Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün
Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı
Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı

Yaygın olarak kullanılan ismiyle “Güneş Lekesi” olarak tabir edilen, ciltte özellikle yüzde; alın, çene, dudak üstü ve burun bölgesinde meydana gelen siyah ya da kahverengi renkli irili ufaklı lekeler. Güneşten etkilenerek ortaya çıkan ve kalıcı olan lekeler, sene boyunca şeklini ve konumunu korumak ile beraber, güneş ışığının etkisiyle koyulaşmaya başlar ve koyu ton kış aylarında güneş ışığı etkisinin azalmasıyla dağılır. Lekenin daha uzun süre koyuluğunu sürdürüyor olması lekenin ciltte daha derin noktalarda yer aldığına işaret eder. Sıklıkla hastalık olarak algılanmayan melazma, özellikle estetik kaygılara neden olması sebebiyle, maruz kalan kişilerce tedavi edilmek istenir. Yüz bölgesinde meydana gelen melazmalar, kişide sosyal problemlere ve psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu durum sebebiyle melazma ile karşı karşıya kalan kişinin uzman bir cilt hekimi kontrolü ve önerisi ile tedavi sürecine başlaması gerekir.

Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı Hakkında

Melazma, cildin güneş ışınları nedeniyle bazı bölgelerinde meydana gelen renk koyuluğudur. Bu durumun sebebi güneş ışınına maruz kalan bölgede melanosit üretiminin artması ve yoğun melanin pigmenti birikmesi tüm vücutta dengeli olarak gerçekleşmediğinde, bir noktada biriktiğinde oluşur. Genel anlamda vücutta sistematik bir rahatsızlığa neden olmayan bu durum, kimi zaman karaciğerle alakalı olarak meydana gelen lekelenmelerle karıştırılmaktadır. Melazma, tamamen cilt dokusunda meydana gelen bir komplikasyondur ve güneş ışınları etkisiyle ortaya çıkar. Bu nedenle ciddi bir rahatsızlık veya ölümcül durum söz konusu olmaz. Melazmanın en yaygın olumsuz etkisi sosyal anksiyeteler ve psikolojik açıdan kişiyi rahatsız etmesidir. Lekenin oluşumunda etkili olan faktörler çok çeşitli olduğundan genellikle güneş ışınlarının etkisi ve bu etkinin oluştuğu dönemde kişinin sağlık ve hormonal durumları dikkate alınır. Risk grubunda ise özellikle koyu renkli kişiler ve kadınlar yer almaktadır. Melazmanın oluşumunda etkili olan güneş ışını faktörü, cildin güneş ışınlarını emme ve reaksiyon vermesine sebep olduğu için, melazmaya yatkınlığı olan kişilerin güneş ışınlarından yoğun bir şekilde korunması ve leke oluşumundan rahatsız olmaları durumunda tedavi yöntemlerine başvurması gerekir. Hastalıkla ilgilenen branş dermatolojidir ve bu alandan bir uzman hekim kontrolünde melazma çok kolay bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Melazma Nedir?

Melazma, dünya genelinde çok yaygın olarak karşılaşılan bir cilt rahatsızlığıdır. Rahatsızlığın oluşmasında başrolü vücudumuza ten rengini veren “Melanosit Hücreleri” oynar. Cildin alt tabakasında yer alan melanosit hücreleri, cildin üst tabakasına melanomlar aracılığıyla melanin pigmentini taşır. Bu pigmentler cilde renk verir. Ayrıca güneşlenirken bronzlaşmayı düşünecek olursak, cilt güneşin zararlı ışınlarını absorbe etmek üzere bronzlaştığında da melanositler çalışmış ve cildin üst tabakasına melanin pigmentini taşıyarak ten rengini koyulaştırmıştır. Böylelikle güneş ışınlarının zararlı etkileri cildin üst tabakasında absorbe edilmiştir. Bu durum normal bir şekilde meydana gelirken, kimi zaman melanin pigmentleri belirli bir noktada birikme yapar. Bu birikme belirli bir bölgede dağınık çok sayıda lekeler yada irili ufaklı birkaç lekeye neden olabilir. Böyle bir durumda melazma söz konusudur. Leke genellikle kahverengi tonlu veya siyahtır. Güneş ışınlarının sık olarak etki ettiği yüz bölgesinde; burun, çene, üst dudak ve alında oluşurlar ancak genel olarak vücudun her yerinde karşılaşılabilir. Ciddi bir sağlık problemi olarak algılanmamakla beraber özellikle kadınlarda kozmetik kaygılara sebep olan bir unsur olarak algılanır. Tekrarlayan bir yapısı olan melazma lekeleri, her güneş ışığına maruz kalındığında koyulaşarak belirgin bir yapı alır ve tekrar güneş ışığının az olduğu dönemlerde görünürlüğünü kaybeder. Eğer leke yıl boyunca görünür ve koyu tonda ise bu lekenin derinliğinin fazla olduğu anlamına gelir ve tedavisi normal melazmalara göre biraz daha uzun süreli olacaktır. Hastalığa yönelik olarak yapılan çalışmalar, özellikle kadınlarda ve hormonsal değişimler yaşayan kimselerde sıklıkla karşılaşıldığına işaret etmektedir. Ayrıca koyu ten rengine sahip kişiler daha yüksek risk grubunda yer alırlar. Ancak bu bulguların yanında erkeklerde ve açık ten rengine sahip kişilerde de melazma oluşması söz konusu olabilir ve benzer şekilde oluşup benzer şekilde tedavi edilir. Melazmanın tedavisinde izlenecek olan yöntemlerde genel anlamda derinin üst tabakasından itibaren birikim yapan melanin pigmentlerinin dağıtılması ve ciltteki renk tonunun eşitlenmesi hedeflenir. Bu amaçla lazer uygulaması en yaygın teknik olmakla beraber kimyasal peeling, PRP, mezoterapi ve ışık dolgu uygulamaları da tercih edilmekte. Bu uygulamaların her biri farklı metotlarla uygulanmakta ve tamamen steril ortamlarda gerçekleştirilmekte. Unutulmamalıdır ki; melazma rahatsızlığının tanısını mutlaka bir uzman hekim koymalı ve takibini gerçekleştirerek tedavi sürecini başlatmalıdır.

Kimlerde Görülür

Melazma rahatsızlığının karşılaşılması ile ilgili standart bir grup çalışması olmamakla beraber, hastanelerde oluşturulan takiplerde melazma ile karşı karşıya kalan kişilerin yoğun olarak hamile veya yeni doğum yapmış kadınlardan oluştuğu ortaya çıkıyor. Bu anlamda hastalığın hormonal değişimlerin yaşandığı dönemlerde yoğun olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Öte yandan doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda, ergenlik dönemindeki kişilerde ve uzun süre güneş ışınlarına maruz kalan kişilerde melazma daha sık görülmekte. Yine yapılan bir incelemeye göre melazmanın koyu ten rengine sahip kişilerde daha sık ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Melazmanın menopoz dönemindeki kadınların yaşadıkları hormonal değişiklikler nedeniyle de ortaya çıktığına dair bilimsel bulgular vardır. Öte yandan melazma sıklıkla karaciğerden kaynaklanan bir rahatsızlık olarak algılanır ancak durum yalnızca güneş ışınları ve melanosit hücreleri ile ilgilidir. Bu nedenle herhangi bir karaciğer rahatsızlığı söz konusu değildir. Yine melazmaya dair yapılan çalışmalarda guatr hastalarının kullandıkları ilaçlar, sara hastalarının kullandıkları ilaçlar ve tiroid bezlerinde meydana gelen rahatsızlıklarda kullanılan ilaçların melazma oluşumunda etkili olduklarını ortaya koymaktadır.

Görülme Sıklığı

İstatistiksel olarak yapılan incelemeler sonucunda melazmaya sahip olan kişilerin çoğunlukla kadınlar olduğu ortaya çıkmıştır. Burada ortaya konulan oran ise melazma ile karşı karşıya kalan 10 kişiden en az 7’sinin kadın olduğu yönündedir. Ayrıca her 10 kişiden 6’sında hayatının bir döneminde melazma tespit edilmektedir. Bu anlamda oldukça yaygın bir rahatsızlık olan melazmanın özellikle yoğun olarak dik güneş etkisine sahip olan şehirlerde yaşayan kişileri etkilediği görülür. Cilt rengi koyu olan insanlar, açık ten rengine sahip olan kişilere kıyasla daha fazla risk altındadır ve melazma ile karşı karşıya kalan 10 insandan en az 8’inin koyu ten rengine sahip olduğu bilinmekte. İlaç kullanımlarına ve diğer hastalıklara bağlı komplikasyonlar içinde de yer alan melazmanın özellikle doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda daha yoğun olarak meydana geldiği biliniyor. Bu yönden melazmanın hormonsal değişimlerle yoğun bir şekilde ilişkisi olduğu da ortaya çıkmaktadır. Tiroid bezi hastalığı olan guatr hastalığı nedeniyle melazma oluşumu da bu nedenle yaygın olarak bilinen bir etkendir ve tiroit bezlerinde fonksiyon bozukluğu yaşayan ve hormon dengesinde bozukluk olan kişilerde melazmanın görülme sıklığı daha yüksektir.

Tedavisi

Melazmanın tedavisinde izlenecek yöntemi hastalık ile ilgilenen bir cilt uzmanının yapması gerekir. Tedavi süreci genel olarak lekenin durumunun tespit ile başlayan bir süreçtir. Lekenin derinliğinin belirlenmesi ve bu derinlik durumuna göre bir tedavi uygulamasının yapılması etkili bir sonuç için önemlidir. Bu nedenle melazma taşıyan kişilerin öncelikle Wood Işığı ile kontrolden geçirilmesi ve lekenin ciltteki yapısı tam olarak belirlenmesi gerekir. Leke tedavisinde izlenen modern tedavi yöntemler; lazer yöntemi, kimyasal peeling, PRP tedavisi ve ışık dolgusudur. Bu yöntemler aracılığı ile lekenin olduğu bölgenin renginin, vücudun ten rengine eşitlenmesi ve birikme yapan melanin pigmentlerinin dağıtılması hedeflenir. Uygulanan bu yöntemler aracılığı ile iyileştirilen melazmanın benzer şekilde aynı noktada leke oluşumunu kalıcı olarak giderdiği görülmektedir.

Lazer Tedavisi

Melazma nedeniyle meydana gelen cilt lekesi, cildin üst tabakasından altına doğru yayılan bir pigmentasyon bozukluğudur. Lazer tedavisi ile ciltte meydana gelen dengesiz melanin dağılmasıyla oluşan lekelerin homojen yapısının dağıtılması hedeflenir ve cildin bu bölgede normal tonuna dönmesi sağlanır. İlk uygulama ile ciltteki blok halindeki lekelerin parçalanması sağlanır. Ardından tekrar eden uygulamalar ile bu bölgedeki tüm katmanlardan lekeye neden olan bloklar dağıtıldıktan sonra leke ortadan kalkar. Lazer tedavisinde uygulanan UV ışınları, yalnızca lekeli bölge tarafından absorbe edilebilecek dalga boyunda olduğundan, ciltteki diğer bölgelere teması olmaz ve böylelikle de yalnızca lekeli bölgenin uygulamaya maruz kalması sağlanmış olur. Öte yandan melazma tedavisinde lazer uygulamasının özellikle yaz mevsimi öncesinde ve bronz olmayan tende yapılması gerekir. Çünkü lekeye yakın tondaki ten rengi lazer ışınlarını absorbe edebilir ve bu bölgelerde beklenmeyen komplikasyonlarla karşılaşılabilir. Tedavi süreci genel anlamda 3 ile 4 ay arasında değişen bir süredir ve lekenin derinliğine göre tekrar eden seanslarla gerçekleşir. Tedaviyi yöneten doktorun ortaya koyduğu tanı neticesinde tedavinin ne kadar süreceği tespit edilir. Lazer tedavisinde özellikle hormonal nedenlerle ortaya çıkan ve sıklıkla yüzde alın, burun ve yanaklarda ortaya çıkan melazmaların tedavisi daha uzun sürmekte, keskin hatları ve belirgin koyuluğu olan düzgün lekeler daha kolay giderilmektedir. Melazmanın lazer ile tedavisinde kalıcı sonuçlar alınabilmek ile beraber bazı kişilerde lekenin tekrar etmesi durumu da söz konusu olabilmekte. Lekenin tekrar etmesindeki etken leke oluşumunda etkili olan unsurun tekrarlaması veya şiddetlenmesidir. Öte yandan tedavi sürecinde yaz mevsiminde güneş ışığına maruz kalan kişilerin melazmalarında koyulaşma meydana gelse dahi, bu yeni oluşum kolayca giderilebilmektedir. Lazer tedavisinde kullanılacak olan lazerin modeli ve dalga boyu ortaya konulan teşhis sonrasında belirlenerek uygulamaya geçilir ve soğutma özelliği sayesinde acısız olarak işlem gerçekleştirilir. Lazer tedavisi uygulanan bölgede kimi zaman kabuklanma, şişlik gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir ve bu durum normal olarak karşılanır ancak hastanın bu bölgeyle oynamaması ve bölgeyi yoğun olarak steril tutması gerekir.

Kimyasal Peeling

Ciltte özellikle yüz bölgesinde meydana gelen sivilce lekesi ve güneş lekesi gibi kozmetik açıdan rahatsız edici lekelerin giderilmesinde sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Kimyasal peelingde ciltte hasarlı kısmın soyularak, cildin yenilenmesi hedeflenir. Uygulama ile birlikte daha sağlıklı, düzgün ve lekesiz bir cilt görünümü söz konusu olur. Kimyasal peelingde de tıpkı lazerde olduğu gibi öncelikle melazmanın derinliği tespit edilir ve buna göre peeling de uygulanacak olan kimyasalın bileşenleri belirlenir. Burada yüzeysel, orta ve derin olmak üzere üç farklı derinlik katmanı dikkate alınarak peeling uygulaması yapılır. Uygulamada kullanılan kimyasal, doğal yollarla elde edilen asitlerden oluşur. Genel olarak meyve asitlerinden faydalanılır. İlgili hekim tarafından belirlenen asit solüsyonu ile lekeli bölgede soyulma yöntemi ile lekenin giderilmesi hedeflenirken bir yandan doğru bir şekilde rejenerasyonun gerçekleştiği de takip altına alınır. Kimyasal peeling uygulaması yapılan bölgede genellikle uygulama sonrasında kızarıklık ve az miktarda soyulma görülür. Bu durum asit etkisi nedeniyle normaldir ve ciltte oluşan soyulma, ortaya çıkan lekenin giderilmesine destek sağlamaktadır. Cilt bu soyulma sonrasında rejenere olarak, biriken melanin pigmentlerinin dağılması sağlanmaktadır. Kimyasal peelingin uygulanamayacağı bazı durumlar da vardır. Eğer uygulama yapılacak olan alanda; uçuk, açık yara, derin güneş yanığı, enfeksiyon var ise ve daha önce bu bölgede kimyasal peeling uygulaması yapılmışsa, uygulama yapılamaz.

PRP Tedavisi

Modern dönemde yaygın olarak başvurulan bir yöntem olan PRP’de cildin rejenerasyonu kişinin kendi kanıyla sağlanır. Bu uygulamada öncelikle tedavi edilecek olan hastanın kanı alınarak santrifüj edilir ve kanın trombositleri ayrıştırılarak bir tüp içerisinde biriktirilir. Trombositler, vücutta bir yara veya dokularda hasar meydana geldiğinde kan ile taşınarak iyileştirmeyi ve rejenerasyonu sağlayan pıhtı hücreleridir. Bu nedenle de tedavi yönteminin adı “Platelet Rich Plasma” yani Trombosit Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma uygulamasıdır. Tıpkı mezoterapi uygulamalarında olduğu gibi elde edilen trombosit hücreleri çok ince uçlu iğneler aracılığıyla lekeli dokuya uygulanır. Trombositler, hücre yenilenmesini sağlayan ve onarımı getiren hücreler olduğundan lekeli bölgede oluşan birikmeyi etkileyecek şekilde bir yenilenme süreci başlatır ve böylelikle de lekenin giderilmesi sağlanır. Tamamen steril bir şekilde gerçekleştirilen PRP uygulamasında kişinin kendi kanı yoluyla uygulama gerçekleştirildiğinden alerjik bir reaksiyon veya hastalık bulaşması durumu beklenmez. Doğal bir tedavi yöntemi olarak kabul edilebilecek olan PRP’de yan etki olasılığı çok düşük bir ihtimal olmakla beraber, kanser hastalarında ve trombosit sayısı 250 binden az olan kişilerde uygulama yapılamamaktadır. Yeni kolajen oluşumunu destekler ve cildi yeniden yapılandırarak yaşamsal işlevleri doğru bir şekilde yerine getirmesini sağlar.

Işık Dolgu

Işık dolgu sıklıkla göz altında meydana gelen çöküklük ve koyu ton nedeniyle oluşan olumsuz görüntünün giderilmesinde kullanılan bir yöntemdir ancak bölgesel olarak koyu renkli tene sahip olan melazma mağduru kişilerin de faydalanabildiği bir tedavidir. Işık dolguda, hyaluronik asit adı maddenin cilt altına enjekte edilmesi söz konusudur. Uygulanan bu madde sayesinde cilt altında açık ton yakalanır ve koyu ton giderilir. Yüzdeki dokuların daha dolgun görünmesini sağlayan dolgu işlemlerine benzer özellikte olan bu uygulamada çok ince uçlu iğneler kullanılır ve bölge uygulama öncesinde lokal anesteziyle uyuşturulur. Uygulamaya başlanırken ilk enjeksiyonlar aralıklı olarak verilerek alerjik bir durum veya olağandışı bir durumun söz konusu olup olmadığı incelenir. Ardından enjeksiyon tamamlanana kadar uygulama devam eder ve uygulama biter. Genellikle uygulamada uygunluk söz konusu iken bir komplikasyon ile karşılaşılmaz ancak herhangi bir olumsuzluk durumunda hyaluronidaz uygulaması yapılarak komplikasyon giderilmek üzere dolgu eritilir.

Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı Nedenleri

Melazmanın ortaya çıkmasında etkili olan nedenler büyük ölçüde güneş ışınlarının yan etkileri ile alakalıdır ancak tek başına güneş ışınları sebebiyle değil, kişide var olan bir durumdan etkilenerek melazma oluşumu gerçekleşir. Bu noktada, hormonal dengeleri en başta listelemek ve dikkate almak gerekir. Çünkü hormonal açıdan meydana gelen değişimler sebebiyle, melanosit hücrelerinin çalışma düzenleri de bozulur ve bu süreçte melanin pigmenti en ufak güneş maruziyetinde dahi lekelenmeye neden olabilir. Leke, melanosit hücrelerinin yoğun çalışması ve melanin pigmenti salgılamasıyla oluşur. Öte yandan uzun süre güneş altında kalan kişilerde de melanosit hücreleri yoğun bir şekilde melanin pigmenti üreteceğinden, bazı bölgelerin UV ışınların etkisiyle deforme olması leke oluşumunda etkili olabilir.

Hormonal Değişiklikler

Melazma ile tiroit bezleri arasındaki ilişki oldukça yoğundur. Vücutta gerekli olan hormonları salgılamakla görevli olan, boğaz bölgesinde kelebek biçiminde yer alan tiroit bezleri birçok hücre, doku ve organın çalışma şeklini etkiler. Salgılanan hormonlarla alakalı bir değişim olduğunda veya bir rahatsızlık meydana geldiğinde otomatik olarak bu hormonlardan etkilenen hücre, doku ve organlar da farklı bir çalışma şekline girerler. İşte bu noktada tiroit bezleri ile melazma rahatsızlığı arasındaki ilişki ortaya çıkmaktadır. Ergenlik dönemindeki bireylerde sivilce çıkmaya başlaması, doğum yapan kadınlarda burun ve etrafındaki bölgede lekelerin oluşması, menopoz döneminde kadınların yaşadıkları değişimler hormonal değişikliklerle açıklanır. Bu noktada hormonal değişimler söz konusu olduğunda, melanosit hücrelerinin çalışma dengeleri de değişmektedir. Vücutta güneş hassasiyeti artmaktadır ve bu durum nedeniyle hormonal değişiklik sonrasında melanosit hücreleri çok az bir güneş ışını etkisinde dahi bölgesel olarak melanin pigmentini üst deriye taşımakta ve bu bölgelerde lekelenmeye neden olmaktadır. Hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan lekelenmeler genellikle güneşe veya güneşin dolaylı yoldan etkilerine en fazla maruz kalan alın, burun ve yanaklarda meydana gelir. Hormonal açıdan stabil bir sürece girilmesine karşın bu lekeler ciltten gitmeyebilirler.

Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı Belirtileri

Melazma ile karşılaşması olası olan kişiler genellikle kalıcı lekelerden önce irili ufaklı vücudun güneş ile yoğun temas eden bölgelerinde öncü lekelerle karşılaşırlar. Zira bir lekenin melazma olup olmadığını anlamak bir sürecin sonunda olur. Lekenin kalıcılık süresi dikkate alındığında melazmanın söz konusu olduğu anlaşılır. Özellikle gebe olan kadınlarda burun üzeri ve etrafında, alında beliren kahverengi tonlu minik lekelenmeler melazmanın habercisi olabileceği gibi doğum sonrasında ortadan kaybolabilirler.

Ciltte Kahverengi Lekeler

Ciltte çeşitli bölgelerde beliren kahverengi lekeler melazma ile ilişkilendirilebilir. Açık kahverengi tonlarında seyreden ve yaz aylarının başlarında yada tam sonlarında ortaya çıkan lekeler, tekrar uzun süreli güneşe maruz kalındığında koyulaşıyor, leke sayısı artıyor ve yıl boyunca varlığını koruyorsa bu durum melazmanın oluştuğuna işaret eder ve lekenin giderilmesi için tedavi yöntemine başvurulması gerekebilir. Öte yandan bazı kişilerde dönemsel olarak bazı noktalarda beliren lekeler yaz aylarında koyu olsa dahi senenin geri kalanında belirginliğini tamamen yitirebilmektedir. Ayrıca bazen yaz aylarında belli olan bir leke daha sonra bir daha tekrar ortaya çıkmayabilmektedir. Bu tip lekelenmeler cilt hassasiyetinden kaynaklanmakla beraber çok nadir olarak görülmektedir.

Melazma Hastalığı Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Melazmanın tanısı hasta ve doktor tarafından yapılan fiziki muayene ve sonrasında gerekirse yapılan pigmentasyon ölçümleri ile yapılır. Hastalığın verdiği fiziksel belirtiler oldukça net olduğundan dolayı tanı kısmında herhangi bir sorun çıkmaz. Melazmanın ayırt edici tanısı ise lekenin noktalı dağılımından ve kahverengiden siyaha varan tonundan yapılır.

Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı Risk Faktörleri

Melazmayı tetikleyebilecek olan risk faktörleri, genel anlamda rahatsızlığın kaynağını da oluşturan unsurlardır. Bu unsurların bir kısmı kaçınılabilir olduğu gibi bir kısmı ise engellenemezdir. Hormonal durumlardan kaynaklanan melazma genellikle bir ön uygulama ile giderilemez çünkü hormonal değişimler kişinin vücudunda doğal olarak gerçekleşen etmenlerdir. Ancak melazma oluşumunda hormonların etkisi değiştirilemese de melazmanın önlenebilmesi için izlenebilecek yöntemler vardır. Bu yöntemler kesin bir etki vaat etmemekle beraber, sağlıklı bir cilt için önemli olan unsurlardır.

Gebelik

Gebelik dönemindeki kadınlar genel anlamda yoğun olarak hormonal değişiklikler yaşarlar. Bu değişiklikler kadının genel ruh halinde yarattığı hassasiyet gibi vücut doku ve hücrelerinde de duyarlılığı arttırır. Bu durum nedeniyle de melanosit hücrelerinin hassas ve duyarlı hale gelmesi en ufak güneş ışını maruziyetinde hatta güneş ışığına maruz kalmadan dahi lekelenmeye neden olabilmektedir. Gebelik değiştirilemeyecek bir durum olduğundan melazma oluşumu için bir ön hazırlık yapmak ancak cildi sağlıklı tutmak ile olabilir. Özellikle gebe ve doğum sonrası kadınların mutlaka yaz-kış ayırt etmeksizin kaliteli bir güneş kremi kullanması ve cildin nem dengesini gözetmesi gerekir.

Zararlı Işınlara Maruz Kalma

Melazma, melanosit hücrelerinin melanin pigmentlerini vücutta eşit dağıtamaması ve bölgesel olarak koyu tonlu lekelerin oluşması rahatsızlığı olduğundan ve melanositlerin melanin pigmenti üretmesinin nedeni vücudun aldığı ışık olduğundan leke oluşumunda önemli bir risk faktörü zararlı ışınlara maruz kalmaktır. Burada işaret edilen zararlı ışınlar yalnızca uzun süre güneş ışınlarına maruz kalarak güneşin UV ışın etkisinden korunamamak olarak algılanmamalı. Cilt hassasiyeti olan kişilerin birçoğu kullandıkları telefonlar, bilgisayarlar ve hatta ev içerisindeki ışık etkisiyle bile melazma ile karşılaşabilmektedir. Bu anlamda ev içinde ya da dışında, yaz mevsiminde ya da kış mevsiminde düzenli olarak güneş kremi kullanmak melazmaya karşı önemli bir koruma almak demektir. Zararlı ışınlara uzun süre maruz kalmamak adına özenli davranmak da melazma oluşumundan korunmakta oldukça faydalı bir yöntem olacaktır.

Melazma Hastalığı Komplikasyonları

Melazmanın tedavi edilmemesi genel sağlıkta bir probleme yol açmaz. Ancak melanin pigmentinin üretimi ömür boyu devam etmekte olduğundan melazmanın rengi tedavi edilmediği müddetçe koyulaşmaya devam edebilir. Öte yandan melazmanın etrafında devam eden yeni leke oluşumları ile ciltteki leke görünümü de yoğunluk kazanabilir ve kozmetik açıdan kişiyi rahatsız eden bir unsura dönüşebilir. Tedavi edilmeyen melazma için ilerleyen süreçte tedavi talep edilmesi durumunda derinlik kazanan ve güneş ışığı etkisiyle yoğunlaşan melazma daha uzun süren bir tedavi süreci ile giderilir. Ayrıca düşük bir olasılıkla olmak üzere tedavi edilmeyen güneş lekelerinin ciltte kansere neden olabildiğine yönelik bulgular da akademik açıdan ortaya konulmakta. Bu anlamda en riskli faktör olarak karşımıza çıkan kanserin oluşmasına neden olabilecek melazma durumu ile karşılaşmamak adına mutlaka bir tedavi yoluna gidilmesi ve melazmanın giderilmesi hedeflenmeli.

Melazma (Gebelik Lekeleri) Hastalığı Nasıl Önlenir?

Melazmanın oluşmasını engellemek adına öncelikle melanosit hücrelerini harekete geçiren zararlı ışınlardan korunmak gerekir. Ayrıca sağlıklı bir vücut mutlaka doğru salgılama ve doğru bir rejenerasyon gücüne sahip olacağından; dengeli beslenmek, egzersiz yapmak, düzenli uyumak ve dinlenmek, stresten korunmak, alkol ve sigara kullanmamak melazma oluşumuna neden olabilecek dengesizlikleri engelleyecek unsurlardır. Bu şekilde yaşayan sağlıklı kişilerin melazma ile karşılaşma olasılıkları, diğer bu şartlara uygun davranmayan kişilere göre daha düşüktür. Çünkü cilt yapıları daha esnek, nemli ve dengelidir.

Hamilelik Döneminde Güneş Koruyucu Krem Kullanmak

Hamilelik dönemi melazmanın kritik risk faktörlerinden birisidir. Melazmanın oluşmasına neden olan hormonal faktörlerin yoğun olarak gerçekleştiği hamilelik döneminde melazmanın oluşmaması için önlem almak gerekir. Hamile kadınların hücre ve dokularında meydana gelen hassasiyet oldukça yüksek seviyede olur. Bu hassasiyet nedeniyle de en ufak bir şekilde zararlı ışınlara maruz kalmak özellikle yüz bölgesinde leke oluşumuna neden olur. Lekenin meydana gelmesinin ardından geri dönüşü ise zordur. Bu nedenle de melazma oluşmadan önce önlem almak gerekir. Cilt uzmanları özellikle hamile kadınların bu süreçte günde birkaç defa tekrarlamak suretiyle güneşten koruyacak kaliteli bir güneş kremi kullanmasını önerir. Ciltte zararlı ışınlara karşı bir bariyer özelliği taşıyan güneş koruyucu kremler her türlü zararlı ışının melanosit hücrelerine ulaşmadan absorbe edilmesini ve melanin oluşumunu tetiklememesini sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Melazma kendiliğinden geçer mi?

Ortaya çıkan bir cilt lekesinin kendiliğinden geçiyor olması durumunda tanı genellikle melazma olmaz ancak melazma tanısı konulmuş olan cilt lekesinin kendiliğinden geçmesi çok sık rastlanılmasa da mümkündür. Kimi zaman cilt rejenerasyonuna etki eden faktörler, dönemsel olarak ağırlaşabilir yahut hormonal değişiklikler nedeniyle ciltte meydana gelen melanin birikmelerine bağlı lekeler bir süre sonra kendiliğinden belirginliklerini yitirebilir. Ancak bu süreçte lekenin oluşumunda etkili olan risk faktörlerinden korunmak, cilt bakımına ve hijyenine dikkat etmek, güneş koruyucu etkili kremlerden yararlanmak ve sigara, alkol gibi zararlı maddelerden uzak durmak gerekir.

Gebelik lekesi şikâyetiyle hangi kliniğe başvurmalıyım?

Güneş lekesi (melazma) oluşumu söz konusu olduğunda bu durumun teşhisini ve tedavisini gerçekleştirecek olan klinik Dermatoloji, Deri ve Zührevi Hastalıklarıdır. Bu alandaki uzman hekimler melazma tanısı koymak üzere ilgili muayene ve kontrolleri gerçekleştirdikten sonra lekeye dair tedavi sürecini başlatacaktır.

Melazma tedavileri cilt kanserine sebep olabilir mi?

Modern dönem melazma tedavileri yoğun denetimler ve kontroller neticesinde uygulanmakta olduğundan kanser riski taşımazlar. PRP ve mezoterapi uygulamalarında tamamen doğal yöntemler uygulanır ve kansere neden olabilecek herhangi bir kimyasal enjekte edilmez. Kimyasal peeling ve lazer yöntemi ile soyma uygulamalarında da sadece lekeli bölgeye yönelik olarak gerçekleştirilen uygulamalar cildin doğal bir şekilde soyulmasını destekler ve lekeli bölgedeki lekenin giderilmesi hedeflenir. Ancak ortaya konulan bulgular ciltteki güneş lekelerinin tedavi edilmemesi durumunda kanser riski taşıdıkları yönünde. Bu anlamda melazmanın tedavi ettirilmesi kanser riskini de ortadan kaldırır. Öte yandan melazam bölgesi cildin ultraviyole ışınlara karşı koruma sağlayamadığı bölgelerdir ve uzun süre güneş ışınlarına melazma bölgesinin maruz kalması ciltte ciddi deformasyonlara sebep olabilir ve kanser riskini ortaya çıkarır.

Tedavinin yan etkileri nelerdir?

Melazma tedavisinde uygulanan yöntemlerin doğal olarak bir takım yan etkileri söz konusu olabilir. Bunlardan lazer uygulamasında ortaya çıkabilecek yan etkiler; lekeli bölgeye uygulanan lazerin deformasyona neden olması, cildin tahriş olması veya profesyonel olmayan hatalı uygulamalar nedeniyle lekeli bölgede yanık oluşmasıdır. Lazer tedavisinde cildin bronz olmaması ve lekenin normal ten renginden belirgin bir şekilde ayırt edilebiliyor olması gerekir; çünkü lazer uygulamasında cilde uygulanan ultraviyole ışının dalga boyu ciltteki lekenin tonuna göre ayarlanır ve lekenin çevre bölge ile aynı tonda olması lazer uygulamasının lekesiz bölgeye de isabet etmesine ve bu bölgede çeşitli komplikasyonların meydana gelmesine neden olabilir. PRP uygulaması lekeli bölgeye kişinin kendi trombosit hücrelerinin enjekte edilmesi olduğundan, genellikle yan etki olasılığı sıfıra yakındır. Yalnızca enjeksiyona bağlı olarak kızarıklık, morarma, alerjik reaksiyon gibi durumlar çok düşük olasılıkla da olsa meydana gelebilir. Mezoterapi tedavisi, cildin lekeli bölgesine doğal asit ve multivitamin enjekte edilmesidir. Kişiye genellikle bu uygulama öncesinde alerji testi ve sağlık geçmişi tespiti yapılır ve uygunluk gözetilir. Mezoterapi ile uygulanan enjeksiyon sonrasında bölgede geçici kızarıklık ve şişlik olabileceği gibi bu yan etkiler çok düşük olasılıkla ortaya çıkan kısa sürede kaybolan yan etkilerdir. Kimyasal peelingin yan etkileri, peelingin doğru ve etkili bir şekilde uygulanmasına bağlı olarak ender karşılaşılan yan etkilerdir. Soyulma yapılan bölgede cildin aşırı derecede soyulmasına bağlı olarak çeşitli cilt komplikasyonları belirebileceği gibi ciltte ilk uygulama sonrasında alerjik reaksiyon, kızarıklık ve kabarıklık tespit edilebilir. Işık dolgu uygulamasında lekeli göz etrafı bölgeye enjekte edilen hyaluronik asit nedeniyle morarma, şişlik, yeşil doku gibi yan etkilerle karşılaşılabilir. Bu nadir görülen yan etki sonrasında belirtilerin geçmemesi ve hastayı rahatsız etmesi durumunda hyaluronidaz uygulanarak dolgunun eritilmesi ve komplikasyonların giderilmesi sağlanır. Ele aldığımız üzere belirlenmiş olan bir takım yan etkiler vardır ve bunların bir çoğu rutin etkiler olmakla beraber diğerleri ise çok düşük olasılıkla karşılaşılan riskli tan etkilerdir. Bu yan etkilerle karşılaşma olasılığını en aza indirebilmek adına hastanın mutlaka uzman bir doktor muayenesi ve kontrolünden sonra önerilen tedavi yöntemi ile tedavi sürecine başlamak gerekir.

Doktora danışmadan gebelik lekelerine karşı krem kullanılmasının sakıncaları nelerdir?

Cilt lekesini tedavi etmekte kullanılan çeşitli kremler mevcuttur. Bu kremler eczanelerde satılan farmakolojik kremler olabileceği gibi kozmetik ya da dermokozmetik kremler olabilir. Hamilelik döneminde meydana gelen gebelik lekeler, kadının bu dönemde hormonal değişimlerine bağlı olarak çıkar ve giderilmesinde doktor muayenesi ve uygulaması şarttır. Öte yandan doktora danışmaksızın leke giderici krem kullanmanın çeşitli zararları vardır. Bunlardan ilki ve en risklisi uygulanan kremin deri yoluyla emilerek kana karışması ve gebeliğe zarar vermesidir. Düşük olasılıklı dahi olsa bu tip bir uygulama sonrasında bebeğin gelişiminde ve gebeliğin normal seyrinde meydana gelebilecek bozukluklar ciddi problemlere yol açabilir. İkinci bir risk faktörü ise uygulanan kremler neticesinde ciltte kalıcı bir lekelenme ya da hasara neden olmaktır. Çünkü genellikle leke gidermeye yönelik kremler soyucu özelliği olan kremlerdir ve ciltte kontrolsüz uygulama sonrasında deformasyonla karşılaşma, alerjik reaksiyon verme gibi durumlar söz konusu olabilir. Bu nedenlerle de hastalığın tedavisinde mutlaka uzman bir hekime danışarak detaylı bilgi almak ve tavsiye almak gerekir.

Sigara ve alkol gebelikte leke oluşumunu tetikler mi?

Sigara ve alkol kullanan kişilerde vücut dengesi sıklıkla bozulmalar gösterir. Kullanılan sigara ve alkol vücutta hücrelerin ölmesine ve rejenerasyonun yavaşlamasına neden olmakta, bu nedenle de ciltteki hücrelerin yenilenmesi, doku ve hücrelerin görevini doğru bir şekilde yerine getirmesi zorlaşmaktadır. Bilhassa gebelik dönemindeki kadınların bünyeleri dışarıdan gelecek olan olumsuz uyaranlara karşı oldukça hassas olduğundan sigara ve alkol gibi zararlı maddelerin kullanımı hem hormonal dengeleri etkileyecek hem de hücrelere zarar verecektir. Böyle bir durumda da leke oluşumunun tetiklenmesi söz konusu olabilir.

Melazmalar hastalık habercisi olabilir mi?

Melazma oluşumu genel sağlığa etki etmeyen bir unsurdur ve sıklıkla güneş ışınlarının yan etkileri nedeniyle oluşur. Ancak melazmanın oluşumunda hormonal değişikliklerin etkili olduğu göz önünde bulundurulacak olursa, ciddi bir lekelenme sürecinin incelenmesi gerekir çünkü tiroit bezlerinden salgılanan hormonlarda bir dengesizlik söz konusu olabilir ve sonucunda guatr hastalığına kadar varan bir teşhis olabilir. Bu durum çok düşük olasılıklı olmakla beraber guatr hastalarında cilt lekelenmesi ile karşılaşılabilir. Günümüzde melazma şeklinde cilt lekeleri ile karşılaşan birçok kişi ortaya çıkan bu lekelerin karaciğere bağlı bir nedenden ortaya çıktığını düşünür ancak sanılanın aksine melazma ile karaciğer rahatsızlığı arasında tanımlanmış bir hastalık bulgusu yok.

Melazma tedavisine ne zaman başlanmalı?

Melazma tedavisi için kişi lekelerin tespitinden hemen sonra tedaviye başlayabilir. Ancak tedavinin yaz aylarında yapılması genellikle önerilmez. Çünkü cilt rengi yaz döneminde güneş ışınlarının etkisine bağlı olarak koyulaşmaya ve lekeler koyulaşırken cilt renginin de koyulaşması ile renk farkı azalmaktadır. Bilhassa lazer tedavisi ile leke giderilmesi amaçlanıyorsa bu durumda kış mevsiminin tercih edilmesi önerilir. Bu duyarlılık haricinde tedavi için kişi dilediği zaman bir cilt uzmanına başvurabilir. Gerekli tetkikler ve kontroller gerçekleştirildikten sonra tedavinin ne zaman başlayacağına uzman cilt doktoru karar verir.

Melazmalar hangi yaş aralığında görülür?

Her yaşta ve cinsiyette kişide karşılaşılabilecek olan melazmalar, en yoğun olarak 20 yaşını geçmiş kadınlarda görülmekte. Ayrıca menopoz dönemindeki kadınların da melazma dan etkilenmesi söz konusu olmakta.

Gebelik lekesi oluşumunu önlemek için ne tür güneş koruyucu kremler önerilir?

Gebelik döneminde cilt hassasiyeti geliştiren ve hormonal değişiklikleri yoğun olarak yaşayan kadınların güneşin zararlı ışınlarından yoğun olarak korunması gerekir. Bu nedenle de yaz kış ayırt etmeksizin güneş koruyucu krem kullanılması önerilir. Bu yolla melazmalardan korunacak olan kadınların güneş kremi kullanmadan önce bir doktora başvurması ve önerilen şekilde güneş kremi kullanması gerekir. Ancak genel bir tabirle, genellikle yoğun olarak güneşe maruz kalmayan gebe kadınların Spf 30+ güneş koruyucu krem kullanmaları, melazmaya önlem almak için yeterli olur. Eğer gebe kişi güneş ışını etkisine sık sık maruz kalıyor ve yazların sıcak ve yoğun olarak güneşli geçtiği bir bölgede yaşıyorsa Spf 50+ kullanması önerilir.

Melazmalar bitkisel tedavi yöntemleriyle geçer mi?

Melazmaların giderilmesi için birçok kişi bitkisel tedavi yöntemlerinden bahsetmekte ancak bu tip uygulamaların doktor tanısı olmadan ve kontrollü olmadan uygulanması lekeyi tedavi ederken farklı komplikasyonların oluşmasına neden olmakta. Bu nedenle melazma tedavisi için mutlaka bir uzman hekime danışarak tavsiye almak gerekir. Melazmadan muzdarip kişilerin sıklıkla paylaştıkları bitkisel tedavi yöntemlerinin içeriğinde ise ağartıcı etkisi olan limon suyu, karbonat, yoğurt, sirke gibi maddeler yer alır. Bu ve benzeri maddeler ağartıcı etkileriyle leke gidermeye destek olabilir ancak uygulama esasında yapılan ağartma lekeyi giderirken, çevre bölgede renk açılmasına ve hatta lekeli bölgede dahil olmak üzere bölgesel bir renk açıklığına neden olabilir.

Tedaviden sonra yapmam gerekenler nelerdir?

Günümüzde birçok kişi lazer ve kimyasal peeling tedavilerinden sonra kalıcılık ve destek amaçlı olarak PRP ve mezoterapi uygulamalarına başvururlar. Bu ekstra uygulama dışında tüm tedavilerden sonra kişinin özellikle dikkat etmesi gereken husus güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak olacaktır. Bunun için de sık sık güneş kremi kullanmak gerekir. Diğer bir yandan tedavi sonrasında iyileşme sürecine girecek olan dokuyu hijyenik tutmak, kozmetik ürünler kullanmamak ve yoğun makyaj yapmamak ve mümkünse bir süre hiç makyaj yapmamak gerekir. Sigara ve alkolden uzak durmak, günlük yeterli miktarda su içerek dehidrasyonu engellemek, kaliteli ve pH seviyesi yeterli temizleyiciler kullanmak, cildi nemlendirmek leke oluşumunu kalıcı olarak gidermede etkili olur.

Tedavi kalıcı çözüm sağlar mı?

Melazma tedavisinde başvurulan yöntemler sıklıkla kalıcı çözüm sağlayan yöntemlerdir ancak kişinin hormonal düzeni, beslenme alışkanlıkları ve güneşe maruz kalma süreci tedavi sonrasında leke oluşumuna neden olabilmekte. Kalıcı çözüm ile giderilen lekelerden sonra, tedavi görmeyen bölgelerin lekelenmesi de söz konusu olabilir. Ancak özellikle lazer ve kimyasal peeling uygulamalarından sonra yeterli seanslar sonucunda tekrar melazma ile aynı noktada ve şekilde karşılaşılması beklenmez. Güncel melazma tedavi yöntemlerinden PRP ve mezoterapi ile iyileştirmede bölgede canlılık tekrar kazandırıldığından yine bu uygulamalar sonrasında da tekrar bir melazma oluşumu beklenmez ve kalıcı çözüm hedeflenir. Tüm hastalıklarda olduğu gibi melazmanın da tekrar ortaya çıkmayacağının hiçbir zaman garantisi verilmemekte.

DMCA.com Protection Status