Cilt Leke Hastalığı

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün
Cilt Leke Hastalığı
Cilt Leke Hastalığı

Cilt lekesi insan vücudunda en sık karşılaşılan cilt rahatsızlıklarından birisidir. Vücudun herhangi bir bölgesinde yoğunlaşan koyu renkli bu lekelerin estetik kaygılara yol açtığı gerçeği ilgili lekelerin tedavisinde önemli çalışmaların ortaya konmasını sağlamıştır. Oluşumu ile ilgili olarak çok sayıda parametre bulunmasından ötürü tedavisi ile ilgili olarak gerçekleştirilen çalışmalar halen geliştirilmeye devam etmektedir.

Cilt Leke Hastalığı Hakkında

Cilt lekeleri vücudun herhangi bir yerinde oluşabilir ancak sıklıkla yüz, omuz, sırt, kol ve ellerde leke oluşumu görülür. Lekenin oluşumu melanin adı verilen renk pigmentinin bir noktada yoğunlaşması ile ortaya çıkar. Bu noktadaki renk koyuluğu genel olarak etrafındaki ten rengine göre belirlenir. Lekelenme doğuştan olabilir veya sonradan oluşabilir. Bir noktada toplanmış minik birçok leke (lentigo) olabileceği gibi tek bir noktada geniş bir leke oluşumu da söz konusu olabilir. Oldukça çeşitli leke türleri olmakla beraber bunların oluşumunda etkili olan faktörler de birbirinden farklıdır. İyileştirilmeleri sürecinde izlenecek tedavi yönteminin gücü ve şekli leke oluşumunun kaynağı tespit edilerek belirlenmeli ve doğru şekilde takip edilmelidir. Günümüzde özellikle kadınların cilt lekeleri ile yaşadıkları problemler özellikle psikolojik açıdan hassasiyet yaratmasına bağlıdır ve estetik kaygılara dayanır.

Melanin Pigmentinin Vücuttaki İşlevi

Cildimize rengini veren madde melanin pigmentidir. Melanin pigmenti, melanositler içerisinde tirozinaz enzimiyle Dopa’dan sentezleniyor ve sentezlenen melanin melanosomlara depolanmak suretiyle derinin üst tabakasındaki hücrelere taşınmaktadır. Hücreler döküldüğünde buradaki melaninler de dökülmektedir. Bu açıdan bakıldığında melanin pigmentinin aktifleşmesinin çeşitli faktörlere dayalı olduğu da anlaşılır. Melanin yoğunluğunun artışı güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için gerçekleşir. Ultraviyole ışınların cilt ile temasında melanositler melanin pigmenti sentezlemeye başlar ve ciltte bronzlaşma başlar. Bronzlaşan bölgelerde melanin yoğunlaşması vardır ve melaninler UV ışınlarını absorbe etmek suretiyle zararlı etkilerini ortadan kaldırır. Anlaşılacağı üzere lekelenmeye sebep olan durum melaninlerin bir noktada yoğunlaşarak devamlı sentezlenmesi olduğundan leke tedavisinde ilk olarak melanin oluşumunun durdurulması gerekmektedir.

Cildin Nem ve Yağ Dengesi

Cildimiz oldukça kompleks bir yapı olmakla beraber çevresel faktörlerin yarattığı çeşitli etkileri dengeleyen bir organdır. Ter, yağ asidi, amino asitten oluşan derinin üst tabakası vücudun tamamını sarar ve asidik özellik taşır. Sağlıklı bir cildin asidite değeri pH 5.5 olarak ölçümlenir. Bu değer vücudun çeşitli bölgelerinde farklılık gösterebilir; koltuk altı, kasıklar, parmak araları vücudun nemli ve sıklıkla terleyen bölgeleri olduğundan bu alanlarda pH değerinin daha yüksek olduğu saptanır.

Cildin asidite değerinin dengeli kalması ve nem oranının doğru seviyede olması hem rejenerasyon hem de sağlıklı bir görünüm için önemlidir. Bu değeri etkileyen unsurlar ise; etnik köken, hava kirliliği, hava değişimi, kozmetik malzeme kullanımı ve kozmetik uygulamalardır. Asidik yapısı olan cilt anti bakteriyeldir ve fungal (mantar) oluşumuna karşı direnç gösterir. Cildin asit mantosunda bir hasar oluştuğunda ise yağlanma oluşumu başlayarak cildin onarılması sağlanır. Bu nedenle cildin aşırı sık yıkanması, aşırı kimyasal temizleyici kullanımı cildin yağ ve nem dengesini bozacağından cildin onarılması da imkansızlaşır. Sıklıkla karıştırılan bir husus ise cildin nem ve yağ oranıdır. Unutulmamalıdır ki kuru ciltlerde yağlanma olabileceği gibi nemli ciltlerde yağ oranının düşük olabilmesi mümkündür. Ele aldığımız üzere pH değerinin doğru seviyede korunması cildin sağlığı için önemlidir. Eğer bu değer 5.5 sınırının üzerine çıkarsa ciltte hasar meydana gelir ve asit manto görevini doğru bir şekilde yerine getiremez. Yoğun terleyen bölgelerin düzenli olarak temizlenmemesi, yüksek pH değerli temizleyicilerin kullanılması asit mantoya zarar veren başlıca etkenlerdir. Bu tip nem ve yağ dengesini bozan faktörler söz konusu olduğunda ciltte enfeksiyonlar, kızarıklık, akne, alerji meydana gelebilmektedir.

Cilt Lekesi Türleri

Ciltte oluşan koyu lekelenmelerin meydana gelmesinde etkili olan çok sayıda faktör olduğu gibi bu lekelerin de çeşitli türleri vardır. Yüz bölgesinde meydana gelen lekeler, sırtta meydana gelen lekeler ve ellerde meydana gelen lekeler birbirinden farklı nedenlerle ve farklı şekillerde baş gösterebilirler. Leke türünün ve kaynağının doğru tespiti, lekenin giderilmesi için doğru tedavinin izlenebilmesi için önemlidir.

Melazma

Ciltte özellikle yüz bölgesinde meydana gelen koyu renkli lekeler melazma olarak adlandırılır. Geniş bir formda olabilecekleri gibi noktasal olarak alana dağılmış şekilde de görülebilirler. Siyah ve kahverengi tonlu bu lekeler sıklıkla alın, çene, üst dudakta görülmekle beraber vücudun herhangi bir yerinde meydana gelebilir. Melazmalar özellikle esmer ve koyu renkli cilde sahip kadınlarda oluşur. Lekelerin oluşum sebebi melanosit hücreleri ile ilişkilidir. Ortaya çıkmasında temel faktör ortaya konulamamakla birlikte genetik, hormonal, kozmetik ve ultraviyole ışın etkisi parametreler arasında yer almakta. Epidermal, dermal, karma ve tanımlanmamış tip melazmalar bulunur

Sivilce

Akne vulgaris, ciltte meydana gelen dermatozlardır. Sivilce oluşumu cilt gözeneklerinin tıkanması ile yağ bezelerinin oluşmasıyla başlar. İçi irin dolu olan bu bezeler etraflıca kızarıklık gösterir. Büyüklüğü ve yapısı değişkenlik göstermekle beraber sivilceler ciltte leke bırakabilen unsurlardır. Özellikle hormonal değişimlerin yoğun olduğu dönemlerde sivilce oluşumunun aktif olarak gerçekleştiği ortaya konmuştur. Her bireyin hayatının bir döneminde akne sorunu ile karşılaşması söz konusudur ve genel olarak oluşumun nedeni tespit edilememektedir. Sivilce tedavi ile giderilebilen bir rahatsızlık olmasına karşın tedavi sonrasında veya sivilceye temas durumunda ortaya çıkan lekelenmelerin kalıcılığı çok uzun veya ömür boyu sürebilmektedir. Bu nedenle sivilceleri patlatmamak, patlaması durumunda ortaya çıkan sıvıyı çok iyi temizlemek ve bölgeyi hijyenik tutmak çok önemlidir.

Papüller

Papüller, vücutta herhangi bir bölgede oluşabilen çapı bir santimetreden büyük olmayan ve deri boyunun üzerine kadar yükselen şişliklerdir. Deri altında meydana gelen bu tip lezyonların dış görünüşü farklı şekillerde karşımıza çıkar. Papüller epidermisten, dermişten veya her ikisinden kaynaklı olarak belirebilir. Papüllerin şekilleri ve renkleri kişiden kişiye veya oluşuma göre farklılık gösterebilir.

Siyah Nokta

Siyah nokta, ciltte özellikle burun ve etrafındaki bölgede meydana gelen küçük oluşumlardır. Cilt altındaki bezlerden salgılanan yağın cilt yüzeyindeki ölü deriyle ve kirle birleşmesinden meydana gelen siyah noktalar belirginlik kazanmaya başladıkça rahatsız edici bir görüntüye neden olurlar. Patolojik bir durum olmamakla birlikte kolayca tedavi edilebilmesi mümkündür. Her yaştan kişide meydana gelebilecek olan siyah noktaların artışı cilt yüzeyindeki yağlanmaya bağlıdır ancak siyah noktayı engellemek adına aşırı temizleme uygulamaları cildin yağ dengesine zarar verebileceğinden hassas bir şekilde temizlenmesi gerekir. Bu anlamda siyah noktayı giderebilmek için kimyasal kullanmak yerine doğal yollara başvurulabilir. Siyah noktaların yoğun olduğu bölgelere buhar uygulaması yapılarak gözenekler genişletildikten sonra yumuşak bir temizleyici ile siyah noktalardan kurtulabilmek mümkün.

Nodül

Nodüller, vücudun herhangi bir bölgesinde meydana gelebilen şişliklerdir. Genel olarak tiroit bezinden tiroksin hormonunun fazla üretilmesi nodül oluşumuna sebep olur. Sıklıkla kadınlarda meydana gelen nodüllerin oluşumu, genetik nedenlerle de meydana gelebilmektedir. Nodülün oluşumu deri altında meydana gelir ve sert bir kitle olarak elle dokunulduğunda hissedilebilir. Bu nedenle tespit edilmesi kolay olan nodüllerin tedavisi için de tespit anını çok fazla geçmeden doktora başvurulması önerilir. Ortaya konulan araştırmalar nodül oluşumu söz konusu olan kişilerde kalp rahatsızlıklarının, kemik yapısında hassaslaşmanın, göz problemlerinin ve ciltte lezyon oluşumunun meydana gelebileceğini kanıtlamıştır. Tedavisi için izlenen yollar 6 aylık süren radyoaktif iyot uygulaması, anti-tiroid ilaçları, beta önleyicileri ve cerrahi yöntemlerdir.

Çil

Özellikle açık tenli kişilerde yüz, omuz ve sırt bölgesinde görülen minik noktasal oluşumlardır. Çok küçük yaşlarda oluşumu gözlemlenebileceği gibi ilerleyen yaşlarda da çiller ile karşılaşmak mümkün. Melanin pigmentinin belirli noktalarda yoğunlaşmasından kaynaklanan bu cilt lekeleri sıklıkla sarımsı ve kahverengi tonlarda belirir. Her türlü cilt tipinde oluşabilen çiller güneş ışığı ve ısı etkisi ile belirginlik kazanır. Güneş ışığı etkisi melanin üretimini ve yoğunlaşmasını arttıracağından çillerin renklerinde koyulaşma ve artış görülebilir. Tedavisi sürecinde özellikle açık tenli kişilerde başarılı sonuçlar görülmekte ancak yine de güneş ışığı etkisi ile çillerin tekrar ortaya çıkabilmesi de söz konusu olabilmektedir.

Güneş Lekesi

Özellikle yaz aylarında güneşlenme veya uzun süre güneş ışığına maruz kalma sebebiyle belirginlik kazanan lekelerdir. Güneşin melanin pigmenti oluşumuna etkisi ve pigmentlerin belirli bir noktada yayılarak yoğunluk göstermesi lekenin oluşumunu tetikler. Güneş ışığına doğrudan maruz kalan el, kol, ense, omuz, alın, çene, yanak ve burunda güneş lekesi oluşumu olabilir. Bu tip lekelerin oluşumu özellikle koyu tenli insanlarda daha yaygın. Güneş lekesinin oluşumu genetik yatkınlıktan da kaynaklanabilir. Bunun dışında güneş lekesi oluşumu gebelik döneminde, doğum kontrol ilacı kullanımında ve kozmetik uygulamalar sebebiyle ortaya çıkabilir. Ayrıca guatr hastalığı olan kişilerde de güneş lekesi oluşumu söz konusu olabiliyor. Tedavisi sürecinde uzman doktor tarafından lekenin derinliği tespit edilir (wood ışığı aracılığıyla) ardından uygulanacak olan tedavi süreci belirlenir. Bu süreç kimyasal peeling, krem, mezoterapi veya lazer tedavisi olarak hastaya sunulur.

Şarap Lekesi

Bu tip leke oluşumu genel olarak doğum öncesinde veya doğum anında meydana gelir. Vücudun herhangi bir bölgesinde ve herhangi bir şekilde oluşabilen şarap lekesi pembe ve mor renk tonu arasında değişen bir renk yapısına sahiptir. Diğer bir adı doğum lekesi olan şarap lekesinin bulunduğu konum ve şekli itibariyle estetik endişelere yol açtığına sıklıkla karşılaşılır bu nedenle de bu tip lekelerin tedavisi için kişiler genelde aceleci davranırlar ancak doğru tedavi yöntemi ve uygulaması için mutlaka bir uzman kontrolünde tedavi süreci izlenmelidir. Çünkü lekenin bulunduğu konum itibariyle izlenecek olan tedavi uygulaması eşleşmeli aksi halde yapılan uygulama sebebi ile farklı komplikasyonların ortaya çıkması mümkün.

Karaciğer Lekesi

Vücudun herhangi bir yerinde oluşabilen ancak sıklıkla çene, üst dudak, alın, omuzlar ve ellerde görülen kahverengi renkli şekilsiz lekelerdir. Çile benzer olarak belirli noktalarda çok sayıda görülebilecekleri gibi dağınık olarak şekilsiz bir biçimde de oluşabilirler. Vücut sağlığına bir etkisi olduğu görülemeyen karaciğer lekesi genel olarak karaciğerdeki yorgunluklar ve rahatsızlıklarla ilişkilendirilir.

Koltuk Altı Kararması

Özellikle kadınların sıklıkla rahatsız duydukları bir durum olan koltuk altı kararması, koltuk altı bölgesinde meydana gelen melanin yoğunlaşmasından dolayı oluşur. Koltuk altı bölgemiz terleme sebebiyle sıklıkla hormonal değişimlerden etkilenen ve asit değeri değişen bir bölge olduğundan melaninlerin bu bölgedeki hareketlilikleri bu bölge bakımsız bırakıldığında farklılaşabilir ve yoğunlaşma nedeniyle kararma söz konusu olabilir. Ayrıca koltuk altı bölgesine yapılan yoğun tıraş işlemi, kalitesiz epilasyon ve ağda uygulamaları kararmayı tetikleyebilir. Genetik olarak da koltuk altı kararmasına yatkınlığın olabileceği ortaya konulmuştur. Kararmalar genel olarak koltuk altı bölgesindeki kırışıklıklarda ve çizgilerde meydana gelerek zamanla bölgede yayılma gösterir. Bu bölgedeki kararmalar ayrıca farklı rahatsızlıklarla da ilişkilendirildiğinden mutlaka bir uzmana başvurarak muayene süreci başlatılmalı ve kararmanın sebebi tespit edilmelidir.

Lentigo

Genel olarak karaciğerden kaynaklandığı yanılgısı ile karşımıza çıkan lentigo yine güneşin etkisiyle meydana gelen lekelerdir. Lentigo, çillere benzer nitelik taşımakla beraber daha geniş, şekilsiz ve koyu tonlu lekelerdir. Özellikle hormonal değişimlerin söz konusu olduğu süreçlerde lentigo oluşumu ile karşılaşılır. Tedavi süreci diğer birçok leke tedavisi ile benzer şekilde ilerler ve vücut sağlığına zarar verecek bir unsur olmazlar.

Tedavi

Cilt lekelerinin tedavisinin gelişmesinde özellikle estetik kaygılar etkili oluyor. Yüzde ve dış çevreye açık olan vücut bölgelerindeki lekeler genel olarak birçok kişinin psikolojik açıdan sorun yaşamasına neden olur; bu nedenle de leke oluşumu fark edildiği anda tedavilerin araştırılmasına odaklanılır. Uzmanlar tedavi sürecini başlatmadan önce lekeye ilişkin muayeneler yaparlar ve lekenin sebebi ve derinliği tespit edilir. Ardından lekenin giderilmesine yönelik hastaya uygun olan tedavi yöntemine başlanır. Bu uygulamalar; krem, PRP, mezoterapi, kryoterapi ve lazer tedavileridir.

Krem

Krem tedavisi ile leke giderme, bölgedeki lekeli noktanın rengini açmaya yönelik olarak gerçekleştirilir. Krem uygulanan bölgede genel olarak soyulma meydana gelir ve bu bölgedeki fazla melaninin dökülmesi hedeflenir. Uygulama yapılan bölgenin bakımı ve hijyeni uygulanan kremin soyucu etkisi nedeniyle çok önemlidir. Tretin, expigment ve madecassol gibi kremler aracılığı ile bölgeye yapılan uygulamalarda leke gidermede başarılı sonuçların elde edildiği gözlemlenmiştir. Bu uygulamalara ek olarak yapılan diğer leke tedavileri kombine edildiklerinde leke gidermede daha kısa sürede başarıyı vaad etmekte.

PRP

Platelet Rich Plasma; trombosit açısından zenginleştirilmiş plazma adı verilen bölgesel uygulamadır. Bu uygulamada önce kişiden kan alınır ve kanın santrifüjü gerçekleştirilir. Bu neticede elde edilen trombosit cilde uygulanarak lekenin iyileştirilmesi hedeflenir. PRP uygulamasının orijini, kan ile doğrudan ilintilidir. Vücudumuzda bir hasar meydana geldiğinde hasar gören dokuya kan aracılığı ile pıhtı hücreleri ulaştırılır ve bu bölgedeki hasarın giderilmesi sağlanır. PRP uygulamasında da elde edilen pıhtı hücreleri aracılığı ile lekeli bölgeye uygulama yapılarak bu noktadaki hücre yenilenmesinin hızlanması hedeflenir.

Mezoterapi

Cilt lekelerinin tedavisinde lekeli bölgeye özel olarak hazırlanan bitkisel ilaçların özel mezoterapi iğneleri ile uygulanır. Bu uygulama aracılığı ile lekeli bölgedeki hücre yenilenmesinin hızlanması ve birikmiş olan melanin pigmentlerinin dağıtılması amaçlanır. Genel olarak uygulanan ilacın miktarı az olduğundan ve mikro iğnelerle uygulandığından yan etki ile karşılaşma olasılığı oldukça düşüktür. Tüm leke türlerine yönelik olarak mezoterapi uygulamaları gerçekleştirilebilmektedir. Genel anlamda mezoterapi kokteyllerinin içeriğini; multivitaminler, resrevatrol, arbutin, retinoik asit ve antioksidanlar oluşturur.

Kryoterapi

Çok köklü bir tedavi yöntemi olan kryoterapi cilt lekeleri ve siğillerde yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir ve dondurma/kar tedavisi olarak bilinir. Bu uygulamada hastalıklı bölgeye yoğun soğutma uygulanarak doku harabiyeti yaratılır. Dondurma işlemi için gaz, prob içinden geçirildikten sonra prob ucuna ulaşan gaz aniden genişleyerek etraftan ısı çeker. Bu durum prob ucunu soğutur ve yaratılan soğuğun etkisiyle hücre içi ve dışındaki saf su kristalleştirilir. Bu esnada hücre ölümü gerçekleşir ve hastalıklı bölgedeki hasarlı doku bertaraf edilir. Tedavi yönteminin en kritik avantajı herhangi bir cerrahi uygulama olmaksızın ilgili rahatsızlığa çözüm sağlanmasıdır. Anestezisiz, maliyetsiz, hızlı ve kolay bir uygulamadır.

Lazer Tedavisi

Günümüz modern şartlarında en sık tercih edilen leke tedavisi yöntemi lazer tedavisi olarak karşımıza çıkar. Uygulamanın iki farklı şekli bulunur; deriyi soyma yolu ile leke giderme, renk pigmentlerini etkileyerek leke giderme. Lazer uygulamasında kullanılan araçlardan üretilen ışınlar yalnızca hedeflenen noktalara etki ettiğinden çevre bölgelere zarar vermez. Tedavi süreci oldukça kolaydır ve sosyal yaşantıya bir etki yaratmaması avantajlıdır. Lazer tedavisinde kullanılan cihazlar ve uygulama şekilleri birbirinden farklı olmakla beraber tedavi için mutlaka önceden bir muayene ve leke derinliği tespiti gerekmektedir. Lazer tedavisi esnasında ciltte bronzlaşma olmaması gerekir. Çünkü hedeflenen lekeli bölge haricinde bronz bölgelerin lazer ışınlarını absorbe etmesi durumunda bölgede iritasyon meydana gelebilir.

Tedavi Yöntemlerinin Yan Etkileri

Her tedavi sürecinde olduğu gibi leke tedavisinde de çeşitli yan etkilerle karşılaşabilmek mümkün. Bu yan etkiler uygulanan tedavinin şekline göre farklılaşır. Örnek olarak, krem tedavisinde uygulanan kremlerin içeriği nedeniyle bölgede meydana gelen soyulma yeterli hijyen ve güneş korumasının sağlanmaması sebebiyle hasar görebilir. Ayrıca krem uygulamalarında uygulama dozunun aşılması da ciltte rahatsızlığa sebebiyet verebileceği gibi emilme nedeniyle farklı komplikasyonlarında oluşmasına sebep olabilir. Öte yandan kremlerin ağartıcı etkisi dikkate alındığında uygulama dozajı ve tedavi süresi konusunda hassasiyet gösterilmesi gerekir. PRP ve mezoterapi tedavisinde cilde uygulanan mikro enjeksiyonlar sonrasında az sıklıkla da olsa şişlik, kızarıklık ve morarma görülebiliyor. Bu yan etkiler çok az sıklıkla özellikle hijyen eksikliğinden kaynaklı olarak gerçekleşiyor. Kryoterapi uygulamalarında bölgeden gerekli biyopsi örnekleri ve rahatsızlık tespiti yapılmadan uygulama yapılmaz; uygulama sonrasında ise şişlik ve ağrı görülebilmesi normal karşılanır.

Cilt Leke Hastalığı Nedenleri

Cilt lekelerinin oluşmasında genel olarak melanin pigmentinden kaynaklı yoğunlaşmaların etkili olduğu ortaya konulur. Ten rengini belirleyen pigmentler olan melaninlerin yoğunlaşmasının haricinde deride meydana gelen farklı renk tonlarındaki leke oluşumları mutlaka bir uzman doktor tarafından incelenmeli ve muayene sonucunda lekenin kaynağı tespit edilmelidir. (Örnek olarak kol bölgesinde meydana gelen bir morarmanın damarlarla ilgili bir hasardan kaynaklanabileceği, beyaz lekelerin ise mantar oluşumundan kaynaklanabileceği tespit edilebilir.)

Melaninin Gerektiğinden Çok Olması

Melanin pigmenti, vücudumuzu güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korumak üzere melanosit hücrelerinden sentezlenir. Güneşin zararlı etkilerini inhibe eden bu pigmentlerin belirli noktalarda yoğunlaşması ile lekeler meydana gelir. Normal şartlar altında yeterli seviyede üretilen ve vücuda eşit dağılan melanin, tek bir bölgede yoğunlaşıyorsa bunun altında yatan neden araştırılmalıdır. Özellikle gebelik ve doğum sonrası süreç, hormonsal dengeyi etkileyecek ilaçların kullanımı, nöbet ilaçlarının kullanımı melanin sentezlenmesinin artışıyla ilişkilendirilir. Gereğinden fazla üretilen ve bölgesel olarak yoğunlaşan melanin leke oluşumunu tetikler.

Hormonal Bozukluklar

Ciltte meydana gelen lekeler yalnızca sonradan edinilen melanin birikmelerine bağlı olmayabilir. Kimi zaman kalıtsal olarak taşınan hormonal bozukluklar ve çeşitli ilaçların kullanımı sebebiyle meydana gelen hormonal bozukluklar melanosit hücrelerinin aşırı aktifleşmesine ve melanin sentezlenmesinin artmasına yol açabilir. Özellikle kadınlarda menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimlerin ciltte leke oluşumuna sebep olduğu ortaya konulmakta.

Cilt Leke Hastalığı Belirtileri

Cilt lekelerinde belirtiler ilk aşamada açık renkli ve az sayıda belki yalnızca birkaç tane lekenin belirmesi ile başlar. Genel olarak lekelerin tek seferde çok yoğun ve belirgin olarak oluşması beklenmez. Çil tipi lekelenmeler doğumdan kısa bir süre sonra bebeklerin yüzünde görülebilir ve ilerleyen yaşlarda çiller güneş etkisi ile daha belirgin hale gelir. Melazma tipi lekeler özellikle hormonal değişim yaşayan kadınlarda çene, alın, üst dudak ve yanaklarda beliren küçük kahverengi lekelerle ortaya çıkmaya başlar. Bu tip deri üzeri renk farklılığı ortaya koyan lekeler genel olarak beraberinde farklı bir komplikasyonu getirmezler. Nodül cinsi bir cilt sorunu yaşanıyorsa burada özellikle tiroitlerde meydana gelen bir komplikasyonun söz konusu olduğu düşünülebilir ve değerlerin incelenmesi gerekir. Nodül çıkaran kişilerde; uykusuzluk, sinirlilik, ağızda kuruma, mide ve baş ağrısı görülebilir.

Cildin Normal Görünümünden Farklı Olması

Cilt lekelerinin başlangıç aşamasında genellikle lekelenme küçük ve bölgesel olarak dağılmış şekilde ortaya çıkar. Bu oluşumun ilk aşaması sonrasında güneşten korunmak ve lekelenme karşıtı uygulamalar adına bir uzmana muayene olmak gerekir. Cildin normal görünümünden farklı bir şekilde lekeli bir yapı alması sonrasında güneş ışınlarına ve ısıya maruz kalmak melanin üretimini tetikleyeceğinden lekelerin renginde koyulaşma ve lekelerde artış olur.

Cilt Leke Hastalığı Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Cilt leke hastalığının tanısı göz ile yapılan muayene sayesinde yapılır. Melanin pigmentinin bir noktada fazlaca yoğunlaşmasından dolayı dar veya geniş bir alanda koyulaşan cilt rengi tanı aşamasında oldukça yararlı olur. Renk tonlarının ayırt edilemediği durumlarda yoğun ışık altında cilt rengine dair testler de yapılabilir. 
Hastalığın teşhis edilmesinde melanin pigmentinin yoğunluğu ölçülebilir. Bir bölgede mevcut olan aşırı yoğunluk leke problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Genelde istenmese de bazı durumlarda potansiyel riskleri görmek ve müdahale araçlarını, yöntemlerini kesinleştirmek için melanin pigmenti yoğunluğunun ölçülmesi istenebilir.

Ayrıca melanin pigmentinin belirli bir bölgede yoğunlaşmasına sebep olan durumların da araştırılması gerekebilir. Bu açıdan leke oluşumu gözlenen bölgelerde cildin pH değerleri kontrol edilebilir. Uygun pH değerinin bulunmadığı noktalarda asit – baz dengesini kuracak müdahaleler ile basit tedavi yöntemleri geliştirilebilir.

Cilt Leke Hastalığının Komplikasyonları

Ciltteki lekelerin oluşum sebepleri incelendiğinde, tedavi edilmediği takdirde hayati tehlike oluşturacak bir durum ortaya çıkarmayacağı anlaşılabilir. Ancak melanin pigmentinin belirli bir bölgede toplanmasına sebep olan sebebin bulunması ve tedavi edilmesi oldukça önemlidir. Lekelere sebep olan bu durum tedavi edilmediği takdirde vücudun diğer bölgelerinde de kümeler halinde lekelenmeler gözlenmeye başlar. Lekelenme az iken müdahale edildiği takdirde kolayca çözülebilecek bir problem, uzun süre geciktirildiği takdirde içinden çıkılması oldukça zor, masraflı ve konforsuz bir hale dönüşebilir.

Bu açıdan bakıldığında cilt leke hastalığının tedavi edilmemesi yeni lekelerin ortaya çıkması dışında herhangi bir komplikasyon oluşturmaz. Ancak hastalığın mevcudiyeti durumunda sosyal çevrede sıkıntılar çıkabileceğinden ötürü psikolojik bazı komplikasyonlardan bahsetmek mümkün hale gelebilmektedir.

Cilt Leke Hastalığı Risk Faktörleri

Cilt lekelerinin oluşumunda etkili olan parametre sayısı çok fazladır ve hala kanıtlanmamış olan çok sayıda faktör olduğu düşünülmektedir. Bunlardan bazıları;

Cinsiyet

Cilt lekesi cinsiyet fark etmeksizin herkeste ortaya çıkabilir ancak lekelenme oranının kadınlarda erkeklere kıyasla daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Özellikle hormonal değişimlere daha fazla maruz kalan kadınlarda menopoz dönemi, gebelik ve gebelik sonrası evre hormonsal değişimlerden kaynaklı melazma oluşumu görülür. Ayrıca kullanılan doğum kontrol ilaçlarının da ciltte leke oluşumuna sebep olduğu biliniyor.

Yaş

Cinsiyette olduğu gibi yaş parametresinde de lekelenme konusunda bir ayrım yoktur ve her yaşta bireyde cilt lekesi görülebilmesi mümkündür. Bebeklerde çil görülebilir ve bu çiller uzun yıllar kalıcılık gösterir. Ergenlik döneminde siyah nokta oluşumu ve akne vulgaris oluşumu hormonal değişimlere ve yağ bezlerinin çalışma şeklinin değişimine bağlı olarak artar. Gençlik çağında gerek iş şartları ve gerekse ilaç kullanımı sebebiyle melazma oluşumları ile karşılaşılabilir. Menopoz dönemindeki kadınlarda leke oluşumu hormonal nedenlerle meydana gelebilmekte. İlerleyen yaş gruplarında özellikle yüzde, ellerde, sırtta ve bacaklarda görülen kahverengi lekelerde artış olduğu görülür.

Gebelik

Gebelik dönemindeki kadınlarda östrojen hormonunun artması ile beraber ultraviyole ışın hassasiyeti de başlar. Bu hassasiyet ile birlikte güneş ışınına maruz kalınması durumunda melanin sentezlenmesi de hızlanacağından fazla üretilen melaninler belirli noktalarda leke şeklinde toplanırlar. Bu dönemde östrojen üretimi artarak devam edeceğinden mutlaka doktor önerisi ile iyi bir güneş kremi kullanarak ultraviyole ışınlardan korunmak gerekir.

Kozmetik Ürün Kullanımı

Özellikle yüz bölgesinde kullanılan kozmetik ürünler birçok açıdan leke oluşumuna elverişli olabilir. Kozmetik ürünlerin ciltte bıraktıkları artıkların düzgün ve düzenli temizlenmemesi gözeneklerde tıkanıklığa ve haliyle de terin ve yağın dışarı atılamayarak birikmesine neden olur. Bu birikintiler ile sivilce ve siyah nokta oluşumu meydana gelir. Öte yandan kullanılan kozmetik malzemelerinin içeriği nedeniyle cildin asit dengesine hasar verilebilir. Bu durum doğal yağlanma ile hasarların önlenmesini engeller ve cilt hassasiyeti oluşur. Bu tip ciltler leke oluşumuna daha yatkındırlar. Yine kozmetik ürünlerin ciltten temizlenmesinde kullanılan kimyasal içerikli temizleyicilerin cildin üst tabakasında hasara neden olabilir. Bu tip hasarların meydana gelmesi lekelenme ihtimalini de artırır.

Bazı İlaçlar

Ciltte leke meydana gelmesine neden olan bir diğer etken de çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisidir. Hormonal ilaçların kullanımı (östrojen artışı) melanin sentezlenmesini artırabilir ve bu durumda çok kısa süre güneş ışığında bulunma bile lekelerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Doğum kontrol ilaçları, guatr tedavisinde kullanılan ilaçlar ve tiroit hastalıkları tedavisinde kullanılan ilaçların da cilt lekelenmesine neden olabilecek melanin hassasiyetini yaratan etkileri olduğu ortaya konulmakta.

Güneş ışınları

Melanosit hücrelerinden sentezlenen melanin pigmentinin amacı vücudu güneşin zararlı etkilerinden korumaktır. Bu nedenle güneşe maruz kaldığımız anda sentezlenmeye başlanan melaninler derinin üst tabakasına çıkar ve ten renginde bronzlaşma meydana gelir. Ultraviyole ışınları inhibe eden melaninler bu bölgeden daha sonra dağılırlar. Aşırı uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak ve ultraviyole etkilerden korunmamak melaninlerin hareketliliklerini olumsuz etkilemekte ve bu durum belirli bölgelerde biriken melaninlerin o noktada kalıcılaşmasına ve leke şeklinde bir görüntü oluşturmasına neden olmakta. Güneş ışınlarının bu etkilerini bertaraf etmek için sene boyunca güneş kremi kullanmak gerekir.

Beslenme

Dengeli ve doğru beslenmek sağlıklı ve düzenli görünen bir cildi etkiler. Cilt sağlığını olumsuz yönde etkileyen bakteri, virüs ve serbest radikallere karşı vücut bağışıklığının gelişmiş olması gerekir. Bu noktada özellikle A, C, D, E vitaminlerinin yeterli oranda sağlanması, Omega 3 ve 6 yağ asitlerinin edinilmesi cilt sağlığını önemli ölçüde etkiler. Ayrıca aşırı yağlı ve baharatlı besin tüketen kişilerde cilt hassasiyeti ve cilt yorgunluğu görülebilir.

Yetersiz Su Tüketimi

Günlük olarak yeterli su tüketiminin sağlanmaması cildin esnekliğini ve parlaklığını kaybetmesine neden olur. Ciltte meydana gelen kuruluklar bölgesel olarak rejenerasyonun da olumsuz olarak etkilenmesine sebep olur. Bu durumda ciltte meydana gelebilecek olan hasarların leke oluşturması söz konusu olabilir. Yenilenemeyen ve dökülemeyen melanin birikintileri ciltte lekelenmeye neden olur.

Genetik

Kimi cilt lekelerinin kaynağı genetiktir. Bu tip lekeler arasında en sık karşılaşılan tür çildir. Öte yandan koltuk altı kararması, sivilce ve siyah noktaya eğilimlilik ve melazma genetik sebeplerle oluşabilmekte. Genetik nedenlerle cilt lekesi olan kişilerin genellikle ailesinde ve yakın akrabalarında benzer lekelenme türleri ile karşılaşılır.

Cilt Leke Hastalığı Nasıl Önlenir

Cilt lekesinin oluşumunun önceden alınacak tedbirlerle büyük ölçüde önüne geçebilmek mümkün. Zira lekeye sebep olabilecek faktörlere karşı hazırlıksız olmak kalıcı lekelerin oluşabilmesine neden olur.

Cildin Yağ ve Nem Dengesini Düzenleyecek Ürünler Kullanmak

Cildin normal asidite ve yağ dengesinin korunması ciltte yenilenmenin ve düzenliliğin en önemli unsurudur. Bu noktada kullanılan kozmetik ürünlerin pH değerinin 5.5’ten yüksek olmamasına dikkat edilmelidir. Daha yüksek pH değerindeki kozmetik ürünler ve temizleyiciler ciltte tahrişe neden olur ve kuruluk, alerjik reaksiyon, akne ve leke oluşumuna neden olur. Cildin doğal yapısına hasar veren her türlü etken melanin üretiminin ve leke oluşumunun da sebebi olabilir.

Bol Su Tüketimi

Su tüketimini fazla tutmanın ve bunu alışkanlık haline getirmenin cilt güzelliğini etkilediği yönünde ortaya konulmuş çok az araştırma vardır. Bu araştırmalardan birisi normalden fazla su tüketiminin cildi güzelleştirip güçlendirdiğini değil tam aksine deride zayıflama olduğunu ortaya koymuştur ancak bu su tüketmenin cilde zarar verdiği anlamına gelmiyor. Su tüketiminin doğal olarak içeriden dışarıya doğru cildi nemlendirdiğine dair yaygın inanış aslında vücudun su taşımasıyla ilgilidir. Susuz kalan vücutta kuruluğun başlaması söz konusu olur. Kuruluk ise rejenerasyonun yavaşlaması anlamına gelir. Düşük rejenerasyon doğal olarak leke oluşumuna da sebep olur ve bu nedenle gereğinden fazla olmamak kaydıyla günlük su tüketimine dikkat etmek gerekir. Özellikle yaz aylarında ve sıcak bölgelerde yaşayan kişilerin günlük en az üç litre su tüketmesi gerekir.

Sağlıklı Beslenme

Besinlerden sağlanan vitaminler, minareller, yağ asitleri, amino asit ve çeşitli antioksidanlar sağlıklı bir vücut yapısı için önemlidir. Her bir doğal besinin içerdiği kendine has içerik vücutta belirli işlevlerin doğru olarak yerine getirilmesi, iyileştirmelerin yapılabilmesi için önemlidir. Cildimiz de doğal olarak besinlerden aldığımız değerleri kullanır. Bu noktada demir ve çinko mineralleri, A, C, D, E vitaminleri, Omega 3 ve 6 yağ asitleri sağlıklı ve doğru bir şekilde rejenere olan cilt için gereklidir.

Vitamin Takviyesi

Gerek mevsim şartları ve gerekse yaşam stili sebebiyle kimi vitaminlerin edinilmesi aksayabilmektedir. Bu vitaminlerin eksikliği çeşitli takviyelerle giderilebilmektedir. Lekelerin oluşumunda etkili olan faktörlere karşı direnç sağlayan vitaminlerin belirtiler başlamadan edinilmiş olması lekelerin giderilmesinde önemlidir. Öte yandan mezoterapi uygulamalarında leke gidermek amacıyla cilt altına mikro multivitamin enjeksiyonu yapılabilmekte.

Zararlı Güneş Işınlarından Korunmak

Güneş ışınlarının melanosit hücrelerini tetikleyerek melanin üretimini artırması ve melaninlerin uzun süre güneş altında kalan kişilerde aşırı inhibe sonucu iritasyonu olduğundan leke oluşur. En yaygın olarak görülen cilt lekesi olan güneş lekesinden korunmak için özellikle dik açıdaki güneş ışınlarından kaçınmak, doktor tavsiyesi ile cildinize uygun bir güneş kremi kullanmak leke oluşumunu engelleyecektir.

Cildi Temiz Tutmak

Cildin hijyeni gözeneklerin sağlıklı bir şekilde hava alabilmesini ve dermiş ile epidermis dokuların sağlıklı kalmasını sağlar. Ciltteki hijyen eksikliğinden kaynaklanan tıkanıklıklar zamanla alt tabakadan atılan yağların ve terin birikmesine sebep olur. Bu tip artıkların deri altında birikmesi sebebiyle; akne, siyah nokta, enfeksiyon ve leke oluşumu söz konusu olabilir. Bu etkenlerden korunmak için cildin düzenli olarak temizlenmesi, gözeneklerin tıkanıklığının giderilmesi ve eğer gerekliyse asidite değeri uygun bir temizleyici ile temizlenmesi gerekir. Makyaj gibi uygulamalar sonrasında mutlaka cildin bu tip uygulamaların artıklarından arındırılması da cildin sağlığını korumak için önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Cilt lekelerinin kalıcı bir çözümü var mı?

Ciltte leke oluşumuna neden olan parametre sayısı çok fazla olduğundan hiçbir şartta leke oluşmayacağı düşünülmemelidir. Ancak lekelenmenin giderilmesinde kalıcı sonuçlar elde edebilmek veya cildin lekelenme ihtimalini engellemeye yönelik gerekli önlemleri almak mümkündür. Doğru beslenmek, yeterli su tüketimi, cildin hijyenini sağlamak ve nem/yağ dengesini korumak, gün aşırı güneş kremi kullanmak bu önlemlerin arasında ilk sıralarda yer alır.

Uzmanların cilt lekelerine karşı önerdikleri bitkisel tedavi yöntemleri var mı?

Uzmanlar tarafından özellikle lekeli bölgelerde rejenerasyonu artırmak adına önerilen bir takım bitkisel tedaviler vardır. Kantaron yağı ile lekeli bölgeyi nemlendirerek hücre yenilenmesini artırmak bunlardan birisidir. Belli olmayan bazı kaynaklar 5-10 dakikalık limon suyu uygulamasının lekeli bölgede soyucu etki yaratarak lekenin giderilmesinde etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Elma sirkesinin asit etkisi ile cilt lekesi olan bölgede soyucu etkisinin olduğu bilinmektedir. Bunların yanı sıra bal, zerdeçal, aloe vera jeli, yulaf unu, pirinç, sandal ağacı yağı gibi doğal ürünlerin çeşitli uygulama yolları ile leke tedavisinde etkili sonuçlar ortaya koyulduğu belirtilmekte.

Güneş kremleri cilt lekelerini önlemeye yarar mı?

Güneş kremleri cildin alt tabakasına ultraviyole ışınların ulaşmasını engeller ve böylelikle melanin sentezlenmesi yavaşladığından leke oluşumu da olmaz. Güneş kremi var olan bir lekeyi engellemez veya içsel nedenlerle meydana gelen lekeleri önlemez ancak lekenin güneş etkisi ile koyulaşmasının önüne geçerek güneş kaynaklı leke oluşumunu imkansızlaştırır. Bu nedenle leke oluşumunda en önemli rolü oynayan güneşin etkilerinden korunmak için mutlaka düzenli olarak güneş kremi kullanmak gerekir.

Cilt lekeleri yalnızca kadınlarda mı görülür?

Cilt lekeleri kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık görülmekle beraber leke oluşumu her iki cinsiyette de görülebilmekte.

Cilt lekelerinin zararları nelerdir?

Cilt lekelerinin yarattıkları bir hastalık veya zarar yoktur. Ancak kozmetik nedenlerle birçok kişide psikolojik ve sosyolojik kaygılara neden olduğu biliniyor. Bunun dışında ciltte meydana gelen leke bir organın çalışması veya damarlarla ilgiliyse bu durumda lekenin kaynağı incelenmeli ve altında bir hastalığın yatıp yatmadığı tespit edilmelidir.

Alkol ve sigara kullanımı cilt lekelerine sebep olur mu?

Sigara kullanımı kan dolaşımını yavaşlatmakta, damarlarda tıkanmalara neden olmakta ve vücutta yenilenmenin yavaşlamasına sebep olmaktadır. Bu etkileri sebebiyle sigara kullanan kişilerde, sigara kullanmayan kişilere kıyasla leke oluşumu ihtimalinin daha fazla olduğu görülür. Öte yandan alkol kullanımı karaciğerlerde olumsuz etkilere neden olmakla beraber karaciğer kaynaklı ciltte leke oluşumunu etkileyebilmektedir.

Karbonat cilt lekelerini gidermede etkili midir?

Bugün özellikle internette cilt lekeleri ile ilgili evde tedavi yöntemlerinde işaret edilen bir materyal olan karbonat, soyucu etkisi ile ciltte ağarma sağlayabilmektedir. Cilt lekelerine yönelik uygulamalarda karbonat kullanımı bölgesel olarak renk açılması sağlar ancak unutulmamalıdır ki, karbonatın leke etrafındaki dokularla teması durumunda bu bölgelerde de renk açılması olabilir ve bu durumda normal renk tonundan daha açık olmak suretiyle lekeler ile karşılaşılabilir.

Sivilceleri ve siyah noktaları patlatmak neden zararlıdır?

Sivilcelerin içinde bulunan iltihap ciltte hijyensiz bir ortam yaratır. Patlayan sivilceden akan irinin temas ettiği bölgeler temizlenmediğinde bu irin sebebiyle bölgesel iritasyon ve enfeksiyon oluşur, bu durum hem sivilcenin patladığı noktada hem de etrafında lekelenmenin oluşumunu tetikler. Siyah noktalar da benzer şekilde sıkıştırıldıklarında deri altındaki diğer atıkların deri yüzeyine yayılmasına sebep olur. Bu bölgelerde oluşan bakteriyel ortamda leke oluşumu ihtimali daha yüksektir.

Cilt lekeleri için ne tür sabunlar kullanmalıyım?

Modern dönemde cilt lekelerine yönelik olarak sunulan temizleyiciler arasında sayısız içerikli ürün vardır. Siz hangi uygun içeriği tercih ederseniz edin temizleyicinizin pH değerinin 5.5 olmasına özen gösterin.

Kullandığım şampuan ve duş jeli cilt lekelerine sebep olur mu?

Şampuanlar ve duş jelleri kimyasal içerikleri ile cildiniz ile temas ettiklerinde bu bölgenin hijyenini sağlamak üzere zararlı etkenleri temizlerken, cildinizin yağ ve nem dengesini de etkilemekte. Bu anlamda cildiniz uygun olmayan sert içerikli şampuanlar ve duş jelleri cildinizin hücre yenilenmesine zarar verir ve leke oluşumuna elverişli bir cilde sebep olur.

Cilt lekeleri hastalık habercisi olabilir mi?

Güneş kaynaklı lekeler (melazma, lentigo) ve çil gibi izler genel olarak herhangi bir hastalıkla ilişkilendirilmeden her yaştan ve her cinsiyette kişide görülebilirler. Bu noktada ortaya çıkan lekenin rengi, dokusu ve büyüklüğü dikkate alınmalıdır. Örnek olarak deride meydana gelen mor renkte geniş lekelenmeler damarlarla ve kalıpla alakalı bir rahatsızlıkla ilişkilendirilebilir.

Vücudumda ne tür cilt lekeleriyle karşılaştığımda doktora görünmem gerekir?

Genel olarak tüm cilt lekeleri için doktor tavsiyesi alarak tedavi izleyebilmeniz mümkün. Ancak lekeniz ciddi estetik kaygılara neden oluyorsa, lekenin rengi basit güneş lekesinden farklıysa, lekenin dokusu pütürlü, kabarcıklı veya normal deri tabakanızdan farklıysa, leke dokusu ağrılı veya irinliyse bir doktora görünmenizde fayda var.

Cilt lekesi tedavisini evde yapmam mümkün mü?

Güneş lekeleri ile ilgili olarak birçok kişinin evde tedavi yöntemlerini uyguladığını görmek mümkün. Ancak unutulmamalıdır ki her leke türü ve deri yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle evde bir uygulama gerçekleştirmeden önce mutlaka alanında uzman bir doktor veya estetisyenden bilgi almakta ve muayene olmakta fayda var. Öte yandan evde yapılacak olan hatalı uygulamalar sonucunda ciltte tahriş olabilir veya kalıcı leke sorunları ile karşılaşılabilir.

Cilt lekelerine karşı doktora danışmadan ürün kullanmamın sakıncası var mı?

Sıkça ele aldığımız üzere her kişinin deri yapısı ve metabolizması birbirinden farklı işler. Güneş faktörü, beslenme ve yaşam tarzı, cinsiyet ve genetik faktörler leke oluşumunda parametrelerin değişmesine sebep olur. Bu nedenle cildinizdeki lekenin kaynağının ve durumunun ne olduğunu tam olarak bilmeden ve muayene olmadan bir ürün kullanmanın getirebileceği yan etkiler ve zararlar lekenin ilerlemesine sebep olabilir.

DMCA.com Protection Status