Böcek Sokması Tedavisi

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Mehmet Karahan, Prof. Dr. Binnur Üstün
Böcek Sokması Tedavisi
Böcek Sokması Tedavisi

Böcek sokması ya da ısırması, mevsime ve bulunulan yöreye göre değişkenlik gösterse de hemen herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Genellikle böcek sokması ya da ısırmasına maruz kalan bölge tahriş olur, yanma ve kaşıntı hissedilir, şişlik görülebilir.

Kimi zaman söz konusu durum, kişide alerjik reaksiyona neden olabilir. Böyle durumlarda iltihaplanma, ısırılan bölgede şişme görülebilir. Deride oluşan kaşıntı ve yanmanın yanı sıra kişide nefes alamama, tansiyonun yükselmesi ya da düşmesi, kalpte ritim bozuklukları gibi belirtilerin de gözlemlenmesi mümkündür.

Arı sokması örneğindeki gibi bazı durumların meydana getirdiği alerjik reaksiyon, kişide hayati tehlike yaratacak boyutta olabilir. Dolayısı ile böcek ısırması ya da sokması sonucunda oluşan belirtilere bakılarak mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gereklidir.

Zehirli böcek sokması ya da ısırmasında ki akrep ve yılan sokmaları da bu kategoride ele alınıyor, mutlaka tam teşekküllü bir hastaneye başvurmalıdır. Zira ölümcül olabilir.

Özellikle bebek ve çocuklarda böcek sokması ya da ısırması görüldü ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmakta fayda var.

Böcek sokması tedavisinde, sokan ya da ısıran böceğin türüne, sayısına, olay sonrası belirtilere bağlı olmak üzere, evde yapılabilecek basit uygulamalardan, hastanede ya da sağlık kuruluşunda yapılacak enjeksiyon, lokal uygulamalar, ilaç tedavisi gibi yöntemlere uzanan bir yelpaze kullanılabilir.

Böcek Sokması Tedavisi Hakkında

Böcek sokması tedavisi, evde buz kompresi yapma, sokulan bölgeye nane yaprağı koyma, çay ağacı yağı ya da elma sirkesi damlatma gibi yöntemlerle yapılabilir. Bunun öncesinde sokan böceğin türü, sayısı ve sokulan bölgeye göre su ve sabun ile yıkama da yapılabilir. Elbette olayın oluş biçimi ve sonrasında görülen belirtiler de mutlaka dikkate alınmalıdır.

Sağlık kuruluşlarında ise yine böcek sokmasının nasıl ve nerede olduğu, sokan böceğin cinsi, sayısı, kişide görülen belirtiler dikkate alınarak bir tedavi süreci planlanacaktır. Bu tedavi süreci antihistaminik (alerjik reaksiyonlara karşı kullanılan ilaçlar), antispazm (kasılmaları gidermeyi amaçlayan ilaçlar), adrenalin enjeksiyonu, kortizon içeren kremler, losyonlar, zehirli sokmalara karşı panzehir, steroid içerikli haplar, antibiyotik, oksijen verilmesi, yaralara küçük cerrahi operasyonlar yapılmasını içerebilir.

Böcek Sokması Nedir?

Böcek sokması ya da ısırması, karınca, bal arısı, yaban arısı, eşek arısı, sivrisinek, kene, örümcek, pire, çıyan, akrep, yılan tarafından kişinin derisine zehir enjekte edilmesi ya da iğne bırakılması veya ısırılması olarak tanımlanıyor.

Böcek sokması ya da ısırması, çoğunlukla tehlike karşısında savunmaya geçen böceklerin ya da hayvanların neden olduğu durumdur. Ancak kene, sivrisinek gibi böceklerin amacı deriyi ısırarak kandan beslenmektir. Bu tür sokmaların sonucunda deride kaşıntılı, kızarmış, papül olarak adlandırılan kabarcıklar oluşur.

Sivrisinek Sokması

Özellikle yaz aylarında en çok şikâyet edilen böcek sokması, sivrisinek ısırığıdır. Coğrafi koşullara göre sayılarında değişiklik görülse de hemen her yerde sivrisineğe rastlamak mümkündür.

Sivrisinek kandan beslenmek için deriyi ısırır. Isırılan bölgeye sivrisineğin bıraktığı salya, temel olarak kaşıntının nedenidir. Salyanın içeriğinde bulunan antikoagülan, vücutta alerjik reaksiyona neden olur.

İlaçlama ve sinek kovucu tütsü, prize takılan küçük aletler ya da bazı losyonlar hem sivrisinek sokmasına maruz kalmaktan hem de gürültüsünden koruyabilir.

Sivrisinek sokmasının ardından, sokulan bölgeyi su ve sabunla temizlemek yerinde olacaktır. Ardından sokulan bölge üzerine buz kompresi, nane yapraklarını ezerek koymak, su ile az seyreltilen elma sirkesi dökmek gibi evde bazı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Kaşıntı ve kızarıklık dışında başka belirtiler fark edilirse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Arı Sokması

Arı sokması, yine yaz aylarında sıkça karşılaşılabilen bir durumdur. Arıların kuyruklarında iğneleri bulunur ve zehri bu iğne aracılığıyla deriye zerk ederler. Bu zehirde formik asit adı verilen organik bir asit bulunur.

Bal arılarının iğnesi eğik, kanca gibidir. Bir defa sokan bal arısının iğnesi geride kalır ve tekrar sokamaz. Sonrasında da ölür. Yaban arısı ve eşek arısının ise düz iğnesi vardır ve defalarca sokabilirler. Bal arısından daha tehlikeli ve zehirlidirler.

Arı sokması sonrası bölgede acı, yanma, kaşıntı ve şişlik görülür. Öncelikle yapılması gereken geride kalan iğne var ise onu çıkarmaktır. Burada sterile edilmiş bir cımbız kullanılabilir. Sokulan bölge su ve sabunla yıkadıktan sonra, söz konusu bölgeye buz kompresi uygulanabilir. Lavanta yağı, bal ya da yoğurt sürmek de semptomları hafifletir. Genellikle bir haftaya kalmadan sokulan bölgedeki kızarıklık, şişme ve yanma geçer. Ağrı süreklilik gösterirse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Alerjisi olmadığı halde birden fazla arı tarafından sokulan kişilerde, toksik bir tablo görülme olasılığı vardır. Baş ağrısı, kusma, bulantı, halsizlik, ateş, havale geçirme, ödem oluşması gibi belirtiler görülebilir. Böyle bir durumda bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Arı sokması damara denk geldiyse, yüzde bir bölgede oluştuysa ya da yiyecek ve içecekle ağıza arı girdiyse ve soktuysa daha tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir. Bu noktalardaki sokmalar dolaşım bozukluğuna, oluşan ödem ile nefes yollarının tıkanmasına neden olabilir. Böyle bir olay yaşandı ise derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmalı ya da acil ilk yardım ekibi çağırmalıdır.

Arı sokması alerjisi olan kişilerde de, kişiden kişiye değişebilen belirtiler görülebilir. Kızarıklık ve şişkinliğin yanında dil sürçmesi, kaslara giren spazmlar, nefes darlığı, kalpte ritim bozukluğu, zihin bulanıklığı, baygınlık, huzursuzluk, ishal, kurdeşen (ürtiker), ateş, yaygın ödem, aşırı terleme veya anafilaksi görülebilir. Anafilaksi vücudun anafilaksiye neden olan alerjenle karşılaştığı anda gelişen ve hayati tehlikesi olan sistematik bir reaksiyondur. Hemen hemen aynı anda deride kızarıklık, kaşıntı, deride kabarıklık ve sıcaklık hissetme, burun akıntısı, hapşırık, nefes darlığı, öksürük, göğüste tıkanıklık hissi ve hışıltı, ağır durumlarda morarma (siyanoz), tansiyon düşmesi, kalpte ritim bozukluğu, nabız sayısında düşme ya da artma, baş dönmesi, halsizlik ve ağır durumlarda şok gelişebilir. Bununla birlikte ağız ve boğazda şişme, yutma zorluğu, kusma, ishal, mide krampları görülebilir. Bu durumda yapılacak ilk uygulama adrenalin enjekte edilmesidir. Anafilaksisi olan kişiler olabildiğince alerjiyi tetikleyicilerden uzak durmalı, yanlarında adrenalin içeren oto enjektör bulundurmalı. Her durumda kişinin arı alerjisi var ise acilen sağlık kuruluşuna erişmek gereklidir.

Tahtakurusu

Tahtakurusu (Cimex lectularius ve Cimex hemipterus olarak adlandırılan iki türü var), kanatları körelmiş, yassı ve oval yapısı olan, 3-5 mm (üç ya da beş milimetre) uzunluğunda, insanları ya da sıcakkanlı hayvanları ısırarak onların kanından beslenen bir böcek türüdür.

Tahtakuruları, uzun süre beslenmeden yaşamlarını ve nesillerini devam ettirebilirler. Bu nedenle öncelikle, eğer yaşanılan yerde varlıklarına rastlanırsa, mutlaka bundan kurtulmaya çalışmalıdır.

Tahtakurusu ısırığında, öncelikle su ve sabun ile ısırılmış bölge temizlenmelidir. Bunun ardından karbonatlı su ya da limon suyu kullanarak oluşan kaşıntı için önlem alınabilir. Nadiren de olsa bu sokmaların ardından ürtiker görülebilmektedir. Söz konusu durumda, kızarıklık, kaşıntı, papül dışında bir belirti gözlemlenirse bir sağlık kuruluşuna başvurmakta yarar vardır.

Kene Sokması

Kene sokması, yaz aylarında sıkça duyulan böcek sokmaları arasındadır. Sıcakkanlı hayvan ve insanların kanından beslenen bu küçük eklem bacaklılar, ağrısız bir biçimde deride delik açar, beslenir ve uyurlar. Beslenme kısımları derinin içindedir ancak, geri kalan bölümü mavi gri bir renge dönüşüp şişmiş halde dışarıda kalır. Deri ya da saçlı deride görülebilirler.

Kene sokması kene yapışması olarak da ifade edilmektedir. Kırım Kongo Kanamalı ateşi adıyla bilinen ve insan hayatını tehdit eden hastalık nedeniyle bilinirliği fazladır. Kene çeşitlerinin tümü bu hastalığı taşımazlar ancak tedbir alınması bakımından, kene sokması durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Kene yapışmaları çiftçiler, büyükbaş hayvancılık işiyle uğraşanlar, yeşillik alanlarda sıkça piknik yapan kişilerin karşılaşabileceği bir durumdur. Kene yapışmasında, kenenin çıkarılırken öldürülmemesi önemlidir. Yanlış bir hareket vücuda kenenin sıvısının akmasına ve virüs bulaşmasına neden olabilir. Söz konusu durumda bir sağlık kuruluşundan yardım almakta yarar vardır. Eğer yapışan keneyi kendiniz çıkarmak zorunda kalırsanız, bir cımbız yardımı ile başından tutarak çıkarmak gerekir.

Kene sokması belirtileri ortalama 2-3 (iki üç) gün içerisinde kendisini gösterir. İştahsızlık, yüksek ateş, bulantı, cilt altı kanamaları, aşırı kas ağrısı, baş ağrısı, kusma ve bulanık görme bunların arasında sayılabilir. Gözde kızarıklık, idrar ya da dışkıda kan, burun kanaması, göğüs kanaması gibi belirtiler ise Kırım Kongo Kanamalı ateşi hastalığının belirtileri arasındadır.

Yaşam alanları ve üreme biçimi de dikkate alındığında, daha başka bulaşıcı hastalık taşıyabilecekleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Kene sokması durumuyla karşı karşıya kalan kişi öncelikle bir hastanenin acil servisine başvurmalıdır. Orada gereken müdahale yapılacak ve gerekirse kişi başka bir bölüme yönlendirilecektir.

Tıbbi Müdahale Gerektiren Belirtiler Nelerdir?

Böcek sokmasının tedavi aşamasında, olayın oluş biçimi önem kazanır. Hangi böcek soktu, kaç taneydi, nereden soktu gibi sorular tedavi şeklinin ve süresinin belirlenmesini sağlar. Sivrisinek sokması evde uygulanacak bazı yöntemlerle tedavi edilebilirken, kene yapışması da denen kene sokmasında bir hastanenin acil servisine başvurmakta yarar vardır.

Böcek sokmalarında genellikle kızarma, kaşıntı, hafif şişlik, hafif acı gibi belirtiler görülebilir. Ancak sokulan bölgede morarma, geçmeyen ağrı varsa, bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler eşlik ediyorsa, nefes darlığı, kaslarda spazm, bilinç kaybı, kalpte ritim bozukluğu, bilinç kaybı, yüksek ateş, titreme, vücutta ödem oluşumu gözleniyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşu ya da sağlık ekibince tıbbi müdahale edilmesi gerekir.

Böcek Sokması Tedavi Türleri

Böcek sokmasında, sokan ya da ısıran böceğin türüne, sayısına göre takip edilebilecek tedavi türleri vardır. Her şeyden önce sokulan bölgenin temizlenmesi önemli bir etkendir. Sonrasında ise evde buz kompresi yapılması, limon, elma sirkesi gibi malzemelerin doğrudan veya seyreltilerek sokma bölgesine dökülmesi, karbonatlı su, ezilmiş nane yaprakları, çay ağacı yağı, lavanta yağı, sarımsak sürülmesi gibi tedavi yöntemleri kullanılabilir. Ağrı ve kaşıntı giderilmesi için, kullanım talimatlarına mutlaka uymak kaydıyla, eczaneden krem alınarak kullanılabilir.

Sağlık kuruluşlarında yapılan tedavilerde de yine olayın hikâyesine göre, acil müdahale ihtiyacı varsa yapılacak ve ardından tetkikler yapılıp tedavi süreci ona göre yürütülecektir. Alerjik bir durum ya da enfeksiyon olup olmadığına göre süreç seyreder.

Bölgenin Dezenfekte Edilmesi

Böcek sokması sonrasında, evde temel tedavi yöntemlerini uygulamadan önce, sokulan bölgeyi soğuk suyun altına tutmak hem semptomları rahatlatır hem de olası enfeksiyona ilk elden engel olmaya yardımcı olabilir. Bitkisel bir sabunla, bölgeyi tahriş etmeden yaklaşık 30 (otuz) saniye kadar yıkanmalıdır. Elbette arı sokmasında iğnenin çıkarılmış olması gereklidir.

Sağlık kuruluşuna müracaat edildiğinde, böcek sokma hikâyesine göre gerekli ilk müdahale yapılacaktır. Bu böceğin deri üzerinde kalan parçasını çıkarmak, anaflaktik bir durum varsa adrenalin iğnesi yapmak ve sokulan bölgeyi dezenfekte etmek ilk işlemler arasında yer alır. Tabiidir ki böcek sokması ya da ısırması sonrasında acil müdahale edilmesi gereken başka bir tablo var ise, işlem sıralamasında öncelikler değişebilir.

İlaç Tedavisi

Böcek sokması vakalarında, olayın hikâyesine ve görülen belirtilere göre ilaç tedavisi uygulanabilir. Bunlar losyon, jel ya da krem gibi cilt üzerinden uygulanan ilaçlar olabileceği gibi, antihistaminik ya da antispazm içerikli enjeksiyonlar da olabilir. Isırık ya da sokma sonucu bulaşan bir enfeksiyon varsa, antibiyotik de verilebilir.

Yine söz konusu olayın hikâye ve belirtilerine göre adrenalin enjeksiyonu, steroid içeren tabletler de tedavinin bir parçası olarak kullanılabilir. Kırım Kongo Kanamalı ateşi hastalığı tespit edilmişse, tedavi sürecine antiviral ilaçlar, kan ve kan türevleri de eklenebilir.

Alerjen Tedavisi

İnsan vücudunda bağışıklık sisteminin çeşitli maddelere karşı tepki oluşturmasına alerji, bu durumu meydana getiren etkene de alerjen denir. Böcek sokmalarında da kimi zaman vücut, sokma ya da ısırma esnasında salgılanan maddelere karşı antikor üretemez ve alerjik tepki verir. Alerjinin şiddetine bağlı olarak, böcek sokmasının sonrasındaki ilk yarım saat ya da birkaç gün içerisinde yoğun kaşıntı, boğazda ve göğüste sıkışma hissi, gözlerde yanma ve kızarma, ciltte kızarıklık ve döküntü, vücudun değişik bölgelerinde ödem, ısırılan bölgede yanma, karıncalanma, uyuşma, ateş, mide bulantısı ya da kusma, kas spazmı, kalpte ritim bozukluğu, bayılma ya da bilinç kaybı gibi belirtiler görülür.

Böcek sokması sonucunda oluşan alerjilerde, sağlık kuruluşuna başvuran kişinin gösterdiği belirtilere bağlı olarak acil ilk müdahaleleri yapılacaktır. Ardından sokma olayının ve kişinin tıbbi hikâyesine göre değişen ölçülerde antihistaminik ilaç tedavisi başlanır. Bu süreçte oksijen ve sıvı verilmesi, tabloya göre farklı ilaçların enjekte edilmesi gerekebilir.

Uzun süreli alerjen tedavisinde, venom immünoterapi (zehre karşı bağışıklık sağlanmasını amaçlayan tedavi) uygulanabilir. Bunun amacı, kişinin zehirlere karşı duyarlılığını azaltmak ve uzun vadede nüfusun alerjenlere karşı göstereceği reaksiyonu azaltmaya çalışmaktır. Kişiye düşük dozlarda zehir verilerek, alanında uzman bir hekim tarafından uygulanır.

Böcek Sokması Tedavi Öncesi

Böcek sokması tedavi sürecinde, öncelik kişinin hangi böcek tarafından kaç defa ısırıldığının tespitidir. Bu husus, diğer belirtilerle birlikte, tedavi yöntemi ve sürecinin belirleyicisidir. Böcek sokması ya da ısırması evde tedavi edilecek durumda ise ilk önce söz konusu bölgenin su ve sabunla yıkanması yerinde olacaktır. Eğer bal arısı soktu ise ve mümkünse yıkamadan önce arının iğnesi çıkarılmalıdır.

Sağlık kuruluşuna başvurularda, kişinin belirtileri öncelikli olmak üzere, sokma ya da ısırma olayının meydana gelişinin ayrıntıları ile birlikte tedavi süreci takip edilecektir. Kişi sağlık kuruluşuna alerjik reaksiyon belirtileri ile geldiyse ve hayati tehlikesi var ise öncelikle acil müdahale yapılır. Sonrasında da kişinin tıbbi tablosuna göre tedavi süreci takip edilir.

Fizik Muayene

Böcek sokması ya da ısırmasının neden kaynaklandığı belli değilse, kişinin hangi böcek tarafından kaç defa ısırıldığı ya da sokulduğu fizik muayene sonucu tespit edilebilir. Böcek sokması tedavisinin verimli sonuç verebilmesi için, belirtilerin yanı sıra kaynağının da bilinmesi gereklidir. Yine solunum, nabız, kalp atışı gibi temel hayati belirtiler fiziki muayene ile kontrol edilir.

Tetkikler

Kişiyi ısıran ya da sokan böceğin türüne ve sayısına bağlı olarak, kişide enfeksiyon, alerjik reaksiyon görülebilir. Böcek sokması tedavisi sürecinde de, enfeksiyonun durumu, niteliği, alerjik reaksiyonun düzeyinin tespit edilebilmesi için fizik muayenenin ardından, kan ve idrar tahlili yapılabilir.

Böcek Sokması Tedavi Sonrası

Böcek sokması tedavisi, ısıran ya da sokan böceğin türüne ve sayısına göre değişkenlik gösterir. Yine kaynağa bağlı olarak, evde uygulanabilecek tedavilerin yanı sıra bir sağlık kuruluşunda da tedavi süreci takip edilebilir.

Evde uygulanan tedavilerin ardından semptomlarda hafifleme olup olmadığı, başka belirtilerin ortaya çıkıp çıkmadığı takip edilmelidir. Bazı böcek sokmalarında sonrasında ağrı, vücutta alerjik reaksiyon belirtileri görülebilir.

Herhangi bir sağlık kuruluşunda takip edilen tedavi sürecinde, tedavinin adımlarını titizlikle takip etmek ve uygulamak önemlidir.

Tedavi Süresi ve İyileşme

Böcek sokması tedavisi, kaynağına bağlı olarak seçilir ve sürdürülür. Evdeki uygulamalar ile tedavi edilen ve hafif diye tabir edilebilecek durumlarda, genellikle iyileşme süresi bir haftayı aşmaz. Tedavi süresi de semptomların geçmesi ile bağlantılıdır.

Alerjik reaksiyon belirtilerinin görüldüğü, zehirlenme ya da enfeksiyon tablosunun eşlik ettiği böcek sokması tedavilerinin süreci ve iyileşme süresi tamamen kişiye özgüdür. Kişinin genel sağlık yapısına, bağışıklık sisteminin durumuna, yaşına göre değişkenlik gösterir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Böcek sokması tedavisi sonrasında, istirahat etmek önemlidir. Özellikle de sağlık kuruluşunda görülen tedavilerin ardından. Eğer daha önce bilinmeyen alerjik reaksiyon ortaya çıktı ise, yeniden aynı duruma maruz kalmak hayati tehlikeye neden olabilir. Bu yüzden dikkatli olmak ve yeni bir böcek sokmasına ya da ısırmasına maruz kalmamaya özen göstermek gerekir.

Bunun dışında enfeksiyon veya bulaşıcı hastalık kapmamak için gündelik yaşamda ya da açık alan etkinlikleri, çiftlik gibi yerlerde olabildiğince böcek sokmasından kaçınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Böcek sokması tedavisi için hangi bölüme muayene olmak gerekiyor?

Böcek sokması tedavisinde, olayın kaynağına ve kişinin gösterdiği belirtilere göre öncelikle acil servise başvurmak yerinde olacaktır. Acil belirtiler yok ise dermatoloji (cildiye) ya da iç hastalıkları (dahiliye) bölümüne gidilebilir. Kene yapışması gibi bir durumda enfeksiyon bölümü ya da klinik mikrobiyoloji doktoru ilgilenecektir.

Böcek sokması için kullanılan tedavi yöntemleri nelerdir?

Böcek sokması tedavisi, sokan ya da ısıran böceğin türüne, sayısına ve kişide kaşıntı, kızarıklık, sızı dışında görülen göre belirlenip uygulanır. Bu tedavi yöntemleri arasında hafif sokmalar için evde uygulanacak yöntemler ile sağlık kuruluşlarında ilaç, enjeksiyon, oksijen ve sıvı verilmesi gibi yöntemler içeren tedaviler bulunmaktadır.

Böcek sokması durumunda zehrin yayılması nasıl önlenir?

Böceğin soktuğu ya da ısırdığı yerin biraz yukarısı ve aşağısına boğucu sargı uygulanabilir. Arı sokmasında sıkarak ya da zorlayarak iğneyi çıkarmaya çalışmamak gerekir çünkü bu iğnedeki zehir keseciklerinin patlamasına yol açar. Su ve sabun ile bölgeyi yıkamak yardımcı olacaktır.

Böcek sokması ölüme neden olur mu?

Böcek sokması ya da ısırması vakalarında, böceğin zehirli olup olmadığı, birden fazla böceğin ısırması ya da sokmasının söz konusu olup olmadığı, sokan böceğin enfeksiyon ya da bulaşıcı hastalık taşıyıp taşımadığı, ısırma ya sokmanın vücudun hangi bölgesinde oluştuğu ile kişinin bünyesinin alerjik olup olmadığına bağlı olarak hayati tehlike söz konusudur. Böcek sokmasına maruz kalan kişinin yaşı, kalp ya da böbrek sorunlarının olup olmadığı da bu tür vakalarda hayati tehlike yaratabilir.

Kene sokması durumunda müdahale nasıl yapılır?

Kene sokması ki kene yapışması olarak da ifade edilmekte, tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir durumdur. Kenenin deriden parçalanmadan, öldürülmeden çıkarılması önemlidir. Yine yapışan kenenin üzerine alkol, gaz yağı gibi sıvı dökülmemelidir. En sağlıklısı ivedilikle bir sağlık kuruluşuna başvurup, kenenin uzmanlarca çıkarılmasını sağlamaktır.

Sağlık kuruluşuna ulaşılamayacak durumlarda, kene henüz deriye gömülmemişse, bir cımbız yardımıyla baş tarafından tutarak, dikkatlice ve sabit bir kuvvetle çekerek çıkartmak gerekir. Çıkarılan bölgeye antiseptik bir solüsyon sürülebilir. Çıkan keneyi ise çamaşır suyu veya böcek öldürücü ilaçla dolu bir kaba atmalıdır. Kene başı deride gömülü kalırsa, cerrahi yöntemle çıkarılması için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Böcek sokmasına karşı aşı bulunuyor mu?

Böcek sokmasına karşı aşı mevcut değildir. Ancak tedavi sürecinde, özellikle arı sokmasında hastanede aşı tedavisi uygulanabilir.

Böcek sokması sonrasında enfeksiyon oluşabilir mi?

Böcek sokması sonrasında, vakanın oluşum koşullarına göre enfeksiyon oluşma olasılığı mevcuttur. Sokan ya da ısıran böceğin türü, sokma sonrası bölgenin dezenfekte edilmemesi gibi etkenler enfeksiyona neden olabilir.

Böcek sokması tetanoza neden olur mu?

Ateşli bir hastalık olarak bilinen tetanoza neden olan mikrop, havasız yerlerde de yaşayabilir ve çoğalabilir. Genellikle açık yaralardan bulaşır. Bu mikrobun bulunduğu ortamlarda bulunan böcek ya da arıların sokması ile kişiye tetanos bulaşabilir.

Karın kaslarında sertleşme, ateş, baş ağrısı, aşırı sinirlilik, ses karşı hassasiyet, yutkunma zorluğu tetanos belirtilerindendir. Böcek sokması ya da ısırması sonrasında bu tür belirtiler gözlemlenir ise sağlık kuruluşuna başvurarak durumu paylaşmalıdır.

Doktor izni olmadan krem veya ilaç kullanmak riskli mi?

Böcek sokmasına karşı azı ağrı kesici tabletler ya da kaşıntı giderici krem ve losyonlar kullanılabilir. Kullanma talimatında önerilen dozları aşmamak önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, böcek sokmasının seyri, yanında gözlemlenen belirtilerdir. Alerjik bir durum varsa, söz konusu ilaçlar ya da kremler kişiye fayda yerine zarar getirebilir.

DMCA.com Protection Status