Hidronefroz Ameliyatı


Hidronefroz Ameliyatı

Hidronefroz Ameliyatı Hakkında

Böbrekler, kalpten pompalanan temiz kanın vücudu temizledikten sonra uğradığı en son noktalardan bir tanesidir. Amacı, temiz olmayan kanı süzerek zararlılardan arındırmak ve idrar yoluyla süzdüğü bu zararlıları vücuttan atmaktır. İdrar başarılı bir şekilde böbrek tarafından oluşturulduktan sonra üreterler aracılığıyla mesaneye gönderir. Mesaneye gelen idrar üretra aracılığıyla vücut dışına atılır. Herhangi bir dış etken olmadığı sürece idrar atım yolu sorunsuz olarak çalışır ve görevini yerine getirir.

Çeşitli bazı sebeplere bağlı olarak idrar yolunun tamamını içine alacak şekilde herhangi bir bölgede darlık meydana gelmesi olağan süreci bozarak, idrar yolunu oluşturan organların bazıları üzerinde olumsuz etkilerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Üretra da mesanede ya da üreter sistemde meydana gelen darlık idrarın ya hiç dışarı atılamamasına ya da olması gerekenden daha basınçlı şekilde ve uzun sürede vücut dışına atılmasına sebep olabilir. Bu süreç bozukluğu böbreklerde büyümeye sebep olur. Böbreklerdeki bu olağan dışı büyümenin tıp literatüründeki adı hidronefrozdur.

Hidronefrozun tespit edilebilmesinin iki yolu vardır. Bunlardan birincisi anne karnında yapılan ultrasonografi sonucu fetusta böbrek büyümesinin tespit edilmesi iken; diğeri yetişkin bireylerde başka bir hastalık dolayısıyla yapılan ultrasonografi sırasında hidronefrozun tespit edilmesidir. Henüz fetus iken böbrek büyümesi tespit edilen bebeklerin sayısı oransal olarak her yüz bebekte bir bebek olarak istatistiki veri altına alınabilir.

Tespiti nasıl gerçekleşirse gerçekleşsin hidronefroz için hayati önem erken teşhistir. Akut hidronefroz haricinde oluşan hidronefroz erken teşhis edilemez ise böbreklerde kalıcı hasarlar meydana getirmekte ve ilerleyen süreçte böbreğin tamamen alınmasına sebep olabilmektedir. Böbrekteki tıkanıklığın sebepleri genelde idrar yollarındaki tümörler, gebelik, prostat hipertrofisi yani büyümesi, böbrek taşı gibi etmenler ile vezikoüreteral reflü, üreteropelvik bileşke obstrüksiyonu, nonobstrüktif hidronefroz gibi hastalıklar sebep olmaktadır.

Hidronefrozun Nedenleri

Hidronefrozun temel nedeni idrar yollarındaki tıkanma sonucu ortaya çıkan basınçlı idrarın vücuttan atım zamanının uzaması ve bu uzamanın böbrekleri şişirmesidir. İdrar yollarında tıkanmaya sebep olan nedenler ise tümörler, gebelik, prostat büyümesi, böbrek taşı olabilmektedir.

Gebelik

Gebelik beraberinde olağan ve kabul edilebilir ölçüde böbrek büyümesini yanında getirir. Neredeyse gebe kalan kadınların tamamında meternal yani fizyolojik hidronefroz görülmektedir. Bu hidronefroz çeşidinin oluşuyor olmasının temel sebebi gebelik sürecinde salgılanan hormonlardır. Gebelik süresince böbreklere olan kan akışındaki olağan dışı artış büyümenin bir başka sebebi olarak gösterilebilir. Gebeliğin sonlanmasıyla birlikte böbreklerdeki büyüme normale döner. Bu normale dönüş bazen bir ya da iki ayı bulabilse de anne bu süreci tamamen şikayetsiz ve belirtisiz olarak atlatır.

Genişlemenin belirti vermesi halinde ise stent uygulamaları üroloji uzmanları tarafından yapılabilir.

Tümör

Hidronefrozun temel sebebi idrar yollarında meydana gelen tıkanmadır. Bu tıkanmanın sebepleri iç ya da dış kaynaklı olabilir. Kaynağına göre değerlendirildiğinde idrar yolunda kısmi ya da tam tıkanmaya sebep olabilecek iç sebepler idrar yolunda ortaya çıkan tümörler iken; dış kaynaklı sebepler ise karın boşluğunda, idrar yoluna komşu alanlarda ortaya çıkarak büyüme gösterip idrar yolunu baskılayan tümörler olarak sıralanabilir.

Üreter Kıvrılması

İdrar yolunda ortaya çıkan ve idrarın durağan hale gelmesini, idrar yolunda düğüm oluşturarak tam ya da kısmi tıkanmaya sebep olabilecek durumlar da hidronefrozun başlıca sebepleri arasında gösterilir. Böyle bir durumun ortaya çıkması halinde idrar böbreklerden atılamayacağı için böbrekler büyüme gösterecek ve müdahale edilmezse ilerleyen dönemlerde böbrek yetmezliğine varan sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Prostat Hipertrofisi

Prostat bezi erkeklerden otuzlu yaşlardan itibaren büyüme gösterir. Bu büyüme zararlı olmayan bir büyüme olarak görülür ve etkilediği alan açısından sorun ortaya çıkmadığı sürece müdahale edilmez. Altmışlı yaşlarından sonra her iki erkekten birinde prostat büyümesi yani hipertrofisi mevcuttur. Büyüyen prostat bezi bazı durumlarda idrar yoluna aşırı baskı uygulayarak idrar yolunun kısmi ya da tam olarak tıkanmasına sebep olabilir. Prostat bezi büyümesinin verdiği bazı belirtiler mevcuttur.

  • Mesanenin tam olarak boşalmadığının hissedilmesi

  • Sık sık idrara çıkma

  • Uyurken devamlı idrar yapma isteğinin gelmesi

  • Kesintili ve zorlayarak yani ıkınarak idrar yapılması

  • İdrarın basıncının düşmesi

Bu belirtilerden biri veya birkaçı doğrudan prostat hipertrofisinin belirtisidir ve prostat bezi büyümesi ilerleyen süreçte hidronefroz gibi problemlere sebep olabilir.

Taş

Böbrek taşları ve idrar yolunu bir şekilde işgal eden taşlar da idrar yolunun kısmi ya da tamamen tıkanmasına sebep olabilirler. Böyle durumlarda cerrahi ya da vücut dışından taşa müdahale edilerek sorun ortadan kaldırılmaya çalışılır. Taşlarda ve tümörlerde idrar yolunu tıkama mantığı tamamen aynıdır.

Belirtileri

İdrar ihtiyacı uzun aralıklarla değil de kısa aralıklarla sürekli olarak giderildiğinden dolayı bu bölgede ve bu bölgeyi oluşturan elemanlarda meydana gelen problemler doğrudan bazı tepkileri insan vücuduna verirler. Hidronefroz sonuçları bakımından ciddi bir hastalık olduğundan dolayı belirtileri de buna göre şekillenmiştir. Verdiği belirtiler açısından incelendiğinde bazı spesifik sonuçların ortaya çıktığı gözlemlenir. Belirtiler hastalığın belli bir evrenin üzerine geçtiğinin kanıtı olarak sunulmaktadır. Çoğu durumda başlangıç seviyesindeki hidronefrozlar çok fazla belirti vermeden büyüme göstermeye devam ederler. Akut hidronefroz dışında belirtiler belli bir gelişimden sonra belli olur.

Böbrek Ağrıları

Herhangi bir sebepten ötürü idrar yollarında kısmi ya da tam tıkanma meydana gelmesi halinde böbreklerde görülen büyümenin en net belirtisi böbrek ağrılarıdır. Hidronefroz genelde sağ böbrekte daha fazla oluştuğundan dolayı spesifik olarak söylemek gerekir ki böbrek ağrılarının özellikle sağ böbreği etkilemesi durumunun sonucu hidronefroz bulgusudur.

Enfeksiyon

İdrar yapısı gereği vücutta enfeksiyon riski bulunan maddeleri de içerir. Doğal süre içerisinde idrar sadece kısa beklemelerle yani durağan hale gelmeden vücuttan atılır. Hangi sebepten olursa olsun idrar yollarında tıkanma meydana gelmesi halinde idrar istemsiz olarak durağan hale gelir. Tam tıkanmanın mevcut olması halinde ise durağan hale gelen idrarın enfeksiyon bulaştırma riski katlanarak artar.

Ateş

Genelde diğer hastalıklarda da sıkça görülen semptomlardan olan ateş yükselmesi böbrek büyümesiyle birlikte de gözlemlenir. Sebebi enfeksiyon oluşması ve vücudun bu enfeksiyonla savaşmak için vücut sıcaklığını arttırıyor oluşudur.

Mide Bulantısı ve Kusma

Hidronefrozun ortaya çıkmasıyla birlikte sık görülen belirtilerin bir diğeri mide bulantısı ve kusmadır. Hiçbir uyarıcının mevcut olmaması durumunda sebepsiz yere midenin bulantısı ve kusmanın gerçekleşmesi durumunda hidronefroz şüphesiyle tetkikler gerçekleştirilir.

Bel Ağrıları

İdrar yollarında meydana gelen tıkanıklık tüm idrar yolunun uyarılmasına sebep olur. Böbrek bölgesinde meydana gelen ağrılar doğrudan bel bölgesini de etkilediğinden dolayı genelde bel ağrısı – böbrek ağrısı beraber gözlemlenir.

Nedensiz Kilo Kaybı

İdrar yolunun tıkanması ve idrar yapmanın zorlaşması vücudun hormonal dengesini de bozacağından dolayı hidronefrozun mevcudiyeti durumunda kilo kaybı gerçekleşir. Hidronefroz teşhisi koyulmayan hastalarda bu kilo kayıpları nedensiz gibi görünse de esasen sebep hidronefrozdur.

İdrar Yaparken Ağrı Hissetme

Hangi sebeple olursa olsun idrar yolunda meydana gelen tıkanma, böbrekten süzülen idrarın dışarı atılırken daha basınçlı çıkmasına sebep olur. Bu basınçtan dolayı idrar yolları üzerindeki noktalarda yanmanın ve ağrının mevcut olması kaçınılmazdır.

Dereceleri

Hastalığın süre olarak hangi evrede olduğunu ve etkilediği organın büyüme derecesini ifade etmek için bazı dereceler mevcuttur. Bu dereceler hangi müdahalelerin yapılacağını ve hangilerinin uygulanmasında geç kaldığını anlamak için hastalığı evrelere böler ve incelenmesi, tedavisini daha kolay ve anlaşılabilir hale getirir.

Grade 1 Hidronefroz

Böbreğin boyutunun henüz o kadar büyümediğini ifade eder. Grade 1 hidronefroz hastalarında böbrek, olağan boyutundan yaklaşık olarak yüzde on ile yirmi arasında daha büyüktür. Bu evrede yapılması gereken şey hastalığın takip altına alınarak hangi nedenlerden dolayı ortaya çıktığının araştırılmasıdır. Müdahalenin ve hastalıktan kurtulmanın en kolay olduğu evrelerdendir.

Grade 2 Hidronefroz

Hidronefrozun bu evresinde böbrek olağan boyutlarının yarısından az büyümüş haldedir. Genelde tetkikler ile ortaya çıkan sonuçlar dahilinde müdahale planları bu evrede yapılarak böbreğin büyümesine sebep olan etmenler tamamen ortadan kaldırılır.

Grade 3 Hidronefroz

Bu evredeki hidronefroz böbreğin fonksiyonel yapısına ciddi derecede zarar vererek çalışmasını engeller. Bu aşamada mutlaka müdahale edilmesi gerekmektedir. İhmal beraberinde böbreğin alınmasına kadar gidebilecek bir yolun açılması anlamına gelmektedir.

Ameliyat Yöntemleri

Hidronefrozun cerrahi olarak tedavisinde temel amaç, hidronefrozu ortaya çıkaran nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Eğer cerrahi olarak bu nedenlerin ortadan kaldırılması mümkün değilse amaç daralan ya da düğümlenen idrar yolunun genişlemesini sağlamaktır.

Nefrostomi Tüpü Yerleştirilmesi

İdrar yollarında tıkanma meydana gelmesi durumunda, tıkanmanın olduğu bölgeye göre değişmekle birlikte genelde böbreklerde idrar birikimi gözlenir. Tıkanmadan dolayı dışarıya atılamayan ve ciddi enfeksiyon riski taşıyan bu idrar, zamanla böbreklerin şişmesine ve böbreklerde fonksiyon bozulmasının meydana gelmesine sebep olur. Nefrostomi tüpü (kateter) yerleştirilmesi işlemi de biriken bu idrarın vücuttan atılmasını amaçlar. Bu tahliyeyle birlikte böbreklerde meydana gelen şişlik ortadan kalkar, böbrek olağan işlevini yerine getirmeye devam eder.

Bu yolla akut hidronefroz durumundan şikayetçi hastaya tam tanının koyulması ve rahatlatılması için büyük avantaj kazandırılmış olur. Drenaj tüpünün yerleştirilmesi ya mesane bölgesinden ya da cilt üzerinden yapılabilir. Böbreklere yapılan bağlantı dışarıda bir idrar torbasına bağlanarak idrarın tahliyesi bu torbaya sağlanır. Tahliller sonucu tıkanmaya sebep olan etmenin bulunmasıyla bunun ortadan kaldırılması için tedaviye başlanır. Bu tedavi tamamlanıncaya kadar takılan drenaj tüpü yerinde kalır.

Üreter Stent Yerleştirilmesi

Üreter, böbreklerden aldığı idrarı mesaneye taşıyan organdır. Bu organda bir tıkanmanın meydana gelmesi ve böbreklerin şişmeye başlaması durumunda meydana geen tıkanıklığın ortadan kaldırılması için tedavi başlatılır. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ile çeşitli yöntemler aracılığıyla üreteral stent, böbreklerden aldığı idrarı mesaneye taşımak için bölgeye yerleştirilir.

Pyeloplasti

Pyeloplasti böbreklerde idrar birikmesine sebep olan etmenlerin tespitinin ardından bu etmenlerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan yeniden şekillendirme operasyonları olarak açıklanabilir. Pyeloplasti operasyonlarının uygulanabilmesi için birkaç teknik mevcuttur. Bunları kısaca saymak gerekirse:

  • Açık pyeloplasti: Büyük cerrahi kesiler açılarak gerçekleştirilen ve yaklaşık iki saat süren bir operasyondur. Başarı oranı yüzde yüze yakın olmakla birlikte nadiren başarısız sonuçların ortaya çıktığı da gözlemlenmiştir. Anılan bölgenin soruna sebep olan bölgelerinin bypas edilmesi ya da yeniden şekillendirilmesi için drenaj boruları yerleştirilir. Ameliyat büyük cerrahi kesiler yardımıyla yapıldığı için hastanın vücudunda iz kalma ihtimali mevcuttur. Bu izler sonradan estetik operasyonlar yardımıyla ortadan kaldırılmaktadır. Hastanın yaşına ve uygulanan operasyonun niteliğine göre bu operasyondan sonra hastanede yatış süresi kısayıp uzalmakla birlikte genelde üç ile yedi gün arasında değişmektedir.

  • Laparoskopik Pyeloplasti: Açık ameliyat ile uygulanan tekniklerin tamamı uygulansa da açık ameliyat yönteminden tek farkı o yöntemde açılan büyük cerrahi kesiklerin laparoskopik cerrahi de açılmıyor oluşudur. Büyük cerrahi kesiler açılmıyor oluşu hastaya estetik açıdan ve iyileşme konforu açısından büyük artılar kazandırmaktadır. Ameliyat süresi cerrahi kesiler yapılmasa da yine iki ile üç saat arasında sürmektedir. Başarı şansı açık ameliyat yöntemiyle aynı hatta daha fazladır. Laparoskopik teknikle uygulanan hidronefroz operasyonları sonrasında hastanede kalış süresi genelde iki günü geçmemektedir.

  • Needloskopik Pyeloplasti: Prensip olarak laparoskopik cerrahide kullanılan tekniklerin tamamen aynısı kullanılır. Bu teknikte açılan delikler iğne deliği boyutunda olduğundan dolayı iyileşme süresi ve konforu açısından laparoskopik cerrahiye göre daha büyük bir avantaj söz konusudur.

Üriner Kateter

Üriner kateter çeşitli tipte malzemelerden oluşan ve üretra yoluyla idrar kesesine yerleştirilen bir tüptür. Bu tüpün yerleştirilmesindeki temel amaç hastanın idrar kesesinden sonra meydana gelen tıkanıklıkların bypass edilmesi ve idrar kesesinde mevcut olan idrarın kolayca dışarıya akmasını sağlamaktır. Kalıcı veya idrardan sonra çıkarılan cinsleri mevcuttur. Genelde hemşire tarafından uygulaması gerçekleştirilse de ekstrem durumlarda doktor tarafından da uygulanabilir. Tecrübeli hastalar kendileri dahi bu uygulamayı yapabilirler.

Suprapubik Kateter Yerleştirilmesi

Üriner kateter takılmasının mümkün olmadığı durumlarda idrar kesesinde mevcut olan ve sonrasındaki tıkanma yüzünden dışarıya çıkamayan idrarın boşaltılması amacıyla suprapubik kateter uygulaması yapılır. Yerleştirilirken genelde lokal anestezi kullanılır. Üriner kateterlere göre birçok avantajı bulunmakla birlikte genelde üriner kateterlerin kullanılamadığı durumlarda, hidronefroz sonucu oluşan sıvı birikintisinin giderilmesi amacıyla uygulanırlar.

Hidronefroz Ameliyatı Öncesi

Hidronefroz ameliyatı öncesinde hastanın hem psikolojik hem de fiziksel hazırlığının tamamlaması süreci mevcuttur. Bu sürecin sorunsuz olarak gerçekleştirilmesi operasyonun başarılarının kalıcılığı açısından önemli bir etmendir. Süreç, hastaya yapılan muayenede hidronefroz şüphesinin doğmasıyla başlar. Bu şüphenin ortaya çıkmasından sonra çeşitli tetkiklerin hastaya uygulanması ve bu test sonuçlarının bir bileşkesinden problemin hangi evrede ve tam olarak nerede olduğunun saptanması gerekmektedir. Genelde görüntüleme yöntemleriyle ve idrar/kan testleriyle bu kısım sorunsuz olarak tamamlanmaktadır. Hidronefrozun ameliyatlık boyutta olması durumunda ameliyat yönteminin belirlenmesi ve hastanın ameliyat öncesinde nelere dikkat etmesi gerektiğinin anlatılması gerekir.

Hazırlık Aşaması

Hazırlık aşaması genelde yüzeysel bir muayeneyi içerir. Böbreğin, fonksiyonlarını hangi oranda yerine getirdiğinin ve idrar yolunda hangi aşamadan sonra bu olağan fonksiyonlarda bir aksama olduğunun tespitinin yapılması gerekir.

Böbreğin Kontrol Edilmesi

Böbrekte bir büyüme mevcut mu eğer mevcut ise hangi evrede gibi soruların ortadan kaldırılması amacıyla görüntüleme teknikleri kullanılarak bölgenin incelenmesi ve eğer mümkünse tıkanmaya sebep olan etmenin de tespit edilmesi gerekmektedir.

Üst Üriner Sistemde Akut Tıkanıklık

Böbrekten başlayan ve sonrada vücuttan atılmayla son bulan idrar yolculuğu, idrar yolunu izleyerek devam eder. Böbrekten hemen sonraki kısımda böbrek taşı gibi sebeplere bağlı olarak meydana gelen tıkanmalar ani yani akut olarak adlandırılır. Böyle durumlarda acil müdahale gereklidir. Genelde drenaj için çeşitli stentlerin bölgeye yerleştirilmesi de akut tıkanıklık durumunda gerçekleştirilir. Yerleştirilen drenaj borularından böbrekteki sıvı birikmesi dışarıya tahliye edilerek teşhis ve tedavi için zaman kazanılır.

Üst Üriner Sistemde Kronik Tıkanıklık

Zamansal olarak uzun bir süreci kapsayan idrar yolu tıkanıklıkları bu kategoriye girmektedir. Genelde uzun bir süre belirti vermediklerinden dolayı gözden kaçmaları mümkündür. Tıkanmanın ve böbrekteki büyümenin olağan dışı seviyeye ulaşmasıyla belirti vermeye başlarlar. Bu aşamadan sonra tetkikler yardımıyla tıkanmanın ve büyümenin evresi belirlenerek doğru zamanda müdahale gerçekleştirilir.

Alt Üriner Sistemde Tıkanıklık

Alt üriner sistemde de kronik tıkanıklık meydana gelme ihtimali mevcuttur. Böyle durumlarda idrar doğrudan böbrekte değil yol üzerinde herhangi başka bir noktada da birikme gösterebilir. Üst üriner sistem tıkanıklıklarında uygulanan yöntemlerin tamamı bu tür alt üriner sistem tıkanıklıklarında da uygulanır. Görüntüleme teknikleri sayesinde tıkanıklığın sebebi anlaşılmaya çalışır ve sonrasında çeşitli yöntemlerle bu bölgeye müdahale edilir.

Ameliyat Yöntemi Karar Verilmesi

Hidronefroz ameliyatlarında birçok yöntem ve teknik bulunmaktadır. Hangi yöntemin tercih edileceği tetkiklerin sonucuna, hastaya ve tıkanıklığın bulunduğu bölge ile hastanın fiziksel yapısına göre değişmektedir. Bazen ufak çözümler dahi hidronefrozu ortadan kaldırırken bazen büyük açık ameliyatlar gerekmektedir.

Tetkikler

Hidronefrozun sebebinin ve bulunduğu evrenin anlaşılabilmesi için çeşitli tetkiklerin hastaya uygulanması gerekmektedir. Bunlar idrar testi ve görüntüleme tekniklerini içeren testler olarak kategorize edilebilir. Her test ayrı ayrı evrenin ve sebebin anlaşılmasına yeterli olmasa da yapbozun parçaları gibi büyük resim hakkında bilgi vermektedir.

İdrar Testleri

İdrar testi tıkanma sonucu biriken sıvıda enfeksiyon riski olup olmadığının tespiti için gerekmektedir. Enfekte olmuş idrar yolu için müdahale kodu acil olarak değiştirildiğinden dolayı genelde ilk yapılan test idrar testi olmaktadır.

Kan Tahlili

Hidronefroz ameliyatının öncesinde genelde doğrudan idrar yoluyla alakalı değil de diğer problemlerin anlaşılması operasyon sırasında herhangi bir komplikasyon çıkmaması için kan testleri uygulanmaktadır. Kan değerlerindeki aşırı uçların operasyon öncesinde verilen tavsiyelerle törpülenmesi amaçlanmaktadır.

MR

Genel olarak görüntüleme teknikleri tıkanmanın sebebinin bulunması amacıyla kullanılmaktadır. MR da görüntüleme tekniklerinde ultrason ile birlikte en çok kullanılanlarından bir tanesidir. Tıkanma tümör ya da taş kaynaklı ise MR ile tam konumu ve sebep olduğu problemin boyutu kolayca anlaşılabilmektedir.

BT Tarama

BT tarama yani bilgisayarlı tomografi taraması sayesinde MR ile gözlemlenemeyen tıkanmalar ortaya çıkartılmakta ve bu sonuçlara göre hareket edilmektedir. BT tarama testlerinde tıkanmanın hangi boyutlarda olduğu verilen sıvı sayesinde rahatça anlaşılabilmektedir.

Ultrason

Ultrason genel olarak hidronefroz hastalığının varlığının görüntüleme teknikleri kullanılarak kanıtlanmasında en çok kullanılan araçtır. Genelde tıkanma sebepleri açık olduğundan dolayı ileri seviye görüntüleme tekniklerinin kullanılmasına gerek kalmadan ultrason ile halledilir.

Anesteziye Uygunluk

Hidronefroza sebep olan tıkanmanın ortadan kaldırılması amacıyla uygulanan ameliyatların çeşitli olmasından ve her durumda anestezik ilaçların kullanılıyor olmasından dolayı operasyona alınacak hastaların anesteziye dayanma seviyelerinin ölçülmesi operasyon anında herhangi bir problem çıkmaması açısından önemlidir.

Hastanın Genel Hastalıkları

Hastanın ilgili bölgede veya vücudunun başka bir bölgesinde meydana gelen hastalıkların izlenmesi önemlidir. Bu hastalıklar sonucu ameliyat sırasında oluşabilecek komplikasyonların önceden engellenmesi ancak bu hastalıkların takibiyle mümkündür.

Hastanın Kullandığı İlaçlar

Hangi yöntemle icra edilirse edilsin, hidronefroza sebep olan tıkanıklığın giderilmesi amacıyla yapılan operasyon, icra edildiği bölge düşünüldüğünde ciddi bir operasyon olarak değerlendirilir. Her ne kadar başarı oranları çok yüksek olsa da ortaya ilaç kaynaklı bir komplikasyonunun çıkmaması için kullanılan ilaçların hekim ile paylaşılması zorunluluktur.

Ameliyat Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her ameliyatta olduğu gibi, hidronefroza sebep olan tıkanıklığın ortadan kaldırılması ve idrar yolunun tekrar fonksiyonel hale getirilmesi için yapılan bu operasyonda da dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Bunlar operasyon öncesinde ve sonrasında dikkat edilmesi gereken noktalar olarak kategorize edilebilir.

Yeme ve İçmenin Kesilmesi

Operasyondan bir önceki gün yeme ve içmenin tamamlanması gerekir. Öncesindeki hazırlık döneminde ise eğer hidronefroz akut değil ise özellikle içilenlere ciddi derecede dikkat edilmesi gerekmektedir.

Sigara Kullanımı

Sigara iyileşmeyi ve akciğer fonksiyonları doğrudan etkilediğinden sonra eğer hidronefroz akut değil ise operasyondan yaklaşık üç hafta önce bırakılmalıdır. Sigaranın bırakılması hem akciğer fonksiyonlarının normale dönmesini hem de sigaranın vücut üzerinde yarattığı etkinin tersine doğru harekete başlamasını sağlayacaktır.

Alkol Kullanımı

Alkol barındırdığı sıvı potansiyeli ve vücuda olan etkisinden dolayı operasyondan önce mutlaka bırakılmalıdır. Hidronefroz, böbreklerdeki sıvı birikimi sonucu büyüme hastalığı olduğundan dolayı bu bölgeye daha fazla sıvı göndermek ancak problemin daha da büyümesine sebep olacaktır.

Sürekli Kullanılan İlaçlar

Sürekli olarak kullanılan ve kullanılmadığı taktirde sıkıntılara sebep olabilecek ilaçların kullanımı doktor onayından sonra mümkün hale gelmektedir. Bu ilaçlar eğer operasyonun sonucu etkileyecek ise belli periyot düzenlemeleri yapılmaktadır. Eğer operasyona herhangi bir etkisi yok ise kullanımında da herhangi bir sorun olmamaktadır.

Hidronefroz Ameliyatı Sonrası

Operasyon öncesi sürecin ve operasyon sürecinin sorunsuz tamamlanmasının ardından kısa ve uzun dönemli iyileşme sürecinin hastaya anlatılması ve kronolojik bir bilinç oluşturulması gerekmektedir. Hastanın, yaşayacağı süreçleri tam olarak bilmesi beraberin psikolojik rahatlamayı da getireceğinden dolayı iyileşme süreci daha da kısalacaktır.

Yan Etkiler ve Komplikasyonlar

Her operasyon beraberinde yan etki ve komplikasyon ihtimalini de getirmektedir. Hidronefrozun oluşmasına sebep olan etmenin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan operasyon da etkilediği bölge bakımından ciddi bir operasyon olarak değerlendirildiğinden dolayı yan etki ve komplikasyon riski bulunmaktadır.

Kanama

Operasyon cerrahi kesiler yardımıyla yapıldığı ve operasyondan sonra açılan bu cerrahi kesiler dikişler yardımıyla kapatıldığı için, fiziksel bazı tavsiyelere dikkat edilmediği taktirde atılan dikişlerin patlaması ve kanama olması gibi bir ihtimal her zaman mevcuttur. Operasyon sonrasında doktor tarafından verilen tavsiyelere uyulması bu riskin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

Şişlik

Enfeksiyon kapılması durumunda bölgede şişlik oluşma ihtimali mevcuttur. Enfeksiyonun ortadan kaldırılması şişliğin de kaybolmasını sağlayacağından dolayı, şişliğin ortaya çıkması halinde yapılacak şey enfeksiyon ile mücadele etmektir.

Böbrekte Ağrı Hissi

Operasyon sonrasında böbrekte ağrı hissi oluşma ihtimali düşük olsa da sıfır değildir. Ağrının sebebi atılan dikişlerin etki alanıyla alakalı olabileceği gibi beklenmedik bir komplikasyonun sonucu da olabilir. Ağrının şiddetlenmesi halinde doktora başvurulması en akılcı çözümdür.

Bel Ağrıları

Operasyonun yapılmasına sebep olan hidronefroz, böbrek ve bel ağrısına sebep olur. Operasyon bu sorun ortadan kaldırıldığı için böbrek ve bel ağrılarının ortadan kalkması amaçlanır. Operasyona rağmen bu ağrılar sürüyorsa doktora başvurulması gerekmektedir.

İdrar Çıkarken Zorlanma

İdrar kanallarındaki kapasite kaybından dolayı uzun süreli az kullanımlarda meydana gelen istemsiz daralma, tıkanıklığın ortadan kalkması sonucu artan kapasiteyi karşılayamadığından dolayı kanallar alışana kadar zorlanma görülebilir ancak bu durum geçicidir.

İktidarsızlık

Hidronefroz ameliyatıyla birlikte iktidarsızlık gibi bir problemin ortaya çıkma riski bulunmamaktadır. Operasyonun ilgilendiği alan idrar yollarını içerdiğinden dolayı, üreme kısmıyla alakalı bir işlem gerçekleştirilmez.

Cinsel İsteksizlik

Hidronefroz ameliyatı sonrasında ufak bir süre cinsel isteksizlik olma ihtimali bulunmaktadır ancak bu durum tamamen geçicidir. Ameliyatla atılan dikişler ve idrar yollarındaki problemler ortadan tam olarak kalktığında herhangi bir sorun kalmayacaktır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Operasyon öncesinde dikkat edilmesi gereken noktalar operasyonun başarılı geçmesi ve hastanın operasyon sonrasındaki süreçte konforunun yüksek olmasını amaçlayan noktalardır. Operasyon sonrasında dikkat edilmesi gereken noktalar ise operasyonun başarılarını kalıcı hale getirmeyi amaçlayan ve komplikasyon riskini minimize eden noktalardır.

Su Tüketimi

Bol su tüketimi böbreklerin kendini temizlemesi açısından en önemli etkendir. Yetişkin bir insanın günlük iki litre su içmesi gerekmektedir. Bol su enfeksiyon riskini de azalttığından dolayı operasyondan sonra hasta artan oranlarda su içmeye devam etmelidir.

İlaçların Düzenli Kullanımı

Enfeksiyon gibi risklerin ortaya çıkmaması ve ağrıların olmaması için verilen ilaçların düzenli olarak önerilen periyotlarda kullanılması operasyonun başarılarının sağlamlaştırılması açısından en önemli etkenlerden bir tanesidir.

Açık Ameliyat Sonrasında Pansuman

Açık ameliyat tekniği uygulanırken hastanın vücuduna büyük cerrahi kesiler atılır ve bu cerrahi kesiler operasyonun tamamlanmasıyla dikişle kapatılır. Dikişlerin ve bölgedeki yaraların enfeksiyon kapmaması için günlük olan pansuman yapılması gerekmektedir. Pansuman süreci dikişlerin alınmasıyla son bulur. Dikişler genelde ikinci haftanın sonuna doğru alınmaktadır.

Doktor Kontrollerinin Düzenli Yapılması

Tekrarlama riski bulunan vakalarda operasyondan sonra düzenli kontrol yapılması gerekmektedir. Kontrollerde görüntüleme teknikleri aracılığıyla tıkanıklığın tekrarlayıp tekrarlamadığı ve eğer tekrarlamışsa nasıl bir seyir izlediği gözlemlenerek raporlanır.

Yeterli Dinlenme

Kapalı yöntemlerle ameliyat olan hastalarda süre daha kısa olsa da açık ameliyat tekniğiyle ameliyat olan hastaların en azından bir ya da iki hafta boyunca dinlenmesi ve iş hayatına dönmemesi tavsiye edilir. Bu süreç operasyonun sonuçlarının oturması ve dikişlerin patlamaması için gereke süreyi ifade etmektedir.

Sağlıklı Beslenme

Vücutta kan değerlerini uç noktalara çekebilecek beslenmeden kaçınılması gerekmektedir. Olabildiğince dengeli ve sıvı ağırlıklı beslenmek hidronefroz ameliyatlarından sonra iyileşme açısından önemli bir etmendir.

Alkol ve Sigara Kullanımı

Operasyonun sonuçları tam olarak alınana kadar alkol ve sigara gibi zararlılardan uzak durulması hem iyileşmenin hızlı gerçekleşmesi hem de vücut fonksiyonlarının tam olarak kazanılabilmesi açısından mecburidir.

Risk Faktörleri

Risk faktörleri ameliyatın sonuçlarını tehlikeye düşürebilecek durumları ifade etmektedir. Kesinlikle başarısız sonuçlar doğurmasa da doğurması muhtemel durumlar açıklanması hasta sağlığı açısından önemlidir.

Ameliyatın Ardından Cinsel İlişki

Ameliyat üroloji uzmanları tarafından üreme organları bölgesinde ciddi bir uzmanlık seviyesinde gerçekleştirildiği için bölgenin hassaslığı da düşünülerek hastanın ilk bir ya da iki hafta cinsel ilişkiye girmemesi tavsiye edilir. Sonrasında ise doktor onayıyla hareket edilmesi sağlığın korunması açısından önemlidir.

İdrarı Yapmak İçin Vücudu Zorlamak

İdrar yapmak için vücudu zorlamak hem idrar yolunun genişlemesine hem de iç – dış dikişlerin patlamasına sebep olabileceğinden ötürü yapılmaması gereken hareketlerdendir. İdrarın süresinin uzun tutularak yavaş yavaş yapılması ameliyat sonrasındaki durumun stabilizasyonu açısından önemlidir. Tam iyileşmenin sağlanmasının ardından ancak bu hareketin yapılmasında herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır.

Ameliyat Bölgesiyle Sık Temas

Ameliyatın gerçekleştirildiği yani vücuda girilen bölgeyle sık temas içine girmek çeşitli enfeksiyon riski sahip mikropların bölgeye ulaşmasının kolaylaştırılması anlamına geldiğinden dolayı tavsiye edilmez.

İlaçların Kullanılmaması

Ameliyattan sonra doktor tarafından verilen ilaçların kullanılmaması hem enfeksiyon riskini arttırır hem de operasyon sonucu hissedilen ağrının şiddetlenmesine sebep olabilir. Sonuçlar tam olarak alınıncaya kadar ilaçların mutlaka belirlenen periyotlarla kullanılması gerekmektedir.

Yetersiz Su Tüketmek

Yetersiz su tüketimi enfeksiyon riskine sahip idrarın vücutta gerekenden fazla süre durması anlamına geldiğinden dolayı ameliyat edilen bölgenin enfektif bir sıvıyla temas etmesi anlamına gelir. Operasyondan sonra bol su tüketimi mecburidir.

Alkol Kullanmak

Alkol vücut tarafından sindirilemeyen ve böbrekler tarafından vücut dışına atılan bir sıvıdır. Böbreği böylesine yıkıcı zararlara sahip bir etmenle mücadeleye zorlamak operasyonun sonuçlarının ortadan kalkmasıyla sonuçlanacağından ötürü operasyondan sonra alkol içilmesi tavsiye edilmez.

Sık Sorulan Sorular

Operasyonu gerektiren sebeplerin detaylı açıklaması, operasyon öncesi ve sonrası sürecinde anlatılmasına rağmen bazı noktaların karanlık kalma ihtimali bulunduğundan dolayı hastalar tarafından sıkça sorulan bazı soruların cevaplanmasında fayda vardır.

Bebeklerde Hidronefroz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bebeklerde hidronefrozun tanısı doğduktan sonra değil, görüntüleme tekniklerinin yardımıyla doğmadan önce tespit edilmektedir. Doğum öncesinde hidronefroz tespit edilse de herhangi bir müdahale gerçekleştirilmez. Hastalık sıkı bir takip sürecine alınır. Doğumdan sonra bebek bir haftalık olduğunda detaylı bir ultrason ile hastalığın tam tespiti yapılır. Detaylı incelemeyle hidronefrozun tek taraflı mı yoksa çift taraflı mı olduğu, büyümenin derecesi, böbrekte hasar olup olmadığı belirlenir. Çıkan sonuçlara göre eğer hidronefroz kritik seviyelerde ve böbrek kaybı gibi sorunlara yol açma eğilimindeyse çocuk ürolojisi alanında uzman bir doktor tarafından tedavi edilir.

Hidronefroz İçin Ameliyat Olmak Şart Mı?

Hidronefroz, kendisini oluşturan sebebe göre büyüme eğiliminde olan bir hastalıktır. Ciddi bir takip süreci gerektirir ve çoğu zaman stent, kateter gibi yöntemler kullanılarak tedavi edilir. Bu yardımcı aletlerin yerleştirilmesi veya sebebin ortadan kaldırılması da cerrahi bir süreci ifade eder. Kısaca böbrek kaybı tehlikesini doğuran ya da vücudun temel fonksiyonlarını yerine getirememesine sebep olacak derecede ilerlemiş hidronefrozlar için çözüm ameliyattır.

Hidronefroz Ameliyatı Olmazsa Ne Olur?

Hidronefroz böbreklerin idrar yolu tıkanıkları dolayasıyla içerisindeki sıvıyı tahliye edememesi ve şişmeye başlaması sonucuyla oluşur. Böbreklerdeki büyüme beraberinde böbreklerde fonksiyon kayıplarına neden olur. Tedavi edilmeyen hidronefroz sonucu olması muhtemel sonuçlardan en tehlikelisi böbrek kaybıdır.

Hidronefroz Nasıl Geçer?

Hidronefrozun ortadan kalkması için onu ortaya çıkaran sebebin ortadan kalkmış olması gerekmektedir. Tümör, taş, prostat büyümesi gibi sebepler doğrudan hidronefroza sebep olduklarından dolayı bunların tedavisiyle hidronefrozdan kurtulmak mümkündür.

Hidronefroz Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Böbrek hastalıkları denilince akıllara gelen ilk hastalıklar arasında hidronefroz (böbrek büyümesi), hidrosel, üreteropelvik darlık (UPJ darlığı), böbrekte genişleme, işeme-idrar sorunu, vezikoüreteral ve işlev bozuklukları yer almaktadır. Başta çocuklarda olmak üzere doğumdan sonra bayanlarda da oluşma ihtimali fazla olan hidronefroz, ultrasonografi, voiding ya da böbrek sintigrafisi gibi testlerle anlaşılabilir. Bu aşamadan sonra ise doktor tarafından böbrek ameliyatı yapılmadan önce kendiliğinden geçmesi için antibiyotik enjeksiyonu yapılır. Bilindiği üzere doktorlar tarafından testler sonrasında ameliyat yapılmadan önce çeşitli ilaç uygulamaları yapılmakla birlikte durumun daha kötü bir hal alması ve iyileşme durumu olmaması halinde ise ameliyat yönteminin uygulanmasına başlanır. Böbrek ürolojisi ile ilgilenen doktorlar ise bu aşamada mutlaka testleri detaylı bir şekilde yaptırmakta ve hastalığın durumundan net bir şekilde emin olmaktadır.

Bebeklerde Hidronefroz Neden Olur?

Çocuklarda hidronefrozun oluşması idrar taşıyan kanallarda meydana gelen daralmalar ve böbrek reflüsü olarak sebeplendirilebilir.

Gebelikte Hidronefroz Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamile kadınların büyük bir yüzdesinde böbrek büyümesi gözlemlenmektedir. Bu böbrek büyümesinin sebebi salgılanan hormonlar ve hamilelik süresince böbreğe giden kan oranının artmasıdır. Hamileliğin sonlanmasını takip eden iki aylık süreç içerisinde böbreklerdeki büyüme tamamen kaybolur ve annenin böbrekleri normal boyutuna döner. Hamilelik süresince gerçekleşen bu büyümenin çocuğa olumsuz bir etkisi yoktur.

Hidronefroz İlaçla Tedavi Edilir Mi?

Hidronefrozu oluşturan sebepler düşünüldüğünde bu hastalığın ilaçla tedavi edilmesi mümkün değildir. Ciddi bir takip sürecini takriben hafif ya da ağır cerrahi yöntemlerle yüzde yüze yakın başarı oranıyla tedavisi gerçekleştirilir.

Hidronefroz Kapalı Ameliyatla Yapılır Mı?

Hidronefrozu ortaya çıkaran sebep saptandıktan sonra bu sebebin ortadan kaldırılması amacıyla tıbbi müdahale gerekmektedir. Bu tıbbi müdahale genelde cerrahi olmakta ve cerrahi müdahale de hasta özelinde belirlenen koşullara göre çeşitli tekniklerle icra edilmektedir. Yöntem seçimiyle başarı arasında bir ilişki yoktur. Hidronefroz ameliyatlarının yapılması için açık ameliyat ve kapalı ameliyat teknikleri mevcuttur. Açık ameliyat, kapalı ameliyat seçeneğinin geçersiz kaldığı durumlarda seçilmekte ve iyileşme süreci ve iyileşme konforu açısından sınıfta kalmaktadır. Kapalı yani laparoskopik ameliyat ise bu iki noktada hastaya büyük avantaj sağlamakta ve uzman hekimler tarafından da sıkça uygulanmaktadır.

Hidronefroz Evreleri Nelerdir?

Hidronefrozun üç evresi bulunmaktadır. Bunlar grade 1, grade 2 ve grade 3 olarak adlandırılmaktadır. Grade bir belirtilerin ve böbrek büyümesinin hafif olmasını ifade ederken grade 3 tam tersi bir durumu ifade etmektedir.

Çocuklarda Hidronefroz Neden Olur?

Çocuk bünyesindeki idrar yolları da çeşitli sebeplere bağlı olarak tıkanabilirler. Bu nedenlerin ortaya çıkması durumunda çocuk bünyesinde de hidronefrozun görülmesi mümkündür.

Hidronefroz Ameliyatı Fiyatları

Böbrekte oluşan hastalıklar arasında en dikkat çekeni ve en sık yaşanılanı hidronefroz (böbrek büyümesi) olarak gösterilmekle birlikte bu hastalığın dışında üreteropelvik darlık (UPJ darlığı), testis enfeksiyonu, hidrosel, vezikoüreteral, genişleme ve işlev bozuklukları da yine ciddi sorunlara yol açabilir. Bu tür hastalıkları olan kişilerde öncelikle Onkoloji veya çocuk ürolojisi doktoru tarafından voiding, sintigrafi ve ultrasonografi gibi testler gerçekleştirilmekte, daha sonra da duruma göre antibiyotik tedavileri ya da pyeloplasti gibi ameliyatlar yapılmaktadır. Ayrıca hidronefrozun etkileri arasında işeme ile idrar sorunu bulunması ve diğer hastalıkları da tetikleme ihtimali bulunması nedeniyle böbrek ameliyatı yapılmasına hemen hemen kesin gözüyle bakılır. Hastalar ise darlık sorununun ortadan kaldırılması, böbrekte işlev sorunu olmaması için yapılan ameliyatı merak etmekte ve fiyatları hakkında da incelemeler yapmaktadır.

Hidronefroz Ameliyattan Sonra Tekrarlar Mı?

Yapılan istatistiki çalışmalar göstermiştir ki hidronefroza sebep olan etmenin ortadan kaldırılması ve başarılı bir ameliyat süreci izlenmesi halinde hidronefrozun tekrarlama risk bulunmamaktadır. Tümör gibi yayılmacı etmenlerin varlığı ise bu istatistiki verilerin dışında tutulmuştur.

Hidronefroz Ameliyatı Böbreğe Zarar Verir Mi?

Hidronefroz ameliyatıyla böbreğe herhangi bir zarar verilmemektedir. İdrar yolu bölgesine yapılan müdahale, hidronefroza sebep olan etmene yönelik olduğundan ve bu etmenler de genelde böbrekten bağımsız olduğundan dolayı herhangi bir problem çıkmamaktadır. İdrarın tahliyesi için yapılan drenaj sistemleri de basit uygulamalar olduğundan dolayı yine böbreğe zarar verebilecek bir uygulamaya girişilmemektedir.

Hidronefroz Ameliyatı Sonrası İktidarsızlık Olur Mu?

Hidronefroz ameliyatından sonra ortaya iktidarsızlık gibi bir problemin çıkması mümkün değildir. Tam iyileşme sağlanana kadar cinsel ilişki açısından perhiz uygulanması operasyon sonucunun korunması açısından önemlidir.

Hidronefroz Ameliyatından Sonra Ağrı Ne Kadar Sürer

Hidronefroz ameliyatları anestezik ilaçların etkisi altında yapılır ve hasta herhangi bir ağrı ya da acı hissetmez. Operasyondan sonra hastanın ağrı hissetme ihtimali göz önünde tutulduğundan dolayı ağrı kesiciler düzenli aralıklarla hastaya verilir. Hissedilmesi en muhtemel ağrı çeşidi olan hafif ağrı ise ilk haftanın sonunda tamamen kaybolur.

Hidronefroz Ameliyatından Sonra Kanama Normal Mi?

Operasyonda açılan cerrahi kesiklerin kapatılması amacıyla kullanılan dikişlerin patlaması sonucu kanama ihtimali mevcuttur. Böyle bir durum normal değildir ve hastanın doktor tarafından verilen tavsiyelere uymadığı anlamına gelmektedir. Kanama durumunda acilen doktora başvurulması gerekmektedir.

İlgili Organİlgili Bölümİlgili Hastalık
Hidronefroz (Böbrek Büyümesi)
İlgili Tedavi
Hidronefroz Tedavisi