sivilce oluşumu konusunda önemli faktörler arasında yer almaktadır. Cildin düzenli olarak temizlenmemesi, cilt tipine uygun ürünlerin kullanılmaması ya da sürekli yağlı yiyeceklerle beslenmek sivilce oluşumu konusunda önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Yeterli derecede su tüketmemek ya da yanlış beslenmek de yine sivilce oluşumunu tetikleyen temel faktörler arasında yer almaktadır.

Sivilce aslında bir hastalık olmasa da görüntü ve sağlık açısından son derece rahatsız edicidir. Bu nedenle de pek çok kişi tedaviye dair farklı yollar aramaktadır. Kortizonlu kremler, oral yollar ile alınan haplar ya da buna benzer farklı tedavi yöntemleri ise alternatifler arasında sunulmaktadır. Bu noktada önemli olan ise kişilerin kendileri için uygun olan yöntemleri belirlemesi ve bu yöntemlerden birini uzmanlar aracılığı ile uygulamasıdır.

Ergenlik döneminde oluşan sivilceler ile ileriki dönemlerde görülen sivilceler ise kesinlikle karıştırılmamalıdır. Çünkü her iki türün de sebepleri birbirinden bağımsızdır.

Görülme Sıklığı

Sivilceler ilk olarak 12 ile 18 yaşlar arasında meydana çıkmaktadır hem erkeklerde hem de kadınlarda zaman aralığı konusunda belli bir farktan söz etmek ise mümkün değildir ergenlik döneminden sonra ortaya çıkması ise çok ayrı bir durum olarak nitelendirilebilmektedir. Yağ oranının vücutta yoğun olduğu bölgelerde görülen sivilce daha çok boyun Sırt ve yüzde kendini göstermektedir bu bölgelerde sivilceye rastlamak vücutta yağ oranının yüksek olduğunun göstergesidir vücutta bulunan yağ bezleri sebum üretimi sağlamaktadır sebum ise vücudun sağlıklı ve nemli görünmesine olanak sağlar sebum oranının yeterli bir şekilde sağlamaması sonucunda ise vücutta ve saçlarda yağlanmalar başlamaktadır yüksek sebum üretimi sonucunda ise gözenekler tamamen kirli dolmakta ve ortaya sivilce adı verilen oluşumlar ortaya çıkmaktadır oluşan sivilcelerin önüne geçilemedi takdirde ise ciltte lekelere ya da bizlere sıklıkla rastlanmaktadır

Sivilce Türleri

Oluşumlarına göre farklı sivilce türlerinden bahsetmek de mümkün olabilmektedir. Bu türler vücut tipine ya da vücut bulunan rahatsızlıklara göre de farklılık gösterebilmektedir. Bu sebeple de tedavi yolları için aynı durumdan bahsetmek söz konusu olmayabilir. Uzmanlar sivilce hakkında detaylı incelemeleri sağladıktan sonra teşhis gerçekleştirmekte ve bu teşhise uygun tedavi yolları belirlemektedir. Sivilce türlerinde uygulanacak tedavi yöntemlerinin aynı olmaması ise tamamen kökenlerinin farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Uzmanların sık sık yanıtladığı sivilce türleri ve bu sivilce türlerine dair tüm bilgilere detaylı bir şekilde değinmeden önce biraz da sivilcenin neye göre oluştuğundan bahsedelim. Sivilceler hormonların görevlerini tam olarak yerine getiremedikleri dönemlerde ortaya çıkabilmektedir. Hatta pek çok sivilce hormon dengesizliği hakkında net yorumlar elde etmeye de aracı olmaktadır. Bazen akne meydana geldiği yaşlara göre etiketlenir. Bebek sivilce, genç sivilce, yetişkin sivilce, vb fakat bu dermatolojik problem aynı zamanda semptomlarının şiddetine (örneğin akne conglobata) göre tanımlanır ve diğer akne formları kusurların ortaya çıkmasına neden olabilecek dış nedenlere göre gruplanır (örneğin, kozmetik akne ve yaz aknesi).

Farklı akne formlarını tanımlamak için, komedon, papüla ve pustula gibi özel mezhepleri kullanırız.

Bu makalede ne tür bir akne bulunduğunuzu belirlemenize yardımcı olabilirsiniz, ancak şüphelerinizi ve cildinizi hala rahatsız etmiyorsa ve rahatsızlık ve sorunlara neden oluyorsa, sizi doğru bilgilendirecek doktora danışmalısınız . Yaygın olarak görülen ve temelde farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen sivilce türlerine dair tüm detaylar ise aşağıda yer almaktadır.

Mikro kistler

Kapalı komedon adı verilen sivilceler genellikle kıl köklerine yerleşmek nedir pütür pütür bir görünüme neden olan kapalı komedonlar aynı zamanda kıl kökünde bulunan göze neyin tıkanmasına da neden olmaktadır. Bu tarz durumlarla karşı karşıya kalan kişilerin ise hormonal durumlarını gözden geçirmeleri gerekmektedir. Cildin sağlıklı ve yumuşak olabilmesi için yağ salgısına ihtiyaç bulunmaktadır. Çünkü ciltteki koruma sebum miktarı ile alakalıdır. Polikistik Over Sendromu ya da ergenlik dönemi kapalı komedon oluşumunu tetikleyen faktörler arasında yer almaktadır. Bu sivilcelerin yanında tüylenme ya da kıllanma gibi farklı unsurlardan bahsetmek de söz konusu olabilir. Kapalı komedon oluşmaması için ise köpüklerle ya da jeller ile düzenli olarak cilt temizliği gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Temizleme fırçaları, bitki süngerleri ya da buna benzer malzemeler ile günlük cilt temizliğini sağlamak, bu oluşumunun önüne geçebilmek için avantaj sağlamaktadır. Peeling adı verilen yöntemler sayesinde de kapalı komedon oluşumunun önüne geçmekten bahsedilebilmektedir.

Nodüller

Derinin altında oluşan ve son derece geniş bir yapı ile ortaya çıkan nodüller çok daha fazla tahrişe neden olmaktadır. Papüller ya da püstüllerin aksine tamamen derilerin altına yerleşmekte ve büyüme süreci burada devam etmektedir. Evde tedavisi mümkün olmayan nodüller genellikle dermatologlar tarafından kontrol altına alınmaktadır. Belli ilaçlar reçete edildikten sonra düzenli kullanım gerçekleştirilmekte ve sonrasında nodüllerin ortadan kaldırılmasından bahsedilebilmektedir. Nodüller elle tutulduğunda bir yumruyu anımsatır. Sıkmaya çalıştığınızda ise bir akne başından söz etmek mümkün olmayacaktır. Akne başı bulunsa dahi iltihabi bir yapı olduğundan dolayı içerisinde yeniden irin toplanacak ve eski boyutuna geri dönecektir. Deri altına nüfuz etmiş olan nodüller, ciltte herhangi bir iz bırakmamaktadır. Bunun yanı sıra ağrı ya da acı gibi belirtiler de oluşturmaz. Nodüllerin tedavisi için antibiyotik kullanımı en yaygın tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır. Antibiyotikler yaklaşık 2 hafta içerisinde nodülleri içten kurutmaya yardımcı olur. 2 hafta sonunda şişlik, kaybolmaya ve iyileşme sürecine girer. Elbette nodülün temel nedeninin bulunması ve bu nedenin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Aksi takdirde antibiyotik kullanımı da sonuç vermeyecek ve yeniden nodül oluşumu gerçekleşecektir. Son derece yaygın olarak görülen bu sivilce oluşumu için cerrahi müdahaleler de söz konusu olabilir.

Papüller

Çapları en fazla 1 santim olan popüler deri üzerinde oluşmuş kabarıklar kabarıklıklara denmektedir. Papül adı verilen oluşumlar deride herhangi bir iz bırakmamaktadır. Erkeklerin papül oluşumuna, kadınlara nazaran çok daha müsait olduğu bilinmektedir. Özellikle penis bölgesinde papüllere rastlamak daha olasıdır. Genellikle genital bölgede oluşan papüller, aynı zamanda rahatsızlık vermemekte ve partnere de bulaşmamaktadır. Bu nedenle de korkulacak oluşumlar olarak nitelendirilmez. Uzman bir dermatologun yönergeleri ile rahatsızlıktan tamamen kurtulmanın mümkünlüğünden bahsedilebilir.

Püstüller

Sivilce türlerinden biri olan püstül, içi cerahat ile dolu olan ufak kabarcıklar olarak bilinir. Epidermisi tutmuş olarak görülen püstüller herhangi bir iz bırakmadan iyileşirken, diğer püstüller için aynı şeyden bahsedilemez. Her ne kadar püstüller bir hastalık olarak değerlendirilse de aslında kıl köklerinde oluşan sivilcelerin bir türüdür. Tedavisi dermatologlar tarafından sağlanan bu hastalık için kesin çözümden bahsedilebilmektedir. Özellikle bu hastalığın uzun süre boyunca ciltte barınmasından söz etmek de mümkün değildir. Kortizonlu ya da kortizonsuz kremlerin yanı sıra ağız yolu ile alınan haplar da çözüm olarak sunulabilmektedir.

Açık Komedonlar

Sivilce türü olarak nitelendirilen açık komedon, aslında siyah nokta anlamına gelmektedir. Gözeneklerin kir ya da yağ ile karşı karşıya kalması sonucu bu rahatsızlıktan bahsedilebilir. Kötü bir görüntüye neden olan açık komedonlar, belli bir süre sonra sivilce oluşumunu da tetikler. Özellikle cildin düzenli olarak temizlenmemesi bu durumun nedenleri arasında yer alır. Cildin tam olarak tıkanmaması nedeniyle bu duruma açık komedon adı verilmektedir. Ciddi bir tedavi yöntemine gerek kalmadan bu oluşumlardan kurtulmak da mümkün olabilir. Regl döneminden birkaç gün öncesinde, yanlış makyaj malzemelerinin kullanılmasında, aşırı terlemede ya da güneş ışığı ile çok fazla temas edildiğinde açık komedon oluşumundan söz edilebilmektedir. Bu durumun kontrol altına alınabilmesi için ise uzman bir dermatologdan yardım almak gerekebilir. Komedonları tedavi etme biçiminiz cildin sağlığını etkileyebilir. Onlara sürekli dokunursanız, tahriş ve enfeksiyon riskini artırır. Ciddi durumlarda, tahriş olmuş kapalı komedonlar ciltte sivilce izlerine veya koyu lekelere neden olabilir. Şiddetli patolojik nodüller varsa, cerrahi gerekebilir. Şiddetli sivilce vakaları duygusal sağlığı etkileyebilir. Akne düşük benlik saygısı ile ilişkilidir, çünkü bu problemi olan insanlar görünüşleriyle rahat değildirler. Bu nedenle geniş nodülokistik aknesi olan birçok insan da depresyon tedavisi görmektedir. Birkaç günden fazla süren bir depresyon varsa, derhal doktorunuza danışın.

Sivilce Tedavisi

Vücudun belli bölgelerinde oluşan sivilce için pek çok tedavi yönteminden bahsetmek mümkün olabilir. Elbette tedavinin uygulanabilmesi için öncelikle ne tür bir sivilce ile karşı karşıya kalındığının da bilinmesi gerekir. Bu nedenle dermatologlar genel bir teşhis koyduktan sonra inceleme sağlamakta ve sivilcenin oluşum nedenine ve türüne göre uygulama gerçekleştirmektedir. İlaçlar, kremler, cilt temizleyici ürünler, bitkiler ya da cihazlar sivilce tedavisinde kullanılabilmektedir. Bazı sivilcelerde ise cerrahi müdahaleden dahi bahsetmek mümkün olmaktadır. Aslında cerrahi müdahale adı verilen faktör tamamen cerahatin boşaltılması sonucu gerçekleştirilmektedir. Ufak bir operasyon ile esas amaç sivilcenin tamamen boşaltılması ve sonrasında iyileşme süreci için çeşitli ilaçlar ile destek sağlanmasıdır. Sivilce ile mücadele eden kişiler genellikle krem ya da ilaç gibi ürünleri tercih etmektedir. Cerrahi müdahale en son tercihler arasında yer almaktadır. Bunun nedeni ise çok yaygın bir rahatsızlık olmaması ve kişilere de büyük rahatsızlıklar vermemesidir. Sivilce ile uzun zamandan beri mücadele ediyorsanız ve krem ya da ilaçlar yeterli gelmediyse daha kapsamlı bir muayeneye girmeniz gerekebilir. Çünkü sivilce sadece yağdan ya da kirden oluşmaz. Hormonal dengesizliklerin de sivilcelere neden olabileceğinden bahsetmiştik. Üroloji ya da jinekoloji gibi birimler, gerçekleştirecekleri kan testi ya da ultrason muayenesi sonucunda sivilcelerin neden kaynaklandığını kısa süre içinde teşhis edebilirler. Bu birimlerin gerçekleştirdikleri teşhisler neticesinde ise en uygun tedavi yöntemi belirlenebilmektedir. Sivilce konusunda bir diğer önemli husus ise hemen cerrahi müdahaleye geçilmemesi gerektiğidir. Çünkü cerrahi müdahale yalnızca çare kalmadığında başvurulan yollar arasında yer almaktadır.

İlaç Tedavisi

Sivilce tedavisinde ilaç kullanımı yaygın olarak bilinmektedir. Kortizonlu ilaçların yanı sıra kremlere ya da jellere de başvurulmaktadır. Kremlerin içerikleri sivilceyi anında tedavi edebilecek nitelikteyken bazılarının tedavi süresi biraz daha zaman alabilmektedir. İlaç tedavisi için hangi ilaçların kullanılması gerektiğine dair yönlendirmeler ise genellikle dermatologlar tarafından sağlanır. Hormonlara bağlı olarak meydana çıkan sivilceler için ise tedavi yöntemleri için kadın hastalıkları uzmanlarına ya da ürologlara da danışılabilmektedir. Bu kişiler oluşan sivilceler için en doğru yönlendirmeleri sağlamaktadır. Sivilce tedavisinde ağız yolu ile alınan ilaçlara başvurulurken bir de yüzeysel olarak uygulanan ilaçlar kullanılmaktadır. Her ikisinin de akne tedavisinde etkili olduğu bilinir. Cilde sürülerek uygulanan sivilce ilaçları; antiseptik deri temizleyicileri, antibiyotikler, kortizon içerikli ilaçlar, yapma ilaçlar, doğal bitkiler ile üretimi sağlanmış olan ilaçlar ve niacinamide içerikli olan ilaç türleridir. Ağız yolu ile alınan ilaçlar ise; isotretinoin, antibiyotik ya da kadınlarda kullanılmak üzere sunulan hormon ilaçlarıdır. Hormon ilaçlarının kullanımı sadece kadınlar için sunulmakta ve kullanım şekilleri de kadın fizyolojisine uygun olarak anlatılmaktadır. Tedavi seçenekleri arasında cerrahiden de bahsetmek yanlış olmaz. Son derece yaygın ve deriye işlemiş olan nodüller cerrahi müdahale ile ciltten ayrılmakta ve tedavi işlemine ilaç ile devam edilmektedir. Bunun en son çare olduğunu, öncelikli olarak ilaç ya da kremlerin kullanılması gerektiğini de daha önce de anlatmıştık. Bu sebeple cerrahiye ihtiyaç duyabilmek için uzmanların da görüşü önemlidir.

Cerrahi

Sivilce tedavisinde bir diğer alternatif ise hiç kuşkusuz cerrahi müdahaledir. Bu tedavi aşamasında belli seçeneklerden de bahsetmek mümkün olmaktadır. Sivilcenin türüne ve oluşum nedenine göre teşhisler konduktan sonra uzmanlar hangi yöntemi kullanacaklarına dair bir karara varır. Sivilcede yaygın olarak kullanılan cerrahi müdahale yöntemleri aşağıda detaylı bir şekilde yer almaktadır.

Komedon Temizliği

Sivilce tedavisinde cerrahi yöntemlerden biri komedon temizliğidir. Kapalı ya da açık komedonlar bu yöntem sayesinde boşaltılmalıdır. Aslında dermatolojik olarak gerçekleştirilen cilt temizliği anlamına da gelmektedir. Kişiler bu tedavi yöntemini cilt bakımı ile de sıklıkla karıştırmaktadır. Bu yöntem sayesinde püstül nodül ya da kistlerin boşaltımı da sağlanabilmektedir. Açık ya da kapalı komedonlar belli malzemeler ile nazikçe çıkarıldıktan sonra kişilerin sivilcelerden kısa bir süre içerisinde kurtulmaları sağlanmaktadır. Aynı zamanda bu sivilcelerin ilerleyen dönemde iltihaplanmasına da engel olunmaktadır. Komedonlar bir enjektör yardımıyla açıldıktan sonra çevresine bası uygulanmakta ve içerisinde bulunan yağ dışarı çıkarılmaktadır. Eğer bu temizlik işleminden sonra herhangi bir ilaç kullanımı gerçekleştirilmez ise komedonlar yeniden nüksedebilmektedir. Açık komedonlar yaklaşık 24 ile 40 gün sonra, kapalı komedonlar ise 30 ila 50 gün sonra tekrarlayabilmektedir. Bu nedenle komedon temizliğinin uzman bir kişi tarafından dikkatli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Komedon temizliği komedon ile birlikte seyreden sivilcelerde en yaygın kullanılan yöntemler arasında yer almaktadır. Bu işlem öncesinde retinoid grubunda bulunan ilaçlar ile tedaviye başlangıç sağlanmaktadır. Sonrasında ise gevşeyen yağlar bahsedilen yöntem ile temizlenmektedir. İlaç tedavisi ile birlikte gerçekleştirilen komedon temizliği kısa bir süre içerisinde rahatsızlığın bitmesine olanak sağlamaktadır. Açık ya da kapalı komedonların yanı sıra dev kapalı komedonlardan da bahsetmek mümkündür. Ağız yolu ile verilen destekleyici ilaçlar ile komedon temizliği gerçekleştirilmesi daha hızlı bir iyileşme sürecine olanak sağlamaktadır. Bu aşamada en önemli faktör temizliğin uzman bir kişi tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğidir. Eğer uzman bir kişi tarafından temizlik işlemi sağlanmazsa derin ya da iltihaplı sivilcelerin oluşumuna zemin hazırlanmış olur.

Kortizon enjeksiyonu

Sivilce tedavisinde bir diğer yöntem ise kortizon enjeksiyonu dur apse ya da kist şeklinde oluşan sivilcelerin içerisine ufak miktarda kortizon enjekte edilmekte ve sivilcenin kısa bir süre içerisinde kuruması sağlanmaktadır. Az miktarda ve seyreltilmiş kortizon enjekte edildikten sonra iki gün içerisinde sivilcede iyileşmeler gözlenmektedir. Fakat bu yöntemin ardından geçici bir süre için deride çökmeler oluşabilmektedir. Dermatologlar hastanın derisinde inceleme gerçekleştirdikten sonra kortizon enjeksiyonu için karar verebilir. Fakat bu uygulamanın uygun olan vakalarda gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Son derece sıklıkla ve severek uygulanan bu yöntem sivilcelerin hızlı bir şekilde gerilemesine ve hastanın moralinin düzeltilmesine olanak sağlar. Uzun bir süre ciltte duran sivilcelerin iz bırakması da kortizon enjeksiyonu sayesinde ortadan kaldırılmaktadır.

Kistlerin Boşaltılması

Sivilce tedavisinde bir diğer etkili yöntem ise kistlerin boşaltılması işlemidir. Son derece hijyenik bir biçimde yapılması gereken bu işlemde kullanılan aletler de oldukça önemlidir. Hasta için gereken ortam hazırlandıktan sonra küçük bir kesi gerçekleştirilmekte ve tıbbi aletler yardımı ile cerahat boşaltılmaktadır. Elbette ilerleyen dönemde yeniden kist oluşumu gerçekleşmemesi için cerahatin tamamının boşaltılması önemlidir. Mikroplar ve kiste neden olan organizmalar tamamen akıtılmakta ve sivilcenin kuruması sağlanmaktadır.

Sivilce İzi

Sivilcelerin baş gösterdiği dönemlerde sıkılması ya da sürekli oynanması sonucunda sivilce izlerinden bahsetmek mümkündür. Bu izler yara izi şeklinde olabileceği gibi zaman içerisinde çukurlara ya da geçmeyen yanık izlerine dönüşmektedir. Sadece bu nedenden dolayı uzmanlar sivilcelerin sıkılmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunurlar. Sivilce izlerinin tamamen yok edilmesi ve çok daha hoş bir görüntü kazanılması için lazer tedavisi yaygın olarak uygulanmaktadır. Fraksiyonel Lazer Tedavisi, Erbiyum Yağ Lazer ya da Dermabrazyon bu yöntemler arasında yaygın olarak kullanılır. Sivilce izlerinizden ve vücudunuzun belli bölgelerindeki kötü görüntülerden rahatsızsanız bu yöntemlerden birini tercih ederek sivilce izlerinden kurtulabilirsiniz. Sivilce izinin belli türleri bulunmaktadır. Bu türler ise aşağıda detaylı bir şekilde yer almaktadır. Pigmentli yara izleri: Onlar sivilce veya sivilce kaybolmuş olsa bile devam eden lekelerdir, pembemsi ve hatta kahverengimsi bir pigmente tonu vardır, yüzünde şekil değiştirirler ve ortadan kalkmaları uzun zaman alırlar. Oyuklar: Bunlar, deride, irin olduğu bir sivilce lezyonunun neden olduğu deliklerdir. Sivilce patladığında, cildin yapısına göre deride oyuklar oluşmaktadır. Rahatsız edici bir görüntüye neden olan bu izler, lazer tedavisi ile yok edilebilmektedir.

Sivilce Nedenleri

Ergenlik dönemi sivilce oluşumunda oldukça önemli faktörler arasında yer almaktadır. Hormonların değişiklik göstermesi yağ miktarının da değişmesine sebep olmaktadır. Özellikle yağ bezlerinde çalışmaların artması ve gözeneklerin tıkanması sonucu sivilce olan ve oluşumu gerçekleşir. Hatta ilk sivilce oluşumu ergenlik döneminde başlamaktadır. Bakteriler ise gözeneklere yerleşir ve bu noktada iltihapların oluşumuna da zemin hazırlar beyaz noktalar siyah noktalar irinli şişlikler, kırmızı lekeler, hatta ceviz büyüklüğünde kistler de bu oluşumların arasında yer almaktadır. Yüzde bulunan T bölgesinin yanı sıra omuz, sırt ve göğüs gibi yağ açısından zengin bölgelerde de sivilce görülebilmektedir. Yoğun kozmetik ürün kullanımı ergenliğin hemen sonrasında sivilce oluşumunu tetikleyen faktörler arasında yer alır. Kozmetik ürün seçerken sivilce oluşumunu engelleyecek ürünler seçilmeli ve cilde zarar veren ürünlerden uzak durulması gerekmektedir. Aynı zamanda saç şekillendirici ya da saçın kolay taranması için kullanılan kozmetik malzemelerde yüzde siyah nokta oluşumuna neden olmaktadır. Siyah noktalar ise belli bir zaman sonra sivilcelere sebebiyet vermektedir. Sinir ya da stres sivilceye neden olabileceği gibi deride bulunan sivilceleri arttırabilmekte ya da yaralar oluşturabilmektedir. Bu gibi durumlarda ise iz bırakan ve kesinlikle geçmeyen akneler ile karşı karşıya kalmak mümkündür. İlaç tedavisi ya da yüzeysel olarak uygulanan kremler bu tür durumlarda sonuç veremeyeceğinden kişilerin psikolojik destek alması da uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. Bazen belli tedavilerin yan etkisi olarak sivilceler ile karşılaşmak mümkündür. Uzun süreli olarak gerçekleştirilen kortizon tedavileri ise bu faktörlerin başında yer almaktadır. B vitamini kullanımı ya da buna benzer ürünler sivilce oluşumunu tetiklediği gibi vücutta belli izlerin oluşmasına da zemin hazırlamaktadır.

Cilt Gözeneklerinde Tıkanıklık

Sivilce oluşumuna neden olan bir diğer husus ise cilt gözeneklerinde görülen tıkanıklıklardır. Bu durumun en önemli nedeni ise düzenli bir şekilde cilt temizliğinin gerçekleştirilmemesidir. Yorgun düşen ve ağırlaşan ciltte temizlik yapılmadığından dolayı sivilcelerde artış gözlenir. Hatta önce siyah nokta oluşumu gerçekleşmekte ve bu siyah noktalar belli bir süre sonunda sivilceye dönüşmektedir. Tıkanıklığın ortadan kaldırılması ya da hiç oluşmaması için her sabah ve akşam düzenli cilt temizliğinin yapılması, uzmanlar tarafından da önerilmektedir. Ciltteki nem ve yağ oranını düzenleyen ürünler ise cilt bakımını uzun vadede desteklemektedir.

Sivilce Belirtileri

Sivilce hastalığında belli belirtiler ortaya çıkmakta ve bu belirtiler neticesinde hastalıktan haberdar olunabilmektedir. Deri altında oluşan lezyonlar ise genellikle hastalığın habercisidir. Ele yumru şeklinde gelen şişlikler, hafif acı ya da ağrı ve cilt yüzeyinde bulunan kızarıklıklara 1-2 mm çapındaki iltihabi daireler de eşlik etmektedir. Bu tarz görüntüler sivilcenin oluştuğuna dair net bilgiler arasında yer almaktadır. Bazı sivilcelerde iltihabi daireler bulunmazken sadece yumrular da oluşabilmektedir. Bu gibi sivilceler nodül olarak adlandırılmaktadır. Sivilce başı ya da kızarıklık gibi durumlar söz konusu değildir; fakat ele gelen yumrular sayesinde sivilceden bahsedilebilmektedir. Bu hususların yanında daha farklı belirtilerden bahsetmek pek de söz konusu değildir. Çünkü sivilce oluşumu tamamlanırken genellikle bu belirtiler ile karşılaşılmaktadır.

Ciltte Kırmızı Lekeler

Sivilcelerin yanı sıra ciltte kırmızı leke oluşumu da gözlenmektedir. Kırmızı lekeler bazı hastalıkların habercisi olabileceği gibi alerjik reaksiyonlar nedeniyle de oluşabilir. Kırmızı lekelerin oluşumunda toplu iğne başı büyüklüğünde farklı noktalardan bahsedilebilirken toplu halde oluşmuş geniş lekelerden de söz edilebilir. Bunların tedavisi için de dermatologlar eşliğinde karar verilmekte ve gerekli yöntemler uygulanmaktadır. Ciltteki kırmızı lekeler için aynı zamanda sinek ya da böcek ısırığı da olabilir. Bu nedenle ayrımın en iyi şekilde yapılabilmesi için uzman bir kişi tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Sivilce (Akne) Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Akneler birçok sebebe bağlı olarak vücudun yağlı bölgelerinde ortaya çıkar ve gelişirler. Çıkışlarına, içerdikleri maddelere ve kalıcılıklarına göre sınıflandırılırlar. Akne tedavisine başlamadan önce aknenin tanısının kesin olarak konması gerekir. Genelde ilk bakışta bazı sonuçlara varılabilse de uygun tedavi yönteminin seçilebilmesi için hastanın tüm vücudunun, sivilceli bölgelerinin ve sivilcelerinin tam olarak analiz edilmesi gerekmektedir. Bu da ancak klinik testler ile mümkün hale gelmektedir.

Hastalığın teşhisinin önemli bir bölümünü, aknenin ortaya çıkış sebebi oluşturmaktadır. Genel olarak incelendiğinde adet döngüsü – yumurtalık – hormon üçlüsü aknelerin ortaya çıkış sebeplerinin başında gelmektedir. Ayrıca diğer hastalıklara yönelik alınan bazı ilaçlar ile mevsim geçişleri de akneleri ortaya çıkaran sebepler arasında sayılabilir. Kullanılan kozmetik malzemeleri de akne oluşumunun en büyük sebeplerinden olarak gösterilir.

Akneye sebep olan durumlar aknenin tipi ve kalıcılığı üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Örneğin kozmetik ürünler ile gelişen ve yayılan sivilceler, kozmetik ürünlerin kesilmesinden sonra kendiliğinden yok olmaktadır. Böyle durumlarda herhangi bir müdahaleye gerek olmadığından dolayı hastanın yaşam konforu üst seviyede olmaktadır. Ancak vücudun değerlerine bağlı olarak ortaya çıkan aknelerde mutlaka tedavi sürecinin geliştirilmesi gerektiğinden ötürü hasta konforu düşmektedir.

Hormon Testleri

Aknenin sebeplerinin ortaya çıkarılması noktasında yapılacak testlerin başında hormon testleri gelir. Hormonlar vücudun birçok işlevini düzenlemesinde ve faaliyetlerini yerine getirmesinde kritik öneme sahiptirler. Akneler de çoğu zaman hormonsal dengelerin bozuk olmasından dolayı ortaya çıkar ve vücudun diğer bölgelerine yayılırlar. Hormonlardaki sorunların yapılan testler ile belirlenmesi sonrasında tedavi süreci oldukça başarılı bir şekilde, hormonları da etkisi altına alarak ve fonksiyonlarını düzenleyerek devam edebilir.

Vücudun Yağ Dengesinin ve pH Değerinin Kontrol Edilmesi

Hormonal denge düzgün olsa dahi vücudun belirli bölgelerinde yağ birikiminin olmasından dolayı akneler ortaya çıkabilir. Bu durumun ortaya çıkarılması için sivilceli bölgelerdeki yağ oranının kontrol edilmesi ve asit – baz dengesinin ölçülmesi gerekir. Asit – baz dengesi vücudun birçok fonksiyonu üzerinde doğrudan etkili olduğu gibi akne oluşumu üzerinde de etkili olabilmektedir.

Sivilce Risk Faktörleri

Sivilce oluşumunu tetikleyen belli risk faktörleri de bulunmaktadır. Özellikle 18 ile 24 yaş arasındaki gençler, bu konuda risk altında olan topluluğu oluşturmaktadır. Beyaz ırka mensup olan kişilerin de risk altında olduğundan bahsetmek yanlış olmayacaktır. Ten rengi ne kadar açık olursa, sivilcelerin çoğalması ve izlerin kalıcılığı da artış gösterebilir. Androjen içerikli ilaçlar, lityum, barbituratlar ve kozmetik ürünleri yine riski artıran faktörler arasında yer alır. Menses öncesi dönem, gebelik ve püberte gibi faktörler de sivilceler konusunda riski artırmaktadır. Sivilceler için bir diğer risk faktörü ise strestir. Stres nedeniyle pek çok deri hastalığından, buna bağlı olarak da sivilce artışından söz edilebilir. Bu nedenle kişiler sivilcelerinin daha da artmaması için stresten kesinlikle uzak durmalıdır. Sivilce ile ilgili diğer risk faktörleri ise aşağıda detaylı bir şekilde yer almaktadır.

Yağlı Cilt

Sivilce konusunda en önemli risk faktörü yağlı ciltlerdir. Sebum oranının düzenli olması gereken kişilerde cilt yağlı ise sivilce artışı daha da ileri safhalara varmaktadır. Bu nedenle yağlı ciltlere sahip olan kişilerin sivilceyi önleyebilmeleri için hem PH hem de yağ oranını düzenleyici ürünler tercih etmeleri tavsiye edilir. Yağlı bir cilde sahipseniz, T bölgesi olarak adlandırılan bölgede yağlılık oranı yüksek oranda ise kendi cilt tipinize uygun olan nemlendiricileri seçebilir ve cilt temizleme ürünleri ile düzenli bakım gerçekleştirebilirsiniz. Temizliği yapılmayan ve nemlendirilmeyen ciltler belli bir süre sonunda gözenekleri tıkamakta ve bu durum da sivilce oluşumuna neden olmaktadır. Dermatolog tavsiyesi ile kullanılabilecek ürünler ise bu sorunun çözülmesine aracı olmaktadır. Hastalar yüzün her tarafında ve özellikle merkez bölgelerde, özellikle alın ve burunda parlak bir cilde sahiptir. Gözenekler derinin olan dilate ve cilt kalındır . En şiddetli vakalarda, cilde dokunduğunda yağ tabakası görülür. Saç derisinde bulunan sebore, saçın yağlı ve yapışkan olmasına neden olur. Sık sık makyajla ilgili problemler olduğu söylenmektedir.

Cildi Aşırı Yıkamak

Sivilce oluşumunda bir diğer önemli faktör ise cildin aşırı yıkanmasıdır. Sürekli yıkanan veya temizlenen cilt sebum oranı düştüğünden dolayı kurumaya ve daha fazla yağ üretmeye başlar. Gözenekler hava almak için daha fazla açıldığından dolayı da kir ve tozlar gözeneklere dolmaktadır. Siyah nokta oluşumunun hemen ardından ise sivilceler baş göstermeye başlamaktadır. Sürekli yıkanan ciltlerde bir diğer problem ise cildin tüm dengesini yitirmesi olarak bilinir. Sürekli cildini yıkama alışkanlığına sahip olan kişilerin bu hususta yapması gereken şey ise yıkama sıklığını azaltmak ya da mutlaka destekleyici ürünler kullanmak şeklinde olmalıdır. Bu sayede kısa bir süre içinde cildin eski dengesine kavuşması sağlanabilir.

Stres

Sivilce ile alakalı risk faktörlerinden bir diğeri ise hiç kuşkusuz strestir. Stres nedeniyle sivilce oluşumu artarken buna bağlı olarak farklı cilt hastalıkları da vuku bulmaktadır. Stres nedeniyle oluşan sivilcelerde strese neden olan faktör ortadan kaldırılmalı ve sivilce tedavisine başlanmalıdır. Riski belirlemek için en çok kullanılan yöntem ise psikolojik destektir. Bu tarz hastalarda genellikle yüz ve boyun bölgesinde sivilcelere rastlanır. Sık ve iltihaplı olan sivilcelerin yok edilmesi için ise pek çok farklı yönteme başvurulabilmektedir. Bu sayede tüm sorun ortadan kaldırılmakta ve strese neden olan faktör de çözüldükten sonra sivilce tedavisi sonlanır. Stres faktörünün yeniden ortaya çıkması ile yeniden sivilceler görülebilir. Stres çok bireysel bir meseledir: bazıları için bir uyarıcıdır, diğerleri için ise bu bir baskıdır. Ve baskı olduğu zaman insanlar farklı tepkiler verirler. Bazıları daha küçük zorluklarla karşı karşıya kalırken, bazıları ise daha büyük zorluklarla uğraşırken sakin görünürler.

İyi stres ve “negatif stres” (sıkıntı) arasında bir fark vardır. Stresli durumlarda vücut adrenalin ve kortizol gibi hormonlar üretir, tansiyon yükselir ve vücut uyanma moduna geçer. Kortizol üretimi gerçekleşmesi ise belli bir sürenin sonunda derinin tepkimeye girmesine neden olur. Bu durum ise sivilceler ile patlak vermektedir. Nodül ya da kırmızı lekelerin yanı sıra cerahatli sivilcelerden de bu noktada bahsedilebilir.

Adet Dönemi

Adet dönemi, sivilcelerin en çok görüldüğü dönemler arasında yer almaktadır. Bu dönemde sivilce oluşumunun nedeni ise aşırı derecede androjen salgılanmasıdır. Androjene bağlı olarak vücuttaki yağ üretimi de artış gösterir. Bu duruma bağlı olarak gözenekler tıkanmakta, bakteri ve kirler gözeneklere yerleşmektedir. Bu durum da adet döneminde sivilce oluşumuna neden olur. Adet döneminde yüksek oranda sivilce oluşumu yaşıyorsanız, yağ oranını dengeleyen ürünlerin kullanımını gerçekleştirebilirsiniz. Kozmetik ürünlerin yanı sıra yağ oranını dengeleyebilen ilaçlar da tavsiye edilmektedir. Eğer sebum miktarı dengelenemezse geçmeyen sivilceler ile karşı karşıya kalınabilir. Adet döngüsü, fiziksel ve psikolojik değişiklikler getirir. PMS'nin yaygın bir semptomu sivilcelerdir . Adet öncesi gerginlik dönemi menstürasyondan birkaç gün önce ortaya çıkar ve hormonal değişiklikler getirir. Dermatolojide "adet döneminin yakınlarında progesteronun azalması ve ciltte vazokonstriksiyon var" diye açıklıyor. Bu faktörler, cildin hidrasyon ve yağlanmasında meydana gelen değişikliklere katkıda bulunur ve bu da gözenek tıkanıklığına yol açarak aknenin ortaya çıkmasına neden olur. Bu sivilceler, siyah noktalardan daha derin bir enflamatuar süreçten kaynaklanan püstüllerdir. Doğum kontrol hapı, iki sentetik dişi hormon, östrojen ve progesteronun birleşimidir. Hamileliği önlemek için çalışmaya ek olarak bu kontraseptif yöntem akne görünümünü azalması gibi başka avantajlara sahiptir. Oral kontraseptifler menstruasyonun hormonal döngüsünü inhibe eder ve bu nedenle progesteronun neden olduğu kutanöz vazokonstrüksiyon olmamaktadır. Bu, hormonların döngü sırasında sabit kalması nedeniyle oluşur. Ancak, akne farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğinden nedenlerini anlamak ve daha spesifik bir tedaviye yönlendirmek için hem jinekoloğunuza hem de dermatoloğunuza danışmanız tavsiye edilir.

Cildi Fırçalamak

Sivilce konusunda önemli olan bir diğer husus ise cildin fırçalanmasıdır. Bu durum hem sivilceli hem de sivilcesiz cilt için geçerli olabilir. Kuru fırça yardımı ile cildin fırçalanmasının gözenekleri açtığına dair belli yargılar bulunmaktadır. Kuru fırça ile yapılan fırçalamalar gözeneklerin açılmasına yardımcı olur; fakat bu durum sebum üretiminin artmasına neden olmaktadır. Bu sebeple fırçalama işlemi sivilceyi artıran faktörler arasında yer aldığından önerilmez.

Yaş

Sivilce oluşumunda yaşın da etkisi oldukça büyüktür. En çok risk altında bulunan kesim ise 18 ile 24 yaş arası gençlerdir. Ergenliğin başladığı ve sona erdiği bu yaş aralığında sivilceler daha sık görülür. Özellikle 24 yaş ve sonraki dönemde sivilceler azalmakta ya da tamamen sonlanmaktadır. Aslında yaşın sivilce üzerinde etkisi büyüktür; fakat pek çok kişi farklı nedenlerden dolayı da sivilce ile karşı karşıya kalabilir. Özellikle menopoz döneminde hormonların değişmesi nedeniyle sivilce artışı gözlenebilir. Andropoz dönemi geçiren erkekler için de bu durumdan bahsetmek yanlış olmaz.

Genetik

Sivilcenin genetik bir rahatsızlık olduğundan da bahsetmek doğrudur. Anne, baba ya da birinci dereceden akrabalarda bulunan sivilceler, kalıtsal olarak nesilden nesile aktarılmaktadır. Özellikle anne ve babanın ergenlik döneminde ya da daha ileriki dönemlerde yaşamış oldukları sivilce sorunları çocuklarda da görülebilmektedir. Bu nedenle ailesinde sivilce olan çocukların risk altında olduğundan bahsedilebilir.

Sivilce Komplikasyonları

Sivilcelerin ortada koyduğu belli kompilasyonlardan sıklıkla söz edilmektedir. Sivilcelerin meydana getirdiği komplikasyonlar arasında ise egzama ve sedef hastalığı yer almaktadır. Bu hastalıklar ile ilgili tüm detaylar ise aşağıda sunulmuştur.

Egzama

Atopik dermatit adı da verilen egzama; kırmızılık, kaşıntı ve ufak sivilceler ile baş göstermektedir. Kaşıntılı olan bu hastalık giderek yayılan ve cildi etkisi altına alan bir rahatsızlık olarak da bilinir. Kalıtsal olduğu da uzmanlar tarafından sıklıkla belirtilmektedir. Hastalığa yakalanan kişilerin vücut direnci düşük olduğundan dolayı döküntüler iltihaplı bir şekilde ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle görüntü açısından sık sivilceli bir yapıdan bahsetmek de yanlış olmayacaktır. Sivilce topluluğu gibi görünen egzamanın pek çok nedeni bulunabilir. Egzama genellikle alerjik reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklardan biridir. Özellikle kaşıntının da bu rahatsızlığa eşlik etmesi nedeniyle pek çok kişinin şikayet ettiği hastalıklar arasında da yer almaktadır. Rengi ise hastalığın seyrine göre farklılık gösterebilir.

Sedef Hastalığı

Sedef hastalığı, sivilceye benzeyen ve kabuklanmalar ile oluşan hastalıklardan biridir. Bir deri hastalığı olmasının yanında kaşıntılar da gözlenebilmektedir. Bağışıklık sistemine bağlı olarak ortaya çıkan bu hastalığın sebebine dair bir kanıt da yoktur. Hatta zaman zaman kişilerde görülen kronik bir hastalık olarak da bilinir. Krem ya da ağız yolu ile alınan ilaçlarla tedavi uygulanabilse dahi sedef hastalığı için kökten çözüm üretmek henüz mümkün değildir. Kaşıntının artmaması ve hastalığın küçültülebilmesi için ilaçlar ile kontrol altına alınabilmektedir. Sedef hastalığı tanısı koyabilmek için belirtilerden haberdar olmak gerekir. Deride oluşan kırmızılığın üzerinde kırmızı ya da beyaz pullanmalar görünüyor ve yara olan bölge kaşınıyor ise sedef hastalığından bahsedilebilir. Sedef hastalığı, cilt hücrelerinin yaşam döngüsünü hızlandıran yaygın bir cilt rahatsızlığıdır. Hücrenin cildin yüzeyinde hızla birikmesine neden olur. Ekstra deri hücreleri kaşıntılı ve bazen ağrılı olan pulları ve kırmızı lekeleri oluşturur. Sedef hastalığı sıklıkla gelen ve giden kronik bir hastalıktır. Tedavinin ana amacı, cilt hücrelerinin bu kadar hızlı büyümesini engellemektir. Sedef hastalığı için tedavi yoktur, ancak semptomları yönetebilirsiniz. Nemlendirme, sigarayı bırakma ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı önlemleri yardımcı olabilir. Birkaç çeşit sedef hastalığı vardır. Bunlar şunları içerir: Plak sedef hastalığı: En yaygın biçim olan plak, gümüş pullarla kaplı kuru, kabarık, kırmızı deri lezyonlarına (plaklara) neden olur. Plakalar kaşıntılı veya ağrılı olabilir ve az ya da çok sayıda olabilir. Vücudunuzda, cinsel organlarınız ve ağzınızın içindeki yumuşak doku da dahil olmak üzere her yerde olabilirler. Tırnak sedef hastalığı: Sedef hastalığı tırnakları ve ayak tırnaklarını etkileyerek çukurlaşmaya, anormal tırnak büyümesine ve renk kaybına neden olabilir. Psoriatik tırnaklar tırnak yatağından (onikoliz) gevşeyebilir ve ayrılabilir. Guttat sedef hastalığı: Bu tip öncelikle genç yetişkinleri ve çocukları etkiler. Genellikle strep boğaz gibi bakteriyel bir enfeksiyon tarafından tetiklenir. Gövde, kollarınız, bacaklarınızda ve kafa derisinde küçük su damlası şeklindeki şişlik lezyonları ile işaretlenmiştir. Lezyonlar ince bir skala ile kaplanır ve tipik plaklar kadar kalın değildir. Kendi başına giden tek bir salgın olabilir veya tekrarlayan bölümlere sahip olabilirsiniz. Ters sedef hastalığı: Bu temelde koltuk altlarındaki, kasıklarda, göğüslerin altında ve cinsel organların etrafında cildi etkiler. Püstüler sedef hastalığı: Ellerde, ayaklarda ya da parmaklarda yanmalar görülür. Genellikle çabuk gelişir, cildiniz kırmızılaşır ve yumuşadıktan sonra pus doldurulmuş kabarcıklar sadece birkaç saat sonra ortaya çıkar. Kabarcıklar sıklıkla gelip gidebilir. Genelleştirilmiş püstüller ayrıca ateş, titreme, şiddetli kaşıntı ve ishale neden olabilir. Eritrodermik sedef hastalığı: Sedefin en az görülen tipi, eritrodermik sedef hastalığı tüm vücudunuzu kaşınabilen veya yoğun şekilde yanabilen kırmızı, soyulmuş bir döküntü ile kaplayabilir. Psoriatik artrit: İltihaplı, pullu deriye ek olarak, psoriatik artrit, artritin tipik olan şişmiş, ağrılı eklemlere neden olur. Bazen eklem semptomları sedefin ilk veya tek tezahürüdür veya bazen sadece tırnak değişiklikleri görülür. Semptomlar hafif ile şiddetli arasında değişir ve psoriatik artrit herhangi bir eklemi etkileyebilir. Hastalık genellikle diğer artrit formları kadar sakat olmamasına rağmen en ciddi vakalarda kalıcı deformiteye yol açabilen sertlik ve ilerleyici eklem hasarına neden olabilir.

Sivilce Nasıl Önlenir?

Sivilce önüne geçilebilen bir rahatsızlıktır. Hatta önlem alındığı takdirde sivilce ile başa çıkmak daha da kolay bir hal alır. Bireylerin ise problemi tamamen ortadan kaldırabilmeleri için birtakım faktörlere dikkat etmeleri gerekmektedir. Sivilceyi oluşturan faktörlerin önüne geçmek ise bu noktada uygulanması gereken en önemli hususlar arasında yer alır. Sivilce oluşumunu önleyebilmek için dikkat edilmesi gereken hususlar ise aşağıda detaylı bir şekilde yer almaktadır.

Temizlik

Temizlik, sivilce konusunda en önemli unsurlardan biridir. Cilde gereken özenin sağlanması, gözeneklerin tıkanmaması için her türlü faktöre dikkat edilmesi sayesinde sivilce oluşumunun önüne geçilebilir. Bunu yapabilmek için ise her sabah ve akşam yüz temizleme jelleri ya da cilde uygun sabunlar ile cilt temizliğinin yapılması gerekmektedir. Sivilce oluşumunun engellenmesinde temizlik kadar nem ya da yağ oranının sağlanabilmesi de önemlidir. Sebum oranının artması nedeniyle ortaya çıkan bu hastalık, cilt için gerekli olan ortam hazırlandığı takdirde sivilcelerin önüne geçilebilmektedir. Bunun için ise uygun nemlendiricilerin ve toniklerin kullanılması önerilir. Tonik, temizlenmiş olan cilde uygulandığı takdirde gözenekleri sıkılaştırarak kir ve yağın dolmasını engeller. Bu nedenle pek çok dermatolog bu yönde ürün tavsiyesi gerçekleştirmektedir.

Beslenme

Beslenmenin sivilce oluşumu üzerinde etkisi oldukça büyüktür. Fast food adı verilen hazır gıdaların devamlı olarak tüketilmesi ya da yağlı gıdalar ile beslenmek, sivilce oluşumunu tetiklemektedir. Bu gibi durumlar ile karşılaşmamak için ise sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek önerilir. Yeme alışkanlıklarını düzene sokan kişilerde sivilce oluşumu en aza inmiştir ve bu bağlamda yapılan gözlemlere dair kanıtlar da oldukça fazladır. Sivilce ile karşı karşıya kalmamak için salata, sebze ve meyve gibi besinlerin yanı sıra yoğurt, et ve süt ürünleri de tüketilebilir. Cildi hem besleyen hem de yağ ve nem oranını düzenleyen bu gıdaların etkisi oldukça fazladır.

Stresten Uzak Durma

Stres sivilce oluşumunu tetikleyen ana unsurlar arasında yer alır. Var olan sivilcelerin daha da artmasına neden olan bu unsur ortadan kaldırılmadığı sürece kullanılan ilaçların ya da sürülen kremlerin bir etkisi bulunmamaktadır. Sivilce ile mücadele eden kişilere ilaç kullanımının yanı sıra psikolojik destek de tavsiye edilmektedir. Eğer kişi stres kaynağından uzak duramıyor ise strese neden olan faktörle başa çıkabilmesi için gereken destek verilerek sivilce oluşumu engellenebilir.

Sıvı Tüketimi

Sivilce oluşumunun önüne geçebilmek için sıvı tüketimi de oldukça önemlidir. Düzenli ve yeterli sıvı tüketimi gerçekleştirmek ciltteki nem ve yağ oranının dengelenmesinde etkili rol oynamaktadır. Bu sebeple uzmanlar sivilce oluşumunun tamamen önüne geçebilmek için günde en az 2 litre su tüketimi gerçekleştirilmesi gerektiğini de belirtir. Nodül ya da siyah nokta gibi sorunlar ile karşı karşıya kalmamak için ise mutlaka uzmanların söylemlerine kulak vererek düzenli su tüketimi gerçekleştirmek gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Sivilce ile alakalı olarak hastalar farklı soru işaretleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle bu hastalığın iyileşme süreci, yinelemesi ya da buna benzer problemler en çok kafa karıştıran sorunlar arasında yer alır. Sıkça sorulan sorular ve bu sorulara ait tüm detaylar aşağıda yer almaktadır.

Sivilce Tedavi Edildikten Sonra Tekrar Çıkar Mı?

Sivilceler, genellikle yağlı yiyecek tüketimlerinden ya da mikrop kapmalarından ortaya çıkmaktadır. Bu rahatsızlık, günlük hayatta sıkça karşılaşılabilecek bir durumdur. Tüketilen yağlı yiyecekler sonucunda vücudun farklı bölgelerinde çıkan sivilceler, gün boyu kişiye rahatsızlık vermektedir. Sivilceler, genellikle yüz çevresinde çıktığından dolayı, yara olma durumu da oldukça fazladır. Eğer akneler patlatılırsa, kişi acı ve ağrı bakımından bir rahatlama hisseder, ancak bu aknelerin bıraktığı izler kalıcı olabilmektedir. Bu yüzden sivilceler, ciltte oluştuğu zaman herhangi bir müdahale yapmamak en doğrusu olacaktır. Sivilceler, en sık yaşanılan rahatsızlıklardan biri olduğu için tedavi edilmesine rağmen tekrar çıkabilmektedir. Aynı yerde çıkmayabilir ancak vücudun farklı bir bölgesinde patlak verebilmektedir. Genellikle vücudun yağ oranının yüksek olduğu yerler olan yüz, omuzlar, sırt bölgesi, kalça bölgesi, kulak içi, kulak memesi, kulak kepçesi ve burun çevresinde sıklıkla karşılaşılmaktadır. Yağlanmalar fazla olduğundan insan cildinde birikme yapar ve tahriş yolu ile ciltte yara oluşur. İlk safhalarında sinek ısırığının bıraktığı ize benzer ancak ağrılıdır. Sonrasında sivilce ucu belirir ve bir yağ tabakası uç kısmı kaplar. Son halinde bir volkanik dağa benzemektedir. Tedavi sonrası sivilceler, cildin herhangi bir bölümünde belirmez. Ancak hijyen faktörü göz önünde bulundurulmadığı takdirde sürekli bir cilt hastalığı olarak belirebiliyor. Bu yüzden vücut temizliğinize dikkat etmeli ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalısınız.

Sivilce Oluşumunu Önlemek İçin Cildimi Nasıl Temizlemeliyim?

Sivilce tedavileri için, cildin sürekli nemli tutulması gerekiyor. Çünkü yağ birikmesi sonucu oluşan bu rahatsızlık, nemin olduğu yerde barınamaz. Gerek su ile gerek ise cilt kremleri ile yapacağınız temizlik sizi aknelerden ciddi bir boyutta koruyacaktır. Günlük hayatta uygulanabilecek pek çok bakım yöntemi vardır. Bunların arasında en sağlıklı olanı su ve sabun ile yapılan temizliktir. Ciltte yağlanmanın en sık görüldüğü yerlere sabun ve su ile yapılacak temizlik, sizleri aknelerden uzak tutacaktır. Sabun ile yüzünüzü köpürtün ve sabunun bir süre yüzünüzde kalmasına izin verin. Ardından su ile yüzünüzü güzelce yıkayın. Cildinizin daha pürüzsüz olacağını hissedeceksiniz. Bu hissiyatın sebebi, deri dışına taşan yağ tabakasının temizlenmiş olmasından kaynaklanıyor. Bu yöntemi günde 2 kez uygulamak sizi ve cildinizi oldukça rahatlatacaktır. Bir diğer uygulama ise, cilt kremleridir. Cilt kremleri, nemlendirici ve temizlik maddeleri içermektedir. Ancak bu temizlik maddeleri, cilde zarar vermemektedir. Ancak alerji söz konusu ise, kullanım için hekiminize başvurmanız, büyük fayda sağlayacaktır. Cilt kremlerinin kullanımı oldukça basittir. İşaret parmağınızın ilk boğumunu dolduracak kadar krem, yüzünüzün temizliği için yeterli olur. Kremi yüzünüze sürdüğünüz sırada, oval biçimde yapacağınız el hareketleri ile kremi deriye yedirin. Ardından cildin, bu kremi tamamen emmesini bekleyin. Krem emildikten sonra, ciltte yağlanma durumu kısa bir süreliğine en aza indirgenmiş oluyor. Sivilcenin bulunduğu yere fazla krem sürmek, aknenin iyileşme sürecini hızlandırmamaktadır.

Sivilce İlaçlarının Yan Etkileri Nelerdir?

Günümüzde teknolojinin ilerlemesi sayesinde, özellikle ergenlik döneminde olan bireylerin en büyük sorunu olan sivilceler için, çeşitli ilaçlar bulunur. Bu yağ tabakaları, cilde zarar verir. Ancak ilaç ile tedavi edilmesi de mümkündür. Ancak bazı bireylerin, bu tür ilaçlara karşı alerjisi olabiliyor. Bu yüzden kullanım talimatının dikkatli bir şekilde okunması büyük önem arz ediyor. İlaç kullanımı için bir güvensizlik hissediyorsanız, hekiminize başvurabilirsiniz. Hekiminizin size yapacağı muayeneler sonucunda, herhangi bir alerjiye sahip olup olmadığınız ortaya çıkacaktır. Bu önlemin yerine getirilmemesi durumunda ise kişilerde; Karaciğerin işlevini düzgün bir şekilde yerine getirmemesi Yüz kuruluğu Dudak ve göz çevresinde kuruluk Depresyon etkisi Olağandışı davranışlar Nefes alıp vermede zorlanma Yutkunmada zorlanma Uzuvlarda şişme, Ellerde, ayaklarda ve yüzde kızarıklık Halsizlik Mide bulantısı Kusma Diş eti kanaması ve iltihabı İshal Ağlama nöbetleri Endişe Uykusuzluk Konsantrasyon eksikliği Kaşıntı Deri soyulması Saç kaybı Kansızlık Enfeksiyonlara karşı yatkınlık Gözde iltihaplanma, kaşıntı ve tahriş hissi Kas ve eklem ağrıları Susuzluk hissi Hafif burun kanamaları Görülebilmektedir. Yani sivilce ilacı kullanmaya karar verirken kararlı ve dikkatli olunmalıdır.

Kozmetik Ürün Kullanmak Cilde Zarar Verir Mi?

Kozmetik ürünlerin çoğu, cilt için zararlı maddelerdir. Bu ürünler, cildin nefes almasını engelleyerek deride kuruluk ve sivilceye sebep olur. Bazı kozmetik ürünlerinin içerisinde yer alan kimyasal maddeler, ciltte alerjiye sebep olabilmekte ve kalıcı hasarlar bırakabilmektedir. Ancak doğal maddelerden üretilen kozmetik ürünleri, cilde vereceği zararın en aza indirgenmesi gerekliliğine uygun olarak üretilir. Günümüzde ünlü kişiler, kozmetik ürünleri yüzünden cilt hastalıklarına yakalanabiliyor. Bunun sebebi ise, tek bir markada kozmetik ürün kullanmak yerine, ürün markasının sürekli değiştirilmesinden kaynaklanıyor. Özellikle reklam filmleri için yapılan çekimlerde, bu kişilerin cildi harap olmaktadır. Çünkü her çekim için farklı makyajlar yapılıyor. Durum böyle olunca; ciltte kuruluk, deri dökülmesi, sivilce veya siyah noktaya sebep olmaktadır. Düzensiz yüz temizliğinden dolayı, cildin en üst tabakasında bakteriler, hızlı bir şekilde üremektedir. Buna bağlı olarak ciltte yer alan gözenekler tıkanır ve terleme işlemi gerçekleştirilemez. Ciltte yaşanılan tıkanıklık yüzünden, yavaş yavaş kuruluk ve bozulma başlar. Ardından kuruluk durumu dökülme ile devam eder. Belli bir süre sonra cilt hastalıkları patlak vermeye başlamaktadır. Bu yüzden kozmetik ürünlerinin sıkça kullanımı durumunda, hekimden yardım almak oldukça mantıklı bir tercih olacaktır. Bu süre boyunca, cilt temizliğinizi aksatmamanız sizin için büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Sivilceye Karşı Ürün Kullanmadan Önce Doktora Danışmak Gerekli Midir?

Sivilcelere karşı ilaçlar genel kullanım açısından etkilidir ancak bazı yan etkileri, insan vücudunda büyük hasarlar meydana getirebiliyor. Bu ilaçların kullanımı gerçekleştirilmeden önce, mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Doktorların yapacakları testler, sizin ilaca karşı alerjiniz olduğunu saptamak için oldukça etkili bir yöntemdir. Kan tahlilleri ve çeşitli muayeneler sayesinde, bünyenin ilaca karşı nasıl bir tepki vereceği öngörülebilmektedir. Bu öngörüler sonucunda doktorunuz, size daha düşük doza sahip ilaçlar önerebilmektedir. Bu durumda kişilerin, doktorların tavsiyelerini harfiyen uygulaması gerekiyor. Sivilce ilaçları, kullanım açısından basit bir ilaç gibi görünse de, vücudun neredeyse her bölgesine etki yapmaktadır. Sinir, dolaşım, boşaltım ve hatta solunum sistemine de etkisi vardır. Bu ilaçların dozu genellikle yüksektir. Çünkü tedavi süreci için kullanıldığından dolayı, ilacın etkisini kısa sürede göstermesi gerekiyor. Ayrıca ilaçların uzun kullanım süresi de bu durumu daha riskli hale getiriyor. İlaç kullanımından önce, kişilerin kendi imkanlarıyla yapabileceği uygulamalar ilaçlara göre daha iyi etki gösterebiliyor. Vücut temizliği, günlük zamanda yenilen yemeklere dikkat etme, bol bol su ve meyve tüketimi sivilce oluşumunun önüne geçebiliyor. Sebzelerden ise domates, salatalık ve pırasa, cilde çok yararlıdır. Ayrıca meyvelerden elma, portakal, şeftali ve karpuzun büyük bir kısmı sudan oluşur. Bu da vücudun su ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamaktadır.

Alkol ve Sigara Sivilceye Neden Olur Mu?

Alkol ve sigara, bağımlılık yapan kötü alışkanlıklardandır. Alkol, vücut içerisinde çok kolay kana karışabilmektedir. Bu sayede vücuttan atılması da zaman alır. Alkol kullanımından sonra yapılan idrardan bile bu durum anlaşılabilir. Alkol, en büyük zararı karaciğere verir. Alkolün üretiminde kullanılan şeker, karaciğeri doğrudan etkiler ve yağlanmaya sebep olur. Yağlanma sürecinde olan karaciğer, görevini yerine getirememeye başlar ve alkolün zararlı kısmını süzemez. Bu durumda da alkolün tüm etkileri vücutta barındırılır. Alkol kullanımından ortaya çıkan hastalıklardan en bilineni ise sirozdur. Alkol kullanımı, gün içerisinde 3 öğün olarak yapılıyorsa sivilce oluşumuna zemin hazırlayabilir. Çünkü içerdiği şeker yüzünden, cildin yağlanmasını sağlar. Sigara ise bir tütün ürünüdür. İçerisinde yer alan nikotin maddesi sayesinde, bağımlılık etkisi taşır. Bunun yanı sıra benzen ve karbonmonoksit gibi maddeler de, akciğerleri tüketir. İnsan vücudunda bulunan akciğerler, tıpkı sünger gibidir. Bu organlar solunan havayı süzerek, zararlı etkenleri yok eder. Ancak sigara kullanımında, akciğerlerin süzmesi gereken zararlı madde çok olduğundan belli bir süre sonra işlevini yerine getiremez. Bu durumun son aşaması ise akciğer kanseridir. Bu rahatsızlık ise %80 oranında ölüm ile sonuçlanır. Sigara kullanımı, gün içerisinde fazlaysa sivilceye sebep olabilir. Çünkü kılcal damarların tıkanmasına sebep olur. bu tıkanmalar ise yağlanmaya, yağlanmalar ise akne oluşumuna sebep olur.

Ne Tür Besinler Sivilce Oluşumuna Sebep Olabilir?

Sivilce oluşumu, birçok etkene bağlı olarak gerçekleşebilir. Bu etkenler arasında; açık bir yaranın mikrop kapması, düzenli vücut temizliğinin olmaması, aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerin tüketilmesi yer almaktadır. Bu etkenler vücuda oldukça zararlı olup, cildi olumsuz yönde etkilemektedir. Günümüzde, yiyeceklerin çoğunda şeker ve yağ bulunmaktadır. Çocukların çok sevdiği şekerlemeler, çikolatalar, gazlı içecekler ve fast-food tarzı yiyeceklerde bolca şeker ve yağ bulunmaktadır. Bu gıdaların tadı güzel olsa da, vücuda zararı da oldukça fazladır. Şeker, tuz ve yağın çok tüketilmesi, cilde ve özellikle sindirim sistemine zarar verir. Ancak zeytinyağı, yağ kapsamının dışında kalmaktadır. Çünkü zeytinyağının üretiminde, herhangi bir katkı maddesi bulunmamakla beraber, tedavi edici etkisi bulunmaktadır. Bahsi geçen yağlar, mısır ve ayçiçeği yağıdır. Bu gıda malzemeleri, ciltte çeşitli sorunlara yol açarak yağlanmaya sebep oluyor. Buna bağlı olarak da sivilceler çıkmaya başlıyor. Bu sorundan korunmanın en iyi yolu dengeli beslenmekten geçiyor. Dengeli beslenme sürecinde, vücudun her türlü gıda maddesine ihtiyaç duyduğu unutulmamalıdır. Et ve süt ürünlerinin yanı sıra, vücudun yağa ve şekere de ihtiyacı vardır. Ancak diğer gıdalara göre şeker, tuz ve yağın tüketimi en aza indirgenmelidir. Bu tavsiyeler uygulandığı takdirde, ciltte oluşan akne sayısının giderek azaldığını siz de göreceksiniz. Her gıdanın dozunda tüketilmesi, en uygun çözümdür.

Sivilce Oluşumunu Engellemek İçin Günde Kaç Litre Su İçmeliyim?

Sivilce oluşumunu engelleyen pek çok unsur vardır. Bunların arasında en etkili olanı ise sudur. Su, vücuttaki yağ dengesini düzenler ve vücudun en çok ihtiyaç duyduğu sıvıdır. İkame edilecek bir şey kullanılamadığından, su tüketimi insan için oldukça büyük bir yere sahiptir. Su tüketimi, insanların bünyesine göre değişiklik göstermektedir. Bazı insanlar günde 1 litre su içerken, bazı insanlar ise 5 litreye kadar su içebilmektedir. Bunun sebebi vücutta bulunan yağ ve tuz oranıdır. Yağ ve tuz vücutta ne kadar çok bulunursa, su ihtiyacı da o kadar artmaktadır. Su tüketimi sayesinde, vücutta fazlalık olarak bulunan yağlar ve tuzlar çözülür ve vücuttan atılır. Bu sayede kişinin vücudunda sivilce oluşumu ciddi bir oranda azalmaktadır. Su, insan vücudu için en önemli ihtiyaçtır. Suyun insan vücuduna pek çok faydası bulunduğu bilinmektedir. Özellikle ergenlik döneminde başladığı bilinen bu hastalık için, doktorlar da ilaçtan ziyade bol su tüketimi ve dengeli beslenmeyi önermektedir.

Sivilce Tedavisinin Doğal Yöntemleri Var Mı?

Akne tedavisi, tıbbi yöntemler ile uygulansa da, kişilerin evlerinde uygulayabileceği doğal yöntemler de bulunmaktadır. Günlük temizlik, bol su tüketimi, dengeli beslenme, stresten uzaklaşmak için yapılacak hobiler bunlardan bazılarıdır. Bunların haricinde limon, cilt hastalıklarından olan sivilce tedavisi için oldukça iyi bir ilaç olarak nitelendirilmektedir. Limonun içerisinde bulunan C vitamini ve sitrik asit, bu hastalığın baş düşmanıdır. C vitamini, gribal enfeksiyonlarda ya da sivilce tedavilerinde büyük rol oynar. Bu vitamin, vücutta bulunan hücrelerin iyi bir biçimde beslenmesini sağlar ve hücrelerin daha hızlı çoğalmasına yardımcı olur. Bunun haricinde sitrik asit, insan tenine zarar vermeyen bir maddedir. Bu madde yakıcı özelliğe sahip olduğundan, cilt ile temasa girdiğinde mikropları öldürür. Cilt temizliği için kullanılacak maddelerin özellikle limon içermesine dikkat etmelisiniz. Limonun içerikleri, ciltte yer alan gözeneklerin açılmasına ve kir, pislik gibi tıkayıcı etkilerin temizlenmesini sağlar. Bu sayede cildiniz daha nemli ve temiz hale gelmektedir.

Sivilce Sıkmak Zararlı Mı?

Sivilceler, ciltte oluşan kırmızı renkli lekelerdir. Bu lekelerin içi yağ dolarak ciltte belirir. Bazı zamanlarda ciltte çok belirirken, belli bir dönem sonrasında sıklığı azalmaktadır. Sivilcenin tedavisi için pek çok uygulama bulunmaktadır. Bunların arasında yüz temizliği için yapılan bakımlar, bol su tüketimi, yağlı yiyeceklerden kaçınma yer almaktadır. Ancak sivilcenin sıkılması oldukça zararlıdır. Çünkü sivilce sıkıldığı takdirde; bölgede morluğa, kanın toplanmasına, yara izine ve geçici ağrıya sebep olmaktadır. Bu durumlar, ciltte tahrişin olmasına ve görüntü kirliliğine sebep olmaktadır. Ancak bu durum için en iyi tedavi yöntemi sivilce ilaçlarıdır. Ancak bu ilaçların kullanımı için, doğal yöntemleri denemiş olmanızda yarar vardır. Sivilce ilacı, tüm dünyada aktif bir şekilde kullanılan bir tedavidir. Sivilcelerin ciltten temizlenmesi için kesin çözüm olarak öngörülür. Ancak sahip olduğu yan etkiler, ilacın kullanılmasında azalmaya sebep olabilmektedir. Halsizlik, depresyon hissi, saç dökülmesi, ciltte ve ağızda kuruluk, ciltte döküntü, bulantı, kusma, ishal gibi yan etkilere sahip olan bu ilaç, ergenlik döneminde olan çocuklar için bazen tavsiye edilmemektedir. Ancak kullanımlar esnasında bu belirtiler geçici unsurlardır. 6 aylık bir kullanım sonrasında sivilcelerin tamamı temizlenebilmekte ve sivilcelere ait herhangi bir ize rastlanmamaktadır.

Sivilceyi Fondötenle Kapatmanın Bir Sakıncası Var Mı?

Sivilceler, ciltte oluşan yaralar olarak nitelendirilebilir. Bu hastalık türü, dünyada en yaygın olan hastalıklardan birisidir. Gündelik hayatta pek çok insan, bu hastalığa maruz kalabiliyor. Ancak bazı kişilerde bu normal bir durum iken, bazı kişilerde ise genetik bir bozukluktan kaynaklanabiliyor. Bunların yanında yağlı yiyecek tüketimi, stres, aşırı kilo ve bazı kozmetik malzemelerinin kullanımı da sivilce oluşumuna sebep olmaktadır. Özellikle kadınlar, bazı kozmetik ürünlerinin kullanımı sonrasında sivilceler ile karşılaşabilmektedir. Bunun sebebi, bu ürünlerin çeşitli kimyasal maddeler içermesidir. Kapatıcı olarak adlandırılan “fondöten” kullanımı sivilcelere doğrudan zarar verir. Açık yara olarak sayıldığından herhangi bir kozmetik ürünü ile temasa girmesi tavsiye edilmemektedir.

Sivilce Zamanla Geçer Mi?

Sivilceler çözümü gayet basit olan bir hastalık türüdür. Bu hastalıkların tedavi süreci de oldukça kolaydır. Genetik bir bozukluktan kaynaklanan aknelerin tedavisi ise ilaçlar ile gerçekleştirilebilmektedir. Özellikle ergenlik döneminde çıkmaya başlayan sivilceler, insan ömrünün bu aşamasından ölümüne kadar her dönem meydana gelebilmektedir. Ergenlik döneminde kişilerin vücudunda bazı değişimler oluşur. Bu değişimler arasında çocukluk bedeni, yetişkinlik bedenine dönüşmesi de yer alır. Böyle bir durumda, kişilerin vücutlarında oluşan değişimlere bağlı olarak sivilceler oluşur. Bu sivilceler, kişilere günlük hayatta büyük sorunlar yaşatabilmektedir. Ancak bu sorunlar geçicidir ve zamanla kaybolur. Bu nedenle sivilce oluşumu büyütülecek kadar ciddi bir sorun değildir. Her insanın başına gelen bu durum, kendiliğinden geçmektedir.

Ergenlik Sivilceleri Zamanla Geçer Mi?

Ergenlik döneminde ciltte oluşan sivilceler, bu döneme ait olmaktadır ve ergenlik dönemi boyunca sık sık karşılaşılır. Ancak ergenlikte çıkan sivilcelerin oluşumu, ergenliğin bitiminde son bulmaktadır. Bu dönemden sonra çıkacak olan sivilcelerin, beslenme ve temizlik ile bağlantılı olduğu unutulmamalıdır. Ergenlik sivilceleri, insan cildinde çıkan ilk sivilceler olduğundan dolayı deri, farklı tepkiler verebilmektedir. Bu tepkiler arasında kaşıntı ve ağrı en sık rastlanan belirtilerdir. Ergenlik dönemi ile beraber gelen dış görünüşüne dikkat etme içgüdüsü de kişiyi oldukça kötü etkilemektedir. Sivilcelere bağlı olarak oluşan üzüntü, öfke ve stres duyguları da sivilcelerin oluşumunu tetiklemektedir. Ancak ergenlik sivilceleri, ergenlik döneminin sonuna kadar ciltten temizlenmiş olur. bu sayede bireyler, sivilce sorunundan kurtulabilmektedir.

Sivilce Tedavi Edilmezse Yayılır Mı?

Sivilcelerin bazı türleri ergenliğe bağlı olarak gelişirken, bazıları da beslenme ile alakalı durumlardan meydana gelmektedir. Ancak bazı sivilce türleri ise enfeksiyona bağlı olarak gelişmektedir. Enfeksiyon kapmış bir doku çevresinde açık yara bulunuyorsa, bu yaranın acil bir müdahale ile kapatılması ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Enfeksiyonun yayılması ile bu mikroplar, doku zedelenmesine ya da sivilceye neden olmaktadır. Bu sivilcelerin tedavi edilmesi şiddetle tavsiye edilmektedir. Çünkü enfeksiyona bağlı olarak oluşan sivilcelerin temelinde bir rahatsızlık yatmaktadır. Bu rahatsızlığın saptanması ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde hassas dokunun bulunduğu bölgelere sıçrayan sivilcelerin tedavisi, daha zor olmaktadır. Bu durumda doktordan yardım istemek en doğru tercih olacaktır.

Sivilce Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Bağımlılık Yapar Mı?

Sivilce tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle yüksek bir doz oranına sahiptir. Kullanan kişiye pek çok yan etkisi bulunmaktadır. Bu yan etkilerin arasında baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, hassas dokuda döküntü, iltihaplanma, su çiçeği hastalığındaki gibi ciltte oluşan kırmızı kabarcıklar, saç dökülmesi, depresyon, intihar eğilimi bulunmaktadır. Ancak bu belirtiler arasında bulunan intihar eğilimi, oldukça seyrek bir orana sahiptir. Bu ilaçların bağımlılık durumu, hastalar üzerinde yapılan testler sonucunda saptanamamıştır. Ancak bu ilaç kullanımından önce, uyuşturucu kullanımı gerçekleştiren kişilerde benzer etkiler olabileceğinden, küçük bir ihtimalle bağımlılık etkisi görülebilmektedir. Ancak uyguladığı yan etkiler dolayısıyla, bağımlılık görülmemektedir. Lakin her sivilce oluşumunda, bu ilaçların kullanılmaması en doğru tercih olacaktır.

En Etkili Sivilce Tedavi Yöntemi Hangisidir?

İltihabı azaltmak, cildi rahatlatmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak için kozmetik uzmanı, manuel bir sivilce tedavisi yapar. Bu tedavi yüzdeki cildi temizler ve dezenfekte eder ve isteğe bağlı olarak ayrıca bir buhar tedavisi de içerir. Bundan sonra, siyah nokta ve püstüller açılır ve boşaltılır. Hafif akne benzeri belirtiler siyah nokta ve iltihaplı sivilce bazen ilk eczaneden reçeteli ilaç ve özelleştirilmiş bir cilt bakımı kendisi ile tedavi edilemez. Burada, cilt bir kozmetik uzmanı tarafından düzenli olarak temizlenmelidir. Eğer birkaç haftalık tedaviden sonra bile iyileşme olmazsa, dermatoloğa gidebilirsiniz. Büyük iltihaplı püstüller ve pürülan düğümler bile doktor tarafından muayene edilmeli ve tedavi edilmelidir. Dermatolog bir tanı yapar ve deri hastalığı üzerine açıklık getirmektedir. Gerekirse, ilaçları reçete eder ve cilt bakımı için önerilerde bulunur. İyileşen bir kozmetik tedavi, ılımlı ve şiddetli akne için de yararlıdır. Çünkü iyileşmeyi hızlandırabilir, skar oluşumunu önleyebilir ve hali hazırda oluşan yara izlerini kaldırabilir. Tıbbi kozmetik uygulamaları, güzellik salonlarında veya dermatolojik uygulamalarda özel eğitimli personel tarafından gerçekleştirilir. Işık tedavisi için farklı ışık türleri kullanılır. LED ışınlama (Işık yayan diyot), kırmızı ışık yoluyla kan dolaşımını uyarır. Mavi ışık tetikleyici propioni bakterilere karşı etki eder. Yoğun darbeli ışık tedavisi (IPL), mavi alandan ışık darbeleriyle antibakteriyel etkiye sahiptir.

Ağrılı Sivilceye Nasıl Müdahale Etmeli?

Sivilcelerin pek çok çeşidi bulunmaktadır. Bu çeşitler arasında tedavi süreci en zahmetli ve zor olanı ise ağrılı sivilcelerdir. Genel olarak hassas bir yapıya sahip olan bu sivilcelerin tedavisi, hasta tarafından oldukça zordur. Çünkü bu sivilcelerin içinde birikmiş olan yağ, belli bir süre sonra iltihaba ya da irine dönüşmektedir. Kişiler bu ağrıyı dindirmek için ağrı kesiciler ya da buz ile soğutma tedavisi uygulamaktadır. Bunlar geçici çözümler olduğundan sivilcenin tedavisinde etkili olmamaktadır. Ağrılı sivilceler diğer sivilcelere göre daha büyük boyuttadır ve yakından incelendiğinde şeffaf bir yapıya sahiptir. Kök kısmına uzanan kısım açık kırmızı ve baş kısmı ise şeffaftır. Şeffaflığın sebebi ise, sivilcenin içinde birikmiş olan iltihaptır. Bu tür sivilcelere gazlı bez ve eldiven yardımı ile müdahale edilmelidir. Sivilcenin başı sürtünme yolu ile açılır ve içerisinde yer alan iltihap boşaltılır. İltihabın boşaltılması esnasında sivilce çevresinin temiz bırakılması önemlidir. Çünkü iltihap kalıntıları ciltte enfeksiyona neden olabilmektedir. Ardından içi boşaltılmış olan sivilcenin üstü gazlı bez ile kapatılmalıdır. Oksijen ile temasa geçen sivilce, kısa bir süre içinde iyileşmektedir. Bu süre 1 ila 2 gün arasında değişmektedir. İyileşmenin sonunda gazlı bez çıkarılır ve bölge temiz su ile yıkanır. Tedavinin uygulandığı yerde şişmeler ya da kaşıntılar olabilmektedir. Bu durumda, sivilcenin bulunduğu yere steril olmayan müdahaleler yapmak, sivilcenin tekrar çıkmasına sebebiyet verebilir.

İlgili Organİlgili Bölüm
İlgili Tedavi
Sivilce Tedavisi