Meme (Göğüs) Küçültme Ameliyatı

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Serkan Sabancıoğullarından
Meme (Göğüs) Küçültme Ameliyatı
Meme (Göğüs) Küçültme Ameliyatı

Kadın vücudunun estetik görünümünde meme dokusunun, büyüklüğünün ve şeklinin önemi oldukça büyüktür. Memeleri, kadın cinselliğinin ve estetiğinin başına koymak mümkündür. Kadınların birçoğu küçük veya şekilsiz memelerden şikayet ederken, birçok kadın da büyük veya simetrik olmayan memelerden şikayet etmektedir. Konu meme olduğunda estetik cerrahinin sınırları oldukça geniştir.

Memenin büyüklüğü çok büyük oranda genetik kodlara yani DNA yapılarına göre belirlenmektedir. Geriye kalan küçük kısım ise beslenme alışkanlıkları ve diğer çevresel faktörlere göre belirlenmekte; tüm bunların bir bileşkesi olarak da meme büyük ya da küçük olabilmektedir. Nadiren de olsa, bir memenin diğer memeden çok daha büyük olduğu durumlarla da karşılaşılabilmektedir.

Sağlıklı kadınlarda memenin gelişimi ergenlikle birlikte başlar ve yirmili yaşlara kadar sürer. Bu süreçten sonra memenin hacmini ve şeklini tamamen çevresel faktörler etkilemektedir. Sanılanın aksine çok kilo alınması meme hacmini doğrudan etkilemez. Hormon faaliyetleri ile meme büyüklüğü veya küçüklüğü arasında da bağlantı bulunmaktadır. Bunun kanıtı da gebelik ve doğum sonrasında görülmektedir. Hormonsal aktivitelerin tavan yaptığı bu dönemlerde meme olması gerekenden yüzde otuz daha büyük olabilmektedir.

Meme (Göğüs) Küçültme Ameliyatı Hakkında

Yaşın ilerlemesi, gebelik, kilo alımı, yanlış sütyen kullanımı gibi faktörlere bağlı olarak memelerin şeklinde bozulmalar görülür. Bu bozulmaların ortadan kaldırılması için memelere estetik müdahale yapılması gerekmektedir. Yapılacak müdahaleler memenin hacmine müdahale edebileceği gibi, hacme hiç dokunmadan bağ dokular üzerinden de memeyi şekillendirebilir. Memelerin dolgun hale getirilmesi, simetrisinin değiştirilmesi, meme uçlarının yönünün değiştirilmesi ve memenin küçültülmesi gibi operasyonlar uygulanabilmektedir.

Hastanın içerisinde bulunduğu duruma göre ilgili yöntemlerle belirli kombin de oluşturulabilmektedir. Kadın memesinin dik, dolgun ve meme uçlarının yukarı baktığı durum makbul olarak kabul edilir. Tüm meme estetiği ameliyatlarında da amaç bu görünümü elde etmektir.

Günümüzde memenin şekillendirilmesi amacıyla uygulanan cerrahilerin uygulanma sayısı hızla artmaktadır. Ülkemiz meme estetiği konusunda oldukça ileri konumda olduğundan dolayı yurtdışından birçok hasta memelerinin şekillendirilmesi amacıyla ülkemize gelmektedir. Azımsanmayacak sayıda insan ise doğrudan meme küçültme ameliyatları için başvurmaktadır. Sanılanın aksine ileri yaşlarda değil, küçük yaşlarda başvuran hasta sayısı daha fazladır. Meme küçültme ameliyatları için ideal yaş olarak 18 – 25 aralığı görülmektedir.

Meme Küçültme Ameliyatlarını Gerektiren Durumlar

Çevresel faktörler ideal olsa bile genetik özelliklere bağlı olarak memelerin aşırı büyümesi söz konusu olabilmektedir. Aynı zamanda, halihazırda mevcut bulunan simetri sorunları da daha ileri taşınabilmektedir. Memenin hayat konforuna etki ettiği her durumda meme küçültme ameliyatları uygulanabilir. Cerrahi kesi yapılmasından korkan hastalar için ise cerrahi olmayan ancak daha etkisiz yöntemler tavsiye edilmektedir.

Memeler belirli bir büyüklüğü geçtikten sonra estetik görünümlerini kaybeder. Estetik görünümün ortadan kalkmasının yanı sıra hayat konforuna da ciddi etkiler oluşturur. Uzun süre boyunca büyük memeler ile yaşamak vücudun sağlığını da bozar. Günümüzde, sahadan toplanan verilere göre büyük memeler şu gibi sorunları ortaya çıkarmaktadır:

  1. Yerçekiminin etkisiyle büyük memeler omurgayı dikey eksende baskı altına almaktadır. Omurganın en hassas noktası olan boyun bölgesi de aşağı doğru çekilmektedir. Bu etkiye bağlı olarak da başta boyun olmak üzere omuz ve sırt ağrıları ile de karşılaşılmaktadır. Özellikle uzun bir yürüyüşün ardından karşılaşılan bu tip ağrılar tamamen meme hacmi ile alakalıdır. Esasen çok ağır olmasalar da bulundukları konum etkilerini artırdığından dolayı bu ağrı sorunları ortaya çıkmaktadır.
  2. Büyük memeler bağ dokularını zayıflatır. Buna bağlı olarak da normalde dik konumda durması gereken memeler karna doğru sarkmaya başlar. Karın ile meme alt dokusunun temas noktalarında pişik sorunu ortaya çıkar. Ayrıca terlemeye ve havasızlığa bağlı olarak da kötü kokuların oluşması muhtemeldir.
  3. Estetik denilince akla ilk gelen vücudun çıplak görünümü olsa da kıyafetler de vücut estetiğini göstermede veya kötü görünümü gizlemede oldukça etkilidir. Büyük memeli kadınlar arzu ettikleri her kıyafet giyemedikleri için ciddi sosyal sorunlar yaşar. Kıyafet bulmakta zorlanır ya da giyinmek için çok daha fazla para harcamaya başlarlar.
  4. Büyük memeleri taşımak için güçlü sütyenler gerekmektedir. Meme hacmi büyüdükçe ağırlık da artmaktadır. Buna bağlı olarak sütyenlerin omuz ile temas ettikleri noktada morarmalar, kızarıklıklar ve çukurluklar oluşmaktadır.
  5. Uzun bir günün ardından dinlenmek amacıyla uyunduğunda, büyük memelerin ortaya çıkardığı ağrılardan dolayı uyku sürekli olarak kesilmektedir. Yani büyük memeler dolaylı olarak uyku kalitesini ve hayat konforunu etkilemektedir.
  6. Küçük yaşlardan itibaren büyük meme sorunuyla uğraşan kadınlar hem memelerini gizlemek için durdukları pozisyondan hem de memelerin omurgayı dikey eksende baskı altına almasından dolayı kamburluk sorunu yaşarlar.
  7. Omurganın durumundan dolayı büyük memeli kadınlarda zaman içerisinde boyun fıtığı gelişme riski oldukça fazladır.

Tüm bu durumlar meme küçültme ameliyatlarını zorunlu hale getirir. Kişiler göğüs yani meme küçültme ameliyatlarını olmadıkları zaman, günden güne artan sorunlar ile uğraşırlar.

Tüm bu nedenlere ek olarak bazı insanlarda büyük memelerin oluşturduğu daha farklı problemler gelişebilmektedir. Memenin, ideal büyüklüğü aştığı her durum sağlığa olumsuz yönde etki etmektedir. Bir süre, sırf görünüme kattıklarından dolayı büyük memelere katlanmak mümkün olsa da sonrasında sağlık problemlerinden dolayı herkes memelerinin küçültülmesini istemektedir. Hatta memelerinin tamamen alınmasını isteyenlerle bile karşılaşılmaktadır.

Meme Küçültme Ameliyatları Nasıl Yapılır

Meme küçültme ameliyatları iki farklı yöntemle yapılabilmektedir. Yağ aldırma (liposuction) operasyonları daha kolay ancak görece etkisiz olan yöntemdir. Cerrahi kesiler ile yapılan meme küçültme ameliyatları ise çok daha etkili ve kalıcı sonuçlar vermektedir.

Liposuction ile yapılan meme küçültme operasyonları:

  1. Bu operasyonları cerrahi yöntem olarak değerlendirmek yanlış olacaktır.
  2. Cerrahiden korkan ya da sorunu çok küçük olan hastalara uygulanan bir yöntemdir. Çoğu zaman memeleri simetrik hale getirmek amacıyla uygulanmaktadır.
  3. Yöntem dahilinde hastanın memesi analiz edilir. Memenin hacmi büyük oranda yağ dokularından oluştuğu için, yağ dokularının alınmasıyla hacmin küçüleceği hesaplanır.
  4. Yapılan analizden sonra yağın alınacağı bölgeler işaretlenir.
  5. Hasta lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra özel cihazlar yardımıyla memenin içerisinden, süt kanallarına zarar vermeyecek şekilde yağ çekilir.
  6. Sonrasında ise meme şekillendirilerek operasyon tamamlanır.
  7. Yağ aldırma operasyonları oldukça kolaydır. İyileşme süresi kısa ve konforludur.

Esas yöntem ise cerrahi kesiler yardımıyla yapılan meme küçültme ameliyatlarıdır. Bu ameliyatlar şu şekilde yapılır:

  1. Operasyona girmeden önce hastanın memesi analiz edilir. Meme küçültme ameliyatları memesinin hacmi çok büyük olan, yağ aldırma ile sorunu çözülemeyecek hastalara uygulanmaktadır.
  2. Operasyondan önce kesi bölgeleri işaretlenir, hastanın memesinin nasıl olacağı simülasyon üzerinde çizilir ve hastaya gösterilir.
  3. Yöntemin belirlenmesinde birçok faktör hesaplanır.
  4. Operasyon genel anestezi altında icra edilir.
  5. Memenin küçültülmesi için dokuların çıkarılması gerekmektedir. Bunu yapmak içinde meme başına ve meme altına kesi yapılır.
  6. Yapılan kesilerden, memenin fazla dokusu çıkarılır.
  7. Sonrasında ise açılan kesiler kapatılarak operasyon tamamlanır.

Meme küçültme ameliyatları bir ile iki saat arasında sürebilmektedir. Operasyon aşamasında nasıl hareket edileceği hastanın istekleri ile belirlenmektedir. Tekrar hamile kalma arzusunda olan kadınlarda süt kanallarına zarar verilmemeye çalışılmaktadır. Eğer meme küçültme ameliyatına başvuran kadının tekrar hamile kalma ihtimali ya da düşüncesi yoksa süt kanalları görmezden gelinerek çok daha estetik görünüşler elde edilebilmektedir.

Operasyonlardan sonra iz kalma ihtimali bulunur ancak gelişmiş teknikler sayesinde dikiş noktaları estetik yöntemlerle kapatılmaktadır. Meme başındaki renk uyumsuzluğundan dolayı izlerin belli olması imkansıza yakındır. Tek iz, memenin alt bölgesinde ters T, L veya I şeklinde kalmaktadır.

Meme (Göğüs) Küçültme Ameliyatı Öncesi

Meme küçültme ameliyatları her ne kadar basit ve estetik amaçla uygulanan ameliyatlar olsa da operasyondan önce hem sonraki meme şeklini garantiye almak hem de riskleri minimuma indirmek için hazırlık yapılması gerekmektedir. Özellikle cerrahi kesi içeren ameliyatlardan önce yapılan hazırlık süreci ile sonuçlar yüzde yüze varan oranda garanti altına alınmaktadır.

Operasyondan önceki süreçte hastanın doktor ve hastane seçmesi, fiziki kontrolünün yapılması, tetkiklerin uygulanması, yöntemin seçilmesi ve operasyona son şeklinin verilmesi yer alır. Süreç dahilinde hasta bazı koşullar uyarınca cerrahi müdahale hazırlanır. Cerrahinin doğasından kaynaklanan riskleri minimuma indirmenin yegane yolu da bu hazırlık sürecidir.

Doktor ve Hastane Seçimi

Ülkemiz estetik cerrahi konusunda oldukça ileride. Özellikle de meme estetiği cerrahileri noktasında Dünya’da bir numara konumunda. Doğal olarak meme küçültme ameliyatlarını gerçekleştiren plastik cerrah ve hastane sayısı da muazzam seviyelerde. Operasyondan önce bu konuda deneyimli ve yeterli ekipmanın bulunduğu bir hastanenin seçilmesi faydalı olacaktır.

Cerrahın seçilmesi kısmında:

  1. Cerrahın adı internet üzerinden araştırılmalı ve hakkındaki yorumlar incelenmelidir.
  2. Eğer ulaşılabiliyorsa tıbbi geçmişi incelenmelidir.
  3. Daha önce hastası olmuş birisi ile iletişime geçilmelidir.
  4. Referansları çok detaylı şekilde incelenmelidir.

Hastanenin seçilmesi kısmında:

  1. Genelde cerrah seçimi ile beraber hastane seçimi de tamamlanır ancak ilk önce hastaneyi seçecek olan hastalar için bazı koşullar bulunmaktadır.
  2. Hastanenin merdiven altı ya da yetersiz bir klinik olmaması faydalı olacaktır.
  3. Operasyon sırasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek komplikasyonlara karşı anlık müdahale imkanı bulunmalıdır.
  4. Daha önce hastanede muayene olmuş, memesini küçülttürmüş hastalar ile konuşulmalıdır.
  5. Hastanenin adı internet üzerinde araştırılmalı ve yorumlar okunmalıdır.

Genel olarak süreç böyle ilerler. Hastaların seçim şansının olduğunu bilmeleri yeterlidir.

Fiziki Muayene ve Tetkikler

Hastane seçiminden sonra hastanın cerrahi müdahale için uygun olup olmadığı araştırılır. Operasyon estetik amaçlarla yapıldığı için tetkikler uzun bir sürece yayılarak yapılabilir. Hastanın fiziki muayenesi sırasında memelerinin durumu incelenir. Sorunları tespit edilir ve çözüm yolu olarak cerrahinin uygunluğu saptanır. Sonrasında ise hastaya en uygun yöntem seçilmesi için tetkiklere geçilir.

  1. Operasyon cerrahi kesiler ile yapıldığından dolayı tam kan sayımı ve idrar testi yapılır.
  2. Bulaşıcı hastalık varlığı, kalp sorunları ve akciğer sorunları araştırılır. Ameliyata engel bir durum varsa saptanır.
  3. Sonrasında ise hastanın memelerine dair görüntüleme tekniklerine geçilir. Ultrason ve mamografi gibi testler yapılır.

Tüm tetkikler sonucunda hastanın meme dokusu en ince ayrıntısına kadar görüntülenir. Ameliyata engel bir durum olup olmadığının yanı sıra yapılacak operasyonda izlenecek yol ve alınacak dokular da belirlenir.

Elde edilen görüntülerden hareketle hastanın operasyondan sonraki meme görünüşü çizilir, hastaya gösterilir. Hasta ile tam mutabakat sağlandıktan sonra ise operasyon tarihi kesinleştirilerek hastanın hazırlık sürecinde yapması gerekenler belirtilir.

Hazırlık Süreci

Meme küçültme ameliyatlarına hazırlık sürecinde ekstrem koşullar altına girilmez. Ameliyat estetik amaçlarla icra edildiği için rahat olunmalı ancak riskler de göz ardı edilmemelidir. Operasyonun başarılarını garanti altına almak, şekillendirilen memenin uzun süre aynı şekilde kalmasını sağlamak, hızlı ve konforlu bir iyileşme sürecini gerçekleştirmek için doktorun vereceği tavsiyelere uyulmalıdır.

Operasyondan önce, tetkiklerde saptanan ve uygun görülen vücut durumunu bozucu herhangi bir faaliyete girilmemelidir. Özellikle kan değerlerinde ekstrem koşullar, meme dokusunu bozacak davranışlar, aşırı beslenme ya da beslenmeyi kesme gibi durumlardan kaçınmak gerekmektedir. İyileşme sürecinde dokulara zarar verecek, cerrahi sırasında komplikasyon riskini artırabilecek her türlü durumdan uzak durulur.

Sigara ve Alkol Kullanımı

Alkol kullanımının vücuda olan zararları konusunda tartışmalar sürmektedir. Uzun süreli ve yüksek miktarda kullanımının ölüm gibi riskler ortaya çıkardığı bilinse de makul kullanımların sorun oluşturmadığı düşünülmektedir. Yine de, alkol vücuda girdikten sonra metabolizmayı ve karaciğeri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu olumsuz etkilerin ameliyat sırasında sorun oluşturmaması için, ameliyattan en az bir hafta önce alkol tüketimi tamamen bırakılmalıdır. Operasyondan sonra da en az bir ay ara verilmesi tavsiye edilmektedir.

Sigara ise oldukça tehlikelidir. Akciğer fonksiyonlarına zarar verir, solunum düzenini bozar. Cerrahi sırasında anestezi komplikasyonlarının ortaya çıkma ihtimalini artırır. Sigara içen hastalarda iyileşme süresinin çok uzadığı ve dokuların tam iyileşemediği saptanmıştır. Bu sebeplerden ötürü, eğer ameliyat uzak bir tarihte ise sigara tamamen bırakılmalıdır. Eğer ameliyat daha erken bir tarihe planlanmış ise de bir hafta önceden mutlaka bırakılmalıdır. Hızlı ve konforlu, çoğu zaman da tam bir iyileşme elde etmek için ise operasyondan sonra kesinlikle sigara tüketilmemelidir.

İlaç Kullanımı

Memelerin küçültülmesi ve süt kanalları da kesilerek dokuların çıkarılması sırasında kanama fazladır. Kanın pıhtılaşma eğiliminde olması daha faydalı olduğundan dolayı, operasyondan önce kanı sulandırabilecek, pıhtılaşmasını engelleyebilecek her türlü ilaçtan uzak durulmalıdır. Hormon dengesini değiştiren, kan değerlerine etki eden ilaçlar doktora danışılmalıdır.

Operasyonun planlanması aşamasında doktor hangi ilaçların kullanıldığını soracak ve gerekiyorsa dozlarına düzenleme yapacaktır. Özellikle reçetesiz kullanılan ağrı kesicilere dikkat edilmelidir. Kanı sulandıran her türlü ağrı kesiciden uzak durulmalıdır. Genelde operasyondan bir hafta önce, kullanılması zorunlu olmayan her türlü ilacın bırakılması tavsiye edilmektedir.

Beslenme

Bazı besinler metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Uzun süreli hazırlık dönemi bulunan meme küçültme ameliyatlarının son on beş gününde bu tür besinlerin olabildiğince az tüketilmesi ya da tercihen hiç tüketilmemesi faydalı olacaktır. Aşırı yağlı besinler ya da aşırı asitli besinler vücudun genel sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahiptir.

Özellikle E vitamini içeren bazı besinler kanın daha akışkan hale gelmesine sebep olmaktadır. Operasyondan bir hafta önceden itibaren başlayarak bu tür besinlerin de tüketilmemesi faydalı olacaktır. Operasyondan önce kilo almaya ya da kilo vermeye yönelik herhangi bir girişim olmaması gerekmektedir. Yani kilo vermek ve meme hacmini daha da küçültmek için girişim yapılması, operasyonun tekrar planlanmasına sebebiyet verebilir.

Hastaneye Yatış

Hastaneye yatış aşaması, operasyonun yapılacağı gün gerçekleşmektedir. Önceki gün akşam yediden itibaren besin tüketimi tamamen kesilmelidir. Ayrıca akşam ondan itibaren ise sıvı tüketimi kesilmelidir. İyi bir uyku uyunmalı ve sabah erkenden hastaneye gidilmelidir. Hastaneye gidildikten sonra evrak işleri yapılır ve hasta odasına alınır. Odasında çeşitli hazırlıklar yapıldıktan sonra (önlük giydirilmesi vs.) operasyon saatini beklemeye başlar. Sonrasında genelde sedyede bazen de ayakta operasyonun yapılacağı alana alınır.

Hastaneye yatış aşamasında refakatçi gerekmez. Operasyondan sonra hemen ayağa kalkılabildiği için refakatçiye ihtiyaç yoktur. Ayrıca bazı durumlarda kan testi ve idrar testi gibi rutin testler tekrar uygulanabilmektedir. Operasyon genelde öğleden önce yapılır bu sayede de hastanın akşamı evinde geçirmesi sağlanır.

Meme (Göğüs) Küçültme Ameliyatı Sonrası

Meme küçültme ameliyatları oldukça basit, hazırlık süresi gerektiği durumlarda uzun ve iyileşme süreci konforlu ameliyatlardır. Operasyon genel anestezi altında yapıldığı için, ameliyatın tamamlanmasından sonra hasta baygın durumdadır. Bu durum ortadan kalkana kadar hasta odasında dinlendirilir. Genelde hastaya yatış verilmez ancak bazı riskli durumlarda ve meme hacminin çok büyük olduğu durumlarda hastanın bir gün kadar hastanede yatırılması söz konusudur. Çok nadiren iki gün yatışın yapıldığı durumlarla da karşılaşılmaktadır.

Memesi çok büyük olan hastalarda, operasyon bölgesinde görülebilecek sıvı birikimlerini engellemek amacıyla dren takılır. Dren takılan hastaların bir gün hastanede yatması gerekmektedir. İkinci gün, taburcu işlemi gerçekleştirilmeden önce takılan drenler alınır. Drenler alındıktan sonra hastanın pansumanları yapılarak sporcu sütyeni giydirilir. Tüm bunların tamamlanmasından sonra ise taburcu işlemi gerçekleştirilir. Hasta ayakta taburcu edilmektedir. Hastaneden çıktıktan sonra evine gidip dinlenmesi tavsiye edilir.

Operasyondan sonra kontroller birinci ve ikinci haftanın sonunda yapılır. Sporcu sütyeninin takılmasının sebebi, kontrol sürecine kadar memenin çeşitli etkilerden korunması ve doğru şekillenmesini sağlamaktır.

Ağrı ve İlaç Kullanımı

Meme küçültme ameliyatları genel anestezi altında yapıldığı için operasyon sırasında hasta en ufak ağrı ya da acı hissetmez. Operasyonun tamamlanmasından sonra anestezinin etkisi bir süre daha devam eder. Hasta uyandıktan sonra ağrı ya da acı hissetmemesi için özel ağrı kesiciler verilir. Hasta, dinlenme süresi boyunca da bu ilaçlar sayesinde en ufak acı ya da ağrı hissetmez.

Operasyondan sonra reçete edilen ilaçlar ağrı kesiciler ve antibiyotiklerdir. Enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldırmak ve oluşabilecek muhtemel ağrılara önceden önlem alabilmek için bu ilaçlar yazılmaktadır. Hastalar reçete edilen ilaçları belirtilen süre boyunca doğru dozlarda ve doğru zamanda kullanmak zorundadır. Bu sayede hem operasyondan sonraki konfor artırılır hem de muhtemel riskler tamamen ortadan kaldırılır.

Operasyondan önce kullanımı kesilen ya da azaltılan ilaçların tekrar kullanıma sokulması için doktor kontrolü gerekmektedir. Genelde ikinci hafta yapılan rutin kontrolde bu ilaçlara dair düzenlemeler de yapılacaktır. Ayrıca, operasyonun fiziki etkilerinden bağımsız olarak bir yıl boyunca hafif şiddetli ağrıların zaman zaman görülmesi söz konusudur. Bu ağrılar, doku iyileşmelerinden dolayı gerçekleşmektedir. Çoğu zaman bölgede bir travma oluşmasını takiben çıkmaktadırlar.

Hareket Kabiliyeti

Operasyon memelere yapılmaktadır. Doğal olarak, hareket kabiliyetini ciddi derecede etkileyebilecek bölgelerden uzak kalınmaktadır. Alt kas gruplarına hiç müdahale edilmediği için operasyondan sonra hastaların yürümesinde sakınca yoktur. Genelde, normal odaya alındıktan ve anestezinin etkisi geçtikten hemen sonra hastalar yürümeye başlayabilir.

Hareket kabiliyetinin etkilendiği bölge ise üst kas gruplarıdır. Boyun, kollar ve omuzlar hareket kabiliyeti açısından sınırlandırılır. Buralardaki aşırı hareketler ya da yük binmeleri memelerin şekillenmesi üzerinde etkilidir. Ayrıca atılan dikişlerin de patlama ihtimali bulunmaktadır. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak hastanın bir hafta boyunca, tercihen de iki hafta boyunca olabildiğince az hareket etmesi istenir. Hareket etmemeden kasıt, üst kas gruplarının zorlanmamasıdır. Kutu kaldırmak, kolları yukarı kaldırmak, ağır kaldırmak, ani kol hareketleri yapmak yasaktır.

Pansuman

Operasyondan sonra, eğer takılmışsa drenlerin çıkarılmasıyla beraber dikiş bölgelerine pansuman yapılır. Pansumanın amacı dikişleri dış dünyadan izole etmek ve enfeksiyon riskini azaltmaktır. Yapılan pansumanların iki günde bir değiştirilmesi gerekmektedir. Her gün değiştirilmemesinin sebebi, oluşan kan pıhtısının iyileşme süresini olumlu yönde etkilemesidir.

Hastanın, operasyondan sonra her iki günde bir en yakın hastaneye giderek pansumanlarını dikkatlice değiştirmesi gerekir. Pansumanlarda dikişlerin durumu da kontrol edilmektedir.

Riskler, Yan Etkiler ve Komplikasyonlar

Meme küçültme ameliyatlarında anesteziye bağlı, cerrahi uygulamaya bağlı ve meme bölgesine müdahale ediliyor olmasından kaynaklı riskler bulunmaktadır. Günümüzdeki cerrahi teknoloji ve uzman hekimler sayesinde bu riskler her ne kadar sıfıra yaklaştırılsa da sıfırlanamamaktadır. Her operasyon sırasında veya sonrasında hastanın durumuna, doktorun uzmanlık seviyesine, hastane koşullarına bağlı olarak çeşitli riskler ortaya çıkabilir.

  1. Cerrahi müdahalenin doğasından kaynaklanan bazı riskler bulunmaktadır. Pıhtı oluşumu, ölüm gibi riskler vardır ancak ihtimalleri inanılmaz derecede düşüktür.
  2. Genel anesteziye bağlı riskler bulunur. Akciğerde fonksiyon kayıpları, akciğer sönmesi, akciğer içinde pıhtı oluşumu gibi. Bu ihtimaller de, operasyondan önceki hazırlık sürecinden dolayı oldukça düşüktür.
  3. Kanama, en olağan komplikasyonlardandır. Operasyon genel olarak kanlıdır. Müdahalenin boyutuna göre de miktar artar. Operasyonun tamamlanmasından sonra ise kanama riski minimumda tutulmaya çalışılır. Meme küçültme ameliyatlarından sonra atılan dikişlerin patlamasına veya açılmasına bağlı olarak kanama gelişebilir. Kanamanın ortaya çıkmasıyla acilen doktora başvurulmalı, dikişler tazelenmelidir.
  4. Kan kaybı, kanamaya bağlı olarak gelişen komplikasyonlardandır. Operasyon sırasında fazlaca kan kaybedilmesi durumunda kayıplar telafi edilir. Operasyondan sonra az ancak sürekli kanama gerçekleşmesi durumunda hastada kan kaybı baş gösterir. Buna bağlı olarak da halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı gibi durumlar ortaya çıkar.
  5. Enfeksiyon, gelişebilecek en olası risklerdendir. Operasyondan sonra hijyene dikkat edilmemesi durumunda böğle mikroplar tarafından ele geçirilir. Buna bağlı olarak da enfeksiyon gelişimi olur. Vücut bölgedeki enfeksiyonu iyileştirmeye çalışırken bölgenin iltihaplanmasına sebep olabilir. Eğer antibiyotik kullanımı aksatılırsa enfeksiyon gelişme riski oldukça yüksektir. Gelişen enfeksiyona zamanında müdahale edilmezse operasyonun sonuçları tehlike altına girebilir.
  6. Doku içerisinde kan birikmesi yani hematom, operasyondan sonra ufak bir noktadan iç kanama gerçekleşmesi ve bu kanın doku içerisinde birikmesidir. Tehlikeli bir durum olmamakla birlikte doku içerisinde biriken bu kanın alınması gerekmektedir.
  7. İz kalması. Meme küçültme ameliyatları estetik amaçlarla icra edilir. Operasyondan sonra estetiği bozan bir iz kalması durumu ise meme küçültme ameliyatlarının felsefesine terstir. Operasyon sırasında atılan dikişler estetik kaygılar güder. Olabildiğince az iz kalması ve kalanlarında görünmemesi için dikiş atılacak bölgeler özenle seçilir. Yine de, hastanın vücudunun aşırı hassas olmasına bağlı olarak belirgin izler kalabilir. Böyle bir durumda, düzeltme ameliyatı ile bu izler ortadan kaldırılır.
  8. Emzirme fonksiyonunun kaybı. Bilindiği üzere meme küçültme ameliyatları ile beraber gerektiği kadar doku meme içerisinde çıkarılır. Ancak, meme ucunda birleşen süt kanalları operasyon dahilinde kesilir. Eğer tekrar gebe kalmak isteyen bir hasta var ise, süt kanallarına olabildiğince az zarar verilmeye çalışılır. Ancak operasyon sırasında herhangi bir sebepten ötürü bu kanallara fazlaca zarar verilebilir. Bunun sonucu olarak da emzirme fonksiyonu kısmen ya da tamamen ortadan kalkabilir.
  9. Yağ dokularında erime olabilir. Alınan yağ dokularından ziyade, bırakılan yağ dokuları çeşitli sebeplere bağlı olarak erimeye başlayabilir. Bu erime sonucunda da dikiş bölgelerinden dokular sızar. Geçici bir durumdur ancak yine de doktor tarafından müdahale edilmelidir.
  10. Meme başı kaybı. Meme küçültme ameliyatlarında çok nadiren meme başına müdahale edilir. Doğal bir görüntüyü sağlamak için meme iç dokusu tamamen boşaltılsa bile meme başı tutulur. Operasyon sırasında yapılan bir hataya bağlı olarak meme başı kaybedilebilir. Bu durumda yapay bir meme başı yapılmaktadır.
  11. Asimetri, düzeltme ameliyatını gerektiren komplikasyonlardandır. Meme küçültme ameliyatlarının amacı yeterli dolgunlukta ve simetride iki adet meme elde etmektir. Operasyon sırasında yapılan hesap hatasından ya da uygulama hatasından dolayı iki meme arasındaki simetri sağlanamayabilir. Bu simetri doku fazlalığından, açı bozukluğundan ya da meme başlarından kaynaklanabilir. Az bir ihtimal olsa da gerçekleşmesi halinde ikinci bir ameliyat gerekmektedir.
  12. Operasyondan sonra, gereğinden az ya da fazla doku alınması; bağ dokuları yanlış müdahale yapılması durumunda operasyondan sonra memeler sarkabilir. Çok nadiren karşılaşılmakta olan bir komplikasyondur.

Unutulmaması gereken nokta, ülkemiz meme estetiği konusunda oldukça üst noktadadır. Doktorlarımızın neredeyse tamamı oldukça tecrübelidir. Bu sebepten ötürü de, ekstrem bazı hususlar gerçekleşmediği müddetçe bu komplikasyonların ortaya çıkma ihtimali oldukça düşüktür.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Meme küçültme ameliyatlarından sonraki dönemde, operasyonda elde edilen başarısını korumak amacıyla bazı hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu hususlara gösterilen azami özen sayesinde meme küçültme ameliyatlarının başarısı garanti altına alınmakta, kalıcılık sağlanmaktadır.

  1. Operasyondan sonra, hastaneden çıkışınız yapılınca doğrudan eve gitmeli ve ciddi bir istirahat dönemine girmelisiniz. Cerrahi operasyonun yorgunluğu atılana kadar, en az üç gün boyunca; ideal olarak da yedi gün boyunca dinlenmelisiniz. Dinlenme süreci boyunca üst kas grubunun aşırı yorulmaması faydalı olacaktır.
  2. Spor egzersizleri olarak iki ay boyunca yalnızca yürüyüşler yapılmalı, üst kas grubunu etkisi altına alan her türlü orta ve ağır şiddetteki spor egzersizinden kaçınılmalıdır.
  3. Operasyondan sonra verilen antibiyotik ve ağrı kesiciler aşırı ya da az kullanılmamalıdır. Tam olarak doktorun söylediği miktarda ve zamanda kullanılmalıdır.
  4. Bölgenin hijyenini sağlamak amacıyla pansuman sürelerinin geçirilmemesi gerekmektedir.
  5. İlk dört gün bölgeye su değmemesi gerekmektedir. Beşinci günden itibaren ise su çok sıcak ya da çok soğuk olmayacak şekilde duş alınabilir. Ayrıca duş alınan bölgenin de steril hale getirilmesi faydalı olacaktır.
  6. Dikişler alınana kadar umumi ortamlardan uzak durulmalıdır. Hamam, sauna, deniz ve solaryum bu umumi ortamlara dahildir.
  7. Operasyondan sonra verilen sporcu sütyeni iki ay kadar takılmalıdır. Sırf daha iyi görünmek için bu süreden daha önce normal sütyene geçilmemelidir.
  8. Göğüs bölgesi en ufak darbelerden dahi korunmalıdır. İlk iki hafta kesinlikle yüz üstü yatılmamalı; iki hafta ile üç ay arasında da uzun süre yüz üstü yatılmamalıdır.
  9. Operasyondan sonra, doku hasarlarını engellemek ve iyileşme süresini kısaltmak için sigara kullanımı tamamen kesilmelidir.

Dikkat edilmesi gerekenler genel olarak bunlardır. Görece basit olan bu ameliyat bu hususlarla desteklendiği sürece başarı ve estetik bir görünüm kaçınılmazdır. Operasyondan sonra doktorunuz tarafından yazılı şekilde dikkat etmeniz gerekenler size verilecektir. Bunlara azami özeni göstermeniz mecburiyettir.

Operasyondan sonra dikişler onuncu ya da on ikinci günde alınır. Bu süreye kadar bölgeye özenli davranılmalıdır. Beslenme alışkanlıklarında ise uç noktalara kaçılmaması tavsiye edilir. Aşırı yağlı, aşırı şekerli ya da asitli gıdalardan uzak durulmalıdır. Doğal ve düzenli beslenmek operasyon şokunu atabilmek için idealdir.

Dikişlerin alınmasıyla beraber masa başı işlere dönülebilir. Ancak bu işlerin fiziki efor gerektirmemesi gerekmektedir. İlk iki ay, üst kas grubunu yoracak her türlü işten uzak durulmalıdır. İkinci aydan itibaren ise fiziki efor gerektiren işlere dönülebilir. Üçüncü aydan itibaren ise ağır işere ve ağır spor egzersizlerine başlanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Operasyonun kesin sonuçları altıncı aydan itibaren ortaya çıktığı için, bu süreye kadar yine de bölgeye özenli davranılması faydalı olacaktır.

Memeler cinsel birer objedir aynı zamanda. Operasyondan sonra cinsel ilişkilere iki hafta kadar ara verilmelidir. Sonrasında ise, meme bölgesinin sıkılmaması gerekir. En azından üç ay boyunca memelere karşı özenli olunmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Kadınların çok büyük bir kısmında, memelerinin büyük olmasından dolayı ciddi problemler yaşanmaktadır. Hayat kalitesini ciddi derecede etkileyen bu sorunun yegane çözüm yolu da cerrahi müdahaledir. Normal koşullar altında oldukça basit olan bu ameliyat hakkında kadınların kafasında ciddi sorular ve sorunlar bulunmaktadır. Özellikle emzirme fonksiyonu ve gebelik üzerine olan bu soruların spesifik başlıklar altında cevaplanmaları faydalı olacaktır.

Meme küçültme ameliyatı sonrası bebeğimi emzirebilir miyim?

Meme küçültme ameliyatlarına girmeden önce, planlama aşamasında hastanın isteklerine ve durumuna uygun olarak yöntem seçimi yapılmaktadır. Bilindiği üzere emzirme fonksiyonunun varlığını sağlayan temel unsur süt kanallarıdır. Bu kanallar meme üzerini boydan boya aşarak meme ucunda birleşirler. Yani, yapılacak herhangi bir müdahalenin bu süt kanallarına temas etmemesi mümkün değildir.

Hastanın operasyondan önce gebe kalacağını söylemesi, operasyonun daha ince hesaplar üzerine kurulmasını sağlayacaktır. Süt kanallarına olabildiğince az zarar verilmesi üzerine kurulan bazı meme küçültme ameliyatlarından sonra emzirme fonksiyonunda herhangi bir kayıp yaşanmaz. Ancak, bazı durumlarda, hasta emzirme kapasitesini kaybetmek istemediğini söylemesine rağmen operasyon sırasında yaşanan bir komplikasyon sonucunda bu kapasitesinin azalması söz konusu olabilmektedir.

Meme küçültme ameliyatı sonrası iz kalır mı?

Meme küçültme ameliyatlarında iz kalmaktadır. Operasyonun planlama aşamasında seçilen yönteme bağlı olarak meme başında ve meme altında; memenin karın ile birleştiği bölgede iz kalabilmektedir. L, I veya ters T şeklinde kalan bu izler, özel dikiş yöntemleri ile olabildiğince azaltılmaktadır. Ancak bazı hastaların teninin hassas olmasından dolayı meme altındaki izler görülebilir. Böyle durumlarda estetik cerrahinin iz kapatma yöntemlerinden yararlanmak gerekmektedir.

Operasyon sırasında açılan kesiler, memenin karşıdan bakıldığında zor görülecek taraflarından seçilmektedir. Böylece, düzeltme ameliyatı yapılmasa dahi izlerin olabildiğince az görülmesi sağlanmaktadır. Meme küçültme ameliyatı olmak isteyenlerin kalacak izlerden korkması gerekmez. Estetik amaçlarla yapılan bir operasyondan sonra, operasyonun felsefeciyle çelişen bir şekilde ciddi izlerin kalması söz konusu değildir.

Meme küçültme ameliyatı sonrası kanser riski azalır mı?

Meme kanserleri genelde meme dokuları içerisinde başlamaktadır. Standart olarak başladıkları bir nokta bulunmaz. Memenin tamamında, rasgele olarak başlayabilirler. Kadınların birçoğu meme kanseri riski taşımaktadır. Meme dokularının fazla olması da riski artırmaktadır. Meme küçültme ameliyatlarından sonra büyük meme dokuları memeden çıkarıldığı için meme kanseri riski düşmektedir. Ancak, yalnızca meme küçültme ameliyatı ile meme kanseri riskinin sıfırlanması söz konusu değildir.

Meme kanserini sıfırlamak amacıyla yapılan estetik operasyonlarda, süt kanalları dahil meme içeriğinin tamamı boşaltılmakta yerine de silikon yerleştirilmektedir.

Meme küçültme ameliyatı sonrasında iş hayatına ve sosyal yaşama dönüş süreci nasıldır?

Meme küçültme ameliyatları oldukça basit ameliyatlar olarak sınıflandırılır. Operasyondan hemen sonra ayakta taburcu olunur. Çok nadiren bir ya da iki gün yatış verilmesi söz konusudur. Hastalar operasyondan sonra bir – iki hafta arasında evlerinde istirahat ederler. Bu süreç boyunca cerrahinin fiziksel etkileri ortadan kalkar, dikişler alınır ve hasta kendini toplar. Bu aşamadan itibaren hastanın masa başı işine dönmesinde herhangi bir sakınca yoktur. İkinci aydan itibaren hafif efor gerektiren fiziki işlerine; üçüncü aydan itibaren de ağır efor gerektiren fiziki işlerine dönebilir.

Operasyondan sonra sosyal hayata dönüş ise daha kısadır. Hasta bir hafta kadar evinde istirahat ettikten sonra, efor harcamadığı ya da kendini zorlamadığı müddetçe sosyal yaşamına dönebilir. Ufak yürüyüşler yapmasında vs. sakınca yoktur. Memesi küçüldüğü için daha konforlu bir sosyal hayata kavuşur.

Meme küçültme ameliyatı için yaş sınırı ya da herhangi başka bir sınır var mı?

Meme küçültme ameliyatları sanılanın aksine ileri yaştaki kişilere uygulanmaz. Operasyon için uygun yaş aralığı olarak on sekiz – yirmi beş yaş arası gösterilmektedir. On sekiz yaş altındaki kişilerde meme dokuları gelişimini sürdürdüğü için müdahaleye pek sıcak bakılmaz. Yirmi beş yaş sonrasında da operasyon yapılabilse de, ilgili yaş aralığında yapılan operasyonların çok daha başarılı sonuçlar verdiği bilinmektedir.

Operasyon için yaş sınırı harici bir sınır bulunmaz. Yalnızca operasyona engel bulaşıcı hastalık taşıyanlara, kalp sorunları ve akciğer sorunları olanlara operasyon yapılmayabilir ancak oldukça nadir durumlardır.

Meme küçültme ameliyatı için özel hastaneler mi tercih edilmelidir?

Meme küçültme ameliyatları için bu iş üzerine uzmanlaşmış doktorların tercih edilmesinde fayda vardır. Esasen, seçim aşamasında hastaneden ziyade doktor seçilmesi daha faydalı olacaktır. Alanında başarılı olan doktorlar çoğu zaman özel hastanelerde çalışmakla birlikte bazen de devlet hastanelerinde çalışabilmektedirler. Operasyonun doğası gereği estetik amaçlar güdüldüğünden dolayı, devlet hastanelerinde yaygın bir uygulama ağı ile karşılaşılmayabilir.

Meme küçültme ameliyatı sonrası memeler ne kadar küçülür?

Meme küçültme ameliyatları sırasında memeler düz konuma dahi getirilebilmektedir ancak bu yapılmaz. Kişinin yaşı, boyu, omuz genişliği, vücudunun genel ölçüleri ve sorunları dahilinde bir ölçü belirlenir ve meme bu ölçüye değin küçültülür. Ayrıca ne kadar küçültüleceği üzerinde hastanın da söz hakkı bulunmaktadır. Operasyondan önceki süreçte tartışma ve ikna üzerine kurulu bir yöntem izlenir. Hasta doktoru, doktor da hastayı ikna eder ve ortak bir noktada buluşulur.

Meme küçültme ameliyatı sonrası hayat ne yönde ve nasıl değişir?

Meme küçültme ameliyatlarından üç ay sonra operasyonun tam sonuçları ortaya çıkar. Bununla beraber de hastaların operasyondan önceki sorunların tamamı ortadan kalkar. Doğal olarak, sosyal yaşamlarında ve iş hayatlarında daha başarılı hale gelirler. Daha kompakt bir meme dokusuna sahip olmanın sonucu olarak psikolojik rahatlama da kendini gösterir.

Meme küçültme ameliyatının başarı oranları nedir?

Meme küçültme ameliyatları yalnızca uygun hastalara ve onlara en uygun yöntemle uygulanmaktadır. Doğal olarak yöntem – hasta bileşiminin kusursuz şekilde sağlanmasından dolayı, eğer operasyonu uygulayan kişi de uzman bir cerrah ise başarı oranı yüzde yüzdür. Günümüzde çok nadiren komplikasyon ve başarısızlık gelişmektedir. Bu başarı oranının yakalanmasında uygulama sıklığı ve cerrahi teknoloji önemlidir.

Meme küçültme ameliyatı fiyatları ne kadar?

Meme küçültme ameliyatları estetik kaygılarla uygulandığı için SGK desteğinden bahsetmek mümkün değildir. Operasyon fiyatları hastanın durumuna göre değişebilir. Fiyatların belirlenmesinde hastanın durumu, alınacak doku miktarı, riskler, kullanılan malzemeler, doktorun uzmanlık seviyesi, hastane koşulları ve döviz fiyatları etki oluşturmaktadır. Bunlara ek olarak fiyatı etkileyen farklı faktörler de ortaya çıkabilir. Tam bir fiyat almak için mutlaka muayene gerekmektedir. Ancak meme küçültme ameliyatlarının görece ucuz ameliyatlar olduğu söylenebilir.

Göğüs Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Meme küçültme ameliyatının temelini, memenin iç dokusuna yapılan müdahale oluşturur. Farklı prosedürler olmakla birlikte meme ucunun ve dış yapısının korunması; mümkünse de süt kanallarına zarar verilmemesi esastır. Uygulama genel anestezi altında yapılır ve iki ile üç saat arasında sürer. Memenin alt tarafından açılan kesiler yardımıyla iç yapıdaki yağ boşaltılır. Memenin büyük görünmesini sağlayan yağ dokunun kalkmasıyla beraber meme arzu edilen boyuta indirilir. Sonrasında ise açılan kesiler estetik dikişlerle kapatılır.

Göğüs Küçültme Ameliyatını Hangi Doktor Yapar?

Memeye yapılan tüm estetik operasyonlarda olduğu gibi meme küçültme operasyonlarında da tüm süreci plastik cerrahlar kontrol eder. Gerektiği durumlarda birden fazla plastik cerrah da ameliyata katılabilir.

Göğüs Küçültme Estetiği Ne Kadar Sürer?

Memenin ne kadar büyük olduğu ve hastanın memesinin ne hangi boyutlara kadar küçültüleceği operasyon sırasını belirler. Ayrıca meme başının ve üst yapının korunması gerekiyorsa bu da meme küçültme operasyonlarının süresi üzerinde etkilidir. Ortalama bir ameliyatın yaklaşık olarak üç saat sürdüğünü söylemek mümkündür. Ancak dört – beş saate sarkan meme küçültme operasyonları da mevcuttur.

Meme Küçültme Estetiği Sonrası İyileşme Kaç Gün Sürer?

Meme küçültme ameliyatlarından sonraki iyileşme sürecini ikiye ayırmak mümkündür. Operasyondan hemen sonraki iki haftalık dönem cerrahinin etkilerine bağlı; ikinci haftadan sonraki dönem ise uygulamanın etkilerine bağlı olarak devam eder. İlk iki hafta boyunca takılan drenler çıkartılır ve pansumanlar devam eder. Hasta aynı zamanda normal yaşamına da dönmeye başlar. İkinci haftadan altıncı haftaya kadar ise operasyonun sonuçları tamamen oturur. Yani meme küçültme operasyonlarından sonra kesin iyileşme altıncı hafta civarlarında olur.

Meme Küçültme Ameliyatı Sonrası Korse Kullanılır Mı?

Memenin küçültülmesi amacıyla yağ alınmasından sonra geride kalan dokuların arzu edildiği gibi şekillenebilmesi için korse kullanımı söz konusudur. Meme bölgesinde kullanılan korse sporcu sütyenine benzerdir. Operasyondan sonraki ilk iki hafta sürekli; ikinci hafta ile dördüncü hafta arasında ise günde sekiz saat kullanılmalıdır. Kullanılmadığı takdirde memeler arasında asimetri oluşması ihtimal dahilindedir.

Meme Küçültme Ameliyatından Kaç Gün Sonra Banyoya Girilir?

Operasyondan sonra bölgede oluşacak ödemlerin tahliye edilmesi amacıyla yerleştirilen drenler ne kadar erken çıkarılırsa hastalar da o kadar erken duş alabilir. Bazı hastalarda dren üçüncü gün çıkarılırken bazılarında birinci haftanın sonunda çıkarılmaktadır. Dren çıkarılmadan duş alınması tehlike oluşturmasa da tavsiye edilmez.

Meme Küçültme Ameliyatı Sonrası Dikişler Alınır Mı?

Estetik amaçlarla icra edilen meme küçültme ameliyatları sırasında iz bırakma potansiyeli olan dikişlerin atılması söz konusu değildir. Hem konforu artıran hem de iz bırakmayan dikişler atılır. Bu dikişlerin de operasyondan sonra alınmasına gerek kalmaz. Onuncu gün civarlarında deri ile tamamen bütünleşerek kaybolurlar.

DMCA.com Protection Status