Sinir Sıkışması Tedavisi

Sinir Sıkışması Tedavisi Hakkında

Dokuların vücudun bazı bölgelerinde bulunan önemli sinirlere baskı yapması sonucu oluşur. Sinir sıkışmasının tedavisi günümüzde oldukça yaygındır ve tedavi konusunda sinir sıkışmasının olduğu bölgeye göre birçok tedavi şekli kullanılabilir. Sinir sıkışmasının tedavisi konusunda henüz ilk etapta hastaya dinlenme önerilir. Hastanın ağrı oluşan hareketlerden uzak durması ve sinir sıkışmasının meydana geldiği bölgeyi olabildiğince korunaklı tutması gerekir. Sinir sıkışması tedavisinin ilk etabında hareketsizliğin daha net bir şekilde sağlanabilmesi adına atel veya bant gibi tıbbi malzemelerden de yardım alınabilir.

Sinir sıkışma tedavisinin ilk etabında nadiren de olsa sorunun kendiliğinden ortadan kalkması söz konusu olabilir. Eğer sorun devam ederse bu noktada fizik tedavi gündeme gelir. Fizik tedavinin amacı, dokuların sinirlere baskı yaptığı bölgenin çeşitli hareketlerle rahatlatılması ve bölgedeki doku baskısının azaltılmasıdır. Fizik tedavinin gerçekleştirilebilmesi adına ise hastanın birtakım hareketler yapması gerekir ve bu hareketler fizik tedavi doktoru tarafından belirlenir. Sinir sıkışması tedavisi yapılacak olan tüm hastalara benzer tedavinin yapılması söz konusu değildir. Bir çok farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır. Daha çok sinir sıkışmasının olduğu bölgeye yönelik çalışmaların uygulandığı görülür. Fizik tedavi hem baskı yapan dokuları rahatlatırken hem de kasların güçlenmesine yardımcı olur. Bu sayede baskının şiddeti daha da çok azalmış olur.

Fizik tedavinin yanı sıra ilaç tedavisinin de sinir sıkışması konusunda etkin bir rol oynadığı bilinir. Sinir sıkışması için özel olarak üretilmiş olan ilaçlar, sinirlerin ciddi anlamda rahatlamasına ve baskının azalmasına büyük ölçüde yardımcı olurlar. Baskının azalmasının yanı sıra sinir sıkışmasının yaşandığı bölgedeki ağrı da önemli ölçüde eksilir.

Sinir sıkışması tedavisi esnasında fizik tedavi ve ilaç tedavisinden herhangi bir sonuç alınamazsa, bu noktada devreye cerrahi müdahale girer. Cerrahi müdahalenin yapılabilmesi adına genel olarak hasta 1-2 ay bekletilir ve bu süreçte tedaviye nasıl yanıt verdiği çeşitli şekillerde izlenir. Sinir sıkışmasının olduğu bölgeye göre cerrahi operasyonun çeşitli komplikasyon riskleri olabilir.

Sinir Sıkışması Nedir?

Vücudumuzun birçok bölgesinde bulunan sinirler, kemik, kıkırdak, tendon ve kas gibi çeşitli dokular tarafından belirli oranda baskıya maruz kalabilir. Bu gibi durumlar sonucunda sinir sıkışması meydana gelerek, bölgede ciddi ağrılar meydana gelir ve hastanın yaşamı bu konuda son derece olumsuz etkilenir.

Her türlü veriyi beyne aktarmakla yükümlü olan sinirler, karar mekanizmamızın önemli bir parçasıdır. Sinir sıkışmasıyla birlikte, sıkışmanın meydana geldiği bölgede algılar normale oranla daha düşük olur ve bölgede şiddetli bir ağrı meydana gelir. Bu nedenle sinir sıkışması çoğu konuda hastayı olumsuz etkileyerek, doğru kararlar verememesine de sebep olabilir. Sinir sıkışması vücudumuzdaki en kapsamlı ağ sistemlerinden birine sahip olduğu için sadece baskı olan bölgede değil, sinirlerin olduğu diğer bölgelerde de hissiyatsızlık veya ağrı gibi sorunlar meydana gelebilir. Bu nedenle kısa süre içerisinde tedavi edilmesi gerekir.

Sinir Sıkışmasının Sebepleri Nelerdir?

Sinir sıkışmasının sebepleri oldukça fazlayken, genel sebepleri 6 seçenekte açıklanabilir. Bel ve boyun fıtığı, duruş ve oturma bozuklukları, obezite, darbeye maruz kalma, romatizma ve stres, sinir sıkışmasına neden olan başlıca sorunlar olarak bilinir. Tüm bu seçenekler biraz da bireyin kendine dikkat etmesiyle alakalıyken, sağlıklı yaşam ve doğru beslenme iki temel unsurla, sinir sıkışması gibi ciddi bir sağlık probleminden kurtulabilmek mümkün.

Darbeye Maruz Kalma

Dünyada sinir sıkışması en çok darbeler sonucunda meydana gelir. Herhangi bir travma sırasında alınan darbeler, dokulara ciddi zararlar verdiği için sinir sıkışması kaçınılmaz olur. Özellikle kemik veya kas gibi dokuların zarar görmesi, sinir sıkışmasının şiddetini artırır ve uzun soluklu ağrılara sebep olabilir. Kemikler veya kaslarda meydana gelen ödemler de yine sinirlere olan baskının şiddetini kat kat arttırır.

Duruş ve Oturma Bozukluğu

Sinir sıkışmasının en çok karşılaşılan bir diğer nedeni ise bireyin doğru bir şekilde oturmayışı veya duruşunun doğru olmayışıdır. Bu tür durumlar özellikle bel ve boyun gibi bölgelerde bulunan önemli sinirler, zamanla dokuların yapısal olarak değişmesi nedeniyle ciddi oranda baskı altında kalabilirler. Duruş veya oturma bozuklukları nedeniyle oluşan sinir sıkışmalarının erken tedavisi son derece önemlidir. Geç kalınması durumunda hastanın tedaviye olumlu yanıt verme oranı hızlı bir şekilde düşer.

Sürekli Aynı Hareketlerin Tekrarlanması

Bireyin mesleği nedeniyle de sinir sıkışmasıyla karşı karşıya kalması söz konusu olabilir. Bazı meslek gruplarında bireylerin sürekli olarak aynı hareketleri yapmaları ve vücudun bir müddet sonra bu hareketlere duyarsız kalması, sinir sıkışmasının en temel sebepleri arasında yer alır. Sinir sıkışmasının önüne geçebilmek adına sürekli olarak hareketli olmak ve mümkünse vücudun ihtiyaç duyduğu egzersizler yapmak gerekir. Aynı hareketlerin devamlı olarak tekrar edilmesi, zaman içerisinde dokuların sinirlere baskı uygulamasına doğrudan sebep olur.

Stres

Çoğu hastalığın ve sağlık sorununun en temel sebepleri arasında yer alan stres, sinir sıkışmasında da önemli bir rol oynar. Stres sonucunda insan vücudu kendini aşırı miktarda sıkar ve bu süreçte kaslar gerektiği gibi eylemlerini gerçekleştiremezler. Birey her ne kadar bu durumu fark etmese de aşırı miktarda stres, bir müddet sonra kasların yapısal olarak bozulup, sinirlere baskı uygulamasına sebep olur.

Spor

Spor esnasında yapılan kontrolsüz hareketler, ısınmadan spora başlanması ve spordan kaynaklı daha birçok durum, sinir sıkışmasına neden olabilir. Sportif aktiviteler sırasında vücudumuz çoğu kas grubundan yararlanmak ister. Bu kas grupların aşırı zorlanması veya ani hareketlerle yıpratılması, sinirlerle kas dokusu arasında bir baskının oluşmasına sebebiyet verebilir.

Romatizma veya Kireçlenme

Osteoartrit, halk arasında bilinen adıyla kireçlenme, özellikle kemikler üzerinde ciddi baskı kurar. Müdahale edilmemesi ya da hızlı bir şekilde gelişmesi sonucunda ise kireçlenme farklı bir boyut alarak, romatizma halini alır. Romatizma ise eklem çevresinde yer alan sinirlerin ciddi şekilde zarar görmesine neden olur. Bu nedenle bir an önce müdahale edilmesi gerekir. Eğer müdahale gecikirse romatizma sinirlere olan baskısını arttırır ve aynı zamanda eklemlerin de yavaş yavaş erimesine neden olur.

Sinir Sıkışması Belirtileri Nelerdir?

Sinir sıkışmasının oluştuğu bölgede belli başlı belirtiler meydana gelir ve bu belirtilerin bölgelere göre değişim gösterdiği söylenebilir. Özellikle şiddetli ağrıyla birlikte uyuşma ve his kaybı başta gelir. Bunların yanı sıra kasların seğirmesi, hareket esnasında güçsüzlük ve aşırı terleme gibi belirtiler daima öne çıkar.

Uyuşma ve His Kaybı

His kaybı veya bölgesel uyuşma gibi semptomlar, sinir sıkışması probleminde sık karşılaşılan belirtiler arasında yer alırlar. Herhangi bir nedenden ötürü gelişen sinir sıkışması, bölgedeki sinir ağının belirli bir kısmını etkisi altına alır. Bölge öncelikle şiddetli ağrıyla karşılaşırken, bir müddet sonra ağır yerini hissizlik veya uyuşmaya bırakabilir. Bununla birlikte bazı hastalarda da herhangi bir şekilde ağrı görülmeden, direkt olarak uyuşma veya his kaybı oluşur.

İlk etapta hasta bu konuda çok dikkatli olmasa da özellikle dokunma duyusunda ciddi bir kayıp meydana gelmiş olur. Hasta bölgesel olarak hissetme yetisini kaybettiğinden, bazı algı problemleri veya karar mekanizmasında aksaklıklar yaşayabilir. Vücudun herhangi bir bölgesinde meydana gelen uyuşma hissi, sinir sıkışmasının en tehlikeli belirtilerinden biri olarak ifade edilebilir. Bu sebeplerden dolayı mümkün olan en kısa sürede tedavi işlemlerinin yapılması büyük önem arz etmektedir.

Kaslarda Seğirme

Kas seğirmesi nedeniyle yine bölgesel olarak kaslarda anormal hareketlilikler görülebilir. Sinir dokusunun kısa süreli olarak baskı altında oluşu, kasların da çalışma yapısını belirli bir miktarda etkileyebilir. Kaslarda seğirme, her sinir sıkışmasında görülen bir belirti olmasa da meydana geldiğinde hastanın kısa süreli rahatsız olmasına neden olur. İlaç tedavisi veya gerekirse cerrahi operasyonla sinir sıkışması giderilebilir ve kaslarda seğirme sorunu ortadan kaldırılabilir.

Terlemenin Artması

Sinir sıkışmasının gerçekleşmesiyle birlikte, terlemenin artması ya da azalması gibi bir durum söz konusu olabilir. Bu belirti sadece belirli bölgelerde gerçekleşen sinir sıkışmalarında görülür. Bölgenin sinir sisteminde yaşanan aksaklık beyne yanlış bilgiler gönderebilir. Bu durum da terlemenin gereğinden fazla ya da normalden az olmasına sebebiyet verebilir.

Hareket Güçlüğü

Sinir sıkışması, sinir sistemini etkilediği gibi kas yapısının da dengesiz bir şekilde çalışmasına neden olabilir. Özellikle sinirlerin aşırı baskı altına girdiği ve kas yapısının yoğun olduğu bölgelerde, hareket güçlüğü sıklıkla görülür. Kas ve sinir sistemi arasındaki uyumsuzluk, hareket güçlüğünün en büyük nedenidir. Aynı zamanda hasta hareket ettiği sırada aşırı ağrıyla karşı karşıya kalabileceği için hareket güçlüğü yaşaması da gayet doğal bir durumdur.

Ağrı

Sinir sıkışmasının en sık görülen ve en çok uğraştıran belirtisi olarak bilinir. Vücutta bir bölgenin herhangi bir nedenden ötürü acı hissedebilmesi için sinirlere ihtiyaç duyar. Sinir sıkışması gerçekleştiğinde ise bu sinirler beyne aşırı miktarda ağrı gönderir. Ağrının boyutu kişiden kişiye ve bölgeden bölgeye değişim gösterir. Ağrının zaten kas veya kemik ağrısı olmadığı net bir şekilde anlaşılır. Ağrı sırasında uyuşma hissedilmesi son derece doğalken, ağrının biraz da sızlamaya yakın olduğu söylenebilir.

Sinir Sıkışması Tedavi Türleri

Günümüzde sinir sıkışması hastalığının 3 farklı tedavi şekli vardır. Öncelikle ilaç tedavisi uygulanır ve sinir sisteminde oluşan baskının en aza indirilmesi amaçlanır. Bu süreçle beraber fizik tedavinin de uygulanması, tedavinin daha olumlu bir yanıt vermesine katkı sağlar. Eğer tedavilerden herhangi birinde istenilen sonuç alınamazsa, cerrahi tedavi kaçınılmaz bir hal alır.

Fizik Tedavi

Sinir sıkışması hastalığının en önemli detayı, sıkışmanın gerçekleştiği bölgedir. Bölgeden bölgeye tedavi şekillerinin değişeceği gibi fizik tedavi de yine bölgeden bölgeye farklılık gösterebilir. Fizik tedaviye başlanmadan önce sinir sıkışmasının gerçekleştiği bölge, hastanın bu konudaki şikâyetleri ve yapılan tetkikler dikkate alınır. Uzman doktorun denetimi altında bir fizik tedavi programı oluşturularak, sorunun çeşitli yöntemlerle ortadan kalkması sağlanır. Fizik tedaviyle birlikte ilaç tedavisinin başarılı geçme oranı oldukça yüksektir.

Fizik tedavi imkânları olan her devlet hastanesi tarafından uygulanabilir. Birtakım elektrikli aletlerden yararlanılarak, sıkışmanın olduğu sinirlere farklı şekillerde sinyaller gönderilerek, sinirlerde meydana gelen baskının en aza inmesi amaçlanır. Bunun yanı sıra akupunktur da sinir sıkışmasında en çok uygulanan fizik tedavi yöntemi olarak bilinir. Ayrıca suda yapılan tedaviler de fizik tedavi programı içerisine dâhil edilebilir. Bu sayede sinirlerin ve bölgede sinirlere baskı yapan dokuların rahatlaması sağlanır. Hastanın yaşamış olduğu problemler de gittikçe azalmaya başlar.

İlaç Tedavisi

Sinir sıkışması nedeniyle uygulanan ilaç tedavisinde kullanılan ilaçlar, sıkışmanın ortadan kaldırılmasından çok, oluşan nöbetlerin en hafif şekilde atlatılmasını sağlarlar. Antiepileptik veya antikonvülzan ilaçlar bu konuda öne çıkarken, bu ilaçların mutlaka doktor tavsiyesiyle kullanılması gerekir. Ayrıca söz konusu ilaçlarda kullanılan dozun da önemi yüksek olduğu için hastanın gereğinden fazla ya da normalden az kullanması, fizik tedaviyle birlikte uygulanan ilaç tedavisinin de istenilen sonucu vermemesine sebep olabilir.

Cerrahi Uygulamalar

Sinir sıkışmasında fizik tedavi ve ilaç tedavisi sonuç vermezse, bu noktada cerrahi uygulamalar gündeme gelir. Sinir sıkışması nedeniyle hastaların ameliyat edilmesi nadiren görülebilse de doktorların da ameliyatı son seçenek olarak gördükleri söylenebilir. Hasta eğer geceleri uyuyamayacak, nesneleri kavrayamayacak, bölgesel işlevlerini yerine getiremeyecek durumdaysa ve ağrıların sıklığıyla birlikte şiddeti de giderek artıyorsa, bu noktada kesinlikle cerrahi uygulamalar devreye girer. Sinir sıkışmasının meydana geldiği bölge net bir şekilde tespit edildikten sonra kapalı yöntemle sinir sıkışması ameliyatı yapılır. Eğer hastanın durumu ağırsa, kapalı yöntemden vazgeçilip, açık ameliyat gerçekleşebilir. Ameliyat sonrasında hasta gün içerisinde taburcu edilebilirken, önlem amacıyla da 24 saat kontrol altında tutulabilir. Hasta ameliyat sırasında bayıltılmaz ve ameliyat bölgesel uyuşturma ile gerçekleşir. Eğer sinir sıkışması ileri safhada ise bölgedeki sinirler arasında yeni bir bağ oluşturulup, baskının azaltılması veya tamamen ortadan kalkması sağlanabilir.

Kapalı Yöntemle Sinir Sıkışması Ameliyatı

Sinir sıkışması ameliyatlarında nadiren açık ameliyat tercih edilirken, genel olarak kapalı yöntemin kullanıldığı görülür. Kapalı yöntemle gerçekleşen sinir sıkışması ameliyatı, daha kısa sürede gerçekleşirken, daha az risk içerir ve iyileşme süreci de kısalır.

Kapalı yöntemle gerçekleşen ameliyat, görüntüleme sistemlerinden yardım alınarak yapılır. Sinir sıkışmasının olduğu bölgede küçük bir delik açılarak, bu bölgeden hem görüntüleme sistemleri hem de ameliyat için gerekli olan malzemeler içerir girer. Ardından sıkışmaya neden olan dokular eski haline döndürülerek veya ortadan kaldırılarak sinirlerin rahatlatılması sağlanır.

Sinir sıkışması ameliyatından önce hastaların referans öncülüğünde doktor seçimi yapmaları önerilir. Bunun nedeni ise sinir sıkışması ameliyatında hata payının yüksek olmasıdır ve deneyimli doktorların bu konuda daha az hata payına sahip olmalarıdır.

Sinir Sıkışması Tedavi Öncesi

Sinir sıkışması tedavisine başlanmadan önce, sorunun sinir sıkışması mı yoksa başka bir hastalıktan mı kaynaklandığı net bir şekilde anlaşılmaya çalışılır. Bu konuda ise sinir iletisi çalışması, MR ve elektromiyografi olmak üzere 3 farklı yöntem vardır. Yöntemler en net sonucu verirken, sinir sıkışmasının da boyutuna bakılarak, doğru adımlarla tedavi işlemleri başlatılabilir.

Sinir İletisi Çalışması

Sinirlerin tepkisini elektriksel olarak ölçmeye yarayan sinir iletisi çalışması, almış olduğu sonuçlarla baskının boyutunu büyük oranda doktora sunabilir. Elektriksel işlem olması birçok hastayı korkuturken, hastanın söz konusu işlemi neredeyse hissetmediği söylenebilir. İşlemi başlatabilmek adına hastaya elektrotlar takılır ve ardından belirli bir miktarda elektrik verilir. Verilen elektriğin boyutu o kadar küçüktür ki hastanın hissetmesi oldukça zorken, sadece bölgede yeni bir nöbet oluşma ihtimali vardır. Yapılan işlemden sonra sinir sistemi bozuklukları ve sinirlerin yaklaşık olarak en net iletim hızlı ölçülür.

Elektromiyografi (EMG)

Elektromiyografi sayesinde, kaslar ve sinirler arasındaki uyum ölçülmeye çalışılır. Çıkan sonuç doğrultusunda kaslardan kaynaklı olan herhangi bir sinir sıkışmasının olup olmadığı anlaşılır. Bölgesel olarak yapılan EMG, iğneye benzeyen elektrotlarla bölgesel bir şekilde uygulanır. Elektrotlar sayesinde kaslar için meydana gelen deşarj durumu izlenir. Hastanın uygulama esnasında belirli hareketler yaparak kaslarını çalıştırması gerekir. Elektrotların vermiş olduğu bilgiler sonucunda sinir sıkışmasının ne boyutta olduğu ve hangi kas grubunun bu duruma neden olduğu anlaşılır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)

Günümüzün en yaygın ve en net sonuç veren görüntüleme sistemleri arasında yer alan MR, sert ve yumuşak dokuların rahatlıkla izlenebilmesine yardımcı olur. Sinir sıkışması gibi bir sağlık sorununda ciddi önem taşıyan MR, sinir sıkışmasının ne seviyede olduğunu, hangi bölgede olduğunu ve hangi dokunun bu duruma sebebiyet verdiğini net bir şekilde ortaya koyar. Bazı durumlarda diğer teşhis yöntemlerine başvurulmadan, direkt olarak çekilen MR sonucunda meydana gelene sinir sıkışması kolaylıkla tespit edilebilir. Ayrıca sinir sıkışmasının hangi boyutta olduğunu net bir şekilde gösterdiği için erkenden ameliyat olunup olunmayacağının da kararı bu görüntüleme yöntemi sayesinde kolaylıkla verilebilir.

Sinir Sıkışması Tedavi Sonrası

Sinir sıkışması ameliyatı sonrasında hastaların büyük bir çoğunluğunda net bir şekilde iyileşme görülür. Ameliyat sonrası süreçte aynı bölgede tekrar sorun yaşanmaması adına hastanın bir müddet kendine özenle bakması gerekir. Sonrasında ise yapılan düzenli kontroller sonucunda, hastanın tam olarak iyileşmesinin ardından hasta başarılı bir tedavi süreci atlatmış olur. Bu sürecin başarılı geçebilmesi adına ameliyat sonrası uyulması gereken birtakım detaylar oldukça önemlidir.

Hastanın İyileşme Süreci

Hastanın iyileşme süreci biraz da hastanın kendisine bağlı olan bir zaman dilimiyken, 15-20 gün içinde normal bir hastanın sosyal ve iş yaşantısına rahatlıkla dönebileceği söylenebilir. Hastanın mesleği bu süreçte büyük önem taşırken, eğer hasta sinirlerin zorlanacağı bir mesleğe sahipse, bu sürenin bir müddet daha uzamayabilme imkânı vardır.

Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde sinirlerin olabildiğince dinlenmesi ve en ufak zorlanmadan dahi uzak tutulması gerekir. Haliyle ağır bir işte çalışan bireylerin tekrar işlerine dönebilme süreleri 1 ay, 1 buçuk ay kadar bir süreyi bulabilir. İyileşme süreci içerisinde hastanın his kaybı veya bölgesel kuvvet kaybı gibi sorunlarla karşılaşması gayet normal bir durumdur. Bu sorunlar 6 aya kadar görülebilir ve uygulanan fizik tedavi programı büyük ölçüde bu sorunu ortadan kaldırabilir.

Doktor Kontrolleri

Ameliyat sonrası iyileşme döneminde hastanın sık sık doktor kontrollerine gitmesi, durumun daha net bir şekilde izlenmesine vesile olur. Uzman doktor bu konuda zaten hastaya belirli bir periyot sunar ve ameliyattan sonra hastanın taburcu edilmesiyle birlikte ilk kontrol takriben 1 hafta sonra gerçekleşir. Sonraki kontrol de 1 hafta sonra gerçekleştikten sonra hastanın durumunda herhangi bir problem yoksa ameliyatın etkileri geçene kadar ayda 1 defa uzman doktora görünmek yeterli olur. Hastanın kendine iyi bakması, ilaçlarını düzenli kullanması ve fizik tedavi programına etkin bir şekilde katılması, 4-5 aydan sonra hastanın sinir sıkışmasına dair herhangi bir şey hissetmemesine ve hastalığın tamamıyla atlatılmasına neden olur.

Hastanın Dikkat Etmesi Gerekenler

Ameliyat sonrasında sağlıklı ve hızlı bir iyileşme döneminin geçirilebilmesi adına, hastanın ilaçlarını ve fizik tedavi programını en ufak sekteye uğratmaması gerekir. İlaç tedavisi sinirlerin ciddi anlamda rahatlamasına yardımcı olacağı için ameliyat sonrasında hastanın rahat bir dönem geçirmesine olanak sağlar. İlaç tedavisi doz olarak gittikçe düşürülerek, ilerleyen süreçte ise tamamıyla bitirilir. Hasta fizik tedavi ve ilaç tedavisi programlarına tam olarak uyarken, bu süreçte mutlaka kendini zorlamamalıdır. Sinir sıkışması olan bölgenin olabildiğince dinlenmesi, hastanın en çok dikkat etmesi gereken bir başka konudur.

Sık Sorulan Sorular

Sinir Sıkışması Ameliyatı Sonrası Derin İzler Kalır Mı?

Sinir sıkışması ameliyatı kapalı ve açık olmak üzere 2 farklı şekilde gerçekleşebilir. Eğer ameliyat açık olursa, derin izlerin kalabilme olasılığı yüksektir. Eğer ameliyat kapalı yöntemle gerçekleşirse, derin izlerin kalması söz konusu olmaz. Ameliyatın kapalımı yoksa açık mı olacağı ise tamamıyla sinir sıkışmasının boyutu ve sinir sıkışmasının olduğu bölgeyle ilgilidir. Eğer aşırı bir sıkışma yoksa bölge de kapalı ameliyata müsaitse, bu koşullarda kapalı ameliyata başvurularak, hastanın derin izlerden kurtulmasına yardımcı olunur.

Sinir Sıkışmasının Sebep Olduğu Diğer Rahatsızlıklar Nelerdir?

Sinir sıkışması, ilk aşamalarında diğer başka rahatsızlıklara sebep olmazken, zamanla his kaybı, uyuşma ve ağrı gibi sorunlar kendini göstermeye başlar. Bu sorunların boy göstermesiyle birlikte hasta günlük hayatında zorlanacağı için mutlaka tedavi görme ihtiyacı duyar. Eğer hasta tedavi olmayı kabul etmez veya herhangi bir şekilde doktor desteği almazsa, ilerleyen süreçlerde hastalığın fıtık ve felç gibi rahatsızlıklara neden olma ihtimali bulunur. Bu sebepten dolayı hasta mümkün olan en kısa sürede tedavi olması gerekmektedir.

Sinir Sıkışmasında Yaş Faktörü Etkili Midir?

Elbette ki yaş ilerledikçe sinirlerde, dokularda ve kas gruplarında belirli yıpranmalar meydana gelir. Haliyle vücudun sinir sıkışmasına daha yatkın olduğu söylenebilir. Sinir sıkışmasının nedenleri arasında yaş faktörüne yüzdelik bir oran tanıyacak olursak, bu oranın %10 ile sınırlı kalacağı rahatlıkla söylenebilir. Meslek, darbe, stres ve hareketsiz bir yaşam, yaş faktöründen daha etkin olan nedenler olarak bilinir.

Sinir Sıkışması Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Sinir sıkışması ameliyatının süresi tamamıyla sinir sıkışmasının olduğu bölgeye ve sinir sıkışmasının durumuna göre değişim gösterir. Sinir sıkışmasında bazı ameliyatların 40-50 dakika arasında gerçekleştiği de görülür. Bazı ameliyatların ise 3-4 saati bulabildiği görülebilir.

Sinir Sıkışması Olan Kişiler Araç Kullanabilir Mi?

Sinir sıkışmasının ileri safhalarında motor becerilerinde ciddi kayıplar meydana gelebilir. Bu durumlarda kişilerin motorlu araç sürmeleri, teknik el becerisi gerektiren işler yapmaları ve daha birçok durum kısıtlanabilir. Eğer hastanın sinir sıkışması rahatsızlığı ileri seviyelerdeyse ve bu konuda nöbetler sıklaşmışsa, hastanın araç kullanması birtakım riskler içerebilir. Bu konuda uzman doktorun hasta üzerinde yapmış olduğu analizler, araç kullanıp kullanamayacağı konusunda yeterliliğini daha net bir şekilde ortaya koyacaktır.

Hamilelikte Sinir Sıkışması Oluşur Mu?

Hamilelikle birlikte anne adayının vücudunda farklı bir dönem başlar. Bu dönemde anne adayının hormonal yapısı ciddi anlamda hareketlenir ve kasları da önceki döneme göre farklı şekilde çalışmaya başlar. Bu süreçte sinirlerin ise daha hassas olduğu görülebilir. Bu nedenle hamilelik döneminde sinir sıkışması gibi bir durumla karşı karşıya kalınabilme ihtimali vardır ancak hamileliğin sinir sıkışmasına zemin hazırladığını söylemek yanlış olacaktır.

Sinir Sıkışması Tedavi Edildikten Sonra Tekrar Eder Mi?

Sinir sıkışmasının olduğu bölge, tedavi sürecinden sonra belirli bir müddet sonra eskisi kadar verimli olabilir. Bu süreç içerisinde hastanın kendine nasıl baktığı, elini ne denli yorduğu, fizik tedavi programına uyup uymadığı, ilaçlarını aksatmadan kullanıp kullanmadığı, iyileşme sürecini doğrudan etkileyen faktörlerdir. Hasta bu faktörlerin büyük bir çoğunluğunu sekteye uğratırsa ve ameliyat sonrasında dikkatli davranmazsa, sinir sıkışmasının tekrar edebilme ihtimali bulunur. Hastanın kendine aşırı özen göstermesi ve tedavi programına harfiyen uyması durumundaysa, hastalığın tekrar etme olasılığı oldukça düşüktür.

Gebelikte Sinir Sıkışması Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gebelik döneminde sinir sıkışması tedavisinin normal tedavilerden pek bir farkı olmaz. Gebelik döneminde yapılan tedavide fark eden tek nokta, kullanılan ilaçlar ve bu ilaçların farklılığı olabilir. Bu konuda hastanın sağlıklı bir gebelik geçirebilmesi amaçlanır ve ilaçların bebeğe zarar verip vermeyeceğine bakılır. Ayrıca teşhis sırasında da kullanılan yöntemlerin ne şekilde olacağı da farklılık gösterebilir. Bu gibi detaylar dışında gebelikte sinir sıkışması tedavisinin fizik tedavi ve ilaç tedavisi olarak farklılık göstermesi mümkün olmaz. Sadece bir ihtimal, yapılacak operasyonun gebelikten sonra yapılması yoluna başvurulabilir.

Sinir Sıkışması Kemiklere Zarar Verir Mi?

Sinir sıkışması, kas, kemik vb. dokuların, sinirlere yapmış olduğu baskıdan ötürü kaynaklanır. Bu nedenle sinir sıkışmasının kemiklere zarar verdiği değil de kemiklerin herhangi bir sebepten ötürü sinirlere yapmış olduğu baskı, bir miktar sinir hücrelerine zarar verebilir. Kemiklerin sinir sıkışması nedeniyle zarar görme durumu söz konusu değildir.

Sinir Sıkışması Hastalığının Tedavi Süresi Ne Kadardır?

Sinir sıkışmasının tedavi süresi, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve ameliyat süreciyle birlikte 1 yılı bulabilir. Öncelikle ilaç tedavisi uygulanır ve gerekirse fizik tedavi de bu süreçte programa dâhil edilir. Ardından sonuç alınamazsa cerrahi operasyona başvurulur ve cerrahi operasyon sonrasında hastanın iyileşme süreci 6 ayı bulabilir. Operasyon sonrasında da hastaya özel fizik tedavisi uygulanır.

Sinir Sıkışması Felce Neden Olur Mu?

Sinir sıkışmasının en korkulan yanlarından biri de ilerleyen süreçte bölgesel felçlere neden olabilmesidir. Sıkışan sinirler bir süreye kadar dayanabilir ve gerekli tedaviler başlamazsa, sinir sıkışmasının olduğu bölgedeki sinir ağı özelliklerini kaybedebilir. Bu gibi durumların yaşanmaması adına erken tedavinin önemi oldukça yüksektir.

Sinir Sıkışması Alternatif Tıpla Tedavi Edilir Mi?

Sinir sıkışmasının alternatif tıpla tedavisi, geçmişten günümüze kadar denenmiştir. Alternatif tıp, bu konuda belirli ölçüde fayda sağlasa da hastanın durumu, tedavinin en belirleyici yönü olarak bilinir. Belirli bir olgunluğa erişmiş olan sinir sıkışması problemlerinde, alternatif tıbbın faydasından çok zararı olduğu görülebilir. Bu nedenle alternatif tıbbın sadece sinir sıkışmasının ilk evrelerinde bir miktar fayda sağladığı söylenebilir.

Sinir Sıkışması Tedavisini Hangi Bölüm Yapar?

Vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen sinir sıkışmasının iki temel sebebi bulunur. Birinci sebep sinir kanalının herhangi bir şekilde daralması iken ikinci sebep sinir kanalına çevre dokuların baskı uygulamasıdır. Her iki problemin tedavisi de cerrahidir ve sinir sıkışmalarının cerrahi tedavileri beyin, sinir ve omurilik cerrahisi uzmanları tarafından gerçekleştirilmektedir. Sinir sıkışmasından şüphelenenler bu bölüme başvuru gerçekleştirmelidir. Belirtilerden dolayı ortopediye de başvurulabilmektedir. Eğer ortopedi polikliniğine başvurulursa yapılan tetkiklerin ardından sevk işlemi beyin, sinir ve omurilik cerrahisine yapılmaktadır.

Sinir Sıkışması Tedavisi Yapılmazsa Ne Olur?

Sinir sıkışması tedavilerinde temel amaç kanalı rahatlatmak ve sinirlerin tahriş ve tahrip olmasını engellemektir. Böyle bir tedaviye girişilmezse sinirlerin tamamen kaybedilmesi dahi söz konusudur. Yani sinir sıkışması tedavi edilmediği takdirde ilgili bölgenin fiziki kapasitesinde ciddi azalmalar söz konusu olabilmektedir. İlgili sorunlar yayılmacı olduğundan dolayı, ilgili bölgeden diğer bölgelere de sıçrayabilmektedir.