Bel Ağrısı Tedavisi

Bel Ağrısı Tedavisi
Bel Ağrısı Tedavisi

 

Günümüzde bel ağrısı, baş ağrısından sonra en fazla görülen ağrı türü olmaktadır. Bel ağrısı kişinin günlük ve iş hayatını zorlaştırır. Aynı zamanda bel ağrısı başka sağlık sorunlarının da belirtisi olabilir. Bel ağrısı yaşayan kişilerin aklına öncelikle bel fıtığı hastalığı gelse de başka bir nedenden kaynaklı görülebilir.

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Aşkın Şeker

Bel Ağrısı Tedavisi Hakkında

Bel ağrısı kişinin bel bağlarına, kaslarına ve eklem bölgelerinde hasara neden olur ve ağrılar görülmeye başlanır. Belin fazla zorlanması ve duruştan kaynaklı bozukluklar bel ağrısına neden olur. Görülen en belirgin şikayetler ağrıların bir iş ile uğraşırken ortaya çıkması ve istirahat edilmesi halinde hafiflemesi şeklindedir. Ağrıların şiddeti kişinin uzun süre ayakta kalması, yürüme ve öne eğilme gibi faaliyetler ile artabilir. Bel ağrısı her yaş grubunda görülebilir. En sık görülme yaş grubu ise 30-35 yaş aralığıdır. Nüfusun yaklaşık %75 ile 85’inde bel ağrısı şikâyeti görülmektedir.

Bel Ağrısının Nedenleri Nelerdir?

Bel ağrısına neden olan çok fazla sağlık sorunu vardır. Kişinin duruşu, çalışma şartları, bel fıtığı, omurgada görülen kanserler, kemik erimesi ve tüberküloz gibi birçok neden bel ağrısına yol açar. Diğer nedenler arasında karaciğer, böbrek ve mide gibi organlarda oluşan sorunlardır. Bazı kişilerde başka bir sağlık sorunu olmasa da psikolojik olarak görülebilir. Oluşan yaralar ve bel kısmına alınan darbeler de ağrılara neden olabilir. Bel ağrısına sebep olan sorun detaylı şekilde araştırılır ve tedavi edilir.

Doğumsal Nedenler

Hamilelik sürecinde ve doğum esnasında bel ağrıları sıklıkla yaşanmaktadır. Hamile olan kadınların yaklaşık %75’i bel ağrısı şikayetleri bulunur. Hamilelik ve doğum esnasında görülen bel ağrıları doğum yaptıktan sonra büyük oranla geçer. Hamilelik esnasında görülen bel ağrılarının genel nedeni omurga, pelvis ve kuyruk sokumuna fazladan yük binmesidir. Doğum sırasında yaşanan bel ağrıları belin alt kısmında yaşanmaktadır. Yaşanılan ağrının genel nedeni bebeğin kafasının belin alt bölgesine basınç uygulamasıdır.

Travmalara Bağlı Nedenler

Eğlenceli olarak görülen bazı aktiviteler travmalar oluşturarak bel ağrılarına neden olabilir. Doğa sporları yapılırken düşme, havuza sert bir şekilde atlamak ve yüksek enerjili çarpışmalar bu aktivitelere örnektir. Bu tarz eylemler omurgada çıkık, kırık ya da başka omurilik sorunlarını ortaya çıkarır. Omurgada oluşan travmalar göz ardı edilmemelidir. Doğru bir şekilde tedavi edilmediği müddetçe daha büyük sağlık sorunlarına dönüşebilir. Oluşan travmatik sorunlar kısa vadede ortaya çıkmasa da uzun vadede kişiye geri dönülemez hasarlar yaratabilir. Bazı travmalar yıllar sonra bile bel fıtığına ve omurga kaymasına neden olabilmektedir. İlk zamanlar omurilikte ve sinirlerde sorun olmamasına karşın 5-10 yıl sonrasında omurgada eğrilik, kamburluk ve omurga bozuklukları görülebilir.

Bel Fıtığı Nedeniyle Ağrı

Belde bulunan omur kemiklerinin arasında disk adında kıkırdaklar bulunmaktadır. Disklerin görevi, omurgaya darbe gelmesi halinde omurgayı dayanıklı hale getirerek darbenin dengeli bir şekilde dağılmasını sağlar. Diskler iç ve dış olmak üzere iki bölüme ayrılır. İç tabakada bulunan yumuşak dokunun dışarı doğru taşması ve dış tabakanın bozulması durumuna bel fıtığı adı verilmektedir. Oluşan durum sinirlerin üzerine baskı yapar ve bu durumda şiddetli ağrılar meydana gelir. Hafif ağrılar ile başlayan bel fıtığı zaman içerisinde ilerleyerek dayanılmaz ağrılara neden olur. Sinirlere yapılan baskı ile ayakta uyuşukluk yaşanabilir. Bel fıtığı tedavisinin en son çözüm yolu cerrahi müdahaledir.

Kemik Yumuşaması Nedeniyle Ağrı

Osteomalazi yani kemik yumuşaması genellikle yetişkin bireylerde görülmektedir. Kemik yumuşaması, kas güçsüzlüğü ve ağrılara neden olmaktadır. Kemik yumuşamasının çok fazla nedeni bulunmaktadır. En önemli nedeni ise D vitamin eksikliğidir. Vücutta D vitamini eksik ise bu hastalığa yakalanma risk oranı büyüktür. D vitamini eksikliği dışında böbrek yetmezliği, bazı kanser türleri, karaciğer bozuklukları, yetersiz süt ürünleri kullanımı, vejetaryen beslenme tarzı ve yetersiz fosfat tüketimi de kemik yumuşamasına neden olmaktadır.

Dengesizlik Nedeniyle Oluşan Fonksiyonel Ağrılar

Vücutta oluşan dengesizlik bel ağrılarına ve başka problemlere neden olabilmektedir. Dengesizlik nedeniyle oluşan ağrılar; kalçadaki eklem problemleri, bacağın birinin daha kısa olması, hamilelik dönemi, doğuştan gelen omurilik eğriliği ve şiş göbek olarak gösterilebilir.

İltihaplı Koşullar Nedeniyle Oluşan Bel Ağrıları

Bazı bel ağrıları kişinin kendini zorlaması sonucu ortaya çıkar ve istirahat sonrasında ya da ağrı kesici ilaç yardımı ile hafifleyerek geçmektedir. Geçmeyen ağrıların ise altında başka bir sağlık problemi çıkabilir. Genellikle 40 yaş altı kişilerde ortaya çıkan ve uzun süreli geçmeyen ağrıların detaylı olarak değerlendirilmesi gerekir. Ağrılar iltihaplı (inflamasyon) koşullar ile oluşmuş olabilir. Artrit, lumbago, fibrozit, omurgada görülen tüberküloz, bakteri nedeniyle kemikte oluşan enfeksiyon ve kaslarda enfeksiyon nedeniyle bel ağrıları görülebilir.

Osteoporoz Nedeniyle Oluşan Ağrılar

Kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kemiklerin yumuşamasına neden olarak kemiklerde kolay kırılmaya ve ağrılara sebep olur. Osteoporoza neden olan faktörler genel olarak D vitamini eksikliği, alkol, erken menopoza girilmesi, sigara kullanımı ve hareketsiz yaşamdır.

Omurgada Tümör Oluşması

Omurgada kemiklerinde oluşan primer tümör de bel ağrılarına neden olmaktadır. Aynı zamanda prostat, akciğer ve böbrek gibi bölgelerde oluşan metastaza neden olan tümörlerde ağrılara sebebiyet verir.

Bazı İç Organlardan Kaynaklanan Ağrılar

Karaciğer, mide ve böbrek gibi organlardan kaynaklanan problemler bel ağrılarına neden olabilmektedir. Hastada böbrek taşı, safra taşı ve üreter taşı bulunması da şiddetli ağrılar oluşturur.

Bel Ağrısı Tipleri Nelerdir?

Bel ağrısının sürelerine bağlı olarak tipleri bulunmaktadır. Öncelikle hastalığın evresi öğrenilir ve hangi boyutta ise ona uygun tedavi yöntemi belirlenir.

Akut Bel Ağrısı

Akut bel ağrısı, hastada yeni başlayan ve altı haftaya kadar devam eden ağrılara verilen addır. Ağrılar yeni görülmeye başladığı için günlük yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve bazı egzersizler ağrıyı önleyerek hastalığın ilerlemesine engel olur. Hastalığın doğru tedavisi için uzman yardımı alınmalı ve ağrı sebebi teşhis edilmelidir. Ağrıların ve ödemlerin önlenmesi için ilaç kullanımı olabilir ve bazı durumlarda fizik tedaviye ihtiyaç duyulabilir. İstirahat ve doktor önerilerine uyulmadığı takdirde hastalık kronik hale gelebilir.

Subakut Bel Ağrısı

Subakut bel ağrıları 6 ila 8 haftadan 3 aya kadar sürebilen ağrılara verilen addır. Kronik bel ağrısına oranla seyri daha iyidir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık ilerleyerek kronik hale gelir ve ağrılar sürekli tekrarlar.

Kronik Bel Ağrısı

Dünya nüfusunun büyük bir oranı kronik bel ağrısı sorunu yaşamaktadır. Kronik bel ağrısı hastalığın son evresidir ve 3 aydan daha uzun süren bel ağrıları da kronik olarak adlandırılır. Kronik bel ağrısı, kişinin sosyal yaşamını, spor ve diğer aktivitelerini büyük ölçüde etkiler. Hastalığın hangi boyutta olduğunu öğrenmek için birçok tetkik ve kapsamlı nörolojik muayene yapılması gerekir. Kronik bel ağrısının tedavisi daha zordur. Tedavi sonrasında ise hastanın yaşamını büyük ölçüde değiştirmesi iyileşmek için önemlidir.

Bel Ağrısı Tedavi Türleri

Bel ağrısının birçok tedavisi bulunmaktadır. Hangi tedavi yönteminin tercih edilmesi gerektiği ise hastalığın durumuna bağlı olarak değişmektedir. İlaç tedavisi, cerrahi yöntemler, fizik tedavi, egzersiz, alternatif tıp ve enjeksiyon tedavisi kullanılan yöntemler arasındadır.

Ağrı Kesici İlaçlar

Ağrı kesici ilaçlar genellikle akut bel ağrısında işe yarayan bir tedavi türü olmaktadır. Ağrı kesici kullanımı ile istirahat etmek ağrıların geçmesi için gereklidir.

Kas Gevşeticiler

Kas gevşetici ile sinir sistemi ve sinirlerin birleşme yerlerinde olan kasılmalar önlenir ve rahatlatır. Hafif ve orta dereceli ağrılar için kullanılır. Kas gevşetici ilaçların kullanımı doktor kontrolünde olmalıdır. Ağrıların kesilmesi için kullanılması yanlıştır. Ağrı kesici gibi kullanmak durumu daha kötü hale getirebilir.

Enjeksiyon Tedavisi

Bel ağrısı için kullanılan yöntemlerin fayda etmemesi halinde kortizon enjeksiyon yöntemi kullanılabilir. Günümüzde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Direk olarak kaslara uygulanan enjeksiyonun içine ağrı kesici de eklenmektedir. Kortizon enjeksiyonu ile sinir köklerinde bulunan iltihap giderilir. Etkisi yaklaşık olarak 6 ay ila 1 yıl arasındadır.

Fizik Tedavi ve Egzersiz

Fizik tedavi ve egzersiz bel ağrısı tedavisinde oldukça gereklidir. Fizik tedavide fizyoterapist uygun olan tedaviyi hasta için uygulamaktadır. Isı, ultrason ve elektriksel uyarı gibi tedavi yöntemlerinden hastaya uygun olan seçilir. Ağrıların hafiflemesi ve geçmesi ile fizik tedaviye ara verilerek hastanın yapabileceği egzersizler uygulanmaya başlar. Egzersizler yardımı ile hastanın duruşu düzeltilerek kasları güçlendirilir. Egzersizlerin düzenli olarak yapmak ağrıları engeller.

Cerrahi Tedavi

Bel ağrısının son aşaması kronik bel ağrısıdır ve bu durumda cerrahi tedaviye başvurulmaktadır. Cerrahi tedavi ile bel fıtığına neden olan disk temizlenerek sinir üzerindeki baskı ortadan kaldırılır. Bu tedavi yoluna başvurmadan önce hastaya uygulanan diğer tedaviler değerlendirilir. İlaç ve fizik tedavinin işe yaramaması, ağrıların devamı, bacaklarda incelme ve güç kaybı yaşanıyor ise yapılması gereken cerrahi müdahaledir. Sinir üzerindeki baskının devam etmesi halinde seksüel güç kaybı, ayaklarda güç kaybı ve idrar tutamama gibi başka sorunlar ortaya çıkar. Ameliyat birçok hasta için korkutucu ve uzun bir süreç gibi görünse de gelişen tıp ve teknoloji ile bu gibi korkular geride bırakılabilir. Açık diskektomi, mikrodiskektomi ve endoskopik bel fıtığı ameliyatı gibi tedaviler mevcuttur. Cerrahi tedavi için en az 6 hafta kadar beklenir. Diğer tedavi yöntemleri uygulanarak son çare olarak ameliyata başvurulur.

Açık diskektomi ameliyatı genel anestezi altında gerçekleşir. Operasyon esnasında hasta yüzüstü yatar, fıtık bölgesine 3-5 cm’lik kesi açılır ve işlem bu kesiler yardımı ile yapılır. Kas dokusu üzerindeki zarar görmüş disk kemikten ayrılır. Ekartör aleti yardımı ile kas ve deri işlem yapılacak bölgeden uzaklaştırılır ve disk daha rahat görülür. Diskektomi ameliyatı ile disk duvarından çıkan bozulmuş disk parçaları ortadan kaldırılmaktadır. Bu yöntem artık pek fazla tercih edilmemektedir.

Mikrodiskektomi ameliyatı, bel kısmından aşağısını bölgesel olarak uyuşturan epidural anestezi veya genel anestezi altında yapılmaktadır. Kullanılan mikroskop ile işlem yapılacak cerrahi bölge 20-40 kez büyütülerek operasyon gerçekleştirilir. Açık diskektomi ameliyatına oranla daha küçük kesiler (1 ila 1,5 cm) kullanılır ve kas dokusu sıyrılarak daha net görüş alanı sağlanır. Ameliyatta daha küçük kesiler kullanmanın en büyük faydası tedavi sonrasındaki dönem daha rahat ve ağrısız geçmesidir. Kas dokusunun daha az zarar görmesi ameliyat sonrasında kas spazmlarını önler. Cerrahi işlemde kullanılacak mikroskop dokuları daha net ve ayrıntılı bir şekilde göstereceğinden komplikasyon riskini azaltır. Damarlar, disk ve sinirler mikroskop ile daha büyük görüneceğinden dokulara da zarar verme ihtimali düşer. Diskin temizlenmesi ile kasın iç kısmından dikiş yardımı ile kapatılır ve üzerine pansuman yapılır. Mikrodiskektomi ameliyatı en etkili ve en sık kullanılan yöntem olmaktadır.

Endoskopik cerrahi yöntemi ile bel kısmına orta ya da yan hattan girilir ve işlem gerçekleştirilir. Endoskopik yöntemde kullanılan kesiler diğer yöntemlere oranla daha küçüktür. Yaklaşık olarak 1 cm’lik bir kesi atılır ve zarar görmüş disk alanına 4 mm’lik endoskop ile girilerek cerrahi alan net bir şekilde görülür. Endoskopik işlem epidural ve lokal anestezi ile yapılmaktadır. Bu yöntem her bel fıtığı için kullanılmamaktadır.

Alternatif Tıp

Günümüzde cerrahi işlemlerden daha fazla alternatif tıp uygulanmaktadır. Tamamlayıcı ve geleneksel yöntemler hastaların daha kolay bulduğu bir tedavi şeklidir. Alternatif tıp yardımı ile birçok hasta bel ağrısı şikayetlerinden kurtulmuş ya da ağrıları daha hafiflemiştir. Alternatif yöntemlerin kullanılmadan önce uzman bir doktora başvurmak önemlidir. Yöntemin yararları ve riskleri bulunuyor ise detaylı şekilde öğrenilmelidir.

Kayropraktik Bakım

Kayropraktik tamamlayıcı tedavi yöntemi Türkiye’de yeni kullanılmaya başlanmış olmasına rağmen Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde sıklıkla tercih edilmektedir. Kayropraktik bakımın genel amacı omurgadaki belli noktalara ulaşılarak ağrıları hafifletmektedir. Omurgada oluşan dizilim bozuklukları sinir sistemini etkileyerek sağlık sorunlarına sebep olur. Bu tedavi yöntemi ile dizilim bozukluklarını düzeltilmektedir.

Akupunktur

Her bel fıtığı ameliyat edilmemektedir. Bazı durumlarda cerrahi işlemlerin dışında alternatif tıp yöntemleri daha etkili olduğu görülmüştür. Bu yöntemlerden olan akupunktur bel ağrısı tedavisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Akupunktur yöntemi ağrıları uzun süreli ya da kalıcı şekilde geçirmektedir. Akupunktur sırasında batırılan iğneler vücuda özgü olan endorfini etkin hale getirir. Endorfin güçlü bir ağrı kesici olduğu için ayrıca bir ilaç kullanmaya ihtiyaç kalmaz. Akupunktur ile vücuttaki kaslar gevşer ve kas spazmları durur. En önemlisi hastalığın yarattığı psikolojik baskı hafifler ve hastalar büyük ölçüde rahatlarlar.

Masaj

Bel ağrısı için kullanılan başka alternatif yöntem masaj olmaktadır. Kasların ve gergin vücut rahatlatılır fakat bu hastaya kalıcı bir çözüm yolu sunmamaktadır. Kısa bir süre vücudun rahatlamasına karşın bel fıtığının ilerleme ihtimali vardır. Masaj yöntemi başka bir tedavi ile kullanıldığında daha etkili bir tedavi olacaktır.

Yoga

Yoga genel olarak belli başlı duruşlar, nefes egzersizleri ve gevşeme hareketlerini kapsayan bir disiplindir. Yoga yardımı ile kaslar gerginleşerek güçlendirilir. Aynı zamanda duruşu da düzeltmekte yardımcı olur. Bu teknikte bazı zorlayıcı hareketlerde bulunmaktadır. Hastanın bu tarz hareketler ile kendini zorlaması daha fazla ağrıya neden olabilir.

Bel Ağrısı Tedavi Öncesi

Tedavi öncesinde bel ağrısının hangi boyutta olduğunu öğrenmek için muayene ve bazı tetkikler yapılmaktadır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda hastaya uygun olan tedavi yöntemi tercih edilir.

Ortopedik Muayene

Hastanın şikayetleri doğrultusunda öyküsü dinlenir ve ağrıların kas, fıtık ya da romatizmal ağrılar mı olduğu belirlenmeye çalışılır. Ameliyat gerektiren durumlarda omurga konusunda uzman hekimlerce değerlendirme yapılarak doğru yöntem seçilir. Bunun için ortopedi ve nöroşirurji bölümüne gitmek gerekir.

Tetkikler

Muayene sonrasında daha detaylı değerlendirme yapılması açısından birçok tetkik yapılır. Radyolojik değerlendirmeler (Röntgen ve X-Ray), BT (Bilgisayarlı Tomografi) ve MR (Manyetik Rezonans) gibi tetkikler yardımı ile bel için ayrıntılı değerlendirme yapılır. Ayrıca EMG yani elektrofizyolojik değerlendirme de gerekmesi halinde yapılacak tetkikler arasındadır.

Tedavi Planlaması

Yapılan tetkikler ile hastanın sağlık durumu net olarak ortaya çıkmaktadır. Ağrıların sebebi ve hastalığın durumuna göre tedavi planlaması yapılır. Hastalığın yeni fark edilmesi halinde egzersiz ve ilaç tedavisi ile bel fıtığının önüne geçilebilir. İlerleyen evrelerde ise çözüm yolu olarak cerrahi tedavi tercih edilir.

Bel Ağrısı Tedavi Sonrası

Yapılacak bel ağrısı tedavisi sonrasında hastanın bazı durumlara daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Doktorun önerilerine ve egzersiz programına uyulması hastanın daha çabuk iyileşmesini sağlar.

Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tedavi sonrasında hastanın bazı hareketlere dikkat etmesi ve ani hareketlerden kaçınması önemlidir. Yapılacak yanlış bir hareket ağrıların tekrar başlamasına neden olabilir.

Oturma ve Uyuma Pozisyonu

Bel ağrısı yaşayan kişilerin oturma ve uyuma pozisyonlarına dikkat etmesi gereklidir. Doğru bir oturuş için bel desteği olan bir koltuk seçilmelidir. Bel kısmına daha fazla destek için yastık da konulabilir. Dizler ve kalçaları koruyarak oturma pozisyonu her yarım saatte bir değiştirilmelidir. Uyuma pozisyonundan önce doğru bir yatak kullanmak önemlidir. Yatağın ortopedik olması rahat bir uykuya zemin hazırlar. Uyuma pozisyonu alırken öncelikle yatağın kenarına oturulmalı ve kollardan destek alınarak yan yatılmalıdır. Daha sonra yavaş bir şekilde sırt üstü dönebilir. Yan pozisyonda uyumak sağlık açısından en doğru olanıdır. Kalkmak için yine yan tarafa yatıp kollardan destek alınır daha sonra oturma pozisyonuna gelerek kalkılır.

Yere Eğilip Kalkma

Tedaviden sonra kişinin gerekli bir durum olmadığı sürece yere eğilip kalkması beline zarar verebilir. Yere eğilmesi gerektiğinde ise dizlerini kırarak çömelmesi ve dikkatli bir şekilde işini yapmasında bir sakınca yoktur. Ani hareketlerden kaçınılmalıdır.

Cisimleri Hareket Ettirirken İtmek

Cisimleri hareket ettirmek için çekmek yerine itmek tercih edilmelidir. Cismi çekerken bel yapısını zorlayabilir ve zarar verilebilir.

İki Kolda Eşit Miktarda Yük Taşımak

Bir yük taşırken iki kolu da kullanmalı ve eşit bir şekilde taşınmalıdır. En sık yapılan alışveriş poşetlerinin tek elle taşınmasıdır. Bel sağlığı açısından poşetler iki kola eşit olarak bölüştürülmeli ve gövdeye yakın olarak taşınmalıdır. Kaldırılabilecek olan yükten fazlasını taşımak da yanlış bir eylemdir. Vücutta doğru dengeyi kuramamak beli zorlayacağından ağrılara neden olabilir.

Araç Kullanırken Dikkat Etmek

Uzun süreli araç kullanımı bel ağrılarına ve sorunlarına neden olmaktadır. Motor titreşimleri ve sürekli aynı pozisyonda bulunan kişilerde bel ağrısı yaşanır. Bel ağrısı şikâyeti olan kişilerin uzun mesafe gitmesi doğru değildir.

Düzenli Olarak Egzersiz Yapmak

Düzenli egzersiz yapmayı herkes hayatının bir parçası olarak düşünürse bu tarz sağlık sorunlarının da önüne geçilebilir. Egzersiz ile belin dayanıklılığı arttırılır ve kaslar daha iyi çalışır. Kişinin kendini zorlayacak egzersizlerden kaçınması ve daha kolay olan yürüyüş ve yüzme gibi egzersizler tercih edilmelidir. Tedavi sonrasında doktor hastaya uygun olan egzersiz programı verecektir.

Sık Sorulan Sorular

Bel Ağrılarında Ne Zaman Doktora Başvurmak Gerekir?

Bel ağrısının yanında bazı belirtiler de ortaya çıkmaktadır. Bacaklarda görülen güçsüzlük, karıncalanma ve uyuşma, ağrıların bacağa ve dizin alt kısmına yayılması gibi durumlar görülebilecek belirtilerdir. Aynı zamanda bel ağrısının 2 hafta boyunca sürmesi ve istirahat ile geçmemesi durumunda bir uzmana başvurulmalıdır.

Bel Ağrıları Hamilelikten Kaynaklanabilir Mi?

Hamilelik sürecinde bel ağrıları yaşanması doğal bir durumdur. Hamilelik ile vücuda daha fazla yük binmesinden kaynaklı kemikler zorlanır ve ağrılara sebebiyet olur. Bu süreç bebek gelişimi için oldukça normaldir. Ağrılar hamileliğin herhangi bir döneminde ortaya çıkabilir. Aynı zamanda kalça ağrısı, bacak ağrısı ve güç kaybı da yaşanabilir.

Bel Ağrıları En Sık Hangi Yaşlarda Görülür?

Bel ağrıları ve bel fıtığı genel olarak 30 ila 60 yaş grupları aralığında görülmektedir. Fakat daha erken yaşlarda da bel ağrıları ortaya çıkabilir.

Bel Ağrısında Risk Faktörleri Nelerdir?

Bel ağrısına neden olabilecek birçok risk faktörü bulunmaktadır. Meslek ile ilgili olan faktörler arasında ağır kaldırma, dizleri bükmeden eğilip kaldırma ve bu hareketlerin devamı bulunmaktadır. Sürekli eğilerek bir şeyler kaldırmak bel fıtığı riskini arttırmaktadır. İş ortamında fazla ayakta kalmak ve uzun süreli bedeni zorlayacak işler yapmak bel ağrısını tetikleyen riskler arasındadır.

Sportif faaliyetlerle uğraşan kişilerde de bel ağrıları görülmektedir. Özellikle futbol, halter, güreş, kürek ve jimnastik gibi spor dalları ile uğraşan kişilerde bu risk yüksektir.

Bel ağrısında kişisel risk faktörleri de bulunmaktadır. Bu faktörler arasında daha önce bel ağrıları yaşanmış olması, sigara içilmesi ve fiziksel olarak uyumsuzluk bulunmaktadır. Çok fazla sigara içilmesi şiddetli öksürüklere neden olmaktadır. Şiddetli ve sık öksürükler omurga arasında bulunan disklerde basınç artışına neden olur ve ağrılar görülür. Aynı zamanda sigara kullanımı disklerdeki beslenmeyi bozar ve dış etkenlere açık hale getirir.

Bel Ağrısı Ne Zaman Fıtığa Dönüşür?

Bel fıtığı zaman içerisinde oluşan bir hastalıktır. İlk önce akut ağrılar görülür. Hafif ve dinlenme ile geçen ağrılardır. 6 haftaya kadar ağrıları görülür ve daha uzun olması halinde subakut ağrılar oluşur. Subakut ağrılar 3 aya kadar sürebilir hafif ve orta dereceli ağrılardır. 3 aydan daha uzun süren ağrılar ise bel fıtığı olmaktadır. Doğru ve zamanında tedavi edilmezse daha büyük sağlık sorunlarına neden olabilir.

Belde Kayma Olması Bel ağrısına neden Olur Mu?

Belde kayma olmasının ilk belirtileri arasında bel ağrısı görülmektedir. Hareketsiz yaşam ve fazla kilo artışı bel kaymasına neden olmaktadır. Ayrıca yük taşırken vücut dengesine dikkat edilmelidir. Fazla ve dengesiz yük taşımakta bel kaymasına neden olabilir.

Bel Ağrısı İçin Evde Uygulanan Yöntemler Nelerdir?

Evde hazırlanabilecek bitkisel karışımlar ve masaj yöntemleri bel ağrılarına iyi gelmektedir. Son zamanlarda sıklıkla kullanılan Hindistan cevizi yağı iltihap engelleyici bir yapıya sahip olduğu için bel ağrılarını hafifletir. Hindistan cevizi yağı ile vücuda masaj yaparak cildin yağı iyi bir şekilde emmesini beklemek ve daha sonra ılık su yardımı ile yıkanması gerekir. Bunun için yapılması gereken şey yaklaşık 2 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağını ısıtmak ve ılımasını beklemek.

Zencefilin içerisinde bulunan anti-inflamatuar özelliği sayesinde sıklıkla bel ağrısı tedavisinde kullanılmaktadır. Doğal bir malzeme olan zencefilin köklerini sıcak bir kompres haline getirerek belde ağrıyan bölüme bir süre uygulamak. Zencefil yağı kullanmakta aynı sonucu verecektir.

Daha basit bir yöntem olan lahana eski zamanlardan beri uygulanmakta ve birçok ağrıyı geçirmektedir. Bel ağrısı için lahananın yaprakları suyun içine konularak kaynatılır. Kaynatılan yaprakların suyu süzülür ve ince bir bez ya da tülbentle sarılarak ağrıyan kısma kompres yapılır. Yarım saat yapılması yeterlidir.

Bel Ağrısı İçin Yatak Tercihini Nasıl Yapmak Gerekiyor?

Bel ağrısı için kullanılması gereken yatak ortopedik ve yaylı olandır. Bu tarz yatak ile daha rahat bir uyku sağlanır ve bel ağrıları önlenir.

Bel Ağrısı İçin Hangi Egzersizleri Yapmak Gerekiyor?

Bel ağrısı için yapılacak egzersizlerin doktor tarafından verilmesi gerekir. Hastanın evde kendince bir hareket yapması beline daha fazla zarar verebilir. Genel olarak verilen birkaç egzersiz bulunmaktadır. Tek bacak çekme hareketinde kişinin yere sırt üstü yatması gerekir. Bel boşluğu bırakılmamalıdır. Bu şekilde yattıktan sonra bir dizi göğse doğru çekmeli ve 20 saniye kadar orada tutulmalıdır. Yapılan bu hareket ile bel ve sırt kasları rahatlayarak esneyecektir. Aynı hareket her bacak için 5 set şeklinde tekrarlanır.

Bir diğer harekette ayakta olmalı ve bacaklar omuz hizasında açılır. Sol el havaya kaldırılırken sağ el arka tarafa konur. Bu şekildeyken sağ tarafa doğru vücut eğilerek gerdirme yapılır. Bu şekilde 3 saniye kaldıktan sonra sol tarafa aynı hareket yapılır. Yapılan hareket ile sırt ve bel kasları üzerinde biriken baskı azaltılır. Bu hareket 10 tekrar, 5 set yapılabilir.

Bel Ağrısı Tedavisinin Geciktirilirse Ne Olur?

Bel ağrıları görmezden gelip tedavi edilmediği takdirde bel fıtığına dönüşmektedir. Bel fıtığının tedavisi ise geciktirilmeden yapılmalıdır. Önemsenmediği zaman daha ciddi hastalıklara neden olabilir. Oluşabilecek hastalıklar geri dönüşü olmayan boyutlarda nörolojik fonksiyon kayıplarına yol açabilir.

Bel Ağrısı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bel ağrılarının ortaya çıkmasında bir veya birden fazla sebep etkili olabilir. Doğal olarak tedavi de bu sebeplerin ortadan kaldırılması üzerine kurgulanmıştır. Bel ağrısını ortaya çıkaran sebepler şunlardır:

  1. Romatizma hastalıkları,
  2. Omurga problemleri,
  3. Omurilik problemleri,
  4. Bel fıtıkları,
  5. Mide ve yemek borusu hastalıkları,
  6. Ağır yük kaldırmaya bağlı tahribatlar. Tüm bu durumların tedavisinde hayat tarzı değişimleri, fizyoterapi uygulamaları, ilaç tedavileri ve cerrahi uygulamalar tedavi yöntem olarak kullanılır. Bel ağrısı tedavisinin nasıl yapılacağı ise hastaya, ağrının şiddetine ve hayatı etkileme derecesine göre belirlenir.

    Bel Ağrısı Tedavisi Olunmazsa Ne Olur?

    Bel ağrısını ortaya çıkaran sebepler ilerlemeci bir karakter gösterirler. Doğal olarak sorun ortadan kaldırılmadığı müddetçe ilerlemeye devam eder. Ağrılar şiddetlenir, fiziki kabiliyetler azalır ve daha ileri seviyelerde yürüme ve duruş bozuklukları ortaya çıkar. Birkaç günden fazla süren ağrılar için mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi süreçleri tartışılmalıdır.