Sınav Kaygısı Tedavisi

Sınav Kaygısı Tedavisi
Sınav Kaygısı Tedavisi

 

Çocukların, ergenlik çağında olan bireylerin ve hatta yetişkinlerin dahi en çok yaşamış olduğu problemlerin başında sınav kaygısı gelir. Toplumumuzda sıkça görülen bu sağlık sorunu, kişinin basit bir sınavda bile başarısız olmasına ve istediği başarıyı elde edememesine neden olabilir. Yapılan terapiler, alınan psikiyatrik destekler ve çeşitli yöntemler sayesinde sınav kaygısı sorunu giderilebilir.

Sınav kaygısı tedavisi kesinlikle şarttır ancak her hastaya aynı tedavinin uygulanmaması gerekir. Sınav kaygısı sorunu tedavi edilmezse, kişi sınavlara ne kadar verimli çalışırsa çalışsın, sınav esnasında sahip olduğu hiçbir bilgiyi doğru olarak kullanamaz. Hatta sınav kaygısının üst seviyede olduğu kişilerde sınavdan “sıfır” çekme durumu sıklıkla görülür. Tedavisi konusunda hem hastanın hem hasta yakınlarının hem de psikiyatrın büyük önemi bulunur. Tedavi sürecinde tüm taraflar etkin bir şekilde tedavi programı içerisinde yer almayı gözlerine kestirmeli ve her türlü fedakarlığı uygulamalıdırlar.

Sınav kaygısı tedavisinin başarı oranını etkileyen en önemli unsur, tedaviye hastanın yaklaşımıdır. Hastanın tedaviye istenilen şekilde yaklaşması için öncelikle psikolojik olarak hasta tedaviye hazırlanmalı, tedavi hakkında detaylı bir bilgi verilmeli ve sorunun nasıl ortadan kaldırılacağı konusunda hastaya ön bilgi verecek detaylar sunulmalıdır. Hastanın tüm bilgilendirmeler sonucunda kendini hazır hissetmesi durumunda tedaviye başlanması hem daha uygundur hem de çok daha iyi sonuçlar alınmasına neden olur.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Güler Mocan

Sınav Kaygısı Tedavisi Hakkında

Sınav kaygısı tedavisine başlanmadan önce hastanın iyi bir şekilde analiz edilmesi, yaşadığı tüm sorunların tanınması ve söz konusu psikolojik sorunun ne boyutta olduğu tespit edilir. Öte yandan sınav kaygısının neden oluştuğu konusunda da hastanın bilinçaltına inilir ve sorunun kaynağı tespit edilir.

Hastanın yaşadığı sorunla ilgili her türlü konu hakkında bilgi sahibi olunmasının ardından tedavi başlar ve öncelikle sınav hakkında bilinçaltında yatan olumsuz düşüncelerin tümünün temizlenmesi amaçlanır. Bunun içinde çeşitli teknikler, ilaçlar ve özel etkinliklerden faydalanılır. Özellikle haftalık sonuçlar sürekli olarak değerlendirilir ve ilerlemenin sürekli olarak kaydedilmesi gerekir. Tedavi sırasında hastanın tüm kaygılarını yok etmek ya da bu yönde hareket etmek son derece yanlış bir tedavi biçimidir. Hastanın sınav kaygısını asgari seviyede tutmak, hastanın başarılı olmasını ve çalışmalarının karşılığını almasını sağlar. Eğer tedavi sürecinde kaygı tamamen yok edilirse, hastanın eskiye nazaran tamamen başarısız olması vb. sorunların oluşması mümkündür.

İlaç kullanımı her ne kadar önerilen bir tedavi biçimi olmasa da hastaya göre bu durum değişim gösterebilir. Tedavi konusunda öncelikle terapiler ve diğer teknikler öne çıkar ancak bu yöntemler başarısız olursa ilaç kullanımı tavsiye edilir. Sınav kaygısı tedavisinde en çok kullanılan yöntemlerin başında hipnoterapi gelir ve bu yöntem, sadece sınav kaygısı için değil, diğer birçok sağlık sorunu için sıklıkla tercih edilir.

Hipnoterapi yöntemi sayesinde hastanın bilinçaltıyla doğrudan bir bağlantı kurulur ve olumlu düşüncelerin büyük bir çoğunluğu hastanın bilinçaltına başarılı bir şekilde yerleştirilir. Hipnoterapi yöntemi adından da anlaşılacağı gibi hipnoz mantığına dayanır ve hasta belirli oranda hipnoz edilerek tedavi edilir. Hasta ne tam olarak uyutulur ne de tam olarak uyanıktır. Tam olarak uyku ve uyanıklık arasında olan hasta, bu noktada dışarıyla bilinçaltı arasındaki köprüyü sağlam bir şekilde kurar. Bu nedenle de sınav kaygısına neden olan veya sınav kaygısını giderecek olan her türlü mesaj, hastaya çok rahat bir şekilde verilir.

Hipnoterapi yönteminde hasta hipnoz edildikten sonra, neden sınavdan başarısız olacağı yönünde bir kaygıya kapıldığı ve bu kaygıya kapılmasına sebep olan etkenleri söylemesi istenir. Bazı hastalarda çevre baskısı, bazı hastalarda aile baskısı, bazı hastalarda sınavdan başarısız olması düşüncesiyle hayatta da başarısız olacağını düşünmesi vb. birçok durum nedeniyle aşırı derecede kaygı oluştuğu görülür. Hipnoterapi sayesinde ise tüm olumsuz düşünceler ve baskıya neden olan düşünceler ortadan kaldırılır.

Sınav kaygısı tedavisi konusunda uygulanan en etkin yöntem hipnoterapidir ancak diğer yöntemler de günümüzde halen sıklıkla tercih edilir. Özellikle hastaya sürekli olarak sınava yönelik egzersiz yaptırılması, kaygı duyacağı ve bu kaygıyı aşabileceği yönünde etkinlikler yaptırılır. Hasta sürekli olarak bu etkinlikler ve egzersizler sayesinde belirli oranda sınav kaygısını yenebilir. Bu egzersizler ve etkinlikler, sınav kaygısının çok daha uzun sürede tedavi edilmesine neden olur. Hipnoterapi ise çok daha kısa sürede başarı sağlar. Hipnoterapinin uygulanması konusunda mutlak suretle psikiyatri uzmanının yeteri kadar deneyim ve bilgiye sahip olması gerekir. Aksi halde uygulama başarısız olabilir ve sınav kaygısı daha büyük bir hal alabilir.

Doktor hangi alanda uzmansa, o alanda doktordan yardım istenmesi daha etkili sonuç verir. Eğer doktor egzersizler, etkinlikler vb. yöntemlerle hastalığı tedavi edebiliyorsa, hipnoterapi konusunda da çok tecrübesi yoksa hastanın tercihini hipnoterapi yönünde kullanılması pek önerilmez. Her iki yöntem de belirli oranda başarı sağlayabilir. Hastanın her iki yöntemde de tedaviye büyük bir bağlılık göstermesi gerekir.

Sınav Kaygısı Nedir?

Çocuk yaşlardan başlayan sınav kaygısı, ergenlik dönemi ve hatta yetişkinlik dönemine kadar uzar. Kişi çocukken sınav kaygısı içerisine pek kapılmasa da ergenlik çağı ve yetişkinlik döneminde kaygı düzeyi giderek artar. Kişi sürekli olarak sınavlardan herhangi bir başarı elde edemeyeceğini, sınav başarısızlıkları nedeniyle hayatta da başarısız olduğunu ve bu nedenle kendinin değersiz bir insan olduğunu düşünmeye başlar. Kişi sınavlara ne kadar çalışırsa çalışsın, sürekli olarak bu düşünceler içerisinde olur ve tüm bu duygusal yoğunluğa “sınav kaygısı” adı verilir.

Sınav kaygısı erken yaşlarda ve ilk evrelerde fark edilirse, çok rahat bir şekilde tedavi edilir. Ebeveynler ve öğretmenler, ilk teşhisin yapılabilmesi adına büyük bir önem taşırlar. Çocuklarının hal ve hareketlerinden, çalışma tempolarından, çalışma sonucunda almış oldukları başarısızlıklardan ve çocuklarla iletişime geçerek, sınav kaygısının erkenden teşhis edilmesine yardımcı olabilirler. Sınav kaygısı erken teşhis edilmemesi durumunda çok büyük sorunlara neden olan bir hastalıktır. Eğer ilk evrelerde teşhis edilmezse, çocuk dile getirmezse, ebeveyn ve öğretmen durumu fark etmezse, ilerleyen yaşlarda çocuğun her alanda mutlak başarısızlığı söz konusu olur. Çok tehlikeli bir sağlık sorunu olan sınav kaygısı, ileri evrelere giderek başka psikolojik sağlık sorunlarına ve kişinin kendini tamamen toplumdan soyutlaması gibi durumlara neden olabilir.

Sınav kaygısı her ne kadar sınav başarısına olumlu yönde katkı sağlayacak olan bir davranış biçimi olarak gözükse de kişinin başarısını her aşamada olumsuz etkiler. Kişi öğrenmiş olduğu her türlü bilgiyi, beceriyi ve davranışı, sınav türü ne olursa olsun uygulayamaz. Üstelik herhangi bir baskının olmadığı sınavlarda dahi hastalar başarısız sonuçlar alarak, sınav kaygılarını bir üst seviyeye ilerletebilirler. Hastalık çok kolay bir şekilde anlaşılır ve ebeveynlerin çocuklarına yapmış olduğu baskı, sınav kaygısının en temel sebepleri arasında yer alır.

Sınav Kaygısının Nedenleri Nelerdir?

Sınav kaygısının ailevi, kişisel, çevresel ve daha birçok nedenden ötürü birçok sebebi bulunur. Özellikle çocuk yaşlar sınav kaygısının oluşması konusundaki en uygun yaşlar olarak bilinirken, çocuklara çevreden sınav hakkında verilen imajlar, bilinçaltına işlenen mesajlar, başarılı olmaları gerektiği baskısı ve çocuğun kendi iç dünyası, sınav kaygısının nedenleri arasında yer alır. Sadece çocuk yaşta ortaya çıkmayan sınav kaygısı, kişinin yaşının ilerlemesi, geleceğinde başarısız olacağını düşünmesi ve geçmiş sınavlardan başarısızlıklar elde etmesi gibi birçok durum, sınav kaygısının oluşumuna katkı sağlar. Uygulanan başarılı bir tedavi, kısa sürede sınav kaygısının ortadan kalkmasına yardımcı olur.

Sınav Sonrası Kazanımlar

Sınav kaygısı yaşayan birçok kişi, sınavda başarısız olması veya başarılı olması durumunda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağın sürekli olarak düşünür. Başarısız olması ve başarı olması durumunda elde edeceği kazanımlar sürekli olarak kişinin kaygı duymasına, sınava odaklanamamasına ve sınav esnasında da bu düşünceler içerisinde olmasına neden olur. Kişi sınav içerisinde ve sınav öncesinde sınav sonrası kazanımlara aşırı bir şekilde odaklanır. Sınav esnasında odak noktasının farklı yerde olması ve bu düşüncelerin sürekli olarak ağır basması da sınavda hafıza bulunan bilgilerin verimli ve hatta hiç kullanılmamasına neden olur.

Bireyin Sınava Yüklediği Anlamlar

Sınav kaygısı sorunuyla mücadele eden bireyler, sınava hayati anlamlar yüklerler. Sınavdan başarısız olmaları durumunda, hayatın her alanında başarısız olduklarını düşünürler. Sınavın getirdiği başarısızlık nedeniyle herhangi bir yeteneklerinin olmadığını ve en basit durumların bile üstesinden gelemeyecekleri yönünde bir kaygıya kapılırlar. Sınavlara bu derece anlam yükleyen bireyler, gün içerisinde belki 8-9 saat kadar çalışırlar. Sınava çok sıkı hazırlanmalarına karşın aldıkları sonuçlar hep istediklerinin çok altında olur. Birey sınav esnasında yüklemiş olduğu anlamları herhangi bir şekilde aklından çıkarmaz ve sürekli olarak düşünür. Bu durum sınavın önüne geçer ve başarısızlık kaçınılmaz olur. Bireyin sürekli olarak kötü düşünmesi, en başta onu zaten başarısızlığa iter ancak bu kötü düşünme durumunun sebebi en başta sınav kaygısıdır.

Uygulanan tedavilerde sınavların aslında hayat başarısıyla doğru orantılı olmadığı, sınava yüklenen anlamların son derece fazla olduğu ve bireyin tüm bu anlam karmaşasından sıyrılması amaçlanır. Kişinin farklı alanlardaki yeteneklerini kullanması önerilir ve bu konuda çeşitli keşifler yapılır. Genel olarak başarı sağlanır ancak hastanın da bu konuda inançlı olması gerekir.

Sosyal Çevrenin Beklenti ve Baskısı

Sınav kaygısının oluşmasındaki en önemli nedenlerden biri de bireye çevreden ciddi bir baskı yapılmasıdır. Kişinin ailesi, akrabaları, arkadaşları ve birçok kişinin sınavlar konusunda baskı yapması, sınav kaygısının direkt olarak ortaya çıkmasına neden olur. Kişinin kapasitesinin üzerinde bir beklentinin oluşması ve beklentilerin sürekli olarak yüksek olduğunun dile getirilmesi, kaygının her dönem bir kademe daha artmasına neden olur. Bu tür durumlarda sosyal çevrenin bir an önce bilinçlendirilmesi ile sınav kaygısı sorunu ortadan kaldırılabilir. Eğer bu konuda geç kalınmışsa, kişinin çok daha detaylı bir tedavi programına dahil edilmesi gerekir.

Sürekli olarak kendisinin değil de etrafındakilerin beklentilerini karşılamak isteyen birey, çok doğal bir şekilde sınav kaygısına kapılarak başarısız sonuçlar alır. Sıkça görülen bir sebep olsa da çevre baskısı nedeniyle sınav kaygısına yakalanan hastaların daha kolay tedavi edildiği söylenebilir.

Sınav Kaygısının Etkileri Nelerdir?

Sınav kaygısı kişinin birçok alanda başarısız olması başta olmak üzere çeşitli fonksiyonlarından da mahrum kalmasına neden olur. Kişi bildiklerini ve öğrendiklerini bir türlü gerekli yerde kullanamaz. Öğrenmeye çok aç olmasına karşın kaygı nedeniyle son derece zor öğrenir. Kişi öğrendiği bilgileri kalıcı olarak bilinçaltına yerleştirir ancak sınav esnasında bu bilgileri unutur. Odaklanma, mantıklı düşünme, fikirlerini organize etme, planlama yapma ve daha birçok zihinsel beceri ciddi anlamda zayıflar. Kişinin otokontrolü devre dışı kalır ve beklentilerini karşılayamıyor olması, durumun daha kötüye gitmesine neden olur.

Bu durum sosyal açıdan da olumsuz sonuçlar doğurur. Kişinin özgüveninde ciddi bir düşüş meydana gelir ve haliyle ortamlarda ön planda olmaktan hoşlanmaz. İkili diyaloglarının oldukça kötü olduğu görülürken, sorunlarını birine danışarak çözme konusunda her zaman sorun yaşar. Kısaca kişi, çok karmaşık, destek almadan içinden çıkamayacağı ve başarısızlıklarla dolu bir sürece girer.

Sınav Kaygısı Tedavi Türleri

Sınav kaygısının giderilmesi konusunda birçok tedavi yöntemi bulunur. Tedavi yöntemlerinin bazıları uzmanlar tarafından uygulanır. Bazılarının ise hastaya edinilen becerilerle gerçekleştiği görülür. Hastaya sınav kaygısı konusunda edindirilen becerilerin büyük bir çoğunluğu, sınav kaygısının atlatılması konusunda büyük önem taşır. Nefes alma, düşünce durdurma, anksiyete yönetimi, gevşeme ve farklı noktalara odaklanma gibi birçok yöntem, sınav kaygısı tedavi türleri arasında yer alır.

Nefes Alma Egzersizleri

Nefes alma egzersizleri, sınav kaygısının geçici olarak giderilmesi ve hafifletilmesi konusunda hem etkin rol oynayan hem de son derece basit olan yöntemler arasında yer alır. Nefes alma egzersizleri basit birkaç adımdan oluşur. Genel olarak kişinin arkasına yaslanması, nefes alırken diyaframını kullanması ve nefesini belirli bir süre tutup bırakması istenir. Nefes bırakırken mum söndürme hareketinin uygulanması ve bu hareketin 6-7 defa tekrarlanması önerilir. Nefes alma egzersizleri genel olarak işe yarar ancak ağır sınav kaygısı yaşayan bireylerin daha farklı tekniklerle rahatlaması sağlanabilir. Bu egzersizler hastaya göre farklı şekillerde uygulanabilir ve her uzman farklı nefes egzersizleri önerebilir.

Gevşeme Egzersizleri

Gevşeme egzersizleri, çoğunlukla nefes alma egzersizleri ile birlikte uygulanan ve nefes egzersizlerinin bir kademe daha üstünde yer alan egzersizlerdir. Tedavisinin başarı yüzdeleri oldukça yüksek olmakla beraber sürekli olarak uygulanabilmektedirler. Bedenin gevşeyebilmesi adına öncelikle çok ciddi bir şekilde kasılması gerekir. Kasma hareketi yapılırken nefes alışverişi de durdurulur ve bütün kaslar sıkılır. Sonrasında nefesle senkronize bir şekilde kasılma hareketi sonlanır ve bu uygulama art arda 10 defa tekrar edilir.

Eğer herhangi bir rahatlama söz konusu olmazsa, hareketin 10 kere daha uygulanması önerilir. Bu egzersiz büyük ölçüde başarı sağlarken, egzersiz sonrasında kişi kendini çok daha hafif hisseder. Gevşeme hareketleri konusunda uzmanlar tarafından çeşitli açma germe hareketleri de önerilebilir.

Düşüncelerini Durdurma Tekniği

Düşünceleri durdurma tekniği uygulamak ve bu teknikle başarılı olmak için hastanın öncelikle düşüncelerin belirli oranda durdurulabileceğine inanması gerekir. Birçok kişi düşüncelerin durmayacağına ve beynin sürekli olarak çalışacağına inanır. Düşünceleri durdurma tekniği bu yaygın inanışı tamamen yıkabilir. Kişinin öncelikle sınav kaygısı hakkında neler düşündüğünü sesli bir şekilde dile getirmesi gerekir. Kendini daha rahat hissetmesi için yalnız olması ve sessiz bir ortamda olması daha önemlidir.

Kişi düşüncelerini sesli bir şekilde dile getirmesinin ardından yüksek sesle “dur” demelidir. Sonrasında kişi ellerini çırpmalı ve ardından aldığı sonuçları bir kağıda dökmelidir. Yaptığı bireysel analiz sonucunda ne hissettiğini ve nasıl bir çıkış yolu oluşturacağını kendince belirlemelidir. Sınav kaygısını atlatmak için en çok kullanılan ve en etkili yöntemlerin başında gelen bu yöntem, büyük oranda başarı sağlar. Bu yöntem uzmanlar tarafından farklı şekillerde de uygulatılabilir. Doktor yardımıyla bu teknik daha detaylı ve daha profesyonel bir şekilde edinilebilir.

Farklı Noktalara Odaklanma Tekniği

Farklı noktalara odaklanma tekniği, adından da anlaşılacağı üzere kişinin sınav kaygısı dışında çok daha farklı durumlara ve düşüncelere odaklanmasıyla gerçekleştirilen bir tekniktir. Kişinin sınav kaygısı yaşamasıyla birlikte onu en çok cezbeden, düşündüğünde mutluluk veren ve iyi hissetmesine neden olan noktalara odaklanması gerekir. Bu teknik ve beceri, birden hastaya edindirilmez. Belirli bir süre bu konuda yapılan çalışmalar sonucunda hasta bu tekniği elde edebilir. Sınav kaygısının büyük oranda geçmesine yardımcı olan bu teknik, özellikle anlık müdahale gerektiren durumlarda hayat kurtarıcı nitelikte bir tedavi yöntemi olarak bilinir.

Anksiyete Yönetimi

Sınav kaygısının kalıcı olarak çözülmesi ve başarı oranı son derece yüksek olan yöntemlerin başında anksiyete yöntemi gelir. Anksiyete yöntemi, kişinin sınav nedeniyle kapıldığı olumsuz her türlü düşünceden sıyrılmasına, düşüncelerini kontrol etmesine, kendini daha iyi hissetmesine, sınava ve sorulara odaklanmasına doğrudan katkı sağlar. Odaklanma ve dikkat sorunlarını da tamamen ortadan kaldıran bu yöntem, hastanın sınavlarda gerçek performansını ortaya koymasına yardımcı olur.

Anksiyete yönetimi, birdenbire hastaya edindirilebilecek bir alışkanlık değildir. Hastanın bu alışkanlığı edinebilmesi için belirli bir süre tedavi görmesi gerekir. Hasta yavaş yavaş bu yönetim becerisini kazanır ve sınavlarda gittikçe kendini daha rahat hissetmeye başlar. Hastanın yavaş yavaş kendini hissetmesi ise sınav kaygısının yavaş yavaş ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Söz konusu beceri unutulmayacak ve sürekli olarak uygulanabilecek bir beceri olduğu için sınav kaygısını tamamen ortadan kaldırılabilir.

Psikiyatrik Destek

Psikiyatrik destek, sınav kaygısı sorununun ileri boyutlara gitmesi ve farklı hastalıklara neden olması durumunda çok daha etkin bir şekilde devreye girer. Kişi zaten sınav kaygısını yenmek adına uygulayacağı yöntemler konusunda önemli bir destek alır. Söz konusu alınan destek sonucunda edinilen teknik beceri ve yöntemler başarısız olursa, birey sürekli olarak psikiyatrik destek almak zorunda kalır.

Uzman bir psikiyatr tarafından kişiye bu sağlık sorununu nasıl yeneceği konusunda özel düşünce biçimleri aktarılır. Bu sırada hipnoterapi başta olmak üzere diğer birçok terapi ve tedavi yöntemi de uygulanır. Psikiyatrik destek sırasında hastanın bilinçaltına inilmek istenir ve genel olarak bu konuda başarı sağlanır. Bilinçaltına verilen mesajlar, sınavın sanıldığı kadar önemli olmadığı, bu kadar kaygı duyulmaması gerektiği gibi birçok telkin, özellikle hipnoterapi yöntemi sırasında başarılı bir şekilde yerleştirilir. Kısa süre içerisinde de hastanın durumunda ciddi bir gelişme gözlemlenir.

Sınav Kaygısı Tedavi Öncesi

Sınav kaygısı tedavisi öncesinde hem hastanın kendi analizini hem de uzman psikiyatrın hasta üzerinde detaylı bir analiz yapması gerekir. Hasta özellikle sınav kaygısına neden olan olumsuz düşünceleri gerekirse bir kâğıda not etmeli ve destek aldığı uzmana da detaylı bir şekilde aktarmalıdır. Tedavi öncesinde hasta ve uzman tarafından olması gereken alternatif düşünceler üzerinde durulmalı ve sınav öncesinde yapılması gerekenler listesi oluşturularak, hastanın kademeli olarak bu sağlık sorunundan kurtulması amaçlanmalıdır.

Sınav Kaygısı Oluşturan Olumsuz Düşünceler

Sınav kaygısını oluşturan olumsuz düşünceler tedavi öncesinde tek tek tespit edilmelidir. Uygulanan tedavide bu düşüncelerin hepsinin birer birer aşılması gerekir. Olumsuz düşüncelerin mantıklı sebeplere dayandırılarak aşılması, tedavinin başarılı olması konusunda oldukça önemlidir. Aile, akraba ve çevre baskısı sınav kaygısını oluşturan düşüncelerin başında gelir. Ayrıca kişinin sınavlara yüklemiş olduğu anlam da yine sınav kaygısına en çok sebebiyet veren düşüncelerin başında gelir.

Sınav kaygılarını oluşturan düşüncelerin belirlenmesi bir süreçten ibarettir. Birden bu düşünceler üzerinde yoğunlaşmak, bu düşünceleri bulmak ve tedavi edilmesini amaçlamak, başarısız bir tedavi temelidir. Düşüncelerin en ince ayrıntısına kadar belirlenmesi, gerekirse not alınması ve her birinin eksiksiz bir şekilde aşılması sonucunda tedaviye başlanması gerekir.

Olması Gereken Alternatif Düşünceler

Olması gereken alternatif düşünceler, kişinin yapmaktan hoşlandığı, ona huzur ve mutluluk veren her türlü eylemi içerebilir. Bu eylemler gerek fiili olarak gerçekleştirilebilir gerekse bir düşünce biçimi olarak bir kenarda tutulabilir. Sınav kaygısı başlandığı andan itibaren bu alternatif düşünceler devreye girer ve kişi bu düşüncelere yönelmeye çalışır. Eğer o an uygulanabilecek bir eylem varsa, sınav kaygısının giderilmesi adına o eylem gerçekleştirilir.

Olması gereken alternatif düşünceler belirlendikten sonra tedavi sürecinde bu düşüncelere nasıl odaklanılması gerektiği hastaya anlatılır. Bu konuda verilen teorik eğitim ve uygulamalı sayılabilecek eğitimler, hastanın sınav kaygısını anlık olarak çok çabuk bir şekilde çözmesine olanak sağlar.

Sınavdan Önce Yapılması Gerekenler

Sınav öncesinde hastanın kendine çok ideal bir çalışma programı oluşturması gerekir. Oluşturulan çalışma programında hastanın her türlü detayı hesaplaması ve kendini huzurlu hissettirecek kadar bir çalışma saati belirlemesi önemlidir. Hasta sınav öncesinde, gireceği sınavda başarılı olacağını ve başarılı olması için de ne gibi bir çaba gösterdiğini bilmelidir. Bu durum hastanın kendine olan güvenini büyük oranda arttırır. Aynı zamanda da hastanın sınava olan kaygısını ciddi oranda düşürür.

Sınav Kaygısı Tedavi Sonrası

Sınav kaygısı tedavisi sonrasında, hastanın ve yakınlarının iyi bir şekilde bilinçlendirilmiş olması önemlidir. Bunun en büyük nedenlerinden biri, sınav kaygısının tedavi sonrasında bile aşırı baskı durumunda tekrar oluşma ihtimalinin bulunmasıdır. Eğer hastanın yakınları tedaviden sonra hastaya istemli/istemsiz baskı gösterirlerse, hastalığın tekrar ortaya çıkma oranı yüksektir. Bu nedenle tedavi sonrasında hasta yakınlarının ve hastanın dikkat etmesi gereken birçok detay bulunur.

Sınavda ve Sınavdan Sonra Yapılması Gerekenler

Tedavi sonrasında hastanın ne derecede sınav kaygısına sahip olduğu belirlenir ve bu belirleme sonucunda sınav esnasında ne yapması gerektiği de kararlaştırılır. Hastanın sınav esnasında mutlaka olumlu düşünmesi ve bu alışkanlığı edinmiş olması gerekir. Hasta bu sınav için yeteri kadar çalıştığını, sınavın üstesinden gelebileceğini, tüm kontrolün kendisinde olduğunu ve olumsuz düşüncelere sürekli karşı tezler geliştirerek bu sınavdan başarılı olacağına inanmalıdır.

Sınav kaygısı yalnızca sınav öncesinde ve sırasında görülen bir süreç değil, sınav sonrasında da hastanın çok daha şiddetli duygular içerisine kapıldığı bir durumdur. Sınav sonrasında hastanın mutlaka bir şekilde rahatlaması ve pozitif düşünceye itilmesi gerekir. Bunun için öncelikle ödüllendirici veya hastanın en sevdiği etkinlikler tercih edilebilir. Hastanın bir topluluk içine sokulması ve bu toplulukta sınav hakkında hiç konuşulmaması, hastanın eğlenmesi veya keyif alması sağlanabilir. Hastanın en sevdiği arkadaş ortamları, aile ortamları veya çeşitli etkinlikler bu duruma örnek olabilir.

Sınav Kaygısı ve Aile İlişkisi

Sınav kaygısı sadece sınava girecek olan bireyde değil, aile fertlerinde de sıklıkla görülür. Çoğu aile bu konudaki endişelerini her zaman çocuklarına yansıtır ve sınav kaygısı olan bir bireye çok daha baskılı bir ortam oluştururlar. Bu durum tedavi sonrasında da devam ederse, hastalığın tekrar ortaya çıkmasına doğrudan zemin hazırlar. Tedavi bittikten sonra ailenin bu konuda iyi bir şekilde bilinçlendirilmesi ve sınav kaygısına neden olacak her türlü durumdan bir şekilde uzak tutulması gerekir.

Sınav kaygısı konusunda aileler baskıcı ve net sonuçlar isteyen bir grup olarak değil, yapıcı ve onarıcı bir topluluk olarak çocukların karşısına çıkmalıdırlar. Sınav sonucunun pek bir önem ifade etmediğini ve her sonucu kabul edeceklerini çocuğa bildirmelidirler. Özellikle ağır tempoda çalışmış olan çocukların bu konuda fazla üzerine gidilmemeli ve sürekli çocuğun iyi bir şekilde telkin edilmesi gerekir. Tedavi sonrasında bu hususlara dikkat edilmesi, kalıcı olarak sınav kaygısının ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Depresyona Neden Olabilir Mi?

Sınav kaygısı birçok psikolojik hastalığa neden olabilir ancak depresyon neden olduğu hastalıklar arasında en tehlikeli olanıdır. Hastalığın tedavi edilmemesi, tedavinin başarısız olması ve hasta çevresinin tedaviye yeterince katılmaması durumunda depresyon kaçınılmaz bir hal alır. Depresyonla birlikte sınav kaygısı daha çok artar ve kişi çok uç noktalardaki olumsuz düşüncelere kapılabilir.Bu nedenle sınav kaygısının en erken evrede, doğru bir tedavi yöntemiyle ve sabırlı bir şekilde tedavi edilmesi gerekir.

Tedavide İlaç Kullanılabilir Mi?

Psikolojik çoğu hastalıkta olduğu gibi sınav kaygısı sorununda da öncelikle terapiler, etkinlikler ve çeşitli uygulamalarla sorun giderilmeye çalışılır. Tüm bu uğraşlar sonucunda herhangi bir sonuç elde edilemezse, işte tam olarak bu noktada ilaç kullanımı devreye girebilir. İlaç kullanımı belirli yan etkilere neden olsa da sınav kaygısı konusunda anlık olarak etkin çözümler sağlar. İlaç tedavisinin uzun süreli olmaması ve sadece destekleyici bir unsur olması gerekir. Hastanın bu sağlık sorunuyla nasıl başa çıkacağını bilmesi ve bu bilincin hastaya aktarılması, ilaçtan çok daha etkili bir tedavi yöntemidir.

Başarıyı Nasıl Etkiler?

Sınav kaygısı başarının tamamen olumsuz yönde etkilenmesine neden olur. Birçok kişi sınav kaygısının, tüm sınavlarda ciddi bir başarı getirdiğini ve sınav kaygısı yaşayan bireylerin sınava çok iyi hazırlandıklarını düşünür. Bu düşünce son derece yanlıştır ve aynı zamanda sınav kaygısı yaşayan birey üstünde çok daha fazla bir baskı oluşturur. Kişinin yapmış olduğu yoğun tempolar, edinmiş olduğu bilgiler ve tüm zihinsel kabiliyetleri, sınav sırasında kaygı nedeniyle bozguna uğrar. Haliyle kişinin çok ciddi başarısızlıklarla karşılaşmasına ve geleceğine büyük ölçüde zarar verir.

Sınav Kaygısı Ölçeği Nedir?

Sınav kaygısı ölçeği, genel olarak ortaokul öğrencilerine uygulanır ancak hedef ortaokul öğrencileri değildir. Tüm öğrencilere uygulanır ve bir dizi sorudan oluşan anket benzeri bir form sayesinde gerçekleştirilir. Rehber öğretmen tarafından öğrencilere kağıtlar dağıtılır ve öğrencilerin bu kağıtlara içlerinden geldiği gibi cevap vermeleri istenir. Alınan sonuçlar bir cevap anahtarı eşliğinde değerlendirilir ve verilen her cevaba göre puan verilir. Çıkan sonuçlar sınav kaygısı konusunda çocuğun ne durumda olduğunu ve kaygının ne boyutta olduğunu net bir şekilde gösterir.

Sınav Kaygısı Yaşayan Kişiler Beslenme Konusunda Nelere Dikkat Etmelidir?

Sınav kaygısı yaşayan kişiler hem beslenme hem de uyku konusunda düzenli alışkanlıklar edinmelidirler. Yemek yemek sınav kaygısı olan bireyler için rahatlatıcı bir aktivite olabilir ancak bireyin her zaman kaygı nedeniyle yemeğe başvurması, obezite ve diğer sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Sınav kaygısı yaşayan kişilerin meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeleri önerilir. Bu tür besinler hem sınav kaygısını düşürür hem vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri karşılar hem de aşırı kiloya neden olmaz. Öte yandan kişinin psikolojik olarak gevşemesine olanak sağlayan birçok besin, bu süreçte sıklıkla tercih edilebilir.

Engellemek İçin Ne Yapılmalıdır?

Sınav kaygısının önlenmesi konusunda en büyük görev çocukların yakınlarına düşer. Çocuğun ebeveynlerinin, akrabalarının, öğretmenlerinin ve diğer çevresinin çocuğa özellikle küçük yaşta çok sorumluluk bindirmemesi önerilir. Aksi halde sınav kaygısı erken yaşlarda çok daha etkin bir şekilde kendini gösterir ve önlenmesi zor bir hal alır. Günlük çalışma konusunda düzenli bir program oluşturulup, etkin çalışma tekniklerinin çocuğa kazandırılmış olması gerekir. Çocuk sürekli olarak çalışma programına tabi tutulmamalı ve mutlaka belirli aralıklarda ödül mahiyetinde etkinliklerle rahatlatılmalıdır.

Farklı Hastalıklara Neden Olur Mu?

Sınav kaygısı en başta birçok psikolojik hastalığa neden olur. Psikolojik hastalıkların yanı sıra bireyin bu süreçte kendini çok yoğun bir şekilde baskı altında hissediyor olması, o’nu sağlıksız beslenme alışkanlıklarına ve aşırı beslenmeye iter. Bu durum başta obezite olmak üzere birçok sindirim sistemi, dolaşım sistemi ve mide problemini de beraberinde getirir. Öte yandan bu işin stres kısmının da unutulmaması gerekir. Sınav kaygısı nedeniyle oluşan stres, vücudun çok büyük bir baskı altında kalmasına ve strese bağlı olarak birçok hastalığın ortaya çıkmasına da zemin hazırlar.

Sınav Kaygısı Yaşayan Öğrencilerin Okulda Yapması Gerekenler Nelerdir?

Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu derslerini büyük bir dikkatle dinlerler ve derslerine yoğunlaşırlar. Hatta çoğu öğrencinin teneffüslerde bile dersle ilgilendiği görülür. Bu durum sınav kaygısının daha çok artmasına neden olur. Öğrencinin bir dersten alacağı verim, en fazla 40 dakika kadar sürer. Sonrasında ise mutlaka bir mola vermesi gerekir ancak öğrenci isteyerek bu moladan uzak durursa, üzerindeki baskı daha çok artar. Ders aralarında mutlaka temiz hava alması ve arkadaş ortamına ayak uydurması önerilir. Derste kolayca anlayabileceğini düşünmesi, sınavda da bu nedenle soruları rahatlıkla çözebileceğini sürekli kendini telkin etmesi gerekir.

Daha Çok Kimlerde Görülür?

Sınav kaygısı en çok 10-18 yaş arasındaki bireylerde görülür. Sınav maratonunun başladığı bu dönemlerde çocuklar ebeveynleri tarafından büyük bir baskı altında tutulurlarsa, sınav kaygısının oluşması kaçınılmazdır. Söz konusu yaş aralığındaki her birey, belirli oranda bir gelecek kaygısına sahiptir ve sınav kaygısı gelecek kaygısından çok daha baskın bir duygudur. Bu yaştaki çocuklar gelecek konusunda düşünmek yerine, çevrenin de etkisiyle sınavlarda nasıl daha çok başarı elde edebileceklerini düşünürler. Bu nedenle çocukları bir yarış maratonunun içine atmamak ve çocuğun kendi hayatını kendi çizmesine makul ölçüde izin vermek daha doğru olur.

Sınav Kaygısı Tedavisi Nasıl Yapılır?

İçinde bulunulan mevcut durum ve gelecek kaygısı, sınav kaygısının başlıca sebepleri arasındadır. Bu üç kaygının bir sonucu olarak ise beslenme ve uyku bozuklukları ortaya çıkar. Süreç kümülatif olarak ilerler ve bir yerde mutlaka tedavi gerektirir. Günümüzde sınav kaygısının tedavi edilmesinde bazı depresyon ilaçları, dikkat ilaçları ve psikolojik destekler kullanılmaktadır. Kapsamlı bir tedavi ile, tedaviye ailenin de katılması sayesinde sınav kaygısı kolayca tedavi edilmektedir.