Göz Kaşıntısı Tedavisi

Göz Kaşıntısı Tedavisi
Göz Kaşıntısı Tedavisi

 

İnsan gözü oldukça gelişmiş bir yapıdır. Tabakalardan, merceklerden, sinirlerden ve merkezlerden oluşur. Sağlıklı bir insanın gözü altı metre uzaklıktan bir santimetre kadar anlamlı şekilleri tespit edebilir. Çok daha uzak bir mesafeden ise anlamsız noktaları ayırt edebilir. Oldukça gelişmiş bir organ olan göz aynı zamanda da bir o kadar hassastır. Birçok travma, nörolojik sorun, hastalık ve sendrom görme sağlığını – kalitesini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilir.

Gözün oldukça hassas bir organ olması onlarca ve hatta yüzlerce etken tarafından baskı altında tutulmasına sebep olur. Evrimsel süreç göz yapısının bu sürekli etki eden faktörlere karşı direnç geliştirmesini sağlasa da göz kaşıntısı gibi basit belirtiler hala devam etmektedir. İnsanların neredeyse tamamı hayatlarının bir döneminde ve hatta günün rasgele bir saatinde göz kaşıntısı yaşayabilmektedir. Göz kaşıntısı bazı insanlarda ise kroniktir ve tedavi edilmesi mecburidir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Sezgin Ceylan

Göz Kaşıntısı Tedavisi Hakkında

İnsanın evrim süreci içerisinde geliştirdiği en önemli organlardan birisi gözdür. Oldukça basit ancak bir o kadar da karmaşık ve özel yapısı, göz içerisinde veya çevresinde ortaya çıkan sorunların mecburi olarak tedavisini gerektirir. Göz, alternatif tıp yöntemleri ile tedavi edilebilecek bir organ değildir. En ufak bir yanlış uygulama kalıcı olarak kısmi ya da tam görme kayıplarını ortaya çıkarabileceği için tıbbi tedavi mecburidir.

Göz kaşıntısı tedavisinde insanlar ilk birkaç gün tereddüt ederler. Parmaklarını gözlerine değdirerek ya da bir şekilde etrafından kaşıyarak müdahale etmeye çalışırlar ki bu oldukça yanlıştır. Göz, her yere temas eden parmaklar ile kaşınamayacak kadar özeldir. Mikroplara, travmalara ve hatta ufak baskılara karşı dahi dayanıksızdır. Göz kaşıntısı tedavisi de eğer birkaç saatten daha fazla sürüyorsa göz hekimleri tarafından gerçekleştirilmelidir.

Göz Kaşıntısı Nedir?

Deri, hayati organları kaplayan bir koruyucudur. Basit zararlılara karşı organları koruyarak büyük bir iş yapar. Ancak daha önemli bir görevi vardır ki bu da bazı tehlikeleri önceden beyne haber vermektir. Derinin tamamını kaplayan reseptörlere herhangi bir uyarıcı etki ettiğinde kaşıntı hissi oluşur. Bu, kişinin o tarafa doğru dikkat kesilmesini sağlar. Derinin tamamında olduğu gibi gözde de bu reseptörlerden bulunmaktadır. Doğrudan gözün beyaz kısmında olmasa da gözün çevresinde, göz kapağının üstünde ve içerisinde…

Göz kaşıntısı ani bir uyarana ya da gelişimsel bir soruna karşı gözdeki reseptörlerin verdiği tepkidir. Görme kalitesini etkileyebilecek, kısmi ya da tam görme kayıplarına sebep olabilecek faktörler böylece önceden tespit edilebilir. İlgili reseptörler oldukça hassas olduklarından dolayı esasen hiçbir zarar vermeyecek ufak bir toz taneciği dahi göz kaşıntısı yapabilir. Ancak bazı kanser türlerinde ve nörolojik hastalıklarda da göz kaşıntısı ile karşılaşılmaktadır. Burada önemli olan gözün ne zaman, ne süre ile nereden ve ne şiddette kaşındığıdır. Bazen oldukça basit iken bazen de bir o kadar karmaşıktır.

Göz Kaşıntısı Neden Olur?

Gözün çok hassas ve korunması gereken bir organ olması; hayatın devamlılığı ve konforu noktasında çok büyük katkılar sunması göz üzerinde ya da çevresinde ortaya çıkabilecek her türlü basit veya tehlikeli sorunun bir belirtisi olmasına sebep olmaktadır. Bu belirtilerden en basiti ve en hızlı hissedileni ise kaşıntıdır. Günlük yaşam şartları, hastalıklar, sendromlar ve alerjiler düşünüldüğünde göz kaşıntısını ortaya çıkarabilecek yüzlerce farklı faktör saymak mümkündür. Ancak göz kaşıntılarının yüzde doksan dokuzdan fazlası beş – altı adet nedeninin bir sonucudur.

Gözün odaklanmış bir görüntü elde edebilmesi ve gözün direkt olarak toz temasından – yabancı madde temasından korunabilmesi ancak gözyaşı ile mümkündür. Gözün nemli ve kaygan tutulmasından sorumlu olan bu özel sıvının herhangi bir sebepten ötürü az salgılanması ya da yeteri kadar salgılanıyor olmasına rağmen gözün üzerindeki tabakadan uçup gitmesi beraberinde göz kaşıntısını getirmektedir.

Günlük yaşam şartları veya mevsim geçişlerinde ortaya çıkan partiküllü hava beraberinde göz kaşıntılarını getirmektedir. Polenler başlıca göz kaşıntısı kaynağıdır. Ayrıca tozlu ortamlar, sigara dumanı, baca dumanı ya da buna benzer her türlü olgu da göz kaşıntısını ortaya çıkarabilmektedir. Alerji kaynaklı olan bu kaşıntılar aynı zamanda gözün aşırı yaşarmasına da sebep olmaktadır. Gözün içerisindeki ve etrafındaki dokulara temas eden toz, polen ya da duman histamin salgısını artırır. Bu madde de gözün kaşınmasına sebep olur.

Gözün üst tabakasına etki eden enfeksiyon hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları sonucunda ortaya çıkan iltihaplı yapılar da gözün olumsuz şekilde uyarılmasına sebep oldukları için göz kaşıntısına sebep olabilmektedirler. Bu tip göz kaşıntılarında gözler kızarır ve akıntı olur.

Gözün etrafına sürülen bazı kremler, sürekli lens kullanımı, lensin uygun olmayan koşullarda takılması, gözlük derecelerinin yanlış olması gibi durumlar da göz kaşıntısıyla birlikte diğer bazı belirtilere sebep olmaktadır.

Fazla ışık yayan bir kaynağı ya da aşırı beyaz bir ışık kaynağına belirli bir süreden uzun bakılması gözde yanma ile beraber kaşıntıyı da ortaya çıkarmaktadır.

Dermatit veya egzama gibi hastalıklar da gözü tuttuklarında kaşıntıya sebep olabilmektedirler. Göz kapağındaki kistler, göz kapağı hastalıkları ve bazı bağ doku sorunları da göz kaşıntısına sebep olmaktadır. Özellikle göz kapağındaki kist oluşumları uzun süreli göz kaşıntısını ortaya çıkarmaktadır.

Gözün en dışındaki yapı pürüzsüzdür. Pürüzsüz olması gözyaşı tarafından da garanti altına alınır. Ancak bazı travma durumları (yüze darbe alınması, göze sivri bir maddenin temas etmesi vb.) pürüzsüz yapının bozulmasına sebep olabilir. Dışarıdan fark edilemeyen basit bir çizik dahi göz kapağının hareketini sabote ettiği için sürekli kaşıntıları ortaya çıkarabilir. Bu tür kaşıntılar uyanıkken fazla; uyurken ise sıfıra yakındır.

Çok nadiren karşılaşılsa da gözün arkasındaki ya da etrafındaki sinir uçlarını etkileyen hastalıklar da uzun süreler boyunca göz kaşıntılarını ortaya çıkarmaktadır. Gözün iç dokusunu uyaran bir maddenin serbestçe salınmasına sebep olan bu hastalıklar göz hekimleri ve nöroloji uzmanları tarafından tedavi edilmektedir. Gözün kaşınmasına sebep olan bu faktörlerden bir kısmı birkaç dakikalığına göz kaşıntısını ortaya çıkarırken bazıları da aylar boyunca ara ara şiddetlenen kaşıntıları ortaya çıkarmaktadır. Göz kaşıntısına sebep olan faktörün tam olarak tespit edilmesinde gözün ne kadar süredir kaşındığı ve ne zaman kaşınmaya başladığı çok önemlidir.

Göz Kaşıntısı Tedavi Türleri

Göz kaşıntısı akut olarak ya da kronik olarak gelişebilir. Geliştikten sonra el hareketleri ile ortadan kaldırılmaya çalışılsa da bazen yüzeysel bir kaşıntıdan ziyade gözün içinden gelen bir kaşıntı söz konusudur. Kaşıntının türünü, sürekliliğini ve şiddetini kaşıntıya sebep olan faktör belirler. Göz kaşıntılarının neredeyse yüzde doksandan daha fazla birkaç dakika içerisinde ortadan kalkar çünkü göz kaşıntısına sebep olan faktörlerin gözyaşı tarafından bertaraf edilmesi birkaç dakika sürer. Gözdeki koruyucu yapılar daha ilk kaşıntı ortaya çıktığında harekete geçer. Gözün, göz kaşıntısına karşı ilk tepkisi genelde gözün yaşartılması olmaktadır ki bu oldukça efektif ve çoğu zaman da işe yarayan bir çözümdür. Eğer göz kaşıntısı birkaç saatten fazla ve özellikle de birkaç günden fazla sürüyorsa mutlaka doktora başvurulması gerekmektedir.

Tedaviler damlalardan, ilaçlardan, dışarıdan yapılan soğuk uygulamalardan ve cerrahi müdahalelerden oluşmaktadır. Çok daha ileri vakalarda göz merceğinin yapay mercekler ile değiştirilmesi de söz konusudur.

Göz Hijyeninin Sağlanması

İnsan vücudu birçok tehlikeli organizmanın saldırısı altındadır ancak vücudun kendini koruma kapasitesi de oldukça yüksek olduğundan dolayı bu mikroorganizmalar ciddi sorunlar ortaya çıkaramaz. Deri, ağız, burun ve kulak için büyük ölçüde geçerli olan bu durum söz konusu göz olduğunda geçerliliğini bir nebze olsun yitirmektedir. Göz oldukça hassas bir organdır ve hassaslığı hijyen konusuna azami özeni gerektirir. Göz kaşıntılarının yüzde yetmiş kadarı göz dokularına alerjik reaksiyon yaşatan mikroorganizmalardan ve yapılardan kaynaklanır. Histaminin salgısını artıran bu mikroorganizmalar, göz hijyeninin sağlanması ile azaltılabilir. Alınabilecek bazı önlemler şunlardır:

  • Tozun, dumanın ya da polenin; göze hava yoluyla ya su yoluyla temas edebilecek her türlü partiküllü maddenin bulunduğu ortamlardan uzak durulmalıdır. Eğer uzak durulamıyorsa da gözü tamamen kapatan şeffaf koruyucu gözlükler kullanılmalıdır.
  • İnsanların büyük bir bölümü farkında olmasa da parmakları ile sürekli gözlerine ya da göz çevresine temas etmektedirler. Parmak uçları göz ile bakıldığında temiz görülse dahi bu yapılmamalıdır. El iyice dezenfekte edilmeden kesinlikle göze dokundurulmamalıdır. Ayrıca göze dokunulmasa dahi el yıkama alışkanlık haline getirilmelidir.
  • Gözlükler ve lensler hijyenik ortamlarda saklanmalıdır. Özellikle lensler takılmadığı müddetçe solüsyonu her gün değiştirilen kaplarında tutulmalıdır. Çıkartırken ve takarken de hijyen koşullarına azami özen gösterilmelidir.
  • Başka insanların kullandığı kozmetik ürünler kesinlikle kullanılmamalıdır. Özellikle göz kalemleri ve süngerler bu kurala dahildir.
  • Göz bir bez ya da peçete ile temizlenecekse: bez mutlaka dezenfekte edilmiş olmalıdır. Paketinden yeni çıkarılmış olması göz hijyeni açısından yeterli değildir. Eğer peçete kullanılacaksa da bunun alkollü ıslak mendil olması sağlanmalıdır. Alkolsüz ıslak mendiller kesinlikle kullanılmamalıdır.

Göz, genel hijyen kurallarına ek birkaç madde daha gerektirmektedir ki bu maddelere alışkanlık kazanıldığında göz kaşıntıları büyük oranda ortadan kalkacaktır.

Alerji Damlalarının Kullanılması ve Diğer İlaç Tedavileri

Üst solunum yollarını ya da doğrudan doğruya gözü etkisi altına alan alerjik reaksiyonlar göz çevresinin kızarması, beyaz dokunun kızarması, gözün yaşarması ve kaşıntı gibi belirtileri ortaya çıkarmaktadır. Alerjik reaksiyonları sürekli olarak yaşayan insanların görme kabiliyetleri reaksiyon süresi boyunca ciddi manada azalmaktadır. Doktorlar da böyle bir sorunun sürekli gelişme halini göz önünde bulundurarak alerjik reaksiyonları durduran ilaçlar yazmaktadır. Eğer üst solunum yollarından kaynaklanan bir göz kaşıntısı söz konusu ise çeşitli spreyler; doğrudan gözden kaynaklanan bir alerjik reaksiyon söz konusu ise de damlalar kullanılmaktadır. Damlalar göz yüzeyini temizlerken aynı zamanda histamin üretimini de durdurmaktadır. Böylece kızarıklık kalsa da kaşıntı ve göz yaşarması ortadan kalkmaktadır. Çoğu zaman anlık olarak gelişen göz kaşıntılarının sebebi de göz kuruluğudur. Gözyaşı sıvısının yeteri kadar göz tabakasına verilmemesinden ya da verilse dahi kaybolmasından kaynaklanan bu durum da göz damlaları ile ortadan kaldırılır.

Eğer göz kaşıntısını ortaya çıkaran faktör iltihaplı bir hastalık ise ağız yoluyla alınan antibiyotiklere ek olarak bazı temizleyici ve yatıştırıcı göz damlaları da kullanılmaktadır. Yani kullanılacak ilaçlar göz kaşıntısının sebebine göre belirlenmektedir. Çoğu zaman yalnızca alerji ilacı olarak göz damlası; bazen de alerjik damla ile beraber antibiyotikler de kullanılmaktadır.

Soğuk Uygulamalar

Gözün kaşınmasına sebep olan alerjik reaksiyonların birçoğu sıcak havada gerçekleşir. Tozlu ortam vb. durumlarda hava koşulları pek etkili olmasa da göz kaşıntısı ortaya çıktıktan sonra yapılacak ilk şeylerden birisi (özellikle de kaşıntı bir saatten daha uzun süredir devam ediyorsa) göz etrafına soğuk uygulaması yapılmasıdır. Bu uygulama bir poşetin içerisine birkaç tane buz parçası koyarak kolayca yapılabilir. Ayrıca buzlukta bekleyen donmuş gıdalar da gözün etrafına dokundurulabilir. Soğuk uygulamaları yaparken şunlara dikkat edilmesi gerekmektedir:

  • Soğuk torba göz kapaklarına doğrudan temas ettirilmemelidir. Soğuk maddenin temas ettirileceği yerler kaş, şakaklar ve gözaltı torbalarının oluştuğu bölgelerdir. Bu bölgelerin soğumasıyla kan damarları daralacağı için kaşıntı duracaktır.
  • Soğuk madde yarım dakika temas ettirilmeli sonrasında ise ya ara verilmeli ya da başka bir bölgeye geçilmelidir. Uzun süre temas ettirilmesi hissizlik ve yanık gibi durumları ortaya çıkarabilir.
  • Eğer soğuk uygulama on dakika kadar yapıldıktan sonra göz kaşıntısında azalma olmuyor ya da ortam ısındıkça kaşıntı tekrar geliyorsa doktora başvurulmalıdır.

Cerrahi Uygulamalar

Göz kapaklarının birinde ya da ikisinde; nadiren de her iki gözde aynı anda kist oluşumu gözlenebilir. Oldukça yavaş gelişime sahip olan bu kistler, görsel bir belirti ve acı vermeden önce gözün kaşınmasına sebep olur. Kaşıntı, gözün merkezinden dışarıya doğru hareket eder. Kişi eliyle göz kapağını kaşısa dahi kaşıntı hissi ortadan kalkmaz. Bu tür kist oluşumlarının tespit edilmesi halinde cerrahi uygulama mecburidir. Cerrahi uygulamada geç kalınırsa kistin göz kapakları arasında geçiş yapması ve diğer bazı olumsuz belirtileri ortaya çıkarması mümkündür.

Göz kaşıntısının tedavi edilmesi amacıyla uygulanan cerrahi uygulamalar oldukça basittir. Göz çevresi ve kapaklar lokal anestezi ile uyuşturulur. Sonrasında ise özel aletlerle göz kapakları ile kornea arasındaki mesafe artırılır. Ufak bir kesi yapılarak kist dokusu çıkarılır ve yine özel dikişlerle kesi kapatılır. Tüm işlem yaklaşık olarak yirmi dakika sürer. Ameliyata dair tüm sorunlarla beraber birkaç gün içerisinde kaşıntı da tamamen ortadan kalkar.

Göz Kaşıntısı Tedavi Öncesi

Göz kaşıntısı ile insanların sürekli olarak karşılaşıyor olması doktora başvurma noktasında tereddütlerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Böylesine basit bir belirti için doktora mı gidilir düşüncesi oldukça yaygındır. Kaşıntı bir günden daha fazla süredir devam ediyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Alerjik reaksiyon belirtileri eşlik ediyorsa dahiliyeye ya da aile hekimine; yalnızca gözlerde kaşıntı var ise de doğrudan göz doktoruna başvurulmalıdır. Göz kaşıntısının sebebinin anlaşılabilmesi için fiziki muayene ve cihazlı muayene gerçekleştirilir. Çok nadiren görüntüleme tekniklerinden yararlanılır. Tedaviden önceki süreç oldukça basittir ve genelde tek bir seans ile hem sorunun teşhisi hem de tedavisi mümkündür.

Tedavi yöntemleri arasında tercih yapılmasını sağlayan da tedaviden önceki hazırlık sürecidir.

Fiziki Muayene

Hastaların göz doktoruna başvurmasının temel sebebi ya çok uzun süredir devam eden kaşıntı ya da aniden başlayan şiddetli kaşıntıdır. Her ikisinin de altında belli sebepler yatmaktadır. Göz doktoru önce hastanın şikayetlerini dinler. Hastanın öyküsü, kaşıntıya sebep olan faktörün bulunmasında çok önemlidir. Bu konunun üzerinde özel olarak durulur. Sonrasında ise şüphelere göre göz kapakları, göz çevresi ve diğer bazı noktalar kontrol edilir. Eğer gerekiyorsa da görüntüleme tekniklerinden yararlanılarak kist varlığı saptanmaya çalışılır. Gözün hareketleri ışık kaynağı ile takip edilir. Ayrıca farklı açılardan kornea yırtığına ya çiziğine dair belirti de aranır. Fiziksel muayene ile oluşan şüpheler bazı testler ile doğrulanmak zorundadır.

Göz Tetkikleri

İlk önce alerjik reaksiyon için testler gerçekleştirilir. Bu test göze zarar vermeyecek şekilde, göz etrafına alerjik bazı maddelerin çok az miktarda sürülmesi ile gerçekleştirilir. Eğer hastanın öyküsünde de alerjik reaksiyon şüphesi var ise bu gerçekleştirilir. Eğer yok ise göz özel olarak temizlendikten sonra kaşıntının devam edip etmediği tespit edilir. Ediyorsa da standart göz tetkikleri gerçekleştirildikten sonra daha detaylı olarak görüntüleme tekniklerinden yararlanılır. Kornea sorunları bu tetkikler ile anlaşılabilmektedir. Eğer geçmeyen, şiddeti azalmayan ya da artmayan bir kaşıntı var ise söz konusu büyük ihtimalle kornea çizilmesi olduğundan dolayı, korneanın tüm yüzeyi bu açıdan incelenir ve değerlendirilir.

Göz Kaşıntısı Tedavi Sonrası

Göz kaşıntısı tedavisi yüzde doksan oranında damlalarla ya da oral yolla alınan ilaçlarla yapılmaktadır. Doğal olarak muayeneden hemen sonrasını tedavi sonrası olarak değerlendirmek mümkündür. Göz kaşıntısı tedavisi sonrasında hastanın yapacağı pek bir şey bulunmaz. Gözünün genel sağlığına dikkat etmesi yeterlidir. Eğer kist ameliyatı gerçekleştirilmiş ise güneş ışınlarından, tozlu ortamlardan ve polenlerden bir süre uzak durulmalıdır. Göze su değdirilmemeli, umumi ortamlarda bulunulmamalıdır.

Enfeksiyon riski ortadan kalktıktan sonra (bir hafta kadar sonra) hasta normal yaşamına sorunsuz şekilde dönebilir. Eğer ilaçlarla tedavi gerçekleştirilmiş ise tedaviden sonra kaşıntıyı ortaya çıkaran faktörlere karşı bazı önlemler alınmalıdır.

Ortam Şartlarının Düzenlenmesi

Göz kaşıntısı genelde tozlu ortamlarda ya da dış ortamda çalışanlarda görülmektedir. Tozlar, polenler, yabancı maddeler başlıca göz kaşıntısı sebepleridir. Ayrıca pis ve partikül içeren her ortam göz sağlığı açısından tehlikelidir. Gözün, kendisine yönelik tehlikelere karşı uyarı verme tarzı olan kaşıntı dikkat alınmalı ve göz kaşıntısı tedavisinden sonra çalışılan ya da yaşanılan ortam şartları düzenlenmelidir. Aşırı sıcak çalışma ortamları söz konusu ise her yarım saatte bir kez mola vermek faydalıdır.

Gözün kurumasına sebep olan temel faktörlerden birisi aynı noktaya ya da yakın noktalara uzun süre boyunca dikkatli bakılmasıdır. Genelde bilgisayar başında çalışanlarda meydana gelen bu durum, göz kaşıntısı tedavisinden sonra ortadan kaldırılmalıdır. Ekrana bakılması zorunluysa bile tek bir noktaya bakmak yerine gözü ara sıra ekranın farklı noktalarına odaklamak faydalı olacaktır. Göz doktorundan göz kurumasını engellemek için tavsiyeler alınmalıdır.

Toz, polen ya da her türlü partikül içeren ortamda çalışılacaksa gözü tamamen kapatan koruyucu gözlükler kullanılmalıdır.

Kozmetik Ürünlerin Kullanımı

Kozmetik ürünler (en azından kaliteli olanları) göz sağlığını ve deri sağlığını korumayı da göz önünde bulundurmaktadır. Alerjik reaksiyonlar ve hastalıklara sebep olma noktasında Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok kurum, kuruluş ve ülke kozmetik ürün üreticilerini denetlemekte; kozmetik ürünleri ise testlere tabi tutmaktadır. Yapılan testler kozmetik ürünleri kullananların çok büyük bir bölümünü kapsasa da bazı insanlar test gruplarının özellikleri taşımadıkları için kozmetik ürünlerden dolayı göz kaşıntısı yaşayabilirler. Eğer uygulanan tedavi süresi boyunca göz kaşıntısının temel sebebinin kozmetik ürünler olduğu saptanmış ise bu ürünler kullanılmamalıdır. Eğer sebep kozmetik ürünler değilse de en azından ilaç tedavisi tamamlanana kadar kullanım kesilmelidir. Kozmetik ürünler tekrar kullanılmaya başladıklarında da başkalarının ürünleri kesinlikle cilde temas ettirilmemeli; gözün beyaz kısmına yakın bölgeler kozmetik ürünlerden korunmalıdır.

Lens ve Gözlük Kullanımı

Lens, gözlük kullanmaktan imtina edenlerin başvurdukları bir yöntemdir. Estetik açıdan ciddi avantajlar sağlasa da maksimum seviyede hijyen isteyen bir üründür. Lens oksijen geçirgenliğine ve kullanan kişinin gözyaşı kanallarının durumuna bağlı olarak zaman içerisinde göz kuruluğunu ortaya çıkarabilir. Bu kuruluk sebebiyle ortaya çıkan kaşıntının tedavi edilmesinden sonra lens kullananların bazı hususlara azami özen göstermesi gerekmektedir. Gösterilmediği takdirde başta göz kaşıntısı olmak üzere çok daha ciddi görme sorunlarının ortaya çıkması mümkündür:

  • Eğer bilgisayar başında çalışılacak, kitap okunacak ya da bunlara benzer dikkat gerektiren hususlar yapılacaksa lens yerine gözlük tercih edilmelidir.
  • Lensi takarken ve çıkarırken eller antibakteriyel bir sabun ile yıkanmalıdır.
  • Bir lens çifti bir aydan daha uzun süre kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Herhangi bir sebeple yere düşen lens, solüsyonda bekletilse dahi kullanılmamalıdır.
  • Lens kabındaki lens solüsyonu günlük olarak değiştirilmelidir.
  • Gözün yapısına uygun bir solüsyon kullanılmalıdır.
  • Eğer tüm hijyen ve kullanım kurallarına dikkat edilmesine rağmen gözde rahatsızlık oluşuyorsa lens kullanımı tamamen bırakılmalı ya da başka bir marka denenmeye başlanmalıdır.
  • Gözlük kullananlar ise göz kaşıntısı açısından daha rahattır. Genelde kaşıntının sebebi şakaklarda gözlük çerçevesinin temas ettiği noktalardadır. Böyle bir kaşıntının ortaya çıkmaması için de yanlardan aşırı sıkan bir gözlük çerçevesi tercih edilmemelidir. Ayrıca gözlük camları toz toplama eğilimindedir. Gözlükler her gün uygun bir bezle mutlaka silinmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Göz kaşıntısıyla her insan her gün karşılaşır ya da karşılaşabilir. Çok yaygın ve genelde geçici bir sorundur. Bu sebepten ötürü insanlar görmezden gelme eğilimindedir ancak dikkat edilmezse ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bir günden daha uzun süren göz kaşıntılarının altında farklı sebepler yatmaktadır. Bu durumdaki insanların ya da göz kaşıntısı tedavisi görmüş insanların aklındaki soruların spesifik başlıklar altında cevaplandırılması faydalı olacaktır.

Göz kaşıntısı için hangi damla kullanılır?

Göz kaşıntısının ortaya çıkmasından sonra, göz kaşıntısına eşlik eden diğer belirtilere ve testler sonucunda elde edilen bulgulara göre iki tür damla kullanılır. Bunlardan birincisi gözün kurumasına bağlı olarak ortaya çıkan göz kuruluğunu gidermek amacıyla kullanılan, göz yaşını taklit etmesinin yanında mikroorganizmaları da ortadan kaldıran damlalardır. Eğer gözü de etkileyen bir alerjik reaksiyondan kaynaklanan göz kaşıntısı söz konusu ise anti alerji ilaçları kullanılmaktadır. Bu ilaç – damla grubuna antihistaminik damlalar denmektedir.

Göz kaşıntısına ne iyi gelir?

Göz kaşıntısı bir anda ortaya çıkmış ise yapılması gereken şey bulunulan ortamın değiştirilmesidir çünkü ortamdaki bir maddenin alerjik reaksiyon oluşturmuş olma ihtimali yüksektir. Sonrasında ise yüzün soğuk su ile yıkanması göz kaşıntısına bir miktar iyi gelecektir. Eğer kaşıntı bu iki önleme rağmen geçmiyorsa gözyaşı damlası kullanılmalıdır. Birkaç saatten daha uzun süren ve şiddetini artıran kaşıntılarda ise mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Göz kaşıntısı ve kanlanması – şişmesi beraber görülür mü?

Göz kaşıntısını ortaya çıkaran sebeplerin başında alerjik reaksiyonlar gelmektedir. Birçok alerjik reaksiyon, üst solunum yollarını etkileyen alerjik reaksiyonlar da dahil olmak üzere, yüzün kızarmasına veya şişmesine sebep olmaktadır. Doğrudan gözü etkileyen alerjik reaksiyonlarda sinüslerin de etkilenmesi mümkündür. Doğal olarak gözün çevresinde kızarma ve göz altı torbalarının olduğu bölgede bir miktar kızarma oldukça normaldir. Kaşımaya veya baskıya bağlı olarak; bölgedeki kan akışının artmasının da etkisiyle beyaz dokuda kanlanma da olabilir. Kısacası göz kaşıntısına kanlanma ve şişme ile beraber kızarma da eşlik ediyorsa bu alerjik reaksiyon göstergesidir.

Göz kaşıntısı ve ağrısı nasıl geçer?

Göz kaşıntısının ortaya çıkmasından hemen sonra bölgedeki sıcaklığın düşürülmesi kandaki ve dokulardaki hareketlenmeyi yavaşlatacağından dolayı kaşıntı azalacaktır. Yapılacak ilk şey yüze temas etmiş olan yabancı madde varlığını ortadan kaldırmak için yüzün yıkanmasıdır. Sonrasında ise göz damlası ya da lens solüsyonu kullanılarak kornea yüzeyi temizlenmelidir. Bazı durumlarda soğan doğrayarak ağlamak bile oldukça faydalı olmaktadır. Ağrı için yapılması gereken şey ise karanlık bir ortamda beklemek ya da ağrı kesici içmektir.

Göz kaşıntısı niye olur?

Göz kaşıntısının sebepleri arasında aslan payı alerjik reaksiyonlarındır. Toz, duman ya da polen göz kaşıntısını ortaya çıkarabilir. Bazen de korneanın çizilmiş olmasından dolayı aylarca süren göz kaşıntısı ile karşılaşılabilir ki bu oldukça nadirdir. Bazı nörolojik hastalıklar, sıcak – soğuk hava değişimi ve kozmetik ürünler de göz kaşıntısını ortaya çıkaran sebepler arasındadır.

Göz kaşıntısı neye işarettir?

Göz kaşıntısının ortaya çıkmasından ve rahatsız etmeye başlamasından sonra ilk önce ortama bakılmalıdır. Genelde toz, duman ya da polen göz kaşıntısını ortaya çıkarmaktadır. Eğer ortam şartları ile ilgili bir durum yoksa göz kuruluğunun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bu da yoksa nörolojik hastalıklar, iltihaplar, üst solunum yolu enfeksiyonları ve yanlış lens kullanımı gibi sebepler de araştırılmalıdır. Yani göz kaşıntısı oldukça fazla sebebe bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Bebeklerde göz kaşıntısı ve kızarıklık neden olur?

Özellikle kendi başına hareket etmeye başlamış bebeklerde göz kaşıntısının başlıca sebebi parmakları ile mikroorganizmaları göz florasına taşımalarıdır. Gözlerinin kaşındığını da anlatamamaları, uzun bir gelişim süresinin sonunda iltihaplı hastalıkları ve akıntıları ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca alerjik reaksiyonlar da bebeklerdeki göz kaşıntısının diğer sebepleridir.

Göz kaşıntısı ve sulanması neden olur?

Gözyaşı, göze temas eden her türlü yabancı maddenin uzaklaştırılmasından sorumludur. Normal şartlar altında göze temas eden bir toz taneciği bir damla gözyaşı ile ortadan kaldırılabilir. Ancak bazı ortamlar yabancı madde açısından zengin; bazı insanlar da yabancı maddelere karşı hassastır. Göz kaşıntısı ile beraber görülen göz sulanması tamamen yabancı bir maddenin göze temas etmesinden kaynaklanmaktadır.

Göz kapağı kaşıntısı, göz kaşıntısı mıdır?

Göz kaşıntısı dendiğinde insanların aklına gelen şey gözün beyaz kısmının ya da iç kısmının kaşınmasıdır. Bu, sinir dokularının bulundukları bölgeden dolayı imkansızdır. Göz kaşıntısı, göz kapağının üzerindeki ya da gözün kenarlarındaki dokuların kaşınmasıdır. Göz kapağının iç tarafı da dahil olmak üzere göz kapağı kaşıntısı, göz kaşıntısı olarak ifade edilmektedir.

Göz kaşıntısına limon iyi gelir mi?

Limon suyu asidik bir maddedir. Asidik maddeler ile kornea dokusunun temas ettirilmesi oldukça kötü sonuçlar ortaya çıkarabilir. Gözün yabancı bir maddeden dolayı yandığı durumlarda göz kapakları tamamen kapalı iken limon suyunun damlatılması, gözün dış yüzeyinde yuvalanan kaşıntı – yanma kaynağının ortadan kaldırılması açısından faydalıdır. Limon suyu göz çevresine damlatıldıktan sonra göz kapakları açılmadan bol su ile mutlaka yıkanmalıdır.

Göz kaşıntısı ve batması nasıl geçer?

Kornea yapısı göz kapakları açık iken hava ile doğrudan temas eder. Bu temasın bir sonucu olarak kornea dokusuna yabancı maddeler dokunabilir. Çoğu zaman oldukça küçük olan bu maddeler gözyaşı salgısı sayesinde gözden uzaklaştırılır ve göze rahatsızlık vermez. Ancak büyük bir madde (kirpik vs.) korneaya temas ederse ve gözün alt taraflarına doğru inerse batma hissiyatı oluşur. Bunu geçirebilmenin yolu göz damlası kullanmak ve doktora gitmektir. Temas eden madde çıkarılmadığı müddetçe batma hissi devam edecektir.

Göz kaşıntısı için hangi doktora gidilir?

Göz kaşıntısı için devam eden alerjik bir reaksiyon var ise aile hekimine ya da dahiliye doktoruna başvurulabilir. Bir anda ya da şiddetli şekilde ortaya çıkan göz kaşıntısı var ise de doğrudan göz doktoruna başvurulmalıdır. Eğer aile hekimi veya dahiliye doktoru bunun doğrudan göz ile alakalı olduğuna karar verirse sevk işlemi göz polikliniğine yapılacaktır.

Göz kaşıntısının tedavisi ne kadar sürer?

Göz kaşıntısının tedavisi amacıyla verilen damlalar genelde kaşıntı tamamen ortadan kalkana kadar devam eder ki bu da yaklaşık olarak bir haftayı ifade etmektedir. Antibiyotik kullanımı söz konusu ise üç hafta yeterlidir. Eğer kist ameliyatı gerçekleştirilmiş ise tam iyileşme yaklaşık olarak iki haftada tamamlanır.

Göz kaşıntısının bitkisel tedavisi var mı?

Göz kaşıntısının bitkisel tedavisinde amaç alerjik reaksiyona sebep olan faktörlerin bitkiler yardımıyla kalıcı olarak temizlenmesidir. Bu amaçla da birden fazla bitkisel yöntem uygulanabilir ancak bunları uygulamak için mutlaka göz hekiminden onay alınmalıdır.

On – on iki adet papatya dalı bir bardak suyun içerisinde kaynatılır. Yaklaşık bir dakika kaynadıktan sonra paketinden yeni çıkarılmış bir pamuğa emdirilir ve sonrasında gözler açık iken korneaya temas ettirilmeden sürülür.

Dilimlenmiş salatalığın gözlerde on dakika kadar bekletilmesi de göz kaşıntısını ortadan kaldırabilmektedir. Salatalık doğranmadan önce soğutulursa çok daha faydalı olacaktır.

Siyah çay demlenir ve suyu süzülür. Sonrasında ise posası iyice soğutulur. Posa kalıp haline getirildikten sonra hafif ıslatılarak gözlerin üzerine konur. Göz kapakları kapalı olmalıdır. Bu uygulama genelde oldukça faydalı olmakla birlikte göz kaşıntısının sebebi alerjik reaksiyonlar değilse etkisiz kalmaktadır.

Kesilen bir dilim patatesin gözün etrafına sürülmesi de bazı durumlarda göz kaşıntısını tamamen ortadan kaldırabilmektedir. Patates dilimi hareket ettirilerek göz kapaklarına ve gözün etrafına sürülmelidir.

Göz kaşıntısı ne kadar süre devam eder?

En sağlıklı insan bile günün bir diliminde mutlaka göz kaşıntısı ile karşılaşmaktadır. Bu durum oldukça olağandır ve günde birkaç kez rasgele zamanlarda görülmesi normal olarak kabul edilir. Sorun olan göz kaşıntısının bir anda çok şiddetli olarak ortaya çıkması ya da sürekli olarak devam etmesidir. Sürekli devam eden göz kaşıntıları kornea çizilmesi ya da göz kapağı kisti kaynaklı olmaktadır ki bu göz kaşıntıları çok uzun süreler boyunca devam edebilir. Tedavi gerçekleştirilmeden de ortadan kaldırılmaları güçtür. Akut olarak gelişen göz kaşıntısı ise alerji kaynaklıdır. Alerjiye sebep olan faktörün ortamdan temizlenmesi ya da göz damlası kullanılması ile kaşıntı tamamen ortadan kalkar.

Göz kaşıntısına buz iyi gelir mi?

Göz kaşıntısına sebep olan faktörlerin birçoğu yüzün soğuk su ile yıkanması sonrasında ortadan kalkar. Sıcak su veya sıcak uygulamaların tercih edilmemesinin sebebi ise kan damarlarını genişletip alerji faktörünü daha da kuvvetlendirmeleridir. Buz uygulamasında ise kan damarları olabildiğince daralır ve bölgedeki hareketlilik azalır. Doğal olarak buz uygulaması göz kaşıntısına oldukça iyi gelmektedir.

Uygulama, gözün kaşındığı bölgeye doğrudan yapılmamalıdır. Gözün etrafında yarım dakika temas yarım dakika geri çekme şeklinde toplam on dakika kadar uygulanmalıdır.

Göz kaşıntısına sirke iyi gelir mi?

Gözün alerjik reaksiyona uğramasına sebep olan bazı maddeler sirke ile nötralize edilebilir. Ancak göz kapakları açık iken sirkenin göz ile temas ettirilmemesi faydalı olacaktır. Sirke direkt olarak şişeden değil, bir pamuğa emdirilerek gözün etrafına sürülmelidir. Sonrasında ise bir miktar beklendikten sonra göz kapakları hiç açılmadan iyice yıkanmalıdır.