Diş Kisti Ameliyatı


Diş Kisti Ameliyatı

Diş kistleri, diş çekimi sonrasında çene kemiğinin içinde kalan diş köklerinin bir süre sonra enfeksiyon oluşturmasıyla ya da damak dokusunda kalan hücre artıkları sonucunda oluşum gösterirler. Diş kistleri, oldukça hızlı büyüme ve yayılım gösteren kistlerdir. Kese şeklinde olan bu kistlerin içinde çoğunlukla sıvı toplanması olsa da bazı durumlarda hava ya da katı maddeler de olabilir. Bazen diş kistlerine apseler de eşlik etmektedir. Apse oluşumu varsa belirtileri far etmek çok daha kolay olacaktır. Ağrı, ateş ve hassasiyet en önemli belirtilerdendir. Diş kisti oluşumunun ilaçla tedavisi mümkün değildir. Tanı koyulduktan sonra mutlaka cerrahi bir operasyona ihtiyaç duyulur. Bu kistler tedavi edilmediği durumlarda giderek yayılırlar. Bazen çene kemiğinde çatlamalara sebep olurken, bazen farklı bölgelere yayılarak diğer organları da etkilerler.

Apse bulundurmayan bir diş kistini fark etmek oldukça zordur. İlk başlarda belirti vermeyen bu kistler, ilerleyen dönemlerde ani ağrılara sebep olur. Aynı zamanda kişilerin yüzlerinde hissizlik oluşmasına da sebep olabilirler. Diş kistinin oluşumunda ilk sebep ağız hijyenine dikkat edilmemesidir. Düzenli olarak fırçalanmayan dişlerde oluşan bakteri plakları zamanla diş çürüklerine sebep olur ve kişiler bu çürükleri dikkate almayıp tedavi ettirmezlerse, dişin çürüyen kısmında oluşan ve dibe doğru inen delik, diş köklerine doğru ilerleyerek enfeksiyona zemin hazırlar. Dİş kistlerinin de tipleri vardır.

Yapılacak ameliyat tekniği, diş kistinin hangi tipte olduğuna göre değişir. Ameliyat öncesinde antibiyotik kullanımı gerekmektedir. Daha sonrasında diş eti kesilerek iç tabakaya yerleşmiş olan kist, çevre dokulara ve sinirlere zarar vermeden temizlenir. Operasyon, dikiş işlemi ile sonlandırılır.

Diş Kisti Ameliyatı Hakkında

Kişilerin hayatını tehdit eden diş kistleri, sinsice ilerleyen ve erken dönemde belirti vermeyen oluşumlardır. Çoğunlukla ağız hijyeninin önemsenmemesi sonucu oluşan bu kistler, oluştukları bölgelere göre belirtiler verirler ve hızla yayılım gösterirler. Kist oluştuktan sonrasında ilaçla tedavi mümkün değildir. Cerrahi operasyon ile temizlenmeleri gerekir. Ameliyattan korkup, operasyonu erteleyen kişiler olabilir ancak bu çok büyük bir yanlıştır. Tedavisi geciken kistler, gün geçtikçe daha çok büyür ve yayılır. İlerleyen aşamalarda çene kemiği çatlağına bile sebebiyet verebilirler.

Her ameliyattan önce olduğu gibi diş kisti ameliyatından önce de antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Bunun sebebi, eğer diş etlerinde herhangi bir enfeksiyon oluşumu varsa ameliyat esnasında hasar gören damarlardan içeri sızarak kanda enfeksiyon oluşmasına sebep olurlar. Bu durum halk arasında kan zehirlenmesi olarak adlandırılır ve bu durumda ölüm riski oldukça fazladır. Radyolojik tetkiklerle yeri belirlenen kist, bulunduğu bölgeden dikkatlice çıkarılmalıdır. Diş kisti ameliyatı sırasında çevre dokulara ve sinirlere zarar vermemek, diş kaybını önlemek oldukça önemlidir.

Diş Kisti Nedir?

Diş kistleri, içi hava, kan ya da sıvıyla dolu olan keselerdir. Erken dönemlerde belirti vermeyebilir. Şiddetli ağrı ve gözüken şişlik en önemli belirtisidir. Bazı durumlarda iltihap da eşlik eder ve apse oluşumu başlar. Tedavi edilmediğinde büyümeye ve yayılmaya devam ederler. İlaçla tedavisi yoktur, cerrahi operasyon zorunludur.

Diş kistlerinin 5 türü vardır. Bunlar: periapikal kistler, dentijeröz kistler, lateral periodontal kistler, artık kist ve döküntü kisttir. Her bir kist türünün oluşum sebebi ve uygulanması gereken tedavi şekli farklıdır.

Diş Kisti Oluşum Nedenleri

Ülkemizde diş sağlığına verilen önem olması gereken seviyenin çok altındadır. Birçok insan diş fırçalama alışkanlığına sahip değil. Bir sağlık sorunu yaşanmasa bile, diş hekimlerine 6 ayda bir kontrole gitmek gerekmektedir ama nüfusun çoğunluğu, çok mecbur kalmadıkça diş hekimine gitmez. Ağız bakımı yetersiz olduğu için diş çürükleri kaçınılmazdır. Diş çürümesi ilerledikçe, dişte oluşan oyuk da dişin köküne doğru ilerler. Bunun sonucunda diş kisti oluşumu gözlenir. Diş kistlerin engellemek için ağız hijyenine önem verilmeli ve beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirerek sağlıklı bir yaşam tarzı seçmeliyiz.

Diş Çürükleri

Dişlerin düzenli fırçalanmaması, ağızdaki bakterilerin çoğalarak asit salgılamasına ve bu asidin diş minesinde tahribe sebep olarak diş çürüklerinin oluşmasına sebep olur. Diş fırçalama alışkanlığı, küçük yaşta edinilmesi gereken bir alışkanlıktır ama ailelerin birçoğu nasılsa süt dişleri düşecek diyerek çocuklarının diş fırçalama alışkanlıklarıyla çok ilgilenmezler. İlerleyen dönemlerde kalıcı dişler çıktıktan sonra, küçüklüğünden beri diş fırçalamayan kişi bu alışkanlığı edinmekte zorlanır.

Ağız ve diş sağlığı hayati önem taşısa da kişiler, bu durumdan büyük ölçüde haberdar değiller. Ağız ve diş sağlığına dikkat edilmemesi, kalp yetmezliğine bile sebep olabilmektedir. Kişilerin ağzında yüzlerce bakteri yaşamaktadır. Yenilen her yemek ve içilen her içecek bu bakteri oranını arttırır. Bakteri sayısı arttıkça plak oluşumu başlar. İlerleyen zamanlarda bu plaklar diş taşlarına dönüşürler. Bu aşamada enfeksiyon için fırsat bulan bakteriler diş köklerine ilerler ve kistlere neden olurlar.

Diş Yaralanmaları

Travmaya bağlı olarak, köke kadar ulaşan kesikler ya da dişin tamamen düşmesi diş kistlerinin oluşumuna zemin hazırlar. Çene kemiğinden tamamen ayrılan bir diş, uygun şartlar altında muhafaza edilmezse tekrar yerine koyulduğunda enfeksiyona ya da kist oluşumuna sebep olabilir. Yerinden tamamen ayrılan diş, kişinin dilinin altında saklanarak diş hekimine ulaştırılmalıdır. Bu şekilde canlılığını korur ve tekrar yerine koyulur.

Sağlıksız Beslenme

Sağlıklı ve düzenli beslenmek de en az diş fırçalamak kadar önemlidir. Beslenme alışkanlıkları, kişilerin ağız ve diş sağlığını direkt olarak etkilemektedir. Mekanik sindirim yapmamızı sağlayan dişerimiz, yediğimiz ve içtiğimiz her türlü besinle direkt temas halindedir. Bu yüzden asitli içecekler, şeker oranı yüksek besinler diş minelerine hasar verirler. Asitli içecekler içildikten sonrasında dişleri fırçalamamak ya da ağzı su ille çalkalamamak, içeceğin içindeki asitlerin diş minesine yapışıp her geçen saniye biraz daha fazla zarar vermesine sebep olur. Bunun sonucunda oluşan çürükler diş kisti oluşumuna zemin hazırlar.

Diş Fırçalamamak

Ülkemizde diş fırçalama oranı oldukça düşük olduğu için ağız ve diş sağlığı yaşayan bireylerin sayısı da her geçen gün artmaktadır. Gün içerisinde tüketmiş olduğumuz her besin, dişlerimizin arasında artık olarak kalmaktadır. Kalan bu artıklar bakterilerin üremesini kolaylaştırır. Bakteri üremesiyle ortaya çıkan plaklar diş minesini aşındırarak diş çürüklerine sebep olur. Tedavi edilmeyen diş çürükleri, diş kisti oluşması için yeterli bir sebeptir.

Her birey, günde 2 kere 3 dakika boyunca dişlerini fırçalamalıdır. Ek olarak ağız bakım suyu ve diş ipi de kullanılmalıdır. Ağız sağlığına özen göstermeyen bir kişi, birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Ağızda başlayan enfeksiyonlar, kalbe, böbrekler, boğaza ve diğer organlara yayılım göstermektedir. Bundan dolayı diş fırçalama alışkanlığı edinilmeli ve çocuklara küçük yaşta öğretilmelidir.

Diş Kistinin Zararları

Genellikle belirti vermeden ilerleyen diş kistleri, yavaş yavaş büyüyerek yakınında bulunan dişe büyük ölçüde zarar vermektedir. Bazen apselere neden olurken bazen de diş kaybına sebep olabilecek kadar ilerleyebilirler. Diş kistleri, içi hava, sıvı ya da kanla dolu keselerdir. Eğer bu kesede bir hasar meydana gelirse, içerisindeki enfeksiyonlu sıvı kana karışarak halk arasında kan zehirlenmesi olarak adlandırılan ciddi bir sağlık sorununa sebep olabilir. Bazı durumlarda bu kistler büyüyerek sinirlere baskı yaparlar. Bunun sonucunda kişinin yüzünde hissizlik meydana gelir. Oluşum başladıktan sonrasında gerileme göstermeyen bu kistler sadece cerrahi yöntem ile temizlenebilir. Temizlenmediği durumlarda enfeksiyon giderek artarak çene kemiğini kaplayabilir. Diş ve kemik kaybına sebep olabilir. Bu yüzden belirtiler fark edildiği andan itibaren tedavi aksatılmamalıdır.

Kemik Kaybı

Diş kistleri çoğunlukla sinsice ilerler ve kişiler tarafından fark edilmez. İlerleme gösterdikten sonrasında ani ağrılarla belirti verebilir. Eğer kişi bu belirtileri görmezden gelip tedavi olmazsa, kist iyice büyüyerek önce diş kaybına daha sonra ise kemik kaybına sebep olur. Diş kistleri kesinlikle hafife alınmamalıdır ve en kısa süre içerisinde tedavi olunmalıdır. Ağız ve diş sağlığına gereken önemi vermenin bu riski ortadan kaldırdığını da unutmamakta fayda vardır.

Çene Kemiğinde Büyüme

Ağız ve diş sağlığına dikkat etmeyen bireylerde yaygın olarak görülen çürük sorunu, diş kistlerinin oluşmasına sebebiyet vermektedir. Diş kisti olan bir kişide, bu kistler fark edilmezse, gün geçtikçe daha çok büyüyüp çevresinde bulunan dişlere baskı yapmaya başlayacaktır. Bunun sonucunda dişlerde yamulma ya da çene kemiğinde göze çarpan bir büyümeye sebep olabilir. Belirtiler fark edilir edilmez bir diş hekimine giderek detaylı muayene olunmalıdır.

Yüzde Hissizlik Oluşumu

Yavaş ve belirti vermeden büyüyen diş kistleri, oluştuğu bölgeye özgü sorunlar doğurabilir. Fark edilmeden büyüyen bir kist, sinirlere baskı yaparak kişinin yüzünde hissizlik oluşmasına sebep olabilir. Bu tarz belirtiler ihmal edilmemeli ve hemen bir ağız ve diş sağlığı merkezine başvurup muayene olunmalıdır. Sinirlere baskı yapan bu kist en kısa süre içerisinde ameliyatla alınarak tedavi edilmelidir.

Diş Kisti Türleri

Diş kistlerinin 5 türü vardır. Bunlar; periapikal kistler, dentijeröz kistler, lateral periodontal kistler, artık kist ve döküntü kistlerdir. Her bir kist türünün tedavi yöntemi farklıdır. Bu yöntemler diş hekiminiz tarafından seçilmektedir. Tüm kist türleri ameliyat gerektirmektedir. Kişiler bu ameliyatlardan çekinseler de çok ileri derecede kistlere sahip olmayan kişiler 1 gün içinde taburcu edilebilmektedir. Kistin türü ne olursa olsun ağız sağlığına dikkat etmek oluşum riskini minimum seviyeye indirecektir.

Periapikal Kistler

Periapikal kistler, diş kökünün uç kısmına lokalize olurlar. Dişlerde oluşan enfeksiyon sonucunda ortaya çıkarlar. Çürümüş, enfeksiyon kapmış dişler en kısa süre içerisinde tedavi edilmelidir. Aksi halde diş kisti oluşumunun önüne geçilemez. Başlarda belirti vermeden ilerleyen bu kist türü, daha sonraki aşamalarda kişilerin kemik kaybı yaşamasına sebep olur. Kemik kaybı yaşandıktan sonrasında diş çekilmelidir ya da dişe kanal tedavisi uygulanmalıdır.

Dentijeröz Kistler

Dentijeröz Kistler, diş eti altında gömülü kalmış dişlerin çevrelerinde oluşum gösterir. Bu tip kistlere en çok, çekilmemiş yirmilik dişlerde rastlanılmaktadır. Dentijeröz kistler de kemik kaybına sebep oldukları için ilerlemeden müdahale edilmesi gerekmektedir. Diş eti altında kalmış olan diş ve dentijeröz kist, diş hekiminiz tarafından planlanmış bir operasyon ile alınmalıdır.

Lateral Periodontal Kistler

Lateral periodontal kistler, belirti vermezler ve diğer kistlerde olduğu gibi ağrıya sebep olmazlar. Teşhis için radyolojik tetkiklere ihtiyaç duyulur. Lateral periodontal kistler de diğer kistlerde olduğu gibi kemik kaybına sebep olur.

Artık Kist

Artık kist, diş çekimi sonrasında diş eti altında kalan küçük parçaların enfeksiyon oluşturması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu kistlerinde en kısa süre içerisinde ameliyatla alınması gerekmektedir.

Döküntü Kist

Döküntü kistler, çocuklarda görülen bir kist tipidir. Oluşan döküntü kistler, süt dişleri düşerken onlarla beraber ya da daha sonrasında kendiliğinden düşmektedir. Çok sık görülen bir durum değildir.

Dişte Kist Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Diş kistleri çoğunlukla belirti vermezler. Diş hekimindeki rutin bir kontrol sırasında ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Eğer düzenli olarak diş hekimi kontrolüne gidilmiyorsa, kistler ileri aşamalara gelene kadar fark edilmeyebilir. İleri aşamada enfeksiyon ile birlikte seyreden diş kisti belirtileri; yüzde uyuşukluk, ateş, çene ağrısı, çene kemiği büyümesi, dişlerin yana doğru yatması ve apselerdir. Bu belirtilerden herhangi biri varsa en kısa süre içerisinde ağız ve diş sağlığı merkezinden randevu alınarak bir diş hekimine muayene olmak gerekir.

Diş Kisti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Belirti vermeden, sinsice ilerleyen diş kistleri, ameliyat ile tedavi edilmektedir. Yapılacak ameliyat yöntemi, diş kistinin türüne ve diş hekiminin tercihine göre belirlenir. Aşırı ilerleme kaydedilmemiş diş kisti ameliyatları sonrasında kişiler bir gün içinde taburcu olurlar. Daha komplike ameliyatlar sonrasında ise yaklaşık olarak iki ya da üç gün içinde taburcu edilirler. Kanal tedavisi ile çözüm mümkün değilse ve kist kemiğe yayılmışsa ameliyat genellikle diş ve kemik kaybı ile sonuçlanmaktadır. Bu yüzden kist oluşumunu engellemek için ağız ve diş sağlığına çok önem verilmelidir.

Diş Kisti Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer?

Diş kistleri, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi ana bilim dalına dahildir. Bu cerrahi alanı, yanak, damak, dil, dudak, diş ve kemikleri kapsayan, tedavisi için ameliyat gerektiren tüm hastalıklar ile ilgilenmektedir. Çene kırıkları, diş kistleri, protez uygulamaları bu uzmanlık alanını ilgilendiren sorunlardandır.

Diş Kisti Ameliyatı Fiyatları

Diş kistine sahip bir birey en kısa süre içerisinde ameliyat olmalıdır. Kişi, eğer isterse devlete bağlı kurumlarda ya da özel hastanelerde diş kisti ameliyatı olabilir. Özel kurumlarda basit kist operasyonları, muayene ve tetkik ücretleri haricinde 410 TL, Komplike kist operasyonları ise muayene ve tetkik ücretleri hariç 750 TL’dir. Diş kisti ameliyatını SGK da karşılamaktadır. Önemli olan, seçeceğiniz diş hekiminin ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanı olmasıdır. Aynı zamanda seçeceğiniz ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanı, alanında tecrübeli ve bilgi birikimi yüksek olmalıdır. Özel sektörde fiyatlar; ameliyatın yapılacağı şehre, ameliyatı yapacak diş hekiminin sahip olduğu üne, ameliyat öncesi gerek duyulan tetkiklere ve yapılacak ameliyatın türüne göre değişiklik gösterebilir. Bunun için tercih etmek istediğiniz hastaneyi arayarak ya da bizzat giderek bilgi almak en doğru sonucu verir. Sizi ameliyat edecek diş hekimini seçerken, operasyon için istediği ücretten çok sahip olduğu deneyime bakmalısınız. Bu şekilde sağlığınızı tehlikeye atmamış olursunuz. Deneyimli bir doktorun kurtarabileceği bir dişi, deneyimsiz bir doktor kurtaramayabilir. Bu gibi sorunlar yaşamamak adına diş hekiminizi iyi seçmelisiniz.

Diş Kisti Ameliyatı Öncesi

Diş kisti ameliyatı planlandıktan sonrasında ameliyattan önce dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Öncelikle herhangi bir kronik rahatsızlığınız varsa bunu Diş hekiminize bildirmeniz gerekmektedir. Aynı zamanda sürekli kullanmanız gereken ilaçların bilinmesi, ameliyat için çok gereklidir. Eğer ameliyatınız genel anestezi kullanılarak yapılacaksa, ameliyattan önce 6 saat aç kalmanız gerekmektedir. Eğer ameliyat lokal anestezi ile yapılacaksa, ameliyattan 1 saat öncesinde çok ağır olmayan bir yemek yemek gerekebilir. Ameliyattan önce sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Ameliyat olmadan 10 gün öncesinde aspirin gibi kan sulandıran ilaçları bırakmış olmanız gerekir. Ameliyata geleceğiniz sabah dişlerinizi mutlaka fırçalamalısınız. Kimliğiniz ve laboratuvar sonuçlarınız yanınızda olmalı.

Tetkikler

Diş kisti ameliyatından önce bazı tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Bu tetkikler eksik olursa ameliyatın ertelenmesi gerekmektedir. İlk olarak 3 boyutlu tomografi çekilmesi gerekmektedir. Bu şekilde çene kistinin bölgesi ve boyutları kesin olarak belirlenebilir. Ameliyat genel anestezi ile yapılacaksa anestezi için gereken rutin kan testleri istenebilir. Ameliyat lokal anestezi ile yapılacaksa ek bir teste ihtiyaç duyulmaz.

Röntgen

Diş kistinin teşhisi için gereken ilk tetkik röntgendir. Röntgende saptanan kist sonrasında kişiye 3 boyutlu tomografi tetkiki yapılır. Bu test ile kistin sınırları net bir biçimde belirlenir ve ameliyat başarı oranı artar.

Fiziki Muayene

Kişi, diş hekimine başvurduğunda ilk olarak fiziki muayene yapılır. Dişlerde veya çenede herhangi bir şekil bozukluğunun olup olmadığına bakılır. Ağız içi detaylı bir şekilde incelenir.

Apse Kontrolü

Ameliyat öncesinde apse kontrolü yapılması son derece önemlidir çünkü apse, enfeksiyonun varlığını gösterir. Enfeksiyon tedavi edilmeden önce ameliyat yapılması mümkün değildir. İlk olarak var olan apse tedavi edilir.

Ameliyat Öncesi Apse Tedavisi

Ameliyat öncesinde tespit edilen apsenin tedavi edilmesi gerekmektedir. Apseler içi iltihap dolu keseciklerdir. Ameliyat sırasında bu kesenin patlaması ve kana karışması kişinin hayatını tehlikeye atar ve birçok organda ağır enfeksiyonlara sebep olabilir. Bunun yaşanmaması için diş kisti ameliyatından önce antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Verilen antibiyotikleri belirtilen saatte ve belirtilen dozda almak gerekmektedir. Aksi takdirde enfeksiyon tedavisi başarısız olur.

Antibiyotik Kullanımı

Apse, içi iltihapla dolu olan keselere verilen addır. Bu iltihap bakteri kaynaklıdır. Çağımızda bakterilerin tek tedavisi antibiyotik kullanımıdır. Bu yüzden ameliyat öncesinde antibiyotik kullanmak gerekmektedir. Eğer enfeksiyon tam olarak tedavi edilmeden ameliyata başlanırsa, bu enfeksiyon kan yoluyla diğer organlara bulaşarak, ağır komplikasyonlara sebep olabilir. Antibiyotik direnci gelişmemesi için, ilacınızı her gün aynı saatte ve aynı sıklıkta içmeniz çok önemlidir. İlacınızı düzensiz kullandığınız zaman hem enfeksiyon tedavi olmaz hem de antibiyotik direnci gelişme riski artar. Antibiyotik direnci gelişmesi demek ise bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için bir seçenek kalmamış olması demektir.

Apsenin Temizlenmesi

Apse oluşumlarında antibiyotik tedavisinin yetersiz kalabileceği durumlar vardır. Diş hekiminiz, apsenin olduğu bölgeye minik bir delik açarak apseyi steril bir biçimde boşalttıktan sonra apsenin olduğu bölge antiseptik solüsyonla iyice temizlenir. Bu işlemden sonra o bölgede yeni bir şişlik meydana gelmemelidir. Eğer yeni şişlik oluşumu arsa bu farklı hastalıkların habercisi olabilir.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Tüketimi

Her ameliyatta olduğu gibi diş kisti ameliyatından önce de sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Sigara ve alkol kan akışını bozarak dokuların kanlanmasını bozar. Alkol kanı sulandırarak kanama artışına sebep olur. Eğer diş kisti ameliyatı genel anestezi ile yapılacaksa sigara içmek sekresyonu arttıracağı için kişiyi zor duruma sokabilir. Ayrıca, sigara ve alkol ameliyat sonrasında doku iyileşmesini de yavaşlatmaktadır.

Ameliyat Öncesi Beslenme ve Diyet

Diş kisti ameliyatı planlanırken kullanılacak anestezi yöntemi de doktor tarafından seçilmektedir. Eğer kişi ameliyatı genel anestezi ile olacaksa ameliyattan önceki 6 saat boyunca hiçbir şey yiyip içmemelidir. Eğer lokal anestezi kullanılacaksa, ameliyattan 1 saat öncesine kadar bir şeyler yiyip içebilir. Sağlıklı beslenme ameliyat sonrası iyileşmeye katkıda bulunacağı için protein, vitamin ve mineral almakta fayda vardır.

Ameliyat Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyattan önce cerrahınıza danışamadan ilaç kullanmamalısınız. Her ilaç vücut sistemine bir şekilde etki eder. Bazı ilaçlar kanı sulandırır, bazı ilaçlar diğer ilaçlarla etkileşime girme açısından risklidir. Bu yüzden ameliyat öncesinde kullanmanız gereken bir ilaç varsa önce diş hekiminize danışmanız gerekir. Ameliyattan önce beslenmeye dikkat edilmelidir. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

Doktorunuzla alerjilerinizi, sahip olduğunuz hastalıkları ve kullandığınız ilaçları paylaşmalısınız. Size yapılan tüm uyarı dikkate alarak cerrahınızın vermiş olduğu ilaçları önerildiği şekilde kullanmalısınız.

Operasyon Tarihi ve Planının Netleştirilmesi

Diş kisti teşhisi koyulmuş bir kişi en kısa sürede ameliyat olmalıdır. Öncelikle yapılacak ameliyat detaylı bir şekilde planlanmalıdır. Yapılacak işlemler, kullanılacak anestezi yöntemi ameliyatı yapacak olan cerrah tarafından belirlendikten sonra, ameliyat için gereken tetkikler yapılır. Yapılan tetkiklerin sonucunda hastanın ameliyat için bir engeli olup olmadığı görülür. Eğer ameliyata engel olacak bir problem varsa, hasta ilgili birimlere sevk edilerek öncelikle ameliyata engel olan sorunun tedavi edilmesi istenir. Tetkik sonuçları olumlu çıktıysa doktorun çalışma takvimine bakılarak en uygun tarih ve saat seçilir.

Diş Kisti Ameliyatı Sonrası

Diş kisti ameliyatı, çoğunlukla genel anestezi ile yapılır. Ameliyattan sonra yaklaşık 2 saat boyunca aç kalmak gerekmektedir. Yemek yemeye ve bir şeyler içmeye başladığınızda ise yumuşak ve ılık şeyler tüketmek gerekmektedir. Ameliyattan sonraki 24 saatlik zaman diliminde hafif kanamalar olabilir. Bu gayet normaldir, paniğe kapılmamalı ve doktorunuzun söylemediği herhangi bir uygulama yapmamalısınız. İlk gece kaçınılması gereken bir diğer uygulama ise diş fırçalamak ve gargara yapmaktır. Ameliyat yarası tamamen iyileşene kadar sigara ve alkol kullanılmamalıdır çünkü sigara ve alkol kullanımı yaralara ciddi ölçüde zarar verir. Operasyon sırasında cilt tarafından emilen dikişler kullanılır. Bu dikişler iki hafta içinde kendi kendilerine yok olurlar. Eğer hekim absorbe olmayan dikiş türlerinden kullanmışsa, dikişlerin 5 ile 7 gün arasında alınması gerekir.

Ameliyat Günü

Ameliyat günü geldiğinde eğer ameliyatınızı genel anestezi ile olacaksanız bir gece öncesinden aç kalmış olmalısınız. Sürekli kullanmanız gereken bir ilaç varsa, bu durumu ameliyat kararı aldıktan hemen sonra doktorunuzla konuşmalısınız. Bazı durumlarda hastaların, ilaçlarını az bir suyla içmelerine izin verilir. Ameliyat gününde yanınıza kimliğinizi ve tetkik sonuçlarınızı alarak ameliyat saatinden birkaç saat önce hastanede olun. Diş kisti ameliyatlarında refakatçiye gerek olmasa da kendinizi psikolojik açıdan güvende hissetmek isterseniz yanınızda bir kişi ile gidebilirsiniz.

Ağrı

Ameliyat anestezi altında yapılacağı için ameliyat sırasında herhangi bir ağrı hissetmezsiniz. Operasyon sonrasında iki ile üç gün arasında ağrı hissetmeniz oldukça normaldir. Bunun için diş hekiminiz, size ağrı kesici ilaç verecektir. Bazı hastalar ağrı kesici ilaç kullanmalarına rağmen ağrılarının devam ettiklerini ifade ederler. Böyle bir durumla karşılaşıldığında diş hekimine danışılması gerekmektedir. Diş hekiminiz, ilk olarak yolunda gitmeyen bir şeyler olup olmadığına bakacak ve sonra tedavinizi yeniden düzenleyerek size yardımcı olacaktır.

Uyuşma

Hastaların sahip olduğu diş kistinin büyüklüğü, ameliyat sırasında kullanılacak olan anestezi yöntemini belirler. Kist büyükse genel anestezi, kist küçükse lokal anestezi tercih edilir. Herhangi bir anestezik ilaç kullanmadan ameliyat gerçekleştirilmesi söz konusu olamaz. Anestezi için kullanılan ilaçlar, ameliyat sonrasında kişilerin ağızlarında uyuşukluk kalmasına sebep olabilir. Bu normal bir durumdur. Ancak ameliyatın üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen ağrı ya da uyuşukluk devam ediyorsa vakit kaybetmeden diş hekimine başvurmalısınız.

İlaç Kullanımı

Hastaların sahip oldukları bazı kronik hastalıklar olabilir. Bu yüzden her gün düzenli olarak kullanmaları gereken ilaçları vardır. Ameliyat öncesinde diş hekimi ile konuşan hasta kullandığı tüm ilaçları anlatmalıdır. Bu sayede diş hekimi, ameliyatı riske atmayıp aynı zamanda da hastanın sağlığını bozmak istemez. Bazı durumlarda diş hekiminiz, ilacınızı ameliyat sabahında çok az miktardaki bir su ile içebileceğinizi söylerler.

Beslenme ve Diyet

Diş kisti ameliyatı iki şekilde yapılmaktadır. Eğer hastanın kisti küçükse lokal anestezi kullanılır, eğer hastanın kisti büyükse genel anestezi kullanılır. Lokal anestezi ile yapılan ameliyatlardan önce hastalar, hafif olmak şartıyla bir şeyler yiyebilirler. Eğer hastaya genel anestezi uygulanacaksa ameliyata 6 saat kala bir şeyler yiyip içmeyi kesmelilerdir. Böylelikle aspirasyon riskinin önüne geçilmiş olur.

Riskler, Yan Etkiler, Komplikasyonlar

Her ameliyatta var olan riskler, diş kisti ameliyatında da geçerlidir. En korkulan risk, enfeksiyon riskidir. Bunun için ameliyattan önce ve sonra hastaya antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Antibiyotik tedavisinin haricinde hastanın ve doktorun hijyen kurallarına uyması gerekmektedir. Ameliyat sırasında ve sonrasında kanama riski de mevcuttur.

Hastanın ameliyattan önce kullanmış olduğu ilaçlar ya da kişinin fizyolojik yapısı gereği kanda sulanma meydana gelebilir ve kan kaybı beklenen düzeyin üzerine çıkabilir. Kanama riski de en az enfeksiyon riski kadar ciddi bir problemdir ve hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gerekir. Ameliyat sırasında kullanılan ilaçlar kişilerde alerjik reaksiyon oluşmasına sebep olabilir. Oluşan bu alerji, çok ciddi bir problemdir. Bu yüzden ameliyat öncesinde hastanın alerjisi olup olmadığı detaylı bir şekilde araştırılmalıdır. Kişilerin herhangi bir maddeye karşı alerjilerinin olup olmadığı çoğu zaman kendilerinden öğrenilmektedir. Eğer hastanın emin olmadığı bir durum olursa alerji testi uygulanabilir. Ameliyat sonrası oluşan ödem, kişilerde ağrıya sebep olur. Eğer ödem oluştuysa tuzdan uzak durulmalı ve bol bol su içilmelidir.

Enfeksiyon

Ameliyat sonrasında sterilizasyona uyulup uyulmaması, hastaların ağız ve el hijyenine dikkat edip etmemesi enfeksiyon konusunda belirleyicidir. Ameliyat sırasında enfeksiyona açık hale gelen diş eti en ufak bir bakteri teması ile enfekte olabilir. Ameliyat sonrasında görülen enfeksiyon dikişlerin açılıp yaranın kapanmamasına sebep olabilir. Antibiyotikle tedavi edilebileceği gibi, ilerleyen aşamalarda yeni bir ameliyata da ihtiyaç duyulabilir. Ameliyat öncesinde verilen ilaçları olması gerektiği gibi kullanmak gerekir. Ameliyat sonrası dönemde ise ilaç kullanımına dikkat etmeye ek olarak, ameliyat bölgesine el ile dokunulmamalıdır ya da ağzın içine kontamine olmuş şeyler alınmamalıdır (yere düşen şeyler gibi). Enfeksiyonu önlemek, onu tedavi etmekten daha kolay ve acısızdır.

Ödem

Diş kisti ameliyatı sonrasında ödem oluşması beklenen bir durumdur. Bu ödem yaklaşık 4 ile 5 gün arasında sürmektedir. Şişliğin devam etmesi ağrının devam etmesine sebep olabilir. Şişliğin tedavisine yardımcı olmak için ameliyat bölgesi tarafındaki yanağa, dışarıdan soğuk uygulama yapılabilir. Yapılan soğuk uygulamanın süresi çok uzamamalıdır çünkü uzun süre soğuğa maruz kalan kan damarlarındaki kan akışı büyük ölçüde azalır ve dokuların oksijensiz kalmasına sebep olur.

Kanama

Bir ameliyatta belirli bir seviyeye kadar kanama olması normaldir. Ancak bazı durumlarda bu kanama miktarı olması gerekenin üzerine çıkar ve durdurulamazsa, hasta hipovolemik şoka girebilir. Her ameliyattan önce bakılan kanama pıhtılaşma zamanı değeri, kanama riskini büyük ölçüde gösterir.

Kan, damar dışına çıkmaya başladığında özel hücreler, kan damarlarına açılan uçların pıhtı ile tıkanmasını sağlayarak kanamanın durmasını sağlar. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde ya da hemofili hastalığı olan kişilerde kanama pıhtılaşma zamanı, normal kişilerinkine göre daha yavaştır. Bu yüzden kanamanın durdurulması çok zor olur. Risklerin en aza indirgenmesi için ameliyata 10 gün kala kan sulandırıcı ilaçların bırakılması gerekir.

Alerjik Reaksiyonlar

Yapılacak her ameliyattan önce hastalara, daha önce geçirdikleri hastalıklar, alerjilerinin olup olmadığı, kronik hastalıkları olup olmadığı gibi sorular sorularak anamnez formu doldurulur.

Ameliyat öncesinde kişilerin alerjilerinin olduğu ilaçlar ve besinler bilindiğinde ameliyat sırasında bir sorun yaşanmaz. Ancak bazen hastaların da bilmedikleri alerjiler olabilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için, hastanın şüphelendiği maddelere karşı alerji testi yaptırması önerilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Diş kisti ameliyatı bittikten sonra hastalar, en az 2 saat boyunca hiçbir şey yiyip içmemelilerdir. Daha sonrasında sulu ve yumuşak gıdalar ılık olarak tüketilmelidir. Bu süreçte bol bol su içmekte fayda vardır. Ameliyattan sonra tamamen iyileşene kadar sigara ve alkol yasaktır çünkü yara iyileşme hızını düşürüp, dokulara zarar verir.

Ameliyattan sonraki ilk gecede dikişlerden hafif kan sızması normaldir. Tükürükle birlikte gelen az miktardaki kan, hastaları endişelendirmemelidir. Ameliyattan sonraki ilk gün dişleri fırçalamak, gargara yapmak gibi ağzı zorlayıcı hareketler yapılmamalıdır. Bu da kanama riskini arttırır.

Diş hekiminiz tarafından reçete edilmiş ilaçları en kısa sürede temin edip önerildiği şekilde kullanmaya başlamanız gerekmektedir. Hastalar, iyileşinceye kadar çiğneme işlemi ameliyat bölgesine uzak olan kısımla yapılmalıdır. Oluşan şişlikler için dışarıdan yanağın üzerine soğuk uygulama yapılabilir. Soğuk uygulamanın süresi 5 dakikayı geçmemelidir.

Ameliyattan sonraki 2. günde doktorun verdiği gargarayı uygulamaya başlayabilirsiniz. Gargara tedavisi 2 hafta boyunca devam etmelidir. Diş kisti ameliyatında vücudun absorbe ettiği dikişler kullanılır. Bu dikişler 1 hafta içinde kendiliğinden yok olur.

Sigara ve Alkol Tüketimi

Sigara, dolaşımı etkileyerek dokulardaki kanlanmayı bozmaktadır. Alkol ise kanı sulandırarak kanama riskini arttırmaktadır. Her ikisinin kullanımı da ameliyattan önceki 10. günde kesilmelidir. Ameliyat öncesi sigara kullanımı sekresyonu arttırır ve hastanın nefes almasını zorlaştırır. Ameliyat öncesinde ve sonrasında alkol kullanımı kanama riskini arttırmaktadır. Ameliyat sonrasında sigara kullanımı, yara iyileşmesine neredeyse engel olur. Bu yüzden ameliyata 10 gün kala bırakılan sigara ve alkol, iyileşme dönemi tamamlanıncaya kadar tüketilmemelidir.

Duş Alma

Diş kisti ameliyatından çıkan hasta eğer isterse duş alabilir. Ancak duş sırasında sıcak su kullanılmamalıdır. Ameliyat sonrası su sıcaklığının ılık olması idealdir. Düş sonrasında ameliyat bölgesine yanağın üzerinden soğuk uygulama yapılması şişliği azaltacaktır.

Sıcak Soğuk Uygulama

Diş kisti ameliyatı sonrasında hastanın ağzında şişlik ve ağrı olur. Bu sorun için diş hekiminin yazmış olduğu ilaçlar kullanılırken aynı zamanda soğuk uygulama ile destek tedavi uygulanabilir. Soğuk uygulama direkt olarak ameliyat bölgesine yapılmamalıdır. Buzlar, dışarıdan yanakların üzerine koyularak 5 dakika bekletilir. Buzların koyulduğu alan ameliyat bölgesinin hizasına denk gelmelidir. Bu sayede şişlik büyük ölçüde azalır. Ameliyattan sonra sıcak uygulama yapmak kanama riskini arttırmaktadır. Bu yüzden sıcak uygulamalardan kaçınılmalıdır.

İlaç Kullanımı

Diş kisti ameliyatından sonra cerrahınız sizin için bir ilaç tedavisi düzenler. Bu tedavi ağrıların, şişliklerin giderilmesi ve enfeksiyon oluşumunun engellenmesini sağlamaya yöneliktir. Doktor tarafından düzenlenmiş bu reçeteyi harfiyen uygulamak gerekmektedir. Ülkemizde bilinçsiz antibiyotik kullanımı çok yaygın bir sorundur. Başlanıp yarım bırakılan antibiyotikler, 12 saat aralıkla alınması gereken ilacı bazen 8 bazen 13 saat arayla içmek, ben antibiyotik kullanmam, onlar çok zararlı diyerek antibiyotikleri kullanmamak ciddi problemlere yol açmaktadır. Bu yüzden reçeteyi düzenleyen hekimin, hastayı güvenli ilaç kullanımı konusunda bilgilendirmesi gerekir.

Antibiyotiklerin düzensiz kullanımı antibiyotik direnci oluşturur ve oluşan antibiyotik direnci sonucunda zaman içinde enfeksiyonları tedavi etmek mümkün hale gelmeyecektir. Ameliyat sonrasında enfeksiyon problemi görülen bir kişi, tekrarlanması gereken tedavi sürecinde çok fazla sıkıntı yaşayacaktır. Tüm bu problemlerin yaşanmaması için diş hekiminizin vermiş olduğu ilaçları önerilen sıklıkta ve dozda kullanınız.

Ameliyat Sonrası Beslenme ve Diyet

Diş kisti ameliyatından sonra hastaların ağızlarında hassasiyet meydana gelir. Ameliyattan sonraki iki saat boyunca hiçbir şey yiyip içilmemelidir. Daha sonraki dönemlerde ise püre, çorba gibi sulu ve yumuşak gıdalar ılık olarak tüketilmelidir. Protein ve vitamin açısından zengin beslenmek, iyileşme sürecine olumlu katkı sağlar. Bu beslenme şekli ameliyattan sonraki 2- 3 gün boyunca devam ettirilmelidir. Ameliyat bölgesiyle ya da ameliyat bölgesine yakın dişleri çiğnemek için kullanmayın. İlk günler içinde bol su içilmesi gerekir. Kafeinli ve gazlı içeceklerden de uzak durulmalıdır. Aradan geçen birkaç günün ardından hasta, yavaş yavaş yarı katı gıdalar tüketmeye başlayabilir. İçecekleri pipetle içmekten kaçınmak gerekiyor çünkü pipet kullanımı iyileşmenin gecikmesine sebep olur.

Ameliyat Sonrası Diş Bakımı

Ameliyattan çıkan hasta, ilk 24 saat içerisinde diş fırçalama, ağız çalkalama, tükürme ve çiğneme gibi uygulamalardan uzak durmalıdır. Ameliyattan sonraki 36. saatten itibaren doktorun vermiş olduğu gargara kullanılmaya başlanabilir. Hastalar, ikinci günde diş de fırçalayabilir ancak diş fırçası ameliyat bölgesine değdirilmemelidir. Bu durum dikişler tamamen iyileşene kadar sürdürülmelidir.

Doktor Kontrolleri

Ameliyattan çıkan hastaların çoğu ilk günden evlerine gidebilirler. Diş kisti ameliyatı sonrası iyileşme, uzun zaman almamaktadır. Bu yüzden 1. haftanın sonunda kontrole gitmek yeterlidir. Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu hissediliyorsa kontrol için çağırılmış olmayı beklemeden diş hekiminize danışabilirsiniz.

İyileşme Süreci

Diş kisti ameliyatı sonrasında iyileşme süresi oldukça kısadır. Ameliyatın ilk gününde dikişlerinizi zorlamazsanız ilerleyen günlerde sıkıntı yaşamazsınız. Ağrı ve şişlik 2- 3 gün içerisinde geçer. 1. haftanın sonunda dikişler tamamen iyileşir ve 2. haftadan sonra iyileşme süreci tamamlanmış olur. Tüm bu süre içerisinde, ameliyat bölgesini fazla zorlamamalı ve diş hekiminizin önerilerine uymalısınız.

Sık sorulan Sorular

Diş kisti teşhisi koyulan hastalar, ameliyat olacaklarını ilk öğrendiklerinde korku hissine kapılabilirler ve kafalarında bir sürü soru işareti oluşur. Genel olarak herkesin endişeleri aynı konular üzerinedir. En çok merak edilenler arasında ameliyatta kullanılacak anestezi yöntemi ve iyileşme süreci vardır.

Diş Kistinden Korunmak İçin Neler Yapabilirim?

Diş kistinden korunmak için ilk yapılması gereken şey ağız ve diş sağlığına özen göstermektir. Dişlerinizi günde iki kez en az iki dakika boyunca doğru tekniği kullanarak fırçalamanız gerekir. Sadece diş fırçalamanın yetersiz olduğunu bilmeli ve ağız bakım suyu ile diş ipi de kullanmalısınız. Tüm bunları olması gerektiği şekilde yaptığınızda aradaki farkı kolaylıkla görebilirsiniz. En az diş fırçalamak ve gargara yapmak kadar önemli olan bir diğer konu ise dengeli ve düzenli beslenmektir. Asitli içeceklerden uzak durulmalı, protein, vitamin ve mineral yönünden zengin beslenilmelidir. Diş çürüğü ya da başka bir sağlık sorunu varsa gecikmeden tedavi ettirilmelidir.

Diş Kisti Ameliyatı Hangi Anestezi Türüyle Yapılır?

Diş kisti ameliyatına karar verildikten sonra ameliyatın hangi anestezi yöntemiyle yapılacağına karar verilir. Kullanılacak anestezi yöntemi kistin büyüklüğüne göre değişmektedir. Alınacak kist fazla büyümüşse genel anestezi tercih edilmektedir. Eğer kistin boyutu küçükse lokal anestezi tercih edilir. Hangi anestezi yöntemi tercih edilirse edilsin hasta işlem sırasında hiçbir ağrı duymaz.

Ameliyat Zor mudur? Ağrılar Ne Zaman Geçer?

Diş kisti ameliyatının zorluğu, kistin bölgesine ve boyutuna göre değişiklik gösterse de korkulacak derecede zor bir ameliyat değildir. Hastalar ameliyat sonrasında hiçbir ağrı yaşamazlar. Ameliyat sonrası dönemde ağrı ve ödem beklenmektedir. Bu ağrılar doktorunuzun vermiş olduğu ağrı kesiciler ile kontrol altına alınabilir ve 2- 3 gün içerisinde tamamen geçerler.

Apse Oluşması Halinde Ağrılar Nasıl Hafifletilir?

Apseler, enfeksiyonu işaret eden oluşumlardır. Kesinlikle patlatılmamalıdır. Apse fark edildiğinde doktorunuza giderek apse tedavisine başlamalısınız. Bu aşamada antibiyotikler ve ağrı kesiciler apseyi tedavi edip ağrının geçmesini sağlayacaktır.

Apse Ne Zaman Geçer?

Apse oluşumundan sonra diş hekimine başvurulmalıdır. Alınan reçetedeki ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Ayrıca asitli ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı, ağız bakımı ihmal edilmemelidir. Apse, ilaç tedavisinin de yardımıyla 3 gün ile 7 gün arasında bir sürede kaybolacaktır.

Ameliyat Kaç Saat Sürer?

Diş kisti ameliyatı olacak kişinin sahip olduğu kistin boyutu ameliyatın genel seyrini etkiler. Anestezi yönteminin seçiminden ameliyat süresine kadar birçok konu kistin büyüklüğüne bağlıdır. Genel olarak bir diş kisti ameliyatı 30 dakika ile 2 saat arasında değişiklik göstermektedir. Kişiler, diş kistlerinin boyutunu öğrendikten sonra ney süreyi doktorlarından öğrenebilirler.

Ameliyatta Yaş Sınırı Var mıdır?

Diş kisti ameliyatı için herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Burada önemli olan hastanın anesteziyi kaldırabilecek olmasıdır. Eğer kist küçükse anestezi ile de bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Diş kisti teşhisi koyulmuş her birey, diş kisti ameliyatı olabilir.

En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mı?

Diş kisti ameliyatı olunması gerektiği öğrenildiğinde doktor seçimi yapmak için birkaç küçük araştırma yapmakta fayda faydır. Ameliyatı yapacak olan diş hekiminin gerekli belgelere sahip olup olmadığı bilinmelidir. Seçmeyi düşündüğünüz diş hekiminin eski hastaları ile görüşüp fikir alabilirsiniz. Ayrıca seçeceğiniz diş hekiminin alanında deneyimli ve yenilikleri takip eden bir hekim olması da ameliyatın başarısını arttıracaktır.

Özel Hastanede mi Devlet Hastanesinde mi Ameliyat Olmalıyım?

İlk olarak ameliyatı yapacak hekimin seçilmesi önemlidir. Daha sonra ameliyatın yapılacağı kurumun başarısına ve çalışan diğer sağlık personellerinin başarısına bakılmalıdır. Özel hastane ya da devlet hastanesi ayrımı yapmak yerine içinize sinen bir hekime tedavi olmanız ameliyat sonucunu olumlu etkileyecektir.

Diğer Sağlık Sorunları Ameliyata Engel olur mu?

İlerleyen tıp sayesinde birçok kişi sorunsuz halde tedavi edilebilmektedir. Ameliyata engel olacak sorunlarla nadiren karşılaşılmaktadır. Kendi kendine bakamayacak durumda olan ve yakınları tarafından ilgi görmeyen hastalar bir çözüm bulunamadığı durumlarda ameliyat edilememektedir. Alkol ve uyuşturucu maddeye bağımlı kişiler de ameliyat için engel teşkil etmektedirler. İleri derecede kanser hastalığı gibi durumlar da ameliyata engel olabilmektedir.

Ameliyat Sonrası İstirahat Raporu Verilir mi?

Diş kisti ameliyatının iyileşme süreci hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Hastalar bir iki gün içinde kendilerini gayet iyi hissedeceklerdir. Alınan kistin boyutuna ve ciddiyetine göre istirahat raporunun süresi değişebilmektedir. Küçük kistler alınan kişiler yaklaşık 3 sonra eski işlerine dönebilirken, büyük kistlerin alındığı kişiler 1- 2 haftalık bir dinlenme sürecine ihtiyaç duyabilirler.

Ameliyat Ertelenebilir veya İptal Edilebilir mi?

Hastanın ameliyata az zaman kala, kan sulandırıcı ilaç kullanması, grip olması gibi durumlar mecburi olarak ameliyatın ertelenmesine sebep olabilmektedir. Eğer kişiler ameliyat olmaktan vazgeçtilerse ya da ameliyatın tarihini değiştirmek istiyorlarsa hekimleriyle konuşup istedikleri işleme karar verebilirler.

Diş Bakımı ve Diş Fırçalama Konusunda Nelere Dikkat etmeliyim?

Diş bakımı, sağlıklı bir vücut için olmazsa olmazdır. Dişler, günde iki kez en az iki dakika boyunca fırçalanmalı, gargara ve diş ipi de kullanılmalıdır. Doğru diş fırçalamamak da diş hastalıklarına sebep olabilmektedir. Dişler fırçalanırken önce üst dişlerin ön yüzeyleri daha sonra ise alt dişlerin ön yüzleri nazikçe fırçalanmalıdır. Ön yüzler fırçalandıktan sonra aynı sırayla arka yüzler de fırçalanmalıdır. Daha sonra tüm dişlerin üst yüzeyleri fırçalanmalıdır. Diş fırçası yukarı aşağı hareketler yapılarak kullanılmalıdır. Diş ve diş eti yapınıza uygun diş fırçası seçin. 3 ayda bir diş fırçanızı yenileyin.

Ameliyat Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

Eğer ameliyatınızı özel bir hastanede olacaksanız karşılığında bir miktar ücret ödemeniz gerekecektir. Muayeneden itibaren yapılan tetkikler ve ameliyat sırasında uygulanan her bir işlem ayrı ayrı ücretlendirilmektedir. Bazı hastaneler tüm işlemleri tek tek hesaplamak yerine hastalara ameliyat paketleri sunarak her şey dahil genel bir fiyat belirlemektedirler. Ameliyatı yapacak doktorun ünü ve kıdemi, yapılacak işlemlerin karmaşıklığı gibi konular ücretlerin artmasına ya da düşmesine sebep olmaktadır. Devlet hastanelerinde ise masraflar SGK tarafından karşılanmaktadır.

İlgili Organİlgili Bölümİlgili Hastalık
Diş Kisti Hastalığı
İlgili Tedavi
Diş Kisti Tedavisi