Şaşılık Tedavisi

Şaşılık Tedavisi
Şaşılık Tedavisi

 

Her iki gözümüz de altışar adet dış kasa sahip olup, bu kasların beraberce bir harmoni içerisinde çalışması sonucu göz hareketlerimiz tamamlanır. Anılan kasların bir veya birkaçında diğerlerine oranla kuvvet azlığı veya fazlalığı olması sebebiyle her iki gözün birbiriyle olan paralelliği kaybetmesine şaşılık veya göz kayması denir. Her iki gözde de ortaya çıkabilen şaşılık, tek bir gözde de varlık gösterebilmektedir. Birçok vakada gözlerden biri sağlıklı kuvvet orantılı kaslara sahip ve dolayısıyla düz bakarken, diğer gözün içe, dışarı, aşağı veya yukarı doğru kayma gösterdiği tespit edilmiştir. Niteliği gereği çok geniş bir hasta profiline sahip olan şaşılık; doğuştan veya sonradan, sürekli ya da geçici olarak ortaya çıkabilmekte ve hem çocuk hem de erişkinlerde görülebilmektedir. Tıbbî veriler ışığında şaşılığın kadın ve erkekte eşit oranda ortaya çıktığı söylenebilecek olup, yine aynı veriler ışığında yüzde 4 gibi azımsanmaması gereken bir görülme sıklığı olduğunu da belirtmek gerekir.

Şaşılık yalnızca estetik bir problemden ibaret değildir. Nitekim birçok vakada şaşılığın beraberinde görme azlığına ilişkin problemler de oluşturduğu görülmüştür. Hastanın görme fonksiyonlarında herhangi bir kayıp yaşanmaması veya yaşanan fonksiyon kaybı seviyesinin artmaması adına şaşılıkta erken teşhis ciddi bir önemi haizdir. Özellikle çocuklarda ilk göz muayenesi için geç kalındığında gözdeki estetik problem vesilesiyle çocuğun yaşayacağı sosyolojik sorunların yanı sıra ömür boyu sürebilecek bir görme azlığı da söz konusu olabilecektir. Hal böyle iken bebeklerde hemen doğum sonrası ilk göz muayenesi hekimce mutlak suretle yapılmalı, çocukluk döneminde ise çocuğun göz konusunda herhangi bir şikâyeti olmasa dahi ebeveynce düzenli olarak göz muayenesi yaptırılmalıdır. Nitekim birçok çocuğun göze ilişkin somut bir şikâyeti olmasa dahi rutin göz muayenesi esnasında göz problemleri olduğu ortaya çıkabilmektedir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Sezgin Ceylan

Şaşılık Tedavisi Hakkında

Tek bir gözde şaşılık olduğu durumlarda hastanın gözleri farklı yönlere bakmakta ve bu sebeple beyne iki farklı görüntü gönderilmektedir. Böyle bir durumda beyin göz dışı kaslarda kuvvet azlığı veya fazlalığından mütevellit şaşılık bulunan gözün gönderdiği görüntüyü kusurlu kabul ederek reddeder ve yalnızca sağlıklı diğer gözün gönderdiği görüntüyle yetinir. Çift göze sahip olmanın insana sağladığı tek avantaj açı genişliği olmayıp, aynı zamanda elde edilen görüntünün derinlik ayarı da bu sayede gerçekleştirilir. Beynin kayık gözün gönderdiği görüntüyü reddetmesiyle söz konusu göz zaman içerisinde işlevselliğini iyice yitirecek ve hastada görüntü derinliği hissi de aynı doğrultuda yine zamanla kaybolabilecektir.

Şaşılık Nedir? Nasıl Oluşur?

Şaşılık türlerinin temel olarak dörde ayrıldığı söylenebilir. Bunlar; tıbbî adı ezotropya olan içe şaşılık, tıbbî adı ekzotropya olan dışa şaşılık, tıbbî adı hipertropya olan yukarı şaşılık ve tıbbî adı hipotropya olan aşağı şaşılıktır. Gözün dış kısmındaki birbiriyle dengeli ve koordineli şekilde çalışan 6 adet kasta bir sebeple yapısal veya işlevsel bozukluklar meydana gelmesi, bu kapsamda beyin merkezini etkileyen down sendromu, hodro sefali ve serebral polsi gibi hastalıklar, görme azlığına yol açan kataraktlar, halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom veya travmalar gözün hareketini sağlıklı bir biçimde yürütmesini sağlayan yapıyı bozarak gözde kaymaya ve sonuç olarak gözler arasındaki paralelliğin bozularak şaşılığa yol açar.

Birçok hastalığa kıyasla oldukça fazla sayıda nedeni olabilen şaşılık, yeni doğmuş bir bebekte görülebileceği gibi bir kişide sonradan da yine farklı nedenlerden ötürü ortaya çıkabilmektedir. Çocuğun şaşılığa olan genetik yatkınlığı, problemli veya bebeğin nörolojik gelişimine olumsuz etkide bulunabilecek ölçüde sağlıksız geçen bir hamilelik dönemi, gelişebilecek çeşitli komplikasyonlar sebebiyle zor geçecek bir doğum işlemi, yine şaşılığa genetik yatkınlığı olan bir çocuğun beyin merkezinde travma etkisi yaratacak ameliyat, kaza, darbe vb. bir olay veya ağır ateşli bir hastalığa maruz kalması gibi birçok unsur şaşılığın oluşumuna kaynak olarak gösterilse de, sürdürülen araştırmalar ve işlenen tüm verilere rağmen tıp dünyasınca henüz şaşılığa beyinde hangi nörolojik tetiklemenin neden olduğu tespit edilememiştir. Nitekim şaşılığa neden olan nörolojik tetiklemenin de tespit edilmesiyle beraber belki de günümüzde şaşılık tedavisi için uygulanmakta olan gözlük tedavisi, ortoptik tedavi, cerrahî müdahale, botoks, kapama gibi yöntemlerden çok daha etkili ve/veya kolay yepyeni bir yöntem keşfedilmesi söz konusu olabilecektir.

Şaşılık Belirtileri Nelerdir?

Diğer birçok hastalığın aksine gözde gelişimini sürdürmesi ve gözler arasındaki paralelliği bozması vasıtasıyla direkt olarak dışarıya yansıyor oluşuyla şaşılık hastalığı çoğunlukla fazla ilerleme şansı bulamadan gerek hasta gerek çevresindeki kişilerce fark edilebilmektedir. Ancak şüphesiz gözde paralelliğin kaybolması şaşılığın tek belirtisi olmayıp, tek başına şaşılık teşhisi için de yeterli olmayacaktır. Nitekim bebeklik veya çocukluk döneminde göz kapakları ile burun kökünün genişliği sonucu meydana gelen yalancı kayma şeklinde nitelenebilecek bir durum söz konusu olup, özellikle halk arasında yalancı kayma sık sık şaşılık ile karıştırılarak ebeveynlerde hekimce yapılan göz muayenesine dek gereksiz bir paniğe yol açabilecektir. Bebek veya çocuğunun göz paralelliğinde bozukluk fark eden ebeveynlerin peşinen şaşılık tanısı koymak yerine bebek veya çocuğu uzman bir hekimce gerçekleştirilecek bir göz muayenesine götürerek teşhis araması yerinde olacaktır.

Gözde paralelliğin kaybolması dışında şaşılık gözde çeşitli fonksiyon bozukluklarıyla da semptomlarını gösterecektir. Bu kapsamda gözde ağrı, göz sulanması, çift görme, üç boyutlu görüntünün ve dolayısıyla derinliğin kaybolması, bulanık görme ve baş ile yüzün bir yana dönük olması gibi belirtiler de hasta adına şaşılığın habercisi olarak sayılabilecektir. Göz çevresindeki kas ve sinirlerin direkt olarak beyne bağlı olması sebebiyle şaşılık, yalnızca göz bölgesinde değil beyin bölgesinde de kendisini baş ağrısı şeklinde gösterebilecektir.

Hastada çocukluk döneminden itibaren şaşılık mevcut ise genellikle pek fazla sayıda semptom görülemese de şaşılığın sonradan ortaya çıktığı erişkinlerde bu belirtiler daha sıklıkla seçilebilecektir. İleri yaşlarda ortaya çıkan şaşılığın beraberinde en sık getirdiği belirti çift görme olmakla beraber gözde ağrı, baş ağrısı ve başı sürekli olarak eğik tutmak da erişkinlik döneminde ortaya çıkan şaşılıkta sık görülen semptomlardandır. Görüldüğü üzere gözde paralelliğin kaybolması şaşılığın tek belirtisi değildir ve diğer semptomların varlığı da şaşılığın kanıtı niteliği teşkil edebilecektir. Aynı zamanda spesifik olarak dışa şaşılık hastalığı bulunan hem çocuk hem erişkinler ortak olarak güneş ışığına maruz kaldıklarında tek gözlerini kapatma ihtiyacı hissederler.

Şaşılık Nedenleri Nelerdir?

Tıp dünyasında şaşılık üzerine yapılmış araştırmalar bu hastalığın birbirinden bağımsız birden çok nedeninin olduğunu göstermiştir. Bunlardan ilki olarak sorunlu geçen bir hamilelik dönemi veya problemli bir doğum gösterilebilir. Birçok bebeğin dünyaya şaşı olarak geldiği görülmekte, bu durumun bebeğin henüz anne karnındayken herhangi bir sebepten beyin merkezini etkileyecek bir durum oluşmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Yine genetik yatkınlık da şaşılıkta etken rol oynayan unsurlardan biridir. Nitekim aile içerisinde şaşılığa sahip bir kişi varsa istatistiksel anlamda çocukta da şaşılık görülme ihtimalinin net bir biçimde arttığı gözlemlenmiştir. Çocukluk dönemi olarak nitelenebilecek 2 yaşından sonra görülen şaşılıklarda ise çoğunlukla göz bozuklukları neden teşkil etmekte ve müdahale edilmediği takdirde çocukta göz tembelliğine neden olabilmektedir. Göz tembelliği, göz ve göz sinirlerinin yapısal hiçbir problemi haiz olmamasına rağmen bir gözün diğer göze oranla daha az görme yetisine sahip olması veya her iki gözünde normal düzeye oranla daha düşük seviyede görmesidir. Bu noktada beyin, diğer gözle paralelliğini kaybetmiş olan gözden gelen görüntüleri kusurlu olarak kabul eder ve yalnızca sağlıklı olan diğer gözün gönderdiği görüntüyü kabul eder. Doğru tedavi yöntemi ile müdahale edilmediği takdirde beynin kusurlu olan gözü kullanmamasıyla bu göz giderek işlevsizleşir ve gözdeki görme yetisi zamanla azalır. Bakıldığında kullanılmayan ve fonksiyonları elinden alınan her organın işlevsizleşmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır. Bir çocuğun şaşılığa genetik anlamda yatkınlığı mevcut olup, hastalık kendini ancak belirli bir durum sonucunda da gösterebilecektir. Böyle bir çocukta geçirilecek ateşli bir hastalık veya düşme, ameliyat, kaza vb. bir durum sonucu oluşacak bir travma genetik yatkınlığı tetikleyerek gözde kayma olması suretiyle şaşılığın oluşması sonucunu doğurabilir. Göz, sinirler yoluyla direkt olarak beyne bağlı olduğundan hastanın beyin merkezi bölgesinde sinirlerde felç oluşmasına yol açabilecek kaza, kafa travması, ateşli hastalık ve özellikle ileri yaşlarda hipertansiyon, şeker hastalığı gibi senaryolarda da kişide şaşılık vuku bulabilir. Anılan şekillerde sinirlerde oluşacak felcin yarattığı şaşılık kalıcı olabildiği gibi geçici de olabilecek ve hekimce tercih edilecek tedavi yöntemi de felcin kalıcı olup olmamasına göre değişiklik gösterecektir.

Şaşılık Tedavi Türleri

Şaşılığın tedavisi için günümüzde kullanılmakta olan birçok yöntem mevcut olup, bunlar hastanın yaşı, şaşılığın ne şekilde ortaya çıktığı ve belirli koşullar sağlandığı takdirde hastanın tercihine göre değişiklik göstermektedir. Bunlar; optik tedavi olarak da adlandırılabilecek gözlük tedavisi, bir egzersiz yöntemi olan ortoptik tedavi, cerrahî müdahale, botoks ve kapama yöntemleridir. Bu tedavi yöntemlerinden bazıları yalnızca gözün kusurunun düzeltilmesi üzerine odaklanmış ve daimî bir tedavi niteliği taşımıyorken, bazılarıysa kesin çözüm niteliğindedir. Hasta gözlüğü kullandığı sürece göz, kusurlu kırılmalardan arınarak beyne tekrardan sağlıklı görüntü iletebilme yetisini haiz olacaktır.

Gözlük Tedavisi

Gözlük tedavisi, gözün kırılma kusurlarının düzeltilmesi için tıp dünyasınca bilinen ilk yöntem niteliğindedir. Ancak bu noktada önemle belirtmek gerekir ki gözlük, yalnızca takıldığı süreç içerisinde gözün kırılma kusurlarını gidermekte, bu kapsamda tedavi edici değil, düzeltici nitelikte bir yöntem niteliği taşımaktadır. Diğer bir deyişle, hasta belirli bir süre gözlük kullandıktan sonra bu tedaviyi bırakarak şaşılığından tamamen kurtulmayacak, gözlük ancak takıldığı müddetçe hastaya göz kaymasından kaçınma şansı tanıyacaktır.

Gözlük sürekli olarak kullanılacağından bu noktada hastanın dikkat etmesi gereken belirli hususlar vardır, nitekim hekim genel bilgilendirmeyi yaptıktan sonra rutin kontroller dışında hasta ile iletişimde olmayacak ve gözlüğü doğru biçimde kullanmak hastanın sorumluluğunda olacaktır. Öncelikle gözlüğün hasta tarafından uyku vakti dışında sürekli olarak kullanılması gerekir. Örneğin gözlüğünü yalnızca uzağı görmek için takan, yakın mesafede kullanmamaya çalışan bir hasta gözlükten alacağı verimi neredeyse sıfıra indiriyor olacak ve gözü ile ilgili problemlerin yok olmadığını kısa zamanda fark edecektir. Bunun yanı sıra özellikle çocuklarda tedavi amaçlı verilen gözlüğün sahip olduğu merceğin gözü tüm açılardan eşit ölçüde kapsayacak şekilde pozisyonlandırılması kritik bir önemi haizdir. Örneğin çocuğun burnu üzerinden sarkmak suretiyle çocuğun gözlüğün üst kısmından bakmasına olanak sağlayan ve dolayısıyla gözün rahatsızlığa uygun mercek vesilesiyle görüş almasını engelleyen bir gözlük oldukça yanlış bir tercih olacak ve çocuğun düzenli olarak bu şekilde bakmaya alışması ihtimalinde gözlükten alınacak verim yine sıfıra yakın olacaktır. Ayrıca çocuğun kullanacağı bir gözlüğün emsallerine oranla hafifçe olması da önemlidir. Bu kapsamda tercih edilecek gözlükte kullanılacak camların organik ve inceltilmiş yapıda olması, mümkünse çerçevesiz veya yaylı menteşeli, esnek ve plastik çerçeveli olması çocuğun gözlüğü sağlıklı ve rahat bir biçimde kullanması açısından gerekli olacaktır. Normalde bifokal da denen çift odaklı gözlük yaş sebebiyle görmede azalma yaşayan presbiyop yetişkinlere verilen bir gözlük olsa da seyrek görülen özel birtakım şaşılık türlerinde çocuğa da presbiyop yetişkinlere önerilen çift odaklı gözlük verilebilmektedir. Hal böyle iken hekimin çocuğun şaşılık türünün çift odaklı gözlük gerektirecek özel şaşılık türlerinden birine girip girmediğini mutlak suretle kontrol etmesi gerekir. Ülkemizde genellikle çocukluk dönemine gelindiğinde gözlük kullanımına başlanması gibi bir sosyal uygulama görülse de gözünde şaşılık tespit edilen 4-5 aylık bir bebek dahi suratına uygun yapıda bir çerçeve ile gözlük takabilecek ve erken tedavinin faydasını ziyadesiyle görebilecektir.

Ortoptik Tedavi

Ortoptik tedavi gözdeki kaymanın düzenli egzersiz yoluyla düzeltilmesi yöntemidir. Ülkemizde en sık tercih edilen tedavi yöntemi olmasa da ortoptik tedavi, esasen şaşılığın giderilmesi adına en ideal tedavi yöntemidir. Nitekim tıbbî açıdan gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsinde şaşılıkların ciddi bir çoğunluğu ortoptik tedavi yöntemi ile giderilmekte olup, ancak ciddi bir seviyeye ulaşmış şaşılıklarda cerrahî müdahale gibi operasyonlar uygulanmaktadır. Hasta bu egzersiz sürecinde ortoptist adı verilen ve hastaya göz egzersizlerini eksiksiz bir biçimde gerçekleştirmesinde yardımcı olacak bir uzmanla beraber tedaviyi gerçekleştirecektir.

Ortoptik tedavi sürecinde hastayı yönlendirerek ona eşlik edecek ortoptist, zaman zaman teknolojik alet yardımıyla da egzersizler eşliğinde gözün senkronizasyonu bozulmuş dış kas grubunun ve dolayısıyla gözün işlevselliğini artırarak kaymanın giderilmesi adına sayısız katkıda bulunacaktır. Ortoptist, öncelikli olarak şaşılık bulunan gözde görme yetisini artırmak üzerine çalışacaktır. Şaşılığa sahip gözde görme yetisinde de problem bulunacak ve görme yetisinin geri kazanılmasıyla şaşılık da azalacaktır. Ortoptist aynı zamanda iki göz arasındaki harmoninin tekrar kazanılması ve gözlerin tekrardan ortak görüntüyü haiz olması için de çalışmalar yapacak; bu kapsamda hastaya güçlü kasın gücünü azaltmak, zayıf kasın ise gücünü artırmak suretiyle gözün dış kısmındaki altı adet kas arasındaki güç dengesinin yeniden kazanılması adına kas egzersizleri, akodomasyon olarak adlandırılan gözler arasındaki uyum için de şaşılığın türüne göre gevşetici veya güçlendirici egzersizler, tıbbî adı füzyon olan görüntüyü beyinde birleştirme işleminin geliştirilerek füzyonda kırılmanın giderilmesi adına egzersizler, 3 boyutlu görme, görüntü tamamlama, eş zamanlı algılama, izleme fonksiyonu gibi yetileri geliştirme egzersizleri gibi birçok farklı alanda pratik çalışmalarda hastaya kılavuzluk edecektir. Şaşılığın hastada istatistiksel olarak veri değeri taşıyacak bir ölçüde psikolojik problemler yarattığı da tıp dünyasına kabul görmekte olup, ortoptist hastanın psikolojik destek alma sürecinde dahi gerekli görüldüğü takdirde uzman psikologla koordineli bir şekilde çalışarak bu alanda da hastaya yardımcı olmaktadır.

Ülkemizde yakın geçmişe kadar ortoptik tedavi daha sık uygulanan bir tedavi yöntemi olsa da gelişen teknoloji ve sağlık sektörü maalesef birçok doktoru, beraberinde çok daha fazla sayıda da hastayı zarurî olmasa ve ortoptik tedavi ile giderilebilecek olsa dahi cerrahî müdahale ile şaşılığın giderilmesi metoduna yöneltmektedir. Bunun temel iki sebebi olarak ise cerrahî müdahalenin hastane adına ticari açıdan getirisi çok daha yüksek bir işlem olması ve bugün için ülkemizde ortoptik tedavi alanında uzman göz hekimlerinin birçoğunun çok da geniş bir bilgi dağarcığı olmaması olarak gösterilebilir. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki hem vücudun doğal dengesinin korunması hem daha sağlıklı bir çözüm sunuyor olması, hem de en önemlisi yüksek bir hasta memnuniyet oranı olması bakımından ortoptik tedavi, kesin suretle şaşılığın giderilmesi adına aşırı ileri derece kaymalar istisna olacak şekilde en ideal yöntemdir. Hal böyle iken istisnasız her hekimin şaşılığa sahip bir hastayı ortoptik tedaviye yönlendirmesi, ancak ortoptik tedavi ileri giderilememiş veya giderilemeyeceği kesinleşmiş bir göz kaymasına cerrahî müdahale uygulanmasına karar vermesi önemlidir.

Cerrahî Müdahale

Cerrahî müdahalede hekimce amaçlanan; gözdeki kaymanın giderilmesi, iki gözle birden tek görmeyi yeniden sağlamak ve şaşılığın estetik olarak verdiği görece olumsuz görüntüyü gidermektir. Çoğunlukla gözün dış kısmında yer alan 6 adet kas üzerinde gerçekleşen şaşılık ameliyatı, gözler arasındaki paralelliğin yeniden sağlanması adına bu kaslar arasındaki güç dengesini kuracak ve bu kapsamda cerrahî müdahale ile gereğinden zayıf kaslar güçlendirilecek, gereğinden güçlü kaslar ise zayıflatılacaktır veya kasların etki noktalarının pozisyonları değiştirilecektir.

Hem lokal hem de genel anestezi ile gerçekleştirilebilen şaşılık ameliyatında genellikle genel anestezi tercih edilmek olup, bilinmesi gereken ilk şey cerrahî müdahale için en az 6 ay gibi bir süre beklenmesi gerektiğidir. Genel anestezi yöntemi cerrahî müdahale esnasında gerek hastaya daha konforlu bir süreç sunuyor oluşu, gerekse baygın oluşu sebebiyle kasların cerrahça daha rahat manipüle edilebilmesi ve bu kapsamda cerrahın da lokal anesteziye oranla çok daha geniş bir hareket alanı bulacak olması ile hastanın genel anesteziye engel bir durumu olmadıkça öne çıkacaktır. Ameliyat sonrası ilk gece opere edilen göz ertesi gün hekimce açılmak üzere bir bandaj yardımıyla kapalı tutulacak ve ortalama 6 haftalık bir süreç içerisinde göz normal görünümüne yaklaşacaktır. Rehabilitasyon sürecinde gerçekleşecek bir enfeksiyon veya alerjik reaksiyon bu sürenin uzaması ve hasta adına daha zor geçmesine neden olabileceğinden genellikle ameliyat sonrası hastaya hekimce antibiyotik de içeren göz damlaları hastanın durumuna göre günde birkaç defa damlatılmak üzere reçete edilecektir.

Ülkemizde özellikle son dönemlerde modern tıp dünyasınca çok daha ideal bulunan ortoptik tedaviden ziyade cerrahî müdahale ile şaşılığın giderilmesi tercih edilebilmekte olup, şaşılık ameliyatı sonrası hastanın yalnızca genel anestezi sebebiyle birkaç saat gözetim altında tutulması dışında hastanede vakit geçirme ihtiyacı olmadan taburcu edilebilmesi önemli bir faktördür. Şaşılık ameliyatı gerek basit bir operasyon oluşu gerekse yüksek başarı oranıyla birçok hasta için oldukça cazip bir görünümdedir. Ancak bu noktada belirtmek gerekir ki şaşılık ameliyatında estetik açıdan sonuç garantisi verilemeyecektir. Gözdeki kaymaya yapılacak cerrahî müdahalede başarı, görme fonksiyonuna engel teşkil eden yapısal bozukluğu gidermek, gözün açık ara farkla en çok kullandığı düz karşıya bakış pozisyonunda paralelliği tekrardan yaratmak ve dolayısıyla bunun sebep olduğu önceden sayılan görme bozukluğu, baş eğriliği vb. problemleri gidermek anlamına gelmekte olup, şaşılığın yarattığı estetik düzensizliği gidermek ise ikinci planda olacaktır. Nitekim özellikle doğuştan göz kayması oluşan vakalarda göze sonradan normal hareketliliği tam anlamıyla kazandırmak teorik olarak neredeyse imkânsız olacaktır. Bazı seyrek vakalarda şaşılık ameliyatı hastanın problemli olarak aksettirdiği göz üzerine değil, diğer göz üzerinde de gerçekleşebilecek olup, şaşılığın türü ve nedenine bağlı olarak operasyonun hangi göz üzerinde gerçekleştirileceğinin kararı tamamen alanında uzman hekime ait olmalıdır.

Tıbbî veriler incelendiğinde ortalama %70 gibi bir başarı oranı olan şaşılık ameliyatı, hastanın durumu ve operasyonun gidişatına göre birden fazla operasyon şeklinde de gerçekleşebilir. Nitekim birçok vakada şaşılığın tamamen giderilebilmesi adına birden fazla ameliyatın gerektiği görülmüş, bu da istatistiklere şaşılık ameliyatında iyileşme için ortalama gereken operasyon sayısının 1,5 olması gibi bir sonuçla yansımıştır. Hal böyle iken şaşılık ameliyatı düşünen bir hastanın gerektiği takdirde birden fazla operasyona girme ihtimalini göze alması gerekecektir.

Hemen her ameliyat gibi şaşılık ameliyatının da birtakım komplikasyonları haiz olduğunu belirtmek gerekir. Bunlar; yüzeysel enfeksiyon, kalıcı asimetri, kalıcı çift görme, tahriş de denebilecek kalıcı irritasyon, gözdeki kaymanın düzelmemesi ve hatta kusur oranının artarak aksi yönde devam etmesi ve kontrolsüz kanama olarak sayılabilecek olup, yine de şaşılık ameliyatı diğer göz operasyonlarına oranla komplikasyonların ortaya çıkma ihtimali bakımından çok daha az riskli bir işlemdir.

Botoks

Botoks, genellikle kadınların yüzlerinde farklı birçok noktaya uygulattıkları bir yöntem olup, estetik amaçlı olarak yüzdeki kırışıklıklardan dudaklara, alın bölgesinden kaşlara ve hatta terlemeyi gidermek amaçlı koltuk altına dahi uygulanabilen bir yöntemdir. Botoks, alternatif tedavi arayışlarıyla beraber estetik amaçlı kullanımın önüne geçmiş ve felce bağlı şaşılık vakalarında da tedavi niteliği kazanmıştır. Yine tansiyon ve şeker sebebiyle yetişkinlerde görülebilen sinir felçlerinde de hastada ortaya çıkan çift görme semptomunun giderilmesi adına botoks tedavisi uygulanmaktadır.

Botoksun en büyük avantajı oldukça kolay ve kısa sürede uygulanabilen bir yöntem oluşudur. Nitekim felce bağlı şaşılık tedavilerinde şaşılığın derecesine göre değişebilmek üzere ortalama 3 dakikalık bir botoks uygulaması yapılmakta ve uygulamanın hemen ardından hasta derhal normal hayatına dönebilmektedir. Yine vakanın durumuna göre tekrar tekrar uygulanabilen bir yöntem olan botoks, uygulandığı bölgede de herhangi bir iz bırakmamaktadır. Bu noktada botoks uygulamalarının defalarca tekrarlansa dahi ileride gerçekleşmesi gerekecek bir cerrahî müdahalenin önüne geçmeyeceğini önemle belirtmek gerekir.

Şaşılıkta botoks tedavisi hemen her hastaya uygun nitelikte olup, yalnızca hamilelere önerilmemektedir. Botoks uygulama işleminin uzman göz hekimince dikkatli bir biçimde gerçekleştirilmesi gerekirken, uygulamada yapılacak ufak bir hata kas içerisinde kanama oluşmasına, göz kapağı düşüklüğüne ve hatta gözün delinmesine neden olabilecektir.

Kapama

Kapama yöntemi, kusura sahip olmayan gözün kapatılarak kusurlu gözün çalıştırılmak suretiyle fonksiyonlarının tekrardan kazandırılması esasına dayanan ve göz tembelliğinin giderilmesinde rol oynayan bir süreçtir. Özellikle 7 yaşına kadar olan çocuklarda göz tembelliğini gidermede oldukça etkili bir yöntem olduğu tıp dünyasınca kabul edilmiş göz kapama yönteminin maalesef daha ileri yaşlarda aynı başarı oranı görülememektedir. Kapama yönteminde önemli olan nokta, sağlıklı gözün kapalı tutulduğu süreçte kusurlu gözün çalıştırılması ve bu kapsamda göz tembelliğinin giderilmesi olacaktır. Nitekim sağlıklı gözünü kapattıktan sonra zayıf gözüne birtakım egzersizler yaptırmayan bir hastanın göz tembelliğinde kaybolma görülmeyebilecek ve hatta sağlıklı gözün uzun süre kapalı tutulmasıyla kapalı gözde de tembellik oluşması gibi bir problem söz konusu olabilecektir.

Belirtildiği üzere çocuğun göz kapama sürecinde zayıf olan gözünü geliştirmek adına düzenli olarak yakın mesafeden egzersizler yapması zarurîdir. Bu sebeple çocuğun ebeveynlerince boya ve/veya resim yapmak, telefon veya tablet aracılığıyla anormal sürelere ulaşmayacak şekilde oyun oynamak, abaküs ile şekiller yapmak suretiyle vakit geçirmek, küçük anahtarlar ile kilit açmak veya ipliklerden düğme geçirmeye çalışmak, yapboz ile vakit geçirmek vb. çocuğunuzun ilgi alanına göre üretebileceğiniz zayıf gözü yakın mesafede çalıştıracak aktivitelere yönlendirilmesi göz kapama metodunun başarıya ulaşabilmesi için gerekli olacaktır.

Şaşılık Tedavi Öncesi

Şaşılık tanısının uzman göz hekimince hastaya konulmasıyla beraber hangi tedavi yönteminin ne şekilde ve ne zaman uygulanacağı gibi soruların cevap bulması gerekecektir. Şaşılığın tedavi yöntemlerinden tek birinin uygulanması zarurî olmayıp, birçok durumda farklı zamanlarda farklı tedavi yöntemleri beraberce bir program içerisinde uygulanması hekimce önerilmektedir.

Hastanın Durumunun Analiz Edilmesi

Şaşılığın tedavi yöntemlerinin farklı yaş gruplarına ve şaşılık tiplerine hitap ediyor oluşu nedeniyle hekim, hastanın durumunu detaylı bir biçimde analiz ederek hangi tedavi yöntemlerinin hasta için bir opsiyon niteliğinde olduğunun tespiti yapmalıdır. Cerrahî müdahale dışındaki tedavi yöntemlerinin egzersiz veya basit müdahale esasına dayanıyor olması sebebiyle kişinin sağlık durumu bu tedavilerin uygulanmasına engel teşkil edemeyecek olsa da hastanın yaşı, şaşılığın tipi ile hangi göz veya gözlerde bulunduğu gibi veriler analiz aşamasında hekimin değerlendirmesi gereken unsurlardır.

Şaşılığın Tipinin Belirlenmesi

Hekim, hastaya yapacağı göz muayenesi esnasında şaşılığın tipini belirleyecek ve kusurun tek gözde mi yoksa iki gözde de mi olduğunu tespit edecektir. Tıbbî ezotropya olan içe şaşılık, tıbbî adı ekzotropya olan dışa şaşılık, tıbbî adı hipertropya olan yukarı şaşılık ve tıbbî adı hipotropya olan aşağı şaşılık türlerinden hangisi olduğu bu muayenede hekimce tespit edilecektir. Belirtildiği üzere şaşılık hem tek gözde hem iki gözde de oluşabilen bir hastalıktır.

Uygulanacak Tedavi Yönteminin Seçilmesi

Yapılan muayeneler ile hastanın durumu ile şaşılığın tipinin belirlenmesiyle hekim hastaya şaşılık tedavisi adına hangi opsiyonları haiz olduğunu anlatacak ve hastayı kendisine uygun tedaviye yönlendirecektir. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki düzenli egzersiz ile göz küresi dışındaki kasların güç dengesini yeniden sağlama prensibine dayanan ortoptik tedavi kesin suretle en ideal tedavi yöntemi olacaktır. Bebeklerin düzenli olarak egzersiz yapma gibi bir işlemi gerçekleştirme ihtimali bulunmasa da bunun dışındaki her hasta için ortoptik tedavi kesinlikle ilk tercih olmalı, ancak başarı sağlanamaması halinde cerrahî müdahale gibi bir yöntem denenmelidir. Bu kapsamda gözlük takma prensibine dayanan optik tedavi de bebekler dahil her hasta grubuna uygulanabilecek bir yöntem olup, hekimce hastaya bunun kalıcı tedavi edici değil, yalnızca takıldığı müddetçe düzeltici bir etkisi olduğunun hatırlatılması önemlidir.

Şaşılık Tedavi Sonrası

Şaşılık ameliyatı sonrası hasta ortalama 4 saat boyunca genel anestezi almış olması sebebiyle gözetim altında tutulacak ve ardından taburcu edilebilecektir. İlk gece ameliyat edilmiş olan gözü bandajlı bir şekilde uyuyacak olan hasta, ertesi gün bandajını çıkarttırabilecektir. Opere edilmiş göz üzerinde veya etrafında oluşan morarma, kızarıklık, şişlik gibi durumlar ortalama 1-2 hafta içerisinde gözle görülür oranda azalacak, ortalama 6 haftalık bir sürede göz normal görünümüne oldukça yaklaşacak ve ortalama 3 aylık bir sürede hasta tamamen rehabilite olmuş sayılabilecektir.

Kontrol Süreci

Şaşılık ameliyatı sonrası hastanın durumuna göre hekim belirli periyotlarla hastayı kontrol edecek, bu kapsamda hastanın gerekli egzersizleri yaparak ve ilaç ile damlalarını düzenli kullanarak gözün enfeksiyon kapmasına neden olabilecek sakıncalı davranışlardan kaçındığından emin olacaktır. Hekimce yapılacak rutin kontroller hastada şaşılığın tekrarlamaması adına oldukça önemli bir unsurdur.

Hastanın Yapması Gerekenler

Hastanın şaşılık tedavisi sonrası hemen her tedavi gibi rutin doktor kontrollerini aksatmamak dışında uyması gereken belirli kurallar da vardır. Birçok hastada bulanık veya çift görme devam edebileceğinden hastanın bu süreç tamamen geçene kadar araba kullanmaması, opere edilmiş gözün basınçtan zarar görme ihtimali olması sebebiyle uçak seyahati yapmaması, göz için oldukça zararlı olan solaryuma veya direkt güneş ışığına opere edilmiş gözünü hiçbir suretle maruz bırakmaması, hekimin kendisine gözü enfeksiyondan korumak ve rehabilitasyon sürecini geliştirmek adına reçete ettiği ilaç ile damlaları eksiksiz olarak düzenli bir biçimde kullanması şaşılığın tekrarlamayarak başarılı geçen operasyonun taçlandırılması için dikkat edilmesi gereken noktalardır.

Sık Sorulan Sorular

Bu bölümde şaşılık tedavisi ile ilgili sık sorulan sorulara yanıt vereceğiz.

Şaşılık Yalnızca Estetik Bir Kusur Mudur?

Şaşılık yalnızca estetik bir kusur olmayıp, gözler arasındaki paralelliğin kaybolması göz küresinin dış kısmındaki 6 adet kasın güç dengesinin bozulmasından kaynaklıdır. Hal böyle iken göz kayması olan bir hasta şüphesiz görmede azalma, çift görme, bulanık görme, görüntüde derinliğin kaybolması gibi gözden kaynaklı fonksiyonel kusurlarla da karşılaşacaktır.

Şaşılık Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Şaşılık ameliyatı sonucunda ufak bir risk olarak da olsa yüzeysel enfeksiyon, kalıcı asimetri, kalıcı çift görme, tahriş de denebilecek kalıcı irritasyon, gözdeki kaymanın düzelmemesi ve hatta kusur oranının artarak aksi yönde devam etmesi ve kontrolsüz kanama gibi komplikasyonların gelişme ihtimali vardır.

Şaşılık Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Şaşılık çocukta zamanında göz muayenesi yapılarak teşhis ve ardından tedavi edilmediği takdirde hastada ömür boyu sürecek estetik bozukluk ve görme azlığına neden olacaktır.

Tedaviden Hemen Sonra Şaşılığın Sebep Olduğu Ağrılar Geçer Mi?

Şaşılık ameliyatı sonrası gözde ağrı olması son derece normal olup, bu ağrılar tedaviden hemen sonra olmasa da birkaç gün içerisinde geçecektir.

Cerrahi İşlem Birden Çok Kez Uygulanabilir Mi?

Şaşılığın giderilmesi adına gerçekleştirilecek cerrahî işlem birden çok kez uygulanabilmekte olup, birçok şaşılık vakasında hekimin başarı oranını artırmak adına en baştan birden fazla cerrahî müdahale dahi planladığı görülebilmektedir.

Lens Kullanımı Şaşılığa Uygun Mudur?

Şaşılık hastalarının lens kullanmasına bir engel bulunmayıp, tıbbî adı ezotropya olan içe şaşılığın tedavisinde gözlük yerine lens kullanımı dahi mümkündür. İçe şaşılığın tedavisi dışında şaşılık adına düzeltici bir yanı olmasa da gözünde kayma olan bir insanın lens kullanmasına engel herhangi bir durum da mevcut değildir. Her halükarda hastanın uzman bir göz hekimine danıştıktan sonra karar vermesi en uygunu olacaktır.

Tedaviden Sonra Kişi Araç Kullanabilir Mi?

Şaşılık ameliyatı günü ile ertesi gün hastanın kesin suretle araç kullanmaması gerekmekte olup, operasyon sonrası kişide bulanık görme veya çift görme gibi şikâyetler mevcut ise hastanın bunlardan tamamen kurtulana dek araç kullanmaması şiddetle tavsiye edilecektir.

Şaşılık Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Şaşılık ameliyatı hastanın durumuna göre değişecek olmakla beraber ortalama 30 dakika süren bir operasyon olup, kişi genel anestezi sebebiyle birkaç gün gözetim altında tutulduktan sonra aynı gün taburcu edilebilecektir.

En Etkili Tedavi Yöntemi Hangisidir?

Şaşılık için en etkili tedavi yönteminin cerrahî müdahale olacağı birçoklarınca ilk bakışta düşünülebilecek olsa da şaşılığın giderilmesi için uzun vadede en sağlıklı ve ideal tedavi yöntemi ortoptik egzersizlerden ibarettir. Nitekim gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsinde şaşılık tedavisi için ortoptik tedavi tercih edilmekte ve ciddi seviyede ileri derece şaşılık vakaları hariç cerrahî müdahale kesin suretle tercih edilmemektedir.

Şaşılık Tedavileri Kim Tarafından Uygulanır?

Şaşılık tedavisi, ortoptik egzersizler yolu ile uygulanmaya çalışılıyorsa ortoptist adı verilen göz uzmanınca, cerrahî müdahale yöntemi ile sağlanmaya çalışılıyorsa da göz cerrahı tarafından uygulanır.

Bebeklerde Şaşılık İçin Hangi Tedavi Yöntemleri Tercih Edilir?

Bebeklerde şaşılık için genellikle optik tedavi yöntemi kullanılmakta olup, ortoptik tedavi veya gerekli görüldüğü durumlarda cerrahî müdahale de tercih edilebilir yöntemlerdendir. Kapama ve botoks yöntemleri bebekler için kesin suretle uygulanmayan yöntemlerdir.

Şaşılığa Ne Zaman Müdahale Edilmelidir?

Şaşılık teşhisi konulmasıyla beraber şaşılığın türü ve hastanın durumuna göre gözlük tedavisi, botoks, kapama tedavisi, ortoptik tedavi gibi yöntemler derhal uygulanmaya başlanabilecek olsa da göze cerrahî müdahale yapılması için 6 ay gibi bir süre beklenmesi gerekmektedir.

Şaşılık Tedavisinde Yanlış Bir Uygulama Körlüğe Sebep Olabilir Mi?

Şaşılık tedavisi sebebiyle körlüğe neden olmuş kayıtlara geçmiş bir vaka bulunmamaktadır.

SGK Şaşılık Tedavisi Masraflarını Karşılar Mı?

SGK ile anlaşması olan özel hastanelerde şaşılık ameliyatı için indirim alınabilmekte, ancak SGK masrafların tamamını karşılamamaktadır.

Tedavi Edildikten Sonra Şaşılık Tekrarlayabilir Mi?

Şaşılığın tedavi edildikten sonra tekrarlama ihtimali mevcut olup, gözdeki kaymanın tekrarlamaması adına hastanın hekimin verdiği tavsiyelere eksiksiz bir biçimde uyması ve varsa kendisine verilmiş egzersizleri aksatmadan yapmalıdır.

Şaşılık Cerrahi Müdahaleden Hemen Sonra Düzelir Mi?

Şaşılık cerrahi müdahale tam anlamıyla başarılı geçse dahi derhal düzelmesi gibi bir durum söz konusu olmamakta; hastada gözde kanlanma, çift görme, bulanık görme gibi durumlar gözlemlenebilmektedir. Başarılı geçmiş bir şaşılık ameliyatı sonrası gözün tamamen normale dönebilmesi için yaklaşık 3 ay gibi bir süre geçmesi gerekmekte olup, bu süreç enfeksiyon vb. sebeplerle uzayabilecektir.

Tedaviden Sonra Hastanede Yatış Gerekli Midir?

Tedavi sonrası hastanede yatış gerekli olmayıp, ancak genel anestezi uygulanması halinde hasta ameliyat sonrası birkaç saat gözetim altında tutulabilecek ve sonrasında taburcu edilecektir.

Şaşılık Tedavisi Hangi Hastalara Uygulanamaz?

Şaşılık tedavisi hemen her tür ve yaşta hastaya uygulanabilecek olup, yalnızca botoks tedavisi hamilelere uygulanamamaktadır. Hastaya cerrahi müdahale uygulanabilmesi için ise vücudunun anestezi gibi ameliyat gerekliliklerini kaldırabilecek seviyede olması hekimce yeterli bulunacaktır.

Şaşılık Tedavisi Kaç Yaşında Yapılır?

Şaşılık toplumun çok büyük bir kesiminde karşılaşılan görme problemlidir. Göz küresinin istemsizce kayması olarak adlandırılabilecek bu sorunun tedavisinde de birden fazla yol izlenir. Tedavilerin seçilmesinde hastanın yaşı oldukça önemlidir. Sekiz yaşına kadar kapama tedavileri ile şaşılık ortadan kaldırılabilir. Sekiz ile yirmi yaş arasında ise gözlük kullanımı ile bu sorun büyük oranda kontrol altında tutulabilir. Eğer kas problemlerinden kaynaklı bir şaşılık söz konusu ise yirmi yaşından sonra ufak kas müdahaleleri ile şaşılık büyük oranda ortadan kaldırılabilir. Daha ilk yaşlardan itibaren yapılması gereken şey ise bazı egzersizlerin yapılmasıdır. Yani, şaşılık tedavisinde belirli bir yaşın beklenmesinden ziyade yaşa uygun tedavinin gerçekleştirilmesi söz konusudur.