Kaşıntı Tedavisi

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün
Kaşıntı Tedavisi
Kaşıntı Tedavisi

Kaşıntı tedavisinde istenen başarının yakalanması için kaşıntıya neden olan yani altta yatan etkenin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması gerekmektedir. Hastanın rahatlatılması amacıyla altta yatan rahatsızlığın tedavisi yapılırken gerek duyulursa semptomatik kaşıntı tedavisi de yapılmalıdır.

Dermatoloji polikliniklerine başvuran hastaların en fazla yakındığı sorun kaşıntıdır. Ciltte kaşınmaya ya da ovmaya yönelik bir his oluşturan kaşıntı çeşitli sebeplerle ortaya çıkmaktadır. Şiddetine bağlı olarak hastaya oldukça rahatsızlık veren, uyku kalitesini bozan, işini ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyen bir sorundur. Kaşıntıya başta cilt hastalıkları olmak üzere, sistemik hastalıklar, fiziksel etkenler, psikolojik sorunlar, alerjenler neden olabilir. İç organ kanserlerinde kaşıntı hastalığın erken döneminde gelişir. Çoğu kanserlerde kaşıntı ilk belirti olarak ortaya çıkabilir. Bu açıdan kaşıntının hiçbir zaman ihmal edilmemesi ve altta yatan nedenin belirlenerek kaşıntı tedavisinin dolayısıyla hastalıkların tedavisinin yapılması gerekir.

Nedeni dermatolojik bir hastalıkla açıklanamayan ve uzun süren kronik kaşıntı durumunda hastaların yaklaşık % 10-50 kadarında kaşıntıya yol açan sistemik nedenler tespit edilir. Kronik kaşıntı süresi altı haftadan uzun süren kaşıntı olarak tanımlanır. Bu hasta grubunun % 10 kadarında kanser türleri belirlenir. Bu daha çok lösemi ve lenfoma kanserlerinin içerir.

Kaşıntı tedavisi nedenine göre farklılık gösterir. Kaşıntının nedeni mantar enfeksiyonu olursa krem ya da hap, ürtiker olursa kaşıntı giderici hap ve iğne, egzama olursa kaşıntı hapı, steroid kremler gibi farklı tedavi yolları uygulanır. Cilt kuruluğundan kaynaklanan kaşıntı tedavisi sırasında da losyonlar ve nemlendirici krem kullanılır. Ayrıca cildin kuruluğunu arttıracak etkisi olduğundan sıkça banyo yapılmamalıdır.

İç hastalıklarından kaynaklanan kaşıntı da ise hastalıkların tedavi edilmesi yoluna gidilir. Ayrıca kaşıntı sorunu hafifletecek tedavi de uygulanır. Bu hastaların tedavi süresince rahatlamasına yardımcı olur. Strese bağlı kaşıntılar da ise psikiyatri uzmanından destek alınmalıdır. İlaç alerjisinden kaynaklı kaşıntı sorununda ise ilacın kesilmesi sorunu giderecektir. Kaşıntı tedavisi süresince kaşıntı hissini artmasına neden olan ekşi, baharatlı ve acı yiyeceklerden de uzak durulmalıdır.

Kaşıntı Tedavisi Hakkında

Kaşıntı farklı nedenlerden oluşan ve kişileri rahatsız edici etkileri bulunan bir sağlık sorunu olarak değerlendirilir. Tıpta pruritus olarak tanımlanan kaşıntı hastalarda gerginliğe, uykusuzluğa, hatta depresyona bile yol açabilir. Cilt kuruluğundan, cilt hastalıklarına, diyabet, böbrek yetmezliği, tiroid hastalığı, alerjik reaksiyonlar, hormonal etkiler, mantar enfeksiyonu gibi pek çok sebepten dolayı kaşıntı oluşabilir. Kaşıntı bir anlamda bu rahatsızlıkların bir belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Kaşıntı tedavisi için ilk yapılması gereken kaşıntıya neden olan etkenin belirlenmesidir.

Vücutta lokal olarak ya da vücut geneline yayılmış şekilde oluşan kaşıntı tedavisi altta yatan nedenine yönelik yapılır. Altta yatan nedenin tedavi edilmesi halinde kaşıntı da kendiliğinden sona erer.

Kaşıntının en yaygın nedeni olan cilt kuruluğu ve çeşitli cilt hastalıklarıdır. Bu vakalarda kaşıntı eşliğinde çeşitli cilt lezyonları da ortaya çıkar. Ciltte kızarıklık, kabarık döküntüler, pullanma, yanma gibi etkiler kaşıntıya eşlik edebilir. Ciltte gözle görünen herhangi bir lezyon olmadan kaşıntı oluşursa cilt hastalıkları dışındaki nedenlerin araştırılması gerekir.

Cilt rahatsızlıklarından kaynaklanan kaşıntı tedavisi sırasında bölgeye soğuk su uygulamak, cildi tahriş eden, kaşındıran giysilerden, kozmetik ürünlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca kaşıntıyı azaltacak antihistaminik ve steroidli kremlerin kullanılması hastanın rahatlamasına yardımcı olacaktır.

Alerjik reaksiyonlar sonucunda oluşan kaşıntı sorununda alerjen maddelerin tespit edilmesi ve bunlardan uzak durulması kaşıntının giderilmesini sağlayacaktır. Alerjik kaşıntı sadece alerjenlerle karşılaşıldığı zaman aniden gelişir, alerjen maddelerden uzaklaşıldığı zaman ise kaşıntı etkisi de ortadan kalkar. Bu süreçte kaşıntıyı azaltacak ilaçların kullanılması hastanın rahatlamasını sağlayacaktır.

Kaşıntı cilt döküntüleri olmadan ortaya çıktığı takdirde altında yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Bu durumda cilt hastalığı dışında iç hastalıklar, kullanılan ilaçlar, psikolojik sorunlar gibi diğer nedenler araştırılmalıdır. Bunun için hastalara bazı tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Tam kan sayımı, tiroid fonksiyon testleri, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, göğüs röntgeni gibi tetkikler kaşıntının nedeni belirlemeye yönelik yapılmaktadır. Kaşıntı tedavisinin planlanması için mutlaka bu tespitin yapılması gerekmektedir. Bunun dışında uygulanacak semptomatik kaşıntı tedavisi sadece kaşıntının hasta üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik olacaktır.

Kaşıntı Nedir?

Tıpta pruritus olarak tanımlanan kaşıntı vücudun belli bir bölgesini ya da genelini etkisi altına alabilir. Sinir bozacak kadar rahatsız edici olan ve kaşıma, tırmalama isteği uyandıran bir histir. Kaşıntı ile birlikte ciltte kızarıklık, kabarma gibi etkiler de görülebilir. Alerjik reaksiyonlar, egzama, kurdeşen gibi cilt hastalıkları, mantar enfeksiyonu, böcek ısırığı, sistematik hastalıklar, bağırsak parazitleri, hormonal etkiler kaşıntının nedenleri olabilir. Tiroid bezi hastalıkları, bağışıklık sistemindeki sorunlar, karaciğer ve böbrek hastalıkları vücut geneline yayılan kaşıntıya neden olabilir.

Genellikle kaşıntının nedeni olan rahatsızlık tedavi edildiğinde kaşıntı da etkisini yitirir. Kaşıntı hissi devam ederken alınacak bazı önlemler de kişiyi rahatlatabilir. Kaşınan bölgenin soğuk suyla yıkanması, buz kompresi yapılması, cildin nemlendirilmesi, cilt bakım ürünlerini tahriş edici kimyasal içermeyenlerden tercih etmek, cildi tahriş eden giysiler giymemek gibi önlemler kaşıntıyı azaltacaktır. Ayrıca kaşıntı bölgesine kalamin losyon sürülebilir. Kaşıntı tedavisi için kullanılan antihistaminik, steroidli kremler de faydalı olur.

Alerjik reaksiyon nedeniyle oluşan kaşıntı çoğu zaman cildin bazı maddelere temas etmesi sonucunda gelişir. Buna alerjik temas egzaması da denmektedir. Dikenli bitkiler, lastik eldivenler, nikel eşya ve takılar, sabunlar, kumaş boyası, parfüm, deterjan gibi ürünler bu tür alerjiye dolayısıyla kaşıntıya neden olabilir. Bağışıklık sistemi bu alerjenlere karşı tepki vererek yanma eşliğinde kaşıntı oluşturabilir. Özellikle saman nezlesi, egzaman, astım hastalarında bu tür kaşıntıya daha fazla rastlanır. Tedavide öncelikle cildin hangi alerjenlere karşı tepki verdiğinin belirlenmesi gerekir. Alerji geliştiğinde cildi nemlendirmek, anti alerjik kozmetik ürünlerini kullanmak faydalı olacaktır. Alerjen maddelerden uzaklaşmak kaşıntıyı da giderecektir.

Ciltteki kaşıntıya döküntü, kabarıklık gibi lezyonlar eşlik etmediğinde genellikle cilt kuruluğu nedeniyle kaşıntı gelişmiş olabilir. Kuru ciltte pullanma, kızarıklık ve kaşıntı yaygındır. İlerleyen yaş ciltteki kurumanın en önemli sebebidir. Ayrıca soğuk hava gibi dış etkiler de cildin kurumasına neden olabilir. Ortamdaki nem oranının düşük olması, merkezi sistemle ısınan ve klimalı ortamlarda uzun süre kalınması, aşırı banyo yapılması, sıcak suyla banyo yapılması, suyun klorlu olması gibi etkenler de cildin kurumasına ve kaşıntıya yol açabilir. Bu durumlarda cilde sıkça nemlendirici krem sürmek etkili olabilir.

Güneş ışınlarına 15-20 dakika bile maruz kalınırsa bağışıklık sistemi hemen harekete geçer. Ciltte kızarıklık, yanma gibi etkiler oluşur. Özellikle açıktan kalan kollarda, yüzde kırmızı lekeler, kaşıntı gibi semptomlar oluşur. Bu hem güneş alerjisinden hem de güneş ışınlarından oluşan yanıklardan kaynaklanabilir. Böyle bir sorunla karşılaşmamak için güneşten koruyucu kremler kullanılmalı, uzun süre güneşte kalınmamalıdır.

Mantar enfeksiyonu, egzama, sedef hastalığı, kurdeşen, uyuz, kepek, bit, suçiçeği gibi cilt hastalıklarının bulguları arasında kaşıntı da bulunmaktadır. Cilt hastalıklarından kaynaklanan kaşıntı genellikle lokal olarak etkili olur. Kaşıntı olan yerlerde kızarıklık, kırmızı lekeler, ciltte tahriş, kabarıklıklar ve pullanma gibi belirtiler oluşabilir. Kaşıntı eşliğinde ciltte öyle belirtiler bulunuyorsa bir cilt doktoruna görünmekte yarar vardır. Cilt hastalığının tedavi edilmesi halinde kaşıntı da etkisini yitirecektir.

Menopoz döneminde etkili olan hormonal değişimler nedeniyle ciltte karınca dolaşıyormuş gibi hisler meydana gelebilir. Bu vücut geneline yayılan kaşıntıya neden olabilir. Bunun sebebi olarak değişen hormon düzeylerinin sinir uçlarını olumsuz etkilemesi gösterilmektedir. Bol su içmek, omega 3 yağ asitlerini içeren besinleri daha az tüketmek, cildi nemlendirmek, güneş ışınlarından korunmak, stresten uzak durmak, düzenli bir yaşam gibi önlemler menopoz dönemindeki kaşıntılara çözüm olabilir.

Hamilelik dönemi de kaşıntı sorununun yaşanabildiği bir süreçtir. Hem hormonların etkisiyle hem de safra salgısının akışının azalmasıyla hamilelikte kaşıntı sorunu yaşanabilir. Normalde göğüste, karında, kollarda, uylukta hissedilen kaşıntılar hamileliğin doğal etkisidir. Bu tür kaşıntı fazla rahatsız edici olmaz. Anacak safra tuzlarının ciltte birikmesi daha şiddetli kaşıntılara neden olur. Bu dönem oluşana kaşıntılar doğumdan sonra kendiliğinden etkisini yitirir.

Kullanılan bazı ilaçların da kaşıntıya neden olduğunu söyleyebiliriz. Aspirin, antibiyotik, penisilin, mantar ilaçları, tansiyon hapları, ağrı kesiciler kaşıntı, döküntü gibi etkiler yapabilir. Bu ilaçların yan etkisi olabileceği gibi içerdikleri etken maddelere karşı alerjik bir reaksiyon da olabilir. Bu durumda doktora danışarak ilacın muadili ile değiştirilmesi sağlanmalıdır.

Tiroid bezinin fazla çalışması, az çalışması, karaciğer hastalıkları, safra yollarındaki sorunlar, çölyak hastalığı, demir eksikliği anemisi, kronik böbrek yetmezliği, lenfoma, kanser türleri gibi iç hastalıkları kaşıntı ile belirti verebilir. Bu türdeki kaşıntı genellikle vücudun genelini etkiler. Ciltte herhangi bir döküntü olmadan kaşıntı oluyorsa iç hastalıklarından şüphe edilmelidir. Bu yapılacak tetkiklerle tespit edilebilir. Özellikle bazı kanser türlerinin ilk verdiği belirti kaşıntı olabilir. Bu nedenle hastalıkların erken aşamada teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi mümkün olabilir.

Kaşıntı uzun süredir devam ediyorsa, şiddeti oldukça fazla ise, günlerdir geçmiyor ve tedaviye yanıt vermiyorsa mutlaka doktora gidilmelidir. Ayrıca aşıntı ile birlikte nefes alma zorluğu çekiliyorsa, sarılık varsa, iltihaplanma oluşursa ya da nedeni kesinlikle bilinmeyen bir kaşıntı sorunu varsa doktora gitmeyi ihmal etmemelisiniz. Kaşıntıyı her zaman bir belirti olarak kabul etmelisiniz.

Kaşıntı Nedenleri Nelerdir?

Ciltte tırnaklama, kaşıma hissi uyandıran kaşıntı çeşitli nedenlerle oluşabilir. Bu rahatsız edici nahoş his ciltte lokal ya da genel olarak etkili olabilir. Ayrıca akut ya da kronik kaşıntı şeklide ortaya çıkabilir. Kaşıntıya temas, yün, basınç gibi etkiler, termal uyaranlar yol açabilir. Rahatsızlıkların en fazla görülen semptomu olarak kabul edilen kaşıntı çoğu zaman cilt hastalıkları nedeniyle ortaya çıkar. Bazı hallerde de nörolojik, sistemik ya da psikolojik bir hastalığın belirtisi şeklinde oluşur. Uzun süreli devam eden kronik kaşıntı hasta ve doktor açısından can sıkıcı bir sorun haline gelebilir. Bu nedenle en kısa sürede kaşıntı tedavisi yapabilmek için altta yatan nedenin tespit edilmesi gerekir.

Cilt Kuruluğu

Cilt kuruluğu çeşitli nedenlerle gelişebilir. Özellikle kışın soğuk havalarda yüzde ve ellerde sıkça görebildiğimiz bu sorun ciltte kızarıklığa, pullanmaya ve kaşıntıya neden olur. Cildin nem dengesinin bozulması, yeterince sıvı almamak, aşırı şekilde banyo yapmak, çok sıcak duyla yıkanmak, yaşlanmak gibi etkenler cildin kurumasının başlıca nedenleridir. Kuru ciltte oluşan kaşıntının giderilmesi için cildin nemlendirilmesi gerekir.

Cilt Rahatsızlığı ve Döküntüleri

Ciltte döküntülere neden olan cilt rahatsızlıkları kaşıntı da yapabilir. Ciltte lokal olarak etkili olan bu rahatsızlıklar cildin kırmızılaşmasına, tahriş olmasına da neden olur. Ayrıca ciltte çeşitli özelliklerde lezyonların oluşmasına yol açarlar. Uyuz, sedef hastalığı, dermatit, kurdeşen, gibi cilt rahatsızlıkları kendilerine has belirtilerle birlikte kaşıntı hissine neden olabilirler.

İç Hastalıkları

Kaşıntı ciltteki kurumanın bir belirtisi olarak oluşabildiği gibi pek çok rahatsızlığa bağlı olarak ta oluşabilir. Cilt kurumasından ve cilt rahatsızlıklarından oluşan kaşıntı kısa süren ilerleme evresinden sonra kişiyi rahatsız etmeye başlar. Alerjik reaksiyonlardan kaynaklanan kaşıntı ise ani başlangıçlı olur. Lokal olarak etkili olan kaşıntılar ise nöropatik kaynaklı olabilir. Ani başlangıçlı olmayan yaygın kaşıntı sorunu ise genellikle iç hastalıkları nedeniyle ortaya çıkabilir. Tiroid hastalıkları, lenfoma, MS, böbrek ve karaciğer hastalıkları gibi iç hastalıklarına bağlı kaşıntılar genellikle vücut geneline yayılır. Bunun yanında hastalıklara bağlı bazı belirtiler de kaşıntıya eşlik eder. Tiroid hastalıklarında kaşıntının sıcak ya da intoleransı, MS hastalığında ani ve geçici kaşıntı karakteristik özelliktedir. İç hastalıkları nedeniyle oluşana kaşıntı hissine genellikle cilt lezyonları eşlik etmez. Bu vakalarda kaşıntı tedavisi bu hastalıkların tedavi edilmesiyle yapılır. Gerekirse hastaların rahatlatılması amacıyla kaşıntı hissini azaltan ilaçlar kullanılabilir.

Sinir Bozuklukları ve Stres

Sinir bozuklukları ve stres kaşıntı nedeni olabilir. Bu tür etkilerle tetiklenen kaşıntı nedeniyle elle rahatlıkla ulaşılabilecek kollarda, bacaklarda, yüz, boyun, ense gibi alanlarda derinin kalınlaştığı, renginin koyulaştığı gözlenebilir. Sinir bozuklukları ve stresle tetiklenen bu tür kaşıntı tedavisi için stres yönetiminin önemli bir etkisi vardır. Kaşıntı hissinin azaltılmasını sağlayacak kremler, pomatlar, antihistaminik ilaçlar, nemlendiriciler dermatoloji uzmanının önerisi ile kullanılmalıdır.

Tahriş ve Alerjik Reaksiyonlar

Cildin tahriş olmasına neden olan kozmetik ürünler, şampuan, sabun türleri, deterjanlar aynı zamanda kaşıntıya da neden olabilir. Bu durum aynı zamanda kişide cilt kurumasına da sebep olabilmektedir. Kişinin alerjik yapıda olması durumunda alerjenlerle karşılaştığında da kaşıntı oluşabilir. Bu durumda hızla gelişen kaşıntı alerjik reaksiyonun bir sonucudur. Alerjenlerden uzak durulması halinde kaşıntının kendiliğinden geçtiği gözlenebilir.

Bazı İlaçlar

Kullanılan bazı ilaçlar da yan etki olarak kaşıntıya neden olabilir. Yüksek tansiyon ilaçları, penisilin türevi antibiyotikli ilaçlar gibi kaşıntı yapabilecek ilaçların doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Kişinin ilaçların etken maddesine alerjisi olduğunda bu sorun yaşanabilir. Gerekirse ilacın muadil olan başka bir ilaçla değiştirilmesi söz konusu olabilir. Çünkü kaşıntı kişinin gündelik yaşamını da olumsuz etkileyen bir sorundur.

Gebelik

Gebelik döneminde hemen her kadının etkileyebilecek kaşıntı sorunu olabilir. Bu tür kaşıntılar alınacak basit önlemlerle aşılabilir. Ancak gebelikte safra salgısının vücuttan gereği gibi atılamaması durumunda ciltte ve karaciğerde safra birikimi olabilir. Bu durumda gebelik keratozu denilen sorun yaşanabilir. Bu durumda hamile olan bayanlarda çok ciddi kaşıntılara sebep olabilmektedir. Gebeliğin en fazla son dört ayında yaşanan bu durum hem anne adayının yaşam kalitesini bozar hem de bebek açısından risk oluşturabilir. Bazı gebelerde doğum tarihinin bile öne çekilmesine neden olabilir. Bu yüzden gebelikte ortaya çıkan şiddetli ve uzun süren kaşıntılarda bir doktora danışılması gerekir.

Kaşıntıya Neden Olan Hastalıklar Nelerdir?

Cilt yüzeyinde kaşıntıya, kızarıklığa neden olan hastalıklar çok çeşitlidir. Şeker hastalığından, karaciğer ve böbrek hastalıklarına, kurdeşen, zona gibi cilt hastalıklarına kadar pek çok hastalığın belirtisi kaşıntı olabilir. Kaşıntı aslında bu hastalıkların erken aşamada teşhis edilmesine yardımcı olan bir sinyal gibidir. Kaşıntı en basit olarak cildin kuruması nedeniyle kişiyi etkisi altına alabilir. Bu durum hastanın muayenesi sırasında kolay bir şekilde anlaşılabilir. Ancak cilt lezyonlarına neden olmadan sadece kaşıntı oluşursa hastanın detaylı olarak değerlendirilmesinde fayda vardır. Kaşıntı nedeni olabilecek hastalıkların tanısında kullanılan tetkiklerin yapılması gerekir.

Dermatolojik Hastalıklar

Dermatolojik hastalıklar cilt hasarına neden olan, çeşitli lezyonlarla ortaya çıkan ve en önemli belirtisi kaşıntı olan hastalık grubudur. Zona, egzama, siğil, uçuk gibi ciltte kızarıklığa, kaşıntı gibi etkilere, çeşitli lezyonların oluşmasına yol açan hastalıklar kaşıntının altında yatan neden olabilir. Bu hastalıkların belirtileri cilt yüzeyinde olduğundan kaşıntı nedeninin tespitinde önemli bir kolaylık sağlar.

İç Hastalıkları

Kaşıntıya neden olana hastalıklar arasında iç hastalıkları da yer almaktadır. Böbrek ve karaciğer hastalıkları, demir eksikliği anemisi, tiroid hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, tümörler, bazı kanser türleri vücutta yaygın kaşıntıya neden olan sistemik hastalık grubunun içinde yer almaktadır. Bu tür kaşıntılarda cilt lezyonlarına pek rastlanmaz. Hastalarda sadece kaşınma hissi oluşur. Genellikle iç hastalıkların ilk belirtileri arasında kaşıntı hissi bulunur. Bu sayede hastalıkların erken dönemde tedavi edilmesi de mümkün olabilir. Bu yüzden kaşıntının her zaman önemsenmesi gerekmektedir.

Kaşıntı Tedavi Türleri

Kaşıntı çoğu zaman cilt rahatsızlıklardan kaynaklansa da bazı hallerde ciddi hastalıkların belirtisi şeklinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle hastaların mutlaka bir cilt doktoruna gitmesi gerekmektedir. Yapılan incelemeler ve tetkikler sonucunda kaşıntının nedeni belirlenecektir. Kaşıntı tedavisi de buna göre belirlenecektir. Kaşıntısı olan hastaların genellikle günün son saatlerine doğru belirtilerin şiddetlendiği görülür. Özellikle geceleri kaşıntı şiddetini artırabilir. Cildin nem oranının azalması, aşırı banyo yapma, sıcak ortamlarda bulunma gibi nedenler kaşıntının daha şiddetlenmesine neden olacaktır.

Kaşıntı şikâyetiyle doktora başvuran hastalar kaşıntının başlama zamanını, şiddetlendiği dönemi, vücutta etkili olan alanları net bir şekilde tanımlamalıdır. Doktora gitmeden önce kaşıntı olan bölgeye sürülen kolonya gibi tahriş etkisi olan ürünler tanı koymayı zorlaştırabilir. Çünkü ciltteki belirtilerin özelliği değişir. Bu nedenle kaşıntı tedavisinin doğru yapılabilmesi için bölgeye bilinçsizce ürünler sürülmemelidir. Hastaların önemli kısmında kaşıntı nedeni olarak önemli bir hastalık belirlenmez. Ancak bazı durumlarda ciddi hastalıklar da kaşıntıya neden olacağından mutlaka bir değerlendirilme yapılmalıdır. Buna göre cilt sorunlarından kaynaklanan kaşıntı tedavisinde ilaçlar, kaşıntı giderici krem ve losyonlar kullanılabilir. Kaşıntı nedenine bağlı olarak diğer tedavilerde planlanabilir.

İlaç Tedavisi

Kaşıntı tedavisi sırasında altta yatan hastalığın tedavi edilmesi esastır. Bu şekilde kaşıntının etkisi de kaybolacaktır. Ancak tedavi sırasında hastaların kaşıntı nedeniyle sıkıntı yaşamaması için semptomatik kaşıntı tedavisi kapsamında ilaç tedavisi de uygulanabilir. Antihistaminik ilaçlar, kaşıntıyı azaltıcı pomat ve kremler bu nedenle en fazla kullanılan ilaç gruplarıdır.

Krem ve Losyonlar

Topikal kaşıntı tedavisi için kaşıntıyı önleyecek krem ve losyonların kullanımı yaygındır. Vücutta kaşınan bölgelere haricen sürülen krem ve losyonların kaşınma hissini azaltması hastaları oldukça rahatlatır. Bu tedavinin uygulanabilmesi için öncelikle kaşıntı nedeninin tespit edilmesi gerekir. Zira kaşıntının kendisi bir hastalık değildir. Aksine bir hastalığın belirtisi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Eğer kaşıntı hissi bu şekilde bastırılırsa hastalıkların tanısı için geç kalınabilir.

Kaşıntı Nedenine Bağlı Tedavilerin Uygulanması

Kaşıntı nedenine bağlı tedavilerin uygulanması en doğru seçenektir. Çünkü kaşıntı nedeni tedavi edilmez ise ilaçlarla kaşıntı hissi ortadan kaldırılsa bile ilaç kullanımı bırakıldığında yeniden ortaya çıkacaktır. Bu geçici bir iyilik hali olacaktır. Hastalıkların belirtisi olarak oluşan kaşıntı bir anlamda vücudunuzun verdiği sinyal gibidir. Vücudunuzda yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu gösterir. Bu yüzden kaşıntıya neden olan etkenin belirlenerek buna uygun tedavi planı yapılmalıdır.

Kaşıntı Tedavi Öncesi

Kaşıntı sorunu olan hastaların tedavi öncesi ilk değerlendirilmesinde cilt lezyonunun olup olmadığına bakılmalıdır. Cilt lezyonu bulunmuyor ya da ciltte sekonder lezyonların olması halinde nörolojik, sistematik, psikojenik ya da nörolojik kaşıntı akla gelmelidir. Kaşıntının cildin belli bir yerinde olması ya da genel olması, uyarıcı faktörlerin olup olmadığı, geçici olup olmadığı sorgulanmalıdır. Ayrıca kaşıntının cilt lezyonundan önce ortay çıkıp çıkmadığına bakılmalıdır. Zira şiddetli kaşıntı sonucunda cildin tırmıklanarak kaşınması, kuruması, likenifikasyon, enfeksiyon gibi sorunların oluşmasına neden olabilir. Cildin aşırı yıkanması, uygulanan topikal tedaviler nedeniyle oluşan kontakt alerji dermatite yol açabilir. Bu durumda hastanın sırt bölgesi de muayene edilmelidir. Sırtta lezyon olması, lezyonların niteliği primer ve sekonder lezyon ayrımında önemli bir veri olabilir. Çünkü hastalar sırt bölgesindeki lezyonları erişebildiği alanlardaki lezyonlar gibi tahrip edemez. Hastada cilt lezyonu olmadan kaşıntı sorunu olması durumunda nöropatik ya da psikojenik kaşıntı akla gelmelidir. Bu tür kaşıntılarda yanma hissi, duyu kayıpları ve ağrı daha fazla etkili olur.

Kaşıntı Nedeninin Araştırılması

Kaşıntı sübjektif bir semptom olarak ortaya çıkan bir irritasyon hissidir. Kaşıntının nedeninin araştırılması sırasında kaşıntının ne zaman gözlendiği, hastalarda uyandırdığı yanma, endişe verici, iğnelenme, dayanılmaz, can sıkıcı gibi algıların sorgulanması gerekmektedir. Ayrıca kaşıntı nedeniyle uyku, cinsel fonksiyonlar ve iş durumunun etkilenme derecesi, anksiyete, depresyon ya da ajitasyona neden olup olmadığı da araştırılmalıdır. Kaşıntının nedeninin araştırılması sırasında anemnezde yani hastanın öyküsünün dinlenmesinde bazı özelliklere dikkat edilmelidir. Kaşıntının yayılımı, ağrı, yanma, yabancı cisim hissi, hissizlik gibi özellikleri, ne kadar süredir devam ettiği, dönemsel olarak mı ortaya çıktığı, kaşıntıyı alevlendiren etkenler, tıbbi geçmiş, terleme, kilo kaybı, ateş gibi sistemik yakınmalar sorgulanmalıdır. Ayrıca hastanın kullandığı ilaçlar, iş, ev, seyahat gibi sosyal etkinlikleri de değerlendirilmelidir. Kaşıntının zaman içinde farklılık gösterip göstermediği, daha önce kaşıntı için uygulanan tedavi yöntemleri sorgulanmalıdır.

Kişinin çevresinde olan kişilerde de kaşıntı olması halinde patazitoz ve uyuz şüphesi duyulur. Lenfoma varlığında kaşıntıya terleme eşlik edebilir. Gece uykusunu etkilemeyen kaşıntılar somatoform yani ruhsal sorunlardan kaynaklı kaşıntı olarak değerlendirilebilir. Hastanın muayenesinde cilt solgunluğu, cildin nem dengesinin bozulması gibi karaciğer hastalıklarına ait bulgular da araştırılmalıdır. Tırnaklar, cilt, saçlı deri, mukozalar muayenede kontrol edilmelidir. Hastalarda sistemik hastalıkların belirtileri olan tüm bulgular değerlendirilmelidir. Ayrıca hastanın kullandığı ilaçlar da sorgulanmalıdır. Bazı kişilerde ilaç alerjisi nedeniyle kaşıntı sorunu gelişebilir. Kaşıntı nedeninin araştırılması sırasında hastanın yeni bir etkenle karşılaşıp karşılaşmadığı da sorgulanmalıdır. Bu alerjik kaşıntının önemli bir verisi olabilir. Elde edilen sonuçlara göre hastalara uygun tetkikler yapılarak kaşıntıya neden olan rahatsızlığın kesin tanısı konulabilir.

Tetkikler

Kaşıntı tedavisine başlamadan önce nedeninin belirlenmesi için hastanın fiziki muayenesi yapılacaktır. Muayeneden elde edilen verilere göre hastaya bazı tetkiklerin yapılmasına karar verilir. Bu tetkikler arasında tam kan sayımı, tiroid fonksiyon testleri, göğüs röntgeni, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, dışkı incelemeleri gibi testler yer almaktadır. Bunların yapılma amacı kaşıntının altında yatan nedenin belirlenmesidir.

Kan Testi

Kan testi hemen her hastalığın tanı aşamasında yapılan bir tetkiktir. Test sonucunda kaşıntının nedeni hakkında somut veriler elde edilebilir. Hastada demir eksikliğinden kaynaklanan kaşıntı sorunu olması halinde bunu kan testi ile anlamak mümkün olabilir.

Tiroid Fonksiyon Testleri

Tiroid fonksiyon testlerinin amacı tiroid bezinin sağlıklı olarak işlevini yerine getirip getirmediği sorgulamaktır. Ayrıca tiroid hastalıklarının teşhisinde kullanılır. Tiroid bezinin salgıladığı T3, T4, TSH gibi hormon değerleri test sayesinde ölçülür. Tiroid hastalıklarının da kaşıntı yapma olasılığı bulunduğundan kaşıntı nedenini tespit edebilmek için bu testte yapılabilir.

Karaciğer ve Böbrek Fonksiyon Testleri

Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri bu organların hastalıklarını ve organlardaki hasarı tespit etmeye yönelik yapılır. Kaşıntı nedeni belirlenirken en fazla başvurulan testler arasındadır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkan üremik kaşıntı bu test sayesinde belirlenebilir. Ayrıca karaciğerde, safra yollarında olan hasarlar, karaciğer büyümesi gibi kaşıntıya neden olabilen hastalıklar bu testle tespit edilebilir. Testlerin sonucuna hastalardaki kaşıntının nedeni belirlenebilir.

Göğüs Röntgeni

Kaşıntıya neden olabilecek genişlemiş lenf düğümlerinin tespit edilmesi için göğüs röntgeni çekilmesine karar verilebilir. Hastalardaki kaşıntının altında yatan rahatsızlığın tespitinde lenf düğümlerinden şüphe edilirse bu tetkik yapılabilir.

Kaşıntı Tedavi Sonrası

Kaşıntı tedavi sonrası yeniden tekrarlamaması için bazı konulara dikkat edilmelidir. Kaşıntının etkilediği alanın temizliğine ve hijyenine özen gösterilmelidir. Bu önlem bütün vücut için geçerlidir. Cildin kurumaması için nemlendirici kremler de kullanılmalıdır. Ayrıca kaşıntıyı tetikleyebilecek alerjenlere de dikkat edilmelidir. Beslenme düzeninde kaşıntıyı şiddetlendirecek besinlere yer verilmemelidir.

Temizlik ve Hijyen

Kaşıntı sorunu tedavi edildikten sonra cildin temiz ve hijyen tutulması gerekir. Temizlik cildi tahriş etmeyecek, kurumasına neden olmayacak ürünlerle yapılmalıdır. Kaşıntının yeniden etkili olmaması için cildin kuru ve temiz olması gerekir. Ayrıca hijyen kurallarının hepsine uyulmalıdır.

Nemlendirici Kremler

Ciltteki kaşıntının en önemli nedeni cildin kurumasıdır. Yaşla birlikte cildin su tutma özelliği azaldığı için hem elastikiyeti kaybolur hem de cilt kuruluğu baş gösterir. Cildin nem dengesini sağlamak için nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Özellikle kaşıntı tedavisinden sonra cilt bakımına özen gösterilmelidir.

Alerjilere Dikkat Etmek

Alerjiler kaşıntıların en önemli sebeplerinden biridir. Alerjik reaksiyonlar nedeniyle ortaya çıkan kaşıntılar hızlı bir şekilde etkili olur. Kaşıntı kısa sürede şiddetlenir. Alerjilere dikkat etmek kaşıntıdan korunmaya yardımcı olur. Bu tür kaşıntılar sadece alerjenlerle karşılaşıldığı zaman oluşur. Alerjenlerden uzak kalındığında kaşıntı da oluşmaz.

Beslenme

Vücut kaşıntısı sorunu yaşayanlar tedavi sonrasında beslenmesine de dikkat etmelidir. Özellikle katkı maddesi içeren ambalajlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Ayrıca alerjik reaksiyon gösterebilecek yiyecekler de tüketilmemelidir. Alkollü içecekler, kafein içerenler, baharatlı gıdalar diyet listesine alınmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Hemen herkesi etkileyebilecek kaşıntı sorununun tedavisi hakkında genel bilgileri sizlerle paylaştık. Kaşıntı nedir, nedenleri nelerdir, kaşıntı tedavisi gibi bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Kaşıntı tedavisi hakkında merak ettiğiniz soruların yanıtlarını da bu bölümde bulabilirsiniz.

Fast Food yiyecekler kaşıntıya neden olur mu?

Ağırlıklı olarak fast food yiyecekleri tüketen kişiler bu yüzden daha az sebze ve meyve tüketmeye başlarlar. Ayrıca daha az su tüketirler. Sağlıksız bir beslenme olarak kabul edilen fast food kişilerin sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir. A, D, K, E gibi yağda eriyen vitaminlerin yeterince alınmaması, vitamin bakımından fakir beslenme özellikle cilt sağlığını etkilemektedir. Canlı görünen, kırışıklıkları az bir cilt yapısı için A, E vitaminlerinin yeterince alınması gerekmektedir. Taze meyve ve sebzeler de cilt sağlığına olumlu etkiler yapar. Su tüketimi ise cildin nem dengesinin sağlanmasında oldukça önemlidir. Cildin susuz kalması elastikiyetini kaybetmesine, daha erken kırışmasına, kurumasına neden olur. Bu açıdan fast food beslenmenin cilt sağlığını olumsuz etkileyerek kaşıntıya neden olabileceği söylenebilir.

Kaşıntı psikolojik sorunlara yol açar mı?

Kaşıntı hastalarda psikolojik sorunlara neden olabilir. Uzun süre geçmeyen inatçı kaşıntılar nedeniyle kişinin iş ve sosyal yaşamında kısıtlamalar olabilir. Bu durumda kişi kendini toplumdan soyutlamaya başlayabilir. Kaşıntı nedeniyle yaşadığı stres, can sıkıntısı ruhsal durumunun bozulmasına neden olabilir.

Gebelikte oluşan kaşıntının nedeni nedir?

Gebelikte oluşan kaşıntı çoğu zaman hormonal etkilerden oluşur. Ancak bu tür kaşıntı gebe kadın için fazla rahatsız edici değildir. Ancak safra akışının gebelik döneminde yavaşlaması nedeniyle safra tuzlarının cilt yüzeyinde birikmesi nedeniyle oluşan kaşıntı şiddetli derecede olur. Bu sorun gebelik kolestazı denilen bir durumdur. Gebe kadının yakından takip edilmesini gerektirir.

Kaşıntı bulaşıcı mıdır?

Kaşıntı normal koşullarda bulaşıcı bir sorun değildir. Zaten bu bir hastalık ta değildir. Ancak kaşıntının nedeni bulaşıcı bir hastalık ise bunun bulaşma riski vardır. Enfeksiyonlar, cinsel yolla bulaşan hastalıkları, mantar, bulaşıcı cilt hastalıkları gibi rahatsızlıkların neden olduğu kaşıntı söz konusu ise dikkatli olunmalıdır. Bu hastalıkların bulaşıcı etkisi olduğundan kaşıntı da sizleri etkileyebilir.

Kozmetik ürünler kaşıntıya neden olur mu?

Kozmetik ürünler eğer kimyasal madde içeriyor ise kaşıntıya neden olabilirler. Özellikle hassas cilt yapısına sahip olan ve alerjik yapısı olan kişilerde bu etki görülebilir. Ayrıca son kullanım tarihi geçen, cilt tipine uygun olmayan kozmetik ürünlerin kullanılması da kaşıntıya neden olabilir. Bu yüzden mümkün olduğu kadar doğal içerikli kozmetik ürünler tercih edilmelidir.

Yaşlılarda görülen kaşıntı nedenleri nelerdir?

Yaşlılarda görülen kaşıntı nedenleri arasında cilt kuruluğu sorunu ilk sırada yer almaktadır. Yaşın ilerlemesiyle cildin nem dengesi bozulur. Cilt elastikiyetini kaybeder ve su tutma özelliği de azalır. Bu nedenle cilt daha kuru bir yapıya bürünür. Eğer dışarıdan desteklenmez ise kuru cilt nedeniyle kaşıntı sorunu da oluşur. Bu yüzden cilt için nemlendirici kremler kullanılmalıdır.

Güneş ışınları kaşıntıya neden oluyor mu?

Güneş ışınları kaşıntıya neden olabilir. Güneş ışınlarına alerjisi olan kişilerde bu sorun yaşanabilir. Ciltte kızarıklığa, kabarıklığa neden olan güneş ışınları nedeniyle cildin gösterdiği alerjik reaksiyon olarak kaşıntı sorunu gelişebilir.

Makat bölgesinde oluşan kaşıntının nedeni nedir?

Makat bölgesinde oluşan kaşıntının farklı nedenleri olabilir. Özellikle geceleri artan kaşıntı oldukça rahatsız edicidir. Ancak nedenini belirlemek genellikle zor olur. Hijyene dikkat etmemek, parfüm ve sabunlarla aşırı temizlik gibi etkenler kaşıntıya neden olabilir. Ayrıca çocuklarda bağırsak paraziti olan kıl kurdu da makat çevresinde kızarıklığa, ödem ve kaşıntıya neden olabilir. Bunların dışında fissür, basur, radyoterapi, fistül, tümör ve geçirilen cerrahi, atopik egzama, mantar enfeksiyonları, uyuz gibi nedenler de makat bölgesinde kaşıntıya neden olabilir. Ayrıca şeker hastalığı, dar giysiler, beslenme şekli, sıcak hava da nedenler arasında sayılabilir.

Sarılık hastalığı kaşıntıya neden olur mu?

Aniden ortaya çıkan kaşıntı safra akımının bozulmasından dolayı oluşan safra yolu hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Safrayla atılan maddelerin kanda ve dokularda birikmesi kaşıntıya yol açar. Tekrarlayan ve tedaviye yanıt vermeyen kaşıntı eşliğinde sarılık, dışkı renginin açılması, idrarda koyulaşma, bulantı, kusma, ishal gibi belirtilerde olabilir. Bu durumda sarılıktan ziyade safra akışındaki bozulma kaşıntının nedeni sayılabilir.

Saçta oluşan kaşıntı nasıl tedavi edilir?

Saçta oluşan kaşıntı tedavisinde öncelikle hijyene dikkat edilmelidir. Eğer saç derisinde mantar gibi enfeksiyonlar varsa bunların tedavi edilmesi gerekir. Stresten uzak durulmalı, özellikle mevsimsel olarak sıcak havadan, terden saç derisi korunmalıdır. Saçta oluşana kaşıntının nedeni belirlenir ise tedavi daha kolay olur. Saçta kepeklenme varsa bu da bir kaşıntı nedenidir. Kişinin saç boyasına alerjisi olabilir. Bu yüzden önce kaşıntı sebebini belirlemek gerekir. Saçların çok sıcak suyla yıkanmaması saç derisinin tahriş olmasına engel olur. Eğer kepek sporunu varsa banyoda durulama suyuna biraz elma sirkesi ilave edilebilir.

Kaşıntıyı gidermek için uygulanan doğal yöntemler nelerdir?

Kaşıntı cilt sorunlarından dolayı oluştu ise doğal yöntemler ile giderilebilir. Ancak bunun için cilt bakımına da dikkat edilmelidir. Cildin nemlendirilmesi kaşıntının giderilmesinde her zaman faydalıdır. Cildin sıcak suyla yıkanmaması da gerekir. Limon suyu, elma sirkesi, karbonat, nane yağı, kekik, aloe vera gibi doğal malzemeler ile hazırlanacak kürler kaşıntının azalmasına sağlayacaktır. Ayrıca soğuk su ile yapılacak kompres kaşıntı olan bölgenin rahatlatılmasını sağlar.

DMCA.com Protection Status