Bel Fıtığı Ameliyatı

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Aşkın Şeker
Ameliyat Özeti
Anestezi TürüGenel Anestezi
Ameliyat Süresi1.5 - 2 Saat
Hastanede Kalma Süresi2 - 3 Gün
İşe Dönme Süresi10 - 15 Gün

Ameliyat ve tedavi süreçleri, kişiden kişiye farklılık arz edebilir. Ameliyat.com tedavi ve ameliyat özetlerinde, ortalama değer niteliği taşıyabilecek örnek tablolardan yararlanılmıştır.

Bel Fıtığı Ameliyatı
Bel Fıtığı Ameliyatı

Bel fıtığı teşhisinden sonra en uygun tedavi yöntemine karar verilir. Uygulanacak tedavi ve gerekirse cerrahi müdahale durumu hastanın ve hastalığın durumuna göre değişiklik gösterir. Eğer bel bölgesinde fıtık ileri derecedeyse ya da uygulanan diğer tedaviler (fizyoterapi, korse kullanımı vb.) işe yaramadıysa cerrahi yönteme başvurulur. Tedavi sürecinde yapılacak ameliyatta amaç fıtıklaşan bölgeyi alarak bölgedeki sinir noktalarına fıtığın yaptığı baskıyı ortadan kaldırmaktır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Hakkında

Her insanın bel bölgesi 5 adet omurdan oluşmaktadır. Her bir omurun arasında koruyucu göreve sahip olan diskler vardır. L1- L5 bölgesindeki disklerden herhangi biri çeşitli faktörlerin bir araya gelmesi sonucunda hasar alarak oluşan fıtık sinir noktalarına baskı yapabilir. Bel fıtığı çoğunlukla fizik tedavi ile kontrol altına alınsa da bazı durumlarda iyileşme sağlanmaz. Bel bölgesinde sinir kaynaklı ağrıları şiddetli bir biçimde devam eden hastalarda tedavi amaçlı olarak çeşitli cerrahi yöntemlerden birinin uygulanması gerekir. Endoskopik ya da açık ameliyat gibi teknikler kullanılarak fıtık oluşan bölge alınır ve sinir noktalarındaki baskı ortadan kaldırılır.

Bel Fıtığı Nedir? Kimlerde Görülür?

Bel fıtığı, omurgaya esneklik sağlayan disk yapısındaki jelin çeşitli nedenlerle işlevini yitirmesi nedeniyle oluşan bir sorundur. Omurga 24 omurdan oluşan bir yapı olduğu gibi, 5 omur belde bulunur. L1, L2, L3, L4 ve L5 olarak adlandırılan bel omurlarının hareket etmesini sağlayan disk yapısı ise omurların arasındadır. Hastalarda genel olarak kemiklerin güçsüz olması, aşırı kilo, kas zayıflığı ya da egzersiz yapmamak gibi nedenler zaman içerisinde bel fıtığına neden olan etmenlerdir. Hastalarda yaşlılığa, kemik erimesine ya da hareketsizliğe bağlı olarak ortaya çıkan bel fıtığı, endoskopik ya da cerrahi yöntemler gibi çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilir. Bel fıtığı, hastalarda genellikle yıpranma ya da darbe sonucu yaralanma gibi nedenlerden ortaya çıkıyor. Disk yapısında ve diskin arasında yer alan jelimsi yapının dış kin dış çeperini içeriden itmeye başlaması olarak tanımlanan fıtık oluşumu bazı durumlarda ciddi boyutlara ulaştığı gibi, bazı durumlarda da hastalarda sadece basit ağrılara neden oluyor. Darbe ya da yıpranma gibi durumların yanı sıra, bel fıtığı hastalarda omurların doğuştan gelen ya da sonradan ortaya çıkan hastalıklar nedeniyle yıpranması durumunda da oluşabiliyor. Bel fıtığı belirtileri, hastalarda fıtıklaşmanın düzeyine, hastanın yaşına ve yaşam pratiklerine göre değişiklik gösterir. Ancak birçok insanda görülen belirtiler şöyledir:

  1. Ağır eşya taşıyamama,
  2. Bel, bacak ve ayak ağrıları,
  3. Bacaklarda ve ayaklarda uyuşukluk hissi,
  4. Yürüme, oturma ya da eğilme durumunda ağrı,
  5. Bacaklarda refleks kaybı,
  6. İdrarını tutmada zorluk çekme,
  7. Denge problemi, hemen yorulma,
  8. Uzun süre yürüyememe

Bel bölgesinde fıtık nedeniyle oluşan şikayetler hastalarda günlük yaşamın akışını etkilediği için önemli sorunlara neden olabilir. Bel fıtığı ameliyatı ile şikayetlerin azalması sağlandığı gibi, omurlardaki disk ve yapışıklık problemleri de düzeltilebilir. Omurilik ile ilgili en sık görülen sorunlardan biri olan bel fıtığı, hastalarda erken teşhis edildiğinde, hastalıkta ciddi düzeyde iyileşme sağlanabilir.

Bel Fıtığı Sebepleri

Eğilememe, çabuk yorulma, bel ve bacak ağrıları gibi sorunlara neden olan bel fıtığı, hastalarda farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Genellikle 40 yaş üstü insanlarda görülen fıtık probleminin en önemli nedenleri arasında, beslenmeye bağlı olarak görülebilen kemik güçsüzlüğü, spor yapmama, ağır işlerde çalışma ve yaşlılık gelir. Bunun yanı sıra obezite de bel fıtığı oluşumunun nedenleri arasında yer alır. Omurga kemikleri arasında bulunan yuvarlak eklemler yani disk eklemlerinde başlayan yıpranma ile ortaya çıkan bel fıtığı, omurların esnekliğini kaybetmesine neden olur. Disk ve eklemlerde başlayan bu yıpranma nedeniyle hastalarda zaman içerisinde eğilme, yürüme, oturma gibi basit hareketlerin zorlaşmasına yol açan bel fıtığı, genellikle orta yaş ve üzerinde görüldüğü gibi, gençlerde ve çocuklarda da görülebilir. Genç insanlarda genellikle kemik ve kas sorunlarından kaynaklanan bel fıtığı, orta yaş ve üzeri insanlarda ise kemiklerin yıpranması, fazla kilolar ve egzersiz yapmamak gibi nedenlerden kaynaklanır.

Bel Fıtığı Nasıl Ortaya Çıkar?

Bel fıtığı birçok insanda, tıpkı saçların beyazlaşması ya da cildin buruşmaya başlaması gibi, yaşa bağlı nedenlerle ortaya çıkar. Ancak hastalarda genel olarak yaşlılık, bel fıtığının tek nedeni değildir. İlerleyen yaşa eşlik eden bazı durumlar bel fıtığı oluşumuna yol açar. Bel fıtığı ameliyatı ile kısa süre içerisinde iyileşme sağlanabilen fıtık probleminde risk faktörleri şöyledir:

1. Aşırı Kilo

Vücudumuzu taşıyan omurganın yıpranmasının en önemli nedenlerinden biri fazla kilodur. İskelet sistemi, bedenimizin dik durmasını sağlar ancak bazı durumlarda vücudumuzu taşıyamayacak duruma gelebilir. Çocuklarda ve gençlerde görülen bel fıtığının en önemli nedeni obezitedir. Bel fıtığını önleyici en önemli etkenlerden biri de sinir noktalarındaki baskı oluşumunu önlemek amacıyla obeziteye karşı mücadele etmektir.

2. Spor Yapmama

Kemik ve kas sisteminin güçlenmesi ile vücudun esneklik kazanması omurganın daha sağlam olmasına yardımcı olur. Ancak hareketsizlik ve yetersiz egzersiz zaman içerisinde bel omurlarının yıpranmasına neden olur. Fıtık ile ilgili hastalıklar düzenli süre içerisinde spor yapan insanlarda çok daha az görülür.

3. Darbe ve Yaralanma

Kemiklerin yıpranması ve vücut esnekliğinin azalması durumunda omurga bölgesine alınan darbeler, bel yaralanmaları ya da ani şekilde yapılan ters hareketler de disk sistemine zarar vererek sinirleri etkileyerek bel fıtığına neden olabilir.

4. Sigara Kullanımı

Sigara kullanmak, vücut sistemini birçok açıdan etkilediği gibi, dejenerasyonun artmasına neden olur. Vücudun kendi kendini iyileştirme özelliğini azaltan sigara kullanımı bel fıtığı nedenleri arasında yer alır.

Bel fıtığı; ağır yük kaldırmak gereken meslekler, doğuştan gelen omurga ve kemik sorunları, kas hastalıkları gibi durumlar nedeniyle de ortaya çıkabilir. Bel fıtığı ameliyatı ile kısa sürede iyileşme sağlanabildiğinden, bel fıtığının geciktirilmeden tedavi edilmesi önemlidir. Bu gibi etkileri belirli bir süre zarfında hisseden hastalarda geciktirmeden konu ile ilgili uzman doktorlardan randevu alarak gereken kontrollerin yapılması ve gerekli tedavi yönteminin uygulanmaya başlanması önemlidir. Bu tedavi süreci cerrahi ya da endoskopik yöntemleri içerebilmektedir.

Obezite

Omurgamızdaki omurların arasında yer alan disk yapısı, omurlarımızı darbelere karşı korur ve esneklik sağlar. Bazı durumlarda bu disk yapıları deforme olarak içlerinde bulunan yapının çıkmasına sebep olur. Bu duruma fıtık adı verilir. Fıtık oluşan hastalarda sinir sistemlerine uygulanan baskı nedeniyle ağrı görülmektedir.

Kişilerin kilosu arttıkça omurganın taşıması gereken yük de bir o kadar artacaktır ve disk sistemi kişinin ağırlığını taşımaya çalışırken maruz kaldığı aşırı baskı sonucunda zarar görerek sinir uçlarına baskı yapacak şekilde dışarı doğru fıtıklaşır. Obezite ve gebelik gibi omurgayı zorlayıcı durumlarda, kontrolsüz kilo artışını durdurmak ve gündelik işlerin yapıldığı süre zarfında çok daha dikkatli ve özenli olmak gerekmektedir.

Hareketsizlik

Düzenli spor yapmak ve dengeli beslenmek, kişileri birçok hastalıktan korumaktadır. Buna rağmen birçok kişi çeşitli bahanelerle spor yapmayı erteler ve beslenmesine özen göstermez. Beslenme yetersizliği ve hareketsiz yaşam tarzı kişilerin kaslarının gün geçtikçe zayıflamasına yol açar. Kaslar, kişilerin hareket etmelerini ve aynı zamanda onların ağırlıklarını taşıma görevini de üstlenirler.

Hareketsiz yaşam süren kişilerin zayıflayan kasları, yeterince ağırlık taşıyamaz. Bunun sonucu olarak omurgaya daha fazla yük binmiş olur ve belirli bir süre içerisinde disk sisteminde fıtıklaşma görülür. Yine aynı şekilde bu gibi etkileri belirli bir süre zarfında hisseden hastalarda geciktirmeden konu ile ilgili uzman doktorlardan randevu alarak gereken kontrollerin yapılması ve gerekli tedavi yönteminin uygulanmaya başlanması önemlidir. Bu tedavi süreci daha önce de belirttiğimiz gibi cerrahi ya da endoskopik yöntemleri içerebilmektedir.

Omurga Fizyolojisine Aykırı Yaşam

Günlük hayatımızın her anında yük kaldırmamız, itmemiz ya da çekmemiz gereken durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Örneğin yerden bir koli alınacağı zaman bacakları bükmeden, omurgayı eğerek koliyi kaldırmak, tüm ağırlığın bel omurlarına yüklenmesine sebep olarak disklere zarar verebilir. Aynı zamanda sandalyede otururken bel boşluğunun desteklenmesi de çok önemlidir. Bel boşluğunu destekleyen sandalyeler tercih edilmelidir. Eğer böyle bir imkân yoksa küçük bir yastık da aynı görevi görebilir.

Kişilerin, yaşamlarının her anında bel ve omurga bölgelerini koruyarak hareket etmeleri gerekmektedir. Yük kaldırırken, iterken ya da çekerken mutlaka kollardan ve bacaklardan destek alınmalıdır. Tek yük omurgaya verilmemelidir. Otururken ya da yatarken bel ve bel boşluğu mutlaka desteklenmelidir. Özellikle masa başı işi olan kişiler bel ve sırt bölgelerine uygun sandalye seçmeli ve dik oturmalılardır. Ara sıra küçük molalar vererek birkaç dakika yürümeleri bel fıtığını önleme konusunda fayda sağlamaktadır.

Aşırı Ağır Kaldırma

Gün içinde kaldırılan ağırlıklar, bel ve bel bölgesini zorlayan ve anatomiye aykırı hareketler yapmak, disk içi basıncın artmasına sebep olur. Kişiler, aşırı ağır kaldırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca bir yük kaldıracaklarında o yüke mümkün olduğu kadar çok yaklaşmalı ve dizlerini büküp onlardan destek almalılardır. Eğer yük çok ağırsa mutlaka birilerinden yardım alınarak birkaç kişi ile birlikte taşınmalıdır. Bu sayede bel ve bel bölgesine aşırı bir yük binmesi önlenebilecektir.

Sigara Tüketimi

Sigara tüketimi sonucunda, omur arasında yer alan disk sistemi ciddi ölçüde yıpranmaktadır. Disk sisteminin yıpranmasıyla birlikte bel fıtığı riski artar. Aynı zamanda sigara, kan akışını bozarak dokuların iyileşmelerini olumsuz etkiler. Bunun sonucunda ise kişilerin yaşamış olduğu sakatlıklar ve ağrılar büyük ölçüde kalıcı olur. Sigara kullanımı bel fıtığı riskini arttıran bir etmendir.

Bel Fıtığı Belirtileri

Fıtıklaşan disk, bulunduğu bölgedeki sinir noktalarına baskı yapar. Bu baskının sinir noktalarına uyguladığı şiddete göre, belirtilerin şiddeti de değişmektedir. Kişilerde en sık rastlanan bel fıtığı belirtisi uyuşukluktur. Bacaklarda meydana gelen bu uyuşma ve güçsüzlüğe ek olarak kalça, bel ve bacakta ağrı da görülür. Hastalarda sık olmasa da ilerlemiş vakalarda idrar kaçırma gibi problemlere rastlanır. Böyle belirtilerin belirgin olarak görüldüğü hastalarda geç kalınmadan konu ile ilgili uzmanlığı bulunan doktorlardan randevu alınarak gerekli tedavi sürecinin uygulanması önem taşımaktadır. Bu tedavi süreci daha önce de bahsettiğimiz gibi cerrahi ya da endoskopik müdahaleleri içerebilmektedir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, anatomiye uygun olmayan şekilde hareket etmek, aşırı kilo gibi etkenler birleşerek süre içerisinde bel fıtığına sebep olabilir. Hastalarda gereken tetkikler yapıldıktan sonra belirli süre zarfında bir tedavi planı oluşturulur. Çoğunlukla ilk tercih fizik tedavi ve ilaç tedavisine başlamak olur ve bu tedavi planı hastada yine belirli bir süre zarfında iyileşme sağlar. Bazı durumlarda ise ilaçlara ve fizik tedaviye rağmen iyileşme olmaz. Ağrılar hastalarda olumsuz etkiler yaratmaya devam eder. Böyle durumlarda hastaların tedavisinde cerrahi yönteme başvurulur. Cerrahi yöntemde amaç, fıtıklaşan bölgeyi alarak sinir noktalarına olan baskıyı ortadan kaldırmak ve tam anlamıyla hastalarda bir iyileşme sağlamaktır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer

Her insan zaman zaman belirli süre zarfında bel ağrıları yaşamaktadır ancak geçmeyen ağrılarda mutlaka bir nöroşirürji (beyin ve sinir cerrahisi) uzmanına başvurmakta fayda vardır. Bu nedenle rutin olarak hastalarda şikayetin ilerlememesi için konu ile ilgili uzman olan doktorlardan randevu almak ve gerekli kontrollerin yapılması büyük önem taşımaktadır. Hastalarda bel fıtığı tedavisi ve ameliyatı beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından yapılmalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Bel fıtığı tedavisinde gerçekleştirilen ameliyat klasik cerrahi ya da mikrocerrahi yöntemleri ile yapılabilir. Açık ameliyat olarak da bilinen klasik cerrahi yöntemde, hastanın fıtık bölgesinden kesik alınır. Mikrocerrahi olarak adlandırılan kapalı ameliyatta ise omurilikte yapışıklık, kas ve kemik dokusu hasarları gibi riskler minimize edilerek operasyon yapılır. Hastalarda tam kapalı bel fıtığı ameliyatı daha az risk taşıdığı ve süre olarak iyileşmenin hızlı olmasını sağladığı için daha sık tercih edilir. Klasik Bel Fıtığı Ameliyatı Hastalarda bel fıtığı tedavisinde uygulanan diğer bir yöntem olan klasik ameliyatta ise fıtığın meydana geldiği bölgeden kesi alınır. Bel bölgesinde fıtığın bulunduğu alana ve fıtık düzeyine bağlı olarak kesinin büyüklüğü de değişir. Hastalarda alınan kesinin büyük olması, süre olarak ameliyat sonrası iyileşmenin daha yavaş olmasına neden olur. Hastalarda bununla birlikte kas ve kemik yapısı bu işlem sırasında zarar görebilir. Omurilik bölgesinde yapışıklık gibi sorunlar da ortaya çıkabilir. Bu riskler nedeniyle bel fıtığı sorunu çeken hastalarda cerrahi olarak kapalı ameliyat çok fazla tercih edilmez. Hastalarda mikro cerrahi yöntemiyle yapılan operasyonlarda süre olarak iyileşme daha hızlı olduğu gibi, kemik ve kas dokusunun zarar görme riski de daha düşüktür. Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Hastalarda tam kapalı bel fıtığı ameliyatı öncesinde endoskopik inceleme yapılır. Endoskopik incelemede hastalarda kamera ile omurga arasında bulunan boşluklar kullanılarak operasyon yapıldığından kas ve kemik yapısına herhangi bir zarar verilme olasılığı oldukça düşüktür. Ayrıca hastalarda cerrahi olarak kesi alınma durumu olmadığı için belirli bir süre içerisinde yaraların iyileşmesi, hastanın enfeksiyon kapması gibi sorunlar da ortaya çıkmaz. Hastalarda bel bölesindeki fıtık problemlerini gidermeye yönelik olarak son yıllarda giderek yaygın kullanılan ve fıtık ameliyatı risklerini minimize eden mikrocerrahi yöntem ile omurilik yapışıklığı gibi sorunların da önüne geçilmiş olur. Şeker hastaları, kas hastaları ya da obezite sorunu olan hastalarda klasik cerrahi yöntemiyle yapılan operasyonlar süre içerisinde çeşitli komplikasyonlara neden olabiliyor. Bu nedenle, özellikle risk grubunda bulunan hastalarda ve bel fıtığı sorunu yaşayan hastalarda, mikrocerrahi yönteminin tercih edilmesi daha güvenlidir.

Açık Diskektomi

Bel bölgesindeki fıtık problemlerinin tedavisine yönelik olarak kullanılan açık diskektomi ameliyatında hastalarda çoğunlukla genel anestezi kullanılarak cerrahi operasyon gerçekleştirilir. Sedyeye yüz üstü ya da diz dirsek pozisyonunda yatırılan hastanın cildine, fıtığın olduğu bel bölgesinin üzerinden 2- 4 cm uzunluğunda bir kesi açılır ve fıtığa ulaşılır. Çevre dokulara kalıcı hasar vermeden bel bölgesinde fıtık oluşan kısım alınır ve kanama kontrol altına alındıktan sonra diskektomi işlemi sona ermiş olur.

Kullanılan Cihazlar

Bel bölgesindeki fıtık problemlerinin tedavisine yönelik cerrahi yöntem olarak kullanılan açık diskektomi ameliyatında özel cihazlara ihtiyaç yoktur. Hastalarda cerrahi olarak standart ameliyat setlerinin haricinde, skopi adı verilen radyolojik görüntüleme cihazı kullanılmaktadır. Hastalarda bu cihaz yardımı ile ameliyat sırasında anlık görüntüler saniyeler süren bir süre içinde elde edilir.

Anestezi Türü

Hastalarda bel fıtığı tedavisinde seçilen cerrahi yöntemlere uygun olarak gerçekleştirilen ameliyatlar genel ya da epidural anestezi ile yapılmaktadır. Hastalarda en çok tercih edilen yöntem genel anestezi olsa da hasta tercihi sonucu epidural anestezi yapılabilir. Epidural anestezi, hastalarda belden aşağısının uyuşturulduğu bir anestezi türüdür.

Ameliyat şartları

Hastalarda her bel fıtığı, cerrahi yöntem ile tedavi edilmez. İlk tercih fizik tedavi ile belirli bir süre içerisinde iyileşme sağlamaktır ancak bazen bu mümkün olmayabilir. Hastalarda fizik tedavinin mümkün olmadığı durumlarda cerrahi yönteme başvurulur. Açık diskektomi ameliyatı günümüzde hastalarda çok sık tercih edilmese de bazı hastanelerde uygulanmaya devam etmektedir. Bu ameliyat sırasında hastalarda mikroskop vb. aletler kullanılmaz. Diskektomi ameliyatı standart bir ameliyat seyrinde ilerler.

Mikrodiskektomi

Bel bölgesindeki fıtık problemlerinin tedavisine yönelik cerrahi yöntem olarak kullanılan Mikrodiskektomi ameliyatı, dokuların minimum düzeyde hasar aldığı ve buna bağlı olarak iyileşmenin oldukça hızlı olduğu bir ameliyattır. Mikrodiskektomi ameliyatı hastalarda son dönemlerde cerrahi olarak sıklıkla tercih edilmekte olan bir yöntemdir.

Mikrodiskektomi ameliyatı bir mikroskop ile gerçekleştirildiği için hastalarda operasyon sırasında fıtık bölgesinde açılacak kesinin büyük olmasına gerek yoktur. Mikroskop, görüntüyü 30- 40 kat büyüttüğü için, dokular çok daha iyi görülür ve hastalarda sinir zedelenmesi gibi daha sonra belirli bir süre içerisinde ortaya çıkacak komplikasyonların önüne geçilmiş olur. Operasyon sırasında hastalarda kas dokusu tamamen kesilmeyeceği için ameliyat sonrası dönemi içeren süre zarfında ağrı, çok daha az olacaktır. Bu yöntem ile hastalarda cerrahi operasyon sonrası 15 gün gibi bir süre sonra günlük yaşamlarına geri dönebilme durumu gerçekleşmektedir.

Bel bölgesinde oluşan fıtık probleminin giderilmesinde uygulanan mikrodiskektomi ameliyatı, hastalarda genel anestezi ya da epidural anestezi kullanılarak yapılabilir. Hastalarda kullanılacak anestezi yöntemine beyin ve sinir cerrahı ile anestezi ve reanimasyon uzmanı ortak karar verir.

Kullanılan Cihazlar

Hastalarda bel ve bel bölgesinde oluşan fıtık probleminin giderilmesinde uygulanan mikrodiskektomi ameliyatı, mikroskop ile yapılan, başarı oranı oldukça yüksek olan bir ameliyattır. Hastalarda ameliyata başlamadan önce ameliyat bölgesinin doğru bir şekilde işaretlenmesi gerekir. Bu işlemi yapabilmek ve ameliyatın devamlılığını sağlamak için skopi cihazı gerekmektedir. Cerrahi yöntem için gerekli olan bir diğer cihaz ise özel olarak üretilmiş bir mikroskoptur. Bu mikroskop, görüntü kalitesi yüksek, dengeleme pozisyonu ayarlanabilen, pedal yardımı ile desteklenmiş bir mikroskop olmalıdır.

Cerrahi operasyonun yapıldığı süre zarfında anestezinin ve hastanın yaşam bulgularının takibi için ise bir adet anestezi cihazı kullanılmaktadır. Skopi cihazı “C” harfi şeklinde olup büyük ameliyatlarda çok büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Anestezi Türü

Hastalarda bel ve bel bölgesinde oluşan fıtık probleminin giderilmesinde uygulanan mikrodiskektomi ameliyatında tıpkı diğer fıtık ameliyatlarında olduğu gibi lokal anestezi kullanımı mümkün değildir. Bu ameliyatta hastalarda genel anestezi ya da epidural anestezi kullanılmaktadır. Cerrahi işlemin süre zarfı boyunca uygulanacak anestezinin türünü ameliyatı yapacak olan cerrah ve anestezi uzmanı birlikte belirlerler. Hastalarda cerrahi yöntemlerde sıklıkla kullanılan genel anestezi, halk arasında “uyumak” olarak adlandırılan anestezi türüdür. Hastalar, ameliyat masasına alındıktan sonra damar içine kas gevşetici ve farklı işlevlere sahip olan diğer ilaçlar verilir. Daha sonrasında hastanın soluk borusuna bir tüp yerleştirilerek tüpün ucuna anestezi cihazı bağlanır.
Ameliyat başlangıcından bitişine kadar geçen süre boyunca anestezi cihazından gelen gazlar hastalarda uyku halininin devam ettirilmesini sağlar. Bu süreçte hastanın yanında anestezi teknisyeni vardır ve hastanın yaşam bulgularını düzenli belirli süre aralıklarında kontrol ederek gerekli müdahaleleri yapar. Gaz salınımı kesildikten kısa bir süre sonra hasta uyanır, soluk borusundaki tüp çıkarılır ve hasta, odasına götürülür. Hastalarda epidural anestezi uygulanırken hastanın omuriliğinin içine anestetik ilaç verilir ve tam uyuşma sağlanır. Epidural anestezi pıhtılaşma bozuklukları, ciddi omurga hasarları olan kişilerde kullanılmaz. Hastalarda en çok tercih edilen yöntem genel anestezi yöntemidir. Genel anestezinin uygulanamadığı hastalarda epidural anestezi değerlendirilir.

Ameliyat Şartları

Bel bölgesindeki her fıtık cerrahi bir yöntem ile tedavi gerektirmez. Bel bölgesindeki sinir noktalarından kaynaklanan ve bel ağrıları gibi kendisini gösterebilen bel fıtığı belirtilerini fark edip hastanelerden randevu alarak doktorlara danışan hastaların birçoğu hastalığın başlangıç evresindedir. Bel bölgesindeki fıtık ilerlemediği için fizik tedavi, istirahat ve ilaçlar yardımı ile belirli bir süre içinde tedavi sağlanır. Hastalık oluştuktan sonra yanlış davranışların sürdürülmemesi bel bölgesindeki iyileşme aşamasında büyük rol oynar. Çok ağır yükler kaldırmak, bel bölgesini bükerek eğilmek gibi hareketler omurgadaki disk bölgesine zarar vererek fıtık oluşumunu hızlandırarak sinir noktalarına etki edebileceği gibi sigara içmek gibi yanlış davranışlar tedaviyi süre içerisinde olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla hastanın fıtığın sinir noktalarına baskı yaparak oluşturduğu ağrılardan kurtulması mümkün olmayacak, ağrılar daha da artması durumu ortaya çıkabilecektir. Fizik tedavi ve ilaçların süre içerisinde yeterli iyileşmeyi sağlamadığı durumlarda cerrahi yöntem tek çözüm haline gelebilmektedir. Eğer hasta, randevu olarak hastaneye başvurduğunda bacaklarda his kaybı gibi belirtiler çoktan oluşmuşsa ilaç yöntemi denenmez ve direkt olarak bir cerrahi bir yöntem planlanır. Fıtıklaşan bölgenin cerrahi yöntem ile alınması, fıtığın sinir noktalarına yaptığı baskıyı ortadan kaldırarak bel ve bel bölgesinde düzelme sağlamaktadır. Hastalarda cerrahi müdahale kararı verilirken yapılan kan testlerinin sonuçları da oldukça büyük bir öneme sahiptir. Kişilerin vücutlarının uygulanacak cerrahi yöntemi kaldırıp kaldıramayacağı anestezi uzmanı ve ilgili cerrah tarafından konuşularak kararlaştırılır.

Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı

Endoskopik bel fıtığı ameliyatı, bel fıtığı teşhisi koyulmuş tüm hastalara yapılabilmektedir. Endoskopik bel fıtığı ameliyatında bel bölgesinde 0,5 ile 1 cm arasında küçük kesiler açılır ve özel aletler ile içeri girilir. Böylelikle cerrahi müdahale kapalı olarak gerçekleştirilmiş olur. Hastalarda iyileşme süre olarak diğer cerrahi tekniklere kıyasla çok daha hızlıdır. Endoskopik bel fıtığı ameliyatı süre olarak hızlı bir iyileşme imkanı sağlayan diyabeti olan kişilerde, yaşlılarda ve yara iyileşmesinin zor olduğu kişilerde büyük bir avantajdır. Aynı zamanda cerrahi yöntem sonrasını kapsayan süre zarfında enfeksiyon riski diğer cerrahi yöntemlere kıyasla çok daha azdır. Ancak cerrahi müdahalenin yapılması planlanan kişide disk kayması ile buna benzer, fıtık haricinde düzeltilmesi gereken bir problem varsa endoskopik bel fıtığı ameliyatı yapılamaz. Öte yandan belirli bir süre önce bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişide tekrar fıtık hastalığı görülebilir. Bu hastalarda cerrahi olarak ikinci kez açık ameliyat gerçekleştirilmesi bazı komplikasyonları beraberinde getirebilir. Bunun önüne geçilebilmesi için endoskopik bel fıtığı ameliyatı cerrahi yöntem olarak rahatlıkla uygulanabilir.

Kullanılan Cihazlar

Bel ve bel bölgesindeki fıtık probleminin çözümüne yönelik olarak cerrahi müdahale yöntemi olarak endoskopik bel fıtığı ameliyatı yapmak özel bir eğitim gerektirdiği gibi cerrahi müdahaleyi kapsayan süre zarfında özel donanıma sahip cihazlar da gerektirmektedir. Bel ve bel bölgesinde 0,5 ile 1 cl’lik kesiler içinden kamera yardımı ile yapılan endoskopik ameliyatta, ince ve uzun kanüllerin uçlarına yerleştirilmiş cerrahi aletler kullanılmaktadır. Endoskopik ameliyatta kullanılan bu cerrahi cihazlar son derece hassastır. Endoskopik ameliyat tekniği klasik cerrahi yöntemlerden oldukça farklıdır. Bu yüzden cihazların kullanımı ve ameliyatın yapılabilmesi için endoskopik ameliyata özel bir eğitim alınması gerekmektedir.

Anestezi Türü

Endoskopik bel fıtığı ameliyatında da diğer cerrahi yöntemlerde olduğu gibi en çok tercih edilen anestezi yöntemi genel anestezi yöntemidir. Endoskopik bel fıtığı ameliyatında eğer istenirse epidural anestezi de kullanılabilmektedir. Endoskopik ameliyatı öncesi hastalarda çeşitli kan, idrar, kalp ve akciğer fonksiyon tetkikleri yapılır. Bu tetkiklerin sonucuna bakılarak cerrahi müdahale sırasında kullanılacak olan anestezi yöntemi seçilir. Yöntemi, cerrahi müdahaleyi yapacak olan cerrah ve anestezi uzmanı birlikte seçerler. Karar alındıktan sonra hastaya avantajlar, dezavantajlar ve süre içerisinde oluşabilecek komplikasyonlar hakkında bilgi verilerek izin formu imzalatılır. Eğer hasta bu yöntemi istemezse şartlar tekrar değerlendirilerek cerrahi müdahale sırasında alternatif bir anestezi türü kullanılıp kullanılamayacağına bakılır.

Ameliyat Şartları

Hastalar bel ve bel bölgesinde oluşan fıtık ve bu fıtığın sinir noktalarına uyguladığı baskının oluşturduğu ağrı sonucu belirtilerin farkına varabilmektedir. Bu belirtileri kendinde fark eden hasta vakit kaybetmeden konu ile ilgili uzman doktorlardan randevu alarak gerekli kontrolleri yaptırmalıdır. Alınan randevu sonucu yapılan muayene sonucu bel fıtığı teşhisi konulan hastalar genellikle tek çözümün ameliyat olacağını ve ameliyattan sonraki süre içerisinde sakat kalma riskinin çok yüksek olduğunu düşünerek tedaviden kaçarlar. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Konu ile ilgili şikayetlerini gözardı etmeyen ve konu ile ilgili olarak alanında uzman doktorlardan randevu alarak muaeyene olan hastalarda bel fıtığı ilerlemeden tespit edilebilmektedir. Hastalarda erken teşhis durumunda fizik tedavi ve ilaçlarla belirli bir süre içerisinde tedavi mümkündür. Aynı zamanda tıp alanındaki gelişmeler sayesinde ameliyat sonrasını kapsayan süre içerisinde komplikasyonların görülme sıklığı oldukça azdır. Gelişen yöntemler ve cerrahi teknikler ile sinir hücrelerine zarar verilme riski yok denecek kadar azdır. Hastanın süre olarak geç kaldığı durumlarda ya da fizik tedavi ile iyileşme sağlanamadığında cerrahi müdahaleye başvurulur. Endoskopik bel fıtığı ameliyatı herkese yapılabilir. Fakat hastanın bel fıtığına ek olarak düzeltilmesi gereken farklı omurga, bel ve bel bölgesinde farklı hastalıkları da varsa açık ameliyat kaçınılmazdır. Böylelikle cerrahi bir müdahale ile aynı anda iki ya da daha fazla sorun çözülmüş olur. Eğer diğer problemler aynen bırakılıp sadece fıtık alınırsa, ameliyat sonrasını kapsayan süre zarfında diğer problemlerden kaynaklanan ağrılar devam edebilir ve bu da hastanın yaşam kalitesini düşürürken aynı zamanda yeni bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmasına sebep olabilir.

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı patlaması, omurganın yapısındaki omurların arasında yer alan disk yapısı dışındaki tabakanın yırtılması durumudur. Omurgadaki disk yapısını kaplayan sert tabaka zarar gördüğünde, mukuslu madde omurilik ve sinir köklerine baskı yaparak ağrıya neden olur. Bel ve bel bölümünde oluşan ağrı zaman içerisinde bacağa da yayılır ve bacaklarda his kaybına ya da uyuşmaya neden olur. Aynı zamanda bu problem, mesane sorunlarına, idrarı tutamamaya ve cinsel problemlere de yol açabilir. Doğru şekilde tedavi edilmesi şart olan bel fıtığı patlaması için cerrahi yöntemler kullanılabildiği gibi, ilaçlar ile de belirli süre zarfında iyileşme sağlanabilir. Bel Fıtığı Patlaması İçin İlaç Kullanımı Bel fıtığı patlamasında hastalara fıtığın oluştuğu bel ve bel bölgesinde cerrahi bir müdahale şart değildir. Cerrahi müdahaleden önce, hastanın ağrılarının dinmesi, omurganın yapısındaki omurlarında iyileşme sağlanması hedeflenir. Bu nedenle ilk etapta hastaların bel ve bel bölgesindeki sinir noktalarına uygulanan baskının azaltılması amacıyla yumuşak yataklar yerine sert yatakta uyumak ve fizik tedavi görmek gibi yöntemler çözümler sunulur. Hastanın ağır eşyalar kaldırmaması, fizik tedavi egzersizlerini düzenli olarak yapması ve sert yataklarda uyuması kısa zamanda patlamanın gerçekleştiği bel ve bel bölgesinde iyileşme sağlayabilir. Ancak hastanın ağrılarının azalması ya da sona ermesi, iyileştiği anlamına gelmez. Dolayısıyla hastanın doktor tarafından önerilen tedavileri öngörülen süre zarfında düzenli olarak devam ettirmesi şarttır. Bel ve bel bölgesindeki bel fıtığı patlaması probleminin giderilmesine yönelik olarak bazı hastalarda, yaşa, kemik ve kas dokusunun sağlamlığına bağlı olarak ilaç tedavisi etki sağlamayabilir. Hastanın ilaç tedavisi görmesi, kas gevşetici kullanması ve fizik tedavi alması durumunda dahi süre zarfında herhangi bir iyileşme göstermemesi durumunda cerrahi müdahale yapılması gereklidir. Bel fıtığı patlaması için yapılan cerrahi müdahalelerde yüzde 90 oranın iyileşme sağlanabilir. Doktor cerrahi müdahaleye karar vermeden önce, hastanın sistemik bir hastalığı olup olmadığını kontrol eder. Hasta cerrahi müdahale için ciddi bir risk taşımıyorsa, bel fıtığı patlaması sorunu ameliyat ile bel ve bel bölgesine müdahale edilerek tedavi edilir. Ancak bu rahatsızlıkta cerrahi müdahale genellikle son seçenektir. Hasta ilaç tedavisi ya da fizik rehabilitasyonla iyileştirilemezse cerrahi yöntemlere başvurulur.

Bel Fıtığı Ameliyatında Hastane Şartları

Bel ve bel bölgesindeki fıtığın oluştuğu alana cerrahi müdahalede bulunacak olan cerrahın seçimi ve ameliyathanenin yapılacağı hastanenin seçimi ameliyatın başarılı sonuçlanmasında çok büyük bir öneme sahiptir. Konu ile ilgili olarak randevu almadan önce seçmiş olduğunuz hekimin deneyimi ve bilgi düzeyi kesinlikle araştırılmalıdır. Sahip olduğu sertifikalar ve diplomaya bakılmalıdır. Bu özellikler göz önüne alındıktan sonra konusunda uzman doktorlardan randevu alarak gerekli işlemler başlatılmalıdır. Örneğin endoskopik yöntem ile bel fıtığı ameliyatını her cerrah yapamamaktadır. Bunun için doktorlardan randevu alırken konu ile ilgili olarak gereken cerrahi eğitimi alıp almadığı araştırılmalıdır.

Bel fıtığı ameliyatının yapılacağı hastanenin gereken şartları sağlaması da büyük öneme sahiptir. Cerrahi müdahale için gereken cihazların eksiksiz ve arızasız bir şekilde bulunması gerekir. Aynı zamanda tüm ameliyat ekibinin sterilizasyona dikkat edip etmediği, cerrahi servis personellerinin ve laboratuvar çalışanlarının işlerini titizlikle yürütüp yürütmedikleri bilinmelidir. Bunları direkt olarak öğrenmek mümkün olmasa da o hastanede daha önce yapılmış olan ameliyatların başarı oranlarına bakılarak kolaylıkla bir fikir elde edilebilir. Tüm bu şartları sağlayan tam teşekküllü hastanelerde gönül rahatlığı randevu alıp bel fıtığı ameliyatınızı olabilirsiniz.

Refakatçi Gerekiyor Mu?

Bel fıtığı ameliyatından sonra hastanede kalma süresi, yapılan ameliyatın türüne ve hastanın bel bölgesindeki genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Taburcu olma süresi ortalama olarak 1 ya da 2 gecedir. Bu süreçte yanınızda bir refakatçi olması gerekmektedir. Ameliyat sonrası dönemde bel bölgesinden kaynaklı olarak merdiven inip çıkmak gibi hareketler bir süreliğine kısıtlandığı için çevrenizden yardım almanız son derece önemli.

Ameliyat sonrasında hastanın dinlenmesi gerekir, kalabalık ortamlar hastanın yeterince dinlenmesine engel olarak cerrahi müdahalenin yapıldığı bel bölgesindeki iyileşme süresinin gecikmesine sebep olabilir. Ayrıca ameliyat sonrası dönemde cerrahi müdahalenin yapıldığı bölgede enfeksiyon riski bulunduğu için hastanın odasında mümkün olduğunca az sayıda kişi olmalı ve refakatçi sayısı 1 kişiyi geçmemelidir. Ameliyatın yapılacağı hastanenin şartlarına göre sayı değişiklik gösterebilir. Bazı hastanelerde ayrıca refakatçi odası bulunmaktadır. Böyle bir imkân varsa hastane, daha fazla kişinin kalmasına izin verebilir. Tedavi öncesi randevu alırken bu gibi durumları da gözden geçirmekte fayda vardır. Yine de hastanın cerrahi müdahale sonrası 1 gecelik yatış süresi olduğu için hasta yanında fazla sayıda kişiye ihtiyaç duyulmaz.

Yoğun Bakım Gerekiyor Mu?

Bel fıtığı ameliyatı insan vücudunun en yoğun sinir noktalarının bulunduğu omurga üzerinde yapılan bir cerrahi operasyon olmasına karşın korkulduğu gibi iyileşme süresi ağır seyreden bir ameliyat değildir. Ameliyattan çıkan hastaların yoğun bakımda kalmasına gerek yoktur. Çok nadir durumlarda komplikasyon gelişmişse, gelişen komplikasyonun tedavisi için yoğun bakım yatışı gerekebilir. Bel bölgesindeki fıtık probleminin giderilmesine yönelik yapılacak ameliyattan önce cerrahlar, yüksek risk taşıyan hastaları ve yakınlarını bu konuda detaylı bir şekilde bilgilendirmektedir.

Bel fıtığı ameliyatından sonra ayağa kalkma süresi yaklaşık 6 saattir. Bel bölgesindeki kayan disk yapılarının düzeltilmesi ve sinir noktalarına fıtığın uyguladığı baskının ortadan kaldırılması nedeniyle hastaların kötü durumda olması beklenmez. Bel bölgesinde gerçekleştirilen cerrahi müdahalede ameliyat kesikleri son derece küçüktür. Bu yüzden ameliyatın gerçekleştirildiği bel bölgesinde özel bir yara bakımı gerekmez. Cerrahi servise çıkarılan hasta gözlemlenerek tedavisi devam ettirilir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Fiyatları

Bel fıtığı ameliyatı SGK tarafından karşılanmaktadır. Eğer hasta, özel bir hastaneden randevu almak ve gerekli tedaviyi orada almak isterse ödeyeceği ortalama tutar 1200 TL olacaktır. Fiyatlar hastanenin bulunduğu şehre, ameliyatı yapacak olan doktorun ününe, deneyimine ve uzmanlık derecesine göre artış gösterebilir. Eğer ameliyat özel bir hastanede yapılacaksa, hekim seçimi ameliyatın ücretine göre yapılmamalıdır. Öncelik, cerrahın deneyimi gibi konulara verilmelidir. Hastalar doktorlarını bu doğrultuda belirleyerek randevu almalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyat Öncesi

Ameliyat kararı alındıktan sonraki süreçte hastalara, ameliyata hazırlanabilmeleri için bir tedavi planı verilir. Hastalar bu aşamada doktorun tavsiyelerine harfiyen uymalıdırlar. Sigara kullanımı varsa belirli bir süre öncesinde bırakılmalıdır. Sigaranın bırakılması, hastanın bel bölgesindeki cerrahi müdahalenin uygulandığı alanın iyileşme sürecini doğrudan etkilemektedir. Sigara içen bir insanın yara iyileşme hızı, içmeyen kişininkine göre çok daha yavaştır. Aynı zamanda akciğer fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek anesteziden uyanırken solunum güçlüğüne sebep olabilir.

Hastalar reçete edilen ilaçları önerilen şekilde kullanmalıdır. Omurga yapısının bel bölgesindeki kayan disk merkezi ve bu disk arasında oluşan fıtığın sinir noktalarına uyguladığı baskının azaltılması amacıyla yapılacak ameliyattan önce hastaların gece duş almaları tavsiye edilmektedir çünkü ameliyat sonrası dönemde hemen duş almaları hem ameliyat nedeniyle belirli bir süre ani hareketlerden kaçınma hem de yaranın enfeksiyon kapma riskinden dolayı mümkün olmayabilir. Hasta eğer önceden kullandığı ilaçlar varsa doktora mutlaka bildirmelidir. Kan sulandırıcı özelliğe sahip olan aspirin türevi ilaçların kullanımı ameliyattan 1 hafta öncesinde kesilmelidir. Cerrahi müdahale öncesindeki hasta gece doktorun söylemiş olduğu saatten sonra bir şey yiyip içmemelidir.

Ameliyat Öncesi Tetkikler

Bir kişinin ameliyat olabilmesi için gereken bazı şartlar vardır. Bunlardan biri de kişinin genel sağlık durumunun omurga yapısının bel bölgesindeki kayan disk merkezine ve bu disk arasından sinir noktalarına yönelik olarak fıtığın oluşturduğu baskıyı ortadan kaldırmak amacıyla yapılacak cerrahi müdahaleyi kaldırabilecek düzeyde olup olmamasıdır. Tedavi yöntemi olarak ameliyat seçildikten sonra kişilere çeşitli testler yapılır ve ameliyat için uygun olup olmadığına bakılır.

Hastaların randevu alma sürecinden ameliyatlarına kadar olan süre zarfında yapılan testler arasında kan tahlilleri, röntgen, tomografi, fizik muayene, anestezi muayenesi ve genel sağlık taraması yer alır. Tüm testlerin yapılması ameliyat için gereklidir. Omurga yapısınının bel bölgesindeki kayan disk merkezine yönelik yapılacak cerrahi müdahale öncesinde her şey araştırılarak ameliyat esnasında sürpriz bir durumla karşılaşmanın önüne geçilir ve hastanın hayatı tehlikeye atılmamış olur. Örneğin kanama pıhtılaşma zamanına bakılmayan bir hasta ameliyat sırasında çok kan kaybedebilir ancak ameliyat öncesinde bakılır ve sorun saptanırsa ameliyat sırasında bir sorun yaratmaması için önlemler alınabilir.

Fiziki Muayene

Hastalar ameliyata alınmadan önce yapılması gereken birçok tetkik ve işlem vardır. Fizik muayene de bu işlemlerden biridir. Fizik muayene yapılırken hastanın boyu, kilosu, sahip olduğu hastalıklar, sigara ve alkol kullanım durumu gibi bilgiler alınmaktadır. Bu bilgiler doz hesaplamak için kullanılır.

Kan Tahlili

Ameliyat öncesinde yapılması gereken testlerden bir diğeri de kan tahlilleridir. Eğer silah yaralanması gibi çok acil bir durum yoksa hiçbir hasta bu tahliller yapılmadığı sürece ameliyata alınmaz. Yapılacak tahliller hastanın yaşına, cinsiyetine ya da genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Rutin testler arasında; tam kan sayımı, kan şekeri düzeyi, üre, karaciğer fonksiyon testi, tam idrar ve biyokimya tahlilleri, kanama ve pıhtılaşma zamanı ölçümü, EKG, akciğer grafisi, sarılık testi, kan grubu testi, sedimantasyon hızı ve kadınlarda gebelik testi yer alır. Bu testlerin sonucuna göre ameliyat planlaması yapılır. Eğer test sonuçlarında herhangi bir sorun çıkarsa öncelikle o soruna yönelik bir tedavi uygulanır. Bel fıtığına yönelik olarak da hastanın vücudu ameliyatı kaldırabilecek duruma geldiğinde ameliyat tarihi kesinleştirilir.

Anestezi Kontrolü

Ameliyatlardan önce anestezi ve reanimasyon uzmanının hastayı muayene etmesi son derece önemlidir. Muayene sırasında ilk olarak hastanın geçmişine dair bilgiler elde edilir. Bu bilgiler arasında hastanın daha önce ameliyat olup olmadığı, olmuşsa anestezi konusunda bir sorunla karşılaşıp karşılaşmadığı, aile bireyleri arasında anestezi alıp sorun yaşayan birinin bulunup bulunmadığı, astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarına sahip olup olmadığı, yatarken nefes alıp vermede sorun yaşayıp yaşamadığı, şeker, tansiyon gibi hastalıkların bulunup bulunmadığı, sigara ya da alkol tüketip tüketilmediği, sürekli kullanması gereken bir ilaç olup olmadığı yer alır. Hastalar sorulan bu sorulara doğru ve tam cevap vererek cerrahi müdahalede buluncak doktora yardımcı olmalıdır.

Hasta anamnezi alındıktan sonraki işlem hastanın fizik muayenesini yapmaktır. Bu aşamada anestezi ve reanimasyon uzmanları, hastaların solunum ve dolaşım sistemlerini kontrol ederler. Hastaların yaşam bulguları kaydedilir. Hastaların ağız ve boğaz anatomileri kontrol edilerek entübasyon işlemi için uygun olup olmadıklarına bakılır. Hastada herhangi bir dolaşım ya da solunum problemi varsa bu problemin boyutu saptanarak ameliyat sırasında bir sorun yaratıp yaratmayacağı araştırılarak bir çözüm bulunmaya çalışılır.

Röntgen

Ameliyattan önce ve ameliyat esnasında çekilen röntgenler ameliyat için bir rehber görevi görmektedir. Çekilen röntgen ile omurga sistemindeki sorunun tam yeri (kayan disk bölgesi, fıtığın bel bölgesinde oluştuğu alan ve sinir noktalarının baskıya uğradığı merkezi tespit) ve ne kadar ilerlediği tespit edilir. Buna göre ameliyat bölgesi ve yapılması gerekenler önceden belirlenerek ameliyat planı oluşturulur.

Tomografi

Bilgisayarlı tomografi cihazı, x ışınları kullanarak yaklaşık 10 ile 15 dakika gibi bir süre arasında farklı açılardan sürekli çekim yapan bir cihazdır. Elde edilen bu detaylı görüntüler birleştirilerek 3 boyutlu bir görüntü elde edilir ve bu durum uzmanlara sorunun fıtık probleminin omurga sistemindeki hangi disk bölümünde oluştuğu ve sinir noktalarına ne kada baskı yaptığı gibi bilgileri detaylı inceleme fırsatını verir.

Tomografi çekilirken, hastalar cihazın sedyesinde hareket etmeden yatmalılardır. Hareket edildiğinde görüntü bozulacaktır ve işlemin tekrarlanması gerekecektir. Kapalı alanda kalma korkusu yaşayan kişiler için bazen yardımcı ilaçlar verilebilir. Hamileler ve hamilelik şüphesi olan kişiler tomografi çektirmemelidir.

Sağlık Taraması

Bel fıtığı ameliyatı olacak kişinin kapsamlı bir sağlık tarama testinden geçmesi gerekmektedir. Ameliyata engel olacak herhangi bir durumun olup olmadığı iyice araştırılmalıdır. Bazen basit bir soğuk algınlığı bile ameliyatın haftalarca ertelenmesine sebep olabilmektedir.

Kişiler, randevu alıp hastaneye adımlarını attıkları andan itibaren muayene başlamış demektir. İlk olarak hastanın anamnezi alınır, daha sonra ise fiziki muayeneler yapılır. Sağlık taramasında, tüm rutin tahliller yapılmaktadır. Eğer sonuçlarında herhangi bir probleme saptanırsa, problemin ciddiyetine göre bel fıtığına yönelik gerçekleştirilecek ameliyat tarihi tekrar konuşulur ve probleme yönelik tedavi başlatılır.

Kullanılan İlaçların Hekimle Paylaşılması

Bir kişi randevu alıp hastaneye başvurduğunda ondan istenilen tüm bilgileri eksiksiz ve doğru bir şekilde yanıtlamalıdır. Bilgilerin doğruluğu tedaviyi direkt olarak etkiler. Bel fıtığı ameliyatı öncesinde istenilen bilgilerden biri de hasta tarafından kullanılan ilaçların listesidir. Kişiler, sürekli kullandıkları ilaçları dozları ve sıklıklarıyla birlikte randevu alıp muayene oldukları hekimlerine bildirmelidirler. Her ameliyatta olduğu gibi bel fıtığı ameliyatından önce de kullanılan ilaçların hekim tarafından bilinmemesi ciddi sorunlara sebep olabilir. Örneğin bel fıtığı ameliyatında omurga sistemindeki kayan disk arasındaki fıtık ve baskı oluşturduğu sinir çevresinde ufak kesikler açılmasına rağmen eğer ameliyattan önce kan sulandırıcı ilaç kullanan bir hasta, bunu hekime iletmezse ameliyatta beklenmeyen derecede kan kaybı oluşur.

Tedavi Geçmişinin İncelenmesi

Hastanın daha önce geçirmiş olduğu hastalıklar ve ameliyatlar hastanın randevu alarak tedavisi için seçtiği hekim tarafından bilinmelidir. Böylelikle teşhis ve tedavi aşamasında daha tedbirli olunabilir. Pıhtılaşma bozuklukları, psikolojik problemler, kalp ya da göğüs hastalıkları, kanser ve daha birçok hastalık geçirilmiş olabilir. Her birinin detaylı bir şekilde anlatılması gerekir. Daha önce ameliyat geçirmiş bir hasta bu bilgiyi verirken aynı zamanda anestezi ve ilaçlar konusunda karşılaşmış olduğu sorunları da dile getirirse bel fıtığı ameliyatına hazırlanan hekim daha hazırlıklı ve planlı olabilir. Bu da bel fıtığı ameliyatı sırasında beklenmeyen durumların önlenmesine olanak sağlayarak doktorun bel fıtığına neden olan omurga sistemindeki kayan disk ve bu disk çevresinde oluşan fıtık sorununu gidermesinde başarı oranını yükseltir. Dolayısıyla fıtık probleminin giderilmesiyle hastanın sinir noktalarına uygulanan baskı ortadan kalkacak ve ağrıları son bulabilecektir.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Tüketimi

Günümüzde sigara ve alkol tüketimi oldukça artmıştır. Birçok kişi bağımlılık duyduğu maddeyi bırakmakta zorlanıyor ya da bırakmak istemiyor. Sigara ve alkolün sağlığa olan zararı herkes tarafından bilinse de pek dikkate alınmamakta. Ancak ameliyat olacak bir kişinin bu konuya dikkat etmemesi anestezi sürecini ve ameliyat sonrası yara iyileşmesini olumsuz etkiler.

Sigara ve alkol kan dolaşımını etkileyerek dokuların kanlanmasını bozarlar. Ameliyat öncesinde alkol alan bir kişinin kanı, normal bir kişininkine göre sulanmış olacaktır. Bu da kanama riskini arttırarak ameliyat sırasında aşırı kan kaybına sebep olabilir. Ameliyat öncesinde sigara tüketen bir kişi, akciğer fonksiyonunun bozulmasıyla birlikte nefes darlığı yaşar, ameliyat bitiminde anesteziden uyanırken yoğun balgam ve oksijen yetersizliğine yol açabilir. Aynı zamanda yara iyileşmesi de olumsuz etkilenerek normal bir kişinin iyileşme süresine oranla çok daha geç iyileşir. Bel fıtığı ameliyatlarında da bu durum geçerlidir. Bel fıtığı ameliyatında omurga sistemindeki kayan disk ve disk çevresinde oluşan fıtık, baskı oluşturduğu sinir çevresinde ufak kesikler açılmasına rağmen hastanın kanı alkol nedeniyle sulandığından aşırı kan kaybı durumu ortaya çıkabilir. Yine aynı şekilde sigara kullanımı da bel bölgesinde açılan yaraların kapanma sürelerini geciktirerek hastanın iyileşme süresini uzatabilecektir.

Ameliyat Öncesi Beslenme

Bel fıtığı ameliyatı öncesinde beslenmeyi düzenleyerek ameliyat sonrası dönemin kolay atlatılması sağlanabilir. Bunun için bir diyetisyene başvurulabilir. Diyetisyen, hastanın vücudunda eksik olan besin türlerini belirleyerek eksiklerin kapatılmasına yönelik bir beslenme planı oluşturur.

A, C vitaminleri, çinko ve protein ameliyat sonrası dönemde yara iyileşmesini hızlandırırlar. Dolayısıyla bel bölgesinde disk arasında ve disk çevreside oluşan fıtığa cerrahi müdahale için açılan yaralar alınan vitaminler sayesinde daha hızlı kapanacaktır. Kalsiyum ve fosfor kemikleri güçlendirir. D vitamini alınan kalsiyumun emilimini arttırırken K vitamini kanın pıhtılaşmasına yardımcı olur. Tüm vitamin ve minerallerin gerektiği ölçüde alınması bu süre zarfına büyük fayda sağlar.

Ameliyat olacak kişinin kilosu, ideal kilonun üzerindeyse bel bölgesinde gerçekleştirilecek ameliyattan önce kilo verilmesi yara iyileşmesini olumlu yönde etkiler ve ilerleyen zamanlarda kilo nedeniyle omurga sistemine yük binmesine ve omurga sistemindeki disk kaymalarının önüne yeniden fıtık oluşmasını engellemeye yardımcı olur. Ameliyattan önceki gece hastalar yeme ve içmeyi doktorlarının söylediği saatten itibaren bırakmalı ve ameliyata tamamen aç gitmelilerdir.

Mutfak Hazırlığı

Bel fıtığı ameliyatı öncesinde hasta hazırlık yaparken ameliyathanede de hazırlıklar yapılmaktadır. Anestezi uzmanları ve anestezi teknisyenleri hasta bilgilerini gözden geçirerek anestezi sırasında kullanılacak malzemeleri ve cihazın kontrolünü sağlarlar. Ameliyata girecek olan ameliyathane hemşireleri yapılacak ameliyata ve kullanılacak bel fıtığı ameliyatı tekniğine uygun olarak steril ortamı hazırlayarak ameliyatın başlaması için ortamı oluştururlar. Bu sırada ameliyathanenin yardımcı personelleri non-steril alanda ışıkları, havalandırma sistemlerini hazırlar. Bu sırada cerrahi servisinden sedye ile getirilen hasta, ameliyathanenin transfer bölümünden anestezi teknisyeni tarafından teslim alınarak ameliyathaneye getirilir. Steril el yıkama ve giyinme işlemini tamamlayan doktor, hemşireler ile son kontrolleri yaparken hastaya anestezi uygulanır ve bel bölgesindeki oluşan fıtık sorununu çözmeye yönelik olarak planlanan ameliyat başlar.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası

Bel fıtığı ameliyatından sonra ayağa kalkma süresi bel bölgesindeki kayan disk ve çevresinde oluşarak sinir noktalarına baskı yapan fıtık problemini çözmeye yönelik olarak ameliyatta kullanılan tekniğe göre değişiklik gösterir. Bu süre ortalama olarak 2 ile 8 saat arasındadır. Taburculuk süresi ise 6 saat ile 1 gece arasında değişebilir. Bazı durumlarda bu süre uzayarak 2 günü bulabilir. İlk 3 gün merdiven inip çıkmak önerilmemektedir. Oturup kalkarken hastanede anlatılan şekilde hareket etmek iyileşme sürecinin tamamlanması için gereklidir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemde hafif işlerde çalışan kişiler, işlerine 15 gün sonra dönebilirler. Ameliyattan çıkan hastalar, dik oturmayı, ağır kaldırmamayı, beli bükerek eğilip yere uzanmamayı alışkanlık haline getirmelilerdir. Bu sayede ameliyat ile birlikte düzeltile omurga sistemindeki kayan disk ve fıtık probleminin tekrarlanması önlenebilir. Doktorun vermiş olduğu tavsiyeler harfiyen yerine getirilmeli ve iyileşme tamamlandıktan sonra yüzme, reformer pilates gibi sporlar düzenli olarak yapılmalıdır.

Ameliyat Günü

Randevu alma sürecinden ameliyat gününe kadar yapılan tetkikler sonrasında doktorlar tarafından uygulanacak cerrahi yöntem ve tedavi planlaması gerçekleştirilir. Bel fıtığı ameliyatı kararlaştırıldıktan sonra hasta evine gönderilir ve ameliyat tarihi gelene kadar bazı hazırlıklar yapılması istenir. Doktorun isteklerini yerine getiren hasta ameliyat sabahı 12 saat aç kalmış şekilde hastaneye başvurur. Yatış işlemleri yapılan hastaya kan tahlili ve radyolojik tetkikler yapılır, doktorun önerdiği antibiyotik ilaçlar uygulanır ve izotonik serum takılır.

Bel fıtığı ameliyatı için servise yatışı yapılan hastanın anamnezi alınır. Bel fıtığı ameliyatı ve anestezi için bilgilendirmeler (uygulanacak teknik, omurga sistemindeki müdahale edilinecek disk vb,) tekrarlanarak izin formu imzalatılır. Tüm işlemler tamamlandıktan sonra hasta ameliyat saatini beklemeye başlar. Ameliyat saati geldiğinde sağlık personelleri hastayı ve dosyasını ameliyathaneye teslim eder.

Ağrı Sızı

Bel fıtığı ameliyatı sonrası, birçok hasta hızlı bir şekilde iyileşir. Ancak bacak ve bel ağrıları birkaç hafta boyunca devam edebilir. Bel fıtığı ameliyatı için iyileşme süreci ortalama 1 ay olduğu gibi, bu durum hastanın yaşına ve vücut yapısına bağlı olarak değişebilir. Örneğin şeker hastaları ya da kas hastaları genellikle ameliyat sonrasında daha yavaş iyileşir. Bununla birlikte orta yaşın üzerindeki hastalarda da hücre yenilenmesinin yavaş olması nedeniyle bel bölgesinde iyileşme süreci daha zor olabilir. Yaş, genel sağlık durumu ve fıtığın disk ve omurlara verdiği zarar bazı durumlarda ciddi bacak ağrılarına neden olabilir. Halk arasında siyatik ağrı olarak da bilinen bu ağrılar, bel fıtığı operasyonun yanlış yapılması, sinir zedelenmesi, omurga içindeki yapıların zarar görmesi ya da hastanın kas ve kemik yapısı nedeniyle kalıcı olabilir.

Fıtık Ameliyatı Sonrası Bacak Ağrısı Ne Kadar Sürer?

Bacak ağrıları, bel fıtığı sorunu yaşayan insanlara çok sık görülen bir şikayettir. Omurga içindeki yapıların (disk, omurlar, sinir noktaları) zarar görmesi durumunda ilk olarak bel ağrıları başlar ve hasta eğilip kalkmakta zorluk yaşar. Ancak bir süre sonra bel ağrıları azalırken bacaktaki ağrı artar. Siyatik sinir sıkışması nedeniyle oluşan ağrıların yanı sıra bacakta uyuşma gibi şikayetler de görülebilir. Bu sorun, bel fıtığı ameliyatı sonrasında da hastaların en çok sorun yaşadığı noktadır. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında, bacak ağrıları genellikle birkaç ay içerisinde geçer. Ancak hastanın kas yapısına, yaşına ve ameliyatın başarısına bağlı olarak bacak ya da diğer adıyla siyatik ağrıları bir yıla kadar sürebilir. Sinir zedelenmesi nedeniyle ortaya çıkan bu ağrıların tedavisi için birtakım ilaçlar kullanılabilir. Ancak ilaç kullanımı yaşlı hastalarda, şeker hastalarında ya da otoimmün hastalarına bazı durumlarda önerilmeyeceğinden, bel bölgesinden kaynaklı bu ağırların giderilmesi için farklı tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekebilir.

İlaç Kullanımı

Bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemde hastalara antibiyotik ve ağrı kesici ilaç tedavisi uygulanır. Hastaların ilaçlarını önerildiği şekilde kullanması son derece önemlidir. Özellikle antibiyotiğin yarım bırakılması ya da doz ve saatlerin önerildiği şekilde alınmaması antibiyotik direncine sebep olarak ciddi enfeksiyonların oluşmasına yol açar. Kişilerin ağrısı ne kadar çok olursa olsun önerilen dozun üzerine çıkılmaması gerekir. Belirli bir dozdan sonrası zehirlenmeye bile sebep olabilir. Bilinçsiz ilaç tüketimi yarardan çok zarar sağlar. Unutulmamalıdır ki sizin tüm hastalık ve tedavi sürecinizi kalite ve verimlilik olgusu içerisinde takip eden doktorunuz hastalığınız için en doğru ve kuvvetli çabayı gösterecektir.Bu yüzden randevu alınarak tedavi sürecine dahil edilen ve hastanın hastaneye girişinden çıkışına kadar tüm sürecin takibini yapan doktorun (dr) reçete etmediği hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Ayağa Kalkma

Bel fıtığı ameliyatında birçok teknik vardır. En sık kullanılan iki yöntem kapalı endoskopik ameliyat ve mikrodiskektomi yöntemidir. Omurga sistemindeki diskin çevresinde oluşarak sinir noktalarına baskı yapan fıtık problemini çözmek amacıyla yapılan kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süresi mikrodiskektomi ameliyatı sonrası iyileşme süresine oranla çok daha hızlı gerçekleşir. Bunun sebebi ameliyat sırasında açılan kesiklerin boyutlarıdır.

Kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişi, ameliyattan 2- 4 saat sonra ayağa kalkabilir. Mikrodiskektomi ameliyatı olmuş bir kişi ise ameliyattan 6- 8 saat sonra ayağa kalkabilir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında ilk kez ayağa kalkarken hastanın yanında sağlık personelleri bulunur ve mobilizasyon işlemi onların gözetimi altında gerçekleştirilir. Yataktan kalkmak ve yatağa oturmak için anlatılan kurallara uyulması gerekmektedir. İlk kez ayağa kalkan hastada baş dönmesi, mide bulantısı gibi belirtiler görülebilir. Bunlar son derece normaldir, panik yapılmamalı ve sağlık personellerinin müdahale etmesine izin verilmelidir.

Hareket Kabiliyeti

Bel fıtığı ameliyatından çıkan hasta mobilizasyon işlemi sonrasında kendini çok yormayacak şekilde belirli aralıklarla kalkıp dolaşmalıdır. Ancak ilk 3 gün içerisinde merdiven kullanımı önerilmez. Oturmak yasak olmasa da bunu anlatılan şartlara uyarak yapmak gerekmektedir. Kambur durarak yaslanmadan oturmak ameliyatın gerçekleştirildiği bel bölgesine (omurga sistemi, disk ve sinir noktaları) zarar verir.

Hastanın kullanacağı tuvaletler omurga sistemine direnç oluşturmamak için alaturka olmamalıdır. Hastalar 2- 7 gün içerisinde dışarıda yürüyüş yapılabilir. Bu yürüyüşlerin süresi 30- 45 dakikayı geçmemelidir. Ameliyat sonrası dönemin ilk bir ayında yine başta ameliyatın yapıldığı bel bölgesinde ve omurga sisteminde direnç oluşturmamak için hiçbir ağırlık taşınmamalıdır. İlerleyen dönemlerde 3 kilo gibi hafif ağırlıklar taşınabilir. Hekimin vermiş olduğu spor hareketlerine 2. ayın sonunda başlanması tavsiye edilir. Ani hamleler ve sürekli bir duruş sergileneceğinden omurga sistemine zarar vermemek için araç kullanımı için acele edilmemeli, mümkünse 15- 20 gün beklenmelidir. Kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı olan kişiler için bu süre biraz daha kısa olabilir.

Pansuman, Doktor Kontrolü

Bel fıtığı ameliyatı, sorunun yaşandığı bel bölgesinde (disk, sinir noktaları) büyük kesiklerin yapıldığı, çok zor iyileşen yaraların olduğu bir ameliyat değildir. Bel bölgesinde birkaç santimlik kesiklerle yapılan ameliyat, estetik dikiş ile dikilerek deride herhangi bir açıklık kalmasını engeller. Bu yüzden ameliyatın gerçekleştiği bel bölgesinde sık sık pansuman yapılmasına ihtiyaç yoktur. Bel fıtığı ameliyatından sonraki gün hasta taburcu olmadan önce ameliyatta yapılan pansuman açılır ve yara temizlenerek su geçirmez pansuman yapılarak hasta taburcu edilir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında taburcu olan hasta 1 hafta sonrasında doktor kontrolü için randevu alarak hastaneye gitmelidir. Kontrol için gelen hastanın bel bölgesindeki yara iyileşmesi kontrol edilir, eğer varsa hastanın şikayetleri dinlenir ve çözüm bulunur, pansuman değiştirilir.

Beslenme- Diyet

Dengeli ve düzenli beslenmenin önemi hayatımızda çok büyük bir yere sahiptir. Yediğimiz ve içtiğimiz her şey sağlığımızı kuvvet li ölçüde doğrudan etkiliyor. Yeterli ve düzenli beslenen bir kişinin iyileşme hızı, sağlıksız beslenen bir kişininkine oranla çok daha fazladır.

Ameliyat öncesinde düzene sokulan beslenme şekli, ameliyat sonrası dönemde de aynı şekilde devam etmeli. Doktorun önermiş olduğu diyete tamamen uyulmalı, eğer varsa fazla kilolar verilmelidir. Hastalığın tekrarlamaması ve omurga sistemindeki diskin tekrar kayarak fıtık oluşumuna sebep vermemesi için kilonun ideal seviyede tutulması gereklidir. Aynı zamanda dengeli ve düzenli beslenen kişilerin psikolojik olarak da daha sağlıklı olduğu gözlemlenmiştir.

Hastalar tarafından vitamin, mineral ve protein alımı yetersiz kalmamalı, bol bol su içilmelidir. Böylelikle bel bölgesindeki yaralar hızla iyileşecek ve hasta günlük yaşamına rahatlıkla dönecektir. Kilo kontrolü de sağlanmış olacağı için hastalığın tekrarlanma riski düşecektir.

Riskler, Komplikasyonlar, Yan Etkiler

Bel fıtığı, cerrahi operasyonlar arasında düşük risk grubuna sahiptir. Ayrıca tıbbın gelişmesi sayesinde, bel fıtığı ameliyatları modern yöntemlerle yapıldığı gibi, enfeksiyon riski de en aza indirilir. Ancak gerek hastanın genel sağlık durumu ve yaşı gerekse operasyonda kullanılan cerrahi yöntemler nedeniyle bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar oluşabilir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında oluşabilecek riskleri minimize etmek için endoskopik yöntemler de sıklıkla uygulanır. Son yıllarda çoğunlukla mikrocerrahi operasyonları ile yapılan bel fıtığı ameliyatlarında en sık görülen komplikasyonlar arasında, diğer ameliyat için de olduğu gibi, pıhtı oluşumu, anestezi riski, kanama riski gibi tehlikeler yer alır. Narkoz Riski: Bel fıtığı ameliyatları anestezi yapılarak uygulanır. Ancak bazı hastaların vücudu anesteziye bağlı olarak ameliyat sırasında ve sonrasında kullanılan ilaçlara bağlı olarak komplikasyon geliştirebilir. Kanama Riski: Bel fıtığı operasyonlarında çok nadir de olsa kanama riski vardır. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında kanama oluşması durumunda, kan transfüzyonu gibi tedaviler ya da ilaç kullanımı gerekebilir. Omurilikte Zedelenme: Omurilik zedelenmesi, bel fıtığı operasyonlarında sık görülen sorunlardan biridir. Omurilikte yapışıklık, düşük bacak sendromu ya da felç gibi durumlar, bel fıtığı ameliyatı sırasında ya da sonrasında ortaya çıkabilir. Kardiyoloji ile İlgili Riskler: Bilhassa yaşlı hastalarda, kalp hastalıkları kardiyoloji ile ilgili riskleri artırır. Bel fıtığı ameliyatı sırasında ya da sonrasında ritim bozukluğu veya kalp krizi gibi problemler ortaya çıkabilir. Fıtığın Tekrar Etmesi: Bel fıtığı ameliyatları, klasik yöntemlerle yapıldığında, fıtığın tekrar etme riski daha fazladır. Günümüzde mikro cerrahi sayesinde bu risk azaltılsa da, bel fıtığı ile ilgili tüm tedavilerde tekrarlama riski bulunur. Bel fıtığı ameliyatı olacak hastaların genel sağlık durumları, yaşları ve omurilik yapıları detaylı olarak incelendikten sonra hastaya en uygun tedavi yöntemi belirlenerek risklerin en aza indirilmesi sağlanıyor.

Ödem

Ödem, deri ve çevre dokulardaki hücrelerin normalden daha fazla su tutması sonucunda deri altında şişlik oluşmasıdır. Ödemin oluştuğu yere parmak ile baskı yapıldıktan sonra oluşan çukur yavaş bir şekilde eski haline dönmektedir. Bu deri altı ödemi olduğunun göstergesidir. Bel fıtığı ameliyatından sonra ödem oluşması beklenen bir etkidir. Genellikle belirli bir süre sonra ödem kendiliğinden geçmektedir. Geçmediği durumlarda doktor (dr) tarafından ilaç ile tedavi yöntemi kullanılır.

Ödemin iyileşmesinde hasta tarafından dengeli ve düzenli beslenmenin yeri büyüktür. İlk yapılması gereken şey hastalarda tuz kullanımının kısıtlanmasıdır. Sodyum vücuttaki suyu tutarak ödemin artmasına sebep olur. Süt ve süt ürünlerinin tüketimi ödemin dağılmasına yardımcı olur. Bol bol su içmek, sigara, alkol ve kola gibi asit içeren içecekleri tüketmemek gerekir. Düzenli bir şekilde egzersiz yapmak da ödemin dağılmasını sağlar.

Enfeksiyon

Bel fıtığı ameliyatı sonrası oluşan enfeksiyon çok ciddi bir komplikasyondur. Enfeksiyon ameliyat sırasında ya da sonrasında ameliyatın gerçekleştirildiği bel bölgesinde sterilizasyona dikkat edilmemesi sonucunda oluşur. Bel bölgesindeki ameliyat noktasında oluşan enfeksiyonun en kısa süre içerisinde tedavi edilmesi gerekmektedir. Enfeksiyon dikişlerin açılmasına sebep olabilirken aynı zamanda oluştuğu bölgeye göre belirtiler verip yayılarak çok daha ciddi komplikasyonların gelişmesine sebep olabilir.

Ameliyatlardan önce ve sonra önlem olarak hastalara antibiyotik tedavisi uygulanır. Yine de ameliyathanede sterilizasyona dikkat edilmemişse ya da yaranın kontamine olmasına izin verilmişse enfeksiyon oluşması kaçınılmazdır. Hastaların tedavi için randevu almadan önce ameliyat olacakları hastaneyi iyi seçmesi ve yara bakımlarına dikkat etmeleri gerekmektedir.

Bel fıtığı ameliyatları sonrasında oluşan enfeksiyonun dört belirtisi vardır. Bunlar; ağrı, ateş, şişlik ve kızarıklıktır. Hastalarda belirtilerden biri bile görülürse hemen hekiminize danışmak için randevu alarak hastaneye gitmeniz gerekmektedir. Günümüz şartlarında ameliyat sonrası enfeksiyonlar çok sık gözükmese de tamamen engellenmiş sayılmaz.

Kanama

Bel fıtığı ameliyatlarından sonra bir miktar kanama olması normal kabul edilmektedir. Bel fıtığı ameliyatları sonrasında bel bölgesindeki yarada hafif sızdırmalar olabilir. Eğer kanama fazlaysa en kısa sürede randevu alarak hekiminize ulaşmanız gerekmektedir. Hastalar tarafından reçete edilmemiş herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır. İçtiğiniz ağrı kesici kan sulandırıcı etkiye de sahip olabilir. Bu gibi durumlar bel bölgesindeki ameliyatın gerçekleştirildiği noktada kanamaya sebep olabilir.

Bel fıtığı ameliyatı öncesi ve sonraki dönemde doktorunuzun tavsiyelerine uymanız durumunda ciddi komplikasyonlarla karşılaşmanız mümkün değildir. Bel fıtığı ameliyatı sırasında da belirli bir miktar kanama olması normaldir. Pıhtılaşma problemleri olan kişiler ya da kan sulandırıcı kullanan kişilerde bu miktar artmaktadır. Kontrol altına alınmazsa ciddi sorunlara yol açabilir. Bu yüzden anamnez sırasında doğru ve eksiksiz bilgi vermeli, kan sulandırıcı ilaçların kullanımını ameliyata belirli bir süre kala bırakmalısınız ya da doktor kontrolünde kullanmalısınız.

Şişlik

Bel fıtığı ameliyatından sonra ameliyat bölgesinde şişlik oluşabilir. Bu şişliğin oluşma sebebi ameliyat sırasında bel bölgesindeki dokuların kesilmesi ve o bölgede kontrollü bir tahribatın oluşturulmuş olmasıdır. Birkaç gün içinde kendiliğinden geçmesi beklenmektedir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında oluşan şişliğin giderek büyümesi ya da günler geçmesine rağmen düzelmemesi durumunda hekiminizden randevu alarak durumu bildirmeniz gerekmektedir.

Kan Pıhtılaşması

Bel fıtığı ameliyatı sırasında uzun süre hareketsiz yatıldığı için toplar damarlarda, derin ven trombozu adı verilen pıhtılaşma görülebilir. Özellikle spinal ve epidural anestezi sonrasında ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir çünkü bacaklardaki uyuşukluğun tamamen geçmesi ameliyattan sonraya kalmaktadır. Bunun sonucunda hasta uzun saatler hareketsiz kalmış olacağı için pıhtılaşmalar görülebilmektedir. Hastaların, ameliyat sonrasında bol bol yürümeleri tavsiye edilir. Hareket etmek emboli riskini azaltacaktır.

Felç

Bel fıtığının oluştuğu bölge sinir noktalarının geçtiği riskli bir bölge olduğu için en sık görülen komplikasyonlardan biri de felçtir. Ancak günümüzde gelişen teknoloji ve hekimlerin almış olduğu eğitimin kalitesi sayesinde sinir tahribatı riski düşüktür ve bel fıtığı ameliyatından sonra felç kalma riski yok denecek kadar azdır.

En sık kullanılan bel fıtığı ameliyatı tekniği mikro cerrahidir. Bu ameliyat sırasında kullanılan özel mikroskoplar, sinir noktalarının çok net bir şekilde görülebilmesini sağlayarak hekimlere hata yapma şansı bırakmaz. Bu yüzden hastaların felç kalırım korkusuyla tedavilerini aksatmaları ve şikayetlerini randevu almayarak doktorlara iletmemeleri hiç doğru bir davranış değildir. Bel fıtığını görmezden gelerek bu durum için doktorlardan randevu almamak hastalığın ilerlemesine sebep olabilir. Bir hastalığa ne kadar geç tanı koyulursa tedavi de bir o kadar zorlu olacaktır. Bu yüzden bel fıtığı ile ilgili belirtileri fark eder etmez bir hekimden randevu alıp güvenilir olmayan kaynaklara başvurarak korku yaşanmamalıdır.

Geçici- Lokal Felç

Geçici felç, vücudun belirli bir bölgesinde meydana gelir. Birçok sebebi olabilir ve tedavi edilmezse kalıcı hale gelebilir. Bu yüzden belirtiler fark edildiğinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurularak konu ile ilgili olarak alanında uzman bir doktordan randevu alınmalıdır.

Geçici felcin ilk belirtisi uyuşukluk hissi ve hareket kabiliyetinde kayıpların meydana gelmesidir. Daha sonra görme bozuklukları, uyku hali ve konuşma bozuklukları meydana gelir. Felcin geçici ya da kalıcı olduğunu muayene sonucunda doktor anlayabilir. Sadece belirtilerden yola çıkarak felcin geçici ya da kalıcı olduğunu anlamak mümkün değildir.

Psikoloji

Cerrahi operasyonlardan sonra psikolojik problemler görülmesi gayet normaldir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında da hastaların içinde bulundukları durum yakınları tarafından anlayışla karşılanmalı ve destek olunmalıdır. Hastalar kendilerini ameliyat sonrasında çaresiz, korkmuş ve kaygı dolu hissedebilirler. Bunun sonucunda depresyon durumu görülebilir. Halsizlik, iştahsızlık, umutsuzluk, kuvvetsizlik, sinirlilik, intihar eğilimi ve hayattan zevk alamamak depresyonun beraberinde getirdiği duygulardır. Bunlar ortaya çıktıktan sonra bir uzmandan randevu alarak yardım almak gerekmektedir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrası ortaya çıkan depresyonun sebepleri arasında ilaç yan etkileri, yaşanan ağrılar, aşırı stres bulunmaktadır. Bu aşamada kişiler sabırlı olmalıdır ve çevreleriyle iletişim içinde olarak yalnız olmadıklarını bilmelilerdir. Bel fıtığı ameliyatından önce hastalar doktorlarına merak ettikleri her şeyi sorarak onları nasıl bir sürecin beklediğini detaylı bir şekilde öğrenmelidir. Spor yapmanın depresyonun atlatılmasında büyük rol oynadığı da kanıtlanmış bir gerçektir.

Anestezi Komplikasyonları

Anestezi, kullanımı yaygın olsa da riskleri fazla olan bir işlemdir. Ancak bu riskler hayati risk taşımazlar. En sık görülen yan etkiler bulantı, kusma, boğaz ağrısı, solunum güçlüğü, tansiyon değerlerinin ve kalp ritminin normal değerlerin üzerine çıkması ya da altına düşmesidir.

Genel anestezinin nadiren görülen yan etkileri arasında en önemli olanı aspirasyon riskidir. Aspirasyon, hastanın mide içeriğinin akciğerlerine kaçması durumudur. Bunu engellemek için hastalar bel fıtığı ameliyatından 12 saat önce bir şeyler yemeyi ve içmeyi bırakıp ameliyata tamamen aç olarak girmelilerdir.

Spinal, epidural ve lokal anestezinin en sık görülen yan etkileri ise baş ağrısıdır. Hangi anestezi yöntemi kullanılırsa kullanılsın, hasta önceden doktor tarafından muayene edilmelidir ve hastanın verilen tavsiyeleri uygulaması gerekmektedir. Bu şekilde bel fıtığı ameliyatı sonrasında yan etki görülme riski en aza indirilebilir.

Alerjik Reaksiyon

Alerjik reaksiyonlar istenmeyen durumlardır ve bu durumun önüne geçebilmek için hastalara birçok test yapılmaktadır. Ameliyat gibi birçok ilacın birlikte kullanıldığı operasyonlarda alerji riski üst düzeydedir. Hasta randevu alarak hastaneye başvurduğunda herhangi bir maddeye karşı alerjisi olup olmadığı ilk olarak doktor tarafından daha sonra anamnez alan hemşireler tarafından ve ameliyathanedeki anestezi teknikeri tarafından sorularak teyit edilmektedir. Eğer hasta bir maddeye karşı alerjisi olup olmadığı konusunda şüpheliyse alerji testi uygulanabilmektedir.

En sık karşılaşılan ve korkulan alerjik reaksiyon penisiline karşı oluşan alerjik reaksiyondur. Hastanede başlanacak antibiyotik tedavisi için bu bilgi kesinlikle bilinmelidir. Eğer hastanın herhangi bir maddeye karşı alerjisi varsa, hastanın bileğine kırmızı hasta bilekliği takılır ve hangi maddeye karşı alerjisi olduğu yazılır.

Hastaya uygulanacak ilaçlar, diyetine eklenecek yiyecekler alerjisine uygun olarak düzenlenir. Eğer bel fıtığı ameliyatı sırasında beklenmedik bir alerjik reaksiyonla karşılaşılırsa, anestezi teknisyenleri ve anestezi doktorları acil müdahalede bulunarak hastanın hayati riskini ortadan kaldırırlar.

İshal

Cerrahi operasyonlardan sonra kabızlık ya da ishal gibi sorunların yaşanması oldukça normal karşılanmaktadır. Bel fıtığı ameliyatı yapılırken anestezi sırasında kullanılan ilaçlar ve antibiyotikler kişilerde ishale sebep olabilmektedir. Aynı zamanda beslenmelerine ameliyat öncesinde dikkat etmeyen kişilerin beslenmelerindeki ani değişiklik sonucu da ishal görülebilmektedir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında ishal olan hastalara ishal diyeti verilmektedir. Bu diyette amaç vücutta su tutulumu sağlamaktır. Diyet düzenlenmesine ek olarak izotonik serumlar ile vücuda sıvı takviyesi yapılarak kaybedilen sıvı yerine koyulur ve hastada ishale bağlı bitkinlik, baş ağrısı gelişmesi engellenmiş olur.

Mide Bulantısı- Kusma

Cerrahi operasyonlar sırasında kullanılan anestezik ilaçlar hastalarda mide bulantısı ve kusmaya sebep olabilmektedir. Özellikle genel anestezi sonrası mide bulantısı ve kusmaya bel fıtığı ameliyatlarında da sık rastlanır. Bunun önüne geçmek için hastaya antiemetik ilaçlar verilebilir. Antiemetik ilaçlar kişilerin kusma sinir merkezlerini bloke ederek bulantı ve kusmanın sonlanmasını sağlar. Aynı zamanda hastanın diyeti düzenlenerek yağlı ve baharatlı yiyecekler diyet listesinden çıkarılır. Eğer hastada fazla miktarda sıvı kaybı varsa izotonik serum ile sıvı takviyesi yapılmalıdır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bel fıtığı ameliyatı geçiren hastaların hızlı bir şekilde iyileşme, tedavi süreci devam ederken ağrılarının azalması ve fıtığın hastalarda tekrarlamaması için ameliyattan sonraki yaşam biçimlerini yeniden düzenlemeleri gerekmektedir. Bel fıtığı ameliyatından sonra hastaların sigara kullanması, nitelikli şekilde dinlenmemeleri ameliyat sonrası iyileşmeyi olumsuz etkilerken, hastaların ağır iş koşullarında çalışmaları, bel bölgesindeki disk ve sinir noktalarını olumsuz etkileyeceğinden ameliyatın başarısını düşürmektedir. Aynı zamanda bel fıtığı ameliyatı sonrasında hastaların düzenli kontrollerini yaptırmak amacıyla belli aralıklarla doktorundan randevu alması gerekiyor.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bel fıtığı ameliyatının ardından özellikle yaşlı hastaların, kas gelişimi ya da kemik erimesi gibi sorunlar yaşayan hastaların dikkatli olması gerekiyor. Genç insanlarda bel fıtığı ameliyatları genellikle daha başarılı sonuç verirken şeker hastaları ya da kas hastalarında iyileşme aşaması daha zor geçebiliyor. Bel fıtığı operasyonu geçiren hastaların, ameliyattan sonra dikkat etmesi gereken noktalar şöyle:

  1. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında doktor tarafından verilen ilaç, diyet ya da egzersiz programları düzenli olarak uygulayın.

  2. Tütün maddelerinin içinde yer alan kimyasallar damarlarda daralmaya neden olduğundan, yaraların iyileşmesini zorlaştırır. Bu nedenle eğer sigara içiyorsanız, bel fıtığı ameliyatından sonra sigarayı mutlaka bırakın.

  3. Oturmak, eğilmek, hızlı yürümek gibi hareketler, bel fıtığı ameliyatı sonrasında omurga ve omurlara, disk yapısına, sinir noktalarına zarar verebilir. Bu nedenle bel fıtığı ameliyatından sonra 2 hafta boyunca zorlayıcı hareketler yapmayın.

  4. Masa başında çalışan hastaların, bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra hemen işe dönmemesi önemlidir. Masa başı çalışanları bel fıtığı ameliyatından bir ay sonra, ağır işlerde çalışanlar ise bir buçuk ay sonra işe dönmelidir.

  5. Uzun süre aynı pozisyonda oturmanız bel fıtığı ameliyatında müdahale edilen omurga içerisindeki disk ve sinir noktalarının iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kısa aralıklar ayakta durma, ev içinde yürüme gibi hareketler yapılmalıdır.

  6. Bel fıtığı ameliyatından sonra, bel egzersizlerine başlamak için bir ay beklemelisiniz. Egzersiz hareketlerine erken başlamak bel bölgenize zarar verebilir. Bunun yanı sıra bel bölgenizi korumak için araç kullanımına da en az bir ay ara vermeniz gerekiyor.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında, doktor tarafından hastaya yapılan önerilerin doğru bir şekilde yerine getirilmesi bel bölgesinin ve sinir noktalarının iyileşme sürecinin hızlanmasını sağlayacağı gibi, yanlış hareket ya da uygulamalar fıtığın tekrarlamasına neden olabilir.

Duş

Genellikle hastalara bel fıtığı ameliyatından önceki gece duş almaları önerilmektedir. Bunun sebebi bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemde hastaların hemen duş alamayacak olmalarıdır. Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir hasta, ameliyattan sonraki 3 gün boyunca ameliyat bölgesine su değdirmemelidir.

Bel fıtığı ameliyatı olup hastaneden taburcu olan hastaya, hastaneden çıkmadan önce su geçirmez pansuman yapılmaktadır. Böylelikle hasta, operasyondan sonraki 72. saatte duş alabilecektir. Duş sırasında bel bölgesindeki yara alanı keselenmemeli, pansuman çıkarılmamalı ve fazla su değdirilmemelidir. Ayrıca, bel fıtığı ameliyatı sonrasında duş alan hasta, suyun fazla sıcak olmamasına dikkat etmelidir.

Seyahat

Bel fıtığı ameliyatı olan bir kişi, seyahat etmek için acele etmemelidir. Uzun süre oturmak bel bölgesindeki baskıyı arttıracağı ve sinir noktalarına da baskı uygulayacağı için kişiye zarar verebilir. Yine aynı şekilde bel bölgesine ve sinir noktalarına baskıyı arttırmamak için araba kullanmak ya da şehirler arası yolculuk yapmak için yaklaşık olarak 3 hafta beklenmesi gerekmektedir. Eğer zorunlu bir yolculuk gerekiyorsa hasta, doktorundan randevu olarak görüşmeli ve hangi şartlarda yolculuk etmesi gerektiğini öğrenmelidir. Araçla yapılan bir yolculuksa, belirli aralıklarla mola vererek kısa yürüyüşler yapmak bel bölgesi ve sinir noktalarına uygulanacak baskının rahatlatılması açısından yararlı olacaktır.

Otomobil Kullanımı

Uzun süre oturmak büyük oranda bel bölgesini zorlayacağı ve sinir noktalarına baskı oluşturacağı için bel fıtığı ameliyatı olmuş kişilere önerilmemektedir. Araç kullanımı da aynı şekilde bel bölgesini zorlamakta ve sinir noktalarına baskı uygulamaktadır. Bunun için en az 3 hafta beklemek gerekmektedir. Eğer zorunlu bir durum söz konusuysa öncelikle hastaların doktorlarından randevu alarak onay almaları gerekmektedir. Hastanın sağlık durumuna göre belirli şartlar altında doktor tarafıdan araç kullanması için özel izin verilebilir. Araç kullanacak kişiler uzun süre oturmamalı, küçük molalar vererek kısa yürüyüşler yapmalıdırlar. Bu sayede bel ve bel bölgesine uygulanan baskı azaltılacak ve sinir noktalarına uygulanan baskı da hafifletebilecektir.

Ağır Kaldırma

Ağır cisimler kaldırmak, kişilerin omurga bölgesine aşırı yük binmesine sebep olarak disk bölgesinde deformasyona sebep olur ve sonucunda fıtık ile karşı karşıya kalınır. Oluşan fıtık sinir ve sinir noktalarına baskı yaparak hastalarda ağrılara sebep olur. Kişiler hayatlarının her anında duruşlarına, kaldırdıkları cisimlerin ağır olmamasına ve diğer faktörlere dikkat ederek bel bölgesinde fıtık oluşumunu engelleyebilirler. Bu sayede sinir noktaları fazla baskıya maruz kalmaz.

Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişi, nasılsa iyileştim diye düşünerek anatomisine uygun olmayan hareketleri yinelerse ve ağır cisimler kaldırırsa bel bölgesinde hastalıkları tekrar edebilir, sinir noktaları tekrar baskıya maruz kalabilir. Bu yüzden aşırı ağır cisimleri kaldırılmamalıdır. Eğer ortada bir zorunluluk varsa, ağırlığın büyüklüğüne göre birkaç kişi ile birlikte kaldırılmalıdır ve bel bölgesine uygulanan baskı dengelenmelidir. Bel fıtığı ameliyatından sonraki 3- 4 ay boyunca bel bölgesine ve bel bölgesindeki sinir noktalarına baskı uygulamamak amacıyla küçük ağırlıklar dahil olmak üzere hiçbir ağırlık kaldırmayınız. Daha sonra 2 kilo ile başlayıp zaman içinde 5 kiloluk ağırlıklara kadar çıkabilirsiniz.

Hareket Kabiliyeti

Bel fıtığı ameliyatı, sanılanın aksine çok ağır bir ameliyat değildir. Bel fıtığı ameliyatında iyileşme süreci oldukça hızlıdır. Önemli olan hastaların, doktorlarının tavsiyelerine tam olarak uymalarıdır. Bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemde hastalarda hareketsiz bir biçimde yatılacağı fikri yanlıştır. Tam aksine hafif egzersizler yapılarak bel bölgesindeki ve sinir noktalarındaki baskı hafifletilmelidir. Hastalar bel fıtığı ameliyatı sonrasındaki 8. saatte yürümeye başlamış olurlar. Başlarda kendilerini çok zorlamamaları gerekmekte ve gün geçtikçe yürüyüşler uzatılmalıdır. Ev işleri, uzun seyahatler gibi aktiviteler ameliyattan sonraki 4. haftada sorunsuzca yapılabilir.

Bel fıtığı ameliyatı olan hastalar, tuvalet ihtiyacı gibi kişisel ihtiyaçlarını başkalarına muhtaç kalmadan görebilmektedir. Bel fıtığı ameliyatı sonrası erken dönem hastaları kendilerini çok zorlamamalı ve sabırlı olmalıdırlar. Hastalar zaman içerisinde eski yaşamlarına sorunsuzca geri dönebilirler. Tek yapılması gereken hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, duruş bozuklukları gibi yanlış davranışları hayatınızdan çıkarmanızdır.

İlaç Kullanımı

Bel fıtığı ameliyatı öncesinde ve sonrasında doktor tarafından verilen ilaçlar reçete edildiği şekilde, düzenli olarak kullanılmalıdır. Reçete edilen ilaçların düzenli kullanımı bel fıtığı tedavi süreci için büyük önem taşımaktadır. Hastanın ameliyat sonrası sinir zedelenmesi ya da dokularda tedavi amaçlı açılan kesikler nedeniyle ağrıları olmabilmektedir. Bunun için doktorlar ağrı kesici ilaçlar reçete eder ancak bazı durumlarda kişiler reçete edilen ilacı değil kendi istedikleri ilaçları kullanmayı seçerler. Doktor tarafından verilen ilaçlar ve hastanın kontrolsüzce kullanmış olduğu diğer ilaçlar etkileşime girerek hastalarda istenmeyen etkilere sebep olabilirler. Bu yüzden hastalar bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemlerde doktorlarından randevu alıp danışmadan hiçbir ilaç kullanmamalıdır.

Cinsel ilişki

Bel fıtığı ameliyatı olmadan önce en çok merak edilen konulardan biri de hastaların cinsel yaşamlarında herhangi bir değişim yaşayıp yaşamayacakları konusudur.

Bel fıtığı ameliyatından sonra ilerleyen dönemlerde kişiler eski hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmektedir. Hastalar bel fıtığı ameliyatından sonra en az 3 ya da 4 hafta cinsel ilişkiye girmemelidir. Bu konuda kullanılan ameliyat tekniği de sürede farklılıklara yol açabilir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında hasta taburcu olmadan önce sağlık personelleri merak edilen tüm soruları yanıtlayacak ve doktorun önermiş olduğu süreleri hastaya anlatacaktır.

Uyku Pozisyonu

Bel fıtığı olsun ya da olmasın her insan için iyi bir uyku sağlıklı olmak için gereklidir. Yatılan yatağın seçimi ve uyku pozisyonu uykunun kalitesini belirlerken omurgamıza vermiş olduğumuz yükün dengeli ya da dengesiz dağılmasına sebep olabilir. Bu da bel bölgesinde fıtık problemini beraberinde getirir.

Yüzüstü yatış pozisyonu, bel bölgesinde ileri derecede fıtık durumu olan kişilerin haricinde tercih edilmesi önerilmeyen bir pozisyondur. Bunun yerine kişiler, yan yatmalı ve vücut boşluklarını minik yastıklarla desteklemelidir. Aynı zamanda yatak seçimi yaparken, omurgayı destekleyen ve ortopedik özelliklere sahip olan yataklar seçilmelidir.

Solaryum

Günümüzde birçok insan bronz tene sahip olmak ister ve bunun için solaryuma gitmeyi seçer. Solaryumda bulunan UV ışınları ve yüksek sıcaklık, bel fıtığı ameliyatı sonrasında yara bölgesine zarar vereceği için kesinlikle tavsiye edilmez.

Hamama gitmek ve solaryum gibi uygulamalar için bel fıtığı ameliyatından sonra en az 3 ya da 4 hafta beklenmesi önerilir. Vücudun, bel fıtığı ameliyatı etkilerini atlatarak eski haline gelebilmesi için sabırlı olunmalıdır ve bel fıtığı ameliyatının olumlu sonuçlanması için dikkat edilmelidir. Ameliyat ne kadar başarılı geçerse geçsin, ameliyat sonrasında dikkat edilmediği durumlarda bel bölgesindeki disk sistemlerinden omurilik sızıntı yaparak hastalık tekrarlayabilir.

Dikişler

Bel fıtığı ameliyatı, büyük kesiklere ihtiyaç duyulan bir ameliyat değildir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında kullanılan dikişler de vücut tarafından absorbe edilebilen, doktor tarafından alınmasına gerek kalmayan dikişlerdir. Ameliyattan sonra kendi kendilerine yok olur ve bel bölgesinde geride ince çizgi halinde belirsiz bir iz bırakırlar.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında bel bölgesindeki yarada dikişlerde açılma, kötü kokulu akıntı gibi sorunlar fark edilirse hemen hekiminizden randevu alarak durumu bildirmeniz gerekmektedir. Bu, çok sık karşılaşılan bir durum olmasa da bazı kişilerde ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Bel bölgesindeki dikişler tamamen yok olana kadar belinizi zorlamamalı, doktor tavsiyelerine uymalısınız.

Buhar Banyosu

Bel fıtığı ameliyatı, büyük yaraların olmadığı, iyileşmenin hızlı olduğu bir ameliyat olsa da bazı uygulamalar için acele edilmemelidir. Bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemde ılık duşa izin verilir ancak buhar banyosu gibi bel bölgesindeki dikişlerin enfeksiyon kapmasına ortam sağayacak uygulamalar için yaklaşık olarak 3 hafta beklemekte fayda vardır.

Sıcak ve nemli ortamlar bakterilerin üremesi için harika ortamlardır. Bunun sonucunda nemlenen yara bölgesinde enfeksiyon riski artmaktadır. Hastalar, bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra eski yaşamlarına dönmek için acele etmemeli, iyileşmek için gereken süreyi kendilerine vermelilerdir. Bel fıtığı ameliyatının başarılı sonuçlanabilmesi için bunu yapmak çok önemli.

Masaj

Bel fıtığı masajı adı verilen özel teknikler, bel fıtığı hastaları için büyük bir rahatlama kaynağı olarak kabul edilebilir. Bel fıtığı masajı ile birlikte kan akışı hızlandırılarak ağrılarda azalma meydana gelir. Kişiler bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra da bir miktar ağrı yaşayacaklardır. Bu ağrılara çözüm olması için bel bölgesine masaj yaptırmak isteseler de ameliyat sonrası erken dönemde bel bölgesine masaj tavsiye edilmemektedir.

Uzman hekim tarafından bel bölgesini rahatlatıcı yönde önerilen basit egzersizler haricinde uygulamalar için bel kısmında açılan ameliyat kaynaklı yara bölgesinin tamamen iyileşmesi beklenmelidir. Bel fıtığı ameliyatının etkileri henüz geçmeden yapılacak yanlış müdahaleler hastaya büyük zararlar verebilir.

İyileşme Süreci

Bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra düşünüldüğü kadar zorlu bir iyileşme süreci olmamaktadır. Bel fıtığı ameliyatından sonraki ilk 8 saat içinde ayağa kalkıp 24 saat sonra taburcu olunabilmektedir. Endoskopik yöntem ile yapılan ameliyatlarda bu süre çok daha kısadır.

Taburcu olan hasta, bel fıtığı ameliyatı sonrası hekim tarafından yapılan tüm tavsiyeleri dinlemeli ve uygulamalıdır. Eğer hastan bel fıtığı ameliyatı sonrasında doktor tarafından söylenenleri olması gerektiği gibi uygularsa, bir sorun yaşamadan iyileşme sürecini tamamlayacaktır. Ameliyat sonrasında birkaç gün bel bölgesinde batma şeklinde ağrılar olabilir ancak bu ağrıların kontrolü için reçetenize ağrı kesici ilaçlar eklenecektir.

Bel fıtığına sebep olan hareketsiz yaşam, sigara kullanımı, anatomiye uygun hareket etmeme gibi hareketler, bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemde kesinlikle tekrarlanmamalıdır. Beslenme düzenlenmeli, söylenen egzersizler yapılmalı ve bele yük binmesine sebep olacak hareketlerden kaçınılmalıdır.

Hastalar, iyileşme süresince sabırlı olmalı ve kendilerine dikkat etmelilerdir. Bel bölgesindeki yaralarını gözlemleyerek herhangi bir terslikle karşılaşırlarsa hekimlerine başvurmalılardır. Yaklaşık 4 hafta sonra eski yaşantıya tamamen geri dönülebilmektedir.

Spor ve Egzersizler

Hareketsiz yaşam tarzı bel fıtığının oluşmasında büyük rol oynamaktadır. Kas güçsüzlüğü arttıkça omurgaya yüklenen ağırlık da artmaktadır. Bunun önüne geçmek için egzersiz yapmak şarttır.

Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir hastanın, ilk iki hafta kısa yürüyüşler yapması yeterlidir. Daha sonraki dönemlerde bel bölgesine yönelik olarak doktorun tavsiye etmiş olduğu hafif egzersizler uygulanmaya başlanabilir. Egzersizin yapıldığı ortamda bol oksijen olmalıdır ve egzersizler bel bölgesine baskıyı azaltmak için sert yüzeylerde yapılmalıdır. Egzersiz sırasında bel bölgesinde herhangi bir ağrı oluşursa devam etmeden önce doktordan randevu alınarak danışılmalıdır. Egzersiz sırasında daha fazla fayda görmek amacıyla tavsiye edilen sürenin üzerine çıkılırsa, bu durum vücudu olumsuz etkileyerek zarar verecektir.

Fitness

Bel fıtığı ameliyatı olan hastaların ameliyat sonrası dönemde spor yapmaları gerekmektedir. Yapılacak spor seçimi kişiyi ve bel bölgesini fazla zorlamayacak türde olmalıdır. Bel fıtığı ameliyatı sonrası ilk zamanlarda yürüyüş yapmak yeterli olacaktır. Sonraki iki ay içinde yüzme ya da bisiklet sürme tercih edilebilir. Bel fıtığı ameliyatından yaklaşık üç ay sonra ise doktordan randevu alınarak kendisiyle ile görüşülmeli, bu görüşme sonrasında ise fitness vb. sporlar konusunda onay alınabilir. Fitness sırasında bel bölgesine baskı oluşturmamak amacıyla ağırlıklara değil, karın kası geliştiren hareketlere yönelmek yapılacak en doğru şey olur.

Pilates

Pilatesin omurga sağlığına olan katkıları kanıtlanmıştır. Fizyoterapi ile benzerliği bulunan pilates, birçok kişiye fayda sağlamaktadır. Burada önemli olan, kişilerin bu sporu kontrolsüz bir şekilde yapmamalarıdır. Bu nedenle bel fıtığı ameliyatı geçirmiş ya da bel fıtığı problemi yaşayan hastalar doktorlardan randevu alarak pilates öncesi onay almalıdır.

Bel fıtığı hastalarına, reformer pilates adı verilen aletli pilates önerilmektedir. Bu sporu yaparken yanınızda bir eğitmen olmalı ve bu eğitmenin özel eğitim belgelerine sahip olması gerekmektedir. Doğru sporun katkıları tartışılmazdır ancak yanlış yapılacak hareketler bel bölgesi başta olmak üzere vücudun diğer noktalarında da çok kötü sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden gideceğiniz spor salonunu seçerken, tıpkı doktorlardan randevu almadan önce yaptığımız gibi spor hocalarının almış oldukları eğitimleri de mutlaka araştırmalısınız.

Pilates gibi sporlar, bel fıtığı ameliyatından hemen sonra yapılabilecek sporlar değillerdir. Bunun için en az 3 ay beklenmeli ve 3 ayın sonunda doktordan randevu alınarak konu ile ilgili olarak izin alınmalıdır.

Hafif Sporlar

Bel fıtığı ameliyatı geçirmiş bir hasta mutlaka egzersiz yapmalıdır. Bel fıtığı ameliyatını takiben ikinci haftadan sonra yüzme, tempolu yürüyüş, bisiklete binme gibi hafif sporlara başlanılabilir. Özellikle yüzmenin iyileşmeye katkısı oldukça fazladır. Burada önemli olan nokta, yüzülecek havuzun ya da denizin yeterince temiz olmasıdır.

Yapılan hafif sporlar sırasında kişi yorulduğunu hissettiği an dinlenmeli ve kendini zorlamamalıdır. Zaman geçtikçe daha fazlasını yapma gücünü kendinde bulacaktır, acele etmek omurgaya ve bel bölgesine zarar verebilir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında ik iki ay hafif sporlar dışına çıkılmamalıdır.

Ağır Sporlar

Hareketli bir yaşam tarzı benimsemek, bel fıtığı tedavisi için büyük öneme sahiptir. Bu süreç içinde hekimlerin en çok tavsiye ettiği spor yüzmedir. Ancak bazı kişiler yüzme gibi sporlarla sınırlı kalmak istemeyip futbol, basketbol gibi ağır sporlara yönelmek isteyebilir. Bu tarz sporlar erken dönemde yapıldığında ameliyatın uygulandığı bel bölgesinde hasara sebep olarak ameliyatın başarısız sonlanmasına yol açar.

Ağır sporlara yönelmek isteyen hastalar, bel fıtığı ameliyatı sonrasında en az üç ay beklemeli ve üç ayın sonunda hekimlerinden randevu alarak izin almalılardır. Hekim tarafından belirlenen süreye uyulması istenmeyen etkilerin görülmemesini sağlayacak ve hasta beklenildiği gibi olumlu sonuçlanmış bir tedavi sürecini atlatmış olacak.

Ameliyat Sonrası Bandaj- Korse Kullanımı

Bel fıtığı ameliyatı olan kişilerde bel bölgesinde hastalığın tekrarlayacağı endişesi olabilir. Bunun için korse kullanarak bel bölgesini sürekli desteklemek isteyebilirler ama bu yanlış bir düşüncedir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında her zaman tercih edilmese de bazı durumlarda hekimler korse kullanımı önermektedir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında korse kullanımı 10 günü geçmemelidir çünkü uzun süre çıkarılmayan korse, bel bölgesinde bulunan kasları tembelleştirerek hastanın iyileşme sürecini uzatır. Doktor önerisi olmadığı sürece bel fıtığı ameliyatı sonrasında korse kullanımına ihtiyaç yoktur, boşuna alınmamalıdır.

Ameliyat Sonrası Beslenme

Her insan dengeli ve düzenli beslenerek sağlığına olumlu katkıda bulunmalıdır. Yine de bazen bunu göz ardı edip hazır ve zararlı gıdalara yöneldiğimiz olur. Bel fıtığı ameliyatı olması gereken hastaların beslenmelerine daha çok dikkat etmesi gerekir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında yara iyileşmesini destekleyici bir diyet programı oluşturularak vitamin ve mineral alımı yeterli seviyeye ulaştırılmalıdır.

Bel fıtığı ameliyatı sonrası dönemde hastalar, protein, vitamin ve mineral açısından zengin beslenmelilerdir. Bel bölgesindeki yaraların iyileşmesi ve vücudun kendini toparlayabilmesi için bu gerekmektedir. Sigara ve alkol tüketimi bırakılmalı, bol bol su içilmelidir. Eğer hekim tarafından özel bir diyet verilmişse titizlikle uygulanmalı, bel fıtığı ameliyatı sonrasında kilo alınmamalıdır.

Nekahet Dönemi Beslenme

Nekahet dönemi, bir hastanın ameliyattan sonraki dönemden başlayarak tamamen iyileşmiş olduğu döneme kadar olan zaman aralığına verilen isimdir. Hastalar bu dönemde hekimlerinin önerdikleri yiyecekleri tüketmelilerdir. Çoğunlukla önerilen yiyecekler; proteinden zengin, bol vitamin ve mineral kaynağı olan yiyeceklerdir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında ödem oluşabileceği için tuz kısıtlanabilir. Hasta bol bol suç içmelidir. Mümkün olduğu kadarıyla doğal beslenmeli, sigara ve alkolü bırakmalıdır.

Kontrol Sürecinde Beslenme

Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir hasta, tıpkı diğer insanlar gibi sağlıklı ve dengeli beslenerek daha hızlı iyileşebilir. Dengeli ve düzenli beslenme şekli sadece bel fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme dönemiyle sınırlı kalmamalı, bütün hayat boyunca devam ettirilmelidir.

Vücudun ihtiyacı olan besinler eksiksiz bir şekilde alınmalıdır. Eğer dengeli ve düzenli beslenme konusunda bilgi yetersizliği mevcutsa bir diyetisyen ile görüşüp profesyonel destek alınmalıdır.

Bel fıtığı problemi yaşayan bir kişinin kilo alması ağrılarının artmasına ve bel bölgesinde hastalığının ilerlemesine sebep olurken, bel fıtığı ameliyatı olmuş bir hastanın kilo alması ise hastalığın tekrar etme riskini arttırır. Bu yüzden kilo kontrolü sağlanıp vücudun ihtiyaç duyduğu tüm besinler alınmalıdır.

Doktor Kontrolleri

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında doktor randevu zamanları aksatılmamalı ve belirtilen randevu sürelerinde hastaneye gidilmelidir. Bel fıtığı ameliyatının başarısı aylar sonrasında ortaya çıkacaktır. İlk kontrol 1. haftada yapılır. Daha sonraki kontroller ise 1. ay ve 6. ayda yapılır. Bazen hekimler, hastalarını daha sık görmek de isteyebilir ve bu şekilde randevu verebilir.

Ameliyattan çıkan ve hastaneden taburcu olan hasta, herhangi bir sorunla karşılaştığında kontrol tarihini beklemeden de hastaneye başvurabilir. Böylelikle önemli bir problem varsa erken teşhis ile tedavisi kolaylaşır.

Sık Sorulan Sorular

Bel fıtığı teşhisi koyulan hastalar, çevreden duymuş oldukları yanlış bilgiler sonucunda paniğe kapılabilirler. Bel fıtığı ameliyatı ile alakalı en çok sorulan soru “ameliyat sonrasında sakat kalır mıyım?” sorusudur. Bu tarz bilgilerin güvenilir kaynaklardan araştırılması ve kafadaki tüm soru işaretlerinin cevaplanması, tedavinin başarısı için gerekmektedir. Paniğe kapılıp bel fıtığı ile ilgili sorularına cevap bulamayan hasta depresyona girerek kendini tedaviye tamamen kapatabilir. Bu yüzden bilgi kirliliği engellenmeli ve hastalar sorularının cevaplarını güvenilir kaynaklar aracılığı ile cevaplandırmalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Zor mudur?

Bel fıtığı ameliyatı, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve tedavinin uygulanma biçimine bağlı olarak riskler taşır. Tüm cerrahi operasyonlar için olduğu gibi, bel fıtığı tedavisi için yapılan ameliyatlarda da belirli riskler bulunur. Ancak bel fıtığında ortaya çıkma olasılığı düşük olan genel risklerin yanı sıra, tedavi sonrasında bel fıtığı ameliyatından kaynaklanan bazı sorunlar da görülebilir. Hastanın yaşı, omurilik yapısının dayanıklılığı ve sahip olduğu diğer hastalıklar bel fıtığı ameliyatının başarısını etkiler. Ancak tedaviye doğru karar verilmesi ve operasyonun nitelikli biçimde yapılması da son derece önemlidir. Tüm bunlara karşın bazı durumlarda hastalarda bel fıtığı operasyonu sonrası günlük hayatlarını etkileyecek düzeyde sorunlar görülebilir.

1. Ameliyat Sonrası His Kaybı

Bel fıtığı ameliyatından sonra bacaklarda his kaybı ve uyuşma sorunları sık görülmektedir. Bu belirtiler kısa süre içerisinde iyileşebildiği gibi bazı hastalarda kullanılan ilaçlara ya da yapılan egzersizlere rağmen sorun devam edebilmektedir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında oluşan his kayıplarını azaltmak için fizik rehabilitasyon bölümünde tedavi görülmesi gerekiyor.

2. Bel Fıtığının Tekrarlaması

Bel fıtığı ameliyatı olan hastaların yaklaşık yüzde 5’inde, bel fıtığının tekrarlama riski bulunuyor. Bel fıtığının tekrarlaması durumunda yeni bir ameliyat yapılması her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle bel fıtığı ameliyatı olan hastaların, düzenli olarak egzersiz yapmaları ve omurgayı oluşturan diskin zarar görmemesi için ağırlık kaldırmaktan kaçınmaları önemli.

3. Ameliyatın Bel Ağrılarını Geçirmemesi

Bel fıtığı ameliyatları bazı durumlarda hastalarda iyileşme sağlamıyor. Sinir dokusunun iyileşmemesi nedeniyle ameliyattan fayda sağlanamaması durumunda, hasta için farklı tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekiyor. Yaşlı hastalarda ya da diyabeti olan insanlarda diğer ameliyatlarda olduğu gibi, bel fıtığı ameliyatlarında da iyileşme daha yavaş oluyor.

Bel fıtığı ameliyatı, uyuşukluk hissi, bel fıtığının tekrarlaması gibi risklerin yanı sıra, felç ya da kalıcı his kaybı gibi komplikasyonlara da neden olabilir. Bu nedenle bel fıtığı ameliyatı olmadan önce, hekimin tüm riskleri gözden geçirmesi ve hastaya bu doğrultuda bilgi vermesi önemlidir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Bel fıtığı, bulunduğu bel bölgesi, diskin sinirler ile iç içe olması sebebiyle ameliyat sırasında titizlik ile çalışma gerektirmektedir. Bel fıtığı ameliyatları yaklaşık olarak 1,5 ya da 2 saat sürmektedir. Bel fıtığı ameliyatı hazırlıkları, anestezinin uygulanması ve hastanın uyandırılması gibi işlemler de göz önünde bulundurulduğunda 2 saat uzun bir süre değildir. Bel fıtığı ameliyatında ameliyat süresinin uzaması kötüye yorulmamalı ve sakin kalınmalıdır. Kullanılacak ameliyat tekniği de sürelerde değişikliğe sebep olabilir.

Ameliyat İçin Yaş Sınırı Var mıdır?

Bel fıtığı ameliyatı için herhangi bir yaş sınırı yoktur. Bel fıtığında ameliyat kararı alınırken önemli olan, hastanın vücudunun ameliyatı ve anesteziyi kaldırıp kaldıramayacak olmasıdır. Ameliyat kararı alındıktan sonra yapılan muayene ve tetkiklerin sonucuna göre ameliyat tarihi kesinleştirilir ya da alternatif bir çözüm üretilir.

Ameliyat Sonucu Kişiden Kişiye Farklılık Gösterir mi?

Her insanın vücut yapısı temelde aynı olsa da aslında birbirinden çok farklıdır. Bir ilacın süre içerisinde bir kişiye yan etki yaparken diğer kişiye yapmaması gibi durumlar bu farklılık ile açıklanmalıdır. İnsanlardaki bu farklılık da ameliyat sonucunun yine belirli bir süre zarfında herkeste aynı olmamasına sebep olur. Bazı kişilerde ameliyat başarılı olurken bazı kişilerde istenilen sonuç elde edilemeyebilir. İstenmeyen etkilerin görülme sıklığı yok denecek kadar azdır.

Bir ameliyatın sonucu, hastanın yaşına, cinsiyetine, genetik yapısına, boyuna, kilosuna, günlük yaşam tarzına, beslenmesine ve daha birçok etkene bağlıdır. Bu yüzden her hastada aynı sonucu elde etmek imkansızdır. Bir kişi belirli bir süre içerisinde daha hızlı iyileşme gösterirken, diğer kişi daha yavaş iyileşme gösterebilir. Bunlar gayet normaldir.

Ameliyat Sonrası İz Kalır mı?

Bel fıtığı ameliyatı, gelişen yeni teknikler sayesinde birkaç cl’lik kesiler ile yapılabilmektedir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında vücut tarafından absorbe olan dikişler ile estetik teknik ile kapatılan yaralar tam iyileşme gerçekleştikten sonra arkasında çok belli olmayan ince bir çizgi bırakır. Bu iz çok göze batmaz ve çirkin bir görüntü oluşturmaz.

İstirahat Raporu Alabilir miyim?

Bel fıtığı ameliyatında üzerinde kullanılan teknik, ameliyat sonrası iyileşme döneminin de süresini belirler. Endoskopik yöntem ile iyileşme çok daha hızlı gerçekleşmektedir. Tüm tekniklerde, hafif işlerde çalışanlar için işe dönme süresi ortalama olarak 15 gündür. Bu süreç içinde hastalar raporlu sayılırlar. Eğer kişinin şikayetleri devam ediyorsa ve çalışamayacak durumdaysa rapor süresi uzatılabilir.

İşe Ne Zaman Dönebilirim?

Bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişinin ilk dönemlerde kendini çok zorlamaması gerekmektedir. Bel fıtığı omurilik sıvısının omurgayı oluşturan diskin çevresinden sızması sonucu oluşmakta ve bunun tedavisi titiz bir ameliyat ile gerçekleştirilmektedir. Kişi eğer masa başında yapılan sekreterlik gibi hafif bir işte çalışıyorsa yaklaşık olarak 15 gün sonra işe dönebilir. Çalışırken sırtını destekleyecek bir sandalye kullanmalı ve çok uzun saatler hareketsiz kalmamalıdır. Eğer kişi ağır bir işte çalışıyorsa iyileşme süresinin tamamlanmasının beklenmesi en iyisi olacaktır. Ağır işlerde çalışanlar için ortalama süre 2- 3 aydır.

Doktor Kontrolleri Ne Zaman Yapılmalıdır?

Ameliyat sonrası dönemde doktorlardan randevu alınarak kontrollerin aksatılmaması gerekir. İlk kontrol ameliyattan sonraki 7. gün yapılmaktadır. Bu kontrolde yaranın durumuna bakılır. Hastaya genel bir muayene yapılır ve varsa şikayetleri dinlenerek reçetesi düzenlenir. Daha sonraki kontroller 1. ve 6. ayda yapılır. Bu süreç içinde hastanın durumuna göre randevu sıklığı arttırılarak ek kontroller yapılabilir. Eğer hastanın herhangi bir şikâyeti varsa kontrol zamanını beklemeden randevu alarak doktoruna başvurabilir.

Ameliyat Sonrası Kilo Alır mıyım?

Bel fıtığı ameliyatından önce başlatılan diyet, ameliyattan sonra da devam ettirilmelidir. Verilen kilolar geri alınmamalıdır. Alınan kilolar ameliyatın gerçekleştirildiği bölgedeki diskin üzerindeki baskıyı arttıracaktır. Birçok kişi ameliyat sonrasında hareketsiz kalıp kilo alacağından endişe duyar ancak ameliyatlardan sonra hareketsiz kalmak iyileşme sürecini olumsuz etkilemektedir.

Ameliyattan çıkan hasta ilk haftanın sonunda düzenli şekilde egzersiz yapıp beslenmesine de dikkat etmelidir. Böylelikle kilo alınmamış olur.

Bel Fıtığının Tekrarlama Olasılığı Var mıdır?

Bel fıtığının tekrarlanması demek, daha önce fıtık oluşan diskin olduğu yerde tekrar fıtıklaşma meydana gelmesi demektir. Farklı bir bölgede diskin olduğu yerde yeni fıtık oluşumu hastalığın tekrarlanması olarak kabul edilmez. Fıtık ameliyatından sonra hastalığın aynı diskin olduğu yerde tekrar etme olasılığı %5 ile %11 arasında değişiklik gösterir. Çok sık karşılaşılan bir durum olmasa da hastaların ameliyattan sonra verilen tavsiyelere uymalarında fayda vardır.

Bel Fıtığında En İyi Doktor Diye Bir Şey Var mı?

Ameliyatlar her zaman için riskli ve ciddi eğitim gerektiren işlerdir. Ameliyatı yapacak doktor seçimi yapılırken ve randevu alınırken sahip olduğu tecrübe, önceki ameliyatlardaki başarı yüzdesi, sahip olduğu diploma ve sertifikalar göz önünde bulundurulmalıdır. Gerekli eğitimi almış ve alanında kendini geliştirmiş her doktor randevu alınarak ameliyat için tercih edilebilir. Teknolojinin gelişmesi ile beraber artık hastaları online olarak da randevu oluşturabilmektedirler.

Bel Fıtığından Sonra Hamile Kalabilir miyim?

Bazen gebelik kaynaklı bel fıtıkları ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden bel fıtığı olan kişiler hamile kalmaktan çekinebilirler ancak bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra hamile kalmanın herhangi bir riski yoktur. En erken, ameliyattan 4- 6 ay sonra hamile kalınabilir.

Gebelik Döneminde Ameliyat Olabilir miyim?

Gebelik döneminde ameliyat uygulaması riskli bir durumdur. Bazı durumlarda ameliyattan başka bir seçenek kalmayabilir. Bu gibi durumlarda hastalar sola doğru yan yatırılarak ameliyat edilebilirler ancak gebelikte fıtık ameliyatı yok denecek kadar az sayıda yapılmaktadır.

Ameliyatın gebelik esnasında yapılması için kişiye ileri seviyede fıtık teşhisi koyulmuş olması gerekmektedir ya da kişide diskin yapısında ve sinirlere uygulanan baskının oluşturduğu tahribatın felce sebep olabilecek boyutta meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Emzirme Döneminde Ameliyat Olabilir miyim?

Fıtık teşhisinden sonra tek tedavi şansı ameliyat olan hastalar, emzirme dönemindeyse de ameliyata alınabilirler. Antibiyotik kullanımı devam ettiği sürece emzirmeleri mümkün olmasa da süt sağıp dondurma ya da takviye besinler ile besleme gibi seçenekleri bir çocuk doktoru ile görüşebilirler. Önemli olan anne sütüne geçen ilaçların bebeğe verilmemesidir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Olup Pişman Olan Var mı?

Birçok kişi ameliyat kelimesini duyduğunda bile büyük bir strese kapılır. Zaman zaman güvenilir olmayan kaynaklara başvurarak yanlış bilgiler edinerek daha da çok gerilirler. Ameliyatların sonuçları kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı, beslenme şekli gibi birçok faktör ameliyat sonucunu etkiler.

Bel fıtığı ameliyatının başarısızlık yüzdesi oldukça düşüktür. Ameliyat sonrası dönemde verilen tüm tavsiyelere uyulduğu takdirde herhangi bir problem yaşanması beklenmez ve tam iyileşme sağlanır.

Ameliyat İptal Edilebilir ya da Ertelenebilir mi?

Ameliyat olmak ciddi bir süreçtir. Her bir detay oldukça önemlidir. Bazen ameliyat tarihi planlanır ancak soğuk algınlığı gibi hastanın ameliyat olmasına engel olacak bir durum yaşanırsa ameliyat ertelenebilir. Eğer daha büyük bir sorun varsa ve ameliyata engel oluyorsa ameliyat iptal edilebilir. Ayrıca hasta hakları arasında olan tedaviyi reddetme hakkı da göz önünde bulundurulur ve hasta vazgeçerse tedavi ret formu imzalatılarak ameliyat iptal edilebilir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Caiz midir?

Ameliyatların caiz olup olmadığı sık sık tartışılmaktadır. Bel fıtığı ameliyatında genel görüş, fıtığın tedavi zorunluluğu gerektiren bir hastalık olması sebebi ile ameliyat olunmasında herhangi bir sakınca olmaması yönündedir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ne Kadar Sürede İyileşilir?

Bel fıtığı ameliyatlarından sonra iyileşme süresi sanıldığının aksine oldukça kısadır. Operasyonun hemen ardından, anestezinin etkisinin geçmesiyle beraber hasta ayağa kalkıp hafif işlerini görebilir. Belirli bir sınır olmadan hastanede içinde dolaşıp tuvalete ihtiyacını giderebilir. İkinci gün taburcu edilen hasta, bazı uyarılara dikkat etmek koşuluyla hayatını devam ettirebilir. Tam iyileşme ise genelde üç – altı ay arasındadır.

Hangi Durumlarda Bel Fıtığı Ameliyatı Olunur?

Bel fıtığının tedavi edilmesi amacıyla uygulanan yöntemlerin son halkasını cerrahi müdahale oluşturur. Her yüz hastadan yaklaşık on kadarına uygulanan cerrahi yöntemin yapılabilmesi için bazı koşulların sağlanması gerekmektedir. Bu koşullar:

  • Bel bölgesinde geçmeyen yüksek şiddetli ağrı ve ağrıyı takiben ayaklarda görülen güç kayıpları,
  • Üst ve alt bacak bölgelerindeki kasların motor fonksiyonlarında kayıplar,
  • İdrar tutma sorunları,
  • Ameliyatsız yöntemlerin sonuçsuz kalmasıdır.

Tüm bunların uzman bir doktordan randevu alınarak yapılan muayene ışığında değerlendirilmesi ile ameliyat kararı verilir.

Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Ne Zaman Ayağa Kalkılır?

Bel fıtığı ameliyatlarından hemen sonra ayağa kalkılabilir. Anestezinin etkisi yaklaşık üç – altı saat arasında geçer. Bu süre tamamlandıktan ve bilinç konusunda sıkıntı yaşanmadıktan sonra tuvalete gitmekte, yürüyüş yapmakta sakınca yoktur. Bel fıtığı ameliyatı olanlar diskin baskıya maruz bırakılmaması için bir hafta boyunca dik bir pozisyonda oturması istenmez. Sırt üstü uzanmak ve yürüyüş yapmak arasında seçim yapmalıdırlar.

Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Ne Zaman Banyo Yapılır?

Bel fıtığı ameliyatından bir gün sonra hasta taburcu edilir. Kesi yapılan bölge izole edildiği için banyo yapılasında sakınca yoktur ancak tavsiye edilmez. Üçüncü günden itibaren bölgeye olabildiğince az su değdirerek banyo yapılabilir. İlk haftanın sonunda yapılan kontrolden sonra pansumana gerek kalmaz ise bölge açıkta olsa dahi sorunsuz şekilde duş alınabilir. Enfeksiyon gibi riskleri ortadan kaldırmak için umumi ortamlarda duş almaktan kaçınılmalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Ne Zaman Yürüyüş Yapılır?

Bel fıtığı ameliyatlarından sonra sanılanın aksine sürekli yatış pozisyonunda kalınmaz. Operasyonun tamamlanmasından ve anestezinin etkisinin geçmesinin hemen ardından hasta yürüyüş yapabilir. Hatta doktorlar tarafından da yapması istenmektedir. İlk gün hafif yürüyüşler şeklinde başlayan süreç, üçüncü günden itibaren uzun mesafeli yürüyüşlere dönüşebilir.

Bel Fıtığı Ameliyatında Platin Neden Takılır?

Her bel fıtığı ameliyatında platin uygulaması yapılmaz. Belin ve bel bölgesindeki kemik yapısının stabil kalabilmeleri için platin uygulaması yapılır. Takılmadan önce hastada bazı şartlar aranır:

  • Bel kayması mevcut ise platin takılır.
  • Omurga sorunlarını gidermek amacıyla platin takılır.

İleri seviyeli bel fıtığı ameliyatlarında platin uygulaması ile karşılaşılmaktadır. Her yüz operasyondan on – on iki kadarında platin uygulaması yapılır. Diğerleri mikro cerrahi uygulamalar şeklinde icra edilmektedir.

Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Ağrılar Neden Olur?

Bel fıtığı ameliyatından sonra bir – iki hafta kadar süren ve sonrasında geçen ağrılar bel fıtığı kaynaklı değil, cerrahi kaynaklıdır. İki haftayı aşan ve bel fıtığı ameliyatından önceki dönemle benzeşen ağrılar ise bel fıtığı kaynaklıdır. Her yüz bel fıtığı ameliyatından beş kadarı başarısız geçmektedir. Bunun bir sonucu olarak ağrı gelişimi gözlenebilir. İkinci haftadan sonra da devam eden ağrılar için fıtığın oluştuğu diskin olduğu bölgede ikinci bir operasyon gerekmektedir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Akıntı Neden Olur?

Bel fıtığı ameliyatları sırasında omurilik bölgesine müdahaleler gerçekleştirilir. Müdahale sırasında yapılan bir hatadan ya da başka bir sebepten dolayı beyin omurilik sıvısı ve zar yaralanmalarından dolayı ilgili maddeler fıtıktan temizlenen bölgeye birikir. Bu birikme, dikiş noktalarından akıntı şeklinde kendini gösterir. Eğer böyle bir akıntı söz konusu ise mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bel fıtığı ameliyatından sonra, ameliyatın başarılarını korumak amacıyla dikkat edilmesi gereken çeşitli hususlar bulunmaktadır. Bunlar:

  • Operasyon tamamlandıktan sonra ilk yürüme anında mutlaka bir doktor bulunmalıdır.
  • Taburcu olan hasta bir hafta kadar istirahat etmelidir. İstirahat sırasında yalnızca yatılmamalı, düzenli olarak yürüyüşler yapılmalıdır. Gün içinde yarım saati geçen uzun oturmalar kesinlikle yapılmamalıdır.
  • Birinci haftanın sonunda randevu alınarak yapılan kontrolden sonra verilen bel egzersizleri eksiksiz şekilde icra edilmelidir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Riskli Mi?

Genel anestezi altında yapılan her operasyon belirli bir riski barındırır. Uygulama sayısı, hastanın durumu gibi unsurlar ise bu riskleri düşürmektedir. Bel fıtığı ameliyatından sonra gelişebilecek komplikasyonlar şunlardır:

  • Beyin omurilik sıvısının dışındaki zarın yırtılmasından dolayı sıvı kaybı gelişebilir.
  • Kesi bölgesi merkezli olmak üzere enfeksiyon hastalıkları gelişebilir.
  • Omurganın stabilizasyonunda sıkıntılar ortaya çıkabilir.
  • Ameliyat işe yaramayabilir ve müdahale edilen diskin olduğu yerden tekrarlanması gerekebilir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Fiyatları Neye Göre Değişir?

Bel fıtığı ameliyatlarının fiyatını belirleyen onlarca farklı unsur bulunmaktadır. Operasyonu yapan doktorun uzmanlık seviyesi, operasyonun yapıldığı hastanenin kalitesi ve kullanılan malzemelerin kalitesi gibi. Ayrıca SGK kapsamındaki ameliyatlardan birisi olan bel fıtığı ameliyatları sigorta kapsamı dahilinde de fiyat değişikliğine uğramaktadır. Bu noktada randevu alınarak muayene olunmalı ve uzman bir kurumdan fiyat alınmalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatla Geçer Mi?

Bel fıtığı vakalarının yaklaşık olarak yüzde doksanı ameliyata ihtiyaç duymaz. Geriye kalan yüzde onluk kısmın ameliyat edilmesinden sonra başarı oranı yaklaşık olarak yüzde doksan beştir. Yani ameliyata giren her yüz hastadan doksan beşinde bel fıtığı kalıcı olarak tedavi edilmektedir. Geriye kalan beş kişide ise müdahale edilen diskin olduğu yerden ikinci operasyon gereksinimi söz konusudur.

Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Cinsel İlişki?

Bel fıtığı ameliyatlarından sonra yaklaşık on gün boyunca vücut oldukça hassastır. Onuncu gün ile ikinci ay arasında da bu hassasiyet azalarak devam eder. Cinsel ilişki gibi oldukça yorucu bir faaliyete bu süre zarfında girişilmemesi faydalı olacaktır. İkinci aydan itibaren ise fiziki sınırları zorlamadan cinsel ilişkiye girilmesinde herhangi bir sakınca yoktur.

DMCA.com Protection Status