Siroz Tedavisi

Siroz Tedavisi
Siroz Tedavisi

 

Alkol nedeniyle gelişen siroz hastalığının tedavi edilmesi neredeyse mümkün olmamaktadır. Fakat erken teşhis ve tanılar sayesinde hastalığın şiddeti bir nebze olsun hafifleyebilir veya belirtiler konularak hastayı rahat ettirmek amaçlanır. Sebepleri ve komplikasyonları gidermeye yönelik tedaviler uygulanır. İnterferon tedavisi siroz hastalarının iyileşmesi açısında önemli rol oynar. Bu tedavi yöntemi ile hastalığa yakalananların vücutlarında meydana gelebilecek virüsler engellenmektedir. Karaciğer sirozuna yakalanan hastalarda ise durum daha zordur. Ölümlerine kesin gözle bakılabilir. Ancak uygulanacak bazı yöntemler ağrıların azaltılmasına yardımcı olacaktır. Hastalığın kısmen kontrol altına alınabilmesi için bazı önlemlerin yapılması gerekir. Yapılması gerekenler listesinin en başına alkolün bırakılması yazılmalıdır. Buna ek olarak da vücudunuzdaki vitamin eksikliğinin giderilmesi amacıyla dışarıdan vitamin takviyesi alınması gerekecektir. Proteini düşük diyet uygulamasında fayda vardır. Aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Sirozlu hastaların tansiyonları genelde yüksek olur buna bağlı olarak tansiyon ilaçlarını mutlaka yanlarında taşımaları gerekmektedir. Kanda bulunan su seviyesinin azaltılması için idrar söktürücü ilaçların kullanılması gerekmektedir. Doktorun verdiği ilaçlar dışında başka bir ilaç veya ağrı kesici alınmamalıdır. Bütün bunların dışında en son yapılacak tedavi yöntemi ise organ naklidir. Organ nakli sonrasında hastanın iyileşmesi mümkün olabilir ancak verilen karaciğerin vücuda uyumu gerekir. Vücudun farklı reaksiyonlar göstermemesi için bu uyumun sağlanması şarttır. Bu işlem oldukça zahmetli ve uzun süreli bir işlemdir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Mehmet Toprak

Siroz Tedavisi Yöntemleri

Siroz hastalığının tedavi yöntemi asıl olarak organ naklidir. Sirozlu bir hastanın en iyi ve en kolay tedavisi Karaciğer naklidir. Sirozlu bir hastanın her ameliyatında belirli komplikasyonlar olur. Eğer hastanın karnında su birikmeye başladıysa bir fıtık ameliyatı edecekseniz iyi bir sonuç almak çok çok zordur. Hastanın yara ve enfeksiyona karşı mukavemeti çok azdır. Türkiye’de nakil işlemleri de yeteri düzeyde değildir. Bu yüzden hastanın hayatını mümkün olduğunca uzatmak ve rahata kavuşturmak için gayret gösterilir. Çünkü organ nakli kesin tedavi şeklidir fakat diğer tedavi şekilleri hastanın hayatını uzatmaya ve daha rahat kılmaya yöneliktir. Örneğin; hastanın karnın da asit var ise idrar söktürücü ilaçların kullanılır. Hastanın kanamaları var ise yemek borusuna bir tüp sokulur ve kanamaya muhtemel varislere bantlar yerleştirilip kanama önlenmeye çalışılır. Veyahut hastaya vitaminler verilir. Ekstra beslenme tavsiye edilir.

Karaciğer Nakli

Karaciğer sirozuna bağlı olarak bir yıldan daha az ömrü kaldığı teşhisi konulan hastalara karaciğer nakli uygulanmaktadır. Nakil uygulanırken hastada teşhis edilen bazı kriterler önem arz eder. Hastalar A, B ve C olarak üç sınıfa ayrılırlar. A sınıfı siroz hastaları, hastalıkların ilk aşamalarındadır ve çoğunlukla nakil gerekmez. Bu hastalara genellikle uzman doktorlar tarafından ilaç yazılmaktadır. Diğer bir grup olan B sınıfı siroz hastalarına gelince, hastaların çoğu ileride karaciğer nakline ihtiyaç duyabilecek kapasitelerdedirler. Bu nedenle A sınıfı hastalara göre nakil sırasında B grubu hastalar daha öndedirler. Diğer bir grup olan C sınıfı hastalar ise en zor durumda kalmış hastalardır ve acil olarak nakil bulmaları gerekmektedir. A ve B grubu hastalara göre nakil sırasında en öndedirler.

Canlı Vericili Karaciğer Nakli

Canlı vericiden alınan karaciğerin bir parçasının hastaya enjekte edilmesini içeren kompleks tıbbi bir işlemdir. Maalesef ülkemizde birçok insan bu durumdan etkilenip yeteri kadar organ nakli de bulunmadığından dolayı hastalık sırasında birçok sıkıntı çekmektedirler. İnsanlar organ nakli beklerken hayatlarını kaybetmektedirler ve her geçen gün organ nakli için yeni hastalar eklenmektedir. Canlı vericiler sayesinde organ bulma sıkıntısı ve ölüm oranları bir nebze de olsa azaltılabilir. Canlı verici karaciğer naklinin gerçekleşebilmesinin belli başlı bazı avantajları söz konusudur. İlk akla gelen ise kısa süre bekleme süresi olmasıdır. Bu durum da organ beklerken hayatlarını kaybeden insanlar arasında ölüm oranını azaltmaktadır. Diğer bir avantaj en uygun organın nakil edilmesini sağlamaktadır. Bunları yaparken de başarı oranı en üst seviyede tutulmuştur.

Canlı Donör Olabilmek

Her geçen gün canlı donör kaynağına ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle kadavra kaynaklı organ ve dokuların sağlanmasında zorluk çekilen bir ülke de donör kaynağının belirginliği daha da belirgindir. Canlı donör olabilmek için bazı şartları yerine getirmemiz gerekmektedir. Canlı donör kendi hür ve özgür iradesiyle naklin yerine getirilmesini ister. 18 yaşından büyük olmalıdır. Bir diğer koşul, 4.dereceden akraba olunmalıdır. Canlı donör ve nakil olan hastanın kan gruplarının birbirleriyle aynı olması zorunludur. Canlı donörden alınan karaciğerin yapısı ve çalışması hasta için bir sorun teşkil etmeyecek nitelikte olması gerekir. Canlı donörlerin kategorize edilmiş halleri ise şu şekildedir;En önemli akrabalarımız yani annemiz, babamız ve çocuklarımız olarak birinci dereceden kan bağımızın olduğu akraba grubumuzdur. 2. derece akraba: Kardeşlerimiz, torunlarımız, dedemiz ve ninemiz ikinci derece kan bağı olan yakın akrabalarımızdır. 3. derece akraba: Kardeşlerimizin çocukları yani yeğenler, amca, hala, teyze, dayı gibi üçüncü dereceden kan bağı olan yakın akrabalarımızdır. 4. derece akraba: Üçüncü dereceden olan akrabalarımızın çocukları dördüncü dereceden akrabamız oluyordur. Toplam dört grup üyeleri canlı donör olabilmektedir. Akrabalık dışında herhangi biri canlı donör olamaz.

Organ Bağışının Önemi

Organ bağışı, yeni bir yaşam ve hayata yeniden tutunan insanlar aklımıza geliyor. Yıllarca organ bekleyen ve makinelere bağlı kalarak yaşam mücadelesi veren insanların sayısı azımsanacak gibi değildir. Bu yüzden organ bağışı ve nakli konusunda bilinçlenmeyi arttırmak için insanlara bunun önemi aktarılmalıdır. Organ bağışı konusunda etkinlikler düzenlenip bu konu hakkında vatandaşlarımızın daha da bilinçlenmeye ihtiyaçları vardır. Kan ve organ bağışı için belirli yerlere stantlar kurulmalıdır. Toplumsal farkındalığı arttırmaya çalışmayız. İnsanlar hayatlarını kaybettik sonra maalesef aileleri organ bağışı konusunda cesaret gösteremiyorlar. Bunun için de ailelere insanların hayatlarını kaybettikten sonra da organlarının kullanılabileceğini toplumsal olarak bilinç kazanmaya ihtiyaç vardır. Hem dini hem de hukuki açıdan organ naklinin bir sakıncası yoktur.

Kadavra Vericili Karaciğer Naklini

Bu şekilde uygulanan karaciğer nakilleri daha önce organ bağışında bulunmuş kişilerden ya da 1.dereceden yakınları tarafından organları bağışlanmak üzere verilen kişinin beyin ölümü gerçekleşmiş olması ile yapılmaktadır. Kadavra vericili karaciğer bir kaza sonucu veya bir hastalık nedeniyle beyninde bir hasar oluşan hastanın yoğun bakımına alınmış hastalarda ortaya çıkmaktadır. Beyin ölümü kesin olarak gerçekleşen hastanın ailesi tarafından görüşülerek yapılacak organ bağışının tamamı diğer hastalara takılmak üzere kullanılır. Hasta olan kişinin kadavra yolu ile karaciğer nakli olabilmesi için sistemine önceden kayıt olmaları önemli bir husustur. Bu sistem Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon merkezidir. Bu sebepten dolayı karaciğer nakli yapabilecek olan herhangi bir merkez ile görüşmekte büyük fayda vardır. Bu kayıt olunan merkezde gerekli araştırmalar yapılır ve herhangi bir olumsuzluk ile karşılanmazsa sisteme kayıt edilir.

Organ Bekleme Süreci

Organ bağışı yapıldığında direkt olarak Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon merkezine bildirilir. Beyin ölümü gerçekleşmiş ve organ bağışı yapan kişinin bütün verileri buraya bildirilir. Daha sonra bölgesel olarak en yakın yerlere bu verilen organlar dağıtılır. Organı çıkarma ameliyatı da çok zahmetli ve önemli bir ameliyattır. Organa zarar verilmeden yapılmalıdır. Gün geçtikçe artan karaciğer yetmezliği sayısı artmakta ve hasta sayısı kadar da kadavradan organ bulunamamaktadır. Ne yazık ki ülkemizde ise bu oran çok daha düşük seviyelerdedir. Organ bekleme süreci zaten hastayı yıpratma ve umutsuzluğa sürüklemektedir. Ülkemizde tahmini rakam olarak ortalama yıllık 200-250 kadavra vericili 300 350 kadar da canlı vericili karaciğer nakli yapılmaktadır. Hasta olup da nakil bekleyen hastalar ise ortalama %8-10’unun düzenli olarak hayatını kaybedebilecekleri düşünülebilir.

Hastayı Rahatlatan Yöntemler

Siroz olan hastada hastayı rahatlatmak amacıyla bazı önlemler alınarak hastalığın kişiye karşı biraz da olsa etkisinin kırılması amaçlanır. Eğer siroz hastalığı hepatit sonucu ortaya çıkmış ise interferon kullanılarak çıkmış olan virüslerin yok olmasını sağlamak mümkündür. Bunun dışında hastalığın etkisinin azaltılması için tedavi süreci ve sonrasında kesinlikle alkol vb. şeyler kullanılmamalıdır. Yağlı yiyecekler tüketilmemelidir. Vücutta oluşan eksiklikler için de doktor kontrolünde vitamin alınabilir. Hastanın karnında su birikmişse hastaya idrar söktürücü ilaçlar verilmeli ve bunları düzenli olarak kullanmalıdır. Siroz hastası olan bir kişi beslenmesine çok dikkat etmelidir. Tuzsuz yemekler yemelidir ve proteinli yiyecekleri kısmalılardır. Eti tüketmemeleri lazımdır. Tuz açısından da günlük kullandığımız ekmeğin tuzsuz olması gerekmektedir. Soda içilmemesi hastayı rahatlatır. Yemeklerinde salça kullanılmaması onlar için daha uygundur. Bir gün içerisinde en az 5 su bardağı su tüketmeleri gerekir. Daha güçlü ve kesin sonuç elde edilebilmesi için hastayı en rahat edici yöntem bir karaciğerin bulunup naklin gerçekleştirilmesidir.

İlaçlar

Siroz ilaçları tıbbi bir tabir olarak karaciğerde oluşan yaraların oluşması sorunun çözümüne yönelik ilaçlardır. Hastalık sırasında oluşan kötü hücrelerinin iyi hücreye dönüşmesini amaçlamak için ilaç verilir ve hastanın düzenli olarak bu ilaçları kullanmalıdır. Doktorun siroz ilacını hastaya yazmadan önce hastanın bütün tetkikleri ve kontrolleri yapmış olması gerekir. Bu sayede hastanın ne tip ilaç kullanacağı karar verilir ve daha doğru adımlar atılır. Karaciğere zararı olan toksik ilaçlar hastaya zarar verir. Uygun ilaç kullanımı çok önemlidir. Vücutta ateş ve iltihap durumlarında kullanılan antibiyotikler karaciğer de zararlı etkiler oluşturabilir. Bu yüzden siroz olan kişiler bu durumlarını doktorlarına bildirmelilerdir. Ağrı kesiciler ve romatizma ilaçlarının da karaciğer için toksik etkileri vardır. Vücutta şişkinlikleri arttırabilir. Sakinleştiriciler, depresyon ilaçları, uyku hapları karaciğer için toksik etkileri olabilir. Bu ilaçlar muhakkak kullanılması gerekiyorsa doktor gözetiminde kullanmaya yarar vardır. Özelikle uykusuzluk çeken hastaların kullandıkları uyku ilaçları hastanın karaciğerine daha çok zarar vererek bilincinin kaybolmasına neden olabilir. Benzer şekilde sara ilaçlarının kullanımı da karaciğere zarar verir.

Vitamin Alınması

Siroz hastalarında oluşan bazı toksinler karaciğerdeki hücrelerin yağ kısmında kalmaktadır. Bazıları da vücutta oksitlenmeye yol açar. Bu yüzden vücudumuzun antioksidanları devreye girer ve kalkan olarak salgılanır. Ayrıca folik asit, B12, B6, C, E gibi vitaminler de karaciğerimizin sağlığı için çok önemlidir. Bu vitaminler kullanılmazsa damarlarda iltihaplar ve kansere neden olan oluşumların oluşma olasılığı artmaktadır. Bu nedenle karaciğer sağlığımız için kritik noktadadır. Lesitin, Kolin ve Çinko taksiye vitaminlerdendir. A vitamini karaciğer için zararlıdır. Aşırı tüketilmesi sonucunda karaciğerde yağlanmaya, Hepatit B’ye ve siroza neden olur. Ancak A vitamini yiyeceklerden almak sorun oluşturmaz.

İdrar Söktürücü İlaçlar

İdrar söktürücü ilaçlar hastanın karnında biriken su miktarının azaltılmaya çalışmasıdır. Özellikle kişinin karın bölgesinde aşırı su birikimini engellemek için tuz tüketimini engellemek lazımdır. Tuz siroz hastalığı için çok zararlı bir maddedir. Tükettiğimiz tuz vücudumuzda sıvı birikime neden olacaktır. Ayrıca suyu da belli oranda sınırlandırmamız gerekir. Vücutta biriken aşırı sıvıyı da idrar söktürücü ilaçlar ile dışarıya atmalıyız.

Tansiyon İlaçları

Özellikle karaciğere bağlı olan damarlarda yüksek tansiyon vakalarına rastlanır. Bu da sirozun komplikasyonlarından biridir. Siroz kan damarlarının karaciğere doğru kan akışını yavaşlatmaktadır. Bu nedenden dolayı karaciğere sağlanan kan, dalak ve bağırsaklar vasıtasıyla aktarılmaktadır. Tansiyon ilaçları, damarlar da artan basıncı kontrol altına alır. Bu ilaçlar şiddetli kanamayı da önler.

Alkolü Tamamen Bırakmak

Alkolik siroz, hastaya oldukça ciddi sorunlar yaşatabilir. Eğer alkolden dolayı hastalık ilerlerse karaciğerin tamamının işlevini yapamamasına ve hastanın hayati tehlike ile baş başa kalmasına neden olur. İşlevini yerine getiremeyen ve iflas eden karaciğere tek çare kişinin nakil olmasıdır. Alkolü bırakmayan siroz hastalarında başlıca yorgunluk ve çabuk yorulmak gibi sorunlar gözükür. İlerlemiş olan alkolik siroz da hasta ciddi kilo kayıpları verir. Ayrıca hastalığın ilerlemesi ile iç kanama gibi durumlar ortaya çıkar. Bu yüzden karaciğer sirozu olan hasta en yakın zaman da alkolü bırakıp doktor gözetiminde tedavilerini yerine getirmelidir.

Siroz Tedavisi Öncesi

Sirozun oluşumu ve gelişimi dört aşamada olmaktadır. Fibroz, Mikroskobik, Kompanse, Dekompanse siroz olarak ayrılır. İlk üç aşamada herhangi bir belirti vermeyebilir. Belirti verilmeyen durumlar da ancak laboratuar ortamında tespit edilebilir. Ancak dekompanse döneminde hastalık teşhis edilebilir. Bu dönemde doktora başvurulur ve çıkan belirtiler ile hastaya tedavi uygulanmaya başlanır. Hasta olan kişide karaciğere, bağırsaklardan gelen kan akışı zorlaşmıştır. Kişide bu zamanlarda birçok bulgular rastlanır. Halsizlik, güçsüzlük, kaslarda erime, iştahının kesilmesi, gözlerde ve ciltte sararma, kusma ve bulantı, asit yüzünden kişinin karnında sıvı oluşması, vücutta kaşıntı gibi şikayetler hastada olur. Tedaviye başlamadan önce ilk olarak Hepatit B aşısı ve ilaç tedavisi ile başlanmalıdır. Diğer bir tedavi yöntemi ise kişinin karnında biriken su ve sıvıyı almakla başlar. Basınç ve kanama varsa bunları önlemek için de ilaçlar kullanılmalıdır. Bunların yanında siroz hastalığına yakalanmamak ve korunmak için aşırı alkol tüketmemek, hepatit yapan nedenlerden korunmak, cinsel yol ile bulaşacak hastalıklardan korunmak ve karaciğere zarar veren toksik ilaçları kullanmamak çok önemlidir.

Hastanın Ve Vericinin Durumunun Analiz Edilmesi

Bilindiği üzere karaciğer nakli için hastalar aylardır belki de yıllardır karaciğer nakli beklemektedir. Beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden veya canlı vericilerden nakil alınmalıdır. Beyin ölümü gerçekleşmiş olan hastanın organlarını bağışlamış olması lazımdır. Canlı vericilerin ise ailesinin izni olması ve organının iyi durumda olması gerekmektedir. Canlı vericilerin kan grubu ve vücut ebatları hasta ile orantılı olmalıdır. Yoksa nakil gerçekleşmeyebilir. Örneğin, kan grubunda dikkat edilmesi gereken yer sadece kan grubunun türüdür. Pozitif veya negatif dediğimiz RH’ ın bir önemi yoktur. Canlı vericinin bir kronik hastalığının olup olmaması, yapılacak olan ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağı çok önemlidir. Ameliyat olmadan önce hem hasta hem de canlı vericinin bütün testleri yapmış olması gerekir. Aktif hepatiti olan kişilerden, hepatit geçmişi olanlardan karaciğer nakli alınamaz. Canlı vericilerden karaciğeri yağlı ve kiloca şişman olanlardan ve yaşı yüksek olan kişilerden de karaciğer nakli yapılamaz.

Kan Grubu Uyumu

Bildiğimiz üzere karaciğer sirozu için kan grubu uyumunda sadece kan grubuna bakılır. Negatif veya pozitif değerler farklı olsa bile aynı kanı taşıyan insanlar birbirlerine kan verebilirler. 0 kan grubu, sadece 0’dan kan alabilir 0-A-B-AB kan gruplarına kan verebilir. A kan grubu, 0 ve A grubu kan gruplarından kan alabilir A ve AB kan gruplarına kan verebilir. B kan grubu, 0 ve B kan gruplarından kan alabilir 0-A-B-AB kan gruplarına kan verebilir. AB kan grubu ise bütün kan gruplarından kan alabilir sadece 0 kan gruplarına kan verebilirler.

Kan Testleri

Kan dolaşımının içinde yer alan ve karaciğer hastalıklarını teşhis etmekte kolaylık sağlayan protein ve enzim analizlerinin tümüne siroz kan değerleri testi denmektedir. Yapılmış olan bu testler de karaciğerdeki hasarın ne derecede olduğunu ya da karaciğer fonksiyonlarının ne derecede çalıştığını görmemizi sağlamaktadır. Kan testleri, genellikle kolumuzun üzerinden belli bir miktar kan alınarak yapılmaktadır. Daha verimli bir sonuç elde edebilmek için kan verilmeden 8-10 saate kadar yemek yenmemelidir.

Hastalık Testleri

Genellikle siroz hastalığı kan tahlilleri sonucunda tespit edilir. Eğer doktorunuz gerek görürse başka testler veya tahliller de uygulayabilir. Siroz hastalığının ortaya çıkmasında laboratuar testleri çok önemlidir. Bazı laboratuar testleri şu şekilde sıralanmaktadır. İlk önce karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri yapılmaktadır. Hepatit B ve C testleri de yapılır. Pıhtılaşma testi yapılır. Bu test ile kişinin kanının değerlerinin normal düzeyde olup olunmadığına bakılır. Çünkü sirozda kanın pıhtılaşması zor haldedir. Manyetik rezonans elastografi testi de yapılır. Bu test karaciğerde zorlanma veya sertleşmeler var mı yok mu ona bakılır. Biyopsi yöntemiyle de doktor karaciğer de meydana gelen hasarın şiddetine bakmak için yapar.

Vericinin Karaciğerinin Boyutu

Verici olan kişinin karaciğerinin boyutu çok önemlidir. Karaciğer boyutunda birtakım kriterler bulunmaktadır. En önemli kriterden biri de burada kişinin yaşıdır. Yeni doğmuş bir bebekle yetişkin arasında karaciğer büyüklüğü bakımından farklar vardır. Bebekler de vücut ağırlığının 1/18’i büyüklüğünde iken yetişkin bir bireyde 1/36 olarak ölçülmüştür.

Organ Nakline Engel Olacak Diğer Durumlar

Bir nakil gerçekleştirebilmek için şartların yerinde olması ve her iki taraf açısından da uygun olması gerekir. Eğer uygun bulunmazsa hasta nakil gerçekleştiremez. Yapılacak karaciğer organ naklinde kişinin sağlık durumunun iyi seviyede ve karaciğerin uygun durumda olması önemlidir. Vericinin genel prosedürlere uyması için psikiyatrik bir rahatsızlığının bulunmaması iki taraf içinde daha kolaylık olacaktır. Vericide hastaya geçecek olan bir hastalık olmamalıdır bu da organ naklini gerçekleştiremez. Son olarak vericinin kendi isteğiyle herhangi bir zorlama olmadan nakli gerçekleştirmesi daha uygundur.

Siroz Tedavisi Sonrası

Tedavi sonrası veya hastanın ameliyat olduktan sonra dikkat etmesi gereken birçok konu vardır. Tedavi sonrasında daha rahat idrarınızı yapabilmek adına idrar sondası takılacaktır. Operasyon sonrasında biriken sıvıları dışarıya atmak için takılır dışarıya çıkan sıvı miktarı azaldığında hastada olan sonda çıkarılacaktır. Tedavi sonrasındaki ilk bir gün kesinlikle istirahat edilmesi lazımdır. Hatta hasta başını yastıktan kaldırmaması gerekir. Tedavi sonrası dönemde tedavi olunan bölgede ağrı gerçekleşebilir. Ağrı verilen haplar ile kontrol altına alınabilir. Tedavi sonrasında iştah kesintisi, bulantı ve kusma, kötü koku alma hissi karaciğer tedavilerinden sonra çokca görülen durumlardır. Nakil vericileri ise 7 veya 10 gün sonra hastaneden taburcu olur. Ameliyatta 3-5 gün sonra verici istediği şeyi yiyip içebilmektedir. Taburcu olmadan önce genel bir kontrol yapılır ve verici olumlu sonuçlanan kontroller sonucunda taburcu olur. Hasta ise alacağı nakilden sonra birtakım rahatsızlıkları çıkabilir. Şiddetli karın ağrısı, sarılı, ateş, kusma, nefes darlığı şikayetleri varsa doktoruna ulaşmalıdır. Hasta nakil tedavisi sonrasında 2-4 hafta uçak yolculuğu yapamaz ve uzun araba yolculukları da yapamaz. Eğer seyahat etme zorunluluğu varsa ilk 8 hafta içerisinde her saat başı kesinlikle 15’er dakika yürümesi ve bacaklarındaki kan akışını düzenlemesi çok önemlidir.

Nakil Sonrası Ortaya Çıkabilecek Problemler

Nakilden sonra hastaların ameliyat olduğu merkezlerde ve doktorları ile iyi bir iletişim içinde olması gerekir. Çünkü karaciğer nakli çok özel bir tedavi şeklidir. Ameliyat sonrası kullanılan ilaçların yan etkileri hastayı etkileyebilir. Nakilden sonra erken veya geç komplikasyonlar görülmektedir. Erken dönem komplikasyonlardan bazıları; venöz drenaj problemi, portal ven trombozu, safra kaçağı, akut rejeksiyonları gibi erkenden görülebilen problemler çıkabilir. Nakilden sonra nadir olarak görülen geç komplikasyonlar da mevcuttur. Bunlar hastayı etkileyebilir. Diyabet, metabolik bozulmalar, obezite, böbrek hastalıkları, dengesizleşen kan değerleri, renal yetmezliği, sekonder kanser hücreleri gibi geç ve nadir gözükebilen problemler de ortaya çıkabilir.

Nakledilen Karaciğerin Çalışmaması

Yapılan ameliyat sonucun da ilk haftalar içerisinde birçok hasta en az bir bazen de birkaç kez organ tarafından red atağı geçirirler. İlk başlarda kişi de bu reddi algılayamayabilir. Yani fiziksel olarak hasta nakil olan organ tarafından red yediğini anlayamaz. Ancak kişinin ateşinin çıkması ya da günlerce süren bir halsizlik vücudunda hissedebilir. Eğer karaciğer hasta da uygun bir hal almayacaksa hasta ameliyat olur.

Nakledilen Karaciğerin Hastanın Kilosuyla Uyumlu Olmaması

Nakledilen karaciğerin hasta ile uyumu çok önemlidir. Yaşı küçük olan bir hastanın kendisinden yaşı çokça büyük bir kişiden organ nakli alması uygun değildir. Aynı zaman da yaşı büyük olan bir insanın küçük bir bireyden nakil alamaz. Karaciğerin boyutu ile hastanın kilosu ile eş zamanlı olarak uyum içerisinde olmalıdır.

Kan Dolaşımında Problemler

Genel olarak karın bölgesinde sıvı birikimi ve damarlarda olan pis kan dolaşımı nedeniyle ortaya bazı problemler ortaya çıkabilir. Şişmiş olan karın bölgesinde damarlar siyah şekilde görülmektedir. Bu problemden kurtulmak için zararlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Alkol kesinlikle tüketilmemelidir.

Nakledilen Organın Hastanın Vücudu Tarafından Reddi

Organın reddi ilk önce hastaya bazı belirtiler hissettirerek gösterecektir. Organın işlevi azalmaya başlar. Huzursuzluk, halsizlik oldukça artar. Karaciğerin olduğu yerde ağrı ve yanma olur. Ateş ve gribal enfeksiyon görülür. Hemen doktorumuza gitmemiz gerekir bazı test ve tahlilleri inceleyecektir.

Belirtileri

Karaciğer ameliyatı sonrasında hasta olan kişi en az bir ya da birden çok organ reddi görebilir. Fiziksel bir bulgusu ilk başta yoktur. Fakat ateş ve halsizlik gibi durumlar ortaya çıkarsa doktorunuza gitmede fayda vardır. Bazı belirtileri ise; yorgunluk ve halsizlik, karın ağrısı, koyu sarı/turuncu idrar, dışkının beyaz renk alması ve doktorun yaptığı testler de değerlerin ortalamanın üstünde veya altında çıkması organ naklinin reddi belirtilerindendir.

Obezite

Obezite için organ naklini alıcı ve verici için ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Alıcılarda eğer obezite varsa bu kişilerin organ nakline bir engel teşkil etmemektedir. Eğer obeziteye bağlı olarak kalp hastalığı, akciğer hastalığı gibi durumlar meydana geldiyse bu kişilerin ameliyat öncesi değerlendirilmesi ve ameliyat riskinin iyi belirlenmesi gerekmektedir. Anestezi almasına engel olacak bir olay varsa bu kişilerde karaciğer nakli yapılamamaktadır. Verici açısından baktığımız da ise vücut kitle endeksi oldukça yüksekse verici olarak kabul edilemez. Obezite olan vericilerde bu kişiler kilo verirse normal bir şekilde organ verebilir.

Kemik Erimesi

Karaciğer sirozu olan kişilerde bir önemli durumda kemik erimesidir. Eğer hastada kemik erimesi oluşursa 1000-1500 mg kalsiyum ve 400-500 ünite günde vitamin almalıdır.

Hastanın Yapması Gerekenler

Hasta tedavisi veya ameliyatından sonra vücut ısısını kontrol etmelidir. Tansiyonunu günü gününe ölçmelidir. Çokça su tüketmelidir. Hastaların ameliyat olduğu merkez ve doktoru ile iyi bir iletişim içinde olması gerekir. Ameliyat sonrası kullanılacak ilaçlardan doğan yan etkiler de hemen doktorumuza gitmeliyiz. Belli periyotlarla özellikle ilk bir yıl içerisinde kontroller yapılmalıdır. Özellikle erken periyotta çok fazla yağlı gıdalar alınmamalıdır. Spor aktivitelerine ise 3.aydan sonra başlayabilirler. Çalıştıkları işte hafif ile başlanmalıdır.

Doktorlarla Temas

Hastanın tedaviden önce ve tedaviden sonra doktoru ile her zaman iletişim halinde olmalıdır. Eğer doktorunun dediklerini yerine getirmiyorsa hastanın durumunda olumsuz bir ilerleme görülür. Kişi, doktorunun verdiği ilaçları, tetkikleri yerine getirmelidir. Aylık kontrollerini yapmak için doktoru ile her zaman temas halinde olmalı ve hastalığın ilerlememesi için bu görevlerini yerine getirmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Karaciğer Nakli Etkili Bir Tedavi Yöntemi Midir?

Hastalar yaşamsal organlarını herhangi bir sebepten dolayı kaybettiklerinde bu organ ile belli bir süre zarfında yaşayabilirler sadece. Nakil en önemli ve en güçlü tedavi yönetimidir. Hasta sağlıklı yaşamına geri döner. Nakil bulunmadığında hastanın ileriye dönük problemleri sadece ölümdür. Bu süre zarfında birtakım ilaçlar ve tedaviler uygulanmaktadır fakat nakil kadar etkili ve verimli değildir.

Karaciğer Naklinden Sonra Hastalık Kişide Tekrar Görülebilir Mi?

Karaciğer nakli ameliyatı günümüzde başarı şansı teknik olarak alınan ilaçlar ve yöntemlerin yeni yeni gelişmesi, iyileştirilmesiyle oldukça etkili bir hale gelmiştir. 1 yıllık yaşam şansına sağ kalım şansı denmektedir. Yüzde 85-92 arasındadır. Yani bugün 100 kişiyi karaciğer nakli etsek bu hastaları 85-90’ ı ayakta olması lazımdır. 3 yıl sonra yaklaşık 80’i, 5 yıl sonra da yüzde 75 civarında bir sağ kalım beklenmektedir karaciğer naklinde.

Siroz Tedavisi Kimlere Uygulanamaz?

Bir hasta siroz olmasına rağmen uzun yıllarca nakil yapılmadan yaşayabilir. Ya da bazı durumlar da hiç gerekmez. Aktif infeksiyonu olan hastalarda tedavi uygulanmaz. Bu tedavi iyileştirildikten sonra siroz tedavisi uygulanır veya nakil olabilir. Beyninde tümör olan kişilerde de siroz tedavisi uygulanamaz. Eğer tümör hastanın başka organlarına da sıçradıysa nakil olma şansı çok azdır. Verici ve alıcı olan kişilerin kan grubunun uyumsuz olması tedavinin gerçekleşmemesi anlamına gelir. Yaşça çok büyük olan kişilere de tedavi uygulanmamaktadır.

Siroz Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Bağımlılık Yapar Mı?

Hastanın bazı kullandıkları ilaçlar kişinin tedavisine olumlu yansımaktadır. Sirozun ileri seviyelere geçmemesine yardımcı olur. Kullanılan ilaçlar herhangi bir bağımlılık yapmamaktadır. Hastalar rahatlıkla doktorunun verdiği ilaçları kullanabilir.

Hasta Siroz Tedavisini Sırasında Nasıl Beslenmelidir?

Kişiden kişiye göre değişen bir beslenme listesi hazırlanır. Karaciğer sirozuna iyi gelen besinler vardır. Bunlar; sütlü yiyecekler, bal reçel gibi tatlı ürünler, çorbalar, yağsız et ve balık yemekleri, çay, meyve ve sebze suları, kuru meyveler, tereyağı ve bitkisel yağlar siroz hastalarına iyi gelen besinlerdir. Siroz hastalarına iyi gelmeyen besinler ise; tuzlu yiyecekler, kızarmış yemekler, konserve ürünleri, alkol, mantar, yeşil lahana, fasulye, sakatat yemekleri hasta tarafından tüketilmesi önerilen yiyeceklerdir.

Siroz Hastalığı Kanser Mıdır?

Siroz hastalığı kanser değildir. Ancak siroz hasta da ilerlemişse kanser olma riski vardır. Her sirozlu hasta da görülmemektedir. Sirozlu hastaların bir kısmında karaciğer kanseri görülebilir. Bu yüzden sirozlu hastaların yılda 2 defa mutlaka doktorları tarafından karaciğer kanseri riski var mı diye taramaya tabii tutulur. Hastanın kontrollerini düzenli olarak yerine getirmesi gerekir.

Siroz Hastalığı Bulaşıcı Mıdır?

Sirozun başka bir hastaya bulaşması bazı etkilere göre değişiklikler gösterebilir. Eğer hasta Hepatit B, C ve D ise bu hastalar diğer insanlara siroz hastalığını bulaştırabilir. Bunun dışındaki herhangi bir durumda siroz hastalığı başka bir kişiye bulaşmaz.

Nakledilen Karaciğer Parçasının Normal Karaciğer Boyutuna Ulaşması ne Kadar Sürer?

Nakil olan hastalarda nakilden sonra karaciğer büyümesi veya karaciğer küçülmesi görülmektedir. Karaciğerin normal boyutu ise yetişkin bir erkekte 1,5 kilo civarındadır. Kadınlar da ise 1,3 kilo olarak tespit edilmiştir. Karaciğer küçülmesi, hücrelerin deforme olmasıyla karaciğerin boyutunda bir küçülme meydana gelebilir. Karaciğerin küçülmesi birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Karaciğer büyümesi ise çoğu kişilerde neden ortaya çıktığı bilinmemektedir. Mide problemleri, uyku problemleri gibi buna benzer bulgu ve belirtiler arasında yer alır. Nakil olan hastada genellikle 1 yıl içerisinde organı kabul eder ve kişinin vücut ebatlarına göre organın boyutu değişiklik gösterir.

Çocuklarda Siroz Hastalığı Görülür Mü?

Siroz hastalığı ve karaciğer nakli çok küçük yaştaki çocuklarda da görülür. Özellikle bebeklerde doğuştan olarak bu hastalık olabilir. Birkaç ay içerisinde bebek olan sirozlu hastalar eğer nakil olmazsa ölebilirler. Özellikle 6 aylık bebeklerde sirozlu hastalara muhakkak nakil yapılmalıdır. Nakil sonuçları da erişkinler kadar iyi olmalıdır. Yüzde 80-90 oranında nakil sonrası bebekler normal yaşamına devam eder.

Karaciğer Nakli Sonrası Vücutta İz Kalır Mı?

Nakilde sonra alıcı ve vericilerdeki iz bazı ilaçlar sayesinde iz kalınmamaktadır.

Karaciğer Nakli Yaş Sınırı Kaçtır?

Kişiler genel olarak 18 yaşından büyük 55 yaşından küçük olması gerekir. Fakat alıcının veya vericinin başka bir sağlık sorunu olmaması lazımdır.

Karaciğer Nakli Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?

Hastanın iyileşme ve toparlanması genelde hastaların ne kadar kötü durumda olması ile alakalıdır. Genel olarak nakilden sonra 1-2 gün yoğun bakımda kalırlar. 10 süresince de doktoru tarafından gözetim altındadır. Genel olarak 7 gün veya 6 haftaya kadar bir iyileşme süreleri vardır.

Karaciğer Nakli Cinsel Hayatı Etkiler Mi?

Nakilden sonra erkek hastaların çoğu cinsel hayatlarına tekrardan dönebilirler. Kadınlar ise normal adet düzenlerini geri kazanırlar. Bununla birlikte tedavi sırasında alınan bazı ilaçlar cinsel fonksiyonları azaltabilir. Eğer böyle bir sorun ile karşı karşıya kalınmışsa doktorunuzdan yardım isteyebilirsiniz. Kadınlar için kontrol hapları kullanılması tavsiye edilmez. Erkekler cinsel ilişkiler sırasında prezervatif kullanımı ile enfeksiyon riskini ortadan kaldırırlar.

Karaciğer Nakli Başarı Oranı Nedir?

Genellikle karaciğer organ nakillerinde yüzde 90’a varan bir başarı görülmektedir. Ülkemize birçok ülkeden insanlar doktorlarımızın güvenilir ellerine bırakmaktadır. Bu yüzden nakil olan hastalar genel olarak hem iyileşme sürecinde hem de nakil sonrasında rahatlıklar normal yaşamlarına geri dönebilirler.

Siroz Tedavisi Masrafları SGK Tarafından Karşılanır Mı?

Ülkemizde 2016 yılı itibariyle SGK kurumu nakil sırasında oldukça başarı sağlayan 3 ilacı kendi kapsamında ödeme kararı almıştır. Daha önce bu ilaçlar yurt dışından ithal edilmekteydi.

Siroz Hastalığı Tedavisi Nasıl Olur?

Siroz hastalığında hastalığın derecesi fark etmeksizin temel tedavi yöntemi beslenme alışkanlıklarının ve hayat tarzının değiştirilmesidir. Olabildiğince sağlıklı ve karaciğeri baskı altına almayan yiyecekler tüketilmelidir. Sıvı tüketimi artırılmalı ve eğer kullanılıyorsa alkol tamamen bırakılmalıdır. Sonrasında ise sirozun derecesine bağlı olarak antiviral ilaçlar ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılır. Eğer karaciğer ciddi derecede fonksiyon kaybı yaşamış ve tamir edilemez durumda ise, hastanın hayatını tehlike altına atmamak için karaciğer nakli uygulanır.