Sinüzit Ameliyatı


Sinüzit Ameliyatı

Alın ile burun arasında yer alan ve özellikle bulunduğu yer itibariyle birçok görevi üstlenen sinüslerde zaman zaman problemler meydana gelebilmektedir. Sürekli olarak iltihaplanan ve birçok tedavi yapılmasına rağmen herhangi bir çözüm bulunamayan sinüzit hastalığı, uzmanlar tarafından gerçekleştirilen ameliyat ile ortadan kaldırılmaktadır. Son dönemde en sık yapılan operasyonlar arasında yer alan sinüzit ameliyatı yapıldıktan sonra her ne kadar hastalık ortadan kalksa da hastanın dikkatli olmaması halinde dış etkenlere bağlı olarak tekrar nüksetme riski bulunur.

Sinüzit Ameliyatı Hakkında

İlaç tedavisi sonrasında sinüzitin ortadan kaldırılmaması ya da kronik bir hal alması halinde birey her açıdan olumsuz etkilenecektir. Doktorlar tarafından bu durumun düzeltilmesi ve hastanın normal hayatına rahat bir şekilde dönüş yapması için sinüzit ameliyatı gerçekleştirilir. Sinüzit ameliyatı riskli bir ameliyat olmamasına rağmen mutlaka uzman bir doktor tarafından gerçekleştirilmesi ve operasyon sonrasında hastanın da çeşitli dış etkenlere karşı korunması gerekir. Aksi taktirde problemin artış gösterme ihtimali de bulunmakla birlikte sinüzit ameliyatı birçok sorunun da ortadan kalkmasına neden olur.

Sinüzit Nedir?

Burun boşluğu çevresi ile yüz kemikleri içerisinde yerleştirilmiş sinüsler bulunmakta ve bu bölge özellikle burun kısmından alınan havanın nemlendirilmesine, ısıtılmasına yardımcı olmaktadır. Sinüsler sayesinde vücuda giren hava çok daha sağlıklı olurken, çeşitli enfeksiyon risklerinden de kurtarır. Maksiller, etmoid, sfenoid ve frontal gruplarından oluşan sinüsler, bazı dış etkenlere bağlı olarak enfeksiyon kapabilmekte ve sorunlar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Burun boşluğu etrafında bulunan sinüslerde enfeksiyon oluşması halinde geçici ya da kalıcı sinüzit hastalığı meydana gelir. Geçici sinüs hastalığı akut olarak adlandırılırken, problemin düzelmemesi ve 3 aydan daha fazla sürmesi durumunda kronik bir hal alır. Genellikle sinüzit oluşumu sonrasında uzman doktorlar tarafından hastanın hikayesi dinlenilmekte ve Radyolojik incelemeler yapılmakla birlikte hastalığın teşhisinin koyulması halinde ilaç tedavisi uygulanır. Problemin çözülmemesi halinde ise son incelemeler gerçekleştirilir ve ameliyat ile tedavi edilmesine karar verilir. Genel olarak bakıldığında ise sinüzit hastalığı 5 farklı başlık altında incelenebilmektedir;

  • Akut sinüzit,
  • Kronik sinüzit,
  • Subakut sinüzit,
  • Rekürren (Tekrarlayan) sinüzit ve kronik sinüzitin akut alevlenmesi.

Sinüzit Sebepleri

Sinüslerin tehdit altına alınmasıyla birlikte ortaya çıkan sinüzit hastalığı, bazı dış etkenlere ve nedenlere bağlı olarak oluşmaktadır. Uzmanlar tarafından yapılan incelemeler sonrasında sinüzit oluşma sebepleri şu şekildedir;

  • Sinüzitin en büyük nedenleri arasında hiç şüphesiz enfeksiyon yer almaktadır. Nazal mukozanın maruz kaldığı enfeksiyon sonrasında ödem ve inflamasyon tetiklenmekte, beraberinde sinüs boşalma kanalları tıkanmaktadır. Mukusun akacak bir kanal bulamaması nedeniyle de ostiumlar tıkanır ve bozulmaya başlar. Yaşanılan bu durum sonrasında ise zamanla bakteriyel oluşum ve çoğalma işlemi gerçekleşir, sinüzit hastalığı tetiklenmiş olur.
  • Bireyin sahip olduğu alerjiye bağlı olarak sinüs ostiumlarında tıkanıklık ve ödem meydana gelir. Bu durum sinüzitin en önemli oluşma nedenleri arasında ikincidir.
  • Burun içerisinde bulunan eğrilikler ve polipler de yine sinüzite yol açar.
  • Sinüs boşalma kanallarını daraltacak burun eti büyümeleri ya da farklı deformasyonlar meydana gelmesi ve geniz eti büyümesi halinde sinüzit tetiklenir.
  • Ayrıca net olmamakla birlikte geniz akıntısı, basınç değişiklikleri, aşırı derece burun açıcı sprey kullanımı, reflü, saman nezlesi, alerjiler, sigara tüketimi, soğuk ve kuru hava gibi etkenler de sinüziti tetikleyebilir.

Sinüzit Belirtileri

Sinüzit hastalığının oluşması halinde insan vücudunda çeşitli tepkimeler meydana gelir. Her ne kadar sinüzit hastalığı zaman zaman hafife alınsa da insan vücuduna şeker, romatizma ve kalp hastalıklarından daha fazla zarar vermekte, psikolojik olarak da olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple aşağıda yer alan belirtilerin yaşanması halinde mutlaka en kısa zamanda uzman desteği alınması gerekir.

  • Sinüzit hastalığına yakalanan kişilerde geceleri ve sabaha karşı yoğun bir öksürük krizi tutar. Oldukça inatçı olan bu öksürük, sebepsiz yere uzun süre rahatsız edebilir.
  • Burun akıntısı sarı-yeşil renkli ve koyu olmaktadır.
  • Göz çevresinde basınç hissedilir ve baş bölgesinde ağrı kronik bir hal alır. Kronik baş ağrısının en büyük nedenlerinden birisi de sinüzittir.
  • Nefes alırken kötü koku gelmesi, koku alma hissinde bozukluk ve mide bulantısı.
  • 10 ile 14 günden fazla süren nezle ve kronik olarak ateş yükselmesi.
  • Burunda yoğun bir tıkanıklık ve geceleri horlama.
  • Boğazda zaman zaman yanma ve yoğun geniz akıntısı.
  • Diş ve diş etlerinde ağrı, öne eğildiğinde baş bölgesinde ağrının daha da artması.
  • Davranışlarda değişiklik ve psikolojik olarak yorgunluk hissi olması halinde sinüzit hastalığından şüphelenir.

Sinüzit Tedavi Yöntemleri

Sinüslerde oluşan sinüzit hastalığı genellikle iki farklı başlık altında tedavi edilmektedir. Bunlardan birisi ameliyatsız yöntemler arasında yer alan ilaç tedavisi iken diğeri de ameliyatlı yöntemler arasında yer alan endoskopik sinüs cerrahisidir. Hastanın durumuna bağlı olarak genellikle ilk olarak ilaç tedavisi tercih edilmekte ancak sorunun ortadan kaldırılmaması halinde hastalığa en uygun cerrahi yöntem uygulanmaktadır.

İlaçla Tedavi

Genellikle bıçak altına yatmak ve cerrahi yöntemler ile tedavi olmak istemeyen bireylerin tercih ettiği yöntemler arasında ameliyatsız uygulamalar bulunmaktadır. Doktorlar tarafından da tercih edilen bu yöntem ilaç tedavisidir. Bilindiği üzere sinüzit hastalığı alerjiler ve enfeksiyonlar sonrasında ortaya çıkmakta, bakterilerin artışından olumsuz etkilenmektedir. Bu sebeple de uzman doktorlar tarafından antibiyotik tedavisine başlanır ve bakterilerin ortadan kaldırılarak sinüzitin silinmesi amaçlanır. Genellikle akut sinüzit hastalığında ilaç tedavisi etkili olsa da hastalığın 3 aydan fazla sürmesi ve kronik bir hal alması halinde farklı yöntemler tercih edilir.

Bitkisel Ürünlerle Tedavi

Sinüzit oluşumu sonrasında evde bazı yöntemler ile sinüziti ortadan kaldırmanız mümkün olmakla birlikte bu durum kesin sonuçlar vermeyebilmektedir. Genellikle alternatif tıp ile uğraşan bireyler sinüzit hastalığı için zerdeçal, acı biber, elma sirkesi gibi yöntemleri önermekle birlikte bazı hastalarda başarı sağlanmaktadır. Bitkisel tedavi yöntemleri ise şu şekildedir; Greyfurt Çekirdeği: Çağımızın en faydalı besinleri arasında yer alan greyfurt çekirdeğinin ince bir toz haline getirilmesi ve kurutulduktan sonra burun spreyi şeklinde buruna uygulanması halinde doğal bir antibiyotik görevi görür. Mukusun temizlenmesini sağlayan greyfurt çekirdeği, bakterili hücrelerin de ortadan kalkmasına yardımcı olur. Acı Biber: Yemeklerde tercih edilen acı ve baharatlı gıdalar mukusun çözülmesine yardımcı olmaktadır. Bu sebeple de acı yemekler yememiz ya da gıdalar tüketmemiz halinde burnumuz akmaya başlar. Sinüsleri hardal, köri, wasabi ve turp gibi baharatlar ile açmanız mümkündür. Zerdeçal: Asya bölgesinde en sık kullanılan baharatlar arasında yer alan zerdeçal, antioksidan ve anti-nflamatuar içeriği sayesinde sinüs basıncını gevşetmekte, mukusu açmaktadır. Ayrıca zerdeçal tüketimi sonrasında burun çevresindeki şişliklerde de ciddi bir azalma görülür. Elma Sirkesi: Filtresiz ile doğal bir şekilde üretilen elma sirkesinin sıcak suya ilave edilmesi ve buruna uygulanması halinde sinüzitler kısa süre içerisinde ortadan kalkar.

Ameliyatlı Tedavi Yöntemleri

Sinüzitin kronik bir hal alması ve ilaçla tedavi ile bitkisel ürünlerle tedavisinin mümkün olmaması halinde ameliyatlı tedavi yöntemlerine geçilir. Hastanın durumuna bağlı olarak sinüzit üzerinden incelemeler yapılmakta ve daha sonra gelişmiş yöntemler ile endoskopik sinüs cerrahisi uygulanmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisi özellikle son dönemde sıkça tercih edilen ve en başarılı sonuçlar alınan yöntemler arasında gösterilir.

Endoskopik Sinüs Cerrahisi (ESC)

Son teknoloji görüntülenme cihazları ile gerçekleştirilen ESC yani Endoskopik Sinüs Cerrahisi’nde sinüslerde bulunan iltihaplı dokuların alınma ve kanalların açılma işlemi gerçekleştirilir. Bu yöntem sayesinde hem burun kanalları açılmakta hem de iyileşme süreci kısa süre içerisinde tamamlanmaktadır. Özellikle sinüzit hastalığının ortadan kaldırılması amacıyla tercih edilen Endoskopik Sinüs Cerrahisi, bu hastalığın yanı sıra aşağıdaki problemler için de dünya çapında uygulanan bir yöntemdir;

  • Hipofiz tümörleri,
  • Beyin omurilik sıvı kaçakları,
  • Burun tümörleri,
  • Gözyaşı kanallarında tıkanıklık,
  • Görme sinirlerinde yaşanan yaralanmalar ve sıkışıklık.

Bilgisayar ve navigasyonlu sinüs cerrahisinin avantajları ise şu şekildedir;

  • Endoskopik görüntüde üç boyutlu olarak yol haritası oluşturma.
  • Ulaşılması güç bölgelere hızlı, güvenli ve rahat bir şekilde müdahale edilmesi.
  • Hassas cerrahinin düşük travma ile gerçekleştirilmesi.
  • Ameliyat ve iyileşme süresinin kısaltılması.
  • Oluşabilecek risklerin ve komplikasyonların en aza indirgenmesi.
  • Ameliyatta başarı oranının arttırılması ve hastalığın tekrar oluşma riskinin düşürülmesi.

Sinüzit Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Balon, navigasyon ve microdebrider gibi teknolojilerin kullanıldığı sinüzit ameliyatında, hastanın konforlu bir şekilde sinüzitten kurtulması amaçlanır. Genellikle endoskopik sinüs cerrahisinde burun eğikliğinin düzenlenmesi, kanalların açılması, boşaltılması, burun eti küçültülmesi ve bakterili dokulara müdahale gibi işlemler gerçekleştirilir. Bir sinüse müdahale işlemi yaklaşık olarak 15 dakika sürerken, burun anatomisine sistem sayesinde rahat bir şekilde girilmekte ve yol haritası oluşturulmaktadır. Hastanın burun bölgesinde bulunan problemler ortadan kaldırıldıktan sonra ameliyat kısa süre içerisinde tamamlanır. Sinüzit ameliyatı ise tek bir aşamadan oluşmamakta ve tetkikler, anestezi, kan tahlili, bilgisayarlı görüntüleme gibi işlemler sonrasında gerçekleştirilmektedir. Endoskopik sinüs cerrahisinde gerçekleştirilen tedaviler ise şu şekildedir;

  • Kanalların açılması ve tıkanıklığın giderilmesi,
  • Alın sinüsü ve sfenoid sinüs gibi dikkat edilmesi gerekilen özel sinüslere müdahale edilmesi,
  • Bakterili sinüs hücrelerinin ortadan kaldırılması,
  • Burun yamukluğunun düzeltilmesi ya da burun etinin alınması,
  • Poliplerin çıkarılması,
  • Etmoid sinüslerin açılması,
  • Septum doğrultma işleminin yapılması,
  • Geniz etinin tedavi edilmesi şeklindedir.

Kimler Sinüzit Ameliyatı Olabilir? Ameliyat İçin Uygun muyum?

Sinüzit ameliyatının doktorlar tarafından gerçekleştirmesi için hastanın bazı durumlara sahip olması gerekir. Bilindiği üzere sinüzit ameliyatı her bireye önerilmemekte ve sadece zorunluluk durumunda yapılması tavsiye edilmektedir. Hastanın kronik bir sinüzite sahip olmaması halinde ise ilk olarak ilaç tedavisi denenmekte ve zorunlu kalınması halinde sinüzit ameliyatı yapılmaktadır. Ayrıca sinüzit ameliyatı sadece sinüslerde oluşan problemler için değil aşağıda yer alan diğer hastalıklar için de uygulanabilir;

  • Hipofiz bölgesinde tümör bulunması,
  • Omurilik sıvılarında kaçak olması ve bu durumun sinüs ile burun bölgesini tehdit etmesi,
  • Burun veya sinüs kısmında tümör oluşması. Antibiyotik veya farklı tedavi yöntemleri ile giderilmemesi,
  • Gözyaşı kanallarında tıkanıklık ya da görmeyi sağlayan sinirlerde problem oluşmasında,
  • Troid oftalmopatisi durumunda.

Yukarıda yer alan hastalıklara sahip olan bireyler gerekli incelemelerin ardından sinüzit ameliyatı olabilmektedir. Ayrıca hastanın üzerinde yapılan testler sonrasında ameliyata uygun olması, kullanılacak ilaca, araçlara ya da anestezi türüne karşı herhangi bir alerjisi bulunmaması gerekir. Aksi taktirde sinüzit hastalığı için ameliyatlı yöntemlerin uygulanması mümkün değildir.

Ameliyatı Yapan Ekip Kimlerden Oluşur?

Burun bölgesinde yer alan hastalıklara bilindiği üzere hastanelerde ve kliniklerde Kulak Burun Boğaz (KBB) doktorları tarafından bakılmakla birlikte hastanın sinüzit hastalığına sahip olması halinde ilk olarak tedavi nedeniyle Kulak Burun Boğaz doktorlarına ulaşması gerekir. Tedavi sonrasında ameliyat gerekmesi halinde ise cerrahi operasyon tecrübeli bir doktor ve ekibi tarafından gerçekleştirilecektir.

Ameliyatın Yapılacağı Hastane Şartları

Her ne kadar gelişen teknoloji ile cerrahi operasyonlar daha güvenli ve az riskli bir hal alsa da mutlaka ameliyatın yapılacağı klinik ortamında bazı şartların yerine getirilmesi gerekir. Ameliyatın gerçekleştirileceği hastanede bazı imkanların bulunmaması ya da eksik olması halinde operasyonun geleceği riske girebilmektedir. Ayrıca gerekli hijyene sahip olmayan sağlık kuruluşlarında yapılan operasyonlarda enfeksiyon ve komplikasyon riskinin çok daha fazla olduğu belirtilir. Hastanenin sadece hijyenik açıdan kalitesine bakmanız ise yeterli olmamakla birlikte bunun yanı sıra yoğun bakım, anestezi, refakatçi ve kullanılan cihazları da incelemeniz gerekir. Operasyonun daha başarılı olması için klinikte dikkat etmeniz gereken detaylar ise şu şekildedir;

  • Bazı klinikler ve sağlık kuruluşları yasal gerekliliklerini yerine getirmemekte, hastaların sağlığını riske atmaktadır. Mutlaka operasyon öncesinde tedavi olacağınız kliniğin belgelerini ve izinlerini inceleyin.
  • Kliniğin temizlik açısından hijyenik olması ve gerekli steril ortamların oluşturulması önemlidir. Hastanenin temizliğine ve doktorların hijyen anlayışına dikkat etmeniz, operasyon sırasında oluşabilecek enfeksiyon gibi riskleri de ortadan kaldırır.
  • Bilindiği üzere anestezi operasyonu çeşitli bilgisayarlı endoskopik araçlar ile yapılmaktadır. Hastanede bu tür ekipmanların ve teknolojilerin bulunduğuna emin olun.
  • Operasyon öncesinde yapılacak anestezi, operasyon sonrasında yoğun bakım ve refakatçi gibi hizmetlerin de yer alması önemlidir.
  • Klinikte bulunan doktorların tecrübesine ve kliniğin başarı oranına da dikkat etmeniz sizlere avantaj sağlayacaktır. Ayrıca önceden ameliyat olan ya da kliniği kullanan hastalardan da doğrudan bilgi almanız mümkündür.

Yukarıda yer alan detaylara dikkat etmeniz halinde ise ameliyatın başarı oranı artış gösterecektir.

Yoğun Bakım Gerekir mi?

Endoskopik anestezi ameliyatı bilindiği üzere teknolojik aletlerin kullanıldığı ve en zorlu bölgelere bile rahatça girilebilen bir uygulamadır. Bu sebeple de operasyon sonrasında hasta üzerinde oluşabilecek riskler, komplikasyonlar oldukça azdır. Ancak zaman zaman operasyon sırasında düşük ihtimalli de olsa bazı sıkıntılar ve sorunlar meydana gelebilmekte, hastanın hayatı riske girmektedir. Bu tür durumların oluşması halinde ise problemin ortadan kaldırılması ve kontrol altında tutulması için hastanın yoğun bakıma alınması gerekebilir.

Anestezi Gerekir mi?

Endoskopik sinüs ameliyatı yapısı ve uygulanış şekli nedeniyle anestezisiz ya da lokal anestezi ile uygulanabilen bir operasyon türü değildir. Bu sebeple hastanın durumuna da bağlı olarak operasyon öncesinde hastaya mutlaka genel anestezi uygulaması yapılmaktadır. Anestezi sonrasında hem hasta herhangi bir ağrı ya da problem hissetmemekte hem de operasyon sonrasında oluşabilecek sancılar en aza indirgenmektedir.

Refakatçı Gerekir mi?

Normal şartlarda uygulama yapıldıktan sonra hastanın iyileşme süreci kısa olsa da refakatçi gerekmektedir. Özellikle ameliyat sonrasında hastanın ihtiyaçlarına yardımcı olunması ve gerekli hastane işlemlerinin yapılması için mutlaka bir refakatçi getirilmesi önerilir. Refakatçi bulunmaması halinde hastane ortamında bazı sıkıntılar da meydana gelebilmektedir.

Endoskopik Cerrahi Cihazları

Endoskopik operasyon türleri bilindiği üzere bilgisayarlı cerrahi olarak da gösterilmekle birlikte görüntülenme cihazları kullanılarak gerçekleştirmektedir. Doktorlar tarafından kullanılan endoskopik cerrahi cihazları sayesinde problemin olduğu bölgeye ufak cihazlar ile girilmekte ve görüntülenmektedir. Teşhis sonrasında ise yine aynı cihaz üzerinden vücut içerisinde bulunan problemler çözülebilir. Genellikle Endoskopik Sinüs Cerrahisi’nde navigasyon kullanılmakta ve burun içerisinde bulunan sinüslere erişmek için yol haritası oluşturulmaktadır. Daha sonra bu harita üzerinden sinüslere geçiş yapılarak yine aynı titizlikte problem ortadan kaldırılır, kanal açılır ya da burun ile geniz eti alma işlemi gerçekleştirilir.

Sinüzit Ameliyatı Fiyatları

Endoskopik sinüzit ameliyatı bilindiği üzere son teknolojinin kullanıldığı bir operasyon olması nedeniyle pahalı yöntemler arasında gösterilir. Ancak hem hastalığın risk oluşturması hem de devlet tarafından karşılanması beraberinde fiyatta bazı düşüşlere yol açabilir. Sinüzit ameliyatı hakkında net bir fiyat vermek ise mümkün olmamakla birlikte doktor tarafından uygulanacak yöntem, kullanılacak cihazlar, hastanın durumu, hastalığın seviyesi ve operasyonun yapılacağı klinik fiyat konusunda etkili olmaktadır. Sinüzit ameliyatında fiyatı belirleyen faktörler ve uygulamalar ise şu şekilde gösterilebilir;

  • Tek taraflı ya da iki taraflı ameliyat yapılması,
  • Müdahale edilecek sinüslerin alın ve sfenoid gibi özel sinüsler olması,
  • Ameliyat yöntemleri içerisinde balon sinoplasti ya da kombine gibi uygulamaların gerçekleştirilmesi,
  • Ameliyat sırasında cerrahi navigasyon ve microdebrider gibi ileri teknolojilerin kullanılması,
  • Operasyon içerisinde aynı zamanda burun estetiği, burun eti küçültülmesi gibi farklı işlemlerin yapılması,
  • Radyo frekans, nazal splinter gibi ek malzemelerin tercih edilmesi ve ameliyatın yapılacağı hastanenin özel olması halinde fiyatlar artış gösterebilmektedir.

Sinüzit Ameliyatı Öncesi

Doktorlar tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan sonra ameliyat sürecinin başlatılması halinde hastanın mutlaka bazı detaylara dikkat etmesi gerekmektedir. Doktorun gerçekleştirdiği incelemeler, testler ve tahlillerin yanı sıra hasta tarafından da verilen yönergelere uyulması özellikle operasyonun başarılı olması için önemlidir. Sinüzit ameliyatı öncesinde yapılması gerekenlerin aksatılması ya da eksik bir şekilde yapılması halinde operasyon sırasında çeşitli problemler meydana gelebilmekte, hasta hayati risk taşıyan sorunlar ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Tetkikler

Operasyon öncesinde KBB doktorunuz tarafından ameliyata hazır bir hale gelmeniz için bazı testler ve tetkikler yapılmaktadır. Anestezi kontrolü, kan tahlili, görüntüleme cihazları ile teşhis, fiziki muayene ve hastalıkların incelenmesi sonrasında ameliyata onay verilmektedir. Bu tür testler yapılmadan ameliyat gerçekleştirilmesi halinde ise hasta bazı sorunlar ile karşı karşıya kalabilir. Bilindiği üzere her birey ameliyat sırasında uygulanan yöntemlere, ilaçlara ya da araçlara uygun olmamakta, çeşitli olumsuz reaksiyonlar gösterebilmektedir.

Anestezi Kontrolü

Endoskopik Sinüs Cerrahisi’nde (ESC) tercih edilen uyuşturma yöntemi genel anestezi şeklindedir. Ancak bazı bireylerde bulunan hastalıklar, hücresinin yapısı ya da damarlarındaki farklı durumlar beraberinde anesteziye olumsuz tepki vermesine neden olabilir. Bu sebeple gerçekleştirilecek operasyon öncesinde anestezi doktorları tarafından hasta üzerinde incelemeler yapılmakta ve anesteziye karşı uygunluğu kontrol edilmektedir.

Kan Tahlili

Günümüzde gelişen teknoloji ve laboratuvar araçları sayesinde kan tahlili ile vücutta bulunan birçok hastalık ile bilgilere kısa süre içerisinde erişim sağlanabilmektedir. Doktorlar tarafından operasyon öncesinde alınan kan sayesinde gerekli incelemeler yapılarak, hastanın son durumu kontrol edilir. Kanında herhangi bir problem çıkması, operasyona risk oluşturması halinde ameliyat askıya alınmakta ve problemin çözülmesi amaçlanmaktadır.

Bilgisayarlı Görüntüleme

Hastalığın durumuna, seviyesine ve bulunduğu konuma bağlı olarak doktor tarafından daha fazla bilgi edinilmesi için görüntülenme cihazları ile kontrol edilmesi talep edilmektedir. Yapılan bilgisayarlı görüntülenme sayesinde burun, sinüs ve çevresinde yer alan sorunlar net bir şekilde tespit edilir, operasyonun seyri bu sonuca bağlı olarak değiştirilebilir.

Fiziki Muayene

Yapılan tetkikler, testler ve incelemelerin yanı sıra doktor tarafından fiziki muayene gerçekleştirilmekte, hasta birebir olarak incelenmektedir. Ayrıca fiziki muayene sırasında cihazlar ile görüntülenmeyen sorunlar da yine doktor tarafından görülebilir. Bu sebeple fiziki muayene operasyon öncesinde önem arz etmekte ve hastanın merak ettiği sorulara da cevap bulmasını sağlamaktadır.

Hasta Şikayetlerinin İncelenmesi

Hastalığın tam olarak bulunması ya da cihazlar tarafında görülmeyen sıkıntıların tespit edilmesi amacıyla hasta şikayetlerinin dinlenilmesi işlemi yapılır. Hastanın bu tedavi sırasında mutlaka hissettiklerini ve yaşadığı şikayetleri doktora aktarması, uygulanacak olan yöntemin başarılı olması için önemlidir. Doktor yaptığı incelemeler sonrasında hastanın şikayetlerine bağlı olarak teşhis koymakta ve uygulanacak yöntemi seçmektedir.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Tüketimi

Sadece sinüzit ameliyatında olmamakla birlikte doktorlar tarafından gerçekleştirilecek olan her türlü tedavi ve cerrahi operasyon öncesinde hastanın sigara ile alkol tüketimine dikkat etmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere sigara ve alkol tüketimi beraberinde hastalıkların geç iyileşmesine ya da farklı sorunları ortaya çıkarmasına sebep olmaktadır. Özellikle sinüslerin nefes kanalları üzerinde yer alması, sigara tüketiminin de bu hastalığı sürekli olarak tetikleyeceği anlamına gelmektedir. Bu sebeple operasyon öncesi başta olmak üzere doktor tarafından hastanın sigara, nargile gibi tütün ürünlerinden uzak durması, havası kirli ortamlarda da bulunmaması talep edilir. Bu durum hastalığın kısa süre içerisinde iyileşmesi ve tekrar oluşma riskinin en aza indirilmesi için önemlidir.

Kullanılan İlaçların Hekim ile Paylaşılması

Sinüzit ameliyatında çeşitli ilaçlar, anestezi uygulamaları, araçlar ve teknolojik aletler kullanılmaktadır. Bilindiği üzere hastaların ameliyata girebilmesi için özellikle kan sulandırıcı özelliği olan ilaçlar başta olmak üzere çeşitli hap ve şuruplardan uzak durması gerekir. Doktor tarafından gerçekleştirilecek olan sinüzit ameliyatı öncesinde hastanın mutlaka düzenli olarak kullandığı ilaçları doktor ile paylaşması ve doktor tarafından ilaçlara yönelik verilen yönergelere uyması gerekmektedir.

Tedavi Geçmişi Kapsamında İnceleme

Hastanın daha önceden olduğu ameliyatlar, geçirdiği operasyonlar ve tedaviler beraberinde sinüzit ameliyatının yapılmasını engelleyebilir. Başta burun ve sinüs bölgesi olmak üzere geçmiş dönemlerde olduğu ameliyatları ve cerrahi operasyonları mutlaka doktor ile paylaşmalıdır. Doktor tarafından geçmişte uygulanan başarısız tedavilerin tekrar edilmemesi ve etkili bir operasyon olması için farklı cerrahi yöntemler gerçekleştirilebilmektedir.

Operasyon Planı

Hasta üzerinden yapılan detaylı incelemeler, tetkikler ve testler sonrasında doktor ile ekibi bir araya gelmekte, hasta üzerinde uygulanacak yöntemin işleyişi hakkında plan oluşturmaktadır. Operasyon planı tamamen hastaya özel olarak tasarlanmakla birlikte hastalığın seviyesi ve diğer etkenler de operasyon planında değişikliğe yol açabilir. Operasyon planı tamamen ameliyatın başarılı sonuçlanması ve karşılaşılabilecek olumsuzluklar karşısında gerekli müdahalelerin yapılması için önemlidir.

Hasta ile Mutabakat

Doktor ile ekibi tarafından oluşturulan operasyon planı ilk olarak hasta ile paylaşılmakta ve uygulanacak yöntem hakkında bilgi verilmektedir. Hasta tarafından da onay verilmesi ve mutabakata varılması halinde ise operasyon süreci resmen başlamaktadır. Bu aşamadan sonra ise doktor tarafından ameliyat öncesi bazı hazırlıklar yapılmakta ve operasyon günü verilmektedir. Hastanın operasyon gününe kadar doktor tarafından verilen yönergelere uyması da özellikle rahat bir tedavi süreci geçirmesini sağlar.

Ameliyat Öncesi Beslenme ve Diyet

Hastanın durumuna bağlı olarak da değişiklik göstermekle birlikte kan değerlerinize ve diğer bilgilerinize bakarak diyetisyen aracılığıyla tarafınıza belli bir beslenme programı verilmektedir. Hastanın kilosunun da ameliyat sürecinde etkili olması halinde zaman zaman hastaya diyet programı da uygulanabilir. Sinüzit hastalığına sahip olan bireyin ameliyat gününe kadar sıkıntı yaşamaması için mutlaka beslenme planına uyması gerekir.

Sinüzit Ameliyatı Sonrası

Kulak Burun Boğaz doktorları tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyon sonrasında hastaların en çok merak ettiği konular arasında ağrı, pansuman ve iyileşme süreci yer almaktadır. Ayrıca ameliyat sonrasında hastanın uygulaması gereken bazı detaylar bulunur ve yapılmaması halinde çeşitli olumsuz komplikasyonlar meydana gelebilir.

Ameliyat Günü

Ameliyat günü hastaya genel anestezi uygulaması yapılması sebebiyle herhangi bir ağrı ya da acı hissetmemektedir. Operasyon sonrasında baygın şekilde olan hasta, birkaç saat içerisinde kendine gelse de uyuşturucunun etkisi devam ederken ağrılardan da kurtulmuş olur. Hastanın ilk olarak kontrol altında tutulması nedeniyle hastaneden taburcu edilmesine izin verilmemekle birlikte bu sırada doktor tarafından gerekli kontroller yapılır, hastaya ameliyat ve iyileşme süreci hakkında bilgi verilir.

Ağrı

Her ne kadar anestezi nedeniyle ilk birkaç saat ağrı hissedilmese de özellikle uyuşturucunun etkisinin geçmesiyle birlikte bir miktar sancı ve baş ağrısı meydana gelebilir. Bu aşamada ise doktor tarafından ilaç tedavisi uygulanmakta ve ağrıların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

Ayağa Kalkma

Hasta operasyon sonrasında kısa süre içerisinde ayağa kalkabildiği gibi özellikle baş ağrısı gibi sorunların artış göstermemesi için bir miktar dinlenmesi istenir. Hasta bu aşamada lavabo gibi ihtiyaçlarını rahat bir şekilde görmekte ve ayağa kalkma konusunda sıkıntı yaşamamaktadır. Ancak doktorlar tarafından birkaç gün dinlenilmesi ve fazla ayağa kalkmaması önerilir.

Hareket Kabiliyeti

Hasta bu süreçte hareket kabiliyetinden herhangi bir şey kaybetmemekte ve normal hayatına kısa süre içerisinde dönüş yapmaktadır. Doktorun verdiği yönergelere uyması ve kendisine dikkat etmesi halinde ise bu süre olumlu anlamda kısalmakta, ameliyatın başarı oranı da artmaktadır.

İlaç Kullanımı

Genellikle operasyon sonrasında oluşabilecek ağrılar ve sancılar için doktor tarafından ağrı kesici ilaç kullanımı önerilir. Ayrıca enfeksiyon ya da alerji gibi risklerin ortaya çıkması halinde antibiyotik ya da alerji ilaçlarının da kullanılması gerekebilir.

Psikoloji

Sinüzit hastalığına sahip olan bireylerin psikolojik açıdan olumsuz etkilendiği ve normal hayatında çeşitli sıkıntılar yaşadığı görülmektedir. Ameliyat sonrasında hasta kendisine zihnen yorgun hissetse de özellikle ağrıların ortadan kalkmasıyla birlikte normal hayatına dönüş yapmakta ve psikolojik anlamda da rahatlamaktadır. Herhangi bir psikolojik sıkıntı yaşaması ya da olumsuz etkilenmesi halinde ise doktor tarafından psikolojik destek alması için yönlendirilebilir.

Pansuman ve Doktor Kontrolü

Operasyon sonrasında pansumanların eksiksiz bir şekilde yapılması ve hastanın doktor kontrollerini aksatmaması önemlidir. İlk olarak ameliyattan hemen sonra doktor kontrolü yapılmakla birlikte ilerleyen zamanlarda tekrar kontrol gerekebilmektedir. Ameliyat sonrasında yapılan doktor kontrolü sayesinde oluşabilecek sıkıntıların önüne geçilebilir.

Beslenme ve Diyet

Endoskopik Sinüs Cerrahisi sonrasında hastanın beslenme konusunda dikkat etmesi oldukça önemlidir. Özellikle sigara, nargile gibi tütün ürünlerinden uzak durması ve dumanlı ortamlarda bulunmaması da hastalığının tedavisi için etkili olmaktadır. Hastanın operasyon sonrasında tekrar sigara kullanması ya da yapılması gereken uygulamalara dikkat etmemesi halinde hastalığın tekrar nüksetme riski bulunur.

Gözetim Süresi

Genellikle operasyon süresinde hastanın klinikte kalması ve gözetim altında tutulduğu süre değişiklik göstermektedir. Doktor tarafından yapılan incelemeler sonrasında hastanın taburcu edilmesi ya da bir süre daha hastanede kalması önerilir. Gözetim süresi de ameliyatın başarısına, hastanın durumuna ve diğer detaylar ile belirlenir.

Riskler, Yan Etkiler, Komplikasyonlar

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi sinüzit ameliyatında da bazı riskler ya da komplikasyonlar meydana gelebilmektedir. Kullanılan ileri teknoloji sayesinde riskler en aza indirilse de hastanın durumuna ve yapılan ameliyatın türüne bağlı olarak sorunlar gelişim gösterebilir. Başta enfeksiyon, alerjik reaksiyon, baş ağrısı ve anestezi komplikasyonları olmak üzere ameliyat sırasında ya da sonrasında şu problemler meydana gelebilir;

  • Ameliyat sırasında dokulardaki kanamanın artış göstermesi,
  • İleri derecede iltihap oluşması,
  • Pıhtılaşma sorunu yaşanması,
  • Hastada cerrahi travma oluşması,
  • Aktif bir kanama meydana gelmesi, kanamanın durdurulamaması,
  • Göz içinde kanama oluşması,
  • Orbita (göz çukuru) travması ya da şah damarı yırtılması,
  • Gözde hareket bozukluğu,
  • Beyinde bulunan omurilikte sıvı kaçağı meydana gelmesi ve göz yaşı kanalında travma oluşması şeklindedir.

Ayrıca yukarıda yer alan problemlerin yanı sıra kafa içinde apse, menenjit, hipofiz bezi hasarı ve beyin içine hava kaçması sorunları ortaya çıkabilir.

Baş Ağrısı

Genellikle sinüzit ameliyatı sonrasında en fazla sıkıntı oluşturan problemler arasında baş ağrısı yer almaktadır. Bilindiği üzere sinüsler doğrudan beyin sinirlerini etkilemekte ve çeşitli hastalıklara da yol açmaktadır. Sinüzit ameliyatının ardından meydana gelen baş ağrısı ise genellikle büyük sıkıntıların habercisi olmamakta ve uygulanan ilaç tedavisi ile ortadan kaldırılmaktadır.

Enfeksiyon

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi sinüzit ameliyatında da oluşma riski bulunan enfeksiyon, beraberinde iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Enfeksiyon durumunun meydana gelmesi halinde ise doktor tarafından yoğun miktarda antibiyotik uygulaması yapılır ve problem kısa süre içerisinde ortadan kaldırılır.

Alerjik Reaksiyon

Hastanın durumuna ve hücre yapısına bağlı olarak zaman zaman uygulanan yönteme alerjik olarak reaksiyon gösterebilmektedir. Alerjik reaksiyonun ortaya çıkması halinde ise doktor tarafından alerjinin sebebi belirlenmekte ve genellikle ilaç tedavisi tercih edilmektedir.

Anestezi Komplikasyonları

Bazı hastalar anestezi sırasında uygulanan ilaca ters tepki verebilmekte ya da alerjik reaksiyon gösterebilmektedir. Genellikle ameliyat öncesinde yapılan incelemelerde uygulanacak anestezi yönteminin belirlenmesi nedeniyle oluşabilecek riskler en aza indirilse de anestezi komplikasyonları meydana gelebilir. Bu tür durumlarda doktor tarafından anestezinin oluşturduğu olumsuz durumlar uygulanan tedavi yöntemi ile ortadan kaldırılır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastanın operasyon sonrasında iyileşme sürecinin kısalması ve hastalığın tekrar oluşmaması için dikkat etmesi gereken bazı detaylar bulunmaktadır. Ayrıca bu durum beraberinde ameliyatın da başarılı sonuçlanmasına ve riskler ile komplikasyonların ortadan kaldırılmasına da yardımcı olur.

Duş Alma

Genellikle hastalar tarafından en çok merak edilen konulardan birisi de operasyon sonrasında duş alma durumudur. Bilindiği üzere ameliyat yapılan bölgeye su temasının yapılması genellikle önerilmemektedir. Bu sebeple hastanın ihtiyaç duyması halinde problemli bölgeye su teması gerçekleştirmeden duş alması mümkündür. Tabi ki ortamın çok fazla sıcak ya da soğuk olmaması da herhangi bir sorunun ortaya çıkmaması için önemlidir.

Uyku Pozisyonu

Hastanın gece baş ağrısı çekmemesi ya da operasyonun gerçekleştirdiği bölgede bir problem oluşmaması için yüz üstü yatması önerilmez. Bu tür yatış pozisyonlarında genellikle sürtünme ve baskı fazla olduğu için çeşitli olumsuz durumlar meydana gelebilir. Hastanın sırt üstü yatması önerilmekte ve çok ihtiyaç duyması halinde hafif yan yatmasına da izin verilmektedir.

Uçakla Seyahat

Sinüsler hava boşlukları olarak da adlandırıldığı için havuza girmek, uçmak gibi ani basınç değişikliklerine karşı da tepki verir. Bu sebeple operasyon sonrasında hastanın belli bir süre boyunca uçakla seyahat etmesi ya da suya dalış yapması önerilmez. Ani basınç değişiklikleri beraberinde henüz yeni bir operasyon geçirmiş sinüslerin zarar görmesine de yol açabilir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra hasta doktorun aksi bir talimat vermemesi halinde yüzebilir ve uçağa binebilir.

Otomobil Kullanımı

Sinüzit ameliyatı sonrasında hastanın otomobil kullanması için herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ancak operasyon sonrasında uygulanan pansuman bandajının görmeyi engellememesi ve hastanın da kendisini sağlıklı hissetmesi önemlidir. Birkaç gün dinlendikten sonra kendisini iyi hissetmesi, iyileşme sürecinin tamamlanması halinde otomobil kullanması mümkündür.

İlaç Kullanımı

Genellikle doktor tarafından sinüsler ile çevresinde oluşabilecek ağrılar, riskler ve komplikasyonlar için çeşitli ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Doktor tarafından verilen ilaçların eksiksiz ve düzenli bir şekilde kullanılması, iyileşme sürecinin olumlu açıdan kısalması için önemlidir.

Dikişler

Operasyon sonrasında burun çevresinde bulunan dikişler, belli bir süre sonra yapılan doktor kontrollerinde çıkarılmaktadır. Ancak bu süre zarfında dikişlere dokunulmaması, zarar verilmemesi ve herhangi bir su ya da zararlı madde temasının gerçekleştirilmemesi önemlidir. Kısa süre içerisinde doktor tarafından ameliyat yapılan bölgede incelemeler yapılarak dikişler alınacaktır.

Buhar Banyosu

Sinüslerin hava kanalları üzerinde bulunması nedeniyle hastanın mutlaka aldığı nefese ve bulunduğu ortamdaki havaya dikkat etmesi gerekir. Özellikle operasyon sonrasında buharlı ortamlarda bulunması hem sinüslerini olumsuz etkileyebilmekte hem de dikişlerine ya da pansuman yapılan bölgeye zarar verebilmektedir. Bu sebeple tam manada iyileşme süreci tamamlanmadan ve doktor onayı alınmadan buhar banyosuna girilmesi önerilmez.

Solaryum

Genellikle bayanlar tarafından tercih edilen solaryum, özellikle yeni ameliyat olan kişilerin kullanmaması gereken teknolojiler arasında yer alır. Sinüslerin olumsuz etkilenmemesi ve ameliyatın başarılı olması için hastanın uzun bir süre solaryum gibi teknolojileri tercih etmemesi önerilir.

Güneşlenme

Hastanın doktor tarafından verilen gerekli iyileşme sürecini tamamlaması ve kendini iyi hissetmesi halinde güneşe çıkmasında herhangi bir zarar bulunmamaktadır. Ameliyat sonrasındaki süreç başta olmak üzere uzun süre güneşte kalmaması da sağlığının olumsuz etkilenmemesi için önemlidir.

Cinsel İlişki

Operasyon sonrasında hastanın sinüs ve baş bölgesinde bazı ağrıların meydana gelmesi, hastanın halsiz olması ve çeşitli risklerin oluşma ihtimalinin bulunması nedeniyle cinsel ilişkiye girmesi önerilmez. Hastanın tam olarak iyileşmesi ve başarılı bir ameliyat süreci geçirmesi halinde cinsel ilişkiye girmesinde herhangi bir risk bulunmaz.

Spor ve Egzersizler

Hastanın ameliyat ve iyileşme süreci boyunca yatağında istirahat etmesi, dinlenmesi beklenir. Bu durum iyileşme sürecinin kısalması için oldukça önemlidir. Hastanın sürekli olarak yatmak istememesi halinde ise ara ara yürüyüşler yapması mümkündür. Ancak dikişlerini, pansuman yapılan bölgeyi ya da sağlığını riske edecek zorlu sporlardan ve egzersizlerden mutlaka uzak durması gerekmektedir.

Doktor Kontrolleri

Bilindiği üzere sinüzit hastalığı ameliyat sonrasında da tekrar oluşabilen ve kronik hal alan bir hastalıktır. Bu sebeple ameliyat sonrasında iyileşme süreci tamamen bitmiş olsa bile hastanın 3 ya da 6 ayda bir doktor kontrollerine gitmesi önemlidir. Tekrar sinüzit oluşması ya da sinüzit risklerinin bulunması halinde erken teşhis edilmesi, tedavi süreci için avantaj sağlayacaktır.

İyileşme Süreci

Hastanın tam olarak doktor tarafından verilen yönergelere uyması ve kendine dikkat etmesi halinde iyileşme süreci ciddi anlamda kısalmaktadır. Ancak operasyon sonrasında oluşabilecek riskler ya da komplikasyonlar, iyileşme sürecinin uzamasına neden olabilir. Genellikle 15-20 gün arasında hastalar tam anlamıyla iyileşmekte, sinüzit konusundaki problemler ortadan kalkmaktadır.

Beslenme ve Diyet

Sinüzit ameliyatı olan ve sinüzit oluşma riski ile karşı karşıya olan bireylerin operasyon sonrasında da mutlaka beslenmesine dikkat etmesi gerekir. Sürekli olarak sigara kullanması, havası temiz olmayan ortamlarda bulunması halinde çeşitli sorunlar yaşayabilmektedir. Zaman zaman doktorlar tarafından da diyetisyenden yardım alınarak hastaya beslenme ve diyet planı verilir.

Sık Sorulan Sorular

Hastalar tarafından sinüzit tedavisi hakkında çeşitli konular merak edilirken, bunlar arasında uygulanacak yöntemler, başarı oranı ve ameliyat öncesi-sonrası da yer almaktadır. Ayrıca ameliyat süreci hakkında bilgi alınması nedeniyle de hastalar çok daha rahat bir operasyon süreci geçirmektedir.

Ameliyatsız Sinüzit Tedavisi Mümkün mü?

Sinüzitin durumuna ve seviyesine bağlı olarak uygulanacak tedaviler arasında ameliyatsız yöntemler de bulunmaktadır. Bilindiği üzere sinüzitin akut yani geçici olması halinde genellikle ameliyatsız olarak ilaç tedavisi ya da doğal bitki tedavisi uygulanır. Ancak sinüzitin kronik bir hal alması ve 3 aydan fazla sürmesi halinde ilaç tedavisi etkili olmamakta, ameliyatlı yöntemler tercih edilmektedir.

Sinüzit Ameliyatı Zor mu?

Bilindiği üzere sinüsler özellikle bulunduğu konum itibari ile çeşitli riskler ve zorlukları içerisinde barındırsa da özellikle kullanılan ileri teknoloji sayesinde bu durum daha kolay bir hal almaktadır. Görüntülenme cihazları ve navigasyon sayesinde sinüslerde yol haritası oluşturulmakta, ameliyat çok daha kolay bir şekilde tamamlanmaktadır.

Ağrılı Bir Ameliyat mı? Ağrılar Ne Zaman Geçer?

Sinüzit ameliyatı sırasında genel anestezi uygulaması yapıldığı için hasta herhangi bir ağrı hissetmemekle birlikte ameliyat sonrasında uyuşturucunun da etkisinin geçmesiyle birlikte baş ağrısı meydana gelebilir. Ancak bu durum uygulanan ilaç tedavisi sayesinde ortadan kaldırılmakta ve hastanın en rahat şekilde bu süreci tamamlaması amaçlanmaktadır.

Sinüzit Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Sinüzit ameliyatının süresi genellikle uygulanacak olan yönteme ve sinüzitin türüne bağlı olarak değişiklik gösterse de 45 dakika ile 90 dakika arasında tamamlanmaktadır. Özellikle ileri teknolojinin kullanılması da bu sürecinin azalmasına etkili olmaktadır.

Doktor Kontrolleri Ne Zaman Yapılır?

Genellikle operasyon sonrasında hastanın 7 ile 10 günlük aralarla doktor kontrollerine gitmesi ve iyileşme süreci hakkında incelemeler yaptırması gerekir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra ise tekrar sinüzit oluşumunu kontrol ettirmek amacıyla 3 ya da 6 ayda bir doktora gitmesi önerilir.

İstirahat Raporu Verilir mi?

Sinüzit ameliyatı hastayı hem mental hem de vücut açısından yoran bir ameliyat olarak gösterilir. Hastanın operasyon sonrasında dinleneceği de göz önüne alındığında doktor tarafından iyileşme süreci tamamlanana kadar rapor verilmektedir.

İşe Ne Zaman Dönebilirim?

Genellikle hastalar operasyon sonrasında herhangi bir risk ya da komplikasyon oluşmaması halinde 1 hafta içerisinde işe dönebilmektedir. Ancak beklenilmeyen sorunların meydana gelmesi halinde hastanın işe dönme süresi artış gösterebilir.

Ameliyat Sonrası İz Kalır Mı?

Ameliyatın ardından dikişlerin atıldığı bölgede bir miktar iz bulunsa da özellikle doktorlar tarafından yapılan ilaç tedavileri sonrasında izler ciddi miktarda azalmaktadır. Ayrıca bazı kremler ve ürünler de yine etkili bir şekilde izlerin silinmesine yardımcı olur.

Alternatif Tedavi Yöntemleri Etkili midir?

Ameliyat olmak istemeyen hastalar tarafından en çok merak edilen konulardan birisi de alternatif yöntemlerin başarılı olup olmadığıdır. Bilindiği üzere bu yöntemler herkes için genel olarak çoğunluk temsil alınarak verilmiştir. Bu sebeple de her bireyde sonuçları aynı olmamakta ya da farklı etkiler göstermektedir. Bu sebeple alternatif yöntemlerin kesin bir şekilde etkili olduğunu söylemek mümkün değildir.

Hangi Tedavi Yöntemi Neye Göre Tercih Edilir?

Doktor tarafından yapılan incelemeler, tetkikler ve hastalığın durumuna göre uygulanacak tedavi yöntemi de tercih edilmektedir. Akut sinüzite sahip olan bireylerde ilaç tedavisi uygulanırken, kronik sinüzite sahip olan ve ilaç tedavisi ile başarıya ulaşılamayan hastalarda Endoskopik Sinüs Cerrahisi (ESC) tercih edilir.

Ameliyat Sonucu Kişiden Kişiye Değişir mi?

Ameliyat sonrasında genellikle başarı oranı her birey için ortalama yakın olmakla birlikte oluşabilecek riskler ya da komplikasyonlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı bireylerde herhangi bir risk meydana gelmezken, bazılarında enfeksiyon ya da alerji oluşabilir.

En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mı?

Doktorlar özellikle yaptıkları ameliyatlara ve yakaladıkları başarı oranına göre değerlendirilir. En iyi doktor tabiri tam olarak karşılığını bulmasa da tecrübeli ve yaptığı ameliyatlardaki başarı oranı yüksek olan doktorlar ameliyat öncesinde tercih edilebilir.

Ameliyat Sonrası Tekrar Sinüslerin Tıkanması İhtimali Var mı?

Sinüzit hastalığı bütün tedavi yöntemlerine rağmen tekrar ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Bireyin kendisine dikkat etmemesi, bakterilere açık ortamlarda bulunması ya da sigara tüketmesi halinde tekrardan sinüzitlerde tıkanıklık meydana gelebilir. Bu durumda hastanın tekrar bir ameliyat sürecine girmesi gerekebilmektedir.

SSK Sinüzit Ameliyatını Karşılar mı?

Sinüzit kişinin vücut sağlığını ve yaşamını ciddi manada olumsuz etkilemekte, risklerin artış göstermemesi için mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple devlet tarafından SSK aracılığıyla sinüzit hastalığının ameliyatı karşılansa da kullanılan ileri teknolojiler ve cihazlar hastanın bazı ödemeleri yapmasına da sebebiyet verebilir. Ayrıca özel hastanelerde ya da kliniklerde operasyonların yapılması halinde SSK tarafından karşılanmaz.

Özel Hastanede mi Devlet Hastanesinde mi Ameliyat Olmalıyım?

Bu durum genellikle bulunduğunuz bölgeye, hastanelere, hastanede bulunan imkanlara ve doktorlara bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Ayrıca devlet hastanesinde ameliyat olmanız halinde devlet tarafından ücretin bir miktarı karşılanırken, özel hastanede ameliyat masraflarının tamamen cebinizden çıkacağını unutmamanız gerekir. Hastaneler arasında doktor, teknoloji ve imkanlar açısından bir fark bulunmaması halinde fazladan ödemeler yapmamanız için devlet hastanelerini tercih edebilirsiniz.

Ameliyat Ertelenebilir ya da İptal Edilebilir mi?

Sinüzit hastalığı kişinin günlük hayattaki aktivitelerini yapmasına engel olması ve bakteri açısından her geçen gün artış gösterme riski bulunması nedeniyle bir an önce tedavi edilmesi gereken hastalıklar arasında yer alır. Hasta kendi isteğine bağlı olarak ameliyatı erteleyebilmekte ya da iptal ettirebilmektedir. Ancak bu durum beraberinde çeşitli risklerin de oluşmasının yolunu açacaktır.

Gebelik Döneminde Sinüzit Ameliyatı Olabilir miyim?

Doktorlar tarafından gebelik ve emzirme döneminde olan hastalara gerek olmadıkça ameliyat ya da cerrahi operasyon yapılması önerilmez. Ancak sinüzitin anneyi olumsuz etkilemesi ve normal hayatını sürdürmesine engel olması halinde bebeğe zarar vermeyecek şekilde sinüzit ameliyatı gerçekleştirilebilir.

Emzirme Döneminde Sinüzit Ameliyatı Olabilir miyim?

Anne ile çocuk üzerinden yapılan incelemeler sonrasında genellikle emzirme bittikten sonra ameliyat yapılması önerilse de annenin yaşamını sürdürememesi ve zorluk yaşaması halinde sinüzit ameliyatının yapılması planlanır.

Sinüzit Ameliyatı Fiyatları Nasıl Belirlenir?

Sinüzit ameliyatında uygulanacak olan yöntem, kullanılacak teknolojiler, araçlar, hastalığın durumu, müdahale edilecek bölgeler, ameliyatın yapılacağı hastane ve kişinin sosyal güvenceleri, ameliyatın fiyatının belirlenmesinde de etkili olmaktadır. Sinüzit ameliyatının fiyatları ise doktorlar tarafından yapılan incelemeler sonrasında net bir şekilde verilmektedir.

Ameliyat Olanların Yorumları Önemli midir?

Daha önceden sinüzit ameliyatı olan kişilerin yorumlarını almanız halinde hem ameliyat süreci hakkında doğrudan tecrübe sahibi olabilir hem de ameliyat olduğu hastane hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu sebeple de ameliyat olanların yorumlarını almanız ve önem vermeniz, operasyon sürecini rahat geçirmeniz için önemlidir.

İlgili Organİlgili Bölümİlgili Hastalık
Sinüs Enfeksiyonu
İlgili Tedavi
Sinüzit Tedavisi