ameliyat.com

Diş Dolgusu Tedavisi


Resim Yükleniyor...

İnsan vücudu için ağız ve diş sağlığı büyük önem arz etmektedir. Ağız ve diş sağlığında meydana gelen problemler birçok hastalığa neden olur. Ayrıca bazı hastalıkların belirtisi de ağız ve diş sağlığını etkileyebilmektedir. Bu nedenle de kişi ağız sağlığına ve diş sağlığına gerekli özeni ve dikkati göstermelidir. Ağız ve diş sağlığını korumak adına kişinin dikkat etmesi gereken hususlar dışında bazı tedaviler de gerekli olabilir. Bu noktada diş dolgu tedavisi de ağız ve diş sağlığının korunmasını amaçlayan bir tedavi yöntemidir.

Diş Dolgu Tedavisi Hakkında

Diş dolgusu tedavisi, gerekli görüldüğü takdirde ağız ve diş sağlığını korumak amacıyla gerçekleştirilen bir tedavi yöntemidir. Düzenli şekilde fırçalanmayan ve temizlenmeyen dişlerde biriken yiyecek artıkları ve çeşitli mikroplar zamanla sert diş dokusunu eritir ve çürükler meydana gelir. Bu durum da dişlerde hassasiyete ve ağrılara sebebiyet vermeye başlar. Çürükler, genellikle hekim muayeneleri esnasında tespit edilir. Eğer çürüğe zamanında müdahale edilmez ya da çürük geç fark edilir ise köke kadar iner ve bu durumda da dişin çekilmesi gerekir. Eğer çürümeye başlayan diş erkenden teşhis edilirse ve gerekli müdahale zamanında yapılırsa diş kaybının ve dayanılmaz ağrıların önüne geçilebilir. Burada da devreye diş dolgu tedavisi girmektedir. Çürüyen dişin, çürük bulunan alanları bir cihaz yardımı ile temizlenerek bölgede bir oyuk oluşturulur. Ardından bu oyuk oluşturulan bölgeye özel bir dolgu malzemesi yerleştirilir. Bu şekilde diş çürükten arındırılır ve işlevini de yitirmemiş olur. Çürüğün yanı sıra dolgu tedavisi, kırılmış veya çatlamış dişlerin düzeltilebilmesi için de kullanılabilmektedir. Tırnak yeme alışkanlığı, dişleri sıkma ve gıcırdatma ya da sert kabuklu yiyeceklerin veya yemişlerin diş ile kırılması gibi durumlar dişlerin kırılmasına ya da çatlamasına sebep olabilmektedir.

Diş Çürüğüne Neden Olan Durumlar

Ağız sağlığı, sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşır. Bu nedenle de ağız sağlığına dikkat edilmesi gerekmektedir. Buna dikkat edilmediği durumlarda ise dişlerde çürümeler meydana gelebilmektedir. Dişlerde çürük oluşumu, genellikle ağız ve diş bakımını aksatmak ya da doğru yapmamaktan kaynaklanır. Ancak bunun dışında, çürük oluşumunu tetikleyen başka unsurlarda olabilmektedir. Bu tetikleyici unsurlar aşağıda bahsedildiği gibidir.

Şekerli Gıdaların Aşırı Tüketimi

Ne çeşit bir beslenme alışkanlığına sahip olduğumuz, ağız ve diş sağlığı açısından önemlidir. Sindirim ağızda başlar ve yemiş olduğumuz tüm besinlerin ilk etkisi de öncelikle ağızda ve dişlerde görülür. Bu nedenle kişi, günlük yaşantısında çok fazla unlu ve şekerli gıda tüketiyorsa ve ağız bakımını da aksatıyorsa bu durum dişlerde çürük oluşumuna neden olabilmektedir. Besin artıklarının oluşturduğu asitler, diş minerallerine zarar verir ve diş bu nedenle korunmasız hale gelir. Bunun ardından besin artıkları sebebiyle meydana gelen asitler de dişlere ve diş minelerine kolayca zarar vererek çürük oluşumuna neden olurlar.

Diş Bakımının Yapılmaması

Ağız ve diş bakımının düzenli olarak yapılması gerektiği günümüzde yapılan reklamlarla veya kamu spotları ile sık sık gündeme gelmektedir. Buna rağmen kişiler ağız sağlıklarında bir problem meydana gelene kadar bu tür uyarılara kulak asmayabilirler. Ancak diş bakımının, ağız sağlığını ve genel sağlığımızı korumak adına önemi büyüktür. Dişlerimizi fırçalamak, diş ipi ile fırçanın ulaşamadığı bölgeleri temizlemek gibi diş bakımı açısından mutlaka düzenli şekilde gerçekleştirilmesi gereken hususlar vardır. Bunları gerçekleştirmeye özen göstermek çürük oluşumlarını da engelleyecektir.

Yanlış Diş Fırçalama Alışkanlığı

Düzenli olarak dişlerimi fırçalamak gerektiğini söylemiştik. Ancak diş fırçalarken de doğru şekilde fırçalamak gerekmektedir. Doğru macun, doğru fırça ve doğru teknik ile fırçalanmaz ise dişlerimizi düzenli olarak fırçalamak da bakteri oluşumunu engellemeyebilir. Genellikle dişleri fırçalamak için orta sertlikte kıllara sahip fırçalar tercih edilmelidir. Diş yüzeyine zarar vermemek, dişi aşındırmamak açısından fırça seçimi önemlidir. Ayrıca dişlerimizi en az üç dakika boyunca dişlere fazla baskı uygulamadan dairesel hareketlerle fırçalamamız gerekir. Bunların tersinin yapılması halinde dişlere ve diş etlerine zarar verilir. Diş ve diş etlerinde meydana gelen bu sorunlar ilerlediği takdirde diş kaybı ile sonlanabilir.

Diş Hekimi Kontrollerinin Aksatılmaması

Düzenli olarak en az 6 ayda bir ağız ve diş sağlığının korunması açısından diş hekimi kontrollerine gitmek gerektiğini hemen hemen herkes bilir. Ancak uygulama konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu düzenli kontroller aksatıldığında dişlerde oluşan ufak problemler büyür. Bu problemler ileri seviyelere ulaşmadan, ağrı ve acı duymadan kişi tarafından anlaşılmaz. Bu durumun bir sonucu olarak tedavisi için de geç kalınabilir. Böyle sorunlar yaşamamak, çürükleri veya diğer problemleri erkenden fark edebilmek ve tedavisini geciktirmemek açısından doktor kontrollerinin aksatılmaması büyük önem taşır.

Genetik Faktörler

Genetik birçok konuda kişiyi etkileyen bir faktördür. Ağız ve diş sağlığı konusunda da bu böyledir. Ağız ve diş sağlığını bozacak rahatsızlıklar veya hastalıklar genetik nedenlerden dolayı meydana gelebilmektedir. Diş yapısı da çürük oluşumunu etkileyen faktörler arasındadır. Diş minesi kalın ve sert yapılı olan dişlerde çürüme daha yavaş meydana gelirken, diş minesi ince yapılı dişlerde ise çürüme daha hızlı olacaktır. Bu diş yapısı da genetik faktörlerin etkileyebildiği bir unsurdur.

Romataid Artrit Gibi Rahatsızlıklar

Romataid artrit otoimmun bir rahatsızlıktır. Otoimmun rahatsızlıklar bağışıklık sisteminin vücuda zarar vermesi şeklinde ters çalışması durumunda ortaya çıkar. Bu nedenle romataid artrit, bağışıklık sisteminin kemiklere saldırması olarak da tanımlanabilir. Romataid artrit, diz, kalça, omurilik, kalp, akciğer ve böbrek gibi birçok bölgeyi etkiler. Ayrıca tükürük salgı bezlerini de etkilediği bilinmektedir. Bu bölgelerin etkilenmesi direkt olarak ya da dolaylı yollardan ağız sağlığını etkilemekte ve çürük oluşumunu da tetiklemektedir.

Bruksizm

Bruksizm, daha bilindik adıyla diş gıcırdatma bir hastalıktır. Bruksizm nedeni ile ağız ve çevre bölgelerde rahatsızlıklar meydana gelebilir. Genellikle uyku esnasında dişleri sıkmak ya da gıcırdatmak şeklinde meydana gelir. Bruksizm hastalığının ortaya çıkmasını tetikleyen en büyük sebep ise strestir. Bazen o kadar fazla baskı olur ki dişlerden çok fazla ses duyulabilir. Bruksizm, ilerlemeye başladığında dişlere de zarar vermeye başlar. Sıkma ve gıcırdatma sırasında baskı altında kalan veya sürekli sürtünmeye maruz kalan diş mineleri zamanla aşınır. Dişi koruyamaz hale gelir. Hatta dişlerin boyu kısalır ve kökleri uygulanan basınç sebebi ile zayıflar. Daha da ileri aşamalarda dişlerdeki dokular zarar görmeye başlar. Zaman içerisinde de dişler sallanmaya başlar. Ayrıca yine basınç dolayısıyla dişlerde kanamalar da görülmeye başlayabilir. Bu sebeplerden ötürü bruksizm hastalığı da dişin çürümesine yol açan etkenler arasında sayılmaktadır. Bu hastalığın önüne geçebilmek için yaşanılan stresten kurtulmak önemlidir. Ayrıca da gece yatarken, kişinin ağız ölçüsüne göre özel olarak hazırlanmış olan silikon plakların takılması sureti ile de bu rahatsızlığın önüne geçmek mümkündür.

Diş Dolgusu Aşamaları

Diş dolgu tedavisi, oldukça basit ve genellikle de ağrı hissedilmeyen kısa süreli bir işlemdir. Bu işlemin yapılışı esnasında, sırasıyla bazı aşamaları vardır. Bu aşamalar ve açıklamaları aşağıda bahsedildiği gibidir.

Dişteki Çürüklerin Temizlenmesi

Diş dolgu tedavisi için yapılması gereken ilk işlem yani ilk aşama diş yüzeyindeki çürük bölgenin temizlenmesidir. Bu temizleme işleminde çok derine inilecekse iğne ile uyuşturma işlemi yapılabilir. Dişleri temizlemek için kullanılan cihaz yardımı ile çürük bölge temizlenip arındırılır. Bu şekilde dişte dolgu malzemesinin yerleştirileceği bir bölge oluşturulmuş olur.

Dolgu Yapılacak Kısma Kimyasal Enjekte Edilmesi

Dişteki çürük bölge, tamamen çürükten arındırıldıktan sonra ki aşama bu bölgeye kimyasal dolgu malzemesini enjekte etmek ve çürükten kalan bu boşluğu kimyasal dolgu malzemesi ile doldurmaktır. Bu dolgu malzemesinin çeşitleri vardır ve hastadan hastaya değişiklik gösterebilir. Ardından dolgu cilalanmadan önce tedavi için son aşamaya geçilir.

Dolguya Dişe Uygun Şekil Verilmesi

Temizlenen bölgeye enjekte edilen dolgu malzemesi cilalanmadan hemen önce dişe uygun şekle getirilir. Dolgu malzemesinin çürüğün geride bıraktığı boşluğu tamamen doldurmasına dikkat edilir. Boşluk, içerisine yemek artığı vb. maddelerin girmesini önleyecek şekilde doldurulmalıdır. Ardından da dişin yapısına uygun hale getirilerek keskin olan bölgeleri tıraşlanır ve son olarak da dolgu cilalanarak işlem sona erdirilir.

Dolgu İçin Kullanılan Malzemeler

Dişe dolgu tedavisi yapılırken seçilen dolgu malzemesinin çeşitleri olduğunu söylemiştik. Temel anlamda hepsinin amacı aynıdır ancak bu dolguların çeşitleri vardır. Bu çeşitler ve kullanım alanları da aşağıda bahsedildiği gibidir.

Amalgam (Alaşım)

Amalgam dolgu içerisinde bakır, çinko, gümüş ve cıva bulunan %50’lik kısmı cıvadan oluşan bir dolgu malzemesidir. Genellikle arka kısımda kalan dişlerin dolgu tedavisinde amalgam dolgu malzemesi kullanılır. Bu çeşitteki dolguların ömürleri 5 ila 7 yıl arasında değişmektedir. Ucuz olması sebebi ile en sık tercih edilen dolgu malzemesi amalgam dolgudur. Amalgam dolgu, sağlamlığı, ekonomik olması ve tek seferde yapılabilen bir dolgu olması yönlerinden avantaj sağlamaktadır. Diğer yandan da dişin rengine uyum sağlamaması, dişin sağlam bazı kısımlarının da yok edilmesi, diş ile bütünleşmemesi gibi dezavantajları olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekir. Ayrıca bazı hastaların cıvaya karşı alerjisi olabilir ve amalgam dolgusunun %50’si cıvadan oluştuğu için risk yaratabilir.

Fiyatları

Amalgam dolgu, diğer dolgulara nazaran en ekonomik dolgu malzemesidir. Ancak amalgam dolgusu ile ilgili ortalama veya kesin bir fiyat bilgisi vermek doğru olmayacaktır. İşlemin yapıldığı hastaneye veya kliniğe, işlemi yapan diş hekimine, tedavinin yapıldığı bölge, il veya semte göre fiyatlar değişiklik göstermektedir. Bu nedenle fiyatlar ile ilgili işlemin yapılacağı hastane, klinik ya da doktordan bilgi almak en doğrusu olacaktır.

Porselen

Porselen dolgular, altın, seramik ve kompozit gibi maddelerden yapılmaktadır. Genellikle dişlerin uçlarında kullanılan dolgulardır. Ömürleri, kullanılan malzemeye, hastaya ve hastanın bakım şekline göre değişiklik gösterebilmektedir. Laboratuvar koşullarında tek sefer de yapılabilmektedir. Genellikle görüntüyü düzeltmek ve dişi onarmak amacıyla yapılan dolgulardır.

Fiyatları

Porselen dolgu, amalgam dolguya oranla daha pahalıdır. İçerdiği malzemelere ve bu malzemelerin miktarlarına, dolgunun yapılacağı hastane veya kliniğe, yapılan bölgeye ve işlemi gerçekleştiren diş hekimine göre porselen dolgunun fiyatları değişiklik göstermektedir. Ortalama bir fiyat vermek pek de mümkün değildir.

Kompozit

Kompozit orta maliyetli, çok minik cam parçaları ve plastik karışımı ile elde edilen bir dolgu malzemesidir. Bir kamera aracılığı ile ağız içerisinde dolgu bölgesinin ölçümü yapılır. Alınan bu ölçüler ışığında, başka bir yerde hazırlanan dolgu daha sonra dolgu yapılacak bölgeye yerleştirilir. Daha çok ön kısımda gözüken dişler için kullanılır.

Fiyatları

Kompozit dolgu malzemesi, amalgam ile karşılaştırıldığında biraz daha pahalıdır. Ancak porselen kadar maliyetli olmayacaktır. Kompozit dolgu malzemesi fiyatları da diğer dolgularda olduğu gibi yapılış yerleri ve şartlarına göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle de bu dolgu çeşidi için de ortalama bir fiyat vermek mümkün olmaz.

Dolgunun Düşme Sebepleri

Her dolgu çeşidinin kendine özgü nitelikleri vardır. Bunların içerisinde dişe tutunma ve sağlamlık unsurları da bulunmaktadır. Bazen yapılan dolgular belirtilen süreden önce düşebilir. Bu düşmelerin bilinen en yaygın sebepleri aşağıdaki gibidir.

Dolgu İle Kimyasal Madde Arasına Tükürük Sıvısı Karışması

Uzun süre önce yapılmış olan dolgular yeme alışkanlığı, bakımsızlık vb. sebepler ile bazen çatlayabilmektedir. Bu durumda da dolgu maddesinin arasından su, tükürük sıvısı vb. sıvılar geçmeye başlar. Bu da hem dişte ağrı yaşanmasına hem de dolgunun bir süre sonra düşmesine neden olur. Dolgu düşmeden çatladığı fark edilirse eğer onarılması mümkündür.

Diş Yapısını Zorlayan Nitelikte Gıdalar Tüketme

Dolgu genel anlamda zaten sorunlu olan dişlerde kullanılan bir tedavi yöntemi olduğundan dolgu yapılan bölgeyi sert ve diş yapısına baskı yapan yiyecekler ile zorlamak doğru bir davranış olmayacaktır. Dolgu uzun süredir kullanılıyorsa bu baskılardan etkilenip düşebilir ya da çatlama yapabilir. Çatlak düzeltilmediğinde de yine dolgunun düşmesine sebep olacaktır.

Yetersiz Diş Bakımı

Ağız ve diş sağlığı, her açıdan büyük önem taşır demiştik. Yapılan dolguların uzun ömürlü olabilmesi için de ağız ve diş sağlığına dikkat etmek ve günlük bakımı aksatmamak önemlidir. Dişlerin temiz tutulması ve düzenli bakım yapılması hem sağlıklı olan dişleri koruyacak hem de dolguyu koruyarak daha uzun ömürlü hale getirecektir.

Bruksizm

Bruksizmin bir diş gıcırdatma rahatsızlığı olduğundan bahsetmiştik. Kişi geceleri uyurken dişlerini sıkar ve gıcırdatır. Bazen bunu çok sert yapar. Eğer bu rahatsızlık için herhangi bir tedavi yöntemine başvurulmaz ise hastalık ilerledikçe, kişinin dişlerine ve diş etlerine zarar vermeye başlar. Zaman içinde dişlerin sallanmasına ve hatta diş kaybına kadar birçok sorun yaratabilir. Dolgu konusunda da durum böyledir. Bruksizm, ileri seviyeye ulaştığında ve dolgu sürekli olarak basınç ve sürtünmeye maruz kaldığında düşebilir.

Diş Dolgusu Tedavisi Öncesi

Diş dolgusu tedavisi öncesinde bir hazırlık aşaması mevcuttur. Bu hazırlık aşamasında hastanın sağlık kontrolleri ve tedaviye hazırlanması süreci gibi hususlar ve bu hususlar için yapılacak bazı işlemler bulunmaktadır. Bu hususlar ve yapılması gereken diğer tüm işlemlerden aşağıda bahsedilmiştir.

Tedavi Öncesi Hasta Kontrolü

Dolgu tedavisi her ne kadar kısa süreli ve kolay bir işlem olsa da tedavi öncesinde hastanın bazı kontrollerinin yapılması gerekmektedir. Bu kontroller tedavi esnasında hastanın da doktorun da bir problem yaşamaması için önemlidir.

Hastada Enfeksiyon Olup Olmadığını Kontrol Etme

Dolgu yapılmadan önce hastanın herhangi bir enfeksiyona sahip olup olmadığına ya da enfeksiyon riski olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer hastanın dişlerinde mevcut bir enfeksiyon varsa önce enfeksiyon için bir tedavi uygulanmalı daha sonra da dolgu işlemi gerçekleştirilmelidir.

Hastanın Genel Sağlık Durumu

Eğer diş hekimi gerekli görürse hastanın genel sağlık durumuna bakılması için genel anlamda ölçümler ve testler yapılabilir. Ancak hastanın dolgu işlemine engel olacak başka bir sağlık sıkıntısı yoksa işlem yapılır.

Hastanın Sahip Olduğu Alerjiler

Bu durum dolgu işlemi için önem arz eder. Hastanın herhangi bir şeye alerjisi olup olmadığı öğrenilmelidir. Çünkü bazı hastaların bazı dolgu maddelerine karşı alerjisi olabilir. Böyle bir alerji durumu mevcutsa hekimin bununla ilgili bilgisi olmadan dolgu yapılması tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarır. Örneğin; hastanın cıvaya alerjisi olması ve hastaya amalgam dolgu malzemesi ile dolgu işlemi yapılması alerjik reaksiyonlara sebep olur. Sonuçları tehlikeli olabilir. Bu nedenle varsa alerjilerin hekime bildirilmesi önemlidir.

Genel Diş Kontrolü

Dolgu tedavisi yapılmadan önce hastanın genel ağız ve diş kontrolü yapılır. Herhangi bir dişte ya da ağız içinde başka bir problem olup olmadığı tespit edilir. Örneğin; bazen bazı dişler, diğer dişlerden birinin çürümüş olmasından etkilenerek çürümeye başlayabilir. Genel diş kontrolünde böyle bir durum görülürse oraya da dolgu yapılabilir. Bu ve bunun gibi durumların tespiti için genel diş kontrolü önemlidir.

Dişlerin Röntgeni

Son olarak da hastanın tedavi öncesinde dişlerinin röntgeninin çekilmesi gereklidir. Hekim, röntgene bakarak çürüğün ne durumda olduğu, diş köklerinin durumu ve diğer bazı konular hakkında bilgi edinir. Dolgu işlemi için de diş röntgeni çekilir. Dolgu yapılacak dişin durumuna ve çürüğün oranına bakılır.

Hastanın Tedaviye Hazırlığı

Bu hazırlık süreci, hastanın tedavi günü ya da tedavi gününün öncesi neler yapması gerektiğiyle ilgilidir. Bu hususlar kısa ve öz aşağıda bahsedildiği gibidir.

Diş Bakımı Yapma

Hastanın ve hekimin tedavi anında steril olması önemlidir. Bu da hastanın tedavi günü ağız ve diş bakımını yapıp tedaviye gitmesini gerektirir. Dişler fırçalanmalı, temizlenmelidir. Örneğin; dişlerde herhangi bir yemek artığı kalmamalıdır. Hem hekimin hem de hastanın rahatlığı açısından da hijyen önemlidir.

Düzenli Kullanılan İlaçlar Hakkında Hekime Bilgi Verme

Hastanın herhangi bir rahatsızlıktan ötürü sürekli kullanmakta olduğu bir ilaç ya da ilaçlar varsa bunları tedavi öncesinde hekimi ile paylaşması önemlidir. Herhangi bir problem yaşanmaması, risk veya komplikasyon ortaya çıkmaması ya da alerjik reaksiyonlara sebebiyet verilmemesi için bu bilgilerin paylaşılması iyi olacaktır.

Diş Dolgusu Tedavisi Sonrası Bakım

İşlem tamamlandıktan sonra hastanın dişlerine gereken özeni gösterebilmesi için, dolgunun işleminin sağlıklı bir şekilde sonlanması için hastanın dikkat etmesi gerekenleri ve işlem sonrası hastanın karşı karşıya kalabileceği yan etkileri içerisinde barındıran süreçtir. Mevzu bahis hususlar detaylı şekilde aşağıdaki gibidir.

Yan Etkiler

Hasta diş dolgusu tedavisi sonrasında bazen bazı yan etkilerle karşı karşıya kalabilir. Bu yan etkiler sık sık ya da her hasta da meydana gelmese de yaşanabilecek durumlardır.

Diş Dolgusunun Düşmesi

Dolgu sonrası, diş dolgusunun düşmesi olağan bir yan etkidir. Dişe tutunamayan, diş ile bütünleşemeyen dolgu düşebilir. Bunun dışında dolgu ile diş arasında yapılış esnasında boşluk kalır ve kalan bu boşluktan sıvı geçişi olursa bu da dolgunun düşmesine sebebiyet verebilir.

Apse Oluşumu

Dolgu sonrasında apse oluşumu sık görülen bir durum değildir. Ancak bazı hastalarda bu etki yaşanabilir. Apse genellikle enfeksiyon nedeniyle oluşur. Dolgu sırasında herhangi bir dişte gelişen bir enfeksiyon ya da var olan bir enfeksiyon riski varsa apse oluşumunu tetikleyebilir.

Enfeksiyon Riski

Bu hadise de apse oluşumu gibi sık görülen bir yan etki değildir. Ancak böyle bir durum asla olmaz demek de yanlıştır. Dişin dolgu esnasında mikrop kapması ya da dolgu sonrasında hijyene önem verilmemesi halinde enfeksiyon riski meydana gelebilir.

Ağrı

Dolgu tedavisi sonrası dişler de en çok görülen yan etkilerden biri ağrıdır. Yapılan işlem sebebi ile diş biraz zorlandığından uyuşturucu iğnelerin veya spreylerin etkisi geçtiğinde ağrılar gün yüzüne çıkar. Ancak bu ağrılar çok kısa süreli ve şiddetli olmayan ağrılardır.

Hafif Kanama

Dolgu tedavisi sonrası yapılan işlem sebebiyle diş zorlandığında tepki verebilir. Ağrı dışında hafif kanamalar da görülebilir. Kanamalar hafif ve kısa sürelidir. Ancak kanama artar ya da kesilmezse hekimi bilgilendirmek gerekir.

Sızlama

Diş dolgusu tedavisi sonrasında, ağrıdan sonra en sık görülen yan etkilerden biri de sızlamadır. Aslında yan etki sayılabilecek kadar büyük ve dayanılmayacak sızılar olmaz. Ancak işlem sonrası zorlanan diş, diş etinde sızlamalar meydana getirebilir. Bu sızı kısa süreli bir etkiye sahiptir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastanın herhangi bir problem veya yan etkiyle karşı karşıya kalmaması için dikkat etmesi gereken hususlar olacaktır. Bunların en önemlileri aşağıda bahsedildiği gibidir.

Belirli Bir Süre Yemek Yememe

Diş dolgusu tedavisi sonrasında, yapılan dolgunun diş ile bütünleşebilmesi ve dişe tutunması için belirli bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Bu süre içinde de dolgu ile oynanmamalı, yeme içmeye ara verilmeli ve dolgulu diş ya da dişler herhangi bir şekilde zorlanmamalıdır. Bu süre dolgu yapıldıktan sonraki ilk 2 ila 4 saat arasında değişiklik gösterebilmektedir.

Belirli Bir Süre Sigara İçmeme

Dolgu işlemi sonrası, dolguya herhangi bir zarar vermemesi açısından ilk gün sigara kullanımına ara verilmesi en doğrusu olacaktır.

Düzenli Diş Bakımı Yapma

Düzenli diş bakımı, ağız ve diş sağlığı açısından hayatın her döneminde önem arz eder demiştik. Ama diş bakımı özellikle diş sağlığı açısından yapılan müdahaleler sonrasında daha büyük önem taşır. Yapılan tedaviden en verimli sonucu almak ve sağlıklı bir diş yapısına sahip olabilmek açısından diş bakımını aksatmamak ve bunu bir rutin haline getirmek gerekmektedir. Dolgu tedavisi sonrasında da diş bakımı aynı derece de önem taşır.

6 Ayda 1 Diş Hekimi Kontrolüne Gitme

Ağız ve diş sağlığının korunması konusunda düzenli diş hekimi kontrolü büyük önem taşımaktadır. Bu diş hekimi kontrolleri de en az 6 ayda bir olmak kaydıyla rutin haline getirilmeli ve aksatılmamalıdır. Özellikle diş sağlığı için gerçekleştirilen herhangi bir operasyon varsa bunların kontrolü ve mevcut sağlıklı durumun korunması açısından düzenli olarak diş hekimi kontrolüne gitmek gereklidir. Dolgu sonrasında da durum bu şekildedir.

Çok Sıcak Veya Çok Soğuk Gıdalar Tüketmeme

Aslında bu genel anlamda ağız ve diş sağlığını korumak açısından sürekli olarak dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Hiçbir yiyecek ya da içecek çok soğuk veya çok sıcak şekilde tüketilmemelidir. Dolgu sonrasında da bu durum geçerlidir. Dolgu işleminin ardından, dolgu yapılan diş hassasiyet gösterebilmektedir. Bu nedenle ağrı ve sızı yaşamamak açısından tüketilen yiyeceklerin hassasiyeti tetikleyecek derecede sıcak ya da soğuk olmamasına özen gösterilmelidir.

Bruksizm Varda Diş Tahribatına Karşı Önlem Alma

Hasta da bruksizm yani diş gıcırdatma rahatsızlığı varsa diş tahribatını önlemek için gerekli önlemler alınmalıdır. Hastanın burada alabileceği en iyi önlem, geceleri uyurken kendisine özel hazırlanmış olan dişlerin üzerine tam olarak oturan plastik koruyucuyu kullanmaktır. Özellikle dolgunun yapıldığı ilk gün bu duruma dikkat edilmelidir.

Diş Dolgusu Tedavisi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Özellikle daha önce diş dolgusu yaptırmamış olan hastaların sıklıkla merak ettiği ve sorular sorduğu bazı konular vardır. Bu sorulardan en sık karşımıza çıkanlar ve cevapları aşağıdaki gibidir.

Diş Dolgusu Malzemeleri Nelerdir?

Diş dolgusunun, çeşitli türleri ve dolgu malzemeleri bulunmaktadır. Bunlardan en çok kullanılanlar amalgam, porselen ve kompozit dolgulardır. Amalgam en sık tercih edilen ve ekonomik dolgu türüdür. %50’si cıvadan oluşan amalgam dolgu malzemesi içerisinde ayrıca gümüş, çinko, bakır gibi malzemeler de bulundurmaktadır. Bunların karışımı ile meydana gelir. Ekonomik olmasının yanı sıra sağlam ve dayanıklıdır. Porselen dolgu ise daha pahalı bir dolgu malzemesidir. Genellikle kırılan ve deforme olan dişlerin düzeltilmesi için kullanılır. Bu dolgu ise içerisinde altın, kompozit ve seramik gibi malzemeler bulundurur. Kompozit dolgu ise çok küçük cam parçaları ile plastik karıştırılarak elde edilen bir dolgu türüdür.

Diş Dolgusu Yaptırmak Ne Kadar Sürer?

Bu süre kaç tane dişe dolgu yapılacağına, hangi malzemelerin kullanılacağına ve hekimin çalışma şekline göre değişiklik gösterebilir. Ancak ortalama olarak bir dişe dolgu yapılması yarım saati bulabilmektedir.

Diş Dolgusu Nasıl Yapılır?

Diş dolgusunun yapılması için öncelikle dolgu yapılacak olan diş belirlenir ve çürük bölge tamamen arındırılana kadar bir cihaz yardımı ile temizlenir. Ardından uygun dolgu malzemesi ise temizlenen dişte oluşan boşluk doldurur. Dolgu malzemesi boşluğa enjekte edildikten sonra keskin kısımlar kaldıysa bu kısımlar tıraşlanır ve dolgu cilalanır.

Diş Dolgusu Yaptırmanın Fiyatları

Diş dolgusu yaptırmanın fiyatları seçilen dolgu malzemesine, dolgunun yapılacağı bölge, hastane, klinik veya işlemi yapacak hekime, yapılacak dolgu sayısına vb. durumlara göre değişiklik gösterebildiğinden ortalama bir fiyat vermek mümkün değildir. İşlem öncesinde fiyat bilgisinin alınması en doğrusu olacaktır.

Diş Dolgusu Yaptırırken Acı Hissedilir Mi?

Genellikle dolgu yapılmadan önce iğne ile ağız veya diş uyuşturulur. Bu nedenle de hasta işlem esnasında herhangi bir ağrı hissetmez.

Diş Dolgusu Neden Düşer?

Diş dolgusunun düşmesinin, yeterli bakımı yapmama, dolguda çatlama, dolgu ile diş arasından sıvı geçişi, uzun süredir kullanılıyor olması gibi birçok sebebi vardır.

Dolgu Yaptırdıktan Sonra Çene Yapısı Bozulur Mu?

Dolgu, ağız ve diş sağlığı alanında yapılan en basit tedavilerden biridir. Bu nedenle dolgu yapıldıktan sonra çene yapısında bozulma yaşanması gibi ciddi sorunlarla karşılaşılmaz. Ancak işlem öncesi kullanılan uyuşturucu iğnelerin etkisi geçene kadar, ağız ve dudak bölgesinde geçici kayma gibi durumlar gözlemlenebilir.

Diş Dolgusu için Ameliyata Gerek Var Mı?

Daha önce de belirttiğimiz gibi diş dolgusu çok basit bir tedavidir. Dolgu tedavisi, öncesinde ya da sonrasında ameliyat gerektiren bir işlem değildir.

Dolgu Yaptırdıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

Dolgu yapıldıktan sonra, ilk saatler için yemek yemeye ara verilmelidir. Birkaç saat bir şeyler yenmemelidir. Aynı şekilde mümkünse çok sıcak veya çok soğuk yiyecek ve içecekler tüketmeye de birkaç saat ara verilmesi iyi olur. Bu süre içerisinde sigara kullanımı da bırakılmalıdır. Genel yani her zaman dikkat edilmesi gereken bazı hususlar da vardır. Bunlar en az altı ayda bir diş hekimi kontrolüne gitme, düzenli olarak ağız ve diş bakımı yapma ve varsa bruksizm rahatsızlığı nedeniyle diş tahribatının önüne geçebilmek için önlemler alma gibidir.

Diş Dolgusu Neyden Yapılır?

Amalgam diş dolguları %50’si cıva olmak üzere bakır, gümüş çinko gibi malzemeler karıştırılarak yapılmaktadır. Porselen dolgu, seramik ve altın gibi maddelerin karışımından yapılmaktadır. Kompozit dolgu ise, çok küçük cam parçaları ve plastik karışımı ile elde edilmektedir.

Beyaz Diş Dolgusu Nasıl Yapılır?

Beyaz yani diş renginde dolgu yaptırmak isteniyorsa amalgam tercih edilmemelidir. Dişe en yakın renkte dolgu malzemesi porselen ya da kompozit dolgudur. Bunların da içeriğindeki malzemeler de bir önceki soruda bahsedildiği gibidir.

Dolgu Yaptırdıktan Sonra Kaç Saat Yemek Yenmemeli?

Dolgu yapıldıktan sonra yemek yenmemesinin en büyük sebebi ağızda oluşan uyuşukluktur. Bunun dışında dolgudan yaklaşık 2 saat sonra yemek yenebilir. Ancak dolgunun yapıldığı ilk gün dolguya zarar vermemek açısından sert gıdalar tüketmemeye dikkat etmek gerekmektedir.

Diş Dolgusu Sonrası Sigara İçilir Mi?

Birkaç saat sonra sigara içilebilir ancak aslında ilk gün sigara içilmemesi tavsiye edilmektedir.

Dolgu Yaptırdıktan Sonra Diş Fırçalamak Sorun Yaratır Mı?

Dolgunun yapılmış olduğu ilk gün dişlerin fırçalanmaması bunun yerine ağzın çalkalanarak temizlenmesi daha iyi olacaktır. Ancak fırçalamak istenirse de dolguya fazla baskı yapmadan yumuşak hareketlerle diş fırçalanabilir.

Dolguyu SSk Karşılar Mı?

Eğer dolgu devlet hastanelerinde yaptırılır ise evet SSK bu tedaviyi karşılayacaktır.

Dolgu Yaptırmak Dişlere Zarar Verir Mi?

Hayır herhangi bir zarar vermez. Aksine zarar görmüş, çürümüş olan dişin hala kurtarılabilir olduğu görülürse dişe dolgu yapılarak işlevini sürdürebilir hale getirme avantajı vardır.

Dolgu Çeşitleri Nelerdir?

Dolguların birçok çeşidi olmakla birlikte genel anlamda sıklıkla kullanılan iki çeşit dolgu vardır. Bunlardan biri amalgam diğeri ise kompozit dolgudur.

Bir Günde Kaç Dişe Dolgu Yapılabilir?

Bu konuda her hekimin bir uygulama şekli olabilir. Ancak genellikle bir gün içerisinde en fazla iki dişe dolgu yapılmaktadır. Tek dişin ortalama yarım saat sürdüğünü düşünürsek en doğrusu da bu şekilde yapmak olacaktır.

Dolgu Yapılırken Ağız Uyuşturulur Mu?

Evet, genellikle hastanın herhangi bir ağrı ya da acı hissetmesini önlemek için diş etine yapılan iğnelerle ağız veya diş uyuşturulur.

Diş Dolgusu Ne Kadar Süre Kullanılır?

Diş dolgusunun ortalama ömrü beş yıl kadardır. Ancak kişinin yeme alışkanlıklarına, bakım rutinlerine vb. unsurlara göre bu süre kişiden kişiye değişiklik gösterir. Kimisinde dolgu bu süre içerisinde düşerken kimisinde beş yıldan daha uzun süreyle de kullanılabildiği görülebilir.

İlgili Organİlgili Bölüm