Ankilozan Spondilit (AS) Tedavisi

Ankilozan Spondilit (AS) Tedavisi
Ankilozan Spondilit (AS) Tedavisi

 

Ankilozan spondilit hastalığı romatizmal bir hastalık olmakla beraber, ağrılı ve hızlı ilerleyen bir hastalık türüdür. Ankilozan spondilit hastalığı, eklemin iltihaplanmasını belirtmektedir. Bu hastalığa yakalan kişilerde hareket kabiliyetlerinde problemler oluşmaktadır.

Genç erkeklerde görülebilen ankilozan spondilit, sıklıkla karşılaşılan bir hastalık değildir. Ankilozan spondilit hastalığının şiddetinin kişiden kişiye farklılık gösterdiği bilinirken, en büyük olumsuzluğu ise hayat kalitesini düşürdüğü gözlemlenir. Hastalığın ilerlemesi halinde omurga hareketi bütünüyle sınırlanabileceği belirtiliyor. Bu hastalık ilk evrelerinde belde oluşabilen ağrılar yada bel tutulması ile karşınıza çıkabilmektedir. Ankilozan spondilit tedavisine hastalık ilerlemeden başlanmalıdır. Hastalığı kireçlenmeden ayırmak gerekirken, kireçlenmenin yaşlı insanlarda görülebilen bir hastalık olduğunu unutmamalısınız. Yaşlıların aksine gençlerde görülen ankilozan spondilit ise kemiklerin kaynaşması ile alakalıdır.

Ankilozan spondilit hastalığının risk faktörleri içerisinde genetik yatkınlık yer almaktadır. Ankilozan spondilit hastalığı genetik olmasından dolayı bir aileden birkaç kişi de daha ankilozan spondilit hastası olması ihtimali yüksektir. Hastalığın görülme sıklığı ise her toplumda farklılık gösterebiliyor. Japonya da %0.04 olarak görülürken, Türkiye'de ortalama %0.05 sıklığında görüldüğü belirtilmektedir. Bu oran ise 300-350 bin AS'li olduğunu ifade eder. Ankilozan spondilit hastalığı, erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha fazla görülüyor.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Mehmet Soy

Ankilozan Spondilit Tedavisi Hakkında

Genellikle erkeklerde görüldüğü gözlemlenen ankilozan spondilit hastalığının oluşumunda iklim ve çevre şartlarının etkisinin olabileceği belirtilmektedir. Hastalığın 15-30 yaş arasında, en sık ise 24 yaşında görüldüğü ifade ediliyor. Ankilozan spondilit hastalığının tedavisi mevcuttur. Tedavi seçeneklerinin birden fazla olması ise hastalığın tedavisinin geliştiğini göstermektedir.

Ankilozan spondilit tedavi seçenekleri ile hastanın tamamen iyileşmesi mümkün gösterilmiyor. Belirtilen tedavi seçenekleri ile hastalığın gelişiminin durdurulabileceği ve şiddetinin azaltılabileceği ifade edilmektedir. Her hastalıktaki gibi ankilozan spondilit hastalığı içinde erken tanı önem taşır. Tedavi sürecinin başarılı tamamlanabilmesi için tedavi sonrasında düzenli egzersizler yapılması gerekmektedir. Ankilozan spondilit tedavi seçenekleri son olarak ise TNF alfa tedavisi eklenmiştir. TNF alfa tedavi yöntemi, Türkiye'de de kullanılmaya başlandı.

Hastalıkların tedavisi hakkında bilgi sahibi olabilmeniz için uzman doktora başvurmalısınız. Uzman doktor tarafından hastalığın tedavi sürecine ilişkin sizlere bilgi verilecektir. Ankilozan spondilit tedavisi, belirli seçenekler üzerinden ilerler. Hastalığın tedavi için belirtilen seçenekler ise aşağıda yer alıyor.

  • İlaç Tedavisi
  • Fizik Tedavi
  • Cerrahi Tedavi

Ankilozan Spondilit Nedir?

Hastayı vücudunda bulunan birçok eklem yönünden etkileyen ankilozan spondilit hastalığı, iltihaplı romatizmal bir hastalıktır. Sabah yataktan bel ağrıları ile uyanan ve boynunda ve sırtında tutulmalar ile karşılaşılan belirtiler vermektedir.

Ankilozan spondilit hastalığı, bazı hastalarda ise omurgayı tamamen pasifleştirir. Hastanın başını döndürürken zorlandığı gözlemleniyor. Hastalığın tedavisine başlatılmaz ise kamburluğa doğru ilerleyecektir. Son seviye olarak gösterilen kamburluğun yanında boyun deformasyonu da görülebilmektedir. Genellikle 20 ile 40 yaş civarında görülen hastalık, erken teşhis edilirse kontrol altına alınabilinir. Hastaların yaşamlarına hareket kısıtlılığı olmadan ve ağrısız devam edebilmeleri için tedaviye başlanması şarttır.

Omuriliği etkileyen bir artrit türü olarak bilinen ankilozan spondilit, omurga eklemlerinin iltihaplanması ile kronik, şiddetli ağrı ve rahatsızlığa sebep olmaktadır. Ankilozan spondilit hastalığının ilerleyen evlerinde ise omurgayı sabitleyip hareket bırakan yenik kemik oluşumu ile karşılanabilir.

Vücutta kalça ve omuz gibi alanlardaki eklemlerde ağrı ve sertliklerle de karşımıza çıkabilmektedir. Ankilozan spondilit, gözler, akciğerler ve kalbi de olumsuz etkileyebilir. Hastalığın belirtilerinin farkına varılmasının ardından tedavisine başlanması için adımlar atmalısınız. Tedavi, uzman doktor tarafından yapılacaktır. Ankilozan spondilit tedavisi, bir süreç olarak belirtilir.

Ankilozan Spondilit Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Bazı hastalıkların neden oluştuğuna ilişkin net bir bilgi bulunmaz. Günümüzde hala kesin olarak sebebi belirlenemeyen hastalıklar vardır. Bu hastalıklar arasında ise ankilozan spondilit geliyor. Bu hastalığın kalıtsal faktörlerin etkisiyle de oluştuğu bilinmektedir. Kalıtsal faktörlerin dışında etkisi bulunan faktörlerin ise mikroplar, çevresel faktörler ve Reiter sendromu denilen hastalığın olduğu belirtiliyor. Net olarak hastalığın oluşumuna ilişkin bir bilgi bulunmazken, uzmanlar tarafından gerekli araştırmaların devam ettiği gözlemlenmektedir. Ankilozan spondilit tedavisi için ise birçok seçenek oluşturulmuştur. Hastalığın tedavisinin sonucunda hastalığın gelişimi durduruluyor.

Ankilozan spondilit hastalığının neden oluştuğa ilişkin genç bireylere testler yapılmaktadır. Hastalığı taşıyan kişiler üzerinden yapılan testler ile hastalığın sebebi hakkında bilgi sahibi olmaya çalışılıyor.

Ankilozan Spondilit Belirtileri Nelerdir?

Hastalıkların belirtileri üzerinden tanı konulduğu bilinmektedir. Bir hastalığın belirtileri hakkında bilgi sahibi olunmadan hastalığın teşhis edilmesi zor denilebilinir. Belirtilerin erken fark edilmesi ise hastalığın gelişim göstermeden tedavisine başlanması açısından önem taşır. Ankilozan spondilit hastalığının çeşitli belirtileri bulunuyor. İlk olarak hastada bel ağrıları oluşur. Bel ağrılarının şiddetinin ise yavaşça arttığı gözlemlenmektedir. Bel ağrılarını takiben sırt, kalça, boyun, kaburga ve omuz ağrıları gözükmeye başlar. Ankilozan spondilit tedavisine başlamaz ise omurgaların birbirleri ile kaynaştığı ve tek bir kemik haline dönüştüğü ifade edilmektedir. Sertleşme sonucunda hastaların öne doğru eğik durduğu gözlemlenirken, toplum içerisinde ise "kamburlaşma" olarak belirtilir.

Ankilozan spondilit hastası, sabah uyandığında şiddetli bel ağrısı yaşar. Hareket kısıtlılığına sebep olan sertleşme, egzersiz yapıldığında azaltılabilir. Ağrının belden yukarı doğru ilerlediği ve boyun bölgesini de etkilediği gözlemleniyor. Kaburga eklemleri etkilenen ankilozan spondilit hastası, nefes alıp verirken rahatsızlık duyabilmektedir.

Hastalığı diğer belirtileri arasında yürürken yaşanılan problemler bulunuyor. Kemiklerde çıkıntı oluşması sebebi ile hareket ederken ağrı hissedebilirsiniz. Bel bölgesindeki ağrı sonucu ise yürümekte zorlanmak mümkündür. Düşük bir ihtimal olarak gösterilse de, diğer organlarını etkileme olasılığı bulunur. Ankilozan spondilit hastalığının belirtilerinin belirli bir süre gözlemlenmesi, ardından uzman doktora başvurulması gerekmektedir. Genel olarak hastalığın en fazla görülen belirtileri ise aşağıda sıralanmıştır.

  • Sabah ve bir süre hareketsiz kalmasının ardından bel ile kalçalarda ağrı ve sertlik
  • Yorgunluk
  • Boyun ağrısı
  • Ağrının her gün devam etmesi
  • Fiziksel aktivite ve egzersiz sonucunda ağrının geçmesi

Ankilozan Spondilit Tedavi Türleri

Bir hastalıktan kurtulmak için tedavi olmanız gerekir. Tedavi, uzman ve profesyonel kişiler tarafından yapılmalıdır. Bazı hastalıkların evde tedavisi mümkün olurken, ciddi hastalıklar için söylenemez. Ankilozan spondilit tedavisi, uzman doktorunuz tarafından yapılacaktır. Tedavi seçenekleri arasında;

  • İlaç Tedavisi
  • Fizik Tedavi
  • Cerrahi Tedavi

Bulunurken, tedavi yöntemi belirlenirken hastalığın hangi evrede olduğuna bakılır. Hastalığınızın durumu hakkında bilgi sahibi olabilmesi için bazı testlere tabii tutulursunuz. Hastanın durumunun analiz edilmesinin ardından tedaviye geçilecektir. Bu süreç ile birlikte birlikte hasta kendi sağlığı açısından doktor tavsiyelerini dinlemeli ki hasta iyileşme sürecine biran önce başlayabilsin. Ankilozan spondilit tedavisinde başarı elde etmek için bütün süreçlerin en iyi şekilde yönetilmesi gerekir. Burada doktora ve hastaya ise sorumluluk düşüyor.

İlaç Tedavisi

Ankilozan spondilit tedavisinin seçenekleri arasında ilaç tedavisi bulunuyor. İlaç tedavisinin temelinde ise nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar yer almaktadır. İlaçların etkisi ise ağrıyı ve tutukluğu gidermek olarak gösterilirken, romatizmal inflamasyonu da düzeltmesi ile dikkat çeker. Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, antikolizan spondilit hastalarının %60-70 inde etkili olmaktadır. Ağrı ve tutukluğu kısa sürede geçirmesinin yanında büyük oranda da giderilmesini sağlıyor.

Non-Steroid Anti-inflamatuar İlaçlar

Nonsteroid antienflamatuar ilaçlara yanıt vermeyen sakralji ayak ve omurga eklem tutulumlu hastalarda veya diz ayak bileği gibi periferik eklemlerde artriti bulunan için metotreksat veya salazopirin seçilebilir. Ayrıca ankilozan spondilit hastaları arasında iltihap bağırsak hastalığı veya sedef romatizması olanlarında bu ilaçlara gereksinim duyduğu gözlemlenmektedir.

Ankilozan spondilit ilaç tedavisinde kullanılan genel ilaçlar;

  • Naproksen
  • İndometazin
  • Diklofenak

Bu ilaçlar olarak karşımıza çıkar. Tedavi sürecinde kullanılan bu ilaçlar Türkiye’ de ne yazık ki reçetesiz bir şekilde satışı yapılmamaktadır. İlaçları kullanabilmeniz için doktorunuza muayene olmanız gerekmektedir. Ankilozan spondilit ilaç tedavisi için bu ilaçların kullanımına yönlendirilmek ise yüksek ihtimal olarak gösterilir.

Naproksen

Non-steroidal antienflamatuar ilaç olan naproksen, çeşitli komplikasyonlar ve hastalıklar halinde kullanılmaktadır. Naproksen, ankilozan spondilit ilaç tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında yer alır. Genel olarak ise ağrı, ateş, enflamasyon, osteoartrit, romatoid artrit, psoriatik artrit, yaralanma, gut, aybaşı krampları ve tendinit gibi durumların yol açtığı sertliklerin tedavisinde kullanılıyor. Vücutta enflamasyona ve ağrıya sebep olan mediatörleri azaltarak çalıştığı bilinmektedir.

Naprokseni diğer ilaçlarla kıyasladığımızda, kanda daha uzun bir şekilde yapılandığı ile karşılaşabilmekteyiz.

İlaçların tarihi geçmişleri bulunmaktadır. Naproksen ise ilk olarak 1976'da satışa sunulmuştur. Başlangıçta, naprosyn olarak satışı yapıldı. Naproksen sodyum ise 1980 yılında anaprox ismi ile satışa başlamıştır. ABD'de, 1991 yılından itibaren reçetesiz satışı onaylanırken, Kanada dahil dünyanın birçok ülkesinde ilaç halen reçeteli olarak satılıyor.

Aril Asetik asit ailesinin bir üyesi olan naproksen, 230.2828 moleküler ağırlığı ile dikkat çekiyor. Lipid çözünürlüğü ilacın pratik anlamda düşük pH seviyesindeki suda çözünmesi söz konusu değildir. Ancak pH seviyesi 6 veya daha yüksek olan suda ise çözüldüğü gözlemleniyor. İlacın erime noktası ise 153 derece olarak belirtilmektedir.

Ankilozan spondilit hastalığının tedavisinde ilaç tedavisine başvurulur ise ilk olarak size verilecek ilaçtır. Naproksen ilacının belirli yan etkileri bulunuyor. Yolda rahatsızlık yapabildiği gözlemlenirken, ilacın yiyecek ile birlikte alınması ile yan etkinin giderilmesinde önem taşır. Naproksen kullanımını mutlaka hekiminize danışarak yapmanız gerekmekte olup, bazı ilaçlarla beraber kullanılmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.

İndometazin

Antienflamatuar ilaçları arasında indometazin bulunuyor. İndometazin, ankilozan spondilit tedavisi içinde kullanılan bir ilaçtır. Yetişkinler için 3-4 x 25-50 mg. Max 200 mg/gün. SR formlar 1x75mg olarak gösterilir. İndometazin, ankilozan spondilit ilaç tedavisine kullanılmadan önce doktorunuz tarafından sizlere ilacın kullanımına ilişkin bilgi verilecektir. İlacın yan etkileri hakkında doktordan bilgi almanız gerektiğini unutmamalısınız.

Diklofenak

Non steroidal antienflamatuar ilaçları arasında diklofenak yer almaktadır. Diklofenak, ağrıyı ve inflamasyonu azaltmak için kullanılır. Diklofenak ilacı ankilozan spondilit tedavisinde ve aynı zamanda bayanlarda özellikle ağrılı adet görmede ve adet sancısında da kullanılan bir ilaç olarak biliniyor.

En güçlü analjezik etkiye sahip narkotik olmayan ağrı kesici olarak gösterilen diklofenak ilacının kullanım şekli hakkında doktorunuz sizlere bilgi verecektir. Doktorlar, yetişkinlere günlük 1 ampul dozunda kullanılması gerektiğini belirtiyorlar. İntragluteal enjeksiyon olarak derine uygulanması gerekir. Kolik gibi ağır olgularda ise birkaç saat aralıklarla uygulanması tavsiye ediliyor. Diklofenak, 2 günden daha uzun süre uygulanmaz iken, oral veya rektal yoldan ilaç tedavisine devam edilmesi gerekebilir. Diklofenak ilacının çocuklar tarafından kullanılması yasaktır.

Diklofenak ilacı, çeşitli uyarılarda bulunabilir. Gastrointestinal kanama veya ülserasyon, tedavi sırasında veya belirtisiz olarak görülebilmektedir. Yaşlı hastalarda ise daha ciddi sonuçlar verdiği belirtiliyor. Diklofenak ilacını kullanan hastada, gastrointestinal kanama veya ülserasyon görülür ise ilacın acil olarak kesilmesi gerekmektedir.

Diklofenak, enfeksiyonun semptom ve belirtilerini maskeleyebiliyor. Farmakodinamik özelliklerinin maskelemede etkisi bulunur. Diğer non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar gibi karaciğer enzimlerinden bir veya daha fazlasını yükseltebilir. Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik durumunda ise gerekli incelemeler yapılır. İncelemelerden olumsuz değerlendirme halinde diklofenak ilaç tedavisinin kesilmesi gerekmektedir.

Hepatik porfirisi olan hastaların diklofenak ilacı kullanırken dikkat etmeleri gerektiği belirtiliyor. Diklofenak sebebi ile bir atak oluşabilir. İlacın genel yan etkileri arasında ise;

  • Bulantı
  • Kusma
  • Diyare
  • Abdominal kramplar
  • Dispepsi
  • Gaz
  • Anoreksi
  • Gastrointestinal kanama
  • İntestinal ülser
  • İntestinal daralma
  • Spesifik olmayan hemorajik kolit
  • Ülseratif kolit
  • Bağırsak rahatsızlıkları
  • Kabızlık
  • Pankreatit
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Sersemlik
  • Uyuşukluk
  • Duygusal Bozukluklar
  • Uykusuzluk

Yer almaktadır. İlacın diğer yan etkileri hakkında uzman doktorunuz tarafından bilgi alabilirsiniz. Hastalığın bulunduğu evre, hastanın diğer hastalıkları gibi durumların yan etkilerin görülme sıklığına etkisi bulunur.

Lityum ve digoksinin plazma konsantrasyonlarını yükselten diklofenak, diüretiklerin aktivitesini inhibe edebilmektedir.

Potasyum tutucu diüretikler ile birlikte kullanılır ise serum potasyum düzeylerinde artış meydana gelebilir. Serum potasyum düzeylerinin sıklıkla izlenmesi gerektiği belirtilmektedir. Diklofenakın sistemik nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar ile birlikte kullanımı ise yan etkilerinin görülme sıklığını arttırabiliyor. Antikoagülanları birlikte alan hastalarda ise çok ender durumlarda kanama riskini artırabilir.

Tümör Nekroze Edici Faktör Blokerleri

Romatizmal hastaların tedavisinde tümör nekroz faktörü blokerlerinin bulunması ve klinik pratikte kullanılmaya başlanmasının olumlu etkileri olmuştur. Özellikle romatoid artrit ve ankilozan spondilit olmak üzere romatolojik hastalıkların tedavisinde etkileri tartışılamaz. Tümör nekroze edici faktör blokeleri ile remisyon artık daha gerçekçi bir hedef haline geldi. Türkiye'de tümör nekroze edici faktör blokelerinin ise toplam 5 adet olduğu gözlemleniyor. Romatoid artrit ve ankilozan spondilit tedavisinde olumlu etkileri ile dikkat çekiyor. Tedavi seçeneğinin geliştirilmeye çalışıldığı ifade edilmektedir.

İnfliximab

İnfliximab, tümör nekroze edici faktör blokerleri içerisinde yer alıyor. İnfliximab hakkında uzman doktorunuz tarafından bilgi alabilirsiniz. Ankilozan spondilit tedavisinde kullanılan infliximab, günümüzde farklı romatizmal hastalıkların tedavisinde de kullanımı söz konusu olmuştur.

Adalimumab

İnfliximab ve etanercept ardından FDA onayını almış olan üçüncü tümör nekroze edici faktör blokeri olan adalimumab, insan monoklonal antikoru kullanılarak üretilmiştir. Onaylanma yılı ise 2008 olarak karşımıza çıkar. Adalimumab ilacı AS tedavisinde hekimlerin tercih ettiği bir ilaçtır. Adalimumab kullanımı oral yolla uygun değildir. Genellikle hastanın kendi evinde kullandığı gözlemlenirken, 0,8 ml şırınga veya otoenjektör olarak satıldığı gözlemleniyor.

Etanercept

Ankilozan spondilit tedavisi için kullanılan etanercept, TNF inhibitörü olarak rol oynuyor. Tümör nekroz faktör birleşmesi ile otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılır. Ankilozan spondilit tedavisinin dışında, romatoid artrit, juvenil romatoid artrit ve sedef hastalıklarının tedavisinde de kullanıldığı biliniyor.

Golimumab

Romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan seçenekler arasında golimumab yer alıyor. Golimumab, TNF bünyesinde kullanılmaktadır. Kullanımına ilişkin uzman doktorunuz tarafından bilgi alabilirsiniz. Ankilozan spondilit tedavisi için kullanımı söz konusudur. Romatoid artrit ve sedef hastalıklarında da kullanıldığı belirtilir.

Fizik Tedavi

Ankilozan spondilit, omurga ve etraf eklemlerini etkileyebilen bir iltihaplı romatizma türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle 15-40 yaşlarında genç erişkinleri etkilemesi ve erkeklerde biraz daha sık görülmesi ile dikkat çekiyor. Ankilozan spondilit hastalığı, Türkiye'de her 200 kişiden birinde görülen bir hastalıktır. Hastalığın ilerlemesi ile omurgada hareket kısıtlılıkları, şiddetli ağrılar ve şekil bozuklukları meydana gelebiliyor.

Ankilozan spondilit hastalığının etkisi ise fizik tedavi ile azaltılabilir. Postür, solunum, güçlendirme ve germe olarak üzere dört farklı ana başlıkta hastaların evde yapabilecekleri basitlik egzersizler bulunuyor. Düzenli ve doğru egzersizler ile ankilozan spondilit hastalığının gelişimini engelleyebilirsiniz.

Uzmanlar, ankilozan spondilit fizik tedavisinden başarılı sonuç elde edilebilmesi için sigara kullanmayı bırakmanız konusunda uyarıyor. Düzenli egzersizler yapılması ve yastıksız yatılmadan kaçınılması gerekmektedir. Dizlerinizi karnınıza çekmeden ve yüzükoyun yatılmasının omurgalarınızı koruyacağınızı unutmamalısınız.

Fizik tedavi kapsamında, hastalara yüzmeleri tavsiye edilmektedir. Beli arkaya doğru egen egzersizlerinde olumlu etkisi olduğu belirtiliyor. Öne eğilerek yapılan sporların zararlı olabileceğini unutmamalısınız.

Kineziterapi

Ankilozan spondilit tedavisi kapsamında fizik tedavi uygulanmaktadır. Fizik tedavisi ise kendi içerisinde çeşitli bölümlere ayrılabilir. Kineziterapi, fizik tedavinin alt dalları arasında yer almaktadır. Kineziterapi, gövde, bacak ve kollardaki çeşitli kısımlara zorla yaptırılan hareketler ile destek ve hareket aygıtlarındaki bazı hastalıkların tedavi edilebilmesini ifade eder. Eklem ankilozlarında, sinirlerden gelen felçlerde ve genellikle bütün yeniden eğitme tedavilerinde uygulanabilecek tek metot kineziterapi olarak gösteriliyor. Aktif kineziterapi için hastanın bir çaba harcaması gerekmektedir. Hekim gözetimi altında hastanın belirtilen hareketleri yerine getirmesi gerekir.

İyileştirici ve önleyici etkileri ile kineziterapi, çağdaş tedavide önemli yere ulaşmıştır. Her geçen gün uygulama alanının geliştiği gözlemlenirken, ankilozan spondilit tedavisinde ilaç tedavisi kadarda değer kazanmayı başarmıştır.

Cerrahi Tedavi

Etiyolojisi bilinmeyen kronik inflamatuar hastalıklar arasında yer alan ankilozan spondilit, bağların ve kemiklerin ossifikasyonu sonucunda hareketliliği kısıtlamaktadır. Konservatif tedavinin başarısız kalması halinde cerrahi tedavi yöntemine başvurulduğu gözlemlenir. Ankilozan spondilit tedavisi için cerrahi operasyonun ileri evreli hastalarda uygulandığı bilinmektedir. Omurganın ileri düzeydeki öne doğru eğilme halinde, cerrahi düzeltme ihtiyacı doğabilir. Cerrahi operasyon, riskli uygulandığından her hastaya uygulanmaz. Ankilozan spondilit cerrahi operasyonu için doktora danışmamız gerekiyor.

Artroplasti

Ankilozan spondilit tedavisinde cerrahi operasyona tabii tutulan hastalara artroplasti uygulanması mümkündür. Artroplasti, fonksiyonlarını kaybeden bir eklemin cerrahi yolla yeniden eski haline döndürülmesini sağlamak amacı ile yapılır. Artroplasti tedavi tipinin dört farklı şekilde uygulandığı gözlemleniyor. Rezeksiyon artroplastisi, ilk uygulanan tedavi seçeneğidir.

Hastalıklı eklemlerin yüzü çıkarılarak sarsak eklem pozisyonunda bırakılması gerekir.

Ankilozan Spondilit Tedavi Öncesi

Hastalıkların tedavisine başlanmadan önce belirli bir süreç bulunmaktadır. Bu sürecin ardından hastanın tedavisine başlanır. Ankilozan spondilit hastalığı tedavisi öncesinde ilk olarak hastalığın belirtileri üzerinden tanı konulması gerekir. Tanı konulmadan hastalığı tedavisine başlanması yanlıştır. Belirtileri taşıdığınızı düşünüyorsanız, acil olarak uzman doktora başvurmanız gerekir. İlk olarak sizin durumunuz analiz edilecektir. Hastanın durumu analiz edilirken ise çeşitli tetkikler uygulanıyor. Bu tetkikler üzerinden doktor tarafından gerekli tanı konulabilir.

Ankilozan spondilit tedavisine başlamadan önce gerekli değerlendirmeleri yapan doktorunuz, sizler için en uygun tedavi yöntemini belirleyecektir. Belirlenen tedavi yöntemi üzerinden tedavi süreci başlayacaktır. Belirlenen tedavi yönteminin yan etkileri, riskleri vb. etkilerine ilişkin sizlere bilgilendirme yapılması gerekir. Doktorunuzun bilgilendirme yapmaması halinde ise sizlerin mutlaka bilgi alması tavsiye ediliyor.

Hastanın Durumunun Analiz Edilmesi

Hastalar, tedavi edilmeye başlamadan belirli tetkiklerden geçebilir. Bu tetkiklerin sonuçları üzerinden hastalığın ve hastanın durumu ilişki bilgi sahibi olunduğu gözlemleniyor. Ankilozan spondilit tanısının konulabilmesi ve hastalık hakkında değerlendirme yapılabilmesi için aşağıdaki tetkiklerden geçersiniz.

  • Fiziki Muayene
  • Röntgen
  • MR
  • Laboratuar Testleri

Fiziki Muayene

Ankilozan spondilit hastalığının tanısının konulabilmesi, hastanın durumunun görülebilmesi ve hasta için en uygun tedavi yönteminin seçilmesi için fiziki muayene yapılması gerekmektedir. Fiziki muayene, vücudun ve vücut fonksiyonlarının değerlendirilmesi olarak biliniyor. Bu değerlendirme ise inspeksiyon, palpasyon, perküsyon ve oskültasyon ile yapılmaktadır. Fiziki muayene başlamadan önce hasta hakkında bilgi alınması gerekir. Muayene öncesinde alınan bu bilgeyi ise anamnez deniliyor. Anamnez, hastanın şikayeti, şikayetin hikayesi, özgeçmişi, soy-geçmişi vb. durumlar hakkında bilgi sahibi olabilmesi açısından önem taşımaktadır.

Röntgen

Vücudumuzdaki yapıların, X ışınları kullanılarak görüntülenmesine röntgen denilmektedir. Röntgen, ankilozan spondilit tedavisine başlamadan önce yapılan tetkikler arasında bulunuyor. Röntgen görüntüsü, röntgen sonucunda elde edilen görüntüleri ifade eder. Hızlı ve acısız çekimler olan röntgen çekimi, radyasyon komplikasyonu sebebi ile kafaları karıştırıyor. Alınan radyasyon, insan sağlığına ciddi zararlar oluşturduğu gözlemlenir.

Röntgen çekimlerinin özel olarak bir bölüme yapılabildiği gözlemlenir. Ankilozan spondilit tedavisi öncesinde belirli bir bölgeye röntgen çekimi yapılacaktır. Röntgen sonuçlarının değerlendirilmesi ise uzman doktorunuz yapar. Doktorunuz, röntgen çekilen bölgenin durumu hakkında bizlere bilgi verir.

MR

Ankilozan spondilit hastalığının tanı ve izlemi için çeşitli görüntüleme yöntemlerine başvurulduğu gözlemlenir. Bu yöntemler arasında ise MR bulunuyor. Manyetik rezonans inceleme, ankilozan spondilit tanısının konulmasında en fazla tercih edilen tetkikler arasında yer almaktadır. MR, kronik değişiklerin saptanmasında önemli rol oynar. Aynı zamanda hastaların iyonize ışınlarına maruz kalmadığı biliniyor.

Eklem bölgeleri, sakroiliak eklem ve omurganın ankilozan spondilit hastalığının en fazla etkilediği bölgeler olduğu biliniyor. MR görüntüleme ile omurgada saptanan inflamatuar değişiklikler hakkında bilgi sahibi olunur. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi ise uzman doktorunuz tarafından yapılacaktır. Doktorun yaptığı değerlendirmeler sonucunda tedavi sürecine ilişkin net bilgi sahibi olursunuz.

Laboratuvar Testleri

Romatizma hastalıklarının tanısının konulmasında laboratuvar testlerine ihtiyaç olabilmektedir. Ankilozan spondilit, laboratuvar testlerinin yapıldığı hastalıklar arasında yer alıyor. Yapılan testler üzerinden hastanın genel durumu öğrenilir. Uzman doktor, gerekli değerlendirmeleri yapar ve sizlere aktarır.

Ankilozan spondilit hastalığının tanısının konulmasında laboratuvar testlerinin yapılmasının amacı vardır. Kanınızda HLA-B27 adındaki belirtecin bulunup bulunmadığına ilişkin kontroller yapılması amacı ile yapılır. ESR, CRP gibi inflamasyonun aktivitesini gösteren belirteçlerin seviyesine de göz atılacaktır. Bu belirteçlerin seviyesinin önemi tartışılamaz.

Hastaya Uygun Tedavi Yönteminin Seçilmesi

Ankilozan spondilit hastalığının tedavisi mümkündür. Kalıcı olarak tedavi edilmeyen hastalığın etkisi ve gelişimi azaltılabilir. Ancak bunun için hastaya en uygun tedavi yönteminin belirlenmesi gerekiyor. Uzmanlar, ankilozan spondilit hastalarına doğru tedavi yönteminin uygulanması gerekirken, aksi takdirde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiliyorlar. Uzman doktorunuz tarafından yapılacak tetkikler ile sizler için en uygun tedavi yöntemi belirlenecektir.

Hastalığın tedavisine olumlu sonuç elde edebilmenin çeşitli şifreleri vardır. Bu şifrelerin başında ise hastaya uygun tedavi yönteminin seçilmesi yer alıyor.

Ankilozan Spondilit Tedavi Sonrası

Bir hastalığın tedavisinden olumlu sonuç alabilmek için tedavinin ardından belirtilenlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Tedavi sonrasındaki iyileşme sürecinde ise hastanın sorumlulukları oldukça fazladır. Ankilozan spondilit tedavisinin ardından da yapılması gerekenler mevcuttur.

Kontrol Süreci

İlaç tedavisi, cerrahi tedavi veya diğer tedavi yöntemlerinin uygulanmasının ardından belirli bir kontrol süreci bulunur. Ankilozan spondilit hastaları, tedavi olduktan sonra kontrollerini aksatılmaması gerekir. Tedavi sonrasında oluşabilecek komplikasyonları, hastalığın yeniden oluşma ihtimali ve diğer unsurları göz ardı etmemelisiniz. Doktorunuz tarafından yapılan kontrollerin iyileşme sürecine olumlu etkisi olacaktır.

Hastanın Yapması Gerekenler

Ankilozan spondilit tedavisi ardından hastanın yapması gerekenler bulunmaktadır. Uzmanlar;

  • İlaçları Düzenli Kullanma
  • Düzenli Egzersiz
  • Olarak iki çatı altında belirtiyorlar.

İlaçları Düzenli Kullanma

Ankilozan spondilit tedavisinin amacı, yaşam kalitenizin artmasını sağlamaktadır. Hastalığın tamamen tedavi edilmesi mümkün değilken, tedavi sonrasında belirtilen ilaçların düzenli kullanılması gerekiyor. İlaçların düzenli kullanılması, iyileşme sürecine olumlu katkıda bulunacaktır. Ankilozan spondilit hastalarının ilaçları düzenli kullanmaları gerekirken, kullanılmaması halinde iyileşme süreçleri de olumsuz etkilenir. Uzman doktorunuz, kullanmanız gereken ilaçlara ilişkin sizlere bilgi verecektir.

Düzenli Egzersiz

Hastalıkların tedavisinin tamamlanmasının ardından bazı egzersizler yapılması tavsiye edilir. Düzenli egzersiz yapmak, insan sağlığı açısından her zaman önem taşıyor. Ankilozan spondilit tedavisi sonrasında yapılması gereken egzersizler bulunmaktadır. Söz konusu hastalar için hazırlanmış özel egzersizler bulunurken, uzman doktor tarafından egzersizlere ilişkin bilgi verilir. Egzersizlerin, haftada en az 5 kez 30 dakika süre ile yapılması önerilmektedir. Bu egzersizler içerisinde eklem hareket açıklığı, postür, germe, güçlendirme ve solunum egzersizleri yer alıyor. Ev egzersizleri olarak nitelendirilen bu egzersizlerin dışında, yüzme ve yürüyüş de oldukça faydalıdır.

Ankilozan spondilit tedavisi kapsamında yapılacak egzersizlerin öğretilmesi ve vücudunuzun yapılan hareketlere alışması için egzersizlerin ilk olarak kendinizi zorlamadan yapılması gerekiyor. Egzersizlerin kademeli şekilde yapılması ise uzman doktorunuz tarafından da sizlere belirtilecektir. Doktorunuz ile görüşmeden, ankilozan spondilit tedavisi sonrasında egzersiz yapmaya başlamanız sakıncalıdır. Tedavinin ardından yapılabilecek egzersizler ve nasıl yapılacağına ilişkin aşağıda ayrıntılı bilgi mevcuttur. Solunum Egzersizleri;

  • İlk olarak burundan göğsünüze derin nefes almalısınız. Nefesinizi ağızdan geri vermeniz gerekiyor.
  • Burnunuzdan karnınıza derin nefes almalı ve ağızdan geri vermelisiniz.

Omur Egzersizleri;

  • Kolları birlikte baş hizasına kadar kaldırmalı ve indirmelisiniz.
  • Kolları birlikte baş hizasına kadar açıp kapatın.
  • Kollar dirsekten ve omuzdan 90 derece kıvrık pozisyondayken aşağı ve yukarı çevirmeniz gerekir.

Kalça Egzersizleri;

  • Bacaklarınızı bükerek karnınıza doğru çekmelisiniz. Ardından ellerinizle bastırın ve sonra bırakın.
  • Bacaklarınız, kalçadan tek yana açıp kapatılmalıdır.
  • Bacaklar kıvrık, ayaklar yerdeyken birleşik olarak sağa sola çevrilmelidir.

Yüzükoyun Yapılan Egzersizler;

  • Baş ve omuzları kollar ile birlikte yerden kaldırmalısınız.
  • Her iki bacağınızı sadece kalçadan yukarı kaldırıp indirim.
  • Kalça kaslarını kasıp 5'er kadar sayın, ardından tutun ve bırakın.

Boyun Egzersizleri;

  • Dik pozisyon duvara yaslanın, başınızı arkaya doğru itin ve 5'e kadar sayın.
  • Elleriniz beldeyken dirseklerinizi arkadan birbirine yaklaştırın.
  • Eller arkada kenetli, kürek kemiklerini birbirine yaklaştırın ve sayınız.
  • Ayaklarınız açık, eller kalçada, kalçalarınızı hareket ettirmeden olabildiğince arkaya doğru bırakınız.
  • Başınızın öne arkaya, her iki yana eğin ve sağa sola çevirin.

Sık Sorulan Sorular

Hastalıklar ve tedavileri hakkında sık sorulan sorular bulunuyor. Bu sorular ve cevapları üzerinden detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Ankilozan spondilit tedavisine ilişkin en fazla sorulan sorular ve cevapları da aşağıda listelenmiştir.

Ankilozan Spondilit Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Ankilozan spondilit hastalığının tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmezse hastanın omurgası yıllar içerisinde sertleşir ve sırtı kamburlaşma olabilir. Ankilozan spondilit, göz, bağırsak, kalp ve akciğerlere de zarara verebilmektedir. Tedavinin ertelenmemesi ve bir an önce başlatılması önem taşır.

Cerrahi Tedavinin Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi operasyonun belirli riskleri bulunmaktadır. Ankilozan spondilit tedavisinde cerrahi operasyona tabii tutulması halinde de bazı riskler oluşabilir. Genel olarak belirli bir risk bulunmazken, uzman doktorunuz tarafından sizlere oluşabilecek risklere ilişkin bilgi verilmesi gerekir.

En Etkili Tedavi Yöntemi Hangisidir?

Ankilozan spondilit hastalığı tedavisinde farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Burada en etkili tedavi yöntemi, hasta için en uygun olan tedavi yöntemi olarak gösterilir. Cerrahi operasyona ihtiyacı bulunan hastaya ilaç tedavisi yapılmaması gerekmektedir. Ankilozan spondilit hastası için en uygun tedavi yöntemini ise uzman doktor belirleyecektir. Belirlenen tedavi yöntemi üzerinden tedavi süreci başlar. Tedavi yönteminin olumlu etki gösterebilmesi için tedavi sonrasında belirtilenleri yerine getirmelisiniz.

Ankilozan Spondilitte Tedavi Neye Yöneliktir?

Omurgadaki fonksiyonların bozulması sonucunda oluşan ankilozan spondilit hastalığının tedavisi, omurga bölgesindeki fonksiyonların düzeltilmesine ilişkindir. Günümüzde, ankilozan spondilit tedavisi ile hastalığın tamamen sona ermediği gözlemleniyor. Ancak hastalığın gelişimi durdurabileceği ve ağrıların azaltılabileceği bilinmektedir.

Hasta Önerilen Egzersizleri Yapmazsa Ne Olur?

Uzman doktor tarafından, ankilozan spondilit hastasına bazı egzersizler verilecektir. Özel olarak gösterilen egzersizlerin mutlaka yapılması gerekirken, yapılmaması halinde hastalığın tekrardan şiddetlenmesi görülebilir.

İlaç Tedavisi Sürerken Alkol Alınmasının Bir Sakıncası Var Mı?

Alkol kullanmak, genel olarak insan sağlığı açısından zararlıdır. Ankilozan spondilit tedavisi kapsamında, ilaç tedavisine tabii tutabilirsiniz. İlaç tedavisi sırasında alkol kullanmaktan uzak durmamız gerekiyor. İlaç tedavisi sürerken alkol alınmasının zararlı olduğunu ve olumsuz sonuçlar doğurabileceğini unutmamalısınız.

Hastalık Nasıl İlerler?

Hastalıkların tanısı konulmaz ise hastalıklarda ilerleme meydana gelir. Ankilozan spondilit hastalığının ilerlememesi için erken tanı ve tedavi önem taşıyor.

Her Ankilozan Spondilit Hastasında Kamburluk Görülür Mü?

Tedavi edilmeyen ankilozan spondilit hastalarında kamburluk görülmektedir. Ankilozan spondilit hastalığının gelişim göstermemesi gerekir. İlerleyen evrelerde, kamburluk meydana gelecektir. Erken teşhis edilen hastalarda ise görülmez.

Ankilozan Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Ankilozan spondilit tedavisinde hangi tedavi yönteminin belirlendiği, hastalığın tedavi sürecini doğrudan etkilemektedir. Tedavi sürecinin hastanın durumu ile de ilişkisi bulunuyor.

Tedavinin Yan Etkileri Nelerdir?

TNF tedavi seçeneği, ankilozan spondilit tedavisindeki seçenekler arasında yer almaktadır. Bu tedavi seçeneği kapsamında çeşitli yan etkiler oluşabilir. Virüs, bakteri ve mantar enfeksiyonlarına eğilimi arttırdığı bilinir. Verem hastası olan kişilerin kullanması ise hastalığın şiddetinin artmasına neden olmaktadır. Hepatit B virüsü taşıyıcılarında ise virüsün aktif hale gelmesine neden olduğu gözlemleniyor. Ankilozan spondilit tedavisindeki ilaçların tümör gelişimi ile ilişkisi de bulunmaktadır. Lenf bezi tümörleri ve cilt kanserlerinin olumsuz etkilendiği belirtiliyor. İleri kalp yetmezliği olan kişiler içinde olumsuzluklara sebep olur.

Ankilozan Tedavisi SGK Tarafından Karşılanır Mı?

Devlet hastanelerinde ankilozan tedavisi olabilirsiniz. Tedavi, SGK tarafından karşılanmaktadır.

Ankilozan Spondilit Şüphesiyle Hangi Kliniğe Başvurmalıyım?

İç Hastalıkları ve Romatoloji, ankilozan spondilit hastalığı için başvurmanız gereken bölümler olarak bilinmektedir.

Bel Ağrıları İçin Ağrı Kesici Alınmasının Sakıncaları Nelerdir?

Her bel ağrısı için ağrı kesici kullanmamalısınız. Bel ağrısı oluşumunda ağrı kesici kullanmadan önce uzman doktora gitmeniz gerekiyor. Doktorunuzun belirttiği ağrı kesicilerini kullanmanızda ise sakınca bulunmaz.

Hangi Durumlarda Ankilozan Spondilit Tedavisi Önerilmez?

Ankilozan spondilit tedavisi, bazı hastalıkları taşıyan hastalarda engel olmaktadır. Herhangi bir hastalığınız bulunuyorsa veya geçirdiyseniz, tedavi öncesinde mutlaka uzman doktorunuza belirtmeniz gerekiyor. Tedaviye uygun olup olmadığına ilişkin karar ise doktorunuz tarafından verilecektir.

Ankilozan Spondilit Önlenebilir Mi?

Uzmanlar, ankilozan spondilit hastalığının tamamen önlenmesinin mümkün olmadığını belirtiyorlar. Hastalığın gelişimi ise engellenebilinir.

Ankilozan Spondilit Tedavisi Sonrası Hastalığın Belirtileri Tamamen Kaybolur Mu?

Ankilozan spondilit tedavisinin ardından hastalığın belirtilerinin yavaşça kaybolması mümkündür. Ancak hastalığın tamamen tedavi edilmesi ise şuan için mümkün değil. Sadece hastalık sebebi oluşan ağrılar engelleniyor.

Hastalık Herkeste Aynı Şekilde Mi İlerler?

Her hastalık, her insanda farklı şekilde ilerlemektedir. Ankilozan spondilit hastalığı içinde bu durum geçerli gösterilir. Herhangi bir hastalığı bulunan hasta ve hastalığı ileri seviyede olan hasta vb. durumlarda hastalığın farklı ilerlediği gözlemlenmektedir.

Ankilozan Spondilit (AS) Tedavisi Var Mı?

Ankilozan spondilit hastalığını kesin olarak tedavi eden prosedür geliştirilmemiştir. Geliştirilen tüm tedavi prosedürleri hastalığı kontrol altında tutmaya yöneliktir. Hastalığın kontrol altında tutulması amacıyla ilk olarak ilaç tedavisi uygulanır ve hareket kabiliyeti kurtarılır. Sonrasında ise iltihaplı yapıya yönelik tedavi uygulanır. Bu süreç hastalık etkisini artırdıkça tekrarlanarak hastanın hayat konforu üst seviyede tutulur. Günümüzde AS hastalığının tedavisi yoktur ancak tedavinin bulunmasına yönelik çalışmalar hızla devam etmektedir.