Böbrek Kanseri Ameliyatı

    İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Temuçin Şenkul

    Böbrekler, karnın her iki tarafında bulunur ve kanda bulunan atık maddeleri temizleyerek vücuttan atmak ile sorumludur. Kandaki atık maddelerin yanında fazla su ve tuzu da temizlemektedir. Burada başlayan ve böbreğin fonksiyonlarını etkileyen kansere böbrek kanseri adı verilmektedir. Böbrek kanseri, görülen yere olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlar; böbreğin idrarı üreten kısım ve idrarın toplandığı kısım yani toplayıcı kısımda görülen kanserlerdir. Türkiye’de ürolojik kanserlerin (prostat, böbrek, mesane ve testis kanserleri gibi) görülmesi oldukça yüksektir. Ürolojik kanserlerin tedavisi için erken teşhis oldukça önemlidir. Bütün bireyler için geçerli olan kontrollerin yapılması gereklidir. Kanserlerin görülme oranı istatistik olarak erkeklerde kadınlardan daha fazla olduğudur.

    Böbrek Kanseri Hakkında

    Böbrek kanserinin tespit edilmesi kolay olmaktadır ve erken teşhis ile cerrahi operasyonda başarı oranı yüksektir. Ürolojik kanserler arasında böbrek kanseri sık görülen bir türdür. Böbrekte görülen kanserler ikiye ayrılmaktadır. İdrarın üretildiği kısım ve idrarın toplandığı kısım. İdrarın toplandığı kısımdaki kanser daha nadir görülmektedir. Genellikle kanser görülen kısım ise böbreğin idrarı ürettiği kısmıdır. Dünya üzerinde birçok insana böbrek kanseri teşhisi konulmaktadır. Böbrek kanseri görülme durumu gelişmiş ülkelerde daha fazla olmaktadır. Böbrek kanseri daha çok yaşlı bireylerde görüldüğü bilinse de artık genç bireylerde de sıklıkla görülür. Gelişmiş tanı yöntemleri ile kansere tanı konulması oldukça kolaylaşmıştır ve belirtilerin görülmesi halinde gecikmeden doktora başvurulması gereklidir.

    Böbrek Kanseri Nedir?

    Böbrek kanseri, kötü huylu tümörler olarak bilinmektedir. Böbrekte görülen iyi huylu kistlerin aksine, böbrek kanseri insan hayatını tehdit etmektedir. Böbrekte görülen kanser türü genellikle renal hücreli karsinom olmaktadır. Renal hücreli kanser, böbreğin idrarı oluşturduğu ve kanı süzdüğü bölgedeki dokularda oluşmaktadır. Burada görülen kanser büyümeye devam ettikçe çevre dokulara ve organlara da yayılmaktadır. Çevresinde bulunan karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve lenf bezleri gibi organlara yayılabilir. Bunun yanında böbrekte görülen kanser hücreleri kan dolaşımı yoluyla vücudun başka bölgelerine de yayılabilir. Böbrekte sadece kötü huylu değil iyi huylu tümörlerde görülebilmektedir. Böbrek tümörleri böbrek kistleri ile karıştırılmaktadır. Böbrek kistleri iyi huylu olur ve kanserden farklıdır. Böbrek kistleri kişiyi rahatsız etmediği için genellikle başka nedenler için yapılan testler sonucunda ortaya çıkarlar. Kistler için genel olarak bir tedavi uygulanmaz ve takip edilir. Böbrek kanseri ya da ranal kanser adı da verilen kötü huylu tümörler, ilk olarak böbrek duvarlarında yer alan küçük tüplerde oluşmaya başlar. Kanserin erken teşhisi ile tümör yayılmadan müdahale edilir. Böbrekte oluşan tümörler hızla çoğalabilir bu yüzden geç kalınmaması önemlidir. Kanser başlangıcında belirtilerin görülmesi zor olabilir. Bu birçok hasta için böyledir. Böbrekteki tümörün büyümeye başlaması ile belirtiler kendini göstermeye başlar.

    Böbrek Kanseri Türleri

    Böbrek kanseri türleri olarak renal hücreli karsinom ve wilms tümörü bulunur. Hastada bulunan böbrek kanseri tanısı için gerekli tetkik ve muayene yapılır ve teşhis konulur.

    Renal Hücreli Karsinom

    Renal hücreli karsinom (RHK) ya da böbrek kanseri, böbrek tubuluslerinin iç yüzeyini kaplayan hücrelerde meydana gelerek tümöre dönüşmektedir. Renal hücreli karsinom, tüm kanserler arasında görülme oranı %2 olmaktadır ve bu oran her geçen gün artmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde, tümör lenf bezlerine ve diğer organlara yayılır. Renal hücreli karsinom, ilk evrelerde belirti göstermediği için genellikle ileriki evrelerde kanser tanısı konulur. Kanser ileriki evrelere geçtiği için böbrek dışına yayılmış olma ihtimali oldukça yüksektir. Hastaya renal hücreli karsinom tanısı konulmasından sonra tedavi aşamasına geçilmektedir. Hasta için önerilen tedaviler arasında; böbreğin tümünün ya da bir kısmının alınması ve tümör mesane, lenf bezleri, çevre dokulara yayılmış ise onlarında alınması vardır. Hastaların bazılarına ayrıca kemoterapi ve hormon tedavisi de uygulanabilir. Renal hücreli karnisom oluşumu için tam bir neden belirlenememiştir. Bununla birlikte bilinen risk faktörleri bulunmaktadır. Bunlar arasında; obezite, diyalizde olmak, 50-60 yaş üzerinde olmak, sigara kullanmak, genetik faktörler ve erkek olmak bulunuyor. Renal hücreli karnisom belirtileri ileri seviyelerde görülmektedir. Görülen belirtiler arasında; idrarda kan, istenmeyen kilo kaybı, yorgunluk ve karında kütle görülmesi bulunur. Radyolojik görüntüleme ve diğer çeşitli tetkikler ile kanser teşhis edilir. Böbrek biyopsisi yapılarak kanserin türü tespit edilir. Kanserin belirlenmesi ile yanında bulunan dokulara yayılıp yayılmadığı da tespit edilir. Bu durum evrelendirme olarak adlanmaktadır. Böbrek kanserinin evrelendirme aşamasında kullanılan genel yöntem ise PET-BT olmaktadır.

    Wilms Tümörü

    Wilms tümörü ya da diğer adı ile nefroblastom, böbreklerde görülen ve kistik olmayan kötü huylu tümörler olmaktadır. Wilms tümörü, renal hücreli karnisomdan daha tehlikeli olmaktadır. Bunun sebebi olarak wilms tümörü çok çabuk büyür ve kardeş tümörler olarak da bilinen metastaz oluşturma özelliğine sahiptir. Metastazlar, wilms tümörü hastalarının %10’luk kısmının ilk tanı konulma aşamasında görülmektedir. Metastazlar böbreğin çevresinde bulunan lenf bezlerinde, karaciğer ve akciğerde görülmektedir. Wilms tümörü bazı çocuklarda tek böbrekte değil her iki böbrekte de görülmektedir. Bu durumla karşılaşılma oranı %5’dir. Çocuklarda görülen wilms tümörünün kaynak noktası olarak görülen nefroblastomatozis durumu olmaktadır. Sebebi ise wilms tümörünün ilk safhaları olarak görülen embriyonal böbrek dokusudur. Bu hastalığın çocuklarda daha sık görülme sebebi gelişimsel oluşumlar ve kalıtsal kanser sendromları olmaktadır. Wilms tümörü daha çok küçük yaşlarda görülen bir hastalıktır. Çocuklarda ve gençlerde de görülen hastalık yetişkin bireylerde ise daha nadir görülmektedir. Wilms tümörü kalıtsal olarak görülen bir hastalıktır. Bazı durumlarda ise ailede kalıtsallık olmaması ve hastalığa yatkınlık görülmemesine rağmen tümör oluşabilmektedir. Wilms tümörü oluşumunda çevresel faktörler etki etmemektedir. Wilms tümörü belirtileri ilk dönemlerde görünmemektedir. Genellikle hastalarda görülen ilk belirti şiş karın olmaktadır. Şiş karın genellikle kilo alımı olarak yorumlandığı için önemsenmemektedir. Doktor muayenesi sırasında tümör olduğu anlaşılabilir. Hastalarda görülen diğer belirtileri arasında; karın ağrısı, kilo kaybı, yüksek tansiyon, kanlı idrar, sindirim bozuklukları, yüksek ateş ve akciğer metastazları sebebiyle öksürük bulunur. Belirtiler dahilinde muayene yapılmaktadır. Aynı zamanda yapılan detaylı tetkikler ile teşhis konulmaktadır. Hastalığın durumu ve seyri hesaplanmaktadır. Yapılan tetkikler ile hastalığın hangi evrede olduğu belirlenmektedir. Hastalık evresi belirlenmesi ile tedavi stratejisi oluşturulur. Hastalık evresinin belirlenmesinde tümörün damarlara, lenf düğümlerine atlayıp atlamadığı, metastaz oluşup oluşmadığı ya da tek böbrekte mi iki böbrekte mi olduğu dikkate alınmaktadır. Tedavi için cerrahi operasyon ve kemoterapi uygulanmaktadır. Hastanın durumuna göre öncelik ameliyat olabilir ya da öncelik ilaçla tedavi olan kemoterapi olabilir.

    Belirtileri

    Böbrek kanseri belirtileri arasında idrarda kan, sırt ağrısı, kilo kaybı, yorgunluk ve geçici ateş yükselmesi bulunmaktadır. Her hasta için belirtiler aynı olmayabilir. Bazı hastalarda kanserin ilk evrelerinde belirti görülmemektedir.

    İdrarda Kan

    Böbrek kanserinin belirtileri arasında idrarda kan görülmesi bulunmaktadır. İdrar koyu kırmızı renkte, pas renginde ya da çay renginde olabilir. Böbrek kanseri sık görülen belirti olmasına rağmen idrarda kan görülmesinin başka sebepleri de olabilmektedir. Böbrek taşları, böbrek ya da mesane enfeksiyonunda da idrarda kan görülmektedir. Yapılan tetkik ile sebebi ortaya çıkmaktadır. Böbrek kanserinin belirtisi olan idrarda kan görülmesi, kanserin idrar havuzuna ya da idrarın aktığı kanallara tümörün ulaştığı anlamına gelmektedir.

    Sırt Ağrısı

    Böbrek kanseri sonucu hastada sırt ağrıları ya da sağ ve solda olmak üzere geçmeyen ağrılar görülebilmektedir. Bu ağrılar şiddetli olur ve şiddeti giderek artar. Ağrılar göz ardı edilen belirtiler olduğu için doktora ihtiyaç duyulmadan ağrı kesici kullanılır. Bu durumda ağrı kesici kullanımı gereksiz olmaktadır ve doktor desteği gerekmektedir.

    Kilo Kaybı

    Böbrek kanseri olan hastalarda hızlı kilo kaybı görülmektedir. Hastada iştahsızlık görülür ve bu sebeple kilo kayıpları da yaşanır.

    Yorgunluk

    Yorgunluk ve halsizlik kanser hastalarında sık görülen bir belirtidir. Hastada sürekli bir yorgunluk görülür ve günlük hayatını büyük ölçüde etkiler. Yorgunluk, kanserin teşhisi açısından önemli bir belirti olmaktadır.

    Geçici Ateş Yükselmesi

    Böbrek kanserinde ve diğer kanser türlerinde geçici ateş yükselmesi sıklıkla görülmektedir. Böbrek kanserinde, tümörün hücrelere salgıladığı bir savunma sistemi sebebi ile ateş yükselmektedir.

    Sebepleri

    Böbrek kanserine sebep olabilecek birçok faktör bulunmaktadır. Uzun vadeli kullanılan tütün ürünleri bu konuda oldukça etkilidir. Aynı zamanda alkol kullanımı, uyuşturucu ve aşırı gıda tüketimi de etkili faktörler arasındadır. Genetik faktörlerde böbrek kanserinde etkin rol oynamaktadır.

    Böbrek Hücrelerinin DNA'sında Meydana Gelen Değişimler

    Her kanserde görüldüğü gibi böbrek kanseri görülen kişilerde hücrelerin DNA’larında değişimler meydana gelmektedir. Böbrekte bulunan hücrelerin DNA’larında değişimler gerçekleşir ve mutasyona uğramaktadır. Hücreler mutasyona uğrayarak çok hızlı bir şekilde çoğalmaktadır. Böbrek hücrelerinin DNA’sının değişmesi ile mutasyon oluşumu görülür ve böylelikle tümör meydana gelir. Böbrekte görülen tümör zaman içerisinde vücudun farklı yerlerine dağılır ve yerleştikleri bölgede de kanser oluşumu görülür. Görülen durumun ise metastaz olarak adlandırılır.

    Böbrek Hücrelerinin Hızlı ve Kontrolsüz Çoğalması

    Sağlıklı hücreler ölen hücreleri yeniler ve yaralanan dokuları onarır. Hücrelerin bölünmesinin bir sınırı bulunmaktadır. Bütün hücreler belirli sayılarda bölünebilirler. Kanser hücreleri ise bu yetenekleri kaybeder ve kontrolsüz bir şekilde bölünürler. Bölünen kanser hücreleri birikerek tümörü oluşturmaktadır ve oluşan tümör sağlıklı dokuları sıkıştırır ya da tahrip ederler. Oluşan kanser hücrelerinin tümörden ayrılması ile lenf dokusuna ya da vücudun diğer bölgelerine dağılabilirler. Kanser hücreleri gittiği dokularda hızlı ve kontrolsüz çoğalarak yeni tümör kolonisi oluşturarak büyür. Kanserin kontrolsüz ve hızlı çoğalması metastaz olmaktadır.

    Risk Faktörleri

    Böbrek kanserinin gelişmesini etkileyecek bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bunlar; genetik faktörler, sigara kullanımı, obezite, yüksek kan basıncı, yaşlılık ve VHL sendromu olmaktadır. Kişinin ailesinde kanser hastası bulunuyor ise ya da bu faktörlere sahip ise böbrek kanseri daha hızlı gelişmektedir.

    İleri Yaş

    Böbrek kanseri yetişkin bireylerde ve erkeklerde daha sık görülmektedir. 50-60 yaşlarında daha sık görülen böbrek kanserinin sebebi olarak çevresel faktörler etkili olabilmektedir.

    Sigara

    Sigara kullanımı, böbrek kanseri ve başka birçok kanser türü için risk faktörü oluşturmaktadır. Sigaranın içerisinde bulunan kanserojen maddeler duman yolu ile vücuda girmektedir ve duman akciğerler tarafından emilir. Akciğer tarafından emilen duman daha sonra kana karışmaktadır. Filtreleme görevi olan böbrekler ise kanserojen maddeleri filtreleme sırasında hücrelere zarar verme ihtimali bulunmaktadır. Hücrelere zarar vermesi ile kanser gelişimi riski artmaktadır. Kişi ne kadar sigara içer ise bir kadar kanser görülme riski de artar. Sağlık açısından sigaranın bırakılması kanser riskini de azaltacaktır.

    Obezite

    Bireyin aşırı kilolu olması ve obezite durumunda böbrek kanseri görülme riskini artırmaktadır. Obezite sonucu insülin, östrojen ve büyüme faktörlerindeki düzensizlik ile kolesterol ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler böbrek kanseri görülme durumunu artırmaktadır.

    Yüksek Tansiyon

    Yapılan araştırmalara göre yüksek tansiyonu düşürmek için kullanılan ilaçların böbrek kanseri riskini arttırdığı düşünülmektedir. Tansiyon ilaçlarının mı yoksa yüksek tansiyona bağlı vücudun etkilenmesi ile böbrek kanseri riskini artırdığı kesin olarak bilinmemektedir.

    Böbrek Yetmezliği Tedavisi

    Kronik böbrek hastalıklarında böbrek fonksiyonlarında azalma görülmektedir. Buna bağlı olarak tedavi yapılması ise böbrek kanseri riski ortaya çıkmaktadır. Böbrek nakli ya da başka bir organ nakli olan kişilerde böbrek kanseri görülme oranı 5 kat daha fazla olmaktadır.

    Von Hippel Lindau Hastalığı

    Von Hippel Lindau (VHL) hastalığı kalıtsal bir hastalık olup birçok organda görülebilmektedir. Aileden kalıtsal olarak geçen hücrelerin DNA’sında görülen değişiklikler kansere sebep olmaktadır. Renal hücreli karnisom da %60 oranında Von Hippel Lindau mutasyonu görülmektedir. Bu sebep ile böbrek karnisomu görüldüğü takdirde Von Hippel Lindau hastalığı araştırılmalıdır.

    Kalıtsal Papiller Renal Hücreli Karsinom

    Kişide genetik bozukluğu nedeni ile ortaya çıkan kalıtsal papiller renal hücreli karnisom gibi Birt Hogg Dube hastalığı, Cowden hastalığı ve Li Fraumeni hastalığı da böbrek kanseri riskini artıran faktörler arasında bulunmaktadır.

    Böbrek Kanseri Ameliyatı Yöntemleri

    Böbrek kanseri tanısı konulduktan sonra en kısa zamanda tedavi edilmesi şarttır. İlaç ile tedavi edilemeyen bir hastalık olması sebebi ile cerrahi tedavi gereklidir. Uzman kişiler tarafından yapılan operasyonlar ile başarılı sonuçlar görülür. Böbrekte görülen kanser lenf dokularına ya da başka organlara da yayılmış ise cerrahi tedavi yeterli gelmemektedir. Yapılacak olan operasyon ile kanserli olan bölüm çevresindeki dokular ile birlikte çıkarılır. Böylelikle kanserin operasyon esnasında etrafa saçılması önlenir. Bu yöntem ile yapılan cerrahi operasyona Radikal Nefrektomi adı verilmektedir. Aynı şekilde klasik cerrahi, laparoskopik cerrahi ya da robot yardımlı laparoskopik cerrahi de böbrek kanseri tedavisinde uygulanan yöntemler arasında bulunmaktadır. Böbrek kanserinin ileri evrelerinde kanser çevre dokalara da yayıldığı için Sitoredüktif Nefrektomi adı verilen başka bir tedavi yöntemi uygulanmaktadır.

    Nefrektomi

    Nefrektomi yöntemi ile fonksiyonlarını artık yerine getiremeyen böbrek dokusunun açık ya da kapalı yöntemler ile tedavi edilir. Nefrektomi yöntemleri ile böbreğin kanserli olan kısmı ya da tamamı çıkarılmaktadır. Böbrekler artık işlevlerini yerine getiremediğinde yan ağrıları, böbrekte taş oluşumu, yüksek tansiyon, idrar yolu enfeksiyonları, kalp hastalığı ve beyin kanaması gibi birçok komplikasyon görülmektedir.

    Açık Nefrektomi Ameliyatı

    Açık yöntem ile yapılan nefrektomi ameliyatı genel anestezi altında yapılmaktadır. Açık nefrektomi ameliyatı sonrasında tek böbrek kalır ve diğer böbreğin fonksiyonlarını da yerine getirir. Ameliyat karnın kenarından yapılan 15-20 cm’lik kesi ile başlamaktadır. Bazı hastalarda ameliyatı yapabilmek için kaburganın da çıkarılması gerekebilir. Radikal nefrektomi ile yapılan operasyonda böbreğe bağlı olan damarlardan kan giriş ve çıkışı önlenir ve üreter yani idrarı böbrekten mesaneye taşıyan kanal kesilir. Böbrek çıkarılır ve açılan kesik kapatılır. Parsiyel nefrektomi ile yapılan operasyonda ise yine böbreğe bağlı damarlardan kan giriş ve çıkışı önlenir. Kan akışı önlendikten sonra böbrekteki tümörlü bölge tamamen çıkarılır ve tümörün oluşturduğu boşluk birleştirilir. Bu işlemden sonra tekrar kan giriş çıkışı sağlanır. Karın bölgesine açılan kesi kapatılır ve işlem sonlanır. Ameliyat başlarken mesaneye kateter yerleştirilmektedir. Ameliyatın sonlanması ile işlem yapılan bölgeye dren yerleştirilir.

    Kimler İçin Uygun?

    Klasik yöntem olan açık nefrektomi ameliyatı her hasta için uygun olmaktadır. Açık nefrektomi yöntemi ile ameliyat yapılırken hastanın vücuduna büyük bir kesi atılır ve bu sebeple ilk tedavi yöntemi olarak uygulanmaz. Klasik yöntem kullanımı daha çok böbrekteki tümörün boyutunun çok büyük olması durumunda ya da kalbe uzanan tümör pıhtısı bulunuyor ise tercih edilmektedir.

    Nasıl Yapılır?

    Açık nefrektomi ameliyatı genel anestezi altında yapılır ve karnın yan bölgesine büyük bir kesik atılarak ameliyata başlanır. Ameliyat yapılırken alt kaburgaların alınması da gerekebilir. Böbreğin tamamı, yağ dokuları ve üreterin bir kısmı alınır. Tümörün bulunduğu yere bağlı olarak böbreküstü bezi de alınabilmektedir. Ameliyat başlangıcında kateter yerleştirilir ve ameliyat sonunda dren konulur. İşlemin bitmesi ile açılan bölge dikiş atılarak tekrar kapatılır.

    Hastane Şartları

    Açık nefrektomi ameliyatı her hastanede uygulanabilen klasik bir yöntem olmaktadır. Ameliyat sonrasında hastanın temiz bir ortamda kalması gerekmektedir. Ameliyat sonrasında enfeksiyon riski olmasından hastanın bakımına dikkat edilmesi önemlidir. #######Refakatçi Gerekir mi? Ameliyat sonrasında hasta bir süre hastanede kalmak zorundadır. İhtiyaçlarının giderilmesi için yanında refakatçi olması gereklidir. Hastanın bakımı, temizliği ve diğer ihtiyaçlarını kendi başına yapması zor olacaktır. #######Yoğun Bakım Gerekir mi? Açık nefrektomi ameliyatı genel anestezi ile yapılır ve büyük bir ameliyattır. Bu sebeple ameliyat sonrasında hasta bir süre yoğun bakımda kalması gerekebilir. Bu süre içerisinde hastanın hayati fonksiyonları takip edilmektedir. Hastanın durumuna göre yoğun bakımdan çıkarılır ve normal odaya alınır. #######Anestezi Türü Kanser tedavileri zor ve uzun bir süreçtir. Bu sebeple hastanın cerrahi operasyon esnasında uyku halinde olması gereklidir. Ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır. Operasyon yapılırken hasta derin bir uyku içerisinde olur ve ameliyat yapılırken herhangi bir ağrı yaşamaz.

    Fiyatları

    Ameliyat fiyatlarının öğrenilmesi için hastanın öncelikle muayene olması gereklidir. Tümörün boyutu ve diğer organlara yayılmış olması gibi etkenler fiyatları değiştirmektedir.

    İstatistik ve Başarı Oranları

    Böbrek kanseri ameliyatın başarı oranı tümörün evresine göre değişebilmektedir. Kanser 1 ya da 2. evrede ise ameliyatın başarı oranı %70 ila %100 arasında olmaktadır.

    Laparoskopik Nefrektomi Ameliyatı

    Laparoskopik nefrektomi yani kapalı yöntem ile yapılan ameliyatlar son derece başarılı olarak gerçekleştirilmektedir. Laparoskopik yöntem ile gerçekleştirilen cerrahi de büyük kesiklere ihtiyaç duyulmamaktadır. Büyük kesikler kullanılmadığı için hasta daha kısa sürede iyileşmektedir. Laparoskopik yöntemde kullanılan cerrahi aletler ile ameliyat edecek organa ulaşılır onun dışında açık yöntem ile yapılan ameliyat aynıdır.

    Kimler İçin Uygun?

    Böbrek kanseri olan her hasta için kapalı yöntem olan laparoskopik nefrektomi tekniği kullanılabilmektedir. Teknik olarak açık nefrektomi yapılabilecek tüm hastalara laparoskopik ameliyatta yapılmaktadır. Tümör çevre dokulara yayılmış ise açık nefrektomi ameliyatı tercih edilmektedir.

    Nasıl Yapılır?

    Laparoskopik nefrektomi yöntemi ile yapılan cerrahi yöntem yapılırken gövdenin yan tarafından 3-5 tane delik açılmaktadır. Bu deliklerin boyutu 0,5-1 cm olmaktadır. Laparoskopik nefrektomi operasyonu başlarken mesaneye kateter yerleştirilmektedir. Ameliyat sonrasında ise işlem yapılan bölgeye dren yerleştirilir. Açılan kesilerden bir tanesinden 2D görüntü sağlayan kamera yerleştirilmektedir. Laparoskopik aletler kullanılarak ameliyat yapılmaktadır. Radikal nefrektomi ile yapılan operasyonda böbreğe kan gelişi ve gidişi engellenir. Üreter ile birlikte böbreğin çevre dokular ile bağlantısı kesilir ve çıkartılır. Parsiyel nefrektomi de böbreğe kan gelişi ve gidişi engellenir aynı zamanda ürelerin yeri saptanır. Tümörün olduğu bölgeyi böbrekten ayırarak tümörün yarattığı boşluk birleştirilir. Kan akışı eski haline döndürülür ve operasyon sonlanır. Operasyon sonrasında ise estetik açıdan daha küçük izler kalmaktadır. #######Refakatçi Gerekir mi? Yapılacak operasyon hasta için zorlu olacağı için yanında refakatçinin bulunması hasta açısından önemlidir. İhtiyaçlarının giderilmesi açısından hastaya yardımcı olacak biri gereklidir. #######Yoğun Bakım Gerekir mi? Ameliyat sonrasında hastanın yoğun bakımda kalıp kalmayacağı durumuna göre değişebilmektedir. Genel olarak zorlu bir ameliyat olduğundan hastalar bir süre yoğun bakıma alınır ve durumu değerlendirilir. Hastanın kendine gelmesi ile normal odaya alınmaktadır. #######Anestezi Türü Yapılacak olan laparoskopik nefrektomi ameliyatı için genel anestezi uygulanmaktadır. Böylece hasta derin bir uyku içerisinde olur ve operasyon sırasında hiçbir acı duymaz. #######Ameliyatta Kullanılan Cihazlar Laparoskopik yöntem açık cerrahiye oranla daha fazla malzeme gerektirmektedir. Laparoskopik cerrahide 30-35 cm boyutunda olan aletlerin uçlarına minyatür uçlar gerekmektedir. Bu yöntem için önemli olan ise görüntülemede kullanılan kameradır. Kameranın görüntüleri aktarabilmesi için 19-22 inç boyutunda monitör gereklidir. Laparoskopik portegüler, laparoskopik makaslar, trokarlar, pensler ve insüflasyon sistemi gibi birçok malzeme ve cihaz kullanılmaktadır.

    Fiyatları

    Ameliyat fiyatının öğrenilmesi için hastaneye başvurup muayene olunması gereklidir. Laparoskopik yöntem ile yapılan ameliyatın fiyatı açık cerrahiye oranla daha pahalı olabilmektedir. Bunun sebebi olarak kullanılan cihazların maliyeti olmaktadır.

    İstatistikleri ve Başarı Oranları

    Laparoskopik nefrektomi ile yapılan ameliyatların başarı oranı açık nefrektomi ameliyatı ile aynı olmaktadır. %70-100 arasında başarı oranı bulunur. Bu durum hastalığın bulunduğu evreye göre değişmektedir. Erken ameliyat olmak başarı oranını artırır.

    Kısmi Nefrektomi

    Kısmi nefrektomi, böbrek koruma olarak da bilinmektedir. Kısmi nefrektomi ameliyatında sadece tümörlü olan bölge alınmaktadır. Bunun için tümörün tam yerinin belirlenmesi gereklidir. Böbrekte bulunan tümör alınarak geriye sağlıklı böbrek hücreleri bırakılması kısmi nefrektomi ameliyatı olmaktadır.

    Kimler İçin Uygun?

    Kısmi nefrektomi ameliyatı yapılabilmesi için hastada bulunan tümörün çevre dokulara yayılmamış olması gereklidir. Böbrek kanserinin başlangıç evresinde uygulanabilen bir yöntem olup tümörün ilerlemesi halinde böbreğin tamamının çıkarılması gerekir.

    Nasıl Yapılır?

    Tümörün yerinin tam olarak belirlenmesi gereklidir. Öncelikle böbrek ve tümöre ulaşmak için karın duvarı kesilmektedir. Operasyon esnasında kan kaybının yaşanmaması için böbreğe giden kan akımı durdurulur. Böylelikle tümörün tamamı çıkarılmaktadır. Bazı durumlarda böbreği soğutmak ve kan akımı olmaması sebebi ile oluşan komplikasyonları önlemek için buz kullanılabilir. Tümörün çıkarılması ile kesilen yer tekrar birleştirilir. Laparoskopik yöntem ile de kısmi nefrektomi yapılmaktadır. Bu yöntem ile karnın içine plastik tüpler yerleştirilmektedir. Tüplerin yardımı ile cerrahi aletler içeri sokularak tümör çıkartılır.

    Refakatçi Gerekir mi?

    Ameliyat sonrasında hastanede bir süre kalınması gerekmektedir. Hastaya yardım etmek için yanında refakatçi bulunması hasta açısından önemlidir. Ameliyat sonrasında kendini zorlamaması ve ihtiyaçlarının karşılanması için yardım alınmalıdır.

    Yoğun Bakım Gerekir mi?

    Ameliyat sonrasında hastanın durumuna göre yoğun bakım gerekebilir. Hastanın fonksiyonları değerlendirilir ve bir süre yoğun bakımda kalabilir. Yapılan değerlendirmeler üzerine hastanın durumunda bir sorun yok ise normal odaya alınır.

    Anestezi Türü

    Yapılacak olan ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat esnasında hasta hiçbir acı duymamaktadır.

    Ameliyatta Kullanılan Cihazlar

    Ameliyatın yapılacağı türe göre cihazlar değişebilmektedir. Ameliyat laparoskopik yöntem ile yapılacak ise birçok cihaz gereklidir. Laparoskopik yöntemde kullanılan aletlerin birçoğu açık cerrahide de kullanılmaktadır.

    Fiyatları

    Yapılacak olan ameliyat için öncelikle muayene olunması gereklidir. Hastanın durumuna ve kullanılacak yönteme göre ameliyat fiyatı değişmektedir.

    İstatistikler ve Başarı Oranı

    Açık nefrektomi ve laparoskopik nefrektomi ameliyat teknikleri ile yapıldığı için başarı oranı %70 ila %100 arasında değişebilmektedir. Ameliyatın başarı oranı tümörün evresine göre değişebilmektedir.

    Ameliyatın Mümkün Olmadığı Durumlarda Uygulanan Tedaviler

    Bazı hastalarda ameliyat yapılması uygun olmamaktadır. Bu gibi ameliyatın mümkün olmadığı durumlarda uygulanan başka tedavi yöntemler bulunmaktadır. Bu tedaviler kanser hücrelerinin dondurulması (Kriyoablasyon) ve kanser hücrelerinin ısıtılmasıdır (Radyofrekans ablasyon). Tümörün boyutu 4 cm ve daha küçük ise bu yöntemler kullanılabilir.

    Kriyoablasyon (Kanser Hücrelerinin Dondurulması)

    Gelişen görüntüleme sistemleri ile tümör oluşumu çok yeniyken bile tanı konulmaktadır. Böyle durumlarda ameliyat yerine Kriyoablasyon olan kanser hücrelerinin dondurulması yöntemi kullanılabilir. Görüntüleme yöntemi ile birlikte solid tümörlere yerleştirilen iğneler kanserli hücreleri öldürmektedir. Kriyoablasyon yöntemi ile azot ve karbondioksit kullanılarak kanser hücreleri dondurulmaktadır.

    Radyofrekans Ablasyon (Kanser Hücrelerinin Isıtılması)

    Küçük boyutlarda olan tümörler için kullanılan bir diğer yöntem ise Radyofrekans ablasyon olan kanser hücrelerinin ısıtılması olmaktadır. Tümörlere yerleştirilen küçük özel iğneler yardımı ile kanser hücreleri ısıtılır. Isıtılan kanser hücreleri öldürülür.

    İlerlemiş ve Tekrarlayan Böbrek Kanseri Tedavisi

    Böbrek kanserinin 3. ve 4. evrelerinde tümör vücudun başka yerlerine de yayılmaktadır. İlerleyen ve tekrarlayan böbrek kanserinin kesin bir tedavisi olamasa bile kanser kontrol altına alınabilmektedir. Bunun için 2 farklı tedavi seçeneği mevcut olmaktadır. Tümörlü kısmın alınması ve biyolojik tedavi.

    Tümörlü Kısmın Alınması

    Bu tedavi yönteminde böbrekte oluşan tümörlü kısmın alınması hedeflenmektedir. Kanserli olan bölge tespit edilir ve böbrek tümörden temizlenmeye çalışılır. Tümörün hepsi alınamasa da olabildiğinde fazla temizlenmeye çalışılır. Tümör vücudun başka bölgelerine de yayılmış ise bu yöntem o bölgelerde de uygulanabilir.

    Biyolojik Tedavi

    Böbrekte görülen kanserli hücrelerle ile savaşabilmesi için bağışıklık sistemini güçlendiren ve tetikleyen ilaçlar kullanılır. İmmunoterapi adı verilen biyolojik tedavide tümörle savaşmak için bağışıklık sistemi devreye sokulmaktadır. Hastaya verilen ilaçlar vücudun doğal olarak ürettiği kimyasalların sentetik halinden oluşmaktadır.

    İnterferon

    Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve kanserli hücreler ile savaşabilmesi için birtakım ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlardan biri interferon adlı sentetik ilaçtır. İnterferon kullanımı sonrasında hastada bazı yan etkiler görülebilmektedir. Bunlar; yüksek ateş, mide bulantısı, kusma, iştah kaybı ve titremedir.

    Aldesleukin

    Kanser hücreleri ile savaşabilmesi ve vücut direncini artırması için kullanılan bir diğer ilaç ise aldesleukin olmaktadır. İnterferon kullanım sonrası görülen yan etkiler (mide bulantısı, kusma, titreme, yüksek ateş ve titreme) aldesleukin sonrası da görülebilmektedir.

    Hedeflenmiş Tedavi

    Böbrek kanserinin ilerlemesinde ve tekrarladığı durumlarda hedeflenmiş (sistemik) tedavi uygulanmaktadır. Hedeflenmiş tedavi ile vücudun tüm bölgelerine ulaşılmaktadır. Hedeflenmiş tedavi, böbrekte görülen kanser hücrelerin çoğalmasında rol oynayan sinyalleri bloke etmek için kullanılır. Hedeflenmiş tedavi ağızdan, cilt altı ya da damardan enjeksiyon yolu ile uygulanır. Hedefli ilaçlar arasında axitinib, avastin (bevacizumab), votrient (pazopanib), sunitinib (sutent) ve sorafenib (nexavar) bulunmaktadır. Hedefli ilaçların kullanımı sonrasında bazı yan etkiler görülebilmektedir. Bunlar arasında yorgunluk, şiddetli ishal ve deri döküntüsü bulunur. Bu ilaçların kullanılması ile kanserin ilerlemesi yavaşlamaktadır ve bazı hastalarda tümörün küçülmesini sağlamaktadır. Tümörün küçülmesi ile cerrahi operasyon imkânı mümkün olmaktadır.

    Axitinib

    Axitinib, yeni kan damarı oluşumunu ve kanser hücrelerinin büyümesini engelleyen bir ilaçtır. Genellikle bu ilaç başka bir tedavi ardından kullanılmaktadır.

    Avastin

    Bevacizumab olarak da bilinen avastin ilacı damarların gelişime engel olur ve durdurur. Böbrek kanseri tedavisinde kullanılırken genellikle interferon-alfa ile birlikte alınır. Avastin ilacı kullanımının bazı yan etkileri bulunmaktadır. Kan pıhtılaşması, baş ağrısı ve yüksek tansiyon yan etkileri olmaktadır. Bu yan etkilerin görülmesi halinde doktora başvurulmalıdır.

    Votrient

    Votrient ya da diğer bir ismi ile pazopanib, kanser hücrelerinin gelişmesine engel olur veya yavaşlatır. Aynı zamanda kanser hücrelerinin oluşumuna yardım eden yeni kan damarlarına engel olmaktadır.

    Sorafenib

    Sorafenib ilacı da axitinib ve votrient gibi kanser hücrelerini besleyen yeni kan damarlarının (anjiogenez) oluşumuna engel olmaktadır. Ayrıca kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan molekülleri de engellemektedir. Bunun için hücre büyümesinde yardımcı olan tirozin kinazları engeller.

    Sunitinib

    Sinitinib de sorafenib gibi tirozin kinazları engellemektedir ama sorafenib ile farklı olmaktadır. Sunitinib, büyüyen kan damarlarını engeller ve kanser hücrelerinin gelişmesine yardım eden diğer hedeflere saldırır.

    Radyoterapi

    Radyoterapi yöntemi kanser ile mücadele etmek için kullanılan bir tekniktir. Radyoterapi kanserli hücreleri öldürmektedir ve hücreleri öldürmek ve yok etmek için X ışınlarına benzer yüksek enerjili ışınlar kullanılmaktadır. Radyoterapi yöntemi böbrek kanserinin başlangıç evrelerinde kullanılan bir yöntem değildir. Daha çok operasyon ile çıkarılamayacak tümörlerin ya da metastazın sebep olduğu semptomları hafifletmek amacı ile kullanılır.

    Kemoterapi

    Kemoterapi de radyoterapi gibi böbrek kanserinde etkili tedavi yöntemi değildir. Kemoterapi, böbrekte oluşan kanserli hücreleri öldürmek için kullanılan ilaç tedavisi olmaktadır. İlaç ağız yolu ya da damar yolu ile verilmektedir. Kan dolaşımı yolu ile ilaç bütün kanserli hücrelere ulaşmaktadır. Kanserli hücreler kemoterapiye direnç göstermektedir. Böbrekte oluşan kanser artık vücudun başka bölümlerine ulaşmış ise (metastaz) kemoterapi uygulanmaktadır.

    Alternatif Tedavi

    Alternatif tedaviler ve kullanılan bitkisel karışımların kanseri tedavi etmek için bir etkisi görülmemesine rağmen kanserin neden olduğu şikayetleri azalttığı görülmüştür. Böbrek kanseri olan kişiler görülen şikayetlerin dışında psikolojik olaraktan sıkıntı yaşamaktadır. Kişiye kanser tanısı konulmasından sonra ruhsal olarak çöküntüler görülür. Günlük yaşam zorlaşır ve kişi kendini her şeyden soyutlamaya başlar. Bu sebeple kanser tedavisi sırasında kişinin yapabileceği ve bu konuda yardımcı olacak birçok faaliyet bulunmaktadır. Sanatsal etkinlikler, egzersiz, müzikle terapi, meditasyon, ibadet ve dua, dans ve hareket terapisi gibi faaliyetler hastanın psikolojisini yükseltir ve günlük işlere yoğunlaşabilir.

    Sanatsal Etkinlikler

    Kanser tedavisi sırasında yapılan sanatsal etkinlikler hastanın psikolojik olarak güçlenmesini sağlamaktadır. Sosyal etkinlikler ile mutluluklar artmaktadır ve böylelikle kanser tedavisinde de başarı oranı artmaktadır. Bazı hastalar bunu resim yaparak kanıtlamıştır. Böylelikle kişinin kendine olan güveni yerine gelmiştir.

    Dans ve Egzersiz

    Sanatsal tedavi yöntemleri hasta için büyük önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalara göre hastanın yaşam kalitesini artırmak için kanser tedavilerinin yanında dans ve egzersiz yapılması olumlu geri dönüşler almıştır. Dans ve egzersiz ile amaçlanan özgüveni artırmak, kişilerin kendilerini ifade etmesi, bedenleri ile barışmak ve bedenleriyle yeniden bağlantı kurmaktır. Yapılan dans ve egzersizler korku, depresyon ve duygusal rahatsızlıklar ile başa çıkıyor, kişiye güç ve esneklik sağlıyor. Kişilerin bireysel çalışmaktan çok grup halinde çalışması daha verimli olmaktadır.

    Meditasyon

    Meditasyon, yoga ve nefes kontrolü ile ruh, zihin ve beden dengesi sağlanmaktadır. Yoga birçok bileşenden oluşmaktadır. Nefes teknikleri, meditasyon, kendini eğitme, duruş ve hareket teknikleri yoganın bileşenleridir. Kanser hastası olan bireyler için en uygun yoga programı seçilmektedir. Meditasyon uygulaması artık kanser merkezlerinde de uygulanmaktadır. Meditasyon yardımı ile kanser şikayetlerinin azaldığı ve kişinin yaşam kalitesinin arttığı gözlemlenmiştir.

    Müzikle Terapi

    Ruhun gıdası olarak da bilinen müzik hastalar için büyük destek sağlamaktadır. Müzik ile depresyon, ağrılar ve stres gibi günlük yaşamı etkileyen faktörler ortadan kalkmaktadır. Müziğin hem hasta için hem de hastanın yakınları için olumlu etkileri bulunmaktadır. Kemoterapi ve radyoterapide hastalar oldukça yıpranmaktadır. Oradaki ses, parlak ışık ve çevresel faktörler hastanın daha çok kaygılanmasına sebep olmaktadır. Müzik eşliğinde yapılan tedaviler de ise tüm bu sıkıntılar ortadan kalkmaktadır ve ruh sağlığı olumlu yönde etkilenir. Kanser hastalarıyla yapılan araştırmalara göre müzik terapisinde newage müziği kullanılmalıdır.

    İbadet ve Dua

    Herkes için esas olan maneviyattır. İbadet ve dua ise kanser tedavisinde kullanılacak olan yöntemlerin başı olmaktadır. Dua ve ibadet ile kişi dinsel olarak kuvvetlenmektedir ve morali yerine gelmektedir. Yapılan araştırmalara göre inançlı olmak kanser tedavisine yardımcı olmaktadır ve hastalar olumlu yönde ilerleme kaydetmektedir.

    Böbrek Kanserini Önleme

    Kişinin yaşamını değiştirmesi ve sağlık durumunu iyileştirmesi diğer yandan da böbrek kanserini önlemektedir. Kanser riskini en aza indirebilmek için yapılması birkaç husus bulunmaktadır. Hastanın sigarayı bırakması, sebze ve meyve tüketiminin artması, kilo kontrolü ve tansiyon kontrolü sağlanması kanseri önlemek için yapılmalıdır.

    Sigaraya Bırakma

    Sigarayı bırakmak sadece böbrek kanserini değil birçok hastalığı da önlemektedir. Sigara kullanımının vücuda çok fazla zararı bulunmaktadır. Sigarayı bırakmak için uzman kişilerden yardım alınabilir. Bırakma döneminde ilaç ve nikotin bantları kullanılarak destek alınabilir.

    Sebze Meyve Tüketimi

    Sebze ve meyvenin bolca tüketilmesi önerilmektedir. Yapılan çalışmalara göre sebze ve meyve tüketiminin kanser görülme oranını düşürdüğü görülmüştür. Kanser tedavisinde diyet yapılması gereklidir. Diyetlerde sebze ve meyvenin daha fazla tüketilmesi önemlidir.

    Kilo Kontrolü

    Kanser tedavisi sırasında hastanın ideal kilosunda olması önemlidir. Zayıf olan kişilerin uygun bir diyet listesi ile ideal kilosuna ulaşması gereklidir. Kemoterapi ve radyoterapi sırasında kişinin kilo alması zor olacağı için bu tedaviler başlamadan önce ideal kiloya ulaşılmalıdır. Aşırı kilolu ve obez olan hastalar ise vücut kütle indeksi hesaplanarak ideal kilosuna ulaşması hedeflenir. Bunun için bir diyetisyenden yardım alınmalıdır. Aynı zamanda yapılacak olan egzersizlerde kilo verimine yardımcı olmaktadır.

    Tansiyon Kontrolü

    Kanseri önlemek için yüksek tansiyon kontrol altına alınmalıdır. Yüksek tansiyon görülen kişiler de böbrek kanseri görülme oranı daha fazladır. Tansiyonu kontrol almak için ilaçların düzenli kullanılması gereklidir. Doktor muayeneleri aksatılmamalıdır.

    Böbrek Kanseri Ameliyatı Öncesi

    Böbrek kanseri ameliyatı öncesinde detaylı tetkikler yapılarak damarsal yapılar, tümörün dokusu ve hangi seviyede oldukları gibi birçok değerlendirme yapılmaktadır. Bu değerlendirmelere göre ameliyat planı hazırlanmaktadır. Tümör alınamayacak kadar büyük ise öncelikli uygulanan tedavi ilaç kullanımıdır. İlaçlar kullanılarak tümörün nasıl tepki verildiğine bakılmaktadır. Tümör küçülme gösteriyor ise ameliyat yapılmaktadır. Cerrahi operasyon sonrası da kullanılan ilaçlara devam edilebilmektedir. Kullanılan ilaç tedavisi antianjiojenik olmaktadır.

    Tetkikler

    Ameliyat öncesinde kesin tanı için birçok test ve tetkik yapılmaktadır. Kanserin tanısı ve hangi evresinde olduğunu öğrenilmesi için gereklidir. Yapılacak olan tarama tetkikleri ile karaciğer ya da beyine yayılım olup olmadığına bakılmaktadır. Kanser yayılım göstermiş ise ameliyat yapılamamaktadır.

    Kan Testi

    Kanser tanısı için yapılan kan testi birden fazla madde açısından analiz edilmektedir. Kan testinde kreatin saptanması kanserin önemli göstergeleri arasında olmaktadır. Yapılan test ile kanser tanısından çok böbreğin alınmasının hastanın durumunu etkileyip etkilemeyeceğine bakılmaktadır. Hastada böbrek yetmezliği var ise böbreği almak yerine tümörün alınması öncelik kazanmaktadır.

    İdrar Testi

    İdrar testi böbrek hastalıklarının teşhisi için önemlidir. Test ile idrarda kan görülmesi ya da başka bir hastalık olup olmadığına bakılmaktadır. Yapılan idrar testi ile idrar yolu enfeksiyonu ve kan hücreleri değerlendirilmektedir.

    Ultrason

    Ultrason, ses dalgaları yardımı ile görüntü sağlamaktadır. Ultrasonografi (US) ile küçük kitlelerin ve yapı bozuklukları görüntülenebilir.

    MR

    Kan ve idrar testleri ile kanser tanısı konulsa bile MR yardımı ile böbrekte olan tümör rahatlıkla görülebilmektedir. MR (Manyetik Rezonans Görüntülemesi) ile 3D görüntü elde edilmektedir ve bunun için radyo dalgaları ve manyetik alanı kullanır. Tümörün boyutu, çevre dokulara yayılıp yayılmadığına ve lokal venlere bakabilmek için MR kullanılmaktadır. MR kanserin evresini öğrenebilmek içinde oldukça önemlidir.

    Tomografi

    Böbrek kanseri tanısı için kullanılan en önemli teşhis yöntemi arasında tomografi bulunmaktadır. Hastanın farklı yönlerden röntgeni çekilerek bilgisayar ortamında düzenlenmesi ve komple görüntülerin sağlanması ile çalışmaktadır. İdrarın radyolojik olarak görünmesini sağlayan bir madde hastaya verilir ve bu şekilde tetkik yapılır. Tümörün boyutu, böbrek damarlarına, lenf dokularına ve başka bir bölgeye tümörün yayılıp yayılmadığı tomografi ile belirlenir.

    Biyopsi

    Hastadan doku örneği alınarak patolojiye gönderilir ve dokunun kanser hücresi olup olmadığı kesin olarak ortaya çıkar. Hastadan doku örneği alınmasına ise biyopsi denilmektedir. Yapılan tetkikler yeterli gelmediğinde bu yola başvurulmaktadır. Tomografi ya da ultrason yardımı ile böbreğe ince bir iğne sokularak doku örneği alınır. Alınan örneği patolog inceler ve kesin tanı konulur.

    Anestezi Kontrolü

    Hastanın daha önce bir ameliyat geçirip geçirmediği ya da bir hastalığı olup olmadığı hakkındaki bütün bilgiler anestezi doktoru için önemlidir. Yapılan tetkikler doğrultusunda anestezi doktoru detaylı bir değerlendirme yapar. Risk faktörleri ve ameliyat bilgilerini anestezi doktorunun bilmesi gereklidir.

    Sağlık Taraması

    Ameliyat öncesinde detaylı sağlık taraması yapılmaktadır. Hastanın geçirmiş olduğu soğuk algınlığı, grip ya da başka bir hastalık var ise anestezi doktoruna bildirilmelidir. Geçirilen hastalıklar ya da hala devam hastalıklar ameliyata engel olabilir.

    Diğer Rutin Testler

    Test ve tetkiklerin yeterli gelmemesi halinde başka testler de istenebilmektedir. Bunun yanında hastaya fiziki muayenede yapılmaktadır. IVP testi, tümör marken testleri ve kan protein testi gibi tetkikler.

    Evrelendirme

    Tümörün boyutu ameliyatın durumunu değiştirmektedir. Kanserin ne kadar büyük olduğunu ve ne kadar yayıldığını öğrenebilmek için yapılan çalışmaya evrelendirme adı verilmektedir. Böbrek kanserinde 4 adet evre bulunmaktadır. Kanser teşhisinin yapılmasından sonra tümörün boyutunu öğrenmek hakkında tetkikler yapılmaktadır. Tetkikler ile kanserin hangi evrede olduğu öğrenilir ve tedavi de bulunulan evreye göre şekillenir.

    1. Evre

    Böbrek kanserindeki 1. evre yeni oluşan ve 7 cm’yi geçmeyen tümör olmaktadır. Tümör sadece böbrek içesinde olmaktadır ve başka dokulara yayılmamıştır.

    2. Evre

    Bu evrede tümör 7 cm’den daha büyük olmaktadır. Böbrek içerisinde olup diğer doku ve organlara yayılım göstermemiştir.

    3. Evre

    Tümör 7 cm’yi geçmiştir ve herhangi bir boyutta olabilir. Böbrek dışına çıkmış ve lenf dokusuna yayılmıştır. Aynı zamanda kan damarlarına da geçiş yapmıştır.

    4. Evre

    Böbrek kanserinin son evresi olan 4. evrede böbreğin etrafında olan yağlı dokuya yayılım olmuştur ya da fibroz kapsül dokusuna yayılmıştır. Akciğer, karaciğer, kemikler, lenf dokusuna ve başka organlara da yayılım göstermiş olabilir.

    Ameliyat Yönteminin Belirlenmesi

    Yapılan tetkikler ile kanserin evresi belirlenmektedir. Tümörün evresinin belirlenmesi ile ameliyat yöntemi seçilir. Kanserin 1 ve 2. evrede olduğu durumlarda hasta ameliyat edilmektedir. 3. ve 4. evrelerde ameliyat öncelikli olarak yapılmamaktadır. İlaç kullanımı ile tümörün küçülmesi beklenmektedir. Hastanın böbreğinin tamamının alınması (radikal nefrektomi) ya da sağlıklı böbrek dokusunun kurtarılması (Parsiyel nefrektomi) tümörün boyutuna bağlı olmaktadır. Detaylı değerlendirme yapılır ve ameliyata karar verilmesi halinde ameliyat yöntemi belirlenmektedir. Ameliyat yönteminin belirlenmesinde tümörün boyutu, çevre dokulara yayılıp yayılmadığı, hastanın genel sağlık durumu ve başka organlara yayılıp yayılmadığı etkili olmaktadır.

    Ameliyat Planı ve Tedavi Sürecinin Netleşmesi

    Ameliyat yönteminin belirlenmesi ile ameliyat yapılacak gün ve saat netleştirilir. Hastanın bu süre içerisinde ne yapması gerektiği hakkındaki bilgi doktor tarafından verilecektir.

    Hasta ile Mutabakat ve Bilgilendirme

    Yapılacak olan ameliyat hastaya detaylı olarak anlatılmaktadır. Operasyonun başarı oranı ve ameliyat sonrası görülebilecek yan etkiler anlatılır. Yapılacak olan ameliyat ve sonrası hasta için oldukça önemlidir ve hastanın aklına takılan bütün soruları sorması süreci kolaylaştıracaktır. Hastanın tedaviyi onaylaması ile ameliyat gerçekleşmektedir.

    Ameliyata Hazırlık

    Hastanın ameliyata hazırlanması için tüm tetkiklerin ve anestezi kontrolünün yapılmış olması gereklidir. Bunun yanında ameliyathane hazırlığı ve ameliyat ekibinin de hazırlanması gereklidir. Kesinleşen ameliyat için uygun konsültasyonların yapılması, EKG, akciğer grafisi ve kan tetkikleri yapılmaktadır. Ameliyat esnasında oluşabilecek komplikasyonlardan kaçınmak için gerekli işlemlerdir.

    Ameliyathanenin Hazırlanması

    Hastanın ameliyata girmeden önce ameliyathanede bulunan tüm cihazlar kontrol edilir ve arızaları var ise giderilir. Ameliyat sırasında sık kullanılan cihazlar solüsyon yardımı ile dezenfekte edilir. Ameliyat için tüm eksiklikler giderilir ve temizlenir.

    Ameliyat Ekibinin Hazırlanması

    Ameliyat ekibinde üroloji uzmanı bulunmaktadır. Anestezi uzmanı ve ameliyat hemşireleri de ameliyat ekibinin içerisinde yer alır. Cerrahi operasyon için ameliyat ekibinin dikkatli hazırlanması gereklidir. Gerektiği gibi temiz ve düzenli olmalıdırlar.

    Hastanın Hazırlanması

    Ameliyat öncesinde hastanın da birtakım hazırlıklar yapması gerekmektedir. Hastanın var ise ojelerini ve takılarını çıkarması gerekmektedir. Aynı zamanda gözlük, lens, toka ve protez dişlerinde çıkarılması gereklidir. Cerrahi alanın dezenfekte edilmesi gereklidir ve steril örtü ile cerrahi alan açık kalacak şekilde örtülmelidir. Hastaya öncelikli olarak damar yolu açılmaktadır. Ameliyat saati geldiğinde hasta drape ile örtülür ve ameliyathaneye götürülür.

    Fiziksel Hazırlık

    Ameliyattan birkaç gün öncesinde hastanın 8 saat uyuması gereklidir. Ameliyattan önce uyku düzeni oldukça önemlidir. Düzenli uyku ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

    Psikolojik Hazırlık

    Ameliyat öncesinde hastaların birçok kaygı ve endişesi bulunmaktadır. Tüm bu ameliyat korkusu, endişe ve estetik korkular ameliyat sonrasındaki süreci etkilemektedir. Hastanın aklına takılan bir konu olması halinde doktordan bilgi almalıdır ve kaygılarını gidermelidir. Ameliyata büyük kaygılar ile giren hastalarda ameliyat sonrasında ağrı daha fazla görülmektedir. Bu sebeple daha fazla ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Hafif kaygı olma halinde ise hasta ruhsal olarak hazırlıklıdır duruma ve iş birliği sağlanmaktadır. Ameliyat sonrasındaki süreçte daha rahat geçmektedir.

    Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Tüketimi

    Ameliyat öncesinde sigara ve alkol tüketilmemelidir. Sigara kullanımının bırakılması anestezi işlemini kolaylaştıracaktır ve ameliyat sonrasında görülebilecek akciğer komplikasyonlarını da azaltır. Ameliyat öncesinde alkol de tüketilmemelidir. Böbrek kanseri ameliyatı büyük bir ameliyat olduğu için ameliyat sonrasında karaciğerin sorunsuz çalışması önemlidir ve alkol kullanımı bunu etkilemektedir.

    Ameliyat Öncesi İlaç Kullanımı

    Ameliyattan önce kullanılan ilaçlar var ise doktora bilgisi verilmelidir. İlaçların kullanımı zorunlu ise dozu düşürülebilir. Bazı ilaçların ise kullanımı bırakılmalıdır ameliyat öncesinde.

    Kan Sulandırıcı İlaçlar

    Kan sulandırıcı ilaç kullanımı olarak en çok bilinen aspirindir. Ameliyattan en az 7 gün öncesinden kullanımının bırakılması gerekmektedir. Kan sulandırıcı ilaçların kullanımı ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasında kanamaya sebep olmaktadır.

    Böbrek Rahatsızlıkları İçin Kullanılan İlaçlar

    Böbrek rahatsızlıkları için kullanılan ilaçları var ise öncelikle anestezi doktoru tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Ameliyat için sorun oluşturuyor ise kullanımı kesilir. Ameliyat için sorun oluşturmuyor ise kullanımına devam ettirilir ya da değiştirilir.

    Diğer İlaçlar

    Kullanılan başka ilaçlarda var ise doktora bilgisi verilmelidir. Sakıncası yok ise kullanımına devam edilebilir. Aynı zamanda bitkisel ilaçlar ve çaylar kullanılıyor ise kullanımı bırakılmalıdır.

    Mutfak Hazırlığı

    Ameliyat öncesi nasıl beslenilmesi gerektiği hakkında doktor bilgi verecektir. Aynı zamanda diyetisyen tarafından da beslenme ve diyet için program verilecektir. Bu listeye göre ve doktorun tavsiyelerine göre hareket edilmelidir. Genel olarak tavsiye edilen bol sebze ve meyve tüketimi, süt ürünleri, patates, balık, yumurta, et ve pirinç tüketilmesidir. Protein tarafından zengin besinler, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyve ağırlıklı diyet listesi verilmektedir. Hepsinden dengeli olarak beslenilmesi gereklidir. Et, süt ve süt ürünlerinin yağsız olarak yenilmesi önemlidir. Yağlı et ve yağlı süt gibi besinler kanser riskini artırmaktadır.

    Ameliyat Öncesi Beslenme ve Diyet

    Ameliyat öncesinde diyetisyen tarafından beslenme ve diyet programı verilmiş ise ona uyulmalıdır. Sebze, meyve, demir, E vitamini ve kalsiyum ağırlıklı besinler tüketilebilir. Et ve süt ise yağsız olarak yenilmelidir. Protein içeren besinler dengeli olarak tüketilmelidir.

    Ameliyat Öncesi Tüketilmesi Gereken Besinler

    Günlük 3 porsiyon meyve ve 2 porsiyon sebze yenilmelidir. Tahıl ürünleri tercih edilmelidir. Yemeklerde bir denge kurulmalıdır. Karbonhidrat, yağ, mineral, vitamin ve protein içeren ürünler eşit tüketilmelidir. Günlük 2 litre su içilmesi de önemlidir.

    Ameliyat Öncesi Uzak Durulması Gereken Besinler

    Kanser tedavisinde ve ameliyat öncesinde şekerli ürünler tüketilmemelidir. Tatlı içecekler, şekerli gıdalar, beyaz ekmek, fast food, kızartma, hazır çorba, alkol, krema, pastane ürünleri, süt tozu ve makarna gibi yiyeceklerin kesinlikle tüketilmemesi gereklidir.

    Yeme İçmeyi Kesme Saati

    Ameliyattan en az 6 saat önce yeme ve içmenin bırakılması gerekmektedir. Bir şey yenilmesi ve içilmesi halinde doktora bilgisi verilmelidir.

    Hastaneye Yatış ve Ameliyatın Başlatılması

    Kişi ameliyattan 1 gün önce ya da ameliyat saatinden 2-3 saat önce hastanene yatışı gerçekleşir. Kişiye hastanede kaldığı sürece takması için kimlik bilekliği verilmektedir. Hasta ameliyata girmeden önce damar yolu açılmaktadır. Ameliyata giderken hastaya sakinleştirici iğne vurulmaktadır. Ameliyat belirlenen anestezi yöntemi ile başlamaktadır.

    Böbrek Kanseri Ameliyatı Sonrası

    Böbrek kanseri ameliyatı sonrasında hastanın dikkat etmesi gereken birçok konu bulunmaktadır. Bu konulara dikkat edilmesi halinde hasta daha hızlı iyileşme gösterecektir. Ameliyat sonrasında kontroller aksatılmamalıdır.

    Ameliyat Günü

    Ameliyat günü hastaya son kez kontrol yapılmaktadır. Bir sorun olmaması halinde planlanan şekilde ameliyat gerçekleşmektedir. Yeme içme saatine uyulmamış ise doktora bilgisinin mutlaka verilmesi gereklidir.

    Ağrı

    Böbrek kanseri ameliyatı sonrasında cerrahi işlem yapılan tarafta ağrılar olabilmektedir. Bunun için ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Beslenmenin düzenli şekilde olması ağrıları en aza indirecektir. Taburcu olduktan sonra ağrıların geçmemesi halinde doktora başvurulması önemlidir.

    Ayağa Kalkma

    Hastanın taburcu olması ile ayağa kalkıp dolaşmasında bir sakınca yoktur. Hastanede ise doktor kontrolünde kendini zorlamadan ayağa kalkılabilir.

    Hareket Kabiliyeti

    Hastanın ameliyat sonrasında kendini fazla zorlamaması gereklidir. Onun dışında kendi ihtiyaçlarını giderebilecek kadar hareket edebilir. Hastanın yanında her zaman birinin olması hastanın durumu açısından önemlidir.

    Pansuman ve Kontrol

    Ameliyat yeri 1-2 günde bir pansuman yapılması gerekmektedir. Taburcu olduktan sonra bunun için sağlık ocaklarına gidilebilir. Ameliyat sonra taburcu olurken kontroller için bir takip şeması oluşturulacaktır. Bu şemaya göre kontrollere düzenli olarak gidilmelidir.

    İlaç Kullanımı

    Ameliyat sonrasında ağrı kesici ilaçların sadece ağrı olması halinde kullanılması önemlidir. Doktor bilgisi dışında ilaç kullanılmamalıdır.

    Beslenme ve Diyet

    Ameliyat sonrasında öncelikli olarak sıvı ağırlıklı diyet yapılmaktadır. Bu dönemde açık çay, su ve muhallebi, tanesiz komposto ve çorba gibi yiyecek ve içecekler tüketilebilir. Sıvı diyet sonrası biraz daha katı yiyecekler yenilebilir. Ameliyattan sonra beslenmenin nasıl olacağı hakkında doktor detaylı bilgi verecektir.

    Dren- Stepler Kullanımı

    Laparoskopik yöntem ile yapılan ameliyatlarda kesilen bölgeleri kapatmak için stepler (tel zımba) adlı cihaz kullanılmaktadır. Drenler ise ameliyat bittikten sonra işlemin yapıldığı bölgeye yerleştirilir. Dren konulmasının amacı ise birikebilecek kanın vücut içine birikmesine engel olmaktadır. Drenin ne zaman çıkarılması gerektiği hakkında doktor bilgi verecektir.

    Psikoloji

    Ameliyat sonrasında hastanın psikolojik olarak iyi hissetmemesi normal bir durumdur. Kullanılan ilaçlar, anestezi, kaygılar ve tüm hastane stresi hastayı da etkilemektedir. Psikolojik sıkıntılar sık görülen bir durum olsa da bu ruh halinden hafif ve basit bir şekilde sıyrılmak mümkündür. Aile ve arkadaşlar ile görüşmek ve düzenli egzersiz yapmak kişiye iyi gelecektir. Durumdan kurtulamaması halinde uzman destek alınması hasta açısından önemlidir.

    Gözetim Süresi

    Hasta, ameliyattan sonra yoğun bakımda gözetim altına alınmaktadır. Anestezinin etkisinin geçmesi ve değerlerinin normal olması halinde normal odaya alınmaktadır. Bunun için anestezi doktorunun izin vermesi gerekmektedir.

    Riskler, Yan Etkiler, Komplikasyonlar

    Ameliyat sonrasında bazı yan etkiler, riskler ve komplikasyonlar görülebilmektedir. Yan etkiler ve komplikasyonların çoğu geçici olmaktadır. Taburcu olduktan sonra yan etkilerin görülmesi halinde doktora başvurulmalıdır.

    Enfeksiyon

    Cerrahi operasyon sonrasında işlem yapılan bölge ve çevresinde enfeksiyon oluşumu görülebilir. Genellikle bu durum yaranın bakımı ile ilgili olmaktadır. Enfeksiyon oluşumunda erken teşhis önemlidir ve doktora başvurulmalıdır. Enfeksiyon durumunda sık görülen belirtiler yüksek ateş ve ağrılardır. Enfeksiyon görülmesi halinde antibiyotik ya da başka ilaçlar verilebilir. İlaç kullanımının düzenli olmasına özen gösterilmelidir.

    Ödem

    Ödem komplikasyonu ameliyat sonrasında ya da kemoterapi sonrasında görülebilir. Vücutta fazla su birikerek şişkinlikler oluşur. Şişkinlik, ağırlık hissi, ani ve hızlı kilo alımı ve idrar miktarının azalması ödemin belirtileri arasındadır. Ödem oluşumunda doktora başvurulmalıdır. Ödemi geçirecek ilaçlar verilebilir. Tuzlu besinleri azaltmak, dengeli beslenmek ve egzersiz yapmak (önce doktora danışılması gereklidir) ödeme iyi gelecektir.

    Kanama

    Her ameliyata kanama riski bulunmaktadır. Böbrek kanseri ameliyatı öncesinde kanamanın yaşanmaması için tetkikler yapılmaktadır ve kanama riski en aza indirilmektedir.

    Kan Pıhtılaşması

    Kan pıhtılaşması, cerrahi operasyon sonrasında hastanın iyileşme sürecinde görülebilmektedir. Kan pıhtılaşması küçük bir risk olsa da sonuçları kötü olabilmektedir. Pıhtılaşma ağrılara sebep olmaktadır. Kan pıhtısının gelişmesini önlemek için doktora başvurulmalıdır. Pıhtılaşmayı önlemek için kan inceltici ilaçlar verilebilir.

    İdrar Zorlukları

    Ameliyat sonrasında hastaların beslenmeleri dengeli olmalıdır. Protein, potasyum, kalsiyum ve fosfor içeren besinlerin tüketimi çok olmamalıdır. Vücutta zararlı maddelerin birikimi böbreği zorlayacağından idrar zorlukları da yaşanmaktadır. Hasta yeteri kadar idrar atımı gerçekleştiremiyorsa su ve diğer sıvılar azaltılabilir.

    İdrarda Kanama

    Cerrahi sonrasında idrarda kanama riski bulunmaktadır. İdrar renginin koyulaşması kanama yüzünden olmaktadır. Kanamanın görülmesi halinde doktora gidilmelidir.

    Ölüm

    Kanser tek böbrekte görülüyor ve çevre doku ve organlara yayılmamış ise ölüm riski görülmemektedir. Böbrek kanserinin evreleri arttıkça tümör çevre dokulara ve organlara da yayılmaya başlamaktadır bu aşamada ise tedavi daha zorlu olmaktadır. Hastalığın ileri evrelerinde de tümörden kurtulabilir. Tedavi için geç kalınması halinde ölüm riski de bulunmaktadır.

    Alerjik Reaksiyonlar

    Ameliyat sonrasında hastada alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir. Alerjik reaksiyonlar geçici bir durumdur. Radyoterapi sonrasında da cilt reaksiyonları görülebilmektedir. İlk haftalarda görülen cilt reaksiyonları daha sonra geçecektir ve reaksiyonlar takip altında tutulur.

    Anestezi Komplikasyonları

    Böbrek kanseri ameliyatında genel anestezi yöntemi kullanılmaktadır. Genel anestezi sonrasında görülen komplikasyonlar hayati risk taşımamaktadır ve geçicidir. Anestezi sonrasında mide bulantısı, kusma, boğaz ağrısı, kalp ritim bozuklukları ve kas ağrıları görülebilir.

    Uzun Dönemli Problemler

    Bazı hastalarda böbreğin tümden alınması gerekebilir. Kalan böbrek ise alınan böbreğinin de görevlerini yerine getirmeye başlar. Zaman içerisinde böbrekte fonksiyon kaybı gerçekleşebilir. Sadece tümörün çıkarıldığı durumlarda ise tekrar tümör oluşumu görülebilmektedir. Bu durumun gerçekleşme oranı oldukça düşüktür (%2,9).

    Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Ameliyat sonrasında hastanın dikkat etmesi gereken durumlar bulunmaktadır. Bu konulara dikkat edilmesi halinde daha hızlı iyileşme görülür ve ağrılarda az olmaktadır.

    Duş Alma

    Hastanın taburcu olması ile ameliyattan 3 gün sonrasında duş almada bir problem yoktur. Doktor aksini söylemedikçe duş alınabilir.

    Cinsel İlişki

    Yapılan cerrahi operasyon sonrası ve uygulanan tedaviler cinsel hayatı da etkilemektedir. Ameliyattan 5-6 hafta sonrasında cinsel ilişkide bulunulabilir. Bunun için doktordan bilgi alınabilir.

    Otomobil Kullanımı

    Ameliyat sonrasında 4-5 hafta kadar otomobil kullanımı sakıncalı olmaktadır. Hastanın sağlık durumuna göre doktor bilgi verecektir.

    Uçakla Seyahat

    Hastanın uzun süre oturması sakıncalı olmaktadır. Gidilecek yerin uzak olması da bunu etkilemektedir. Hastanın kendini toparlaması ve doktor izni ile uçak ile seyahat yapılabilir.

    İlaç Kullanımı

    Ameliyat sonrasında ağrılar için ağrı kesici ilaçlar verilecektir. Bu ilaçlar sadece ağrının olduğu zamanda kullanılmalıdır. Enfeksiyon için verilmiş antibiyotikler ise düzenli olarak kullanılmalıdır.

    Solaryum

    Böbrek kanseri ameliyatı sonrasında yaralar henüz iyileşmemiş ve hasta sağlığına kavuşmamış ise solaryuma girilmesi tavsiye edilmemektedir. Solaryuma girmeden önce doktora danışılması önemlidir.

    Sıcak Soğuk Teması

    Ameliyat sonrası duş alırken suyun çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına özen gösterilmelidir. Suyun ılık olması ve duş sonrasında ameliyat yapılan bölgenin yavaşça kurutulması gerekir.

    Ameliyat Bölgesi ve Dikişler

    Ameliyat bölgesine atılan dikişler genellikle estetik olmaktadır. Estetik dikişlerin alınmasına gerek yoktur ama estetik dikiş kullanılmamışsa bir hafta sonra dikişler alınmaktadır.

    Hijyen

    Ameliyat yapılan bölgenin temiz tutulması ve pansumanının düzenli yapılması gereklidir. Hijyen sağlanamadığında enfeksiyon kapma riski yüksek olmaktadır. Duş sonrasında ise yara yerine bastırmadan tamamen kurutulmalıdır.

    Stres ve Yorgunluk

    Operasyon sonrasında hasta stresli ve yorgun olabilir. Tedavi süreci kişileri oldukça yıpratabilir. Stres için ise aile ve arkadaş desteği oldukça etkili olacaktır.

    Uyuma Pozisyonu

    Ameliyat bölgesinin üzerine doğru yatılmamalıdır. Ameliyat bölgesinin diğer tarafında doğru yan şekilde yatılması hasta için en doğru pozisyon olacaktır.

    Böbrek Kanseri Ameliyatı Sonrası İdrar Boşaltımı

    Böbrek kanseri ameliyatı sonrasında mutlaka idrar ölçümü yapılması gerekir. İdrarın renginde farklılık görülüyor ise (koyu kırmızı) ya da idrar miktarında azalma var ise doktora bilgisi verilmelidir. İdrarda kanama görülmesi sonrasında hastanın yatak istirahati yapması önemlidir.

    Böbrek Kanseri Ameliyatı Sonrası Ek Tedaviler

    Ameliyat sonrasında kanserin yayılma oranına göre ek tedaviler de yapılmaktadır. Kemoterapi, radyoterapi ve ek biyolojik tedaviler yapılmaktadır. Hastanın durumuna göre tedavi yöntemi seçilmektedir.

    Kemoterapi

    Kemoterapi, böbrek kanserinde çok etkili bir yöntem değildir. Böbrek kanseri kemoterapi ilaçlarına karşı dirençlidir. Tümörün çıkarılması halinde etkili olabilmektedir.

    Radyoterapi

    Radyoterapi de kemoterapi gibidir böbrek kanserinde etkili yöntemler arasında değildir. Radyoterapi, böbrek kanserlerinin çıkarılamayacak boyutta olduğu zaman ya da metastazlar sonucu gelişen yakınmaların giderilmesi için kullanılmaktadır.

    Ek Biyolojik Tedaviler

    Hastanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanılan ilaçlar bulunmaktadır. Kanserli hücreler ile savaşmak için bağışıklık sistemini kullanır. Kullanılan ilaçlar vücudun doğal olarak ürettiği kimyasalların sentetik halidir.

    Ameliyat Sonrası Spor ve Egzersiz

    Ameliyat sonrasında hastanın kendini iyi hissetmesi ile spor ve egzersizlere başlanılabilir. Öncelikli olarak hastanın kendini yormayacak egzersizler yapması daha sağlıklı olacaktır.

    Hafif Sporlar

    Ameliyattan birkaç hafta sonra kısa süreli yürüyüşler kişi için en uygun olan egzersiz olacaktır. Karın kaslarını gerecek sporlardan kaçınılması gereklidir.

    Ağır Sporlar

    Ağır sporlar ve profesyonel sporlar için 6-8 hafta beklenilmesi hastanın durumu için önemlidir. Ağır sporlara başlanmadan önce doktordan da bilgi alınmalıdır.

    Ameliyat Sonrası Beslenme ve Diyet

    Ameliyattan sonra hastanın dengeli bir diyet listesi hazırlaması gerekir ya da diyetisyen bir liste vermiş ise ona uyulmalıdır. Sebze, meyve ve süt ürünleri tüketilebilir. Süt ve et tüketirken yağsız olması gereklidir. Şekerli, yağlı ve tuzlu besinlerin tüketimi ise az olmalıdır.

    Doktor Kontrolleri

    Ameliyat sonrasında doktor kontrolleri için şema hazırlamaktadır. Genellikle ameliyat sonrasında 6 aylık kontroller yapılmaktadır. Kontrollere gidildiğinde genel sağlık durumu değerlendirilir ve bir değişiklik olup olmadığına bakılır. Kan testleri, tomografi ve ultrason kontroller sırasında yapılan tetkiklerdir.

    İyileşme Süreci

    Operasyon sonrasında hastanın hızlı iyileşmesi için doktorun yönlendirmelerine uyması önemlidir. İlaç kullanımı, beslenme, egzersiz ve doktor kontrollerinin düzenli olarak yapılması gereklidir. Bunların yapılması halinde hasta hızla iyileşme gösterecektir.

    Sık Sorulan Sorular

    Böbrek Kanseri Ameliyatı Zor Bir Ameliyat mıdır?

    Böbrek kanseri ameliyatı zor bir ameliyattır. Ameliyat öncesinde birçok tetkik yapılıp tümörün boyutunu, yerini, çevre doku ve organlara yayılımını belirlemek gerekir. Bu hem hasta hem de operasyonu gerçekleştirecek cerrahlar için uzun ve zor bir süreçtir.

    Ameliyat Yöntemi Neye Göre Belirleniyor?

    Ameliyat yöntemini etkileyen öncelikli faktör tümörün boyutu olmaktadır. İlk evlerde olan ve çevre dokulara yayılmamış tümör için hasta ve doktor ameliyat yöntemine karar verebilir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda ise ameliyat yöntemi belirlenir.

    Ameliyat Ağrılı mıdır? Ağrılar Ne Zaman Geçer?

    Seçilen ameliyat yöntemine göre de ağrıların görülmesi değişmektedir. Robotik cerrahi ile yapılan ameliyatlarda açık cerrahiye göre daha az ağrı görülmektedir. Laparoskopik cerrahi de aynı şekilde daha az ağrı görülmektedir. Ameliyat sonrası ağrılar ilk hafta sürmektedir daha sonra hafif ağrılar görülebilir. Ağrıların olması halinde ise ağrı kesici ilaçlar kullanılmaktadır.

    İstirahat Raporu Verilir mi? İşe Ne Zaman Dönebilirim?

    Ameliyat sonrası işe giden ya da okula giden hastalar için istirahat raporu verilmektedir. Hastanın bir süre dinlenmesi gerekmektedir ve sağlık durumuna göre de işe ya da okula geri dönülebilir.

    Sosyal Hayatıma Ne Zaman Dönebilirim?

    Cerrahi operasyon sonrasında hastanın biraz ağırdan alması sağlığı için daha iyi olacaktır. Yaranın temiz kalması ve enfeksiyon kapmaması için ev ortamında bulunması önemlidir. Ameliyattan sonra 1 aylık düzenli kontrollerden sonra hastanın sağlık durumuna göre ve doktor bilgisi dahilinde sosyal hayata dönülebilir.

    Günlük İhtiyaçlarımı Tek Başıma Karşılayabilir miyim?

    Ameliyattan hemen sonra hasta günlük ihtiyaçlarını hemen karşılayamayabilir. Bunun için hastanın yanında bir refakatçisi olması gereklidir. İlk haftadan sonra günlük ihtiyaçlarını karşılayabilir. Hastanın hiçbir şekilde kendini zorlamaması önemlidir. 5 kilo ve daha fazla ağırlık kaldırılmamalıdır. Karın basıncını artıracak hareketlerden kaçınmalıdır.

    Ameliyat Kaç Saat Sürer?

    Ameliyat süresi tümörün boyutuna göre değişmektedir. Radikal nefrektomi ameliyatı büyük bir incelikle ve dikkatle yapılmaktadır. Tüm tümörün temizlenmesi yaklaşık 30 ila 90 dakika arasında sürmektedir. Tümörün boyutu 10 cm’den daha büyük ise işlem 120 dakika ya da daha fazla sürede yapılmaktadır.

    Yaş Durumu Ameliyat Sonucunu Etkiler mi?

    Yaş durumu ve tümörün boyutu ameliyat sonucunu etkileyen faktörlerdir. İleri yaşlarda olan hastaların vücut direnci ve fonksiyonları ameliyatı etkilemektedir.

    Ameliyat Sonucu Kişiden Kişiye Göre Değişir mi?

    Hastaların vücut direnci, fonksiyonları, yaşı ve kanserin durumu farklıdır. Bu sebeple ameliyat sonucu kişiden kişiye göre değişebilmektedir.

    En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mı?

    En iyi doktor kavramı yerine alanında uzman üroloji doktoru ve uzman ekibi kavramı kullanılması daha uygun olacaktır. Uzman doktor ve ekibi ile geniş imkanlara sahip hastanelerde yapılan cerrahi operasyonların başarı oranı daha yüksek olmaktadır.

    SGK Böbrek Kanseri Ameliyatını Karşılar mı?

    Böbrek kanseri ameliyatı devlet hastanelerinde yapılıyor ise ücretsiz olmaktadır. Özel hastanelerin SGK ile anlaşması var ise ameliyat ücretinin bir kısmı alınmamaktadır.

    Özel Hastanede mi Devlet Hastanesinde mi Ameliyat Olmalıyım?

    Uzman bir ameliyat ekibi ile operasyon gerçekleşmesi halinde özel hastanede ya da devlet hastanesinde ameliyatın yapılması durumu etkilememektedir.

    Türkiye'de Yapılan Böbrek Kanseri Ameliyatları Başarılı mı?

    Türkiye’de kullanılan cerrahi teknikler oldukça başarılıdır. Robotik cerrahi de böbrek kanseri ameliyatında kullanılmaktadır ve birçok özel hastanelerde bu işlem gerçekleştirilir. Yeni teknikler ve uzman cerrahlar ile böbrek kanseri ameliyatı başarılı olmaktadır.

    Diğer Sağlık Sorunları Varken Böbrek Kanseri Ameliyatı Yapılır mı?

    Yapılan tetkikler doğrultusunda hastanın başka bir sağlık sorunu ortaya çıkması halinde değerlendirme yapılır. Yapılacak olan ameliyat hastanın durumunu etkilemiyor ise ameliyat gerçekleştirilir.

    Ameliyat Ertelenebilir veya İptal Edilebilir mi?

    Kişinin başa bir hastalığı olması halinde ya da doktorun başka bir işinin olması nedeni ile ameliyat başka bir tarihe alınabilir. Ameliyatın iptal edilme durumu da bulunmaktadır ama kanser ameliyatlarının geciktirilmesi durumu daha kötü durumlara sokabilmektedir. Ameliyatın en kısa sürede yapılması hasta için en doğru çözüm yoludur.

    Ameliyat Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

    Ameliyat fiyatları tümörün boyutuna, yayılma durumuna ve kullanılacak olan yönteme göre belirlenmektedir.

    Ameliyat Sonrası Kanserin Tekrarlama İhtimali Var mı?

    İyi huylu tümörler ameliyat ile alındıktan sonra tekrarlamamaktadır. Kötü huylu tümörler ise cerrahi operasyon sonrasında tekrarlama ihtimali bulunmaktadır.

    Ameliyat Sonrası Kanserin Tekrarlamaması İçin Neler Yapabilirim?

    Ameliyat sonrasında kişinin yaşamında bazı şeyleri değiştirmesi gerekmektedir. Böylelikle böbrek kanseri tekrarlama ihtimali azalacaktır. Sigarayı bırakmak, sağlıklı beslenmek, ideal kilonun korunması, tansiyonu düzenlemek, düzenli spor yapmak ve vücuda zarar verecek kimyasallardan uzak durmak kanserin tekrarlamaması için yapılması gereklidir.

    Böbrek Kanseri Ameliyatı Olanlar ile Görüşmeli miyim?

    Böbrek kanseri ameliyatı olan kişiler ile görüşerek bu süreçte ne yapılması gerektiği hakkında bilgi alınabilir. Böbrek kanseri ameliyatı olan her kişinin aynı sonuçları almayacağı unutulmamalıdır. Nasıl ameliyat öncesinde görülen belirtiler herkes için aynı olmuyor ise ameliyat sonrası içinde aynı olmayabilir.

    İlgili Bölümİlgili Hastalıklar
    İlgili Tedavi