Bel Kayması Ameliyatı


Bel Kayması Ameliyatı

İnsan omurgası birçok omurun üst üste dizilmesi ile meydana gelir. Bazen üstte bulunan omurlar, altta bulunan omurlardan daha önde olabilir. Bu durum bel kayması (spondilolistezis) olarak adlandırılır.

Bel kayması (spondilolistezis), genellikle ilaçlar ile tedavi edilebilir. Eğer omurlardaki kayma fazlaysa ameliyat tek çözüm haline gelir. Ameliyat sırasında omurlara takılan vidalar yardımı ile omurga tekrar düz bir hale getirilir.

Bel Kayması Ameliyatı Hakkında

Bel kayması, derecesine bağlı olarak tedavi edilmektedir. Eğer kişide ileri derecede bir bel kayması mevcutsa, cerrahi tedavi tercih edilir. Ameliyat için yaklaşık olarak 10 - 15 santimlik bir kesi yeterli olur. İşlem sırasında, omurun sinirlere yaptığı baskı ortadan kaldırıldıktan sonra platin adı verilen vidalar ile sabitleme işlemi uygulanır ve ameliyat sonlandırılır.

Bel Kayması Belirtileri

Bel kaymasında en sık görülen belirti bel ağrısıdır. Bu ağrı bacaklara da yayılma eğilimi gösterir. İlerleyen evrelerde idrar kaçırma, bacaklarda uyuşma, yürüyememeye sebep olacak kadar çok ağrı gibi belirtiler görülür. Bu belirtiler hareket ile azalır, dinlenme ile artar. Bu özelliği ile bel fıtığından ayrılmaktadır.

Bel Ağrısı

Bel kayması hastalığı sonucunda en çok ortaya çıkan belirtilerden biri bel ağrısıdır. Ağrı genellikle dinlenme sırasında artar, hareket sırasında azalır. Eğer hastalık ilerlemediyse bu ağrılar ağrı kesicilerle ya da düzenli egzersizle kontrol altına alınabilir. Ancak hastalık ilerlemişse ağrı kesiciler de etkili olmaz ve ağrı bacaklara da yayılır.

Hareket Güçlüğü

Bel kayması ciddi bir sağlık sorunudur. Hastalık derecesi arttıkça ağrılar da bir o kadar artar. Kemiklerin sinirlerde oluşturduğu baskının bir sonucu olarak ortaya çıkan şiddetli ağrı ve hareket güçlüğü, hastanın yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürür. Bu yüzden tanı koyulduktan sonra en kısa sürede tedavi edilmesi gerekmektedir.

Bacaklarda Kuvvet Kaybı

Omurların olması gerekenden daha ileride olması sonucunda sinirlerdeki baskı artar. Eğer bel kayması hastalığı ileri seviyedeyse, sinirlerdeki baskı da çok olacağı için kişilerin bacaklarında kuvvet kaybı meydana çıkması gayet normaldir. Bu gibi belirtiler ortaya çıktıysa tek tedavi yöntemi cerrahi yöntemdir.

Bel, Sırt veya Kalça Kaslarında Kasılma Gerginlik

Bel kayması (spondilolistezis), birçok omurga hastalığında olduğu gibi bel ve bacak bölgesinde belirti verir. Kişinin kasları yeterince güçlü değilse yaşanan ağrılar da artar. Bunun haricinde bel, sırt ya da kalça kaslarında kasılma ve gerginlik görülebilir. Çoğunlukla masaj gibi yöntemlerle üstesinden gelinmeye çalışılır ancak bu durumda bir süreklilik varsa bir doktora başvurulmalı ve tedavi süreci başlatılmalıdır.

Kaba Ette Ağrı

Hasta istirahat halindeyken ağrılar başlayabilir. Bu durum bel fıtığından ayırıcıdır. Hastalarda her zaman bel ağrısı görülmeyebilir. Kalçanın sağ tarafında ya da sol tarafında ağrı yaşanması muhtemeldir. Bu ağrılar egzersiz yaptıktan sonra azalıyorsa, kişide bel kayması olma ihtimali yüksektir.

Ayaklarda Kuvvet Kaybı

Bel kayması hastalığında, omurgada bulunan omurların bir kısmı ön tarafa doğru ilerler. İlerleyen omurlar sinirlere baskı yapmaya başlar. Bu baskı ne kadar büyükse kişi de o kadar belirti yaşar. Eğer sinirlerdeki baskı ileri derecedeyse kişiler zamanla ayaklarında ve bacaklarında kuvvet kaybı yaşamaya başlarlar. Günlük aktivitelerini yapamaz hale gelen hastalar zaman içinde daha çok ağrı yaşarlar. Bu aşamadan sonra tek çözüm yolu cerrahi tedavi haline gelir.

Bel Kayması Nedenleri

Bir kişide bel kayması oluşmasına zemin hazırlayan birçok faktör bulunur. Bunlardan ilki, omurgada meydana gelen bir travmaya bağlı olarak omur eklemlerinde oluşan kırıklardır. Aynı zamanda ileri yaşa bağlı olarak vücut bağ ve dokularında meydana gelen doğal deformasyonlar, omurlarda da etkisini gösterir ve omurların zamanla kaymasına sebep olur. Bu durum kadınlarda daha sık görülür çünkü osteoporoz da bel kayması için bir faktördür.

Bel kayması, anne karnında omurga oluşumu sırasında omurlar arasındaki bağlantı bölgesinin tam gelişmeyip boşluk olarak kalması ya da aradaki bağlantının zayıf olması sonucunda meydana gelebilir.

Omurgada gelişen tümör benzeri oluşumlar, omurlar arasındaki bağları zayıflatarak bel kaymasına sebep olabilir.

Kalıtımsal Faktörler

Bel kayması hastalığı, genetik olarak yatkın olan bir kişide çok daha kolay bir şekilde ortaya çıkar. Anne karnındaki bebeğin omurgası oluşurken omurlar arasında bulunan yapı yeterince gelişmez. Gelişim yetersizliğine bağlı olarak omurlar arasında minik boşluklar kalabilir. İlerleyen dönemlerde bu boşluktan kaynaklanan bel kaymaları görülebilir.

Belde Travma

Omurga yaralanmaları sonrasında birçok ciddi komplikasyon görülür. Bunlardan biri de bel kaymasıdır. Travma sonrasında ortaya çıkan bel kayması, derecesine bağlı olarak belirti verir. Eğer hafif bir kayma olmuşsa hiçbir belirti göstermeyebilir ya da hafif belirtiler gösterir ve düzenli egzersiz ile tedavi edilir.

Faset Eklemlerinin Çıkması

Faset eklemler (Z eklemler), iki omurun üst üste geldiği bölgenin yan taraflarında, omurganın arka kısmında yer alan eklemlerdir. Bu eklemler omurgaya hareket etme özgürlüğünü kazandırır. Aynı zamanda vücudun dengede durmasını kolaylaştırır ve omurganın dayanıklılığını sağlar. Bazı durumlarda faset eklemlerde çıkmalar meydana gelebilir. Bu da bel kaymasına sebep olur.

Omurgaya Sıçramış Tümör

Omurga tümörleri büyüdüklerinde çevre dokulara ciddi baskılar yaparlar. Bu baskı sonucunda bel omurları arasındaki bağ zayıflayabilir ve bel kayması problemi yaşanabilir. Böyle durumlarda cerrahi tedavi şarttır. Tümör temizlenmeli ve omurga stabilizasyonu sağlanmalıdır.

Tedavi Yöntemleri

Bel kayması her zaman cerrahi yöntem ile tedavi edilmez. Ortaya çıkan belirtiler ve bu belirtilerin şiddeti tedavide belirleyici unsurdur. İlk olarak ilaç tedavisi ve fizik tedavi birlikte uygulanır. Hastaların büyük bir çoğunluğu bu yöntem ile iyileşme gösterirken bazı hastaların ağrılarında yeterli azalma sağlanamaz. Bu durumda ağrıya yönelik bazı özel tedaviler uygulanabilir. Yine başarı elde edilemezse cerrahi yönteme başvurulabilir. Eğer hasta ilk başvurduğunda idrar kaçırma, bacakta uyuşukluk gibi ileri derece belirtilerine sahipse diğer tedaviler denenmez ve direkt olarak cerrahi tedavi uygulanır.

İlaç Tedavisi

Bel kaymasında (spondilolistezis), ilk olarak ilaç tedavisi denenir. Eğer hastanın şikayetleri ve radyolojik tetkiklerin sonuçları ciddi bir bel kayması varlığını işaret etmiyorsa ilaç tedavisi ile birlikte uygulanacak fizik tedavi yeterli olacaktır. İlaç olarak ağrı kesiciler ve antienflamatuar ilaçlar kullanılmaktadır.

Fizik Tedavi

Bel kayması hastalığına sahip kişilerin egzersiz yapmaları çok önemlidir. Bel kayması için fizik tedavi doktoru tarafından belirlenen hareketler düzenli olarak yapılmalıdır. Egzersiz sırasında hasta kendini çok zorlamamalıdır. Yanlış yapılan hareketler ve kişinin kendini zorlaması bir fayda sağlamaz, aksine hastalığın ilerlemesine sebep olur.

Girişimsel Ağrı Tedavisi

Hastaların yaşamış oldukları uzun süreli ağrılarda, girişimsel ağrı tedavisi uygulanması hastanın rahatlamasını sağlar. Bu uygulamalar ameliyathane ortamında steril koşullarda uygulanır. Amaç beldeki ağrı sinirlerini bloke ederek ağrıyı ortadan kaldırmaktır. İşlem sonrasında hastalar bir süre gözlem altında tutulurlar.

Epidural Kortizon ve Ozon Uygulaması

Epidural kortizon ve ozon uygulaması, sinir sıkışmalarına bağlı olarak ortaya çıkan ağrıların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Fıtık, bel kayması ve omurilik kanal daralması gibi durumlarda etkin bir tedavi yöntemidir. Epidural kortizon ve ozon uygulaması ile hastaların ağrıları kontrol altına alınır. Epidural bölgede bulunan sinirin çevresine, kortizon ve lokal anestezik ilaçlar karıştırılarak verilir. Bu ilaçlar hemen etki etmeye başlar ve etki süreleri uzundur. Epidural kortizon ve ozon uygulaması sonrası etki süresi kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Geç kalınmamış vakalarda iyileşme oranı oldukça yüksektir ve tedavinin tekrarı gerekmez. Geç kalınmış vakalarda ise hastaların yarısı en geç 1,5 yıl sonra ağrı yaşamaya başlar. Epidural kortizon ve ozon uygulaması sayesinde kişiler ağrılarından kurtulur ve günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler. Aynı zamanda fizik tedavi sırasında ağrı yaşamayarak daha etkin olabilirler.

Proloterapi

Proloterapi sırasında vücuda proliferatif ve irritan solüsyonlar enjekte edilir. Enjeksiyon, yıpranmış, güçsüzleşmiş haldeki kas dokuları ve eklemlere uygulanır. Enjekte edilmiş olan proliferatif solüsyon omurgada mikropsuz bir iltihap süreci başlatır. Bu sayede bir onarılma süreci başlatılmış olur. Gün geçtikçe güçlenen tendon, ligament ve kaslar ağrıyı ortadan kaldırır. Steril bir ortamda uygulanmalıdır.

Radyofrekans

Radyofrekans termokoagülasyon (RFT) işlemi, yüksek radyofrekans akımı kullanılarak ortaya çıkarılan ısının sinirlerde ya da sinir ağında lezyon oluşmasını sağlayıp, orada yer alan sinirlerin kalıcı olarak inaktif edilmesi işlemidir. Lezyon, vücutta oluşan değişikliklere verilen isimdir ve kontrollü bir şekilde elde edildiği için kişiye bir zararı olmaz.

Radyofrekans termokoagülasyon (RFT) işlemi, skopi cihazı kullanılarak yapılan bir işlemdir. Bu işlem sırasında hasta sedyeye sırtüstü uzanır. Uygulama bölgesi sterilize edilir. Skopi cihazı ile anlık radyolojik görüntüler elde edilerek uygulama bölgesinin kontrolü sağlanır. Sinir köküne özel bir iğne ile girilir ve kontrollü bir şekilde radyofrekans enerjisi verilir. Bu sayede dokularda artan sıcaklığın miktarına ve uygulamanın süresine göre kontrollü bir lezyon oluşturulmuş olur.

Cerrahi Tedavi

Bel kayması, bel omurlarının hizalarındaki bozulma olarak açıklanabilir. Omurlar ileri ya da geri hareket ettiklerinde çevrelerinde bulunan sinirler kemiklerin arasına sıkışabilir. Bunun sonucunda bel ağrıları görülür. Hasta hastaneye başvurduğunda birkaç hareketli film çekilerek teşhis koyulabilir. Eğer kayma ileri seviyedeyse ya da sinirler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmuşsa tek çözüm cerrahi tedavidir.

Cerrahi tedavi sırasında skopi cihazından yardım alınarak hata yapma riski yok denecek kadar azaltılır. Kişinin bel bölgesine yaklaşık olarak 10 - 15 cm’lik bir kesi açılır. Cerrahi tedavide amaç, kayan omurları olması gerektiği şekilde hizalayıp vidalar ile sabitleyerek sinirler üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak ve omurların tekrar kaymasını engellemektir.

Bel kayması ameliyatı sırasında kullanılan vidalara platin adı da verilmektedir. Bu platinler titanyum oldukları için alerji riski oluşturmazlar. Ameliyat epidural ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ameliyat sonrasında kişilerin ağrılarının geçmesi, bacakta uyuşukluk ve idrar kaçırma gibi belirtilerin tamamen yok olması amaçlanır.

Bel Kayması Ameliyatı Fiyatları

Bel kayması ciddi bir sağlık problemidir. SGK bel kayması ameliyatlarını karşılamaktadır. Eğer ameliyatı bir kamu hastanesinde olmayacaksanız, Gideceğiniz özel hastanenin, SGK’nın özel sağlık kuruluşlarına ödemiş olduğu fiyata %200 zam yapma hakkı bulunmaktadır. Ameliyat ücretinin haricinde laboratuar tetkikleri, oda ücreti gibi ek ücretler de istenmektedir. Bu fiyatı hastane belirlemektedir. Bu yüzden tercih edeceğiniz hastaneye giderek muhasebe birimi ile görüşerek en doğru fiyatı öğrenebilirsiniz.

Bel Kayması Ameliyatı Öncesi

Bel kayması tedavisi için cerrahi yöntem seçilmişse, ameliyat gününe kadar yapılması gereken birçok işlem vardır. İlk olarak laboratuar testleri ve radyolojik tetkikler yapılarak bel omurlarının kayma dereceleri, kaç omurun kaydığı, kan değerleri arasında ameliyata engel oluşturacak bir değer olup olmadığı gibi birçok durum kontrol edilir.

Ameliyat öncesinde hastanın hikayesi sorgulanıp kaydedilmelidir. Daha önce geçirdiği hastalıklar, ameliyat olup olmadığı gibi soruların cevapları ameliyat için gerekmektedir. Hastanın şikayetleri detaylı bir şekilde dinlenerek gözden kaçan bir bulgu olup olmadığına bakılır.

Ameliyat kararı alındıktan hemen sonra hastaya fiziki muayene ve anestezi muayenesi yapılması gerekmektedir. Kişilerin ameliyata engel olacak bir sağlık sorununa sahip olup olmadığı araştırılır. Hastanın beslenmesi ve reçetesi düzenlenerek ameliyata hazırlanması sağlanır.

Tetkikler

Ameliyat olacak hastalara yapılması gereken birçok tetkik vardır. Tüm tetkiklerin eksiksiz bir şekilde yapılması kişi için hayati öneme sahiptir. Ameliyat öncesinde hastanın genel sağlığı ile ilgili her detay bilinmelidir. Bu sayede ameliyat sırasında bir sürprizle karşılaşılmaz ve ameliyatın başarı oranı artar.

Bel kayması ameliyatı öncesinde hastaya yapılacak tetkikler arasında; bel grafisi, röntgen, ultrason, kan sayımı, idrar tahlili vardır. Bunların haricinde anestezi muayenesi ve fiziki muayene yapılır.

Bel Grafisi

Bel kayması olan hastalarda, hastalığın derecesini ölçmek için kullanılan görüntüleme yöntemidir. Bel grafisi işlemi sırasında radyasyona maruz kalındığı için dikkat edilmelidir.

Röntgen

Röntgen, vücuttaki yapıların X ışınları aracılığı ile tek boyutlu olarak görüntülenmesi işlemidir. Sadece röntgen kullanılarak bel kayması tespit edilmesi mümkün olmamaktadır. Birçok açıdan çekilmiş röntgenler yardımcı olabilmektedir.

Ultrason

Ultrason, insan kulağının algılayamayacağı derecede yüksek frekanstaki ses dalgalarına verilmiş olan isimdir. Günümüzde tıp alanında sık sık kullanılan ultrason cihazının en önemli özelliği radyasyon yaymamasıdır. Bu açıdan sıklıkla tercih edilir.

Kan Sayımı

Kan sayımı, hemogram testi olarak da adlandırılır. Kişilerde anemi, enfeksiyon, lösemi, kanama hastalığı gibi birçok hastalığın tespit edilmesini sağlar. Kan alınmadan önce yağlı yiyecekler tüketilmemelidir.

İdrar Tahlili

İdrar tahlili ile hastada diyabet, enfeksiyon ya da böbrek hastalığı gibi hastalıkların bulunup bulunmadığı anlaşılır. Hasta idrar örneği verirken temizliğe dikkat etmeli, idrar kabını etrafa sürmemeli, ellerini yıkamış olmalıdır.

Genel Kontroller

Ameliyat olacak her hastaya ameliyat öncesinde genel kontroller yapılır. Hastanın anamnezi alınır, şikayetleri değerlendirilir, kilo, boy, yaş gibi bilgiler öğrenilir ve hasta anestezi muayenesine girerek anestezi için uygun olup olmadığı değerlendirilir.

Fiziksel Muayene

Fiziki muayene sırasında hastanın bel bölgesi palpe edilir. Kilo ve boy ölçümü yapılır. Anamnezi alınır. Bu işlem ameliyatı yapacak cerrah tarafından yapılır. Herhangi bir laboratuvar testi gerektirmez.

Hastanın Genel Sağlık Durumu

Ameliyat olacak hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek ameliyata uygun olup olmadığı değerlendirilir. Kişilerde bulunan ek sağlık problemleri bazen ameliyata engel olacak boyutlarda olabilmektedir. Eğer kişinin farklı sağlık sorunları da varsa ve ameliyatın gidişatını etkileyecekse hastanın tedavisi ona göre planlanır ve reçete ona göre düzenlenir.

Hastanın Şikayetlerinin İncelenmesi

Hekime başvuran hastaların şikayetlerinin dinlenmesi tanı koyulurken çok yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda tedavi planlaması kişilerin şikayetlerini gidermeye yönelik yapılmalıdır. Hiçbir belirti atlanmamalı, altta yatan sebepler titizlikle araştırılmalıdır.

Hastanın Yaşı

Hasta hastaneye başvurduğu andan itibaren kişisel bilgileri ve hastalık geçmişi hakkında bilgiler sorgulanmalıdır. Hastaların detaylı bir şekilde anamnezi alınır. Bu sırada hastaya alerjisi olup olmadığı, yaşı, hastalık geçmişi gibi bilgiler sorulur ve cevapları anamnez formuna kaydedilir.

Anesteziye Uygunluk

Ameliyat kararı alındıktan sonra hastaların mutlaka anestezi muayenesi yaptırması gerekir. Bu muayene anestezi ve reanimasyon uzmanı tarafından yapılır. Muayene sırasında kişinin boğaz yapısı incelenir, boy ve kilo ölçümü yapılır. Kan testlerinin sonuçları değerlendirilir. Hastanın daha önce ameliyat olup olmadığı sorgulanır. Akciğer fonksiyon testleri yapılabilir. Tüm bu muayenelerin sonucunda hastada anestezi için engel oluşturacak bir problem olup olmadığı öğrenilir ve ameliyat buna göre planlanır.

Hastanın Ameliyata Hazırlığı

Ameliyat tarihi kesinleştikten sonra hastaların ameliyata hazırlanmaları istenir. Bu süreçte yeni bir reçete ve beslenme planı hazırlanır. Hastalar hazırlanan beslenme planına ve reçeteye uymalı, doktor tavsiyelerini uygulamalıdır. Ameliyat öncesinde hazırlığı iyi yapan hastalar iyileşme dönemini ve ameliyat sürecini daha kolay geçirirler.

Ameliyat olacak bir kişi protein ve A vitamini yönünden zengin beslenmelidir. Bu yara iyileşmesini hızlandırır. Bol sıvı tüketilmeli. Ayrıca K vitamini kanın pıhtılaşmasına yardımcı olarak ameliyat sırasında kanama komplikasyonu oluşma riskini azaltır.

Yeme İçmenin Bırakılması

Ameliyattan önce aç kalınması gerektiği her zaman söylenir. Ancak bazı hastalar neden aç kalmaları gerektiğine anlam veremez ve bu uyarıyı dikkate almazlar. Genel anestezi sırasında vücuttaki tüm kaslar inaktive edilir. Bunun sonucunda öksürme gibi refleksler ortadan kalkmış olur. Gevşemiş kasların ve ilaçların etkisiyle mide içeriği soluk borusuna kaçarak akciğerlerde ciddi hasara sebep olabilir. Buna aspirasyon riski denmektedir.

Aspirasyon riski ameliyat sırasında ve ameliyattan sonraki ilk 6 saat içinde devam eder. Bu yüzden ameliyata 12 saat kala yeme ve içme bırakılmalı, ameliyattan sonraki ilk 6 saate kadar da bir şey yenip içilmemelidir. Kişilere verilecek olan serumlar vücudun ihtiyacı olan elektrolitleri sağlayarak vücudun güçsüz düşmesini engeller. Ameliyat öncesinde 12 saat aç kalmamış bir kişinin ameliyatı ertelenebilmektedir.

Bel kayması ameliyatı epidural anestezi ile de yapılabilir. Epidural anestezi sırasında öksürme refleksi kaybolmaz ancak yine de hastaların bir şeyler yiyip içmesine izin verilmez. Bunun sebebi ise gerekli görüldüğü durumlarda, hastaya genel anestezi de uygulanabilmesidir. Epidural ile ameliyat olacak hastalar da önlem olarak aç kalmalılardır.

Kan Sulandırıcı İlaçları Bırakma

Ameliyat sırasında gelişen kanama komplikasyonu hastanın hayatını ciddi ölçüde tehlikeye sokar. Bu durumun yaşanmaması için ameliyat öncesinde birçok laboratuvar testi yapılmaktadır. Hemofili hastalığı olan kişilerde ya da kan sulandırıcı kullanan kişilerde kanama riski çok yüksektir.

Her ameliyatta bir miktar kanama olması normaldir. Bu miktar kişinin vücut ölçüleri kullanılarak hesaplanır. Bazı kişilerde normal miktarı aşan kanamalar görülür ve bu durum hemorojik şoka sebep olabilir. Bu yüzden aspirin türevi kan sulandırıcı etki yapan ilaçların ameliyata 10 gün kala bırakılması gerekmektedir. Bu ilaçlar kanama pıhtılaşma zamanını geciktirir ve kanamanın durmasını zorlaştırır. Eğer kişi ameliyattan önce kan sulandırıcı ilaç almışsa bunu doktoruna söylemeli ve ona göre önlemler alınmalıdır.

Ameliyat Sonrası Hastane Yatışına Hazırlık

Hastalar bel kayması ameliyatından sonra yaklaşık olarak 3 gün hastanede kalmalılardır. Bu süreç içinde ihtiyaç duyacakları pijama, terlik vb eşyaları ameliyata birkaç gün kala bir çanta içerisine koyarak hazırlamaları bir şey unutulmaması için önemlidir. Ayrıca ameliyat için hastaneye gidileceği gün ya da bir gece öncesi duş almakta fayda var çünkü ameliyat sonrası dönemde duş almak için en az 3 gün daha beklenmesi gerekir.

Sigara ve Alkolü Bırakma

Sağlıklı bir yaşam için sigara ve alkol tüketilmemesi tavsiye ediliyor. Ancak sigara ya da alkol kullanan kişinin ameliyat olması gerekiyorsa kullanılan maddenin bırakılması zorunluluk haline gelir.

Sağlıklı bir iyileşme dönemi için sigaranın bırakılması şarttır. Sigara kullanımı kan dolaşımını bozarak dokulardaki iyileşme hızını yavaşlatır. Ayrıca ciğerlerde sekresyon oluşmasına sebep olduğu için nefes almayı zorlaştırır ve anestezi komplikasyonları buna bağlı olarak daha sık görülür.

Alkol kullanımı kanın sulanmasına sebep olarak kanama riskini arttırır. Alkol kullanan biri ameliyat sırasında beklenen miktardan daha çok kan kaybederek ciddi komplikasyonlarla karşılaşabilir. Bunun haricinde alkol kullanımı da tıpkı sigara kullanımında olduğu gibi yara iyileşmesini olumsuz etkiler. Ameliyat olacak hastalar, ameliyattan en az 10 gün önce sigara ve alkolü bırakmış olmalılardır. Eğer yapabilirlerse bu süre daha uzun olabilir. Sigara ve alkolün etkileri vücuttan ne kadar çok temizlenirse ameliyat başarısı da o kadar artar.

Bel Kayması Ameliyatı Sonrası

Ameliyat öncesi dönem ve ameliyatın başarılı geçmiş olması olumlu sonuç elde edildiği anlamına gelmemektedir. Ameliyat öncesi, sırası ve sonrası dönem bir bütündür. Ameliyattan çıkan hastalar doktorlarının tavsiyelerine uymalı, kendilerini çok zorlamamalıdır. İyileşme sürecini de başarılı bir şekilde tamamlayan hasta ameliyatın olumlu sonuçlandığını söyleyebilir.

Her ameliyatta olduğu gibi bel kayması ameliyatında da bazı riskler vardır. Hastada komplikasyonlar görülebilir ve yan etkiler ortaya çıkabilir. Tüm bu durumlar ameliyat öncesinde değerlendirilir ve riskler en aza indirgenir. Yine de hastada bir komplikasyon ya da yan etki görülmüşse ek tedaviler uygulanır.

Komplikasyonlar

Cerrahi işlemler yüksek risk taşıyan tedavi yöntemleridir. Ameliyatlardan sonra ortaya çıkabilecek birçok komplikasyon mevcuttur. Ameliyata bağlı komplikasyonlar, cerrahi işlem sonrasında ortaya çıkan istenmeyen etkilerdir. En sık karşılaşılan komplikasyon enfeksiyondur. Her ameliyatın kendine özgü komplikasyonları olabilir. Bel kayması ameliyatında kırık ve omurga zedelenmesi de komplikasyonlar arasındadır.

Komplikasyon riski ameliyat öncesinde değerlendirilir ve gerekli önlemler alınır. Bazen alınan tüm önlemlere rağmen komplikasyon oluşumu önlenemez. Eğer bir komplikasyon görüldüyse buna yönelik bir tedaviye başlanır.

Enfeksiyon

Enfeksiyon, bir mikrobun yara bölgesine bulaşarak yayılmasıdır. Çoğunlukla sterilizasyona dikkat edilmemesi soncunda ortaya çıkar. Ameliyathane personelleri ve hastanın pansumanını yapacak olan sağlık personelinin sterilizasyona dikkat etmesi enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır.

Yayılan enfeksiyon dikiş yerlerinin açılmasına sebep olur. Bazen kana karışır ve sepsis adı verilen kan zehirlenmesine sebep olabilir. Enfeksiyon belirtileri dikkatli bir şekilde gözlemlenmeli ve erken müdahale yapılmalıdır.

Enfeksiyonun 4 belirtisi vardır. Bunlar; kızarıklık, şişlik, ağrı ve ateş. Ameliyat sonrasında yara bölgesi gözlenmeli, hastanın ateşi kontrol edilmelidir. Eğer bir şüphe varsa CRP ölçümü yapılarak enfeksiyon varlığından emin olunabilir. Enfeksiyonun ortaya çıktığı hastanın tedavisi hemen yenilenir. Gerekli antibiyotikler verilir, yara bölgesi düzenli olarak temizlenir. Enfeksiyon tamamen geçene kadar tedaviler devam eder. Hastanın kişisel hijyenine dikkat etmesi de çok büyük önem taşır.

Kırık

Bel kayma ameliyatı omurgaya direkt olarak uygulanan bir ameliyat olduğu için önemli komplikasyon riskleri taşır. Bu komplikasyonlardan biri de omurgada kırık oluşmasıdır. Çok sık görülen bir komplikasyon değildir. Deneyimli bir cerrah ve doğru uygulanan ameliyat tekniği komplikasyonun ortaya çıkma riskini oldukça azaltır.

Yüksek Ateş

Ameliyat sonrasında ortaya çıkabilecek komplikasyonlardan biri yüksek ateştir. Yüksek ateş tehlikeli bir durumdur ve kişilere ciddi hasarlar verebilir. Ayrıca yüksek ateş varlığı enfeksiyonun bir işaretidir. Hasta belirli aralıklarla takip edilir ve ilaçlar ile ateş düşürülmeye çalışılır.

Kan Pıhtısı Oluşumu

Uzun süreli hareketsizlik damarlarda tromboz adı verilen kan pıhtılarının oluşmasına sebep olur. Oluşan trombozun yerinden ayrılarak dolaşıma katılması ve organları besleyen damarlardan birini tıkaması sonucunda felç gibi birçok komplikasyon görülür. Bu duruma emboli adı verilir.

Ameliyat olacak hastalarda emboli riski göz ardı edilmemelidir. Ameliyat sonrasında mobilizasyon sağlanmalı, hastanın ilaçları düzenlenmelidir.

Omurga Zedelenmesi

Bel kayması gibi omurga ameliyatlarında omurgada ve çevre dokularda zedelenme meydana gelebilir. Ciddi bir komplikasyondur. Ameliyatı yapacak cerrahın bilgi ve deneyimi fazla ise risk daha düşük olacaktır. Çok sık görülen bir komplikasyon değildir.

Yan Etkiler

Yan etkiler, ameliyattan sonra beklenen etkileridir. Etkiler zamanla azalacak ve iyileşecektir. Ağrı gibi yan etkiler ilaçlar yardımıyla ortadan kaldırılır. Çok ciddi durumlar değillerdir.

Ameliyat Bölgesinde Ağrı

Ameliyattan çıkan hastanın ilk haftalarda ameliyat bölgesinde ağrı hissetmesi kaçınılmazdır. Ancak bu ağrılar çeşitli ağrı kesiciler ile geçirilmektedir. Kişiler doktorlarının yazmış olduğu reçeteyi harfiyen uygulamalı ve uzun süre ayakta kalmak, ağırlık kaldırmak gibi sakıncalı hareketlerden kaçınılmalıdır.

Kısa Süreli Hareket Kısıtlılığı

Bel kayması ameliyatı omurgayı direkt olarak etkileyen bir ameliyattır. Bu yüzden hastalar ameliyat sonrası dönemde bir süre boyunca çok ayakta kalmamalı, merdiven çıkmamalı ve ağır işler yapmamalılardır. Ameliyattan yaklaşık olarak bir hafta sonra yavaş yavaş günlük yaşamlarına devam edebilirler.

Doku Hassasiyeti

Ameliyat bölgesinde karıncalanma, hassasiyet, ağrı hissedilmesi normaldir. Yara iyileşinceye kadar ufak sızlamalar yaşanması mümkündür. Kesinin etrafına ve üzerine dikkat edilmeli, darbelerden korunmalıdır. Böylelikle doku hassasiyeti birkaç gün içinde kaybolur.

Şişlik

Ameliyat sonrasında yara bölgesinde bir miktar şişlik olabilir. Bu şişlik birkaç gün içinde yok olacaktır. Eğer ameliyatın üzerinden günler geçmesine rağmen şişlik inmemişse, yarada akıntı ve kızarıklık varsa bu durum enfeksiyonu işaret edeceğinden en kısa sürede doktora gidilmelidir.

Kızarıklık

Cerrahi operasyonlardan sonra insizyon bölgesinde bir miktar kızarıklık meydana gelir. Yara iyileşmesi sağlandıkça kızarıklık da geçer. Birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolması beklenir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyatın başarısı sadece cerrahın yapmış olduğu operasyona bağlı değildir. Ameliyat öncesi ve sonrası dönemde doktor tavsiyelerine uyulmazsa, operasyon ne kadar başarılı geçerse geçsin tam iyileşme sağlanmaz. Bu yüzden doktor tarafından verilen tavsiyelere harfiyen uyulmalıdır.

Antibiyotik Kullanımı

Bel kayması ameliyatından sonra doktor tarafından reçete edilen ilaçlar tavsiye edilen dozda ve sıklıkta kullanılmalıdır. Özellikle antibiyotik kullanımında tavsiye edilen saatlerin dışına çıkmamak ve ilaç kullanımını yarıda bırakmamak gerekiyor. Eğer antibiyotik yarım bırakılırsa ya da düzensiz kullanılırsa etkisini gösteremez ve kişide antibiyotik direnci oluşmasına sebep olur.

Her ilacın belirli bir etki süresi vardır. İlaç saatleri hesaplanırken bu süreler göz önünde bulundurulur. İlacın etki düzeyi azaldığında diğer dozun alınması gerekir. Örneğin 12 saatlik etki süresine sahip bir antibiyotiğin ikinci dozu 15 saat sonra alınırsa vücut bakterilere karşı 3 saat savunmasız kalmış olur. Bakteriler ilaçtan üstün hale gelirler ve o antibiyotiğe karşı direnç kazanırlar. Direnç kazanan bakterilerin yok edilebilmesi için farklı bir antibiyotiğe ihtiyaç duyulur. Antibiyotik direnci kazanmış bir bireyi tedavi etmek çok zorlu bir süreç olabilmektedir. Bu yüzden antibiyotiklerin düzenli kullanılmasına dikkat edilmeli, kutu bitene kadar içmeye devam edilmelidir.

Korse Kullanımı

Bel kayması ameliyatından sonra hastaların önerilen süre boyunca bel korsesi kullanması istenir. Gece uyurken korse takılması önerilmez. Korse kullanımı 3 ayı geçmemelidir. 3 aydan sonra bel kasları zamanla güçsüzleşeceği için korse kullanımı önerilmez.

Ameliyat sonrasında korse kullanmak kişilerin hareket kabiliyetini arttırır. Günlük işlerde ve yürüyüş sırasında ağrıyı azaltır. Korsenin amacı ilaçların, cerrahi operasyonun ve fizik tedavinin etkilerini arttırarak iyileşme sürecine ek bir katkıda bulunmasıdır.

Korseler bel kaslarının kasılmalarını önleyerek bel tutulması oluşumunu engeller. Sıkı yapısı sayesinde kan dolaşımını hızlandırır. Yine de tek başına korse kullanımı iyileşme sağlamaz. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve ilaçların tavsiye edildiği şekilde kullanımı korseden çok daha etkili birer tedavi yöntemidir.

Kan Sulandırıcı İlaçların Kullanılması

Ameliyat öncesinde kan sulandırıcı ilaç kullanmak aşırı kanamaya sebep olduğu için önerilmez. Ameliyat sonrasında ise bunun tam tersi geçerlidir. Pıhtılaşma olmasını engellemek amacıyla doktorunuz size kan sulandırıcı ilaç reçete edebilir. Önerilen tüm ilaçları dikkatle kullanmalısınız.

Ağır Egzersizlerden Kaçınma

Bel kayması, direkt olarak omurgada gerçekleşen bir rahatsızlıktır. Bel kaymasının cerrahi tedavisi sırasında bel omurlarına platin takılır. Vücudun yükünü omurga taşır. İyileşme döneminde hastaların omurgalarına aşırı yük bindirmesi iyileşmeyi geciktirip ek sorunlara yol açabilir.

Ameliyat sonrası erken dönemde çok ayakta kalınmamalı, merdiven çıkılmamalı ve yük taşınmamalıdır. Kişinin iyileşme durumuna bağlı olarak çoğunlukla ilk haftadan sonra günlük yaşama devam edilebiliyor. Kısa yürüyüşler yapılmasında bir sakınca kalmıyor.

Bel kayması ameliyatından sonra ağır egzersizler yapılabilmesi için aradan 45 - 60 gün geçmiş olması gerekir. Fitness, futbol, savunma sporları gibi beli zorlayıcı spor türleri ağır egzersizler grubuna dahildir. İyileşme dönemi tamamlanana kadar doktorunuzun önerdiği egzersiz planından dışarı çıkmamak en doğrusudur.

Zorlayıcı Hareketlerden Kaçınma

Hastalar ameliyattan çıktıktan sonra bellerine çok dikkat etmelilerdir. Beli zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Uzun süre ayakta durmak, kolların desteğini almadan doğrulmak, yük taşımak gibi hareketler omurgaya yük binmesine sebep olarak ameliyat bölgesine zarar verir.

Önlemler

Ameliyattan çıkan hastalar, iyileşme dönemi boyunca çok dikkatli olmalılardır. Vücut anatomisine ters hareketlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca omurga sağlığı için oturup kalkarken kollardan destek almak, yük taşımamak, uzun süre ayakta kalmamak gibi unsurlara dikkat edilmelidir.

Bel kayması hastalığı olan kişiler oturma pozisyonlarına çok dikkat etmelilerdir. Yanlış oturuş ciddi ağrılar yaşamalarına sebep olabilir. Sandalyede ya da koltukta otururken sırt dik olmalı ve arkaya yaslanılmalı, bel boşluğu yastıkla desteklenmeli, kalça sırt bölgesiyle aynı hizada olmalı. Böylelikle omurgaya aşırı yük binmez ve hastalığın duruş bozukluğuna bağlı olarak ilerlemesi engellenmiş olur.

Fizik Tedavi

Kemikler, kaslar ve eklemler insanların ayakta durabilmesini sağlayan yapılardır. Bu yapılarda zayıflık ya da bozulma mevcutsa, kişide ağrıya sebep olan hastalıklar ortaya çıkar. Düzenli spor yapmak omurga problemlerini ve ağrıları büyük ölçüde engeller. Eğer kişi sağlığına dikkat etmemişse ya da genetik bir hastalık ortaya çıkmışsa, hangi tedavi yöntemi kullanılırsa kullanılsın hastanın fizik tedavi görmesi gerekir.

Fizik tedavi, zayıflayan bağ ve dokuları güçlendirerek mevcut sorunların giderilmesini ve gelecek sorunların engellenmesini sağlar. Fizik tedavi sırasında kişinin sağlık durumuna göre bir tedavi planı oluşturulur. Bu planı fizik tedavi uzmanları hazırlar. Hazırlanan planı fizyoterapistler uygular. Fizik tedavi gören hastaların neredeyse tümünde ağrılar tamamen yok olmuştur. Fizik tedavi, ameliyat öncesinde ve sonrasında ihmal edilmemeli, planlanan tüm seanslara gidilmelidir.

Kemik Güçlendirici İlaçlar

Bel kayması sorununun ortaya çıkma riski, omurlar arasındaki eklemlerin ve kasların zayıflaması sonucunda artar. Bu yüzden ameliyat olan hastalara kemik güçlendirici ilaçlar reçete edilir ve fizik tedavi önerilir. Hastaların verilen ilaçları kullanması iyileşme döneminin başarılı bir şekilde tamamlanabilmesi için gereklidir.

Düzenli ve Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı ve düzenli beslenmek birçok hastalığı önler, ameliyat sonrasında iyileşmeyi hızlandırır. Bel kayması ameliyatı olan bir kişi kalsiyum, protein ve A vitamininden zengin beslenmelidir. Tuz kullanımı kısıtlanmalıdır. Böylelikle yara iyileşmesi hızlanır, kemikler güçlenir ve ödem oluşumu engellenmiş olur.

Omurga problemlerinde kişilerin fazla kiloları çok tehlikeli olabilmektedir. Omurgaya binen aşırı yük, bel kayması ve bel fıtığı gibi hastalıkların oluşmasına ya da ilerlemesine sebebiyet verebilir. Bu yüzden dengeli ve düzenli beslenerek aşırı kilolardan kurtulmak, kontrolsüz kilo artışını durdurmak gerekir.

Sigara ve Alkolü Bırakma

Sigara ve alkolün zararları herkes tarafından bilinse de pek dikkate alınmaz. Özellikle ameliyat olacak kişilerden sigara ve alkolü bırakmaları istenir. Bu maddelerin dolaşımı etkileyerek yara iyileşmesini geciktirdiği kanıtlanmış bir gerçektir. Bu yüzden hastalar en azından iyileşme dönemi tamamlanıncaya kadar sigara ve alkol kullanmamalılardır. Aynı zamanda sigara kullanımı bel omurları arasında bulunan eklem yapılarını bozarak birçok bel hastalığına sebep olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Bel kayması teşhisinden sonra hastalar endişeye kapılabilir. Hastalar en çok, cerrahi tedavi sonrasında hayatlarına eskisi gibi devam edip edemeyeceklerini merak ederler. Onun haricinde ameliyatın nasıl yapıldığı, ameliyatın riskleri gibi konular da en çok merak edilenler arasında yer alır.

Ameliyatlardan önce hastaların kendilerini psikolojik olarak hazır hissetmeleri de çok önemlidir. Bu yüzden akıllarındaki tüm soruların cevaplanması, ameliyat sürecinde onları nelerin beklediği hakkında bilgi verilmesi gerekir.

Bel Kayması Neden Olur?

Bel kayması oluşumunun 3 ana sebebi vardır. Bunlardan ilki doğuştan gelen sorunlardır. Anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında bazı anatomik problemler meydana gelebilir ya da doğum sırasında gelişen bazı sorunlar bel kaymasına sebep olabilir. İkinci sebep kireçlenme, eklemlerdeki enfeksiyon hastalıkları ve kıkırdak yapıda oluşan hastalıklar gibi kemik hastalıklarıdır. Üçüncü ana sebep ise bel bölgesine alınan darbeler ve omurgaya aşırı yük binmesidir. Bu sebepler haricinde ileri yaş da bel kaymasına zemin hazırlayan sebepler arasındadır. Yaş ilerledikçe kaslar ve bağ dokuları güçsüzleşerek bel kaymasına sebep olabilir. Ayrıca bel omurlarında ortaya çıkan tümörler de büyüyerek bel kayması oluşturabilir.

Bel Kayması Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Ameliyat süresi hastalar tarafından çok merak edilen konular arasındadır. Bel kayması ameliyatı, yapılacak işleme göre değişmekle beraber çoğunlukla 45 dakika ile 1 saat arasında tamamlanır. Eğer bel kaymasına ek olarak tümör ya da fıtık gibi oluşumlar da varsa bu süre 1,5 saat ile 2 saat arasına kadar da çıkabilir.

Hastanın ameliyat salonuna alınması, anestezinin uygulanması, ameliyat öncesinde son kontroller ve uyandırılma süreci bazen gecikmelere sebep olabilir. Bu yüzden ameliyat süresi uzadığında hasta yakınlarının panik yapmasına gerek yoktur.

Ameliyat Sonrası Eğilip Kalkmada Sorun Yaşar Mıyım?

Yerden bir şeyler alırken en sık yapılan hata eğilerek almaktır. Eğilerek yük kaldırmak beli zorlayarak bel kayması ve bel fıtığı gibi hastalıklara sebep olur. Bu yüzden yerden bir şeyler alınacağı zaman çömelerek alınması gerekir.

Ameliyat olan hastalar iyileşme dönemi tamamlanana kadar zorlayıcı hareketler yapmamaya çok dikkat etmelilerdir. Anatomiye uygun hareket etmeyi bir alışkanlık haline getirerek hastalığın tekrar etmesi engellenmelidir. Ameliyat sonrasında iyileşme dönemi tamamlandıysa eğilip kalkerken ağrı duyulmaz ancak eğilmek gibi hareketler çok önerilmemektedir.

Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Ameliyat ne kadar başarılı geçerse geçsin, iyileşme döneminde yapılması gerekenler göz ardı edildiğinde başarılı bir sonuç elde edilemez. Bu yüzden hastalar ameliyat sonrası dönemde çok dikkatli olmalılardır.

Bel kayması ameliyatı olmuş bir hasta, ameliyattan sonra ağır kaldırmamalı, yara yerinin bakımına ve temizliğine özen göstermeli, kontrolsüz kilo artışına engel olmak için beslenmesine dikkat etmelidir. Sigara ve alkol kesinlikle bırakılmalıdır. Reçete edilen ilaçlar önerildiği dozda ve sıklıkta tüketilmeli, doktor kontrolleri aksatılmamalıdır. Vücut postürü bozulmadan oturup yatmalıdır.

Bel Kayması Ameliyatı Hangi Hastanelerde Yapılır?

Bel kayması ameliyatı, ortopedi ya da beyin ve sinir cerrahisi alanını ilgilendirir. Ameliyat için seçilecek hastanede ilgili cerrahın olup olmadığına bakılmalıdır. Ameliyathane, yataklı servis ve ilgili cerrahi bölümlerin bulunduğu hastaneler ameliyatın yapılması için uygundur. Devlet hastanesi ya da özel hastanelerde bel kayması ameliyatı yapılmaktadır.

Bel Kayması Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Her ameliyatta olduğu gibi bel kayması ameliyatının da riskleri vardır. Bu riskler arasında enfeksiyon ve felç riski en ciddi olan risklerdir. Omurlara vida takılırken kemik içine giren vidanın sinirlere ve çevre dokulara zarar verme riski vardır. Bu yüzden ameliyat çok dikkatli yapılmalı ve mümkünse tecrübeli doktorlar tercih edilmelidir. Kanama riski de bir diğer önemli risk arasındadır. Hastalar ameliyattan önce aspirin türevi kan sulandıran ilaçları kullanmamalı, ameliyattan önce kanama pıhtılaşma zamanı ölçümü yapılmalıdır.

Hangi Yaşlarda Bel Kayması Olur?

Bel kayması hastalığı, çoğunlukla çocukluk çağında ve orta yaşta görülmektedir. Çocukluk çağında meydana gelen bel kaymaları genellikle doğumsal anomalilerden kaynaklanır. Omurlar arasındaki bağlar gerektiği kadar gelişmemiş olabilir. İleri yaşlarda görülen bel kaymaları ise darbe, sakatlanma, kas güçsüzlüğü ve aşırı kilo kaynaklı olabilirken aynı zamanda ilerleyen yaşlarda dokuların zayıflaması da hastalığa zemin hazırlar.

Bel Kayması Belirtileri Nelerdir?

Bel kayması sonucunda kişilerde şiddetli bel ağrıları ortaya çıkabilmektedir. Bazen bel ve bacaklar birlikte ağrıyabilir. Hastalık ilerlemişse kişilerin yürümesine engel olacak kadar çok ağrı görülebilir ya da idrar kaçırma, uyuşukluk gibi belirtiler görülebilir. Bel fıtığından şüphelenilse de bel kaymasında görülen ağrılar dinlenme halindeyken artış gösterir. Bu durum bel fıtığı şüphesini ortadan kaldırır.

Tanı Nasıl Koyulur?

Teşhis için ilk olarak hastanın şikayetleri dinlenir. Daha sonra fizik muayene yapılır ve bulgulara göre tetkikler istenir. Ortopedik rahatsızlıklarda tanının koyulabilmesi için radyolojik tetkiklerin önemi çok büyüktür. Bel kayması hastalığının teşhisi, çekilen hareketli filmlerin sonucuna göre koyulur.

Ameliyat Dışında Tedavi Yöntemleri Var Mıdır?

Bel kayması tedavisinde cerrahi yönteme son çare olarak başvurulur. İlk olarak fizik tedavi, ilaçlar ve çeşitli hareket kısıtlamaları ile ağrı tedavisi yapılır. Eğer kişinin ağrıları geçmiyorsa, hastalık ilerleme gösteriyorsa ya da hastalık ileri bir seviyeye ulaşmışsa cerrahi yöntem tercih edilir.

Bele Platin Nasıl Takılır?

Platin ve vida takılması işlemi aynı işlemlerdir. Bel kayması ameliyatı sırasında kemiklerin içine yerleştirilen titanyum vidalar sıkılarak kemikler istenilen hizaya getirilir. Vidalar titanyum olduğu için herhangi bir alerjik reaksiyonla karşılaşılmaz.

Bele Vida Nasıl Takılır?

Bel kayması ameliyatında yerinde olmayan omurların içine dikkatli bir biçimde vida yerleştirilir. Bu vidaların sayısı kayan omurların sayısına bağlıdır. Çevre dokulara hasar vermeden yerleştirilen vidalar sıkılar ve omurga düz bir hale getirilir.

Bel Kayması Doğuştan Olur Mu?

Anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında omurlar arasındaki bağlar tamamen gelişmeyerek zayıf kalabilir. Bunun sonucunda ilerleyen dönemlerde bel kaymaları meydana gelir. Erken dönemde belirti vermez. Gelişim çağında ağrı ile kendini gösterir.

Ameliyattan Sonra Günlük Hayatta Ne Gibi Sıkıntılar Yaşarım?

Ameliyat sonrası dönemde eskiye oranla çok daha dikkatli olunmalı, postür bozulmamalıdır. Eğer doktor tarafından verilen tavsiyelere uyulursa günlük yaşama yansıyacak bir problem meydana gelmez ve iyileşme tamamlanır.

Bel Kayması İlaçla Tedavi Edilir Mi?

Bel kayması omurgada meydana gelen bir rahatsızlıktır. Bazı omurlar normalde olması gerektiği gibi aynı hizada değil biraz daha önde ya da arkada olurlar. Bu durumu ilaçla çözmek mümkün değildir. Ancak kayma derecesi fazla değilse ağrıya yönelik tedavi ilaç ile yapılır ve ameliyata gerek kalmamış olur. Bu süreçte kişiler ilaçlara ek olarak egzersiz de yaparak bel kaslarını güçlendirmeli ve kaymanın ilerlemesini önlemelidir. Bu şekilde hiçbir zaman ameliyata ihtiyaç duyulmaz.

İlgili Organİlgili Bölüm