Demans Tedavisi

Demans Tedavisi
Demans Tedavisi

 

Demans hastalığı halk arasında bunama olarak da bilinir. Kesin olarak hastalığı ortadan kaldıracak spesifik bir tedaviden söz edilemez. Fakat hastalığın altında tedavi edilebilir bir neden yatıyorsa bu durum farklılaşabilir. Böyle bir durumda altta yatan başka bir hastalık tedavi edilerek demansın ilerlemesi durdurulabilir. Bu daha nadir karşılaşılan bir durumdur. Genellikle hastalığın tedavisindeki asıl amaç semptomları ortadan kaldırmak, seyri yavaşlatmak ve belirtileri kontrol altında tutabilmektir.

Demans bireyin entelektüel kapasitesinin progresif azalması sonucu husule gelen bir sendromdur. Bu durum hastanın ilişkilerini, sosyal ve mesleki faaliyetlerini gerçekleştirirken bir zorunluluk olan ezberleme yeteneğinin kaybı ile karakterizedir. Genel olarak, demanslar aniden yerleşmez. Oluşması sinsi olabilir ve aile üyeleri bazen neler olduğunu zamanında anlayamaz. Hastanın sunduğu bazı kognitif bozukluklar distraksiyon veya yaşa özgü semptomlar olarak yorumlanır. Bir insan bir değişiklik sürecine girdiğinde ailenin dikkatini çekmelidir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Ufuk Utku

Demans Nedir?

Demans tek noktada oluşan belirli bir alanı etkileyen hastalıklardan değildir. Beyni etkileyen çeşitli bozuklukların bir sonucu olan belirtilerin bir araya gelmesinin genel adıdır. Demans, hastaların entelektüel işlevlerine, günlük aktivitelerine ve kişisel ilişkilerine etki eden önemli bir bozukluktur. Ayrıca, hastalar problem çözme ve duygusal kontrolü sağlama becerilerini de kaybederler ve ajitasyon deliryum ve halüsinasyonlar gibi kişilik değişiklikleri ve davranışsal sorunlar yaşarlar. Bellek kaybı demansın sık görülen bir belirtisi olsa da, kendi başına hafıza kaybı kişinin demansı olduğu anlamına gelmez.

Demansa neden olan birçok bozukluk vardır. Alzheimer hastalığı gibi demans nedenleri, ilerleyici zihinsel işlev kaybına yol açar. Ancak, diğer demans türleri uygun tedavi ile durdurulabilir veya büyük ölçüde giderilebilir.

Birçok demans tipinde hastalık süreçleri birçok sinir hücresinin işlevinin durmasına, diğer nöronlarla bağlantılarını kaybetmesine ve ölmesine neden olur. Normal bir yaşlanma süreci beyindeki çok sayıda nöronun kaybına yol açmaz.

Demans Türleri

Demans hastalıkları çeşitli şekillerde sınıflandırılabilir.

  • Kortikal demans; beyin hasarının başlıca serebral korteks veya dış tabakayı etkilediği demanstır. Kortikal demans bellek, dil, düşünce ya da sosyal davranışta sorunlara yol açar.
  • Subkortikal demans; beynin korteks altında olan kısımlarını etkileyen demanstır . Subkortikal demans, duygu ve hareketlerde değişikliklere neden olma eğilimindedir, bellekte sorunlara neden olur.
  • Aşamalı bunama; zamanla daha da kötüye giden ve giderek daha fazla sayıda bilişsel yeteneği etkileyen demanstır.
  • Birincil demans; alzheimer hastalığı gibi başka bir hastalıktan kaynaklanmayan demanstır.
  • İkincil demans; fiziksel bir hastalık veya yaralanma sonucu ortaya çıkan demanstır.

Bazı bunama tipleri bu sınıflamalardan birden fazlasına uymaktadır. Örneğin, Alzheimer hastalığı hem ilerleyici bir bunama hem de kortikal bir bunama olarak kabul edilir. Alzheimer hastalığı 65 yaş ve üzerindeki kişilerde demansın en yaygın nedenidir.

Alzheimerdan sonra vasküler demans, demansın ikinci en sık görülen nedenidir. Bu tüm demans türlerinin yüzde 20’sinden sorumludur. Vasküler demans semptomları sıklıkla inmeden sonra ortaya çıkar. Hastalık yüksek tansiyon, vasküler hastalık veya daha önceki inme veya kalp krizi öyküsüne bağlı olabilir. Vasküler demans, zamanla daha da kötüleşebilir veya sabit kalabilir. Hastalık kötüleştiğinde, genellikle ani değişimlerle aşamalar halinde ilerler.

Tüm inmeler demansa yol açmamakla birlikte, bazı durumlarda, tek bir inme beyine demansa neden olacak kadar zarar verebilir. Demans, beyinde sol tarafta (hemisferde) vasküler kaza olduğunda veya bellek için önemli olan bir beyin yapısı olan hipokampüsü etkilediğinde daha sık ortaya çıkar.

Bunun yanında uzmanlar frontotemporal demansın tüm demans olgularının yüzde ikisi ile yüzde on arasındaki nedenin olduğuna inanıyorlar. Frontotemporal demans belirtileri genellikle 40 ve 65 yaşları arasında görülür. Pek çok örnekte, frontotemporal demansı olan kişilerde ailede demans öyküsü vardır ve bu da güçlü bir genetik faktörün hastalığa katkıda bulunduğunu düşündürmektedir. Bazı hastalar iki ile üç yıllık bir süre içinde hızla bozukluk gösterirken diğerleri uzun yıllar boyunca minimal değişiklikler gösterir. Frontotemporal demansı olan kişiler tanılarından sonra ortalama 5 ila 10 yıl arasında yaşarlar.

HIV ile ilişkili demans , AIDS'e neden olan insan immün yetmezlik virüsü (HIV) ile beraber gelişen enfeksiyondan kaynaklanır. Bu tip demans, beynin beyaz maddesinin büyük bir kısmının tahribatına neden olabilir. Bu, genellikle hafıza bozukluğu, ilgisizlik, sosyal geri çekilme ve yoğunlaşmayı zorlaştıran bir tür bunamaya yol açar. Ek olarak, HIV ile ilişkili demansı olan kişiler sıklıkla hareket problemleri geliştirirler. Bu hastalık için spesifik bir tedavi yoktur. Ancak AIDS'i tedavi etmek için kullanılan ilaçlar hastalığın başlangıcını geciktirebilir ve semptomları azaltmaya yardımcı olabilir. Huntington hastalığı, huntingtin adı verilen bir proteindeki kusurlu bir genin neden olduğu kalıtsal bir bozukluktur. Bu bozukluğu olan insanların %50'sinde miras alma ihtimali yüksektir. Hastalık, beynin ve omurganın birçok bölgesinde dejenerasyona neden olur. Huntington hastalığının belirtileri genellikle hastalar yirmi kırk yaş arasında olduğunda başlar. Bu insanların yaklaşık 15 yıllık ortalama bir yaşam süreleri vardır. Huntington hastalığının bilişsel belirtileri genellikle sinirlilik, anksiyete, depresyondur. Ciddi bunama aşamasına ulaşma süreci hafif kişilik değişiklikleri ile başlar. Birçok hasta da psikotik davranış gösterir.

Demans pugilistik, kronik travmatik ensefalopati veya boksör sendromu olarak adlandırılır. Boks sırasında kafasına defalarca yumruk yemiş insanların yaşadığı travmadan kaynaklanır. Bu durumun en sık görülen semptomları travmadan yıllar sonra ortaya çıkabilen demans ve parkinsonizmdir. Etkilenen insanlar aynı zamanda uyuşmayan bir koordinasyon ve konuşma eksikliği geliştirebilirler. Beyin travması, travma sonrası bunama olarak adlandırılan bir bozukluğa da yol açabilir. Travma sonrası bunama, pugilistik demansa çok benzer ancak genellikle uzun süreli hafıza problemleri de içerir. Diğer belirtiler beynin hangi kısmının travmada hasar gördüğüne bağlı olarak değişir.

Demans Tedavisi Türleri

Demans tedavisi demansa neden olan duruma bağlıdır. Bazı hastalarda tedavi mümkün olmayabilir ve uygulanan yöntemler semptomların kötüleşmesini geciktirmeyi amaçlamaktadır. Diğer türlerde ise, bunama nedeni tanımlanabilir ve tedavi edilebilir. Bazı zihinsel egzersiz türlerinin demansa yardımcı olabileceğine dair kanıtlar artmaktadır.

Demansı azaltmak ve önlemek için tedavisinin zaman kaybetmeden yapılması gereken bazı hastalıklar vardır. Bunlar arasında anemi, konjestif kalp yetmezliği, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ile azalan kan oksijen seviyeleri, depresyon, enfeksiyonlar, beslenme eksiklikleri ve tiroit bozuklukları sayılabilir.

Bazı hastalıklarda demansın karakteristik davranışsal belirtileri olabilir. Bu durumda ayırıcı tanı son derece önemlidir, çünkü tedaviye uygun olabilirler ve birey normal yaşamına geri dönebilir. Demansın hala belirli bir tedavisi yoktur ancak sürecin ilerlemesini yavaşlatacak tedaviler mevcuttur. Demans hastalığının tedavi edilmesi aslında zordur; ancak farklı ve yeni yöntemler de bulunmaktadır.

İlaç Tedavisi

Demans tedavisi için pek çok ilaçtan bahsedilebilmektedir. Sadece bir doktor size hangi ilacın sizin durumunuza en uygun olduğunu, bunun yanı sıra doğru dozaj ve tedavi süresini size söyleyebilir. Her zaman doktorunuzun yönergelerini dikkatli bir şekilde takip edin ve kendi kendinize ilaç kullanmayın. Önerilenden çok daha büyük miktarlarda ilaç alarak risk altına girmemeye özen gösterin.

Kolinerjik Etkili İlaçlar

Kolinerjik ilaç sınıflarından ilki doğrudan ilaçlar, ikincisi enzimler üzerinde etkili olan ilaçlar, üçüncüsü dolaylı ilaçlar olarak bilinen Ach metabolizmasını engelleyen ilaçlardır.

Metabolik ve Vasküler Etkili İlaçlar

Antioksidanlar ve nootropikler bu ilaç grubunda yer almaktadır. Demans hastalığının tedavisi esnasında beyin fonksiyonlarına etki edecek bu ilaç grubu ise sıklıkla tercih edilmektedir. Bu etkiye sahip olan ilaçlar alzheimer hastalığında da kullanılır.

Antioksidanlar

Bunlar, vücudun serbest radikallerin etkisini geciktirmesine veya hücrelerdeki etkisini önlemesine yardımcı olan maddelerdir. Zamanla kanser, katarakt, kalp problemleri, diyabet ve hatta alzheimer veya parkinson hastalığı gibi hastalıkların gelişmesine yol açabilecek kalıcı hasarları önlerler. Normalde insan vücudu tarafından az miktarda üretilir ve bu nedenle bu maddeden zengin gıdalar tüketmek gerekir. Meyveler ve sebzeler, diğer gıdaların yanı sıra erken yaşlanmayı önlemek ve hücrelerin ve DNA’sını değişikliklere karşı korumak için beslenme rutinine dahil edilebilir. Serbest radikallerin de önemli işlevlere sahip olduğunu akılda tutmak önemlidir. Örneğin, vücuttaki bağışıklık hücreleri, bizi enfekte etmeye çalışan bakterileri öldürmek için serbest radikaller kullanırlar. Vücudumuzda doğru miktarda serbest radikallere ve doğru miktarda antioksidanlara ihtiyacımız vardır. Vücudun dengesizliği hastalığın riskini arttırır.

Serbest radikaller (pro-oksidanlar) antioksidanlara ağır bastığında, bu durum oksidatif stres olarak adlandırılan bir duruma yol açabilir.

Amiloid Oluşumunu Etkileyen İlaçlar

Faz 1 klinik denemeleri 32 hastayı kapsamakta ve umut verici sonuçlar, çalışmanın sürekliliğine yeşil ışık vermiştir ve bu da sonraki aşamalarda daha fazla katılımcının yer almasına olanak sağlamaktadır. Hafıza kaybı, günlük görevleri yerine getirme ve motor fonksiyonlarının kötüleşmesi ile karakterize olan Demans, beyinde nöronlar arasında nöral plakların varlığı ve sinir hücresindeki tau proteininin teğetlerinin oluşumu ile kendini gösterir. Verubecestat olarak adlandırılan yeni ilacın hedefi tam olarak beta-amiloid proteininin üretiminde önemli bir rol oynayan BACE1 enzimidir. Uzun süreli testlerden geçen bu ilaçlar demansın yavaşlatılması ve demans hastalığı tedavisi konusunda başarıya ulaşmıştır.

Östrojen

Östrojen, yumurtalıkların ürettiği ve adet döngüsünün ilk aşamasında salgılanan bir kadın cinsiyet hormonudur. Ovulasyonun kontrolünden ve üreme için rahmin hazırlanmasından sorumlu olmanın yanı sıra, kadınların tüm beden özelliklerini örneğin meme büyüklüğü, dokusu ve cildin parlaklığını veren östrojendir.

Pintzka'nın bulguları artan östrojen seviyelerinin, hipokampusun hacmini artırdığını göstermektedir. Alzheimer hastalığının evrimini önleyen hiçbir ilaç olmadığı için bunama demansının önlenmesini veya geciktirilmesini sağlayan stratejiler üzerinde odaklanmaktadır.

Davranış Semptomlarına Yönelik ilaçlar

Demans hastalığı tedavisinde unutkanlık kendi işini yapamama ya da rakamlar ile sorun yaşama gibi belirtiler sıklıkla gözlenir. Bu tür durumlar ile başa çıkabilmek için ise kişilerin kabiliyetine uygun olan ilaçlara başvurulmaktadır. Bu ilaçlar ise aşağıda detaylı bir şekilde yer almaktadır.

Nöroleptikler

Psikotik bozuklukların belirtileriyle savaşmaya yarayan ilaçlara antipsikotikler veya nöroleptikler denir. Eskiden ana sakinleştiriciler olarak bilinen bu ilaç türü tipik semptomlarla başarı ile savaşır. Bu tür psikoaktif ilaçlar, bu hormon ve psikotik belirtiler arasında yüksek düzeyde bir ilişki bulunduğundan esas olarak dopamin olarak bilinen nörotransmittere odaklanır.

Antipsikotikler

Demans hastalığı tedavisinde antipsikotikler sıklıkla kullanılır. İki tip antipiskotikten bahsetmek mümkündür. Bunlar ise klasik ve atipik antipiskotiklerdir. 50'li yıllarda tesadüfen keşfedilen tipik antipsikotikler psikotik bozuklukların farmakolojik tedavisinin başladığı yerlerdir. Bu tip ilaçlar, mesolimbik yolun dopamin D2 reseptörlerini bloke ederek, bu hormonun sistemdeki fazlalığını azaltarak ve pozitif semptomların durmasına neden olarak etki gösterirler.

Benzodiazepinler

Benzodiazepinler dört ana etkisi olan bir ilaç ailesidir. Epilepsi durumunda özellikle kullanılan hipnotik, antikonvülsanlar, özellikle kas spazmları için bir tedavi olarak kullanılan anksiyolitik ve kas gevşetici etkileri olan ilaçlardır. Bu etkiler, doza ve aktif maddeye bağlı olarak artar veya azalır. Bu nedenle, tedavi etmek istediğiniz probleme bağlı olarak doktor belirli bir ilacı reçete edecektir.

Benzodiazepinler, hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük bir bağımlılık potansiyeli olan ilaçlardır. Bu nedenle, bunları satın alan kişinin tıbbi reçetesi ve kimliği gereklidir. Son derece tehlikeli olan ve Demans hastalığı tedavisinde de yaygın olarak kullanılan bu ilaç mutlaka bir uzman gözetiminde kullanılmalıdır.

Antikonvülsanlar

Nöbetleri kontrol etmek, önlemek veya devam eden nöbet serilerini durdurmak için kullanılan bir ilaçtır. Fenobarbital, fenitoin, karbamazepin gibi birçok çeşidi vardır. Hamilelik sırasında alınan antikonvülsan ilaçlar bebeğin büyüme geriliği, mikrosefali (küçük bir kafa) ve yüz ve parmak deformiteleri ve antikonvülsan embriyopati riski taşımasına yol açar. Günümüzde Demans hastalığı tedavisinde de kullanılan bu ilaçlar, en azından hastalığı kontrol altına alabilmek için uygulanmaktadır.

Antidepresanlar

Hastalar kaygı, üzüntü ya da içe kapanıklık ile başa çıkmaya çalışır. Depresyonda olan ve demans hastalığı ile karşı karşıya kalmış olan kişiler antidepresanlar ile kontrol altına alınmaktadır. Antidepresanlar, beyne etki eden ve beyni etkisi altına alan ilaçlardır. Bu nedenle hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılır.

Demans Tedavisi Öncesi

Tedaviye başlamadan önce ilk adım demanstan şikâyetçi olan hastanın çeşitli testlerden geçirilmesi ve doğru tanısının konulmasıdır. Hastada hangi tür demansın olduğunun saptanması, hastanın tıbbi geçmişinin incelenmesi, yaşına ve aile geçmişine dair verilerin toplanması önem taşır. İncelenen hususlar arasında şüpheli alerjiler, ameliyatlar ve diğer herhangi bir ciddi hastalık, değişik bağırsak ve idrar alışkanlıkları, tabi tutulduğu tedaviler yer alır. Burada da diyabet, hipertansiyon ve kolesterol rahatsızlıkları, bunama, Down sendromu, travmatik beyin hasarı ve hastanın eğitim düzeyi, aile öyküsü gibi risk faktörlerinin varlığı önem kazanmaktadır. Gerekli incelemelerden sonra hastaya nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir. Erken teşhisin burada önemi büyüktür.

Hastanın Durumunun Analiz Edilmesi

Birinin demans olup olmadığını belirlemek için tek bir test yoktur. Doktorlar Alzheimer ve diğer demans türlerini dikkatli bir tıbbi öykü, fizik muayene, laboratuvar testleri ve düşünmedeki karakteristik değişiklikler, günlük fonksiyonlar ve her bir türle ilişkili davranışlar temelinde teşhis eder. Doktorlar, bir kişinin yüksek düzeyde kesinliğe sahip demans olduğunu belirleyebilir. Ancak, bunama türünü belirlemek daha zordur, çünkü farklı bunama semptomları ve beyin değişiklikleri üst üste gelebilir. Bazı durumlarda, doktor "demans" tanısı koyabilir ve bir tip belirtemez. Bu olursa, nörolog veya gero-psikolog gibi bir uzmanlara da görünmek gerekli olabilir.

Doktor Muayenesi

Doktor ilk muayene sırasında belirtileri gözlemler. Hasta ve hastalığı hakkında bilgi toplar. Eğer demanstan şüpheleniliyorsa bazı tetkikler yapmak gerekir. Bu tetkikler aynı zamanda benzer belirtilere yol açan başka hastalıkların var olup olmadığını da ortaya çıkarır. Aynı zamanda afazi, yürütücü işlev bozuklukları, fobiler, takıntılar, hezeyan ve kuruntuları, algısal bozukluklar, duygu durum ve davranış bozukluklarının varlığı veya yokluğu hakkında bilgi edinilmesi gerekir.

Doktorlar demansı teşhis etmek için çeşitli stratejiler kullanırlar. Demansın erken ve doğru teşhisi, hastalar ve aileleri için önemlidir, çünkü semptomların erken tedavisine izin verir. Bu insanlar ayrıca ilaç tedavisinden yararlanabilirler. Tek bir test demansı teşhis edemediğinden doktorların problemi tespit etmelerine yardımcı olacak birkaç test yapması muhtemeldir.

Bilişsel ve Nöropsikolojik Testler

Doktorlar düşünme (bilişsel) işlevinizi değerlendireceklerdir. Bir dizi test, hafıza, yönlendirme, akıl yürütme ve değerlendirme, dil becerileri ve dikkat gibi düşünme becerilerini ölçer.

Çoğu zaman, doktorlar demanstan şüphelenilen kişilerin bilişsel yeteneklerini değerlendirmek için Mini-Mental Durum Sınavı (MMSE) denen bir test kullanırlar . Bu test, yönlendirme bellek ve dikkatin yanı sıra nesnelerin isimlendirilmesi, sözel ve yazılı emirleri takip etme, cümleleri kendiliğinden yazma ve karmaşık bir geometrik figürü kopyalama yeteneğini inceler. Doktorlar ayrıca, bilişsel becerilerin yanı sıra belirli problemleri tanımlamak için çeşitli testler ve ölçekler içeren ölçekler kullanırlar.

Beyin Taramaları

Doktorlar inmelerin meydana gelip gelmediğini ve bunamaya neden olan tümörler veya başka problemler olup olmadığını görmek için beyin taramalarını kullanabilirler. Hastalarda beyin hücreleri öldükçe ventriküller (veya beynin orta kısmındaki sıvı dolu boşluklar) mevcut alanı genişletir ve işgal eder, normalden daha büyük hale gelir. Beynin görüntülenmesinde BT ve MRI gibi yöntemler tercih edilebilir.

Benzer amaçlarla PET taramaları da gerçekleştirilebilir. Bunlar beyin aktivitesini ve amiloid proteininin beyinde birikip birikmediğini gösterir. Bu birikim alzheimer hastalığının bir özelliğidir.

Çoğu durumda, kişi semptomları göstermeden önce demansı test etmek mümkün değildir. Bununla birlikte bilinen bir genetik bozukluğun varlığında, hastalığın gelişme riskinin artıran Huntington hastalığı gibi hastalıklarda, genetik bir test yapmak hastalığa yakalanma olasılığı olan kişilerin belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu tür bilgilerin alınması yıkıcı olabileceğinden, bir kişinin bu tür testlere girmeden önce dikkatlice düşünmesi önemlidir.

Laboratuvar Testleri

Basit kan testleri, B-12 vitamini eksikliği veya yetersiz tiroid hormonu gibi beyin fonksiyonlarını etkileyebilecek fiziksel problemleri tespit edebilir. Bazen omurilik sıvısı enfeksiyon, iltihaplanma veya bazı dejeneratif hastalıkların belirteçleri için incelenir. Bunlar demansa benzer belirtiler gösteren hastalıkların var olup olmadığını anlamaya yardımcı olur. Böylece demans tanısı daha kesin şekilde konulabilir.

Bu testler kan testlerine ek olarak idrar tahlilini de içerebilir. Örneğin bir kan testi ile doktor tiroit fonksiyonunu, hipotiroidizmi veya yeteri kadar tiroide hormonu üretmediğini ölçebilir ve bunamaya neden olabilen faktörleri teşhis edebilir.

Demans ayrıca yaşlılarda yaygın olan B12 vitamini eksikliğinin bir sonucu olabilir ve bu durum kan testleri ile ölçülebilir. Doktorlar beyin tümörleri, beyin yaralanmaları da dahil olmak üzere demansın diğer olası nedenlerini ekarte etmek için görüntüleri ayrıntılı olarak tanımak üzere beyin taramalarını (manyetik rezonans görüntüleme veya MRI gibi) kullanabilirler. Doktorlar beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçmek için bir elektroensefalogram (EEG) verebilirler. Bazen beyin omurilik sıvısı lomber ponksiyon yoluyla incelenebilir.

Psikolojik Değerlendirme

Bir akıl sağlığı uzmanı, hastada var olabilecek depresyon veya başka sorunları teşhis edebilir. Bu sorunların demansla ilişkisi vardır. Semptomların artıp azalmasına neden olabilirler. Hastalık ilerledikçe hastada psikolojik sorunlar da baş gösterebilir. Bunları kontrol altına almak için de bir uzmandan destek almak gerekir.

Beyin Biyopsisi

Bir beyin biyopsisi, beyin kanseri gibi belirli koşulları teşhis etmek için beyin dokusunun bir örneğini almayı içerir. Aynı zamanda, beyinde bir enfeksiyon veya inflamasyon var olup olmadığını belirlemede yardımcı olabilir. Beyinden alınan doku örneği genellikle küçüktür. Bir beyin biyopsisi, belirli tıbbi durumları ve beyin anormalliklerini incelemek için otopsi sırasında da yapılabilir. Demans hastalığı tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri de biyopsidir. Hastanın durumu ile ilgili net teşhisi sağlayabilmek için önemlidir. İşlem genel anestezi altında gerçekleştirilir. Biyopsi öncesinde, numunenin alınacağı beynin belirli bölgesini bulmak için bir CT taraması yapılır. Doku örneğini elde etmek için bir iğne kullanılır. İğne kafa tasına açılan bir delikten geçerek beyne sokulur. Bir bilgisayar görüntüleme sistemi yardımıyla cerrah numunenin alınması gereken yeri bulabilir.

Bir kişinin semptomlarına bağlı olarak, teşhisi doğrulamak için biyopsi gerekebilir. Örneği aldıktan sonra bir patolog örneği mikroskop altında gözlemler. Patolog mevcut hücrelerin türünü tanımlar ve hücrelerin anormal büyümesi olup olmadığını belirleyebilir. Bu beyindeki bir tümörün kanserli veya iyi huylu olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur. Bir enfeksiyon bulunursa sorumlu organizmanın tipi tanımlanabilir ve uygun tedavi başlatılabilir. Bununla birlikte her zaman özellikle beyni etkileyen herhangi bir ameliyatla ilişkili riskler vardır. Prosedür genel anestezi altında yapıldığı için, bazı insanlar kullanılan ilaçlara negatif reaksiyon gösterebilir. Ayrıca küçük bir enfeksiyon riski vardır.

İğne beyne sokulduğunda, görme ve konuşma ile ilgili problemler gibi çeşitli sorunlara neden olabilecek bir beyin bölgesi yaralanabilir. Bir doku örneği alındıktan sonra, beyinde az miktarda yara izi dokusu gelişebilir. Yara dokusu bazen nöbetler gibi sorunlara neden olabilir.

Beynin biyopsisi genellikle birkaç saat sürer ve anestezi ortadan kalkıncaya kadar hasta iyileşme odasında izlenir. İşlem sırasında hasta uykuda olduğundan fazla ağrı yoktur. İyileşme sırasında iğnenin kafa tasına girdiği bölgede hafif ile orta derecede ağrı olabilir. Çoğu insanın ciddi komplikasyonları yoktur, ancak hastalar prosedürden sonra birkaç gün hastanede kalmaktadırlar.

Hastaya Uygun Tedavi Yönteminin Seçilmesi

Demans hastalığı tedavisi için en uygun yöntemin seçilebilmesi adına gerekli testler yapılmakta ve sonrasında uygun tedavi yöntemi aranmaktadır. Elbette bu durumu etkileyen en önemli faktör, hastalığın hangi evrede olduğudur. Demans ile ilgili olarak her evrede farklı tedavi yöntemlerinden bahsetmek mümkündür. Hastalığın daha fazla ilerlememesi ve yavaşlatılabilmesi için ilaç tedavilerine başvurulabilmektedir. Bu nedenle teşhis, uzman hekimler tarafından pek çok test gerçekleştirildikten sonra tamamlanmaktadır. Uygun tedavi yöntemlerinin belirlenebilmesi için bahsi geçen testler uygulanmakta ve sonrasında uzmanlar karar aşamasına geçmektedir. Bu süreç hem hasta, hem bakıcı hem de uzman için oldukça zorlu bir süreçtir. İleri evrede olan hastalar için çok fazla alternatiften bahsetmek ise ne yazık ki söz konusu değildir.

Demans Tedavisi Sonrası

Demans hastalığı tedavisi sonrasındaki süreçte hastaların ve hasta yakınlarının belli faktörlere dikkat etmesi gerekmektedir. Rutin kontroller hastaların üstlenmesi görevler ve hasta yakınlarının yaklaşımları ise bu konuda oldukça belirleyicidir. Bu nedenle de kişilerin tedavi sonrası süreçte bahsedilen hususları aksatmaması önemlidir. Tedavi sonrası süreç ile ilgili tüm detaylar ise aşağıda yer almaktadır.

Kontrol Süreci

Demans hastalığı kontrol altına alındıktan sonra hastaların periyodik olarak kontrollere girmeleri ve bu kontroller esnasında taramalardan geçmeleri gerekir. Bu noktada hangi evreye geçildiği ve bu evrede ne kadar yol kat edildiğine dair tüm noktalar ise uzmanlar tarafından araştırılır. Sonrasında önlemlerin alınması için çalışmalara devam edilir.

Hastanın Yapması Gerekenler

Demans hastalığı ile mücadele eden ve hastalığı yenmeye çalışan kişilerin psikolojik yönden de destek alması oldukça önemlidir. Bu durumlarda hasta yakınları kendisini daha iyi hissetmesi için kendini anlatabileceği bir psikolog ile görüşme sağlayabilir. Ayrıca hastalık aşamasında hasta kendisini hobilere ya da eskiden yapmış olduğu uğraşlara yönlendirmelidir. Özellikle sosyalleşmek bu noktada oldukça önemlidir.

Hasta Yakınlarının Yapması Gerekenler

Hastalık kötüleştikçe, hastanın evde desteğe ihtiyacı olacaktır. Demanslı kişinin dünyasını nasıl algıladığını anlamaya çalışarak yardımcı olabilirsiniz. Demans hastalarına herhangi bir konu hakkında konuşma ve günlük bakımlarına katılma imkanı verin. Hastanın sağlık hizmeti sağlayıcısı ile konuşarak başlayın. Nasıl destek olabileceğinizi danışın. Hastanın bakımına yardımcı olurken dikkat etmek gereken bazı hususlar vardır:

  • Hastanın sakin kalmasına yardımcı olun
  • Giyinme ve bakımını kolaylaştırın
  • Hastayla konuşun
  • Hafıza kaybı yaşanıyorsa profesyonel yardım alın ve hobilere yönlendirin
  • Davranışlarını ve uyku problemlerini yönetin
  • Beyni uyaran ve keyifli aktiviteleri teşvik edin
  • Demans hastalarında kafa karışıklığını azaltmaya yönelik ipuçları şunları içerir:
  • İnsanları ve tanıdık nesneleri etrafta bulundurun. Aile fotoğraf albümlerine sahip olmak yararlı olabilir.
  • Işıkları gece açık tutun.
  • Günlük aktiviteler için hatırlatıcılar, notlar, rutin görevler veya talimatlar sağlayın.
  • Basit bir etkinlik planına bağlı kalın.
  • Güncel olaylar hakkında konuşun.

Bir bakıcı ile düzenli yürüyüş yapılması, iletişim becerilerini geliştirmeye ve kişinin yalnız dolaşmasını önlemeye yardımcı olabilir. Sakinleştirici müzik ve yürüyüş huzursuzluğu azaltabilir, endişeyi giderebilir, uyku ve davranışları düzenleyebilir. Demanslı kişilerin gözleri ve kulakları kontrol edilmelidir. Problem bulunursa, işitme cihazlarına gözlüklere veya katarakt ameliyatına ihtiyacınız olabilir.

Demansı olan kişilere sık sık sürüş testleri yapmalıdır. Bir noktadan sonra, sürüşe devam etmeleri artık güvenli olmayacaktır. Bu kolay bir görüşme olmayabilir, bu nedenle doktorunuzdan veya başka bir aile üyesinden yardım alın. Denetimli yemekler beslenme konusunda yardımcı olabilir. Demansı olan insanlar genellikle yeme ve içmeyi unuturlar ve sonuç olarak, susuz kalabilirler. Huzursuzluğun ve gezme olgusunun bir sonucu olarak ekstra kaloriye ihtiyaç duyulabilir. Beslenme konusu bu yüzden önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Demans Hastalığının Kesin Bir Çözümü Var Mı?

Çoğu demans türü tedavi edilemez. Ancak doktorlar semptomları tedavi yoluyla yönetmeye yardımcı olur. Bu semptomların gelişimini yavaşlatmaya veya en aza indirmeye yardımcı olabilir. Demans ve davranışsal problemlerin birkaç belirtisi başlangıçta farmakolojik olmayan yaklaşımlar kullanılarak tedavi edilebilir. Çevrenin değiştirilmesi, cevapların değiştirilmesi ve görevlerin değiştirilmesi gibi hususlar, demans tedavisi için uygulanabilen seçenekler arasında yer alır.

Demans Hastalığının Tedavisi Neye Yarar?

Demans hastalığının tedavisi, aslında hastalığın evresinin ilerlemesini engeller ve hastanın kaybetmiş olduğu yetileri geri getirmeyi sağlamaktır. Bu sayede hastaların ileri seviye demansa yakalanması engellenmiş olmaktadır.

Hasta Tedaviyi Reddederse Ne Olur?

Demans hastalığında, hastanın tedaviyi reddetmesi ilerleme sağlamaya da engel olmaktadır. Bu süreçte kişilerin gerektiği yerde destek alması ve kendisini tedavi sürecine hazırlaması gerekir. Elbette en önemli görev hastanın yakınlarına düşmektedir. Uzun bir yolculuk olarak değerlendirilen demans tedavisinde hastaların ne gibi durumlar ile karşılaşacaklarını bilmemeleri kaygı yaşamalarına da neden olabilmektedir.

Hastalığın Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Bağımlılık Yapar Mı?

Demans tedavisi için kullanılan ilaçlardan antidepresanların bağımlılık yapma olasılığı oldukça yüksektir. Uzun vadeli kullanımlardan sonra ihtiyaç haline gelir. Ne tür ilaçlar kullanılacağının kararını elbette uzmanlar vermektedir; ancak hastalık esnasında kullanılacak olan ilaçların bağımlılığından da söz etmek mümkün olacaktır. Bu durum dozaj ile de yakından alakalıdır.

Hastalığın Tedavisi Sürerken Alkol Almanın Bir Sakıncası Var Mı?

Demans tedavisi esnasında hastalara alkol kullanımı önerilmemektedir. Çünkü Demans, zaten aşırı ilaç tüketiminin yaşandığı hastalıklardan biridir. Bu dönemde hastaların alkol kullanımı beyinde tahribata neden olacağından dolayı hastalığın seyrini de ilerletecektir. Diğer evrelere geçiş olmaması için tedavi sırasında alkol kullanılmaması tavsiye edilmektedir.

Tedavi Hastanın Ömrünün Sonuna Kadar Mı Sürer?

Hastaların evrelerine göre tedavi süreçleri farklılık gösterir. Önemli olan hastalığın seyrinin ilerlememesi ve yakın zaman içinde kontrol altına alınabilmesidir. İleri evrelerde ömür boyu tedaviden bahsetmek mümkün olabilir; ancak daha erken safhalardaki demans rahatsızlıkları için kısa süreli tedavilerden bahsetmek mümkün olmaktadır. Uzun süreli tedavilerde ve ileri safhalarda olan demans türlerinde ömür boyu tedaviden bahsetmek ise mümkün olacaktır. Ölüm ile karşı karşıya kalınabilen bu süreç hasta için oldukça yıpratıcı bir süreçtir.

Demans Hastaları Araba Sürebilir Mi?

Araba kullanmak, demans hastaları için problem teşkil etmemektedir. Nedeni ise erken dönemlerde bu yeteneğin kaybedilmemesinden kaynaklanmaktadır. Daha ileri safhalarda demans hastaları araç kullanma konusundaki işlevlerini kaybederler. Bu nedenle de mutlaka hastalığın evresinin belirlenmesi ve buna göre araç kullanıp kullanamayacağına dair kesin bir söylemde bulunulmalıdır. Beyin fonksiyonlarının zamanla işlevini yitirmesi nedeniyle dikkat dağınıklığı ya da ölümcül sonuçlara sürükleyebilecek problemler doğabilmektedir. Kendi kendine giyinemeyen bir hastanın araç kullanması sakınca oluşturabilir.

Demans Hastalarının Yalnız Kalmaları Sakıncalı Mı?

Demans tedavisi esnasında hastaların yalnız kalabilmeleri için belli bir evrede olmaları gerekir. İlk evredeyken hastaların yalnız kalmalarında bir sakınca yoktur. Çünkü bu safha, hastaların kendi işlerini rahatça yapabildikleri dönemi oluşturmaktadır. Bu esnada hastalar pek çok işi yapabildiklerinden ve tedavi süreçleri devam ettiğinden dolayı yalnız başlarına evlerinde yaşayabilirler.

Tedaviyi Kim Uygulamalı?

Demans tedavisi, gerçekten alanında uzman olan bir hekim tarafından uygulanmalıdır. Bunun nedeni ise tanının konulması ve uygun tedavi sürecinin başlatılmasıdır. Hastalar uzun süren bir yolculuğa çıkacaklarından dolayı onlara eşlik edecek olan kişinin referanslarının kuvvetli olması gerekir. Başarılı ve deneyimli bir hekimden yardım almak avantajlıdır.

Hastanın Hastaneye Yatırılmasının Bir Sakıncası Var Mı?

Sadece ileri safhada olan demansın tedavisi için hastaneye yatış sağlanmaktadır. Özellikle artık bakıcısından da destek alamayan ve kuvvetini kaybeden kişiler için bu tür uygulamalar yapılmaktadır. Uzun soluklu bir bakım yapılacağından dolayı hastaların müşahede altında tutulması önemlidir. Kendisini bilmeyen, yakınlarını tanımayan ya da artık zaman kavramı olmayan kişiler hastanede tedavi altına alınır.

Yaşı İlerlemiş Demans Hastası Huzurevine Bırakılabilir Mi?

Yaşı ilerlemiş olan hastalar, demans’a sık maruz kalan kişilerdir. Bu nedenle huzurevi düşüncesi daha rahat bir bakım sağlanabileceğinden dolayı düşünülür. Fakat şu da unutulmamalıdır ki hastalarda depresyon, içe kapanıklık ya da ani sinirlenme gibi bulgular var olduğundan dolayı huzur evi yerine evde bakım daha doğru olacaktır.

Hastalığın Erken Teşhisi Neden Önemlidir?

Demansın teşhisi erken yapıldığı takdirde kontrol altına alınması daha kolaydır. Çünkü bu evrede hastanın pek çok işlevi halen devam etmekte ve beyinde büyük tahribatlar görülmemektedir. Uzman bir hekim tarafından muayenesi yapılan hastalarda ilk evre için başarıdan bahsedilebilir. Zaman geçtikçe çok daha farklı tedavi yöntemlerine başvurulmaya başlanır.

Demans Hastalığı Önlenebilir Mi?

Demans hastalığı önlenebilir gibi görünse de yaşlılığa bağlı değildir. Beyin hücrelerinin zamanla zarar görmesi sonucu fonksiyonlar ya yavaşlar ya da tamamen kaybolur. Alkol, sigara, madde ya da buna benzer faktörler ileri yaşlardaki demansı tetikleyebilir. Önlemekten kasıt ise yaşlılık dönemi gelmeden evvel bu maddelerin tüketiminin bırakılması yönünde olacaktır.

Demans Hastası Hastalıktan Tamamen Kurtulabilir Mi?

Demans hastalarının hastalıktan tamamen kurtulması ne yazık ki söz konusu değildir. Son derece sinsi bir biçimde ilerleyen bu hastalık kontrol altına alınmadığında fonksiyonların tamamen yitirilmesine neden olmaktadır. Bu sebeple demans, tedavisi olan bir hastalık değildir. Sadece seyri yavaşlatılabilir ya da olduğu yerde durması sağlanabilir.

Demans Hastalığının Tedavisinin Alzheimer Hastalığı Tedavisinden Farkı Nedir?

Demans ve alzheimer hastalığı aynı değildir. Demans hafızayı günlük aktivitelerin performansını ve iletişim yeteneklerini etkileyen semptomları tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir. Alzheimer hastalığı en yaygın bunama türüdür. Alzheimer hastalığı zamanla daha da kötüleşir ve hafızayı, dili ve düşünceyi etkiler. Demansta beyin fonksiyonları yavaşlamakta, alzheimer’da ise zarar görmektedir. Bu nedenle alzheimer için demansa göre farklı tedavi yollarından bahsetmek mümkün olacaktır.

Hastanın Unutkanlığı Giderilebilir Mi?

Hastanın unutkanlığı demans tedavisi esnasında giderilebilir. Bunun için çeşitli antidepresanlar kullanılırken vitaminler ve enjektörler de destek sunmaktadır. Hafıza güçlendirici aktiviteler ya da egzersizler de yine unutkanlığın ortadan kaldırılabilmesi için önemlidir. Bu tutum ise tamamen kişinin yakınlarına ve kendisine bağlıdır. Eğer ileri evrede olmayan bir demans söz konusu değil ise, hastalar dirayetli davranarak unutkanlıklarının önüne geçebilir.

Unutkanlığın giderilebilmesi için sosyalleşmek oldukça önemlidir. Hastaya nasıl bir ortamda yaşadığı ve yakınlarının kimler olduğu hatırlatılır. Bu sayede her gün pekiştirme yapan hastada belli bir süre sonra hatırlama gibi aksiyonlar görülmektedir. Uzun bir zaman hafıza sorunu yaşayan kişilerde bunu başarmak zordur; ancak imkansız değildir. Bu sebeple uzman olan kişinin gerçek ve doğru tedavi yöntemleri belirlemesi de önemlidir.

Demans Tedavisi Nasıl Olur?

Demans yani Alzheimer hastalığının kesin tedavisi yoktur. Tüm tedaviler ve süreçler hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastanın hayat konforunu artırmak üzerine kurgulanmıştır. Yenilikçi bazı tedavi yöntemleri uygulansa da bunların klinik sonuçları üzerinde tartışmalar sürmektedir. Kısacası, demans tedavisi hayat tarzının değiştirilmesi ile yapılır.