Kulak Kiri (Buşon) Tedavisi

Kulak Kiri (Buşon) Tedavisi
Kulak Kiri (Buşon) Tedavisi

 

Kulak kiri, tıp dilinde “buşon” olarak tanımlanır ve sanılanın aksine kir olarak ifade edilmesi yanlıştır. Kulağın korunması ve temiz kalması için kulakta bulunan kulak kiri, çoğu zaman temizlenmeye çalışılır. Kulak kirinin kulaktan bir şekilde atılması, yapısının bozulması ve kulağın iç taraflarına itilmesi, kulak için çok daha zararlıdır. Kulak kirinin tedavi gerektirecek bir hale gelmesi yine kişinin yapmış olduğu bireysel hijyen çabaları veya müdahalelerle olur.

Kulak kirinin tedavi edilecek bir hale gelmesi, kulak kirinin aşırı derecede kulakta birikmesi sonucunda olur. Kulak kiri normal şartlarda yeteri kadar kulakta bulunur ancak kulağa yapılan bakımda herhangi bir hatanın olması veya kulağa yeterince bakım yapılmaması, kulak kirinin aşırı derecede birikmesine etki eder. Kulak kirinin kulakta aşırı derecede birikmesi durumunda kişinin kulağında bir rahatsızlık hissetmesine neden olur. Büyük bir çoğunlukla kişiler kulak temizleme çubuğuyla bu duruma müdahale ederler ve kulak kirinin daha çok kulağa gitmesine neden olurlar. Sonrasında kulak daha çok tıkandığı için kulak kirine tıbbi bir müdahale gerekir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Eda Aydın

Kulak Kiri Tedavisi Hakkında

Kulak kirinin tedavisi konusunda birçok yöntem bulunur ve bu yöntemler basit uygulanabilir yöntemlerdir. Cerrahi müdahaleler genel olarak pek tercih edilmez ve kulak kiri cerrahi müdahaleyi gerektirecek bir duruma nadiren ulaşır. Kulak kirinin çeşitli temizleme yöntemleri sayesinde aşırı olan kısmının kulaktan atılması mümkündür. Kir kulakta aşırı miktarda rahatsızlığa neden oluyorsa, hastaların bu aşamadan sonra bireysel hareket etmeleri önerilmez. Yapılan yanlış müdahaleler sorunun daha çok büyümesine yol açar.

Kulak kirinin tedavisi için öncelikle damla kullanımı önerilir ve büyük ölçüde başarı sağlanır. Eğer damla yeterli olmazsa, çeşitli tıbbi temizleme yöntemleri devreye girer. Lavaj, aspiratör yöntemi ve küretle temizleme yöntemi bu konuda en sık tercih edilen kulak temizleme yöntemleri olarak bilinirler. Eğer kulak kiri çok daha büyük bir boyuta gelirse, kulakta aşırı derecede duyma kaybına neden olursa, bu noktada cerrahi müdahale devreye girer.

Kulak Kiri Nedir?

Kulak, kendini temizlemek için ve korumak için dış kulak tarafına doğru bir salgı salgılar. Bu salgı yapısı sayesinde kulağa girebilecek olan her türlü zararlı madde belirli ölçüde korunmuş olur. Son derece yoğun olan ve renkli olan bu yapı, kulak kiri olarak adlandırılır. Birçok kişi bu salgının kulakta biriken bir pislik olduğunu ve temizlenmesi gerektiğini düşünür. Bu düşünce son derece yanlıştır ve bu salgıya bilinçsizce müdahale edilmesi, kulağın birçok sorunla karşılaşmasına doğrudan katkı sağlar.

Kulak kirinin miktarı kişiden kişiye göre değişebilir ve bu durumun hem çevresel nedenlerden ötürü hem de kişinin kendi hatalarından kaynaklanır. Kişinin kulak temizleme çubuğu ile kulak kirini daha çok içeriye itmesi, kulak temizliği sırasında kullanılan pamuk ve daha birçok durum, bölgede kulak kirinin daha çok görülmesine ve kulak zarına kadar ulaşmasına sebebiyet verir. Kulak zarına kadar ulaşan kulak kiri ise bir sıkışmanın veya tıkanmanın oluşmasına zemin hazırlar. Zaman içerisinde biriken salgı, sıkışmış buşon ve sıkışmış serumen olarak hem hastaların hem de doktorların karşısına çıkar.

Kulak Kiri Oluşum Nedenleri Nelerdir?

Kulak kirinin temel oluşum nedenlerinden biri, hastaların kulak temizliği konusunda herhangi bir bilince sahip olmamalarıdır. Kulak temizleme çubuğunun aşırı kullanımı bu duruma örnek olarak tanımlanabilirken, tel, anahtar, tığ ve daha birçok cismin kulak içine sokulması da kulak kirine neden olur. Dışarıdan yapılan bireysel müdahalelerin dışında, kişinin yaşadığı ortam, işyeri ortamı ve bulunduğu diğer ortamların aşırı tozlu olması da buşon oluşumuna etki eder. Genetik nedenler arasında yer alan dış kulak yolunun dar olması da kulak kirinin oluşumunda etkin rol oynar.

Kulağa aşırı miktarda giren su, kulak kirinin daha kabarık bir yapıya bürünmesine neden olur. Haliyle kulak kiri rahatsız edici bir hal alır. Yine kulak kirinin kabarmasına neden olan bir diğer etken ise kullanılan işitme cihazlarıdır. Kulaklık, tıkaç ve kulak içerisine nüfuz eden birçok cihaz, kulak kirinin miktar olarak artması ve kabarmasına neden olur. Genel olarak dış etkenler bu konuda öne çıkarken, serumen salgısının fazla olması ve koyu renkte olması gibi durumlar da kulak kiri oluşumuna sebep olan, vücut yapısından kaynaklı bir unsurdur.

Kulak Kiri Belirtileri Nelerdir?

Kulak kirinin aşırı miktarda olması durumunda kişinin bu durumu fark etmemesi imkansızdır. İlk etapta kulak ağrısı ve çınlama gibi belirtilerle etkisini sert bir şekilde gösteren kulak kiri, sonrasında tıkanıklık, kaşıntı, akıntı ve hatta koku gibi belirtileri de beraberinde getirir. Kişi herhangi bir hastalık ya da boğaz sorununa sahip değilken öksürebilir. Ayrıca kulakta meydana gelen dolgunluk hissi kaçınılmaz belirtiler arasında yer alır.

Kulak Ağrısı

Kulakta sızlama şeklinde görülen kulak ağrısı, kulak kirinin iç kulağa ulaşması ve yapmış olduğu baskı nedeniyle ortaya çıkar. Kulak ağrısının önlenmesi veya dindirilebilmesi adına kulağa birtakım cisimlerin sokulduğu görülür ancak bu durum direkt olarak kulağa zarar verir. Ağrı sonucunda kulağa sokulan herhangi bir cisim, kulak kirinin iç kulağa daha çok baskı yapmasına neden olur. Bu durum kulak zarının olumsuz etkilenmesi, kısmi duyu kaybı ve daha birçok kulak sorununa zemin hazırlar. Kulak ağrısı konusunda en etkin çözüm, en yakın sağlık kurumuna başvurup, damla tedavisi olmaktır. Damla kulak kirinin kulaktan arındırılmasına ve kulağın büyük ölçüde rahatlatılabilmesine yardımcı olur.

Kulak Çınlaması ve Tıkanıklık

Kulakta meydana gelen çınlama, kulak kirinin durumuna göre değişim gösterir. Kısa ve uzun süreli olan çınlamalar, özellikle kulağa herhangi bir cisim sokulması, su kaçması ve benzeri durumlarda daha çok ortaya çıkar. Kulak çınlaması uzun sürüyorsa, sorunun çok daha ciddi olduğu söylenebilir. Öte yandan çınlamayla birlikte tıkanıklık da görülür ve kişi bu tıkanıklığı kulağında çok net bir şekilde hisseder. Tıkanıklık nedeniyle kısmi duyu kaybı dahi görülebilir. Kulak kirinin çeşitli şekilde kulağın daha iç kısımlarına itilmesi durumunda tıkanıklık çok daha net bir şekilde kendini gösterir.

Kaşıntı, Koku veya Akıntı

Kulakta kir birikiminin artmasıyla birlikte kaşıntı çok daha sık ve sürekli olarak görülür. Kaşıntı kulak kirinin en önemli belirtileri arasında yer alır. Genel olarak kaşıntıyı, kulağın içerisine sokulan cisimlerle gidermeye çalışan hastalar, geçici olarak kaşıntıya çözüm bulsalar da kulağın çok daha kire maruz kalmasına neden olurlar. Kaşıntı sürekli olarak devam ediyorsa, mutlaka damla kullanımıyla veya diğer temizleme yöntemleriyle kulağın temizlenmesi gerekir. Aksi halde kulakta akıntıların meydana gelmesi ve kulak çevresinde kötü bir kokunun ortaya çıkması kaçınılmaz bir hal alır. Akıntı sonucunda kulak çevresinde çok daha pis bir görüntü oluşur.

Öksürük

Kulak kirinin öksürüğe neden olduğu pek bilinmez ancak öksürüğe neden olacak herhangi bir durum yokken, kişinin öksürdüğü görülür. Bu öksürük en başta kulağa herhangi bir cismin takıldığı hissini uyandırır. Ardından ise kişi öksürdüğünde boğazında ve kulağında gıdıklanma tarzında bir hisle karşılaşır. Kulak kirinin bu belirtiye neden olması, kirin iç kulağa çok daha fazla ilerlediğinin ve artık müdahale edilmesi gerektiğinin en önemli göstergesidir.

Kulakta Dolgunluk Hissi

Kulak kirinin neden olduğu belirtiler arasında büyük önem taşıyan bir diğer belirti ise dolgunluk hissidir. Kulak içerisinde biriken kir, kulaktaki her yapıya baskı uygulamaya başlar ve kişide kulak içerisine müdahale etme gereksinimi uyandırır. Dolgunluk hissi kişiyi sürekli olarak rahatsız eder; gürültülü ortamlarda, kulağa su kaçmasında, kulaklık vb. cihazların kullanımında çok daha etkin bir şekilde ortaya çıkar.

Kulak Kiri Tedavi Türleri

Kulak kirinin tedavisi konusunda birçok yöntem öne çıkar ve yöntemlerin büyük bir çoğunluğu kısa süre içerisinde uygulanarak, kulak kirinin kulaktan atılmasına yardımcı olur. Kulak damlalarının çok sık kullanıldığı görülür ve diğer temizleme yöntemleri de devreye girer. Eğer kulak kiri aşırı derecede birikir ve kulağın ağır hasarlar almasına neden olursa, cerrahi tedavinin gerekliliği söz konusu olabilir.

Kulak Damlaları

Kulak kiri için en çok kullanılan tedavi yöntemlerinin başında gelir. Kulak damlaları, kulağa damlatıldıktan sonra, kulaktaki kirin belirli bir kısmının kulak dışına çıkmasına yardımcı olur. Eğer hastanın şikayetleri hafifse, kulak kiri kulağın iç kısımlarına çok gitmemişse ve kulak kiri çok birikmemişse, kulak damlalarının kullanımı uygundur. Herhangi bir yan etkisi bulunmaz ve kısa süre içerisinde kulak kiri sorununu ortadan kaldırır. Ağrı, çınlama, dolgunluk ve daha birçok belirtiyi ortadan kaldırır.

Kulağın Yıkanması (Lavaj)

Kulak buşonlarının temizlenmesi konusunda en sık kullanılan yöntemlerin arasında kulağın yanması, tıp dilindeki adıyla “lavaj” işlemi öne çıkar. Lavaj işlemi için özel bir solüsyon kullanılır ve bu solüsyon sayesinde kulak içerisinde yer alan tüm zararlı yapılar, sağlıklı bir şekilde kulak dışına atılır. Özel araçlar vasıtasıyla gerçekleştirilen kulak yıkama işlemi, ayakta veya hastanın özel bir yere oturmasıyla gerçekleşebilir.

İşlem için öncelikle böbrek küvet kulağın altına yerleştirilir ve operasyon sırasında hasta bu malzemeyi kendisi tutar. Solüsyon yıkama için kullanılacak olan cihazın içerisine yerleştirilir ve enjektörün havası alınır. Kulak operasyon için uygun olan pozisyona getirilir ve işlem uygulanmaya başlar. İşlem kulaktan gelen sıvının rengi berrak oluncaya kadar devam eder. İşlemin 2-3 gün öncesinde ise kulağa gliserin damlatılır. Gliserin sayesinde ise kulağın içerisinde kirin yumuşatılması sağlanır. İşlem sırasında kulağa verilen solüsyon hastanın ağzından geliyorsa, kulak zarında önceden meydana gelmiş bir deliğin olduğu söylenebilir. Bu aşamada ise farklı bir temizleme işlemine başvurulur. İşlem bittikten sonra hasta günlük yaşamına devam edebilir ve herhangi bir müşahede durumu söz konusu olmaz. İşlem sonrasında 15-20 dakika boyunca kulağa tampon uygulanması gerekir.

Aspiratör Yöntemiyle Temizleme

Aspiratör yöntemiyle temizleme, bir diğer adıyla “vakum” yöntemiyle temizleme olarak bilinir. Adından da anlaşılacağı üzere bir cihaz sayesinde kulak içerisindeki kir cihaz yardımıyla dışarı çıkarılır. İşlem öncesinde kirin çok daha kolay bir şekilde çıkabilmesi adına öncelikle kulak içerisinde yer alan kir yumuşatılır. Kirin yumuşatılması için özel bir damla kullanılır ve belirli bir süre bekletildikten sonra vakumla kirler çıkarılır. Aspiratör yönteminin çok detaylı bir şekilde uygulanması gerekir. Aksi takdirde kulak içerisinde kalan ve dışarı atılamayan kirler, enfeksiyon oluşumuna neden olabilir.

Küretle Temizleme

Kulak içerisinde yer alan kiri küretle temizleme yöntemi, sadece belirli hastalara uygulanabilir. Özellikle kulak zarı delik olan veya diğer kulak hastalıklarıyla mücadele eden hastalar için küretle temizleme yöntemi daha uygundur. Küretle temizleme işlemi öncesinde kulak içerisinde yer alan kirin damlalar vasıtasıyla yumuşatılması amaçlanır. Kirin yumuşatılmasının ardından tıbbi bir cihazla, kulak içerisinde yer alan kir kulaktan kazınarak çıkarılır. Özel bir kazıma aleti sayesinde gerçekleştirilen işlem, çok dikkatli bir şekilde gerçekleştirilir ve gerekirse görüntüleme cihazlarından faydalanılabilir.

Küretle temizleme işlemi sırasında tamamıyla bir temizlik elde edilemez ancak kulak kiri nedeniyle ortaya çıkan belirtilerin büyük bir çoğunluğu büyük oranda azalır. İşlemin tecrübeli hekimler tarafından uygulanması büyük önem taşır ve daha iyi bir sonuç alınması konusunda hekimin deneyimi önemli bir detaydır.

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi, kulak kirinin artık çok tehlikeli kulak hastalıklarına neden olması, kulak zarına büyük hasar vermesi, kulak kirinin kulak içinden herhangi bir şekilde çıkarılamayacak şekilde olması vb. birçok durumda gerçekleştirilir. Kulak kiri nedeniyle uygulanan cerrahi tedavi, her hastaya uygulanmaz ve genel olarak ilk tercih arasında yer almaz. Diğer yöntemlerin sonucunda verimli bir temizleme olmazsa cerrahi tedavi tercih edilebilir. Açık veya kapalı ameliyatlarla gerçekleştirilen cerrahi tedavi, hastanın durumuna göre değişim gösterir.

Kulak Kiri Tedavi Öncesi

Kulak kirinin tedavisi öncesinde hastanın kulak kiri detaylı bir şekilde incelenir. Alınan veriler sonucunda gerekli tedavi işlemleri başlatılır. Kulağın kiri, buşon rengi, kıvamı, nereye kadar ulaştığı, kulakta yapmış olduğu baskı ve daha birçok detay, tedavi öncesinde detaylı bir şekilde araştırılır.

Otoskopik Muayene

Dış kulak yolunun otoskop adı verilen, özel mercek ve ışıkla muayene edilmesi otoskopik muayene olarak tanımlanır. Dış kulakta kulak kirinin ne kadar biriktiği, ne kadar yer kapladığı, tehlike oluşturup oluşturmadığı gibi birçok konu, otoskopik muayene sonucunda belirlenir. Muayene sadece dış kulak yapısıyla sınırlı kalmaz ve kulak zarı da incelenen yapılar arasında yer alır. Çeşitli otoskoplar sayesinde her kulak çok daha kolay bir şekilde muayene edilir. Otoskopik muayene sırasında kulak kiri nedeniyle sorun yaşayan hastanın ne şekilde tedavi edileceği belirlenir.Otoskopik muayene herhangi bir yan etki içermez ve hastalar muayene sonrasında anında günlük yaşantılarına dönebilirler. Kulak kirinin temizlenmesi için otoskopik muayene şarttır.

Kulak Kiri Tedavisi Sonrası

Kulak kirinin tedavisi gerçekleştirildikten sonra hastanın kulak temizliğine büyük özen göstermesi gerekir. Tedavi sonrasında hastaya kulak bakımı konusunda yeterli bilinç oturtulur. Tedavi bilincinin ardından muayene bilinci konusunda da hastaya gerekli yüklemeler yapılır. Kulak kiri tedavisi sonrası büyük önem taşır. Bunun nedeni ise kulak kiri nedeniyle yaşanan sorunun tekrar nüksetmesini önlemektir.

Kulak Bakım ve Temizliği

Kulak kiri tedavisi sonrasında hastanın kulak temizliği konusunda eski alışkanlıklarını bırakması ve yerine daha sağlıklı alışkanlıklar edinmesi gerekir. Öte yandan hastanın kulağa çok müdahale etmemesi ve sadece kirliliğe neden olacak diğer çevresel faktörlerden koruması önerilir. Kulak kiri pamuk, çubuk, tığ ve çeşitli maddelerle kulak dışına atılmamalıdır. Kulaklar tedavi sonrasında herhangi bir damla verilirse, bu damlalarla düzenli olarak temizlenmelidir. Özellikle kulağın ıslak olması durumlarında kulağın yüzeysel kurutulması ve derine inilmemesi önerilir.

Kulağın doğal temizlik yapısına herhangi bir şekilde müdahale edilmemelidir. Kişi eğer aşırı tozlu ortamlarda çalışıyorsa, bu konuda özel kulak koruyucularını doktor tavsiyesiyle kullanmalıdır. 6 ayda 1 defa veya senede 1 defa KBB uzmanlarına muayene olunmalıdır. Tedavi sonrasında bu detaylara uyulması durumunda, kulak kiri nedeniyle yaşanan sıkıntıların büyük bir çoğunluğu tekrardan kolay kolay nüksetmez.

Sık Sorulan Sorular

Kulak Kiri İşitme Kaybına Neden Olur Mu?

Kulak kiri geçici olarak önemli bir işitme kaybına neden olur. Özellikle hastanın kulağına su kaçırması, yabancı cisimler sokması vb. her türlü durumda geçici işitme kaybı görülür. Hastanın işitme kaybı yaşaması durumunda acilen tıbbi destek alması gerekir. İşitme kaybının her ihtimale karşı kalıcı olmasından şüphelenilmeli ve bu nedenle kontrolü gerekmektedir. Bu nedenle hafife alınmaması gereken bir durumdur. Ayrıca işitme kaybı kulak kiri nedeniyle görülen en sık belirtiler arasında yer alır ve kulaktaki kirin iç kısımlara fazla ilerlediği anlamına gelir.

Kulak Kiri Farklı Hastalıklara Yol Açar Mı?

Kulak kiri doğru şekilde tedavi edilmez ve yanlış bireysel müdahalelerle maruz kalırsa, çeşitli kulak hastalıklarının ortaya çıkması söz konusu olabilir. Özellikle hastaların yapmış oldukları bireysel müdahalelerin büyük bir çoğunluğu kulak zarının delinmesiyle sonuçlanır. Bu sorun kalıcı hasarların oluşmasına neden olur ve tedavisi de oldukça zordur. Kulak kiri nedeniyle en çok karşılaşılan hastalıkların başında ise enfeksiyonlar yer alır. Kulak enfeksiyonları, kulak iç yapısına zarar verebilirken, hastanın son derece sancılı bir süreç geçirmesi konusunda doğrudan etkilidir.

Kulak Çubuğu Kullanmak Zararlı Mı?

Kulak çubuğu kullanmak, genel anlamda kulak yapısına ve kulak zarına büyük ölçüde zarar verir. Kulak çubuğu nedeniyle normal bölgesinde bulunan kulak kiri, kulağın iç yapısına itilir ve bulunması gereken yerden uzaklaştırılır. Kulağın iç yapısına herhangi bir maddenin girmesini önleyen kulak kiri, kulak çubuğuyla temizlenerek veya daha iç kısımlara itilerek, kulağın korunmasız kalmasına neden olur. Kulak çubuğunun çok daha derin olarak kullanılması durumunda ise kulak zarının delinmesi gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bu nedenle bilinçsiz bir şekilde kullanılması tamamen zararlıdır. Yüzeysel olarak kullanılması ve hatta mümkünse hiç kullanılmaması, kulak için daha faydalıdır.

Yaşlanmaya Bağlı Olarak Kulak Kirinde Artış Görülür Mü?

Yaşlanmaya bağlı olarak tüm vücutta ciddi değişimler olduğu gibi kulakta da ciddi değişimler gözlemlenir. Bu değişimler nedeniyle kulağın iç yapısına bulunan hücrelerin yapı olarak bozulduğu ve eskisi kadar verimli çalışmadığı görülür. Haliyle bu durum kulakta meydana gelen salgılama olayının düzenli bir şekilde gerçekleşmemesine neden olur. Bu nedenle yaşlanmaya bağlı olarak kulak kirinde önemli bir artış görülebilir.

Kulak Kirinin Bir Kez Yıkanması Sürekli Yıkanmayı Gerektirir Mi?

Kulak kirinin bir defa yıkanması durumunda, tekrar yıkamanın gerekliliği birçok etkene bağlıdır. Hastanın hava olarak kirli bir ortamda yaşaması veya çalışması, kulak bakımına önem vermemesi, kulak temizliği konusunda sahip olduğu kötü alışkanlıklar ve daha birçok durum, kulak yıkama işleminin bir defa daha tekrarlanmasına sebep olabilir. Eğer yıkama işleminden sonra kulak bakımı aksatılmaz ve doğru bir şekilde kulak temizliği yapılırsa, kulak kirinin tekrar yıkanması gibi bir durum söz konusu olmaz.

Kulak temizliği için hangi bölümde muayene olmak gerekiyor?

Kulak kiri nedeniyle öncelikle KBB bölümünde muayene olmak gerekir ve genel olarak temizleme işlemini de KBB uzmanları yaparlar.

Kulak Kiri Temizliğini Evde Yapmak Mümkün Mü?

Kulak kiri nedeniyle kulağın temizlenmesi için evde bazı yöntemler uygulanabilir ancak bu konuda en etkili yöntem, tıbbi yöntemlerden oluşur. Evde yapılacak yöntemlerin yanlış uygulanması ve tam olarak net sonuç vermemesi gibi durumlar söz konusu olabilir. Bu nedenle hastanede temizlenmesi önerilir. Öte yandan reçete ile yazılan ilaçlar sayesinde evde kulak temizliği gerçekleştirilebilir. Kulakların mümkün olduğunca az temizlenmesi ve kendi doğal yapısına bırakılması gerekir. Aksi halde kulak kiri olarak bilinen yapının özelliği bozulabilir, salgılanma oranı artabilir ve çeşitli kulak hastalıklarıyla karşı karşıya kalınabilir.

Kulak Kiri Tedavisi İçin Doğal Yöntemler Bulunuyor Mu?

Kulak kirinin tedavi edilmesi konusunda birçok doğal yöntem bulunur. Bu yöntemler kesin sonuç vermemekle birlikte kulak kirinin çok daha farklı bir hal almasına neden olabilir. Bu nedenle öncelikle bir uzmana danışmak çok daha büyük önem taşır. Doğal yöntemlerin uygulanması konusunda aşırıya kaçılmaması ve sürekli olarak uygulanmaması gerekir. En çok kullanılan doğal yöntemler ise şu şekildedir: Parafin Yağı: Eczanelerde kolayca bulabileceğiniz parafin yağı maddesi, kulak kirinin yumuşamasına ve dışarı doğru akmasına yardımcı olur. Bir çay kaşığı parafin yağını hafif ısıtmanızın ardından kulağınıza damlatabilir ve sonrasında su ile yıkayabilirsiniz. 3 gün boyunca uyguladığınız bu işlem sonucunda kulak kirinizin büyük bir çoğunluğundan kısa sürede kurtulabilirsiniz. Gliserin: Kulak kirinin evde doğal yöntemlerle kulaktan arındırılması konusunda gliserin büyük önem taşır. Bu madde aynı zamanda sağlık kurumlarında da kulak kiri temizliğinde kullanılır. 2 kulağa da 4’er damla damlatılan gliserin, gün içerisinde 2 defa uygulanırsa kesin sonuçlar verir.

Hidrojen Peroksit: Kulak kiri temizlemek için kullanılan hidrojen peroksit maddesinin %3’lük konsantrasyonda olması gerekir. Kulağa birkaç damla damlatılmasının ardından 2 dakika kadar beklenir ve kulak diğer tarafa çevrilir. Kulak içerisinde yer alan kirin büyük bir kısmı kulaktan dışarı çıkar.

Zeytin Yağı: Kulak kirinin yumuşayarak kulak dışına çıkarılması konusunda zeytinyağı oldukça etkili bir yöntemdir. Zeytinyağının gece yatmadan önce kulağa damlatılması ve ardından damlatılan kulağın aksi yönüne yatarak uyunması gerekir. Sabah ise kulaktan ciddi miktarda kulak kirinin dışarıya aktığı rahatlıkla görülür.

Sirke ve Alkol Karışımı: %100 doğal bir sirke ve alkolü aynı miktarlarda bir yerde toplayın ve bunları iyice karıştırın. Bu maddelerin birbirine tam olarak karıştığından emin olduğunuzda ise pamuk yardımıyla kulağınıza damlatın. Ardından 30 dakika sonra ılık suyla kulağı temizleyin.

Kulak Kiri Kulak Çınlaması Yapar Mı?

Kulakların düzenli aralıklarla temizlenmesi gerekir. Özellikle duştan sonra, kulak kiri nemli iken kaliteli bir peçete ile bu temizliğin yapılması oldukça önemlidir. Normal koşullarda kulağı mikroplardan koruyan bu yapı, temizlik yapılmadığı takdirde kanalın içine doğru akmaya başlar. Çok az akış olsa dahi bir miktar kulak çınlamasının meydana gelmesi mümkündür. Akut gelişen, bir anda da kaybolan kulak çınlamalarının başlıca sebebi kulak kiridir.

Kulak Kiri Tedavisi Fiyatı Neye Göre Belirlenir?

Kulak kiri temizliği oldukça kolay ve ucuz bir işlemdir. Bu konuda uzman olan bir KBB doktoru, özel bir makine ile kulak içi kanalı yıkar ve kirleri çıkartır. Herhangi bir anestezi işlemi uygulanmaz, hasta yatırılmaz. Kısacası kulak kiri tedavisinin fiyatını gidilen kurum belirlemektedir. Devlet hastanelerinde sigorta kapsamında yapıldığından dolayı çok daha ucuzdur.

Kulak Kiri Baş Dönmesi – Dengesizlik Yapar Mı?

Vücudun denge merkezi iç kulaktır. Kulak kirinin iç kulağa kadar akması çok nadiren karşılaşılan bir durumdur. Eğer kulak kiri iç kulağa kadar hareket etmiş ise hassas kemiklerde dengesizlik olacağından dolayı vücutta da dengesizlik olacaktır. Dengesizlikle beraber de baş dönmesinin ortaya çıkması oldukça olasıdır.