ameliyat.com

Damak Ameliyatı


Resim Yükleniyor...

Çeşitli sebeplerle uygulanan damak ameliyatı, genellikle bebeklerde görülen ve anne karnında gelişen damak yarığı vakalarında uygulanmaktadır. Bebeklerde normalde damak kenarları ayrı bir şekilde gelişmekte ve daha sonra birleşmekte. Ancak bu birleşmenin olmaması sebebiyle söz konusu damak yarığı anomalisinin geliştiği biliniyor. Damak yarığı sebepleri farklı durumlardan dolayı da oluşabiliyor. Söz konusu anomali, her ne kadar genetik bir sorun olarak kabul edilse de, hamilelik esnasında alınan bazı ilaçlar, çeşitli hastalıklar, çevresel faktörler ve akraba evlilikleri gibi durumlar da söz konusu anomalinin gelişimini etkileyebiliyor. Bunların yanı sıra özellikle anne ve babada damak yarığı bulunuyor ya da daha önce bulunmuş ve tedavi edilmişse, bebekte damak yarığı bulunması daha yüksek bir ihtimalle karşımıza çıkıyor. Söz konusu damak yarığı bazı vakalarda tam yırtık, bazılarında ise kısmi yırtık olarak meydana gelmekte. Bu durumun varlığı halinde damak ameliyatının uygulanması, tedavi için son derece etkili bir yöntemdir. Damak yarığı tedavi edilmezse çeşitli konuşma bozukluğu ve benzeri komplikasyonlar gelişebilir ve daha ciddi sorunlara yol açabilir. Şimdi de damak ameliyatı ile ilgili olan diğer ayrıntıları, daha detaylı bir şekilde inceleyebiliriz.

Damak Ameliyatı Hakkında

Damak ameliyatı, çeşitli damak anomalilerinden kaynaklanan rahatsızlıkların giderilebilmesi için uygulanan cerrahi müdahalelerin tümüne verilen isimdir. Damak ameliyatının çeşitleri olduğu gibi, damak rahatsızlıkları da çeşitli şekillerde oluşabilmektedir.

Damak Nedir?

Damak, genel tanım itibarı ile ağzın tavanıdır. Yumuşak ve sert damak şeklinde iki bölümden meydana gelmektedir. Sert damak, yumuşak damaktan önde gelir. Sert damak bölümü çene ve ayrıca damak kemiğinden oluşan, mukoza zarıyla kaplıdır. Yumuşak damak ise kaslardan oluşan ve yine mukoza zarı ile kaplı bir yapıdan meydana gelmektedir. Çiğneme, yutkunma, konuşma ve diğer benzeri işlevlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için damağın da sağlıklı ve düzgün çalışan bir yapıya sahip olması gerekiyor.

Damak Hastalıkları

Damak, sürekli yiyecekler ile temas halinde olan bir bölge olduğundan çeşitli hastalıkların ortaya çıktığını söylemek mümkün. Bunun yanı sıra, genetik faktörler ve diğer çeşitli faktörler dolayısı ile de damak ve damak bölgesinde birtakım hastalıklar oluşabiliyor.

Dokuda Meydana Gelen Yaralanmalar

Damak, yapı itibarı ile yumuşak kas dokularından oluştuğu için çeşitli yaralanmaların da sık bir şekilde görüldüğü söylenebilir. Yiyeceklerin tüketimi esnasında meydana gelen yaralanma ya da benzeri deformite durumlarında, damak dokusunda yaralanma meydana gelebiliyor. Bunun yanı sıra aşırı sıcak sıvı veya katı besinlerin tüketimi ile oluşan yanıklar da yine damak dokusunda oluşan yaralanmalar kapsamında teşhis edilmekte ve bu yönde bir tedavi uygulanmaktadır.

Aftöz Ülseri

Aftöz ülseri, diğer bir ismi ile ağız ülseri, açık ve ağrılı bir şekilde kendini gösteren bir hastalık türü olarak karşımıza çıkıyor. Bir tür ağız yarası olarak da nitelendirilen aftöz ülseri genellikle kendini dudak ve ayrıca yanağın iç bölümünde gösteriyor. Dudak ve yanak bölümlerinde kırmızı, beyaz veya sarı renklerde meydana gelen yaralar, söz konusu anomalinin varlığı için birer belirti olarak ele alınmakta. Bu tür ağız içi hastalıklar, genel itibarı ile herhangi ciddi bir tehlike unsuru oluşturmaz. İnsan vücudunda her yıl dört ya da beş sefer çıkma ihtimali söz konusudur. Hastalık en yoğun şekilde on ve yirmi yaş arası gruplarda görülüyor. Aftöz ülseri bulaşıcı bir hastalık olmamakla beraber, genellikle kısa bir süre içerisinde de kendiliğinden geçmektedir. Bununla beraber bazı durumlarda ağız ülseri, ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Şiddetli ağrı, ishal, döküntü, yüksek ateş ve baş ağrısı gibi belirtilerin görülmesi halinde ağız ülserinin dikkate alınması ve kısa süre içerisinde de tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca ülser olan bireyde herhangi bir iştahsızlık durumu ve uzun süre boyunca geçmeyen yara mevcut olursa, yine acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Söz konusu hastalık yiyeceklerin tüketimini ve sindirimini zorlaştırmakla beraber, çeşitli komplikasyonlara da sebep olabilmektedir. Beslenme esnasında aft kısmında ağır ve şiddetli bir ağrı meydana gelebiliyor. Bu durum da kişinin hayat konforunu olumsuz etkilemekte ve beslenmesini de engellemektedir. Genel itibarı ile kendiliğinden geçen bu rahatsızlık, ileri bir safhada oluşursa ilaç tedavisi ile de giderilebiliyor. Farklı bir anomali ile beraber görülmediği müddetçe ve hekimlerin aksi yönde bir kararı söz konusu olmadığı müddetçe, cerrahi bir girişim olmadan tedavi edilebilmekte.

Enfeksiyon

Tüketilen gıdalar, damak bölgesinde çeşitli enfeksiyonların oluşmasına sebep olabiliyor. Özellikle de ağız bakımı yapılmadığı takdirde, enfeksiyon riskinin oluştuğu bilinmekte. Ayrıca sigara ve alkol tüketimi, benzeri zararlı ürünlerin tüketimi de ağız içi kirliliğine sebep olacağından, enfeksiyon riski artmaktadır. Damak bölgesinde meydana gelen enfeksiyon, genellikle ilaç tedavisi ile tedavi edilebilmekte ve herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan rahatsızlık giderilebilmektedir. Ancak enfeksiyonun kontrollü bir şekilde giderilmemesi halinde, enfeksiyonun yayılması, kontrolsüz patlaması ya da benzeri bir durumda ciddi damak deformasyonu gerçekleşebilir. Bu tip durumlarda ise damak yapısının bozulabileceği ihtimalinden söz etmek mümkün. İleri boyutta bir damak enfeksiyonu ya da yayılmış bir damak enfeksiyonu, yapılacak tetkikler ve teşhis işlemleri ile hekim kararı üzerine cerrahi bir müdahale ile giderilebilmektedir.

Diş Hastalıkları

Ağız içi bakım eksikliğinden kaynaklanan diş hastalıkları da yine damak bölgesinde, çeşitli yapısal bozukluklara sebep olabiliyor. Ayrıca aşırı ağrı kesici kullanımı, antibiyotik kullanımı ve benzeri ilaçların kullanımı da diş yapısını etkilediğinden dişlerde birçok farklı bozukluk, çürüme, dökülme ya da kırılma gibi durumlar gözlemlenebiliyor. Bu gibi durumlarda da yine damak bölgesinde yapısal bozukluklar oluşabilmekte. Diş hastalıkları sebebiyle oluşan damak anomali durumlarında da uygulanacak olan tetkikler ile elde edilen bulgular yönünde, çeşitli tedavi yöntemleri ile tedavinin tamamlanacağı söylenebilir.

Ağız Kanseri

Ağız kanseri, sadece ağız içerisinde değil, ağız boşluğunda, damak bölgesinde ve ayrıca ağzın gerisinde bulunan orofarenks ismindeki bölgede görülebilen bir kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Dilde, dişte, kemikte, orofarenks kısımda, damakta veya diş etinde meydana gelebilen bu kanser türü, doğrudan ya da dolaylı olarak damak bölgesine ve damak yapısına da zarar vermektedir. Ağız kanseri için uygulanacak olan tedavi, damak tedavisinden bağımsız olarak öncelikle patolojik incelemeler sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda yapılmaktadır. Onkoloji servisinde yapılan tedavi girişimleri direkt cerrahi müdahale ile ya da kemoterapi veya radyoterapi ile uygulanabiliyor. Tedavinin başarılı sonuçlanması, damak veya daha kapsamlı bir tanım ile ağız içerisinde kanserli hücrelerin tamamımın temizlenmesi anlamına gelir. Bu aşamadan sonra ağız içerisinde meydana gelen yapısal veya işlevsel bozukluklar için de farklı tedavi yöntemleri ile tedavi uygulanabiliyor. Bu noktada damakta oluşan deformasyon veya işlev kaybı kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, cerrahi bir girişim ile tedavi uygulanmakta ve söz konusu anomali durumu da giderilebilmektedir.

Damak Kabarması

Damak kabarması, birçok farklı sebepten kaynaklanabiliyor. Özellikle de herhangi bir şeye karşı bir alerjinin mevcut olması, epstein barr adındaki virüsün oluşması veya intikal etmesiyle ortaya çıkan mononükleoz, damak kanseri, sinüs enfeksiyonları, içerisinde tahriş edici madde yer alan besinlerin tüketilmesi, kemik veya benzeri sivri madde sonucunda oluşan yaralar ve aşırı soğuk havaya maruz kalma gibi durumlar, damak kabarmasına sebep olabiliyor. Damak şişmesi, yani damak kabarması için uygulanan tedaviler, damak kabarmasına sebep olan rahatsızlığa göre çeşitli şekillerde uygulanabiliyor. Damak kanseri, sinüs enfeksiyonu, alerjiler ve mononükleoz rahatsızlıkları için ayrı tedavi yöntemleri uygulanmakta. Bu noktada hangi rahatsızlığın vuku bulduğu, yapılacak tetkikler ile netleşmekte ve elde edilen bulgular kapsamında da hangi tedavi yönteminin uygulanacağı yönünde bir karar verilmektedir.

Sert Damak Kanseri

Çok fazla karşılaşılan bir anomali olmamakla beraber, çevresel etkiler sonucunda bazı bireylerde sert damak kanseri oluşabiliyor. Genellikle orta yaş grubunda meydana gelen bu hastalık, bazı durumlarda diğer tüm yaş gruplarında da ortaya çıkabiliyor. Ölümcül sonuçlara sebep olabileceğinden son derece önem arz eden bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkmakta. Çeşitli faktörler, sert damak kanseri riskini artırmakta ve bu faktörlerin başında da sigara kullanımı gelmektedir. Ayrıca aşırı alkol tüketimi, genetik yapı, sağlıksız beslenme ve diğer benzeri faktörler de sert damak kanseri için risk oranını artırıyor. Ağız içerisinde sert damak bölgesinde ya da diğer bölgelerde meydana gelen kaşınmalar, sert damak kanseri için bir belirti olarak ele alınıyor. Bunun yanı sıra beyaz veya kırmızı lekelerin görülmesi, dil ve çene hareketlerinde zorlanmalar, ses değişiklikleri, damak bölgesinde uyuşukluk hissi gibi belirtiler de sert damak kanserinin habercisi olabiliyor. Söz konusu bu belirtilere rastlanması halinde, acilen bir sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli tetkiklerin yapılması, büyük bir önem arz ediyor. Sert damak kanseri, ağzın hemen içerisinde ve üst damak kısmında meydana geldiği için tetkik ve teşhis aşamaları, kısa ve kolay bir şekilde gerçekleşebiliyor. Dolayısı ile de tedavi aşamasına geçebilmek için hekimlerin daha rahat bir şekilde çalışabilmesi mümkün. Görüntüleme testleri, fiziksel muayene ve diğer tetkikler uygulandıktan sonra, hastanın ağız içerisinde bulunan tümörün boyutu, evresi, iyi ya da kötü huylu olması durumu ve diğer etkenleri ölçülür ve bu aşamadan sonra da uygulanacak olan tedavi ve tedavi süreci belirlenir. Bu noktada tedavinin cerrahi müdahale ile yapılacağını söylemek de mümkündür. Çünkü tümör, hastanın damak bölgesinden alınmalı ve ardından da gerekli görülmesi halinde kemoterapi veya radyoterapi ile kalan kanserli hücreler, hasta vücudundan temizlenmelidir.

Damak Kaşıntısı

Damak kaşıntısı rahatsızlığı, çeşitli nedenlerden ötürü ortaya çıkabilir. Alerji, tahriş, tükürük bezi üzerinde ağız ülseri, kalsiyum oksalat ve benzeri sebeplerden dolayı oluşabilen damak kaşıntısı, çeşitli tedavi yöntemleri ile giderilebiliyor. Öncelikle sebebi saptanarak tedavi aşaması için gerekli bilgiler elde edilir. Genel olarak ilaçla tedavi öncesinde uygulanan ılık su, bal ve dondurma gibi besinlerin kontrollü tüketimi, damak kaşıntısı için bir tedavi yöntemi olarak uygulanabiliyor. Söz konusu yöntemin işe yaramadığı durumda ise gümüş nitrat, debactarol ve sukralfat içeren ilaçlar ile uygulanan ilaç tedavisi yolu ile söz konusu rahatsızlığın giderilebildiği yönünde bilgi verebiliriz.

Damak Yarığı

Damak, anne karnındaki gelişim aşamasının erken haftalarında oluşan bir yapıdır. Damakta birleşmenin olmaması anomalisine verilen isim, damak yarığı ya da yarık damak olarak karşımıza çıkıyor. Komplet damak yarığı ve inkomplet damak yarığı olmak üzere ikiye ayrılan bu anomalide, tam ya da tam olmayan damak yarıklarından söz edilir. Yarık damak ameliyatı için ameliyat zamanlaması ile ilgili olarak tam bir zaman kısıtlaması yoktur. Bebeğin genel sağlık durumu, yarığın boyutu ve derecesi, ameliyattan önce yapılması elzem olan tedaviler, kan tablosu ve diğer kilo seviyesi gibi parametreler göz önüne alınır ve bu yönde de ameliyat tarihi için bir karar verilir. Söz konusu tüm durumlar kapsamında, tavsiye edilen ve uygun olan ameliyat tarihi, 10. ay ve 18. ay arasındaki bir tarihe denk geliyor. Estetik ve plastik cerrahı ile ilk görüşme sonucunda, mevcut sorunun durumu gözetilerek kullanılacak olan cerrahi yöntem dahilinde detaylı bir şekilde bilgi verilecektir. Ameliyatın yapılacağı yer, anestezi türü, ihtimal dahilinde olan riskler ve benzeri durumlar kapsamında da bilgilendirme yapılır. Estetik ve plastik cerrahı aynı zamanda bebeğin ameliyattan önce ve ameliyattan sonra nasıl besleneceği yönünde de direktifler verecektir. Yarık damak anomalisi, bazı bebeklerde damağın arka bölümünde sadece bir incelik şeklinde olabiliyor. Bazı bebeklerde ise tüm damak boyunca bir yarık ortaya çıkabiliyor. Yarık damak tek taraflı ya da çift taraflı olabilmektedir. Yarık damak onarımı, yarık dudak onarımına göre daha kompleks bir yapıya sahip olduğu için en uygun zaman dilimi, onuncu ve on sekizinci ay arasıdır. Bu noktada ameliyatın bebek konuşmadan önce başlatılması ve bitirilmesi tavsiye edilir. Ameliyat esnasında hekim, yarığın iki yanı boyunca bir kesi yapacak ve her iki taraftan ağız tavanında orta hatta yer alan yarığın üzerine doku getirecektir. Söz konusu işlem damağı kapatır ve yumuşak damakta yer alan kas da onarılır. Bu sayede düzgün konuşma, yutma ve benzeri işlevler için yeterli uzunlukta bir damak oluşabiliyor.

Damak Uyuşması

Diş ağrıları, dudağın ısırılması, çeneye herhangi bir temas sonucunda ya da damakta çıkan bir tür yara dolayısı ile damak uyuşması sorunu yaşanabiliyor. Diş etinin zedelenmesi, dolgulu dişler, diş ameliyatı sonrası, zararlı ürünlerin aşırı tüketimi veya uyuşturucu madde tüketimi, damak uyuşmasına sebep olan diğer durumlar arasında sayılıyor. Herhangi bir cerrahi müdahale gerekmeden tedavi edilebilen damak uyuşması, çok ciddi bir sağlık problemi olarak sayılmamaktadır.

Yumuşak Damak Yarığı

Bebek anne karnında iken dördüncü ve yedinci hafta arasında oluşan damak, bazı genetik veya çevresel faktörler sebebiyle yarık anomalisi ile oluşabiliyor. Bebeğin düzgün bir şekilde konuşabilmesi için yumuşak damak uzunluğunun yeterli bir düzeyde olması da gerekmekte. Ayrıca yutak ve damak arasında yer alan valv kapanma sistemi de doğru bir şekilde sıralanmalı ve bu yönde bir damak yapısı mevcut olmalıdır. Söz konusu durumun sağlanamaması halinde geniz konuşma denilen bir tip konuşma oluşabiliyor. Çocukların normal konuşmaya başladığı dönemden önce tedavi edilmesi gereken yumuşak damak anomalisi, plastik ve estetik cerrahi uzmanlık alanının yardımı ve uzmanlığı ile yapılır. Genellikle herhangi ciddi bir komplikasyona rastlanmayan bu ameliyat, uzman hekimler tarafından detaylı bir tedavi planı hazırlanarak yapılmakta. Anestezi ve diğer çeşitli ameliyat hazırlığı uygulamaları yapıldığından, birtakım risklerin söz konusu olduğunu da eklemek mümkün. Ancak uzman bir ekip tarafından uygulanan cerrahi müdahale sonrasında, genellikle kısa bir iyileşme süreci ardından bebeğin ideal anatomik yapıya sahip olan bir damak ile hayatını sürdürebileceği yönünde de bilgi verebiliriz.

20’lik Diş Damak Şişmesi

Yirmilik diş, yirmili yaşlar itibarı ile alt ve üst damakta ve sağ ile sol tarafta, toplamda 4 tane çıkar. Bu yirmilik diş süreci çoğu zaman ağrılı ve sancılı bir şekilde geçer. Hem damağın son kısımlarında yer alması, hem de oturmuş olan diş yapısının bu dişler tarafından tekrar yarılması, şiddetli ağrılara sebep olabiliyor. Yirmilik dişin çıkma sürecinde damak şişmesi görülmesinin temel sebebi ise dişin çıkarken damağı yarması sonucunda bu bölgenin hasar görmesi ve dolayısı ile de diş iltihabının oluşmasıdır. Dişlerin temizliği ve bakımı ihmal edilmemeli ve diş hekimlerinin uyguladığı kontrol ve temizlik işlemlerinin de yılda en az 1 kez uygulanması gerekir. Yirmilik dişlerin sebep olduğu damak şişmesi sonucunda oluşan şikayetler, yirmilik dişler için uygulanan tedavi ile birlikte son bulmaktadır. Dolayısı ile de ek olarak ya da yirmilik diş tedavisinden önce, herhangi bir cerrahi müdahale ile damağa yönelik bir tedavi uygulanmaz. Yirmilik dişler alındığında, damak yapısı da iyileşme süreci sonunda tekrar eskisi gibi olacak ve ağrılar da bu yönde son bulacaktır.

Damak Kanaması

Genellikle gerekli ağız bakımının ve temizliğinin yapılmadığı durumlarda görülen damak kanaması, bazı vakalarda oldukça ağrılı ve sancılı bir şekilde ortaya çıkabiliyor. Bazı gebelik dönemlerinde ise hormonal değişiklikler sebebi ile damak sorunları görülebilmekte ve gebelik sonrasında bu sorunların azaldığı gözlemlenebilmektedir. Bu sebeplerden dolayı oluşan damak kanamaları, kontrol altına alınmaz ve tedavi edilmez ise çeşitli iltihabi reaksiyonlara sebep olarak diş dökülmesi, çürümesi ya da benzeri komplikasyonlara sebep olabilir. Daha ciddi boyutlara ulaşan damak kanamaları, diş etlerinin çekilmesine ve bu aşamadan sonra da ağız sağlığının kaybolmasına sebep olabilmekte. Tedavi için öncelikli olarak damak kanamasına sebep olan faktörlerin belirlenmesi ve bu yönde bir tedavi planının hazırlanması gerekir. Diş eti problemlerinin giderilmesi, diş taşlarının temizlenmesi ve benzeri ağız sağlığı parametrelerinin tamamlanması, damak kanaması anomalisinin tedavisi için etkindir. Dolayısı ile de temelde ağız bakımı ve temizliği, damak kanamasının hem önlenmesi hem de tedavi edilmesi için uygulanmaktadır.

Dil Damak Kuruması

Dil damak kuruması, ağızda ve ayrıca boğazda salgılanan tükürük salgısı eksikliği sebebi ile ortaya çıkan bir sorundur. Tüketilen besinlerin dişlerle parçalanmasına yardım eden ve sindirimin başlamasını sağlayan tükürük sıvıları azaldığında ve kuruduğunda, dil ve damak kuruması da baş gösterir. Söz konusu kuruluk, yemek yemekte zorlanmalar ve ayrıca konuşma güçlüğü ile nefes almakta zorlanma gibi şikayetlere de yol açabiliyor. Birçok ilaç kullanımı, ağız kuruluğuna, dolayısı ile de dil ve damak kuruluğuna sebep olmakta. Genellikle ağrı kesici ilaçlar, kan basıncı için kullanılan ilaçlar, anti histamin içeren ilaçlar, anti depresan, kas gevşetici ilaçlar, kemoterapi ilaçları, idrar sökücü ilaçlar ve diğer epilepsi ilaçları gibi çeşitli kimyasal maddeler, söz konusu anomalinin gerçekleşmesine yol açmaktadır. Bunların yanı sıra çeşitli tedaviler, çevresel faktörler, genetik yapı ve beslenme bozukluğu gibi durumlar da damak ve dil kuruluğu anomalisinin ortaya çıkmasında etkilidir. Dil damak kurumasının tedavisi ise öncelikli olarak kuruluğunun hangi sebepten kaynaklandığına göre değişiklik gösterir. Sakız çiğnemek, sürekli sıvı ve özellikle de su tüketimi, ağız içi hijyenin sağlanması, ilaç kullanımının kontrollü hale gelmesi ya da bırakılması, basit tedavi yöntemleridir. Bunların yanı sıra özel spreyler, salgı bezlerinin çalışmasını tetikleyen ilaçlar ve benzeri tedavi yöntemleri de uygulanabiliyor. Ancak cerrahi girişim ile uygulanabilen herhangi bir tedaviye, dil damak kuruluğunda gerek görülmemektedir.

Damak Sarkması

Üst solunum yollarında çeşitli problemlere yol açabilen damak sarkması, özellikle horlama rahatsızlığına sebep olduğu için sıkça karşılaşılan bir durumdur. Horlama gibi basit bir belirti ile kendini gösterebilen damak sarkması, tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına da yol açabilir. Damağın sarkması ile ağzın iç bölümünde yer alan küçük dilin üstlendiği görevin tam olarak gerçekleşmemesi olarak da tanımlanabilen damak sarkması, küçük dilde sarkmalar, fiziksel olarak büyüme gibi etkiler gösterebilir. Küçük dilin önemli bir göreve sahip olduğu da bu noktada eklenmelidir. Küçük dilin iki yanında yer alan yumuşak dokudan oluşan damak kasları, küçük dilin yukarı ve aşağı hareket etmesini sağlar. Yükselen küçük dil buruna giden kanalları kapatır. Küçük dilin aşağı doğru hareket etmesi ise yemek borusu kısmının kapanmasına sebep olur. Bu iki yönlü hareket, herhangi bir şey yendiğinde besinlerin soluk borusuna kaçmasını engeller ve dolayısı ile de düzgün nefes alıp vermeyi sağlar. Damak sarkması anomalisinde de küçük dil sarktığından, söz konusu durumda problemler çıkabiliyor. klinik müdahaleler ile damak ve küçük dil arasında yer alan yumuşak dokunun sıkıştırılmakta ve bu yönde bir tedavi uygulanabilmektedir. Damak dokularında meydana gelen sarkma, hasta açısından ciddi sağlık sorunlarına sebep oluyorsa, klinik müdahalelerin etki süresi beklenmeksizin cerrahi bir müdahale ile sarkma düzeltilebilir.

Üst Damakta Diş Çıkması

Genetik faktörler dolayısı ile ya da ağız ve diş bakımsızlığından kaynaklanan durumlarda meydana gelen üst damakta diş çıkması, yaşam konforunu olumsuz etkileyen anomalilerden biridir. Diş ve diş yapısı kendi kendini tedavi edebilen bir yapıya sahip olmadığı için tedavi erken başlanmalı ve bu yönde de etkili bir sonuç elde etmek için gerekli uygulamalar tamamlanmalıdır. Tedavi kapsamında ilk olarak üst damakta diş çıkması sorunu için diş çektirme uygulamasının yapılmaması gerektiğini söylemek mümkün. Dişin çekilmesi sonucunda çekilen bölgede kötü bir görüntü elde edilecek ve bunun yanı sıra ileri zamanlarda da birtakım sorunların meydana gelme ihtimali artacaktır. Tamamı ile diş hizasından ayrı ve damak bölgesinin gerilerinde oluşan bir diş için hekim kontrolü ve onayı ile diş çektirme uygulaması yapılabiliyor. Süt dişlerinin normal yaşında düşmesini beklemek yerine erken yıllarda bu dişlerin çekilmesi, ileride diş yapısının yamuk olmasına ve bunun yanı sıra üst damakta diş çıkmasına sebep olabilmekte. Dolayısı ile süt dişlerinin kendi kendine çıkmasını beklemek bu açıdan önemlidir. Üst damakta diş çıkması durumu ile karşılaşıldığında ortodonti servisinde muayene olmak gerekir. Bu muayene kapsamında yapılacak tetkik ve teşhisler ile anomalinin hangi türde ve hangi boyutta olduğu tespit edilir ve uygun tedavi yöntemi ile de tedavi başlatılır. Bazı durumlarda cerrahi girişim, bazı durumlarda tel tedavisi ve bazı durumlarda da diş çekme uygulaması ile üst damakta diş çıkması sorunu giderilebiliyor.

Bebeklerde Damak Düşmesi

Yeni doğan bebeklerde görülen bir anomali olan damak düşmesi, sıkça karşılaşılan bir durumdur. Yeni doğan bebekler, ilk seferde anne memesini tutmakta zorlanır. Bebekler, anne memesini tutmaya çalışırken damakları düşebilir. Çok ciddi ve tedavisi mümkün olmayan bir durum olmamakla beraber, kolay bir tedavi süreci ile anomalinin düzeltilmesi mümkündür. Bebeğin damağının düştüğü, meme emerken çeşitli sesler çıkarmasından ya da anne sütünün bebeğin ağzından çıkmasından anlaşılabiliyor. Damak düşmesinin tedavisi için herhangi bir cerrahi müdahaleye de gerek yoktur. Hekim, bebeğin damağını baş parmağıyla yukarı doğru ittirip damağı yerine oturtabilir. Herhangi bir ilaç ya da diğer bir tedavi yöntemi bu noktada önerilmiyor. Bebeklerde ilk 6 -7 ay içerisinde görülen bu anomali, her bebekte görülen bir durum da değildir.

Damak Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır?

Birçok farklı anomalinin tedavi edilmesi amacı ile uygulanan damak ameliyatı, genellikle bebeklerde görülen damak yarığı anomalisi için uygulanan bir cerrahi tedavi yöntemidir. Bebeklerde normalde damak kenarları ayrı şekilde gelişerek daha sonra birleşiyor. Ancak birleşmenin gerçekleşmediği durumlarda damak yarığı sorunu meydana gelebiliyor. Damak yarığı, çeşitli faktörler sebebi ile oluşabilmekte. Her ne kadar genetik faktörlerin ana etken oluşturduğu düşünülse de, gebelik esnasında kullanılan ilaçlar, çevresel faktörler, çeşitli hastalıklar ve bunların yanı sıra akraba evlilikleri gibi faktörler de yine damak yarığının oluşumunda etkili olan faktörlerden diğerleridir. Anne ve babada damak yarığı bulunuyor ya da daha önce oluşmuş ve tedavi edilmişse, bebekte damak yarığı oluşumu ihtimali daha yüksektir. Söz konusu durumda bebeğe damak ameliyatı uygulanması, tedavinin giderilebilmesi için esastır. Damak ameliyatı ile tedavinin sağlanmadığı hallerde ise konuşma bozukluğu ve ayrıca beslenme zorluğu gibi durumlar ortaya çıkabiliyor. Bebeklerde 3 aylıktan sonraki dönemlerde uygulanabilen damak ameliyatı, birçok farklı etken göz önüne alınarak 12 aylık oluncaya kadar uygulanabilmekte. Bunun sebebi ise bebeğin anestezi alması için gereken gelişimi göstermesini beklemektir. Damak ameliyatı esnasında damak yarığı kenarlarından kesi yapılmakta ve yan dokular birleştirilmektedir. Bu işlem sayesinde damakta bir bütünlük elde edilir. Aynı zamanda damak kasları da onarılarak sorunun tekrarlaması durumu da bu ameliyat ile engelleniyor. Dolayısı ile konuşma bozukluğu ve beslenmede zorluklar görülmesi ihtimali de ortadan kalmaktadır.

Kimler Damak Ameliyatı Olabilir? Damak Ameliyatı İçin Uygun muyum?

Damak ameliyatı olmak için öncelikli olarak anestezi için gerekli olan şartların sağlanması gerekir. Dolayısı ile de bebekler için ilk üç aylık gelişim döneminin geride bırakılması, bu ameliyat için esas olarak gösteriliyor. Bunun yanı sıra damak anomalisinin ileri boyutlara ulaşmaması ve tedavisinin mümkün olmayacağı duruma gelmemesi için de ameliyat için erken bir tarihin sağlanması da bir diğer esastır. Bu bakımdan da yine özellikle bebeklerde bir yaşına kadar olan süre içerisinde damak ameliyatının uygulanması gerektiği görüşü hakimdir. Damak ameliyatı için uygun olmayan hastalar ise diğer sağlık sorunları neticesinde ciddi ilaç tedavisi alan ya da çeşitli rahatsızlıklar sebebi ile ameliyata uygun olmayan hastalar olarak karşımıza çıkmakta. Bu tip durumlarda ise ilaç tedavisine ara verilerek değerlerin normale dönmesi üzerine ameliyatın yapılabildiğini ve bunun yanı sıra ameliyat ve diğer çeşitli tedavilerin de tamamlanmasının beklenebildiğini söylemek mümkün.

Estetik Amaçlı Damak Ameliyatı

Estetik amacı ile uygulanan ve aynı zamanda çeşitli anomalilerin giderilmesi için uygulanan damak ameliyatında, en çok görülen durum yarık dudak damak anomalisidir. Bu anomalinin görülmesi halinde doğumun ilk haftasında bebek beslenme ve burun damak moldingi açısından değerlendirilmekte ve tecrübeli ortodonti uzmanları tarafından da bir protez hazırlanır. Çocuk hastalıkları, KBB uzmanları tarafından da üçüncü aya kadar beslenme, işitme ve akciğer sorunları değerlendirilerek tedavi edilmektedir. Genel gelişimin uygun olması halinde üçüncü ayda dudak yarığı onarımı yapılabiliyor. Altı ve on iki aylık dönem arasında damak yarığı onarımının yapılması gerektiği görüşü, genel kanaat olarak karşımıza çıkmakta. On sekizinci aydan beşinci yaşa kadar konuşma terapisi ortofonist takibinde yapılmaktadır. Bu dönem içerisinde damakta veya diş kemiğinde komplikasyon olarak oluşan fistüller de cerrahi müdahaleler ile onarılabiliyor. Ameliyat genel anestezi ile uygulanıyor. Gelişimi ve kilosu uygun olan bebekler ameliyat edilmekte ve bu yönde onarım yapılmakta. Uygun değerler ise hemoglobin için 10 mg/dl, kilo için 4,5 – 5 kg olarak karşımıza çıkmakta. Dudak yarığı ameliyatı için çok sayıda teknik bulunuyor. Plastik ve rekonstrüktif cerrah, bu noktada kişisel tecrübesi ve vakalarda elde edilen başarı oranına göre tekniği belirlemektedir. En çok kullanılan yöntem ise Millard’ın onarım tekniği olarak karşımıza çıkıyor. Onarımlar özet olarak üç planda yapılmakta. Ağız içi derisi onarımı, kas onarımı ve bunların yanı sıra deri onarımı şeklindedir. Millard’ın tekniği kapsamında yarık kenarlarında yer alan kas, deri ve mukoza bir bütün şeklinde karşılıklı rotasyon ve ilerletme yöntemleri ile onarılırlar. Ameliyat yaklaşık ve ortalama olarak 1 – 2 saat sürmekte ve hastanede kalma süresi de yine ortalama olarak 1 gün olarak belirlenmekte. İyileşme süresi için öngörülen süre ise 10 gündür. Dudakta meydana gelen ameliyat izi, daha doğrusu birleşme yerinde oluşacak olan iz, hayat boyu kaybolmamakta ve bunun yanı sıra küçük ve ciddi bir estetik sorun ortaya çıkarmayacak boyutta sürekli görülmektedir.

Damak Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer?

Damak ameliyatı, çeşitli yöntemler ile yapılan ve alanında uzmanlık, deneyim ve birikim gerektiren bir ameliyat türüdür. Söz konusu cerrahi müdahale, plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanlık alanı dahilinde uygulanır.

Damak Ameliyatının Yapılacağı Hastane Şartları

Damak ameliyatı, anestezi uygulanarak profesyonel tıbbi cihazlar ve ekipmanlar eşliğinde, alanında uzman cerrahlar ve ekipleri tarafından uygulanıyor. Dolayısı ile de tam teşekküllü bir sağlık kuruluşunda, söz konusu ameliyatın uygulanabileceğini söylemek mümkündür.

Refakatçi Gerekir mi?

Damak ameliyatı, genellikle bebeklere uygulandığından refakatçi gereksinimi de kaçınılmaz olmaktadır. Ameliyat ekibi dahilindeki hemşire ve diğer yardımcı görevliler de hastanın refakati ile sorumludurlar.

Anestezi Gerekir mi?

Damak ameliyatı genel ya da lokal anestezi altında uygulanabilen bir ameliyattır. Dolayısı ile bu cerrahi girişim için anestezi gerekiyor.

Ameliyatta Kullanılan Cihazlar

Ameliyatta, tıbbi ekipmanlar kapsamında neşter, ameliyat ipleri, bazı durumlarda cilt sökücü makas ve benzeri tıbbi cihazlar kullanılıyor.

Damak Ameliyatı İstatistikleri ve Başarı Oranları

Türkiye’de doğan 700 bebekten biri dudak damak yarığı ile dünyaya gelmektedir. Aynı zamanda yine ülkemizde her yıl 1500 bebeğin dudak damak yarığı anomalisi ile dünyaya geldiği biliniyor. Bu istatistikler kapsamında tedavi edilen bebek sayısı ise son derece yüksek bir oranda. Dudak damak yarığı anomalisine sahip olan bebeklerin yüzde doksan yedilik bir kısmı, ilgili tedavi dönemleri içerisinde tedavi edilmektedir.

Damak Ameliyatı Fiyatları

Damak ameliyatı, Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki sağlık güvenceleri dahilinde karşılanan ve devlet hastanelerinde uygulanabilen bir tedavidir. Dolayısı ile de herhangi bir sağlık güvencesine sahip olan bireyler ve çocukları, ilgili şartlar dahilinde devlet hastanesinde sadece muayene ücreti ve kısmi ameliyat ücreti dahilinde damak ameliyatı tedavisi olabiliyor. Bunun yanı sıra özel hastanelerde de damak ameliyatı yapılabilmekte. Özel hastanelerde ise damak ameliyatı için belirlenen ücretler değişiklik gösterebiliyor. Muayene ücreti, tetkik ve teşhis ücreti, ameliyat ücreti ile diğer ek ücretler ile birlikte, özel hastanelerdeki masrafın daha yüksek olduğunu da söylemek mümkündür.

Damak Ameliyatı Öncesi

Ameliyattan önce, birçok farklı işlem yapılmaktadır. Tetkik ve teşhis aşamaları kapsamında damakta bulunan anomalinin boyutu ve türü saptanmakta ve bunun yanı sıra hasta için alınması gereken önlemler de alınmaktadır. Ayrıca yine hasta için dikkat edilmesi gereken diğer birtakım hususlar da mevcuttur.

Tetkikler

Ameliyatın uygulanması için gerekli prosedürlerin başında, tetkikler aracılığı ile anomalinin tam teşhisinin uygulanmasıdır. Bunun için çeşitli tetkiklerin uygulandığı da biliniyor.

Görüntüleme Testleri

Hastanın ağız içi yapısı ve damak yapısını detaylı şekilde inceleyebilmek ve bu yönde anomalinin teşhisini yapabilmek için bilgisayarlı ya da diğer özel görüntüleme testleri kullanılabilmekte.

Röntgen

Damak ve diş yapısının panoramik ya da diğer türdeki görünümlerini inceleyebilmek adına uygulanan tetkik, röntgendir. Bu test sonucunda ağız içi yapısını ve damak yapısını detaylı şekilde incelemek mümkün.

Kanser Vakaları İçin Biyopsi

Sert damak kanseri vakaları ya da diğer kanser vakaları kapsamında, kanserin boyutu, türü, evresi ve diğer etkenlerini tespit edebilmek amacı ile biyopsi işlemi uygulanır. Biyopsi işleminde, kanserli dokudan küçük bir parça alınır ve bu yönde de patolojik bir inceleme yapılır. Patoloji servisinde yapılan incelemeden sonra, kanserin tüm etkenleri netleştirilerek hastaya ne tür bir tedavi uygulanacağı yönünde karar verilir. Dolayısı ile de kanserli vakalar için biyopsi işleminin büyük bir öneme sahip olduğu da bilinmekte.

Anestezi Kontrolü

Anestezi uzmanı tarafından uygulanan bu testte, hastanın genel ve lokal anesteziye uygunluğu test edilmektedir. Hastanın anesteziye uygun olmaması halinde uygulanacak olan anestezi, ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Dolayısı ile bu testin de, ameliyat öncesinde büyük bir öneme sahip olduğunu belirtmek mümkün.

Kan Testi

Hastanın kan değerleri ve genel sağlık durumunun kan üzerinden ölçülebilmesi için, uygun miktarda kan alınmakta ve bu yönde de bir test uygulanmakta. Kan testi sonuçları doğrultusunda hastanın ameliyatı için yine bir karar verilmekte ve bu yönde cerrahi aşamaya geçilmektedir.

İdrar Testi

Özellikle bebeklerin idrarları, sağlık durumlarının kontrol edilebildiği bir ölçüt olabildiği için ameliyat öncesinde idrar tahlili de istenebiliyor.

Diğer Rutin Testler

Söz edilen bu testlerin yanı sıra, hasta için fiziki bir muayene ve benzeri tetkikler de uygulanabiliyor. Bu noktada uzman hekimin elde edeceği bilgiler, tedavinin seyri ve sonucu açısından oldukça etkili olabiliyor.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Kullanımı

Kanser ve benzeri damak anomalisi vakalarında, ameliyattan önce kesinlikle sigara tüketimi için yasak konuluyor. Ayrıca ağız içi sağlığı ve bakımı konusunda sigaranın verdiği olumsuz etki sonucunda, tüm ameliyatlardan önce sigara kullanımı konusunda ilgili uyarıların yapıldığı da bilinmekte. Bunun yanı sıra, yine alkolün verdiği zararlı etki dolayısı ile aynı durumun alkol kullanımında da geçerli olduğunu söyleyebiliriz.

Kullanılan İlaçların Hekim ile Paylaşılması

Ameliyat öncesinde kullanılan ilaçların büyük bir önemi vardır. Bunun sebebi ise birtakım ilaçların, kanı sulandırıcı etkiye sahip olmasıdır. Dolayısı ile ameliyattan önce, hastanın kullandığı ilaçların, hekim ile eksiksiz bir şekilde paylaşılması ve bu yönde de ilgili incelemelerin yapılması gerekiyor. Eğer kan sulandırıcı veya benzer bir etkiye sahip olan herhangi bir ilacın kullanımı söz konusu ise, hastanın bu ilaçlara bir müddet ara vermesine karar verilebilmekte.

Ameliyata Hazırlık

Tetkik ve teşhis aşamaları tamamlandıktan sonra, hastanın, hastanenin ve ameliyat ekibinin gerekli hazırlıkları yapması sağlanmaktadır.

Ameliyathanenin Hazırlanması

Ameliyat için öncelikle steril ve tüm ameliyat ekipmanının hazır ve steril şekilde bulunacağı bir ameliyathane ortamının hazırlanması, ilgili çalışanların marifetleri ile sağlanıyor.

Ameliyat Ekibinin Hazırlanması

Ameliyat ekibi, ameliyat tarihinde hazır olarak hastanede, ameliyat öncesinde hazır olarak ameliyathanede bulunmak zorundadır. Tüm hazırlıkların tam olarak yapıldığı yönünde bir inceleme yapılmakta ve bu aşamadan sonra da ameliyat, yöneten uzman tarafından başlatılıyor.

Hastanın Hazırlanması

Hasta, normal yataklı servislerde ameliyat için hazırlanmakta, damar yolu açılmakta ve diğer uygulamalar da tamamlanarak ameliyathaneye sevk için hazırlanmaktadır. Ameliyathaneye intikal edilmesi ile birlikte, ameliyat ekibinin kontrolü sonrasında ameliyat başlatılıyor.

Ameliyat Yönteminin ve Planının Belirlenmesi

Ameliyatın tarihini belirlemeden önce, ameliyat yöntemi, tarihi ve süreci hakkında detaylı bir plan hazırlanmakta ve bu plan doğrultusunda tedavi süreci başlatılmaktadır.

Hasta ile Mutabakat ve Bilgilendirme

Hastaya uygulanacak olan cerrahi girişimin tüm detayları, ameliyat planı ve diğer bilgiler, açık ve doğru şekilde hastaya iletilmekte ve bu yönde de hasta ile ya da hastanın velileri ile bir mutabakata varılmaktadır.

Beslenme ve Diyet

Ameliyat öncesinde beslenme ve diyetin önemli bir yeri vardır. Bu noktada genellikle ameliyattan 10 saat önce başlayan bir diyetin uygulandığı biliniyor. Son 10 saat içerisinde herhangi bir sıvı ya da katı gıdanın, genellikle alınması yasaktır. Aksi takdirde anestezi esnasında birtakım sorunlar meydana gelebiliyor. Bunun yanı sıra, sıvı gıda alımı sonucunda hastaya sonda uygulaması yapılabilmekte ve bu uygulama da ameliyat sonrasında ciddi ağrı ve sızı oluşturabilmektedir.

Damak Ameliyatı Sonrası

Damak ameliyatı sonrasında iyileşme süreci ortalama bir süre içerisinde tamamlanabilmektedir. Ancak bu süreçte dikkat edilmesi gereken bazı hususlar ve yapılması gereken bazı uygulamalar bulunuyor.

Ameliyat Günü

Ameliyat olduktan hemen sonra, uzman hekim tarafından ilgili kontroller yapılmakta ve hasta müşahede altına alınmaktadır. Müşahede süresi boyunca çeşitli ağrılar ve şikayetler oluşabilmekte ve bu süre içerisinde birtakım uygulamalar yapılmaktadır.

Ağrı

Özellikle damak ve yutak bölgelerinde ağrı görülmesi normaldir. Anestezi etkisinin geçmesinden sonra şiddetlenebilen ağrılar için kontrollü ağrı kesici uygulaması yapılabiliyor.

Ayağa Kalkma

Gün içerisinde hasta tamamen kendine gelebilmekte ve ayağa kalkabilmektedir. Ancak zorlanma ve yorulma gibi durumların oluşmaması için hastaya bu tür aktiviteleri yapmaması gerektiği yönünde uyarılar yapılır.

Pansuman – Kontrol

Ameliyat sonrasında uzman hekim talimatı ile ilgili hemşire veya sağlık görevlileri tarafından ameliyat bölgesine pansuman yapılmakta ve sık sık yapılan pansumanın kontrolü gerçekleşmektedir.

Yardımcı Materyal Kullanımı

Damak ameliyatı sonrasında pansuman gereçleri haricinde herhangi bir yardımcı materyal kullanımı genellikle söz konusu değildir.

İlaç Kullanımı

Ameliyat günü antibiyotik, ağrı kesici ve uzman hekimin kararı ile diğer birtakım ilaçların kullanılması gereklidir. İyileşme sürecinin sağlıklı ilerlemesi ve hastanın şikayetlerinin azalması için ilaç kullanımının büyük bir önem arz ettiğini de söyleyebiliriz.

Beslenme ve Diyet

Ameliyat günü doktor kararıyla beslenme uygulanır. Genellikle ameliyat günü tamamlanana kadar sıvı yiyecekler, pipet yardımı ile tüketilmekte. Bunun yanı sıra sadece serum ile beslenmenin uygulandığı durumlar da söz konusudur.

Gözetim Süresi

Ameliyat türüne ve boyutuna göre değişiklik gösteren gözetim süresi, 1 gün ila 3 gün arasında değişiyor. Kanser vakalarında bu süre çok daha uzun olabilmekte.

Riskler, Yan Etkiler, Komplikasyonlar

Hemen hemen her ameliyatta olduğu gibi damak ameliyatında da birtakım yan etkilerin ve risklerin söz konusu olduğu biliniyor.

Enfeksiyon

Hastanın gözetim süresi tamamlandıktan sonra steril ortamda kalması gerektiği, ilgili kişilere iletiliyor. Olası herhangi bir mikrop kapma halinde ya da ameliyat bölgesinde meydana gelebilecek bir tür komplikasyon halinde enfeksiyon oluşabiliyor. Enfeksiyon oluşması halinde antibiyotik tedavisi yapılmakta ve hasta tekrar gözetim altına alınabilmekte.

Kanama

Ameliyat bölgesinde oluşabilecek herhangi bir tahriş veya benzeri bir halde, kanama gerçekleşebilir. Bunun yanı sıra ameliyat esnasında uygulanan dikişler ve birleştirme uygulamaları kapsamında oluşan yaralar üzerinde de birtakım kanamaların olabileceğini söyleyebiliriz. Bu durumlarda acilen uzman hekimin kontrolüne başvurmak ve bu yönde ilgili tedaviye başlamak gerekir.

Şişlikler

Yanaklarda, damakta, yutak bölgesinde ve boğazda çeşitli boyutlarda şişlikler görülmesi, iyileşme sürecinde normal olarak ele alınıyor. Ancak ileri boyutta bir şişlik meydana geldiğinde yine doktor kontrolüne başvurulmalı ve ilgili incelemeler yapılmalıdır.

Ödem

Ameliyat bölgesinde veya yakın bölgelerde oluşabilecek ödemler, iyileşme sürecinde normal karşılanıyor. Çeşitli yöntemlerle, oluşan ödemlerin tedavisi de gerçekleştirilmekte.

Kızarıklıklar

Özellikle ağız içi bölgesinde, ameliyata bağlı gelişen birtakım kızarıklıkların oluşması normaldir. Zamanla kendi kendine iyileşebilen kızarıklıklar için herhangi ek bir tedavi gerekmez.

Kan Birikimi

Ameliyat bölgesinde ya da çevresinde oluşabilecek bir tıkanma üzerine kan birikimi komplikasyonu görülebiliyor. Hekim kontrolü ile incelenen kan birikimi için gerekli müdahale de yapılabilmekte.

Kan Pıhtılaşması

Ameliyat sonucu oluşan yarada, kan pıhtılaşması görülebiliyor. Bu durum da yine kendiliğinden düzelen komplikasyonlardan biri olarak karşımıza çıkmakta.

Alerjik Reaksiyonlar

Ameliyat esnasında kullanılan maddelere ya da materyallerde bulunan maddelere alerjisi olan bireylerde, alerjik reaksiyonlar görülebiliyor. Bu tip vakalarda alerji ilaçları, uygun görüldüğü takdirde kullanılabiliyor.

Anestezi Komplikasyonları

Anestezi ile uygulanan bir cerrahi müdahale olduğundan, damak ameliyatı sonrasında da anesteziye bağlı olarak gelişen uyuşma, baş ağrısı ve diğer benzeri komplikasyonlar, geçici olarak görülebiliyor. Bazı uç durumlarda ise anesteziye bağlı komplikasyonlar, kalıcı olarak görülebilmekte ve bu yönde de tedavi süreçleri başlatılabilmektedir.

Solunum Sorunları

Damak, direkt olarak ağız içi solunum yolunun bir parçası olduğu için solunum esnasında birtakım sorunlar meydana gelebilir. Özellikle de yutak kısmının etkilenmesi sonucu, uyku esnasında horlama ve benzeri durumlar ortaya çıkabiliyor.

Akciğer Komplikasyonları

Solunumun olumsuz etkilenmesi sonucu, akciğerde birtakım enfeksiyon ve benzeri komplikasyonlar gelişebilmekte. Bu durumda da yine ilgili teşhisler sonucu uygun tedavi uygulanarak, ciddi bir boyuta ulaşması engellenebiliyor.

Tahrişten Yırtılmalar

Özellikle beslenme noktasında katı gıdaların ve sert gıdaların tüketilmesi sonucu, damak bölgesinde tahriş meydana gelebilir ve bundan doğan tahriş sonucu yırtılmalar oluşabilir. Bunun önlenmesi için doktor tavsiyesi yönünde beslenme ve diyet programına uymak gerekiyor.

Fistül Gelişimi

Beslenme sorunları ve solunum sorunları neticesinde oluşabilen fistüller de diğer bir komplikasyon türü olarak karşımıza çıkıyor. Bu sorunun baş göstermesi halinde de uzman hekim incelemesi ile uygun tedavi yöntemi, ek olarak uygulanabilmekte ve bu yönde komplikasyonun yol açtığı sorunlar giderilebilmektedir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyattan sonra çeşitli hususlara dikkat etmek, iyileşme sürecini olumlu etkileyeceği gibi şikayetleri de azaltacak ve yaşam konforunu artıracaktır. Bunun yanı sıra oluşabilecek herhangi bir komplikasyona mahal vermemek için ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler konusunda tam uyumum gösterilmesi tavsiye ediliyor.

Ağız İçi Hijyen

Ameliyat sonrasında ağız içi hijyenin, ilgili temizlik ve bakım ürünleri ile sağlanması gerekir. Bu noktada hekim kontrolünde ve tavsiyesinde hareket etmenin daha uygun olacağını da söylemek gerekir.

Sıcak Soğuk Teması

Özellikle ilk günlerde ve iyileşme sürecinin tamamlanmasından önce, aşırı sıcak ve aşırı soğuk gıdaları ve sıvıları tüketmemek gerekiyor. Sıcak ve soğuk teması, yara bölgesinde enfeksiyona ve diğer çeşitli sorunlara sebep olabilmekte.

Konuşma

İlk günlerde konuşmada zorlanmalar yaşanmakta ve bu zorlanmalar da doğal olarak karşılanmaktadır. İyileşme süreci tamamlanana dek yorulmamak için ve damak bölgesinde çeşitli komplikasyonların oluşmaması için asgari düzeyde konuşmanın da uygun olacağı kanaati hakim.

İlaç Kullanımı

Ameliyat sonrasında kullanılması için aktarılan ilaçların tümü, zamanında ve uygun şartlarda kullanılmalıdır. Ameliyat kadar, ameliyattan sonra kullanılan ilaçların etkisi ve sürekliliği de iyileşme sürecini ve sonrasındaki kalıcı etkiyi etkilemektedir.

Dikişler

Dikişler, alınıncaya dek korunmalı, kurcalanmamalı ve herhangi bir temastan da kaçınılmalıdır. Hekim kontrolünde alınan dikişlere herhangi bir zarar gelmesi sonucu yaranın iyileşmesi gecikmekte ve dolayısı ile tedavi süreci de aksamaktadır.

Ameliyat Sonrası Beslenme ve Diyet

Ameliyattan hemen sonra, direkt olarak sıvı beslenme ile beslenme sağlanıyor. İlk 3 gün ila 5 gün arasında süren sıvı beslenme sonrasında, hekim kontrolü yapılmakta ve ardından yumuşak yapıya sahip olan bazı katı gıdalara izin verilebilmektedir. Bu aşamadan sonra da iyileşmenin gözle görülür hale gelmesi, katı gıdaların tüketimi için izin verilebileceği anlamına geliyor. Tüm bu süreçte doktor kontrolü ve doktor kararı, beslenme ve diyet için esas alınacak tek ölçüt olarak bilinmelidir.

Doktor Kontrolleri

Ameliyattan hemen sonra yapılacak doktor kontrolü ve gözetim süresinin tamamlanması için yapılacak kontrol sonrasında, ilk ay içerisinde her hafta düzenli olarak kontroller yapılmakta. İlk aydan sonra periyodik olarak ayda bir ve toplamda altı ay boyunca doktor kontrollerinin yapılabileceği de biliniyor.

İyileşme Süreci

Genel olarak ilk hafta sonunda ağrıların ve ciddi şikayetlerin sona erdiğini ve ikinci hafta sona erdiğinde ise günlük hayata devam edilebileceğini belirtebiliriz. Bunun yanı sıra tam iyileşmenin ve tam etkinin elde edilmesinin ortalama olarak 2 ila 6 ay arasında sürebileceği bilinmekte.

Damak Ameliyatı Sık Sorulan Sorular

Damak Ameliyatı Zor Bir Ameliyat mıdır?

Damak ameliyatı, genel anlamı itibarıyla kolay bir ameliyattır. Bunun anlamı, sert damak kanseri ve benzeri ciddi hastalıklar için uygulanan ameliyatlar haricinde, damak yapısı bozukluğu için uygulanan ameliyatların kolay olduğudur. Bu bağlamda damak ameliyatının ciddi bir risk taşımadığını ve ilgili koşullara uyulması halinde de rahat bir tedavi ve iyileşme sürecinin söz konusu olduğunu ekleyebiliriz.

Estetik Amacı ile Yapılan Damak Ameliyatında Hangi Yöntem Uygulanır?

Yarık dudak damak anomalisi halinde uygulanabilen çeşitli ameliyat yöntemleri bulunuyor. Bunlar arasında en çok kullanılan ameliyat yöntemi ise Millard onarım yöntemi olarak karşımıza çıkmakta. Millard yöntemi haricinde diğer tıbbi literatürde eski sıfatı taşıyan yöntemler de hali hazırda nadiren de olsa uygulanabiliyor.

Damak Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Ortalama olarak bir damak ameliyatı 1,5 ila 2 saat arasında sürmektedir. Bu süre, bazı faktörlere bağlı olarak değişebiliyor.

Damak Ameliyatı Ağrılı Bir Ameliyat mıdır? Ağrılar Ne Zaman Geçer?

Her ameliyat gibi, damak ameliyatı da birtakım ağrı ve sancılara sebebiyet vermekte. Bu ağrılar, genel olarak ortalama bir hafta sonunda geçmekte ve bu bir haftalık süre içerisinde de şiddetli ağrıların görülmesi halinde çeşitli ağrı kesici tedaviler uygulanabilmektedir.

Ameliyat Sonrası İstirahat Raporu Verilir mi? İşe Ne Zaman Dönebilirim?

Ameliyat türüne göre değişen iyileşme süreçleri kapsamında, verilecek raporun süresi de değişebiliyor. Özellikle sert damak kanseri vakalarında yapılan ameliyatlar sonrasında, uzun bir süre iş göremez raporu verilebiliyor. Bunun yanı sıra üst damakta diş çıkması gibi vakalarda uygulanan tedaviler sonrasında da hekim kanaatine göre istirahat raporu verilebilir veya verilmeyebilir.

En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mı?

Damak ameliyatının genel anlamı itibarı ile plastik ve rekonstrüktif cerrahi alanında uygulanan bir ameliyat olması, bu kapsamda elde edilen tecrübenin de önemli olduğunu gösterir. Dolayısı ile de alanında uzman, tecrübeli ve birikimli olan cerrah hekimlerin, söz konusu ameliyat için daha yüksek başarı oranlarına sahip oldukları söylenebilir.

Ameliyat Sonucu Kişiden Kişiye Göre Değişir mi?

Yapılan damak ameliyatı, damak düşmesi, damak yarığı ve benzeri bir anomali üzerine yapıldı ise ameliyat sonucu genel olarak kişiden kişiye göre değişmemekte. Hekim kabiliyetinin sabit tutulduğu istatistiklerde, damak ameliyatlarının başarı oranları oldukça yüksektir. Ancak kanser ya da benzeri vakalarda söz konusu olan durum farklı olabilir. Bu noktada kanserin evresi, boyutu ve yayılma durumları gibi etkenler, ameliyat sonucunun kişiden kişiye göre değişmesine sebep olmakta.

Bebeklere Yapılan Damak Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer?

Bebeklerde genellikle damak yarığı gibi anomaliler görüldüğünden, bu vakaları tedavi eden alan olan plastik ve rekonstrüktif cerrahi alanı söz konusudur.

SGK Damak Ameliyatını Karşılar mı?

Sosyal Güvenlik Kurumu, elzem sağlık ihtiyaçları arasında saydığı damak anomalileri kapsamında uygulanan tedaviler için gerekli olan maliyeti, kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında karşılamaktadır. Dolayısı ile de herhangi bir devlet hastanesinde, muayene ücreti ve diğer ek ücretlerin sadece bir kısmını ödemek sureti ile damak ameliyatı olmak mümkün.

Özel Hastanede mi Devlet Hastanesinde mi Ameliyat Olmalıyım?

Damak ameliyatı, hemen hemen her uzman cerrahın uygulayabileceği ve komplike bir yapıya sahip olmayan bir ameliyat olduğu için özel hastane ya da devlet hastanesi arasında büyük bir fark görülmemektedir.

Ameliyat Sonrası Damak Rahatsızlıkları Tekrarlayabilir mi?

Damak anomalileri, genel anlamda yapısal bozukluklardan oluştuğu için uygulanan tedavi sonrasında tekrar etme ihtimali, çoğu durumda söz konusu değildir. Ancak ameliyat sonrası dikkat edilecek hususlara tam olarak uyulmadığı takdirde oluşabilecek vakalar için bir tekrarlama değil, bir komplikasyon durumunun söz konusu olacağını da eklemek gerekir.

Damak Rahatsızlıklarından Korunmak İçin Neler Yapabilirim?

Damak hastalıkları için öngörülen korunma yöntemlerinin başında, ağız içi hijyen geliyor. Bu bakımdan ağız içi temizlik ürünlerinin ve maddelerinin, güvenilir kaynaklardan temin edilmesi ve bu yönde sürekli ve düzenli olarak bakım ve temizliğin yapılması gerekir. Bunun yanı sıra sigara tüketimi de ağız içi yapısını etkileyeceği için yine damak rahatsızlıklarına sebebiyet verebiliyor. Dolayısı ile sigara tüketimine eğilim göstermemek veya sigarayı bırakmak da yine damak rahatsızlıklarından korunmak için yapılması gereken bir diğer husustur. Alkol ve benzeri diğer zararlı ürünlerin tüketimi de aynı şekilde ağız içi hijyen ve sağlık yapısını bozmakta ve damakta işlevsel ve yapısal bozukluklara yol açabilmektedir. Bu tür ürünlerden uzak durarak ağız içi temizliğin daimi şekilde yapılması, damak rahatsızlıklarının giderilebilmesi için esas yöntemdir.

Ameliyat Ertelenebilir veya İptal Edilebilir mi?

Ameliyatın ertelenmesi veya iptal edilebilmesi için ciddi engellerin söz konusu olması gerekir. Erteleme kararı için ilk olarak hastanın, ameliyathanenin ya da ameliyat ekibinin hazırlığının aksaması gibi etkenlerin söz konusu olabileceğini belirtebiliriz. Bunun yanı sıra ameliyatın iptal edilmesi için verilen karar ise hastanın diğer bir ciddi sağlık sorunundan muzdarip olması veya benzer bir durumun vuku bulması gerekir. Aksi takdirde ameliyat ertelenmemekte veya iptal edilmemektedir.

Damak Ameliyatı Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

Özel hastanelerde uygulanan fiyat tarifesi, ameliyata katılan ekip, ameliyatta kullanılan cihaz ve medikal ürünler, ameliyat öncesi uygulanan tetkikler ve teşhis aşaması ile diğer muayene ve birçok ek uygulamaya göre değişiklik gösteriyor. Dolayısı ile de her hastanenin uyguladığı taban ve tavan ücret tablosu kapsamında, ameliyat için oluşacak maliyetin de değişebildiğini söyleyebiliriz.

Ameliyat Olanlar ile Görüşmeli miyim?

Olacağınız ameliyat türünü, daha önce tecrübe etmiş olan biri ile görüşmek, çoğu durumda işinize yarayabilir. Şikayetlerden veya diğer benzeri durumlardan haberdar olmak yerine, hangi hususlara dikkat edilmeli ve benzeri durumlarda bilgi ve görüş alınmalıdır.

Ameliyat Sonrası Oluşan Şikayetlerde Doktora Başvurmalı mıyım?

İyileşme döneminin tamamlanmasından sonra bile oluşabilen şikayetler için acilen uzman hekime başvurmanız gerekir. Ameliyattan sonraki iyileşme süreci içerisinde oluşan şikayetler için de haliyle acil olarak uzman hekiminiz ile görüşmeli ve şikayet üzerine detaylı bir inceleme başlatmalısınız. İyileşme sürecini ve özellikle iyileşme sonrasındaki ameliyat sonucunu etkileyen şikayetler, bu bakımdan büyük öneme sahiptir.

İlgili Organİlgili Bölüm