Siğil

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün
Siğil
Siğil

Siğil, virüs kaynaklı bir hastalıktır. Human papilloma virüsü buna neden olur. HPV olarak kısaltılan virüsün çok çeşitli türleri vardır. Bunların hepsi cildin üst tarafındaki deri hücreleri üzerinde etkili olur. Etkilenen deri hücreleri çoğalır ve keratin üretilir. Daha çok el ve ayaklarda karşılaşılsa da vücudun her yerinde görülebilir. Siğiller ufak boyutlu ve iyi huylu bir tür urdur.

Siğil bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığa yakalanma ihtimalini arttıran birçok etken vardır. Bağışıklığın çeşitli nedenlerle düşük olması, vücudun öz savunmasının azalmasına neden olur. Böylece insan virüs ve bakteri kaynaklı hastalıklara karşı savunmasız hale gelir. Bu durum siğilin bulaşma ihtimalini arttırır. Diğer yandan çeşitli maddelere karşı alerjisi olanlar, güvenli olmayan cinsel ilişki yaşamak, cilt yüzeyinde yara olması, hijyen kurallarına dikkat etmemek ve siğile dokunmak bulaşma ihtimalini arttırır.

Tedavisinde, siğilin türüne veya ihtiyaca göre çeşitli yöntemler uygulanabilir. Siğil oluşumu bağışıklık sisteminin zayıflığına bağlı ortaya çıkıyorsa omega-3, çinko, beta glucan gibi destekleyiciler bir süre kullanılabilir. Siğilin ortadan kaldırılması için soyucu ilaç ve kremler belirli bir süre uygulanabilir. Bu ilaçlar derinin üst tabakasını soyarken kendi savunma sistemini de güçlendirir. Daha kısa sürede etkili bir sonuç elde etmek isteniyorsa lazer, siğil yakma, buzla ortadan kaldırma gibi yöntemler de kullanılabilir.

Siğil sorunu bir kez tedavi edildikten sonra tekrar ortaya çıkabilir. Bunda bağışıklığın azalması, tedavinin yarıda bırakılması ya da gerektiği gibi uygulanmaması, yoğun strese maruz kalma, ortak kullanılan alanlarda virüsün bulunması gibi hususlar etkili olur.

Siğil Hakkında

Eski zamanlarda kurbağalardan geçtiğine inanılan siğiller cilt yüzeyinde ortaya çıkan ve zaman zaman büyürken acı veren oluşumlardır. Buna neden olan HPV virüsü kurbağalardan geçmez. Virüs bir şekilde cilde temas ettiğinde bir enfeksiyona neden olursa oluşur. Virüs cildin üst katmanına küçük kesiklerden ve çiziklerden girebilir. Tıraş edilmiş alanlardaki deri çatlakları siğile uygun ortam oluşturabilir.

Siğiller bulaşıcıdır. Siğile dokunmak, siğil ile temas etmiş yüzeylere temas etmek (havlu, paspas, kişisel eşya, ortak kullanılan tuvalet vs.) , siğili olan biriyle cinsel ilişkiye girmek gibi etkenler hastalığı bulaştırabilir. Hatta benzer yollarla siğili olan biri siğilin kendi vücudunda yayılmasına da neden olabilir. Siğile dokunduktan sonra derinin başka bir yerine dokunmak, siğil olan bölgeyi tıraş etmek gibi davranışlar sorunu yaygınlaştırabilir. Bu yüzden mümkünde siğile dokunmamak, dokunulduysa da elleri gerektiği gibi yıkamak gerekir.

Bazı kişiler diğer insanlardan daha fazla risk taşır. Bunda alerjik bünyeye sahip olma, stres altında kalma gibi nedenler söz konusu olur. Diğer yandan çocuklarda yetişkinlerden daha sık ortaya çıkar. Çünkü bu yaşlarda henüz HPV türlerine karşı savunma oluşmamıştır.

Siğil Nedir?

Siğil cilt yüzeyinde küçük bir büyüme olarak ortaya çıkar. HPV ailesinden bir virüsle cildin enfekte olması sonucunda oluşur. Virüsle enfekte olan cildin üst tabakasındaki hücrelerin büyümesi tetiklenir. Böylece kalın ve sert bir alan oluşur. Bazı siğillerin üzerinde ise küçük siyah noktacıklar görünür. Bu noktacıklar siğile oksijen ve besin taşıyan damarlardır. Siğil derinin olduğu her yerde gelişebilir fakat el ve ayaklarda daha sık rastlanır.

Siğillere yol açan 100’den fazla HPV türü vardır. Genellikle HPV türleri el ve ayaklarda görülür. Fakat genital bölge ve çevresinde siğile neden olan birkaç HPV türü de vardır. Kadınlarda “genital siğil” adıyla anılan bu durum ciddi bir hastalık olan servikal kansere yol açabilir. Genital siğiller genellikle cinsel ilişki yoluyla bulaşır. Bundan korunmak için korunmasız cinsel ilişkiden kaçınmak ve çok partnerli cinsel hayattan uzak durmak önerilebilir. Genital siğilden şüphelenen kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir.

Siğil Çeşitleri Nelerdir?

Siğiller görünümlerine ve vücutta ortaya çıktıkları bölgeye göre sınıflandırılabilir. 100’den fazla siğil çeşidi vardır. Fakat bunlardan önde gelenleri sıralarken ortak siğiller, plantar siğiller, düz siğiller, filiform siğiller ve genital siğillerden bahsedilebilir.

Ortak Siğiller

Ortak siğiller genellikle el ve ayak parmaklarının üzerinde büyür, ancak vücudun başka yerlerinde de ortaya çıkabilirler. Oluştukları alandaki deri kabalaşır, siğilin şekli yuvarlaktır ve sağlıklı deriden daha gri görünürler.

Plantar Siğiller

Plantar siğiller ayak tabanlarında büyür. Diğer siğiller derinin içine büyürken bu tip siğiller dışına çıkarlar. Ayağın altında sertleşmiş deri ile çevrili küçük bir delik gibi görünür. Bazı durumlarda kişiyi yürürken rahatsız eder.

Düz Siğiller

Düz siğiller genellikle yüz, uyluk veya kollarda büyür. Genellikle boyutları çok küçük olur bu yüzden olay fark edilmez. Düz siğiller, derinin üzerinde kabartılı şekilde değil düz şekilde durular. Renkleri pembe, kahverengimsi ya da hafif sarı olabilir.

Genital Siğiller

Genital siğiller HPV türü virüslerin neden olduğu bir diğer hastalıktır. Kadınlarda da erkeklerde de görülebilir. Tedavi ile ortadan kaldırılabilirler fakat altta yatan sebep tedavi edilmediğinde tekrar oluşabilirler. Bu tip siğiller cinsel organlarda görülür. Genellikle cinsel ilişki yoluyla bulaşır. Bazı durumlarda ağrı, kaşıntı ve rahatsızlık hissine neden olabilirler. Bazı HPV virüsü türleri kadınlarda servikal kanser ve vulva kanserine neden olabilir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında en yaygın olan HPV‘dir. Bu yüzden cinsel açıdan aktif olan bireylerin ayrıca dikkat etmesi gerekir. Diğer siğillere oranla daha tehlikeli olduğu için belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Kadınlarda oluşan genital siğil tedavi edildikten sonra da düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gidilmesi gerekir.

Filiform Siğiller

Filiform siğiller genellikle ağız ve burunda ortaya çıkar. Daha seyrek olarak da boyun ve çenenin altında görülebilir. Boyutları genellikle küçük olur. Renkleri ciltle aynıdır ve cildin üzerinde bir etiket gibi dururlar.

Siğil Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Birçok siğil türü eczaneden alınan siğil ilaçlarıyla kolayca iyileştirilebilir. Tedavi edilmeyen ya da yanlış tedavi uygulanan siğiller vücudun başka yerlerine yayılabileceği gibi başka insanlara da bulaşabilir. Siğilin üzerinde poza taşı ya da havlu gibi bir materyal kullanılıyorsa bunun vücudun başka yerlerinde kullanılmaması gerekir. Aynı şekilde bu malzemeleri başka kişiler de kullanmamalıdır. Eğer kişide şeker hastalığı varken özellikle ayakaltında siğil görülüyorsa bir doktora gitmek uygun olur. Çünkü ayaklarda his kaybı yaşanabilir ve hastalar kendilerini fark etmeden yaralayabilirler. Yüzde, ağızlarda ya da burun deliklerinde oluşan siğillere evde uygulanabilen ilaçsız tedavilerin uygulanmaması önerilir. Çünkü bunlar hassas bölgelerdir ve siğilin yayılma ihtimali olduğu gibi cilde zarar da verilebilir. Diğer yandan özellikle genital siğillerde vakit kaybetmeden doktora gitmek önemlidir. Çünkü kadınlarda çeşitli kanserlere yol açabilirler.

İlaç Tedavisi

Siğil tedavisi çeşitli ilaç-kremlerle sağlanabilir. Bunlardan bazıları soyucu özellikleri olan salisilik asit gibi içeriklerdir. Bu krem ve losyonlar siğili geçirmezse farklı tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyulur. Daha çabuk ve etkili sonuç almak için kriyoterapi, elektro cerrahi, condylox ve lazer gibi yöntemler kullanılabilir.

Kriyoterapi

Kriyoterapi, buz tedavisi olarak da bilinir. Siğil tedavilerinin yanında başka birçok sorun için yaygın olarak kullanılır. Doktora gidildiğinde dakikalar içinde uygulanabilir. Ya da gerekli kriyoterapi kiti satın alınabilir, evde uygulanabilir. Tedavi seanslar halinde uygulanır. Öncesinde uyuşturma gerektirmez. Bu yöntemde temel olarak yoğunlaştırılmış soğuk karışım siğile püskürtülür. Bu soğuk hava benzeri bileşim siğil olan cildi öldürür. Böylece siğil sağlıklı deriden alınabilir. Hızlı ve yaygın bir yöntemdir. Fakat bazı tür siğiller için etkisiz olabilir. Doğru tür için kullanıldığında etkili sonuç verir. Özellikle cildi açık renk olan kişiler için avantajlı olur. Belirgin iz bırakmaz. Fakat koyu tenli kişilerde küçük izler bırakabilir. Fakat bu durum yine de diğer yöntemlerden daha az iz anlamına gelir. Erken yaşlarda, çocukluk döneminde genellikle tercih edilmez. Eğer siğil kıllı derideyse siğilin olduğu bölgede kalıcı olarak kıl çıkmayabilir. Yüzde kullanıldığında çok daha az iz bırakır.

Elektro cerrahi

Elektrokoterizasyon uygulaması siğil yakma olarak da bilinir. Yaygın tedavilerden biridir. Siğile temas eden uçlar ile bölgeye elektrik akımı verilir. Bölgedeki elektrik akımı siğilin üzerindeki diğer bir uçtan cihaza geri döner. Böylece siğil yakılır ve ortadan kaldırılır. Kriyoterapi yöntemine göre daha kalıcı bir sonuç verdiği için özellikle genital HPV’lerde tercih edilir.

Lazer Tedavisi

Lazerle siğil tedavisi en etkili yöntemlerden biridir. Tedavi duruma göre 1-3 seans halinde uygulanır. Ağrısız bir yöntem olması ve tedavisi zor siğillerde bile işe yarıyor olmasıyla tercih sebebidir. Tedavisi zor siğiller genellikle genital bölge ve ayak tabanı siğilleri gibi durumlardır. Lazer tedavisinde lazer cihazından yayılan ışık kullanılarak siğil oluşumunun yapılarına zarar verilir. Bu zarar siğilin beslenmesini engeller. Tedaviden sonra siğil olan bölgede bir kabuklanma oluşur. Kabuk zamanla dökülür ve altından siğil olmayan bir cilt çıkar.

Siğil Nedenleri

Siğiller insan papilloma virüsü ya da kısaca HPV’nin cilde temas etmesiyle oluşur. HPV ailesinden virüsler cildin üst tabakasını etkiler ve bir virüs enfeksiyonuna neden olur. Virüs cilt tabakasını işgal eder ve buradaki hücrelerin hızlı büyümesine neden olur. Böylece bölgede iyi huylu bir tümör meydana gelir.

HPV (Papilloma) Virüsü

HPV olarak adlandırılan virüs grubu 100’den fazla virüsü kapsayan bir tanımlamadır. Gruptaki her HPV virüsü bir tip olarak gruplandırılır. Bazı HPV türleri derinin üst tabakasına yerleşerek siğillere neden olur. Bazı HPV türleri ise kadınlarda rahim ağzı kanseri veya vulva kanserine yol açabilir. Erkeklerde penisle ilgili kanserlere neden olabilir. Hem kadında hem erkekte HPV kaynaklı ağız, boğaz, anüs ve rektum kanserleri görülebilir.

Düşük Riskli HPV Tipleri

Düşük riskli HPV tipleri sonrasında genellikle ciddi hastalıklara yol açmayan tiplerdir. Tip 6 ve tip 11 HPV’ler düşük riskli sayılabilir. Fakat bu tipler tekrarlayan siğillere neden olabilir. Fakat bazı durumlarda gırtlak kanseri ile bağlantılı olduğu görülmüştür. Diğer düşük riskli HPV türleri tip 40, 42, 43, 44, 54, 61, 70, 72, 81 şeklinde sıralanabilir.

Yüksek Riskli HPV Tipleri

İnsan papilloma virüsünün bazı tipleri yüksek riskli olarak adlandırılır. 100’ü aşkın HPV tipi olduğu için bu tipler numaralandırılarak sıralanmıştır. Tip 16 ve 18 adı verilen HPV tipleri kadınlarda servikal kansere neden olabildikleri için yüksek riskli olarak adlandırılır. Tip 31, tip 33, tip 35, tip 39 da yüksek riskli HPV’ler arasındadır. Yaygın bir enfeksiyon olduğu için bulaşma riski çok yüksektir. Bağışıklık sistemi tarafından yok edilmeleri daha uzun sürebilir ya da yok edilemeyebilir.

Siğil Belirtileri

Siğiller cilt yüzeyinde ortaya çıkar ve bulundukları alanda doku ve renk değişimlerine neden olurlar. Görünümleri çoğunlukla yuvarlaktır. Boyutları görece küçüktür. Yapıları sağlıklı deriden farklılaşmıştır. Cildin doğal renginden daha koyu veya açık renkte olabilirler. Oval şekillerinin ortasında kimi zaman koyu renkli noktacıklar göze çarpar. Bu noktacıklar siğilin beslenmesini sağlayan damar yapılarıdır. Bazı siğiller aylarca bölgede kalır ve bulaşır. Bazı durumlarda ise yıllarca bulundukları alanda kalabilir. Belirtileri siğilin tipine göre değişiklik gösterebilir.

Verrucas (Plantar Siğiller) Belirtileri

Plantar siğillerin açık renkli bölgeleri vardır. Siğil ovalinin ortasında siyah noktacık görülebilir. Deri üzerinde kabarcık oluşturmaz. Fakat küçük delikler şeklinde görülebilir. Ayak tabanı siğili olarak da bilinir. Yürürken acı ve ağrıya neden olabilir.

Düz Siğil (Flat, Plane Siğil) Belirtileri

Düz siğiller oval bir kabarcık şeklinde ortaya çıkar. Renkleri sarıya dönük olabilir. İki ile dört milimetre arasında değişen bir alanı kaplar. Erken yaşlarda daha sık görülür. Oluştuğu bölgeler el, bacak ve yüz şeklinde olabilir. Bazı durumlarda çoğul şekilde gözlemlenebilir.

Filiform Siğil Belirtileri

Filiform siğillerin şekilleri diğer tiplerden farklıdır. Oval değil, doğrusal şekilde ortaya çıkarlar. Yüzün herhangi bir yerinde, burunda ya da boyun kısmında gelişebilir.

Periungual Siğil Belirtileri

Periungual siğillerin üzerindeki deri dokusu farklılaşır. Siğil üzerinde düzgün olmayan bir alan oluşur. Parmaklarda, özellikle tırnak çevresinde gelişebilir, tırnağın altına da yerleşebilir. Çoğu zaman acı ve sızlamaya neden olur. Bulunduğu alandaki tırnağın görünümünü değiştirebilir. Bazı tedavilere dirençli olabilirler. Lazer ile etkili sonuçlar alınabilir.

Mozaik Siğil Belirtileri

Bu siğillerin görünümleri mozaiği andırır. Genellikle çoklu şekilde ortaya çıkarlar. Ellerin iç kısımlarında ve ayaklarda ortaya çıkabilir.

Genital Siğil Belirtileri

Genital siğiller kadında da erkekte de görülebilir. Erkeklerde skrotum ve anüste, kadınlarda vulva, anüs, rahim ağzı ve diğer genital bölgelerde ortaya çıkabilir. Bu tip siğiller çoğunlukla siğili olan biriyle yaşanan cinsel ilişki ile bulaşır. Genital siğili olan biriyle oral cinsel ilişki yaşanırsa siğiller ağız ve boğazda da gelişebilir. Genital siğiller kansere neden olabildikleri için risklidir. Şekilleri küçük kabarcıklar şeklindedir. Renkleri cildin rengiyle aynı olabileceği gibi grimsi de olabilir. Yan yana ya da yakın konumlar birden fazla olacak şekilde görülebilir. Ortaya çıktığı noktada kaşıntıya neden olabilir. Kişiyi rahatsız edebilir. Cinsel ilişki anında kanama meydana getirebilir, kanama ilişkiden sonra da olabilir. Genital siğil şüphesi varsa mutlaka doktora gitmek ve gerekli tedavileri uygulamak gerekir.

Siğil Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Genital siğil dışındaki siğiller dermatoloğun fiziki muayenesi ile anlaşılabilir. Gerekli tedavilere bundan sonra başlanabilir. Genital siğillerin bazıları gözle açıkça görülebilse de HPV’nin tipini anlamak için bir histopatolojik inceleme yapılır.

Klinik Muayene

Siğil belirtileri gösteren kişiler dermatoloji bölümüne başvurur. Buradaki uzman çoğu zaman gözle görülebilen siğilleri inceler. Konumlarına ve şekillerine bakarak uygun tedavi yöntemlerini planlar. Genital siğiller bazen göze çarpmayacak kadar küçük olabilir. Bu durumda büyüteç ya da loop gözlükleri kullanılabilir.

Histopatolojik İnceleme

Genital siğil gözlenen hastalarda HPV’nin tipini anlamak için patolojik incelemeye ihtiyaç duyulur. Siğilin olduğu bölgeden küçük bir örnek alınır ve incelemeye gönderilir. Ayrıca genital siğil görülen kişinin cinsel partnerinin de bir doktora görünmesi gerekli incelemeleri yaptırması gerekir. Genital siğillerin bazı tipleri kansere yol açabildiği için smear testi de düzenli aralıklarla tekrarlanır. Eğer siğiller idrar kanalının içine doğru ilerliyorsa endoskopiye ihtiyaç duyulur.

HPV Testi

Genital siğil şüphesiyle gelen hastalara HPV testi veya pap- smear testi uygulanır. HPV testinde hastanın kanser yapma ihtimali olan virüsleri taşıyıp taşımadığına bakılır. Pap- smear testinde ise bölgeden alınan örnekte kansere dönüşme olasılığı taşıyan hücrelerin olup olmadığına bakılır. Hayatlarında bir kez genital siğil yaşamış kişilerin 5 yılda bir servikal kanser taraması yaptırması gerekir.

Siğil Risk Faktörleri

Siğil virüs kaynaklı bulaşıcı bir hastalıktır. Bazı insanlarda siğile temas ettikleri halde ortaya çıkmaz ya da kısa sürede geçer. Fakat bazı insanlara çok daha kolay bulaşır ve kendiliğinden geçmez. Bu durum kişinin risk faktörlerinden birini ya da birkaçını taşıması ile açıklanabilir. Risk faktörleri hastalığa yakalanma ihtimalini arttıran etkenlerdir.

Bağışıklık Sisteminin Zayıf Olması

Bağışıklık sistemi vücudun hastalıklara karşı savunma yaptığı sistemdir. Bağışıklığın zayıf olması birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir. HIV, kanser ya da başka kronik hastalıklar bağışıklığı düşürür. Bazı hastalıkların tedavi sürecinde vücut direnci zayıflayabilir. Yetersiz beslenme, yanlış beslenme gibi faktörler etkileyebilir. Bu ve buna benzer etkenlerle vücut direncinin düşmesi ile çeşitli hastalıklara karşı savunmasız hale gelinebilir. Siğil de virüs kaynaklı bir enfeksiyondur. Bağışıklığı sağlam kişilerde temas edilse dahi ortaya çıkmayabilir ya da kısa süre içinde kendiliğinden iyileşebilir.

Alerjik Bünyeye Sahip Olmak

Alerjiye yatkınlık genetik ya da çevresel olabilir. Alerjilere yatkın bünyelerde egzama, kurdeşen gibi cilt sorunları da daha sık yaşanır. Siğilin derideki çatlaklardan ya da ufak yaralardan vücuda girmesi daha kolay olduğu için bu tip cilt sorunları riski arttırır. Diğer yandan alerjik bünyelerin siğille mücadele etmede daha yetersiz kaldıkları söylenebilir.

Cinsel İlişki

Cinsel açıdan aktif olmak genital siğil riskini arttırır. Çünkü cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında en yaygın olanı HPV yani siğil yapan virüslerdir. Cinsel açıdan aktif bireylerin hayatları boyunca en az bir kez HPV kapma ihtimalleri %50’dir. Cinsel açıdan aktif olmak önlenemeyecek bir durum olsa da bu oranın azaltılması için bazı önlemler alınabilir. Korunmasız ve güvenli olmayan cinsel ilişkiden kaçınmak bunların arasında sayılabilir. Aynı şekilde çok partnerli bir cinsel hayat da riskleri arttırır. Genital siğilden kişiler ve cinsel partnerleri kadın doğum veya üroloji bölümlerine başvurmalıdır.

Ortak Kullanılan Eşyalar

Siğillere temas edilmesi hastalığın bulaşmasına neden olur. Aynı şekilde siğillere temas etmiş eşyalara temas etmek de benzer bir etki gösterir. Bu sorunu yaşayan kişiler, başkalarına bulaşmasını önlemek için eşyalarının kişisel kullanılmasına özen göstermelidir. Özellikle havlu, kıyafet, ayak paspası gibi eşyaların ortak kullanılmaması gerekir.

Hijyen Eksikliği

Siğil oluşturan virüsün deriye temas etmesi hastalığı ortaya çıkarabilir. Hijyene dikkat edilmemesi bu riski arttırır. Özellikle toplu taşıma araçları, çok kişinin kullandığı kapı kolları gibi her gün herkesin dokunduğu alanlar hijyenik değildir. Elleri sık sık yıkamak gerekir. Toplu kullanılan tuvalet ve banyoların temizliği de ayrıca önem taşır.

Tırnak Yeme Alışkanlığı

Tırnak yeme alışkanlığına sahip ya da tırnak çevresindeki derileri koparan kişilerde siğil oluşma ihtimali daha yüksektir. Çünkü derinin yaralı ve kesik kısmından virüsün girmesi çok olasıdır. Tırnak çevresinde oluşan siğiller ağrılı ve acılı olur. Tedaviler daha uzun sürebilir ya da her tedaviye yanıt vermeyebilirler. Uzun süreçte tırnağın şeklini bozabilirler.

Siğille Temas Etme

Siğil olan bölgeye temas edilmesi virüslerin temas edilen bölgeye geçmesine neden olabilir. Bu yüzden siğil olan bölgeye dokunmamaya özen gösterilmelidir. Dokunulduğunda ise bölgenin yıkanması önerilir.

Siğil Komplikasyonları

Görünüşte Meydana Gelen Değişiklikler

Siğillerin birçoğu görsel sorunlara neden olur. Aynı zamanda temas edildikçe yayılır ve bulaşır. Bu yüzden sosyal yaşantıda kişiyi zor duruma sokabilir.

Siğilin Yayılım Göstermesi

Hastalık virüs kaynaklı olduğu için yayılma olasılığı yüksektir. Siğile dokunduktan sonra vücudun başka yerlerine de dokunmak, ya da siğilin üzerinde kullanılan havluyu başka yerlerde de kullanmak yayılmasına neden olabilir.

Acı ve Ağrı

Bazı siğiller herhangi bir rahatsızlık hissi uyandırmaz. Fakat bazıları acı ve ağrıya neden olabilir. Ayak tabanında oluşan siğiller yürürken zorlanma, acı gibi belirtiler gösterebilir. Tırnak altlarında ya da çevresinde oluşan siğiller ağrıya neden olabilir. Genital siğiller de benzer rahatsızlıklara neden olabilir.

Kanser

Yüksek risk taşıyan HPV türleri kansere neden olabilir. Özellikle genital siğiller kadınlarda rahim ağzı kanserine, erkeklerde anüs veya penisle ilgili kanserlere yol açabilir. Oral cinsel ilişki ile ağız ve boğaza yerleşen siğiller burada kansere neden olabilir.

Siğil Nasıl Önlenir?

Siğiller korunmak için hijyen kurallarına dikkat etmek ve siğil olan bölgeyle temas etmemeye özen göstermek gerekir. Özellikle siğili olan kişilerin çevrelerine bulaştırmamak için özen göstermesi önemlidir. Ağrı ve acıya neden olmasa bile fark edilen siğillerin tedavi edilmesi gerekir.

HPV Aşısı

HPV aşısının iki çeşidi vardır. Bunlardan biri ikili, diğeri dörtlü aşı olarak geçer. Aşıların erken yaşlarda, özellikle cinsel açıdan aktif olmadan önce hem kız hem de erkek çocuklarına yapılması önerilir. Aşılar 12 yaş civarında yaptırılabilir. 9-26 yaş arası kadınlarda aşı üç doz şeklinde uygulanabilir. Aşının yapılması için 43 yaşına kadarki süre geç değildir. Aşıların iki çeşidi de yüksek riskli olarak adlandırılan tip 16 ve tip 18 HPV’lerine karşı hastayı yüzde yüz korur. Tip 16 ve 18, kadınlarda servikal kanserlerin ortalama %75’inden sorumludur. Aşının ikinci çeşidi olan ve dörtlü aşı olarak geçen tür, en yaygın tipler olan 6 ve 11’e karşı da koruma sağlar. Bu aşılar canlı veya yaşamayan HPV virüsü içermez. Bu yüzden yan etkileri açısından bakıldığında güvenlidir.

Prezervatif Kullanımı

Cinsel temas kadında da erkekte de genital virüslere neden olabilir. Prezervatif kullanımı virüsün bulaşmasını %100 engellemez. Çünkü prezervatifin kaplamadığı alanlardan da bulaşma gerçekleşebilir. Fakat tamamen korunmasız ilişkiden daha güvenli olduğu söylenebilir.

Sünnet Olma

Genital siğiller sünnet olmuş erkeklerde penisin tamamında görülebilir. Sünnet olmamış erkeklerde de sünnette alınan derinin altına yerleşebilir. Sünnet olmak bu ikinci durumunun önüne geçer. Fakat erkeklerde siğiller sadece peniste değil anüs, skrotum (testis), baldır gibi bölgelerde de bulunabilir.

Hijyen Önlemleri

Hijyen kurallarına dikkat etmek siğilleri önlemede büyük önem taşır. Siğili olan kişiler başkalarına bulaştırmamak ve kendi vücutlarında yayılmasını önlemek için hijyen kurallarına dikkat etmeli ve gerekli tedavileri uygulamalıdır. Siğili olmayan kişiler de kendilerine bulaşmasını önlemek için başkasının eşyalarını kullanmamaya özen göstermeli, hijyenik olmayan banyo ve tuvaletleri kullanmamalı, kişisel temizliğine dikkat etmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Siğil Virüsü Bulaşıcı mıdır?

Siğile yol açan HPV ailesine dâhil virüsler derinin üst tabakasına tutunur ve buranın hücrelerinde anormal büyümeye yol açar. Virüsler derinin üst tabakasını etkilediği için temas yoluyla başkalarına bulaşabilir ya da vücudun başka alanlarına yayılabilir. Bulaşma için illa ki deriden deriye temasın olması gerekmez. Örneğin avuç içinde siğil olan biri bir kapı kolunu tuttuğunda o alanda virüsleri bırakabilir. Arkasından aynı kolu tutan kişiye de siğil bulaşabilir.

HPV virüsü kansere neden olur mu?

HPV ailesinde çok sayıda virüs tipi bulunur. Bu tiplerin hepsi kansere neden olmaz. Fakat yüksek riskli olarak adlandırılan tipler kansere yol açabilir. Kadınlarda rahim ağzı kanserlerinin başlıca sorumlusu genital siğillerdir. Genital siğiller erkeklerde de çeşitli kanserlere yol açabilir.

Genital siğillerde doğum esnasında bebeğe siğil virüsü bulaşır mı?

Genital siğiller gebelik sırasında doğmamış bebeğe bulaşmaz. Fakat eğer anne adayının vajinasında çokça siğil bulunuyorsa ve normal doğum yapılıyorsa bu tehlikeli olabilir. Çünkü vajinadaki virüsler bebeğin gırtlağında siğillere neden olabilir. Gebelikte bebeğe ve anne adayına zarar vermeyen siğil tedavileri uygulanabilir. Bu yeterli olmuyorsa sezaryen doğum önerilebilir.

HPV virüsü siğilden farklı hastalıklara neden olur mu?

HPV ailesinden virüsler çoğu zaman başka hastalıklara neden olmaz. Fakat bazı yüksek riskli tipler kadında ve erkekte kansere neden olabilir. Bunların en bilineni kadınlardaki rahim ağızı kanseridir.

Vücutta oluşan siğiller evde tedavi edilebilir mi?

Bazı siğil tipleri eczaneden alınabilen kremler olması gerektiği gibi uygulandığında geçer. Fakat bu krem ve losyonlar olmaksızın derinin hassas bölgelerine evde bazı yöntemler uygulamak deriye zarar verebilir. Ayrıca genital siğillerin evde tedavi edilmesi mümkün değildir.

Siğiller tedavi sonrası tekrar oluşur mu?

Siğillerin tekrar etmesi mümkündür ve pek çok sebepten kaynaklanabilir. Tedavinin yarıda bırakılması ya da düzenli uygulanmaması, tekrar siğil virüsüne temas etmek, bağışıklığın çok zayıf olması gibi nedenlerle siğil tekrar edebilir.

Siğil oluşumu hangi yaşlarda daha sık görülür?

Siğil oluşumu her yaşta görülebilir. Fakat çocuklarda görülme olasılığı yetişkinlerden daha yüksektir. Çünkü çocuklarda bağışıklık HPV virüsüne karşı henüz oluşmamıştır. Büyüdükçe bağışıklık kazanılır ve direnç gösterilebilir.

Genital siğiller çocuklarda görülebilir mi?

Genital siğiller çoğunlukla cinsel açıdan aktif bireylerde görülür. Cinsel ilişkiye çok erken yaşta başlamak hastalığın oluşma riskini arttırır.

Siğil kendiliğinden iyileşme gösterir mi?

Siğilin tipi ve hastanın bağışıklık sisteminin güçlü olmasına bağlı olarak bazı siğiller kendiliğinden iyileşebilir. Bu süre iki ile 6 ay arasında değişebilir. Fakat bu süre boyunca tedavi edilmeyen siğiller vücutta yayılabilir ya da başkalarına bulaşabilir. Bu yüzden kendi haline bırakmamak daha doğru bir yöntemdir.

Siğil kanarsa ne olur?

Siğilin olduğu bölgeyi kaşımak ya da tahriş etmek bölgedeki virüslerin çevreye yayılmasına neden olur. Böylece siğillerin farklı yerlerde de çıkma ihtimali artar. Siğilin üzerinde buna neden olan virüsler bulunduğu için bölgeye temas etmemek önerilir.

Siğil için hangi bölüme gidilir?

Siğiller virüs kaynaklı olarak vücudun birçok bölgesinde ortaya çıkabilirler. Eller, kollar, ayaklar ve yüz bölgesi en çok görüldükleri alanlardır. Ayrıca vajinada, peniste, makatta ve kasıklarda da ortaya çıkabilmektedirler. Siğillerin büyük bölümü dermatoloji bölümünün ilgi alanına girse de penis, makat, vajina ve kasıkta çıkan siğiller için üroloji uzmanlarına başvurulmalıdır. Genelde tedaviler ilaç kullanılarak yapılmaktadır.

Siğil hangi vitamin eksikliğinden kaynaklanır?

Siğilin ortaya çıkışında doğrudan vitamin eksikliğinden bahsetmek mümkün değildir. Ancak siğillere sebep olan HPV’nin bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda çok daha etkili olduğu bilinmektedir. Doğal olarak bağışıklık sistemini kuvvetlendiren A, B, E ve C vitaminleri eksik ise siğiller çok daha kolay gelişmektedir. Tedavinin bir parçası olarak yapılan kan ölçümlerine göre vitamin takviyeleri de verilmektedir.

Siğil kaç çeşittir?

Siğilleri sebeplerine göre üçe; görülmeye yerlerine göre de beşe ayırmak mümkündür: HPV kaynaklı siğiller, MKV kaynaklı siğiller ve yalancı siğiller olarak. Görülme yerlerine göre ise: Penis, vajina, makat ve kasıklarda ortaya çıkan HPV kaynaklı siğiller. El ve ayak tırnaklarının atlında ya da hemen yanlarında ortaya çıkan siğiller. Boyun ve üzerindeki bölgede ortaya çıkan ipliksi siğiller. Vücudun neredeyse her bölgesinde ortaya çıkabilen ve siğil denilince akla gelen ilk görüntüyü oluşturan düz siğiller. Tabanın içine doğru büyüyen ve nadiren görülen siğiller.

Siğil ne kadar sürede geçer?

Siğillerin oluşmasına sebep olan virüsler bağışıklık sisteminin zayıf olduğu dönemlerde siğile sebep olurlar. Bir şekilde bağışıklık sisteminin güçlenmesiyle beraber de ortadan kaybolurlar. Bu sürenin genel olarak bir ay ile üç ay arasında değiştiğini söylemek mümkündür. Bağışıklık sistemi güçlenmesine rağmen kaybolmayan siğiller için ise ilaç tedavileri uygulanır. Bu tedavilerin süresi de bir ile üç ay arasındadır. İlaçlara da dirençli olan siğiller lazer uygulamaları ile on dakikada ortadan kaldırılırlar.

Siğil neden ağrı yapar?

Siğiller normal koşullar altında ağrı oluşturmazlar. Üzerlerine yük binerse ya da bulundukları bölge sinirlere baskı uygularsa ciddi ağrılar ortaya çıkabilir. Özellikle tabanda ortaya çıkan siğiller bu açıdan oldukça fazla şikayet oluşturmaktadır. Bir süre sonra ayakta durmak dahi oldukça zor hale gelebilir. Penis, vajina, makat ya da kasıklarda ortaya çıkan siğiller ise cinsel ilişki sırasında ciddi derecede ağrı oluşturabilir. Buradaki ağrıların sebebi de ten temasıdır.

Siğil tedavisi ne kadar sürer?

Siğil tedavilerinin çok büyük bir bölümü ilaçlar ile yürütülür. Bantlar ya da oral ilaçlar kullanılan bu yöntem siğillerin sayısına ve büyüklüklerine göre değişen sürelerde uygulanır. Ortalama olarak bir – üç ay arasında uygulamalar söz konusudur. Daha dirençli ve tekrara yatkın olan genital siğillerde ise süre uzayabilmektedir. Lazer tedavisi ile yapılan siğil yakmalarında ise tedavi süresi on dakika kadardır.

Siğil yakıldıktan sonra ne yapılmalıdır?

Siğillerin yakılması operasyonu oldukça basittir. Lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve on dakikada tamamlanır. Ancak kolay olması, dikkat edilmeyeceği anlamına gelmez. Cerrahi uygulama olduğundan dolayı bölgenin hijyeni yüksek tutulmalıdır. Ayrıca bölge birkaç gün kadar darbelerden uzak tutulmalıdır. Üç gün kadar bölgeye su değmemesi daha iyi olacaktır.

DMCA.com Protection Status