Hipofiz Adenomu Ameliyatı


Hipofiz Adenomu Ameliyatı

Hipofiz Adenomu Ameliyatı Hakkında

Hipofiz adenomu ameliyatı hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmek için öncelikle hipofizin ne olduğu, hipofiz adenomunun ne olduğu ve ne şekilde ortaya çıktığı gibi bazı basit soruların cevaplarını bilmek gerekmektedir. Bu konulardan da aşağıda detaylı bir şekilde bahsedilmiştir.

Hipofiz Nedir?

Hipofiz, beynin alt kısmında yer alan, kahverengiye yakın bir renkte ve fasulye biçiminde bir endokrin bezdir. Çeşitli hormonların fonksiyon yönetimini sağlar. Bu bez kadınlarda erkeklere oranla boyut olarak daha büyüktür. Elbette vücuttaki tek endokrin bezi hipofiz değildir. Bunun dışında tiroid, paratiroid, pankreas, böbrek üstü bezleri ve kadınlarda yumurtalıklar ve erkeklerde de testisler bulunmaktadır. Bu bezler çeşitli hormonların üretilmesini ve fonksiyonlarının yönetimini ve bu hormonların vücutta dolaşımını sağlayarak onları hedef organlara göndererek organların gerektiği gibi çalışması için uyarılmasını sağlar. Hipofiz bezi aracılığı ile salgılanan hormonlar ve görevleri de aşağıdaki gibidir; Tiroid Bezini Uyaran Hormon (TSH): Tiroid bezi, tiroid hormonlarının üretimi ile görevlidir. Boğazın ön kısmındadır. Bu hormonun görevi ise zihinsel ve fiziksel faaliyetlerin gerektiği gibi olmasını sağlamaktır. Tiroid hormonunda yaşanan herhangi bir düzensizlik metabolizmayı direkt olarak etkileyecektir. Üreme Organlarını Uyaran Hormonlar (FSH / LH): Hem kadında hem de erkekte yumurtalıkların veya testislerin uyarılmasını sağlayan ve bu şekilde cinsel fonksiyonları düzenleyip üremeyi sağlayan hormonlardır. Bunlarda meydana gelen bir düzensizlik de cinsel fonksiyonları etkileyecektir. Büyüme Hormonu (GH): Bu hormonda büyüme yani boyun uzaması ve vücudun gelişimi gibi fonksiyonları düzenlemektedir. Daha çok gelişme çağında ve ergenlikte etkilidir. Ancak büyümeyi tamamlamış olan yetişkinler için de yağ ve kas oranı, hafıza ve zihinsel fonksiyonların düzenlenmesi, kemik dokularının sağlamlaştırılması gibi birçok konuda etkili olduğu söylenebilir. Böbrek Üstü Bezlerini Uyaran Hormonlar (ACTH): Böbrek üstü bezleri insan vücudu için büyük önem taşıyan kortizol üretiminde görevlidir. Kortizolun görevi ise bağışıklık sistemini, tansiyonu ve damarlarda dolaşan kanın oranını yeterli düzeyde olacak şekilde düzenlemektir. Süt Üretimini Uyaran Hormon (Prolaktin): Bu durum kadınlar için geçerlidir. Prolaktin hormonunun amacı doğum yapan kadınların bebeklerini emzirmesi için gereken süt üretimini sağlamaktır.

Hipofiz Adenomu Nedir?

Adenom genel anlamda iyi huylu tümörlere verilen bir isimdir. Bu nedenle de hipofiz bezinde çeşitli sebepler ile ortaya çıkan bu iyi huylu tümörlere de hipofiz adenomu adı verilmektedir. Genellikle hipofiz bezinde meydana gelen tümörler iyi huylu tümörlerdir. Ancak nadiren kansere dönüşebilen kötü huylu tümörler ile karşılaşmak da mümkündür. Hipofiz adenomları iyi huylu olmasına karşın birçok hormon düzensizliğine yol açarak vücudu ve metabolizmayı oldukça etkilemektedir. Ortalama 5 kişiden 1’inde meydana gelebilen ancak herkeste büyümeyen bir tümördür. Bu nedenle de her hasta da belirtiler görülmeyebilir. Ayrıca hipofiz adenomları boyutlarına göre mikroadenom ve makroadenom olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Makroadenomlar, boyut açısından 1 santimden büyük hipofiz adenomlarıdır. Bazen fazla hormon salgılayarak bazen de büyüklüğünden ötürü baskı oluşturarak belirtilerin meydana gelmesine neden olurlar. Mikroadenomlar ise 1 santimden küçük hipofiz adenomlarıdır. Bunlar herhangi bir baskı oluşturmaz. Mikroadenomlar genellikle fazla hormon salgılanması nedeni ile çeşitli belirtilerin meydana gelmesine neden olurlar.

Hipofiz Adenomu Sebepleri

Hipofiz adenomuna tam olarak neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte ortaya çıkmasını tetikleyen bazı durumlar olduğu söylenebilir. Bu durumlarda aşağıda bahsedildiği gibidir.

Genetik Mutasyon

Yıllar içerisinde insanların DNA’ları çeşitli faktörlerle değişim geçirebilir. DNA’da meydana gelen bu değişimlere de genetik mutasyon adı verilmektedir. Genetik mutasyon yani bu değişimler hipofiz bezlerini de etkilemektedir. Değişen DNA hipofiz bezinde düzensiz değişimlere neden olurken adenom oluşumuna da neden olabilmektedir.

Multibl Endokrin Neoplazi Tip I

Bu tip bir sebep hipofiz adenomu oluşumuna neden olan en nadir sebeplerden biridir. Bu da genetik yani kalıtımsal nedenlerle meydana gelir. Multibl Endokrin Neoplazi Tip I sebebi ile meydana gelen hipofiz adenomu kalıtımsal nedenlerle oluşan adenomlardır. Bu durumda ailede daha önce bir hipofiz adenomu hikayesi mevcut olmalıdır.

Endokrin Tümör Hikayesi

Yine nadiren rastlansa da multibl endokrin neoplazi tip I gibi ailede endokrin tümörü hikayesi olması nedeniyle de hipofiz adenomu meydana gelebilmektedir.

Pankreasın Nöroendokrin Tümörü

Hipofiz tümörü, sıklıkla olmasa da hormon artışı ve daha da nadiren pankreasın endokrin tümörü gibi durumlarda da meydana gelebilmektedir.

Çevresel Faktörler

Hipofiz adenomunun tam anlamıyla ne sebep veya sebeplerle meydana geldiği bilinmemekle birlikte bazı durumların da adenom oluşumunu tetiklediği gözlemlenmektedir. Yani yukarıda sayılan bazı sebepler dışında da hipofiz adenomu oluşumunu tetikleyebilecek çevresel faktörler olabilir.

Hipofiz Adenomu Beyin Tümörü müdür?

Hipofiz bezi, algılananın aksine beynin bir parçası değildir. Yani beyinde bulunmaz. Hipofiz bezinin dokusu beynin kendi dokusundan oldukça farklı bir yapıdadır. Hipofiz bezleri beynin alt kısmında yer aldığı ve bir sap aracılığı ile de beyine bağlandığı için insanlarda yanlış bir algı oluşmaktadır. Bu nedenle hastalar genellikle hipofiz bezinde meydana gelen adenom oluşumunu beyin tümörü olarak nitelendirebilmektedir. Ancak hipofiz adenomu bir beyin tümörü değildir. Bu bilgi oldukça yanlıştır ve hastada olumsuz düşüncelere neden olmaktadır.

Hipofiz Adenomu Kanser midir?

Hipofiz adenomları %99 kadar bir ihtimalle iyi huylu tümörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle her hipofiz tümörü için kanser veya kötü huylu demek yanlıştır. Hipofiz adenomlarının çok büyük bir kısmı iyi huylu olduğundan kanser riski yoktur demek mümkündür.

Hipofiz Adenomu Oluşumunda Meydana Gelen Şikayetler

Her ne kadar hipofiz adenomlarının ne sebeplerle ortaya çıktığı kesin olarak bilinmese de ortaya çıkardığı belirtiler sayesinde yapılan testler ile sonucunda teşhis edilebilmektedir. Hastada meydana gelen şikayetler hipofizde bulunan tümörün büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir. Bu belirtilerden bazıları da aşağıda bahsedildiği gibidir.

Görme Bozukluğu

Hipofizde meydana gelen adenom yani hipofiz tümörünün büyüklüğü görme yetisinde kayba da yol açabilmektedir. Tümör ne kadar büyükse etkisi de o kadar artmaktadır. Bunun dışında özellikle periferal görme kaybı görülmesi mümkündür. Periferal görme kaybı hastanın köşeleri veya kenarları görememe gibi durumlar yaşamasına neden olur. Gözlerde tıpkı bir at gözlüğü varmış gibi bir hisse neden olur. Bu durumun nedeni de optik kiazma adı verilen optik sinirlerin birleştiği noktaya tümörün baskı yapmasıdır.

Baş Ağrısı

Baş ağrıları sadece büyük tümörlerde görülmez. Aynı zamanda küçük veya normal boyutlardaki tümörlerde de baş ağrısı gibi belirtiler görülmesi mümkündür. Ancak durum hastadan hastaya değişebilir. Her hasta sıklıkla veya ağır baş ağrılarına maruz kalmayabilir.

Hipotiroidizm

Bu durum da hem küçük hem de büyük boyutlardaki tümörlerden ötürü meydana gelebilir. Hipotiroidizm, tümörün normal hipofiz bezi fonksiyonlarına etki etmesi sonucunda meydana gelen bir durumdur. Hipotiroidizmde, tiroid hormonu seviyesinin düştüğü gözlemlenmektedir.

Adrenal Yetersizliği

Hipofiz adenomunun yani tümörün sebep olduğu diğer etkilerden birisi de adrenal yetersizliğidir. Adrenal yetersizliği, kortizon seviyesinin de düşmesi demektir.

Hipogonadizm

Hipofiz tümörünün vücutta yarattığı diğer bir etki de hipogonadizmdir. Hipogonadizm, erkek hastalarda cinsel fonksiyonlarda bozukluk veya kısırlık; kadın hastalarda ise adet düzensizliği veya kısırlık gibi bazı etkilere yol açmaktadır.

Diyabetes İnispitus

Sıklıkla görülmese bile hipofiz tümörü bazen diyabetes inispitus meydana gelmesine sebebiyet verir. Bu da hastada sıklıkla idrara çıkma ve susuzluk hissi oluşmasına neden olmaktadır.

Prolaktinoma

Bazı tümörler farklı etki ve semptomlara neden olabilmektedir. Prolaktinoma durumu da bunlardan biridir. Erkeklerde cinsel fonksiyonlarda bozulma olurken, doğum sonrası kadınlarda süt üretimi fonksiyonlarında bozukluk veya adet düzensizliği ya da hiç adet görmeme gibi durumlar meydana getirebilmektedir. Menapoza girmiş olan kadınlarda ise adet düzensizliği gibi belirtiler görülemeyeceğinden baş ağrısı veya görme kaybı gibi etkileri belirti olarak kabul etmek mümkündür.

Akromegali

Bu durumda da büyüme hormonunun fazla salgılanması gibi durumlar ile karşı karşıya kalmak mümkündür. Büyüme hormonunun normalden fazla salgılanması da ellerde, yüzde ve ayaklarda olağan dışı büyüme ve terleme gibi etkilerle kendini gösterir. Diğer problemleri de uyku apnesi, eklem ağrıları, hipertansiyon, akne, diş aralarında değişiklikler ve şeker hastalığı olarak saymak mümkündür.

Cushing Hastalığı

Cushing hastalığına, hipofizden normalden fazla ATCH hormonu salgılanması sonucu oluşan kortizol düzensizlikleri neden olmaktadır. Cushing hastalığında aşırı kortizol salgılanması nedeni ile kilo alımı, alınan kiloların ense ve göbekte birikimi, kaslarda azalma ve güçsüzlük, konsantrasyon bozukluğu, hafıza güçlüğü, uyku bozukluğu, depresyon, öfke, bağışıklık sisteminde bozulmalara bağlı meydana gelen enfeksiyon riski gibi birçok sorunla karşı karşıya kalmak mümkündür.

TSH Salgılayan Tümörler

En az görülen, fazla hormon salınımı ile meydana gelen bir hastalıktır. Fazla salgılanan TSH hormonu tiroid bezini uyarır ve normalden fazla tiroid hormonu üretilmesine neden olur. Bu durumda da kilo kaybı, öfke hali, kalp atışlarının artması, uyku bozukluğu ve kadınlarda adet düzensizliği gibi sorunlar ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Hormon Salgılamayan Tümörler

Bu duruma sebep olan tümörler kanda ölçülebilecek herhangi bir hormon salınımı gerçekleştirmemektedir. Bu tümörlerde erkek ve kadınlarda cinsel fonksiyon bozuklukları veya kısırlık ve yine kadınlarda adet düzensizliği gibi sorunlara yol açmaktadır. Bu tip tümörler belirtilerini belli bir büyüklüğe ulaşıp bulunduğu bölgeye baskı yapmaya başladıktan sonra verirler. Belirtileri yukarıda sayılan görme kaybı, baş ağrısı, adrenal yetersizliği, hipogonadizm gibi belirtilerden oluşur.

Kraniyofarengiyoma Rathke Cleft Kisti

Bu tip tümörler doğuştan gelen tümörlerdir. Ancak büyüme evresinde ya da yetişkinlik evresinde açığa çıkan etkiler oluştururlar. Bunlar da kötü huylu tümörler değildir. Sadece hipofiz bezinin fonksiyonlarına etki eder ve büyüyerek görme bozukluğu gibi sorunlara yol açar.

Hipofiz Adenomu Tedavi Yöntemleri

Hipofiz adenomunun durumuna göre değişebilen tedavi ve ameliyat yöntemleri bulunmaktadır. En iyi tedavi yöntemi de hipofiz tümörünün tipine bağlı olarak değişmektedir. Bunlar detayları ile birlikte aşağıda bahsedildiği gibidir.

İlaç Tedavisi

Hipofiz adenomunun bazı durumlarında tümör ilaç ile tedavi edilebilecek durumda ise ilaç tedavisi uygulanması ile iyileşme söz konusu olabilir. Özellikle prolaktin salgılayan tümörlerde ilaç tedavisi oldukça etkili olmaktadır. Hap ile tedavi sonrasında hastaların %90’ında iyileşme görülebilmektedir. Geriye kalan %10’unda bazen hap ile tedavi sonuç vermeyebilir. Bu durumda da cerrahi tedavi yöntemlerine başvurmak gerekecektir. Bunlarda açık veya kapalı ameliyatlardır.

Cerrahi Müdahale

İlaç tedavisi sadece prolaktin salgılayan tümörlerde kullanılmaktadır. Geri kalan tüm hipofiz adenomlarının tedavisi için de tümörlerin çeşitlerine göre ve hastanın durumuna bakılarak açık veya kapalı cerrahi yöntemleri kullanılmaktadır. Bu cerrahi yöntemleri hakkında ki bilgilerden aşağıda bahsedilmiştir.

Açık Ameliyat

İlaç ile tedavisi mümkün olmayan ve kapalı ameliyat için uygun olmayan hastalarda adenomların tedavisi için açık ameliyat tercih edilebilir. Açık ameliyat genellikle sıkça tercih edilen bir cerrahi yöntem değildir. Zorunlu durumlarda açık ameliyat ile tedavi yöntemine başvurulur. Riskleri ve komplikasyonları daha fazla olduğundan ve iyileşme süresi daha uzun olacağından çoğunlukla kapalı yani endoskopik ameliyat ile tedavi yöntemi tercih edilmektedir.

Kimler İçin Uygundur?

Açık ameliyat genellikle tercih edilmez. Tercih edilmesinin sebeplerinden biri doktorun uygun görmesi diğeri ise hastanın kapalı ameliyata yani endoskopik cerrahiye uygun olmamasıdır. Ayrıca açık ameliyatın tercih edildiği başka durumlar da olabilir.

İstatistikler ve Başarı Oranı

Çok nadiren tercih edildiğinden tam bir oran vermek mümkün olmayacaktır. Ancak eğer ameliyatın yapılacağı hastane şartları uygunsa, doktor alanında uzman ve açık ameliyat konusunda deneyimli ise ameliyatın başarı oranı da yüksek olacaktır.

Hastane Şartları

Hastane şartları her ameliyat için oldukça önemlidir. Öncelikle ameliyatı nerede yaptırmak istediğinize karar vermek daha sonra da karar vermiş olduğunuz sağlık kuruluşunun şartlarını araştırmak gerekmektedir. Eğer özel bir sağlık kuruluşu ise T.C yasalarına uygun olup olmadığına dikkat edilmelidir. Merdiven altı denilen, yasal kurallara uygun olmayan hastanelerden kaçınılmalıdır. Bunlar dışında içerisindeki ekibin ve doktorların anlayış ve tecrübesi de oldukça önemlidir. Bir de ameliyatın yapılacağı uygun bir ameliyathane ortamı sağlanacağından emin olmak gerekmektedir. Hastane genel anlamda hijyenik olmalıdır.

Fiyatları

Ameliyat fiyatları için ortalama bir rakam vermek mümkün olmayacaktır. Çünkü ameliyatın yapılacağı hastaneye ve şartlarına, hastanenin bulunduğu bölgeye, doktorun bilgi ve tecrübesine ve hastanın durumuna göre fiyatlar değişiklik göstermektedir. En net fiyat ameliyatın yapılacağı hastaneden alınmalıdır.

Kapalı Ameliyat

Hipofiz adenomunun tedavisinde en sık kullanılan cerrahi yöntem kapalı ameliyat yani endoskopik cerrahidir. Daha az risk ve komplikasyona neden olduğu gibi, ameliyat ve ameliyat sonrası iyileşme süreci daha kısa sürmektedir.

Kimler İçin Uygundur?

Cerrahi müdahale yapılması gereken hastaların büyük bir çoğunluğuna endoskopik cerrahi ile ameliyat yapılmaktadır. Hastanın bu ameliyata engel olabilecek başka bir sağlık sorunu veya sebebi yoksa kapalı ameliyat tercih edilmektedir.

İstatistikler ve Başarı Oranı

Başarı oranı oldukça yüksek bir ameliyattır. Önemli olan doğru hastaneyi seçmek ve alanında tecrübe sahibi bir doktorun bu ameliyatı gerçekleştirmesini sağlamaktır. Bunlar olduğunda ameliyatta risk oranı çok daha aza inecektir.

Hastane Şartları

Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi tüm ameliyatlar için başarılı olabilmesi konusunda, hastane şartlarının uygun olması çok önemli bir etkendir. Hastane T.C yasalarına uygun olmalıdır. Özellikle özel bir sağlık kuruluşu tercih edilecekse oldukça iyi araştırılmalıdır. Gerekirse o hastanede daha önce tedavi görmüş olan hastalara danışılmalıdır. Ayrıca ameliyatı yapabilecek tecrübede bir doktor ve ekip gerekmektedir. Bunların yanı sıra kapalı ameliyat çeşitli cihazlar kullanılarak yapıldığı için bu cihazların da hastane bünyesinde bulunduğundan emin olmak gerekmektedir.

Fiyatları

Özel bir sağlık kuruluşunda ameliyat olunacaksa belli bir miktar para ödenmesi gerekecektir. Bu miktar da hastane ve hastane şartlarına göre değişiklik gösterebilmektedir. Hastanenin bulunduğu bölge, şartları ve fiyat politikası gibi etkenler fiyatta belirleyici rol oynar. Ayrıca hastanın durumu da fiyatta etkili olabilmektedir. Bu nedenle fiyatlar hakkında kesin bir bilgi vermek mümkün değildir.

Işın Tedavisi

Bazı hipofiz tümörleri için ışın tedavisi denilen bir uygulama ile iyileşme de mümkün olabilmektedir. Ancak ışın tedavisi de çok sık kullanılan ve her tip tümörde işe yarayan bir uygulama değildir. Işın tedavisi genellikle cerrahi yöntemlerle tümörü yok etmek mümkün olmadığında ya da cerrahi sonrasında tümör devamlılığını sürdürdüğünde uygulanan bir yöntemdir. Bu türde bir tedavi de hemen etkili olmaz. Işın tedavisinin etkisini göstermesi birkaç yıl sürebilmektedir.

Akromegali ve Prolaktinoma Tipi Hipofiz Tümörlerinin Farkı Nedir?

Akromegali hipofiz tümörleri ile prolaktinoma hipofiz tümörlerinin oldukça fazla ortak belirtileri bulunmaktadır. Özellikle cinsel fonksiyonlarda bozukluk, kısırlık ve kadınlarda adet düzensizliği gibi belirtileri ortaktır. Ancak akromegali hipofiz tümörlerinde kalp hastalığı oluşumu riski, eklem hastalıkları, alt çene büyümesi ve buna bağlı olarak yaşanan diş kayıpları, yüksek kan basıncı gibi birçok farklı etki ve belirti bulunmaktadır. Prolaktinoma da ise akromegali hipofiz tümöründen farklı olarak anemi, bayılma, kas kütlesinde azalma, kemiklerin zayıflaması gibi etkiler görülmektedir.

Hipofiz Adenomu Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer?

Hipofiz adenomu ameliyatı iki farklı şekilde yapılmaktadır demiştik. Açık veya kapalı ameliyat olarak karşımıza çıkan cerrahi yöntemlerinden en sık tercih edileni ise kapalı ameliyat yani endoskopik cerrahidir. Endoskopik cerrahide hastanın hipofiz bezine burundan girilerek ulaşılması gerekmektedir. Burada kulak burun boğaz cerrahı ameliyata başlarken hipofiz bezine ulaşıldıktan sonra ise beyin cerrahı devreye girmektedir. Yani hipofiz adenomu ameliyatının gerçekleştirilebilmesi için iki farklı uzmanlık alanında söz etmek mümkündür.

Hipofiz Adenomu Ameliyatı Öncesi

Her ameliyatta olduğu gibi, hipofiz adenomu ameliyatı öncesinde de tümör ile ilgili bilgi edinmek, ameliyat veya tedavi yöntemini belirlemek için bazı testler ve tetkikler yapılması gerekmektedir. Bu testler ve tetkiklerden aşağıda bahsedilmiştir.

Tetkikler ve Teşhis

Hipofiz adenomunun oluşumu için bilinen tek bir sebep yoktur. Birkaç farklı nedenle birbirinden farklı tümör tipleri oluşabilmektedir. Bunun teşhis edilebilmesi için yapılması öngörülen bazı tetkikler ve testler vardır. Teşhisin konmasının ardından tedavi yöntemine de karar verilir. Bu nedenle tetkik ve teşhis aşaması oldukça önemlidir. Bahsi geçen tetkiklerden bazıları aşağıda bahsedildiği gibidir.

MRI ve CT

MRI ve CT birer görüntüleme tetkikidir. Teşhisin konulabilmesi için bu tetkikler ile detaylı bir görüntüleme yapılması ve görme kaybı gibi durumların mevcut olması gerekmektedir.

Endokrin

Hipofiz bezinde meydana gelen bu adenomlar, hormon seviyelerinde değişmelere (düşme veya yükselme) neden olmaktadır. Bunun tespiti için de detaylı bir endokrin testi yapılmalıdır.

Göz Muayenesi

Hipofiz adenomunun, görme kabiliyetini azalttığını söylemiştik. Görme kaybı yaşanması hastalığın ilk belirtilerinden biridir. Bu nedenle teşhisin konulabilmesi açısından tam bir göz muayenesi yapılması da şarttır.

Kan Hormon Testleri

Diğer tetkikler haricinde yapılması gereken bir de kan hormon testleri vardır. Bu kan hormon testleri de şu şekilde sıralanabilir; Böbrek Üstü Kortizol Üretimi (ACTH hormonu ve kortizol seviyesine bakılır) Büyüme Hormonu Üretim Seviyesi (IGF-1 hormonunun seviyesine bakılır) Seks Hormonları (Erkekte, testosteron ve LH; kadında östrojen ve adet düzeni gibi detaylar hakkında bilgi edinilmesi gerekir) Tiroit Fonksiyonları (T4 ve TSH gibi hormonların seviyelerine bakılır) Prolaktin Seviyesi Tanı koymadan önce bu hormon testlerinin de yapılması ve hormon seviyeleri hakkında bilgi edinilmesi gerekmektedir. Hipofiz bezinde meydana gelen bir adenom öncelikle bu hormonlara etki etmektedir. Bu nedenle de bu hormonlara bakılması tanı koyma işlemini kolaylaştıracaktır.

İdrar Testi

Doktor, hastadan ne sıklıkla idrara çıktığına dair bilgiler alır. Şüphelendiği duruma göre bir idrar testi isteyecektir. İdrar testi ile kortizol seviyesi hakkında da bilgi edinilmesi mümkündür. Yani doktor tarafından gerekli görüldüğü takdirde idrar testi yapılmaktadır.

Anestezi Kontrolü

Anestezi kontrolü, anestezi altında gerçekleştirilecek her cerrahi müdahale öncesinde yapılması gereken bir kontroldür. Hastanın anesteziye uygunluğu hakkında bilgi edinmek ve hastaya uygun miktarda anestezi verilebilmesi için kontrollerinin yapılması gerekmektedir.

Kan Testi

Hormon testleri dışında, kan değerlerine bakabilmek ve kan sayımını yapmak gibi amaçlarla da kan testi yapılabilir. Bu genel bir kontroldür.

Görüntüleme Testleri

Daha öncesinde de bahsettiğimiz gibi, hipofiz adenomunun teşhis edilebilmesi için yapılması gereken ilk tetkikler arasında görüntüleme tetkikleri ve testleri bulunmaktadır. Bunlar genellik MR ve CT testleridir. Gerekirse farklı görüntüleme tetkikleri de uygulanabilir.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Tüketimi

Ameliyat öncesinde sigara ve alkol tüketimi bırakılmalıdır. Sigara ve alkol kan değerlerini ve kan akışını etkilemektedir. Özellikle sigara kan akışını etkilediğinden yaraların da geç iyileşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle özellikle de açık ameliyat öncesinde bu alışkanlıkların bırakılması gerekmektedir. Ne kadar süre öncesinde bırakılması gerektiği doktor tarafından hastaya söylenecektir.

Kullanılan İlaçların Hekim ile Paylaşılması

Hastanın, hipofiz adenomu dışında başka bir hastalık veya rahatsızlık sebebi ile devamlı şekilde kullandığı bazı ilaçları olabilir. Bu ilaçların neler olduğunu ne sıklıkla ve ne sebeple kullanıldığını doktor ile paylaşması gerekmektedir. Özellikle kan sulandırıcı, aspirin ve antibiyotik gibi ilaçların ameliyattan belli bir süre öncesinde bırakılması gerekmektedir. Bu konuda doktor hastayı gereken şekilde bilgilendirecektir.

Alınan Tedaviler ve Genel Sağlık Durumu Hakkında İnceleme

Hastanın daha önce aldığı ya da hala almakta olduğu bir tedavi var ise bunu da doktoru ile paylaşması gerekmektedir. Tıbbi geçmiş ile ilgili bilgiler de doktor ile paylaşılmalıdır. Ayrıca hastanın genel sağlık durumu hakkında da bilgi sahibi olunması gerekmektedir. Ameliyata engel teşkil edebilecek herhangi bir durumun olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından alınan tedaviler, tıbbi geçmiş ve genel sağlık durumunun doktor ile paylaşılması önem taşır.

Ameliyat Yöntemi ile Planın Belirlenmesi

Hasta ile gereken tüm görüşmeler yapıldıktan ve tetkikler ve testler tamamlandıktan sonra teşhis konularak ameliyat yöntemine karar verilmesi gerekmektedir. Ameliyat yöntemi hakkında karar doktor tarafından verilecektir. Hasta için en uygun yöntem belirlendikten sonra bir ameliyat planı çıkarılır. Ameliyat yöntemi, günü, saati ve süresi belirlenir. Buna kısaca ameliyat planı demek mümkündür.

Hasta ile Mutabakat ve Bilgilendirme

Tüm tetkikler ve testler yapılıp ameliyat yöntemi belirlendikten sonra bir plan oluşturulur demiştik. Bu plan da oluşturulduktan sonra geriye sadece hasta ile görüşmek kalır. Belirlenen ameliyat yöntemi ile ilgili hasta ile görüşülür. Sonuç hakkında bilgi verilir ve risk analizi yapılır. Ardından hasta ameliyatı kabul ederse ameliyatın günü, saati ve süresi hakkında da görüşleri alınır. Doktor ve hasta için en uygun ameliyat günü belirlenir. Hastanın onayı üzerine de ameliyat planı kesinleştirilmiş olur. Bundan sonra ameliyat gününe kadar sadece ameliyat öncesi süreçte doktorun talimatlarına uyarak beklenmesi gerekmektedir.

Ameliyata Hazırlık

Ameliyat planlarının yapılması ve hasta ile mutabakat ardından ameliyat günü de belirlenir. Ameliyattan önce doktor, ekip ve hastanın ameliyata hazırlanması gerekecektir. Bu aşamada genel olarak ameliyata hazırlık evresi olarak değerlendirilmektedir.

Ameliyathanenin Hazırlanması

Seçilen ameliyat yöntemi ameliyathane hazırlığı için gerekenleri de belirler. Eğer ameliyat endoskopik yani kapalı cerrahi ile gerçekleştirilecekse ameliyathane buna uygun şekilde hazırlanır. Ameliyat için gereken cihazlar ve diğer aletler ameliyathanede hazır bulunmalıdır.

Ameliyat Ekibinin Hazırlanması

Doktor ile birlikte ameliyata girecek olan ekibin de hasta ve ameliyat hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Ekip de hazırlığını ameliyattan önce tamamlamalıdır.

Hastanın Hazırlanması

Son olarak ameliyat öncesinde hastanın hazırlanması gerekmektedir. Hasta doktorun tüm tavsiyelerine uymalı ve belirttiği tarihte hastaneye yatışını yapmalıdır. Ardından gerekli bilgiler ve varsa gereken ilaçlar hastaya verilip ameliyata hazır hale getirilecektir.

Ameliyat Öncesi Beslenme ve Diyet

Doktor gerekli görür ise hasta için bir beslenme ve diyet programı hazırlayabilir. Bunun dışında eğer bir program belirlenmez ise de hastanın kendisi doktorun tavsiye edeceği şekilde sağlıklı ve düzenli beslenmeye özen göstermelidir. Özellikle ameliyat öncesinde ödem oluşumuna neden olacak yiyecek ve içeceklerden uzak durulması önemlidir.

Ameliyat Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyattan önce hastanın özen göstermesi gereken her konu hakkında doktor hastasını bilgilendirecektir. Sigara ve alkol tüketimine ara verilmesi, sağlıklı ve düzenli beslenme, doktorun bırakılmasını istediği ilaçların belirtildiği sürede bırakılması gibi dikkat ve özen isteyen bazı konular olacaktır. Hastanın bunlara özen göstermesi başarılı bir ameliyat geçirilmesi açısından gerekli ve önemlidir.

Hastaneye Yatış

Tüm bu ameliyat öncesi aşamasında yapılması gerekenler ameliyat günü geldiğinde sonlanır. Ameliyat için hastanın aynı gün ya da bir gün önce hastaneye yatışının yapılması gerekecektir. Hangi tarihte yatışın yapılacağı hastaya bildirilir. Hasta da bu tarihte hastaneye gelip yatış işlemlerini gerçekleştirmelidir. Ardından hasta ameliyat saati geldiğinde hazırlanıp ameliyathaneye götürülecektir.

Hipofiz Adenomu Ameliyatı Sonrası

Ameliyatın sonlanmasının ardından hasta için ameliyat sonrası süreç başlayacaktır. Bu süreçte hastanın özen göstermesi gereken bazı hususlar, karşı karşıya gelebileceği riskler veya komplikasyonlar ve dikkat etmesi gereken bazı konular vardır. İlk olarak ameliyat günü ile başlayan bu süreç iyileşme süreci boyunca devam eder. Hasta tam anlamı ile iyileşene dek doktor talimatlarına uymalıdır. Tüm bu hususlardan, risk, yan etki ve komplikasyonlardan aşağıda bahsedilmiştir.

Ameliyat Günü

Hastanın ameliyat günü, ameliyattan çıktıktan sonra karşılaşabileceği etkiler ve komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bazıları çok nadiren ortaya çıkan etkilerdir. Bu etkiler ve komplikasyonlardan da aşağıda bahsedilmiştir.

Görme Kabiliyeti

Ameliyat sonrasında, hipofiz adenomu nedeniyle zayıflayan görme kabiliyetinin de düzelmesi mümkündür. Ancak bu düzelmenin ameliyattan hemen sonra olması beklenmemelidir. İlk gün görmede yine bozukluklar hissedilebilir. Ama zamanla daha da iyiye gidecektir.

Ağrı

Ameliyat sonrasındaki ilk gün özellikle baş ağrısı gibi etkilerin oluşması normaldir. Ancak bunlar geçici etkiler olduğundan çok büyük problemler yaratmaz. Doktorun vermiş olduğu ağrı kesiciler ile bu ağrılar kontrol altına alınabilir.

Hareket Kabiliyeti

Ameliyat günü hastanın hareket kabiliyetinde zayıflıklar olabilir. Ancak çok kısa süren bir etkidir. Özellikle ameliyat genel anestezi altında yapılmış ise böyle etkiler görmek mümkündür.

Ayağa Kalkma

Hasta ameliyat sonrasında ilk bir ya da iki gün gözetim altında tutulur. Ancak bu gözetim süresi boyunca hasta yatmaz. İlk gün hasta biraz toparladıktan sonra ayağa kalkması ve kısa yürüyüşler yapması istenecektir.

Psikoloji

Hasta elbette psikolojik olarak da gireceği ameliyattan etkilenir. Ameliyattan çıktıktan sonra da bu etki devam edebilir. Refakatçilerin, ziyaretçilerin ve doktorların da yaklaşımı buna göre olmalıdır.

Pansuman ve Kontrol

Hastanede gözetim altında olduğu ilk bir ya da iki gün boyunca pansuman ve kontrol için gerekli işlemler doktorlar ve hemşireler tarafından yapılır. Hastanın genel durumunun kontrolünü doktor yaparken pansuman gibi işlemleri de hemşireler gerçekleştirmektedir.

Yardımcı Materyal Kullanımı

Hasta hareket kabiliyetinde zorlanır ise ilk gün koltuk değneği gibi yardımcı materyaller kullanabilir. Ancak bunun dışında bir yardımcı materyale ihtiyaç duymayacaktır.

İlaç Kullanımı

Hasta ilk gün de olsa ilaç kullanımına dikkat etmelidir. Bu nedenle hastanın yanında ilaçlarını tedarik edebilecek bir refakatçi olması iyi olacaktır. Ameliyattan çıktığında gerekli ilaçlar doktor tarafından reçete edilecektir.

Beslenme ve Diyet

Daha önce de bahsettiğimiz gibi sağlıklı ve düzenli beslenme her ameliyat için önemlidir. Ameliyat sonrasında da bu durum geçerlidir. Örneğin hasta ödem oluşumuna neden olacak yiyecek ve içeceklerden bir süre kaçınmalıdır.

Gözetim Süresi

Ameliyat sonrasındaki gözetim süre ortalama 1 ya da 2 gündür. Ancak hastanın durumuna ve doktorun isteğine göre bu süre değişebilir.

Riskler, Yan Etkiler ve Komplikasyonlar

Her ne kadar endoskopik cerrahinin meydana getirdiği risk ve komplikasyonlar diğerlerine göre daha az olsa da yine de oluşabilecek bazı yan etkiler mevcut. Bu riskler, yan etkiler ve komplikasyonlardan da aşağıda bahsedilmiştir.

Radyoterapi Yan Etkileri

Radyoterapi yani diğer bir adı ile ışın tedavisi de adenom tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Ancak sıkça tercih edilmez. Genellikle ameliyat sonrasında başarısız olunan ve adenoma müdahale edilemeyen durumlarda radyoterapi yani ışın tedavisi işlemi yapılır. Bunun da hipofiz fonksiyonları kaybı, hormon yetersizliği ve görme hasarı gibi bazı yan etkileri olabilmektedir. Radyoterapi de az da olsa radyasyona maruz kalındığı için ileri dönemlerde hipofiz yetmezliği gibi etkiler meydana getirmektedir. Hipofiz yetmezliği de bu saydığımız fonksiyon kaybı, yetersizlik ve görme hasarı gibi durumlara yol açmaktadır.

Kas Kütlesinde Azalma

Kas kütlesinde azalma gibi yan etkiler çok nadiren karşılaşılan yan etkilerdir. Yani her hastada görülmez.

Anemi

Anemi, kansızlık oluşumudur. Ameliyat sonrasında anemi de görülebilen yan etkiler arasındadır. Ancak tedavisi mümkündür.

Bayılmalar

Çok sık karşılaşılan bir etki olmamakla birlikte bayılmalar da ameliyat sonrasında görülebilen etkilerdendir. Böyle bir durumda derhal doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Alerjik Reaksiyonlar

Hastanın belli şeylere alerjisi var ise ameliyat sonrasında bu tür alerjik reaksiyonlar ile karşılaşılması da mümkündür. Bu nedenle hasta sahip olduğu herhangi bir alerjiyi doktoru ile paylaşmalıdır. Yine de bir reaksiyon meydana gelmiş ise doktor ile görüşülmelidir.

Anestezi Komplikasyonları

Kullanılan anesteziye göre bazı komplikasyonlar da meydana gelebilir. Bazen mide bulantısı, kusma ve baş dönmesi gibi etkiler ile karşılaşılması mümkündür. Ancak çok sık görülen ciddi bir anestezi komplikasyonu yoktur.

Ödem

Ödem oluşumu da ameliyat sonrası karşılaşılabilecek durumlardan biridir. Bu konuda hastanın özellikle beslenmesine dikkat etmesi ve ilaçlarını düzenli kullanması önerilir. Ödem oluşması ve geçmemesi halinde de doktor ile görüşülmesi gerekmektedir.

Enfeksiyon

Enfeksiyon riski, her cerrahi müdahale sonrasında vardır. Ancak bu riski en aza indirgemek hastanın özen göstermesine bağlıdır. Özellikle ilaç kullanımı bu konuda önemlidir. İlaç kullanımının yanı sıra pansuman ve hijyene de dikkat edilmesi enfeksiyon riskini azaltmak için gereklidir.

Kanama

Kanama endoskopik ameliyat sonrasında görülebilen bir komplikasyon değildir. Daha çok açık ameliyatlar sonrasında görülebilir. Ancak açık ameliyat için de sıkça karşılaşılan bir komplikasyon türü de değildir. Kanama gibi bir komplikasyon oluştuğunda derhal doktor ile görüşmek gerekmektedir.

Kan Birikimi

Kan birikimi de kanama gibi daha çok açık ameliyat sonrasında görülmektedir. Ancak eğer iyileşme göstermez ise doktora danışılması en doğrusu olacaktır.

Kanser

Hipofiz adenomu ameliyatı sonrası bununla ilgili bir kanser oluşumu görülmesi riski yok denecek kadar azdır.

Uzun Dönemli Problemler

Ameliyat sonrasında, uzun vadede görülebilecek bazı etkiler ve riskler de mevcuttur. Bu uzun vadeli etkiler çok sık karşılaşılan durumlar değildir. Bunları solunum problemleri, hipofiz fonksiyonları kaybı, kalıntı, görme bozuklukları, inme şeklinde sıralamak mümkündür. Bazıları geçici bir etkiye sahip olsa da bazıları kalıcıdır.

Geçici Yan Etkiler

Geçici yan etkiler de genellikle şu şekildedir; kanama, kan birikimi, kardiyak problemleri, solunum sıkıntısı, görme bozuklukları ve ödem.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastanın iyileşme sürecini en sağlıklı şekilde sonlandırabilmesi için özellikle dikkat etmesini gerektiren bazı konular vardır. Bu hususlarda hasta dikkatli olmazsa iyileşme süreci uzayabilir ya da problemler yaşanabilir. Tam ve sağlıklı bir iyileşme için bu konular önemlidir. Bu dikkat gerektiren hususlardan aşağıda bahsedilmiştir.

Duş

Hasta zaten ameliyattan çıktıktan sonra ortalama iki gün hastanede gözetim altında olacaktır. Taburcu olurken doktor ne zaman banyo yapabileceği konusunda hastayı bilgilendirir. Genellikle banyo yapılması için geçmesi gereken ortalama süre bir hafta kadardır.

Ağır Kaldırma

Herhangi bir şekilde ağır kaldırma eyleminde bulunulmaması gerekmektedir. Özellikle ilk bir hafta bu tür eylemler yapılmaması önerilmektedir.

Hareket Kabiliyeti

Hasta ameliyattan çıktıktan sonra hareket kabiliyetini gün be gün geri kazanacaktır. Ameliyat sonrasında kendi kendine kısa yürüyüşler yapabilecek veya tuvalet ve banyo gibi ihtiyaçlarını karşılayabilecektir. Ancak daha ağır faaliyetler için beklenmesi gerekmektedir.

Uyku Pozisyonu

Uyku pozisyonu hastanın bilinçli olarak belirleyebileceği bir durum değildir. Ancak yine de uykuya dalmadan önce ki yatış pozisyonuna dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle yüz üstü, başa veya buruna baskı yapacak uyku pozisyonlarından kaçınılmalıdır.

İlaç Kullanımı

İyileşme süreci için en çok önem arz eden konu ilaçlardır. Hasta doktorun kendisine vermiş olduğu ilaçları belirlenen şekilde ve belirtildiği süre boyunca düzenli olarak kullanmalıdır. İlaçların iyileşme süreci üzerindeki etkileri yadsınamayacak kadar büyüktür. Örneğin, ameliyat sonrasında hissedilen ağrıları en aza indirebilmenin ilk yolu bunun için verilmiş ilaçlardır. İlaçların düzenli kullanımı iyileşme süresini de kısaltacak ve hastanın kendisini daha çabuk toparlamasını sağlayacaktır.

Stres

Hastanın ameliyat sonrası süreçte psikolojik olarak da rahat olması gerekmektedir. Bunun için de stresten ve stres yaratacak ortamlardan uzak durmalıdır. Her ne kadar basit bir durum gibi gözükse de iyileşme süreci üzerinde stresin kötü bir etkisi vardır.

Yorgunluk

Hasta ameliyat sonrasında kendisini çok fazla güç harcaması gereken faaliyetlerden uzak tutmalıdır. Kendisini yorgun düşürecek işler ve aktiviteler yapmamalıdır.

Otomobil Kullanımı

Ameliyat sonrasında görme kabiliyetinin hemen düzelmeyeceğini ve bazı problemler oluşabileceğini söylemiştik. Bu nedenle hastanın bu konuda tam bir iyileşme sağlanana kadar otomobil kullanmaması daha doğru olacaktır.

Uçakla Seyahat

Ameliyat sonrasında tam bir iyileşme sağlanmadan uçak ile seyahat edilmesi de tavsiye edilmemektedir. Yine de bu konudaki en doğru bilgi hastaya doktor tarafından verilecektir.

Buhar Banyosu

Buhar banyosu da ilk bir ya da iki hafta kadar bir süre tavsiye edilen bir aktivite değildir. Hasta bu konuda doktoru tarafından bilgilendirilecektir.

Solaryum

Solaryum da ameliyat sonrasında tavsiye edilen bir faaliyet değildir. Özellikle iyileşme sürecinde solaryuma girmek doğru olmaz. Bu konuda doktor ile görüşülmesi gerekmektedir.

Güneşlenme

Ameliyat sonrasında direkt olarak güneş ışığına maruz kalmak doğru olmayacaktır. Bu nedenle iyileşme süreci boyunca güneşlenme gibi faaliyetlerden uzak durulması tavsiye edilmektedir.

Ameliyat Sonrasında Ek Tedavi Gerekir mi?

Hipofiz adenomu ameliyatlarının hepsi olumlu şekilde sonuçlanmayabilir. Örneğin, ameliyat ile tümörün tam çıkarılamaması mümkündür. Ya da nadiren de olsa tekrarlama gibi durumlar görülebilir. Bu tip durumlarda radyoterapi yani ışın tedavisi gibi ek tedaviler yapılması gerekebilir.

Ameliyat Sonrası Kanser Oluşma Riski Nasıldır?

Hipofiz adenomları %99 oranla iyi huylu tümörlerdir demiştik. Bu nedenle ameliyat sonrasında kanser oluşma ihtimali de yok denecek kadar azdır.

Ameliyat Sonrasında Özel Bakım Gerekir mi?

Ameliyat sonrasında özel bir bakım yapmak gerekmez. Ancak dikkat edilmesi gereken konularda hasta fazlasıyla özenli olmalıdır. Bu konular dışında özellikle de enfeksiyon oluşumunu önlemek için ilaç kullanımına ve hijyene dikkat etmesi gerekmektedir.

Ameliyat Sonrası Beslenme ve Diyet

Daha önce de bahsettiğimiz gibi beslenme ve diyet konusunda doktorunuzun uymanızı istediği bir program olabilir. Eğer doktor herhangi bir beslenme ve diyet programı vermez ise hasta sağlıklı ve düzenli beslenmeye dikkat etmelidir. Özellikle iyileşme süreci boyunca da ödem yapıcı yiyecek ve içecekleri tüketmemelidir.

Doktor Kontrolleri

Doktor kontrolleri özellikle iyileşme sürecinin takibi açısından oldukça önemlidir. Belirlenen doktor kontrolü günlerini aksatmamak ve ilaçları düzenli kullanmak gerekmektedir. Doktor kontrolleri, iyileşme sürecinin daha verimli ve sağlıklı olabilmesi için önemlidir. Bazen hastanın kendinde fark edemediği komplikasyonlar doktor tarafından fark edilir. Bu nedenle de kontrolleri aksatmamak hem hasta açısından hem de daha kısa bir iyileşme süreci açısından önem arz eder.

İyileşme Süreci

İyileşme süreci, hasta kendine dikkat ettiği sürece daha kolay ve daha çabuk atlatılır. Ortalama olarak iyileşme süreci 2-3 ay kadar sürebilmektedir. Bu süre boyunca yapılan kontroller ve kullanılan ilaçlar da iyileşme sürecine olumlu anlamda etki edecektir.

Ameliyat Sonrası Spor ve Egzersizler

Hafif Sporlar

Ameliyat sonrasında hasta tam anlamıyla iyileşene kadar hafif sporlar yapabilir. Özellikle kısa süreli tempolu yürüyüşler ameliyat sonrası için uygundur. Ancak bu hafif sporlara başlamak için de ameliyat sonrasında belli bir süre beklemesi gerekmektedir.

Ağır Sporlar

Ameliyat sonrasında hastanın ağır sporlardan kaçınması gerekmektedir. Özellikle iyileşme tam anlamıyla sağlanana dek ağır sporlar yapılmaması tavsiye edilir. Bunun yerine günlük kısa mesafeli yürüyüşler önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Her ameliyat veya tedavi ile ilgili olduğu gibi hipofiz adenomu ameliyatı ile ilgili de hastaların ve hasta yakınlarının özellikle merak ettiği bazı konular ve bu konular hakkında sıklıkla sorduğu sorular olabilmektedir. Bu hastalar tarafından sıkça sorulan sorulardan bazıları cevapları ile birlikte aşağıdaki gibidir.

Hipofiz Tümöründe Yapılabilecek En İyi Tedavi Nedir?

Hipofiz tümörlerinin tipleri birbirinden farklı olduğu için tedavi yöntemleri de değişmektedir. Bazı küçük boyuttaki tümörler için ilaç tedavisi en iyi tedavi olabilirken daha büyük boyutta ve ilaç ile tedavisi mümkün olmayan tümörler için de cerrahi tedavi yöntemleri uygun olacaktır. Ancak ışın tedavisi her iki ihtimal de değerlendirildikten sonra başvurulması gereken bir tedavi yöntemidir.

İstediğim Tedavi Türüne Başvurabilir miyim?

Öncelikle doktor yaptığı tetkiklerin ve testlerin sonuçlarına bakacaktır. Eğer hipofiz tümörünüz istediğiniz tedavi yöntemi için uygunsa bu yönteme başvurulur. Ancak değilse doktor size en uygun tedavi yöntemini belirleyecektir.

Eğer Tümör Başarılı Şekilde Çıkarılırsa Kan Testleri ve MRI gerekir mi?

Tümör ameliyat ile başarılı bir şekilde çıkarıldığında genel kontrollerin sağlanması amacı ile kan testleri ve görüntüleme tetkikleri yapılabilir. Ancak bu doktordan doktora da değişiklik gösterebilir.

Işın Tedavisi Her Hasta İçin Gerekli mi? Neden Işın Tedavisi Gerekir?

Işın tedavisi herhangi başka bir yöntem ile yok edilemeyen tümörlerin ya da kalıntıların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu nedenle her hasta için gereklidir demek yanlış olur. Sadece bu iki durumdan biri ile karşı karşıya kalınırsa ışın tedavisi uygulanması gerekebilir. Nadiren de tekrarlama gibi durumlarla karşılaşıldığında kullanılır.

Her Hipofiz Işınlaması Aynı mıdır?

Hayır, aynı değildir. Tümörün şekline, büyüklüğüne ve durumuna göre hipofiz ışınlaması da değişiklik göstermektedir.

Hipofiz Tümörü Hastanın Yaşam Süresini Kısaltır mı?

Doğrudan hipofiz tümörü hastanın ömrünü kısaltacak bir etki yaratmaz. Ancak zamanla büyüdüğünde bazı dokulara baskı yapması sonucunda vücutta çeşitli sorunlar gelişebilir ve bu da çeşitli hastalıklara yol açabilir.

İlaçlar Nasıl Etki Gösterir? Ameliyat Olmadan İlaç ile Tedavi Mümkün mü?

İlaçlar, eğer tümörün büyümesine engel olup günden güne küçültmek amacıyla kullanılır. Ancak tümör ilaç kullanımı ile tedavi edilebilecek boyutlarda ise bu mümkündür. Aksi takdirde ameliyat olunması gerekecektir.

Hipofiz Adenomu Ameliyatı Zor Bir Ameliyat mıdır?

Ameliyat tümörün boyutuna göre daha uzun ya da daha kısa sürebilir. Zorluğu da buna göre değişiklik gösterebilmektedir. Ancak genel itibariyle endoskopik cerrahi ile yapılan hipofiz adenomu ameliyatları çok zor ameliyatlar değildir.

Ağrılı Bir Ameliyat mıdır? Ağrıları Ne Zaman Geçer?

Ameliyat sırasında anestezi altında olunacağı için herhangi bir ağrı ya da acı hissedilmez. Ancak ameliyat sonrasında operasyona bağlı olarak ağrılar yaşanması mümkündür. Bu ağrılar kısa süreli geçici ağrılardır. Doktorun vermiş olduğu ağrı kesici ilaçlar ile desteklendiğinde daha çabuk kesilir.

Ameliyat Kaç Saat Sürer?

Hipofiz adenomu ameliyatı endoskopik cerrahi ile gerçekleştirildiğinde ortalama 2 saat sürmektedir. Ancak açık ameliyatta bu süre daha uzun olur.

Ameliyat Sonrasında İz Kalır mı?

Hipofiz adenomu ameliyatı daha çok kapalı yani endoskopik cerrahi ile gerçekleştirildiğinden herhangi bir iz kalmaz.

Yaş Durumu Ameliyat Sonucunu Etkiler mi?

Yaş durumu ameliyat sonucunu çok fazla etkilemese de bazı komplikasyon ya da yan etkilerin gerçekleşmesi ihtimalini yükseltir. Ayrıca bazen adenomun tekrarladığı görülebilir.

Ameliyat Sonucu Kişiden Kişiye Göre Değişir mi?

Evet, herkeste ameliyat sonucu aynı olmayabilir. Örneğin, tümörün hepsi ameliyat ile çıkarılamayabilir. Böyle bir şey olmayacağının garantisi asla verilemez. Bu durum tümöre ve hastaya bağlıdır. İşte bu nedenle de ameliyat sonucu kişiden kişiye değişebilen bir durumdur. Ancak çoğunlukla başarılı sonuçlanan bir ameliyattır.

Ameliyat Sonrasında İstirahat Raporu Verilir mi? İşe Ne Zaman Dönebilirim?

Evet, ameliyat sonrasında özellikle ilk 2-3 gün gözetim amacıyla hastanede kalmanız gerektiği için istirahat raporu verilecektir. İşe dönme süre iyileşme süreci ile orantılı ilerlese de genellikle bir ay içerisinde de işe dönülebilmektedir.

Ameliyat Sonrasında Günlük İhtiyaçlarımı Karşılayabilir miyim?

Evet, ameliyat sonrasında günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. İlk gün hareket kabiliyetiniz zayıflasa da sonraki günlerde kendi ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek kadar iyi duruma gelmiş olursunuz.

Ameliyat Sonrası Bilinçsel Bir Kayıp Meydana Gelir mi?

Hipofiz adenomu ameliyatı bir beyin ameliyatı değildir. Bu nedenle böyle yan etkileri yoktur.

Ameliyat Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

Ameliyat fiyatları hastanenin bulunduğu bölgeye, fiyat politikasına, çalışanların ve doktorların kıdemine ve tecrübesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Ayrıca kullanılacak tedavi yöntemi ve seçilen cerrahi müdahaleye göre de fiyatlar değişebilir.

SGK Hipofiz Adenomu Ameliyatını Karşılar mı?

Eğer ameliyatınızı devlet hastanelerinden birinde yaptıracaksanız SGK bunu karşılayabilir. Ancak özel hastanelerde aynı durum geçerli olmayacaktır. Özel sağlık kuruluşlarında yapılan ameliyat için ödemeler hastane şartlarına göre değişiklik gösterir.

Hipofiz Adenomu Ameliyatını Özel Hastanede mi, Devlet Hastanesinde mi Olmalıyım?

Bu hastanın kendi tercihine bağlı bir durumdur. Herhangi biri için diğerinden daha iyidir demek doğru olmaz. Ancak özel hastanelerde daha farklı muamele ve hizmet görmek mümkün. Hasta ikisinin de şartlarını karşılaştırarak kendi durumuna göre karar vermelidir.

Ameliyat Ertelenebilir ya da İptal Edilebilir mi?

Bu durum hastaneden hastaneye değişiklik gösterir. Genellikle devlet hastanelerinde erteleme gibi durumlar söz konusu değilken özel hastanelerde şartlar daha farklı olabilmektedir. Ancak her ikisinde de ameliyatı iptal etmek mümkün.

En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mı?

Bu tür durumlarda diğer doktorlara nazaran daha fazla ameliyat deneyimi olan ve başarılı sonuçlar almış olan doktorlar için en iyi doktor tabiri kullanılabilir. Ancak genelde böyle bir şeyin varlığından söz etmek doğru olmaz. Tüm doktorlar hastaya gereken hassasiyet ile yaklaşıp en başarılı sonucu almak için uğraşırlar. Bu nedenle en iyi doktor tabirinin bir veya birkaç doktor için kullanılması ve diğer doktorların bu ameliyatı iyi yapmadığı algısının oluşması doğru değildir.

Ameliyat Sonrası Kilo Kaybı Yaşar mıyım?

Bazı hastalarda ameliyat sonrasında kas kütlesinde azalma gibi yan etkiler yaşandığı için kilo kaybı da oluşabilir. Ancak sıkça rastlanan bir durum değildir.

Ameliyat Olanlar ile Görüşmeli miyim?

Eğer çevrenizde hipofiz adenomu ameliyatı geçirmiş birileri var ise onlarla ameliyat öncesi, ameliyat günü ve sonrası gibi konular hakkında konuşabilir, bilgi alabilirsiniz. Ancak en kesin bilgi için doktorla görüşmek önemlidir. Ayrıca her ameliyat sonucunun aynı olmayacağını, kişiden kişiye ameliyat sonucunun ve sonrasındaki sürecin değişiklik gösterebileceğini bilmek gerekmektedir.

Ameliyat Sonrası İz Kalırsa Estetik Tedavi Olabilir miyim?

Hipofiz adenomu ameliyatı eğer endoskopik cerrahi ile yapılmışsa yüzde herhangi bir iz oluşumuna sebebiyet vermeyecektir. Ancak ameliyat nadiren de olsa açık şekilde de yapılabilmektedir. Böyle durumlarda iz kalması durumu mümkün olabilmektedir. Bu durumda da hasta estetik ameliyat yaptırmak isteyebilir. Eğer yüzde iz oluşmuş ise estetik ameliyat yaptırılabilir.

Diğer Sağlık Sorunları Hipofiz Adenomu Ameliyatına Engel Teşkil Eder mi?

Ameliyat öncesinde, genel sağlık durumuna bakılması için yapılan testler ve tetkikler de bunun içindir. Eğer hastanın ameliyata engel teşkil edeceğinin düşünüldüğü bir rahatsızlığı varsa bu şekilde tespit edilmektedir. Bazı sağlık sorunları da ameliyat açısından engel oluşturabilmektedir.

İlgili Bölümİlgili Hastalık
Hipofiz Adenomu
İlgili Tedavi
Hipofiz Adenomu Tedavisi