Cilt Kuruluğu

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün
Cilt Kuruluğu
Cilt Kuruluğu

Yaş ve cinsiyet fark etmeksizin, cildin yapısından kaynaklı olarak görülen sorunların başında cilt kuruluğu sorunu yer alır. Genel olarak cilt kuruluğuna nemlendirici veya benzeri ürünlerle müdahale edilir. Bu tür müdahaleler geçici olarak çözüm sağlayabilir ancak cilt kuruluğunun temeline inilmeli ve sorunun sebebi araştırılmalıdır.

Cilt kuruluğu, beslenme alışkanlıkları, genetik faktörler, çevresel faktörler ve çeşitli hastalıklar nedeniyle görülebilir. Her bireyde bir miktar cilt kuruluğu görülür ancak bazı bireylerin vücudunda görülen cilt kurulukları, pul pul dökülmelere ve hatta güneş yanığında olduğu gibi soyulmalara neden olabilir. Cilt kuruluğunun yanı sıra kaşıntı, soluk görünüm ve lekelenme durumlar da yine cilt yüzeyinde görülebilir. Hastanın bu tür durumlar karşısında mutlaka bir tıbbi destek alması ve cilt kuruluğu sorununa kalıcı çözüm bulması gereklidir. Her insanın cildinin belirli bir oranda neme ihtiyacı vardır ve bu nem oranı vücut tarafından karşılanamazsa cilt kuruluğunun görülme ihtimali artar.

Vücudun nem oranı birtakım takviyelerle ve beslenme alışkanlıklarıyla sağlanabilir ancak bazı durumda bu tür doğal müdahaleler de cilt kuruluğuna etki etmeyebilir. Genel olarak böyle durumların altında ciddi hastalıklar yatarken, cilt kuruluğu bir an önce tedavi edilmezse, hastanın psikolojik sorunlar yaşaması ve birçok hastalıkla karşılaşması durumu da söz konusu olabilir.

Cilt Kuruluğu Hakkında

Cilt kuruluğu, yeni doğan bebeklerden tutun da 50 yaş üstü birçok kişide görülebilir. Bu sorunun gençlerde görülmesinin ve yaşlılarda görülmesinin farklı sebepleri vardır. Hastalık eğer erken yaşlarda görülüyorsa, genetik nedenler ve hassas cilt yapısı bu konuda öne çıkar. Yaşlanma sonucunda ise cildin yağ salgılamasının azalması, su tutma kapasitesinin düşmesi ve cildin su oranının azalması, cilt kuruluğuna neden olabilir. Cilt kuruluğu, aşırı derecede olmadığı müddetçe panik yapılmaması gereken bir hastalıktır. Eğer kuruluk ileri boyutlara geçerse, egzama hastalığı söz konusu olabilir.

Cilt kuruluğu tıbben “kserozis” olarak bilinen bir sağlık sorunudur. Bu sağlık sorunu nedeniyle vücut yüzeyinde belirli oranda çatlamalar meydana gelebilir. Çatlakların oluşması ise mikropların deri altına daha kolay inebilmelerine neden olur. Mikropların çatlaklar sayesinde deri altına inmesi ise birtakım enfeksiyonların görülmesine davetiye çıkarır.Vücut yüzeyinde mikroplar nedeniyle gelişen enfeksiyonlar genel olarak şiddetli kaşıntı ve kızarıklıklarla görülür. Enfeksiyonlar bazı durumlarda büyük tehlikelere yol açabileceği için sorunun uzun vadeli çözümü adına bir dermatolog kontrolünden geçilmesi gerekir.

Cilt Kuruluğu Nedir?

Normal şartlarda deri yüzeyinde %10’luk bir su tabakasının bulunduğu bilinir. Bu su tabakası çeşitli sebeplerden ötürü azaldığı için ciltteki nem oranı düşüşe geçer. Ciltte nem oranının düşmesi, cilt kuruluğunun ve kuruluğa bağlı olarak çatlakların gelişmesine neden olur. Bazı durumlarda ise nem oranının düşmesinden çok birtakım hastalıklar veya vücut eksiklikleri, cilt kuruluğu sorunun ortaya çıkmasında etkili olur. Bir cildin kuru olup olmadığı, ciltte meydana gelen irili ufaklı soyulmalar ve cilt renginden anlaşılır. Cilt kuruluğu sonucunda deri tabakası üzerinde gri beyaz donuk bir renk görülür.

Cilt kuruluğunun en sık görülme yerleri ise kollar, bacaklar, yüz bölgesi ve gövde olarak bilinir. Özellikle kol, bacak ve gövde gibi bölgelerde meydana gelen kuruluklar nedeniyle hasta kıyafetini çıkarırken beyaz beyaz toz parçacıklarının havada uçuştuğunu görür. Bu uçuşan toz parçaları aslında kuruyan cildin döküntüleridir. Cilt kuruluğunun söz konusu bölgelerde daha sık görülmesinin en önemli nedeni ise bu bölgelerde yağ bezelerinin fazla olmamasıdır. Bu bölgelerin daha az yağ desteği alması ise çeşitli sorunlar sonucunda kuruluk yaşanmasına davetiye çıkarır.

Cilt Kuruluğu Bir Hastalık Mıdır?

Cilt kuruluğu bir hastalıktan çok, sağlık sorunu olarak tanımlanır. Genel olarak cilt kuruluğu probleminin altında başka hastalıkları yattığı görülür. Egzama cilt kuruluğunun temel nedenlerinden biri olarak bilinirken, metabolizma ve dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle dahi cilt kuruluğunun görüldüğü söylenebilir. Bu nedenle cilt kuruluğu sorunun araştırılması ve altında yatan sebebin bulunması gerekir. Aksi halde cilt kuruluğuna neden olan hastalık evre olarak ilerlerken, cilt kuruluğunun boyutu artabilir ve bu soruna bağlı olarak diğer birçok cilt hastalığı da görülebilir.

Cilt Kuruluğu Nedenleri?

Cilt kuruluğu hastalıklara bağlı olarak gelişmediği zaman birtakım nedenlerden ötürü ortaya çıkabilir. Basit önlemler sayesinde bu sorun ortadan kaldırılabilirken, cilt kuruluğunun temel nedeni, kişilerin ciltlerinin ne denli hassas olduğunu bilmemeleri, buna bağlı olarak da önlem almamalarıdır. Sıradan cilt kuruluğu problemi, sıcak duş, beslenme alışkanlıklarındaki bozukluk, cilde zararlı kozmetik ürünleri, güneş ve birçok çevresel faktör sonucunda gelişebilir.

Güneşin Etkileri

Güneş ışınları, yoğun miktarda UV ve kızılötesi içerdiği için güneş, vücudun deri tabakasına belirli bir müddet sonra verir. Özellikle son dönemlerde ozon tabakasının incelmesi, güneş ışınlarının herhangi bir filtreden geçmeden direkt olarak yeryüzüne vurmasına neden olur. Cildin uzun süre çıplak olarak herhangi bir koruma altında olmadan güneş ışınlarına maruz kalması ise sadece cilt kuruluğuyla sonuçlanmaz. Uzun süreli kızarıklıklar, daha hassas bir cilt ve lekelenme, cilt üzerinde görülen güneş etkileridir.

Kullanılan Kozmetik Ürünleri

Günümüzde kullanılan kozmetik ürünlerinin büyük bir çoğunluğunda, sabun benzeri veya alkol içeren maddeler yer alır. Sabun benzeri ve alkol gibi maddeler ise cilt üzerindeki yağ tabakasının incelmesine direkt olarak katkı sağlar. Halbuki cildin doğal olarak sahip olduğu yağ tabakası, cildin nemlenmesine ve kurumamasına yardımcı olur. Bu tabaka ne kadar çok incelirse, cildin çatlaması ve kuruması gibi durumlar o kadar sık görülür. Bu ürünlerden çok nemlendirici ve doğal içeriğe sahip olan ürünlere yönlenilmesi gerekir.

Sıcak Banyolar ve Duşlar

Banyo olmak veya duş almak, elbette vücut hijyeni için gerekli olan durumlardır. Normal şartlarda kişinin belirli aralıklarla duş alması önerilir. Bu nedenle her gün alınan duş, özellikle de kış aylarında cilt için pek sağlıklı değildir. Duş sırasında kullanılan sabunlar, cilt üzerinde bulunan yağ tabakasının erimesine neden olurken, sıcak su da sabunla birlikte yağ tabakasına daha sert bir savaş açar. Kişi her ne kadar duş sırasında sabun kullanmasa dahi, aşırı sıcak suyla duş alıyor olması, bu yağ tabakasının ve nemin ciltten arındırılmasına yol açar. Bu nedenle sıcak banyolar ve duşlar, dermatoloji uzmanları tarafında önerilmez.

Çevresel Faktörler

Cilt kuruluğuna sebep olan birçok çevresel faktör bulunur. Yaşanılan şehirdeki hava kirliliği, nem yoksunluğu veya çeşitli çalışmalar sonucunda havada biriken tozlar, cilt kuruluğuna sebep olan en önemli faktörler arasında yer alırlar. Çevresel faktörlerin içine yaz ve kış aylarında kullanılan ısıtıcıları veya klimaları da dahil etmek gerekir. Klimalar veya ısıtıcılar, ortamın nemini ciddi oranda düşürerek direkt olarak cilt kuruluğuna yol açarlar. Bununla birlikte giyilen kıyafetlerin de çevresel faktör olarak cilt kuruluğuna yol açtıkları sıklıkla görülür. Yünlü kıyafetler bu konuda öne çıkarken, cildin kaşınmasına neden olan her türlü kıyafet cilt kuruluğuna yol açar. Cildin sürekli olarak kaşınması, vücut yüzeyinin tahriş olmasına ve cilt kuruluğu yaşanmasına sebebiyet verir.

Beslenme

Beslenme alışkanlıklarıyla cilt kuruluğu genel olarak ilişkilendirilemez. Birçok kişi düzensiz beslenme alışkanlıklarının cilt kuruluğuna neden olduğunu bilmez. Tüketilen gıdaların büyük bir çoğunluğu, cildin nemlenmesine ve beslenmesine yardımcı olurlar. Eğer sürekli olarak sağlıksız ve cilde katkı sağlamayan doğal besinler tüketilmezse, yoğun bir cilt kuruluğu görülebilir. Sigara ve alkol kullanımı da vücuda olumsuz yönde etki ettiği için ciltte bu durumdan payını alır.

Cilt Kuruluğu Belirtileri

Cilt kuruluğu, birçok belirtiyle ortaya çıkar ve bu belirtilerin başında kaşıntı gelir. Ciltte görülen dökülmelerle birlikte kaşıntı artar. Aynı zamanda renk değişikliği ve kızarık da beraberinde gelir. Kuruluk miktarı artar ve müdahale edilmezse, cildin çatlaması ve bu çatlakların kanaması gibi durumlarda söz konusu olabilir. Çatlaklar avuç içlerinde, topuklarda ve dudaklarda sıklıkla görülür.

Kaşıntı

Cilt kuruluğu nedeniyle en çok görülen belirtilerden biridir. Kollar, bacaklar, yüz, boyun ve sırt bölgelerinde kurumaya bağlı olarak kaşıntı görülür. Kaşıntı direkt olarak kurumadan kaynaklanabilirken, bazı durumlarda kuruluk nedeniyle cildin iç kısmına sızan bakterilerin göstermiş olduğu etkiler sonucunda da görülebilir. Kaşıntılar sürekli ve şiddetliyse, kişinin en kısa sürede bir dermatolog kontrolünden geçmesi gerekir.

Ciltte Renk Değişikliği ve Kızarıklık

Cilt kuruluğu nedeniyle kızarıklık kesin olarak görülen bir belirtidir. Kızarıklığın kaşıntıyla birlikte görülmesi söz konusuyken, tıpkı kaşıntıda olduğu gibi mikropların kızarıklığa doğrudan sebebiyet verdiği söylenebilir. Kızarıklık görülen ciltlerin büyük bir çoğunluğu son derece hassas ve yünlü kıyafetlere karşı ufak çaplı alerjileri olan ciltlerdir. Kızarıklık sadece kol, bacak, sırt veya gövdede değil, yüzün her kısmında da görülebilir.

Cildin kurumasıyla birlikte cilt rengi soluklaşır ve donuk bir hal alır. Genel olarak beyaz veya gri renkleri kuruyan bölgede öne çıkarken, renk değişiminin giderilmesi kuruluğun geçmesi kadar kolay değildir. Cilt kuruluk sonucunda renk değiştiriyorsa, cilt kuruluğunun bir hastalık nedeniyle kaynaklandığı söylenebilir. Bu nedenle de tıbbi destek alınması gerekebilir.

Kanamalı Çatlaklar

Cilt kuruluğuna herhangi bir şekilde müdahale edilmemesi, sebebinin bulunmaması ve hastanın soruna yeteri kadar önem vermemesi gibi durumlarda, kuruluk yerini çatlaklara bırakır. Çatlaklar da tıpkı kuruluk gibi boyut olarak ilerleyebilir. Boyut olarak ilerleyen çatlakların büyük bir kısmında kanamalar görülür. Kuruluk nedeniyle oluşan çatlak ve kanamalar, kuruluğun artık ciddi bir boyuta geldiğini işaret eder.

Cildin Pullanması ve Kabuklanması

Cildin pullanması ve kabuklanması durumu, cilt yüzeyinde yer alan yağların ve nemin buharlaşıp deriyi terk ettiği anlamına gelir. Cilt yağlanmanın ve nemin azalmasıyla birlikte vücut yüzeyinde böyle bir tepkiye neden olur. Kabuklanma ve pullanma bir müddet sonra dökülmeye başlar. Ayrıca bu pullanmanın ciltten daha farklı bir renkte olduğu görülebilir. Bu durum ciddi bir görsel bozukluğuna neden olabilir.

Çatlamış Dudaklar, Avuç İçleri ve Topuklar

Cilt kuruluğu sonucunda, dudakların, avuçların ve topukların ciddi çatlaklarla karşı karşıya kaldığı görülebilir. Dudaklarda, avuçlarda ve topuklarda meydana gelen çatlaklar ise şiddetli yanmalara ve ağrılara sebep olabilir. Söz konusu bölgelerde görülen çatlaklara bir an önce müdahale edilmelidir. Özellikle dudak ve topuk kısımlarının çatlaması nedeniyle çatlakların kanaması da söz konusu olabilir. Bu bölgelerin nem desteğinden ve yağ bezelerinden uzak olması, aynı zamanda çok kullanılan bölgeler olması çatlamalarına davetiye çıkarır.

Cilt Kuruluğu Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Çeşitli bölgelerde meydana gelen cilt kuruluğunun öncelikle nedeninin araştırılması gerekir. Tanı ve teşhis yöntemleri, cilt kuruluğunun kaynağını belirler. Öncelikle fiziki muayene yapılır ve kuruluğun ne boyutta olduğu tespit edilir. Ardından tanısal testler sayesinde cilt kuruluğunun nedeni hakkında daha derin bir araştırma gerçekleştirilir.

Fiziki Muayene

Fiziki muayene esnasında hangi bölgelerde kuruluk ve soyulma gibi durumlar olduğu gözlemlenir. Hastanın şikayetleri dinlenirken, cilt kuruluğunun ne boyutta olduğu az çok tahmin edilebilir. Fiziki muayene sırasında uzman dermatolog, göz yardımıyla gerekli incelemeleri yapar. Cilt kuruluğunun herhangi bir hastalıktan mı yoksa cildin yapısından dolayı mı olduğu fiziki muayene sırasında büyük ölçüde anlaşılır. Ardından hasta tanısal testlere yönlendirilir ve cilt kuruluğu hakkında daha derin bilgiler edinilebilir.

Tanısal Testler

Tanısal testler, cilt yüzeyinde meydana gelen kuruluğun sebebini derinlemesine araştırır. Hastanın şikayetleri ve sorulara vermiş olduğu cevaplar sonucunda, hangi testlerin yapılacağı belirlenir. Hastadan alınan veriler ışığında şüphelenilen hastalıklar ve bu hastalıklar için yapılacak tetkikler hakkında bir program oluşturulur. Tanısal testlerin gerçekleşebilmesi için deri testlerinden faydalanılır.

Deri testi, prick testler, intradermal testler, yama testi ve solunum yolu testlerinden oluşur. Cilt kuruluğu nedeniyle solunum yolu testlerine başvurulmaz. Yama testi ve intradermal testi, genel olarak cilt kuruluğu nedeniyle kullanılan testlerdir. Ayrıca bazı durumlarda prick testinden de yardım alınabilir. Bu testlerin büyük bir çoğunluğu, cilt yüzeyinin ne tür maddelere karşı alerjisinin olduğunu tespit eder.

Cilt Kuruluğu Risk Faktörleri

Cilt kuruluğu sorununun üç farklı risk faktörü bulunur. Yaş bu faktörlerin başında gelirken, çevresel faktörlerin içerisinde yer alan iklimin de bu konuda büyük bir yeri bulunur. Ayrıca hastanın medikal geçmişinin de risk faktörleri içerisinde yer aldığı bilinir. Bu risk faktörleri altında kalan birçok kişi de şiddetli veya hafif cilt kurulukları görülür.

40 Yaş ve Üzeri Kişiler

Vücut 40 yaşından sonra artık yavaş yavaş eski yapısını kaybetmeye başlar. 40 yaşından sonra vücudun kendini yaşlanmaya hazırladığı ve birtakım yaşlılık belirtileri gösterdiği bilinir. 40 yaş üzeri kişilerin cilt yapısında da ciddi değişimler görülür. Özellikle cildin nemini kaybetmesi ve cilt yüzeyindeki yağ oranının azalması, bu değişimlerin başında gelir. Bu nemsizlik ve yağsızlık nedeniyle de 40 yaş üstü kişilerin büyük bir çoğunluğunda cilt kuruluğu meydana gelir. 40 yaş üstü bireylerin cilt kuruluğu konusunda tıbbi destek almalarında fayda vardır. Eğer kuruluğa herhangi bir önlem alınmazsa, ilerleyen süreçte kuruluk daha farklı boyutlara geçerek, çatlaklara ve çatlak kanamalarına neden olabilir.

İklim

Vücut belirli oranda yağ ve nem üreterek, cildin kuru kalmasının önemli ölçüde önüne geçebilir. Bazı durumlarda ise iklim nedeniyle vücudun cilt için üretmiş olduğu nem ve yağ, yeterli olmayabilir. Özellikle kış aylarında ve soğuk havalarda, havadaki nem miktarının büyük ölçüde azaldığı görülür. Bu nem miktarının azalması durumunda kuru hava cilde nüfuz ederek, cilt yüzeyindeki nemin de kurumasına neden olur. Hastaların soğuk havalarda ve kış aylarında cilt kuruluğuna karşı önlem almaları mutlaka gereklidir. Öte yandan sürekli olarak soğuk iklimde yaşayan hastaların, mutlaka bu konuda doktor tavsiyesiyle cilt kuruluğu için takviye almaları önerilir.

Medikal Geçmiş

Medikal geçmiş, hastanın geçmişte yaşamış olduğu hastalıkları, kullandığı ilaçları ve geçirdiği sağlık sorunlarını detaylı bir şekilde gözler önüne serer. Cilt kuruluğu herhangi bir hastalık veya durumla ilişkilendirilemezse, hastanın medikal geçmişinden yararlanılarak bu sorunun çözümü sağlanabilir. Zaten medikal geçmişin amacı, geçmişteki sağlık durumlarına bakılarak gelecekteki veya o anda gelişen sorunları ortadan kaldırmaktır.

Medikal geçmişte cilt kuruluğuna neden olacak veya bu sorunla ilgili yaşanan herhangi bir rahatsızlık geçirilmiş olması, cilt kuruluğun temel sebepleri arasında yer alabilir. Kullanılan ilaçların etkileri bile cilt kuruluğu sorununa yol açabilecekken, sebebi bulunamayan cilt kuruluğu durumlarında medikal geçmişten faydalanılır. Hastanın medikal geçmişinde cilt kuruluğuna neden olabilecek birçok hastalık, ilaç veya çeşitli sorunlar yer alabilir.

Cilt Kuruluğu Komplikasyonları

Cilt kuruluğu genelde önemsenecek kadar fazla komplikasyona neden olmazken, tehlikeli sayılabilecek iki komplikasyonu bulunur. Atopik dermatit, yani egzama ve cilt enfeksiyonları söz konusu komplikasyonlardır. Egzama cilt kuruluğunun aşırı ve yaralı bir haliyken, enfeksiyonlar sonucunda cilt yüzeyinde uzun süreli tahriş ve yara gibi durumlar görülebilir. Ayrıca hem egzamanın hem de enfeksiyonların sürekli olarak görülen şiddetli kaşınmaları söz konusu olur.

Atopik Dermatit (Egzama)

Alerjik bir hastalık olarak bilinen atopik dermatit, hastanın cilt yüzeyinde birçok rahatsız edici durumla karşılaşmasına neden olur. Özellikle kaşıntılar ve kızarlıklarla kendini gösteren bu hastalık, genel olarak çocukluk döneminde daha sık görülür. Atopik dermatit hastalığının görüldüğü bölgede ciddi bir bozukluk meydana gelir. Kızarlığın yanı sıra ciltte kaba ve çizgili bir görüntü ortaya çıkar. Genel olarak genetik bir hastalık olarak bilinse de cilt kuruluğunun ilerlemesi ve gerekli müdahalenin yapılmaması durumunda vücutta etkili olabilir.

Vücudun bakterilere ve mikroplara daha açık bir hal almasına neden olan bu hastalık, bununla da kalmayıp hastanın yeni alerjiler edinmesine de yardımcı olabilir. Atopik dermatitle birlikte cildin su tutma fonksiyonu giderek azalır. Bir süre sonra bölgenin nemlendiği ve kuruluğun geçtiği neredeyse hiç görülmez. Öte yandan yoğun bir kaşıntıyla birlikte dökülmeler de meydana gelebilir. Atopik dermatit hastalığının yeni alerjik hastalıklara, enfeksiyonlara ve kalıcı cilt sorunlarına neden olmaması için bir an önce tedavi edilmesi gerekir.

Enfeksiyonlar

İlk etapta cilt kuruluğu, sonrasında cilt kuruluğuna bağlı olarak gelişen yaralar ve çatlaklar, deride enfeksiyonların görülmesine sebep olur. Deri enfeksiyonları; bakteriyel, viral, mantar ve parazit gibi birçok türde ortaya çıkabilir. Bakteriyel deri enfeksiyonları kaşıntı, kızarıklık ve lekelerle atılabilir. Virüs deri enfeksiyonu ise deri altına üç grup virüsün yerleşmesi durumunu ifade eder. Bu enfeksiyon türü deride ciddi deformasyonlara ve kalıcı izlere neden olabilir.

Mantar deri enfeksiyonunda ise yoğun bir kaşıntı hakimdir ve hasta deriyi aşırı derecede tahriş ederek bölgeyi kaşır. Bir müddet sonra bölgede mantarla birlikte etkili olan dinmek bilmeyen yararlar oluşur. Parazit cilt enfeksiyonu ise deri altına birtakım parazitlerin yerleşmesi durumunu ifade eder. Bu parazitler deri altında yumurtlama gerçekleştirerek etkilerini arttırabilirler. Şiddetli kaşıntılar ve kızarıklar, parazitler nedeniyle sıklıkla görülür. Cilt enfeksiyonlarının türü ne olursa olsun acil müdahale gerektirir. Hastanın yaşam kalitesini büyük ölçüde düşüren bu enfeksiyonlar, aynı zamanda birçok hastalığa da davetiye çıkarabilirler. Bu nedenle deri enfeksiyonuna benzer bulgularda en hızlı şekilde tıbbi destek alınmalıdır.

Cilt Kuruluğu Nasıl Önlenir?

Cilt kuruluğu bir hastalık değil, sağlık sorunu olarak tanımlanır. Bu nedenle cilt kuruluğunun önlenmesi konusunda yoğun tıbbi tedaviler gerekmez. Basit önlemler sayesinde cilt kuruluğunun önüne geçilebilir. Cildin düzenli bir şekilde nemlendirilmesi, cilt kuruluğuyla etkin bir mücadele anlamına gelir. Ayrıca hastanın su ile temasının mümkün olduğunca az olması da yine önemli bir önlem türüdür.

Vücut neminin arttırılması için sürekli olarak su tüketilmesi ve sabun kullanımına da dikkat edilmesi gerekir. Tüm bu önlemler, evde uygulanabilecek ve tıbbi destek gerektirmeyen önlemler olarak tanımlanabilirler.

Cildin Nemlendirilmesi

Cildin nemlendirilmesi, cilt kuruluğu için alınabilecek en güzel önlemdir ancak bu konuda çok fazla hata yapılır. Cildin nemlendirilmesi konusunda birçok kozmetik ürününden faydalanılır. Kozmetik ürünleri cildin nemlenmesi konusunda başarılıdırlar ve cilt kuruluğunu büyük ölçüde yenerler. Bu kozmetik ürünlerin iki farklı yapıda olduğunu bilmek gerekir. Bazı kozmetik nemlendirici ürünler havadaki nemin vücuda çekilip, cilt kuruluğunun önüne geçerler. Diğer tür kozmetik nemlendiricilere bakıldığı zaman ise vücudu nemlendirmekten çok, deri yüzeyinin üstüne yeni bir katman ördükleri görülür.

Deri üzerine yeni bir katman ören nemlendiriciler, vücudun havadaki nemi almasının önüne geçerler. Ayrıca bu nemlendiriciler vücut yüzeyinde doğal olarak bulunan nemin de tamamen kaldırılmasına neden olurlar. Cilt kuruluğunun büyük ölçüde önüne geçerler ancak kişiyi sürekli olarak nemlendirici kullanmaya bağımlı hale getirirler. Cilt kuruluğunda kullanılması gereken nemlendirici kremlerin içerisinde belirli yağlar bulunur. Bu yağlar vazelin ve lanolin’dir. Kişiler nemlendiricilerin içerisinde yer alan maddelere bakarak doğru nemlendirici seçimini yapabilirler.

Diğer grupta yer alan nemlendiricilere bakıldığı zaman ise cildin doğal yollardan nemlenmesine yardımcı oldukları görülür. Bu tür nemlendiricilerin içerisinde ise gliserin ve bitkisel yağlar bulunur. Bu grupta yer alan nemlendiricilerin fiyatları, diğer grupta yer alan nemlendiricilere göre daha uygundur. Fiyatı uygun olan her nemlendiricinin içeriğinde gliserin ve bitkisel yağların olduğu anlamına gelmez. Nemlendirici seçerken kokusuz, parfümsüz, renksiz ve PH değeri, vücudun PH değerine yakın olan nemlendiricilerin tercih edilmesi gerekir. Öte yandan vücudun nemini artıracak olan gıdaların tüketilmesi de cilt kuruluğu için etkili bir önlemdir.

Su ile Temasın Kısıtlanması

Cilt kuruluğuyla karşı karşıya kalan birçok kişi, kuru olan bölgeye su ile müdahale etmeye çalışır. Kuru bölgeye su ile müdahale edilmesi saniyelik bir çözüm olarak tanımlanabilir. Vücudun olabildiğince sudan uzak durması gerekir. Su, vücudun doğal nem yapısını bozar ve derinin yağlanmasının da belirli oranda önüne geçer. Su kullanımı her ne kadar zorunlu olsa da mümkün olduğunca az tercih edilmesi, cilt kuruluğu sorunun büyük ölçüde önüne geçer.

Kurutan Sabunların Kullanılmaması

Sabun, vücut hijyeni için son derece gerekli olan bir üründür ancak cilt kuruluğuna da büyük ölçüde zemin hazırlar. Sabunların büyük bir çoğunluğunda nemlendirici herhangi bir madde bulunmaz ve bu sabunlar deri yüzeyinde bulunan yağ tabakasının erimesine neden olurlar. Bu nedenle sürekli olarak cilt kuruluğu yaşayan kişilerin, nemlendirici özlü sabunları tercih etmelerinde fayda vardır. Söz konusu sabunlar her ne kadar nemlendirici etkisine sahip olsalar da yine de yağ tabakasını belirli ölçüde eritebilirler. Bu durumun önüne geçmek için de her sabunlu banyo sonrasında kuruyan bölgelere nemlendirici takviyeleri yapılarak kuruluğun önüne geçebilir. Banyo sonrası yapılan nemlendirici uygulamalarında, vücudun tamamen kurumuş olmaması daha etkili bir sonuç verir.

Lastik Eldiven Kullanımı

Cilt kuruluğuna neden olabilecek işlerin yapılması sırasında kullanılan lastik eldivenler, bu sorun karşısında kişiye büyük bir avantaj sağlayabilir. Elin çok sıcak veya çok soğuk suya girmesi, yoğun deterjanın olduğu, aşırı kimyasal içeren maddelerle nüfuz etmesi gibi durumlarda kullanılan lastik eldivenler, derinin ciddi bir zarardan korunmasına yardımcı olurlar.

Su Tüketimini Arttırmak

Su tüketimini arttırmak, cilt kuruluğuyla mücadele konusunda en önemli önlemlerden biri olarak bilinir. Vücut, deriyi nemlendirmek adına tüketilen suyu önemli ölçüde kullanılır. Özellikle kış aylarında su kullanımı son derece düşer. Vücudun susuz kalması ve havanın da etkisiyle birlikte cilt kuruluğu yoğun bir şekilde kendini gösterir. Bu nedenle mevsim fark etmeksizin su kullanımının sürekli hale gelmesi gerekir. Günlük en az 1.5 litre veya 2 litre su tüketimi, cilt kuruluğunun büyük ölçüde önüne geçebilir.

Sık Sorulan Sorular

En Çok Vücudun Hangi Bölgelerinde Görülür?

Cilt kuruluğu vücudun her bölümünde görülebilir ancak bazı bölgeler vardır ki kuruluk diğer bölgelere uğramadan özellikle belirli bölgelerde kendini daha etkin bir şekilde gösterir. Kollar bu konuda ilk sırada yer alır. Özellikle dirsekten yukarısı, kuruluğun en fazla görüldüğü yerdir. Kuruluk şiddetini ve alanını artırırsa, direkt altında ve ellerde de ortaya çıkabilir. Bununla birlikte ayaklarda ve bacakların belirli kısımlarında da görülebilir. Bilek ve dizin alt kısmı, kuruluğun en sık görülen bölgeleridir. Sırt bölgesini ve göğüs bölgesini de es geçmemek gerekir. Siyah kıyafetlerin çıkarılmasıyla birlikte kıyafetlerin üzerinde cilt kuruluğu nedeniyle yoğun bir deri tabakası görülebilir. Söz konusu bölgelere vücudun yağ desteğinin az olması ve yağ kanallarına uzak olmalarından dolayı, cilt kuruluğu daha fazla ortaya çıkar.

Doktora Gitmek Gerekir Mi?

Sadece cilt kuruluğunda değil, birçok sağlık sorunun da doktora görünmekte fayda var. Cilt kuruluğunun aşırıya kaçması, çatlaklara, kanamalara ve kötü görüntüye neden olması gibi durumlarda mutlaka doktora görünmek gerekir. Kişi kendi başına da bu sorunla mücadele edebilir ancak tıbbi destek sonrasında kullanılan ilaçlar ve doktor tavsiyesiyle kullanılan ürünler, cilt kuruluğunun büyük ölçüde önüne geçer. Ayrıca kuruluğun altında herhangi bir hastalığın olup olmadığını da öğrenmek gerekir. Bu durum zaten bir doktor kontrolü gerektirirken, kontrolün ihmal edilmesi hastalıkların oluşumuna ve evre olarak ilerlemesine de katkı sağlar.

Farklı Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir Mi?

Cilt kuruluğu, çeşitli hastalıkların belirtileri olabilir ve egzama bu hastalıkların başında gelir. Bununla birlikte birçok deri hastalığı ve hatta cilt kanseri, cilt kuruluğu sayesinde teşhis edilebilir. Cilt kuruluğu sadece cilt hastalıklarıyla ilişkilendirilmemelidir. Vitamin eksikliği, kansızlık ve karaciğer problemleri de cilt kuruluğuna neden olabilir. Doktor muayenesi sırasında cilt kuruluğunun deri hastalıklarıyla herhangi bir bağlantısı bulunmazsa, kan tahlili ve diğer birçok tetkik sonucunda cilt kuruluğunun altında yatan diğer hastalıklar ortaya çıkabilir.

Doğal Yöntemlerle Tedavi Edilebilir Mi?

Cilt kuruluğunun farklı hastalıklardan kaynaklanamaması ve ileri seviyede olmaması gibi şartlarda doğal yöntemlerle tedavi edilmesi mümkündür. Tedaviye öncelikle yoğun su tüketimiyle başlanabilir ve ardından çeşitli bitki özlerinden faydalanılabilir. Aloe vera kuru cilt sorununa son derece iyi gelirken, papatya, kayısı, adaçayı ve lavanta, kuru ciltler için faydalı olan bitkilerdir. Ayrıca özel nemlendirici etkisi olan sabunlar da cilt kuruluğu sorununun çözülebilmesi konusunda büyük katkı sağlarlar.

Cilt Kuruluğuna İyi Gelen Besinler Nelerdir?

Cilt kuruluğu birtakım vitaminlerin eksik olmasından ötürü görülebilir ve bu vitaminler besinler sayesinde vücuda kazandırılabilir. E, C, B2 ve A vitaminlerinin eksik olması, cildin tam olarak nem ve yağlanmamasına neden olur. Haliyle cilt kuruluğu kaçınılmaz bir hale gelir ve bu vitaminler birçok besin içerisinde yer alır. Balık, zeytinyağı, keten tohumu, patates, yumurta, nar, turunçgiller, domates, muz, salatalık ve avokado, besin kuruluğuna iyi gelen besinler olarak nitelendirilirler.

Ciltte Yaraların Görülmesine Neden Olur Mu?

Cilt kuruluğu yoğun bir kaşınma hissine neden olur ve hasta sürekli olarak bölgesel kaşıntılarla karşılaşır. Bu kaşıntılar geçici olarak görülse de belirli aralıklar devamlı ortaya çıkarlar. Hasta farkında olmadan bölgenin yoğun bir şekilde aşınmasına kaşıyarak neden olabilir. Bu durum ise ciltte yaraların görülmesinin en önemli sebebidir. Ayrıca kuruluğun herhangi bir şekilde giderilmemesi ve ilerlemesi durumunda ise yine yara benzeri oluşumlar ortaya çıkabilir. Bu oluşumlar, normalden kat kat daha fazla kaşındıkları için yaranın boyutu her kaşıma sonucunda büyür. Hatta yaralarla birlikte kanamalar da meydana gelir. Bu nedenle kuruluğun bir an önce giderilmesi ve erken müdahaleyle yaraların önüne geçilmesi gerekir.

Cilt Kanserinin Görülmesine Neden Olur Mu?

Cilt kanserinin görülmesi konusunda cilt kuruluğunun net olarak bir neden veya risk faktörü olarak gösterilmesi söz konusu olmaz. Cilt kanserinin önemli belirtilerinden biri cilt kuruluğudur ancak kurulukla birlikte diğer belirtilerin de görülmesi gerekir. Her kuruluk cilt kanseri riski içermez ve kişilerin de bu konu nedeniyle paniğe kapılmamaları gerekir. Cilt kuruluğu her bireyin başına gelebilir ve hastalık olarak kabul edilmez. Cilt kuruluğu basit bir sağlık sorunudur ve basit yöntemlerle giderilebilir.

Ciltte Kuruluk Oluşması Alerjiye Neden Olur Mu?

Cildin bazı durumlara alerjik reaksiyon göstermesi durumunda cilt kuruluğu görülebilir. Bununla birlikte cilt kuruluğunun ilerlemesi de vücudun yine belirli durumlara alerjik reaksiyon göstermesine sebep olabilir. Özellikle gelişen enfeksiyonlar sonucunda bu alerjik alışkanlıklar edinilir. Kuruluğun ilerlemesi ve çatlaklara dönüşmesi sonucunda görülen çatlaklar, deri enfeksiyonlarına yol açar. Haliyle çatlaklar oluştuğunda veya oluşmadan önce kuruluğun giderilmesi, alerjinin oluşmaması için alınması gereken bir önlemdir.

Mevsimsel Geçişler Cilt Kuruluğuna Neden Olur Mu?

Mevsimsel geçişler, cilt kuruluğunun en önemli nedenleri arasında yer alır. Mevsimsel geçişler sırasında havada ciddi dengesizlikler yaşanır. Cilt bu duruma adapte olamadığı için nem ve yağ dengesini tam olarak ayarlayamaz. Haliyle ciltte kuruluklar veya aşırı yağlanmalar görülür. Mevsimsel geçişlerde giyilen kıyafetlere, duş alımına ve duş sırasında kullanılan sabuna, nemlendirici takviyesine ve su tüketimine büyük özen gösterilmelidir. Aksi halde cilt kuruluğu kaçınılmaz bir hal alır ve en şiddetli yüzünü gösterir.

Hızlı Kilo Vermek Cilt Kuruluğuna Neden Olur Mu?

Hızlı kilo verme durumunda, vücut besin takviyesi alamadığı için zaten vücudu tam olarak nemlendiremez. Bununla birlikte hızlı kilo verilmesi durumunda derinin de bu duruma adapte olması gerekir. Derinin bu denli hızlı değişimlere adapte olması son derece zordur. Bu nedenle kuruluk mutlaka görülür ve beraberin de derin çatlaklar da ortaya çıkabilir. Kademeli olarak kilo verilmesi, kuruluğun görülmesinin önüne geçer. Ayrıca kurulukla birlikte çatlaklara çok rahat bir ortam sunulduğu için kademeli bir şekilde kilo verilmesi, derin çatlakların ortaya çıkmasının da önüne geçer.

Vitamin Eksikliği Cilt Kuruluğuna Neden Olur Mu?

Vitamin eksikliği cilt kuruluğunun en büyük nedenleri arasında yer alır. Cildin sürekli olarak A, B2, C ve E vitaminlerine ihtiyacı bulunur. Eğer bu vitaminler alınmazsa, cildin kendini nemlendirmesi ve yağlandırması gerçekleşmez.

Çok Fazla Makyaj Yapmak Cildi Kurutur Mu?

Makyaj, cildin en büyük düşmanı olarak bilinir ve uzman dermatologlar, makyajdan kesinlikle uzak durulması gerektiğini belirtiler. Kozmetik ürünlerinin içerisinde yoğun miktarda alkol, vazelin ve lanolin benzeri maddeler bulunur. Bu maddeler vücudun nem oranını düşürür. Ayrıca deri üzerine yoğun bir tabaka ördükleri için havadaki nemin vücuda aktarılması söz konusu olmaz. Bununla birlikte derinin nefes alması durumu da yine makyaj sayesinde engellenir. Makyaj, cildin kurumasına ve ciltte yara oluşmasına neden olan maddeler içerir. Bu nedenle yoğun bir şekilde cilt kuruluğu yaşayan kişilerin makyaj yapmaları şiddetle önerilmez. Cildi hassas ve sürekli olan kişiler bu ürünleri kullanıyorlarsa bile en kısa süre içerisinde bırakmaları gerekir.

Cilt Kuruluğu Kaç Günde Geçer?

Cilt kuruluğu, eğer yağlı bir cilde sahip insanda ortaya çıkmış ve nemsizlik kaynaklı ise birkaç gün içerisinde ortadan kalkar. Eğer kuru cilde sahip insanlarda ortaya çıkmış ise süre çok daha uzundur. Ortaya çıkmasına sebep olan faktörlere ve bu faktörlere yönelik olarak gerçekleştirilen girişimlere göre de cilt kuruluğunun iyileşme süresi değişmektedir. Bazen basit bir nemlendirici krem ile bir haftada geçebilen kuruluk ve kuruluğa bağlı belirtiler bazen de aylarca tedavi gerektirebilmektedir.

Bebeklerde Cilt Kuruluğu Neden Olur?

Cilt, çevresel faktörlerden fazla etkilenen bölgedir. Belirli bir asit – baz dengesinde ve nemde olması gerekmektedir. Bu dengeyi bozan, pigmentleri ve bağ yapısını etkileyen her türlü durum cilt kuruluğunun sebepleri arasında sayılabilir. Bebeklerde ve yetişkinlerde cilt kuruluğunu ortaya çıkaran sebepler oldukça benzerdir:

  1. Kuru ve soğuk havalar doğrudan cilt kurumasına sebep olmaktadır.
  2. Havadaki nemi yok ederek havayı ısıtan ısınma sistemleri de cilt kuruluğu yapmaktadır.
  3. Vücudun sıcaklığını değiştirecek kadar uzun süre sıcak ya da soğuk su altına kalmak cilt kuruluğunun gelişme ihtimalini artırmaktadır.
  4. Cilt yüzeyini kimyasal temizleyicilerle uzun süre ovalamak cilt kuruluğu sebebidir.
  5. Cildin nemli kalabilmesi için su tüketiminin yeterli olması gerekir. Gün içerisinde bir buçuk litreden daha az su tüketenlerde bölgesel cilt kurulukları ile karşılaşılması doğaldır.
  6. Çeşitli hastalıklar ve ilaçlar da cilt kuruluğu yapmaktadır.

    Hamilelikte Cilt Kuruluğu Neden Olur?

    Hamilelik dönemi boyunca vücudun kimyasında meydana gelen değişimlerin bir sonucu olarak cilt kuruması ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca karın bölgesinde cildin aşırı gerilmesi de kuruluk riskini artıran faktörlerdendir. Her gebe cilt kuruluğu yaşamaz ancak yaşanma ihtimali oldukça yüksektir. Bu sorunun tüm vücuda yayılmasının önüne geçmek için sürekli olarak kaliteli cilt nemlendiriciler kullanılmalıdır.

    Cilt Kuruluğu Kırışıklık Yapar Mı?

    Cilt kuruluğu birbirinden bağımsız alanların bir bütün olarak nemden yoksun kalması halidir. Uzun süre tedavi edilmeyen cilt kuruluklarında cildin taşıyıcı yapısının da zarar görmesi mümkündür. Kırışıklık doğrudan cilt kuruluğu kaynaklı olmasa da buradan da destek almaktadır. Özellikle yüz ve el bölgesindeki kuruluklara kaliteli nemlendiricilerle müdahale edilmelidir.

DMCA.com Protection Status