Kalın Bağırsak Ameliyatı


Kalın Bağırsak Ameliyatı

Kalın bağırsak yani diğer bir deyişle kolon, insanın sindirim sisteminde ki alt parçadır. Sindirim ve boşaltım sisteminin sağlığı açısından kalın bağırsakların önemi çok büyüktür. Kalın bağırsak ameliyatı ile de amaçlanan bu önemli organı ve zarar görmesi durumunda ortaya çıkabilecek komplikasyonları ortadan kaldırmaktır. Bu ameliyat, kalın bağırsakta durdurulamayan kanamaların meydana gelmesi, crohn hastalığı, bağırsakta tıkanıklık, ulseratif kolit, divertikülit ve en önemlisi de gelişebilecek bir kanseri önleme ve mümkünse mevcut kanser durumunun tedavisi için yapılabilmektedir. Kalın bağırsak ameliyatının çeşitleri ve yapılış şekilleri mevcuttur. Yapılış şekilleri kapalı ve açık olmak üzere ikiye ayrılırken çeşitleri daha fazladır ve hastalığın durumuna veya tipine göre değişiklik gösterebilmektedir. Ameliyat tipleri ise; total kolektomi, parsiyal kolektomi, hemikolektomi ve protokolektomi şeklindedir. Her biri farklı durumlar için kullanılan yöntemlerdir. Örneğin, hastalık tüm kalın bağırsağı çıkarmayı gerektiriyor ise total kolektomi yöntemi ile ameliyat yapılmaktadır. Yani yöntem, hastalığın gereklerine ve bağırsağın durumuna göre doktorlar tarafından seçilmektedir.

Bağırsak Kanseri Ameliyatı Hazırlık

Kanser, en net tanımı ile, vücudun belirli yerlerinde görülen kötü huylu olarak tanımlayabileceğimiz kitlelerdir. Kanserin bildiğimiz birçok çeşidi mevcuttur. Bunlardan birisi de bağırsak kanseridir. Bağırsak kanseri bazı durumlarda ameliyat ile tedavi edilebilmektedir. Bağırsak kanseri teşhisi konulmasının ardından ameliyat yapılıp yapılamayacağını belirleyene kadar geçen süreye de hazırlık aşaması diyebiliriz. Bu hazırlık aşaması kanser belirtileri, risk faktörleri, teşhis, alınacak önlemler, ameliyat ve tedavi yöntemleri gibi hususları kapsamaktadır.

Bağırsak Kanseri ve Belirtileri

Bağırsak yani kolon kanseri günümüzde dünyada en sık görülen kanser tipidir. Ülkemizde de durum aynıdır. Sağlık Bakanlığı istatistiklerine bakarak söyleyebiliriz ki, ülkemizde en sık görülen beş kanser tipinden biri kolon (bağırsak) kanseridir. Kolon (bağırsak) kanserinin her yaşta görülme riski vardır. Ancak en sık 50 yaş ve üstü kişilerde görülmektedir. Her yirmi kişiden birinde görülebilen kolon kanserine cinsiyet bazında bakarsak, kadınlar açısından ikinci, erkekler açısından da üçüncü sırada yer almaktadır. Kolon (bağırsak) kanserinin bazı belirtileri vardır. Kolon kanserinde, kanseri tedavi edebilmek adına başarılı bir sonuç alabilmek için en önemli konu erken teşhistir. Bu sebeple kolon kanseri belirtileri arasında sayılan durumlardan herhangi birine uzun süreli maruz kalınması halinde derhal bir doktora başvurmak çok önemlidir. Erken teşhis ile tedavi süreci sonunda hastalıktan tamamen kurtulmak mümkün olacaktır. Bahsi geçen ve dikkat edilmesi gereken kolon kanserinin belirtileri, başlıklar halinde, aşağıda bahsedildiği gibidir.

Dışkıda Kan

Kolon kanserinin en önemli belirtilerini dışkıda görmek mümkündür. Genellikle anüste ve dışkıda kana rastlanmaktadır. Kan hem anüste hem de dışkı da görülebilir. Bunun dışında dışkıda kan ile beraber yumurta akına benzer iltihabi akıntılar da meydana gelebilmektedir. Bu şekilde bir durumla karşı karşıya kalındığında tedbirli olmak ve bunlardan herhangi biri fark edildiği anda derhal doktora başvurmak erken tanı için büyük önem taşır.

Kilo Kaybı

Birçok kanser için ortak bir belirti olan kilo kaybı kolon kanseri hastalarında da sıkça görülmektedir. Eğer kanser gelişme evresinde ishal, iştahsızlık ve halsizlik gibi durumlara yol açmış ise, aynı anda hastanın belirgin bir kilo kaybı yaşanmasına da sebep olacaktır. Böyle bir durumun gözlemlenmesi halinde derhal bir doktora başvurulmalıdır.

Bulantı ve Kusma

En önemli belirtilerden biri de midede meydana gelen hareketlenmelerdir. Genellikle mide ağrıları ve mide de şişlik görülebilmektedir. Bunlar da bazı hastalarda bulantı ve kusma gibi durumları meydana getirebilir. Ayrıca bulantı ve kusma, iştahsızlık veya ishal gibi sebeplerle de tetiklenebilen durumlardır. Bu tür durumlarda sebebini öğrenmek için doktora başvurulması en doğrusu olacaktır.

Normalde Olduğundan Daha İnce Dışkılama

Kolon kanseri belirtilerinden biriside dışkılama da meydana gelen değişimlerdir. Genellikle bu belirtiler, dışkılama güçlüğü, ağrılı dışkılama ve her zaman normal bir şekilde olan dışkının incelmesi gibi durumlar olarak seyredilir. Bunlardan herhangi birine rastlanması durumunda kanser ihtimali göz önüne alınarak erken teşhis açısından derhal bir doktora başvurulması gerekmektedir.

İshal veya Kabızlık

Kolon kanseri belirtileri arasında dışkılamada meydana gelen değişimler de vardır demiştik. Bu belirti büyük önem arz eder. Dikkat edilmesi gerekir. Bu değişimler arasında ishal veya kabızlık da olabilir. Başlarda hastada ishal durumu görülse de bağırsağın daha ince olan bölümlerinde tümörün büyüyerek daralmaya sebep olması nedeniyle sonrasında kabızlık görülmeye başlar. Eğer kişi kendinde uzun süreli ishal ya da kabızlık hali görüyor ise derhal doktora başvurması iyi olacaktır.

Bağırsak Alışkanlıklarında Değişme

Bağırsak alışkanlıklarında değişme, dışkılama alışkanlıklarının değişmesi, ishal, kabızlık, dışkıda kan görülmesi, tuvalete çıkma konusunda değişimler, ağrı ve şişkinlikler gibi birçok durumu içine alabilen bir belirtidir. Eğer bunlardan herhangi biri ile karşı karşıya kalınmışsa derhal doktora başvurulması gerekmektedir.

Sürekli Halsizlik

Bağırsağın ilk kısmı son kısmına oranla daha kalındır. Sonlara doğru bağırsak incelmeye başlar. Bu nedenle bağırsağın ilk kısmında büyüyen tümör kendini ele vermeden de ilerleyip büyüyebilir. Gizli kanamalara yani dışkılama da fark edilemeyecek şekilde kanamalara sebep olacağında özellikle ileri yaşlardaki hastalarda, demir eksikliği ve kansızlık gibi durumların meydana gelmesine yol açar. Bu kansızlık, demir eksikliği, ishal, bulantı, ağrı ve şişkinlik gibi durumlar da hastalarda sürekli olarak halsizlik meydana getirebilir.

Bağırsak Kanseri Türleri

Bağırsaklar, kalın bağırsak ve ince bağırsak olarak iki bölüme ayrılmaktadır. Bu nedenle bağırsak kanserinin de iki türü mevcuttur. Bunlardan biri ince bağırsak diğeri ise kalın bağırsak kanseridir.

İnce Bağırsak Kanseri

İnce bağırsakta tümör oluşumu oldukça nadir görülen bir durumdur. İnce bağırsak kanseri de bu nedenle bağırsaklar için sık rastlanan bir kanser türü değildir. Sindirim sisteminin yüzey alanının %90’ını ve uzunluğunu ise %75’ini ince bağırsak oluştursa da sindirim sisteminde saptanan tümörlerin sadece %1’i ince bağırsakta ortaya çıkmaktadır. İnce bağırsak kanseri ortalama 55 yaş ve üstü kişilerde görülmektedir. Crohn hastalığı, familyal polipozis, gardner sendromu gibi genetik hastalıklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde bu kanser oluşumu daha sık görülebilmektedir. Bazen hastalar da kansere dair hiçbir belirti ortaya çıkmayabilir. Görülen belirtiler de kanser hastası olamayan kişilerde bile görülebilen türde genel belirtilerdir. Genel anlamda bakıldığında bu belirtiler, sırta vuran ve aralıklı şekilde gelen kramp benzeri ağrılar, iştahsızlık, hızlı kilo kaybı, bağırsak tıkanıklığı ve gaitada kanama şeklinde seyredilir. Bu belirtilerden herhangi biri ile karşılaşıldığında her ihtimale karşı bir doktor kontrolü şart olacaktır. Belirtilerin sadece ince bağırsak kanserine özgü belirtiler olmaması teşhiste gecikmelere neden olabilmektedir. Hastaların en çok yarısına ameliyattan önce bir teşhis ya da tanı koyulabilmektedir. Hastalığı erkenden teşhis edebilmek için öncelikle bu belirtilerden herhangi birine maruz kalındığında derhal doktora başvurmak önem taşır. Ardından doktor bazı tetkikler ve testler yapacaktır. Bunlar ilaçlı filmler, anjiografi ve bilgisayarlı görüntüleme (tomografi) gibi tetkiklerdir. Bu şekilde ince bağırsak taranır, varlığı halinde tümöre ait kitle görüntülenebilir ve ilaçlı film ile de ilaçla dolmayan boşluklar tespit edilerek incelenir. Tümör tespit edildikten sonra ise önemli olan iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğudur. Tümör iyi huylu ise bağırsakta sadece tümörün bulunduğu bölüm ameliyat ile çıkarılıp tedavi edilebilmektedir. Ancak tümör kötü huylu ise bölgesel lenf bezleri ile birlikte ince bağırsağın büyük bir bölgesinin çıkarılması gerekecektir.

Kalın Bağırsak Kanseri

Kalın bağırsak, sindirim sisteminin alt parçasını oluşturur. Kalın bağırsak ise kolon ve rektum denen bölümlerden oluşur. Kolon ve rektum yani kalın bağırsak kanseri en sık görülen kanserler arasındadır. En çok 50 yaş üstü kişilerde meydana geldiği gözlemlenmektedir. Ancak her yaştan insan bu konuda risk altında olabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde kesinlikle kalın bağırsak kanseri görülmez demek mümkün değildir.

Risk Faktörleri

Kolon kanserinin birçok farklı sebebi olabilir. Ancak en çok bilinen sebep ve risk faktörleri yaş, polip oluşumu, sigara kullanımı, yaşam tarzı, beslenme alışkanlığı, çevresel ve genetik faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Genetik Faktörler

Belli genlerde meydana gelen değişiklikler kalın bağırsak kanseri riskini artırmaktadır. Değişmiş genli hastaların birçoğunda (%75’lik bir kısım da denilebilir) kalın bağırsak kanseri gelişebilmektedir. Hastanın ailesinde daha önce bağırsak kanseri geçirmiş olan varsa ya da hasta kendisi daha önce bağırsak kanseri geçirmiş ise bu durumlar da kalın bağırsak kanserinin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Polipler de bu genetik faktörlerin içerisine dahildir.

Polip Oluşumu

Kalın bağırsak kanserinin ortaya çıkmasında sigara kullanımı, kilo, yaş gibi diğer faktörler kadar polip oluşumu da etkili olabilmektedir. Kolon taraması esnasında fark edilen polipler daha fazla ilerlemeden alınırsa hastalığın önüne geçilebilmesi mümkün hale gelir. Özellikle kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri olması durumunda dikkatli olması gerekir. Bu kanserler, kolon kanserini de tetikleyebilmektedir. Bu iki kanserden birinin mevcut olduğu kişilerde yaşı kaç olursa olsun kolon kanseri için tarama yapılması gereklidir. Polipler ise, genellikle durum kansere dönüşmeden belirtilerini göstermez. Poliplerin genellikle çok küçük bir kısmı kansere dönüşmektedir. Fakat kanserlerin büyük bir çoğunluğu da polipler nedeniyle meydana gelmektedir. Bu nedenle de dikkatli olmak önemlidir. Ayrıca poliplerin oluşma riski yaş ile birlikte artmaktadır. 50 yaş civarında polip oluşumu %25 iken, 70 yaş ve üstünde bu sayı %50’lere çıkmaktadır. Polipler genellikle kendi kendine geçmezler. Genetik bir yapıya sahiptir. Yani daha önce ailesinde polip saptanan, kolon kanseri vakaları olan hastalar daha fazla risk altındadırlar. Polipler oluştuklarında yaklaşık bir santim civarındadırlar. Eğer boyutu iki santime ulaşır veya geçerse risk oluşturur ve derhal alınması gerekir. Belirtileri hemoroid gibi hastalıklar ile benzerlik gösterdiğinden hastaları ve doktorları yanıltabilir. Bu nedenle anlaşılması biraz zaman alacağı için erkenden tanı koymak mümkün olmayabilir. Özellikle ileri yaşlardaki hastalarda, makat bölgesinde kanama, şiddetli ağrı, bağırsak tıkanıklığı ve kilo kaybı gibi belirtiler gözlemlendiğinde, bağırsak kanseri riski olup olmadığı iyice araştırılmalıdır.

Bağırsak İltihapları

Bağırsak iltihaplarının temelde iki çeşidi vardır. Biri ağızdan anüse kadar olan bir veya birkaç bölgede aralıklarla oraya çıkan iltihaplar yani Crohn hastalığıdır. Diğeri ise enfeksiyona bağlı olarak kalın bağırsak mukozasında oluşan iltihap olan ülseratif kolittir. En önemlisi ise Crohn hastalığıdır. Uzun süren kronik bir rahatsızlık olmasına karşın tedavisi mümkündür. Ancak böyle durumlarda kanser riski arttığından kolon kanseri oluşumuna dair taramalar sıklaştırılmalıdır.

Yaş

Daha önce de belirttiğimiz gibi bağırsak kanseri her yaştan için var olan bir risktir. Ancak çoğunlukla da 50 yaş üstü kişilerde görülmektedir. Yaş ilerledikçe kolon kanseri riski de artar. Hatta 60 yaşı geçkin kişilerde kolon kanseri olma olasılığı 40 yaş ve altı kişilere göre yaklaşık olarak on kat daha fazladır diyebiliriz. Bu nedenle belirtilerden en az birine rastlasa dahi hasta 50 ve üstü bir yaşta ise, kolon kanseri için bir tarama yaptırmalıdır.

Sigara Kullanımı

Sigara kullanımının hiçbir yararlı tarafı olmadığı gibi zararı da çok fazladır. Kolon kanseri riskini artıran etkenlerden birisi de sigara kullanımıdır. Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki kolon kanseri ile sigara kullanımı arasında kesinlikle bir ilişki var.

Kötü Beslenme

Dengeli ve doğru beslenme, her yaştan insan için büyük önem taşıdığı gibi her türlü hastalığa karşı da bir önlemdir. Örneğin; fast food ürünlerin sıkça tüketildiği ABD ve Avrupa’da obezite de hat safhadadır. Obezite de birçok hastalığı tetiklediği gibi kolon kanserini de tetiklemektedir. Ayrıca posasız gıda tüketimi, kişi de kabızlığı artırır. Bu da dışkının uzun bir süre bağırsak içerisine kalmasına sebep olacağından zamanla kanserleşmesinin de önünü açar. Kızartmalar, mangal türü yiyecekler, sürekli kırmızı et ile beslenme, şarküteri ürünleri ve salamuraların kabızlığa neden olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bu gıdaları tüketirken ölçülü ve dikkatli olmak gerekmektedir. Bu yiyeceklerin aksine, tahıl bakımından zengin ve lifli gıdaların, tavuğun ve meyve sebze tüketiminin de kolon kanseri riskini azalttığı gözlemlenmektedir.

Bağırsak Kanserine Karşı Önlemler

Bağırsak kanserinin her yirmi kişiden birinde görülme olasılığı vardır. Buda genele bakıldığında yüksek bir ihtimaldir. Özellikle de çoğunlukla genetik sebeplerle ortaya çıkan bu bağırsak kanserine yakalanmamak veya önüne geçebilmek için alınması gereken bazı önlemler ve dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu hususlar aşağıda bahsedildiği gibidir.

Düzenli Beslenme

Düzenli ve sağlıklı beslenmenin birçok konuda faydasını görmek mümkündür. Bağırsak kanserinin önüne geçilmesinde de sağlıklı beslenme büyük rol oynar. Özellikle de meyve, sebze, baklagiller, tahıl bakımından zengin ve lifli gıdalar tüketmek bağırsak sağlığı açısından önemlidir. Kırmızı et ve alkol de riski artıran yiyecek ve içeceklerdendir. Bu nedenle bunların ölçülü şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Ayrıca kilo da riski artırdığı için kilo aldıran yağ oranı yüksek besinlerden de kaçınmak yani kilo almaktan kaçınmak da alınabilecek önlemler arasındadır.

Düzenli Egzersiz

Düzenli egzersiz de sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Ayrıca düzenli egzersiz, birçok hastalığın ve diğer kanser türlerinin de önüne geçebilmek açısından önem taşır. Bağırsak kanserinin önüne geçebilmek adına da düzenli egzersiz yapmak önemlidir. Ancak kişi egzersiz programını oluştururken bir doktora danışmalıdır. Kişiye özel bir egzersiz programı yapılması her zaman daha iyi şekilde sonuç verecektir. Genellikle haftanın 5 günü 30 dakika süreli yapılan bir egzersiz programı oluşturulmaktadır. Bazen bu sürenin 45 dakikaya ya da 1 saate çıkarılması da daha faydalı olabilmektedir.

İltihap Önleyici Kullanma

Yapılan araştırmalarla steroid yapıda olmayan aspirin vb. iltihap önleyici ilaçların kolon ve rektum kanseri (kalın ve ince bağırsak kanseri) riskini azalttığı belirlenmiştir. Düzenli şekilde kullanımı halinde fayda görmek mümkündür. Ancak bu ilaçların potansiyel bir kanser riski söz konusu ise doktorunuzun kontrolünde kullanılması oluşabilecek, mide kanaması, gibi zararların önüne geçmenizi sağlar.

Kalsiyum

Bariz bir önleme etkisi olmasa da kolon kanseri için fayda sağladığı söylenebilir. Günlük 1200 mg kalsiyum alınması kolorektal adenom ve ilerlemiş adenom formlarında azalmalar olmasını sağlamaktadır. Bu azalmalar, kolorektal adenomlarda %20 ve ilerlemiş adenomlarda ise %45 kadardır.

D Vitamini

D vitamini, yağda çözünen bir vitamin çeşididir. Çoğunu güneşten alabileceğimiz gibi, mısır gevreği, ton balığı, uskumru, somon gibi balık çeşitleri içeren diyet gıdalarda da D vitamini mevcuttur. D vitamini, diğer kanserlerde olduğu gibi kolon kanserinde de önemli bir önleyici etkendir.

Prekanseröz Polip Tarama ve Tedavisi

Bu tarama önleyici bir etken değil de kanserin önüne geçebilmek amacı ile erken teşhisi kolaylaştıracak bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok kanser çeşidinde olduğu gibi kolon kanseri için de tarama testlerinin yapılması erken teşhis ile gerçekleştirilebilecek başarılı bir tedavi süreci için önemlidir. Prekanseröz polip taraması ile de kanserin gelişiminin önüne geçebilir. Tarama ile tespit edilen polipler alınarak daha sonra gelişebilecek bir kanser oluşumunun da önüne geçilmesi mümkündür.

Koruyucu Cerrahi Müdahale

Bu tür bir müdahale genellikle kolorektal kanser riski yüksek olan hastalara tavsiye edilmekte veya uygulanmaktadır. Bu cerrahi müdahale ile kanser oluşumu görülmeden önce kolon, rektum veya ilgili diğer bir organ ya da organlar alınır. Ancak böylesi bir müdahale ancak çok büyük kanser riski taşıyan hastalar için uygulanmaktadır. Bu kararı vermeden önce doktorunuzla görüşmek, faydaları ve yan etkileri ile ilgili bilgi almak gerekmektedir. Daha sonra gerekirse ameliyata karar verilir.

Bağırsak Kanseri Teşhisi

Erken teşhis kanser tedavisinde büyük önem taşır. Bu nedenle teşhis aşaması kanser açısından önemli bir evredir. Erken teşhisin, bağırsak kanserinden korunmanın ve ilerlemesinin önüne geçmenin en etkili yolu düzenli yapılan taramalar ve endoskopik incelemelerdir.

Kolonoskopi

Kanser için yapılması gereken endoskopik testlerin başında kolonoskopi gelmektedir. Kolonoskopi, hem mevcut olan tümörü hem de henüz tümör haline gelmemiş olan polip ve benzeri oluşumları tespit edip kanserin önüne geçebilmek açısından yapılabilecek önemli bir testtir. 50 yaş ve üzeri kişilerin, özellikle de aile ve sağlık geçmişinde kanser hikayesi mevcutsa 2 ila 5 yıl aralıklarla kolonoskopik incelemeden geçmesi tavsiye edilmektedir. Günümüzde kolonoskopi işlemi için yapılan hazırlıklar ve işlemin uygulanması hasta açısından daha iyi, kolay ve konforlu hale getirilmiştir.

Kolonoskopi Öncesi Yapılması Gerekenler

Kolonoskopi testinin kolay ve rahat bir şekilde yapılması açısından, teste girmeden öncesinde hastanın dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır.

Sıvı Gıdalar Tüketme

Hastanın kolonoskopiden bir gün diyete başlaması gerekmektedir. Hatta işlemden 6 saat kadar bir süre önce yeme içme tamamen kesilmelidir. Bunun dışında kalan sürede testten hemen önce sadece sıvı gıdalar tüketmesi önemlidir. Çorbalar dahil olmak üzere yenilip içilecek her şey tanesiz ve sıvı olmalıdır.

Kahve ve Çay Gibi İçecekler Tüketmeme

Çay ve kahve gibi içeceklerin de kolonoskopiden hemen önce tüketilmemesi gerekmektedir. Genellikle çay, kahve, kola vb. içecekler kişide gaz ve kabızlık gibi sıkıntılı durumlar oluşmasına sebep olabilir. Özellikle kafein vücudu susuz bırakır. Bu nedenle de bağırsak hareketlerinde yavaşlamalar olmasına neden olur.

Lavman Kiti Kullanma

Kolonoskopi işlemi öncesinde kolonun tamamen boşalmış olması önemlidir. Bunun için kullanılan yöntemlerden biri de lavmandır. Bu nedenle doktorun tavsiye ettiği şekilde bir lavman kiti alınıp işlem öncesinde kullanılmalıdır.

Müshil Alımı

Doktor, kolonoskopi işlemi öncesinde, sıvı ya da tablet şeklinde bir müshil almanızı tavsiye edebilir. Burada da amaç lavman ile hemen hemen aynıdır. Bu da yine kolonoskopi sırasında bağırsakların boş olmasını sağlamak açısından istenir. Hem hastanın hem de doktorun işi bu şekilde daha kolay bir hale gelir.

Anjiografi

Vücudun herhangi bir bölgesinde bulunan damarların gözlemlenebilmesi için yapılan bir çeşit ilaçlı görüntüleme işlemidir. Damar içerisine onları görüntülemek için kontrast madde yani ilaç verilerek, özel cihazlar yardımı ile damarların görüntülenmesi sağlanır. Elde edilen filmlere DSA adı verilir. Anjiografi bazı hastalıklar için tedavi amaçlı da kullanılabilmektedir. Bağırsaklarda ise anjiografi teşhis için kullanılmaktadır. Anjiografi sayesinde, bağırsak içerisindeki damarlar görüntülenebilir. Elde edilen görüntüler, bağırsak damarlarında anormal ya da kanseri tetikleyecek herhangi bir durum olup olmadığını kavrayabilmek açısından önem arz etmektedir.

İnce Bağırsak Kontrast İlaçlı Filmleri

Bu tetkik anjiografi ile benzer. Bağırsaklara makattan ilaç yani kontrast madde verilerek yapılır. İnce bağırsakta ilaç ile dolmayan bölgeler saptanır. İnce bağırsaklarda herhangi bir anormal durum olup olmadığını kontrol amaçlı kullanılan bir görüntüleme yöntemidir.

Dışkıda Gizli Kan İncelemesi

Bazen belirtilerden biri olan kanamalar gözle görülür şekilde olmaz. Sadece ağrı veya şişkinlik hissedilir. Bu şikayetler doğrultusunda doktora başvuran hastadan gaita testi istenebilir. Az miktarda dışkı alınarak inceleme yapılır. Dışkıda kana rastlanıp rastlanmayacağına bakılır.

Radyolojik Tetkikler

Radyolojik tetkikler de teşhis için önemlidir. Bu tetkiklerde çift kontrastlı kolon grafisi, bilgisayarlı görüntülüme yani tomografi gibi işlemler yapılmaktadır.

Laboratuvar Tetkikleri

Diğer bir tetkik çeşidi de laboratuvar tetkikleridir. Bunlar tam kan sayımı ve biyokimyasal tetkiklerdir. Bunlar arasından karsinoembriyonik antijen kalın bağırsak kanserinde, kanda yükseldiği görülen ve bu nedenle tanıya yardımcı olan bir proteindir.

Endoskopik Tetkikler

Endoskopik tetkikler ise kesin tanı için yapılır. Bunlar genellikle rektoskopi, kolonoskopi, sigmoidoskopi ve biyopsi gibi tetkiklerdir. Görülen kitleden parça alınarak uzman bir patolog tarafından incelemesi yapılarak tanı koyulur.

Tedavi Yöntemleri

Bağırsak kanserinde, polipler erken teşhis edilir ve alınır ise herhangi bir müdahale gerektirmez. Sadece hasta yakın takibe alınır. Sürekli olarak kontrolleri yapılır. Ancak polipler kanser evresinde yani ileri bir aşamada ise farklı tedavi yöntemlerinin uygulanmasını gerektirecektir.

Kemoterapi

Kemoterapinin kansere ve evrelerine göre çeşitleri olabilmektedir. Kanser hücrelerini öldürmek ve çoğalmalarına engel olmak için kemoterapi ilaçlarının toplar damar aracılığıyla uygulandığı yönteme sistematik kemoterapi yöntemi denmektedir. Bunun dışında, direkt olarak bir organa ya da bir vücut boşluğuna da kemoterapi uygulanabilir. Bu tür kemoterapi uygulamalarına da bölgesel kemoterapi adı verilmektedir. Genellikle ikinci veya üçüncü evresinde olan kanserlere de ameliyat sonrası uygulanan bir kemoterapi yöntemi olan adjuvan kemoterapi uygulanır. Bağırsak kanserlerinde de ikinci evre ve üçüncü evre ise bu kemoterapi yöntemi tercih edilir. Artık metastaz olmuş ve dördüncü evreye ulaşmış olan kalın bağırsak kanserlerinde ise neoadjuvan kemoterapi uygulanır. Bu kemoterapi yöntemi ise ameliyattan önce tümörün boyutunu küçültmek ve cerrahi yöntemin başarılı sonuç vermesi olasılığını artırmak amacı ile uygulanmaktadır. Kalın bağırsak kanserlerinde genellikle FOLFOX, CapeOX, FOLFİRİ protokolleri tercih edilir. Kalın bağırsak kanserinde kemoterapi, yaklaşık olarak altı ay boyunca iki haftalık aralarla uygulanmaktadır. Kemoterapi için kullanılan ilaçlar genellikle iki ya da daha fazla ilacın karıştırılması ile elde edilmektedir. Kemoterapi ilaçları hastalarda bazı etkilere neden olabilmektedir. Deride soyulma, bulantı, kusma, iştahsızlık, ishal, ağızda çıkan yaralar, gün ışığına karşı hassasiyet, eklemlerde ağrılar, morluklar ve enfeksiyona yatkınlık gibi yan etkileri gözlemlenebilmektedir. Bu yan etkilerle karşılaşıldığında doktora bunların bildirilmesi gerekmektedir.

Fiyatları

Kemoterapi fiyatları; kanser çeşidine, kanserin durumuna, uygulama için kullanılacak ilaçlara, hastanenin bulunduğu bölgeye, şehre hatta tedaviyi uygulayacak olan doktora göre bile değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin; küçük şehirlerde kemoterapi tedavisi için 300-400 TL gibi rakamlar veriliyorsa, büyük şehirlerde bu rakam 2-3 katı artmaktadır.

Radyoterapi

Radyoterapi ile kanser tedavisi, kanserli hücrelere uygulanan yüksek miktarda radyasyon ile bu hücreleri parçalayarak bölünüp çoğalmalarının önüne geçmeyi hedefler. Ancak bağırsak kanserinde radyoterapi daha farklı bir şekilde kullanılır. Kalın bağırsak tedavisinde radyoterapi işlemini, x-ışınları gibi güçlü ve yüksek enerjiye sahip bazı ışınlar aracılığı ile ameliyat sonrasında geriye kalan kolon kanserine ait hücrelerin öldürülmesi amacıyla kullanılmaktadır. Bu işlem dışında radyoterapi tedavisi, ameliyat öncesinde de tümörün çapını küçültmek ve ameliyatı kolay hale getirmek için de uygulanabilmektedir. Ayrıca, kalın ve ince bağırsak kanseri semptomlarını yok etme işlemi için de radyoterapi tedavisi uygulanabilir. Radyoterapi genellikle ilk evre kolon kanserinde kullanılmaz. İnce bağırsak kanserinde eğer tümör rektum duvarının içerisinde ise veya yakın lenf nodüllerine de sirayet etmişse radyoterapi tercih edilen yöntem olacaktır. Rektum çevresinde yapılan ameliyattan sonra herhangi bir kanserli hücre kalmaması veya hastalığın tekrarlamaması için kemoterapi ile birlikte radyoterapi tedavisi de uygulanır.

Fiyatları

Radyoterapi tedavisinin fiyatları, hastalığın derecesine, durumuna göre ya da hastaneye, hastanenin bulunduğu bölgeye ve bu işlemi gerçekleştirecek olan doktora göre değişiklik gösterebilmektedir. Fiyat bilgisinin bizzat işlemin yapılacağı hastaneden ya da klinikten alınması gerekmektedir.

Genel Cerrahi

Kalın bağırsak kanseri için en sık tercih edilen tedavi yöntemi, lenf bezleri ve tümörü çıkarmaya yönelik yapılan cerrahi işlemdir. Bu ameliyatın açık cerrahi, robotik cerrahi ve laparoskopik cerrahi olmak üzere çeşitleri mevcuttur. Hastaya bu cerrahi müdahalelerden biri uygulanır. Bu ameliyatlar genel cerrahi uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Ameliyat öncesinde bağırsak hazırlığı yapılır ve bağırsak içini tamamen temizleyecek ilaçlar kullanılır. Ayrıca enfeksiyondan korunması için antibiyotik tedavi; bağırsak kanseri hastalarında çoğunlukla rastlanan kanda pıhtılaşmayı önlemek için ise kan sulandırıcı ilaç tedavisi uygulanır.

Laparoskopik Yöntem

Laparoskopik yöntem ameliyathane koşullarında uygulanması gereken bir işlemdir. Laparoskopik cerrahi yönteminde, küçük deliklerden kalın bağırsak kanserinin alınması ve farklı bir bölgeden daha büyük bir kesi yardımı ile tümörün deriye temas ettirilmeden çıkarılması işlemleri uygulanır. Operasyon bir saat kadar sürebilmektedir. Duruma göre bu süre değişiklik gösterir. Ayrıca daha az ağrı ve sıkıntı yaşanacağından ve aynı gün gündelik yaşama dönülebileceğinden ötürü de tedavi açısından avantajlı bir işlemdir. Ameliyatın seyrine göre, doktor rektum ile kalın bağırsağın uçlarını birleştirebilir ya da kalın bağırsağı geçici veya sürekli olarak karın bölgesine dikebilir. Bağırsağın dışa alınması işlemidir. Buna stoma ya da kolostomi adı verilir.

Fiyatları

Bu tedavi için uzman bir doktorun operasyonu gerçekleştirmesi gerekir. Ameliyatın fiyatları da doktorun deneyimine, hastanenin bulunduğu bölgeye ve fiyat politikasına göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle ortalama bir fiyat bilgisi vermek mümkün değildir. Tedavinin yaptırılacağı sağlık kuruluşundan fiyat hakkında bilgi alınması en doğrusu olacaktır.

Kalın Bağırsak Ameliyatı Öncesi

Kalın bağırsak ameliyatı öncesinde, yapılması gerekenler vardır. Bunlar cerrahın hastayı bilgilendirmesi, ameliyat hazırlığı, testler ve tetkikler gibi hususlardır. Bu hususlardan detaylı şekilde aşağıda bahsedilmiştir.

Cerrahın Hastayı Bilgilendirmesi

Ameliyat öncesi yapılması gerekenlerin başında cerrahın hastayı bilgilendirmesi gelir. Hasta yapılacak işlemle ilgili her türlü durumu bilmeli, kabul etmeli ve hazırlıklı olmalıdır. Riskler, yan etkiler ve ameliyat sonrası hakkında detaylı bilgi verilmeli, varsa alternatif tedavi yöntemlerinden bahsedilmeli veya yapılması gerekli ise ameliyatın hasta için faydaları hastaya doğru ve anlaşılır bir şekilde izah edilmelidir.

Hasta Durumu

Öncelikle hastaya, konulan tanı ve bunun sebepleri açıklanmalıdır. Hastalığın ve hastanın bulunduğu durum hakkında bilgi verilmelidir. Hasta hastalığı ve hastalığının geldiği nokta ile ilgili gerekli bilgiye sahip olmalıdır. Ardından da hastaya yapılması gerekenler ya da tedavi yöntemi ile ilgili bilgi verilebilir.

Ameliyat Yöntemleri

Hastaya teşhis konulduktan sonra yapılması gereken ameliyat ise bu karar hasta ile paylaşılır. Ameliyatın hangi yöntem ile yapılacağı belirlenir. Hastaya, seçilen ameliyat yöntemi hakkında gerekli bilgi verilir.

Cerrahi Girişimin Detayları

Seçilen yöntem ile ilgili detaylar hasta ile paylaşılmalıdır. Ameliyat öncesi hazırlıklar, ameliyatın yapılışı ve ameliyat anı ile ilgili bilmesi gereken her şey hastaya anlatılır. Örneğin, kapalı laparoskopik ameliyat ile ilgili bu cerrahi girişimin nasıl yapılacağı, hangi anestezi türünün kullanılacağı, hastanın ameliyat esnasındaki durumunun ne olacağı gibi bilgiler verilir.

Ameliyatın Riskleri

Hastaya verilmesi gereken bilgilerden birisi de ameliyat sonrası gelişebilecek riskler ve komplikasyonların olabileceğidir. Hangi durumlarda beklemeden doktora başvurulmalıdır, hangi durumlar ameliyat sonrası olağan etkilerdir bunlar hasta ile detaylı bir şekilde paylaşılmalıdır. Herhangi bir problem yaşadığında hasta ne yapacağı hakkında bilinçli olmalıdır.

Ameliyatın Faydaları

Ameliyat öncesinde hastaya, yapılacak olan ameliyatın ne gibi faydalar sağlayacağı hakkında gerekli bilgi verilmelidir. Hastanın bu ameliyatı neden yaptırması gerektiği, yaptırmazsa neler olabileceği, bu ameliyat ile neyin veya nelerin önüne geçilmesinin amaçlandığı hastaya anlatılmalıdır.

Alternatif Tedavi Yöntemleri

Eğer hasta ameliyat edilmek zorunda değilse yani ameliyata karşılık başka herhangi bir tedavi ile amaçlanan sonuç alınabiliyorsa hastaya bu durum bildirilmeli ve bu konudaki düşüncesine göre seçim yapılmalıdır.

Ameliyatın Yan Etkileri

Her ameliyat sonrasında olduğu gibi kalın bağırsak ameliyatı sonrasında da bazı yan etkiler gözlemlenebilir. Bunlar ilerlediğinde risk ve komplikasyonları meydana getirir. Bu nedenle bu yan etkiler hakkında hastaya bilgi verilmeli ve nasıl korunabileceği açıklanmalıdır.

Cerrahi Hazırlık

Hasta ameliyat olmayı kabul ettikten sonra doktorun da belirli konular da hazırlıklar yapması ve bilgi alması gerekecektir.

Tetkikler ve Testler

Hasta ameliyat olmadan önce doktor, hastanın genel sağlık durumunu öğrenmek ve sağlık durumunun ameliyata girmek için uygun durumda olup olmadığını görebilmek adına bazı tahliller, testler ve tetkikler yapmalıdır.

Kan Testleri

Öncelikle hastanın kan değerlerine bakılması ve kan sayımının yapılması için kan testleri uygulanır. Ameliyata engel olabilecek herhangi bir problem olup olmadığına bakılır. Kansızlık görüldü ise ameliyattan önce bu durumun düzeltilebilmesi için hastaya bazı kan ilaçları verilir.

İdrar Testleri

Genellikle tüm cerrahi ameliyatlar öncesinde yapılan bir testtir. Yapılan idrar testi ile hastanın genel sağlık durumuna ait bilgilere ulaşılabilir. İdrara yansıyan anormal herhangi bir durum, mikrop ya da enfeksiyon durumu olup olmadığına bakılması amacı ile ameliyattan önce hastanın idrar testi de yapılmalıdır.

Göğüs Grafisi

Akciğer grafisi olarak adlandırılan bu görüntüleme yöntemi, göğüs duvarı ile ilgili koşullar hakkında bilgi elde etmek için kullanılmaktadır. Kemikler veya akciğer, kalp ve büyük damarlar gibi göğüs boşluğunda bulunan yapıların durumlarına da akciğer grafisi ile bakılabilir. Kalın bağırsak ameliyatı öncesinde de akciğer grafisi çekilerek ameliyat esnasında herhangi bir problem oluşmaması için ciğerlerin ve kalbin ameliyata uygun olup olmadığına bakılır.

EKG

Kalbin elektriksel faaliyetinin milimetrik bir şekilde özel kağıtlar üzerine yazılması yöntemi ile aktarılarak, kalbin işlevselliği hakkında bilgi edinmek amacı ile EKG çekilir. Genellikle kalpte meydana gelen ritim bozukluklarının tespiti için kullanılan bir yöntemdir. Cerrahi ameliyatlardan önce de kalbin durumu ile ilgili bilgi sahibi olmak gereklidir. Kalbin anesteziyi, yapılacak olan operasyonu kaldırabilir vaziyette olması gerekmektedir.

Bilgisayarlı Tomografi

Bilgisayarlı tomografi ile vücudun istenilen bir bölgesi için ilaçlı ya da ilaçsız görüntüleme yapılabilir. Bilgisayarlı tomografi, görüntülenmek istenen organa göre isimlendirilir. Bağırsaklar için özel olarak yapılan ve bağırsakların durumu hakkında bilgi alınan bilgisayarlı tomografi işlemine de sanal kolonoskopi denir.

Ultrasonografi

Kalın bağırsaklarda genellikle endoskopik ultrasonografi kullanılır. Kullanılmasının amacı da kalın bağırsak tümörlerinin lokal sınıflandırılmasını sağlamaktır. Genellikle tanı için kullanılan bir yöntemdir.

Solunum Fonksiyonu Testleri

Herhangi bir cerrahi müdahale öncesinde solunum fonksiyonu testi yapılmalıdır. Doktor ameliyat öncesinde akciğerlerin düzenli çalışıp çalışmadığını kontrol edebilmek amacı ile bu testin yapılmasını isteyecektir. Akciğerlerin güçlü olması ve fonksiyonlarında bir bozukluk olmaması ameliyat için önemlidir.

Anesteziye Uygunluk

Yukarıda sayılan testlerin büyük çoğunluğunun sonucu hastanın anesteziye uygunluğunu belirleyecektir. Genel sağlık durumunu kontrol etmek amacı ile yapılan bu testlerde herhangi bir problemin fark edilmesi anesteziye uygunluğu etkileyebilir. Örneğin, hastaya anestezi verilebilmesi için öncelikle kalp ve akciğer fonksiyonlarında herhangi bir bozukluk olmaması gerekmektedir.

Ameliyat Yöntemine Karar Verme

Ameliyat yöntemine yani ameliyatın kapalı mı yoksa açık mı yapılacağına hastanın durumuna göre doktor karar verecektir. Ancak günümüzde hastanın durumu ile ilgili herhangi bir zorunluluk hali olmadıkça bu ameliyat kapalı yani laparoskopik yöntem ile yapılmaktadır. Açık ameliyat zorunluluk halleri dışında çok sık tercih edilmemektedir.

Ameliyata Hazırlık

Bu aşama genellikle hastanın ameliyat öncesinde dikkat etmesi gereken hususların önem arz ettiği bir aşamadır. Hastanın kendisini ameliyata fiziksel olarak hazırlaması gerekmektedir. Bu nedenle de ameliyat öncesinde dikkat etmesi gereken bazı önemli konular olacaktır.

Yeme İçmenin Kesilmesi

Hastanın ameliyata aç bir vaziyette gelmiş olması gerekmektedir. Ameliyat günü belirlendikten sonra hasta ameliyata bir gün kala yeme içmeyi kesmelidir. Eğer ameliyat günü, tansiyon ilacı gibi içmesi gereken ilaçlar var ise de bunu bir yudum su ile yapmalıdır.

Lavman

Ameliyat öncesinde kalın bağırsak tamamen boşalmış olmalıdır. Bunun için de varsa doktorun tavsiye ettiği yoksa da reçetesiz olarak satılan lavman ilaçlarından biri alınarak bu işlem gerçekleştirilebilir. Ameliyat günü lavman işlemi yapılmalıdır.

Ameliyat Bölgesinin Yıkanması

Ameliyat günü, ameliyata gelmeden önce hastaya duş alması ve ameliyat bölgesini temizlemesi önerilmektedir. Bu temizlenme işlemi ameliyata gelmeden hemen önce yapılabileceği gibi ameliyat gününün sabahı da yapılabilir.

Ameliyat Bölgesindeki Tüylerin Alınması

Ameliyat öncesi temizlik işlemlerinden biri de varsa ameliyatın yapılacağı bölgedeki tüyleri almak, temizlemektir. Bu işlem ameliyata gelmeden önce yapılmalıdır. Ameliyat bölgesi temiz olmalıdır. Bu şekilde doktorun işi de kolaylaşacak ve daha steril bir ortam oluşacaktır.

Sigaranın Bırakılması

Sigaranın sayısız zararı vardır. Bunlardan birisi de kan akışını etkilemesidir. Ameliyat olacak hastanın ameliyata gelmeden önce doktorun belirttiği sürede sigarayı bırakması gerekmektedir.

Alkolün Bırakılması

Alkol de kandaki değerleri ve kan akışını etkileyen etkenler arasındadır. Ameliyata gelmeden önce alkol ve alkollü içecekler tüketilmemelidir.

Kalın Bağırsak Ameliyatı Sonrası

Kalın bağırsak ameliyatı ciddi bir ameliyattır. Bu nedenle kalın bağırsak ameliyatı sonrasında bazı yan etkiler ve çeşitli riskler ve komplikasyonlar oluşma olasılığı vardır.

Ciddi Riskler/Komplikasyonlar

Ameliyat sonrası iyileşme süreci boyunca bu risklerin ve komplikasyonların gerçekleşme olasılığı olacaktır. Bazı komplikasyonların sebebi hastanın genel sağlık durumu iken bazılarının sebebi ise seçilen ameliyat türüdür. Ameliyat sonrasında bunların önüne geçebilmek için bu süreçte hasta kendisine gereken özeni göstermeli ve gerekli hususlara dikkat etmelidir. Aksi takdirde bu tür riskli durumlarla karşı karşıya kalınması olağandır.

Kanama

Ameliyat sonrasında gerçekleşebilecek komplikasyonlardan birisi de ameliyat bölgesinde ya da makatta meydana gelen kanamadır. Hasta kanama gibi önemli bir komplikasyon ile karşı karşıya kalmışsa derhal doktoruna başvurmalıdır.

Enfeksiyon

Ameliyat sonrasında hasta geçirdiği operasyonunda etkisi ile enfeksiyon riskine açık bir hale gelecektir. Enfeksiyon kişide çeşitli sebeplerle meydana gelebilir. En önemli sebeplerden biri de ameliyat sonrası ilaçların kullanımına ve hijyene dikkat edilmemesidir. Hasta, ameliyattan sonra kullanması gereken ilaçları aksatmamalı ve temizliğine önem göstermelidir. Ayrıca mikrop ve bakterinin yoğun bulunduğu yerlerden de olabildiğince uzak durmalıdır.

Komşu Organların Zarar Görmesi

Ameliyat sonrasında karşı karşıya kalınabilecek risklerden biri de bağırsağa komşu organlarda yaralanmalar ya da zararlar meydana gelmesidir. Bunlar kadınlarda rahim ve vajina dahil olmak üzere, ince bağırsak, idrar kesesi ve idrar yolu gibi bağırsağa yakın olan organlardır. Sık görülen bir durum değildir. Ancak bu durum hastanın gözetim altında olduğu zaman dışında gerçekleşir ise derhal doktoruna başvurmalıdır.

Diğer Riskler ve Komplikasyonlar

Yukarıda sayılan durumlar dışında, Yara yerinde iltihap oluşumu, Akciğer ve beyin gibi organlarda pıhtı oluşumu, Adhezyon (bağırsak yapışıklığı), Anastomoz kaçağı (Birleştirilen bağırsaklarda sızıntı olması) Gibi bazı riskler ve komplikasyonlarında meydana gelmesi olasılığı vardır. Sıklıkla olmasa da bu komplikasyonların oluşabilme olasılığı göz önünde bulundurularak hasta ameliyat sonrasında bir hafta kadar gözetim altında tutulur.

Yan Etkiler

Ameliyat sonrasında yan etkiler, riskler ve komplikasyonlara göre daha sık karşımıza çıkabilecek durumlardır. Bunlar daha hafif bir etkiye sahiptir ancak ileri bir seviyeye ulaşırsa doktor kontrolü gerektirir. Ayrıca bu ameliyat sonrası yan etkiler de komplikasyonlar gibi hastadan hastaya değişiklik gösterir. Yani her hastada yan etki görülmez. Bahsi geçen yan etkilerden aşağıda bahsedilmiştir.

Zatürre Gelişimi

Bağırsak ameliyatı sonrasında yaşanan ağrıların morfin ve benzeri ağrı kesici ilaçlar ile kontrol altına alınması ve bu ilaçların uygun şekilde kontrolü çok önemlidir. Aksi takdirde hastada zatürre, kalp krizi, akciğerin sönmesi ve pıhtı gibi problemler ile karşı karşıya kalınabilir.

Cinsel Fonksiyonlarda Bozukluk

Bazı tümörlerin eksiksiz olarak çıkarılabilmesi için yapılan işlemler sırasında çatı kemiği yani diğer bir deyişle pelvik sinirlerinde bazı hasarlar meydana gelebilir. Bu durum erkek ve kadın hastalarda cinsel fonksiyonlarda bozukluk ya da cinsel ilişki sırasında ağrılar oluşmasına neden olabilmektedir.

Nefes Darlığı

Daha önce de bahsettiğimiz gibi ağrı kesici ilaçların kontrolü doğru şekilde yapılmazsa hastada akciğer sönmesi ve pıhtı gibi durumlar meydana gelebilir. Bu tür durumlarda hastanı nefes darlığı sıkıntısı çekmesine neden olacaktır.

İdrar Yapma Zorluğu

Kalın bağırsak ameliyatının komşu organlara zarar verebildiğini söylemiştik. Ancak idrar kesesi ve idrar yolu zarar görmese de ameliyat nedeniyle komşu bölgede olduğundan ötürü idrar fonksiyonları operasyondan etkilenebilir ve bu durum biraz geç normale dönebilir. Yaklaşık 3 ila 5 gün sonra idrar fonksiyonları da normale dönmektedir.

Şiddetli Ağrı

Kalın bağırsak ameliyatı sonrasında hastaların en çok şikayetçi olduğu durum ise ağrılardır. Bazen bu ağrılar normalden daha şiddetli hale gelebilmektedir. Ancak genellikle kullanılan ağrı kesiciler ile bunların önüne geçilebilmektedir. Eğer bu şiddetli ağrı durumu ağrı kesicilere rağmen azalmıyor ya da dinmiyorsa derhal doktora başvurulması gerekmektedir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda saymış olduğumuz tüm bu yan etkilerin ve komplikasyonların gerçekleşme olasılığını biraz daha azaltabilmek için hastanın da ameliyat sonrasında bazı hususlara özellikle dikkat etmesi ve bazı kurallara uyması gerekir. Bu dikkat gerektiren hususlardan aşağıda bahsedilmiştir.

Yara Bakımı

Ameliyatın yapılmış olduğu ilk hafta hasta genellikle hastanede gözetim altında kalmaktadır. Ancak bazı durumlarda hasta daha erken taburcu edilebilir. Ancak ameliyat yarası henüz geçmemiş olacaktır. Bu nedenle de bakımını yapması gerekir. Gerekirse yaranın pansumanı için ameliyat olduğu hastaneye ya da pansumanı yapabilecek herhangi bir sağlık kuruluşuna gitmelidir. Yaranın bakımı için aynı zamanda ilaçların da düzenli kullanılması şarttır. İlaçların aksatılması ve yaraya gereken özenin gösterilmemesi iltihaplanma ya da enfeksiyona sebebiyet verebilir.

Gıda Alımı

Bağırsak fonksiyonları normalleşene kadar ve işlevselliğini kazanana kadar hastanın gözetim altında tutulması gerekecektir. Bu süre de yaklaşık bir hafta kadardır. Ameliyat sonrasında ilk gün hastanın bütün sıvı ihtiyacı ve elektrolit ihtiyacı damardan verilerek karşılanır. Hastanın durumu ve hastalığın seyri dahilinde ilk gün doktor sadece sıvı gıdaların tüketildiği bir rejim uygulayabilir. Bağırsağın genel durumuna ve hareketlerine bakılarak ikinci gün yoğurt, çorba vb. besinler tüketilmeye başlanabilir. Günler geçtikçe rejim değiştirilerek ve yenebilecek gıdaların sayısı artırılarak hastanın ameliyat öncesindeki haline getirilmesi ve vücudun bu duruma alışması sağlanmaya çalışılır. Hasta yaklaşık olarak hastanede yattığı bu bir hafta içerisinde eski beslenme alışkanlıklarına geri dönebilir. Ancak yine de doktorun tavsiye ettiği bir beslenme programı olursa bu programa uyması gerekmektedir.

Egzersiz

Kalın bağırsak ameliyatından sonra hasta kendisini iyi hissetse de vücudun eski sağlığına kavuşması uzun bir süre alır. Bu nedenle de hastanın ameliyat sonrasında uzun bir süre kendine dikkat etmesi gerekmektedir. Hastanın yapması gerekenlerin arasında ufak egzersizler de vardır. Ağır ve kendisini zorlayacak egzersizlerden bir süre kaçınmalıdır. Onun yerine, günlük en fazla yarım saat süreyle kısa yürüyüşler yapmak hastaya iyi gelecektir. Bunun için çok beklemesine gerek yoktur. Hatta ameliyattan sonraki gün bulunduğu ortamda (hastane ya da ev olabilir) yavaş yavaş yürümeye başlamalı ve vücudu tembelleştirmemelidir. Yaklaşık bir ya da en fazla iki haftanın sonunda da merdiven inip çıkabilecek duruma geldiğinde bu yürüyüşlere dışarıda da devam edebilir.

Cinsel İlişki

Hastanın normale dönene kadar uzak durması gereken aktivitelerden birisi de cinsel ilişkidir. Vücut ve bağırsaklar kendisini tamamen toparlayana kadar ilişkiye girmekten kaçınmalıdır. Bu süre yaklaşık olarak iki haftayı bulabilmektedir. Genellikle ikinci haftanın sonunda genel duruma bakılması için doktora gidilmesi gerekecektir. Eğer iki haftanın sonunda doktor da herhangi bir problem olmayacağını düşünüyor ise cinsel ilişki ve bunun gibi gündelik aktivitelere devam edilebilir.

İlaç Kullanımı

Kalın bağırsak ameliyatı, ciddi bir cerrahi girişimdir. Bu nedenle iyileşme süreci de uzun sürmektedir. İyileşme süreci sonunda tamamen sağlıklı duruma gelebilmek ve ameliyattan beklenen sonucu alabilmek açısından hasta da kendisine dikkat etmelidir. İyileşme sürecinin en önemli unsurlarından birisi de ilaçlardır. Ameliyat sonrasında doktorun vermiş olduğu ilaçlardan en verimli sonucu alabilmek için düzenli şekilde kullanmak önem arz eder. İlaçlar, reçetede belirtilen şekilde ve belirtilen süre boyunca düzenli şekilde kullanıldığında en iyi sonucu verecektir. Bu nedenle ameliyat sonrası düzenli ilaç kullanımı iyileşme sürecine büyük katkı sağlaması sebebiyle çok önemlidir. Zorunlu sebeplerin olduğu durumlar dışında da aksatılmaması önerilir.

Rutin Doktor Kontrolü

Kalın bağırsak ameliyatı sonrasında hasta yaklaşık olarak 5 ila 7 gün arası hastanede gözetim altında tutulur. Ancak taburcu olduktan sonra da belirli kontrollerin yapılabilmesi için hastaneye düzenli olarak gelmek durumundadır. Hasta durumu ile ilgili her değişikliği fark edemeyebilir. Herhangi bir aksi durumun gelişmesi durumunda erken teşhis ve tedavi açısından rutin doktor kontrolleri büyük önem taşır. Bu nedenle belirlenen tarihlerde düzenli olarak doktor kontrolüne gidilmesi gerekmektedir.

Sigara Kullanmama

Hasta ciddi bir operasyon geçirmiş olacağı için karşılaşılabilecek riskler ve komplikasyonlar da ciddi olabilir. Bu nedenle bu komplikasyonları tetikleyebilecek her türlü zararlı alışkanlıklardan uzak durması en doğrusu olacaktır. Ameliyat sonrasında hastanın sigara kullanmaması gerekmektedir.

Stresten Kaçınma

Bütün rahatsızların oluşumunda etkisi olan bir unsurdur stres. Ameliyat sonrasında da hastanın stresli ortamda bulunmaması, stresten ve sıkıntıdan olabildiğince sakınması gerekmektedir. Kendisini sıkmamaya ve herhangi bir sebepten dolayı strese girmemeye dikkat etmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Her konuda olduğu gibi kalın bağırsak ameliyatında da hastaların ameliyat ile ilgili özellikle merak ettiği ve sıkça dile getirdiği veya araştırdığı bazı sorular vardır. Bu sorulardan bazıları ve cevapları aşağıdaki gibidir.

Kalın Bağırsak Ameliyatı Sonrası Cinsel İlişki

Ameliyat sonrasında ilk iki hafta boyunca uzak durulması gereken aktivitelerden birisi de cinsel ilişkidir. Vücut tamamen sağlıklı bir duruma gelmeden, bağırsaklar işlevselliğini tekrar kazanmadan önce bazı aktivitelerden kaçınılması gerekmektedir. Cinsel ilişkide bunlardan biridir. İki haftanın sonunda doktor da uygun görürse bu aktivitelere yeniden başlanabilir.

Kalın Bağırsak Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Seçilen ameliyat yöntemine ve ameliyat esnasında yapılması gereken işlemlere göre bu süre değişiklik gösterebilir. Örneğin, belirli bir komplikasyonun gerçekleşmesi durumunda ya da bazı sebeplerle kapalıdan açık ameliyata geçilmesi gerektiğinde ameliyat süresi uzar. Bu nedenle bu ameliyatın ne kadar sürdüğü ile ilgili kesin veya ortalama bir zaman vermek doğru olmayacaktır.

Ameliyat Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Hastanın ameliyat sonrasında iyileşmesine katkıda bulunması açısından dikkat etmesi gereken bazı hususlar olacaktır. Bunlardan en önemlileri; yara bölgesinin bakımının yapılması ve hijyeninin sağlanması, gerektiği şekilde beslenilmesi, ufak egzersizler ile vücudun zinde tutulması, cinsel ilişkiden belirli bir süre kaçınılması, kullanılıyorsa sigaranın bırakılması ve özellikle stres veya sıkıntıdan uzak durmasıdır. Bunlara dikkat edilmesi iyileşme sürecinin de daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde sonlanmasına yardımcı olacaktır.

Kalın Bağırsak Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Kalın bağırsak ameliyatı ciddi bir ameliyat olduğu gibi karşılaşılabilecek riskleri ve komplikasyonları da ciddi etkiler oluşturabilir. İlk olarak karşılaşılan sorun şiddetli ağrıdır. Genel anlamda en sık karşılaşılan komplikasyon da budur. Ayrıca ameliyat sonrasında kanamalar da meydana gelebilir. Böyle bir durum ile karşılaşıldığında doktora başvurulmalıdır. Kanamanın sebebinin anlaşılması için kontroller yapılacaktır. Bunların dışında enfeksiyon, komşu organlarda yaralanma gibi riskler de vardır. Enfeksiyon riskinin olasılığı hastalığa ve ameliyat yöntemine göre değişiklik gösterir. Açık ameliyatlarda bu risk daha fazladır. Diğer bir konu ise komşu organlarda hasar meydana gelmesidir. Kadınlarda ayrıca vajina ve rahim de dahil olmak üzere ameliyat esnasında hastanın idrar yolu, mesane, ince bağırsak gibi organlarında hasar oluşması durumu gelişebilir. Bunlar sıkça rastlanan riskler ve komplikasyonlar değildir. Tüm bu ciddi riskler ve komplikasyonlar dışında zatürre, cinsel fonksiyonlarda bozukluk, idrara çıkarken zorluk gibi yan etkiler de gözlemlenebilmektedir.

Ameliyat Sonrası Beslenme Nasıl Olmalı?

Ameliyat sonrasında ilk gün beslenme tamamen sıvı gıdalardan oluşur. Bağırsakların durumuna göre ikinci gün çorba, yoğurt vb. gibi tanesiz gıdalar da tüketilmeye başlanabilir. Yaklaşık bir hafta boyunca doktorun gözetimi altında olan hasta, doktorun tavsiye ettiği şekilde beslenmek durumundadır. Aksi takdirde henüz iyileşmemiş olan bağırsaklar zorlanabilir. Bu da farklı sonuçlara yol açar.

Kolonoskopi Nedir?

Bağırsak kanserini teşhis etmek amacıyla bağırsakların görüntülenmesi için yapılan endoskopik testtir. Parmak kalınlığında, ucunda kamera olan bir boru sistemi ile makattan girilip ilerleyerek bağırsak boyunca görüntü alınabilmesi amacıyla yapılır. Kolonoskopi, hem mevcut olan tümörü hem de henüz tümör haline gelmemiş olan polip ve benzeri oluşumları tespit edip kanserin önüne geçebilmek açısından yapılabilecek önemli bir tetkiktir.

Kalın Bağırsak Kanseri Nasıl Anlaşılır?

Bağırsak kanserinin anlaşılabilmesi için gösterdiği belirtilere dikkat etmek gerekmektedir. Bu belirtiler her zaman bir arada görülmeyebilir ya da her kişide aynı belirtiler meydana gelmeyebilir. Ancak sıklıkla görülen bazı belirtiler vardır ki bunlar hemen hemen herkeste aynı şekilde seyreder. İlk olarak görülen belirtilerin başında dışkıda kan görülmesi vardır. Kan her zaman gözle görülür şekilde olmayabilir. Bu nedenle kanama ile birlikte olduğundan daha ince dışkılama, halsizlik, kilo kaybı, ağrılar, sürekli ishal veya kabızlık gibi durumlar görülür. Ayrıca bazı kişilerde bulantı ve kusma gibi etkiler de gözlemlenebilmektedir. Sayılan bu durumlardan herhangi biri veya birkaçı gelişmiş ise bir doktora başvurarak gereken tahlilleri ve testleri yaptırmak, kanser için bir taramadan geçmek gerekmektedir.

Kanser Tanısı Nasıl Koyulur?

Öncelikle kanser belirtisi taşıyan hastaya öncelikle genel testler yapılır. Ardından kolonoskopi, anjiografi, ilaçlı filmler, dışkıda gizli kan testi gibi testler ve tetkikler yapılarak bağırsakların durumuna bakılır. Bu şekilde tümör varsa saptanır ve hangi evrede olduğuna göre değişik tedavi yöntemleri uygulanır.

Polip Nedir?

Polip, kolon ya da rektum yüzeyini örten tabakanın normalin dışında bir şekilde büyümesi ile meydana gelen ve lümen yani bağırsak kanalı içine doğru genişleyen kabartılara denir. Kalın bağırsakta en sık görülen rahatsızlıklardan birisi poliptir. Değişik şekillerde görülebilir. Bazıları düz ve sapsız bazıları ise bir sap aracılığı ile bağırsak duvarına bağlı şekilde olabilir.

Polipler Tedavi Edilmeli Midir?

Polipler genellikle kansere dönüşmeden önce belirti göstermezler. Bu nedenle ancak kolon taraması yapılan hastalarda teşhis edilebilir. Kolon taraması esnasında fark edilen polipler ileri derecede değilse, daha fazla ilerlemeden alınabilir. Bu şekilde de hastalığın önüne geçilebilmesi de mümkün hale gelebilir. Bu nedenle polipler erken teşhis mümkün olduğunda tedavi edilmelidir.

Kalın Bağırsak Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kalın bağırsak ameliyatının kapalı yani laparoskopik ve açık ameliyat olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır. Günümüzde genellikle laparoskopik yöntem tercih edilse de mecbur kalınan durumlarda açık ameliyat da yapılmaktadır. Laparoskopik yöntem ile açılan küçük deliklerden kişinin bağırsaklarındaki tümörlü yapıya ulaşılır ve deriye değdirmeden bu kısım çıkarılır. Bu işlemin de açık ameliyat gibi ameliyathane koşullarında yapılması gerekmektedir.

Ameliyat Sonrası Tuvalete Çıkarken Sıkıntı Yaşanır mı?

Maalesef ameliyat sonrasında bir süre tuvalete çıkma konusunda sorunlar yaşanabilmektedir. Ağrı veya yanma gibi hisler meydana gelebilir. Bu nedenle de genelde ameliyat sonrasında ilk bir hafta sulu yiyeceklerle beslenmek gerekmektedir.

Bağırsak Kanseri Öldürür mü?

Bağırsak kanserinin tedavi edilebilmesi için en önemli etken erken teşhistir. Erken teşhis ile ilerlemesinin önüne geçilebilir ve kanser tedavi edilebilir. Ancak son evredeki kanser için tedavi olasılığı erken teşhiste olduğundan daha düşüktür.

Kalın Bağırsak Ameliyatında Anestezi Uygulanır mı?

Evet anestezi uygulanır. Kalın bağırsak ameliyatları açık veya kapalı fark etmeksizin genel anestezi altında yapılır. Hasta ameliyat esnasında tamamen uyur halde olmalıdır.

Ameliyata Nasıl Hazırlanılmalı?

Ameliyat öncesinde cerrahi hazırlık ve hastanın ameliyata hazırlığı şeklinde rutin hazırlık evreleri vardır. Bu aşamalarda ameliyat öncesinde yapılması gereken bazı hususlar yer almaktadır. Cerrahi hazırlık aşaması yapılacak tetkikleri ve testleri kapsamaktadır. Hastanın ameliyata hazırlık aşamasında yapması gerekenler ise, yeme içmeyi kesmek, sigarayı ve alkol kullanımını kesmek, ameliyat bölgesini temizlemek varsa tüyden arındırmak, lavman yapmak gibi hususlardan oluşmaktadır. Ameliyat öncesinde hepsinin yapılması gereklidir.

Kalın Bağırsak Ameliyatında İyileşme Süreci

Kalın bağırsak ameliyatı, öncesi ve sonrası dikkat ve ilgi isteyen ciddi bir süreçtir. İyileşme süreci de buna dahildir. Hastanın iyileşme süreci tam anlamıyla toparlanabilmesi için neredeyse bir ayı bulabilmektedir. Bu sürecin ilk iki haftası sonrasında günlük aktivitelere geri dönülebilir. Ancak tam anlamıyla iyileşmek ve bağırsakların işlevselliğini kazanması bir ayı bulabilmektedir. Hastanın bu süreçte kendisine dikkat etmesi, tavsiyelere uyması ve ilaçlarını düzenli bir şekilde kullanması çok önemlidir.

İlgili Organİlgili Bölüm