Şeker (Diyabet) Hastalığı Tedavisi

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Mehmet Toprak, Uzm. Dr. Saip Toprak, Uzm. Dr. Sema Tutar Pişkinsüt
Şeker (Diyabet) Hastalığı Tedavisi
Şeker (Diyabet) Hastalığı Tedavisi

Tıbbi adı diyabet, halk arasında şeker hastalığı olarak bilinmektedir. Şeker hastası olan dünya nüfusu üzerinde milyonlarca birey vardır. Türkiye’de ise bu oran oldukça yüksektir. Yapılan araştırmalar doğrultusunda 20 yaşın üzerinde olan 6,5 milyon şeker hastası bulunmaktadır. Aynı zamanda şeker hastası adayı olan nüfus sayısı da oldukça fazladır. Bu oranlar ise gün geçtikçe hızla artmaktadır. Şeker hastalığını kontrol altına almak ve sağlıklı bir hayat sürmek mümkündür.

Şeker Hastalığı Tedavisi Hakkında

Şeker hastalığı, kanda bulunan şekerin olması gerekenden yüksek olması halinde ortaya çıkan hastalık olmaktadır. Şeker vücuda yenilen gıdalar yoluyla girmektedir ve vücudun enerji kaynağıdır. Şekerin enerji kaynağı olması için pankreas tarafından üretilen insülin hormonuna ihtiyaç duyulmaktadır. Pankreasın yeteri kadar insülin üretmemesi ve üretilenin iyi kullanılmaması sonucunda vücuda giren glikoz kanda dolaşır ve hücrelere iletilemez. Vücutta fazla kalan glikoz ise zaman içerisinde sorunlara neden olur. Şeker hastalığı pankreasın düzgün çalışmaması sebebiyle oluşabileceği gibi kalıtsal yol ile de geçebilir.

Şeker Hastalığı Nedir?

Sağlıklı bir bireyin vücudu tüketilen şekeri (glikozu) pankreasın ürettiği insülin yolu ile enerjiye dönüştürmektedir. Enerjiye dönüşen glikoz daha sonra hücrelere iletilir. Pankreasın görevinin yerine getirememesi ya da insülin hormonunun doğru şekilde kullanılmaması durumunda diyabet yani şeker hastalığı ortaya çıkar. Hücrelere iletilemeyen glikoz, kanda uzun ya da kısa süre kalması hücrelere ciddi zararlar verir. Vücuda giren şeker düzgün şekilde kullanılmadığı sürece zehir gibidir ve bireyde sağlık sorunlarına yol açar. Hastalığın belirtileri arasında çok yemek yemek, iştahsızlık, sinirli bir ruh hali, yaraların geç iyileşmesi, fazla enfeksiyon geçirme, idrara sık çıkmak, ağız kuruluğu, fazla su tüketimi, sürekli halsiz ve bitkin hissetmek, açıklanamayan kilo kaybı, eller ve ayaklarda karıncalanma, bulanık görme bulunmaktadır.

Şeker Hastalığının Evreleri Nelerdir?

Şeker hastalığı bir anda ortaya çıkan bir sağlık sorunu değildir. Hastalığın belli başlı bazı evreleri bulunmaktadır. Erken fark edilmesi halinde şeker hastası olmadan ilk evrelerde önlem almak mümkündür. Şeker hastalığı aileden kalıtımsal olarak geçebilmektedir. Ailede Tip 2 diyabete olan yatkınlık bulunuyor ise dikkat edilmemesi halinde bireyde de görülebilir.

Şeker hastalığının 4 evresi bulunmaktadır. Bu evreler hızlı bir şekilde ortaya çıkmaz. Her bir evrenin süresi en az 3 ila 5 yıl olmaktadır. Hastalığın hangi evresinde olunursa olunsun hastanın azmi ile diyabete engel olunabilir. Diyabetin ilk evresinde insülin fazlalığı bulunmaktadır. Ardından ikinci evre olarak insülin direnci geliyor ve bu evrelerde farkındalık sağlanıp hareket edilmezse üçüncü evre olan gizli diyabet ortaya çıkıyor. Son olarak dördüncü evrede şeker hastalığı bulunuyor. Pankreas bezinde ortaya çıkan insülin fazlalığı olarak başlayan hastalık yıllar içinde şeker hastalığına kadar ulaşabiliyor.

Yaşanılan evrelerin herhangi birinde kontrolü sağlamak mümkündür. Bireyin hastalığın farkına vararak hayatında yeni düzenlemelere gitmesi diyabete engel olabilir.

Şeker Hastalığının Çeşitleri Nelerdir?

Şeker hastalığının birçok çeşidi vardır. Hastalığın en çok görülen çeşitleri arasında Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet bulunmaktadır. Tip 1 diyabet diğer bir adı ile insüline bağımlı diyabettir. Bu tip genel olarak çocukluk çağında ortaya çıkmaktadır. Pankreas bezinin insülin üretmesindeki yetersizliği ya da hiç üretememesi sonucu oluşur. Tip 1 diyabette insülin üretilmediğinden dışarıdan insülin alımı gereklidir. Tip 2 diyabette ise pankreasın üretmiş olduğu insülin hormonunun hücrelere geçişi olmamaktadır. Hücreler insülin hormonuna duyarsızlaşmıştır.

Tip 1 ve Tip 2 diyabet dışında görülen başka çeşitlerde bulunur. Gestasyonel diyabet türü hamilelik sırasında gelişmektedir. LADA adı verilen (Latent Autoimmune Diabetes in Adults) diyabet türü ilerleyen yaşlarda ortaya çıkar. Vücudun kendi bağışıklık sistemine karşı olduğu ve çalışma bozukluğu yaşandığı otoimmün hastalığından kaynaklı oluşan diyabettir. Tip 1 diyabet gibi insüline karşı bağımlıdır. Bir diğeri ise MODY ( Maturity Onset Diabetes) adı verilen diyabet çeşididir. Erken yaş gruplarında görülür ve Tip 2 diyabete benzer.

Bu diyabet çeşitleri haricinde bir de “gizli şeker” olarak bilinen pre-diyabet dönemi bulunur. Şeker hastalığının üçüncü evresidir. Kan şekerinin hafif bir yükseklikle seyrettiği dönem olarak görülür. Doğru bir tedavi ve diyet ile şeker hastalığı oluşumunun önüne geçilebilir.

Şeker Hastalığının Sebepleri Nelerdir?

Şeker hastalığının sebepleri olarak yapılan araştırmalar doğrultusunda çevresel ve genetik faktörler sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak Tip 1 ve Tip 2 diyabet çeşidi bulunan hastalıkta türlere etki eden etmenler farklıdır. Tip1 diyabette etkin olan sebep genetik faktördür. Pankreas bezinde görülen problemler kan şekerinin düzenlenmesine engel olmaktadır. Tip 2 diyabet türünde ise birden fazla neden bulunur. Nedenler arasında stres, yaşlılık, obezite yani aşırı kilo, genetik faktörler ve hamilelik esnasında gestasyonel diyabet görülmesi bulunur.

Şeker Hastalığı Tedavi Türleri

Diyabet hastalığının tedavi türü hastalığın hangi evrede olduğuna ve türüne göre değişmektedir. Öncelikle hastalığın tanısının konulması ve hangi boyutta olduğu öğrenilir. Daha sonra hastaya uygun bir tedavi yöntemi belirlenir. Uygulanacak tedavi türleri arasında ilaçsız tedavi, medikal tedavi ve cerrahi tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Şeker Hastalığının Erken Evrede İlaçsız Tedavisi

Şeker hastalığına sebep olan nedenler arasında aşırı kilo yani obezite bulunmaktadır. Hastalığın erken evrede fark edilmesi sonucunda ilaç ya da farklı bir müdahaleye gerek duymadan diyet yardımı ile hastalığa müdahale edilebilir. Hastanın insülin direnci kırılmaya çalışılır. Bu yöntemin faydalı olması halinde insülin ilacı kullanmaya gerek kalmaz. Kullanılacak diyetin yanında egzersiz yapılması bu süreci daha da kısaltacaktır.

Şeker Hastalığının Medikal Yöntemlerle Tedavi Edilmesi

Diyabet erken evrede ilaç kullanmadan tedavi edilmeye çalışılır. Tedavinin işe yaramaması ya da diyabetin ilerlemesi halinde medikal yöntemlere başvurulur. Tip 1 diyabette hastaya insülin tedavisi uygulanır. İnsülin tedavisinin yanında ise detaylı bir şekilde hazırlanmış beslenme programı bulunur. Hastalığın boyutuna göre insülinin dozu ayarlanır ve diyetisyen tarafından diyet programı hazırlanır. İnsülin dozu, besinlerin içinde bulunan karbonhidrat miktarına göre ayarlanır. Doktor tavsiye ve önerilerine uyulması halinde Tip 1 diyabeti olan kişilerin yaşamı kolaylaşır. Tip 2 diyabet hastası olan kişilerin düzenli bir beslenme programına ve oral anti diyabetik ilaçlarını kullanmaya ihtiyaçları vardır. İntidiyabetik ilaçların görevi insülin duyarlılığını artırır veya insülin hormonu salınımını artırmaktır.

İlerleyen evrelerde medikal tedavi yöntemlerinin kullanılmaması daha fazla sağlık sorunlarına neden olabilir.

Kontrollerin düzenli yapılması ihmal edilmemelidir.

Şeker Hastalığının Cerrahi Yöntemlerle Tedavi Edilmesi

Şeker hastalığı için öncelikli tercih edilen tedavi yöntemleri kilo verme, diyet ve egzersizler. Hasta günlük yaşamını büyük ölçüde değiştirerek bu hastalığa karşı durabilir. Diyet ve egzersizin yetersiz kaldığı durumlarda ilaç tedavisi uygulanmaya başlar. Bu yöntemler ile kan şekeri düzeyinin fazla yükselmesi önlenir ve hastalık hafifler. Kronik olan ve sürekli ilerleyen şeker hastalığında bu yöntemler etki göstermemektedir. Çözüm yolu olarak metabolik ve bariatrik cerrahi tedavi yolu tercih edilir. Tip 2 diyabet için kullanılan cerrahi yöntem oldukça etkilidir ve iyileşme sağlanabilir. Metabolik cerrahi yöntemi ile tedavi gören birçok hastada düzelme görülmüştür. Cerrahide metabolik harici başka tedavi yöntemleri de bulunur. Bu yöntemler arasında tüp mide ameliyatı (sleevegastrektomi), transit bipartisyon, bypass ameliyatı ve duodenalswitch cerrahisi bulunur.

Şeker hastalığının cerrahi prosedürleri olarak besin maddelerinin emilimini azaltmak ve mideyi kısıtlamak bulunur. Cerrahi yöntemler invaziv teknikler ve kapalı teknik olarak gerçekleştirilmektedir. Böylelikle hastanın iyileşme süreci kısalır ve enfeksiyon önlenir.

Şeker Hastalığı Tedavisi Öncesi

Şeker hastalığı tedavisi öncesinde hastanın detaylı muayene olması gerekir. Hastalığın hangi tip olduğu ve evresi öğrenilerek tedavi yöntemi belirlenir. Bunun için hastaya birçok tetkik ve test yapılmaktadır.

Yapılması Gereken Tetkikler

Hastalığa doğru tanının konulması için muayene ve hastanın öyküsünün yanında birçok test ve tetkik yapılmaktadır. Tetkikler hastalığın teşhisi açısından oldukça önemli ve doğruluk oranları yüksektir. Açlık kan şekeri testi kullanılan ilk tetkikler arasındadır. Kanda bulunan şeker miktarının belirli bir saat aç kaldıktan sonra ölçüldüğü tetkiktir. Sağlıklı olan bireylerde aç kalındığında insülin harici diğer hormonlar kan şekerini yükseltir ve bu durumu insülin dengeler. Şeker hastası olanlarda ise insülin hormonu düzenli çalışmadığı için kan şekeri yüksek çıkar. Bu tetkik için kişinin 12 ila 14 saat aç kalması gereklidir. Kan şekerinin 70-100mg/dl çıkması normal sayılırken, 126 mg/dl ve üzeri bir rakam çıkması şeker hastası olduğunu gösterir.

Kullanılan diğer tetkikler ise tokluk 2. saat kan şekeri testi, C-peptid ölçümü, rastgele kan şekeri ölçümü, idrarda kan şekeri ölçümü, OGTT (Oral Glukoz Tolerans Testi) ve kan yağları ölçümüdür. (Total Kolesterol, LDL-Kolesterol, HDL-Kolesterol, Trigliserid ölçümü)

Tedavi Yönteminin Seçilmesi

Tedavi yönteminin seçilmesi için bütün tetkiklerin yapılması ve kesin tanının konulması gerekir. Şeker hastalığının çeşidinin belirlenmesi ile hastaya uygun tedavi yöntemi belirlenir.

Hastanın Tedaviye Uygun Hale Getirilmesi

İlaç kullanmadan ve medikal yöntemler ile yapılan şeker hastalığı tedavisi için hastanın yapması gereken düzenli bir beslenme ve egzersizdir. Bu süreçte hastanın psikolojisini yüksek tutması tedavinin sürecini etkileyecektir. Tercih edilen yöntem cerrahi ise hastanın tedavi öncesi yapılması gerekenler hastaya bildirilir.

Şeker Hastalığı Tedavisi Sonrası

Şeker hastalığı ilaçlı ve ilaçsız şekilde tedavi edilebilir fakat tamamen yok edilemez. Bu sebep ile hastanın devamlı olarak dikkat etmesi gereken noktalar bulunur. Obezite, fazla kilo ve hareketsizlik şeker hastalığının başlıca risk faktörleridir. Tedaviden sonra kilo vermeye ve gün içerisinde daha fazla hareket etmeye özen gösterilmelidir. Tüketilmesi gereken besinlere ve tüketilmemesi gerekenlere de dikkat edilmelidir.

Tedavinin Sonuçlarının Değerlendirilmesi

Tedavinin uygulanması sonrasında doktor takiplerine devam edilir. Tüm süreç değerlendirilir ve tedavinin işe yarayıp yaramadığı gözlemlenir. Kullanılan tedavinin hasta üzerinde işe yaramadığı görülürse farklı tedavi yolları denenir.

Tedavi Sonrası Ortaya Çıkabilecek Risk ve Komplikasyonlar

Kullanılacak cerrahi ve ilaç tedavi yollarında belli başlı risk ve komplikasyonlar bulunmaktadır. Tüm bu komplikasyonlar tedavi öncesinde hastaya bildirilir. Doktor ile yapılacak görüşmede oluşabilecek risk ve komplikasyonlar hakkında detaylı bilgi alınmalıdır. Şeker hastalığı tedavi edilmediği süre içinde daha büyük sağlık sorunlarına da sebep olmaktadır.

Hastanın Hayat Tarzında Yapması Gereken Değişiklikler

Bu süreçte hastanın hayat tarzında yapacağı en önemli değişiklik beslenme tarzıdır. Diyetisyen tarafından verilen programa uymak ve düzenli egzersiz yapmak şeker hastalığının sürecinde büyük farklar yaratacaktır. Kişi alkol ve sigara kullanıyorsa bunları bırakması gerekir. Hareketli bir yaşam tarzı yapılması gereken önemli bir değişikliktir.

Sık Sorulan Sorular

Şeker Hastalığından Tamamen Kurtulmak Mümkün Mü?

Şeker hastalığından ilaçla veya beslenme ile beraber tamamen kurtulmak neredeyse imkansızdır. Kullanılan tedavi yöntemleri ve kişinin belli bir programa uyması hastalığın ilerlemesini durdurur. Görülen semptomları azaltır ve önüne geçer. Cerrahi yöntemde ise hastalık büyük ölçüde atlatılmaktadır.

İnsülin İğnesi Kullanan Hastalar Nelere Dikkat Etmelidir?

İnsülin iğnesi kullanan hastaların ilk dikkat etmesi gereken nokta sürekli aynı yere insülin yapmaması gerektiğidir. İğneler her kullanımda değiştirilmeli ve belli başlı ürünleri kullanmak iğnenin ağrı yapmaması açısından önemlidir. Kaliteli ürün kullanmak insülinin yeteri kadar emilimi açısından gereklidir. Kullanılmayan iğneler buzdolabında saklanmalıdır. Bir yere taşınması halinde buz aküsü ya da termos gibi soğuk bir yerde durmalıdır. Dışarıda kalan ve sıcağa maruz kalan insülin bozulabilir.

Enjekte Edilen İnsülin Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Enjekte edilecek insülin hastanın diyabet türüne göre değişmektedir. Gün içerisinde kan ölçümleri yapılarak her gün ne kadar insüline ihtiyaç duyulduğu belirlenir. İhtiyacın tespit edilmesinden sonra günlük alınacak doz ortaya çıkar.

İğne ile Tedavide İğne Her Gün Kullanılır Mı?

İğne tedavisinde günlük kullanım gereklidir. Saatleri aksatılmadan düzenli bir şekilde kullanılmalıdır.

Diyabet Tiplerinin Hasta Hayatı Üzerindeki Etkileri Nasıldır?

Diyabet hastalığı başlı başına hastalar üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır. Hastalığın getirdiği stres ve şikayetler psikolojik olarak hastayı etkiler. Hastalığın ilk evrelerinde ilaç kullanımı ve cerrahi bir işlem olmadığı için daha kolay atlatılmaktadır. Düzenli beslenme, diyet ve egzersiz ile kişi normal hayatına dönebilir. İnsülin iğnesi kullanan hastalarda stres ve depresif ruh hali daha fazla olmaktadır.

Diyabet Tedavi Edilmediğinde Ne Gibi Sonuçlar Ortaya Çıkar?

Diyabet tedavi edilmediği takdirde daha ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Şeker hastalığı körlük ve böbrek hastalıklarının başlıca sebepleri arasındadır. Aynı zamanda kalp krizi riski, felç ve fonksiyon kaybı yaşanan eklemlerin kesilmesine kadar ilerleyebilir.

İnsülin İlaçlarının Yan Etkileri Nelerdir?

İnsülin iğnesi kullanan hastaların yaşadığı en önemli yan etki olarak hipoglisemi yani kan şekeri düşmesidir. Hipoglisemi, halk arasında kan şekerinin düşmesi olarak bilinmekle beraber tıbbi olarak kan şekerinin 50 ml/dl altına düşmesi ile yaşanır. Hipogliseminin ortaya çıkmasındaki sebepler olarak; öğün atlanması, insülin dozunda değişiklik yapılması ve tüketilmesi gereken karbonhidrat miktarından daha az alınması gösterilebilir. Kan şekerinin düşmesinde yaşanan belirtiler; titreme, baş dönmesi, bulanık görme, terleme ve şuur bulanıklığıdır.

Diyabet Hastalarının Nasıl Beslenmesi Gerekir?

Diyabeti yenebilmek için sağlıklı yağlar tüketilmelidir. Ceviz, fındık ve badem gibi kuruyemişlerden alınacak yağlar ile sızma zeytinyağı ve tereyağı bu süreçte bolca tüketilebilir. Evde yapılan fermente gıdalar yani yoğurt, peynir, sirke ve turşu gibi gıdalar insülin direncini kırarak kilo vermede yardımcı olur. Sebzeleri mevsimine göre yemek önemlidir. Zamanı gelmeden yenilen sebzeler hormon içerir. Bu besinler toksik içerdiğinden vücuda zarar verir. Diyet yapan kişilerin bitkisel kürler denemesi fayda sağlamaktadır. Kullanılabilecek en önemli besin ise çörek otu ve zeytinyağı özüdür. Tüm bu beslenmenin yanında ise hareketli bir yaşam sürmek destekleyici olacaktır.

Diyabet Hastalarının Tüketmemesi Gereken Besinler Nelerdir?

Tip 2 diyabet hastalarının öncelikle şekerden ve şekerli ürünlerden uzak durması gerekir. Diyabetin önüne geçebilmek için meyve dahil birçok şekerli besinler tüketilmemelidir. Buğdaylı olan ürünler ve ekmek tüketilmemelidir. Vücut ekmek ve şekeri birbirinden ayıramamasından dolayı ekmeği de şeker olarak görür. İçerisinde katkı olan tüm maddelerden uzak durulmalıdır. İşlenmiş ürünler kişinin sağlığını daha fazla bozabilir. Katkı maddesi olan ürünler tüketmek insülin direncini daha fazla tetiklemektedir.

Şeker Hastalığının Bitkisel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Şeker hastalığının ortaya çıkmasında birden fazla sebep olsa da en nihayetinde hastalığın temeli metabolizma sorunları şeklindedir. Metabolizma oldukça geniş bir kavramdır ve çeşitli bitkiler de metabolizmanın hızı ve mekanizması üzerinde oldukça etkilidir. Şeker hastalığını yani diyabeti bitkisel tedavilerle ortadan kaldırmak mümkün olmasa da çeşitli yöntemlerle kontrol altında tutmak mümkündür. Bu bitkisel tedaviler iştahın kesilmesi, şeker ihtiyacının giderilmesi gibi amaçlarda oldukça etkili sonuçlar vermektedir:

  1. Keten tohumu tüketimi şeker emilimini azaltmaktadır.
  2. Fesleğen tüketimi sayesinde insülin üretimi artmaktadır.
  3. Kan şekerinin yükseldiği zamanlarda yaban mersini yaprakları kaynatılarak tüketilebilir.
  4. Eğer çay ya da kahve tüketilecekse bu tüketim yeşil çay ile değiştirilebilir.

    Şeker Hastalığının Tedavisi İçin Hangi Bölüme – Doktora Gidilir?

    Şeker hastalığı, insülin hormonunun üretilememesinden ya da işlevsiz kalmasından dolayı ortaya çıkmaktadır. Hormon hastalığı olarak değerlendirmek mümkün olduğundan dolayı hastalık için dahiliye bölümüne başvurulmalıdır. Burada yapılan ilk incelemenin ardından sevk işlemi endokrinoloji bölümüne gerçekleştirilecek ve tedavi süreci endokrinoloji uzmanları tarafından başlatılacaktır. Sonraki takip süreci ise yine dahiliye uzmanları tarafından yapılabilecektir.

    Şeker (Diyabet) Hastalığı Tedavisinde Ameliyat Kesin Çözüm Müdür?

    Diyabet hastalığının tedavisinde birden fazla ve birbirini üzerine eklenen yöntemler kullanılır. Doğru uygulama ile her yöntemin çok uzun süreler boyunca şeker hastalığına yani diyabete çözüm olması mümkündür. Hayat tarzı değişiklikleri ve insülin takviyeleri ile hastalar uzun süre konforlu bir hayat sürebilir. Bu iki yöntemin işe yaramadığı tip 2 diyabet hastalarında ise kesin çözüm yolu olarak cerrahi uygulamalar görünmektedir. Eğer hasta çeşitli fiziki şartları sağlıyor ise diyabetin tedavisinde cerrahi yöntemler kesin çözümdür. Bu yöntemlerle midenin bir kısmı alınır ve bağırsağın fiziki yapısı değiştirilir. Emilime getirilen kısıtlamadan dolayı da insülin hormonu salgısı artar, şeker tüketimi azalır.

    Şeker Hastalığı Tedavisi Fiyatları Neye Göre Değişir?

    Şeker hastalığında tedavi fiyatını belirleyen temel faktör yöntemdir. Hayat tarzı değişiklikleri oldukça masrafsız iken metabolizma cerrahileri bir o kadar pahalıdır. İnsülin takviyesi amacıyla kullanılan enjeksiyonların fiyatı ise mevcut şartlara göre belirlenmektedir. Metabolizma cerrahisinde hastanın durumu, kullanılacak yöntem, sigorta kapsamı gibi unsurlar başlıca fiyat faktörleridir. Kesin bir fiyat almak ve tedaviye başlamak için mutlaka dahiliye uzmanına tedavi olunmalıdır.

DMCA.com Protection Status