Diş Eti Ameliyatı


Diş Eti Ameliyatı

Dişler ve diş etleri ağız sağlığımızı koruyabilmek adına dikkat edilmesi önem arz eden unsurlardır. Bu bölgelerde ortaya çıkan herhangi bir rahatsızlık ağız sağlığımızı önemli ölçüde etkiler. Ağız sağlığımızın korunması nedeni ile de çok çeşitli diş ve diş eti tedavileri uygulanmaktadır. Diş eti ameliyatı da bunlardan biridir.

Diş Eti Ameliyatı Hakkında

Diş eti ameliyatı ileri derecede ki diş eti hastalıklarının tedavisinde başvurulan operasyondur. İlerleyen diş eti rahatsızlıklarında tedavi için cerrahi operasyonlar kaçınılmaz bir hale gelir. Örneğin; diş eti iltihabı ileri bir seviyeye ulaştığında diş etlerine, diş köküne ve çene kemiğine kadar ulaşabilir. Böyle bir durumda da dediğimiz gibi cerrahi bir operasyon kaçınılmaz olacaktır. Diş eti ameliyatlarının kendi içerisinde de çeşitleri bulunmaktadır. Bu ameliyat ağız ve diş sağlığını korumak amacı ile yapılabileceği gibi estetik amaçla da yapılabilmektedir. Diş eti ameliyatları genellikle diş eti çekilmeleri durumunda veya diş eti şekillendirme işlemlerinde yapılmaktadır. Diş etini şekillendirmek için yapılan diş eti ameliyatı estetik amaçlıdır. Diş eti ameliyatları estetik ameliyatlar da dahil olmak üzere birkaç çeşit olabilir.

  • Gingivektomi

  • Gingivoplasti

  • Diş eti greft uygulamaları ve

  • Diş eti pigmentasyonlarının giderilmesi gibi operasyonlar diş eti ameliyatı kapsamındaki operasyonlardır.

Diş Eti Hastalıkları Nedenleri

Diş eti hastalıkları kalıtımsal nedenlerle veya dış etkenlerle tetiklenebildiği gibi kişinin doktor kontrolü, diş ve diş eti bakımı ya da sağlıklı beslenme gibi kendi kendine gözetmesi gereken durumlarda ki eksiklikleri ve yanlışları sebebi ile de meydana gelebilmektedir.

Yetersiz Ağız Bakımı

Diş ve diş eti sağlığını veya ağız sağlığını korumak için yapılması gereken en önemli şeylerden biri de ağız bakımıdır. Düzenli bir şekilde ağız bakımı yapmak oluşacak bakteri ve iltihapların önüne geçmek için etkili bir yöntem olacaktır. Sanıldığının aksine sadece dişlerimizi düzenli olarak fırçalamak yeterli bir ağız bakım rutini değildir. Doğru teknik ve doğru gereçleri kullanarak ağız bakım rutinimizi daha geniş ve kapsamlı şekilde yapmamız gerekmektedir. Örneğin; doğru şekilde diş fırçalanmadığında diş etlerine daha çok zarar verilebilir; bu şekilde de bakteri artışının ve iltihabın da önüne geçilemez.

Diş Hekimi Kontrolüne Gidilmemesi

Düzenli olarak diş hekimine kontrole gidilmesi ağız sağlığının korunabilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Rutin olarak ağız bakımı yapmayı sürdürmek tek başına yeterli bir önleyici değildir. Dişlerimizin ve ağız sağlığımızın uzman biri tarafından da düzenli olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Diş ve diş etlerinde görülen rahatsızlıklar başka önemli hastalıklara da yol açabildiği gibi çeşitli hastalıkların da belirtisi olabilir. Bunların tespiti, erken teşhis ile tedaviye başlanması için son derece önemlidir. Bunun için de düzenli olarak en çok 6 ayda bir olacak şekilde bir diş hekimine görünmek ve bu kontrolleri rutin hale getirmek gerekmektedir.

Yanlış Diş Fırçası Seçimi

İnsanlar genellikle sert diş fırçalarının dişleri daha iyi temizleyeceğini ve daha kolay arındırabileceğini düşünürler. Diş fırçası seçiminde yapılan en büyük yanlışlardan biri de budur. Dişlerin bakteriden arındırılması diş fırçasının sertliğiyle ilgili değildir. Bu konu daha çok diş fırçalama tekniği ile ilgilidir. Yanlış diş fırçası ve yanlış teknikle fırçalama diş ve diş etlerine zarar verebilmektedir. Sert bir diş fırçası ile fırçalanan dişler de aşınma meydana gelebilmektedir. Genellikle orta sertlikte olan diş fırçaları tercih edilmeli ve doğru bir fırçalama işlemi gerçekleştirilmelidir. Örneğin; sert bir fırça ile bastırarak dişleri fırçalamak dişlerin aşınmasına neden olacak ve diş etlerine zarar verecektir. Diş fırçalama konusunda doğru bilinen yanlışlardan kaçınılmalı ve diş fırçalama işlemi daha doğru gereçlerle gerçekleştirilmelidir. Bu şekilde ağız bakım rutinimiz daha doğru ve etkili olacaktır.

Yanlış Diş Macunu Seçimi

Diş fırçası seçimi kadar önemli olan diş macunu seçimi de yanlış yapıldığında dişlerimize ve ağız sağlığımıza zarar verebilmektedir. Doğru diş macunu seçimi içinde bilinmesi gereken bazı hususlar vardır. Örneğin; beyazlatıcı diye nitelendirilen diş macunlarını, ekstra beyazlık sağlayacağını düşünerek tercih etmek yanlıştır. Özellikle sigara kullanan kişilere özel üretilen ve içerisinde yoğun miktarda aşındırıcı madde bulunduran bu beyazlatıcı diş macunları sürekli kullanımda diş minelerine ve diş etlerine kalıcı zararlar vermektedir. Bunun dışında bir de doğru macunun kullanımı ile ilgili dikkat edilmesi gereken bazı durumlar mevcuttur. Diş macununun kullanımı sırasında köpürmesi ve bu sayede daha iyi temizlemesi için öncelikle ıslatılması gerektiği düşünülmektedir. Ancak bu yanlış bir düşüncedir. Aksine diş macununun ve diş fırçasının ıslatılması fırça kıllarını yumuşatacağından fırça daha az etkili hale gelecektir. Diş macununun köpürebilmesi için gereken miktarda sıvı da zaten kendi ağzımızda mevcuttur. Bir de kullanılacak olan macun miktarına dikkat edilmesi gerekmektedir. Fazla miktarda diş macunu dişleri çizmez ancak granüllerine dikkat etmek gerekmektedir. Yoğun ve iri granüllü diş macunları uzun süre kullanılmamalıdır. Bunun dışında dişlerimizi fırçalarken kullanmamız gereken macun miktarını “mercimek tanesi büyüklüğünde” şeklinde tarif etmemiz mümkündür. Daha fazla macun kullanılması daha iyi temizleyeceği anlamına gelmemektedir.

Kalıtımsal Nedenler

Diş eti rahatsızlıklarının ve diğer diş hastalıklarının önemli bir kısmında kalıtımın yani genetiğinde büyük ölçüde etkili olduğu bilinmektedir. Eğer ailede ciddi diş hastalığı problemleri olan birileri var ise daha dikkatli olmak gerekmektedir. Doktor kontrollerini ve varsa ilaç ve tedavileri aksatmamak bu konuda büyük önem arz etmektedir.

Bazı Hastalıklar

Daha önce de söylediğimiz gibi bazı hastalıkların ortaya çıkmasında veya teşhis edilmesinde ağız ve diş sağlığımızın durumu büyük rol oynamaktadır. Bazı rahatsızlıklar diş ve diş etlerinde ciddi problemlere yol açabilir. Özellikle vücut direncini etkileyen, azaltan rahatsızlıklar ağız sağlığımızı da doğrudan etkilemektedir. Örneğin; kalp, tansiyon, böbrek rahatsızlıkları, diyabet gibi hastalıklarda diş etlerinde kanamalar görülmektedir. Ayrıca diyabet hastalarında enfeksiyon gelişimi daha hızlı olduğundan bu durum diş etlerini de etkilemektedir. Varsa enfeksiyonun gelişim sürecini hızlandırmaktadır.

Çene Travmaları

Çene travması çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. Darbe, çenenin normalden uzun süre açık kalması, çenenin zorlanması gibi durumlar çene travmasına yol açabilmektedir. Ayrıca uzun süre sakız çiğnemek ve diş gıcırdatmak gibi durumlar da çene travması oluşumunu tetikleyebilmektedir. Bu tür bir rahatsızlık sonucunda kişinin çenesinde, yüzünde ve boynunda sürekli ağrılar meydana gelmektedir. Bunların yanı sıra dişlerde ve diş etlerinde de şekil bozukluklarına ya da ağrılara neden olabilmektedir. Çene travmaları bu sebeplerle diş eti rahatsızlıklarına yol açabilmektedir.

Diş Eti Ameliyatı Ne Durumlarda Yapılır?

Diş eti ameliyatı, diğer bir deyişle periodontal flap operasyonu diş eti rahatsızlıklarının ciddi bir seviyeye gelmesi durumunda yapılması gereken bir operasyondur. Diş etlerinde belirgin şekilde çekilme, hassasiyet, kanama, ağız kokusu ve kızarıklık gibi durumlar ilk belirtilerdir. Bunların ilerlemesi durumunda hekim tavsiyesi üzerine diş eti ameliyatı yapılmasına karar verilebilir. Diş etlerinin durumuna ve rahatsızlığın boyutuna göre hekim hangi dişleri ameliyat edeceğine karar verir. Gerekirse tüm dişlerde operasyon yapılabilir. Genellikle lokal anestezi altında yapılan çok uzun sürmeyen bir işlemdir.

Diş Eti Şekillendirme

Diş eti şekillendirme işlemi genellikle estetik bir işlem olup uzman periodontologlar tarafından yapılmaktadır. Yapılan bu operasyon ile amaçlanan diş etlerini istenilen şekle getirebilmektir. Genellikle gülüş esnasında görünen diş etinden rahatsızlık duyulması, diş boylarında görülen eşitsizlik sebepleriyle diş eti şekillendirme işlemi yapılabilir. İşlem yapılmadan önce kişinin diş ve diş etlerinin durumunun sağlıklı olması önemlidir. Örneğin; diş etinde şişlikler ya da kanama var ise diş eti şekillendirme tedavisinin sonucu öngörülememektedir. İşlemin yapılabilmesi için öncelikle dişlerde veya diş etlerindeki mevcut rahatsızlıklar tedavi edilmeli ve hastanın diş etleri bu şekilde şekillendirme işlemine uygun hale getirilmelidir. Süresi ve zorluk seviyesi kaç dişe şekillendirme yapılacağına göre değişiklik göstermektedir. Duruma göre işlem genellikle 15 dakika ve 1 saat arasında sürebilmektedir. Lokal anestezi altında yapılan bu işlem zorluk açısından da kişiden kişiye değişmektedir. Ücret de yine yapılacak işleme ve tedavi süresine göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu durum işlem yapılacak klinik veya işlemi gerçekleştirecek uzman ile görüşülmelidir.

Kuron(Kron) Boyu Uzatma

Kuron boyu uzatma işlemi, diş etlerine yakın seviyede kırılmış olan dişlere ve diş eti seviyesinin altında çürük bulunan dişlere müdahale edilmeden önce diş eti seviyesinin düzenlenmesi için yapılmaktadır. Bu işlem ayrıca kişinin güldüğü sırada diş etlerinin normalden fazla gözükmesi sebebiyle yapılabilir. Kuron boyu uzatma tedavisinin ardından yapay kurona ihtiyaç duyan hastalar iki hafta kadar bitim işlemini bekleyecektir. Bu süre boyunca da ağzı temiz tutmak, hijyen sağlamak dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur.

Gingivektomi

Gingivektomi, diş eti rahatsızlıklarında başvurulan, diş eti dokusunun uzaklaştırılması için yapılan cerrahi bir işlemdir. Aynı zamanda estetik işlemlerinde de kullanılan bir tedavi yöntemidir. Gingivektomi işleminin yapılmasını gerektiren birkaç durum mevcuttur. İlk olarak diş etleri ve diş arasında oluşan ve dişleri temizleme işleminde zorluk yaratan diş eti ceplerinin oluşması gingivektomi işleminin gerçekleştirilmesi için önemli bir sebeptir. Bazen de diş çevresinde fazla diş eti olabilir bu da temizleme açısından önemli bir sorun teşkil eder. Böyle durumlarda da bu tedaviye başvurmak mümkün olacaktır.

Gingivoplasti

Gingivoplasti genellikle estetik uygulamalarda yardımcı işlem şeklinde ya da gingivektomi işleminden daha iyi bir sonuç almak adına onunla birlikte yapılan bir işlemdir. Diş çevresinde bulunan sağlıklı dokuların şekillendirilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Bu özelliğiyle de daha çok estetik amaçla kullanılır. Tedavilerden sonra gingivoplasti işlemi ile sağlıklı diş etlerine verilen şekil ile birlikte daha düzgün ve iyi bir sonuç almak mümkündür. Bu işlem sonucunca diş etleri daha doğal bir görüntüye sahip olacaktır.

Diş Eti Çekilmeleri

Diş eti çekilmesi herkesin başına gelebilecek olan bir rahatsızlıktır. Özellikle ilerleyen yaşlarda değişen hormonlar ve gelişen rahatsızlıklarla daha çabuk ortaya çıkmaktadır. Bu etkenler dışında diş eti çekilmeleri düzensiz ve hatalı beslenme, vitamin ve mineral eksikliği, bakımsızlık ve farklı hastalıkların belirtileri gibi sebeplerle de ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca kadınlarda az aralıklarla yapılan doğumlar da diş etlerinde çekilmelere neden olabilir. Bunun önüne geçilebilmesi için doğum sonrası kadının yeterli vitamini alması gerekmektedir. Diş etlerinde çekilme belirtileri görülüyorsa gereken önlemlerin alınmasının ve doktor kontrolüne gidilmesinin vakti gelmiş demektir. Alınması gereken önlemler zahmetli ve zor değildir. Aksine basit işlemlerdir. Ancak fark edildiğinde diş eti çekilmesi ileri seviyedeyse kişi için zorluklar yaratabilmektedir. Bu aşamadan sonra önlem almak yeterli olmayabilir. Bu yüzden doktor kontrolü önem arz etmektedir. Ayrıca ağız bakım rutinimize ve beslenmemize de daha fazla dikkat etmemiz gerekecektir. Vitamin açısından zengin, bol kalsiyumlu yiyecekler tüketilmelidir. Alınacak önlemler açısından rahatsızlığın belirtileri de oldukça önemlidir. Bunlar;

  • Dişleri fırçalarken meydana gelen kanamalar,

  • Diş çevresinde ve diş aralarında oluşan diş taşı,

  • Soğuk-sıcak hassasiyeti,

  • Ağızda oluşan ve devamlılık gösteren koku ve

  • Diş etlerinde meydana gelen ağrılardır.

Örneğin; özellikle diyabet hastaları diş eti çekilmesi rahatsızlığına daha çabuk yakalanırlar. Kadınlarda da genel olarak hormon değişimleri sebebi ile bu durum gerçekleşir. Sigara kullanımı da diş eti çekilmesine neden olan durumlardan biridir. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz; diş eti çekilmesinin durdurulabilmesi için sebep olan durumlara müdahale edilmesi ve bu konularda dikkatli olunması gerekmektedir.

Frenulum

Öncelikle frenulumun ne anlama geldiğine bakalım. Frenulum, dil, dudak ve diş etlerini birbirine bağlayan yumuşak mukozaya verilen isimdir. Bunlara bağ dokuları da denilebilir. Bu dokular çoğunlukla dudak ile üst ve alt ön dişlerin arasında, dil altında veya arka dişler ve yanak arasında bulunmaktadır. Gerektiğinden daha kalın olması halinde bu bağ dokuları diş etlerinde çekilmelere neden olabilmektedir. Özellikle bebeklerde ve çocuklarda sık görülen bu durum dikkat gerektirmektedir. Ayrıca bu durum özellikle de çocuklarda estetik sorunlara yol açmaktadır. Bu bağların gereğinden büyük veya kalın olması dişler arasında boşluk oluşumuna ve dişlerin düzensiz çıkmasına neden olabilmektedir.

Tedavi Yöntemleri

Diş eti rahatsızlıklarında uygulanan tedavi yöntemleri, cerrahi dışı tedavi yöntemleri ve cerrahi tedavi yöntemleri olmak üzere iki şekilde incelenebilir.

Cerrahi Dışın Yöntemler

Burada cerrahi dışı yöntemler denilerek kastedilen herhangi bir ameliyat yapılmaksızın gerçekleştirilen tedavi yöntemleridir. Örneğin; diş eti rahatsızlıklarını meydana getiren mevcut bir rahatsızlığın ya da etkenin durdurulması ya da zarar vermesinin engellenmesi için alınan önlemler ve kullanılan ilaçlar cerrahi dışı yöntemler olarak nitelendirilmektedir.

Ultrasonik Kazıyıcılar

Ultrasonik kazıyıcılar periodontal alanda ki rahatsızlıklarda başlangıç tedavilerinde kullanılmaktadır. Ancak kalp pili taşıyan hastalarda kullanılması sakıncalı olabilmektedir. Ultrasonik kazıyıcılarla yapılan tedavide diş taşlarının temizlenmesi daha kolay olur. Bakteri plaklarını ve lekeleri diş üzerinden daha kolay bir şekilde ayırmaya yardımcı olur. Uygulama esnasında kanama ve dokuya verilen zarar daha az olur. Diş etlerinin iyileşme süreci daha kısa olur. Ultrasonik kazıyıcıların avantajları bu şekildedir. Aletten çıkan ses, ağızda biriken suyu alabilmek için aspiratöre gereksinim duyulması, uygun şekilde kullanılmadığında dişlerde defekt yapması, daha derindeki diş taşlarına erişme zorluğu gibi dezavantajları da mevcuttur. Ancak avantajlarına göre dezavantajları daha azdır.

İlaç Tedavisi

Genellikle diş eti rahatsızlıklarının tedavilerinde sadece ilaç kullanılmaz. Yapılan tedaviye takviye şeklinde ya da yardım etmesi amacıyla hekimin önereceği ilaçlar tedavi süreci içerisinde kullanılabilir.

Diş Eti Sorununu Tetikleyen Hastalıkların Tedavisi

Diş eti rahatsızlıkları bazen başka bir hastalığın belirtisi ya da bu rahatsızlığın vücuda etkisi olarak ortaya çıkabilirler. Özellikle de vücut direncinin düşmesine sebep olan hastalıklarda böyle durumlar gözlemlenebilmektedir. Bu nedenle, diş eti rahatsızlıklarını meydana getiren başka bir hastalık mevcutsa bu hastalığın tedavisinde kullanılacak olan yöntem veya ilaç, diş etleri ile ilgili rahatsızlığa da iyi gelecektir.

Cerrahi Yöntemler

Daha önce de bahsettiğimiz gibi diş eti rahatsızlıkları cerrahi dışı yöntemler ve cerrahi yöntemler ile tedavi edilmektedir. En çok kullanılan yöntemler genellikle cerrahi yöntemlerdir. Bu cerrahi yöntemler genellikle diş eti ameliyatlarının çeşitleridir. Ayrıca cerrahi yöntemlerin, flap operasyonu, diş eti küretajı, kök yüzeyi düzleştirme ve lazer tedavisi gibi çeşitleri bulunmaktadır.

Flap (Flep) Operasyonu

Flap operasyonu, diş etlerine lokal anestezi altında yapılan cerrahi bir müdahaledir. Flap operasyonları genellikle küretaj ve yüzey düzleştirme işlemleri sonrasında diş etlerinde hala iltihap ve oluşmuş cepler mevcut ise yapılır. Diş etleri açılır ve diş köklerine veya iltihaplı kemiğe inilir. Hastalıklı diş etleri temizlenir. Eğer kemik kaybı mevcut ise bu bölgelere kemik yerine geçecek greft, membran gibi maddeler eklenir. Bu şekilde iyileşme sağlanır.

Cerrahi Kök Yüzeyi Düzleştirme

Diş eti tedavilerinde yaygın olarak kullanılan yöntemlerden birisi de diş taşı temizliği ve cerrahi kök yüzeyi düzleştirmedir. Dişlerde oluşan plaklar veya diş taşları diş veya kök yüzeyine tutunurlar. Plak genellikle pürüzlü yüzeye tutunabilmektedir. Bu yüzden de diş ve kök yüzeyinin düzleştirilmesi gerekmektedir. Bu işlemde dişler taşlardan ve plaktan arındırılır; kök yüzeyleri üzerinde bulunan düzensizlikler giderilir.

Diş Eti Küretajı

Diş eti ile ilgili rahatsızlıklar genellikle önlenebilir ya da kontrol altına alınabilir rahatsızlıklardır. Bunun içinde çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Diş eti rahatsızlıklarının tedavisinde yukarıda saymış olduğumuz yöntemler dışında bir de diş eti küretajı yöntemi kullanılmaktadır. Bu küretaj tedavisine derin temizlik de denilebilmektedir. Diş ve kök yüzeyi ve diş etindeki iltihaplı dokular temizlenerek ağızdan uzaklaştırılması amaçlanır. Sonrasında hekim gerek görürse ilaç kullanımı ile birlikte tedavi tamamlanır. Bu tedavi ile amaçlanan kanama ve ödem nedeniyle iltihaplanmış olan diş etlerinin derinlemesine temizlenmesi ve sıkılaşmasıdır. Bu tedavi sonrasında açıkta kalan kök yüzeyleri bir yan etki veya tedaviden meydana gelmiş bir zarar değildir. Sağlıklı bir diş etinde bu durum gözlenebilir. Ancak tedavi sonrasında bu açıkta kalan kök yüzeylerinde hassasiyet görülebilir. Bu durum kalıcı bir problem değildir ve zamanla düzelecektir.

Lazer Tedavisi

Genellikle lazer ile yapılan diş eti tedavilerinde daha az ağrı ve kanama meydana gelir. Bu sebeple de lazer tedavisi daha fazla tercih edilen bir yöntemdir. Diş eti eşitleme, gingivektomi, dezenfeksiyon, yumuşak dokulardaki lezyonların giderilmesi, diş eti hassasiyetinin giderilmesi, biyostimülasyon, frenektomi gibi birçok işlem lazer tedavisi yöntemi ile gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca dişlerde oluşan lekelerin giderilmesi için de yine lazer tedavisi ile depigmentasyon işlemi yapılabilmektedir. Lekelerin giderilmesi amacıyla gerçekleştirilen lazer tedavisi estetik amaçlı olacaktır.

Diş Eti Ameliyatları Fiyatları

Her türlü tedavi yönteminde olduğu gibi diş eti tedavilerinin de özellikle estetik amaç ile yapılıyor ise belirli bir fiyatı olacaktır. Eğer tedavi zorunlu ise ve devlet hastanesinde yapılıyor ise bir ücret alınmaz. Ancak özel bir diş hekimi kliniğinde yapılırsa bu tedaviler ücrete tabii olacaktır. Bu ücretler de uygulanacak tedavi yöntemine göre ya da tedavi sürecine göre değişiklik gösterebilir. Her klinikte bu ücretler farklı olacaktır.

Diş Eti Ameliyatı Öncesi

Her türlü hastalığın tedavisinde yapılacak ameliyat öncesi dikkat edilmesi veya yapılması gereken şeyler olacaktır. Diş eti ameliyatında da durum böyledir. Ameliyat öncesi yapılması veya dikkat edilmesi gereken bazı hususlar mevcuttur. Bu hususlar aşağıda bahsedildiği gibidir.

Tetkikler

Diş etindeki rahatsızlığa ya da belirlenen rahatsızlık için tercih edilecek tedavi yöntemine karar verebilmek adına hasta üzerinde hekimin bazı tetkikler yapması gerekecektir. Ameliyat öncesinde de durum aynıdır. Kişinin ameliyata hazır olabilmesi için yapılması gerekenler yapılan tetkiklerle belirlenir.

Ağız İçi Muayenesi

Her rahatsızlıkta öncelikle yapılan muayene, belirtilerin tespiti ve tanı koyulabilmesi açısından gereklidir. Burada da diş etindeki rahatsızlık ile ilgili bir ön tanı koyabilmek için hekim hastanın ağız içi muayenesini gerçekleştirmelidir. Belirtilere ve diş etlerinin durumuna göre muayeneden sonra hangi tetkiklerin yapılması gerektiğine, rahatsızlığın ne olduğuna veya nasıl bir tedavi yolu izlenmesi gerektiğine karar vermek için ağız içi muayenesi önem arz etmektedir.

Diş Röntgeni

Diş röntgeni genellikle ağız içi muayenesinden sonra doktorun gerekli gördüğü durumlarda istenen bir tetkiktir. Hastanın durumu hakkında, uygulanacak tedavi yöntemini belirlemek adına önemli bir tetkik olan diş röntgeni çekilmesi diş etrafındaki kemik dokusunu değerlendirmek için istenebilmektedir. Röntgende görülen bir problem, dikkat edilmesi veya tedavi edilmesi gereken bir durum olup olmadığı doktor tarafından incelenir. Ameliyat yapılmasının gerekli olup olmadığına da bu tetkiklerin tümünün sonucunda karar verilebilir.

Genel Hazırlıklar

Burada bahsedilmesi gereken ameliyat olmasına karar verilmiş olan hasta hakkında yapılması gereken ameliyat öncesi hazırlıklardır. Hastanın istek ve şikayetleri, tıbbi geçmişi, uygulanacak tedavi ile ilgili hastanın bilgilendirilmesi ve hastanın onayı gibi ameliyat öncesi yapılması gerekenler genel hazırlıklar başlığı altında yer alır.

Hastanın Şikayetleri

Doktorun öncelikle öğrenmesi gereken hastanın diş ve diş eti problemleridir. Yani bu durumda hastanın şikayetlerini de dinlemeli ve buna göre bir ön tanı koyduktan sonra tetkiklere başlamalıdır. Bu işlemler sonucunda yapılacak olan ameliyata da bu şikayetlere çözüm bulmak amacıyla karar verilir. Hastanın şikayetleri doğrultusunda hastanın problemi belirlenmeli, en uygun tedavi yöntemi seçilmeli ve buna göre bir yol izlenmelidir. Bu nedenle tedavi için en önemli belirleyici unsurlardan biri de hastanın şikayetleridir. Hekim bu şikayetlerin her birini dikkate almalıdır.

Hastanın Ameliyattan Beklentileri (Estetik)

Diş eti ameliyatları her zaman diş eti rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmaz. Bazen bu tür ameliyatların amacı estetiktir. Hasta açısından normal ve güzel bir görünüm elde etmek amacı ile bu ameliyatlara başvurulabilir. Örneğin; hasta güldüğünde normalden daha fazla diş etlerinin görünmesinden rahatsız olmakta ise estetik amaçla bir diş eti ameliyatı geçirecektir. Burada da önemli olan hastanın bu estetik amaç ile yapılan diş eti ameliyatından beklentisi olacaktır. Verdiğimiz örneğin devamında hasta gülüşündeki bu sorunun giderilmesi beklentisinde olacaktır. Uzman hekimin de bu istek doğrultusunda hareket etmesi gerekecektir. Eğer operasyon mümkünse hastaya gerekli tetkikleri yapacak, sağlanacak görünüm hakkında ve ameliyat hakkında bilgi verecek ve hastayla mutabakata varacaktır. Bu konu için önem arz eden durum hastanın geçireceği operasyon sonunda kavuşmak istediği görünümü ya da operasyon sonucu ile ilgili diğer beklentileridir.

Hastada Sistemik Rahatsızlıklar Olup Olmadığını Öğrenme

Daha önce de söylediğimiz gibi kişilerde var olan sürekli rahatsızlıklar, diş etlerinde de belli problemlere yol açabilmektedir. Böyle bir durumun var olup olmadığını anlayabilmek ve teşhis koyabilmek adına hekimin bilmesi gerekenlerden biri de hastanın sürekli ve sistematik bir rahatsızlığı olup olmadığıdır. Örneğin; diyabeti yani şeker hastalığı bulunan hastalarda enfeksiyon riski ve diş eti rahatsızlıkları daha fazla görülmektedir. Hekimin de böyle bir durumda koyacağı teşhis ve izleyeceği yöntem farklı olabilir. Diyabet dışında böbrek rahatsızlıkları, kalp, tansiyon vb. rahatsızlıklar da diş etlerine zarar verebilmektedir. Hekim bu nedenle hastanın ayrıntılı bir tıbbi geçmişine sahip olmalıdır ya da hastadan bunu öğrenmelidir. Bu şekilde daha doğru ve kesin bir tedavi uygulanabilecektir. Hastanın da hekimin de tedavi süreci veya ameliyat sonrasında istediği sonuçlara ulaşmasına ve beklentilerin karşılanmasına yardımcı olacaktır.

Ameliyata Hasta Hazırlığı

Diş etindeki problemlerin belirlenmesi üzerine verilen ameliyat kararı sonucunda hastanın da bu ameliyat gününe kadar olan süreçte ve ameliyat gününde dikkat etmesi gereken belli başlı durumlar olacaktır. Yani hastanın da kendisini ameliyata hazır hale getirmesi önem arz etmektedir.

Ağız İçi Hijyenin Sağlanması

Yapılacak olan ameliyat öncesi hastanın dikkat etmesi gereken en temel hususlardan birisi de hijyendir. Özellikle de ağız içi hijyen ilgili diğer tüm rahatsızlıkların önüne geçilebilmesi için büyük önem taşır. Buna bakarak ameliyat sonrasında da komplikasyonlara ve enfeksiyon oluşumlarına engel olabilmek, bir rahatsızlık oluşmasının önüne geçebilmek açısından hastanın ameliyat öncesinde ağız içi hijyenine dikkat etmesi çok önemlidir. Rutin ağız bakımını varsa hekimin bu konuda ki tavsiyelerini göz önünde bulundurarak bu tavsiyeler doğrultusunda ve özenle gerçekleştirmelidir.

Ameliyat Günü Sigara İçmeme

Genellikle her ameliyat öncesinde sigara ve alkol kullanımının belirli bir süre öncesinde terkedilmesi hekim tarafından özellikle istenir. Ağız sağlığı ile ilgili operasyonlarda bu durum daha önemlidir. Sigara kullanımı, kan akışını yavaşlatır. Bu durum da yaraların iyileşmesini geciktireceğinden sigara kullanımının da operasyondan en az 3 gün önce bırakılması gerekmektedir. Ameliyat günü de dahil olmak üzere hasta en az 3 gün önce sigara kullanımını bırakmış olmalıdır. Ayrıca ameliyat sonrasında da hekim tarafından belli bir süre sigara içilmemesi istenebilir.

Diş Eti Ameliyatı Sonrası

Ameliyat öncesinde dikkat edilmesi gereken hususlar var olduğu gibi ameliyat sonrasında da gelişebilecek bazı durumlar ve bunlar için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar olacaktır. Bu konuda hem hastanın hem de hekimin sorumlulukları vardır.

Riskler/Komplikasyonlar

Diş eti ameliyatlarında bazen hastalarda ameliyat sonrasında belli sebeplerden ötürü meydana gelen bazı komplikasyonlar ve riskler olabilir. Bu durumlar aşağıda bahsedildiği gibidir.

Enfeksiyon

Her ameliyatta olduğu gibi diş eti ameliyatı sonrasında da oluşabilecek komplikasyonlar arasında enfeksiyon vardır. Ağız içi hijyene dikkat edilmemesi, ameliyat esnasında ya da sonrasında meydana gelebilecek bir terslik vb. durumlar ameliyat sonrasında enfeksiyon oluşumuna neden olabilmektedir. Özellikle hekimin ameliyat sonrası tavsiyelerine uymamak ve varsa verdiği ilaçları düzenli kullanmamak bu duruma sebebiyet verebilir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde derhal hekime başvurmak gerekmektedir.

Ateş

Yukarıda saymış olduğumuz sebepler doğrultusunda enfeksiyonun ortaya çıkması durumunda bu durumun en önemli belirtilerinden biri de hastanın ateşlenmesi olacaktır. Enfeksiyon genellikle ateşi de beraberinde getirir. Ancak başka sebeplerle de hasta ateşlenebilir. Ameliyat sonrası böyle bir durumun varlığı halinde derhal hekime başvurulmalıdır.

Kanama

Ameliyat süresince dişler ve diş etleri uygulanan işlemler ve zorlanma nedeniyle kanama yapabilir. Ancak kanama halinde hemen ağız çalkalanmamalıdır. Temiz ve nemli bir gazlı bez ile kanamayı durdurmak için yarım saat kadar basınç uygulanabilir. Buna rağmen kanama uzun süreli şekilde devam ederse derhal hekime başvurmak gerekmektedir.

Ağrı

Dediğimiz gibi ameliyat süresince hastanın diş ve diş etlerine uygulanan işlemler ve zorlanmalar nedeniyle lokal anestezinin etkisinin geçmesi ile ağrılar hissedilmeye başlayacaktır. Diş ve diş eti tedavilerinde özellikle ameliyat sonrasında iyileşme süreci biraz ağrılı geçmektedir. Genellikle bu tür ağrılar için hekim tarafından ağrı kesici verilmektedir. Eğer ağrılar anormal boyutta ise derhal hekime başvurulmalıdır.

Şişlik

Ameliyat sonrasında zorlanmış olan diş etlerinde şişlik oluşabilir. Bir miktar şişlik olması ameliyat sonrasındaki bir hafta boyunca normal olabilir. Bu süre içerisinde de şişliklerin inmesi için ağız dışından buz uygulaması yapılabilir. Buzu beşer dakika aralıklarla şişliklerin üzerine bastırmak daha çabuk inmesine yardımcı olacaktır. Ancak daha uzun süreli şekilde şişlikler devam ederse veya şişliklerde bir değişiklik olmazsa bu durumda hekime başvurulmalıdır.

Yan etkiler

Ameliyat sonrası riskler ve komplikasyonlar olabileceği gibi yan etkilerin de ortaya çıkması olası bir durumdur. Bu etkiler ve süreleri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Hafif Ağrı

Diş eti ameliyatları sonrasında hastanın belli bir süre ağrı hissetmesi normaldir. Bunun çözümü için hekimin ameliyat sonrası için söylediklerini göz önünde bulundurmalı ve varsa ilaçlarını düzenli kullanmalıdır. Ağrı geçmezse veya daha şiddetli bir hale gelirse hekime başvurmak gerekecektir.

Sızlama

Bu durum da diş eti ameliyatları sonrasında sıkça görülebilir. Diş etinin geçirdiği operasyon sonrasında belirli bir süre aralıklarla ya da sürekli olarak sızlaması normaldir. Ameliyat sonrasında hekimin verdiği ilaçlar bu konuda faydalı olacaktır. Ancak devam ederse hekime başvurulmalıdır.

Besinleri Çiğnemede Zorluk (1-2 Gün)

Ameliyat sonrasında ki iyileşme sürecinde ağrı, şişlik ve kanama gibi durumlar yaşanabilir demiştik. Bu durumların varlığı beslenme konusunda da birkaç gün zorluk çekilmesine sebep olacaktır. Ameliyat sonrasında ki birkaç gün çiğneme de zorluk yaşanacağı için sert ve çiğnemesi zor besinlerden bir süre uzak durmak gerekecektir. Ayrıca baharatlı, ekşi, tatlı ve asitli yiyecek ve içecekler; hassasiyet sebebiyle de çok soğuk ve çok sıcak yiyecek ve içecekler bir süre tüketilmemelidir.

Konuşmada Zorluk (1-2 Gün)

Ameliyat sonrasın da hastanın yaraları üzerine periodontal pat yerleştirilmiş ise ilk birkaç saat hiç konuşmamak tavsiye edilmektedir. Bu süre sonrasında kişi konuşmaya başlayabilir ancak ağrılar ve yaralar nedeniyle kendisini bu konuda zorlamamasında fayda vardır. Kendisini konuşmak için zorlaması yaralarının açılmasına sebep olabilir. Bu da iyileşme sürecini uzatır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

İyileşme sürecini en kolay ve hızlı şekilde atlatabilmek, ameliyat sonrasında da sağlıklı bir ağıza sahip olabilmek ve bu durumu koruyabilmek için hastaların dikkat etmesi gereken bazı hususlar mevcuttur. Bunları düzenli ve doğru şekilde yapmak sürekli olarak sağlıklı bir ağıza sahip olabilmek için hastalara büyük fayda sağlayacaktır.

Çürük Önleyici Diş Macunları Kullanma

Ameliyat öncesinde de sonrasında da doğru macun kullanımı çok önemlidir. Ameliyattan hemen sonra başlanmasa da en az bir hafta içerisinde ağız bakımını düzenli olarak yapmaya başlamak hasta için önemlidir. Ameliyat sonrasında dişler düzenli olarak çürük önleyici diş macunları ile fırçalanmalıdır. Bunun iyileşme sürecine de faydası olacaktır.

Düzenli Diş Bakımı

Ameliyat sonrasında hasta en verimli sonucu alabilmek için ağız içi hijyenine çok dikkat etmelidir. Yemeklerden sonra dişlerini uygun macun ve fırça ile düzenli fırçalamalı, ılık su ile gargara yapılmalı, gerekirse diş ipi de kullanmalıdır. Diş ipi fırçanın ulaşamadığı bölgelerde ki yiyecek artıklarına ulaşmaya yardımcı olacak ve daha temiz bir sonuç almamıza yardımcı olacaktır. Ancak diş ipi kullanımına ameliyattan yaklaşık bir hafta ya da on gün sonra başlanmalıdır. Diş hassasiyeti sebebiyle ameliyat sonrasında çay, kahve, kola vb. içeceklerden uzak durulmalıdır. Mümkünse bu tür içeceklerin tüketimi ilerleyen zamanlarda da en aza indirilmelidir.

Periyodik Diş Hekimi Kontrolü

Ameliyat sonrasında, öncesinde de olduğu gibi düzenli aralıklarla hekim kontrolüne gitmek fazlasıyla önemlidir. Hastanın farkına varamayacağı durumlar ancak hekim tarafından fark edilebilir. Hem iyileşme sürecinin sağlıklı bir şekilde takip edilmesi hem de olası problemlerin önüne geçilebilmesi açısından periyodik olarak diş hekimi kontrolüne gitmek hasta için gereklidir. En az 6 ayda bir olacak şekilde diş hekimi kontrolüne gitmek önemlidir. Ancak diş eti ameliyatından sonra hekimin tavsiye ettiği şekilde kontrollere gidilmelidir. Bu durumda periyodlar 6 aydan daha kısa süreli olabilir.

Doğru Diş Fırçası Kullanma

Daha önce de bahsettiğimiz gibi doğru diş fırçası seçimi diş ve diş eti sağlığı açısından, ağız bakımı ve ağız içi hijyen açısından çok önemlidir. Dert diş fırçaları diş etlerine ve dişlere zarar verir. Diş yüzeylerinin çizilmesine bile sebep olabilir. Bu nedenle orta sertlikte kıllara sahip diş fırçalarını tercih etmek gerekmektedir. Ameliyat sonrasında ki iyileşme sürecinde dişler ve diş etleri daha hassas olacağından daha yumuşak fırçalarda tercih edilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Diş Eti Nasıl Kesilir?

Diş etlerinin bazı durumlarda kesilmesi gerekebilmektedir. Bunun için diş etlerini uyuşturacak iğneler ve jeller kullanılmaktadır. Hastanın bu şekilde acıyı hissetmemesi sağlanır. Ancak bu tür işlemler kesmek çok gerekli olmadıkça lazer tedavi ile de yapılabilmektedir.

Hangi Durumlarda Diş Eti Ameliyatı Yapılır?

Yanlış ve yetersiz ağız bakımı nedeniyle, kalıtımsal nedenlerle veya dış etkenlerle meydana gelen çeşitli diş eti rahatsızlıkları mevcuttur. Bu diş eti rahatsızlıklarının durumuna ve türüne göre belli tedavi yöntemleri vardır. Bunlardan birisi de diş eti ameliyatlarıdır. Ancak diş eti ameliyatlarının da kendi içerisinde türleri mevcuttur. Hastada mevcut olan diş eti rahatsızlığı ileri dereceye gelmiş ise ve ameliyat dışında bir tedavi yöntemi kalmamış ise diş eti ameliyatı yapılmasına karar verilebilir.

Diş Eti Ameliyatı Sonrası Şişlik Normal Mi?

Ameliyatta dişler ve diş etleri zorlandığı için diş etlerinde ve belki yüzde şişlik oluşması normaldir. Şişlikleri indirmesine yardımcı olmak adına yüze beşer dakika aralıklarla buz ile baskı yapılabilir.

Diş Eti Ameliyatından Sonra Nelere Dikkat Etmek Gerekir ?

Diş eti ameliyatı sonrası iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Bu hususlara dikkat edilmesi yapılan ameliyattan tam ve sağlıklı bir sonuç almak için önem taşımaktadır. Öncelikle hekimin ameliyat sonrasında tavsiyede bulunduğu her şeyi göz önünde bulundurmak ve vermiş olduğu ilaçları (bunlar genellikle ağrı kesici ve antibiyotik ilaçlardır) gerektiği şekilde kullanmak ve bitirmek gerekmektedir. Bu ilaçların ve hekim tavsiyelerinin iyileşme sürecine katkısı büyük olacaktır. Bunlar dışında kişinin kendi ağız bakımına ve temizliğine dikkat etmesi gerekmektedir. En doğru şekilde ve en doğru gereçlerle ağız bakımını gerçekleştirmeli, ağız içi hijyenini sağlamalıdır. Aksi takdirde ameliyat sonrası meydana gelebilecek komplikasyonları veya riskleri tetiklemiş olacaktır. Ayrıca beslenme de ameliyat sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar arasında yer almaktadır. Hastanın ameliyattan hemen sonra ki süreçte çok soğuk ve çok sıcak yiyecek veya içeceklerden bir süre uzak durması gerekecektir. Baharatlı, çok tatlı ve asitli yiyecek ve içeceklerden de bu süre içerisinde uzak durmalıdır. Yaklaşık bir ya da iki gün sonra çiğneme kabiliyeti biraz daha iyi duruma gelecektir. Bu süreçte çok fazla çiğneme gerektiren ve sert yiyeceklerden de uzak durması gerekmektedir. En önemli durumlardan birisi de ameliyat sonrası hekim kontrollerini aksatmamaktır. Düzenli olarak hekim kontrolüne gitmenin ameliyat sonrasındaki iyileşme sürecinde zorunlu olduğunu unutmamak gerekmektedir.

Diş Eti Ameliyatı Ne Kadar Sürer ?

Diş eti ameliyatının ortalama bir süresi yoktur. Operasyon yapılacak dişlerin sayısına ve yapılacak işleme göre değişiklik göstermektedir. Hastanın sadece tek dişi ameliyat edilecekse 15 dakika kadar süren diş eti ameliyatında, operasyon yapılacak diş sayısı arttıkça süre de artmaktadır. Bu süreler kesin olmamakla birlikte yaklaşık bir saate kadar uzayabilmektedir.

Diş Ameliyatı Sonrası Ağrı Olur Mu?

Diş eti ameliyatı sonrasında iyileşme süreci genellikle ağrılı geçmektedir. Ancak hekimin vermiş olduğu ağrı kesici ilaçlar ile bu ağrıları en aza indirgemek mümkündür. Ancak bazen normal ağrıların dışında daha şiddetli ve sürekli ağrılar da ortaya çıkabilir. Eğer ağrılar çok şiddetli ise ve herhangi bir şekilde azalmıyor ise derhal hekime başvurmak gerekmektedir.

Diş Ameliyatından Sonra Dikişler Alınır Mı?

Ameliyat sonunda ilgili bölgede dikişler olacaktır. Bu dikişler ya 3-5 haftalık bir süreçte kendiliğinden eriyen dikişler ya da 7-10 gün aralığında hekim tarafından alınması gereken dikişler olacaktır. Genellikle eriyen dikişler tercih edilse de duruma göre hekim tarafından alınması gereken dikişler de tercih edilebilir. Bu durumda 7. günden sonra dikişlerin hekim tarafından alınması gerekmektedir.

Damaktan Parça Alınması Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Eğer diş etindeki problem için gerekli ise bazen damaktan bir parça alınabilmektedir. İşlem lokal anestezi altında yapılır. Bu işlem kişinin ağız tavanından neşter ya da başka özel araçlar yardımı ile bir parça alınması suretiyle parçanın diş eti dokusuna ihtiyaç duyulan bölgeye yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir. Bu tür operasyonlarda iyileşme süreci yaklaşık olarak 7 hafta kadar sürebilmektedir.

Diş Eti Hastalıkları İlaçla Tedavi Edilebilir Mi?

Diş eti hastalıklarının oluşumundaki en önemli etken ağız bakımının yanlış ve düzensiz yapılması veya yapılmamasıdır. Eğer ağız içi hijyene dikkat eder ve hekim kontrollerini aksatmaz isek rahatsızlıkların önüne geçebiliriz. Ancak tersi durumda rahatsızlıkların tedavisi için daha farklı yöntemler uygulanır. Genellikle ileri dereceye ulaşmış olan diş eti rahatsızlıklarında ilaç tedavisi uygulanması rahatsızlığın giderilmesi için bir çözüm olmayacaktır.

Hamilelik Süresince Diş Eti Tedavisi Yapılır Mı?

Hamilelik süresi boyunca rutin kontroller ve diş taşı temizliği yapılmasında herhangi bir sakınca yoktur. Diğer türlü tedaviler için genellikle önlem amacıyla hamilelik döneminin ikinci üç aylık dönemi beklenir. Ama acil bir tedavi gerekiyorsa bu tedavi hamileliğin her döneminde yapılabilir. Eğer anestezi ve ilaç kullanılması gerekecekse hamile kadın, kadın doğum uzmanından izin almalıdır. Ayrıca diş röntgeni çekilmesi de zorunlu ise hamile kadına kurşun önlük giydirilerek diş röntgeni çekilebilir. Ancak bu işlemler ertelenebilir durumda ise doğum sonrasına bırakılması tercih edilir.

Diş Eti Ameliyatından Önce Nelere Dikkat Edilmeli?

Diş eti ameliyatı öncesinde özellikle dikkat edilmesi gereken birkaç husus mevcuttur. Bunlar ağız içi hijyenin sağlanması, beslenmeye dikkat edilmesi ve sigara ve alkol kullanımının uygun bir süre önce bırakılmasıdır. Ağız içi hijyen her zaman önemlidir. Ancak ameliyat öncesinde bu duruma gereken özeni göstermek çok daha önemlidir. Ağız içi hijyenin sağlanması ameliyat sırasında oluşacak komplikasyon ihtimallerini ve ameliyat sonrası enfeksiyon oluşumunu engellemek için büyük önem taşımaktadır. Beslenme de ameliyat öncesinde büyük önem taşımaktadır. Doğru ve sağlıklı beslenmenin de ameliyata katkısı olacaktır. Sigara ve alkol kullanımı da hekimin belirttiği sürede bırakılmalıdır. Sigara kullanımı kan akışını yavaşlatacağından yaraların iyileşme süresini de uzatacaktır.

Diş Eti Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılmaz?

Diş eti problemlerinden başka rahatsızlıkları da olan hastaların, bu hastalığı sebebiyle doktorundan izin alması gerekmektedir. Örneğin; kalp hastası bir kişi kan sulandırıcı ilaç kullanıyor olabilir. Diş eti ameliyatından önce bu ilaçları bırakması gerekecektir. Bunun için de kalp doktorundan izin alınması gerekir. Aksi halde operasyon yapılamaz. Ayrıca lazer tedavi gerektiren rahatsızlıklarda da hamile kadınlara tedavi ancak doğumdan sonra yapılabilir.

Diş Eti Ameliyatı Fiyatları

Diş eti ameliyatları bazen estetik amaçlı bir yöntem olarak bazen de mecburi bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer devlet hastanelerinde yaptırılırsa ücretsiz olarak yapılabilir ancak kişinin kendi isteği doğrultusunda özel bir hastane ya da klinikte yaptırılırsa belirli bir ücret alınacaktır. Bu ücreti de klinik veya hastane kendisi belirlemektedir. Tedavi yöntemi ve hastalığın durumu da bu ücrette belirleyici unsurlar olacaktır. Ortalama bir fiyat vermek mümkün değildir.

Diş Eti Ameliyatı Hangi Yöntemlerle Yapılır?

Diş eti ameliyatının rahatsızlıklara göre çeşitli türleri mevcuttur. Kişinin istek ve şikayetlerine göre belirlenen ameliyat yöntemlerine hekim tarafından karar verilir.

  • Gingivektomi

  • Gingivoplasti

  • Diş eti greft uygulamaları ve

  • Diş eti pigmentasyonlarının giderilmesi gibi operasyonlar diş eti ameliyatı kapsamındaki operasyonlardır.

Estetik Amaçlı Yapılan Diş Eti Ameliyatının Fiyatları Nelerdir?

Daha önce de belirttiğimiz gibi diş eti ameliyatları estetik amaç dahilinde de yapılabilmektedir. Bu durumda operasyon için belirli bir ücret ödenmektedir. Bu ücret operasyonun yapılacağı hastane, klinik veya operasyonu gerçekleştirecek olan hekime göre ve yapılacak olan operasyonun çeşidine göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle estetik diş eti ameliyatları konusunda ortalama bir fiyat vermek mümkün olmayacaktır.

Diş Eti Ameliyatı Sonrası Diş Etlerinde Tamamen Düzelme Olur Mu?

Diş eti ameliyatının yapılmasının esas nedeni ameliyatsız tedavi edilemeyecek durumdaki diş eti problemlerini çözüme ulaştırmaktır. Bu açıdan baktığımızda herhangi bir problem yaşanmaksızın gerçekleştirilen diş eti ameliyatları sonucunda diş etlerindeki rahatsızlığın tamamıyla ortadan kalkmış olması mümkündür. Hasta da ameliyat sonrası dikkate alması gereken hususlarda özenli olursa sağlıklı ve tam bir sonuç elde edilebilir. Bunun dışında herhangi bir komplikasyon gerçekleşmesi durumunda ameliyat ile alınması beklenen sonuç bir süre aksayabilir.

Diş Eti Ameliyatı Diş Kaybına Sebep Olur Mu?

Diş eti ameliyatları sonucunda böyle bir durum normal şartlarda söz konusu değildir. Aksine diş eti ameliyatı bu durumun önüne geçebilme amacını taşır. Ancak diş etindeki ileri seviye rahatsızlık en çabuk şekilde tedavi edilmez ise sonuçları diş kaybına yol açabilmektedir.

İlgili Organİlgili Bölüm