Akciğer Ödemi Tedavisi

Akciğer Ödemi Tedavisi
Akciğer Ödemi Tedavisi

 

Akciğer ödemi akciğerlerde fazla sıvı toplanması demektir. Genellikle kalp problemleri sebebiyle meydana gelir. Ancak bunun dışında pnömoni (akciğer iltihabı), bazı toksik maddelere maruz kalma ya da yüksek irtifada bulunma da akciğer ödemine yol açabilir.

Akciğerlerin içinde bulunan hava keseciklerine (alveoller) dolan bu sıvı nefes almayı zorlaştırmaktadır. Nefes alırken akciğer içinde bulunan keseciklere hava dolar ve bu havadaki oksijen kan vasıtası ile vücuda yayılır. Bu keseciklerin kısmen veya tamamen hava ile dolması durumunda akciğer yeterli oksijeni vücuda sağlayamaz. Ani gelişen türlerine akut pulmoner ödem denilmektedir. Ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Akciğer Ödemi Tedavisi Hakkında

Akciğer ödemi tedavisi hastane ortamında ve çok hızlı yapılması gereken bir tedavidir. İlk olarak hastaya oksijen maskesi takarak vücudun ihtiyaç duyduğu oksijen sağlanır. Maskenin yeterli gelmemesi durumunda veya hasta kendi başına nefes alacak durumda değilse solunum cihazına bağlanabilir. Hastanın boğulmaması sağlandıktan sonra tedaviye geçirilir. Bu tedaviler eğer hastanın durumu çok kötü değilse ödemi yok edecek bir ilaç tedavisi şeklindeyken, hastanın ödeminin çok fazla olduğu durumlarda drenaj yöntemiyle sıvının tahliye edilmesi şeklinde olabilir.

Akciğer Ödemi Nedir?

Akciğer ödemi vücutta bulunan hava keseciklerinin normal şartlarda havadaki oksijeni kana iletmesiyle yapılan solunum durumunun, keseciklerin sıvı dolması sebebiyle kısmen ya da tamamen yapılamaması durumudur. Hava kesecikleri içinin sıvı dolması sonrası kısmen ya da tamamen kapasitesini kaybettiği için hasta nefes aldığında havayı içine alamaz ve bundan dolayı kana gerekli oksijen verilemez. Acilen tedavi edilmesi gereken bir durum olan akciğer ödemi tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilir. Bu yüzden belirtileri görüldüğünde veya hasta nefes alamadığından şikayet etmeye başladığında vakit kaybetmeden bir hastaneye gidilmesi elzemdir.

Akciğer Ödemi Neden Olur?

Akciğer ödemi genellikle kalp sorunu olan hastalarda görülmektedir. Bunlar kalbe bağlı akciğer ödemi olarak sınıflandırılırlar. Kalpte ortaya çıkan bir hastalığa bağlı olarak görüldükleri için öncelikle kalbin tedavi edilmesi gerekmektedir. Akut olarak ortaya çıkan bu hastalıklar tedavi edilmesi mümkün ancak tedavi edilmediğinde ölümcül olan hastalıklardır.

Kalp Yetmezliği: Kalbin normal çalışma şeklinin dışında az veya beklenmedik şekilde çalışması durumudur. Bu durumda kalp vücuda gerekli olan kanı gönderemez. Buda yaşamsal fonksiyonların devamı için hayati tehlike demektir. Kalp yetmezliği genellikle kalp krizi ile sonuçlanır. Birkaç türü vardır.

Koroner arter tıkanıklığı bunlardan en sık rastlanılandır. Koroner arter tıkanıklığında kalp dokusu koroner arterler vasıtasıyla aldığı oksijeni eksik alır veya hiç alamaz. Beslenemeyen kalp dokusu görevini yerine getiremez ve kalp krizi gerçekleşir. Koroner damarlar yüksek kolesterol, damar sertliği (ateroskleroz) gibi sebeplerle tıkanır veya daralır. Buradan kalbe giden kan akımı yeterli seviyenin altına düştüğünde hasta göğüs ağrısı gibi semptomlar hissetmeye başlar. Sigara kullanımı gibi sebepler bu damarlara pıhtı gitmesine sebep olur ve buda tıkanmaya yol açar. Eğer hasta acilen bir hastaneye yetiştirilemezse kesin ölümle sonuçlanır.

Bundan başka kalp kasında görülen yetersizliklerden dolayı kalp yetmezliği ortaya çıkabilir. Bu yetersizlikler kardiyomiyopati olarak adlandırılır. Çoğunlukla genetik olan bu hastalıkta kalbin görevini yeterli düzeyde yapamayacak kadar zayıf düşmesinden kaynaklanır. Genetik olmayan durumlarda kesin bir sebep bulunmasa da enfeksiyon, alkol kullanımı, kokain ve türevi uyuşturucu maddelerin kullanımı, bazı kemoterapi ilaçları da kardiyomiyopatiye yol açan sebepler arasındadır.

Kalp Kapakçığı (Mitral Kapak) Problemleri: Mitral kapak rahatsızlıkları bir diğer kalp yetmezliği sebebidir. Mitral kapak kalbin içinde bulunan ve kan akış hızını düzenleyen kapaklardır. Bu kapaklar yeterince açılamaz (stenoz) veya kapanamaz (mitral yetmezlik) ise kalp yetmezliği ortaya çıkar.

Yüksek Tansiyon: Kan basıncı yüksekliği (tansiyon) da bir diğer kalp yetmezliği sebebidir. Kontrol altına alınmamış ve tedavi edilmemiş tansiyon koroner arter hastalığının görülmesine yol açar ve buda akciğer ödeminin ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Zatürre (pnömoni): Akciğerlerin iltihaplanması durumudur. Virüs, mantar, bakteri gibi enfeksiyonların akciğerde yerleşmesiyle ortaya çıkar. Burada sıvı olarak bulunan enfeksiyon alveollere dolarak hastanın nefes almasını zorlaştırır, bazı durumlarda imkansızlaştırır. Tedavi edilmezse ölümcül sonuçları olur. Yüksek ateş, balgam, öksürük, bilinç bulanıklığı, nefes almada güçlük gibi belirtileri vardır. Hekime başvurulması ve enfeksiyona karşı antibiyotik tedavisine başlanması gereken bir hastalıktır.

Böbrek Yetmezliği: Böbrekler vücuttaki toksik ve atık maddelerin kandan süzülmesini ve ayrıştırılmasını sağlayan organımızdır.

Bu atık maddeler böbrek vasıtasıyla vücuttaki fazla sıvıya nakledilerek idrar olarak vücuttan atılır. Böbreklerin çeşitli sebeplerle görevini yapamaması durumunda böbrek yetmezliği olur ve atık maddeler vücuttan uzaklaştırılamaz. Bu durumda kan toksik bir hal alır ve tüm organlarla beraber kalbe ve akciğere de zarar vermeye başlar. Bir noktada enfeksiyon halini alan bu durum akciğerde oluşacak bir ödemin veya akciğer enfeksiyonunun sebebi olabilir.

Kan Zehirlenmesi (Septisemi): Kan zehirlenmesi vücutta dolaşan kanın enfekte bir organdan kana bulaşacak bakteri ya da enfeksiyonun ile kan dolaşımı sistemine dahil olması ve kanı enfekte hale getirmesi durumudur. Genellikle akciğer enfeksiyonlarından sonra görülse de idrar yolu enfeksiyonu, böbrek enfeksiyonları, karın içi enfeksiyonlar ve boğaz enfeksiyonları gibi enfeksiyonlarda kan zehirlenmesine yol açabilir.

Akciğer Ödemi Hangi Belirtileri Verir?

Akciğer ödemi enfeksiyona bağlı olarak değişen belirtiler verebileceği gibi kalp rahatsızlığından dolayı oluşan ödemlerde de farklı belirtiler gösterecektir. Ancak belirtilerin birleştiği bazı noktalar vardır. Nefes darlığı bunlardan birisidir. Bunun dışında belirtiler birkaç başlık altında gruplanır ve incelenir.

**Ani (Akut) Pulmoner Ödem Belirtileri: **Aşırı nefes darlığı hissi, boğulma hissi, hırıltılı soluma, köpüklü balgam ve öksürük ve bazı durumlarda kanla karışık balgam, fazla terleme, soluk cilt rengi, koroner yetmezlik sebebiyle ortaya çıkmışsa koroner yetmezliğin ayırt edici semptomu olan göğüs ağrısı gibi belirtiler akut akciğer ödemine işaret etmektedir.

Uzun Dönem (Kronik) Pulmoner Ödem Belirtileri: Bu belirtiler hastalığın geniş bir zamana yayılan belirtileridir. Ani gelişmezler ve hastanın sürekli tedavi görmesini gerektirirler. Sırtüstü yatarken solunum güçlüğü ancak doğrulunca solunumun rahatlaması, uykudan nefessiz kalma veya boğulma hissiyle uyanma, gerçekleştirilen rutin fiziki aktivitelerde olağandışı nefes daralması, kronikleşmiş kalp yetmezliği sonucu gelişen ve hastanın aşırı kilo almasına sebep olan ödemler kronik akciğer ödemi sınıfına girmektedir.

Yüksek İrtifa Akciğer Ödemi (HAPE) Belirtileri: Yüksek irtifalarda havanın yoğunluğu alçak irtifalara göre oldukça azdır. Buda yeterli oksijen olmadığı anlamına gelir. Yüksek irtifa ortamı dağ tırmanıcıları, kayakçılar, gezginler ve pilotların bulunduğu deniz seviyesinin oldukça üstündeki irtifalar olarak kabul edilir. Bu irtifalara çok hızlı tırmanan ve gerekli solunum teçhizatı bulunmayan kişilerde sıklıkla solunum güçlüğü, uyku hali, basınç değişimine bağlı beyin ödemi, akciğer ödemi gibi çeşitli ödemler görülür.

Akciğer Ödemi Tedavi Türleri

Akciğer ödeminde hastanın vakit kaybedilmeden hastaneye getirilmesi büyük önem arz etmektedir. Yaşanacak bir gecikme hastanın muhtemel ölümüyle sonuçlanacaktır. Akciğer ödemi hastane ortamında tedavisi mümkün olan ve hastanın yetiştirilmesi durumunda kurtarılma olasılığı çok yüksek olan bir hastalıktır. Bu hastalıkta hasta ve yakınlarına düşen görev semptomları ciddiye almak ve oyalanmadan bir sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Tedavisi çok ağır olmayan vakalarda hastanenin acil servisinde yapılan akciğer ödemi, bazı durumlarda hastanın serviste yatması ve gözlenmesi gereken şiddette seyredebilir. Enfeksiyon geçiren hastalar da düzenli takip altında tutulmalıdır ve hastalığın şiddetine göre yataklı servise ya da yoğun bakıma alınması gereken durumlar olabilir. Bu noktada kararı hastanın durumunu değerlendirdikten sonra ilgili uzman hekim verecektir.

Hastaneye nefes darlığı şikayetiyle başvuran hasta hekimin hızlı bir muayenesinden sonra hızlıca oksijen verilerek kanındaki bozulan oksijen dengesi telafi edilmeye çalışılır. Oksijen maskesinin yeterli gelmemesi durumunda veya hasta kendi başına nefes alabilecek durumda değilse hekim hastayı solunum makinesine bağlayabilir. Hastanın durumu ne olursa olsun ilk öncelik verilecek durum solunumun devamı ve kanın oksijenlenmesinin sürmesi olacağı için hasta mutlak surette oksijene maruz bırakılacaktır. Daha sonra tedavisine durumuna göre acil serviste, yataklı servislerde veya yoğun bakımda devam edilebilir.

İlaç Tedavisi: Akciğer ödemi kendi başına bir hastalık olabileceği gibi başka hastalıkların tetiklediği bir hastalıkta olabilir. Bu durumda öncelikle akciğer ödeminin altında yatan sebep teşhis edilmelidir. Eğer herhangi bir enfeksiyon hastalığından dolayı akciğer ödemi ortaya çıkmışsa tedavi ilgili uzman hekimin belirleyeceği dozlarda antibiyotik ve ödem söktürücü ilaçlarla tedavi edilir. Hastanın durumunun şiddetini değerlendirdikten sonra hekim ağır olmayan hastalar için ayaktan tedavi uygulayabilir. Eğer hastanın durumu ağır ve hastane ortamında tedavi edilmesi gerekli ise yataklı serviste veya yoğun bakımda tedavi sürdürülebilir. Bunun dışında hastanın akciğer ödemini tetikleyen durum bir kalp hastalığı ise uzman hekim kalp için gerekli ilaçları da tedaviye ekleyecektir.

Akciğer Ödemi Tedavi Öncesi

Akciğer ödemi pek çok şekilde ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Çoğu durumda ciddi kalp hastalıklarının ortaya çıkardığı bir yan semptom olarak akciğer ödemi bazı durumlarda kalp dışı hastalıklardan veya doğrudan doğruya kendi başına da ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Burada önemli olan hastanın semptomları görmeye başladıktan sonra oyalanmadan hekime başvurmasıdır. Hekime verilecek detaylı bir anamnez teşhis sürecini önemli ölçüde kısaltacak ve tedaviye geçme aşamasını hızlandıracaktır.

Eğer semptomlar hissedildiğinde hasta kendi imkanlarıyla hastaneye gidebiliyorsa mutlak surette yalnız bırakılmamalı, yanında mutlaka refakat edecek birisi olmalıdır. Yolda gerçekleşecek ani bir bilinç bulanıklığı veya solunum azlığına bağlı uyku hali ya da bayılma gibi durumlarda hasta hem kendi hayatını hem de araç kullanıyorsa başka insanların hayatını tehdit edecektir. Bu yüzden hasta kesinlikle araç kullanmamalıdır.

Eğer hastanın durumu kendi imkanlarıyla hastaneye gitmeye elvermiyorsa veya hasta yalnız ise vakit kaybetmeden 112 aranmalı ve ambulans istenmelidir. Telefonda görevli personel bir sağlık personelidir ve ambulans gelene kadar size yapmanız gerekenleri söyleyecektir. Bu noktada sakin kalmak çok önemlidir. Verilen talimatlara uymak ambulans gelene kadar hastanın bir nebze daha rahatlamasını sağlayacaktır. Ambulans geldikten sonra gerekli ilk müdahale yapılır ve görevli sağlık personeli eşliğinde hastayı hastaneye götürür.

Fizik Muayene

Hasta hastaneye ulaştıktan sonra hekim tarafından hızlıca muayene edilir ve bu esnada yardımcı sağlık personelleri tarafından oksijen maskesi bağlanır. Ardından hastaya monitörize etmek olarak bilinen hastanın kalp ve solunum durumunu gösteren cihazlar bağlanır. İlk müdahalenin ardından hasta rahatladıktan ve kandaki oksijen oranı yeterli seviyeye geldikten sonra semptomları ve cihazların sağladığı bilgileri değerlendiren hekim hastadan veya yakınından alacağı detaylı bir anamnez sonrasında hastalığın veya hastalıkların teşhisi için tahliller isteyecektir.

Tetkikler

Akciğer ödemi kalp rahatsızlıkları veya enfeksiyona bağlı gelişen bir hastalık olabileceği için hekim hastanın varsa bu ödemi tetikleyen hastalığını teşhis etmeye çalışacaktır. Steteskop yardımıyla yapılacak muayeneden sonra akciğerlerde veya kalpte bir sorun olma ihtimali değerlendirilir. Hastadan akciğerlerin durumunu görmek için akciğer filmi çektirilir. Filmin değerlendirilmesinin ardından hekimin gerekli görmesi durumunda daha ayrıntılı bir tetkik olan toraks tomografisi isteyebilir. Film çekilirken hastadan alınacak kan ile çeşitli kan testleri yapılır. Bu testler enfeksiyona ve kalp hastalıklarının teşhisine yöneliktir. Laboratuvar sonuçları ile beraber akciğer filmi, EKG sonuçları ve genel solunum durumu gibi bulguları değerlendiren hekim durumun şiddetine göre hastayı acil serviste tedavi altına alabilir veya ilgili uzman hekime sevk ederek tedavisine yataklı serviste ya da yoğun bakımda devam edilebilir.

Akciğer Ödemi Tedavi Sonrası

Akciğer ödemi geçirmiş bir hastanın tedavi süreci ödemin altında yatan sebebe göre değişmektedir. Hafif bir ödemde hasta ayaktan tedavi edilebilir ve tedavi süreci kısa sürerken daha ağır geçirilen ve başka hastalıklarla birlikte ortaya çıkan durumlarda hasta uzun süreli tedavi süreci yaşayabilir. Bazı durumlarda hastanın takip altında kalması için yataklı servise yatırılması veya yoğun bakıma alınması gerekebilir. Bu tedavi süreçlerinin sonunda hastanın ödemin tekrar ortaya çıkmaması için ödeme sebep olan durumlardan kaçınması şarttır. Akciğer ödemi tedavi edildikten sonra eğer hasta tedavi sonrası hekim tavsiyelerine uymazsa nüks edebilecek bir hastalıktır.

Sağlıklı ve Düzenli Beslenme

Çoğunlukla koroner arter tıkanması gibi sebeplerden ortaya çıkan bu hastalık hastanın yeme içme düzenine bağlı olarak aşırı kilo, kolesterol artırıcı yiyeceklerin tüketimi, düzensiz ve sağlıksız beslenme alışkanlığı gibi hastalığı tetikleyen etkenler sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Hastanede yapılacak anjiyo, bypass gibi müdahaleler bile düzenli ve sağlıklı beslenme olmazsa kısa bir süre sonra hastalığın nüks etmesini engelleyemez. Koroner arterlerin yeniden tıkanarak hastanın kalp krizi geçirmesini engellemek için hekim hastanın bazı gıdaları tüketmesini yasaklayacaktır. Kilo durumuna göre hastayı diyetisyene yönlendirebilir. Sebze meyve ağırlıklı bir beslenme programıyla ve ilaç desteği ile hastanın durumu kontrol altına alınacaktır.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Çoğu akciğer ödemi kalp veya enfeksiyona bağlı ortaya çıkmaktadır. Bu durumda hastanın hastanedeki tedavisinden sonra bu durumun nüksetmemesi için hayatında birtakım değişikliklere gitmesi gerekmektedir. Bu değişiklikler ödemi ortaya çıkaran sebebe göre belirlenir. Eğer ödem dağcılık sporuyla ilgilenen bir hastada ortaya çıkmışsa ve yüksek irtifa ödemi ise hastaya düşen görev bu sporu yapmamak olacaktır. Eğer sebep koroner arter tıkanıklığı ise hastanın yeme içme düzenini değiştirmesi, sebep damar sertleşmesi ise buna sebep olan alkol, sigara gibi alışkanlıklarından vazgeçmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan tedavi uzun süre hastayı korumayacak ve hasta benzer şikayetlerle tekrar hastaneye gelecektir ve hatta bu alışkanlıklar hastanın ölümüne yol açabilecektir. Bu yüzden tedavi sonrası hastanın kesinlikle hekim tavsiyelerine uyması, mümkün olduğunca stresten uzak kalması, bulunduğu ortamları dikkatli seçmesi, vücudunu zorlayacak ekstrem sporlardan uzak durarak yürüyüş gibi daha hafif ve düzenli egzersizlere yönelmesi gerekmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Akciğer ödemi kendi başına bir hastalık olabileceği gibi kalp rahatsızlıkları, enfeksiyonlar, ekstrem doğa sporları gibi başka hastalık veya aktivitelerinin yan etkisi de olabilmektedir. Bu yüzden doğrudan doğruya ödeme yapılacak bir tedavi ile birlikte ödemin ortaya çıkmasına sebep olan hastalığında eş zamanlı olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Çok geniş bir tedavi yelpazesi olan bu hastalığın tedavisinde bazı durumlarda tek hekim değil farklı branşlardan birkaç uzman hekimin takibi gerekmektedir.

Akciğer ödemi önlenebilir mi?

Akciğer ödemi ortaya çıkmasına sebep olan durumun engellemesiyle önlenebilen bir hastalık olmakla birlikte bazı durumlarda kronikleşmesi sonucu önlenemeyecek hale gelebilir ve hastanın ömür boyu tedavi almasına neden olabilir. Önlenebilecek durumlarda hasta hekim tavsiyelerine uyarak ve hayatında yapacağı birtakım değişikliklerle hastalığın tekrar etmesini kolayca engelleyebilir. Ancak her durumda ne yazık ki bu geçerli değildir. Kronik kalp yetmezliği gibi hastalıklarda akciğer ödemi maalesef tamamen engellenemez.

Akciğer ödemi ölüme neden olur mu?

Akciğer ödemi eğer müdahalede geç kalınırsa ölüme neden olan bir hastalıktır. Hastanın diğer semptomlarla birlikte seyreden yüksek ateş, balgam, öksürük, bilinç bulanıklığı, nefes almada güçlük gibi belirtiler hasta veya varsa yakını tarafından önemsenmelidir. Bu ve belirtileri gören bir hasta hekime gitmeyi ertelerse hastalık vücuda kalıcı hasarlar verebilir, kronikleşebilir ve hatta hastanın ölümüne yol açabilir.

Akciğer ödemi tedavisi için hangi bölüme gitmek gerekir?

Akciğer ödemi akut gelişirse hastayı ilk görecek hekim acil servis hekimi olacaktır. Daha sonra gerekli tahliller ve tetkikler yapılır, gerekli olması durumunda ilgili uzman hekime yönlendirilir. Akciğer ödemi için gidilebilecek hekimler hastalığı ortaya çıkaran diğer hastalığa göre göğüs hastalıkları, dahiliye, kardiyoloji, göğüs cerrahisi ve kalp cerrahisi uzmanı hekimleridir.

Akciğer ödemi tehlikeli bir durum mu?

Akciğer ödemi kesinlikle önemsenmesi gereken ve hasta için hayati tehlike arz edebilecek bir durumdur. Semptomları önemsenmelidir ve vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır. Aksi takdirde hastalık ani olarak ilerleyebilir ve hastanın organlarında kalıcı hasar bırakabilir ve hatta ölümüne yol açabilir. Bu yüzden semptomlar görüldüğünde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidilmeli, hasta kendi imkanlarıyla gidemeyecek durumda ise veya yalnız ise ambulans desteği istenerek hastaneye ulaştırılmalıdır.

Akciğer ödemi tedavi edilmezse ne olur?

Akciğer ödemi tedavisinin önemsenmesi gereken bir hastalıktır. Çoğu durumda tedavi edilebilir ve hastanın yaşam kalitesi eski haline getirilir. Ancak bazı durumlarda tedavi ertelenmekte ve önemsenmemektedir. Böyle durumlarda akciğer ödemine sebep olan kalp hastalığı ise ilerleyebilir ve hasta ölebilir. Sebep enfeksiyon ise enfeksiyonun bütün vücuda yayılmasıyla hasta kurtarılamayacak duruma gelebilir. Ortada bir sebep yoksa akciğer enfeksiyonu kendiliğinden ortaya çıktıysa kan zehirlenmesi, akciğer iltihabı, nefes alamama sebebiyle boğulma, akciğerlerin kalbe baskı uygulaması sonucu gelişen kalp rahatsızlıkları gibi sebeplerle hasta kalıcı olarak hasar görebilir ve hatta hastanın ölümüne yol açabilir.

Akciğer ödemi akciğer kanserine neden olur mu?

Akciğer ödemi akciğer kanserine sebep olmaz. Ancak akciğer kanseri veya bir başka kanser türü kemoterapi ilaçları sebebiyle akciğer ödemine sebep olabilir. Akciğer kanserinde görülen nefes darlığı, bronşit, zatürre, halsizlik, öksürük esnasında ağızdan kan gelmesi ve kilo kaybı gibi semptomlar bazen hasta veya yakını tarafından ödem ile karıştırılabilir. Bu semptomlar birbirine benzese de ikisi de tamamen farklı hastalıklardır.

Akciğer ödeminde bitkisel tedavi yöntemleri kullanılıyor mu?

Akciğer ödemi genel olarak ciddi rahatsızlıklardan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır ve ne yazık ki bitki tedavisi akut hastalıkları önleyebilecek hızlarda sonuç vermez. Ancak tedavi sonrasında uygulanacak çeşitli şifalı bitkiler doğrudan olmasa da dolaylı yoldan hastayı rahatlatacaktır. Bu anlamda tedavi sonrası stres azaltmak ve vücut direncini yükseltmek için çeşitli bitki tedavileri uygulanabilir. Ancak doğrudan doğruya tedavi sırasında bitki tedavisi uygulamak mümkün değildir. Sonucu çok daha hızlı veren ilaçlara başvurmak ve hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak gerektiği için hekimin tercihi ilaçlardan yana olmak durumundadır.