Ülser Tedavisi

Ülser Tedavisi
Ülser Tedavisi

 

Oniki parmak bağırsağı ya da midenin, mide asidi ve pepsin tarafından aşındırılması, tahrip edilmesi durumuna ülser adı veriliyor. Genellikle 30 yaş sonrası kişilerde daha sık görülen bu hastalığın tedavisi mümkündür. Erkek ve kadınlar arasında bir kıyaslama yapıldığında bu hastalığın erkeklerde çok daha fazla gözlemlendiği ve hatta kadınlara kıyasla 3 kat daha fazla görüldüğü biliniyor.

Genellikle oniki parmak bağırsağındaki tahribat ile karşılaşılıyor ancak az önce de söylediğimiz gibi tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Yapılacak tetkikler neticesinde diyet programı hazırlanabilir ya da ilaç tedavisi uygun görülebilir. En son ihtimal ise ülser ameliyatıdır ve cerrahi müdahalenin de başarılı sonuçlar doğurduğunu belirtmek gerekiyor.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Mehmet Toprak

Ülser Hastalığı Tedavisi Hakkında

Ülser hastalığı tedavi edilmeden önce hastalığın altında yatan nedenler belirlenmeli ve tedavi yöntemi de buna uygun bir şekilde seçilmelidir. 3 farklı tedavi yöntemi karşımıza çıkıyor ve bunlardan bir tanesi de hastaya özel hazırlanan diyet programıdır. Doğru ve düzenli beslenme sonucunda başarılı neticeler almak mümkündür. Bu programda kahve ve baharatlı gıdalar yer almıyor, ayrıca fast food türü gıdalardan da olabildiğince uzak durmanız gerekiyor.

Ülser hastalığında bir diğer tedavi yöntemi ise ilaç tedavisidir. Oniki parmak bağırsağı ya da midedeki yaraları kısa sürede onaracak ilaçların düzenli bir şekilde kullanılması da başarılı sonuçlar doğuruyor.

Ülser Hastalığı Nedir?

Mide ya da oniki parmak bağırsağında meydana gelen hasar sonucu oluşan hastalığa ülser adı verilmektedir. Pepsin saldırıları ile birlikte oluşan bu hastalık, yaşam kalitesini de büyük ölçüde etkiliyor ve motivasyonu düşürüyor. Ağır yemekler tükettiğiniz anda başlayan mide ağrıları kimi zaman kramp halini alabiliyor ve bu durum dikkat dağınıklığına da sebebiyet veriyor.

Ülser hastalığı, erkeklerde 30-50 yaş grubunu içine alırken, kadınlarda ise 60 yaş olarak karşımıza çıkıyor ve bu yaş grubunda çok daha sık rastlanıyor. Tedavi edilebilen bir hastalıktır ve tetkikler neticesinde uygun tedavi yöntemi sağlıklı bir şekilde belirlenecektir.

Ülser Hastalığının Çeşitleri Nelerdir?

Ülser hastalığının birçok farklı türü var ve uygulanacak tedavi yöntemleri de bu türlere göre değişiklik gösterebiliyor. Dil ülseri bunlardan bir tanesi ancak çok sık karşı karşıya gelinen bir hastalık olmadığını belirtmek gerekiyor. Oniki parmak bağırsağı ülseri ise en sık rastladığımız türlerden bir tanesidir ve tedavisi mümkündür.

Ülser şikayeti olan hastalar, vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almalı ve bir an önce harekete geçmelidir. Mide ya da oniki parmak bağırsağında meydana gelen yaralar kimi zaman kendiliğinden yok oluyorken bazı hastalarda ise durum tam tersi bir şekilde karşımıza çıkıyor ve yaralar her geçen gün biraz daha büyüyor.

Dil Ülseri

Dil üzerinde meydana gelen küçük kabarcıklar, dil ülserinin en önemli belirtilerinden bir tanesidir. Bununla birlikte bazı hastalarda bu kabarcıkların içi sıvı doludur ve bir süre sonra bu kabarcıkların etrafının kırmızıya yakın bir renge sahip olduğunu görebiliyoruz. Dil ülseri bazı hastalarda kanamalı iken bazı hastalarda ise bu tür bir durum söz konusu değildir.

Dil ülseri yalnızca dil bölgesini değil, yakın çevreyi de etkisi altına alıyor ve bazı hastalarda ağrılı bir oluşuma sebebiyet verebiliyor. Erken teşhis ile birlikte tedavi edilebilir ve hastalığın komplikasyonları da kısa sürede ortadan kaldırılır. Aşırı stres ve uyku düzeni bozukluğu, hastalığın en önemli nedenleridir ve yoğun iş hayatı ile birlikte gelen sıkıntılı süreçler de bu hastalığa sebebiyet verebiliyor.

On İki Parmak Bağırsağı Ülseri

Birkaç milimetre ile birkaç santimetre arası değişiklik gösteren bu yapılar, ülserin en sık rastlandığı bölümlerden bir tanesidir. Ülser ile ilgili bilinen en büyük yanlışlardan bir tanesi bu sorunun yalnızca midede meydana geliyor olmasıdır ancak oniki parmak bağırsağı da risk unsuru taşıyan bölgeler arasında yer alıyor.

Düzensiz ve sağlıksız beslenme sonucu bu bölgede oluşan yaralanmalar da oniki parmak bağırsağı ülseri olarak nitelendiriliyor. Tedavi edilmediği takdirde vücudun farklı bölgelerine de sıçrayabilen hastalık, yaşam kalitesini de düşürüyor. Erken teşhis ile birlikte ilaç tedavisi neticesinde sonuç almak mümkündür.

Mide Ülseri

Mide yüzeyini kaplayan mukus sıvısının azalması ve zayıflaması neticesinde mide, saldırılara karşı savunmasız bir hal alıyor ve bu da mide ülseri riskini büyük ölçüde arttırıyor. Mide ülseri, en az oniki parmak bağırsağı ülseri kadar sıkıntılı ve sık karşılaşılan bir hastalık türüdür. Yaşam kalitesini düşürür ve şiddetli ağrılara sebebiyet verir.

Hastalığın en önemli nedenlerinden bir tanesi sigara ve alkol tüketiminin abartılı bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Bununla birlikte düzensiz ve sağlıksız beslenme durumu da ülser riskini tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor. Mide ülseri, tedavi edilebilir bir hastalık ve erken teşhis neticesinde tedavi süreci çok daha başarılı olacaktır.

Ülseratif Kolitis

Kalın bağırsağın içini örten kısımda ya da rektumda iltihaba neden olan bir hastalık olarak tanımını yapabileceğimiz ülseratif kolitis, sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesidir. Rektumun ya da kolonun farklı bölgelerini ya da noktalarını etkisi altına alabiliyor ve buna bağlı olarak farklı türler şeklinde karşımıza çıktığını da belirtmekte fayda var.

Düzensiz ve sağlıksız beslenme, bu sorunun en önemli nedenlerinden bir tanesi ve özellikle 30 yaş üstü erkeklerde çok daha sık bir şekilde görülüyor. Ağrılara sebebiyet verdiği gibi bazı hastalarda bu ağrılar daha şiddetli bir hal alarak kramplara dönüşebiliyor ve bu da kişinin yaşam kalitesini büyük ölçüde etkiliyor.

Varis Ülseri

Damar çatlaması neticesinde ortaya çıkan varis ülseri, tedavisi en sıkıntılı hastalıklardan ve varis türlerinden bir tanesidir. Sabır ve hassasiyet gerektiren bir tedavi süreci sonunda başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Prp tedavisi, varis ülserinin tedavi edilmesinde uygulanan en etkili tedavi yöntemlerinden bir tanesidir ve son dönemde çok daha başarılı bir uygulama halini almış durumda.

Erkek ve kadınlarda aynı oranda gözlemleniyor ancak 40 yaş üstü kişilerin daha fazla risk taşıdığını da belirtmek gerekiyor. Erken teşhis ile birlikte tedavi çok daha basittir ve hastalık kendini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bacaklarda meydana gelen pullu kırmızı yapı kısa bir süre sonra kabuklanmaya başlıyor ve bu da hastalığın ilerleme kaydettiğini gösteriyor.

Ülser Tipleri Nelerdir?

Peptik ve Gastrik olmak üzere ülser hastalığını iki ana grupta toplayabiliyor ve değerlendirebiliyoruz. Bu türlere bağlı olarak tedavi yönteminde de değişiklikler söz konusu olacaktır. Epitel dokudaki yaralanmalar peptik ülseri tanımlayan en doğru cümle olacaktır ve bu türün altında yer alan farklı hastalıklar da mevcuttur.

Gastrik ülser ise mide mukozasında meydana gelen yaralanmalar ya da yanma durumu olarak tanımlanıyor. İki farklı türün birbirine benzer yönleri mevcuttur ancak az önce de dile getirdiğimiz gibi tedaviler her zaman için farklılık gösterecektir. Tedavi öncesinde ilgili tetkikler yapılarak hastalığın türü belirleniyor ve buna bağlı olarak en uygun tedavi yöntemi tercih ediliyor.

Peptik Ülser

Dil ülseri, bu grupta yer alan ülser türlerinden bir tanesidir ve özellikle yetişkinlerin karşı karşıya geldiği büyük bir sorundur. Bir diğer peptik ülser tipi ise varis ülseri olarak karşımıza çıkıyor ve genellikle 40 yaş üstü kişilerde bu ülser tipinin daha şiddetli ve daha belirgin bir hal aldığını da belirtmek gerekiyor.

Peptik ülser grubunda yer alan hastalıkların tedavisinde öncelikli olarak tetkikler değerlendirilmeli ve hastanın genel sağlık durumu da ele alınarak uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir.

Gastrik Ülser

Mide mukozasında meydana gelen sorunlar ve yaralanmalar olarak tanımlayabileceğimiz gastrik ülser, tek bir organı değil, birçok farklı organı aynı anda etkisi altına alabiliyor ve yaşam kalitesini düşürüyor. Hastalığın tek bir nedeni yoktur ve tevdi öncesi dönemde yapılacak tetkikler neticesinde öncelikli olarak hastalığa sebebiyet veren sorun tespit edilmeli ve buna göre hareket edilmelidir.

Stres, bu sorunu tetikleyen en önemli unsurlardan bir tanesidir ancak bununla birlikte abartılı ilaç kullanımı da organlarınıza zarar vererek bu hastalığı ortaya çıkartabiliyor. Midede şişkinlik ve hazımsızlık durumu, gastrik ülserin en önemli belirtileri arasında yer alıyor ve bununla birlikte yanma ve ekşime durumları da gastrik ülser habercisi olabiliyor. Bu tarz belirtiler ile yüz yüze geldiğinizde, hiç zaman kaybetmeden bir doktordan yardım almanız gerekiyor.

Mide Ülserinin Nedenleri Nelerdir?

Stres ve buna bağlı depresyon durumu mide ülserinin en önemli nedenlerinden ve tetikleyicilerinden bir tanesidir. Yoğun iş hayatı ya da iş dünyasında karşı karşıya geldiğiniz sorunları çok fazla dert etmeye başladığınız takdirde yalnızca zihinsel olarak değil, bedensel olarak da yoruluyorsunuz ve vücut bu duruma ülser şeklinde tepki verebiliyor.

Mide ülserinin bir diğer nedeni ise mide asidinin artması durumudur. Asit, mideye ve diğer organlara kısa sürede zarar verebiliyor ve bu da ülser sorununu ortaya çıkartıyor. Tükettiğiniz gıdalar da ülser nedenleri olabilir ve özellikle sigara ve alkol gibi zararlı içeceklerden uzak durmanızda fayda vardır.

Artmış Mide Asidi

Mide asidinin artışı, mide savunma mekanizmasını da zayıflatıyor ve bu durum yaralanmaların yolunu açıyor. Mide asidi farklı nedenlerden dolayı artış gösterebilir ve bu durum da ülsere sebebiyet vermektedir. Bu asidin artmasında olduğu gibi azalmasında da vücut farklı tepkiler verebiliyor. Beslenme düzeni ve daha da önemlisi sağlıklı beslenme eylemi büyük bir önem taşıyor. Özellikle fast food grubu ürünleri midelerinizin en büyük düşmanıdır ve kısa sürede vücut dengenizi de bozabiliyor.

Mide İç Tabakası Dayanıksızlığı

Mide iç tabakasının zayıflaması ile birlikte midenin korunması da daha zor ve sıkıntılı bir hal alıyor. Artan mide asidi ile birlikte yaralanmalar da daha kısa sürede gerçekleşiyor ve bu da ülsere davetiye çıkartan bir diğer neden olarak karşımıza çıkıyor.

Sigara ve Alkol Kullanımı

İnsan vücudunun en büyük düşmanları arasında gösterilen sigara ve alkol, aşırı tüketim ile birlikte mideye zarar vermeye başlıyor ve ülserin en önemli nedenleri arasında gösteriyor. Sigara ve alkolün yanı sıra nescafe tarzı ürünler de midelerinize zarar verecek ve ülseri tetikleyici bir hal alacaktır.

Düzenli ve sağlıklı beslenme programlarının herhangi birinde bu ürünleri göremezsiniz ve tedavi için hazırlanacak olan diyet programında da bu ürünler kesinlikle yer almayacaktır. Sigara ve alkolün mide asidi dengesine de büyük oranda zarar verdiğini eklemekte fayda var.

Kalıtım

Genetik faktörler de mide ülserinin en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Eğer ailenizde bu probleme sahip birileri varsa hekim muayenelerini atlamamanız sizler için iyi olacaktır. Düzenli kontroller neticesinde risk durumu daha kısa sürede tespit edilebilir ve gerekli önlemler alınır. Mide ülserinin çok sayıda tedavi yöntemi mevcut ve eğer hastalık ilk seviyesinde ise basit bir diyet programı ile bu sorunu ortadan kaldırmak da mümkün hale geliyor.

Ülser, genellikle 30 yaş üstü kişilerde daha sık görülüyor ve yapılan araştırmalar, kalıtsal nedenlerin de bu hastalıkta etkin rol oynadığını ortaya koyuyor. Dikkatli olmakta fayda var çünkü hastalık kısa sürede tüm vücudunuza etki edebiliyor ve yaşam kalitesini de büyük oranda düşürüyor.

İlaçlar

Mide ülserinin nedenlerinden bir diğer ise ilaç kullanımıdır. İlaçlar, insan vücudu için her zaman faydalı değil ve özellikle abartılı kullanım ile birlikte olumsuz etkilerini de kısa sürede içerisinde gösteriyorlar. Ülser belirtileri ile karşı karşıya geldiğinizde tedavi öncesi dönemde kullandığınız ilaçların listesini de doktorunuza iletmeniz gerekiyor. İlaç kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi yan etkilerin bilinmesi ve buna bağlı olarak önlemlerin en iyi şekilde alınmasıdır. Her ilacın yan etkisi vardır ancak doğrudan mideyi etkileyen ilaçları kullanırken biraz daha dikkatli olmakta fayda var.

Duygusal Stres

İnsan vücuduna en çok zarar veren duygu değişimlerinden bir tanesi de stres ve depresyon durumudur. Bunun birçok nedeni olabilir ancak yoğun iş hayatı ile birlikte yaşanan ailevi sorunlar da stres sorununu beraberinde getirebiliyor. Zihinsel anlamda rahat olmayan insan, bir süre sonra fiziksel sorunlar ile de karşı karşıya geliyor ve bu sorunlardan bir tanesi de mide ülseridir.

Çok düşünmek ve dert etmek kişiyi yalnızca zihinsel olarak değil, fiziksel olarak da olumsuz etkiliyor. Bu etkiden kurtulmak adına psikolojik destek alabilir ve bir profesyonel ile hareket edebilirsiniz. Vücut sağlığı için önemli bir detaydır ve ülser gibi hastalıklardan uzak durmak istiyorsanız bu tür konularda ekstra hassasiyet göstermeniz gerekiyor.

Ülser Hastalığı Tedavi Türleri

Hastalığın birçok farklı tedavi yöntemi var ancak öncelikli olarak hastalığın türü belirlenmeli ve buna göre en uygun tedavi yöntemi tercih edilmelidir. Klinik testlere bu durumda çok daha fazla ihtiyaç duyuluyor ve unutmadan söylemek gerekiyor ki ülser evde tedavi edilebilen veya kendiliğinden iyileşen bir hastalık değildir.

Diyet programı en etkili tedavi yöntemlerinden bir tanesi ve bununla birlikte tedaviye ek olarak ilaç tedavisi de sorunsuz bir şekilde uygulanabilir. İlerlemiş hastalıklarda ise ülser ameliyatına ihtiyaç duyulacaktır. Erken teşhis bu yüzden büyük bir öneme sahip ve hastalık henüz ilk evrelerinde ise cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kolay bir biçimde tedavi edilebiliyor.

Diyet

Diyet programı, sıradan bir diyet programı olmayacaktır ve ülserli hastaların tüketmesi gereken gıdaları içeren özel bir liste şeklinde hazır ediliyor. Baharatlı ve acı gıdaların yanı sıra kola ve benzeri asitli gıdaların bu listede yer almayacağını bilmeniz gerekiyor. Mide ülserinin en önemli nedenlerinden bir tanesi düzensiz ve sağlıksız beslenme durumudur.

Sigara ve alkol de ülsere sebebiyet veren içecekler arasında yer alıyor ve diyet listesi ile birlikte bu tür gıdalardan tamamen uzaklaşıyorsunuz. Diyet programına uygun şekilde beslendiğiniz ve hareket ettiğiniz takdirde kısa sürede başarılı sonuçlar elde edebilir ve daha sağlıklı bir vücut yaratabilirsiniz.

İlaç Tedavisi

Tektiler neticesinde hastaya uygun dozda bir kullanım ile özel bir liste hazırlanacaktır. Reçetelerinize bağlı kaldığınız takdirde ülser sorunundan kısa bir süre içerisinde kurtulacaksınız. İlaç tedavisinin yanı sıra diyet listesine de ihtiyacınız olacaktır ve tedavi birlikte yürütüldüğü takdirde çok daha etkili ve başarılı olacaktır.

Kullanacağınız ilaçlar gerçekten ağır ilaçlar ve bu yüzden yan etkiler ile karşı karşıya gelmeniz de mümkündür. Doktorunuz bu konuda gerekli bilgilendirmeleri yapacak ve herhangi bir sıkıntı yaşadığınızda profesyonel yardım almanız gerektiği söyleniyor.

Ülser Ameliyatı

Ülser ameliyatı, diyet ve ilaç tedavisi fayda etmediği takdirde tercih edilecek olan yöntemlerden bir tanesidir. Ameliyat öncesinde kan testlerine ihtiyaç duyuluyor ve bu testler neticesinde alyuvar ve akyuvar sayımı da daha profesyonel bir şekilde yapılıyor. Bu testler, hastanın anesteziye vereceği tepkiyi de daha net bir şekilde ortaya koyuyor ve eğer olumsuz bir durum söz konusu ise hastaya yaklaşım farklı bir şekilde ele alınacaktır.

Ülser ameliyatı ile birlikte mideye müdahale etmek çok daha kolay ve ilgili yaranın onarımı da basit bir operasyon neticesinde gerçekleştiriliyor. Zor bir operasyon değildir ve ameliyat öncesinde katı ve sıvı gıda alımı gerçekleştirmemeniz gerekiyor. Ameliyattan bir gün önceki akşam yemeğinde bu hususa dikkat ettiğiniz takdirde operasyon daha sağlıklı bir hal alacaktır.

Ülser Hastalığı Tedavi Öncesi

Hastalığın teşhis edilmesi için birtakım tetkiklere ihtiyaç duyuluyor ve bunlardan bir tanesi de endoskopi uygulamasıdır. Klinik ortamda gerçekleştirilecek olan tetkikler ile birlikte hastalığın türü de daha kolay ve daha sağlıklı bir şekilde tespit edilecektir. Hastanın şikayetleri ele alındığı takdirde ülser hastalığına ulaşmak mümkün ancak yeterli değildir. Diğer faktörler de ele alınmalı ve tetkikler ile birlikte sonuca gidilmelidir.

Bir diğer uygulama ise baryumlu mide duodenum grafisi olarak karşımıza çıkıyor ancak her klinik yeterli donanıma sahip olmadığı için bu uygulama gerçekleştirilmeyebilir.

Muayene

Mide ülseri belirtileri ile karşı karşıya geldiğiniz takdirde hiç vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almanız gerekiyor çünkü ülser hastalığı evde tedavi edilebilecek ya da kısa sürede kendiliğinden geçebilecek bir hastalık değildir. Ülserden klinik tedavi yöntemleri ile beraber kurtulmanız mümkündür. Muayene esnasında şikayetlerinizi dile getirmekten çekinmeyin ve doktorun, hastalığı teşhis etmesi biraz da bu şikayetlere bağlıdır. Ülser, birçok farklı hastalığı taklit edebiliyor bu yüzden şikayetler tek başına değerlendirilmeyecek ve klinik tetkiklere de başvurulacaktır. Tetkikler neticesinde hastalığı teşhis etmek elbette daha kolay ve sonrasında uygun tedavi yöntemi belirleniyor.

Ülser, 30 yaş üstü erkeklerde ok daha sık gözlemleniyor ve yaşam kalitesini düşüren bir hastalık olduğu için tedaviyi ertelemek kesinlikle tavsiye edilmeyen bir durumdur. Muayene esnasında eğer varsa kullandığınız ilaçların listesini de doktorunuz ile paylaşmanız gerekecektir ve bu sayede hastalığın nedenini tespit etmek de mümkün hale gelebiliyor.

Endoskopi

Yemek borusu, on iki parmak bağırsağı ve midenin detaylı bir şekilde incelenebilmesine yardımcı olan uygulamalardan bir tanesi olan endoskopi, ülser hastalığının teşhis edilmesinde de en çok başvurulan yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Bu uygulama ile birlikte hastalığı tespit etmek çok daha kolay ve an itibariyle birçok hastanenin bu bağlamda donanımsal olarak yeterli olduğunu da görebiliyoruz.

Ülser Hastalığı Tedavi Sonrası

Ülser, tekrar edebilen bir hastalıktır ve tedavi olduktan sonra bu hastalıkla bir kez daha karşı karşıya gelmemek adına dikkat etmeniz gereken birtakım hususlar mevcut. Doktorunuz bu konuda gerekli bilgilendirmeyi yapacak ve kullanmanız gereken ilaçları da sizinle paylaşacaktır. Bununla birlikte diyet listesine uygun hareket etmeniz ve beslenme konusunda daha dikkatli davranmanız yine sizlerin lehine olacaktır.

Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ülser hastalığı tedavisinden sonra beslenme düzeni tedavi dönemindeki gibi devam etmelidir. Baharatlı ve özellikle acılı gıdalardan uzak durmanız gerekiyor. Sigara ve alkol tüketimi olabildiğince azaltılmalı ve bu konuda da büyük bir hassasiyet gösterilmelidir. Kahve gibi içeceklerin tüketimi de asgari düzeye indirilmeli ve olabildiğince az olmalıdır.

Ülser, dikkat edilmediği takdirde sık sık tekrarlayabilir ve yaşam kalitesini de belli oranda düşürür. Tedaviden sonra doktor kontrollerini de ihmal etmemekte fayda var ve bu sayede tam iyileşmenin takibi de daha doğru bir şekilde yapılacaktır.

Tedavi Sonrası Diyet

Hastaya özel diyet programı da tedavinin en önemli süreçlerinden bir tanesidir. Bu liste sayesinde düzenli ve doğru beslenme gerçekleşecektir. Ülser hastalığının çok sayıda tedavi yöntemi var ve diyet uygulaması da bu yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Diyet programı doktorunuz tarafından hazırlanacak ve nasıl ilerlemeniz gerektiği de yine doktorunuz tarafından aktarılacaktır.

Tedavi tamamlandıktan sonra da bu listeye uygun hareket etmeniz gerekiyor, aksi takdirde bir kez daha aynı hastalığı yaşayabilirsiniz. Ülserin birçok farklı nedeni olabilir ve bu nedenler tespit edildiği takdirde müdahale etmek de daha kolay bir hal alacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Mide yanması, ekşime durumu, kusma ve bulantının yanı sıra meydana gelen şiddetli ağrılar, ülser hastalığının en önemli belirtileri arasında yer alıyor ancak yalnızca bu belirtilerden yola çıkarak ülser teşhisi koymak da çok doğru olmayacaktır. Klinik test ve tetkiklere her zaman ihtiyaç vardır ve doktor kontrolleri ile birlikte hastalığın teşhis edilmesi mümkündür. Ülser evde tedavi edilmemekle birlikte, kendiliğinden geçmesi de mümkün olmayan bir hastalıktır. Tedavi ertelendiği takdirde midedeki ya da diğer organlardaki yaralar giderek büyüyecek ve farklı sorunlara da sebebiyet verecektir. Düzensiz ve sağlıksız beslenmenin yanı sıra aşırı stres durumu da ülserin en önemli nedenleri arasında yer alıyor.

Ülser Tedavisi İle Ülser Hastalığından Tamamen Kurtulmak Mümkün Müdür?

Ülser tedavisi ile birlikte hastalığın tedavi edilmesi mümkündür ancak tamamen kurtulmak cümlesi yanlış olabilir çünkü ülser hastalığı tekrar edebilen bir hastalık ve dikkatli davranmadığınız takdirde bir kez daha karşı karşıya gelmeniz mümkündür. Doktorunuzun uyarıları bu bağlamda büyük önem taşıyor ve bu uyarılara uygun bir şekilde hareket ederek sizler de gerekli önlemleri alabilirsiniz.

Ülser tedavisi için mutlaka hekim gözetiminde olmanız gerekmektedir. Ülser tedavisinde genellikle ilaç tedavisi tercih ediliyor ve düzenli kullanım ile birlikte kısa sürede sonuç vereceğini de belirtmek gerekiyor.

Ülser Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılır?

Ülser tedavisinde kullanılan çok sayıda ilaç var ancak hasta için en uygun olan ilaçlar elbette doktor tarafından belirlenecektir. Bunlardan bir tanesi Nevofam tablet olarak karşımıza çıkıyor ve birçok reçetede yer aldığını da belirtmek gerekiyor. Kullanım bilgileri ve kaç doz alınması gerektiği de prospektüste yer almaktadır.

Lansor ve Gastarol de yine reçetelerde yerini almaya devam eden ve birçok doktorun tavsiye ettiği ilaçlar arasında karşımıza çıkıyor. Bu ilaçlar tavsiye niteliğinde değildir ve her zaman söylediğimiz gibi öncelikli olarak doktor kontrolleri gerçekleştirilmeli ve ilaçlar da doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.

Ülser Hastalığı Kilo Vermeye Sebep Olur Mu?

Diyet listesinin düzenli uygulanması ile birlikte hastaların büyük bir kısmı belirgin şekilde kilo veriyor ancak bunun anormal bir durum olmadığını da belirtmek gerekiyor. Listeye uygun hareket ettiğiniz takdirde zayıflamanız mümkündür ve az önce de ifade ettiğimiz gibi bu anormal bir durum değildir ve beklenen sonuçtur. Ülser hastaları için özel bir diyet listesi hazırlanıyor ve bu liste sonunda başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.

Diyet programının yanı sıra ilaç tedavisine de yine düzenli bir şekilde devam edilmelidir ve doktorunuzun hazırlayacağı reçete ile birlikte sizler de sonuca ulaşabiliyorsunuz.

Ülser Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Ülser, yalnızca midede değil, oniki parmak bağırsağında ve vücudun farklı organlarında da varlık gösterebiliyor. Bununla birlikte tedavi edilmediği takdirde farklı organlara sıçraması durumu da söz konusudur. Yetişkinlerde görülen bu hastalığın en önemli nedenlerinden bir tanesi sağlıksız beslenme durumudur. Özellikle asitli içeceklerin ve baharatlı gıdaların yoğun bir şekilde tüketilmesi bu hastalığa sebebiyet veriyor.

Tedavi edilmediği takdirde şiddetli ağrı ve kramplar neden olan ülser hastalığı, yaşam kalitesini de belli oranda düşürüyor. Evde tedavi edilebilecek bir hastalık değil, bu yüzden vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız ve yardım almanız gerekiyor.

Ülser Hastalığı Genetik Mi?

Ülser hastalığının en önemli nedenlerinden bir tanesi de genetik sorunlardır. Ailenizde bu hastalığı yaşayan birileri varsa eğer sizler de risk grubunda yer alıyorsunuz demektir.

Ülser Hastalığında Ameliyatlar Ölüm Riski Taşır Mı?

Ülser ameliyatı oldukça kolay bir ameliyattır ancak her cerrahi müdahale gibi birtakım yan etkileri olduğunu da bilmeniz gerekiyor. Ölüm riski bir hayli düşük fakat riskler arasında yer aldığı için bu detayı da paylaşmak gerekiyor. Erken teşhis edilen hastalığa cerrahi müdahale ile müdahale etmek gerekmeyecektir. Tedavisinin bir çok yöntemi bulunmakla birlikte, ilaç ve beslenme programı sayesinde ülserden kurtulmanız mümkündür. Ancak erken teşhis ve tedavinin önemi büyüktür.

Ülser Hastalığının Doğal Yöntemlerle Tedavisi Var Mı?

Ülser hastalığı doğal tedavi yöntemleri ile hafifletebilir ancak kesin tedavi için doktorunuzdan yardım almanız daha doğru bir adım ve tercih olacaktır.

İki adet yumurtanın akını çırptıktan sonra iki yemek kaşığı zeytinyağı ile bir karışım hazırlıyorsunuz ve bu karışımı günde 2 kez bir hafta süre ile düzenli olarak tüketmeniz gerekiyor. Ülser tedavisinde midenizi rahatlatacak ve yaraları onaracak en etkili tedavi yöntemlerinden bir tanesidir.

Taze kereviz suyu da ülser tedavisinde etkili olan doğal gıdalardan bir tanesidir. 1 hafta süre ile günde bir bardak tüketmeniz yeterli olacaktır.

Mide duvarında güçlü bir koruyucu oluşturan haşlanmış muz da yine en etkili yöntemler arasında gösteriliyor. Midenizi, mide asitlerinden korumak istiyorsanız eğer muzu haşlayabilir ya d fırınlayarak da tüketebilirsiniz. Buğday tohumu da midenizi koruyacak olan gıdalardan bir tanesidir ve çiğ olarak tüketilmelidir.

Doğal tedavi yöntemlerine düzenli olarak devam ettiğiniz takdirde sonuç elde etmeniz mümkündür ancak mide ülseri oldukça sıkıntılı bir hastalık ve klinik tedavisi öncelikli olmalıdır. Bir uzmandan yardım aldığınız takdirde hastalığın nedenleri de daha sağlıklı bir şekilde belirlenecek ve en uygun tedavi yöntemi belirlenecektir. İlaç tedavisi ve diyet programı da tercih edilen tedavi yöntemleri arasında yer alıyor ve doktorunuz tarafından uygun görülen yöntem ile birlikte bu ağrılı hastalıktan kısa süre içerisinde kurtulmanız çok daha mümkün hale geliyor.

Ülser Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Ülserin ortaya çıkardığı belirtilere göre tedavi yöntemleri arasından tercihler yapılır. Tekrarlayıcı bir hastalık olmasından dolayı ülser tedavisinde kesin bir süre sınırı vermek mümkün değildir. Beslenme alışkanlıklarının kalıcı olarak değiştirilmesi gerekir. İlk aşamada üç aylık bir ilaç tedavisinden sonra hastalık belirti verdikçe ilaç tedavisi de tekrarlanır. Cerrahi bir uygulama yapılmışsa süre oldukça kısadır ancak sonrasında yine ilaç tedavisi gerekebilir.

Ülser Tedavisi Nasıl Olur?

Ülser tanısının yapılması için görüntüleme tekniklerinden yararlanılsa da esas tanı endoskopi ile yapılır. Ağız ve yemek borusunu takiben mideye girilerek ülserli dokulardan örnek alınır. Bu dokulara bakteri testleri uygulanarak sonuçlar netleştirilir. Eğer tanı sırasında, acil bir kanama var ise endoskopi cihazı ile bu kanama durdurulur. Tanı yapıldıktan sonra tedavi ilaçlar ile yürütülür. Bakteriyi baskılayan antibiyotikler ve mide asidini baskılayan proton pompa inhibitörleri başlıca ilaçlardır. Tedavilerin yaklaşık yüzde doksanı bu şekilde yapılır ve sürdürülür. Geriye kalanlarda ise cerrahi girişimler yapılır. Mide asidinin artmasına sebep olan sinir kesilebileceği gibi; ülsere bağlı bir mide delinmesi söz konusu olursa kapalı yöntemle ya da açık yöntemle mide delinmesi ameliyatı da uygulanabilir. Tüm bu tedavi yöntemleri süresince ülsere yönelik bir beslenme, stres ve uyku planı da oluşturulmalıdır.

Ülser Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Toplumda ülser, reflü ve gastrit gibi problemlerle oldukça sık karşılaşılır. Bu hastalıkların belirtileri benzer olduğundan dolayı tedavi, doğru tanı yapılmasa dahi aile hekimleri tarafından bile uygulanabilir. Doğru ve yapılması gereken ise dahiliye bölümüne başvurulmasıdır. Eğer başvurulan hastanede gastroenteroloji bölümü var ise tanı, takip ve tedavi bu bölüm tarafından gerçekleştirilecektir.

Ülser Tedavisinde Nasıl Beslenilmelidir?

Ülserin ana tedavi yöntemi ilaçlar olsa da sürece en çok katkıyı beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi yapar. Ülser özel bir diyet gerektirir. Mide asidi salgısını artıran ya da seviyesini yükselten her türlü beslenme alışkanlığından uzak durulmalıdır.

  1. Öğün sayısı netleştirilmeli ve ilave yapılmamalıdır.
  2. Soğandan, asitli meyvelerden ve ekşi tatlardan uzak durulmalıdır.
  3. Aşırı yağlı yiyecekler tüketilmemelidir.
  4. Su tüketimi artırılmalıdır.
  5. Kafein alımı azaltılmalıdır.
  6. Akşam saat yedi – sekizden sonra yemek yenmemelidir.