Kol Kırığı Ameliyatı


Kol Kırığı Ameliyatı

Kol kemiklerimi oluşturan dokulardaki bütünlüğün bozulması, endirekt ya da direkt travmalar sebebiyle ortaya çıkabilir. Kemiğin devamlılığı ya da anatomik bütünlüğü, çoğunlukla yaş gruplarına göre farklı sebeplerle bozulabilir. Ayrıca bu vakalarda yalnızca kemik değil; kemiğin çevresinde bulunan tendonlar, deri, ligamentler, kaslar, sinirler, organlar ve damarlar da hasar görebilir. Bu durumun tedavisi ise kol kırığı ameliyatı ile mümkündür.

Kol Kırığı Ameliyatı Hakkında

Kol kırılması yaş gruplarına bağlı olarak farklı sebeplerle ortaya çıkar. Bebeklerde görülen kırıklar, çoğunlukla doğumsal travmalar nedeniyle görülür. Çocuklarda düşme ve benzeri etmenler, gençlerde spor sakatlanmaları, orta yaş grubunda iş kazaları sıklıkla görülen kırık sebepleridir. İleri yaş grubundaki hastalarda ise hiçbir travma olmadan kırılmalar söz konusu olabilir.

Kol kemiği kırılmalarının tümü ameliyat ile tedavi edilmez. Bazı vakalarda yalnızca alçı uygulaması yeterli olur. Ancak cerrahi yöntem gerekiyorsa 3 farklı teknik bulunur. Bunlar; platin uygulaması, eksternalfiksatör (İlizarov tekniği) ve kemik iliğine intramodüller çivi uygulaması. Bu nedenle ameliyattan önce kırığın hangi tür olduğu doğru teşhis edilmeli ve e uygun tedavi yöntemi seçilmeli.

Kırık Türleri

Kol kırığı, birçok farklı sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilir. Kemiğin herhangi bir kısmında kırık görülebilir. Ancak bu kırıkların hepsi aynı türde olamaz. Kırığın büyüklüğü, şekli ve ciddiyeti farklı türlerin ayrımının yapılabilmesini sağlar. Temel olarak 6 farklı kırık türü vardır. Bunlar açık kırıklar, kapalı kırıklar, yumru kırığı, ufalanmış kırık, ağaç kırığı ve parçalı kırıktır.

Açık Kırıklar

Açık kırıklar, mukoza ya da cildi zedeler ve dış ortamlarla doğrudan ilişkilidir. Bu tip kırıklarda özellikle deri bütünlüğü bozulmuş olur. Ayrıca kemiklerin uçlarının dışarıda olduğu ve bölgede kanama olduğu görülür. Enfeksiyon riski yüksektir. Genellikle doğal afetler, trafik kazaları, spor sakatlıkları ve silah yaralanmaları gibi sebeplerle ortaya çıkar.

Açık kırıklar, 3 farklı tipte görülebilir. Bu tipler kırık şekli, yumuşak dokuların uğradığı hasar, ilk müdahale anına kadar geçen zaman ve kontaminasyona bağlı olarak derecelendirilerek belirlenir.

Tip 1 açık kırıklarda yara en fazla 1 cm’dir. Yara temiz, doku hasarı ise minimal seviyededir. Küçük travmalar sonucunda ortaya çıkar. Tip 2 açık kırıklarda yara 1 ila 10 cm arasında olup, orta dereceli kontaminasyon ve yumuşak doku hasarı görülür. Yara 10 cm’nin üzerindeyse ve nekroz seviyesi yüksekse Tip 3 açık kırıktır. Bu vakalarda yüksek dereceli kontaminasyon görülür. Ayrıca yumuşak doku kaybı ile deplase ya da parçalı kırıklar meydana gelir.

Açık kol kırıklarında öncelik enfeksiyonu önlemek ve canlı dokuları korumaktır. Tedavi sırasında ilk olarak açık müdahale yapılır. Daha sonra antibiyoterapi, kırığın stabil hale getirilmesi, yaranın kapatılması, kemiğin greflenmesi ve rehabilitasyon tedavileri uygulanır.

Kapalı Kırıklar

Kapalı kırıkların görüldüğü durumlarda deri bütünlüğü hasar görmemiş olur. Fakat kemiğin kırılma şekline bağlı olarak şişlikler ve iç kanama görülebilir. Kapalı kırık tanısı konması için kemiğin kırılan uçları çevre dokulara zarar vermemiş olmalıdır. Aynı zamanda kemiğin kırıldıktan sonra yerinde kalması da gerekir.

Yumru Kırığı

Halk arasında boksör kırığı adıyla da bilinen yumru kırığı, genellikle sert bir yüzeye yumruk atma sonucunda ortaya çıkar. Eldeki tarak kemiğinin serçe parmağa yakın olan kısmında görülür. Spor sırasında alınan darbeler, elin sıkışması ya da sert düşmeler sonucunda da oluşabilen yumru kırığı, sağlıklı insanlarda da görülebilir. Kemiklerin zayıflamış olduğu durumlarda ise daha sık karşılaşılan bir durum.

Kırılma sırasında kemikte açılanma oluşur ve bu nedenle elin üst kısmında şişlik meydana gelir. Özellikle yüzük ve serçe parmaklarında hareket zorluğu görülür. Kırık bölgesinin morarması da belirtiler arasında yer almakta.

Yumru kırığında doktor muayenesine kadar soğuk uygulama yapmak, ağrıyı ve şişliği azaltır. Ancak muayeneyi geciktirmek elde kalıcı fonksiyon kayıplarına ve eğriliklere sebep olabilir. Muayene sonrasında elin anatomik yapısı normal haline getirilerek atel ya da alçı uygulaması yapılır. Ancak bu uygulamalara rağmen normal bir açı sağlanamıyorsa cerrahi müdahale gerekir. Ameliyat sırasında plak, çivi ya da vida sistemleri ile normal anatomik yapı ve kemiğin bütünlüğü sağlanır.

Yumru kırığının iyileşmesi genel olarak 3 ay sürer. Ancak kırığın şekli, hastanın kemik yapısı ve sağlık durumu gibi etmenler iyileşme sürecinde farklılıklara sebep olabilir.

Ufalanmış Kırık

Ufalanmış kırık vakalarında kemik küçük küçük parçalara ayrılmıştır. Parçalanmış kırık türlerine oranla daha zor tedavi edilebilir. Kırığın tespit edilmesi için, diğer kırık türlerinde olduğu gibi röntgen çekilmesi ve sonucunun bir uzman tarafından incelenmesi gerekir.

Ağaç Kırığı

Ağaç kırığı özellikle ergenlik dönemi öncesinde görülen bir kırık türüdür. Kırılma sırasında kemik zarı hasar görmez. Kırıklar uzun şekilde kendini gösterir. Çocukların kemik yapıları esnek bir yapıdadır. Bu nedenle ağaç kırığı, sert bir darbe sonucunda meydana gelebilir. Bu kırık, kemiğin hafifçe ayrılması ile oluşur. Alçı uygulaması tedavi için yeterli olacaktır.

Parçalı Kırık

Kırılma sırasında kemik birden daha fazla parçaya ayrılırsa parçalı kırık adını alır. Kemik, yapısal olarak hayli dayanıklı ve sert bir yapıdır. Bu nedenle birden fazla parçaya ayrılması için trafik kazası gibi güçlü bir travma yaşaması gerekir. Parçalı kırığın tedavi edilmesi için makaralar ya da atel uygulaması yeterli olmaz. Kemiğin normal anatomik bütünlüğünü kazanması için açık ameliyat uygulanması gerekir.

Platin Takılması Gereken Durumlar

Ameliyatlarda kullanılan implantlara platin adı verilir. Sağlık alanında görülen gelişmeler ile birlikte biyoabsorbabl adı verilen materyaller üretilmiş ve kullanımına başlanmıştır. Bu materyaller vücut tarafından emilir ve oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. Günümüzde en sık kullanılan materyaller ise titanyum ve çelik alaşımlı çivi ya da plak vidalardır.

Platin, uzman hekimin kararı ile kullanılır. Her kol kırığı vakasında ise platin takılmasına ihtiyaç duyulmaz. Hastanın günlük yaşam aktiviteleri sınırlanıyorsa, kemik normal anatomik bütünlüğüne kavuşamıyorsa ya da şiddetli ağrılar görülüyorsa platin takılabilir. Operasyon, ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından yönetilir. Platine alışma süreci ortalama olarak 4 haftadır. Bu sürenin sonunda hasta zorlanmadan günlük aktivitelerini yerine getirebilir. Yalnızca soğuk havalarda sızlama hissedilebilir ve bu durum tamamen beklenen bir etkidir.

Platin Fiyatları

Platin fiyatları, operasyonun yapılacağı sağlık kurumuna göre değişiklik gösterebilir. Özel hastanelerde ameliyat fiyatları biraz daha yüksektir. Ancak hastanın sağlık sigortası, kırığın şekli ve büyüklüğü, kullanılacak materyalin türü, operasyon ekibinin fiyat politikası, hastanın genel sağlık durumu, operasyonun yapılacağı şehir gibi etmenler fiyatlarda farklılığa sebep olabilir. Bu nedenle operasyon öncesinde gerekli olan tüm araştırmalar yapılmalı ve sağlık kurumlarına giderek net fiyat öğrenilmesi gerekir.

Ameliyat Yöntemleri

Kol kırığı ameliyatları temelde üç farklı teknikle gerçekleştirilir. Bu tekniklerden ilki açık ameliyattır. Kırık bölgesi açılarak kemiğin anatomik bütünlüğü sağlanır ve platin ile stabilliği sağlanır. İkinci teknik, eksternalfiksatör ya da İlizarov yöntemidir. Bu operasyonda kırık bölgesi açılmaz. Hastaya anestezi verildikten sonra kemik bütünlüğü sağlanır. Son teknikte ise intramodüller çiviler kullanılır. Bu çiviler, kemik iliği içerisinde kırık bölge boyunca ilerletilir. Diğer iki tekniğe göre daha nadir tercih edilir.

Kol kırığında kapalı ameliyat, açık ameliyata göre daha zordur. Kırık sırasında çevre dokular, sinirler, damarlar ya da organlar yaralanmışsa dışarıdan müdahale yetersiz kalacağı için açık ameliyat uygulanır. Aksi takdirde bu dokuların onarımı mümkün olmaz.

Ameliyat türü kırığın şekli ile büyüklüğü, hastanın yaşı ile genel sağlık durumu, cerrahın tecrübesi ve sağlık kurumunun donanımına bağlı olarak belirlenir. Karar aşamasında önemli olan hasta için en uygun tekniğin doğru seçilmesidir.

Ameliyat Fiyatları

Kol kırığı ameliyatında fiyat birçok unsura bağlı olarak farklılık gösterir. Ameliyatı yapacak olan ekibin fiyat talebi, sağlık kurumunun fiyat politikası, kırığın türü, hastanın sağlık sigortasının olup olmadığı, ameliyat için tercih edilen teknik ve şehir gibi faktörler fiyatta değişikliğe yol açar. Bu nedenle tetkik sonuçları ile birlikte sağlık kurumlarına başvurmak ve doğrudan fiyat öğrenmek en doğru yol olur.

Kol Kırığı Ameliyatı Öncesi

Kol kırığı ameliyatı öncesinde, hastanın alkol ve sigara kullanımını bırakması gerekir. Düzenli kullanım gerektiren tüm ilaçlar hekime bildirilir. Aspirin gibi kan sulandıran ilaçların kullanımına ameliyat öncesinde ara verilebilir. Şeker ve hipertansiyon ilaçları ise hekim önerisi ile düzenli olarak kullanılmaya devam edilebilir.

Ameliyattan sonra medikal ürünlerin desteğine ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu nedenle ameliyata girmeden önce hekiminize danışarak bu ürünlerin temin edilmesi gerekir. Ameliyat sonrasında gerekli egzersiz hareketlerinin yapılabilmesi için gerekli bilgi ve broşürleri, yara bakımı hakkında öğrenmek istediğiniz bilgileri de hekiminizden talep edebilirsiniz.

Kol Kırığı Tipinin Belirlenmesi

Kol kırığı ameliyatı yapılmadan önce kırık türünün doğru teşhis edilmesi ve en uygun tedavi yönteminin seçilmesi hayli önemli. Çünkü her kırık türünün tedavi yöntemi farklı. Kırık türünün saptanması için hastanın maruz kaldığı travma, genel sağlık durumu ve yaşı gibi faktörler öğrenilmeli. Daha sonrasında ise kırık bölgenin röntgen filmi çekilmeli ve bir uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bu sayede kırığın türü tam ve doğru şekilde tespit edilebilir.

Platin Takılması İçin Karar Verilmesi

Kol hareketlerinin sağlanması, kırığın doğru açılanması ve anatomik bütünlüğün doğru şekilde sağlanması için platin takılmasına karar verilir. Platin, günümüzde özellikle paslanmaz çelik ve titanyum alaşımlı materyallerden yapılır. Kırık sonrasında kemiklerin yeniden birbirine bağlanması ve eski işlevlerine yeniden kavuşabilmesi için çivi ya da plakvida şeklinde uygulanır.

Alanında uzman bir hekim kırığın türünü teşhis ettikten sonra platin kararı verebilir. Tüm kırık ameliyatlarında platin kullanılmasına gerek yoktur.

Platin Türü Belirleme

Kol kırığı ameliyatında platin kullanımına karar verilmişse, sonraki aşama hangi tür platinin kullanılacağıdır. Bu durum doğrudan kırığın şekli, türü ve kişinin kemik yapısı ile alakalıdır. Kimi durumlarda vücut tarafından absorbe edilen platin çeşitleri kullanılabilir. Ancak çoğunlukla plakvida ya da çivi adı verilen materyaller kullanılır.

Tedavi Yöntemine Karar Verme

Kol kırığında cerrahi yöntemlere başvurulacaksa operasyon için iki farklı seçenek vardır. Ameliyat, açık ya da kapalı teknikle yapılabilir. Açık ameliyat, özellikle kırığın çevresinde bulunan dokuların hasar görmesi halinde tercih edilir. Ancak ameliyat sırasında metal çubukların kullanımı söz konusu. Bu nedenle hastanın metal alerjisi olması halinde ciddi enfeksiyon görülme ve yaraların geç iyileşme gösterme riski vardır.

Kırık kemik çevre dokulara hasar vermemişse ve dışarıdan müdahale ile anatomik bütünlüğü sağlanabiliyorsa kapalı yöntem ameliyat tercih edilir.

Risk Faktörlerinin Analizi

Kola platin takılması kararı verilirken risk faktörleri de analiz edilmeli. Aksi takdirde hastaya yarardan çok zarar verilebilir, operasyon başarısız sonuçlanabilir. Hastanın yaşı, kemik erimesinin bulunup bulunmadığı, hastanın herhangi bir anatomik bozukluğunun olup olmadığı, otoimmün hastalıkların var olup olmadığı, kronik bir hastalık ve düzenli kullanılan ilaçların olup olmaması ile hastanın genel sağlık durumu incelenmesi gereken risk faktörleri arasındadır. Bu riskler, operasyon sonucunu ve hastanın sağlığını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle hastanın operasyona uygun olup olmadığı analiz edildikten sonra ameliyat gerçekleştirilir.

Hastanın Yaşı

Hastanın yaşı, cerrahi operasyonu kaldırıp kaldıramayacağı konusunda oldukça önemli bir husustur. Cerrahi operasyon ile fonksiyon kayıplarının engellenmesi, acıların azaltılması, yaşam kalitesinin muhafaza edilmesi ve sağlığın iyileştirilmesi hedeflenir. Ancak yaşın ilerlemesi ile birlikte vücutta oluşan fizyolojik değişimler, ameliyat uygulamalarının daha az tolere edilmesine yol açar. Operasyon sonrasında yeterli, kaliteli, etkili ve doğru bir hasta bakımı sunularak, cerrahi girişim ardından görülmesi muhtemel olan komplikasyonları minimum seviyeye indirmek mümkündür.

Kemik Erimesi Olup Olmadığı

Kemik erimesinin görüldüğü hastalarda kemik yoğunluğu azalmış olur. Bu nedenle platinin ömrü daha kısa olur ve ilerleyen dönemlerde bir operasyona daha ihtiyaç duyulabilir. Hastanın konforlu bir hayat sürebilmesi ve günlük yaşam aktivitelerini zorlanmadan yerine getirebilmesi için kemik yoğunluğunun güçlü olması gerekir. Aksi durumlarda ise hareketler kısıtlanır, kemik ve kıkırdak dokusunda aşınmalar oluşarak şiddetli ağrılara yol açar.

Otoimmün Hastalıkların Varlığı

İmmün sistem, vücudun bağışıklık sistemine verilen addır. Otoimmün hastalıkların var olması halinde vücut kendi dokularını zararlı mikroorganizmalarla karıştırarak saldırıya başlar. Bunun sebebi ise immün sistemin gereğinden fazla çalışması. Vücudun sürekli kendi dokuları ile savaşması, diğer zararlı yapılarla savaşma gücünü azaltarak ciddi enfeksiyonların oluşmasına yol açar. Bu nedenle kol kırığı ameliyatı yapılmadan önce hastanın otoimmün hastalığı olup olmadığı öğrenilmeli.

Düzenli Kullanılan İlaçlar

Kol kırığı ameliyatı öncesinde hastanın tıbbi geçmişi incelenmeli ve herhangi bir kronik hastalığının olup olmadığı öğrenilmeli. Düzenli kullanılan bazı ilaçları alımı, ameliyattan birkaç gün önce kesilebilir. Bunun nedeni, ameliyat sırasında oluşması muhtemel olan komplikasyonları engellemek. Ancak hastanın sağlığını olumsuz etkilememesi içi şeker ve hipertansiyon ilaçlarının kullanımına devam edilebilir. Hangi ilaçların kullanılıp kullanılmayacağına hekim onayı ile karar verilir.

Genel Sağlık Durumu

Her ameliyat öncesinde hastanın genel sağlık durumu incelenmeli ve doğru şekilde değerlendirilmelidir. Hastanın ameliyata engel olacak kronik ya da akut bir hastalığının olup olmadığı, alerjisi ve duyarlılığı olan ilaçların belirlenmesi, anesteziyi kaldırıp kaldıramayacağı ve genel olarak sağlık durumunun ameliyata uygun olduğu gerekli tetkiklerle doğrulanmalıdır.

Hastanede Yatış İşlemleri

Hastanın ameliyat günü belirtilen saatte hastanede olması gerekir. Öncelikle hasta kaydı yapılır. Ardından ameliyat için gerekli olan tetkikler yapılarak sonuçlar alınana kadar beklenir. Ameliyata gelirken getirilmesi gereken eşyalar ve ameliyat sonrasında ihtiyaç duyulabilecek medikal ürünler hekim tarafından belirtilir. Bu eşyalar ameliyata gelirken kesinlikle eksiksiz şekilde getirilmeli. Aynı zamanda ameliyattan çıktıktan sonra hastaya yardımcı olması için bir refakatçi belirlenmelidir.

Refakatçi Desteği

Ameliyattan çıkan hastanın kolunu kırılmadan önceki hali gibi kullanmak için zamana ihtiyacı olacaktır. Ayrıca kemiğin iyileşmesi, ağrı hissinin minimum seviyeye düşmesi için hekim tarafından kolun kulanım kapasitesine bazı engellemeler konabilir. Bu nedenle hastaya yardımcı olması için bir refakatçinin bulunması gerekir. Refakatçi, hastanın psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarına yardımcı olmalı; hekim tarafından verilen öneriler doğrultusunda hareket etmelidir.

Hijyen Koşullarının Kontrolü

Ameliyat öncesi, sonrası ve operasyon sırasında hijyen koşullarının eksiksiz sağlanmış olması hayati önem taşır. Operasyonun yapılacağı ameliyathane ve ameliyat sırasında kullanılacak tüm aletler sterilize edilir. Ayrıca hastanın kalacağı oda da hijyen kurallarına uygun olmadır. Aksi halde enfeksiyon riski çok daha yüksek olarak hastanın sağlığını riske atar.

Yedek Kıyafetler

Ameliyattan çıktıktan sonra hastanın giyebilmesi için yedek kıyafet getirmesi gerekir. Bu kıyafetler kesinlikle temiz, kirden ve mikroplardan arınmış olmalı. Aksi halde ameliyat sonrasında enfeksiyon oluşumu görülebilir. Hastanın ameliyat öncesinde tüm vücudunu arındıracak şekilde duş alması ve temiz çamaşırlar giyiyor olması da oldukça önemlidir.

Hasta Hazırlığı

Hastanın ameliyata hazırlanması için uygulanan birkaç adım bulunur. Bunlar; alkol ve sigara kullanımının bırakılması, yeme ve içmenin kesilmesi, hekim onayı ile ilaç kullanımının bırakılması, kırılan kemiğin zorlanmaması ve ağır egzersizlerin yapılmamasıdır. Ardından gerekli tetkikler ve tahliller yapılarak hasta ameliyata alınır.

Yeme İçmenin Kesilmesi

Ameliyata alınacak hasta en az 6 saat önce yeme ve içmeyi bırakmalıdır. Aksi halde mide dolu kalır ve anestezi sırasında hasta kusabilir. Bu durumda yemek artıkları soluk borusuna giderek tıkanmaya ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Sigara ve Alkolün Bırakılması

Tütün ve alkol ürünlerinin kullanımı kan akışını yavaşlatarak ameliyat sonrasında enfeksiyon oluşumuna ve zorlu bir iyileşme sürecine sebep olur. Bu nedenle ameliyattan 2 hafta önce sigarayı, 1 hafta öncesinde ise alkolü bırakmanız gerekir. Ayrıca operasyondan sonraki ilk 3 hafta bu ürünlerin kullanımından kaçınmak gerek. Özellikle sigara kemiklerde daha geç kaynamaya, yaraların geç iyileşmesine ve akciğer komplikasyonlarına sebep olur. Konforlu bir iyileşme süreci ve ameliyat sonrası komplikasyonlarının en aza indirgenmesi için belirtilen sürede tütün ürünlerinden uzak durmak gerekiyor.

Düzenli Alınan İlaçların Bırakılması

Hasta ameliyata girmeden önce aldığı bazı ilaçları kullanmayı bırakmalıdır. Özellikle aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar ameliyatta kanamanın durdurulmasını zorlaştırabilir. İdrar söktürücü özelliği bulunan ilaçlar, sıvı ve potasyum kaybına yol açar. Antibiyotik ilaçlar anestezi sırasında verilen ilaçla etkileşim içerisine girebilir. Steroid içerikli ilaçların uzun süreli kullanımı, hastanın ameliyat stresi ile daha zor baş etmesine yol açar. Sakinleştirici ilaçlar ise kan basıncını zayıflatarak hastanın şoka girmesine sebep olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde kullanılan tüm ilaçlar hekime bildirilmeli ve hekim düzenlemesine uygun olacak şekilde kullanılmalı.

Spor Yapmaktan Kaçınmak

Ameliyattan önce spor ve egzersiz yapılması, kırık kemiği zorlayabilir. Bunun sonucunda ise çevre damarlarda, sinirlerde, dokularda ve organlarda yaralanmalar meydana gelebilir; kırığın şekli ve türü değişebilir. Böyle bir durumda tüm ameliyat planının ve kullanılacak tekniğin değiştirilmesi gerekebilir. Bu nedenle ameliyat bittikten ve iyileşme süreci tamamlandıktan sonra hekim onayı ile spor yapmak doğru olur.

Kırık Oluşan Bölgeyi Zorlamamak

Kırılan kol kemiğini zorlamak, kırığın büyümesi ve türünün değişmesine sebep olabilir. Aynı zamanda kırık kemik uçları çevre dokular ile sinirlere hasar verebilir. Bu nedenle ameliyat ve iyileşme süreci tamamlanana kadar bölgenin zorlanmasından kesinlikle kaçınılması gerekir.

Hazırlık

Cerrahi operasyon öncesi hazırlıkları, hastaların sağlık durumlarını değerlendirerek ameliyat ve anesteziye hazır olup olmadığının belirlenmesi prensibine dayanır. Tüm ameliyatlar vücuda kontrollü şekilde uygulanan travmalardır. Bu nedenle vücut, ameliyatlara da diğer travmalara verdiği tepkileri gösterir. Başarılı bir ameliyatın en önemli prensipleri, doğru planlama ve hazırlıktır.

Tetkikler

Ameliyat öncesinde hastanın genel sağlık durumunu belirlemek ve operasyona hazır olup olmadığı görmek için belirli tetkikler uygulanır. Öncelikle detaylı bir fizik muayene yapılır. Ardından başka hastalıkların olup olmadığını ve hastanın operasyona alınıp alınamayacağını öğrenmek için kan tahlili, EKG, akciğer grafisinin çekilmesi, idrar tahlili ve anestezi uzmanı tarafından yapılan muayene gelir. Ameliyat sırasında yaşanması muhtemel olan bir komplikasyon görülürse ilave tetkikler uygulanabilir.

Kan Tahlili

Kan tahlili ile karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kan hücrelerinin değerleri, pıhtılaşma ve kanama zamanı, enfeksiyon, kanama riski ve kansızlık incelenebilir. Tahlil sonucu tek başına değerlendirilmez; diğer tetkik sonuçlarında çıkan bulgular ile birlikte yorumlanır. Sonuçlar mevsim şartlarına, yaşa, kan alınan saate ve cinsiyete göre değişiklikler gösterebilir. Kan tahlili ile yalnızca kişinin o anki sağlık durumu değil, ileride yaşayabileceği sağlık problemleri de öngörülebilir. Bu sayede erken müdahale ve gerekli önlemlerin alınması mümkün olur.

İdrar Tahlili

İdrar tahlili ile enfeksiyon riski ve böbreklerin fonksiyonları incelenebilir. Bu tahlil ile şeker hastalığı, idrar yolları enfeksiyonu ve benzeri bazı hastalıklar da teşhis edilebilir. İdrar normal yoğunlukta değilse, görünüşü farklıysa ve içerisinde farklı maddeler varsa bazı hastalıkların habercisidir. İdrar renginde görülen basit bir koyulaşmadan yola çıkarak vücudun susuz kaldığı gibi tespitler kolaylıkla yapılabilir.

Akciğer Filmi

Akciğer filmi, göğüs duvarıyla alakalı çoğu durumun teşhis edilmesi için gerekli bir tetkiktir. Kemikler, akciğerler, kalp bölgesi ve ana damarlarda herhangi bir problem olup olmadığını anlamak için akciğer grafisi talep edilir. Kalp yetmezliği gibi hastalıklardan şüphelenilmesi halinde göğüs grafisi çekilmesi gerekir.

Kalp Grafiği

EKG (Elektrokardiyogram) ile kalpteki elektrik akımı bir şerit üzerine kaydedilir. Bu grafikler ile kalbin fiziksel sağlığı, koroner arter damar tıkanıklığının olup olmadığı, herhangi bir anomalinin var olup olmadığı, kalbin normal çalışıp çalışmadığı, iletim anomalilerinin olup olmadığı, stres testlerinde hastanın durumu, magzenyum, kalsiyum ile diğer elektrolit bozuklukların saptanması gibi bilgiler elde edilir.

EKG çekimi sırasında hastalar herhangi bir rahatsızlık, acı ya da ağrı hissetmez. Yalnızca dikleri yapıştırmadan önce sürülen jel soğukluk hissi uyandırır. İşlemin hiçbir riski yoktur. Diskler çıktıktan sonra görülen kızarıklıklar ve hafif sızılar tamamen normal etkiler.

EKG işlemi için hasta sırt üstü olacak şekilde sedyeye yatar. Metal eşyalar ve tüm aksesuarlar çıkarılmalıdır. Hastanın el ve ayak bilekleri ile belden yukarısı açık olmalıdır. Diskler hastanın ön göğüs kısmına, bacaklarına ve kollarına takılır. Yalnızca birkaç dakikalık bir işlemdir.

Enfeksiyonu Önlemek İçin Antibiyotik Kullanımı

Yapılan tetkiklerin ardından hastanın vücudunda enfeksiyona rastlanırsa ameliyat öncesinde bu problemin çözülmesi için antibiyotik tedavisine başlanır. Ayrıca hastanın genel sağlık durumu ve kırığın türüne bağlı olarak, ameliyat sonrasında enfeksiyon riskini en aza indirgemek için de antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Bu durum, her kırık ve ameliyat için geçerli değildir. Antibiyotik tedavisi, hekimin önerdiği dozda ve sürede devam eder.

Kol Kırığı Ameliyatı Sonrası

Kol kırığı ameliyatı sonrasında bazı komplikasyonların görülme riski vardır. Bu komplikasyonların en az seviyeye düşmesi için iyi bir hasta bakımı gerekli. Hasta kesinlikle hekim önerilerini yerine getirmeli, reçete edilen ilaçları düzenli kullanmalı, kontrol muayenelerini aksatmamalı ve iyileşme süreci tamamlanana kadar ameliyat bölgesini zorlamaktan kaçınmalı.

Riskler

Tüm ameliyatlarda olduğu gibi kol kırığı ameliyatının da bazı riskleri bulunur. Bu riskler ağrı, şişlik, his kaybı, enfeksiyon, akciğerde ya da toplardamarda pıhtı oluşması, kolda uyuşma ve anestezi riskleridir. Ancak başarılı bir operasyondan sonra etkili bir hasta bakımı ile bu riskleri minimum seviyeye indirgemek mümkün.

Enfeksiyon

Kol kırığı ameliyatı sonrasında yara bölgesinde enfeksiyon oluşma riski vardır. Ayrıca vida ya da tel takılmışsa bu materyallerin bir ucu vücudun dışında, bir ucu ise kemiğin içerisinde olacaktır. Bu nedenle bu bölgelerde de enfeksiyon oluşumu gözlemlenebilir. Bu riski en az seviyeye düşürmek için hekim tarafından reçete edilen ilaçların düzenli olarak kullanılması, pansumanların ve kontrol muayenelerinin aksatılmaması ve bölgenin steril tutulmasına özen gösterilmesi gerekir.

Toplardamarda Pıhtı Oluşumu

Cerrahi operasyonların ardından hasta kolunu bir süre boyunca tam olarak kullanamaz. Ancak uzun süreli hareketsizlik sonucunda toplardamarda kan pıhtısı meydana gelebilir. Toplardamarda kan akışının yavaşlaması, damarın hasar görmesi ve pıhtılaşma yatkınlığında artış gözlenmesi pıhtı komplikasyonuna sebep ola ana sebeplerdir.

Toplardamarda pıhtı oluşumu sonucunda kirli kan dokularda birikmeye başlar. Bazı vakalarda yalnızca bir damarda pıhtı görülür. Bazı vakalarda ise kan akışı pıhtıyı sürükleyerek başka bir organ damarı ya da damarın tıkanmasına yol açabilir.

Akciğerde Pıhtı Oluşumu

Ameliyat sonrasında vücudun herhangi bir damarında kan pıhtısı oluşması halinde ölüm vakalarına varan sonuçlar ortaya çıkabilir. Pıhtı, kimi vakalarda kan akışı ile birlikte sürüklenerek akciğerlere ulaşabilir ve burada tıkanıklığa sebep olabilir. Akciğer embolisi adı verilen bu durumu engellemek her zaman mümkün olmaz. Bu nedenle pıhtı oluşumunu engellemek için kan inceltici ilaçlar reçete edilebilir. Aynı zamanda bu riski en aza indirmek için gerekli egzersizlerin yapılması büyük önem taşır.

Toplardamarda pıhtı tespit edilmişse, akciğerlere ulaşmaması için pıhtıların geçmesine engel olan bir filtre vücuda yerleştirilir. Bu filtre hastanın durumuna göre kalıcı olabilir ya da tekrar çıkarılabilir.

His Kaybı

Kol kırığı ameliyatı riskleri arasında his kaybı yaşanması ihtimali bulunur. Önemli olan bu his kaybının operasyondan sonra ne kadar süre devam ettiği. Yaşanan hissizlik duygusu, anestezi ilaçlarının etkisi nedeniyle görülüyor olabilir. Bu nedenle paniğe kapılmamak ve hekiminizi bu durum hakkında bilgilendirmeniz gerekir. Ancak belirli bir sürenin sonunda his kaybı devam ediyorsa operasyon sırasında sinirlerin hasar görmesi ya da kırılma sırasında zarar gören sinirlerin kurtarılamaması gibi sebepler olabilir. Bu durumda kapsamlı bir muayene ve gerekli tetkikler ile ikinci bir operasyon yapılması gerekebilir.

Ağrı

Ameliyattan çıktıktan ve anestezinin etkisi geçtikten sonra hastanın ağrısının olması çok normaldir. Bu nedenle hastaya ağrı kesici ilaçlar verilir. Taburcu olduktan sonra da bu ilaçların aksatılmadan kullanılması, ağrıların en az seviyeye düşmesinde yardımcı olur.

Şişlik

Tüm cerrahi operasyonlar, insan vücuduna kontrollü şekilde uygulanan bir travmadır. Bu nedenle vücut, cerrahi operasyonların ardından diğer travmalara verdiği tepkileri verebilir. Bu tepkilerden biri de ameliyat bölgesinde şişliktir. Operasyonun ardından zaman geçtikçe bu şişlik kendiliğinden kaybolmaya başlar. Ancak şişliğin azalmaması halinde kesinlikle hekiminize başvurmanız gerekir.

Uyuşma

Kol kırığı ameliyatı sonrasında el ve kolda uyuşmalar görülebilir. Belirli bir süre geçene kadar bu normal bir etkidir. Ancak birkaç günün ardından bu problem devam ederse ve hiçbir azalma göstermezse muayene olmak için hekiminizden randevu almanız uygun olacaktır.

Anestezi Riskleri

Anestezi uygulamasını her vücut kaldıramayabilir. Bu nedenle ameliyat hazırlıkları sırasında hastaya çeşitli tetkikler uygulanır ve hasta anestezi uzmanı tarafından muayene edilir. Bu sayede hastanın genel sağlık durumuna uygun olacak anestezi türü ile verilecek ilaç belirlenebilir. Bu sayede anestezi riskleri minimum seviyede olur.

Ameliyattan önce hastanın yeme ve içme kurallarına uyması hayati önem taşır. Aksi halde anestezi sırasında kusma görülebilir ve yemek artıkları soluk borusunu tıkayarak birçok problemi beraberinde getirir. Ameliyat sırasında bir anestezi uzmanı ve gerekli durumlarda anestezi ekibi bulunur. Bu sayede anestezi komplikasyonlarının görülmesi halinde derhal müdahale etmek mümkün hale gelir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kol kırığı ameliyatından çıkan hastanın sağlıklı ve en rahat şekilde iyileşebilmesi için dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Hasta, iyileşme süreci içerisinde kesinlikle hekim önerilerine uygun davranmalı, reçete edilen ilaçları düzenli olarak kullanmalı, belirtilen süre zarfı boyunca spor yapmakta kaçınmalı, ağır kaldırmaktan kaçınmalı ve kontrol muayenelerine aksatmadan gitmelidir. Aksi halde iyileşme süreci zorlu ve ağrılı bir sürece dönüşerek yeni bir operasyon yapılmasına sebep olabilir.

İlaçların Düzenli Kullanımı

Ameliyat sonrasında hastaya kan inceltici, ağrı kesici ve antibiyotik ilaçlar verilebilir. Bu sayede şiddetli ağrı, kan pıhtısı ve enfeksiyon riskleri azalarak hasta sağlığını güvence altına alır. Ancak reçete edilen ilaçlar belirtilen şekilde, dozda ve süre zarfı boyunca düzenli olarak alınmalıdır. Düzensiz kullanım bu komplikasyonların görülme ihtimalini arttırır.

Bir Süre Spor Yapamama

Kol kırığı ameliyatı sonrasında hastanın bir süre spor ve ağır egzersizler yapmaktan kaçınması gerekir. Aksi halde ameliyat bölgesindeki dikişler atabilir, kemikte zorlama sonucunda oluşan yeni problemler ortaya çıkabilir. Bu nedenle platin takılmışsa alışma ve iyileşme süreci dolana kadar, kırık kemik normal anatomik bütünlüğü sağlanarak alçıya alınmış ise kemik tamamen kaynayıp alçı çıkana kadar beklemek en doğrusu.

Düzenli Doktor Kontrolü

Kol kırığı ameliyatı sırasında hastaya platin takılabilir ya da kemikler normal anatomik şekline getirilecek şekilde yerleştirilir. Her iki durumda da operasyon sonrasında kontrol muayenelerinin yapılması kaçınılmazdır. Aksi halde platin ve kemik uyumu ya da kemiğin doğru şekilde kaynayıp kaynamadığını görmek mümkün olmaz. Kemiğin doğru şekilde kaynaması, el ve kolda fonksiyon kayıplarının oluşmaması ve kolu tam kapasite kullanabilmek için bu muayenelerin aksatılmaması büyük önem taşır.

Ağırlık Kaldırmama

Ameliyattan çıktıktan sonra tam iyileşme görülmeden önce ağır kaldırmaktan ve ameliyat bölgesini zorlamaktan kaçınılması gerekir. Aksi halde kemik yanlış kaynayabilir, dikişler açılarak enfeksiyona yol açabilir, ağrılar şiddetlenir ve kırık daha kötü bir hal alabilir. Bu nedenle iyileşme süreci tamamlanana kadar yalnızca hekim tarafından önerilen hafif egzersizler yapılmalı, bunun dışında ameliyat bölgesi yorulmamalı.

Komplikasyonlar / Yan Etkiler

Kol kırığı operasyonu sonrasında birtakım yan etkiler ortaya çıkabilir. Ağrı, şişlik, güçsüzlük ve halsizlik gibi etkiler genellikle beklenen komplikasyonlardır. Aynı zamanda operasyondan sonra vakit geçtikçe kendiliğinden azalan etkilerdir. Paniğe kapılmamak ve yan etkilerle kolayca baş edebilmek için ameliyat sonrasında hekiminizden tavsiye almanız bu süreci kolaylaştıracaktır.

Ağrı

Kol kırığı ameliyatı sonrasında ağrı oluşması beklenen ve normal bir etkidir. Bu nedenle anestezinin etkisi geçmeye başladıktan hemen sonra hastaya ağrı kesici ilaçlar verilir. Ancak ağrının bu ilaçlara rağmen azalmaması, kemik erimesi ya da dolaşım bozukluğu gibi komplikasyonların habercisi olabilir. Bu gibi durumlarda gerekli tıbbi müdahalelerin yanı sıra çeşitli egzersizlerden de yardım alınarak tedavi sağlanır.

Şişlik

Vücuda alınan darbe ve travmalar şişliğe sebep olur. Kontrollü bir travma olan ameliyatların ardından şişlik oluşması ise normal ve beklenen bir etkidir. Ameliyattan sonra görülen ödemler için genellikle ödem söktürücü ve ağrı kesici ilaçların kullanımı yeterli olur. Fakat şişliğin ağrı yapıp yapmadığı ve büyüklüğü gibi etmenler farklı tedavilerin uygulanmasına neden olabilir.

Güçsüzlük Hissi

Kol kırığı ameliyatından çıkan hastalar, iyileşme süreci tamamlanana kadar kollarını yalnızca hafif egzersizler için kullanabilir. Bu nedenle kol kasları zayıflayarak güçsüzlük hissine yol açar. İyileşme süreci tamamlanıp kemik bütünlüğü sağlıklı şekilde oluşturulduktan sonra dirençli lastikler ya da kum torbaları ile egzersiz yapılması, kol kaslarının yeniden güçlenerek bu hissin ortadan kaybolmasına yardımcı olur. Ancak bu egzersizler yapılırken ağırlık ve direnç kademeli olarak arttırılmalıdır. Aksi halde zorlamadan dolayı ek komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Halsizlik

Ameliyattan çıktıktan sonra hastanın kendini halsiz hissetmesi gayet normaldir. Anestezi sırasında verilen ilaçlar ya da reçete edilen ilaçlar nedeniyle halsizlik ortaya çıkabilir. Ancak ilk 24 saat içerisinde bu durum azalarak ortadan kalkmaya başlar. Hasta taburcu olduktan sonra kendini halsiz hissetmeye devam ederse kesinlikle hekimine danışmalı ve altında yatan sebep araştırılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Kol kırığı ameliyatı ve hakkında en sık merak edilen soruları sizler için derledik.

Kol Kırığı Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Kol kırığı ameliyatı, tamamen ameliyat planına bağlı olarak değişiklik gösterir. Kırığın türü, şekli büyüklüğü, operasyon sırasında platin takılıp takılmayacağı, açık ya da kapalı ameliyat tercih edilmesi gibi etmenler ameliyat süresinde farklılıklara sebep olur. Bu nedenle muayenelerin ardından ameliyat planı verilir ve tahmini ameliyat süresi hasta ile hasta yakınlarına bildirilir.

Kol Kırığı Ameliyatı Zor Mu?

Ameliyatı zorluğu kırığın türü, ameliyat planı ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı. Kırık nedeniyle çevre dokular, damarlar ve sinirler hasar görmüşse operasyon biraz daha zordur. Ancak cerrah alanında uzmansa ve yeterli el pratiğine sahipse kolay bir ameliyat olduğu söylenebilir.

Kol Kırığı Çeşitleri Nelerdir?

Temelde 6 farklı kırık türü bulunur. Derinin yırtıldığı ve kırık kemiğin dışarı çıktığı kırıklara açık kırık adı verilir. Kırığın deri içerisinde olması ve diğer belirtilerle saptanması durumunda ise kapalı kırıktır. Yumru kırığı, halk arasında boksör kırığı olarak da bilinir. Genellikle elin serçe ve yüzük parmağına yakın olan tarak kemiklerinde görülür. Kemiğin küçük parçalar halinde kırılmasına ise ufalanmış kırık denir. Kemiğin lifler halinde ayrılarak kırılmasına ağaç kırığı adı verilir. Kemikleri esnek yapıya sahip olduğu için özellikle küçük yaştaki çocuklarda rastlanan bir kırık türüdür. Son olarak kemiğin birkaç yerden kırılmasına parçalı kırık denir.

Kol Kırığı Tipi Nasıl Anlaşılır?

Kol kırığının hangi tip olduğunu anlayabilmek için öncelikle alınan darbe ya da geçirilen travma öğrenilir. Ardından fiziki muayene yapılarak kolun şekli ve deri durumu incelenir. Son olarak röntgen filmi çekildikten sonra kırığın şekli, büyüklüğü ve parça sayısı öğrenilerek teşhis konur.

Kol Kırığı Ameliyatı Sonrası Bakım Nasıl Yapılmalıdır?

Ameliyattan çıktıktan sonra ilaçlar düzenli olarak kullanılmalı ve hekim tarafından verilen tavsiyelere uyulmalı. Aynı zamanda iyileşme süreci tamamlanana kadar kolun zorlanmaması, pıhtı oluşumu ve güçsüzlük gibi riskleri azaltmak için belirtilen egzersizlerin ihmal edilmemesi, kemiğin kaynama süresinin uzamaması için alkol ve sigara kullanılmaması, kan değerlerini ve kemik yapısını güçlendirecek gıdaların tüketilmesi tavsiye edilir.

Kol Kırığı Ameliyatı Sonrası Kemik Erimesi Olur Mu?

Platin takılmadan önce hastanın kemik yapısı hakkında değerlendirmeler yapılır. Kemik erimesi olan hastalarda platin uygulaması çok sağlıklı sonuçlar doğurmaz. Kol kırığı ameliyatı nedeniyle kemik erimesi görülen bir vaka değildir. Ancak kişinin yanlış beslenme alışkanlıkları, spor yapmaması, sigara kullanması ve genetik yatkınlığı gibi sebeplerden dolayı ilerleyen dönemlerde kemik erimesi oluşabilir. Bu durumun ameliyat ile herhangi bir ilgisi bulunmaz.

Kol Kırığı Ameliyatsız Tedavi Edilir Mi?

Her kol kırığı cerrahi operasyon gerektirmez. Kırılan kemik uçları deri dışına çıkmamışsa, kemik dışarıdan müdahale ile doğru anatomik konumuna kavuşabiliyorsa ve kırılan kemik uçları çevre dokulara hasar vermemişse cerrahi müdahale yapılmasına gerek yoktur. Kemik doğru konumlandırıldıktan sonra alçı uygulaması yapılarak tedavi sağlanabilir.

Kola Platin Taktırma Fiyatları

Net bir fiyat öğrenebilmek için tercih edilen sağlık kurumu ve cerrah ile doğrudan görüşmek gerekir. Kişinin genel sağlık durumu, sağlık sigortasının olmaması, operasyonun yapılacağı şehir, kırığı büyüklüğü, türü, ameliyatta kullanılacak platinin türü ve sayısı gibi etmenler operasyon fiyatlarının değişmesine sebep olur.

Kol Kırığı Ameliyatı Fiyatları

Kol kırığı ameliyatı sırasında kullanılacak teknik, operasyon ekibinin fiyat politikası, tercih edilen sağlık kurumu, kırığın türü, hastanın sağlık sigortasının olup olmadığı, kullanılacak anestezi türü ve hastanın genel sağlık durumu ameliyat fiyatlarında değişiklik görülmesine neden olur. Bu nedenle muayene olduktan sonra en doğru fiyat öğrenilebilir.

Kol Kırığı Ameliyatından Sonra Ne Zaman İyileşme Olur?

Kırılan kol kemiğinin iyileşme süresi kırığın türü, büyüklüğü, şekli, konumu, hastanın kemik yapısı, yaşı, alışkanlıkları ve genel sağlık durumuna göre değişiklik görülmesine yol açar. Kemik çok parçaya ayrılmamışsa 2 ay içerisinde iyileşme görülür. Ancak ufalanmış kırık ve benzeri türlerde iyileşme süreci 7 ayı bulabilir. Hastanın sigara içmesi, yanlış beslenme alışkanlıklarının olması, ileri yaşta olması ya da kemik erimesi gibi hastalıklarının olması halinde iyileşme süreci daha yavaş ilerler.

Platin Nasıl Takılır?

Platin, her kırık ameliyatı sırasında kullanılmaz. Kırılan kemik doğru anatomik bütünlüğünü kazanacak şekilde yeniden yerleştirilir. Bazı durumlarda bu stabilliği korumak için plakvida ve çivilerden yardım alınır. Kemik doğru şekilde konumlandırıldıktan sonra metal bir plaka yerleştirilir ve vidalar ile sabitlenir. Bu sayede kemik doğru formunu kaybetmeden, sağlıklı şekilde kaynayabilir.

Platin Takıldıktan Sonra Ağrı Olur Mu?

Ameliyattan çıktıktan ve anestezinin etkisi geçmeye başladıktan sonra ağrı hissi kendini gösterir. Ancak reçete edilen ilaçların düzenli kullanımı, ameliyat bölgesinin zorlanmaması, bölgenin travmalardan ve darbelerden korunması, belirtilen egzersizlerin düzenli yapılması ve gerekirse fizik tedavi görülmesi gibi müdahalelerle ağrı hissi kısa sürede minimum seviyeye düşer.

Platin Hangi Durumlarda Takılır?

Her kol kırığı ameliyatında platin takılmasına ihtiyaç duyulmaz. Ancak ciddi kırıklar ve özellikle açık kırıklarda platin takılması gerekebilir. Kırılan kemik doğru şekilde konumlandırıldıktan sonra alçı uygulaması ile iyileşecekse platine gerek yoktur. Ancak kemiğin stabilliğini sağlamak için tıbbi materyallere ihtiyaç duyuluyorsa platin takılması kaçınılmaz olur.

Kola Platin Takılması Kaç Saat Sürer?

Kola platin takılması genel olarak 45 dakika ile 1 buçuk saat içerisinde tamamlanır. Ancak kırığın türü, izlenecek ameliyat planı, kırığın büyüklüğü ve benzeri etmenler ameliyat sırasında değişikliklere sebep olabilir. Bu nedenle ameliyata girmeden önce hekim tarafından hasta yakınları ve hastaya tahmini süre belirtilir.

Kol Kırığı Nasıl Çabuk İyileşir?

Kol kırığının çabuk iyileşmesi için en önemli unsur, kırık kemik uçlarının tam olarak birbirleri ile uyumlu şekilde yerleştirilmesi. Alçının doğru şekilde yapılması, hastanın iyileşme süreci boyunca kolunu zorlamaması, sigara içmekten kaçınması ve beslenmesine dikkat etmesi de hızlı iyileşme için gerekli. Özellikle kırmızı et, süt ve süt ürünleri, kalsiyum yönünden hayli zengin olan maydanoz, yumurta, balık yapı ve balık eti gibi besinler kemik yapısını güçlendirerek iyileşme sürecini hızlandırmakta.

Humerus Kırığı Nedir?

Dirsek ve omuz bölgesinde bulunan kemiğe humerus kemiği, bu kemikte görülen kırıklara ise humerus kırığı adı verilir. Özellikle dirseği yatay şekilde zorlamak ve doğrudan darbeler sonucunda ortaya çıkar. Ayrıca dirsek ve omuz hareketlerini yöneten kaslar güçlü bir şekilde humerus kemiğine tutunur. Bu nedenle epilepsi nöbetleri ya da bilek güreşi gibi bazı sporlar sırasında bu kasların ani şekilde kasılması, humerus kırığına neden olur. Paget hastalığı, kemik erimesi, enfeksiyon, metastazlar ve kemik tümörleri gibi hastalıklar kemik yapısını zayıflatır. Bunun sonucunda ise geçirilen küçük bir travma ile birlikte kırık oluşabilir.

Humerus kırığı üst uç, cisim ve alt uç kırıkları olmak üzere 3 ana grupta incelenir. Üst uç kırıkları genel olarak 65 ve üzeri yaş grubundaki hastalarda görülür. Cisim kırıkları ise 55 yaşının altında bulunan hastalarda ortaya çıkar.

Humerus kırığının en önemli belirtileri kolda şekil bozukluğu, bölgede şişlik ve şiddetli ağrıdır. Kol yukarı doğru kaldırılırken şiddetli ağrı hissedilir ve kırık kemik uçlarının sürtünme sesi dışarıdan duyulabilir. Kırık kemik uçlarının yer değiştirmeleri halinde radial sinirler hasar görebilir. Bu vakalarda hasta bileğini yukarı doğru kaldırmakta güçlük çeker.

Humerus kırığının tedavisi sırasında atel, alçı veya breys adı verilen medikal ürünlerin kullanımı gerekir. Kırıkla birlikte damar yaralanması, radial sinir hasarı, patolojik humeruskırığı, açık kırık ya da kırık kemik uçlarının yer değiştirmesi gibi problemler görülüyorsa ameliyat yapılması gerekir. Ayrıca ameliyat sırasında platin takılması muhtemeldir.

İlgili Organİlgili Bölümİlgili Hastalık
Kol Kırığı
İlgili Tedavi
Kol Kırığı Tedavisi