Kist Ameliyatı

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Mehmet Akif Sargın
Ameliyat Özeti
Anestezi TürüGenel Anestezi
Ameliyat Süresi1 Saat
Hastanede Kalma Süresi1 - 5 Gün
İşe Dönme Süresi5 - 20 Gün

Ameliyat ve tedavi süreçleri, kişiden kişiye farklılık arz edebilir. Ameliyat.com tedavi ve ameliyat özetlerinde, ortalama değer niteliği taşıyabilecek örnek tablolardan yararlanılmıştır.

Kist Ameliyatı
Kist Ameliyatı

Kist, bir sağlık sorunudur ve vücudun farklı yerlerinde oluşabilir. İçi su dolu olan bu oluşumlar, görüldüğü bölgeye göre farklı nedenlerle oluşabilir. İyi huylu olabildiği gibi kansere yol açan kötü huylu kistler de görülebilir. Kist ameliyatları ise onların bulunduğu yerden çıkarılması ile yapılan cerrahi işlem olarak adlandırılır.

Kist Ameliyatı Hakkında

Kist ameliyatı, büyüyen ve rahatsızlık veren kistlerin alınması için gerçekleştirilen ameliyatlardır. Ülkemizde bu ameliyat için laparoskopik ameliyat, robotik ameliyat ve açık ameliyat teknikleri uygulanmaktadır. Bu tekniklerinin hangisinin uygulanacağı ise kistin bulunduğu bölgeye ve neden oluştuğuna göre değişmektedir. Zamanla büyüyen kistler hastalara rahatsızlık hissi verebileceği gibi bazı sağlık sorunlarına da neden olabilir. Bu nedenle kistlere zamanında müdahale edilmeli ve cerrahi yöntem ile alınmalıdır.

Kist Nedir?

Kist, içi su, yarı su ya da gaz dolu olan kabarcıklara verilen isimdir. Kistler vücudun herhangi bir bölgesinde, iç organlarda ya da deri altında oluşabilir. Kapalı bir kese ya da kapsül şeklinde olabilir ve vücuttan bağımsız olarak kendi çeperleri bulunur. Kendine özel yapısı olan kistleri kaplayan bölüme ise kist duvarı adı verilir. Kistler çok küçük boyutlarda olabileceği gibi oldukça büyük ve içinde litrelerce sıvı olabilen boyutlarda da oluşabilir. Kistler bazı zamanlarda çok fazla yan etkiye ve ağrıya neden olabilirler ancak belirti göstermeyen kistler de vardır. Kist hemen hemen her insanın yaşadığı bir durumdur ve vücudun bazı bölgelerinde oluşması normal olarak kabul edilir. Kist tedavisi ise genellikle cerrahi olarak alınması ile yapılmaktadır. Çoğunlukla iyi huylu olan kistlerin zararlı olup olmadığının anlaşılması için bazı testlerin yapılması gerekir.

Kist Belirtileri

Kist belirtileri hangi bölgede oluştuğuna ve çeşitlerine göre farklılık gösterebilir. Ancak genel olarak belirtisi ele gelen yumrudur. Genellikle deri altında ve memede oluşan kistlerde yumru hissedilir. İç organlarda oluşan kistler ise belirti göstermeyebilir. Bunların belirtileri ancak büyüdükleri ya da enfeksiyona neden oldukları zaman görülür ve genellikle ağrı olarak kendini hissettirir. İç organların işleyişi de bozulabilir. Beyin bölgesinde oluşan kistlerin belirtileri ise baş ağrısı şeklindedir. Pankreas bölgesinde oluşan kistler ise bulantı ve kusmaya neden olurlar.

Yumru Oluşumu

İçi sıvı dolu olan, yarı katı olan ya da içi gazla dolu olan kistler deri altında oluşuyorsa, ele gelen yumru şeklinde belirti gösterir. Özellikle meme kistlerinde elle fark edilebilen kistler görülür. Muayene sırasında rahatlıkla hissedilebilir. Bunun dışında kolda, karın bölgesinde ya da koltuk altında görülen kistler de yumru şeklinde oluşabilir.

Ağrı

Kistlerin ağrıya neden olması için çok fazla büyümesi ya da enfeksiyon oluşması gerekir. Bu ağrı genellikle iç organlarda, yumurtalıklarda, karaciğerlerde ve diğer bölgelerde görülen kistlerde meydana gelir.

Organlarda İşlev Bozukluğu

Organlarda işlev bozukluğu yaratan kistler genellikle kötü huylu olan ya da gereğinden fazla büyüyen ya da enfeksiyona neden olan kistlerdir. Böbreklerde görülen kistler işlev bozukluğuna, böbreklerin iyi çalışmamasına ve bunun sonucunda pek çok hastalığın başlangıcına neden olabilir.

Baş Ağrısı

Kistler nedeniyle oluşan baş ağrısı, beyin bölgesinde meydana gelen kistlerde ortaya çıkar.

Kist Türleri

Kistler yapılarına ve oluşum bölgelerine göre farklı türlere ayrılırlar. Tıpta yüzlerce kist çeşidi bulunmaktadır. Ancak genellikle sık karşılan kist türleri ön plandadır. Yapılarına göre kist çeşitleri basit kist, kanser riski olan kistler, dermoid kist, fibromlar ve endometriosis kistleri olarak sıralanabilir. Basit kistler genellikle yumurtalıklarda görülen ve içi su dolu olan kistlerdir. Bunlar 5 cm büyüklüğüne kadar ulaşabilirler ve genellikle zararsızdırlar. Ancak büyümeleri halinde yumurtalıklara zarar vermeleri mümkündür. Endometriosis kistleri ise içleri su dolu olan kist grubundadır. Ancak bu kistlerin içindeki sıvılar koyu kıvamdadır. Boyutları genel olarak ok küçüktür. Dermoid kistleri, yapıları gereği kalıtsaldır. Yumurtalıklarda biriken kalıntılardan dolayı oluşan ve kansere neden olan kistlerdir. Fibromlar da içleri katı ile dolu olan ve bilardo topuna benzer bir yapıda olan kistlerdir. Bu kistlerin mutlaka alınması gerekir, ilaçla tedavileri mümkün değildir. Kanser riski olan kistler ise katı ve sıvı durumu birlikte görülen kistlerdir. İçlerinde bulunan katı, sıvıdan daha fazladır.

Yağ Kistleri

Yağ kistleri deride meydana gelen kistlerdir. Bu kistlerin etrafı zarla çevrilidir ve içleri kötü kokulu hafif koyu kıvamlı bir su ile doludur. Bu kistler kötü huylu değildir ve yumru şeklinde görülür. Elle hissedilebilen bu kistler yağ bezesine göre daha yumuşaktır. Çok yavaş büyüdükleri için belirti vermezler ve hissedilmeleri oldukça zordur. Bazı insanlarda doğuştan olması ihtimali vardır. Ciltte yağlar, kanallar ile cilt yüzeyine gelirler. Bu kanallarda sivilce, yara, ameliyat gibi nedenler ile tıkanma olması sonucunda ise kistler meydana gelir. Bu kistler genellikle ciltte kızarıklık ya da ödem meydana getirmez. Ancak bunlar görülüyorsa enfeksiyon almışlardır. Yağ kistleri cilt altında hafif hareketlidir ve misket şeklindedir. Bunlar vücudun farklı yerlerinde birden fazla olabileceği gibi bir bölgede çok sayıda da oluşabilir. Yağ kistleri en çok saç bölgesi, yüz bölgesi, boyun ve sırt kısmında bulunur.

Kist Hidatik

Kist hidatik köpek kisti olarak bilinir ve hayvandan insana geçen bir hastalıktır. Bu hastalığın sonuçları ölümcül olabilir. İnsandan insana geçmeyen bu kist insanlarda alerjik reaksiyonlar ve sarılık gibi hastalıklar meydana getirebilir. Bu hastalığın tedavisi ameliyat ile mümkündür. Bir parazit nedeniyle oluşan bu hastalık, hayvanların dışkısı ile insanlara bulaşır. Bu parazit önce bağırsaklara geçer ve oradan da kan dolaşımı ile karaciğere yerleşir. Karaciğerde içinde pek çok parazit barındıran büyük bir kiste dönüşür ve bu kistlerin büyüme hızı fazladır. Karaciğerden bağımsız olarak büyüdükleri için karaciğerin çalışmasını etkilemez ancak bu kistlerin patlaması sonucunda alerjik reaksiyonlar ve sarılık oluşabilir. Bunlar da vücudun diğer organlarını olumsuz etkiler ve ölümcül sonuçlara maruz bırakabilir. İnsandan insana bulaşmayan bu hastalık, parazitin olduğu kirli gıdalar nedeniyle diğer kişilere de geçebilir. Bu kistler %90 karaciğerde oluşur ancak beyinde, akciğerde ya da diğer organlarda görülme ihtimali de bulunur. İçi sıvı dolu olan bir kitle halinde oluşur.

Üstderi Kisti

Derinin üstünde ya da hemen alt kısmında bulunan yumrulara verilen isimdir. Bu kistler, genel olarak doğuştan itibaren görülür ve ameliyat ile tedavi edilir.

Altderi Kisti

Alt deri kistleri derinin hemen alt kısmında bulunan ve içi sıvı ile dolu olan kistlerdir. Bunlar doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. Bu kistler genellikle apış arası, boyun, erbezleri ve yüz bölgelerinde görülmektedir. İçindeki sıvının rengi sarıdır ve genel olarak ameliyat ile tedavi edilmektedir.

Beyin Kistleri

Beyin kistleri, beynin belirli bölümlerinde bulunan, beynin kendi yapısından bağımsız olarak oluşan, beyin tümörlerine benzeyen ancak genellikle iyi huylu olan ve içi sıvı dolu olan kitlelere verilen isimdir. Bu kistlerin içinde omurilik sıvısı, kan, sıvı ve mineraller bulunur. Bunlar genellikle anne karnında oluşan anormallikler ile görülmektedir. Bu tümörler genel olarak zararsızdır ve tümör değillerdir. Cerrahi olarak alınabilir. Bu tümörlerin her insanda belirtileri farklıdır ve bu belirtiler kistin bulunduğu bölgeye göre değişmektedir. Beyin kistlerinin yaygın olarak görülen belirtileri baş dönmesi, kusma, bağ ağrısı, işitme veya görme sorunları, nöbetler geçirilmesi ve denge zorlukları ile birlikte gelen yürüme zorluklarıdır.

Polikistik Böbrek Hastalığı

Bu hastalık doğuştan meydana gelen ve böbreklerde çok sayıda kist oluşmasını sağlayan bir hastalıktır. Kistlerin çok sayıda olması böbreğin tamamını kaplayarak, tamamen kistlerden oluşmasını sağlar. Bu da çeşitli böbrek hastalıklarını meydana getirir. Börek yetmezliği nedeniyle diyalize bağlı olan hastaların %5’lik kısmı polikistik böbrek hastasıdır. Bu hastalığın belirtileri böbreklerde şiddetli ağrı olması, idrardan kan gelmesi, böbrek taşı oluşması, idrar yolu enfeksiyonlarının oluşması ve hipertansiyon şeklindedir.

Meme Kistleri

Meme kistleri, memenin içinde bulunan süt kanalarının genişlemesi sonucunda oluşmaktadır. İçi sıvı dolu olan bu kistler bazen yarı sıvı, yarı katı durumunda olabilir. Ayrıca bu kistlerin içinde süt de bulunabilir. Meme kistleri genellikle zararsızdır ve az miktarda büyüler. 2,5 cm’den büyük olan kistler memede ağrıya neden olabilir. Bu kistlerin içleri enjektör yardımıyla boşaltılır ve ağrı durumu ortadan kaldırılır. Bir takım kistler toplanarak memede üzüm salkımına benzeyen bir görüntü ortaya çıkarması söz konusu olabilir. Bu tür kistler de zararsızdır ancak büyümesini engellemek amacıyla 6 ayda bir takip edilmelidir. Bu yapıda olan kistlere komplike kist adı verilir. Memede bulunan kistlerin bazıları içe çökmüş durumda olabilir. Bu kistler biraz tehlikelidir ve kanser riskine karşı mutlaka parça alınmalı ve takip edilmelidir. Memede içeriği yoğun olan kistler de görülebilir. Bu kistlerin içinde bulunan sıvı normalden çok daha yoğundur. Bu sıvının normal bir sıvı mı yoksa hücre mi olduğu mutlaka tespit edilmelidir. Memede oluşan kistlerin bazıları düzensiz yapıda olabilir. Bu tür kistler ultrasonda düzensiz olarak görünür ve içinde doku artıkları ya da kanama oluşabilir. Bu tür kistlerin de mutlaka takip edilmesi gerekir.

Dermoid Kist

Dermoid kist genel olarak kadınlarda görülen ve kanser etkisi olmayan iyi huylu bir kist türüdür. Boyutları 2 cm’den 20 cm’ye kadar ulaşabilir. Deriye benzeyen bu kistlerin içinde saç, kıl, tırnak, çeşitli dokular, kemik ve diş gibi yapılar bulunur. Bu kistlerin içinde yoğun kıvamda sarı renkli bir sıvı da bulunmaktadır. Bu kistler genel olarak belirti göstermez ancak görülen bazı belirtiler de mevcuttur. Karında şişlik, cinsel ilişki sırasında ağrı, istemsiz kilo alma, idrar yapmada zorluk, sırt ağrısı ve şiddetli adet ağrıları bu kistlerin belirtileri arasında yer alır. Bu kistlerin en sık rastlanıldığı bölge kuyruk sokumu bölgesidir. Bunun dışında erkeklerde testis, kadınlarda da yumurtalık bölgesinde görülmektedir. Bu kistler genellikle fark edilmezler ve genel muayene sırasında tesadüfen görülebilirler. Bunların tedavisi ameliyat ile yapılmaktadır.

Çikolata Kisti

Çikolata kisti kadınlarda görülen ve genellikle üreme çağındaki kadınlarda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu kistler rahim iç duvarının rahim dışına taşarak, yumurtalık kanallarında ya da yumurtalıklarda büyümesi ile meydana gelir. Bu kistler bazı kadınlarda hiçbir belirtiye yol açmazken bazılarında ağrıya neden olabilir. Aynı zamanda bazı kadınlarda kısırlığa da neden olduğu bilinmektedir. Çikolata kistinin en yaygın belirtileri şiddetli adet ağrıları, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kısırlık şeklindedir. Bu kistler genellikle yaşam tazı ve beslenme alışkanlıkları değiştirilerek kontrol altına alınmaktadır. Ayrıca hormon düzenleyen bazı ilaçlar ile tedavi edilebilirler. Çikolata kistleri büyük boyutlara ulaştıysa, tedavisi cerrahi yolla yapılmaktadır.

Pankreas Kistleri

Pankreas bölgesinde görülen ve bazıları iyi huylu bazıları da kötü huylu olan kistlerdir. İyi huylu olanlarda genellikle ilaçla tedavi ve takip yapılırken kötü huylu olanların cerrahi müdahale ile alınması gerekir. Kötü huylu kistler iltihaplanma ve kansere neden olabilir. Pankreas kistlerinin büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre belirtileri değişiklik gösterebilir. Bu kistlerin en yaygın belirtileri ise kanallarda tıkanmaya bağlı olarak gelişen idrar renginde sararma, karında ele gelen kitle, mide rahatsızlıkları, karında ağrı, kilo kaybı, bulantı ve kusma şeklindedir.

Polikistik Over Sendromu

Polikistik over sendromu, genellikle kadınlarda görülen ve ergenlik çağında yaşanan hormonsal bozukluktan kaynaklanan bir hastalıktır. Bu hastalık, gelişme çağında hormonların bozulması ve obeziteye bağlı olarak düzgün yumurtlayamama, giderek artan kilo, insülin direnci ve beraberinde pek çok hastalığı da getirmektedir. Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinmez ancak genetik olarak geçtiği düşünülmektedir. Bu hastalığın temelinde yumurtalıklarda fazla salgılanan erkeklik hormonu yatmaktadır. Bu hastalığın belirtileri her kadında farklıdır ancak genel olarak görülen belirtiler adet düzensizlikleri, vücudun belirli yerlerinde tüylenme, yumurtalık kisti oluşması, saçlarda kepeklenme, aşırı kilo alma, karın bölgesinde yağlanma, karın ağrısı, depresyon ve uyku apnesi şeklindedir.

Akciğerde Kist

Akciğer kisti genel olarak sağ akciğerde görülen kistlerdir. Bunlar uzun yıllar boyunca hiçbir belirti göstermeden gelişebilir ve varlığını devam ettirebilir. Bu hastalığın en yaygın belirtileri karın boşluğunda ve göğüs bölgesinde ağrı ve kanlı balgam ve öksürük şeklindedir. Bunlarla birlikte bulantı, kusma, şiddetli ağrı, hırıltılı solunum, nefes dağlığı, yüksek ateş, morarma ve sarılık gibi belirtiler de görülebilir. Bu hastalık, cerrahi yöntemler ile tedavi edilmektedir.

Kist Nedenleri

Kistlerin genel olarak nedenleri bilinmez. Örneğin; yumurtalık kistleri ve böbrek kistlerinin nedenleri henüz açıklanamamıştır ancak bazı sebeplerden kaynaklandıkları düşünülmektedir. Bu kistlerin seyrine ve oluşum yerlerine bakılarak bazı nedenlerden bahsetmek mümkün olabilir. Doktorlar kistlerin nedenlerini genel olarak hormonal dengesizliklere, enfeksiyonlara, genetik hastalıklara ve vücut kanallarının tıkanmasına bağlamaktadır.

Hormonsal Dengesizlikler

Hormonlarda meydana gelen değişikliklerden dolayı iç organlarda bazı kistler meydana gelebilir. Bunlara göğüs bölgesinde ve yumurtalıklarda meydana gelen kistler örnek olarak verilebilir. Bu kistlerin genel nedeni kadınlık hormonu seviyesinin normal olmamasına bağlanır. Hormonların düzenli olması da beslenme düzeniyle ilişkilidir. Fazla kilolu olan ya da obezite hastalığı bulunan kadınlarda hormonsal kistlerin görülme ihtimali daha fazladır.

Genetik Hastalıklar

Genetik hastalıklar nedeniyle oluşan kistlerin en önemli örneği pankreas kistleridir. Bu tür kistler nesillere genetik aktarım sırasında geçer ve bazı hastalıklar nedeniyle oluşurlar. Bu tür kistlerin belirti verme ihtimalleri çok düşük olduğu için genel olarak iç organlarda başka hastalıkların meydana gelmesi sonucunda saptanabilirler.

Enfeksiyonlar

Vücutta meydana gelen enfeksiyonlar salgı çıkış noktalarında tıkanmaya yol açarak kistlerin meydana gelmesine sebep olurlar. Enfeksiyonların neden olduğu kistler rahim ağzı kistleridir ve bunlar rahimde ya da vajinada meydana gelen enfeksiyonlar sonucunda oluşurlar.

Vücut Kanallarının Tıkanması

Vücutta bulunan kanalların tıkanması nedeniyle de kistler oluşmaktadır. Buna en güzel örnek yağ ve tükürük bezlerinin tıkanması sonucunda meydana gelen kistlerdir. Deride meydana gelen kistlerin nedeni de kıl köklerinin tıkanmasıdır. Bu şekilde doğal sıvı akşının tıkanması sonucunda kistler oluşur.

Kist Teşhisi

Vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen kistler genellikle gösterdiği belirtiler sonrasında teşhis edilir. Ancak iç organlarda meydana gelen iyi huylu kistlerin teşhis edilmesi çok zordur. Bu testler genel muayene sırasında ya da başka hastalık şikâyetleri sırasında yapılan muayenelerde teşhis edilmektedir. Kist olduğu tespit edildiğinde ise bazı tetkikler ile iyi ya da kötü huylu olup olmadığına bakılmaktadır.

Aspirasyon

Aspirasyon, kistlerin içinde oluşan sıvının boşaltılması amacıyla yapılır. Normal şatlarda kullanılan iğne ve enjektörler ile yapılan aspirasyon işleminde, kistin içindeki sıvının alınması gerçekleştirilir. Sıvıdan kan gelmesi durumunda ise tahlile gönderilmesi sağlanır. Bu işlem ile kistin tam olarak boşalıp boşalmadığı kontrol edilir.

Drenaj

Drenaj yöntemi, kanalların tıkanması nedeniyle oluşan kistlerin içindeki sıvının vücut dışına ya da başka bir yere yönlendirilmesi için kullanılan yöntemdir. Eskiden ameliyat ile gerçekleştirilen bu yöntem, şimdilerde görüntüleme yöntemi ile kistin teşhis edilmesi ve iğne ile drenlerin kistin içine yerleştirilmesi sayesinde yapılmaktadır. Kistin içine yerleştirilen bu küçük tüp sayesinde sıvının boşaltılması sağlanır ve vücuttaki tıkanıklık giderilir.

Radyolojik Görüntüleme

Radyolojik görüntüleme ile kistlerin iç organlardaki yerleri saptanabilir. Bu görüntüleme yönteminde MR, bilgisayarlı tomografi ve ultrasonografi kullanılmaktadır. Bu yöntem ile insanların cerrahi kullanılmadan yani içi açılmadan var olan hastalık ya da kist ile ilgili bilgi alınması sağlanır.

Biyopsi

Biyopsi hem tanı hem de tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bu yöntem ile vücutta bulunan kistlerin mikroskop yardımıyla incelenmesi ya da dokusunun alınması sağlanır. Bu sayede kistin çeşidi belirlenir ve bu doğrultuda tedavi uygulanır. Biyopsi ile kistlerin tamamının çıkarılması da sağlanır ve bu kistler tahlile gönderilir.

Tedavi Yöntemleri

Kistlerin boyutlarına, türlerine ve belirtilerine göre farklı tedavi yöntemleri uygulanır. Bu yöntemler ilaçla tedavi, kistlerin kontrol ve takibi ve cerrahi yöntemler olarak sayılabilir.

Cerrahi Olmayan Yöntemler

Cerrahi olmayan yöntemler ile tedavi edilen kistler genellikle iyi huylu olan ve fazla büyük olmayan kistlerdir. Bunlara yumurtalık kisti, pankreas kisti, deri üzerindeki kistler örnek olarak verilebilir.

İlaç Kullanımı

Kistler için kullanılan ilaçlarda amaç, kistlerin zamanla küçülmesini ve yok olmasını sağlamaktır. Bu nedenle antibiyotik ilaçlar kullanılmaktadır. Ayrıca hormon bozuklukları nedeniyle oluşan kistler için de hormon tedavisi ilaçları kullanılabilir. Hormon ilaçları genellikle yumurtalık kistlerinde kullanılmaktadır.

Tetikte Bekleme

Kistlerde ilaçla tedavi yapılan durumlarda, kistin küçülme göstermesi ya da yok olması için belirli bir süre beklemek gerekir. Bu bekleme süresinde kistler belirli aralıklar ile kontrol edilmektedir. Eğer kistlerde küçülme varsa ilaç tedavisine devam edilir. Bunun dışında zararsız olan ve büyümeyen kistler için de beklemek gerekebilir. İlaçla tedavi ya da cerrahi müdahale yapılmadan önce doktorunuz bu kistleri bir süre izlemek isteyebilir.

Cerrahi Yöntemler

Kötü huylu olan ya da gereğinden fazla büyüyen kistlerin cerrahi yöntemler ile alınması gerekir. İlaçla tedavi olmayan ya da kanal tıkanıklığı sonucunda oluşan kistlerde de cerrahi yöntem uygulanmaktadır. Teknolojinin ilerlemesi sonucunda kistlerin alınması için farklı cerrahi yöntemler uygulanır.

Laparoskopik Cerrahi

Laparoskopik Cerrahi, basit yumurtalık kisti olan hastalarda uygulanan bir cerrahi yöntemdir. Bu yöntemde hastanın karın boşluğuna bir kamera ile girilir ve kist bulunduğu yerden, etrafındaki sağlam yumurtalara zarar vermeden alınır. Bu yöntem iyi huylu olan yumurtalık kistleri için uygulanmaktadır. Kapalı ameliyat olarak da bilinen bu yöntemde teleskop kullanılır ve genel anestezi ile uygulanır. Bu ameliyatta hastanın göbek boşluğunun 10 cm altından karın boşluğuna giriş yapılır. İçeriye bir miktar gaz verilerek diğer organlar birbirinden ayrıştırılır ve kistin sıyrılarak alınması sağlanır.

Robotik Cerrahi

Robotik cerrahi ilk olarak 1994 yılında uygulanmaya başlanan ve özellikle kanser tedavisinde büyük başarılar sağlanan bir ameliyat türüdür. Türkiye’de de başarı ile uygulanan bu yöntem kalp, göğüs, kadın hastalıkları, üroloji gibi ameliyatlar için kullanılmaktadır. Kullanım alanı oldukça yaygın olan bu ameliyat türü hem hasta hem de doktor için çok konforludur. Bu ameliyat üç aşamada yapılmaktadır. Robotik cerrahi ameliyatında ilk aşama görüntüleme aşamasıdır. Hastanın iç bölgesine kamera ile giriş yapılır ve kist olan bölgenin görüntülenmesi sağlanır. Bu görüntü üç boyutlu olduğu için tam olarak kistin görüntülenmesi gerçekleşir. Kamera ile alınan bu görüntü nettir ve titremesiz olarak alınır. Bu yöntem ile kistin olduğu organa çok fazla yaklaşılır. Robotun kolları hastaya yerleştirilir ve doktor bu robotu konsol yarımıyla hareket ettirir. Cerrahi işlemi yapabilecek olan makas ve diğer kesici aletler bu robotun kollarında bulunur ve doktorun yönlendirmesi ile ameliyat başarılı bir şekilde gerçekleştirilir. Bu yöntem ile ameliyatta yapılan hata sıfıra indirgenir ve doktorun ellerinin titremesi nedeniyle oluşacak hasarlar önlenmiş olur. Kistlerin tamamı çıkarılarak ameliyat tamamlanır. Bu ameliyat sonrasında hasta 1 ya da 2 gün hastanede kalabilir. Ameliyat genel anestezi ile yapılmaktadır. Bu yöntem ile yapılan ameliyatlarda hastalar ağrı hissetmez ve çok az miktarda ağrı kesici almaları yeterli olacaktır.

Açık Ameliyat

Açık ameliyat genellikle kanser şüphesi olan kötü huylu kistlerin ameliyatında kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem ile kistler ile birlikte kanserin etkilediği diğer organlarında alınması gerekebilir. Gerekli olmadığı sürece açık ameliyat uygulanmaz. Ameliyat genel anestezi ile yapılır ve ameliyatın yapılacağı bölgede 10 cm civarında bir kesi yapılır. Bu ameliyat genellikle 1 saat sürmektedir ancak kistin büyüklüğüne, etkilediği organlara ve bulunduğu yere ameliyat süresi değişiklik gösterebilir. Hastanın hastanede kalış süresi ortalama olarak 3 gündür.

Kist Ameliyatı Fiyatları

Kist ameliyatları fiyatları ameliyatın yapıldığı bölgeye, doktorun uzmanlığına, kist çeşidine ve uygulanan ameliyat yöntemine göre değişiklik gösterecektir. Ayrıca hastanede kalış süresinin de ameliyat fiyatları üzerinde etkisi bulunur.

Kist Ameliyatı Öncesi

Kist ameliyatı olmadan önce kistin teşhis edilmesi gerekir. Hangi bölgede olduğu, kistin türü, organları etkileyip etkilemediği ve diğer özellikleri göz önüne alınarak bir ameliyat planı yapılmalı ve ameliyat yöntemi belirlenmelidir.

Tetkikler

Kist ameliyatı öncesinde yapılan tetkikler, kistin hangi türde olduğunu belirlemek için uygulanır. Ayrıca kistin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı da kontrol edilmektedir.

Kan Testi

Kan tahlilleri kistin yapısı hakkında bilgi almak için yapılmaktadır. Bu tahlillerde kistin bazı belirtileri takip edilir. En sık kullanılan tahlil türü ise CA-125’tir.

İdrar Testi

İdrar testleri, yumurtalık kisti gibi kistler durumunda gebeliğin olup olmadığının kontrol edilmesi ve enfeksiyon olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılmaktadır.

Ultrason

Bazı kistler ultrason ile tespit edilebilir. Bunlar genellikle yumurtalık kistleridir. Böbreklerde ya da diğer iç organlarda olan kistlerin varlığı da ultrason ile tespit edilebilir.

MR

MR, ağrısız ve ilaçsız görüntüleme yönetimidir ve hastalıklı olan dokuları sağlıklı olanlardan ayırt edebilen en iyi yöntemlerden biridir. Radyo frekans dalgaları kullanılan bu yöntem, hamileler ve bebeklerde bile güvenle uygulanabilir. Kistin olduğu bölge, bu yöntem ile tam olarak görüntülenebilir.

BT

Kistlerin olduğu bölgenin X ışınları kullanılarak görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir. Ultrasona göre daha ileri olan bu teknoloji sayesinde sağlıklı olan dokular, kistlerden tamamen ayrılarak en ince detayına kadar görüntülenebilir.

Biyopsi

Biyopsi, kanserli olan kistlerin tespit edilmesi için uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde kistten bir örnek alınır ve tahlille gönderilir. İğne ile kistten bir örnek alınır ve tahlil sonucunda bu kistin kanser riski taşıyıp taşımadığı belirlenmiş olur. Ameliyat yöntemine ise bu tahlil sonucunda karar verilir.

Ameliyata Hazırlık

Kist için gerekli olan tetkikler ve tahliller yapıldıktan sonra ameliyat yöntemine karar verilir. Bu aşamada hastanın ameliyat için hazır olması sağlanır. Ameliyat için gerekli olan muayene ve kontroller yapıldıktan sonra işlemlere başlanabilir.

Genel Muayene

Genel muayene ile kistin hangi bölgede olduğu ve hastanın şikâyetleri değerlendirilir. Bu muayene sırasında hastaların geçmiş tedavi öyküleri değerlendirilir.

Kistlerin Yerini Belirleme

Kistlerin yerinin tam olarak belirlenmesi için yukarıda anlatılan görüntüleme yöntemleri kullanılır. Yeri belirlendikten sonra kistlerin iyi ya da kötü huylu olup olmadığına bakılır.

Kistlerin Büyüklüğünü Belirleme

Kistlerin büyüklüğünün belirlenmesi uygulanacak ameliyatın tekniği açısından önemlidir. Kistin çok büyük olması durumunda açık ameliyat uygulanırken, daha küçük boyutlarda olması durumunda kapalı ameliyat teknikleri tercih edilebilir.

Ameliyat Risklerini Belirleme

Kistlerin durumuna ve büyüklüğüne göre hangi ameliyat tekniğinin nasıl riskler taşıdığı belirlenir ve hasta ile bu riskler paylaşılır.

Ameliyat Yöntemine Karar Verme

Kistlerin durumu ve ameliyatın riskleri belirlendikten sonra doktor ile hasta karşılıklı anlaşmaya vararak ameliyat için en uygun yöntemi belirler ve ameliyatın yapılacağı tarih kararlaştırılır.

Hasta Kontrolü

Ameliyat öncesinde hastanın genel sağlık durumunun kontrol edilmesi çok önemlidir. Bu kontrol ile hastanın ameliyat için uygun olup olmadığı belirlenir.

Hasta Şikâyetleri

Ameliyat öncesinde hastanın genel şikâyetleri tekrar değerlendirilir. Bu şikâyetler doğrultusunda ameliyat yöntemi ve riskleri değerlendirilir. Hastanın şikâyetleri kistin durumu hakkında ön bilgi de vermektedir.

Hastanın Genel Sağlık Durumu

Hastanın genel sağlık durumu, ameliyatın seyri için önemlidir. Ameliyata uygun olup olmadığı bu kontrollerde değerlendirilir. Genel sağlık durumunda kişilerin başka hastalıklarının olup olmadığı kontrol edilmektedir.

Hastanın Yaşı

Ameliyat olmak için hastanın yaşı da önemlidir. Bir yaşından küçük ve 65 yaşından büyük olan hastalar ameliyat için risk taşımaktadır. Bu nedenle doktorlar tarafından bu yaş gruplarındaki hastalar genel olarak ameliyat edilmez.

Hastanın Sistemik Hastalıkları

Hastada sistemik hastalıkların varlığı da ameliyat yönteminin belirlenmesinde ve ameliyatın seyrinde etkilidir. Sindirim, solunum ve boşaltım gibi sistemlerde meydana gelen hastalıklar bütün sistemleri etkileyebilir. Kistlerin bulunduğu bölgeler sistemleri etkiliyorsa, bu doğrultuda tedavi uygulanır.

Düzenli Kullanılan İlaçlar

Hastaların düzenli olarak kullandıkları antibiyotikler, kan sulandırıcı ilaçlar, yüksek tansiyon ve şeker için kullandıkları ilaçlar varsa, ameliyat öncesinden bunların bırakılması gerekir. Ancak bu ilaçların ne zaman ve hangi dozda kullanılması gerektiği doktorunuz tarafından ayrıntılı olarak belirlenecektir.

Anesteziye Uygunluk

Hastanın anesteziye uygun olup olmadığı da ameliyat öncesinde belirlenmelidir. Bunun için bir anestezi uzmanı, ufak bir test yapar ve hastanın alerjik reaksiyon gösterip göstermeyeceğini tespit eder. Hazır ve uygun olmanız durumunda ameliyat sürecine başlanır.

Hastanın Ameliyata Hazırlığı

Ameliyat öncesinde hastanın hazır olması için bazı kuralları uygulaması gerekir. Bu kurallar ameliyatın seyri ve sonraki süreci için mutlaka uygulanmalıdır.

Yeme İçmenin Kesilmesi

Kist ameliyatları her yöntem için genel anestezi uygulanarak yapılır. Bu nedenle hastaların ameliyattan en az 6 saat önce yeme içmeyi bırakması gerekir. Çünkü anestezi verildikten sonra midede kalan yemeklerin ya da suyun soluk borusuna kaçma ihtimali vardır.

Sigaranın Bırakılması

Sigaranın içinde bulunan kimyasal maddeler kan dolaşımına karışarak ameliyatın iyileşme sürecini olumsuz etkiler. Bu nedenle ameliyat olmadan en az bir hafta önce doktorunuz tarafından sigarayı bırakmanız tavsiye edilecektir.

Diğer Doktor Talimatlarının Uygulanması

Ameliyat öncesinde doktorunuzun belirlediği bazı talimatlar olacaktır. Bunlar damar yolunun açılması, hastanın psikolojik olarak ameliyata hazır olması gibi talimatlardır ve bunların mutlaka uygulanması gerekir. Bu nedenle ameliyat olmadan önce mutlaka doktorunuzu dinlemeli ve talimatlarını yerine getirmelisiniz.

Ameliyat Bölgesinin Temizlenmesi

Ameliyat öncesinde, uygulanacak olan bölgenin mutlaka steril olması gerekir. Bu temizleme işlemi doktorlar ya da hemşireler tarafından yapılacaktır. Bu bölgenin steril olması, enfeksiyon oluşma ihtimalini azaltacaktır.

Kist Ameliyatı Sonrası

Kist ameliyatı sonrasında uygulanması gereken bir dizi talimat bulunur. Kapalı olarak yapılan ameliyatlarda iyileşme süreci çok kısa iken açık ameliyatlarda daha uzundur. Ayrıca hastanın hastanede kalış ve istirahat dönemi de, uygulanacak ameliyat yöntemine göre değişiklik gösterecektir. Kapalı ameliyatlarda hasta en fazla iki gün hastanede kalırken açık ameliyatlarda en az 3 gün kalacaktır. Kist ameliyatı ile birlikte rahmin alınması ya da kanserli olan bölgenin temizlenmesi gibi işlemler de yapılmışsa, hastanede kalma süresi uzayabilir. Ameliyat sonrasında az da olsa risklerle karşılaşma ihtimali de bulunur. Ameliyat sonrasında mutlaka doktor kontrollerine gidilmeli ve gerekli olan tüm işlemler uygulanmalıdır.

Riskler/Komplikasyonlar

Kist ameliyatlılarından sonra komplikasyon görülme ihtimali çok azdır. Ancak nadir de olsa bazı hastalarda kanama, enfeksiyon, kistin yenilemesi, kistin temizlenmemesi ya da solunum yetmezliği gibi durumlar oluşabilir. Bu durumlar, hastanede geçirdiğiniz süre boyunca doktorunuz tarafından hemen kontrol altına alınacaktır.

Kanama

Ameliyat sonrasında kanama durumu görülebilir. Bu durum genellikle yumurtalık ameliyatı sonrasında görülür. Vajinadan çok hafif miktarda kan gelebilir. Laparoskopik ameliyat sonrasında da kanama oluşması durumu vardır. Böyle bir durumda işlem, açık ameliyata çevrilmektedir.

Enfeksiyon

Ameliyatlar, yaklaşık 10 cm kesi ile yapılır ve ameliyat sonrasında bu bölgeye dikiş atılır. Dikişlerin ve ameliyat bölgesinin steril tutulmaması sonucunda ise enfeksiyon oluşabilir. Hastanede şartları da enfeksiyon oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle ameliyat bölgesinin temiz tutulması, doktor kontrollerinin ve pansumanın aksatılmaması ve enfeksiyon riskine karşı verilen antibiyotiklerin aksatılmadan kullanılması gerekir.

Akciğer Yetmezliği

Ameliyat sonrasında verilen anestezi bazı hastalarda akciğer yetmezliğine neden olabilir. Solunum sistemini etkileyen anestezi, kontroller sırasında genellikle tespit edilir ancak ameliyat sonrasında bu durumda karşılaşılması durumunda hemen kontrol altına alınır. Akciğer yetmezliği çok nadir olarak görülür ve kısa süreli bir komplikasyondur.

Kistlerin Alınamaması

Bazı durumlarda kistlerin alınamaması söz konusu olabilir. Kistler riski bir bölgede buluyorsa, çok fazla kanama olacaksa ve sağlam doku ile ayrıştırılamıyorsa alınamaz. Sağlam olan dokulara zarar verilme riski bulunduğunda da kistler alınmaz.

Pıhtı Oluşumu

Ameliyat sonrasında pıhtı oluşması, çok nadir görülen bir durumdur. Bu durum kan akışını engelleyebilir ve damarların tıkanmasını sağlayabilir. Pıhtı oluşumunu engellemek için ameliyat sırasında ve sonrasında gerekli önlemler alınır.

Yan Etkiler

Ameliyat sonrasında, kısa süreli yan etkiler görülebilir. Bu yan etkiler ilaçla kontrol altına alınmaktadır.

Ağrı

Kist ameliyatı kapalı olarak yapılıyorsa ağrı çok hafif ve kısa süreli olacaktır. Açık olarak yapılan ameliyatlarda ise uzun süreli ağrı görülebilir ancak bu ağrılar ilaçlar ile kontrol altına alınmaktadır. Hastanede kaldığınız süre boyunca iğne ile hastane çıkışında ise ağrı kesici ilaçlar ile tedavi edilir.

Şişlik

Kist ameliyatı sonrasında karın bölgesinde şişlik olabilir. Bu durum yumurtalıkların, rahmin ya da bağırsakların zamanla iyileşmesine bağlıdır ve kısa sürede geçecektir.

Doku Hassasiyeti

Ameliyat sonrasında, ameliyat yapılan yerde bir iki gün süre ile hassasiyet yaşanabilir. Bu hassasiyet geçicidir.

Cinsel Bozukluklar

Özelikle yumurtalık kisti ameliyatlarından sonra cinsel ilişki sırasında sıkıntı yaşanabilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı, isteksizlik gibi durumlar yaşanması gayet normaldir. Açık olarak yapılan kist ameliyatı sonrasında yaklaşık olarak 2 ay cinsel ilişkiye girilmemelidir. Ayrıca rahim ya da yumurtalıkların alınması gibi işlemler de yapıldıysa cinsel ilişkiye daha uzun bir süre ile girilmemesi gerekir. Bunların dışında cinsel bozukluklar kısa süreli olarak yaşanır ve bunların olması normaldir. İyileşme döneminden sonra yani yaklaşık olarak bir ya da iki hafta sonra cinsel hayatınız normale dönebilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kist ameliyatından sonra, ameliyatın yapıldığı bölgeye ve kistin türüne göre farklı şeyle uygulamanız gerekebilir. Doktorunuz tarafından ameliyat sonrasında yapmanız gerekenler ile ilgili ayrıntılı bilgi verilecektir. Bu talimatlara uymanız halinde kısa sürede iyileşmeniz mümkündür.

Beslenme Düzeni

Ameliyat sonrasında beslenmeye sıvı gıdalar ile başlanır. İlk gün yalnızca sıvı ile beslenmeniz gerekir. İkinci gün katı ve sıvı gıdaları birlikte alabilirsiniz ve üçüncü günden sonra katı gıdalar ile beslenmeye başlayabilirsiniz. Şişlik ve ödem gibi durumlar yaşamak için sebze ve sıvı gıda ağırlıklı beslenmenizde fayda vardır. Bunların haricinde herhangi bir özel beslenme planı uygulanması gerekmez. Ayrıca günde en az 3 litre su tüketilmesi gerekir.

Ağır Sporlardan Kaçınma

Ameliyat bölgesine zarar vermemek ve yaranın açılmasını engellemek amacıyla, bir ay boyunca ağır spor yapmaktan kaçınmanız gerekir.

İlaçların Doğru Kullanımı

Kist ameliyatı sonrasında, tekrar kist oluşumunu önlemek için doktorunuz tarafından bazı ilaçları kullanmanız tavsiye edilecektir. Ayrıca ağrı kesici ve antibiyotik ilaçlarının alımlarını aksatmamanız gerekir.

Kistin Türüne Bağlı Olarak Ek Önlemler

Kistin türüne bağlı olarak cinsel ilişki, banyo yapma süresi, pansuman süresi, buhar ve saunadan uzak durma süresi gibi önlemler almak da gerekebilir. Ameliyat yapılan kistin türüne göre bu önlemler değişiklik gösterir ve bunlar hakkında doktorunuz mutlaka bilgi verecektir.

Önlemler

Kistin tekrar oluşmasını önlemek için bir takım kuralları uygulamanız gerekir. Bu önlemler iyileşme sürenizi de kısaltacaktır.

Rutin Doktor Kontrolü

Kist ameliyatı sonrasında iyileşme sürecini kontrol etmek ve kistin tekrar oluşup olmadığını değerlendirmek amacıyla doktorunuz rutin kontroller yapacaktır. Bu kontrollerin süresi ve zaman aralıkları ameliyat yapılan kistin türüne ve bölgesine göre değişiklik gösterecektir.

Sağlıklı Beslenme

Beslenme alışkanlıklarının ve fazla kilonun kist oluşumu üzerinde etkisi bulunur. Kistin oluşmasını önlemek için mutlaka beslenme düzeninize dikkat etmeli ve sağlıklı beslenmelisiniz. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeli, günde en az 3 litre su tüketmeli ve yoğurt gibi süt ürünlerini hayatınızdan eksik etmemelisiniz.

Sigara ve İçkiden Uzak Durma

Ameliyat sonrasında iyileşme dönemini olumsuz etkileyen sigara ve alkol aynı zamanda kist oluşumunu da tetikler. Bu sebepten dolayı kişi hem sigaradan hemde alkolden kendi sağlığı açısından olabildiğince uzak olmalıdır.

Düzenli Spor Yapma

Düzenli spor yaparak vücudunuzdaki toksinleri atabilir ve damaların açılmasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede vücudunuzda oluşma ihtimali bulunan kistleri de engellemiş olursunuz. En güzel spor günde yarım saat yapılan yürüyüştür. Bunu yaşam tarzınız haline getirirseniz kist oluşumunu engelleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kist ameliyatları çok farklı bölgeler için farklı türde ve farklı yöntemler ile uygulanmaktadır. Her kist için uygulanan ameliyat ve tedavi yöntemi farklılık gösterebilir. Bu nedenle kist ameliyatları için aklınızda çok sayıda soru olabilir. Bu soruların cevaplarını, ameliyat olmadan önce doktorunuzdan detaylı olarak öğrenebilirsiniz.

Kist Ameliyatları Kaç Saat Sürer?

Kist ameliyatları ortalama olarak 1 saatte tamamlanır. Ancak kistle birlikte rahim alınması, yumurtalıkların alınması ya da kanserli bölgelerin temizlenmesi gibi işlemler yapılıyorsa bu süre uzayabilir.

Yumurtalık Kisti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Yumurtalık kistleri, genellikle tedavi edilebilir. Ancak ilaçla tedavisi mümkün değilse ameliyat yöntemi uygulanır. Bu tür kistler için laparoskopik ameliyat uygulanır. Bu ameliyat genel anestezi altına uygulanır. Hatanın göbek bölgesinden ya da kasıklarından 1 cm civarında bir kesi açılır ve önce kamera ile kist tespit edildikten sonra kistin alınması gerçekleştirilir. Eğer bu yöntem ile kist alınamıyorsa açık ameliyat uygulanacaktır.

Kapalı Kist Ameliyatı Nedir?

Kapalı kist ameliyatı laparoskopik ameliyattır. Bu ameliyat hem hasta hem de doktor için oldukça konforlu bir yöntemdir. Kistin sağlam dokuya zarar vermeden çekilerek alınması işlemidir. Hastalar bu ameliyattan sonra hemen işlerine ve evlerine dönebilirler. Ayrıca ameliyat sonrasında çok az ağrı olacaktır.

Rahim Kisti Neden Olur?

Rahim kistleri, rahim duvarının anormal olarak büyümesi sonucunda, rahim içinde oluşan kistlerdir. Bu kistlerin nedenleri henüz saptanamamıştır ancak hormonların düzeyinde meydana gelen değişmeler, kökenin farklı olması, genetik faktörler, erken yaşta adet görme, insülin ve fazla kilolu olma gibi etkenlerin rahim kistini oluşturduğu düşünülmektedir.

Kist Ameliyatı Sonrası Cinsel İlişki?

Kist ameliyatı laparoskopik olarak yapıldıysa, vajina bölgesi biraz tahriş olabilir ve bunun iyileşmesi 4 ya da 6 hafta sürecektir. Bu nedenle 6 hafta kadar ilişkiye girilmemesi gerekir. Ameliyat açık olarak yapıldıysa cinsel ilişki süresi uzayabilir. Bu durumda doktorunuzdan bilgi almanız gerekir.

Kist Ameliyatı Kızlık Zarını Bozar Mı?

Kist ameliyatı vajina yolunda yapılırsa kızlık zarı bozulabilir. Ancak kapalı olarak yapılan ameliyatlarda karın bölgesinden giriş yapıldığı için kızlık zarı etkilenmez.

Kist Ameliyatı Zor Mudur?

Kist ameliyatı zor değildir. Özellikle kapalı yapılan ameliyatlar oldukça kolay ve başarılı geçmektedir. Açık ameliyatlar ise kanserli yapı olduğunda bir derece daha zordur ancak bunlar da başarı ile gerçekleştirilebilir.

Kist Ameliyatı Fiyatları Nelerdir?

Kist ameliyatı fiyatları, ameliyatın yapıldığı bölgeye, doktorun uzmanlığına, ameliyatın yöntemine ve kistin büyüklüğüne göre farklılık gösterecektir. Ayrıca kistin alınması ile birlikte temizleme ve rahmin alınması gibi işlemler de yapılıyorsa, ameliyat fiyatları değişiklik gösterir.

Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Bu ameliyat sonrasında ağrı spor yapmaktan kaçınılmalıdır. Cinsel ilişkiden yaklaşık olarak 2 ay süre ile uzak durulmalıdır. Doktorun vermiş olduğu istirahat süresi mutlaka dikkate alınmalı, beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Günde en az 3 litre su içilmeli, düzenli olarak spor yapılmalı ve doktorun vermiş olduğu antibiyotik ve ağrı kesiciler, aksatılmadan alınmalıdır.

Kist Ameliyatı Öncesi Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Kist ameliyatı öncesinde hastalar önce genel muayene edilir. Doktorlar hastanın öyküsünü kontrol eder ve şikâyetlerini değerlendirir. Ardından kistin olduğu bölge tespit edilir. Kistin çeşidi ve iyi ya da kötü huylu olup olmadığı da belirlendikten sonra ameliyata karar verilir. Hastaya ameliyat yöntemi ve riskleri hakkında detaylı bilgi verilir. Doktorla birlikte hastanın, ameliyat yönteminde anlaşması durumunda bir tarih belirlenir ve doktorun vereceği ameliyat öncesi talimatlar izlenir.

Laparoskopik Kist Ameliyatı Nedir?

Bu ameliyat kapalı olarak yapılan ameliyat türüdür. Genel anestezi altında yapılır ve hastalar için oldukça konforludur. Başarı oranı çok yüksek olan bu ameliyat yönteminde karın ya da vajina bölgesinden kistin olduğu bölgeye giriş yapılır. Kamera yardımıyla kistin görüntüsü alınır. Ardından kistin alınması işlemi gerçekleştirilir ve ameliyat başarılı şekilde tamamlanmış olur.

Ameliyatsız Kist Tedavisi Olur Mu?

Kistin ameliyatsız olarak tedavisi ilaçla mümkündür. Kistin büyüklüğüne ve durumuna göre doktorunuz ilaç tedavisi ve takip önerebilir. Bu ilaçlar ile kistin küçülmesi ve yok olması amaçlanır.

Beyin Kisti Nedir?

Beyin kisti genellikle anne karnında oluşan ve beyinde meydana gelen anormalliklerden kaynaklanan kist türüdür. Bu kistin içi sıvı, mineral, kan ve omurilik sıvısı ile doludur. Genellikle kanser olmayan bu kistler tümör benzeri yapıya sahiptir.

Beyin Kisti Ameliyatı Riskleri?

Beyin kisti ameliyatı sonrasında ödem oluşması ihtimali bulunur. Bunun için ödem önleyici ilaçlar kullanılır. Ayrıca hastalarda ameliyat sonrasında bulantı, kusma, baş dönmesi, baş ağrısı, görme ve konuşma bozukluğu ve kuvvet kaybı gibi komplikasyonlar yaşanabilir.

Çene Kisti Ameliyatı Çene Yapısını Bozar Mı?

Çene kistleri içi sıvı dolu olan ve balona benzeyen kistlerdir. Bu nedenle bu kistlerin alınması oldukça kolaydır. Bu ameliyat sonrasında çene yapısı bozulmaz. Bu ameliyatlar tıpkı diş çektirme ya da diş için yapılan uygulamalar gibidir ve sorunsuz olarak yapılır.

Ameliyat Olduktan Sonra Kemoterapi Uygulanır Mı?

Vücutta bulunan kistler kanser riski taşıyorsa, ameliyattan sonra kemoterapi uygulanabilir. Kanserli olan hücrelerin bu yöntem ile azaltılması sağlanır. Ameliyat ile alınan kistin ardından zarar verdiği bölgelerin kemoterapi işe iyileşmesi amaçlanır.

Dermoid Kist Nedir?

Dermoid kist kadınlarda görülen ve iyi huylu olan bir kist türüdür. Bu kistler cinsel ilişki sırasında yanma, ağrı ve zorlanma gibi şikâyetler ile tespit edilebilir. Bu kist türünün içinde vücuda ait olan tırnak, saç, kemik, diş gibi yapılar bulunur. İçinde sarı renkli bir sıvı da bulunur.

Beyin Kisti Belirtileri Nelerdir?

Beyinde meydana gelen kistler baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, işitme ya da görme bozuklukları, mide bulantısı, nöbet geçirme, dengede zorlanma ve yürümede zorlanma gibi belirtiler gösterir. Beyin kistinin belirtileri hangi bölümde bulunduğuna göre değişmektedir. Bazı kistler küçüktür ve belirtiye neden olmaz ancak büyük olan beyin kistleri de belirti vermeyebilir. Kist, omurilik sıvısını tıkıyorsa ya da büyüklüğü fazla ise ve kafa içi basınca neden oluyorsa, çeşitli belirtiler gösterir.

Kist Ameliyatından Kaç Gün Sonra Cinsel İlişkiye Girilir?

Eğer alınan kistler yumurtalık ve rahim kistleri ise cinsel ilişkiye belirli bir süre engel koyar. Sadece yumurtalık kistlerinde, operasyonun boyutuna bağlı olmakla birlikte on beş gün; yumurtalık ve rahim kistlerinde ise en az bir ay cinsel ilişkiye girilmemelidir. Cinsel ilişki için ölçüt ağrı ve acıdır. Eğer cinsel ilişkiden önce ağrı hissi yok ise bu büyük oranda cinsel ilişkiye girilebileceğini gösterir. Yine de bir kadın doğum uzmanından tavsiye alınmalıdır. Diğer kistlerde ise ameliyatın etkileri ortadan kalktıktan sonra cinsel ilişkiye girilebilir.

Kist Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

Kistler vücudun çok çeşitli yerlerinde gelişim gösterirler. Çoğu zaman zararlı olmasalar da bazen tümör şüphesi taşırlar. Kistin tümör şüphesi doğurması ya da geliştiği bölgeyi ciddi derecede etkilemeye başladığı durumda kist ameliyatları gerçekleştirilir. Yumurtalık ve rahim kistleri sürekli kanama yapmaları ve doğurganlığı engellemeleri halinde; diş kistleri ise sürekli ağrılar yaratmaları halinde ameliyatla alınır.

Kist Ameliyatından Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kist ameliyatından sonra, ameliyat için atılan dikişler alınmadan bölgeye su temas ettirilmemelidir. Ayrıca beslenme alışkanlıkları en azından bir ay boyunca hafif ve sağlıklı olmalıdır. Eğer yumurtalıklara kist ameliyatı yapılmış ise cinsel ilişki konusunda mutlaka doktor onayı alınmalıdır. Çoğu kist ameliyatından sonra ayağa kalkma – spor yapma konusunda engel bulunmaz. Vücudun operasyondan sonra kendini toplayabilmesi için su tüketimi artırılmalıdır.

Hangi Kist Ameliyatları Tehlikelidir?

Kist ameliyatları cerrahi operasyonlardır. Her cerrahi operasyon gibi bu ameliyatlar da çeşitli riskler barındırır. Ancak, operasyon sıklığından dolayı riskler minimize edilmiş durumdadır. Yumurtalık ve rahim kistlerinde çeşitli riskler fazla olsa da bunlar da doktor tecrübesi ile göz ardı edilebilecek risklerdir. Kısacası, kistin ortaya çıkardığı riskle karşılaştırıldığında kist ameliyatlarının oldukça güvenli olduğunu söylemek mümkündür.

Kifoz Ameliyatı Fiyatı Neye Göre Belirlenir?

Kifoz ameliyatı sırasında fiyat hastanın durumuna, operasyonu gerçekleştiren cerraha, operasyonun gerçekleştirildiği hastaneye ve alınacak risk miktarına göre belirlenir. Operasyon sırasında omurgaya müdahale gerçekleştirildiğinden ötürü en büyüğü felç olan çeşitli riskler vardır. Doğal olarak riskli bir operasyon olarak kabul edilir. Günümüzdeki görüntüleme ve izleme tekniklerinden dolayı felç riski on binde bire kadar azalmış olsa da sıfır değildir. Tüm bu kompleks durumdan dolayı, eğriliğin derecesine göre de fiyat değiştiğinden dolayı mutlaka muayene olunmalı kurumdan fiyat alınmalıdır.

Kifoz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kifoz ameliyatı sırasında üst omurgalara, kamburluğun geliştiği noktalara müdahale edilir. Eğriliğin derecesine göre müdahale edilen omur sayısı da değişir:

  • Operasyon genel anestezi altında icra edilir.
  • Dört – on saat arasında sürmesi mümkündür.
  • Omurga disklerinin etrafındaki yapılar özel aletlerle alınır.
  • Alınan yapıların yerine başka bölgeden alınan kemik greftleri yerleştirilir.
  • Dokuların birbirine kaynaması için destek ekipmanları yerleştirilir ve operasyon tamamlanır.

Operasyondan belli bir süre geçtikten ve tam kaynama sağlandıktan sonra destek ekipmanları çıkartılır.

Kifoz Ameliyatı Sonrası Ne Zaman Spor Yapılır?

Kifoz ameliyatından sonra hasta ikinci gün taburcu edilir. İki hafta kadar evinde istirahat etmesi iyi olacaktır. Bu süre boyunca da hafif yürüyüşler yapmasında sakınca yoktur. Birinci aydan sonra çok daha uzun yürüyüşler yapabilir, ayakta daha çok kalabilir. Bir ve ikinci aylar arasında kaynama tamamen olduğu için ikinci aydan itibaren spora başlayabilir.

DMCA.com Protection Status