Kalp Ameliyatı


Kalp Ameliyatı

Kalp bütün vücudumuzun can damarıdır. Kalp sağlığı çok dikkat edilmesi gereken bir olay olup maalesef bilmeden de olsa kalbimiz için yanlış şeyler yapmaktayız. Bunların sonucu olarak da yine sağlık için başvurulan operasyonlar geçiriyoruz. Olmasam da olur türden bir ameliyat olmadığı için sorunla karşılaşıldığı takdirde mutlaka olunması gerekir. Kalp ameliyatı, kalpte oluşan sorunun doğuştan veya sonradan olması durumunda yapılan cerrahi operasyona denir. Günümüzde tıp alanının gelişmesi ile daha da yüksek başarılar alınarak yapılan bir ameliyattır. Yeni gelişen teknoloji ile artık vücuda büyük kesiler atmak yerine küçük bir kesi atılarak ameliyat yapılır. Bu hem iyileştikten sonraki estetik görüntü açısından önemlidir, hem de iyileşmesi daha hızlı olacaktır.

Kalp Ameliyatı Hakkında

Geçmiş dönemlerde kalp ağrısı olan kişiler için hiç bir şey yapılmayıp geçmesi beklenirdi. Kalp yarası deyimiyle kişileri o ağrı ile baş başa bırakırlardı. 16. ve 17. yüzyılda bu düşünce az da olsa anlamını yitirmeye başlanmıştır. Bu algının yanlış olduğu fikrine kapılan Morgagni yaptığı otopsi sonucu kalp tampon adımını tanımlayarak bu olguyu yıkmıştır. Zamanla kalp rahatsızlıkları hakkındaki bilgiler çoğalarak tedavileri gecikmiştir. 19. yüzyılda ilk kez Block adındaki bilim insanı tavşan üzerinde deneyler yaparak myokardı denilen kalp kasını dikmeyi başarmıştır. Bu başarının ardından Dalton bu yöntemi kullanarak başarıya ulaşmıştır. Hayvan üzerinde yapılan deneyler olumlu sonuçlandıktan sonra ilk kez bir insan üzerinde deneyen Ludwin Reh, myokardıyı dikerek hastayı hayatta tutmayı başarmıştır. Bu kalp ameliyatının insanlık için ilk başarısı olup, kalp cerrahisinin miladı sayılmaktadır.

Kalp Nedir? Görevleri Nelerdir?

Kalp, tüm canlıların vücutlarında bulunan genel merkezdir. Kalbin yapısı tamamen kastan oluşmaktadır ve içi boştur. İnsanların kendi yumruğu kadar bir büyüklüğü vardır. Bileğimize başparmağın hizasından bakıldığında nabız atışları duyulabilir. Bunun diğer anlamı da kalbimizin çarpmasını gösterir. Nabzın dakikada atması her canlıda farklılık göstermektedir. İnsanda 75 kez çarpan nabız bir kuşta 200 kez çarpabilir. Yeni doğmuş bebekte ise yetişkinlerden 2 kat fazla çarpar. Tüm bunları yapan kalbin çok büyük görevleri vardır. İnsanın yaşaması için olan vücudumuzda bulunan kanı pompalamak kalbin en büyük ve en önemli görevidir. Akciğere yollanan kan, oksijen ile dolar ve akciğer toplardamarlarından geçerek sol karıncığa gider. Sol kulakçığın kasılması ile kanın sol karıncığa dolmasını sağlar. Sol karıncığın kasılmaya başlaması ile mitral kapak kapanır ve kanın aort kapağından tüm bedene yayılmasını sağlar. Kalp insanda 60-80 arası çarpma ile bir hızla yayılarak 5-35 litre arası kan dolaşımı yapar ve günlük yaklaşık 9000 litre kanı vücuda pompalamaya devam eder. Yılda 40 milyon kan pompalayan kalp, tüm insan yaşamı boyunca 2,5 milyar kere 8 bin ton kanı hiç durmadan vücuda pompalar. En önemli görevi kan pompalamak haricinde, metabolizma faaliyetlerinde oluşan artıkları vücuttan atar. Vücut ısısını düzenler, asit-baz dengesini korur. Hormon ve enzimleri vücudun gerekli bölgelerine taşır. İnsanlar tüm bunları bilmeden kalp bu dengeyi her gün koruyarak çalışmaya devam eder.

Kalbin Vücuttaki Konumu

Kalp, göğüs kafesinde bulunan ve yapısında tamamen kas bulunan organımızdır. Göğüsün ortasında bulunan ve iman tahtası kemiği denilen göğüs kafesinin arkasında ciğerlerin arasında kalacak şekilde konumlanmıştır. Tam ciğerlerin ortasında olmamak ile birlikte göğsün orta çizgisinin üzerine doğru solda tarafta kalır. Ağırlık olarak yetişkin bir erkekte yaklaşık 250-390 gr olan kalp, yetişkin bir kadında 200-280 gr arasındadır.

Kalbin Hayati Önemi

Kalp yaşamdaki tüm varlıkların yaşaması ve hayatlarının devamını sağlaması için hayati bir organdır. Tüm vücudu bir denge içinde tutarak ayakta durmamızı sağlar. Kanı pompalayarak temiz kanın vücuda dağılmasını sağlarken bir yandan da kirli kanın vücuttan çıkışını sağlar.

Kalp Bölümleri

Kalp tüm bu işlemleri yaparken yanında yardımcı olan bölümleri vardır. Bunlar toplardamarlar, akciğer atardamarı, sağ-sol karıncık, sağ-sol kulakçık ve aort kapağıdır.

Üst Ana Toplar Damar

Üst ana toplardamar, vücudun ön bölgesi ve üst bölgesindeki kol ve baş toplardamarlarının birleşmesi ile ortaya çıkan damardır. Yukarıda aşağı doğru uzanarak sağ kulakçığa kan taşımak ile görevlidir. Toplardamarın boyu yaklaşık 7 cm kadar olmaktadır.

Akciğer Atardamarı

Akciğer atardamarın temel görevi kendisine gelen kanı temizlemektedir. Bütün atardamarlar temiz kanı taşırken akciğer atardamarı kirli kanı taşımaktadır. Akciğer atardamarı da oksijenli kanı temizledikten sonra sol kulakçığa götürür.

Sağ Kulakçık

Sağ atrium olarak da bilinen sağ kulakçığın genel görevi kirli kanın temizlenmesi için akciğere taşımaktır. Sağ kulakçığın içinde bulunan altı adet duvarı bulunmaktadır. Sol kulakçıktan daha büyüktür. Sağ ve sol kulakçık arasında bir duvar denilen interatri-al septum bulunur. Bu duvarda delik oluşması da doğuştan gelen hastalıklara neden olmaktadır.

Sağ Karıncık

Sağ kulakçıktaki kasılmanın etkisiyle kan triküspit kapağını (3 yapraklı kapak) geçtikten sonra sağ karıncığa ulaşır. Sağ karıncık ile akciğer atardamarının arasında pulmoner denilen kapak bulunur. Damar ile kan akciğere yollanarak kanın oksijen tarafından dolması sağlanır ve sol tarafa karbondioksitten arındırılmış oksijenli kan gitmiş olur.

Alt Ana Toplar Damar

Üst ana toplardamar gibi alt ana toplardamarda bacaklardan gelen ve kalça toplardamarlarının bel omurunda birleşmesi ile oluşan damardır. Görevi kalbin aşağı bölgelerindeki organ ve dokulardan gelen kirli kanı üst bölgeye taşır. Aort ile yan yana bulunan alt ana toplardamar vücuttaki en büyük toplardamardır. Uzunluğu 10-12 cm bulmaktadır. Alt ana toplardamar üst ana toplardamarın bağlandığı yerin altından sağ kulakçığa açılır.

Akciğer Toplardamarı

Akciğerde oksijen kazanan kanı akciğerden alarak kalbin sol kulakçığına götürmek ile görevlidir. Sadece akciğer toplardamarı temiz kan taşır. Geriye kalan tüm toplardamarlar vücuttaki kirli kanı taşımak ile görevlidir.

Sol Kulakçık

Akciğerde oksijen ile zenginleşen kan sol kulakçığa ulaşır. Buraya gelen kan yer çekiminin ve kulakçığın kasılması ile mitral adı verilen kapağın 2 yapraklı kapaktan geçerek sol karıncığa aktarılır.

Sol Karıncık

Sol karıncık ile aort atardamarı arasında bir kapak bulunur. Aort kapakçığı da denilen kapak 3 yapraklıdır. Sol karıncıktaki temiz kan karıncığın kasılması ile son durak olarak aort atardamarına gider. Kalbimizden gelen sesin sebebi de kulakçık ve karıncıklarda bulunan kapakların açılıp kapanması ile oluşmaktadır.

Aort

Aort atardamarının diğerlerinden en önemli özelliği diğer atardamarlardan daha büyük olmasıdır. Aort atardamarı kalbin aşağısına doğru yol alır ve burada daha küçük damarlara ayrılır. Kalpten ayrılan aort atardamarı sağa ve sola doğru ayrılmasına aort kemeri adı verilir. Baş ve kol kısmına giden aort damarı da aort kemerinden geçmektedir. Kafes aortu denilen bölüm de göğüs kısmına giden dalına denir. Diyaframın alt kısmında kalan bölüme ise karın aortu adı verilmektedir. Temizlenmiş kanı tüm bu damar ağları sayesinde bütün vücudumuza dağıtımını sağlar. Aort atardamarı oldukça güçlüdür ve yüksek basınçlara dayanabilmektedir. Vücut anatomimiz genelde hayvanların anatomisiyle uyuşmadığı halde aort atardamarı bütün canlılarda bulunmaktadır.

Kalp Hastalıkları

Kalp hastalıkların başında gelen damar hastalıklarıdır. Bunun nedeni olarak da kalbe gelen atardamarların daralmasıdır. Kalp krizi bunun bir örneğidir. Damar hastalıkları dışında kalp ve ritim bozuklukları, doğuştan gelen kalp rahatsızlıkları, koroner damar hastalıkları, kapakçıklarda oluşan rahatsızlıklar ve kalp yetmezliği gibi kalp hastalıkları yaygın olarak görülmektedir. Bunlar için artık tıp açısından birçok tedavi yöntemi vardır. Erken teşhis ve erken müdahale ile kişi sağlığına kavuşabilmektedir.

Koroner Damar Hastalıkları

Damarlarda oluşan daralma sonucu içinde geçecek olan kan oranı azalmaktadır. Bunun sonucunda görülen duruma koroner arter hastalı veya koroner kalp hastalığı denilmektedir. Koroner arter hastalığı kalp damar hastalıkları içinde en sık rastlanan hastalıktır. Aterosikleroz adı verilen bu süreç arter damarının tıkanması ve kalbi besleyen damarın daralmasıdır. Bu damar hastalığı yaşlanma ile daha da artan bir hastalık olmak ile birlikte erkeklerde daha fazla görülmektedir. Yaşlılık harici aileden de genetik olarak geçebilen bir hastalıktır. Genetik olan duruma bir şey yapılmasa da bunun yanında dikkat edilmeden bu hastalığı kişi kendi de getirebiliyor. Sigara, düzensiz beslenme sonucu obezite, yüksek şeker ve kolesterol, hipertansiyon ve egzersiz yapılmaması gibi nedenlerde kişide damar hastalığına neden olmaktadır. Koroner damar hastalıklarının ilk başlarda pek fazla belirtisi yoktur. Fakat arterdeki daralmalar arttıkça kan akışı azalacaktır. Hastalardaki şikâyetler genel olarak; göğüsün üzerinde şiddetli bir baskı, göğüsteki sıkışma, göğüsteki yanmalar, halsizlik ve terlemeler, göğüste başlayıp sol kola doğru yayılan ağrıdır. Damar içerisindeki daralma gittikçe artarak ani şekilde oluşan pıhtılar damarı birden tıkayabilir. Bunun sonucunda da kişi kalp krizi geçirir. Durum bu kadar ağır olmadığı sürece Nitrogliserin denilen ilaçlar ile kişi rahatlayabilir. Bunlardan en çok kullanılanı dil hapıdır. Bu haplar sayesinde daralan damar kısmen açılacaktır. Koroner damar hastalığında ilk tedavi olarak herkese bypass yapılması gerekmez. Bunun için yapılan tetkikler en doğru tedavi yolunu gösterecektir. Bazı kişilerde sadece ilaç tedavisi de kişiyi sağlığına kavuşturacaktır. Bunun yanında hayatındaki bazı şeylerinde değiştirmesi gerekecektir. Spor, sigara, az yağlı ve az tuzlu şeyler yemek gibi hayatındaki birkaç şeyi çıkararak ve ekleyerek kişinin sağlığı için büyük adım atılacaktır. Bunlar ile ilgili tüm bilgiyi doktorun kontrolü sonrasında hastaya verilecektir.

Kalp Ritim Aritmi

Kalp ritim aritmi, kalbin normal atış sayısından çok daha fazla atması veya çok daha yavaş atması olarak tanımlanır. Kişilerde kalp atışı düzensiz olur. Bunun sebebi genel olarak genetik olarak görülmektedir. Kişinin ailesinde aritmi olan var ise kişide de kalp ritim aritmisi görülmektedir. Bunun yan sebepleri olarak da ilaç, sigara, sinir ve streste gösterilir. Sağlıklı bir bireyde kalp atışı dakikada 60 ila 100 kez atmaktadır. Aritmi olan kişilerde bu yaklaşık 150’yi bulmaktadır. Bu durum spor aktivitesi sırasında, kişi çok yorulduğunda, heyecandan dolayı artmaktadır. Ama bu durumlar olmaksızın da ortaya çıkan bir hastalıktır. Kalpte birden tekleme hissedilebilir. Kişideki ritim bozukluğunun gerçek sebebinin bulunması için kişiye EKO testi, kan testi gibi bazı testlerin yapılması gerekir. Böylelikle kişideki ritim bozukluğunun sebebi heyecan, stres, yapılan fiziksel aktiviteler mi yoksa ritim bozukluğuna neden olan genetik sebepler mi ortaya çıkar. Yapılan tetkikler tedavinin süreci için önemlidir. Bunların yanında ritim bozukluklarının başka sebepleri de vardır. Bunlar; kalp kabak hastalıkları, hipertansiyon, kalp kasının iltihabı, kalp ameliyatı sonrası iyileşme süreci, bağımlılık yapan maddeler de kalpte ritim bozukluklarına sebep olmaktadır. Kalp ritim bozukluklarının belirtileri; kalbin hızlı atması, çarpıntı ve nefes darlığıdır. Bu belirtiler kişiden kişiye göre değişmektedir. Alkol, stres, sigara ve içilen kafeinli içecekler ritim bozukluğunu daha da tetikleyerek hastalığı belirgin hale getirir. Kişiye gerekli tanı koyulduktan sonra hastalığın tedavi sürecine geçilir. Kalpteki ritim bozukluğu için genelde kullanılan tedavi ilaçtır. Ritim bozukluğu ilaçlarının dozu iyi ayarlanmalıdır ve doktorun dediği şekilde kullanılmalıdır. İlaçların yan etkileri fazladır. Doktor kontrolleri sıklıkla yapılmalıdır. Yapılan kontroller sırasında hastaya EKG testleri yapılır. Böylelikle kalbin ritmi tekrar ölçülmüş olur. Sinüs ritminde problem olması durumunda kişiye kalp pili takılmaktadır. Böylelikle kalbin ritmi düzene girmiş olur ve düzenli çalışmasını sağlar. Hastanın sürekli ilaç kullanmak durumunda kalmayacağı başka bir tedavide radyo dalgaları ile tedavidir. Bununla ritim bozukluğunun olduğu yer bir tüp yardımı ile yakılır. Nabız ve çarpıntı kontrol altına alınır. Bu yöntem çocuklar için uygun değildir. Tedavi türü ne olursa olsun doktor kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Kalp Kapağı Hastalıkları

Kalbimizde dört adet kapak bulunmaktadır. Her birinin belli görevlerinin yanı sıra yaptıkları bir diğer iş ise kendilerine gelen kanın geriye doğru gitmesine izin vermemektir. Kan tek bir yönle akmaktadır ve son durağı da aort atardamarıdır. Bu dört kapaktan birinin hastalanmasına veya bir sorun ile karşılaşılması durumuna kalp kapağı hastalıkları adı verilmektedir. Birden fazla kalp kapağı hastalığı bulunmaktadır. Kalp kapağı hastalığına neden olan etkenler; romatizmal ateş, enfeksiyöz endokardit, hipertansiyon, kalp kası hastalıkları, bazı ilaçlar, bağ dokusu hastalıkları gibi sorunlar kalp kapağı hastalıklarının nedenleridir. Kalp kapağı hastalığının belirtileri olarak da; fazla yorgunluk, ani çarpıntılar, bacaklardaki şişkinliğin inmemesi, kalp ritmi problemleri, nefes darlığı ve felç gibi belirtileri bulunmaktadır. Kapak hastalıklarının türleri ise şunlardır;

  • Aort kapak darlığı: Romatizmal ateş ve ileri yaş nedeni ile kapağın yıpranması aort kapağının daralmasına neden olmaktadır. Bir diğer neden de doğuştan aort kapağında problem olmasıdır. Açık kalp ameliyatı ile bozulan kapağın yerine biyoprotez kapak veya metalik kapak yerleştirilir. Kişinin yaşına bağlı olarak ve yapılan tetkikler ile kişi sürekli olarak kan sulandırıcı ilaç kullanmak durumunda kalacaktır. Kadın hasta eğer hamilelik beklentisi var ise metalik kapak yerine biyoprotez kapak da takılabilir. Bunlar kalıcı kapaklar değildir. Belli bir süre sonra kapakların yenilenmesi gerekecektir.

  • Aort kapak yetmezliği: Bağ dokusu hastalıkları, travma ve aort anevrizmaları gibi hastalıkların sonucu olarak kapak yetmezliği hastalığı ortaya çıkmaktadır. Kanın ileri doğru gitmek yerine sol ventriküle geri dönmesidir. Romatizmal ateş hastalığında olduğu gibi aort kapak yetmezliğine de metal kapak ve biyoprotez kapaklar takılmaktadır. Kapak darlığı ve kapak yetmezliği kişide aynı anda bulunabilir ve tedavileri aynı anda yapılabilir.

  • Mitral kapak darlığı: En sık görülen kapak hastalıklarından bir tanesi mitral kapak darlığıdır. Sol atriumdan sol ventriküle geçiş sırasında problem yaşanması durumudur. Nefes darlığı ve çarpıntı gibi yan etkilerini de göstermektedir. Açık kalp ameliyatı ile yerine metal kapak ve biyoprotez kapak konulabilir veya değiştirilmeden de tedavi edilebilir. Genelde metal kapak kullanılmaktadır. Biyoprotez kapaktan daha dayanıklıdır. Tek sorunu kişi sürekli kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak durumunda kalmasıdır.

  • Mitral kapak yetmezliği: Mitral kapak yetmezliğinde kanın kalp içerisinde birikmesi sonucunda kalbe baskı uygulamasıdır. Bu hastalığın tedavisi olarak yine metal kapak veya biyoprotez kapak kullanılmaktadır.

Kalp Yetmezliği

Kalp, bütün vücuda kan pompalamak ile görevli kas dokusundan oluşan bir organdır. Kalp yetmezliği durumunda kalp güçsüz düşerek bu görevini doğru bir şekilde yerine getiremez ve vücuda yeteri kadar kan pompalayamaz. Kalp yetmezliğine neden olacak durumlar; kalp krizi geçirmek, (kalpteki damarın tıkanması kalbi fazlası ile yoracağından ve artık eskisi gibi iş yapamayacağından ötürü kalbi yorar) kalp kapağı hastalıkları, kalp kası hastalıkları veya yüksek kan basıncı sonucu kalp yetmezliği görülebilir. Kalp yetmezliğine neden olabilecek yan faktörlerde bulunmaktadır. Doğuştan gelen kalp hastalıkları, şeker hastalığı, böbrek yetersizliği ve akciğer hastalıkları da kalbi olumsuz etkileyerek kalp yetmezliğine neden olmaktadır. Ciddi bir hastalıktır ve doğru tedavi edilmediği sürece ölümcül olabilir. Erken tedavi ile kişi bu kritik durumu atlatarak sağlığına kavuşacaktır. Kalbin güçsüz düşüp vücuda yeteri kadar kan pompalamaması vücut içindeki organları da olumsuz etkileyip sıvı birikimleri meydana gelebilir. Belirtileri; nefes almakta güçlük, yorgunluk, ödem, öksürük ve hızlı kilo alımlarıdır. Bunların yanında kişiden kişiye göre değişebilecek başka belirtiler de görülebilir. Kişi bu belirtileri gösteriyorsa mutlaka doktora gitmelidir. Erken tedavi bütün hastalıklar için büyük önem taşımaktadır. Hastanede kişiye birçok tetkik yapılarak tedavisi için ön hazırlık yapılır. Hasta için yemek düzeni çok önemlidir. Doktorun önerdiği yemekleri yemek ve yemek miktarını belirli ölçülere indirmek gerekir. Daha çok sulu yemek ve onun tersi olarak daha az katı yemek yenmelidir. Katı yemek yenildiği zaman kalp daha fazla çalışmak zorunda kalacağından kalbin iş yükü artmış olur. Su ve tuz tüketiminin yanında yağlı yiyeceklere de dikkat edilmesi gerekir. Bu gibi küçük detaylara dikkat etmek kalp için büyük önem taşır. Bunların yanında sigara da kesinlikle kullanılmaması gereken bir üründür. Sigara ve alkol, kalp dokularındaki oksijen miktarını azaltacağından kalbin beslenmesine engel olur. Kişinin sağlığının en büyük düşmanı olarak sigara ve alkolün mutlaka bırakılması gerekir. Kendini yoracak işlerden kaçınarak, bedenini fazla yormamalıdır. İşlerini yaparken sıklıkla mola verip, vücudunu dinlendirmek kalp yetmezliği hastası olan biri için altın kuraldır. Bedenin kabul edeceği hafif egzersizler yapmak sağlık içinde ideal çözüm yoludur. Yapılacak tüm bu egzersizlerin doktor kontrolünce yapılması gerekir. Kalbin etkili çalışabilmesi için ilaçla tedavi yoluna da gidilebilir. Doktorun vereceği ilaçların hepsini saatini geçirmeden içmek gerekir.

Perikard Hastalıkları

Perikard kalbin etrafını sararak kalbin rahatça görevini yapabilmesi için bir yer oluşturur. Kalbin kan akışını kolaylaştırarak miyokardın dayanıklılık seviyesini artırır. Kalbin çevresindeki organlar için enfeksiyona karşı bir duvar oluşturarak kalp ve komşu organlarını da korumuş olur. Kalbin içine giren ve kalpten çıkan damarları sarar. İki yapraktan oluşmaktadır ve liflerden oluşan yumuşak bir dokudur. Perikard da bir problem olması halinde parsiley ya da total perikard yokluğuna neden olur. Perikardın boşluğunda bulunan sıvı kalbin kasılıp gevşemesinde yardımcı olur. Sıvı zarların kolayca kaymasını sağlayarak işlemi kolaylaştırmaktadır. Perikardın da iltihaplanmasına ‘Perikardit’ adı verilir. Perikardın boşluğunda bulunandan daha fazla sıvı birikmesi durumunda kalp açılarak içinde bulunan fazla sıvı alınmaktadır. Perikardın artık işlevini yapamayacak olduğu durumlarda ise perakard alınır. Bu durumda kalp yine görevini yapmaya devam eder.

Aort Hastalıkları ve Marfan Sendromu

Aort, vücudun tüm bölümlerine oksijen yüklenmiş kanı ulaşmasına sağlayan ana arterdir. Kalın duvarı olduğundan yüksek basınca karşı dayanıklıdır. Aort hastalıkları da aortta meydana gelen problemler sonucu üçe ayrılmaktadır. Anevrizma denilen damar genişlemesi, diseksiyon denilen damar tabakalarının birbirinden ayrılması ve aynı anda meydana gelen diseksiyon ile anevrizmadır. Aort anevrizması damar genişleyerek yırtılabilir. Bundaki önemli etkenler; sigara, alkol, kişinin yaşı ve ailesi anevrizma görülme riskini artıran sebeplerdir. Diseksiyonun meydana gelmesi ise aortun üç katmanından olan iç katmanın yırtılarak kendine yeni yol oluşturmasıdır. Bundaki en önemli etken ise hipertansiyondur. Hem anevrizma hem de diseksiyon görüldüğü durum ise, önemli faktör olan diyabettir. Bunun yanında sigara, damardaki kan eksikliği, kan pıhtılaşması damarlarda tıkanma ve daralmaya neden olmaktadır. Aort anevrizmasının tedavisi belirli aşamalarla değerlendirilerek yapılır. Büyüklüğüne bağlı olarak tedavi seçeneği sunulur. Büyük değilse ilaç tedavileri yapılır ve doktor takibi gereklidir. Durum daha büyük ise ameliyat ile çözüm yoluna gidilir. Aort diseksiyon tedavisi ise anevrizma tedavisi gibi yapılır. Diseksiyon tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntem hasarlı olan damarın ameliyat ile onarılmasıdır. Marfan sendromu kalıtsal bir hastalıktır. Vücutta bulunan bağ dokularında oluşur. Vücudumuz bağ dokularıyla örülmüştür ve bütün organların çalışmasını desteklemektedir. Bağ dokusunun diğer bir görevi de kalbe giden ve kalpten çıkan damarların esnekliğini artırmaktır. Marfan sendromunda tüm bu bağ dokusu yapması gereken görevleri yerine getiremez. Bağ dokusu zayıftır. Kemikler, kalp, kan, gözler, akciğer ve vücudun büyük bir bölümünü etkiler. En fazla risk olan bölge aort atardamarıdır. Aort damarının katmanlarına zarar vererek damarın parçalanmasına kadar neden olur. Böyle önemli bir damarın parçalanması kişinin ölümüne kadar ileri gidebilir. Marfan ilaçlar ile tedavi edilebilecek bir hastalık değildir. Sadece diğer organlar için önlem alınabilir. Kalbin gücünü artırarak aort damarındaki basıncı düşürür. Bunun yanında tedavi için bir plan yapılması çok önemlidir. Yapılacak tetkikler için doktor ile irtibatta kalınmalıdır. Sorunun büyüklüğü tedavinin yol haritası için değer taşır. Düzenli şekilde tarama testleri yapılır. Düzenli takip edilip, doktorun tavsiyelerine uyulduğu sürece marfan sendromu kişi için problem çıkarmayacaktır. Genetik bir hastalık olduğu için çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin doktora danışması daha sağlıklı olacaktır.

Damar Hastalıkları

Damar hastalığı, vücudumuzda buluna atardamarların, tıkanması, daralması gibi hastalığa neden olan türdür. Koroner damar hastalıkları, beyine giden damarların hastalanması, periferik damar hastalığı gibi 3 grupta incelenir. Koroner damar hastalığı kalbe giden damarların daralması veya tıkanması sonucu ağrılara ve kalp krizine neden olan hastalıktır. Beyin damarı hastalığı beyne giden ve beyni besleyen damarın tıkanması, daralması sonucunda beyinde felce neden olmaktadır. Periferik damar hastalığı ise kalbin ve beynin dışında kalan diğer doku ve organları giden damarların tıkanıklığı veya daralmasıdır. En çok bacaklara giden damarlarda tıkanmalar görülür. Vücuttaki damar tıkanıklıklarının genel nedeni ateroskleroz denilen damar sertliğidir. Damar çevresinde biriken yağ sonucunda damar daralmaya başlar ve zamanla damarda tıkanmalar görülür. Damarlar işlevlerini yerine getiremezler. Biriken yağımsı maddeye kolesterol adı verilmektedir. Kişi kendinde ateroskleroz olup olmadığını hemen anlayamaz. Hastalık zamanla kendini belli eder. İlerleyen yaşlarda şikayetleri artar. Damarlar zamanla daralarak dokular yeteri kadar beslenemez ve dokularda iskemi denilen oksijen azalmasına neden olur. Her durum iskemi ile bağdaştırılmaz. Tıkanıklığın oluştuğu damarlarda vücut küçük damarlar (kolleteraller) oluşturarak durumu geçici olarak çözüme kavuşturur. Kişi hareketli bir döneme geldiğinde (hızlı yürümek, koşmak vb.) bu küçük damarlar çözüm olamaz. Kan daha hızlı akacağından yetersiz kalırlar. Bu durumda iskemi oluşur. Damar tıkanmaları kişide yavaş bir şekilde de ilerleyebilir veya aniden de oluşabilmektedir. Kronik (yavaş) olarak ilerleyen tıkanmalar vücudun geçici olarak ürettiği kolleteraller damarlar ile süreci yavaşlatır. Kolleteraller damarlar tıkanan damarların işlevini gördüğü sürece kişi hiçbir şey anlamayacağı için tıbbi yardıma da ihtiyaç duymaz. Kişi kendini yorduğu zaman ani bir göğüs ağrısı hissedilecektir. Bacaklarda görülüyor ise yine yorulduğu zaman içinde yine bacaklarda ağrılar oluşacaktır. Kolleteraller oluşmamış ise kişi kendini yormadığı sürede bile bu ağrılar ile karşılaşılacaktır. Kan dolaşımı azalacağı için bacaklarda kangren, kalpte ise enfarktüs yani kalpte ve bacaklarda dokular ölecektir. Akut (ani) tıkanma da vücut kolleteral oluşturacak zamanı bulamayacağı için iskemi oluşumu şiddetlenir. Kronik olan vakada oluşabilecek durumlar akut tıkanmada daha hızlı gerçekleşir. Damar hastalığı yavaş ilerlediğinden genelde 50 yaş ve üzeri kişilerde görülmektedir. Durum ilerleyen yaşlardan daha da artmaktadır. Yaşın dışında genetik yatkınlık, diyabet, sigara, kolesterol, hipertansiyon, obezite de damar hastalığının genel nedenleridir.

Kalp Ameliyatı Nedir?

Kalp ameliyatı, kalp içerisinde ve damarlarında oluşan problemlerin cerrahi çözümüdür. Ciddi bir hastalık olduğundan mutlaka müdahale edilmesi gerekir. Genel anestezi ile yapılan ameliyat yaklaşık 4-6 saat sürmektedir. Enfeksiyon riski fazla olan bir ameliyat olduğundan ameliyat öncesi hazırlık ve ameliyat sonrası bakım çok önemlidir.

Hangi Vakalarda Kalp Ameliyatı Yapılır?

Koroner damar hastalıklarında damarlardaki daralmalar çok fazla olacağından kişide kalp krizine neden olur. Bu durumda kişiye koroner bypass ameliyat yapılmalıdır. Kalp kapağı sorunlarında ameliyat zorunludur. Aort kanın geri gitmesini önleyerek vücuda kanı gönderir. Mitral kapak, kanın kalbin odacıklarında geçişini sağlar. Aort ve mitral kapakları en çok hastalanan kapaklardır. İlerleyen yaşlarda görülen aort kapağının hastalanması daha sıklıkla görülür. Bu durumda kapak ameliyatı yapılmalıdır. Doğumsal olarak görülen kalp rahatsızlıklarında ameliyat gerekebilir. Her durumda ameliyat gerektirmez. Kişi doğuştan kalbi delik olarak doğabilir. Boyutuna bağlı olarak tedavi gerekebilir. Diyabet, obezite ve yüksek tansiyon da kalp ve damar hastalıklarına neden olmaktadır. Durumun ciddiyetine göre ameliyat gerektirebilir.

Kalp Ameliyatı Yöntemleri

Kalp ameliyatı yöntemleri kalpte görülen probleme göre değişecektir. Kalp kapağı değişimi yapılacak ise kapalı kalp ameliyatı yöntemi kişi içi en idealidir. Kalp krizi veya koroner damar hastalıklarında, doğuştan gelen kalp hastalıklarında kişiye açık kalp ameliyatı yapılmaktadır. Kapak ameliyatları açık kalp ameliyatı yöntemi ile de yapılabilir.

Açık Kalp Ameliyatı

Açık kalp ameliyatında, göğüs bölgesi kesilerek kalbe ulaşılır. Kalp kapakçığında, kaslarda veya arter de oluşan problemlerde uygulanacak bir ameliyattır. En sık kullanılan ameliyat türüdür. Ameliyat süresince, yeni alınan sağlıklı damar veya arter hastalıklı olan artere bağlanır. Bypass deline bu işlem ile kalbe temiz kan verilir. Açık kalp ameliyatı için önceden açılan büyük kesikler yerine tıbbın gelişmesi ile daha küçük kesikler atılarak ameliyat yapılmaktadır. Bu sayede hasta daha çabuk iyileşebilir ve kesik izleri daha aza inmiş olur. Koroner arter damarının çevresine yağ birikmesi ile damar sertliği ortaya çıkmaktadır. Bu durumda kalp krizi meydana gelebilir. Kalp krizinde açık kalp ameliyatı uygulanır. Açık kalp ameliyatı ile aynı zamanda, kalbin zarar görmüş bölgeleri onarılır, kalp ritmini düzeltmek için aletler takılır, artık işlevini yerine getiremeyen kalp ile bağışlanan kalp değiştirilir, kapakçıklar onarılabilir. Açık kalp ameliyatı yaklaşık 4 ila 6 saat arasında yapılmaktadır. Genel anestezi ile uyutulan hasta bu süre zarfında hiçbir acı veya ağrı hissetmez. Göğüs üzerinde 8-10 cm kesik atılarak ameliyata başlanır. Kalbe ulaşıldığı zaman hasta kalp-akciğer bypass makinesine bağlanır. Böylelikle kalp için gerekli kan makineden aktarılır. Operasyon bittikten sonra göğüs kemiği tel ile kapatılır ve göğüste açılan kesik dikilir. Ameliyat sonrası kişi odasına alınır. Hastanın göğsünde tüpler bulunur. Bu tüpler kalbin çevresinde biriken zararlı sıvıları toplayarak oluşabilecek komplikasyonları ortadan kaldırır. Hasta yoğun bakımda olacağı için kalp atışlarını dinlemek için makineye bağlı olacaktır. 24 saat yoğun bakımda kaldıktan sonra hasta normal odaya alınır.

Kapalı Kalp Ameliyatı

Kapalı kalp ameliyatı yöntemi ile yeni bir dönem başlamıştır. Bu yöntem ile hastanın göğsünde ameliyat izleri kalmayıp daha hızlı iyileşme gösterirler. Yoğun bakımda kalma süresi azalacaktır ve açık kalp ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken birçok konu kapalı kalp ameliyatında problem olmadan kişi rahatlıkla yapabilecektir. Kapalı kalp ameliyatı her yaştan hasta için uygundur. Kaburgalar kesilmeyeceğinden ağrı süreci daha az olur. Kapalı kalp ameliyatı hastanın sağ koltuk altından küçük bir kesi ile yapılmaktadır.Kaburgalar arasından kalbe ulaşılır. Mitral kapak değişimi, aort kapak değişimi, tamiri gibi kalp hastalıkları tedavi edilir. Ameliyat sırasında endoskopi görüntüleme teknikleri ve video asist endoskopik teknik kullanılacağından ameliyat rahatlıkla yapılmaktadır. Kapalı kalp ameliyatı estetik, iyileşme ve normal hayata daha kolay adapte olmak açısından daha sık tercih edilmektedir.

Ameliyat Ekibi Kimlerden Oluşur?

Kalp ameliyat ekibi; kalp ve damar cerrahi doktorları, perfüzyonist, anestezi uzmanı, ameliyat hemşirelerinden oluşmaktadır.

Ameliyatın Yapılacağı Hastane Şartları

Enfeksiyon kapma riski yüksek bir ameliyat olacağından hastanenin temiz ve hijyenik olması gerekmektedir. Ameliyat yapılacak aletlerin steril olması önemlidir. Kalınacak odaların havalandırılıp temiz tutulması, hastanın enfeksiyon kapma riskini azaltacaktır.

Refakatçi Gerekiyor mu?

Ameliyat sonrasında yanınızda olması için refakatçi önemlidir. Ameliyat kişinin bünyesini yoracağı için belirli ihtiyaçlarını karşılayamayabilir. Kıyafetlerini giydirmek, banyo ihtiyacını gidermek gibi bazı şeyleri hasta kendi başına yapamaz. İlk günler için refakatçi gereklidir.

Hastanın Talebi Üzerine Nöbetçi Hemşire

Ameliyat sonrasında kişinin ağrıları ve benzeri ihtiyaçları olmaktadır. Bu durumda her zaman nöbetçi olan hemşire yardım etmek üzere hastanın yanındadır. Olabilecek her türlü durum için mutlaka hemşireler hastayı gözetlemektedir.

Yoğun Bakım Gerekliliği Durumu

Hasta zor bir ameliyat süreci geçireceği için mutlaka yoğun bakıma alınmaktadır. Durumunu gözetlemek için makineye bağlanan hasta ilk 24 saat yoğun bakımda kalır.

Kalp Ameliyatı Öncesi

Kalp ameliyatı öncesinde, ameliyat tarihi kararlaştırılıp hasta ile görüşülür. Bu süre zarfında hastanın bazı tetkikler yaptırması gerekir. Kalp ameliyatı öncesinde hasta sigara içiyor ise bırakması daha iyi olacaktır. Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların içilmemesi gerekir. En az 3-5 gün öncesinden o tür ilaçların kullanımı bırakılmalıdır. Ameliyat için kan gerekli olmaktadır. Bu durumda kan vermek için hastanın yakınları hastanede bulunmalıdır.

Ameliyat Öncesi Tetkikler

Hastanın ameliyata girmeden durumunu tam anlamı ile öğrenmek için birçok tetkik yapılır. Kalp ekosu, kan tetkikleri, akciğer filmi, kalp anjiyosu, EKG gibi birçok test yapılarak hastanın bütün durumu kontrol altına alınır.

Kalp Anjiyosu

Kalbi besleyen damarların durumunu tam anlamı ile görebilmek için yapılan işlemdir. Bir kere anjiyo yapıldığı takdirde yeni gidilen hastanede kalp anjiyosu yapması gerekli değildir.

Kalp EKO’su

Kalbin durumunu test edilmesidir. Kalbin kapakçıklarının durumu, kalbin gücü tespit edilerek hangi bölgede problem olduğu saptanır.

Kan Tetkikleri

Vücutta bulunan kalp enzimleri, karaciğer enzimleri ve böbrek fonksiyonları gibi sistemlerin durumlarını öğrenmek için yapılan hazırlıklardır. Kan tetkiki ile hastanın kan grubu da öğrenilerek olası bir durumda müdahale edilebilir. Kan sayımı yapılarak kanama zamanının tespiti yapılır. Tüm bunlar ameliyat için önemli ayrıntılardır.

Radyolojik Tetkikler

Kalp ameliyatı yapılacak kişiye akciğer filmi çekilir. Böylelikle olası bir durumda daha hızlı bir müdahale yapılarak sorun ortadan kaldırılır. Kalbe komşu olan akciğer, kalbi en fazla etkileyen organdır. Akciğer filminde bir sorun görüldüğü takdirde önce akciğere müdahale edilir.

Solunum Fonksiyonu Testleri

Akciğerin durumunu tespit etmek için yapılan tetkiktir. Kalp ameliyatı için önemli olan bir testtir.

EKG

Kalbin çalışmasını takip ederek herhangi bir ritim bozukluğu, kalp duvarında oluşan kalınlaşma veya genişleme olması halinde bilgi alınmasıdır. Kalbin işlevini öğrenmek için kullanılan bir yöntemdir. Kişide kalp pili var ise işlevlerini değerlendirir. EKG 5 ila 10 dakika süren bir süreçtir.

Diş Tedavisi

Kalp ameliyatından önce diş tedavisi mutlaka yapılmalıdır. Ağız içinde oluşabilecek enfeksiyonlar giderildikten sonra kalp ameliyatına geçilmelidir. Bu durum kalp ameliyatının başarı oranını yükseltecektir.

Ameliyat Öncesi Kan Temini ve Gerekçesi

Kalp ameliyatı sırasında kişi fazlasıyla kan kaybına uğrayacaktır. Bu durumda önceden hastanın kan grubunun belirlenerek kan depolanması hastanın sağlığı açısından önemlidir. Kan verecek donörün birinci dereceden akrabalığı bulunmaması gerekir. Donör yakın bir süre içinde kan sulandırıcı, antibiyotik gibi ilaçlar kullanmamış olması ve son 3 ay içinde kan vermemiş olmalıdır. Kan verecek kişinin ameliyat öncesinden son 6 ay içinde herhangi bir cerrahi operasyon geçirmemiş olması gerekir.

Mutfak Hazırlığı

Tüm ameliyatlarda tetkikler yapılıp bir problem olmaması halinde ameliyat gününe karar verilir. Bu süreçten sonra doktor tarafından ameliyatın daha rahat geçmesi ve ameliyat sonrasında kişinin daha hızlı iyileşmesini sağlamak, günlük yaşama daha kolay adapte olabilmesi için diyet listesi verilir. Bu listeye göre ameliyattan belli bir süre başlanması ve ameliyat sonrası yine verilecek listeye uyulması önemlidir. Tavuk ve balık gibi yiyecekleri ızgara ve haşlanarak yenmesi, sebzelerin az yağda pişirilerek veya haşlanarak yenmesi önerilir. Meyvelerin hepsinin yenmesinde bir sakınca yoktur. Ekmek için ise çavdar, kepekli veya yulaflı ekmek yenmesi hastanın beslenmesi açısından daha sağlıklıdır.

Şehir dışı veya Yurt dışından Gelenlerin Yapması Gerekenler

Şehir dışı veya yurt dışından gelen hastaların hastaneye girişlerini yaptırıp olağan prosedür ile tetkiklerin yapılması gerekir. Bunun yanında hastaneye yakın bir yerde kalarak ameliyat günü ayarlanan ameliyat saatinde hastanede olması gerekir.

Ameliyattan Önce Sigara ve Alkol Bırakılmalı mıdır?

Kalp ameliyatı öncesinde mutlaka sigara ve alkol bırakılmalıdır. Hem ameliyat öncesinde hem de ameliyat sonrasında hasta daha rahat edecektir. Sigara bırakılması ile kan akışı rahatlayacaktır. Karaciğerin ameliyat sırasında rahat etmesi içinde alkol kullanılmamalıdır.

Ameliyat Öncesi Beslenme ve Diyet

Ameliyattan belli bir süre önce beslenmeyi bırakmak gerekir. Çocuklar için 6 saat, yetişkinler için bu süre 8 saattir. Ameliyat öncesi yağ, tuz gibi belli başlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Doktorlar bu konu hakkında hastaya bilgi verecektir.

Kullanılan İlaçların Hekim ile Paylaşılması

Hasta hali hazırda bir ilaç kullanıyor ise bunu mutlaka doktor ile paylaşılması gerekiyor. Kan sulandırıcı bir ilaç kullanılıyor ise doktor kontrolünde bırakılması gerekir.

Hastanın Tedavi Geçmişinin İncelenmesi

Hastanın daha önce bir operasyon geçirip geçirmediği ameliyat açısından önemlidir. Doktor ile bütün bu durumları konuşarak, önce bir ameliyat geçirilmiş ise tüm detaylar anlatılmalıdır. Bunun yanında hastanın şikâyetleri, soy geçmişi, yapılan tetkiklerin hepsi incelenerek oluşabilecek tüm komplikasyonlar hesaplanır.

Ameliyat Öncesi Sakinleştirici Kullanımı

Bazı hastalar ameliyat öncesinde psikolojik olarak tam anlamıyla hazırlanamamaktadır ve tüm bu süre boyunca aklında bir sürü olası olay biriktirmektedir. Tüm bunlar için hastanın zihinsel olarak rahatlaması için ameliyat öncesinde açılan damar yolundan hemşire tarafından sakinleştirici yapılır. Her kişi için sakinleştirici kullanımı gerekli değildir.

Ameliyat Öncesi Tıraş

Hastanın ameliyattan önce ameliyat kuralları çerçevesinde tıraş olması gereklidir. Bu tıraşı evde yapmayıp hastane ortamında yapmalıdır. Koroner damar hastalıkları için ameliyat yapılacak ise boyundan ayakucuna kadar, cinsel bölge ve kollar da dahil tıraş edilir. Kapak ameliyatı ise boyundan dizlere kadar tıraş edilmesi yeterlidir. Damar ameliyatı yapılacak ise göbek bölgesinden ayak uçlarına kadar tıraş olunur. Tıraş sonrası hemşire gözetiminde kişi banyo ederek pudra sürmelidir.

Kalp Ameliyatı Sonrası

Kalp ameliyatı sonrasında hastanın bakımı oldukça önemlidir. Yanında bulunan refakatçi ve hemşireler bu konuda hastaya yardımcı olacaktır. Yoğun bakımda en az 24 saat bulunan hasta daha sonra normal odaya alınarak 5-6 gün burada kalır. Daha fazla hastanede kalması hastanın iyileşme süresini uzatacaktır. Her ne kadar hastane temiz bir ortam olsa da, hastanın burada mikrop kapması daha kolaydır.

Ameliyat Günü

Ameliyat günü bütün tetkikler bitirilip kişinin hazırlıkları yapılmaktadır. Hasta bir gece öncesinden yemek yemeyi kesmesi gerekir. Bağırsak temizliğinin yapılması önemlidir. Tıraş olunduktan sonra banyo yapılarak ameliyata hazır hale gelir. Kişinin çok heyecanlı ve psikolojik olarak hazırlanamadığı durumlarda ameliyat öncesinde sakinleştirici iğne yapılarak hasta rahatlatılır.

Yoğun Bakım Süreci

Hasta anestezinin etkisinin geçmesi ile yoğun bakım odasında uyanır. Hayati fonksiyonlarını takip edebilmek için en az 24 saat yoğun bakımda tutulur kişi. Kalp atışlarını dinlemek için makineye bağlanır. Hemşire her zaman hastanın durumunu takip eder.

Ağrı ve Sızılar

Kalp ameliyatı yapılırken kalbe ulaşmak için göğüs kafesi açılır. Ameliyat bittikten sonra açılan göğüs kafesi tel ile dikilerek kapatılır. Dolayısı ile uyandıktan itibaren kişide göğüs ağrıları görülebilir. Koroner damar ameliyatı yapılmış ise bacaklardan veya vücudun başka bir yerinden alınan damar için kesilen bölgede ağrılar olacaktır. Tüm bunlar ilk haftadan sonra azalacaktır. Doktorun verdiği ilaçlar düzenli olarak içilmesi ağrıları geçirecektir. Tüm ağrıların geçmesi 1 ayı bulacaktır.

Göğüs Tüpleri

Kalp ameliyatı yapılan bölgeye işlem sonrası göğüs tüpü takılacaktır. Göğüs tüpünün takılma amacı akciğer zarlarının içinde oluşabilecek hava ve sıvının tüp sayesinde engellenmesidir. Göğüs tüpüyle akciğere dolabilecek kan ihtimali de engellenir. Böylelikle akciğerler normal seviyesine dönerek solunumu rahat bir şekilde yapar.

Kalp Atış Kontrolleri

Yoğum bakım sırasında hasta makineye bağlanarak kalp atışları kontrol edilir. Bu süre zarfında bir sorun oluşması takdirde makine öterek haber verecektir. Böylelikle istenmeyen komplikasyonlar olması halinde hastaya direk müdahale edilebilir.

Gözetim Süresi

Hastanın yoğun bakımdaki gözetim süresi 24 saattir. Normal odaya alındıktan sonra yine düzenli olarak doktor tarafından kontrol edilir. 5-6 gün normal odada kaldıktan sonra hasta muayene edilerek taburcu edilebilir.

Beslenme ve Diyet

Ameliyat sonrasında hasta yemeklerine dikkat etmelidir. Porsiyonlarını küçülterek fazla yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalıdır. Aynı zamanda bol bol su içilmelidir. Daha detaylı yemek listesini diyetisyen ile görüşerek alınmalıdır.

Ayağa Kalkma

Hasta taburcu olup eve geçtikten sonra ilk gününü dinlenerek geçirmelidir. Ondan sonraki günlerden ise yavaş yavaş yine günlük düzenine adapte olmalıdır. İkinci gün yatakta geçirilmeyerek biraz dolaşıp ardından kanepede ayaklarının altına bir yastık konularak oturmalıdır. Böylelikle vücut hastalık psikolojisinden de çıkmış olacaktır.

Hareket Kabiliyeti

Ameliyat sonrasında kollarda ve bacaklarda hissizlik ve yorgunluk hissedilmesi normaldir. Özellikle damar alınan bölgede. Kişinin hareket kabiliyeti bir süre sonra geri yerine gelecektir ve endişelenecek bir durum yoktur.

Psikoloji

Ameliyat sonrası hastalarda sıklıkla görülen davranış değişiklikleri vardır. Bunun genel nedeni ölüme yaklaşarak yaşamaya devam etmesidir. Bu gibi durumlarda hastanın çevresindeki kişileri büyük sorumluluk düşmektedir. Hasta olan kişide gerekli gördüğü takdirde psikolojik destek alarak bu süreci daha rahat atlatabilir.

Kaçak Testi

Mitral kapak sol kulakçık ile sol karıncık arasında bulunup kanın geri kaçmasını önlemektedir. Önlemeyen durumlarda kapak değişimi ameliyatı yapılmaktadır. Ameliyat sonrasında doktorlar bazı testler yapılarak ameliyat ile sorunun çözülüp çözülmediğine bakarlar.

Periyodik Hekim Kontrolleri

Ameliyat sonrasında 1 hafta içinde hasta dikişlerini aldırmak için hastaneye gitmelidir. Eriyen türden ise gidilmesine gerek yoktur. Ameliyat tarihinden 1 ay sonrasında doktor kontrolü yapılması gerekir. Bu kontrolde ameliyat yerinin durumuna bakılır ve genel bir kontrol yapılır. Sonraki kontrol ise 3 ay sonrasında yapılır. Bu kontrolde ise hastanın kolesterol düzeyi, tansiyon gibi genel bir kontrol yapılır. Doktor bundan sonrası için düzenli olarak senelik kontroller yapar. Kolesterol ve tansiyon gibi hastalığı olan kişiler ilaç kullanacağından senelik yerine 3-6 ay gibi sürelerde kontrole gelmesi gereklidir.

Riskler, Yan Etkiler, Komplikasyonlar

Her ameliyatta olacağı gibi kalp ameliyatlarının da birçok riski, yan etkisi ve komplikasyonları bulunmaktadır. Tüm bunlar diğer ameliyatlardan biraz daha fazladır ve bu yüzden daha fazla dikkat edilmesi gereken konudur.

Enfeksiyon

Ameliyat sonrası görülebilecek en yaygın komplikasyon enfeksiyondur. Ameliyat yapılan bölgenin temiz tutulması ve kontrol edilmesi önemlidir. Yaranın üzerinde kızarıklık ve şişlik gibi olağan dışı bir durum görünüyorsa mutlaka doktora gidilmelidir. Göz ardı edilmemesi gerekir.

Kalp Krizi

Koroner bypass ameliyatları sonrasında daralan ve tıkanan damarların açılması ile hasta sağlığına dönmektedir. Sorun çözülse bile kalıcı bir çözüm değildir ne yazık ki. Ameliyat sonrası hastanın bakımı ve hayat düzenini değiştirmesi bu durumda oldukça etkilidir. Sigara içiyor ise mutlaka bırakması gerekir. Ameliyat sonrasında hasta kendisine dikkat etmediği sürece tekrar kriz geçirme olasılığı çok yüksektir. Bu durum ilkinden daha tehlikeli olacağı bilinmesi gerekir.

Kalp Sıkışması

Ameliyat sonrasında görülebilecek bir durumdur. Her kişiden olmamakla birlikte görülmeyen bir durumda değildir. Kalp sıkışması gibi bir problemi ameliyattan sonra sürekli yaşanması halinde doktora başvurmak gerekir. Durumun ne boyutta olduğu tespit edilerek tedavisi daha kolay yapılacaktır.

Göğüs Ağrısı ve Ateş

Göğüs kemiği açılarak ameliyat yapıldığından göğüs ağrıları olması normal bir süreçtir. Doktor tarafından verilen ilaçların içilmesi önemlidir. Kemikler kaynaşana kadar göğüs bölgesine gelebilecek darbelerden kaçınılmalıdır. Eve çıktıktan sonra hastada ateş ihtimali de görülebilir. Ateş 38,5 dereceye çıkması halinde derhal doktorunuza başvurmanız gerekir.

Kan Pıhtılaşması

Kalp ameliyatı sonrası görülebilecek bir risk grubu da kan pıhtılaşmasıdır. Pıhtı oluşumu hemen hemen her ameliyat grubunda görülebilmektedir. Kan birikimi sonunda pıhtı oluşumu olmaktadır. Damarlardaki kan akışının durması ile basınç sonucu meydana gelir. Bu durumun temel nedeni ameliyat olan bölgenin tam olarak vücuda uyum sağlayamaması olarak görülmüştür. Kan akışının durması ile vücutta kızarıklık, şişlik, ağrı ve morarma gibi tepkimeler görülmektedir. Pıhtı oluşumu durumunda kişiyi ameliyat eden doktor hastaya direk müdahale etmelidir. Trombolitik tedavi yapılmaktadır. Bunun yanında ilaç kullanımı da önemlidir.

Kan Kaybı

Kalp ameliyatı yapılırken hasta bir miktar kan kaybı yaşamaktadır. Operasyon sırasında olası bir problem olup kişi daha fazla kan kaybetme durumunda hastada kansızlık ve benzeri sorunlar oluşmaktadır.

Nefes Güçlüğü

Nefes güçlüğü, genelde açık kalp ameliyatı yapılan hastalarda görülmektedir. Bunun nedeni göğüsün açılıp akciğerlerin makineye bağlanarak görevini makinenin yapmasıdır. Bu süre içinde akciğerler birbirine yapışacağından ameliyat sonrasında belli başlı komplikasyonları görülmektedir. Ameliyat sonrasında hasta nefes güçlüğü çekmesi halinde solunum destek ünitesine bağlanmaktadır. Böylelikle akciğerler kendine gelip solunumu kendi devralacaktır. Hastanın ilk ameliyattan çıktıktan sonra gözlemlenen bir komplikasyon olup yoğun bakım ünitesinde iken müdahale edilmektedir.

Baş Dönmesi

Baş dönmesi her ameliyat sonrasında karşılaşılan bir durumdur. Hastanın bilinci bir süre kapalı olduğundan ve ayağa kalkıldığında baş dönmeleri yaşanmaktadır. Bu durum geçicidir ve kişi bir süre sonra rahatlıkla hareket edebilecektir.

Hafıza Kaybı

Kalp ameliyatı ve birçok ameliyat sonrasında kişilerde hafıza kaybı, unutkanlık, hatırlamakta zorlanma gibi komplikasyon görülmektedir. Daha çok ileri yaşlarda yapılan ameliyat sonrasında bu soruna rastlanmaktadır. Ameliyat sırasında damarlarda kalan küçük kireç parçaları veya kan pıhtıları beyin damarlarına giderek tıkanmalara neden olabilmektedir. Bunun sonucu olarak geçici olarak görülen hafıza kayıpları yaşanmaktadır.

Böbrek ve Akciğer Yetmezliği

Kalp ameliyatı öncesinde akciğer ile ilgili tetkikler yapılmaktadır. Kişide akciğer problemi bulunuyor ise ameliyat sonrasında da bu sorun devam edecektir. Hastanede kalma süreci uzayarak solunum desteği almaya devam etmesi gereklidir. Akciğer yetmezliği önemli bir hastalık olup yan fonksiyonlar ile birleştiği takdirde ölüm ile sonuçlanabilir. Böbrek yetmezliği ise ameliyat sonrasında idrar azlığı ile görülmektedir. Bu problem genellikle normale dönmektedir. Diyaliz gerektiren böbrek yetmezliği sonucu da bazı kişilerde ortaya çıkmaktadır. 65 yaş ve üzeri, şeker hastası ve ameliyat öncesinden de böbrek hastalığı olan kişilerde böbrek yetmezliği ortaya çıkmaktadır.

Kalp Ritim Bozuklukları

Kalp ritim bozuklukları, kalp ameliyatı sonrasında görülmesi beklenen ve sık görülen problemdir. Ritim bozuklukları kalp kapakçığı ameliyatı olanlarda daha sık görülmek ile birlikte bypass operasyonu sonrasında da oluşmaktadır. Bu durum hastanın yaşıyla da doğru orantılıdır. Kalp ameliyatı sonrasında 2-4 gün arasında ortaya çıkan bir durumdur. Hastanede bulunulduğundan derhal tedavi edilebilecek bir durumdur. Tedavi edilmediği takdirde 1ay kadar ritim bozuklukları devam eder ve sonuçları daha istenmedik olabilir.

Ölüm

Kalp ve damar hastalıkları doğru ve zamanında tedavi edilmediği sürece sonu ölüm ile sonuçlanan bir hastalıktır. Gelişen teknoloji ve yeni tıp teknikleri bu konudaki ölüm oranını yaklaşık %5 gibi bir rakama düşürmüştür. Artık yaygın olarak kapalı kalp ameliyatı bu oranı düşüren bir yöntemdir. Tüm hastalıklarda en önemli konu erken tedavidir, istatistiklere bakıldığında en ufak ameliyatların bile belirli bir riskleri bulunmaktadır. Kalp ameliyatı gibi hayati bir organın ameliyatının da belli başlı riskleri bulunmaktadır, bu yüzden kalp ve damar hastalıklarının belirtileri görüldüğünde en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.

Ödem

Kalp ameliyatı sonrasında ödem görülmesi normaldir. Dokuların ve derinin arasında hücrelerin fazla suyu tutması ödeme sebebiyet vermektedir. Sıklıkla ayaklarda, el bölgesinde ve karıda meydana gelmektedir. Hasta ödemi atabilmek için bol bol su içmelidir. Tuz tüketimi ve şeker tüketimi minimuma indirgenmelidir. Çünkü fazla tuz tüketimi vücuttaki suyu tutacağından ödem oluşmaya devam eder. Bunun yanında kişi egzersiz yapmalı ve vücudunu tembelleştirmemelidir. Lifli gıdalarında yanında meyvelerde tüketilerek vücuttaki su oranı dengelenmiş olacaktır. Doktorunda tavsiyelerine uyarak ödemlerden kısa bir sürede kurtulmak mümkündür.

Şişlikler

Vücudun su tutmasından yani ödemden dolayı şişlikler meydana gelebilmektedir. Şişlik olması halinde ayaklar sarkıtılmamalıdır ve kalp seviyesinin üzerinde tutulmalıdır. Çok fazla şişlik oluşuyor ise doktora başvurulmalıdır.

Kan Birikimi

Ameliyat sonrasında hastanın göğüs bölgesine drenler yerleştirilir. Kan birikimi veya su toplanması halinde bu drenler onları vücuttan dışarı almak içindir. Kan birikiminin fazla olması halinde hemşire ve doktorlar tarafından müdahale edilecektir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalp ameliyatı bireyin vücudunu çok fazla yoracağı için operasyon sonrası birçok konuda dikkatli olması gerekmektedir. Ağır kaldırmak, araba kullanmak ve benzeri hususlarda belli başlı süreler bulunmaktadır.

Ağır Kaldırmak

Ameliyat sonrası yaklaşık 2-3 ay kişi hareketlerine dikkat etmelidir. Ameliyat sırasında açılan göğüs kemiğinin kaynaması için vücudu zorlamamak gereklidir. Bu süre zarfında en az 1 ay sonra 3-5 kilo kadar ağırlık kaldırılabilir.

Otomobil Kullanımı

Kişi mümkün mertebede ilk 2 ay araba kullanmaması gerekir. Seyahat etmesi gibi bir husus var ise 1 saatte bir ayaklarını uzatması gereklidir.

Günlük İhtiyaçlar

Kişi günlük kendi temel ihtiyaçlarını yerine getirebilir. Bunun haricinde ev süpürmek, kanepe gib ağır eşya kaldırmak yapılmaması gereken işlerdir. İlk 2 ay bu tarz işlerde mutlaka bir kişiden yardım alınmalı ve kişi kendini yormamalıdır.

Cinsel Aktivite

Ameliyattan 2-3 hafta sonrasında cinsel aktiviteye başlanılabilir. Hastanın göğüs bölgesine ve kollara yük gelmesinden kaçınılması gerekir. İlişki sonrasında göğüs ağrısı, kalp ritminde hızlanma veya nefes darlığı gibi problem yaşanırsa doktora danışılması gerekir.

Uçakla Seyahat

Gidilecek olan yer uzak olmadığı taktirde kişi uçak ile seyahat edebilir. Uzak bir yere gidilmesi halinde en az 3 ay beklenilmelidir. Kişi bulunduğu konumda fazla oturmaması gerektiği için uçak bu konuda kişi için iyi bir ulaşım aracı değildir.

İlaç Kullanımı

Gerçekleştirilecek operasyon öncesinde kullanılan bir ilaç var ise doktora bilgisinin verilmesi gereklidir. Ameliyat sonrasında, önceden kullanılan ilaçlar da baz alınarak doktor yeni ilaçlar ekleyebilir. Yazılacak ilaçların kullanım saatlerine dikkat etmek gereklidir. Saati 2-3 sefer kaçırılmış ilaç var ise doktor ile bilginin paylaşılması gerekir. Doktor ilacı değiştirebilir veya dozunu yükseltebilir.

Dren, Stepler ve Diğer Materyaller

Operasyon sonrasında hasta yoğun bakım ünitesine alınarak bir süre durumu buradan takip edilmektedir. Hastanın solunum durumuna göre solunum destek ünitesine bağlanabilir. Bunun yanında kalp atışlarının izlenmesi için makineye bağlanır. Hasta uyandıktan sonra solunum düzgün ise solunum destek ünitesinden ayrılır. Drenler için 3-4 gün beklenildikten sonra problem olmadığı taktirde çıkarılır. Kişiye takılan idrar sondası da yine 3-4 gün içine çıkarılmaktadır.

Duş Almak

Taburcu olunduktan sonra evde düzenli olarak banyo yapılabilir. Suyun ılık olmasına dikkat etmek gerekiyor. Aynı zamanda kullanılan sabununda parfümsüz olması önemli bir detaydır. İlk 3-4 hafta banyo yaparken hastanın yanında birinin olması, problem olması halinde direk yardım etmesi açısından önemlidir.

Hareket Kabiliyeti

Ameliyat sonrasında uyanında kişide halsizlik ve yer yer uyuşma hissedilmesi normal bir durumdur. Bu sorun geçicidir ve kişinin korkması gerekmez. Bir süre sonra vücudun her tarafını oynatmakta bir problem yaşamayacaktır. Hasta kendini yormadan düzenli olarak odada küçük yürüyüşler yapması vücut için iyi gelecektir.

Dikiş

Cerrahi müdahale yapılırken göğüs kafesini tel ile kapatırlar. Bu teller orada kalacak olup, asıl dikiş açılan göğüs bölgesine atılır. Burada eriyen dikiş kullanılmış ise dikişleri aldırmaya gerek yoktur. Erimeyen dikiş atılmış ise 6 ila 12 arasında alınması gerekir. Kişinin yarasının kapanmasına bağlı bir durumdur.

Spor ve Egzersizler

Kişinin olağan hayatına dönmesi ile vücudunu dinç tutmak adına ufak ufak spor ve egzersiz yapması doktorlar tarafından önerilmektedir. Yalnız bazı hastalığı olanlar için spor ve egzersizler kesinlikle önerilmez. Eforla göğüs ağrısı olan hastalar, ciddi derecede kalp yetmezliği olan hastalar, hipertansiyon olanlar, kapasitesi kısıtlanmış kapak hastaları spor yapmamalıdır.

Yüzme

Göğüs kemiğinin kaynaşması ile kişi hafif sporlar yapabilmektedir. Yüzme de bunlardan biridir. Sadece bunun için temiz yerler tercih edilmelidir. Herkes tarafından girilen suda enfeksiyon kapılması yüksek olduğu için yüzmek için 2 ay beklemesi daha sağlıklı olacaktır.

Fitness

Ameliyat sonrasında kişi hayatında büyük bir düzenleme yaparak daha sağlıklı bir yaşama adım atmalıdır. Bunun başında da fitness yani zinde kalmak için egzersizler yapılması gelir. Yürüyüş herkesin yapabileceği bir egzersiz türüdür. Ameliyat sonrasında yapılan yürüyüşler düzenli bir hale gelmelidir. İlk ay kişi yanında bir refakatçi ile yürüyüşlerini gerçekleştirmelidir. Kendini zorlamadan nefesini kontrol ederek yürünmelidir.

Pilates

Pilates için birey 4 ila 6 hafta beklemelidir. Bundan sonra kendini yormadan yavaştan alarak pilates yapabilir. Göğsüne gelebilecek darbelerden sakınması önemlidir.

Hafif Sporlar

Hafif sporlar için en az 1 ay beklenmesi gerekir. Yürüyüş , hafif koşu gibi egzersizleri de yaparken mutlaka yanında bir süre bir eşlikçinin bulunması daha iyi olacaktır.

Ağır Sporlar

Ağır sporlar için en az 6 hafta beklenmesi gerekir. İkili yapılabilecek amatör sporlar ve hafif ağırlık çalışmaları yapılabilir.

İyileşme Süreci

Hastanın %80 gibi iyileşme süreci ilk ayda gerçekleşir. Tam anlamıyla iyileşmesi ve kemiklerin kaynaşması için 6-8 hafta arasındır. Bu durum kişiden kişiye göre değişebilmektedir.

Doktor Kontrolleri

Ameliyat sonrasında 15. günde ve 30. günde kontrol yapılmaktadır. Daha sonra ameliyat yapan doktor kardiyoloji bölümüne sevk ederek bundan sonraki aylık ve senelik kontrolleri burada yapılmaktadır.

Ameliyat Sonrası Beslenme

Ameliyat sonrasında daha az yağlı ve az tuzlu yiyecekler yenmeli. Genellikle haşlama tarzı tavuk, balık ve sebzeler tüketilmelidir. Her çeşit meyve yenilebilir. Şekerden de uzak durulması önemlidir.

Ameliyat Tarihini İzleyen Hafta Beslenme

Ameliyattan önce ve sonra doktor tarafından verilecek diyet listeleri önemlidir. Onları baz olarak beslenilmesi ameliyattan önce ve sonrası için kişinin yaşamında kolaylık sağlayacaktır.

Nekahet Döneminden Sonra Beslenme

Nekahet döneminden sonra yani sağlıklı döneme geçildiğinde yine eski düzene dönülmemesi gerekir. Kişi yemek düzeni yapmalı ve sağlıklı ve lif değeri yüksek besinler tercih etmelidir. Beyaz ekmek yerine yulaflı, kepekli veya çavdar ekmek tüketilmelidir. Şeker hastalığı var ise diyabetik diyet listesine göre beslenmesine devam etmelidir. Bunun yanında bolca su içmeyi de ihmal etmemek gerekir.

Kaçınılması Gereken Besinler

Yağlardan; tereyağı, kuyruk yağı ve margarin gibi ürünlerden kesinlikle tüketilmemesi gerekir. Bunun yanında sakatat (Karaciğer, beyin, böbrek, dil, dalak, işkembe, yürek vb.) gibi besinler, deniz ürünlerinden; karides, midye ve ıstakoz ve peynirlerden de kaşar peynirinin yenmemesi gerekir. Koyun ve kuzu eti, sosis, salam ve pastırma gibi et türlerinden de uzak durmakta fayda vardır. Tatlı olarak da dondurma, ağır şerbetli tatlıların tüketilmesi sakıncalıdır.

Tüketilmesi Gereken Besinler

Balık, tavuk, sebzeler ve meyveler tüketilebilir. Balığı ızgarada veya haşlanarak yenmesi gerekir. Bolca yenebilir. Tavuk da ızgara veya haşlanması gerekiyor, derisinin yenmemesi önemlidir. Sütlü tatlılar, yoğurt, beyaz peynir, yumurta ve kırmızı etin tüketimi az olmalıdır.

Sıvı Tüketim Dengesi

Spor ve egzersiz yaparken mutlaka sıvı tüketimi yapılması gerekiyor. Spor yapılırken 15 dakika da bir dinlenip su tüketilmesi gerekir. Normal gündelik hayattayken de yine su içilmesi ihmal edilmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

Kalp Krizinde Hangi Cerrahi Müdahale Yapılır?

Kalp krizi geçiren kişiye koroner anjiyografi yapılarak tıkanan damar açılır. Stent veya balon ile tıkanan damarlar açılarak hastanın sağlık durumu düzeltilir.

ByPass Ameliyatı, Hangi Tür Vakalarda Uygulanır?

Kalbe ihtiyacı olan kanı koroner arter tarafından getirilir. Bu atardamarda zaman içinde tıkanmalar ve daralmalar meydana gelmektedir. Bu durumda hastaya koroner bypass ameliyatı yapılarak tıkanan damarın yerine yeni damarlar takılmaktadır.

Kalp Ameliyatları Ağrılı mıdır? Ağrılar Ne Zaman Geçer?

Ameliyat yapılırken anestezi uygulanacağından kişi ağrı hissetmez. Yoğun bakımda uyandıktan sonra göğüs üzerinde ağrıları olacaktır. Bunun için doktor tarafından ağrı kesici ilaçlar verilecektir. İlk haftalar atlatıldıktan sonra ağrılar geçecektir.

Kalp Ameliyatı Zor Bir Ameliyat mıdır?

Günümüzde kalp ameliyatları zor değildir. Yeni gelişen teknikler ile artık daha kolay bir şekilde operasyonlar gerçekleştirilmektedir.

Kalp Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Kalp ameliyatı süresi yapılan ameliyata göre (kapak değişimi, bypass vb.) 3 ila 6 saat arasında değişmektedir.

Hayati Risk Taşıyan Vakalarda Prosedür Nasıl İşler?

Durumu acil olan bir hastanın bilinci kapalı bir şekilde hastaneye gelmesi ile hastanın kendisinden izin alınamayacağı için hastanın 1. Dereceden yakını ameliyat için izin vermesi gerekmektedir.

Ameliyat Sonrası İyileşme İçin Psikolojik Durumun Önemi Nedir?

Ameliyat sonrasında kişilerde genel olarak görülen psikolojik bozukluklar olabiliyor. Bu durum iyileşim sürecini de uzatıyor. Hastanın yakınlarının bu durumda sürekli yanında olması önemlidir. Bu yönteminde işe yaramaması halinde psikolojik alması hastanın kendini toparlayabilmesi için kesin bir çözümdür.

Kalp Ameliyatı Sonrası Ne Zaman İşe ve Günlük Hayata Dönebilirim?

Ameliyat sonrasında taburcu olup eve geçilince kişinin yavaş yavaş normal hayata alışması ilerisi için rahat olacaktır. Bu durumda kesinlikle vücudunu yormamalıdır. Günlük işlerini yapabilmek için ilk haftanın geçmesini beklemek önemlidir. Evde geçirilen ilk haftadan sonra ağır işler olmamak kaydı ile günlük yemek yapımı, basit ev işleri gibi gündelik hayata geçilebilir. Yine ofis ortamı gibi bir işte çalışılıyor ise 10 günden sora işe dönülebilir. Kişinin işi ağır ise evde en az 2 hafta dinlenmesi gereklidir.

Kalp Ameliyatı Sonrası İstirahat Raporu Alabilir miyim?

Kalp ameliyatı zorlu bir operasyon olduğu için kişinin vücudu ve psikolojisi de yorgun olacaktır. Bunun için çalışan kişiler doktordan istirahat raporu alabilir.

Doktor Kontrolleri Hangi Aralıklarla Yapılır?

Ameliyat sonrasındaki ilk kontrol 15 gün sonrasındadır. İkinci kontrol ise 30 gün sonrasına verilir. Bu kontroller hastanın durumuna bağlı olarak değişebilmektedir. İlk kontrollerden sonra rutin olarak aylık ve yıllık kontrollere gidilmesi gerekir.

Kalp Ameliyatı Sonrası İz Kalır mı?

Açık kalp ameliyatı göğüs bölgesinden kesik atıldığı için daha sonrasından bir iz kalacaktır. Kapalı kalp ameliyatı ise kişinin koltuk altı bölgesinden yapılmaktadır ve kol kaldırılmadığı sürece oradaki kesi izi belli olmayacaktır. Estetik görünüm açısından kapalı ameliyatlar tercih edilmektedir.

Koltuk altından Yapılan Kalp Ameliyatlarının Avantajları Nelerdir?

Koltuk altından yapılan ameliyatın en büyük avantajları ameliyat süresinin kısa olması ve hastanın daha hızlı iyileşmesidir. Bunun yanında estetik görünümü sayesinde istenmeyen ameliyat izine neden olmamaktadır. Daha az enfeksiyon riski bulunmaktadır ve kanamada az olacaktır. Hasta daha hızlı iyileşeceğinden gündelik hayatında da daha hızlı dönmüş olacaktır.

En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mıdır?

Türkiye’de kalp ameliyatı yapan birçok cerrah bulunmaktadır ve günümüzde ölümle sonuçlanan daha az ameliyat vardır. Bununla birlikte profesyonel doktor vardır demek daha doğru olacaktır. Devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde veya özel hastanelerde birçok iyi doktorlar bulunmaktadır. İyi araştırma yaparak kişi istediği doktora bu konuda başvurmakta özgürdür.

Özel Hastanede mi Devlet Hastanesinde mi Ameliyat Olmalıyım?

Devlet hastanesi veya özel hastane ayrımının en önemli detayı maddi boyutudur. Özel hastanede kalınan her gün ayrı ücrete tabi tutulmaktadır. Devlet hastanelerinde kişinin sağlık güvencesi olduğu sürece tedavisi bitene kadar ücret alınmaz. Bu ayrım için kişinin maddi boyutu etkili olacaktır.

Ameliyat İptal Edilebilir mi? Ertelenebilir mi?

Ameliyat iptal edilmesi veya ertelenmesi hastaya bağlı bir olaydır. Kalp rahatsızlığı ciddi bir hastalık olduğundan iptal edilmesi veya ertelenmesi kişinin sağlığı açısından iyi sonuçlar doğurmayacaktır.

Ameliyat Olanlarla Konuşmak Faydalı mıdır?

Ameliyat olan kişilerden bilgi almak faydalı olacaktır ama ameliyatın detayı hakkında bilgi almak kişi için doğru bir bilgi olmayacaktır. Çünkü herkesin sağlık sorunu, oluşabilecek komplikasyonları farklıdır.

İlgili Organİlgili Bölümİlgili Hastalık
Kalp Ritim Bozukluğu
İlgili Tedaviler
Kalp Hastalığı TedavisiAterosklerotik Kalp Tedavisi