Hidrosel Ameliyatı


Hidrosel Ameliyatı

Testisleri çevreleyen zarın içerisinde gereğinden fazla sıvı birikmesi sonucunda hidrosel meydana gelir. Ağrı ve acı duyumu olmayan hidrosel vakalarında ameliyat şart değildir. Ancak hastanın talebi, estetik açıdan hoş olmayan görüntüyü yok etmek ya da ağrı duyumu olması gibi sebepler ameliyat gerektirebilir. 2- 3 cm’lik kesiyle uygulanan ameliyat, 30 ila 60 dakika arasında sona erer. Hastanın taburcu olması ise 1-2 gündür. İyileşme süresi hastadan hastaya göre değişiklik gösterir.

Hidrosel Ameliyatı Hakkında

Hidrosel, su fıtığı adıyla da bilinen ve testis zarlarında aşırı sıvı birikmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Kelimenin kökeni Yunanca olup, su (hydro) ve tümör (cele) sözcüklerinden türemiştir. Testisler bir zarla tamamen çevrilmiştir. Bu zarın içerisinde gereğinden daha fazla sıvı toplanırsa testis torbası şişmeye başlar. Normal şartlarda zar ve testislerin arasında 1 ml kadar sıvı vardır. Bu sıvı, testislerin kayganlığından sorumlu. Hidrosel görülen hastalarda ise sıvı miktarı 200 ml kadar yükselebilir.

Yeni doğan bebeklerin %6’sında hidrosel görülmekte. Ancak her yaş grubundan erkekte kendini gösterebilir. Hidrosel, acı ve ağrı hissi vermez. Aynı zamanda tehlikeli hastalıklar grubunda yer almaz. Hidrosel sonucu oluşan şişliğin ebatlarına, hastanın talebine, estetik açıdan sorun yaratıp yaratmadığına ya da ağrı hissine bağlı olarak ameliyatla tedavi edilebilir. Operasyon, yarım saat ile bir saat arasında tamamlanır. Taburcu olmak içinse 1 ila 2 günün geçmesi doğru olacaktır.

Hidrosel Nedir?

Testisler, iki katmanlı zarlardan ve bir adet koruyucu katmandan oluşmaktadır. Testis ve iki zar arasında 0,5- 1 ml’lik bir sıvı vardır. Bu sıvı kayganlık sağlayarak testisin, skrotum adı verilen koruyucu torba içinde kolaylıkla hareket etmesini sağlar. Bu da testisleri dışarıdan gelecek darbelere karşı korumaktadır.

Testis anatomisinde bulunan iki katmandan biri kayganlaştırıcı özellikteki sıvıyı salgılarken diğer katman salgılanmış sıvıyı emmektedir. Bir döngü şeklindeki bu işleyiş sayesinde testis ve zarlar arasındaki sıvı miktarı sabit olarak 0,5 ile 1 ml arasında olur. Bazı durumlarda emilim görevini üstlenmiş olan katman, işlevini yerine getirmez ve sıvı miktarı sürekli olarak artmaya devam eder. Bunun sonucunda testis ve zarlar arasında olması gerekenden daha fazla sıvı birikir. Sıvı biriktikçe skrotumda şişme meydana gelir. Bu duruma hidrosel adı verilir. Hidrosel, çocukluk ya da yetişkinlik döneminde ortaya çıkabilir.

Nedenleri Nelerdir?

Hidrosel, her yaş grubundan erkekte görülebilen bir hastalıktır. Çocuklarda hidrosel oluşmasının başlıca nedeni, processus vaginalis adı verilen kanalın kapanmaması. Testisler, doğum öncesinde bu kanaldan aşağı iner ve testis torbasındaki yerini alır. Daha sonrasında bu kanal kendiliğinden kapanır. Kanalın kapanmadığı durumlarda ise hidrosel meydana gelir.

Yetişkin erkeklerde hidrosel oluşumunun sebebi tam olarak bilinmiyor. Ancak testislerde lenfatik drenaj bozukluğu, kanlanma, kendi çevresinde dönme, testis tümörü oluşumu, travmaya bağlı hidrosel oluşumu ve testis iltihabı ve benzeri hastalıkların habercisi olarak meydana geldiği bilinmekte.

Çeşitli hastalıklara bağlı olarak gelişen hidrosel, aniden meydana gelir. Kasık fıtığı ve inguinal varikoselektomi ameliyatlarının ardından testislerde lenfatik drenaj bozulmaya uğrayabilir. Bu duru sonucunda nadiren de olsa hidrosel oluşumu gözlenmektedir.

Hidrosel Türleri

Hidrosel kendini nonkominikan ve kominikan olmak üzere iki farklı şekilde gösterebilir. Türler, dölütsel gelişimle alakalı olarak belli olur. Yeni doğan erkek bebeklerin %6’ sında hidrosel görülmekte. Ancak hastalık yetişin erkeklerde de ortaya çıkabilir. Doğumsal (konjenital) hidrosel, skrotuma uzanan kanalın kapanmaması ya da anormal şekilde kapanması sonucunda oluşur. Erişkin erkeklerde görülen hidrosel ise travmalara bağlı olarak, bazı ameliyatların komplikasyonu olarak ya da diğer hastalıkların habercisi olarak kendini göstermekte.

Nonkominikan Hidrosel

Testisler anne karnındaki 14. haftadan sonra alt karın bölgesine iner ve testis torbasındaki (skrotum) yerini alır. Bu ilerleme sırasında karın zarı da aynı doğrultuda ilerler. Doğumdan kısa bir süre sonra ise bu kese tamamen kapanır ve ipliksi bir hale bürünür. Kesenin kapanmaması halinde karın içinde olması gereken sıvı testis torbasına dolar. Bunun sonucunda ise hidrosel meydana gelir. Nonkominikan hidroselde kanal kapalıdır. Ancak sıvı, vücut tarafından emilmez ve dağıtılamaz. Tüm sıvının absorbe edilmesi 1 sene sürebilir.

Kominikan Hidrosel

Kominikan hidrosel, ilişkili hidrosel olarak da adlandırılır. Bu tip vakalarda testis torbasından uzanan kanal kapanmamış olur. Böylece sıvının içeri ve dışarı akması engellenemez. Kanal açıklığının geniş olması halinde organların bu açıklığa sarkması ve fıtık meydana getirmesi muhtemel. Aynı zamanda enfeksiyon, tümör ve lenfatik drenaj gibi problemlerin habercisi olarak kominikan hidroselin görülme ihtimali de oldukça yüksek.

Hidrosel Nasıl Anlaşılır? Belirtiler

Hidrosel, oldukça yavaş ve belirti vermeden ilerleyen bir hastalık. İlk evrede testis torbalarında bir ağırlık hissi oluşur. Ancak ağrı duyumu yoktur. İlerlemeye başladığında ise gözle görülür bir büyüme söz konusu olur. Şişliğin bulunduğu testise ışık tutulduğu zaman testisin karaltısı seçilir. Bunun sebebi ise testis torbasında biriken sıvının şeffaf olması. En sık görülen belirtiler arasında testisteki karaltının gözle görülür hale gelmesi, bir testisin diğerine oranla daha büyük görünmesi ve testislerin büyüyerek gerilmesi yer alır.

Elle muayene sırasında şişliğin olduğu bölgede acı ve ağrı hissedilmez. Ancak testis torbasının gergin olduğu görülür. Sağlık açısından bir tehlike oluşturmasa da estetik açıdan nahoş bir görüntü vardır. Hidroselin ilerlediği dönemlerde ise yürüme bozukluğu görülebilir. Aynı zamanda testislerde dolaşım ve beslenme bozukluğu ortaya çıkabilir.

Hidrosel Tedavi Yöntemleri

Hidrosel, cerrahi yöntemlerle ve cerrahi olmayan iğne aspirasyonu tekniği ile tedavi edilebilir. Tedavi yöntemi, hidroselin türüne göre seçilir. İğne aspirasyonu ile yalnızca testiste biriken sıvı çekilir. Ancak sıvı akışını sağlayan kanal kapanmadığı için tekrarlama ihtimali oldukça yüksektir. Ameliyatla tedavide ise testislerde sıvı birikmesine neden olan katlar kesilir ve kanal kapatılır. Bu sayede sıvı akışı engellenmiş olarak kesin çözüm elde edilir.

Yeni doğan bebeklerde hidrosel görülüyorsa ve fıtık oluşumu başlamamışsa 2. yaş dolduktan sonrasında tedavi uygulanır. 2 sene içerisinde hidroselin kendi kendine kaybolmaması halinde cerrahi işlem yapılır. Fıtığın görülmesi halinde ise hastalık teşhis edilir edilmez ameliyat yapılması gerekir.

Yetişkin hastalara uygulanan tedavi yöntemi, hidroselin oluşum sebebi ve hastanın tercihine bağlı olarak değişiklik gösterir. Yalnızca estetik açıdan rahatsız olan hastalara iğne aspirasyonu uygulanabilir. Ancak ağrı duyumu ve yürüme bozukluğu gibi komplikasyonlar görülüyorsa cerrahi yöntemler tavsiye edilir.

Hidrosel Ameliyatı

Hidrosel ameliyatı, hastalığın kesin tedavisini sağlar ve ameliyat sonrasında hastalığın kendini tekrarlama ihtimali çok nadir görülür. Ameliyat, birden fazla teknikle uygulanabilir. Tekniğin belirlenmesindeki en önemli unsur ise hastanın yaşıdır. Bebeklerde ve genç erkeklerde küçük cerrahi kesiler açılması yeterli olacaktır. Aynı zamanda kasıklarda yer alan ameliyat bölgeleri de ameliyat için uygundur. İleri yaştaki hastalarda ise testis torbalarına girilir ve sıvı boşaltılması yapılır.

Hidrosel, hayati önem taşıyan bir hastalık değildir. Ameliyatı da aynı şekilde herhangi bir risk oluşturmaz. Birçok hasta operasyonun yapıldığı gün taburcu olmakta. Ancak operasyon sonrasında hastanın düzenli olarak pansuman yaptırması gerekir.

Küçük yaştaki hastalara uygulanan ameliyat sırasında kasıklara küçük kesiler uygulanır. Bu kesiler 2 ila 3 cm boyutundadır. Kesilerden içeri girilerek sıvı boşaltılır. Hastada fıtık oluşumu başlamışsa, sıvı boşaltıldıktan hemen sonra gerekli müdahale yapılır. Çocuk hastalarda genel anestezi tercih edilir. Operasyon, 30 ila 60 dakika içerisinde tamamlanmış olur.

Nasıl Yapılır?

Ameliyat süreci, hastaya teşhis konması ile birlikte başlar. Öncelikle hastaneye yatış işlemleri başlatılır. Hastanın tıbbi geçmişi öğrenildikten sonra kan alınır ve hastanın anesteziye uygun olup olmadığı belirlenir. Ardından EKG çekilir. Tahlil sonuçları uygun çıkarsa hasta ameliyathaneye alınır ve sterilizasyon işlemleri tamamlanır.

Ameliyat, iki testis torbasının ortada birleştiği dikey kısıma kesi atılması ile başlar. Bu sayede operasyon sonrasında iz kalmaz. Ardından deri katmanları son katına kadar açılır. Bu katmana ulaştıktan sonra hayli ince bir kesi açılır ve testis torbasında biriken sıvı boşaltılır. Akan sıvı bulanıksa örnek alınarak kültür testine gönderilir.

Tunica vaginalis adı verilen son tabaka açıldıktan sonra testislerde herhangi bir anomali olup olmadığına bakılmakta. Tümör ya da enfeksiyon gibi problemler varsa gerekli müdahale yapılır. Daha sonrasında ise tunica vaginaliste fazlalık yapan parçalar alınır. Kanama kontrolü yapıldıktan sonra tunika vaginalis ters bir şekilde dikilir. Dikiş işlemi için kendinden eriyebilen ipler ya da aparatlar kullanılmakta.

Testisler yeniden yerlerine yerleştirilir ve katmanlar teker teker kapatılır. Son olarak en dış tabakaya dikiş işlemi uygulanır ve pansuman yapılır. Bandaj işleminin uygulanması ile birlikte ameliyat sona erer.

Hangi Durumlarda Gereklidir?

Hidrosel tedavisi, iğne aspirasyonu ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Hasta ileri yaştaysa, ağrı hissi yoksa ve cerrahi yöntemleri istemiyorsa iğne aspirasyonu yeterli olacaktır. Bu yöntem, hastalığın kendisini tekrar etmesine yol açabilir. Çünkü tedavi için testis torbasına ilerleyen kanalın onarılması gerekir. İğne aspirasyonu yönteminde ise yalnızca torbada biriken sıvı boşaltılmış olur. Ancak bebek, çocuk ve genç yaştaki hastalar için ameliyat kesin çözüm olacaktır.

Hidrosel oluşumu, karın içerisinde bulunan organların sarkmasına yol açabilir. Testis torbalarına sıvı dolmasının sebebi kanalın kapanmamış olmasıdır. Bu kanal tamamen açık kalmışsa ya da geniş bir açıklık mevcutsa organlar sarkarak fıtık oluşumuna yol açar. Bu gibi durumlarda ameliyat yapılması şart.

Elle muayene sırasında hastanın ağrı hissetmesi, estetik açıdan şikayetçi olması ve yürüme ya da fiziksel aktivitelerde güçlük çekilmesi ameliyat gereken durumlar arasında yer alır. Ancak hidrosel hayati bir tehlike teşkil etmediği için hastanın tercihi öncelik taşır.

İstatistikler ve Başarı Oranları

Hidrosel ameliyatı, alanında uzman olan cerrahlar için oldukça basit ve risksiz bir operasyondur. Ameliyat sırasında en zorlayıcı kısım, kanama kontrolünün yapılması. Bunun sebebi ise bölgeye çok fazla kan pompalanması.

Cerrahi yöntemlerle tedavi edilen hidrosel, büyük oranda kendini tekrar etmez. Bu durum çok nadir vakada görülür. Bu nedenle ameliyat sonuçları memnun edici olur. İstatistik ve başarı oranı hayli yüksek olan hidrosel ameliyatı, 1 yaşının üzerinde ve ameliyata uygun olan her hastaya uygulanabilir. Ancak ileri yaştaki hastalar için ameliyat tavsiye edilmez.

Hastane Şartları

Hidrosel ameliyatı, rahatsızlığın tek kesin çözümüdür. Tercih edilen cerrahın başarıları kadar, operasyonun yapılacağı hastane ve şartları da önem taşır. Hastanenin kullandığı cihazlar, hastalara sunduğu şartlar ve tam teşekküllü olması gibi etmenler operasyon sonucu ile iyileşme süreci açısından oldukça önemlidir.

Ameliyatın yapılacağı hastanede laboratuvar, cerrahi servisi ve gerekli teknolojiye sahip bir ameliyathane olması gerekir. Ameliyathanenin gerekli sterilizasyon işlemlerine özen göstermesi de hayli önemli bir nokta. Anestezi cihazı, cerrahi aletler ve diğer tüm ekipmanın eksiksiz olması, ameliyat sırasında yaşanması muhtemel olan komplikasyonların önüne geçebilmek için hayati önem taşır. Bu nedenle hastane personelinin ameliyat öncesinde tüm ekipmanları kontrol etmesi gerek. Herhangi bir sorun olması halinde cihazların onarılması ya da hastanın başka bir hastaneye sevk edilmesi gerekir.

Anestezi Türü

Hidrosel ameliyatında anestezi, hastanın yaşına ve sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Küçük çocuklar ameliyata alınırken genel anestezi verilir. Ancak yetişkin hastalar lokal anestezi altında ameliyat edilebilir. Ameliyattan korkan hastaların genel sağlık durumları uygunsa genel anestezi tercih edilmekte. Hastanın uygunluğu ise kan ve idrar tahlilleri ile belirlenmekte.

Tercih edilen anestezi tipi kesinlikle bir anestezi ve reanimasyon uzmanı tarafından uygulanmalıdır. Aynı zamanda uzmanın ameliyat süresince ameliyathanede kalması ve hasta takibi yapması gerekmekte. Olası bir aksilik durumunda ise gerekli müdahaleler yaparak hastanın sağlığını koruması gerekir.

Yoğun Bakım Gerekir Mi?

Hidrosel ameliyatı sonrası dönemde hastanede kalış süresi 1 ya da 2 gündür. Bu süreç içerisinde, hastanın yoğun bakımda yatmasına gerek yoktur. Hidrosel ameliyatı sonrası iyileşme dönemi fıtık ameliyatı sonrası iyileşme dönemi ile oldukça benzerlik taşımaktadır. Ağır tablolarla nadiren karşılaşılır.

Ameliyat öncesi dönemde yapılacak tetkikler ve muayeneler, ameliyat sırasında karşılaşılacak problemlerin öngörülmesinde yardımcı rol oynar. Kişilerin var olan hastalıkları, kanama pıhtılaşma zamanları gibi faktörler bilinirse ameliyat öncesinde önlemler alınır ve komplikasyon riski en aza indirgenir. Eğer ameliyat sırasında ya da sonrasında ağır komplikasyonlar görülmüşse, hasta yakınları ile konuşulur ve hasta, durumu düzelene kadar yoğun bakımda tutulur. Tüm bu riskler, ameliyat öncesinde hastaya anlatılır ve hastanın imzalı onayı alınır. Bu tarz durumlar nadiren görülür ve korkulmamalıdır.

Refakatçi Gerekir Mi?

Hidrosel ameliyatı bittikten sonra, hasta 24 ile 48 saat arasında hastanede kalmalıdır. Bu süreç içerisinde hastanın yanında birilerinin olması ona manevi destek sağlar. Aynı zamanda hasta, yürüme ve tuvalete gitme gibi ihtiyaçlarının karşılanması için fiziksel desteğe ihtiyaç duyabilir. Bu yüzden hidrosel ameliyatı olacak kişilerin yanında refakatçi bulunması gerekir.

Ameliyat sonrası dönemde enfeksiyona açık hale gelen hastaların odasına, birden fazla insan girmemelidir. Sık yapılan hasta ziyaretleri, birkaç kişinin aynı anda refakatçi olarak kalması gibi durumlar enfeksiyon riskini çok yükseltir. Bazı hastaneler refakatçi odası hizmeti sunuyor. Böyle bir imkân varsa refakatçi sayısının artması problem olmayacaktır. Ayrıca, hastaya refakatçilik yapacak kişinin grip gibi hastalıklara sahip olmaması, enfeksiyon riski açısından önem taşır.

Ameliyatta Kullanılan Cihazlar

Pek çok ameliyatın aksine, hidrosel ameliyatı sırasında özel cihazların kullanımına ihtiyaç duyulmaz. İçinde hidrosel ameliyatı için gereken pens, bistüri sapı gibi cerrahi aletlerin bulunduğu bir set ve koter kalemi, bistüri ucu, sütur gibi malzemeler kullanılır. Hastanın yaşam bulgularının takip edilebilmesi için bir adet hasta monitörü gerekir. Eğer genel anestezi uygulanacaksa, genel anestezi için özel bir anestezi cihazı kullanılır.

İğne Aspirasyonu

İğne aspirasyonu, ileri yaştaki hidrosel hastaları için en uygun yöntemdir. Ayrıca cerrahi yöntemleri kabul etmeyen hastalara da uygulanabilir. Ancak iğne aspirasyonu yöntemi, hidroseli tedavi etmez. Çünkü hidrosel, testislerin skrotuma indiği kanalın kapanmaması ya da açıklık kalması sonucunda meydana gelir. Ve iğne aspirasyonu sırasında bu kanala herhangi bir müdahale söz konusu değildir. Bu işlem sırasında bir iğne ile testis torbasında biriken sıvı tahliye edilir. Bu nedenle hidrosel kendini tekrar edebilir. Genellikle yalnızca estetik kaygı yaşayan ve günlük aktiviteleri kısıtlanan hastaların tercihidir. Ağrı ya da fıtık oluşumu durumlarında ise cerrahi yöntemler kullanılmakta.

Nasıl Yapılır?

Hidrosel olan hastalar, her zaman cerrahi tedavi yöntemini tercih etmek istemeyebiliyorlar. Tedavide alternatif seçim olarak sunulan iğne aspirasyonu daha cazip gelebiliyor. Ancak iğne aspirasyonunda tekrarlama olasılığının yüksek olduğu unutulmamalıdır.

İğne aspirasyonu sırasında ultrason cihazı kullanılarak, özel bir iğne sıvı dolu olan bölgeden içeri sokulur. Daha sonra içeride birikmiş olan sıvı, iğnenin yardımı ile boşaltılır. Sıvı iyice boşaltıldıktan sonra içeriyi temizlemesi amacı ile scrotum içi batikon ile yıkanır ve işlem sonlanır.

Hangi Durumlarda Gereklidir?

İğne aspirasyonu, cerrahlar tarafından öncelikle tercih edilen bir uygulama değildir. Yapılan aspirasyon, sorunun kaynağını ortadan kaldırmaz. Sadece ortaya çıkan belirtileri yok eder ve bu yüzden hastalık ilerleyen dönemlerde tekrar eder. Yine de hastalar, cerrahi yöntemi kabul etmemişse ya da ameliyatı kaldıramayacak kadar ileri yaştaysa iğne aspirasyonu yöntemi kullanılır. Eğer kişide ağrı ya da tümör oluşumu da varsa iğne aspirasyonu yönteminin kullanılması mümkün değildir, cerrahi tedavi şarttır.

İstatistikler ve Başarı Oranları

İğne aspirasyonu, hidroselin kaynağını değil belirtilerini ortadan kaldırmaktadır. Bu yüzden çoğunlukla tekrarlanır. Yapılan bir araştırmaya göre durumları birbirine çok benzeyen 40 hidrosel hastasına iğne aspirasyonu tedavisi uygulandı. Bu hastalardan 21’inde hastalık tekrar etti ve bu 21 kişi içinden 15 kişiye ilk uygulamadan 3 ay sonra tekrar aspirasyon uygulandı. İkinci uygulama sırasında tekrarlayan hidrosellerden daha az sıvı geldiği gözlemlendi. Sonuç olarak 40 hastadan 19’unda ilk uygulamada başarı elde edildi. 15 hastada tekrarlama oldu ancak sıvı miktarı ilkine oranla çok daha azdı. Kalan 6 kişi ise ikinci uygulamayı kabul etmemiştir.

Hastane Şartları

İğne aspirasyonunu uygulayacak uzman kadar işlemin yapılacağı ortam da oldukça önemli. Öncelikle hastane personelinin sorumluluk ve görev bilinci sahibi olması gerek. Ameliyathanenin steril edilmesi de hastanın sağlığı ile doğru orantılı. Aspirasyondan önce ve aspirasyon sırasında steril bir ortam oluşmaması halinde hastada enfeksiyon ortaya çıkabilir. Bu durum ise ölümle sonuçlanacak kadar ciddi bir komplikasyondur.

İşlemin başarı durumunu etkileyen bir diğer durum ise cihazların gelişmiş olmasıdır. Son teknoloji cihazlara sahip olan bir ameliyathanede çok daha başarılı sonuçlar elde edilir. Günümüzde kullanılan son teknoloji cihazlar, işlem ve iyileşme sürecinin daha kolay geçmesine imkân tanır. Bu nedenle aspirasyon öncesinde cihazların yeterliliği hakkında bilgi almakta fayda olacaktır.

Anestezi Türü

Hidrosel ameliyatı 3 farklı anestezi yöntemi kullanılarak yapılabilmektedir. Bunlar; lokal anestezi, spinal anestezi ve genel anestezidir. Kullanılacak anestezi yöntemi hastanın seçimine bırakılır.

Lokal anestezi sırasında uyuşukluk sağlayan ilaç ameliyat bölgesine enjekte edilir ve sadece ameliyat bölgesi uyuşturulmuş olur. Hidrosel ameliyatında lokal anestezi, testis bölgesine iğne yapılarak sağlanmaktadır. Hastalar çoğunlukla lokal anesteziyi tercih etmemektedirler. Ancak işlem sırasında ağır ilaçlar kullanılmadığından en düşük riski taşıyan anestezi türü olarak sayılmaktadır.

Spinal anestezi, kişilerin belden aşağısının uyuşturulması işlemidir. Bu işlem oturur pozisyonda uygulanır. Hastanın sırtı kambur olmalıdır. Spinal iğne, L3- L4 omurları arasında ilerletilir. Daha sonra iğnenin arka kısmındaki hazneye BOS (Beyin- Omurilik Sıvısı) gelip gelmediğine bakılır. Eğer Beyin- omurilik sıvısı geliyorsa iğne aracılığı ile anestezi ilacı, bu sıvının içine verilir ve iğne belden çıkarılır. İlaç, etkisini 1 dakika içinde göstererek tam uyuşma sağlar. Hastaya ameliyat pozisyonu verilir ve uyuşukluğun olup olmadığı kontrol edilerek ameliyata başlanır. En sık tercih edilen anestezi yöntemidir.

Genel anestezi, halk arasında uyutulma olarak bilinen anestezi türüdür. Hasta sedyeye yatırıldıktan sonra damar yolundan kas gevşetici ve sedatif ilaçlar verilir. Daha sonrasında hasta entübe edilir ve entübasyon tüpünün ucu anestezi cihazına bağlanır. Genel anestezi için kullanılan kas gevşetici ilaç, solunum kasları dahil olmak üzere vücuttaki tüm kasları inaktif hale getirir. Bu yüzden hastalar kendi kendilerine nefes alıp veremezler. Anestezi cihazı, hastaya yapay bir solunum kazandırırken aynı zamanda içinde bulunan gazlarla, anestezinin devamlılığını sağlar. Ameliyat bitiminde hasta hemen uyandırılır.

Yoğun Bakım Gerekir Mi?

İğne aspirasyonu tedavisi ağır bir işlem değildir. Yaklaşık 30- 60 dakika içinde sonlanır ve aynı gün taburcu edilirsiniz. İğne aspirasyonu sonrası yoğun bakıma gerek yoktur. Evinizde 1 günlük istirahatten sonra günlük yaşamınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Refakatçi Gerekir Mi?

İğne aspirasyonu işlemi, uzun süren ve zor süreçler içeren bir işlem değildir. Hasta herhangi bir sorun yaşamayacağı için aynı gün taburcu edilir. Bu yüzden refakatçiye ihtiyaç duyulmaz. Eğer hasta, yanında kendisine psikolojik destek olacak birini isterse, istediği kişiyle gelmesinin bir sakıncası yoktur.

Ameliyatta Kullanılan Cihazlar

İğne aspirasyonu sırasında çok fazla cihaz kullanımına ihtiyaç yoktur. Tek gereken cihaz, ultrason cihazıdır. Steril edilmiş bir ortamda, özel iğneler ve ultrason cihazı kullanılarak işlem tamamlanır.

Hidrosel Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hidrosel, genellikle cerrahi yöntem ile tedavi edilen bir hastalıktır. Hastalar cerrahi yöntemden çekindikleri için çoğunlukla tedaviden kaçarlar. Eğer hidrosel iyi huylu ise başlarda ağrı hissedilmez. Ancak torbalardaki şişlik zamanla artar ve ağrıya sebep olur. Bazen hidrosele enfeksiyon, tümör gibi oluşumlar da eşlik etmektedir. Böyle durumlarda tedavi sağlanmazsa yan hastalık giderek ilerler ve çok daha ciddi problemlere yol açar. Bu yüzden skrotumda şişlik fark edildiği anda doktora gidilmeli ve problem detaylı bir şekilde araştırılıp tedavi edilmelidir.

Hidrosel Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer?

Hidrosel, testislerde meydana gelen ve üreme sistemini etkileyen bir hastalıktır. Hidroselin teşhis ve tedavi süreci uzman bir üroloji hekimi tarafından yapılmalıdır. Eğer hasta ameliyat olacaksa, ameliyatı yapacak üroloji hekiminin “operatör doktor” unvanına sahip olması gerekir.

Hidrosel Ameliyatı Fiyatları

SGK’nın, hidrosel ameliyatları için ödemiş olduğu rakam yaklaşık olarak 500 - 550 TL. Özel hastanelerin bu ücretlere %200 zam yapma hakkı mevcut olduğu için özel hastanelerde ameliyat olmak daha masraflı bir hale gelebilir. Ameliyat kararı alındıktan sonra, ameliyat olmak istediğiniz hastanenin muhasebe birimiyle bir görüşme yaparak net fiyat hakkında bilgilendirilebilirsiniz.

Hidrosel Ameliyatı Öncesi

Ameliyat kararı verildikten sonra hastaların ameliyat hazırlığına başlamaları için uygun bir tedavi planı oluşturulur. Hastalar, doktorları tarafından oluşturulan bu plana sadık kalmalı ve söylenen her şeyi yapmalılardır. Özellikle sigara kullanan kişiler, ameliyata belirli bir süre kala sigarayı bırakmalılardır. Sigara, dokulardaki kanlanmayı olumsuz etkiler ve ameliyat sonrası dönemde yara iyileşme hızı, sigara içmeyen bir kişinin yara iyileşmesine kıyasla çok daha yavaş gerçekleşir. Yara iyileşmesine kattığı olumsuz etkiye ek olarak akciğerleri de kötü etkiler ve ameliyat sonrasında solunum güçlüğü komplikasyonunun görülme riskini arttırır.

Hidrosel ameliyatı öncesinde doktor, bir reçete düzenler. Bu reçetede antibiyotik yer alır. Kişiler, bu reçetedeki ilaçları düzenli şekilde kullanmalılardır. Eğer hastanın düzenli olarak kullandığı ilaçlar varsa bu ilaçları da doktoruyla paylaşmalıdır. Kan sulandırıcı etkiye sahip ilaçlar ameliyat sırasında kanamayı arttıracağı için bir süre öncesinde bırakılmalıdır.

Ameliyat sonrası dönemde ilk duş ameliyattan sonraki 3.günde alınabileceği için hastalara ameliyattan önceki gece duş alarak hastaneye gelmeleri önerilir. Ameliyat sırasında midenin boş olması gerektiği için ameliyata 12 saat kala yeme ve içme kesilmelidir.

Tetkikler

Ameliyat kararı alınırken dikkat edilmesi gereken ilk şey hastanın genel sağlık durumudur. Eğer hastanın genel sağlık durumu ameliyatı kaldırabilecek düzeydeyse, ameliyat onaylanır. Bunun anlaşılabilmesi için bazı laboratuvar testlerine ihtiyaç vardır.

Ameliyat öncesi dönemde yapılması gereken testler; transillüminasyon testi, inguinal herni testi, ultrason, idrar ve kan testleridir. Bu testlerin haricinde fiziki muayene ve anestezi kontrolü de hazırlık evresinde yer almaktadır. Tüm bu testlerin ve muayenelerin sonucunda hastanın ameliyata uygunluğu anlaşılır ve aynı zamanda hidrosele ek olarak başka bir sorunun olup olmadığı görülebilir. Kanama pıhtılaşma zamanı gibi tetkikler ile ameliyat sırasında kanama komplikasyonu görülme riski ölçülebilir. Eğer hastada hidrosele ek bir problem varsa o sorun için de bir çözüm aranabilir.

Fiziki Muayene

Fiziki muayene sırasında hastanın skrotumları el ile muayene edilerek içlerinde kitle olup olmadığı gözlenir. Ek olarak, daha önce geçirmiş olduğu hastalıklar ve kullandığı ilaçlar gibi bilgiler sorgulanır. Boy kilo ölçümü gibi fiziksel özellikler ölçülür ve kaydedilir. Hastaya bunların haricinde bir şikâyeti olup olmadığı sorulur. Eğer varsa gerekli bölümlere yönledirilerek muayenesi sağlanır.

Transillüminasyon Testi

Transillüminasyon testi, skrotum içerisinde oluşmuş olan kitlenin boyu ve türü hakkında bilgi edinmek amacıyla uygulanan bir testtir. Bu testte hastanın skrotumundaki şişliğin bir tarafına fener tutulur. Eğer fenerin ışığı diğer taraftan görülmekteyse biriken sıvı berrak demektir. Bu da enfeksiyon olmadığının bir işaretidir.

İnguinal Herni Testi

Fıtık ve hidrosel ilişkisi çocuk ve bebeklerde görülmektedir. Testis oluşumu karın içinde başlar ve gelişimini tamamladıktan sonra skrotumun içine ilerler. Tüm bu süreç anne karnında tamamlanmaktadır. Bazen karın zarı ve testis arasında açıklık kalır ve karın içinde bulunan sıvı testislere dolar. Bu da hidrosele sebep olur. Oluşan açıklık ileri seviyede bir büyüklükteyse kasık fıtığı da gelişebilir. Bu yüzden rutin muayene sırasında inguinal herni varlığı da araştırılmalıdır.

Ultrason

Tıbbi tanı sonografisi adını da taşıyan ultrason, yüksek frekanstaki ses dalgalarının yardımı ile vücuttaki organların ve oluşumların görüntülerinin elde edilmesi amacıyla kullanılır. Ultrason cihazı ile birçok hastalık radyasyon kullanılmadan teşhis edilebilmektedir.

Ultrason cihazı skrotum üzerinde hareket ettirilerek içeride bulunan kitlenin durumu hakkında bilgi edinilir. Ultrason, ses dalgaları kullanarak görüntü elde eden bir cihazdır, radyasyon içermez.

İdrar Testi

Her ameliyat öncesinde rutin testler uygulanmaktadır. Bu testler arasında kan tahlilleri, akciğer grafisi ve tam idrar tahlili bulunmaktadır. Hastanın idrarı incelenerek ameliyata engel oluşturacak herhangi bir problem olup olmadığına bakılır. Eğer varsa öncelikle bu sorun tedavi edilir, daha sonra ameliyat gerçekleşir. Özellikle idrardaki kreatifinin yüksek değere sahip olması böbrek fonksiyon bozukluğunu işaret eder ve hastayı anestezi için yüksek risk grubuna dahil ederek ameliyatın ertelenmesine sebep olabilir.

Kan Testi

Kan tahlilleri, ameliyat yapılabilmesi için olmazsa olmazdır. Kişinin kan değerleri detaylı bir şekilde incelenir ve altta yatan bir hastalık olup olmadığı, ameliyata engel oluşturacak bir problem olup olmadığı araştırılır. Hastada kansızlık, hepatit gibi hastalıkların olup olmadığının bilinmesi zorunludur. Eğer bir hastalık varsa ameliyat öncesinde gerekli önlemler alınmalıdır.

Kanında HbsAg pozitif çıkan hastalar, hepatit b hastalığına sahipler demektir. Bu durum mutlaka bilinmeli, ameliyat ekibi ve cerrahi servis çalışanları hastalıktan korunmak için daha dikkatli davranmalılardır. Eğer kişide hemofili gibi bir kan hastalığı mevcutsa ameliyat öncesinde bu soruna bir çözüm bulunmalıdır. Hemofili, kan pıhtılaşmasını bozarak kanamayı arttıran bir hastalıktır. Bu durum ameliyattan önce fark edilmezse, ameliyat sırasında hemorajik şoka sebep olabilir. Aynı şekilde hastanın hemoglobin düzeyi düşükse ameliyat sırasındaki kan kaybı anemiye sebep olabilir. Bu yüzden ameliyattan önce hastanın hemoglobin düzeyi normal bir seviyeye çıkarılmalıdır. Acil vakalar haricinde kan testi olmayan hiçbir hasta ameliyata alınmamaktadır.

Anestezi Kontrolü

Ameliyat öncesinde hastayı anestezi ve reanimasyon uzmanı muayene etmelidir. Bu muayene sırasında hastanın anestezi için uygun olup olmadığı değerlendirilir ve istediği anestezi yöntemine karar vermesi sağlanır. Muayene başladıktan sonra öncelikle hastanın anamnezi alınır. Anamnez sırasında daha önce ameliyat olup olmadığı, eğer ameliyat olduysa hangi anestezi yönteminin kullanıldığı ve bunun bir soruna yol açıp açmadığı, ilaç alerjileri, yüksek tansiyon, solunum yolu hastalıklarından herhangi birinin bulunup bulunmadığı, aile öyküsünde bu tarz problemlerin olup olmadığı gibi konularda bilgiler elde edilmektedir. Ayrıca hastanın sigara ve alkol alışkanlığının olup olmadığı da bilinmelidir. Muayene sırasında sorulan tüm sorular eksiksiz ve doğru bir şekilde cevaplandırılmalıdır.

Anestezi kontrolü için başvurulan hastanın anamnezi alındıktan sonra sıra fizik muayeneye gelir. Fizik muayene sırasında anestezi ve reanimasyon uzmanı, hastanın ağız ve boğaz yapısını yakından inceler, eksik diş olup olmadığına bakar, entünasyon işlemi için gereken mallopati sınıflandırmasını yapar. Hastanın solunum ile dolaşım bilgileri ölçülerek kaydedilir.

Anestezi muayenesi sırasında bir problemle karşılaşılırsa, problemin ciddiyeti göz önüne alınarak ameliyata engel olup olmayacağı değerlendirilir ve uygun çözümler üretilir.

Alınan Tedaviler ve Sağlık Durumunun İncelenmesi

Ameliyat kararı alınan hastanın o güne kadar almış olduğu tedaviler, düzenli kullandığı ilaçlar, geçirmiş olduğu hastalıklar, geçirdiği ameliyatlar detaylı bir şekilde öğrenilmelidir. Örneğin daha önce by-pass ameliyatı olmuş bir kişi ameliyat için yüksek risk grubuna girmektedir. Bu kişilere genel anestezi uygulaması yerine spinal anestezi uygulaması yapmak çok daha güvenilir olacaktır. Buna ek olarak kişinin hala kullanmakta olduğu kan sulandırıcı ilaçlar ameliyat sırasında aşırı kan kaybına sebebiyet verebilir. Tüm bunların bilinmesi ve önlem alınması hastanın hayatını kurtarır. Hastalarda, geçmişten gelerek etkisini devam ettiren kalıcı bir sorun olup olmadığı ya da daha önce kullanılan ilaçların, yapılan ameliyatların, varsa bırakmış olduğu hasarların değerlendirmesi yapılarak yeni ameliyat için bir plan oluşturulmalıdır.

Kullanılan İlaçların Hekim İle Paylaşılması ve Ameliyat Öncesi İlaç Kullanımı

Hastalar, hastaneye başvurdukları zaman sağlık çalışanları tarafından doldurulması gereken belgeler ve öğrenilmesi gereken bilgiler vardır. Bu bilgiler arasında hastanın düzenli olarak kullandığı ilaçlar da yer alır.

Kişiler, sürekli kullandıkları ilaçları eksiksiz bir şekilde hekimleri ile paylaşmalılardır. Bu ilaçları hangi dozda ne kadar sıklıkla ve ne zamandır kullandıklarını belirtmelilerdir. Doğru ve tam bilgi aktarımı hayati önem taşır. Örneğin ameliyat öncesinde kan sulandırıcı içen biri bunu doktoruna iletmemiş olursa ameliyat sırasında kanama komplikasyonu ile karşılaşılır ve bu durum ciddi sonuçlar soğurabilir.

Ameliyat öncesinde sadece hekim tarafından hazırlanmış güncel reçetedeki ilaçlar kullanılmalıdır. Eğer reçetede yer almayan ve kullanmak zorunda olunan bir ilaç varsa bu durum hekim ile tekrar görüşülmeli ve bilgi verilmelidir. Bilinçsiz ilaç kullanımı çok ciddi sorunlara yol açmaktadır. Bu yüzden dikkatli olunmalıdır.

Ameliyat Planının ve Tedavi Sürecinin Belirlenmesi

Hastalar hastaneye başvurduktan ve ameliyat kararı alındıktan sonra gereken tüm testler yapılır. Bu testlerin sonucuna bakarak ameliyat detaylı bir şekilde planlanır. Kişilerde böbrek yetmezliği, kalp hastalıkları gibi yüksek risk gruplarına giren hastalıkların olup olmadığına bakılmalıdır. Hidroselin derecesine göre tedavi süresi ve şekli belirlenir. Bu aşamada üroloji uzmanı ile anestezi ve reanimasyon uzmanı iş birliği içinde çalışır. Eğer hastada grip gibi hastalıklar mevcutsa ameliyat tarihi ertelenebilir ya da daha ciddi problemler varsa ilk olarak o problemler tedavi edilerek ameliyat tarihi beklenmelidir.

Hasta İle Mutabakat ve Bilgilendirme

Ameliyat olacak hasta, tedavi sürecinde etkin rol oynamaktadır. Kullanılacak tedavi yöntemi tamamen hastanın kararıdır. Bu süreç içerisinde dayatmalar yapılmamalı, hasta gerektiği şekilde bilgilendirilmelidir.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Tüketimi

Sigara ve alkol kullanımı son dönemlerde giderek yaygınlaşmakta ve kişilerin bağımlılık seviyeleri giderek artmaktadır. Birçok sağlık problemini beraberinde getiren sigara ve alkol kullanımı, kan dolaşımını olumsuz etkileyerek dokuların kanlanması bozar. Bunun sonucunda ise yara iyileşmesi oldukça yavaşlar. Bu yüzden ameliyat olmuş ya da olacak kişiler sigara ve alkolden kesinlikle uzak durmalılardır.

Ameliyattan en az 1 ay öncesinde sigara ve alkol tüketimi azaltılarak bırakılmalıdır. 1 ay içerisinde vücut kendini yavaş yavaş yeniler ve dolaşım problemleri düzelmeye başlar. Eğer kişiler bu uyarıya dikkat etmeyip sigara içmeyi bırakmazsa iyileşme hızı, sigara içmeyen birinin iyileşme hızına göre çok daha yavaş olur. Alkol ise kanın sulanmasına sebep olur. Bunun sonucunda ameliyat sırasında kanama komplikasyonu ortaya çıkar. Aşırı kan kaybı kişide hemorajik şoka sebep olabilir. Ayrıca hastalar anesteziden uyanırken sigara ve alkol kullanımına bağlı olarak solunum güçlüğü ve boğaz kuruluğu çekerler.

Ameliyat Öncesi Beslenme ve Diyet

Hayatımızın her döneminde sağlıklı beslenmek çok önemlidir. Sağlıklı beslenen bir kişinin yara iyileşme hızı oldukça yüksektir. Ameliyat öncesinde sağlıklı beslenen bir kişinin ameliyat sonrası dönemi daha kolay atlatması sağlanmış olur. Protein, vitamin ve minerallerden zengin beslenmek önemlidir. Özellikle A ve C vitamini, protein ve çinko yara iyileşmesini hızlandırır. K vitamini kanın pıhtılaşmasını arttırarak kanama komplikasyonların ortaya çıkma riskini azaltır. Mineral desteği, kişilerin sıvı kaybını ortadan kaldırarak halsizlik ve baş ağrısı gibi durumları yok eder.

Kilolu bir kişinin yara iyileşmesi çok daha zordur. Bunun için fazla kiloları olan kişiler ameliyat öncesinde sağlıklı beslenerek verebildikleri kadar çok kilo verip ideal kilolarına ulaşmalılardır. Bu şekilde çok daha kolay iyileşeceklerdir.

Ameliyata Hazırlık ve Hastaneye Yatış

Hidrosel muayenesi yapıldıktan ve hastanın ameliyata alınmasına karar verdikten sonra ameliyat tarihi belirlenir. Operasyon günü, ilk olarak kayıt işlemleri tamamlanır. Daha sonrasında hasta bir odaya yatırılır ve tıbbi geçmişi ile alakalı bilgiler kaydedilir. Hekim tarafından kan ve idrar tahlili istenir. Bunun sebebi ise hastanı anesteziye uygun olup olmadığını kesinleştirmektir. Ameliyat bölgesi tıraş edilmiş olmalıdır. Eğer edilmemişse ameliyat öncesinde hastaya tıraş işlemi uygulanır. Gelen test sonuçlarında herhangi bir olumsuzluk yoksa ve ameliyat saati gelmişse ameliyathane salonu sterilize edilir. Tüm cihazların eksiksiz ve sorunsuz çalıştığı teyit edildikten sonra hasta ameliyathaneye alınır ve anestezi verilir. Ardından ameliyata başlanır.

Hidrosel Ameliyatı Sonrası

Hidrosel ameliyatından çıkan hastaların en az 1, en fazla 2 gece hastanede kalmaları gerekir. Operasyondan sonraki ilk günün ardından pansumanla yapılan bandajlar açılır. Bunun yerine ince ve steril bir bant ile bölge kapatılır. Ardından hastaya suspansuvar külot giydirilmesi gerekir. Ameliyat sırasında kendinden erime özelliğine sahip olan dikişler kullanılmışsa yeniden dikiş aldırma işlemine gerek kalmaz. Hasta, ilk 48 saatin dolması ile birlikte duş alabilir.

Operasyondan sonraki 2. günün bitmesi ile birlikte hasta günlük yaşamına geri dönebilir. Ancak ilk hafta ağır sporların yapılması ya da cinsel ilişkiye girmekten kaçınmak gerekir. 1 haftanın ardından ise tüm aktivitelerine geri dönebilir.

Hidrosel ameliyatında ilk 1 hafta boyunca hekimin reçete ettiği ağrı kesici ve antibiyotik ilaçların düzenli kullanılması, iyileşme sürecinin çok daha konforlu geçmesine yardımcı olmakta. Bu nedenle ilaçların aksatılmadan kullanılması, hekim öneri ve tavsiyelerine uyulması, ameliyat sonrası rutin muayenelerin aksatılmaması önem taşır.

Ameliyat Günü

Ameliyat günü geldiğinde hastalar yanlarına kimlik, pijama ve eski tahlil sonuçlarını yanlarına alarak hastaneye gitmelilerdir. Yatışı yapılan hastanın ameliyat hazırlıkları hemen başlar. Son tahliller yapılır, antibiyotik tedavisine başlanır, anamnez alınır. Tüm işlemler tamamlandıktan sonra ameliyat saati beklenir ve hasta ameliyata alınır. Hastaların ameliyattan bir gece önce yeme ve içmeyi bırakması gerekmektedir. Eğer bu kurala uyulmamışsa ameliyat ertelenebilir. Çünkü anestezi sırasında aspirasyon riski oldukça yükselir.

Ağrı

Hidrosel ameliyatı sırasında, kullanılan anestezik ilaçların etkisinden dolayı herhangi bir ağrı olmamaktadır. Eğer ameliyat genel anestezi ile yapıldıysa, hasta anesteziden uyandırıldıktan sonra ağrı hissetmeye başlayabilir. Spinal ya da lokal anestezi kullanıldıysa, ilaçların etkisi ameliyattan sonra bir süre daha devam edeceği için hasta hemen ağrı hissetmez. Doktorlar bu süreyi hesaplayarak ağrı kesicilerin verileceği saatleri belirler ve hastaların ağrısını yok etmeyi amaçlar. Ameliyat sonrasında ağrılar birkaç hafta devam edebilir. Ağrıların azalması için ilaçları önerilen saatlerde ve dozlarda alınmalı, tavsiye edildiği şekilde hareket edilmeli.

Ayağa Kalkma

Hidrosel ameliyatı olan bir hasta, ameliyat sonrası dönemde bol bol dinlenmelidir. Ameliyattan çıkan hasta 4 ya da 6 saat sonra ayağa kaldırılır. Ancak uzun süre ayakta kalması istenmez. Uzun süre ayakta kalmak ödemi ve şişliği arttırarak yara iyileşmesini olumsuz etkiler. Ameliyattan sonraki gün hasta, tuvalet ve yemek ihtiyacı gibi ihtiyaçlarını karşılamak için ayağa kalkmaya başlayabilir. Özgürce dolaşma süresi ameliyattan yaklaşık olarak 1 - 2 hafta sonradır. Yine de uzun yürüyüşlerden kaçınılmasında fayda vardır.

Hareket Kabiliyeti

Hidrosel ameliyatı çok ağır bir ameliyat olmadığı için hastalar hareket kabiliyetinde kayıp yaşamazlar. Ameliyattan çıkan hasta, bir hafta süreyle istirahate alınır. Bu süre içerisinde uzun süre ayakta kalmaması yeterlidir. Yemek yeme, tuvalete gitme gibi ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilir.

Uzun yürüyüşler, seyahat ve çalışma gibi günlük aktiviteler ameliyattan 1- 2 hafta sonra yapılmaya başlanabilir. Burada önemli olan yaranın iyileşme hızıdır. Eğer yarada enfeksiyon, dikişlerde açılma yoksa her şeyin yolunda olduğu kabul edilir ve hasta günlük yaşamına kaldığı yerden devam edebilir.

İlaç Kullanımı

Hidrosel ameliyatı sonrasında hastalar için özel bir reçete hazırlanır. Bu reçetede antibiyotik, ağrı kesici gibi ilaçlar yer alır. Reçetedeki tüm ilaçlar önerildiği şekilde kullanılmalıdır. Eksik ya da fazla dozda alınan ilaçlar yara iyileşmesini ve genel sağlık durumunu olumsuz etkileyecektir.

Ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ağrılarda ya da antibiyotik kullanımına rağmen yarada enfeksiyon oluşumu gözlenirse doktora başvurulmalı ve reçete yeniden düzenlenmelidir. İlaçları olması gerektiği gibi kullanırken aynı zamanda ağır işlerden kaçınılmalı ve yara bölgesi temiz tutulmalıdır. Böylelikle ilaçlar etkilerini tam olarak gösterirler ve herhangi bir sorunla karşılaşılmaz.

Doktor tarafından hazırlanan reçetede yer almayan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır. Reçetedeki ilaçlar ile kullanılan diğer ilaç etkileşime girerek zehirleyici bir madde haline gelebilir. Ayrıca bilinçsiz ilaç tüketimi böbrekleri ve karaciğeri yorarak ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Pansuman ve Kontrol

Ameliyat sonrasında ilk pansuman 24 saat sonra doktor tarafından yapılır. Ameliyat sonunda yapılan bandaj açılır, dikişler özel solüsyonlarla temizlenir ve yara tekrar kapatılır. Doktor tarafından yapılan bu pansuman ödemi engellemek amacıyla sıkı olmalıdır ve birkaç gün boyunca açılmadan kalması gerekir. Tüm pansumanlar steril malzemeler ile yapılmalı, pansuman sırasında eldiven kullanılmalıdır. Taburcu olduktan sonra, doktorun yapmış olduğu pansuman açılarak banyo yapılabilir ve evde tekrar pansuman yapılabilir. İlk kontrol ameliyattan sonraki 7 - 10 gün içinde yapılmaktadır. Kontroller aksatılmamalı, bir problemle karşılaşılırsa kontrol tarihi beklenmeden doktora başvurulmalıdır. Eğer yara iyileşmesinde bir olumsuzluk olursa tedavi planı tekrar gözden geçirilir ve yeni bir reçete hazırlanır.

Kaçak Testi

Ameliyat sonrasında skrotum içine yerleştirilen drenaj tüpleri yakından takip edilerek oluşan kanama miktarı gözlemlenir. Dikiş yerlerinden ya da dren borularının etrafından sızıntı olup olmadığına bakılır. Ciddi bir sızıntı söz konusuysa müdahale edilir.

Dren- Stepler Kullanımı

Drenler, ameliyattan sonra ameliyat bölgesinin içinde kan birikmesi sonucu hematom oluşmasını engellemek için kullanılırlar. İnce bir hortum ucuna bağlı hazne vardır. Hortumun ucu skrotumun içine yerleştirilerek dikiş ile sabitlenir. İçerideki fazla kan hazneye dolar. Kan gelişi durduktan sonra dren çekilir ve hasta taburcu edilir. Bu süreç yaklaşık olarak 48 saat sürer.

Yardımcı Materyal Kullanımı

Hidrosel ameliyatı sonrasında skrotumların desteklenebilmesi için suspansuvar külot tercih edilmelidir. Suspansuvar külot kullanımı yaklaşık olarak bir ya da iki hafta olmalıdır. Bunun haricinde ek bir materyalin kullanımına gerek yoktur. Önemli olan skrotumu darbelerden ve aşırı sıcaktan koruyarak iyileşme döneminin atlatılmasıdır.

Beslenme ve Diyet

Sağlıklı beslenme birçok hastalığın oluşumunu engellerken oluşan hastalıkların tedavisini de olumlu yönde etkiler. Aşırı kilo gibi problemleri olan kişiler ameliyat öncesinde bir beslenme uzmanı ile görüşerek yardım alabilirler. İdeal kiloda olmak vücudun ameliyat sonrası dönemi daha kolay atlatmasında yardımcı görev üstlenir.

Hidrosel ameliyatı sonrasında beslenme, tıpkı diğer ameliyatlarda olduğu gibi belirli amaçlara yönelik olmalıdır. İlk olarak sigara ve alkolden uzak durulması gerekir. Yara iyileştirmesini hızlandırmak için protein ve vitaminlerden zengin beslenilmeli, tuz kısıtlanmalıdır. Tuzun içinde bulunan sodyum, vücuttaki suyu tutarak ödeme sebep olur ve yara iyileşmesini geciktirirken aynı zamanda ağrıya da sebep olur. Ameliyat sonrası oluşan doğal ödemin en kısa sürede düzelmesi için bol bol su içilmesi gerekiyor.

Gözetim Süresi

Hidrosel ameliyatı bitiminde ameliyat bölgesine dren yerleştirilir. Bunun sebebi scrotumda kan birikimi sonucunda hematom oluşmasını engellemektir. Skrotum içine ince tüpler yerleştirilir ve bu tüplerin uçlarında özel bir hazne bulunur. Skrotum içinde biriken kan hazneye dolar. Her gün belirli aralıklarla hazneye dolan kan, hemşireler tarafından ölçülür ve doktora bilgi verilir. Hazneye gelen kan durduğunda artık drenlere ihtiyaç kalmaz. Bu drenler genel olarak kanamanın durumuna göre 1 ya da 2 gün sonra çıkarılır. Drenler çıkarılıncaya kadar hasta taburcu edilmez. İlaç tedavisi hastanede devam eder ve hastanın dinlenmesi sağlanır. Eğer skrotum içindeki kanama durmazsa hastanın takibi devam eder ve ek müdahaleler gerekebilir.

Riskler, Yan Etkiler, Komplikasyonlar

Her ameliyatta olduğu gibi hidrosel ameliyatında da riskler, yan etkiler ve komplikasyonlar vardır. Bunlar istenmeyen durumlardır ve önlenmesi için ameliyattan önce birçok test yapılır. Gelişen tıp, birçok sorunun önceden saptanmasına olanak sağlar ve bu sayede komplikasyonların görülme sıklığı oldukça azalmıştır.

Hidrosel ameliyatının yan etkileri arasında ödem ve ağrı vardır. Yan etkiler beklenen etkilerdir, ameliyatın doğal bir süreci olarak kabul edilir. Oluşan ödem ve ağrı, bazı ilaçlarla kontrol altına alınabilirken dengeli ve düzenli beslenme yardımı ile desteklenebilir.

Ameliyatın komplikasyonları arasında alerjik reaksiyonlar, solunum güçlüğü, kalp ritim bozukluğu, kan pıhtılaşması, kanama, sinir hasarı, sktoral yaralanmaları, enfeksiyon ve anesteziden kaynaklanan komplikasyonlar bulunur. Yapılan laboratuvar tetkikleri ve radyolojik tetkikler risk faktörlerinin belirlenerek önlem alınmasını sağlar ve komplikasyon riski yüksek hastalar için ameliyat öncesinde önlemler alınır.

Alerjik Reaksiyonlar

Alerjik reaksiyonlar ciddiye alınması gereken, hayati tehlike arz eden bir komplikasyondur. Hastanın her türlü maddeye karşı alerjisi olabilir. Ameliyat olacak biri için en önemli alerji, ilaç alerjisidir. Anamnez alınırken hastaya herhangi bir maddeye karşı alerjisi olup olmadığı sorulur. Eğer alerjisi olduğu bir madde varsa, hastanın koluna kırmızı hasta bilekliği takılır ve üzerine hangi maddeye karşı alerjisi olduğu yazılır. Bu madde bir ilaçsa, tedavi planı ona göre hazırlanır. Eğer yiyeceğe karşı bir alerji varsa, hasta diyeti gözden geçirilir ve alerjen besin diyetten çıkarılır.

Ani alerjik reaksiyonlarda gözler kızarır ve dil şişer. Bu durum acil müdahale gerektirir ve hayatı riske atar. Eğer hasta alerjisi olup olmadığı konusunda emin değilse, alerji testi yapılarak kesin sonuç elde edilmelidir.

Solunum Güçlüğü

Anestezik ilaçların etkisi sonucunda uyanma esnasında solunum güçlükleri meydana gelebilmektedir. Özellikle sigara kullanan hastaların anesteziden uyanırken solunum güçlüğü yaşamaları kaçınılmazdır. Bunun önüne geçebilmek amacıyla ameliyat öncesinde birkaç solunum sistemi testi ve genel muayene yapılmaktadır. Eğer hastada astım gibi hastalıklar varsa, genel anestezi yerine spinal anestezinin tercih edilmesi daha güvenli olacaktır. Hastanın panik yapması engellenmeli, aspirasyon riski düşünülerek ağız içi aspire edilmeli ve hastanın başı yan çevirilmelidir.

Kalp Ritim Bozukluğu

Ameliyatlarda yüksek risk taşıyan hastalarda sık görülen komplikasyonlardan biri de kalp ritim bozukluğudur. Hastaların öyküsü detaylı bir şekilde öğrenilmeli, anestezi muayenesi sırasında altta yatan hastalıklar titizlikle incelenmeli ve değerlendirilmelidir. Genellikle çok ciddi problemler oluşmasa da nadiren, hastalarda kalp ritim bozukluğu ile başlayan kalp krizleri görülebilmektedir. Genel sağlık durumu iyi olan hastalarda risk çok daha düşüktür.

Anestezi işlemi sırasında hastalara birçok ilaç uygulaması yapılmaktadır. Bu ilaçların yan etkileri arasında kalp ritim bozukluğu da vardır. Ancak hasta ameliyat sırasında monitörler ile sürekli olarak izlendiği için en ufak ritim bozukluğu bile fark edilerek gereken müdahale yapılır.

Kan Pıhtılaşması

Hastalar ameliyat sırasında ve sonrasında uzun süre hareketsiz kaldıkları için toplardamarlarda derin ven trombozu (pıhtılaşma) meydana gelebilir ve bu tromboz olduğu yerden ayrılarak dolaşıma katılırsa felç gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bunun için hastalar kendilerini çok zorlamayacak şekilde mümkün olduğu kadar hareket etmelilerdir.

Spinal anestezi sonrasında bacaklardaki uyuşukluk yaklaşık olarak 3- 4 saat daha devam etmektedir. Bu yüzden risk biraz daha artar. Eğer hasta yerinden kalkmayacaksa bile yatak içinde zaman zaman bacaklarını hareket ettirerek derin ven trombozu oluşumunu engelleyebilir.

Kanama

Ameliyat sırasında belirli bir miktar kanama olması normaldir. Bu miktar, hastanın kilosuna, boyuna ve cinsiyetine göre hesaplanır. Bazı durumlarda kanama, beklenenin üzerinde olur ve hastanın hemorajik şoka girmesine sebep olabilir.

Kanamanın kontrol altında tutulabilmesi için ameliyattan önceki 10 gün içinde kan sulandırıcı ilaçlar ve alkol gibi maddeler kullanılmamış olmalıdır. Bunun yanında ameliyat öncesinde hastaların hemoglobin düzeyine ve kanama pıhtılaşma zamanına bakılmalıdır. Hemoglobin düzeyi 8- 9 civarında olan hastalar, ameliyattan önce tedavi edilerek hemoglobin düzeyleri normal seviyeye ulaştırılmalıdır çünkü bu durum ciddi anemilere sebep olabilir. Ayrıca hastada hemofili gibi hastalıklar bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Hastada hemofili varlığı bilinmezse ameliyat sırasında aşırı kanama kontrol altına alınamayabilir. Tüm bu önlemler alındığında kanama komplikasyonunun görülme riski azaltılmış olur.

Sinir Hasarı

Hidrosel ameliyatı, mikroskop gibi yardımcı cihazların kullanıldığı bir ameliyat değildir. Bu yüzden her bir doku net ve ayrıntılı şekilde görülemeyebilir. Bazen cerrahi aletler sinirlerde hasara sebep olabilir ancak bu durum nadir görülür. Seçeceğiniz hekim ne kadar deneyimli olursa risk de o kadar azalacaktır.

Skrotal Yaralanmaları

Hidrosel ameliyatının komplikasyonları arasında yer alan skrotal yaralanmaları, çok sık görülen bir komplikasyon değildir. Alanında uzman ve deneyimli bir cerrahın yapacağı hidrosel ameliyatı sırasında skrotal yaralanması olma riski oldukça azdır.

Enfeksiyon

Enfeksiyon riski her ameliyatta vardır ve çok ciddi bir problemdir. Enfeksiyonu önlemek amacıyla ameliyat öncesi dönemde antibiyotik tedavisine başlanır. Hastalar verilen ilaçları olması gerektiği gibi kullandıklarında ve yara bakımlarını yaptıklarında çoğunlukla bir sorun yaşanmaz. Ancak ilaç kullanımı sırasında dozlar ve saatler dikkate alınmamışsa antibiyotik etkisini göstermez. İlerleyen dönemlerde antibiyotik direnci gelişme riski de yükselmiş olur.

Ameliyat sonrası dönemde yarayı temiz ve kuru tutmak enfeksiyon oluşmaması için gerekmektedir. Kontamine olmuş ellerle yara bölgesine dokunmak, o bölgeyi ıslak bırakmak ya da çok havasız bırakmak bakteri üremesini kolaylaştırarak enfeksiyona sebep olur.

Enfeksiyon oluşumu sadece hastadan kaynaklanmayabilir. Hastane çalışanlarının özensizliği de önemli bir enfeksiyon sebebidir. Ameliyat ve pansuman sırasında sterilizasyona önem verilmemesi çok ciddi enfeksiyonlara sebep olur. Dren ve yara bakımı düzenli bir şekilde yapılmalıdır.

Enfeksiyon oluşumu gösteren yara için hemen hastaneye başvurulmalıdır. İlerleyen enfeksiyon dikişlerin açılmasına sebep olur ve giderek diğer organlara yayılır. İnfertilite gibi ciddi sorunlara sebebiyet verebilir.

Anestezi Komplikasyonları

Günümüzde tıp çok ilerlemiş olsa da anestezi sırasında kullanılan ilaçlar bazı komplikasyonları beraberinde getirmektedir. Eğer hasta risk taşıyan gruptaysa ve kalp, akciğer hastalıkları gibi önemli hastalıkları varsa genel anestezinin uygulanma sürecinde nadiren kalp krizi, solunum yetmezliği ve böbrek yetmezliği gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlar görülebilir.

Sık görülen genel anestezi komplikasyonları arasında boğaz kuruluğu, mide bulantısı ve kusma yer alıyor. Ayrıca anestezi sırasında kullanılan kas gevşetici ilaçların etkisiyle öksürük gibi refleksler inaktif hale gelir ve böylelikle mide içeriği rahatlıkla akciğerlere kaçabilir. Tıp dilinde aspirasyon riski adı verilen bu riski ortadan kaldırmak için ameliyata 12 saat kala yeme ve içme kesilmelidir. Eğer hasta yakın zamanda bir şeyler yiyip içmişse ameliyat ertelenmelidir.

Spinal ve lokal anestezide komplikasyon riski genel anestezininkine oranla daha düşüktür. Spinal ve lokal anestezide en sık görülen komplikasyonlar baş ağrısı, damar yaralanmaları ve idrar yapmada güçlüktür. Spinal anestezi sonrasında hastalara bol bol su içmeleri önerilir. Bol sıvı takviyesi baş ağrısının ortaya çıkmasını engellemeye yardımcı olur.

Anestezi komplikasyonlarını önlemek mümkündür. Bunun için ameliyat öncesinde hasta detaylı bir şekilde muayene edilmeli, gereken testler yapılmalı ve gerekli önlemler alınmalı.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyatın başarılı geçmiş olması tedavinin gerçekleştiği anlamına gelmemektedir. Ameliyat sonrasında iyileşme süreci devam eder. Bu süreçte hastaların, doktorun önerilerine ne kadar uydukları tedavinin sonucunu direkt olarak etkiler. Eski yaşama tamamen geri dönmek için acele edilmemeli, yapılan önerilerin dışında hareket edilmemelidir. Önerilere dikkat edilmediği durumlarda enfeksiyon, hematom, kanama gibi birçok büyük soruna yol açılabilir.

Duş Alma

Her gün duş alan kişiler için ameliyat sonrası dönem zor geçebilir ve duş almak için acele etmek isteyebilirler. Ancak gereken zamandan önce duş almak dikiş yerleri nemlenerek enfeksiyon oluşumuna sebep olabilir. Ayrıca suyun sıcaklığı ödemin artmasına sebep olabilir. Ameliyat olacak hastalara önerilen ameliyat için hastaneye gelmeden önce duş almalarıdır.

Ameliyat sonrasında duş alabilmek için en az 72 saat beklemeleri gerekmektedir. Daha sonra ise yara bölgesini korumalı, basınçlı su tutmamalı, keseleme ve sabunlama gibi işlemlerden kaçınılmalıdır. Duş sonrasında yara nazikçe kurulanarak bandajlanmalıdır.

Ovalama

Hidrosel ameliyatı sonrasında skrotumlar mümkün olduğunca korunmalı ve temastan kaçınılmalıdır. Skrotuma yapılacak kontrolsüz basınçlar, çarpmalar gibi durumlar dikiş yerlerine zarar verir. Bu süreç içerisinde pansuman yapılacaksa ya da banyo yapılacaksa yara bölgesine mümkün olduğu kadar az dokunulmalı ve yara bölgesi kesinlikle ovulmamalıdır.

Cinsel İlişki

Hidrosel ameliyatı sonrası dönemde günlük yaşama dönmek için acele edilmemelidir. Öncelik tamamen iyileşmeye verilmelidir. Ameliyat sonrası ilk cinsel ilişki için en az iki hafta geçmiş olması gerekmektedir. Eğer yarada enfeksiyon, hematom gibi komplikasyonlar görülmüşse bu süre biraz daha uzayabilmektedir. Kontroller sırasında uzman hekim yaranın durumuna bakarak kesin süreyi söyleyecektir. Söylenen süreden önce cinsel ilişkiye girmek tedaviyi olumsuz etkiler.

Hijyen

Hijyen, her zaman dikkat edilmesi gereken bir konu olsa da ameliyat sonrası süreçte çok daha fazla dikkat edilmesi gereken bir konu haline gelir. Yara bölgesinde enfeksiyon oluşumu olabilecek en kötü durumlardan biridir. Beraberinde birçok problem getirir ve tedavi etmek zordur. Bu yüzden hastalar yaraya pansuman yaparken ellerini yıkadıktan sonra eldiven takmalı ve pansumanı öyle yapmalılardır. Eldiven ile etrafa dokunulmamalı, mümkün olduğunca steril çalışılmalıdır. Pansuman için kullanılacak gazlı bez gibi malzemeler tek kullanımlık ve steril paketlerin içinde olmalı, pansuman sırasında açılmalıdır. Pansuman dönemini atlatan hastalar ise ellerini yıkamadan yara bölgesine dokunmamalı, çamaşırlarını her gün değiştirmeli ve yara bölgesini ıslak bırakmamalılardır. Hijyen için sabun kullanımı zorunlu görülse de ameliyatın erken dönemlerinde yara bölgesi sabun kullanılarak yıkanmamalıdır. Saf su kullanımı yeterli olacaktır. Eğer yaranın kontamine olduğu düşünülüyorsa batikon ile silme işlemi yapılabilir.

Sıcak- Soğuk Teması

Hidrosel ameliyatı olan kişiler, ameliyatın ilk döneminde yara bölgesindeki şişliğin artmasına sebebiyet vereceği için sıcak uygulama yapmamalıdır. Ilık su ile duş alınmalı, çok soğuktan kaçınılmalıdır.

Çamaşır Tercihi

Ameliyat sonrasında hastaların skrotumlarının desteklenmesi gerekmektedir. Bu amaçla korse desteği veren suspansuvar külotlar ilk 10 gün tercih edilmelidir. Sonraki dönemde sert dikişleri olmayan, pamuklu çamaşırlar tercih edilmeli ve sık sık değiştirilmelidir.

Seyahat

Hidrosel ameliyatı olan bir kişi, ilk olarak dikişlerinin iyileşmesini beklemelidir. Dikişler tamamen iyileştikten sonra hastalar, kendilerini çok zorlamadan günlük yaşamlarına geri dönebilirler. Uzun seyahatlere çıkmak, ilk 3- 4 haftadan sonra önerilmektedir. Kısa seyahatler 2 hafta sonrasında yapılabilir. Uçak kullanımı için doktora danışılmalı ve yara iyileşme durumuna göre bir tarih alınmalıdır.

Ağır Kaldırma

Ameliyat sonrası dönemde dikkatli davranmak ameliyatın sonucunu etkilemektedir. İyileşme süreci tamamlanmadan yapılan hatalar sorunun tekrar etmesine ya da yeni problemlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Birkaç kiloluk hafif ağırlıklar mecbur kalınırsa ameliyattan sonraki 10. günden itibaren kaldırılabilir. Ancak ağır kaldırmak yara bölgesine zarar vereceği için çok mecbur kalınmadığı sürece kaldırılmamalıdır. Daha ağır olan yükler ise ameliyattan sonraki 4-6 haftalık zaman diliminden sonra kaldırılabilir.

Zorlanma

Sağlıklı bir yara iyileşme süreci için gereken şey bol bol dinlenmek ve sağlıklı beslenmektir. İlk 1 hafta sadece yemek ve tuvalet gibi zorunlu ihtiyaçları gidermek için ayağa kalkılmalıdır. İlerleyen zamanlarda kısa yürüyüşler yapılabilir. Ağır kaldırmak, uzun süre ayakta durmak gibi bedeni zorlayıcı hareketler dikişlerin açılmasına ve ağrıya sebep olabilmektedir. Kişiler mümkün olduğu kadar istirahat etmeli, doktor tavsiyelerine uyarak kendilerini zorlamamalılardır.

Ameliyat Sonrası Cinsel Hayat

Hidrosel ameliyatının ardından cinsel ilişkiye girmek için en uygun zaman dilimi, ilk iki haftadan sonrası. Aksi takdirde zorlamadan dolayı dikişler atabilir. Bunun sonucunda ise iyileşme süreci zor bir hale gelecektir. Hekiminiz, operasyondan sonraki 1. haftada muayene için randevu verir. Bu muayenenin ardından hekim onayı ile günlük aktivitelere ve cinsel yaşama dönüş daha sağlıklı olacaktır.

Ameliyat Sonrası Spor ve Egzersiz

Ameliyattan çıkan hastalar eski yaşamlarına dönmek için sabırsızlansalar da bu pek mümkün değildir. İlk haftalarda mümkün olduğunca çok dinlenmek, yaranın iyileşmesine izin vermek gerekir. Kısa mesafeleri yavaş adımlarla yürümek gibi hafif egzersizler 2 hafta sonra başlanabilir. Fitness tarzı ağır sporlar içinse iyileşme sürecinin tamamlanmış olması gerekmektedir. Aceleci davranan kişiler, ameliyat bölgesinde hasara sebep olabilirler. Bu yüzden doktor tavsiyeleri dinlenmelidir.

Hafif Sporlar

Ameliyat sonrası dönemde spora başlamak için acele edilmemelidir. Tempolu yürüyüş gibi hafif sporlar için en az 3 hafta beklenmelidir. İlk 2 haftayı dinlenerek geçiren bir kişinin sonraki iyileşme süreci çok daha rahat olmaktadır. Dikişler tamamen iyileşene kadar aşırı hareketten uzak kalınmalıdır. Aksi takdirde dikişlerde açılma, skrotumda şişlik gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilir.

Ağır Sporlar

Çoğunlukla ameliyat sonrası dönemde önerilen spor hasta için oldukça faydalı bir aktivitedir. Bedensel ve ruhsal sağlığı direkt olarak olumlu etkiler. Ancak hidrosel ameliyatı sonrasında spor yapmak için bir süre beklemek gerekmektedir. Spor gibi aktivitelerin aşırı zorlanma sonucunda skrotumlarda hasara sebep olma riski ortadan kalkana kadar sabredilmelidir. Özellikle ağır sporların yapılabilmesi için en az 4- 6 hafta beklenmesi gerekir. Daha sonrasında ise doktorun onayı alınarak spora başlanılabilir.

Hidrosel Ameliyatı Sonrası Ek Tedavi Gerekir Mi?

Hidrosel ameliyatı sonrasında çok zor bir iyileşme dönemi beklenmemektedir. Eğer hastalar, doktor önerilerine uyarak yara hijyenlerine, beslenmelerine, ayakta kalma sürelerine ve ilaç kullanımlarına dikkat ederlerse herhangi bir sorun olmayacak ve ek tedavilere gerek kalmayacaktır. Doktor önerilerine uyulmazsa ve enfeksiyon, dikişlerde açılma, hematom gibi komplikasyonlar ortaya çıkarsa bu sorunları ortadan kaldırmaya yönelik tedavilere başlanır. Uygulanacak tedavi komplikasyonun derecesine göre değişir. Ağır enfeksiyon oluşumlarında hastanın tekrar hastaneye yatırılması gerekebilir.

İyileşme süresi tamamlanmış ancak hastalık tekrar etmişse ek tedavi olarak iğne aspirasyonu gibi yöntemlere de başvurulabilir.

Beslenme ve Diyet

Dengeli ve düzenli beslenmenin önemi çok büyüktür. Birçok hastalıktan dengeli ve düzenli beslenerek korunulabilir. Ameliyat sonrasında beslenmeye dikkat etmek iyileşme süresini kısaltır. Kilo almamaya dikkat etmek ve sağlıklı beslenmeyi tüm hayat boyunca uygulamak gerekmektedir.

Yara iyileşmesini hızlandırmak için A ve C vitaminleri alınmalı, çinko ve proteinden zengin beslenilmelidir. Bol bol su tüketmek ve tuzu kısıtlamak ödem oluşmasını engelleyecektir.

Doktor Kontrolleri

Hidrosel ameliyatı sonrasında ilk muayene 7 ile 10 gün içinde yapılmalıdır. Bu kontrolde yaranın iyileşmesine, dokunun kanlanmasına, ödem miktarına dikkat edilir. Varsa hastanın şikayetleri dinlenir ve reçete tekrar düzenlenir. Daha sonraki kontrol tarihleri ise bu muayene sonrasında söylenir. Genellikle 1 ay sonunda ikinci kontrol gerçekleştirilir.

Hastayı rahatsız eden ciddi durumların varlığında kontrol tarihi beklenmeden hastaneye başvurulmalıdır. Aksatılan kontroller dışarıdan anlaşılmayan problemlerin ilerlemesine sebep olarak çok daha ağır tablolara sebebiyet verebilir. Bu yüzden kontrollere mutlaka gidilmelidir.

İyileşme Süreci

Hidrosel ameliyatı sonrasında iyileşme süreci, çok zorlu bir süreç değildir ve doktor tavsiyelerine uyulduğu zaman, kısa süre içinde tamamlanır. Eğer öneriler dikkate alınmazsa ortaya ek problemler çıkar ve hasta zorlu bir sürece girmiş olur.

İyileşme sürecinin içinde olan hasta, ilk iki haftasını dinlenerek geçirmelidir. Sağlıklı beslenmeli ve bol bol su içmelidir. Ayrıca hijyenine çok dikkat etmesi gerekir. Eller her zaman yıkanmalı, yara bölgesine temastan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Reçete edilen ilaçlar önerilen dozda ve sıklıkta kullanılarak doz atlamaları yapılmamalıdır. Özellikle antibiyotiklerin saatlerine çok dikkat edilmelidir. 12 saat aralıkla düzenli bir şekilde içilmeyen antibiyotikler etkisini göstermez ve antibiyotik direnci oluşmasını sağlayarak basit enfeksiyonların bile tedavi edilemez hale gelmesine sebep olur.

Kontrollerine düzenli bir şekilde gitmesi gereken hasta, eğer bir problemle karşılaşırsa kontrol tarihini beklemeden doktoruna gitmelidir. Ameliyattan sonraki 3. gün duş alınabilir. Duş sırasında yara bölgesi korunmalı ve sabunlanmamalıdır. 2 hafta içinde günlük yaşama dönülebilir ancak ağır kaldırmak, uzun seyahatler yapmak gibi zorlayıcı durumlardan 4 - 6 hafta kadar kaçınılmalıdır. Tüm bunlar sağlandığında, hasta hiçbir problem yaşamadan iyileşme sürecini tamamlamış olur.

Sık Sorulan Sorular

Cerrahi operasyon kararı alındıktan sonra hastaların korku ve endişe duygusu yaşamaları beklenen bir sonuçtur. Özellikle ilk kez ameliyat olacak kişilerin akıllarında bir sürü soru işareti oluşmaktadır. En çok sorulan sorular arasında “ameliyat olmak zorunlu mudur?” sorusu vardır. Kişiler, ameliyattan korkarak başka çözümlere yönelmek isterler. Bazen bu mümkün olmayabilir. Ameliyatı kabul ettiklerinde ise ameliyat sürecinde ve sonraki dönemlerde karşılaşacaklar durumları sorgulayarak psikolojik açıdan kendilerini hazırlarlar.

Ameliyatsız Hidrosel Tedavisi Mümkün Mü?

Hidroselin tam anlamıyla tedavi edilebilmesi ve tekrarlanmaması için ameliyat gereklidir. Bir diğer yöntem olarak iğne aspirasyonu tavsiye edilebilir. Ancak bu işlem sırasında testis torbalarına sıvı dolmasına yol açan kanala herhangi bir müdahale yapılamaz. Yalnızca torbalarda biriken sıvı boşaltılır. Bunun sonucunda ise hastalık kendini yineler. Bu nedenle hidrosel tedavisinin tek yolu cerrahi operasyondan geçer.

İğne Aspirasyonu Tedavisi Etkili Midir? Ameliyat Şart Mı?

Hidrosel, iğne aspirasyonu ya da ya da ameliyat ile tedavi edilebilir. Orta yaşın üzerinde bulunan hastaların bünyesi genellikle anestezi için uygun değildir. Bu nedenle ileri yaş grubunda bulunan hastalar için iğne aspirasyonu tekniği önerilir. Aynı zamanda yalnızca estetik açıdan rahatsızlık yaşayan hastalar da bu teknikten yararlanabilir. Yine de iğne aspirasyonu ile tedavi sonucunda hidroselin tekrarlama olasılığı yüksektir.

Hidrosel Ameliyatı Zor Bir Ameliyat Mı?

Hidrosel ameliyatı aslında oldukça kolay ve basit bir ameliyattır. Hastaların birçoğu 1 gece hastanede kaldıktan sonra belirli bir ölçüde günlük hayatına geri dönmekte. Dikişler tamamen iyileştikten sonrasında ise her zaman yaptıkları aktiviteleri tekrarlamaya devam edebilir. Ancak ameliyatın kolay geçmesi için doğru hastane ve cerrahın seçilmesi hayli önemlidir.

Ağrılı Bir Ameliyat Mıdır? Ağrılar Ne Zaman Geçer?

Hidrosel ameliyatı sırasında hangi anestezi tekniği kullanılırsa kullanılsın hasta ağrı hissetmez. Genel anestezi sonrasında hasta uyanır uyanmaz ağrı hissedebilir. Bunun için hastaya damar yolundan ağrı kesiciler verilir. Spinal ve lokal anestezinin etkileri ameliyattan sonra bir süre daha devam ettiği için hasta ilk birkaç saat hiçbir şey hissetmez. Ameliyat sonrası dönemde bir iki hafta ağrı olması muhtemeldir. Ancak reçete edilen ağrı kesiciler kullanılırsa ve doktor önerileri dikkate alınırsa, yaşanacak ağrılar minimum düzeye inmiş olur.

Ameliyat Kaç Saat Sürer?

Hidrosel ameliyatı, ortalama olarak 30 ila 60 dakika arasında sona erer. Ancak kanamanın durdurulamaması, fıtık oluşumu, tümör saptanması, hastane şartları ve tercih edilen cerrahın tecrübesi gibi sebepler operasyon süresinde değişikliklere sebep olabilir.

İstirahat Raporu Verilir Mi? İşe ve Günlük Hayata Ne Zaman Dönebilirim?

Ameliyat sonrası dönemde iyileşme yaklaşık olarak 3 ile 7 gün arasında değişir. İyileşme sürecinde hastalardan, zorunda kalmadıkça hareket etmemeleri beklenir. Bu zaman diliminde, kişilerin çalışması uygun olmayacağı için istirahat raporu düzenlenir. Ameliyat sonrası dönemin ilk haftası atlatıldıktan sonra kişiler, kendilerini çok zorlamamak şartıyla günlük yaşamlarına dönebilirler. Ağır işlerde çalışan kişiler için istirahat raporu süresi daha fazladır.

Ameliyat Sonrası İz Kalır Mı?

Hidrosel ameliyatı, her iki testis torbasının birleştiği doğal çizgiden kesi yapılarak gerçekleştirilir. Bu sayede operasyon sonrasında iz kalmaz. Dikişlerin düşmesi ile birlikte yine doğal bir çizgi görünümü olacaktır.

Yetişkinlerde Görülen Hidrosel Daha Mı Zor Tedavi Edilir?

Yetişkin tip hidrosel; testislerde enfeksiyon, testis yaralanmaları gibi sebeplerle ortaya çıkmaktadır. İlk olarak yapılması gereken, hidroselin oluşumunda altta yatan sebebi tespit etmektir. Daha sonra ise kullanılacak tedavi yöntemine karar verilir. Çocuklarda oluşan hidroselin tedavisi ile kıyaslandığında, yetişkin hidroselinin daha zor bir tedavi sürecine sahip olduğu söylenemez.

Kısır Kalma İhtimali Olduğu Doğru Mudur?

Hidrosel ameliyatı, testis bölgesine uygulanan açık bir ameliyattır. Ameliyat bölgesinde bulunan epididim, spermlerin olgunlaşmasını ve depolanmasını sağlar. Vas deferens ise spermlerin taşınmasında rol oynar. Ameliyat sırasında vas deferens ya da epididimde gerçekleşecek bir hasar kısırlığa yol açabilir. Ancak kısırlık komplikasyonu çok nadir görülmektedir. Ameliyat sırasında gerçekleşebilecek vas deferens ya da epididim hasarı riski yaklaşık olarak %0,85’ dir. Ameliyatı yapacak olan cerrahın bilgi ve deneyim seviyesi, bu riski daha da düşürmektedir. Bu riskten dolayı ameliyattan kaçılmamalı, alanında deneyimli bir cerrah ile görüşülerek soru işaretleri ortadan kaldırılmalıdır.

Ameliyat Sonucu Kişiden Kişiye Göre Değişir Mi?

Ameliyat sonucu hastanın durumuna, operasyonun yapıldığı hastanenin şartlarına, ameliyatı yapan cerrahın tecrübesine, hastanın tıbbi geçmişine, ameliyat sonrası sürecin özenli geçirilmesine ve tercih edilen operasyon tekniğine bağlı olarak değişiklik gösterir.

Devlet Hastanesinde Mi Özel Hastanede Mi Ameliyat Olmalıyım?

Hidrosel, çoğunlukla cerrahi yöntem ile tedavi edilir. İlk olarak ameliyatı yapacak olan cerrahın kim olacağına karar verilir. Daha sonra cerrahın çalıştığı hastane şartları değerlendirilir. Eğer hastane şartları ameliyat için uygunsa, ameliyat planlanır.

Özel hastane ya da devlet hastanesi, ameliyatın sonucunu direkt olarak etkileyecek birer faktör değildir. Önemli olan, hastane çalışanlarının görev ve sorumluluklarının bilincinde olarak hareket etmesidir. Aynı zamanda hastanenin kullanmış olduğu cihazların güncelliğidir. Seçim yaparken bunları göz önüne alarak değerlendirme yapmak yeterli olacaktır.

SGK Hidrosel Ameliyatını Karşılar Mı?

Hidrosel ameliyatının yapılacağı hastane, kamu hastanesi ise SGK ameliyatın hepsini karşılar ve herhangi bir ek ücret ödenmez. Eğer ameliyat özel bir hastanede yapılacaksa durum değişiyor. SGK, özel hastaneye 525 TL ödeme yapar. Hastane bu ücret haricinde yaklaşık olarak 1000 TL ilave ücret alma hakkına sahiptir. En doğru ve güncel sonucu hastanenizin muhasebe biriminden alabilirsiniz.

Ameliyat Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

Yapılacak ameliyatların tutarları birçok faktöre dayanır. Ameliyatlar kamu hastanelerinde SGK tarafından karşılanmaktadır. Özel hastanelerde ise ameliyat ücretinin bir kısmı SGK tarafından karşılansa da hastanenin bu fiyata ek olarak %200 zam ile yeni bir fiyat belirleme hakkı vardır.

Özel hastanelerde fiyat belirlenirken; ameliyatı yapacak olan cerrahın deneyimi, aldığı eğitimler, başarı derecesi, hastanenin ünü, ameliyatın yapılacağı şehir gibi birçok faktör birleşerek ücreti doğrudan etkiler.

Muayene ücretinden başlanarak taburculuk süresine kadar olan aralıkta hastaya uygulanan her işlemin ayrı bir ücreti de olduğu için genellikle hastaneler özel indirimler yapabiliyor.

Uygulanan özel testler, hastanede kalış süresinin uzaması gibi faktörler de fiyatın artmasına sebep olur. Tüm bu faktörler göz önüne alınarak, ameliyat öncesinde muhasebe ile görüşülüp fiyat konusunda anlaşma yapılmaktadır.

Ameliyat Ertelenebilir veya İptal Edilebilir Mi?

Hidrosel ameliyatı fıtık, tümör, enfeksiyon ya da benzeri hastalıkların habercisi olabilir. Bu gibi durumlarda ameliyatın ertelenmesi ya da iptal edilmesi önerilmez. Fakat hidrosel hastada yalnızca estetik kaygı ya da benzeri şikayetler yaratıyorsa ertelenmesi mümkündür. Bunların haricinde üst solunum yolu enfeksiyonu, hemoglobin düşüklüğü gibi hastalıklar ameliyata engel teşkil ederek ameliyatın ertelenmesine sebep olabilir.

Her Erkek Hidrosel Rahatsızlığıyla Mı Doğar?

Hayır, dünyaya gelen her 100 erkek bebekten 6’sında hidrosel görülür. Ancak her erkek hidrosel rahatsızlığıyla dünyaya gelmez. Anne karnındaki 14. haftada testisler aşağı kayarak testis torbasındaki yerini alır. Daha sonrasında ise aşağı indiği kanal kapanır. Kanalın kapanmaması durumunda hidrosel meydana gelir.

Ameliyatta Yaş Sınırı Var Mı? Yaşın Etkisi Nedir?

Hidrosel ameliyatı için yaş sınırı vardır. Fıtık oluşumu görülen yeni doğan bebeklerde 1 yaşın dolması gerekir. Ancak ağrı ve fıtık görülmeyen bebeklerde 2 yaşa kadar beklemek gerekir. Bu süre zarfı içerisinde sıvının vücut tarafından absorbe edilip edilmeyeceği gözlemlenir. Aynı zamanda ileri yaştaki hastaların anesteziye daha az uyumlu olmaları sebebiyle ameliyat yerine iğne aspirasyonu yöntemi tavsiye edilir.

Hidrosel Şikâyete Sebep Olmuyorsa Tedavi Şart Mıdır?

Hastada herhangi bir şikâyet yaratmayan hidrosel vakalarında tedavi çok gerekli değildir. Ancak fıtık oluşumu, testislerde ağrı ya da estetik açıdan olumsuzluk yaratan hastalarda iğne aspirasyonu ya da cerrahi yöntemler gereklidir.

İlgili Organİlgili Bölüm
İlgili Tedavi
Hidrosel Tedavisi