Aşırı Kıllanma / Tüylenme (Hirşutizm) Tedavisi

Aşırı Kıllanma / Tüylenme (Hirşutizm) Tedavisi
Aşırı Kıllanma / Tüylenme (Hirşutizm) Tedavisi

 

Aşırı kıllanma kadınlarda ve genç kızlarda görülen bir problemdir. Kadınlarda erkek tipi kıllanma olarak da bilinir. Kollarda bacaklarda sırt ve karın bölgesinde normalden fazla, yoğun ve gür kılların çıkması olarak tanımlanır. Kendi başına bir hastalık olarak kabul edilmez ancak başka bir hastalığın semptomu olabilir. Bu yüzden ciddiye alınması ve hekime gitmekten çekinilmemesi gerekir. Genellikle hormonal bozukluklardan kaynaklanan aşırı kıllanma sebep olan hastalığın tedavi edilmesiyle normale dönecek olan bir rahatsızlıktır.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün

Aşırı Kıllanma Tedavisi Hakkında

Aşırı kıllanma yaşamakta olan kadınlar genelde sorununun çözümünü güzellik merkezlerinde ararlar. Ağda, lazer epilasyon ya da tüy dökücü kremler gibi yöntemlere başvururlar. Ancak bu doğru bir davranış değildir. Bunlar kozmetik olarak sorunu geçici süreliğine çözmüş gibi görünüyor olabilir ancak kıllanmanın asıl sebebi olan hastalık tedavi edilmediği için hastanın hastalığını bilmemesi veya tedavi sürecine başlamamasına sebep olur. Buda hastalığın önlenmesinde geç kalınmasına, hastalığın ilerlemesine ve belki de vücuda kalıcı hasar vermesine sebep olmaktadır.

Aşırı Kıllanma Nedir?

Aşırı kıllanma, kadın vücudunun normalden daha fazla kıl üretmeye başlamasıdır. Kadın vücudu genel olarak erkek vücuduna göre daha az kıl üretmektedir. Özellikle kollar, bacaklar, karın bölgesi, sırt gibi bölgelerde kadın vücudunda ya hiç kıl olmaz ya da çok az ve cılız kıllanmalar olur. Aşırı kıllanma yaşayan kadınlarda bu bölgelerdeki kıllar gürleşir, çoğalır, erkek vücudunu andırır şekilde kalınlaşır. Bazı durumlarda kadında sakal çıkmasına kadar ilerleyebilir.

Genellikle kadının ergenliğe girdiği 15-16 yaşlarında ve menopoza girdiği 45-50 yaşlarında görülür. Bu yaşlar aralığında herhangi bir dönemde de gözlemlenebilir. Vücudun doğal hormon dengesinin bozulduğu durumlarda gerçekleşme olasılığı daha fazladır.

Kıl Nasıl Oluşur?

Kıl insanların ilk çağlardan beri vücudunun ürettiği bir yapıdır. Bazıları gözle görülemeyecek kadar inceyken saç bıyık sakal gibi bazı kıllar son derece gür, kalın ve göze çarpıcıdır. Vücutta epidermi (deri) üzerinde kıl yuvasının gelişmesi, ardından kılın hareketi için mini bir kas olan erektör kasın ve sebum bezi denilen yapının oluşması gerekir. Daha sonra kıl dermal papilla içinde gelişmeye başlar. Kıl konisi uzar ve dermal papilla vasıtasıyla beslenerek uzar. Kılların oluşma süreci 3 faz halinde incelenir. Bu fazlar her kılda bağımsızdır. Aynı bölgedeki kıllar farklı fazlarda olabilirler. Bu fazlar:

  • Anagen Fazı: Kılın ilk oluşma ve gelişme evresidir. Bu evredeki kıllar kıl kökünde oluşumunu tamamladıktan sonra cilt üstünde uzamaya başlarlar. Bu evrede kıl en hızlı uzadığı evrededir. Aynı zamanda lazer epilasyon gibi işlemlere en uygun evre de bu evredir. Kıl kökünün gelişme aşamasındayken kıl vasıtasıyla yakılmasından sonra kökten çıkacak kıl daha zayıf olmaktadır. Bu işlem birkaç kez tekrarlandığında artık bölgedeki kıl kökü tamamen ölür ve yeni kıl üretemez duruma gelir.
  • Katagen Fazı: Anagen fazı tamamlayan kıllar sonrasında katajen fazına geçerler. Bu evrede kıl köklerindeki aktivite azalmış, kılın uzama hızı yavaşlamıştır. Bu aşamada kıl vücuttan ağda cımbız gibi yöntemlerle alınırsa anagen faz erken başlar. Katajen fazından sonra kıl artık vücuttan atılma evresine geçer.
  • Talogen Fazı: Bu evre kılın uzamasının durduğu, kökünden ayrıldığı evredir. Dinlenme fazı olarak da bilinmektedir. Ortalama 2-3 ay sürmektedir. Bu aşamada kıl vücuttan kendiliğinden atılır. Yeni kökte kıl oluşumuna başlarken talojen fazdaki kılda vücuttan dökülür.

Kılların genel işlevi derinin isi ve nem dengesini korumaktır. Soğuk veya sıcakla kıl köklerinde bulunan küçük kaslar yardımıyla kıllar uygun şekli alır ve ısı yalıtımı sağlar. Erkek vücudu kadın vücuduna göre her zaman daha kıllıdır. Bazı kılların yapısı özeldir. Kaş kirpik burun kılları gibi kıllar bulundukları bölgedeki organları yabancı cisimlerden korumak için vardır.

Kıl ve kıllanma çeşitleri ırklara göre farklılıklar gösterir. Siyahi ırklarda kıllar genellikle kıvırcık iken beyaz ve sarı ırkta daha düz yapıdadır. Kılların rengini keratin denilen renk verici pigment belirlemektedir. Keratinin yoğun olduğu kişilerde kıllar daha koyu renkliyken, keratinin az olduğu kişilerin kılları yoğunluğa göre kızıl, kahverengi veya sarı olmaktadır. Keratinin hiç olmaması durumunda kıllar beyaz renkte çıkacaktır ve bu bir kalıtsal hastalık olarak kabul edilen albino durumudur. Albino olan kişilerin derisi pembe renkli, vücudundaki kıllarda beyazdır. Bunun dışında stres, yaşlanma veya kalıtsal özellikler sebebiyle kıllar içindeki keratinin azalmasıyla beyazlaşır ve zayıflar. İleri yaştaki kişilerde kellik ve beyazlama başlamasının sebeplerinden birisi de kıllara yeterince keratinin gitmemesidir.

Kıl vücutta kıl köklerinden geçen damarlar vasıtasıyla beslenmektedir. Papilla denilen yapı damardan taşınan kılın beslenmesi için gereken molekülleri matrix vasıtasıyla kıla aktarır. Kıl beslenmesi iyi olan kişilerin saçlarının parlak ve güzel görünmesinin sebebi bu damarların taşıdığı besleyici moleküllerin fazla olmasından kaynaklanır.

Kıllar 3 çeşit olarak gruplanmaktadır. Bunlar lanugo kılları (yeni doğanlarda görülen ve sonradan dökülen kıllar), Vellus kılları (1-2 cm uzunluğundaki kısa tüyler) ve terminal kıllar (bilinen şekliyle saç, sakal, bıyık ve gövdede bulunan kıllar) olarak bilinir.

Aşırı Kıllanma Neden Olur?

Aşırı kıllanma günümüzde değişen kozmetik ve güzellik anlayışıyla iyiden iyiye göze çarpan, yaşayan kişiyi hem ruhsal hem de fiziksel anlamda rahatsız eden bir durum haline gelmiştir. Aşırı kıllanmanın pek çok sebebi olabilir. Kendisi bir hastalık değildir ancak başka bir hastalığın belirtisi olarak kabul edilir. En yaygın olan sebeplerden bazıları şunlardır:

  • İdiyopatik Hirşutizm (Genetik Aşırı Kıllanma): Hirşutizm Çoğunlukla hormonal veya overlerde oluşan kist sebebiyle olmaktadır. Ancak genetik aşırı kıllanma, yapılan incelemelerde hiçbir hormonal bozukluk veya polikistik over sendromu görülmemesi durumunda kişinin genetik miras yoluyla bu rahatsızlığa sahip olması durumudur.
  • Polikistik Over Sendromu: Polikistik over sendromu aşırı kıllanmada en çok karşılaşılan sebeplerden birisidir. Bu sendromu yaşayan kadınlarda overler düzenli olarak yumurtlama evresine geçemezler. Adet düzensizliği, adet görememe, sivilcelenme, aşırı kıllanma ve kısırlık gibi belirtileri varıdır. Kandaki androjen hormonunun yükselmesi sebebiyle oluşur. Çok sık görülen bir sendromdur ve tedavisi genellikle ilaç tedavisi olarak yapılmaktadır. Bazı durumlarda laparoskopik cerrahi işlemler de uygulanabilir. Tedavisinden sonra aşırı kıllanma sorunu yaşayan hastanın diğer semptomlarla beraber bu sorunu da ortadan kalkar.
  • Hipertekozis: Semptomlarından birisi de aşırı kıllanma olan hastalıklardan birisi de hipertekozistir. Bu hastalıkta yumurtalık ya hiç büyümemiştir ya da çok az büyümüş, dışındaki kapsül adı verilen yapı çok kalınlaşmıştır. Polikistik over sendromunun ilerlemiş hali olarak da bilinir. İnsülin direncinin artması, kadın hastanın yüz haricinde göğüs, karın ve sırt bölgesinde yoğun kıllanmaya rastlanır. Bunun haricinde klitoris yapısı fazla gelişerek hipertrofi olur ve göğüslerde küçülme gözlemlenir. Genel olarak kadın hastanın görüntüsü kandaki androjenin kontrolsüzce artmasıyla erkeği andırmaya başlar. Kalıcı kısırlıklara sebep olabilir. Bu evredeki polikistik over cerrahi işlemle alınır. Eğer diğer over sağlamsa hastanın gebe kalma ihtimali vardır ancak çoğu vakada her iki overde de aynı sorun gözlendiği için bu seviyeye ilerlemiş polikistik over sendromu olan hastalar bir daha hamilelik yaşayamaz.
  • Over veya Böbrek Üstü Tümörü: Kadın vücudunda hormonal yapıları en çok etkileyen organlardan birisi overlerdir. Overlerdeki bir tümör bütün hormonal yapıyı altüst edebileceğinden aşırı kıllanma şikayetlerinde ilk araştırılan kısımlardan birisi de over tümörleridir. Androjen hormonunun kontrolsüzce artmasıyla hastanın polikistik over sendromuna veya daha kötüsü hipertekozis sendromuna yakalanmasına sebep verebilecek tümörler büyümeden kontrol altına alınmalıdır. Aynı şekilde vücuttaki hormonları düzenleyen yapılardan birisi olan böbrek üstü bezlerinde oluşacak bir tümör bütün vücudun hormonal yapısını bozabilir. Burada ortaya çıkacak bir tümör ilerleyen aşamalarda hayati tehlike yaratacak boyutlara varabilir veya bazı organların işlevinin tamamen yitirilmesine veya hastanın hormonal dengesinin bozulmasına paralel bozulan psikolojik yapısının uzun tedaviler gerektirecek şekilde bozulmasına sebep olabilir.
  • Adrenal Hiperplazi: Çocuklarda doğuştan gelen böbrek üstü bezinin salgıladığı enzimlerin bozulmasına denilir. Kandaki androjenin yükselmesinin sebeplerinden biri de konjenital adrenal hiperplazidir. Androjen fazla salgılanınca kız çocuklarında erkeksi bir görünüm ve enzim bozukluğuna bağlı ortaya çıkan böbrek üstü bezlerinin korteks yapısında kalınlaşma gibi anormallikler görülür. Vücuttaki testosteron hormonu seviyesi yüksek olur.
  • Tiroid Bezi Hastalıkları: Tiroid bezleri boynun her iki tarafında bulunan, görevi vücuttaki hormon dengesini sağlamak olan organlardan birisidir. Tiroid bezlerinde ortaya çıkacak aşırı çalışma (hipertiroidizm), az çalışma (hipotiroidizm), haşimato hastalığı, tiroid nodülleri veya guatr bir sorunda vücudun hormon dengesi bozulacağı için aşırı kıllanma sorunu da semptomlar arasında görülebilir.

Aşırı Kıllanma Belirtileri Nelerdir?

Aşırı kıllanma kendi başına bir hastalık olmamakla birlikte diğer hastalıkların bir semptomu olması sebebiyle birçok belirti ile beraber görülebilir. En sık görülen belirtiler kıllarda anormal uzama ve kalınlaşma, depresyon hali, adet görememe veya düzensiz adet görme, yüzde sakal benzeri kılların uzaması, seste kalınlaşma, görüntü olarak erkeksi bir görünüme sahip olma gibi belirtiler olabilir. Yüzde çıkacak ufak tefek kıllar her kadında olabileceği için aşırı kıllanma olarak yorumlanmamalıdır. Aşırı kıllanma durumunda kadının yüzünde çıkacak kıllar bir erkek gibi tıraş olacak seviyede ve kalınlıkta olacaktır.

Aşırı Kıllanma Tedavi Türleri

Aşırı kıllanma tedavisi hastanın geçirmekte olduğu hastalığın türüne göre değişkenlik göstermektedir. Hekim gözetiminde yapılacak testlerden sonra konulacak teşhise göre tedavi süreci başlar, Bazı durumlarda kişi herhangi bir hastalık geçirmiyor, ancak aşırı kıllanma sorunu genetiğe bağlı ortaya çıkmış olabilir. Bu durumda tedavi gerektirecek bir hastalığı olmayan kişiye kozmetik uygulamalar yapılarak aşırı kıllanma ortadan kaldırılabilir.

İlaç Tedavisi

Aşırı kıllanma şikayeti olan hastanın sorunu hormonal dengesizlik, tiroid bezlerinin veya böbrek üstü bezlerinin doğru çalışmaması, overkist gibi sorunlar olması durumunda hastaya ilaç tedavisi verilmektedir. Bu ilaçlar hormon düzenleyiciler, overkist yaşayan hastalarda adet düzenleyiciler veya adet söktürücü ilaçlar olabilir. İlgili uzman hekimin vereceği doz ve küre göre uygulandığında hastanın tedavisi sağlanacağı için aşırı kıllanma semptomu da ortadan kalkacaktır.

Özel Diyet Uygulaması

Bazı durumlarda hastanın hormonal bozuklukları tüketmemesi gereken besinlerden kaynaklı olabilir. Bu durumda hastanın hormon dengesini bozan besinin tespitinin ardından hastaya bu besin yasaklanır ve hormonların normale dönüp dönmediği gözlemlenir. Bu diyet hastaya dönemsel veya ömür boyu uygulanacak şekilde verilebilir. İlgili hekim tarafından belirlenecek diyetin süresi de yine hekim tavsiyesine göre belirlenir. Diyeti uygulayan hasta düzelme göstermezse hormon dengesini bozan başka etmenler araştırılır ve hastaya diyetin yanında başka tedaviler de uygulanabilir.

Kozmetik Tedavi

Aşırı kıllanma sorunu her zaman bir hastalık semptomu olmayabilir. Uzman hekimin yaptırdığı tetkikler sonucunda hastada herhangi bir sorun veya hormon dengesizliğine rastlanmazsa aşırı kıllanma sorunu idiyopatik hirşutizm olarak tanılanır. Bundan sonra yapılacak şey basittir. Hasta lazer epilasyon, ağda veya tüy dökücü kremler yardımıyla kozmetik olarak istediği görünüme kavuşana kadar tedavi verilir. Bu aşamada hastanın herhangi bir şikayeti yoksa hekim gözetimine ihtiyaç ortadan kalkar. Bir güzellik ya da kozmetik uzmanı yardımıyla aşırı kıllanma sorunu ortadan kaldırılır.

Aşırı Kıllanma Tedavi Öncesi

Aşırı kıllanma sorunu olan hastalar genellikle hekime başvurmaktan çekinmekte ve sorunun çözümünü kozmetik sektöründe veya güzellik merkezlerinde aramaktadır. Yaptırılacak olan lazer epilasyon gibi işlemler sonu çözmeyeceği gibi aşırı kıllanmaya sebep olan rahatsızlığı da tedavi etmeyeceği için faydasızdır. Böyle bir sorun yaşayan hasta yaşadığı semptomlara göre uygun hekime başvurmalıdır. En sık görülen sebeplerden biri androjen yüksekliği ve polikistik over sendromu olduğu için hastanın ilk başvurması gereken hekim kadın doğum uzmanıdır. Uzman hekim detaylı bir muayenenin ardından yaptıracağı tetkiklerle tedaviye başlayacak veya uzmanlığı dışında bir hastalık tespit ederse hastayı ilgili uzmana sevk edecektir.

Fizik Muayene

Aşırı kıllanma şikayetiyle hekime başvuran hasta öncelikle hekim tarafından detaylı bir fizik muayeneye girecektir. Daha sonrasında hastadan alınacak detaylı bir anamnez ile hastanın öyküsü öğrenilecek, buna göre hekim şüphelendiği hastalıklar için gerekli tahlilleri isteyecektir.

Aşırı kıllanma sorunu yaşayan hastaların vücutlarında kontrolsüz ve anormal kıl uzamalarıyla beraber polikistik over sendromu görülme ihtimali yüksek olduğu için hekim overleri ultrason altında kontrol edecek, klitoriste hipertrofi olma ihtimaline karşı klitoris ve vajen muayenesi yapacaktır.

Tetkikler

Aşırı kıllanmaya sebep olan sorunlar hormonal olduğu ve başka bir hastalığın semptomu olduğu için hekimin yaptıracağı tetkiklerde hormonları salgılayan organların radyolojik olarak incelenmesi ve gerekli hormonal testlerin laboratuvar ortamında yapılması üzerine olacaktır. Bu testler şu şekildedir:

  • Testosteron Testi: Vücutta testosteron yükselmesi kadınsı özelliklerin azalarak erkeksi bir görünüme sebep olması ve kıllanmayı artırması sebebiyle aşırı kıllanma yaşayan hastaların incelenecek hormonal yapılarından birisi de testosteron olacaktır. Testosteron yükselmesi ses kalınlaşması, aşırı kıllanma, erkeksi görünüm, kaslarda büyüme gibi etkiler de yapacağından mutlaka testi yapılması gereken ve soruna sebep olan organın bulunması gereken bir hormon testidir.
  • Progesteron Testi: Progesteron, kadınlarda hamile kalmak ve adet döngülerini sağlayarak doğurganlık işlevinin sürmesini sağlayan hormon türlerinden birisidir. Bu hormon hamilelik veya adet döneminde yükselmesi beklenen, yükselmemesi durumunda düşük yapmaya, süt azalmasına veya kişinin hamile kalmasına sebep olan bir hormondur.
  • Prolaktin: Prolaktin hormonu beyinde yer alan hipofiz bezi vasıtasıyla salgılanan bir hormondur. Kadınların hamilelik sürecinde meme bezlerinin gelişmesini ve doğumdan sonra süt üretimini sağlar. Bu hormonun gebelik durumu dışında yüksek olması normal değildir. Prolaktin yüksekliği kadınlarda östrojen hormonunun düşmesine ve bu sebeple cinsel fonksiyonların bozulmasına neden olur. Aşırı kıllanma yaşayan hastalarda da kontrol edilmesi gereken hormonlardan birisidir.
  • Tiroid Testleri: Aşırı kıllanma semptomunun görüldüğü rahatsızlıklardan birisi de tiroid bozukluklarıdır. Hipertiroidi, hipotiroidi, guatr veya tiroid nodülleri gibi hastalıklar tiroid bezinin düzgün çalışmaması ve vücudun hormonal dengesinin bozulmasına sebep olur. Bu hormonal dengesizliklerin belirtilerinden birisi de aşırı kıllanma olabileceği için hastaya tiroid testi yapılması gerekmektedir.
  • İnsülin Tetkikleri: İnsülin vücutta kan şekerini kullanan kas dokuları, karaciğer ya da vücut yağları gibi dokulara şekerin iletilmesini sağlayan hormondur. Eğer vücutta insülin direnci varsa şekerin ihtiyaç olan dokuya iletilmesi veya yakılması zorlaşır. Bu da vücudun insülin salgılanmasının artırmasına sebep olur. İnsülin dengesizliği diğer etkilerinin yanında hormonal düzensizliklere de yol açar. Bu yüzden aşırı kıllanma sorunu yaşayan hastalarda incelenmesi gereken hormonlardan birisidir.
  • Ultrasonografi: Ultrason hormon salgılayan dokuların fiziki durumunu incelemeye yarar. Bu dokularda anormal bir büyüme, küçülme, şekil bozukluğu veya tümör varsa bu durum ultrason ile tespit edilir. Aynı zamanda polikistik over sendromu ve hipertekozis dokunun fiziki durumu incelenerek teşhis edileceği için ultrason tetkiki aşırı kıllanma yaşayan hastalarda mutlaka yapılması gereken tetkiklerden birisidir.

Aşırı Kıllanma Tedavi Sonrası

Aşırı kıllanmaya sebep olan hastalık bulunduktan ve tedavi edildikten sonra hastanın hekim tavsiyelerine uyması gerekmektedir. Hormon dengesini bozan durum her ne ise hastalığın tekrarından korunmak için bu sebeplerden kaçınmak elzemdir. Hekim gerekli durumlarda hastanın tedavi sonrası bir diyet uygulamasına ya da bir ilaç kullanmasına karar verebilir. Bu durumda hastaya düşen hekimin tavsiyelerin eksiksiz uymak ve yaşam kalitesini düşürecek olan bu durumun tekrar ortaya çıkmasını engellemektir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tedavi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hastalığa göre değişmekle birlikte genel olarak hormon dengesini bozacak durumlardan kaçınmak olacaktır. Örneğin tiroid bozukluğu olan bir hastada öfke nöbetleri olacağı için kişinin stresten sakınması, öfke nöbeti geçirmesine sebep olacak durumlardan mümkün mertebe uzak durması gerekmektedir. Bunun haricinde hasta görüntüsü sebebiyle psikolojik olarak kendini rahatsız hissettiği bir dönemden çıktığı için yakınlarının desteği önemlidir. Hastaya düzeldiği, rahatsızlığının geçici bir süreç olduğu ve bu sürecin bittiği tekrar tekrar hatırlatılmalı, özgüven kıracak konuşmalardan kaçınılmalı ve bilakis hastanın özgüveninin yeniden yerine gelmesi için hastayla özgüvenini yükseltecek konuşmalar yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Aşırı kıllanma kendi başına bir hastalık değildir. Ancak hastanın sosyal hayatını derinden etkileyecek, psikolojik olarak hastayı sarsabilecek ve başka bir hastalığın semptomu olduğu için tedavi sürecine girmesine sebep olacak bir durumdur. Aşırı kıllanma sorunu yaşayan hasta eğer sorunu idiyopatik hirşutizm değilse bir tedavi süreci görecek ve bu süreçte hormonlarla alakalı tedaviler alacağı için ruhsal olarak dengesizleşebileceği zamanlardan geçecektir. Bu tedaviyle alakalı en çok sorulan soruları aşağıda derlemeye ve cevaplandırmaya çalışacağız.

Aşırı kıllanma nasıl anlaşılır?

Aşırı kıllanma en çok ergenlikte ve menopoz döneminde görülmektedir. Çoğu zaman yüzde ve vücutta ufak tefek kıllanmalar aşırı kıllanma ile karıştırılır. Aşırı kıllanma vücutta sakal çıkması, karında, sırtta, kollarda ve göğüste bir anda uzayan kalınlaşan ve normalin dışında yoğunlukta kıllanmalar şeklinde görülür. Bunların dışında ergenlik çağına giren kız çocuklarında özellikle genital bölgede kıl artışı normaldir ve aşırı kıllanmayla karıştırılmamalıdır.

Aşırı kıllanma tedavisi için hangi bölüme muayene olmak gerekir?

Aşırı kıllanma kendi başına bir hastalık değildir. Hastanın halihazırda geçirmekte olduğu bir hastalığın semptomudur. Bu yüzden öncelikle kişinin hastalığının tespit edilmesi gereklidir. Genellikle bu şikayetin sebebi polikistik over sendromu olduğu için ilk önce kadın doğum uzmanına başvurmak daha doğru olacaktır. Kadın doğum hekimi yapacağı muayenede herhangi bir sorun tespit edemezse kan sonuçlarına göre endokrinoloji uzmanı hekime danışacak veya başka uzmanlık alanına giren bir sorun bulursa hastayı ilgili uzmana sevk edecektir.

Tıraş bıçağı kullanmak aşırı kıllanmaya neden olur mu?

Aşırı kıllanma tıraş bıçağı kullanımıyla ortaya çıkmaz. Tıraş bıçağının kullanılan tüylerde kalınlaşmaya, gürleşmeye ve uzamaya sebep olduğu uzun yıllardır söylenmektedir ancak bunu kanıtlayan bilimsel bir çalışma henüz yoktur. Bununla beraber aşırı kıllanma tıraş bıçağı sebebiyle değil hormonal dengesizlikler veya genetik sebebiyle olduğu için kişi bu şikayete sahipse tıraş bıçağı kullansa da kullanmasa da aşırı kıllanma durumu devam edecektir. Kişinin aşırı kıllanma şikayeti yok ise tıraş bıçağı kullanımı sebebiyle böyle bir sorun ortaya çıkmayacak, ancak ve ancak hormonal bir bozukluğu varsa tıraş bıçağından bağımsız olarak bu hormon dengesizliği sebebiyle aşırı kıllanma ortaya çıkacaktır.

Hangi hastalıklar aşırı kıllanmaya sebep olur?

Aşırı kıllanma semptomu gösteren hastalıklar hormon salgılayan tiroid, böbrek üstü bezleri, hipofiz bezi gibi organlarda oluşacak bir sorun veya tümör sebebiyle ortaya çıkabilir. Bunun haricinde polikistik over sendromu, hipertekozis gibi hastalıklar aşırı kıllanmaya yol açabilir. Son olarak kişi hasta olmayabilir. Genetik miras yoluyla idiyopatik hirşutizm rahatsızlığı bulunabilir.

Aşırı kıllanma nelere yol açar?

Aşırı kıllanma hormonal dengesizlikler sebebiyle oluşan bir rahatsızlık olduğu için hastanın ani duygu durumu değişikliği, ani öfke ya da ağlama krizleri, fiziksel görünüm sebebiyle düşecek özgüven, sosyal çevresinde yaşayacağı travmatik olaylar sebebiyle oluşabilecek psikolojik rahatsızlıklar gibi etkileri olabilir. Hastanede göreceği tedaviden sonra düzelecek bu sorundan sonra hastanın özgüven problemi yaşamaması için hasta yakınlarının desteği son derece önemlidir. Bunun dışında aşırı kıllanma herhangi bir kalıcı sağlık sorununa yol açmaz.

Aşırı kıllanmadan tamamen kurtulmak mümkün mü?

Aşırı kıllanma hormonal bozuklukların sebep olduğu bir rahatsızlık olduğu için hormonal bozukluğa sebep olan hastalık tedavi edildikten sonra kıllanma durumu da ortadan kalkacaktır. Eğer tedavi edildikten sonra kıllanma sorunu devam ederse kozmetik olarak tedavi alınarak kıllanma problemi ortadan kaldırılabilir. Çoğu vakada hormon sorununu çözdükten sonra kıllanma kozmetik tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden sona ermektedir.

Aşırı kıllanma dönemsel olabilir mi?

Aşırı kıllanma hormonlara bağlı bir sorun olduğu için dönemsel olabilir. Hormon bozuklukları düzeldikten sonra veya nadiren ergenlik çağında görülen dönemsel aşırı hormon salgılanması gibi durumlarda hormonlar düzene girdikten sonra aşırı kıllanma sorunu da ortadan kalkacaktır.

Aşırı kıllanma tedavi edilmezse ne olur?

Aşırı kıllanma kendi başına bir hastalık olmadığı için mutlaka altında yatan sebepler araştırılmalıdır. Kıllanmaya sebep olan durum bir hastalıksa tedavi alınmaması durumunda hastalık ilerleyebilir ve vücuda kalıcı zararlar verebilir. Bunun dışında aşırı kıllanma hastalığa bağlı değilse kozmetik tedavi alınmalıdır ancak kozmetik tedavi alınmazsa herhangi bir sorun teşkil etmez. Sadece hastanın fiziksel görüntüsü istenilen şekilde olmaz. Bunun dışında genetik aşırı kıllanmanın sağlık açısından bir zararı yoktur.