Bel Fıtığı Ameliyatı


Bel Fıtığı Ameliyatı

Bel fıtığı teşhisinden sonra en uygun tedavi yöntemine karar verilir. Uygulanacak tedavi hastanın ve hastalığın durumuna göre değişiklik gösterir. Eğer fıtık ileri derecedeyse ya da uygulanan diğer tedaviler (fizyoterapi, korse kullanımı vb.) işe yaramadıysa cerrahi yönteme başvurulur. Ameliyatta amaç. Fıtıklaşan bölgeyi alarak sinirlere yaptığı baskıyı ortadan kaldırmaktır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Hakkında

Her insanın bel bölgesi 5 adet omurdan oluşmaktadır. Her bir omurun arasında koruyucu göreve sahip olan diskler vardır. L1- L5 bölgesindeki disklerden herhangi biri çeşitli faktörlerin bir araya gelmesi sonucunda hasar alarak fıtıklaşıp sinirlere baskı yapabilir. Bel fıtığı çoğunlukla fizik tedavi ile kontrol altına alınsa da bazı durumlarda iyileşme sağlanmaz. Ağrıları şiddetli bir biçimde devam eden hastalara çeşitli cerrahi yöntemlerden birinin uygulanması gerekir. Endoskopik ya da açık ameliyat gibi teknikler kullanılarak fıtık oluşan bölge alınır ve sinirlerdeki baskı ortadan kaldırılır.

Bel Fıtığı Nedir? Kimlerde Görülür?

Bel fıtığı, omurgaya esneklik sağlayan disk yapısındaki jelin çeşitli nedenlerle işlevini yitirmesi nedeniyle oluşan bir sorundur. Omurga 24 omurdan oluşan bir yapı olduğu gibi, 5 omur belde bulunur. L1, L2, L3, L4 ve L5 olarak adlandırılan bel omurlarının hareket etmesini sağlayan diskler ise omurların arasındadır. Kemiklerin güçsüz olması, aşırı kilo, kas zayıflığı ya da egzersiz yapmamak gibi nedenler zaman içerisinde bel fıtığına neden olabilir. Birçok insanda yaşlılığa, kemik erimesine ya da hareketsizliğe bağlı olarak ortaya çıkan bel fıtığı, çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilir. Bel fıtığı, genellikle yıpranma ya da darbe sonucu yaralanma gibi nedenlerden ortaya çıkıyor. Disklerin arasında yer alan jelimsi yapısının dış kin dış çeperini içeriden itmeye başlaması olarak tanımlanan fıtıklaşma bazı durumlarda ciddi boyutlara ulaştığı gibi, bazı durumlarda sadece basit ağrılara neden oluyor. Darbe ya da yıpranma gibi durumların yanı sıra, bel fıtığı omurların doğuştan gelen ya da sonradan ortaya çıkan hastalıklar nedeniyle yıpranması durumunda da oluşabiliyor. Bel fıtığı belirtileri, fıtıklaşmanın düzeyine, hastanın yaşına ve yaşam pratiklerine göre değişiklik gösterir. Ancak birçok insanda görülen belirtiler şöyledir:

  1. Ağır eşya taşıyamama,
  2. Bel, bacak ve ayak ağrıları,
  3. Bacaklarda ve ayaklarda uyuşukluk hissi,
  4. Yürüme, oturma ya da eğilme durumunda ağrı,
  5. Bacaklarda refleks kaybı,
  6. İdrarını tutmada zorluk çekme,
  7. Denge problemi, hemen yorulma,
  8. Uzun süre yürüyememe

Fıtık nedeniyle oluşan şikayetler hastaların günlük yaşamını etkilediği için önemli sorunlara neden olabilir. Bel fıtığı ameliyatı ile şikayetlerin azalması sağlandığı gibi, omurlardaki yapışıklık problemleri de düzeltilebilir. Omurilik ile ilgili en sık görülen sorunlardan biri olan bel fıtığı, erken teşhis edildiğinde, hastalıkta ciddi düzeyde iyileşme sağlanabilir.

Bel Fıtığı Sebepleri

Eğilememe, çabuk yorulma, bel ve bacak ağrıları gibi sorunlara neden olan bel fıtığı, farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Genellikle 40 yaş üstü insanlarda görülen fıtık probleminin en önemli nedenleri arasında, beslenmeye bağlı olarak görülebilen kemik güçsüzlüğü, spor yapmama, ağır işlerde çalışma ve yaşlılık gelir. Bunun yanı sıra obezite de bel fıtığı oluşumunun nedenleri arasında yer alır. Omurga kemikleri arasında bulunan yuvarlak eklemler yani disk eklemlerinde başlayan yıpranma ile ortaya çıkan bel fıtığı, omurların esnekliğini kaybetmesine neden olur. Zaman içerisinde eğilme, yürüme, oturma gibi basit hareketlerin zorlaşmasına yol açan bu durum, genellikle orta yaş ve üzerinde görüldüğü gibi, gençlerde ve çocuklarda da görülebilir. Genç insanlarda genellikle kemik ve kas sorunlarından kaynaklanan bel fıtığı, orta yaş ve üzeri insanlarda ise kemiklerin yıpranması, fazla kilolar ve egzersiz yapmamak gibi nedenlerden kaynaklanır.

Bel Fıtığı Nasıl Ortaya Çıkar?

Bel fıtığı birçok insanda, tıpkı saçların beyazlaşması ya da cildin buruşmaya başlaması gibi, yaşa bağlı nedenlerle ortaya çıkar. Ancak yaşlılık, bel fıtığının tek nedeni değildir. İlerleyen yaşa eşlik eden bazı durumlar bel fıtığı oluşumuna yol açar. Bel fıtığı ameliyatı ile kısa sürede iyileşme sağlanabilen fıtık probleminde risk faktörleri şöyledir:

1. Aşırı Kilo

Vücudumuzu taşıyan omurganın yıpranmasının en önemli nedenlerinden biri fazla kilodur. İskelet sistemi, bedenimizin dik durmasını sağlar ancak bazı durumlarda vücudumuzu taşıyamayacak duruma gelebilir. Çocuklarda ve gençlerde görülen bel fıtığının en önemli nedeni obezitedir.

2. Spor Yapmama

Kemik ve kas sisteminin güçlenmesi ile vücudun esneklik kazanması omurganın daha sağlam olmasına yardımcı olur. Ancak hareketsizlik ve yetersiz egzersiz zaman içerisinde bel omurlarının yıpranmasına neden olur. Fıtık ile ilgili hastalıklar düzenli olarak spor yapan insanlarda çok daha az görülür.

3. Darbe ve Yaralanma

Kemiklerin yıpranması ve vücut esnekliğinin azalması durumunda omurga bölgesine alınan darbeler, bel yaralanmaları ya da ani şekilde yapılan ters hareketler de bel fıtığına neden olabilir.

4. Sigara Kullanımı

Sigara kullanmak, vücut sistemini birçok açıdan etkilediği gibi, dejenerasyonun artmasına neden olur. Vücudun kendi kendini iyileştirme özelliğini azaltan sigara kullanımı bel fıtığı nedenleri arasında yer alır.

Bel fıtığı; ağır yük kaldırmak gereken meslekler, doğuştan gelen omurga ve kemik sorunları, kas hastalıkları gibi durumlar nedeniyle de ortaya çıkabilir. Bel fıtığı ameliyatı ile kısa sürede iyileşme sağlanabildiğinden, bel fıtığının geciktirilmeden tedavi edilmesi önemlidir.

Obezite

Omurgamızdaki omurların arasında yer alan diskler, omurlarımızı darbelere karşı korur ve esneklik sağlar. Bazı durumlarda bu diskler deforme olarak içlerinde bulunan yapının çıkmasına sebep olur. Bu duruma fıtık adı verilir.

Kişilerin kilosu arttıkça omurganın taşıması gereken yük de bir o kadar artacaktır ve diskler kişinin ağırlığını taşımaya çalışırken maruz kaldığı aşırı baskı sonucunda zarar görerek sinirlere baskı yapacak şekilde dışarı doğru fıtıklaşır. Obezite ve gebelik gibi omurgayı zorlayıcı durumlarda, kontrolsüz kilo artışını durdurmak ve gündelik işleri yaparken çok daha dikkatli ve özenli olmak gerekmektedir.

Hareketsizlik

Düzenli spor yapmak ve dengeli beslenmek, kişileri birçok hastalıktan korumaktadır. Buna rağmen birçok kişi çeşitli bahanelerle spor yapmayı erteler ve beslenmesine özen göstermez. Beslenme yetersizliği ve hareketsiz yaşam tarzı kişilerin kaslarının gün geçtikçe zayıflamasına yol açar. Kaslar, kişilerin hareket etmelerini ve aynı zamanda onların ağırlıklarını taşıma görevini de üstlenirler.

Hareketsiz yaşam süren kişilerin zayıflayan kasları, yeterince ağırlık taşıyamaz. Bunun sonucu olarak omurgaya daha fazla yük binmiş olur ve zamanla disklerde fıtıklaşma görülür.

Omurga Fizyolojisine Aykırı Yaşam

Günlük hayatımızın her anında yük kaldırmamız, itmemiz ya da çekmemiz gereken durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Örneğin yerden bir koli alınacağı zaman bacakları bükmeden, omurgayı eğerek koliyi kaldırmak, tüm ağırlığın bel omurlarına yüklenmesine sebep olarak disklere zarar verebilir. Aynı zamanda sandalyede otururken bel boşluğunun desteklenmesi de çok önemlidir. Bel boşluğunu destekleyen sandalyeler tercih edilmelidir. Eğer böyle bir imkân yoksa küçük bir yastık da aynı görevi görebilir.

Kişilerin, yaşamlarının her anında omurgalarını koruyarak hareket etmeleri gerekmektedir. Yük kaldırırken, iterken ya da çekerken mutlaka kollardan ve bacaklardan destek alınmalıdır. Tek yük omurgaya verilmemelidir. Otururken ya da yatarken bel boşluğu mutlaka desteklenmelidir. Özellikle masa başı işi olan kişiler uygun sandalye seçmeli ve dik oturmalılardır. Ara sıra küçük molalar vererek birkaç dakika yürümelerinde fayda vardır.

Aşırı Ağır Kaldırma

Gün içinde kaldırılan ağırlıklar, beli zorlayan ve anatomiye aykırı hareketler yapmak, disk içi basıncın artmasına sebep olur. Kişiler, aşırı ağır kaldırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca bir yük kaldıracaklarında o yüke mümkün olduğu kadar çok yaklaşmalı ve dizlerini büküp onlardan destek almalılardır. Eğer yük çok ağırsa mutlaka birilerinden yardım alınarak birkaç kişi ile birlikte taşınmalıdır.

Sigara Tüketimi

Sigara tüketimi sonucunda, omur arasında yer alan diskler ciddi ölçüde yıpranmaktadır. Disklerin yıpranmasıyla birlikte bel fıtığı riski artar. Aynı zamanda sigara, kan akışını bozarak dokuların iyileşmelerini olumsuz etkiler. Bunun sonucunda ise kişilerin yaşamış olduğu sakatlıklar ve ağrılar büyük ölçüde kalıcı olur.

Bel Fıtığı Belirtileri

Fıtıklaşan disk, bulunduğu bölgedeki sinirlere baskı yapar. Bu baskının şiddetine göre, belirtilerin şiddeti de değişmektedir. Kişilerde en sık rastlanan belirti uyuşukluktur. Bacaklarda meydana gelen bu uyuşma ve güçsüzlüğe ek olarak bel, kalça ve bacakta ağrı da görülür. İlerlemiş vakalarda sık olmasa da idrar kaçırma gibi problemlere rastlanır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, anatomiye uygun olmayan şekilde hareket etmek, aşırı kilo gibi etkenler birleşerek bel fıtığına sebep olabilir. Gereken tetkikler yapıldıktan sonra bir tedavi planı oluşturulur. Çoğunlukla ilk tercih fizik tedavi ve ilaç tedavisine başlamak olur ve bu tedavi planı hastada iyileşme sağlar. Bazı durumlarda ise ilaçlara ve fizik tedaviye rağmen iyileşme olmaz. Ağrılar kişinin hayatını olumsuz etkilemeye devam eder. Böyle durumlarda tedavi için cerrahi yönteme başvurulur. Cerrahi yöntemde amaç, fıtıklaşan bölgeyi alarak sinirlere olan baskıyı ortadan kaldırmak ve tam anlamıyla bir iyileşme sağlamaktır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer

Her insan zaman zaman bel ağrıları yaşamaktadır ancak geçmeyen ağrılarda mutlaka bir nöroşirürji (beyin ve sinir cerrahisi) uzmanına başvurmakta fayda vardır. Bel fıtığı ameliyatı beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından yapılmalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Bel fıtığı ameliyatı klasik cerrahi ya da mikrocerrahi yöntemleri ile yapılabilir. Açık ameliyat olarak da bilinen klasik cerrahi yöntemde, hastanın fıtık bölgesinden kesik alınır. Mikrocerrahi olarak adlandırılan kapalı ameliyatta ise omurilikte yapışıklık, kas ve kemik dokusu hasarları gibi riskler minimize edilerek operasyon yapılır. Tam kapalı bel fıtığı ameliyatı daha az risk taşıdığı ve iyileşmenin hızlı olmasını sağladığı için daha sık tercih edilir. Klasik Bel Fıtığı Ameliyatı Klasik ameliyatta fıtığın meydana geldiği bölgeden kesi alınır. Fıtığın bulunduğu alana ve fıtık düzeyine bağlı olarak kesinin büyüklüğü de değişir. Hastadan alınan kesinin büyük olması, ameliyat sonrası iyileşmenin daha yavaş olmasına neden olur. Bununla birlikte kas ve kemik yapısı bu işlem sırasında zarar görebilir. Omurilik bölgesinde yapışıklık gibi sorunlar da ortaya çıkabilir. Bu riskler nedeniyle bel fıtığı hastalarının birçoğu kapalı ameliyatı tercih etmez. Mikro cerrahi yöntemiyle yapılan operasyonlarda iyileşme süreci daha hızlı olduğu gibi, kemik ve kas dokusunun zarar görme riski de daha düşüktür. Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Tam kapalı bel fıtığı ameliyatı öncesinde hastaya, endoskopik inceleme yapılır. Endoskopik incelemede kamera ile omurga arasında bulunan boşluklar kullanılarak operasyon yapıldığından kas ve kemik yapısına herhangi bir zarar verilme olasılığı oldukça düşüktür. Ayrıca hastadan kesi alınmadığı için yaraların iyileşmesi, hastanın enfeksiyon kapması gibi sorunlar da ortaya çıkmaz. Son yıllarda giderek yaygın kullanılan ve fıtık ameliyatı risklerini minimize eden mikrocerrahi yöntemi ile omurilik yapışıklığı gibi sorunların da önüne geçilmiş olur. Şeker hastaları, kas hastaları ya da obezite sorunu olan hastalar için, klasik cerrahi yöntemiyle yapılan operasyonlar çeşitli komplikasyonlara neden olabiliyor. Bu nedenle, özellikle risk grubunda bulunan hastalar başta olmak üzere, bel fıtığı sorunu yaşayanların, mikrocerrahi yöntemini tercih etmesi daha güvenlidir.

Açık Diskektomi

Açık diskektomi ameliyatında hastalar çoğunlukla genel anestezi kullanılarak ameliyat edilir. Sedyeye yüz üstü ya da diz dirsek pozisyonunda yatırılan hastanın cildine, fıtığın olduğu bölgenin üzerinden 2- 4 cm uzunluğunda bir kesi açılır ve fıtığa ulaşılır. Çevre dokulara kalıcı hasar vermeden fıtık bölgesi alınır ve kanama kontrol altına alındıktan sonra diskektomi işlemi sona ermiş olur.

Kullanılan Cihazlar

Açık diskektomi ameliyatında özel cihazlara ihtiyaç yoktur. Standart ameliyat setlerinin haricinde, skopi adı verilen radyolojik görüntüleme cihazı kullanılmaktadır. Bu cihaz yardımı ile ameliyat sırasında anlık görüntüler saniyeler içinde elde edilir.

Anestezi Türü

Bel fıtığı ameliyatları genel ya da epidural anestezi ile yapılmaktadır. En çok tercih edilen yöntem genel anestezi olsa da hasta tercihi sonucu epidural anestezi yapılabilir. Epidural anestezi, kişinin belden aşağısını uyuşturan bir anestezi türüdür.

Ameliyat şartları

Her bel fıtığı, cerrahi yöntem ile tedavi edilmez. İlk tercih fizik tedavi ile iyileşme sağlamaktır ancak bazen bu mümkün olmayabilir. Fizik tedavinin mümkün olmadığı durumlarda cerrahi yönteme başvurulur. Açık diskektomi ameliyatı günümüzde çok sık tercih edilmese de bazı hastanelerde uygulanmaya devam etmektedir. Bu ameliyat sırasında mikroskop vb. aletler kullanılmaz. Standart bir ameliyat seyrinde ilerler.

Mikrodiskektomi

Mikrodiskektomi ameliyatı, dokuların minimum düzeyde hasar aldığı ve buna bağlı olarak iyileşmenin oldukça hızlı olduğu bir ameliyattır. Son dönemlerde sıklıkla tercih edilmektedir.

Ameliyat bir mikroskop ile gerçekleştirildiği için yapılan kesinin büyük olmasına gerek yoktur. Mikroskop, görüntüyü 30- 40 kat büyüttüğü için, dokular çok daha iyi görülür ve sinir zedelenmesi gibi komplikasyonların önüne geçilmiş olur. Hastanın kas dokusu tamamen kesilmeyeceği için ameliyat sonrası dönemde ağrı, çok daha az olacaktır. Bu yöntem ile hastalar 15 gün sonra günlük yaşamlarına geri dönebilirler.

Mikrodiskektomi ameliyatı, genel anestezi ya da epidural anestezi kullanılarak yapılabilir. Kullanılacak anestezi yöntemine beyin ve sinir cerrahı ile anestezi ve reanimasyon uzmanı ortak karar verir.

Kullanılan Cihazlar

Mikrodiskektomi ameliyatı, mikroskop ile yapılan, başarı oranı oldukça yüksek olan bir ameliyattır. Ameliyata başlamadan önce ameliyat bölgesinin doğru bir şekilde işaretlenmesi gerekir. Bu işlemi yapabilmek ve ameliyatın devamlılığını sağlamak için skopi cihazı gerekmektedir. Gerekli olan bir diğer cihaz ise özel olarak üretilmiş bir mikroskoptur. Bu mikroskop, görüntü kalitesi yüksek, dengeleme pozisyonu ayarlanabilen, pedal yardımı ile desteklenmiş bir mikroskop olmalıdır.

Anestezinin ve hastanın yaşam bulgularının takibi için ise bir adet anestezi cihazı kullanılmaktadır. Skopi cihazı “C” harfi şeklinde büyük bir ameliyatlarda çok büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Anestezi Türü

Tıpkı diğer fıtık ameliyatlarında olduğu gibi mikrodiskektomi ameliyatında da lokal anestezi kullanımı mümkün değildir. Bu ameliyatta genel anestezi ya da epidural anestezi kullanılmaktadır. Uygulanacak anestezinin türünü ameliyatı yapacak olan cerrah ve anestezi uzmanı beraber belirler. Genel anestezi, halk arasında “uyumak” olarak adlandırılan anestezi türüdür. Hastalar, ameliyat masasına alındıktan sonra damar içine kas gevşetici ve farklı işlevlere sahip olan diğer ilaçlar verilir. Daha sonrasında hastanın soluk borusuna bir tüp yerleştirilerek tüpün ucuna anestezi cihazı bağlanır.
Ameliyat süresince anestezi cihazından gelen gazlar hastanın uyku halini devam ettirir. Bu süreçte hastanın yanında anestezi teknisyeni vardır ve hastanın yaşam bulgularını düzenli olarak kontrol ederek gerekli müdahaleleri yapar. Gaz salınımı kesildikten kısa süre sonra hasta uyanır, soluk borusundaki tüp çıkarılır ve hasta, odasına götürülür. Epidural anestezide hastanın omuriliğinin içine anestetik ilaç verilir ve tam uyuşma sağlanır. Pıhtılaşma bozuklukları, ciddi omurga hasarları olan kişilerde kullanılmaz. En çok tercih edilen yöntem genel anestezi yöntemidir. Genel anestezinin uygulanamadığı kişilerde epidural anestezi değerlendirilir.

Ameliyat Şartları

Her fıtık ameliyat ile tedavi gerektirmez. Belirtileri fark edip hastaneye başvuran hastaların birçoğu hastalığın başlangıç evresindedir. Fıtık ilerlemediği için fizik tedavi, istirahat ve ilaçlar yardımı ile tedavi sağlanır. Hastalık oluştuktan sonra yanlış davranışların sürdürülmemesi iyileşme aşamasında büyük rol oynar. Çok ağır yükler kaldırmak, beli bükerek eğilmek, sigara içmek gibi yanlış davranışlar devam ettiği sürece hastanın, ağrılarından kurtulması mümkün olmaz. Fizik tedavi ve ilaçların yeterli iyileşmeyi sağlamadığı durumlarda ameliyat tek çözüm haline gelebilmektedir. Eğer hasta, hastaneye başvurduğunda bacaklarda his kaybı gibi belirtiler çoktan oluşmuşsa ilaç yöntemi denenmez ve direkt olarak bir ameliyat planlanır. Fıtıklaşan bölgenin ameliyat ile alınması, fıtığın sinirlere yaptığı baskıyı ortadan kaldırarak belirtilerde düzelme sağlamaktadır. Ameliyat kararı verilirken yapılan kan testlerinin sonuçları da oldukça büyük bir öneme sahiptir. Kişilerin vücutlarının ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağı anestezi uzmanı ve ilgili cerrah tarafından konuşularak kararlaştırılır.

Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı

Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı, bel fıtığı teşhisi koyulmuş tüm hastalara yapılabilmektedir. Bu teknikte 0,5 ile 1 cm arasında küçük kesiler açılır ve özel aletler ile içeri girilir. Böylelikle ameliyat kapalı olarak gerçekleştirilmiş olur. İyileşme süresi diğer tekniklere kıyasla çok daha hızlıdır. Hızlı iyileşme; diyabeti olan kişilerde, yaşlılarda ve yara iyileşmesinin zor olduğu kişilerde büyük bir avantajdır. Aynı zamanda enfeksiyon riski diğer ameliyatlara kıyasla çok daha azdır. Ancak ameliyat olacak kişide disk kayması ya da buna benzer, fıtık haricinde düzeltilmesi gereken bir problem varsa endoskopik bel fıtığı ameliyatı yapılamaz. Daha önce bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişide tekrar fıtık hastalığı görülebilir. İkinci kez açık ameliyat olmak bazı komplikasyonları beraberinde getirebilir. Bunun önüne geçilebilmesi için endoskopik bel fıtığı ameliyatı rahatlıkla uygulanabilir.

Kullanılan Cihazlar

Endoskopik bel fıtığı ameliyatı yapmak özel bir eğitim gerektirdiği gibi özel donanıma sahip cihazlar da gerektirmektedir. 0,5 ile 1 cl’lik kesiler içinden kamera yardımı ile yapılan bu ameliyatta, ince ve uzun kanüllerin uçlarına yerleştirilmiş cerrahi aletler kullanılmaktadır. Bu cihazlar son derece hassastır. Ameliyat tekniği klasik ameliyatlardan oldukça farklıdır. Bu yüzden cihazların kullanımı ve ameliyatın yapılabilmesi için özel bir eğitim alınması gerekmektedir.

Anestezi Türü

Endoskopik bel fıtığı ameliyatında da diğer ameliyatlarda olduğu gibi en çok tercih edilen yöntem genel anestezi yöntemidir. Eğer istenirse epidural anestezi de kullanılabilmektedir. Ameliyattan önce çeşitli kan, idrar, kalp ve akciğer fonksiyon tetkikleri yapılır. Bu tetkiklerin sonucuna bakılarak ameliyat sırasında kullanılacak olan anestezi yöntemi seçilir. Yöntemi, ameliyatı yapacak olan cerrah ve anestezi uzmanı birlikte seçerler. Karar alındıktan sonra hastaya avantajlar, dezavantajlar ve oluşabilecek komplikasyonlar hakkında bilgi verilerek izin formu imzalatılır. Eğer hasta bu yöntemi istemezse şartlar tekrar değerlendirilerek alternatif bir anestezi türü kullanılıp kullanılamayacağına bakılır.

Ameliyat Şartları

Bel fıtığı teşhisinden sonra hastalar genellikle tek çözümün ameliyat olacağını ve ameliyattan sonra sakat kalma riskinin çok yüksek olduğunu düşünerek tedaviden ve doktora gitmekten kaçarlar. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Erken teşhis durumunda fizik tedavi ve ilaçlarla tedavi mümkündür. Aynı zamanda tıp alanındaki gelişmeler sayesinde ameliyat sonrası komplikasyonların görülme sıklığı oldukça azdır. Gelişen yöntemler ile sinir hücrelerine zarar verilme riski yok denecek kadar azdır. Hastanın geç kaldığı durumlarda ya da fizik tedavi ile iyileşme sağlanamadığında ameliyata başvurulur. Endoskopik bel fıtığı ameliyatı herkese yapılabilir. Fakat hastanın bel fıtığına ek olarak düzeltilmesi gereken farklı omurga hastalıkları da varsa açık ameliyat kaçınılmazdır. Böylelikle bir ameliyat ile aynı anda iki ya da daha fazla sorun çözülmüş olur. Eğer diğer problemler aynen bırakılıp sadece fıtık alınırsa, ameliyat sonrası dönemde diğer problemlerden kaynaklanan ağrılar devam edebilir ve bu da hastanın yaşam kalitesini düşürürken aynı zamanda yeni bir ameliyata ihtiyaç duyulmasına sebep olabilir.

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı patlaması, omurların arasında yer alan diskin dışındaki tabakanın yırtılması durumudur. Diski kaplayan sert tabaka zarar gördüğünde, mukuslu madde omurilik ve sinir köklerine baskı yaparak ağrıya neden olur. Bel bölümünde oluşan ağrı zaman içerisinde bacaklara da yayılır ve bacaklarda his kaybına ya da uyuşmaya neden olur. Aynı zamanda bu problem, mesane sorunlarına, idrarı tutamamaya ve cinsel problemlere de yol açabilir. Doğru şekilde tedavi edilmesi şart olan bel fıtığı patlaması için cerrahi yöntemler kullanılabildiği gibi, ilaçlar ile de iyileşme sağlanabilir. Bel Fıtığı Patlaması İçin İlaç Kullanımı Bel fıtığı patlamasında hastaların ameliyat edilmesi şart değildir. Cerrahi müdahaleden önce, hastanın ağrılarının dinmesi ve omurlarında iyileşme sağlanması hedeflenir. Bu nedenle ilk etapta hastalara yumuşak yataklar yerine sert yatakta uyumak ve fizik tedavi görmek gibi yöntemler çözümler sunulur. Hastanın ağır eşyalar kaldırmaması, fizik tedavi egzersizlerini düzenli olarak yapması ve sert yataklarda uyuması kısa zamanda iyileşme sağlayabilir. Ancak hastanın ağrılarının azalması ya da sona ermesi, iyileştiği anlamına gelmez. Dolayısıyla hastanın doktor tarafından önerilen tedavileri düzenli olarak devam ettirmesi şarttır. Bazı hastalarda, yaşa, kemik ve kas dokusunun sağlamlığına bağlı olarak ilaç tedavisi etki sağlamayabilir. Hastanın ilaç tedavisi görmesi, kas gevşetici kullanması ve fizik tedavi alması durumunda dahi herhangi bir iyileşme göstermemesi durumunda ameliyat yapılması gereklidir. Bel fıtığı patlaması için yapılan ameliyatlarda yüzde 90 oranın iyileşme sağlanabilir. Doktor ameliyata karar vermeden önce, hastanın sistemik bir hastalığı olup olmadığını kontrol eder. Hasta ameliyat için ciddi bir risk taşımıyorsa, bel fıtığı patlaması sorunu ameliyat ile tedavi edilir. Ancak bu rahatsızlıkta ameliyat genellikle son seçenektir. Hasta ilaç tedavisi ya da fizik rehabilitasyonla iyileştirilemezse cerrahi yöntemlere başvurulur.

Bel Fıtığı Ameliyatında Hastane Şartları

Ameliyatı yapacak olan cerrahın seçimi ve ameliyathanenin yapılacağı hastanenin seçimi ameliyatın başarılı sonuçlanmasında çok büyük bir öneme sahiptir. Seçmiş olduğunuz hekimin deneyimi ve bilgi düzeyi kesinlikle araştırılmalıdır. Sahip olduğu sertifikalar ve diplomaya bakılmalıdır. Örneğin endoskopik yöntem ile bel fıtığı ameliyatını her cerrah yapamamaktadır. Bunun için gereken eğitimi alıp almadığı araştırılmalıdır.

Ameliyatın yapılacağı hastanenin gereken şartları sağlaması gerekiyor. Ameliyat için gereken cihazların eksiksiz ve arızasız bir şekilde bulunması gerekir. Aynı zamanda tüm ameliyat ekibinin sterilizasyona dikkat edip etmediği, cerrahi servis personellerinin ve laboratuvar çalışanlarının işlerini titizlikle yürütüp yürütmedikleri bilinmelidir. Bunları direkt olarak öğrenmek mümkün olmasa da o hastanede daha önce yapılmış olan ameliyatların başarı oranlarına bakılarak kolaylıkla bir fikir elde edilebilir. Tüm bu şartları sağlayan tam teşekküllü hastanelerde gönül rahatlığı ile ameliyat olabilirsiniz.

Refakatçi Gerekiyor Mu?

Bel fıtığı ameliyatından sonra hastanede kalma süresi, yapılan ameliyatın türüne ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Taburcu olma süresi ortalama olarak 1 ya da 2 gecedir. Bu süreçte yanınızda bir refakatçi olması gerekmektedir. Ameliyat sonrası dönemde merdiven inip çıkmak gibi hareketler bir süreliğine kısıtlandığı için çevrenizden yardım almanız son derece önemli.

Ameliyat sonrasında hastanın dinlenmesi gerekir, kalabalık ortamlar hastanın yeterince dinlenmesine engel olarak iyileşme süresinin gecikmesine sebep olabilir. Ayrıca ameliyat sonrası dönemde enfeksiyon riski bulunduğu için hastanın odasında mümkün olduğunca az sayıda kişi olmalı ve refakatçi sayısı 1 kişiyi geçmemelidir. Ameliyatın yapılacağı hastanenin şartlarına göre sayı değişiklik gösterebilir. Bazı hastanelerde ayrıca refakatçi odası bulunmaktadır. Böyle bir imkân varsa hastane, daha fazla kişinin kalmasına izin verebilir. Yine de 1 gecelik yatış süresi olduğu için fazla sayıda kişiye ihtiyaç duyulmaz.

Yoğun Bakım Gerekiyor Mu?

Bel fıtığı ameliyatı, iyileşme süresi ağır seyreden bir ameliyat değildir. Ameliyattan çıkan hastaların yoğun bakımda kalmasına gerek yoktur. Çok nadir durumlarda komplikasyon gelişmişse, gelişen komplikasyonun tedavisi için yoğun bakım yatışı gerekebilir. Ameliyattan önce cerrahlar, yüksek risk taşıyan hastaları ve yakınlarını bu konuda detaylı bir şekilde bilgilendirmektedir.

Bel fıtığı ameliyatından sonra ayağa kalkma süresi yaklaşık 6 saattir. Hastaların kötü durumda olması beklenmez. Ameliyat kesikleri son derece küçüktür. Bu yüzden özel bir yara bakımı gerekmez. Cerrahi servise çıkarılan hasta gözlemlenerek tedavisi devam ettirilir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Fiyatları

Bel fıtığı ameliyatı SGK tarafından karşılanmaktadır. Eğer hasta, özel bir hastaneye gitmek isterse ödeyeceği ortalama tutar 1200 TL olacaktır. Fiyatlar hastanenin bulunduğu şehre, ameliyatı yapacak olan doktorun ününe, deneyimine ve uzmanlık derecesine göre artış gösterebilir. Eğer ameliyat özel bir hastanede yapılacaksa, hekim seçimi ameliyatın ücretine göre yapılmamalıdır. Öncelik, cerrahın deneyimi gibi konulara verilmelidir.

Bel Fıtığı Ameliyat Öncesi

Ameliyat kararı alındıktan sonraki süreçte hastalara, ameliyata hazırlanabilmeleri için bir tedavi planı verilir. Hastalar bu aşamada doktorun tavsiyelerine harfiyen uymalıdırlar. Sigara kullanımı varsa belirli bir süre öncesinde bırakılmalıdır. Sigaranın bırakılması, hastanın iyileşme sürecini doğrudan etkilemektedir. Sigara içen bir insanın yara iyileşme hızı, içmeyen kişininkine göre çok daha yavaştır. Aynı zamanda akciğer fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek anesteziden uyanırken solunum güçlüğüne sebep olabilir. Reçete edilen ilaçları önerilen şekilde kullanmalıdır. Ameliyattan önceki gece duş almaları tavsiye edilmektedir çünkü ameliyat sonrası dönemde hemen duş almaları mümkün olmayabilir. Eğer önceden kullandığı ilaçlar varsa doktora mutlaka bildirmelidir. Kan sulandırıcı özelliğe sahip olan aspirin türevi ilaçların kullanımı ameliyattan 1 hafta öncesinde kesilmelidir. Ameliyat öncesindeki gece doktorun söylemiş olduğu saatten sonra bir şey yiyip içilmemelidir.

Ameliyat Öncesi Tetkikler

Bir kişinin ameliyat olabilmesi için gereken bazı şartlar vardır. Bunlardan biri de kişinin genel sağlık durumunun ameliyatı kaldırabilecek düzeyde olmasıdır. Tedavi yöntemi olarak ameliyat seçildikten sonra kişilere çeşitli testler yapılır ve ameliyat için uygun olup olmadığına bakılır.

Ameliyat öncesinde yapılan testler arasında kan tahlilleri, röntgen, tomografi, fizik muayene, anestezi muayenesi ve genel sağlık taraması yer alır. Tüm testlerin yapılması ameliyat için gereklidir. Ameliyat öncesinde her şey araştırılarak ameliyat esnasında sürpriz bir durumla karşılaşmanın önüne geçilir ve hastanın hayatı tehlikeye atılmamış olur. Örneğin kanama pıhtılaşma zamanına bakılmayan bir hasta ameliyat sırasında çok kan kaybedebilir ancak ameliyat öncesinde bakılırsa ve sorun saptanırsa ameliyat sırasında bir sorun yaratmaması için önlemler alınabilir.

Fiziki Muayene

Hastalar ameliyata alınmadan önce yapılması gereken birçok tetkik ve işlem vardır. Fizik muayene de bu işlemlerden biridir. Fizik muayene yapılırken hastanın boyu, kilosu, sahip olduğu hastalıklar, sigara ve alkol kullanım durumu gibi bilgiler alınmaktadır. Bu bilgiler doz hesaplamak için kullanılır.

Kan Tahlili

Ameliyat öncesinde yapılması gereken testlerden bir diğeri de kan tahlilleridir. Eğer silah yaralanması gibi çok acil bir durum yoksa hiçbir hasta bu tahliller yapılmadığı sürece ameliyata alınmaz. Yapılacak tahliller hastanın yaşına, cinsiyetine ya da genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Rutin testler arasında; tam kan sayımı, kan şekeri düzeyi, üre, karaciğer fonksiyon testi, biyokimya tahlilleri, tam idrar tahlili, kanama ve pıhtılaşma zamanı ölçümü, EKG, akciğer grafisi, sarılık testi, kan grubu testi, sedimantasyon hızı ve kadınlarda gebelik testi yer alır. Bu testlerin sonucuna göre ameliyat planlaması yapılır. Eğer test sonuçlarında herhangi bir sorun çıkarsa öncelikle o soruna yönelik bir tedavi uygulanır. Hastanın vücudu ameliyatı kaldırabilecek duruma geldiğinde ise ameliyat tarihi kesinleştirilir.

Anestezi

Kontrolü Ameliyatlardan önce anestezi ve reanimasyon uzmanının hastayı muayene etmesi son derece önemlidir. Muayene sırasında ilk olarak hastanın geçmişine dair bilgiler elde edilir. Bu bilgiler arasında hastanın daha önce ameliyat olup olmadığı, olmuşsa anestezi konusunda bir sorunla karşılaşıp karşılaşmadığı, aile bireyleri arasında anestezi alıp sorun yaşayan birinin bulunup bulunmadığı, astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarına sahip olup olmadığı, yatarken nefes alıp vermede sorun yaşayıp yaşamadığı, şeker, tansiyon gibi hastalıkların bulunup bulunmadığı, sigara ya da alkol tüketip tüketilmediği, sürekli kullanması gereken bir ilaç olup olmadığı yer alır. Hastalar sorulan bu sorulara doğru ve tam cevap vererek doktora yardımcı olmalıdır.

Hasta anamnezi alındıktan sonraki işlem hastanın fizik muayenesini yapmaktır. Bu aşamada anestezi ve reanimasyon uzmanları, hastaların solunum ve dolaşım sistemlerini kontrol ederler. Yaşam bulguları kaydedilir. Ağız ve boğaz anatomileri kontrol edilerek entübasyon işlemi için uygun olup olmadıklarına bakılır. Hastada herhangi bir dolaşım ya da solunum problemi varsa bu problemin boyutu saptanarak ameliyat sırasında bir sorun yaratıp yaratmayacağı araştırılarak bir çözüm bulunmaya çalışılır.

Röntgen

Ameliyattan önce ve ameliyat esnasında çekilen röntgenler ameliyat için bir rehber görevi görmektedir. Çekilen röntgen ile sorunun tam yeri ve ne kadar ilerlediği tespit edilir. Buna göre ameliyat bölgesi ve yapılması gerekenler önceden belirlenerek ameliyat planı oluşturulur.

Tomografi

Bilgisayarlı tomografi cihazı, x ışınları kullanarak yaklaşık 10 ile 15 dakika arasında farklı açılardan sürekli çekim yapan bir cihazdır. Elde edilen bu detaylı görüntüler birleştirilerek 3 boyutlu bir görüntü elde edilir ve bu durum uzmanlara hastalarını detaylı inceleme fırsatını verir.

Tomografi çekilirken, hastalar cihazın sedyesinde hareket etmeden yatmalılardır. Hareket edildiğinde görüntü bozulacaktır ve işlemin tekrarlanması gerekecektir. Kapalı alanda kalma korkusu yaşayan kişiler için bazen yardımcı ilaçlar verilebilir. Hamileler ve hamilelik şüphesi olan kişiler tomografi çektirmemelidir.

Sağlık Taraması

Ameliyat olacak kişinin kapsamlı bir sağlık tarama testinden geçmesi gerekmektedir. Ameliyata engel olacak herhangi bir durumun olup olmadığı iyice araştırılmalıdır. Bazen basit bir soğuk algınlığı bile ameliyatın haftalarca ertelenmesine sebep olabilmektedir.

Kişiler, hastaneye adımlarını attıkları andan itibaren muayene başlamış demektir. İlk olarak hastanın anamnezi alınır, daha sonra ise fiziki muayeneler yapılır. Sağlık taramasında, tüm rutin tahliller yapılmaktadır. Eğer sonuçlarında herhangi bir probleme saptanırsa, problemin ciddiyetine göre ameliyat tarihi tekrar konuşulur ve probleme yönelik tedavi başlatılır.

Kullanılan İlaçların Hekimle Paylaşılması

Bir kişi hastaneye başvurduğunda ondan istenilen tüm bilgileri eksiksiz ve doğru bir şekilde yanıtlamalıdır. Bilgilerin doğruluğu tedaviyi direkt olarak etkiler. Ameliyat öncesinde istenilen bilgilerden biri de kullanılan ilaçların listesidir. Kişiler, sürekli kullandıkları ilaçları dozları ve sıklıklarıyla birlikte hekimlerine bildirmelidirler. Ameliyattan önce kullanılan ilaçların hekim tarafından bilinmemesi ciddi sorunlara sebep olabilir. Örneğin ameliyattan önce kan sulandırıcı ilaç kullanan bir hasta, bunu hekime iletmezse ameliyatta beklenmeyen derecede kan kaybı oluşur.

Tedavi Geçmişinin İncelenmesi

Hastanın daha önce geçirmiş olduğu hastalıklar ve ameliyatlar hekim tarafından bilinmelidir. Böylelikle teşhis ve tedavi aşamasında daha tedbirli olunabilir. Pıhtılaşma bozuklukları, psikolojik problemler, kalp ya da göğüs hastalıkları, kanser ve daha birçok hastalık geçirilmiş olabilir. Her birinin detaylı bir şekilde anlatılması gerekir. Daha önce ameliyat geçirmiş bir hasta bu bilgiyi verirken aynı zamanda anestezi ve ilaçlar konusunda karşılaşmış olduğu sorunları da dile getirirse hekim daha hazırlıklı ve planlı olabilir. Bu da başarı oranını yükseltir.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Tüketimi

Günümüzde sigara ve alkol tüketimi oldukça artmıştır. Birçok kişi bağımlılık duyduğu maddeyi bırakmakta zorlanıyor ya da bırakmak istemiyor. Sigara ve alkolün sağlığa olan zararı herkes tarafından bilinse de pek dikkate alınmamakta. Ancak ameliyat olacak bir kişinin bu konuya dikkat etmemesi anestezi sürecini ve ameliyat sonrası yara iyileşmesini olumsuz etkiler.

Sigara ve alkol kan dolaşımını etkileyerek dokuların kanlanmasını bozarlar. Ameliyat öncesinde alkol alan bir kişinin kanı, normal bir kişininkine göre sulanmış olacaktır. Bu da kanama riskini arttırarak ameliyat sırasında aşırı kan kaybına sebep olabilir. Ameliyat öncesinde sigara tüketen bir kişi, akciğer fonksiyonunun bozulmasıyla birlikte nefes darlığı yaşar, ameliyat bitiminde anesteziden uyanırken yoğun balgam ve oksijen yetersizliğine yol açabilir. Aynı zamanda yara iyileşmesi de olumsuz etkilenerek normal bir kişinin iyileşme süresine oranla çok daha geç iyileşir.

Ameliyat Öncesi Beslenme

Ameliyat öncesinde beslenmeyi düzenleyerek ameliyat sonrası dönemin kolay atlatılması sağlanabilir. Bunun için bir diyetisyene başvurulabilir. Diyetisyen, hastanın vücudunda eksik olan besin türlerini belirleyerek eksiklerin kapatılmasına yönelik bir beslenme planı oluşturur.

A, C vitaminleri, çinko ve protein ameliyat sonrası dönemde yara iyileşmesini hızlandırırlar. Kalsiyum ve fosfor kemikleri güçlendirir. D vitamini alınan kalsiyumun emilimini arttırırken K vitamini kanın pıhtılaşmasına yardımcı olur. Tüm vitamin ve minerallerin gerektiği ölçüde alınması büyük fayda sağlar.

Ameliyat olacak kişinin kilosu, ideal kilonun üzerindeyse ameliyattan önce kilo verilmesi yara iyileşmesini olumlu yönde etkiler ve ilerleyen zamanlarda yeniden fıtık oluşmasını engellemeye yardımcı olur. Ameliyattan önceki gece hastalar yeme ve içmeyi doktorlarının söylediği saatten itibaren bırakmalı ve ameliyata tamamen aç gitmelilerdir.

Mutfak Hazırlığı

Ameliyat öncesinde hasta hazırlık yaparken ameliyathanede de hazırlıklar yapılmaktadır. Anestezi uzmanları ve anestezi teknisyenleri hasta bilgilerini gözden geçirerek anestezi sırasında kullanılacak malzemeleri ve cihazın kontrolünü sağlarlar. Ameliyata girecek olan ameliyathane hemşireleri yapılacak ameliyata ve kullanılacak ameliyat tekniğine uygun olarak steril ortamı hazırlayarak ameliyatın başlaması için uygun ortamı oluştururlar. Bu sırada ameliyathanenin yardımcı personelleri non-steril alanda ışıkları, havalandırma sistemlerini hazırlar. Bu sırada cerrahi servisinden sedye ile getirilen hasta, ameliyathanenin transfer bölümünden anestezi teknisyeni tarafından teslim alınarak ameliyathaneye getirilir. Steril el yıkama ve giyinme işlemini tamamlayan doktor, hemşireler ile son kontrolleri yaparken hastaya anestezi uygulanır ve ameliyat başlar.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası

Bel fıtığı ameliyatından sonra ayağa kalkma süresi ameliyatta kullanılan tekniğe göre değişiklik gösterir. Bu süre ortalama olarak 2 ile 8 saat arasındadır. Taburculuk süresi ise 6 saat ile 1 gece arasında değişebilir. Bazı durumlarda bu süre uzayarak 2 günü bulabilir. İlk 3 gün merdiven inip çıkmak önerilmemektedir. Oturup kalkarken hastanede anlatılan şekilde hareket etmek iyileşme sürecinin tamamlanması için gereklidir.

Ameliyat sonrası dönemde hafif işlerde çalışan kişiler, işlerine 15 gün sonra dönebilirler. Ameliyattan çıkan hastalar, dik oturmayı, ağır kaldırmamayı, beli bükerek eğilip yere uzanmamayı alışkanlık haline getirmelilerdir. Doktorun vermiş olduğu tavsiyeler harfiyen yerine getirilmeli ve iyileşme tamamlandıktan sonra yüzme, reformer pilates gibi sporlar düzenli olarak yapılmalıdır.

Ameliyat Günü

Bel fıtığı ameliyatı kararlaştırıldıktan sonra hasta evine gönderilir ve ameliyat tarihi gelene kadar bazı hazırlıklar yapılması istenir. Doktorun isteklerini yerine getiren hasta ameliyat sabahı 12 saat aç kalmış şekilde hastaneye başvurur. Yatış işlemleri yapılan hastaya kan tahlili ve radyolojik tetkikler yapılır, doktorun önerdiği antibiyotik ilaçlar uygulanır ve izotonik serum takılır.

Ameliyat için servise yatışı yapılan hastanın anamnezi alınır. Ameliyat ve anestezi için bilgilendirmeler tekrarlanarak izin formu imzalatılır. Tüm işlemler tamamlandıktan sonra hasta ameliyat saatini beklemeye başlar. Ameliyat saati geldiğinde sağlık personelleri hastayı ve dosyasını ameliyathaneye teslim eder.

Ağrı Sızı

Bel fıtığı ameliyatı sonrası, birçok hasta hızlı bir şekilde iyileşir. Ancak bacak ve bel ağrıları birkaç hafta boyunca devam edebilir. Fıtık ameliyatı için iyileşme süreci ortalama 1 ay olduğu gibi, bu durum hastanın yaşına ve vücut yapısına bağlı olarak değişebilir. Örneğin şeker hastaları ya da kas hastaları genellikle ameliyat sonrasında daha yavaş iyileşir. Bununla birlikte orta yaşın üzerindeki hastalarda da hücre yenilenmesinin yavaş olması nedeniyle iyileşme süreci daha zor olabilir. Yaş, genel sağlık durumu ve fıtığın omurlara verdiği zarar bazı durumlarda ciddi bacak ağrılarına neden olabilir. Halk arasında siyatik ağrı olarak da bilinen bu ağrılar, operasyonun yanlış yapılması ya da hastanın kas ve kemik yapısı nedeniyle kalıcı olabilir.

Fıtık Ameliyatı Sonrası Bacak Ağrısı Ne Kadar Sürer?

Bacak ağrıları, bel fıtığı sorunu yaşayan insanlara çok sık görülen bir şikayettir. Omurga içindeki yapıların zarar görmesi durumunda ilk olarak bel ağrıları başlar ve hasta eğilip kalkmakta zorluk yaşar. Ancak bir süre sonra bel ağrıları azalırken bacaktaki ağrı artar. Siyatik sinirinin sıkışması nedeniyle oluşan ağrıların yanı sıra bacakta uyuşma gibi şikayetler de görülebilir. Bu sorun, fıtık ameliyatı sonrasında da hastaların en çok sorun yaşadığı noktadır. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında, bacak ağrıları genellikle birkaç ay içerisinde geçer. Ancak hastanın kas yapısına, yaşına ve ameliyatın başarısına bağlı olarak bacak ya da diğer adıyla siyatik ağrıları bir yıla kadar sürebilir. Sinir zedelenmesi nedeniyle ortaya çıkan bu ağrıların tedavisi için birtakım ilaçlar kullanılabilir. Ancak ilaç kullanımı yaşlı hastalarda, şeker hastalarında ya da otoimmün hastalarına bazı durumlarda önerilmeyeceğinden, farklı tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekebilir.

İlaç Kullanımı

Ameliyat sonrası dönemde hastalara antibiyotik ve ağrı kesici ilaç tedavisi uygulanır. Hastaların ilaçlarını önerildiği şekilde kullanması son derece önemlidir. Özellikle antibiyotiğin yarım bırakılması ya da doz ve saatlerin önerildiği şekilde alınmaması antibiyotik direncine sebep olarak ciddi enfeksiyonların oluşmasına yol açar. Kişilerin ağrısı ne kadar çok olursa olsun önerilen dozun üzerine çıkılmaması gerekir. Belirli bir dozdan sonrası zehirlenmeye bile sebep olabilir. Bilinçsiz ilaç tüketimi yarardan çok zarar sağlar. Bu yüzden doktorun reçete etmediği hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Ayağa Kalkma

Bel fıtığı ameliyatında birçok teknik vardır. En sık kullanılan iki yöntem kapalı endoskopik ameliyat ve mikrodiskektomi yöntemidir. Kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süresi mikrodiskektomi ameliyatı sonrası iyileşme süresine oranla çok daha hızlı gerçekleşir. Bunun sebebi ameliyat sırasında açılan kesiklerin boyutlarıdır.

Kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişi, ameliyattan 2- 4 saat sonra ayağa kalkabilir. Mikrodiskektomi ameliyatı olmuş bir kişi, ameliyattan 6- 8 saat sonra ayağa kalkabilir.

Ameliyat sonrasında ilk kez ayağa kalkarken hastanın yanında sağlık personelleri bulunur ve mobilizasyon işlemi onların gözetimi altında gerçekleştirilir. Yataktan kalkmak ve yatağa oturmak için anlatılan kurallara uyulması gerekmektedir. İlk kez ayağa kalkan hastada baş dönmesi, mide bulantısı gibi belirtiler görülebilir. Bunlar son derece normaldir, panik yapılmamalı ve sağlık personellerinin müdahale etmesine izin verilmelidir.

Hareket Kabiliyeti

Ameliyattan çıkan hasta mobilizasyon işlemi sonrasında kendini çok yormayacak şekilde belirli aralıklarla kalkıp dolaşmalıdır. Ancak ilk 3 gün içerisinde merdiven kullanımı önerilmez. Oturmak yasak olmasa da bunu anlatılan şartlara uyarak yapmak gerekmektedir. Kambur durarak yaslanmadan oturmak ameliyat bölgesine zarar verir.

Hastanın kullanacağı tuvaletler alaturka olmamalıdır. 2- 7 gün içerisinde dışarıda yürüyüş yapılabilir. Bu yürüyüşlerin süresi 30- 45 dakikayı geçmemelidir. Ameliyat sonrası dönemin ilk bir ayında hiçbir ağırlık taşınmamalıdır. İlerleyen dönemlerde 3 kilo gibi hafif ağırlıklar taşınabilir. Hekimin vermiş olduğu spor hareketlerine 2. ayın sonunda başlanası tavsiye edilir. Araç kullanımı için acele edilmemeli, mümkünse 15- 20 gün beklenmelidir. Kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı olan kişiler için bu süre biraz daha kısa olabilir.

Pansuman, Doktor Kontrolü

Bel fıtığı ameliyatı, büyük kesiklerin yapıldığı, çok zor iyileşen yaraların olduğu bir ameliyat değildir. Birkaç santimlik kesiklerle yapılan ameliyat, estetik dikiş ile dikilerek deride herhangi bir açıklık kalmasını engeller. Bu yüzden sık sık pansuman yapılmasına ihtiyaç yoktur. Ameliyattan sonraki gün hasta taburcu olmadan önce ameliyatta yapılan pansuman açılır ve yara temizlenerek su geçirmez pansuman yapılarak hasta taburcu edilir.

Taburcu olan hasta 1 hafta sonrasında doktor kontrolü için hastaneye gitmelidir. Kontrol için gelen hastanın yara iyileşmesi kontrol edilir, eğer varsa hastanın şikayetleri dinlenir ve çözüm bulunur, pansuman değiştirilir.

Beslenme- Diyet

Dengeli ve düzenli beslenmenin önemi hayatımızda çok büyük bir yere sahiptir. Yediğimiz ve içtiğimiz her şey sağlığımızı doğrudan etkiliyor. Yeterli ve düzenli beslenen bir kişinin iyileşme hızı, sağlıksız beslenen bir kişininkine oranla çok daha fazladır.

Ameliyat öncesinde düzene sokulan beslenme şekli, ameliyat sonrası dönemde de aynı şekilde devam etmeli. Doktorun önermiş olduğu diyete tamamen uyulmalı, eğer varsa fazla kilolar verilmelidir. Hastalığın tekrarlamaması için kilonun ideal seviyede tutulması gerekiyor. Aynı zamanda dengeli ve düzenli beslenen kişilerin psikolojik olarak da daha sağlıklı olduğu gözlemlenmiştir.

Vitamin, mineral ve protein alımı yetersiz kalmamalı, bol bol su içilmelidir. Böylelikle yaralar hızla iyileşecek ve hasta günlük yaşamına rahatlıkla dönecektir. Kilo kontrolü de sağlanmış olacağı için hastalığın tekrarlanma riski düşer.

Riskler, Komplikasyonlar, Yan Etkiler

Bel fıtığı, cerrahi operasyonlar arasında düşük risk grubuna sahiptir. Ayrıca tıbbın gelişmesi sayesinde, bel fıtığı ameliyatları modern yöntemlerle yapıldığı gibi, enfeksiyon riski de en aza indirilir. Ancak gerek hastanın genel sağlık durumu ve yaşı gerekse operasyonda kullanılan yöntemler nedeniyle bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar oluşabilir. Ameliyat sonrasında oluşabilecek riskleri minimize etmek için endoskopik yöntemler de sıklıkla uygulanır. Son yıllarda çoğunlukla mikrocerrahi operasyonları ile yapılan bel fıtığı ameliyatlarında en sık görülen komplikasyonlar arasında, diğer ameliyat için de olduğu gibi, pıhtı oluşumu, anestezi riski, kanama riski gibi tehlikeler yer alır. Narkoz Riski: Bel fıtığı ameliyatları anestezi yapılarak uygulanır. Ancak bazı hastaların vücudu anesteziye bağlı olarak ameliyat sırasında ve sonrasında kullanılan ilaçlara bağlı olarak komplikasyon geliştirebilir. Kanama Riski: Fıtık operasyonlarında çok nadir de olsa kanama riski vardır. Kanama oluşması durumunda, kan transfüzyonu gibi tedaviler ya da ilaç kullanımı gerekebilir. Omurilikte Zedelenme: Omurilik zedelenmesi, bel fıtığı operasyonlarında sık görülen sorunlardan biridir. Omurilikte yapışıklık, düşük bacak sendromu ya da felç gibi durumlar, ameliyat sırasında ya da sonrasında ortaya çıkabilir. Kardiyoloji ile İlgili Riskler: Bilhassa yaşlı hastalarda, kalp hastalıkları kardiyoloji ile ilgili riskleri artırır. Ameliyat sırasında ya da sonrasında ritim bozukluğu veya kalp krizi gibi problemler ortaya çıkabilir. Fıtığın Tekrar Etmesi: Bel fıtığı ameliyatları, klasik yöntemlerle yapıldığında, fıtığın tekrar etme riski daha fazladır. Günümüzde mikro cerrahi sayesinde bu risk azaltılsa da, bel fıtığı ile ilgili tüm tedavilerde tekrarlama riski bulunur. Bel fıtığı ameliyatı olacak hastaların genel sağlık durumları, yaşları ve omurilik yapıları detaylı olarak incelendikten sonra hastaya en uygun tedavi yöntemi belirlenerek risklerin en aza indirilmesi sağlanıyor.

Ödem

Ödem, deri ve çevre dokulardaki hücrelerin normalden daha fazla su tutması sonucunda deri altında şişlik oluşmasıdır. Ödemin oluştuğu yere parmak ile baskı yapıldıktan sonra oluşan çukur yavaş bir şekilde eski haline dönmektedir. Bu deri altı ödemi olduğunun göstergesidir. Ameliyatlardan sonra ödem oluşması beklenen bir etkidir. Genellikle belirli bir süre sonra kendiliğinden geçmektedir. Geçmediği durumlarda ilaç ile tedavi yöntemi kullanılır.

Ödemin iyileşmesinde dengeli ve düzenli beslenmenin yeri büyüktür. İlk yapılması gereken şey tuz kullanımının kısıtlanmasıdır. Sodyum vücuttaki suyu tutarak ödemin artmasına sebep olur. Süt ve süt ürünlerinin tüketimi ödemin dağılmasına yardımcı olur. Bol bol su içmek, sigara, alkol ve kola gibi asit içeren içecekleri tüketmemek gerekir. Düzenli bir şekilde egzersiz yapmak da ödemin dağılmasını sağlar.

Enfeksiyon

Ameliyat sonrası oluşan enfeksiyon çok ciddi bir komplikasyondur. Ameliyat sırasında ya da sonrasında sterilizasyona dikkat edilmemesi sonucunda oluşur. En kısa süre içerisinde tedavi edilmesi gerekmektedir. Dikişlerin açılmasına sebep olabilirken aynı zamanda oluştuğu bölgeye göre belirtiler verip yayılarak çok daha ciddi komplikasyonların gelişmesine sebep olabilir.

Ameliyatlardan önce ve sonra önlem olarak hastalara antibiyotik tedavisi uygulanır. Yine de ameliyathanede sterilizasyona dikkat edilmemişse ya da yaranın kontamine olmasına izin verilmişse enfeksiyon oluşması kaçınılmazdır. Hastaların ameliyat olacakları hastaneyi iyi seçmesi ve yara bakımlarına dikkat etmeleri gerekmektedir.

Enfeksiyonun dört belirtisi vardır. Bunlar; ağrı, ateş, şişlik ve kızarıklıktır. Belirtilerden biri bile görülürse hastaneye gidip hekiminize danışmanız gerekmektedir. Günümüz şartlarında enfeksiyonlar çok sık gözükmese de tamamen engellenmiş sayılmaz.

Kanama

Ameliyatlardan sonra bir miktar kanama olması normal kabul edilmektedir. Yara bölgesinde hafif sızdırmalar olabilir. Eğer kanama fazlaysa en kısa sürede hekiminize ulaşmanız gerekmektedir. Reçete edilmemiş herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır. İçtiğiniz ağrı kesici kan sulandırıcı etkiye de sahip olabilir. Bu gibi durumlar kanamaya sebep olabilir.

Ameliyat öncesi ve sonraki dönemde doktorunuzun tavsiyelerine uymanız durumunda ciddi komplikasyonlarla karşılaşmanız mümkün değildir. Ameliyat sırasında da belirli bir miktar kanama olması normaldir. Pıhtılaşma problemleri olan kişiler ya da kan sulandırıcı kullanan kişilerde bu miktar artmaktadır. Kontrol altına alınmazsa ciddi sorunlara yol açabilir. Bu yüzden anamnez sırasında doğru ve eksiksiz bilgi vermeli, kan sulandırıcı ilaçların kullanımını ameliyata belirli bir süre kala bırakmalısınız ya da doktor kontrolünde kullanmalısınız.

Şişlik

Bel fıtığı ameliyatından sonra ameliyat bölgesinde şişlik oluşabilir. Bu şişliğin oluşma sebebi ameliyat sırasında dokuların kesilmesi ve o bölgede kontrollü bir tahribatın oluşturulmuş olmasıdır. Birkaç gün içinde kendiliğinden geçmesi beklenmektedir.

Ameliyat sonrasında oluşan şişliğin giderek büyümesi ya da günler geçmesine rağmen düzelmemesi durumunda hekiminize başvurmanız gerekmektedir.

Kan Pıhtılaşması

Ameliyat sırasında uzun süre hareketsiz yatıldığı için toplar damarlarda, derin ven trombozu adı verilen pıhtılaşma görülebilir. Özellikle spinal ve epidural anestezi sonrasında ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir çünkü bacaklardaki uyuşukluğun tamamen geçmesi ameliyattan sonraya kalmaktadır. Bunun sonucunda hasta uzun saatler hareketsiz kalmış olacağı için pıhtılaşmalar görülebilmektedir. Hastaların, ameliyat sonrasında bol bol yürümeleri tavsiye edilir. Hareket etmek emboli riskini azaltacaktır.

Felç

Bel fıtığının oluştuğu bölge sinirlerin geçtiği riskli bir bölge olduğu için en sık görülen komplikasyonlardan biri de felçti. Ancak günümüzde gelişen teknoloji ve hekimlerin almış olduğu eğitimin kalitesi sayesinde bel fıtığı ameliyatından sonra felç kalma riski yok denecek kadar azdır.

En sık kullanılan bel fıtığı ameliyatı tekniği mikro cerrahidir. Bu ameliyat sırasında kullanılan özel mikroskoplar, sinirlerin çok net bir şekilde görülebilmesini sağlayarak hekimlere hata yapma şansı bırakmaz. Bu yüzden hastaların felç kalırım korkusuyla tedavilerini aksatmaları hiç doğru bir davranış değildir, hastalığın ilerlemesine sebep olabilir. Bir hastalığa ne kadar geç tanı koyulursa tedavi de bir o kadar zorlu olacaktır. Bu yüzden belirtileri fark eder etmez bir hekime başvurup güvenilir olmayan kaynaklara başvurarak korku yaşanmamalıdır.

Geçici- Lokal Felç

Geçici felç, vücudun belirli bir bölgesinde meydana gelir. Birçok sebebi olabilir ve tedavi edilmezse kalıcı hale gelebilir. Bu yüzden belirtiler fark edildiğinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Geçici felcin ilk belirtisi uyuşukluk hissi ve hareket kabiliyetinde kayıpların meydana gelmesidir. Daha sonra görme bozuklukları, uyku hali ve konuşma bozuklukları meydana gelir. Felcin geçici ya da kalıcı olduğunu muayene sonucunda doktor anlayabilir. Sadece belirtilerden yola çıkarak felcin geçici ya da kalıcı olduğunu anlamak mümkün değildir.

Psikoloji

Cerrahi operasyonlardan sonra psikolojik problemler görülmesi gayet normaldir. Kişilerin içinde bulundukları durum yakınları tarafından anlayışla karşılanmalı ve destek olunmalıdır. Hastalar kendilerini çaresiz, korkmuş ve kaygı dolu hissedebilirler. Bunun sonucunda depresyon görülebilir. Halsizlik, iştahsızlık, umutsuzluk, sinirlilik, intihar eğilimi ve hayattan zevk alamamak depresyonun beraberinde getirdiği duygulardır. Bunlar ortaya çıktıktan sonra bir uzmandan yardım almak gerekmektedir.

Ameliyat sonrası depresyonun sebepleri arasında ilaç yan etkileri, yaşanan ağrılar, aşırı stres bulunmaktadır. Bu aşamada kişiler sabırlı olmalılardır ve çevreleriyle iletişim içinde olarak yalnız olmadıklarını bilmelilerdir. Ameliyattan önce doktorlarına merak ettikleri her şeyi sorarak onları nasıl bir sürecin beklediğini detaylı bir şekilde öğrenmelilerdir. Spor yapmanın depresyonun atlatılmasında büyük rol oynadığı da kanıtlanmış bir gerçektir.

Anestezi Komplikasyonları

Anestezi, kullanımı yaygın olsa da riskleri fazla olan bir işlemdir. Ancak bu riskler hayati risk taşımazlar. En sık görülen yan etkiler bulantı, kusma, boğaz ağrısı, solunum güçlüğü, tansiyon değerlerinin ve kalp ritminin normal değerlerin üzerine çıkması ya da altına düşmesidir.

Genel anestezinin nadiren görülen yan etkileri arasında en önemli olanı aspirasyon riskidir. Aspirasyon, hastanın mide içeriğinin akciğerlerine kaçması durumudur. Bunu engellemek için hastalar ameliyattan 12 saat önce bir şeyler yemeyi ve içmeyi bırakıp ameliyata tamamen aç olarak girmelilerdir.

Spinal, epidural ve lokal anestezinin en sık görülen yan etkileri ise baş ağrısıdır. Hangi anestezi yöntemi kullanılırsa kullanılsın, hasta önceden muayene edilmelidir ve hastanın verilen tavsiyeleri uygulaması gerekmektedir. Bu şekilde yan etki görülme riski en aza indirilebilir.

Alerjik Reaksiyon

Alerjik reaksiyonlar istenmeyen durumlardır ve bu durumun önüne geçebilmek için hastalara birçok test yapılmaktadır. Ameliyat gibi birçok ilacın birlikte kullanıldığı operasyonlarda alerji riski üst düzeydedir. Hasta, hastaneye başvurduğunda herhangi bir maddeye karşı alerjisi olup olmadığı ilk olarak doktor tarafından daha sonra anamnez alan hemşireler tarafından ve ameliyathanedeki anestezi teknikeri tarafından sorularak teyit edilmektedir. Eğer hasta bir maddeye karşı alerjisi olup olmadığı konusunda şüpheliyse alerji testi uygulanabilmektedir.

En sık karşılaşılan ve korkulan alerjik reaksiyon penisiline karşı oluşan alerjik reaksiyondur. Hastanede başlanacak antibiyotik tedavisi için bu bilgi kesinlikle bilinmelidir. Eğer hastanın herhangi bir maddeye karşı alerjisi varsa, hastanın bileğine kırmızı hasta bilekliği takılır ve hangi maddeye karşı alerjisi olduğu yazılır.

Hastaya uygulanacak ilaçlar, diyetine eklenecek yiyecekler alerjisine uygun olarak düzenlenir. Eğer ameliyat sırasında beklenmedik bir alerjik reaksiyonla karşılaşılırsa, anestezi teknisyenleri ve anestezi doktorları acil müdahalede bulunarak hastanın hayati riskini ortadan kaldırırlar.

İshal

Cerrahi operasyonlardan sonra kabızlık ya da ishal gibi sorunların yaşanması oldukça normal karşılanmaktadır. Anestezi sırasında kullanılan ilaçlar ve antibiyotikler kişilerde ishale sebep olabilmektedir. Aynı zamanda beslenmelerine ameliyat öncesinde dikkat etmeyen kişilerin beslenmelerindeki ani değişiklik sonucu da ishal görülebilmektedir.

Ameliyat sonrasında ishal olan hastalara ishal diyeti verilmektedir. Bu diyette amaç vücutta su tutulumu sağlamaktır. Diyet düzenlenmesine ek olarak izotonik serumlar ile vücuda sıvı takviyesi yapılarak kaybedilen sıvı yerine koyulur ve hastada ishale bağlı bitkinlik, baş ağrısı gelişmesi engellenmiş olur.

Mide Bulantısı- Kusma

Cerrahi operasyonlar sırasında kullanılan anestezik ilaçlar hastalarda mide bulantısı ve kusmaya sebep olabilmektedir. Özellikle genel anestezi sonrası mide bulantısı ve kusmaya sık rastlanır. Bunun önüne geçmek için hastaya antiemetik ilaçlar verilebilir. Antiemetik ilaçlar kişilerin kusma sinir merkezlerini bloke ederek bulantı ve kusmanın sonlanmasını sağlar. Aynı zamanda hastanın diyeti düzenlenerek yağlı ve baharatlı yiyecekler diyet listesinden çıkarılır. Eğer hastada fazla miktarda sıvı kaybı varsa izotonik serum ile sıvı takviyesi yapılmalıdır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Fıtık ameliyatı geçiren hastaların hızlı bir şekilde iyileşme, tedavi süreci devam ederken ağrılarının azalması ve fıtığın hastalarda tekrarlamaması için ameliyattan sonraki yaşam biçimlerini yeniden düzenlemeleri gerekiyor. Bel fıtığı ameliyatından sonra hastaların sigara kullanması, nitelikli şekilde dinlenmemeleri ya da ağır iş koşullarında çalışmaları, ameliyatın başarısını düşürüyor.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bel fıtığı ameliyatının ardından özellikle yaşlı hastaların, kas gelişimi ya da kemik erimesi gibi sorunlar yaşayan hastaların dikkatli olması gerekiyor. Genç insanlarda bel fıtığı ameliyatları genellikle daha başarılı sonuç verirken şeker hastaları ya da kas hastalarında iyileşme aşaması daha zor geçebiliyor. Bel fıtığı operasyonu geçiren hastaların, ameliyattan sonra dikkat etmesi gereken noktalar şöyle:

  1. Ameliyat sonrasında doktor tarafından verilen ilaç, diyet ya da egzersiz programları düzenli olarak uygulayın.

  2. Tütün maddelerinin içinde yer alan kimyasallar damarlarda daralmaya neden olduğundan, yaraların iyileşmesini zorlaştırır. Bu nedenle eğer sigara içiyorsanız, ameliyattan sonra sigarayı mutlaka bırakın.

  3. Oturmak, eğilmek, hızlı yürümek gibi hareketler, ameliyat sonrasında omurga ve omurlara zarar verebilir. Bu nedenle ameliyattan sonra 2 hafta boyunca zorlayıcı hareketler yapmayın.

  4. Masa başında çalışan hastaların, ameliyat olduktan sonra hemen işe dönmemesi önemlidir. Masa başı çalışanları ameliyattan bir ay sonra, ağır işlerde çalışanlar ise bir buçuk ay sonra işe dönemlidir.

  5. Uzun süre aynı pozisyonda oturmanız omurganın iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kısa aralıklar ayakta durma, ev içinde yürüme gibi hareketler yapılmalıdır.

  6. Ameliyattan sonra, bel egzersizlerine başlamak için bir ay beklemelisiniz. Egzersiz hareketlerine erken başlamak belinize zarar verebilir. Bunun yanı sıra araç kullanımına da en az bir ay ara vermeniz gerekiyor.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında, doktor tarafından hastaya yapılan önerilerin doğru bir şekilde yerine getirilmesi iyileşme sürecinin hızlanmasını sağlayacağı gibi, yanlış hareket ya da uygulamalar fıtığın tekrarlamasına neden olabilir.

Duş

Genellikle hastalara ameliyattan önceki gece duş almaları önerilmektedir. Bunun sebebi ameliyat sonrası dönemde hemen duş alamayacak olmalarıdır. Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir hasta, ameliyattan sonraki 3 gün boyunca ameliyat bölgesine su değdirmemelidir.

Bel fıtığı ameliyatı olup hastaneden taburcu olan hastaya, hastaneden çıkmadan önce su geçirmez pansuman yapılmaktadır. Böylelikle hasta, operasyondan sonraki 72. saatte duş alabilecektir. Duş sırasında yara bölgesi keselenmemeli, pansuman çıkarılmamalı ve fazla su değdirilmemelidir. Ayrıca, ameliyat sonrasında duş alan hasta, suyun fazla sıcak olmamasına dikkat etmelidir.

Seyahat

Bel fıtığı ameliyatı olan bir kişi, seyahat etmek için acele etmemelidir. Uzun süre oturmak bel bölgesindeki baskıyı arttıracağı için kişiye zarar verebilir. Araba kullanmak ya da şehirler arası yolculuk yapmak için yaklaşık olarak 3 hafta beklenmesi gerekmektedir. Eğer zorunlu bir yolculuk gerekiyorsa hasta, doktoru ile görüşmeli ve hangi şartlarda yolculuk etmesi gerektiğini öğrenmelidir. Araçla yapılan bir yolculuksa, belirli aralıklarla mola vererek kısa yürüyüşler yapmak yararlı olacaktır.

Otomobil Kullanımı

Uzun süre oturmak beli zorlayacağı için bel fıtığı ameliyatı olmuş kişilere önerilmemektedir. Araç kullanımı da aynı şekilde bel bölgesini zorlamaktadır. Bunun için en az 3 hafta beklemek gerekmektedir. Eğer zorunlu bir durum söz konusuysa öncelikle doktorun onayı alınmalıdır. Hastanın sağlık durumuna göre belirli şartlar altında araç kullanması için özel izin verilebilir. Araç kullanacak kişiler uzun süre oturmamalı, küçük molalar vererek kısa yürüyüşler yapmalıdırlar.

Ağır Kaldırma

Ağır cisimler kaldırmak, kişilerin omurgalarına aşırı yük binmesine sebep olarak disklerde deformasyona sebep olur ve sonucunda fıtık ile karşı karşıya kalınır. Kişiler hayatlarının her anında duruşlarına, kaldırdıkları cisimlerin ağır olmamasına ve diğer faktörlere dikkat ederek fıtık oluşumunu engelleyebilirler.

Bel fıtığı ameliyat olmuş bir kişi, nasılsa iyileştim diye düşünerek anatomisine uygun olmayan hareketleri yinelerse ve ağır cisimler kaldırırsa hastalıkları tekrar edebilir. Bu yüzden aşırı ağır cisimleri kaldırılmamalıdır. Eğer ortada bir zorunluluk varsa, ağırlığın büyüklüğüne göre birkaç kişi ile birlikte kaldırılmalıdır. Bel fıtığı ameliyatından sonraki 3- 4 ay boyunca küçük ağırlıklar dahil olmak üzere hiçbir ağırlık kaldırmayınız. Daha sonra 2 kilo ile başlayıp zaman içinde 5 kiloluk ağırlıklara kadar çıkabilirsiniz.

Hareket Kabiliyeti

Bel fıtığı ameliyatı, sanılanın aksine çok ağır bir ameliyat değildir. İyileşme süreci oldukça hızlıdır. Önemli olan hastaların, doktorlarının tavsiyelerine tam olarak uymalarıdır. Ameliyat sonrası dönemde hareketsiz bir biçimde yatılacağı fikri yanlıştır. Tam aksine hafif egzersizler yapılmalıdır. Hastalar ameliyattan sonraki 8. saatte yürümeye başlamış olurlar. Başlarda kendilerini çok zorlamamalılardır ve gün geçtikçe yürüyüşler uzatılmalıdır. Ev işleri, uzun seyahatler gibi aktiviteler ameliyattan sonraki 4. haftada sorunsuzca yapılabilir.

Bel fıtığı ameliyatı olan hastalar, tuvalet ihtiyacı gibi kişisel ihtiyaçlarını başkalarına muhtaç kalmadan görebilmektedir. Ameliyat sonrası erken dönem hastaları kendilerini çok zorlamamalı ve sabırlı olmalıdırlar. Zaman içerisinde eski yaşamlarına sorunsuzca geri dönebilirler. Tek yapılması gereken hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, duruş bozuklukları gibi yanlış davranışları hayatınızdan çıkarmanızdır.

İlaç Kullanımı

Bel fıtığı ameliyatı öncesinde ve sonrasında doktor tarafından verilen ilaçlar reçete edildiği şekilde, düzenli olarak kullanılmalıdır. Reçete edilen ilaçların düzenli kullanımı tedavi süreci için büyük önem taşımaktadır. Hastanın ameliyat sonrası ağrıları olmaktadır. Bunun için doktorlar ağrı kesici reçete eder ancak bazı durumlarda kişiler reçete edilen ilacı değil kendi istedikleri ilaçları kullanmayı seçerler. Verilen diğer ilaçlar ve hastanın kontrolsüzce kullanmış olduğu ilaçlar etkileşime girerek istenmeyen etkilere sebep olabilirler. Bu yüzden hastalar doktorlarına danışmadan hiçbir ilaç kullanmamalılardır.

Cinsel ilişki

Bel fıtığı ameliyatı olmadan önce en çok merak edilen konulardan biri de hastaların cinsel yaşamlarında herhangi bir değişim yaşayıp yaşamayacakları konusudur.

Ameliyattan sonra ilerleyen dönemlerde kişiler eski hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmektedir. Hastalar ameliyatta sonra en az 3 ya da 4 hafta cinsel ilişkiye girmemelidir. Bu konuda kullanılan ameliyat tekniği sürede farklılıklara yol açabilir. Hasta taburcu olmadan önce sağlık personelleri merak edilen tüm soruları yanıtlayacak ve doktorun önermiş olduğu süreleri hastaya anlatacaktır.

Uyku Pozisyonu

Bel fıtığı olsun ya da olmasın her insan için iyi bir uyku sağlıklı olmak için gereklidir. Yatılan yatağın seçimi ve uyku pozisyonu uykunun kalitesini belirlerken omurgamıza vermiş olduğumuz yükün dengeli ya da dengesiz dağılmasına sebep olabilir. Bu da fıtık problemini beraberinde getirir.

Yüzüstü yatış pozisyonu, ileri derecede fıtık hastası olan kişilerin haricinde tercih edilmesi önerilmeyen bir pozisyondur. Bunun yerine kişiler, yan yatmalı ve vücut boşluklarını minik yastıklarla desteklemelilerdir. Aynı zamanda yatak seçimi yaparken, omurgayı destekleyen ve ortopedik özelliklere sahip olan yataklar seçilmelidir.

Solaryum

Günümüzde birçok insan bronz tene sahip olmak ister ve bunun için solaryuma gitmeyi seçer. Solaryumda bulunan UV ışınları ve yüksek sıcaklık, ameliyat sonrasında yara bölgesine zarar vereceği için kesinlikle tavsiye edilmez.

Hamama gitmek ve solaryum gibi uygulamalar için ameliyattan sonra en az 3 ya da 4 hafta beklenmesi önerilir. Vücudun, ameliyatın etkilerini atlatarak eski haline gelebilmesi için sabırlı olunmalıdır ve ameliyatın olumlu sonuçlanması için dikkat edilmelidir. Ameliyat ne kadar başarılı geçerse geçsin, ameliyat sonrasında dikkat edilmediği durumlarda hastalık tekrarlayabilir.

Dikişler

Bel fıtığı ameliyatı, büyük kesiklere ihtiyaç duyulan bir ameliyat değildir. Ameliyat sonrasında kullanılan dikişler de vücut tarafından absorbe edilebilen, doktor tarafından alınmasına gerek kalmayan dikişlerdir. Ameliyattan sonra kendi kendilerine yok olur ve geride ince çizgi halinde belirsiz bir iz bırakırlar.

Dikişlerde açılma, kötü kokulu akıntı gibi sorunlar fark edilirse hemen hekiminize başvurmanız gerekmektedir. Bu, çok sık karşılaşılan bir durum olmasa da bazı kişilerde ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Dikişler tamamen yok olana kadar belinizi zorlamamalı, doktor tavsiyelerine uymalısınız.

Buhar Banyosu

Bel fıtığı ameliyatı, büyük yaraların olmadığı, iyileşmenin hızlı olduğu bir ameliyat olsa da bazı uygulamalar için acele edilmemelidir. Ameliyat sonrası dönemde ılık duşa izin verilir ancak buhar banyosu gibi uygulamalar için yaklaşık olarak 3 hafta beklemekte fayda vardır.

Sıcak ve nemli ortamlar bakterilerin üremesi için harika ortamlardır. Bunun sonucunda nemlenen yara bölgesinde enfeksiyon riski artmaktadır. Hastalar, ameliyat olduktan sonra eski yaşamlarına dönmek için acele etmemeli, iyileşmek için gereken süreyi kendilerine vermelilerdir. Ameliyatın başarılı sonuçlanabilmesi için bunu yapmak çok önemli.

Masaj

Bel fıtığı masajı adı verilen özel teknikler, bel fıtığı hastaları için büyük bir rahatlama kaynağı olarak kabul edilebilir. Bu tekniklerle kan akışı hızlandırılarak ağrılarda azalma meydana gelir. Kişiler ameliyat olduktan sonra da bir miktar ağrı yaşayacaklardır. Bu ağrılara çözüm olması için masaj yaptırmak isteseler de ameliyat sonrası erken dönemde masaj tavsiye edilmemektedir.

Uzman hekim tarafından önerilen basit egzersizler haricinde uygulamalar için yara bölgesinin tamamen iyileşmesi beklenmelidir. Ameliyat etkileri henüz geçmeden yapılacak yanlış müdahaleler hastaya büyük zararlar verebilir.

İyileşme Süreci

Bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra düşünüldüğü kadar zorlu bir iyileşme süreci olmamaktadır. Ameliyattan sonraki ilk 8 saat içinde ayağa kalkıp 24 saat sonra taburcu olunabilmektedir. Endoskopik yöntem ile yapılan ameliyatlarda bu süre çok daha kısadır.

Taburcu olan hasta, hekim tarafından yapılan tüm tavsiyeleri dinlemeli ve uygulamalıdır. Eğer söylenenleri olması gerektiği gibi uygularsa, bir sorun yaşamadan iyileşme sürecini tamamlayacaktır. Ameliyat sonrasında birkaç gün batma şeklinde ağrılar olabilir ancak bu ağrıların kontrolü için reçetenize ağrı kesici ilaçlar eklenecektir.

Bel fıtığına sebep olan hareketsiz yaşam, sigara kullanımı, anatomiye uygun hareket etmeme gibi hareketler, ameliyat sonrası dönemde kesinlikle tekrarlanmamalıdır. Beslenme düzenlenmeli, söylenen egzersizler yapılmalı ve bele yük binmesine sebep olacak hareketlerden kaçınılmalıdır.

Hastalar, iyileşme süresince sabırlı olmalı ve kendilerine dikkat etmelilerdir. Yaralarını gözlemleyerek herhangi bir terslikle karşılaşırlarsa hekimlerine başvurmalılardır. Yaklaşık 4 hafta sonra eski yaşantıya tamamen geri dönülebilmektedir.

Spor ve Egzersizler

Hareketsiz yaşam tarzı bel fıtığının oluşmasında büyük rol oynamaktadır. Kas güçsüzlüğü arttıkça omurgaya yüklenen ağırlık da artmaktadır. Bunun önüne geçmek için egzersiz yapmak şarttır.

Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir hastanın, ilk iki hafta kısa yürüyüşler yapması yeterlidir. Daha sonraki dönemlerde doktorun tavsiye etmiş olduğu hafif egzersizler uygulanmaya başlanabilir. Egzersizin yapıldığı ortamda bol oksijen olmalıdır ve egzersizler sert yüzeylerde yapılmalıdır. Egzersiz sırasında herhangi bir ağrı oluşursa devam etmeden önce doktora danışılmalıdır. Egzersiz sırasında daha fazla fayda görmek amacıyla tavsiye edilen sürenin üzerine çıkılırsa, bu durum vücudu olumsuz etkileyerek zarar verecektir.

Fitness

Bel fıtığı ameliyatı olan hastaların ameliyat sonrası dönemde spor yapmaları gerekiyor. Yapılacak spor seçimi kişiyi fazla zorlamayacak türde olmalıdır. İlk zamanlarda yürüyüş yapmak yeterli olacaktır. Sonraki iki ay içinde yüzme ya da bisiklet sürme tercih edilebilir. Ameliyattan yaklaşık üç ay sonra ise doktor ile görüşerek fitness vb. sporlar yapılabilir. Fitness sırasında ağırlıklara değil, karın kası geliştiren hareketlere yönelmek yapılacak en doğru şey olur.

Pilates

Pilatesin omurga sağlığına olan katkıları kanıtlanmıştır. Fizyoterapi ile benzerliği bulunan pilates, birçok kişiye fayda sağlamaktadır. Burada önemli olan, kişilerin bu sporu kontrolsüz bir şekilde yapmamalarıdır.

Bel fıtığı hastalarına, reformer pilates adı verilen aletli pilates önerilmektedir. Bu sporu yaparken yanınızda bir eğitmen olmalı ve bu eğitmenin özel eğitim belgelerine sahip olması gerekmektedir. Doğru sporun katkıları tartışılmazdır ancak yanlış yapılacak hareketler çok kötü sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden gideceğiniz spor salonunu seçerken, spor hocalarının almış oldukları eğitimleri mutlaka araştırmalısınız.

Pilates gibi sporlar, ameliyattan hemen sonra yapılabilecek sporlar değillerdir. Bunun için en az 3 ay beklenmeli ve 3 ayın sonunda doktor ile konuşularak izin alınmalıdır.

Hafif Sporlar

Bel fıtığı ameliyatı geçirmiş bir hasta mutlaka egzersiz yapmalıdır. İkinci haftadan sonra yüzme, tempolu yürüyüş, bisiklete binme gibi hafif sporlara başlanılabilir. Özellikle yüzmenin iyileşmeye katkısı oldukça fazladır. Burada önemli olan nokta, yüzülecek havuzun ya da denizin yeterince temiz olmasıdır.

Yapılan hafif sporlar sırasında kişi yorulduğunu hissettiği an dinlenmeli ve kendini zorlamamalıdır. Zaman geçtikçe daha fazlasını yapma gücünü kendinde bulacaktır, acele etmek omurgaya zarar verebilir. İlk iki ay hafif sporlar dışına çıkılmamalıdır.

Ağır Sporlar

Hareketli bir yaşam tarzı benimsemek, bel fıtığı tedavisi için büyük öneme sahiptir. Bu süreç içinde hekimlerin en çok tavsiye ettiği spor yüzmedir. Ancak bazı kişiler yüzme gibi sporlarla sınırlı kalmak istemeyip futbol, basketbol gibi ağır sporlara yönelmek isteyebilir. Bu tarz sporlar erken dönemde yapıldığında ameliyat bölgesinde hasara sebep olarak ameliyatın başarısız sonlanmasına yol açar.

Ağır sporlara yönelmek isteyen hastalar, en az üç ay beklemeli ve üç ayın sonunda hekimleri ile görüşüp izin almalılardır. Hekim tarafından belirlenen süreye uyulması istenmeyen etkilerin görülmemesini sağlayacak ve hasta beklenildiği gibi olumlu sonuçlanmış bir tedavi sürecini atlatmış olacak.

Ameliyat Sonrası Bandaj- Korse Kullanımı

Bel fıtığı ameliyatı olan kişilerde hastalığın tekrarlayacağı endişesi olabilir. Bunun için korse kullanarak bellerini sürekli desteklemek isteyebilirler ama bu yanlış bir düşüncedir. Ameliyat sonrasında her zaman tercih edilmese de bazı durumlarda hekimler korse kullanımı önermektedir.

Korse kullanımı 10 günü geçmemelidir çünkü uzun süre çıkarılmayan korse, belde bulunan kasları tembelleştirerek hastanın iyileşme sürecini uzatır. Doktor önerisi olmadığı sürece korse kullanımına ihtiyaç yoktur, boşuna alınmamalıdır.

Ameliyat Sonrası Beslenme

Her insan dengeli ve düzenli beslenerek sağlığına olumlu katkıda bulunmalıdır. Yine de bazen bunu göz ardı edip hazır ve zararlı gıdalara yöneldiğimiz olur. Ameliyat olması gereken hastaların beslenmelerine daha çok dikkat etmesi gerekir. Ameliyat sonrasında yara iyileşmesini destekleyici bir diyet programı oluşturularak vitamin ve mineral alımı yeterli seviyeye ulaştırılmalıdır.

Ameliyat sonrası dönemde hastalar, protein, vitamin ve mineral açısından zengin beslenmelilerdir. Yaraların iyileşmesi ve vücudun kendini toparlayabilmesi için bu gerekmektedir. Sigara ve alkol tüketimi bırakılmalı, bol bol su içilmelidir. Eğer hekim tarafından özel bir diyet verilmişse titizlikle uygulanmalı, ameliyat sonrasında kilo alınmamalıdır.

Nekahet Dönemi Beslenme

Nekahet dönemi, bir hastanın ameliyattan sonraki dönemden başlayarak tamamen iyileşmiş olduğu döneme kadar olan zaman aralığına verilen isimdir. Hastalar bu dönemde hekimlerinin önerdikleri yiyecekleri tüketmelilerdir. Çoğunlukla önerilen yiyecekler; proteinden zengin, bol vitamin ve mineral kaynağı olan yiyeceklerdir.

Ameliyat sonrasında ödem oluşabileceği için tuz kısıtlanabilir. Hasta bol bol suç içmelidir. Mümkün olduğu kadarıyla doğal beslenmeli, sigara ve alkolü bırakmalıdır.

Kontrol Sürecinde Beslenme

Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir hasta, tıpkı diğer insanlar gibi sağlıklı ve dengeli beslenerek daha hızlı iyileşebilir. Dengeli ve düzenli beslenme şekli sadece iyileşme dönemiyle sınırlı kalmamalı, bütün hayat boyunca devam ettirilmelidir.

Vücudun ihtiyacı olan besinler eksiksiz bir şekilde alınmalıdır. Eğer dengeli ve düzenli beslenme konusunda bilgi yetersizliği mevcutsa bir diyetisyen ile görüşüp profesyonel destek alınmalıdır.

Bel fıtığı problemi yaşayan bir kişinin kilo alması ağrılarının artmasına ve hastalığının ilerlemesine sebep olurken, ameliyat olmuş bir hastanın kilo alması ise hastalığın tekrar etme riskini arttırır. Bu yüzden kilo kontrolü sağlanıp vücudun ihtiyaç duyduğu tüm besinler alınmalıdır.

Doktor Kontrolleri

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında doktor kontrolleri aksatılmamalı ve belirtilen sürelerde hastaneye gidilmelidir. Ameliyatın başarısı aylar sonrasında ortaya çıkacaktır. İlk kontrol 1. haftada yapılır. Daha sonraki kontroller ise 1. ay ve 6. ayda yapılır. Bazen hekimler, hastalarını daha sık görmek de isteyebilirler.

Ameliyattan çıkan ve hastaneden taburcu olan hasta, herhangi bir sorunla karşılaştığında kontrol tarihini beklemeden de hastaneye başvurabilir. Böylelikle önemli bir problem varsa erken teşhis ile tedavisi kolaylaşır.

Sık Sorulan Sorular

Bel fıtığı teşhisi koyulan hastalar, çevreden duymuş oldukları yanlış bilgiler sonucunda paniğe kapılabilirler. Bel fıtığı ameliyatı ile alakalı en çok sorulan soru “ameliyat sonrasında sakat kalır mıyım?” sorusudur. Bu tarz bilgilerin güvenilir kaynaklardan araştırılması ve kafadaki tüm soru işaretlerinin cevaplanması, tedavinin başarısı için gerekmektedir. Paniğe kapılıp sorularına cevap bulamayan hasta depresyona girerek kendini tedaviye tamamen kapatabilir. Bu yüzden bilgi kirliliği engellenmeli ve hastalar sorularının cevaplarını güvenilir kaynaklar aracılığı ile cevaplandırmalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Zor mudur?

Bel fıtığı ameliyatı, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve tedavinin uygulanma biçimine bağlı olarak bağlı riskler taşır. Tüm cerrahi operasyonlar için olduğu gibi, bel fıtığı tedavisi için yapılan ameliyatlarda da belirli riskler bulunur. Ancak ortaya çıkmaya olasılığı düşük olan genel risklerin yanı sıra, tedavi sonrasında ameliyattan kaynaklanan bazı sorunlar da görülebilir. Hastanın yaşı, omurilik yapısının dayanıklılığı ve sahip olduğu diğer hastalıklar ameliyatın başarısını etkiler. Ancak tedaviye doğru karar verilmesi ve operasyonun nitelikli biçimde yapılması da son derece önemlidir. Tüm bunlara karşın bazı durumlarda hastalarda günlük hayatlarını etkileyecek düzeyde sorunlar görülebilir.

1. Ameliyat Sonrası His Kaybı

Ameliyattan sonra bacaklarda his kaybı ve uyuşma sorunları sık görülüyor. Bu belirtiler kısa süre içerisinde iyileşebildiği gibi bazı hastalarda kullanılan ilaçlara ya da yapılan egzersizlere rağmen sorun devam ediyor. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında oluşan his kayıplarını azaltmak için fizik rehabilitasyon bölümünde tedavi görülmesi gerekiyor.

2. Bel Fıtığının Tekrarlaması

Bel fıtığı ameliyatı olan hastaların yaklaşık yüzde 5’inde, bel fıtığının tekrarlama riski bulunuyor. Fıtığın tekrarlaması durumunda yeni bir ameliyat yapılması her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle fıtık ameliyatı olan hastaların, düzenli olarak egzersiz yapmaları ve ağırlık kaldırmaktan kaçınmaları önemli.

3. Ameliyatın Bel Ağrılarını Geçirmemesi

Bel fıtığı ameliyatları bazı durumlarda hastalarda iyileşme sağlamıyor. Sinir dokusunun iyileşmemesi nedeniyle ameliyattan fayda sağlanamaması durumunda, hasta için farklı tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekiyor. Yaşlı hastalarda ya da diyabeti olan insanlarda diğer ameliyatlarda olduğu gibi, fıtık ameliyatlarında da iyileşme daha yavaş oluyor. Bel fıtığı ameliyatı, uyuşukluk hissi, fıtığın tekrarlaması gibi risklerin yanı sıra, felç ya da kalıcı his kaybı gibi komplikasyonlara da neden olabilir. Bu nedenle ameliyat olmadan önce, hekimin tüm riskleri gözden geçirmesi ve hastaya bu doğrultuda bilgi vermesi önemlidir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Bel fıtığı, bulunduğu bölge sebebiyle ameliyat sırasında titizlik ile çalışma gerektirmektedir. Bel fıtığı ameliyatları yaklaşık olarak 1,5 ya da 2 saat sürmektedir. Ameliyat hazırlıkları, anestezinin uygulanması ve hastanın uyandırılması gibi işlemler de göz önünde bulundurulduğunda 2 saat uzun bir süre değildir. Ameliyat süresinin uzaması kötüye yorulmamalı ve sakin kalınmalıdır. Kullanılacak ameliyat tekniği de sürelerde değişikliğe sebep olabilir.

Ameliyat İçin Yaş Sınırı Var mıdır?

Bel fıtığı ameliyatı için herhangi bir yaş sınırı yoktur. Ameliyat kararı alınırken önemli olan, hastanın vücudunun ameliyatı ve anesteziyi kaldırıp kaldıramayacak olmasıdır. Ameliyat kararı alındıktan sonra yapılan muayene ve tetkiklerin sonucuna göre ameliyat tarihi kesinleştirilir ya da alternatif bir çözüm üretilir.

Ameliyat Sonucu Kişiden Kişiye Farklılık Gösterir mi?

Her insanın vücut yapısı temelde aynı olsa da aslında birbirinden çok farklıdır. Bir ilacın bir kişiye yan etki yaparken diğer kişiye yapmaması gibi durumlar bu farklılık ile açıklanmalıdır. İnsanlardaki bu farklılık da ameliyat sonucunun herkeste aynı olmamasına sebep olur. Bazı kişilerde ameliyat başarılı olurken bazı kişilerde istenilen sonuç elde edilemeyebilir. İstenmeyen etkilerin görülme sıklığı yok denecek kadar azdır.

Bir ameliyatın sonucu, hastanın yaşına, cinsiyetine, genetik yapısına, boyuna, kilosuna, günlük yaşam tarzına, beslenmesine ve daha birçok etkene bağlıdır. Bu yüzden her hastada aynı sonucu elde etmek imkansızdır. Bir kişi daha hızlı iyileşme gösterirken, diğer kişi daha yavaş iyileşme gösterebilir. Bunlar gayet normaldir.

Ameliyat Sonrası İz Kalır mı?

Bel fıtığı ameliyatı, gelişen yeni teknikler sayesinde birkaç cl’lik kesiler ile yapılabilmektedir. Ameliyat sonrasında vücut tarafından absorbe olan dikişler ile estetik teknik ile kapatılan yaralar tam iyileşme gerçekleştikten sonra arkasında çok belli olmayan ince bir çizgi bırakır. Bu iz çok göze batmaz ve çirkin bir görüntü oluşturmaz.

İstirahat Raporu Alabilir miyim?

Bel fıtığı ameliyatında kullanılan teknik, ameliyat sonrası iyileşme döneminin de süresini belirler. Endoskopik yöntem ile iyileşme çok daha hızlı gerçekleşmektedir. Tüm tekniklerde, hafif işlerde çalışanlar için işe dönme süresi ortalama olarak 15 gündür. Bu süreç içinde hastalar raporlu sayılırlar. Eğer kişinin şikayetleri devam ediyorsa ve çalışamayacak durumdaysa rapor süresi uzatılabilir.

İşe Ne Zaman Dönebilirim?

Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişinin ilk dönemlerde kendini çok zorlamaması gerekmektedir. Kişi eğer masa başında yapılan sekreterlik gibi hafif bir işte çalışıyorsa yaklaşık olarak 15 gün sonra işe dönebilir. Çalışırken sırtını destekleyecek bir sandalye kullanmalı ve çok uzun saatler hareketsiz kalmamalıdır. Eğer kişi ağır bir işte çalışıyorsa iyileşme süresinin tamamlanmasının beklenmesi en iyisi olacaktır. Ağır işlerde çalışanlar için ortalama süre 2- 3 aydır.

Doktor Kontrolleri Ne Zaman Yapılmalıdır?

Ameliyat sonrası dönemde doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekir. İlk kontrol ameliyattan sonraki 7. gün yapılmaktadır. Bu kontrolde yaranın durumuna bakılır. Hastaya genel bir muayene yapılır ve varsa şikayetleri dinlenerek reçetesi düzenlenir. Daha sonraki kontroller 1. ve 6. ayda yapılır. Bu süreç içinde hastanın durumuna göre ek kontroller yapılabilir. Eğer hastanın herhangi bir şikâyeti varsa kontrol zamanını beklemeden doktoruna başvurabilir.

Ameliyat Sonrası Kilo Alır mıyım?

Bel fıtığı ameliyatından önce başlatılan diyet, ameliyattan sonra da devam ettirilmelidir. Verilen kilolar geri alınmamalıdır. Birçok kişi ameliyat sonrasında hareketsiz kalıp kilo alacağından endişe duyar ancak ameliyatlardan sonra hareketsiz kalmak iyileşme sürecini olumsuz etkilemektedir.
Ameliyattan çıkan hasta ilk haftanın sonunda düzenli şekilde egzersiz yapıp beslenmesine de dikkat etmelidir. Böylelikle kilo alınmamış olur.

Bel Fıtığının Tekrarlama Olasılığı Var mıdır?

Bel fıtığının tekrarlanması demek, daha önce fıtık oluşan yerde tekrar fıtıklaşma meydana gelmesi demektir. Farklı bir bölgede yeni fıtık oluşumu hastalığın tekrarlanması olarak kabul edilmez. Fıtık ameliyatından sonra hastalığın tekrar etme olasılığı %5 ile %11 arasında değişiklik gösterir. Çok sık karşılaşılan bir durum olmasa da hastaların ameliyattan sonra verilen tavsiyelere uymalarında fayda vardır.

Bel Fıtığında En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mı?

Ameliyatlar her zaman için riskli ve ciddi eğitim gerektiren işlerdir. Ameliyatı yapacak doktor seçimi yapılırken, sahip olduğu tecrübe, önceki ameliyatlardaki başarı yüzdesi, sahip olduğu diploma ve sertifikalar göz önünde bulundurulmalıdır. Gerekli eğitimi almış ve alanında kendini geliştirmiş her doktor ameliyat için tercih edilebilir.

Bel Fıtığından Sonra Hamile Kalabilir miyim?

Bazen gebelik kaynaklı bel fıtıkları ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden bel fıtığı olan kişiler hamile kalmaktan çekinebilirler ancak bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra hamile kalmanın herhangi bir riski yoktur. En erken, ameliyattan 4- 6 ay sonra hamile kalınabilir.

Gebelik Döneminde Ameliyat Olabilir miyim?

Gebelik döneminde ameliyat uygulaması riskli bir durumdur. Bazı durumlarda ameliyattan başka bir seçenek kalmayabilir. Bu gibi durumlarda hastalar sola doğru yan yatırılarak ameliyat edilebilirler ancak gebelikte fıtık ameliyatı yok denecek kadar az sayıda yapılmaktadır. Ameliyatın gebelik esnasında yapılması için kişiye ileri seviyede fıtık teşhisi koyulmuş olması gerekmektedir ya da kişide felce sebep olabilecek boyutta bir sorun meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Emzirme Döneminde Ameliyat Olabilir miyim?

Fıtık teşhisinden sonra tek tedavi şansı ameliyat olan hastalar, emzirme dönemindeyse de ameliyata alınabilirler. Antibiyotik kullanımı devam ettiği sürece emzirmeleri mümkün olmasa da süt sağıp dondurma ya da takviye besinler ile besleme gibi seçenekleri bir çocuk doktoru ile görüşebilirler. Önemli olan anne sütüne geçen ilaçların bebeğe verilmemesidir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Olup Pişman Olan Var mı?

Birçok kişi ameliyat kelimesini duyduğunda bile büyük bir strese kapılır. Zaman zaman güvenilir olmayan kaynaklara başvurarak yanlış bilgiler edinerek daha da çok gerilirler. Ameliyatların sonuçları kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı, beslenme şekli gibi birçok faktör ameliyat sonucunu etkiler.

Bel fıtığı ameliyatının başarısızlık yüzdesi oldukça düşüktür. Ameliyat sonrası dönemde verilen tüm tavsiyelere uyulduğu takdirde herhangi bir problem yaşanması beklenmez ve tam iyileşme sağlanır.

Ameliyat İptal Edilebilir ya da Ertelenebilir mi?

Ameliyat olmak ciddi bir süreçtir. Her bir detay oldukça önemlidir. Bazen ameliyat tarihi planlanır ancak soğuk algınlığı gibi hastanın ameliyat olmasına engel olacak bir durum yaşanırsa ameliyat ertelenebilir. Eğer daha büyük bir sorun varsa ve ameliyata engel oluyorsa ameliyat iptal edilebilir. Ayrıca hasta hakları arasında olan tedaviyi reddetme hakkı da göz önünde bulundurulur ve hasta vazgeçerse tedavi ret formu imzalatılarak ameliyat iptal edilebilir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Caiz midir?

Ameliyatların caiz olup olmadığı sık sık tartışılmaktadır. Bel fıtığı ameliyatında genel görüş, fıtığın tedavi zorunluluğu gerektiren bir hastalık olması sebebi ile ameliyat olunmasında herhangi bir sakınca olmaması yönündedir.

İlgili Organİlgili Bölümİlgili Hastalıklar
Bel FıtığıFıtık
İlgili Tedavi
Bel Fıtığı Tedavisi