Behçet Hastalığı

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün
Behçet Hastalığı
Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı, Türkiye'de de sıklıkla görülen bir hastalıktır. Hastalığın kadın ve erkek olarak cinsiyet ayrımı bulunmazken, erkeklerde ise biraz daha fazla görüldüğü gözlemlenir. Bulaşıcı bir hastalık olmayan behçet hastalığının açıklanabilen herhangi bir nedeni bulunmaz. Dünyada ilk kez 1937 yılında Türk hekim Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır.

Ağızda ve cinsel bölgede yaralar, göz, deri, eklem, sinir ve damar tutulumuyla seyreden behçet hastalığının iltihaplı bir romatizma hastalığı olduğu belirlenmiştir. Vücudun her yerini etkileyebilme kapasitesine sahip olan hastalık, bağışıklık sistemini ise doğrudan ilgilendiriyor. Göz, eklemler, kalp ve beyin damarlarında tekrarlanan iltihaba neden olabildiği gözlemlenir.

Behçet Hastalığı Hakkında

Behçet hastalığının en fazla görüldüğü ülkenin Türkiye olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, her bin kişiden 4'ünde hastalığın görüldüğünü ifade ediyor. Hastalığın Akdeniz'in doğusunda yer alan ülkelerde ve Ortadoğu'da sıklıkla görüldüğü de gözlemlenmektedir. Kore, Çin ve Japonya'da da sıklıkla görülen hastalık için "İpek Yolu hastalığı" diyenlerde mevcuttur. Bunun sebebi ise görüldüğü ülkelerin coğrafi dağılımdan kaynaklanıyor.

Behçet hastalığı ile ilgili araştırmalar yapan uzmanlar, belirli ülkelerde daha fazla görülmesinin sebebinin iklim veya başka coğrafi nedenden kaynaklanmadığını belirtmektedir. Belirtilen ülkelerde yaşayan insanlarda belirli doku grubu antijenlerinin görülme sıklığından olarak hastalığın oluştuğu tahmin ediliyor.

Erkek ve kadınları benzer sıklıkta etkileyen behçet hastalığı, erkeklerde belirgin olarak daha fazla görüldüğü de belirlenmiştir. Behçet hastalığının genellikle 20 ila 30 yaşları arasında başladığı gözlemleniyor. Hastalığın başlangıç belirtileri arasında ise tekrarlayan ağız yaraları yer almaktadır. Hastalık, erkeklerde daha ciddi komplikasyonlar oluşturan bir hastalıktır. Kadınlarda genellikle kalıcı hasar oluşturmayan hastalık, genç erkeklerde damar ve göz tutulumu gelişme riskini arttırır.

Behçet Hastalığı Nedir?

Ataklarla seyreden, çok sayıda organı tutabilen sistemik bir rahatsızlık olan behçet hastalığının kan damarlarını tutan ve vaskülit olarak ifade edilen bir damar iltihabı hastalığı olduğu belirtilmektedir. Behçet hastalığının temel belirtileri arasında ise genital ve oral ülserler, eklem, göz, cilt ve sinir sistemi tutulumu bulunuyor. Türkiye'nin hastalığın en fazla görüldüğü ülke olduğu tespit edilmiştir.

İlk kez 1937 yılında Türk dermatoloji doktoru Hulusi Behçet tarafından tanımlanmış olan behçet hastalığa ilişkin birçok araştırma yapılmıştır. Behçet hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalar üzerinden Türkiye'nin hastalığa ilişkin en fazla birikime sahip ülkelerden birisi olduğu söylenebilir. Türkiye'nin ardından Japonya, ABD ve İngiltere'de de sıklıkla görülen bir hastalık olduğu belirtiliyor. Erkeklerde ve genç yaşlarda daha fazla görülen hastalığın oluşmasındaki kesin neden ise henüz öğrenilmemiştir.

Behçet Hastalığı Kalıtsal mıdır?

Romatizma hastalıkları arasında yer alan behçet hastalığı, ergenlik ve gençlik döneminde başlayan bir hastalıktır. Hastalığın en tehlikeli dönemi ise 30 ila 40 yaşları arası olarak gösteriliyor. En sık görülen belirtisinin ağız yarası olduğu bilinen behçet hastalığı, cinsel bölgede yara oluşumuna da neden olabilmektedir. Göz tutulumu, gözlerde yaşarma, ağrı ve bulanık görme gibi gözle ilgili belirtilerde görülebilir. Göze ilişkin bu problemler için göz uzmanına muayene olmalısınız. Eklem tutulumu, behçet hastalığının yarattığı bir başka problemdir. Eklemlerde ağrı, şişlik, ve hareket kısıtlığı yaşayabilirsiniz. Beyin ve beyin damarları tutumunu açısından nöroloji uzmanına gitmelisiniz.

Behçet hastalığının temelinde genetik faktörlerde bulunmaktadır. Ancak her behçet hastalığının kalıtsal olduğunu söylemek ise yanlıştır. HLA- B51 geninin hastalarda olup olmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu geni taşıyan herkesin ise behçet hastası olduğu söylenemez. Türkiye başta olmak üzere, ABD ve Japonya'da da sıklıkla görülen bir hastalıktır. Hastalığın belirli ülkelerde daha fazla görülmesinin sebebi ise genetik yatkınlıkla doğrudan ilişkilidir.

Behçet Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Hastalıkların bazıları bulaşıcı olurken, bazılarını ise bulaşıcı etkisi olmadığı bilinmektedir. Bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında behçet hastalığı yer alıyor. Behçet hastalığı, halk arasında bulaşıcı olarak gösterilmektedir. Bir kişinin behçet hastası olması halinde sizlere hastalığı bulaştırma ihtimali bulunmaz. Hastalığın bulaşıcı olmadığından herhangi bir yakın temas, cinsel birliktelik, el sıkmak, sarılmak vb. durumların sakıncası yoktur.

Behçet hastalığını sosyal ve psikolojik olarak desteklemek için hastalardan uzak olmamalısınız. Hastalığın bulaşıcı olmadığını unutmamalı ve hastaya karşı tutumunuzu değiştirmekten kaçınmalısınız. Özellikle Türkiye'de, behçet hastaları ile ikili ilişkilerden kaçınıldığı görülmektedir.

Behçet Hastalığı Nedenleri

Behçet hastalığının nedenlerine ilişkin net olarak bir bilgi bulunmamaktadır. Uzmanlar, hastalığın neden oluştuğunu tam olarak açıklayamıyor. Ancak hastalığın oluşumunda, genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu belirtilmektedir. Bazı ülkelerde daha sık görülmesi sebebi ise doğrudan genetik faktörlerle ilişkisi olduğunu söyleyebiliriz. Behçet hastalığının en fazla görüldüğü ülkeler arasında ise Türkiye'de bulunuyor. Genel olarak hastalığın oluşma nedenleri, diğer hastalıklarda olduğu gibi bazı faktörlere bağlanmaktadır. Behçet hastalığının aşağıdaki faktörler ile oluştuğu belirtilir.

  • Yaş ve Cinsiyet
  • Çevresel ve Enfeksiyöz Faktörler
  • Psikolojik Faktörler
  • Genetik Faktörler

Yaş ve Cinsiyet

Birçok hastalığın oluşmasında temel neden olmasa da, destekleyici nedenler arasında yaş ve cinsiyet bulunmaktadır. Behçet hastalığı, genç ve ergenlik zamanlarda oluşmaya başlayan bir hastalıktır. Hastalığın genellikle 20 ila 30 yaş arasındaki bireylerde görüldüğü bilinir. Kadınlarda ve erkeklerde görülebilen behçet hastalığı, kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülen bir hastalıktır. Bu faktörlerden yola çıkarak, 22 yaşında genç ve erkek bir bireyin, behçet hastalığıyla karşılaşma ihtimalinin daha yüksek olabileceğini belirtebiliriz.

Çevresel ve Enfeksiyöz Faktörler

Fiziksel, kimyasal ve biyolojik çevreden kaynaklı olarak behçet hastalığının oluşumu söz konusu olabilir. Behçet hastalığının oluşmasında kesinlik olmamak ile birlikte, çevresel ve enfeksiyöz faktörlerin etkisi olduğu belirtiliyor.

Psikolojik Faktörler

Bazı hastalıkların oluşumunda psikolojik faktörlerin etkisi olduğu tahmin edilir. Behçet hastalığı ile psikoloji arasında bir ilişki olup olmadığı net olarak belirlenmemiş. Ancak uzmanlar, hastalığın oluşumunda hastanın psikolojik durumunun da etkisi olabileceğini ifade ediyorlar. Behçet hastalığının psikolojik faktörlerle ilişkisi olduğunu ise ergenlik döneminde sıklıkla karşılaşılan bir hastalık olmasına bağlarlar. Ergenlik döneminde bireyler, psikolojik olarak daha hassas ve olumsuz olur. Bu dönemde daha fazla görülen behçet hastalığının psikolojiksel sebeplerle doğrudan ilişkisi olduğu ise net olarak belirlenmemiştir.

Genetik Faktörler

Behçet hastalığı, dünya üzerinde bazı bölgelerde ve ülkelerde daha fazla görülen bir hastalıktır. Hastalığın en fazla görüldüğü ülke olarak ise Türkiye'nin gösterildiği biliniyor. Araştırmacılar tarafından çıkarılan istatistiksel verilere göre hastalığın Japonya ve ABD'de de sıklıkla görüldüğü belirlenmiştir. Behçet hastalığının özellikle bazı ülkelerde daha fazla görülmesinin sebebi ise genetik faktörlerdir. Hastalığın oluşmasındaki temel neden olarak gösterilmesi de, genetik faktörlerin hastalığın oluşumuna etkisi olduğu söylenebilir.

Türkiye'de en fazla görülen hastalıkların başında behçet hastalığının gelmesi, toplumun hastalığa yatkınlığı sebeplidir . Bu yatkınlığın temel nedeni ise genetik faktörlerdir. Behçet hastalığının diğer ülkelere göre Türkiye'de daha fazla görülmesine ilişkin araştırmalar sürüyor. Uzmanlar, hastalığın sadece genetik faktörlerden oluşmadığını belirtmektedir. Hastalığın temel nedenlerine ilişkin araştırmaların devam ettiği gözlemlenirken, en fazla araştırma ise Türkiye tarafından yapılıyor.

Behçet Hastalığı Belirtileri

Hastalıkların oluştuğunu belirtiler üzerinden anlayabilirsiniz. Bazı hastalıkların net olarak belirtileri bulunurken, bazılarının ise belirtilerinin gizli olduğu gözlemlenmektedir. Behçet hastalığı, genç yaşlarda ve Türkiye'de daha fazla görülen bir hastalıktır. Hastalığın belirtileri hakkında bilgi sahibi olursanız, erken tanı konulmasını sağlayabilirsiniz. Erken tanı ise hastalığın gelişim göstermeden tedavisine başlanması açısından önemlidir. Behçet hastalığının en sık görülen belirtilerini aşağıda görebilirsiniz.

  • Göz Tutulumu
  • Vasküler Tutulumu
  • Paterji Reaksiyonu
  • Ven Tutulumu
  • Pulmoner Arter Tutulumu
  • Eklem Tutulumu
  • Nörolojik Tutulum
  • Gastrointestinal Tutulum
  • Böbrek Bulguları

Göz Tutulumu

Behçet hastalığı, gözleri doğrudan etkileyen bir hastalık olarak biliniyor. Hastalığın belirtileri arasında göz tutulumu vardır. Gözde iltihaplanma, tekrarlayan ataklar ve göz tutulumu gibi sağlık problemlerine neden olur. Behçet hastalarının %50-70 oranında göz tutulumu olduğu belirlenmiştir. Tek gözde başlamasına rağmen her iki gözü de etkiler.

Erkeklerde göz tutulumunun kadınlardan daha sık olduğunu belirten uzmanlar, behçet hastası olan erkeklerin üçte ikisinde göz tutulumu meydana geldiğini söylüyorlar. Behçet hastalığında göz tutulumu, hastalığın başlangıcından 2-4 yıl geçtikten sonra meydana gelmektedir. Ancak bazen behçet hastalığının başlangıç döneminde de görülebilir. Hastalığın belirtileri arasında yer alan göz tutulumu, behçet hastalığı tanısının konulmasında önemli bir etken olabilmektedir.

Behçet hastalığı, göz iltihaplarına neden olabilir. Ani olarak başlayan iltihabi bulgular, iyileşir ve tekrar nükseder. Bu atakların her biri gözde az veya çok bir hasar bırakabilmektir. Görmeyi tehdit eden komplikasyonlar oluşturabilen behçet hastalığının tedavisine hemen başlanması gerekir.

Göz tutulumu, göz iltihaplanması ve diğer göz rahatsızlıkları sebebi ile behçet hastalarının çok dikkatli olması gerektiği belirtilmektedir. Behçet hastalarının gözünden şikayeti olmasa dahi 6 ayda bir göz muayenesi yaptırmaları gerekiyor.

Vasküler Tutulumu

Kronik rekürren sistemik inflamatuar bir hastalık olan behçet hastalığının belirtileri arasında vasküler tutulumu bulunuyor. Hastalığın semptomlarının eşzamanlı veya değişik dönemlerde ortaya çıkabileceği bilinmektedir. Behçet hastalığının ağır belirtileri arasında vasküler tutulumda yer alır. Vasküler tutulumu ile vücuttaki damarların hemen hepsinin olumsuz etkilenme potansiyeli mevcuttur.

Paterji Reaksiyonu

Paterji, Behçet hastalarına iğne batmasıyla oluşan durumdur. Gösterilen bu reaksiyon ise behçet hastalığının tanısının konulmasında kullanılan bir testtir. Steril bir iğne ile ön koldaki cildin delinmesinin ardından 24 ila 48 saat arasında yuvarlak kızarıklık veya yuvarlak irinli kabarıklık oluşacaktır. Hastalığın belirtilerinden olan paterji reaksiyonu, behçet hastalığının teşhis ve tanısında önemli rol oynar. Paterji testi nasıl yapılıyor? Testin yapılışı ise anlatılmıştır.

İlk olarak ön kol fleksör yüzlerinin alkollü pamuk ile silinmesi gerekir. Tek kullanımlık enjektör uçlarının plastik kapaklarına birkaç kez batırılıp hafifçe köreltilmesinin ardından 45 derecelik açı ile deriye batırılması sağlanır. İğnenin deriye yaklaşık 5 mm batırılması ise uygun olarak gösteriliyor.

Paterji testinde işlemin çift taraflı uygulandığı gözlemlenir. Yaklaşım 3 cm ara ile her iki kolada üçer adet pikür yapılacaktır. Pikürlerin yerlerinin belirlenmesi için çevresine bir kalem ile 1-2 cm çaplı bir halka çizilmesi gerekir.

Ven Tutulumu

Venöz sistem, vasküler tutulumun en çok görüldüğü alan olarak biliniyor. Behçet hastalığında vasküler tutulumun en önemli ölüm sebebi olduğu da gözlemlenir. Otuzlu yaşlarda erkeklerde daha sık görülen ven tutulumu, uzun vadede bazı hastalarda ciddi morbidite yaratabilir. Ven tutulumu, behçet hastalığının en fazla görülen belirtileri arasında bulunmaktadır. Behçet hastalığının tanı ve teşhisinde ven tutulumuyla sıklıkla karşılaşıldığı bilinir.

Pulmoner Arter Tutulumu

Behçet hastalığının pulmoner arter anevrizması veya pulmoner arter oklüzyonu gelişimi ile doğrudan ilişkisi vardır. Pulmoner arter anevrizmasının behçet hastalığının en ölümcül komplikasyonu olduğu biliniyor. Behçet hastası olan erkeklerde, hastalığın 5. yılında görüldüğü belirlenmiştir. Erkeklerde sıklığının %4'e kadar çıktığı gözlemlenirken, damar tutulumu ile sıkı ilişki içerisindedir. Bu sebep ile pulmoner arter tutulumunun ciddi bir belirti olduğunu ve hastalığın tedavisine hemen başlanması gerektiği söylenebilir. Pulmoner arter tutulumu, behçet hastalığının en net belirtileri arasında bulunur.

Eklem Tutulumu

Behçet hastalığında eklem tutulumu sıklıkla karşılanmaktadır. Eklem tutulumu, eklemlerde ağrı ve kasılma gibi durumlarda acil olarak doktora başvurmalısınız. Hastalığın belirtileri arasında yer alan eklem ağrıları, ciddi rahatsızlıklar verebilen belirtilerdendir. Behçet hastalarının günlük yaşamlarını da olumsuz etkilemesi ile bilinir.

Nörolojik Tutulum

Behçet hastalığının belirli organ tutumlarına sebep olduğu gözlemlenmiştir. En korkulan organ tutumlarından biri nörolojik tutulum olarak karşımıza çıkıyor. Nörolojik tutulum, ağırlıklı olarak merkezi sistemini etkilemektedir. Genellikle, parankimal MSS tutulumu şekilde görülür. Nadiren ise dural sinüs trombozu görüldüğü belirlenmiştir. Her iki durumun aynı hastada görülmesi ise son derece nadir olarak gösteriliyor. Behçet hastalığında nörolojik tutulum, prognozu olumsuz etkileyen organ tutulumları arasında olarak bilinir.

Behçet hastalığının nörolojik tutulumun da randomize kontrollü tedavi çalışmaları bulunmaz. Nörolojik tutulum yaşayan hastaların, behçet hastalığıyla karşı karşıya olma ihtimalleri yüksektir. Hastalığın tanısının konulabilmesi ve tedavisine başlanabilmesi için doktora başvurmalısınız.

Gastrointestinal Tutulum

Behçet hastalarının %0-5'inde görülebilen gastrointestinal tutulum, ağızdan anüse her yerde görülebilir. Behçet hastalığının tanısında önemli bir rol oynadığı belirtilmektedir. Hastalığın en net belirtilerinden birisi olduğu da gözlemlenir.

Böbrek Bulguları

Böbrekleriniz ile ilgili sağlık problemleri yaşıyorsanız, behçet hastalığıyla karşı karşıya olabilirsiniz. Behçet hastalıklarının teşhisinde hastalardaki sağlık problemlerine göz atılır. Bu hastaların çoğunluğunun böbreksel rahatsızlıkları olduğu da belirlenmiştir. Böbrek bulguları, behçet hastalığının belirtileri arasında gösterilmektedir.

Behçet Hastalığı Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Bir hastalığın oluştuğunu veya var olduğunu söyleyebilmek için tanı konulması gerekiyor. Tanı ve teşhis yöntemleri üzerinden hastalığın ismi konulabilir. Behçet hastalığı, genç yaşta erkeklerde daha sık görülen bir hastalıktır. Hastalığın tanı ve teşhis yöntemleri arasında ise;

  • Paterji Testi
  • Deri ve Mukoza Belirtileri
  • Deri Bulguları

Yer alıyor. Kullanılacak tanı ve teşhis yönteminin kararını ise uzman doktorunuz verecektir. Uzman doktorunuzun belirttiği testler üzerinden behçet hastalığının tanı ve teşhisi konulabilir.

Paterji Testi

Behçet hastalığının tanısının konulmasında yardımcı olan paterji testi, genellikle hastanın ön kol derisine steril bir iğne batırılması ile yapılmaktadır. Testin pozitif çıkıp çıkmayacağını anlamak amacı ile iğne yapılan alanda 24 - 48 saat içerisinde sivilce veya herhangi bir kabarıklığın oluşup oluşmayacağının izlenmesi ile anlaşılmaktadır. Behçet hastalığının tanısında yardımcı bir test olan paterji testi, her behçet hastasında pozitif sonuç vermez. Türkiye, Japon ve Akdeniz ülkelerinde pozitiflik oranının %50-80 arasında olduğu belirtilmektedir.

Behçet hastalığının tanısı için paterji testinin tek başına yetersiz olduğu söylenebilir. Testin negatif sonuç vermesi ile yanılma ihtimaliniz yüksektir. Negatif sonuç, hastanın kesinlikle behçet hastası olmadığını göstermez. Behçet hastası teşhisi konulabilmesi için ekstra testler yapılması gerekir.

Deri ve Mukoza Belirtileri

Deri ve mukoza belirtileri, behçet hastalığının tanısının konulmasında doğrudan etkilidir. Behçet hastalığının temel patolojisi sebebi ile tekrarlayan ataklarla kronik bir seyir izlediği gözlemleniyor. Behçet hastası tanısının konulabilmesi için, deri ve mukoza belirtilerinin olup olmadığına dikkat edilir.

Behçet hastalığının tanısında doğrudan etkili olan deri ve mukoza belirtileri, hastalığın başlangıcında veya gelişim döneminde saptanabilir. Deri ve mukoza belirtilerinin organ tutulumundan önce çıktığı tespit edilmiştir. Uzmanlar, deri ve mukoza belirtileri hakkında bilgi sahibi olmasının erken tanı ve tedavide önemli rol oynadığını belirtir. Organ tutulumları öncesinde tedaviye başlanmasının ciddi olumlu etkileri olacaktır.

Oral Ülserler

Behçet hastalarında oral ülserler ile karşılaşılıyor. Ağız içi yaraların, hastalığın tanısının konulmasında yardımcı olduğu bilinmektedir. Hastaların üçte ikisinde başlangıç belirtisi olarak gösterilir. Özellikle çocukluk dönemine yakın gençlerde daha sık görülüyor.

Genital Ülserler

Erkek çocuklarda ülserlerin genellikle skrotumda ve peniste bulunduğu gözlemlenir. Yetişkin behçet hastalarında bu ülserler neredeyse her zaman skar bırakarak iyileşir. Dış genital organlar, kadınlarda ise esas olarak etkilenir. Genital ülserler üzerinden behçet hastalığının tanısının konulabilmesi söz konusu değildir. Ancak hastalığın tanısının konulmasında yardımcı olacağı da tartışılmaz.

Deri Bulguları

Multisistem inflamatuar bir hastalık olan behçet hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. Ancak hastalığın tanısının konusunda çeşitli bulgulardan yararlanıldığı gözlemleniyor. Bu bulgular arasında deri bulguları da bulunmaktadır. Hastalığın erken tanısının konulmasının hastalığın gelişimini engelleme açısından önemi yüksektir. Erken tanı, tedaviden olumlu sonuç alınabilmesi de doğrudan etkiler.

Eritema Nodozum Benzeri Cilt Lezyonu

En sık görülen septal pannikülit tipi olarak gösterilen eritema nodozum, herhangi bir yaşta görülme ihtimali bulunur. Kadınlarda, erkeklerden daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir. Eritema nodozum benzeri cilt lezyonu üzerinden behçet hastalığının tanısının konulması mümkündür.

Papülopüstüler Lezyonlar ve Akneiform Lezyonlar

Behçet hastalıklarının tanısının konulmasında deri bulgularının etkisi tartışılamaz. Deri bulguları içerisinde papülopüstüler lezyonlar ve akneifom lezyonlara göz atılır. Uzman doktor tarafından hastalığın teşhis edilmesi söz konusudur.

Behçet Hastalığı Komplikasyonları

Hastalıkların ciddi komplikasyonları olabilmektedir. Behçet hastalığının da bazı komplikasyonları olduğu belirlenmiştir. Ancak hastalığın komplikasyonları arasında sadece "körlük" dikkate alınabilir bir komplikasyon olarak karşımıza çıkıyor.

Körlük

Behçet hastalığının en ciddi komplikasyonları arasında körlük bulunuyor. Gözde kızarıklık, ağrı ve bulanık görmeyle kendini gösteren görme tabakasındaki iltihaplanmanın tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmemesi ve geçmemesi halinde körlükle karşılaşabilirsiniz. Uzmanlar, iltihaplanmanın geç fark edilmesi ve iyi tedavi edilmemesi halinde körlüğün kaçınılmaz olduğu konusunda uyarıyor.

Ayak ve diz bilek ekleminde şişlik, ağız içinde sık ve çok fazla aft oluşumu, ağrılı sıcak cilt altı bezeleri ve yaygın büyük sivilcelerin behçet hastalığının belirtileri arasında bulunduğu bilinmektedir. Behçet hastalığının tedavisinin tamamlanmaması halinde körlüğün oluşma ihtimali yüksektir. Aynı zamanda yürümekte zorlanma da, behçet hastalığı sebebi ile oluşabilecek komplikasyonlardan birisi olarak gösterilir. Kronik bir hastalık olan behçet hastalığının tamamen tedavi edilmesi ise mümkün değildir. İlaç tedavileri ile hastalığın kontrol altına alınabildiği gözlemleniyor.

İnsanın yaşam kalitesini düşüren behçet hastalığı, genital yaraları olan hastalarda ise ciddi ağrılara sebep olmaktadır. Gözünde sık tekrarlanan enfeksiyonlar ve iltihaplar ise hastanın kör olabilmesine neden olabiliyor. Behçet hastası olan kişinin gözünün ve diğer organlarının olumsuz etkilenmemesi için tedavisine geç kalınmaması gerekmektedir.

Behçet Hastalığı Risk Faktörleri

Behçet hastalığının oluşmasının temel nedeni henüz tespit edilmemiştir. Ancak hastalığın oluşmasını tetikleyen bazı unsurların bulunduğu belirtiliyor. Hastalığın risk faktörleri içerisinde ise HLA-B51, IL 10, IL23R-IL12RB2 genlerini taşıyanların bulunduğuna ilişkin tespitler vardır.

HLA-B51, IL 10, IL23R-IL12RB2 Genlerini Taşıyanlar

HLA-B51, IL 10, IL23R-IL12RB2 genlerini taşıyanların, behçet hastalığına daha duyarlı olduğuna ilişkin görüşler mevcuttur. Bu genleri taşıyanlar, bakteri ve virüs ile karşılaştıklarında daha fazla bağışıklık gösterirler. Bağışıklık sisteminin aşırı tepki göstermesi ise vücudun organlarına zarar verir.

Behçet Hastalığı Nasıl Önlenir

Hastalıkların oluşmasının bazen önüne geçebilirsiniz. Behçet hastalığının neden oluştuğu ve nasıl önlenebileceğine ilişkin araştırmalar yapmanız tavsiye edilir. Hastalığın genetik faktörlerden de oluşabileceğini düşünürsek, bazen engellenmesinin mümkün olmadığı da söylenebilinir.

En fazla ülkemizde görülen behçet hastalığı, körlük gibi ciddi komplikasyonları bulunan bir hastalıktır. Hastalığın önlenmesinden ziyade, erken teşhis edilmesi ve tedavisine erken başlanmasının öneminin tartışılmaz olduğu söylenebilir. Behçet hastalığının gelişim göstermesini engellemek adına belirtileri hakkında bilgi sahibi olmanız önemlidir.

Genetik Olarak Taşıyıcı Hastaların Alabileceği Önlemler

Genetiksel faktörlerden behçet hastalığıyla karşılaşırsanız, hastalığın gelişim göstermemesi için bazı önlemler almalısınız. Hastalığın oluşmasına ve ortadan kalkmasına engel olmanız mümkün olmayabilir. Ancak behçet hastalığının gelişim göstermesine ve ciddi komplikasyonlar oluşturmasının önüne geçmek mümkündür.

Sık Sorulan Sorular

Hastalıklara ilişkin sık sorulan sorular üzerinden bilinçli bir birey haline gelebilirsiniz. Bu sorulan cevaplarının neler olduğuna da göz atmanız gerekir. Her hastalık için sık sorulan sorular ise değişmektedir. Hastalığın riskleri, tedavisi, komplikasyonları ve belirtileri ile sorulan soruların ilişkisi mevcuttur. Behçet hastalığı, Türkiye'de en fazla karşılaşılan hastalıkların başında gelmektedir. Dünyada en fazla Türkiye'de görülmesinin nedenleri, hastalığın belirtileri ve diğer unsurları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Aşağıda, behçet hastalığı hakkında en fazla sorulan sorular ile cevapları bulunuyor.

Behçet Hastalığı Cinsel Yol İle Bulaşır Mı?

Bulaşıcı hastalıklar, cinsel yolla bulaşıcı olabilme niteliğini taşırlar. Behçet hastalığı, bulaşıcı bir hastalık değildir. Erkeklerde erbezi torbalarında ve peniste görülür. Ağrılı bir hastalık olan behçet hastalığı, yapısıyla ağızdaki ülserlere benzetilmektedir. Cinsel bölgeleri olumsuz etkileyen hastalık, cinsel yolla ise bulaşmaz.

Cinsel bölgelerde oluşabilecek olumsuzluklar sebebi ile behçet hastalığının erken teşhis edilmesi ve tedavisine geç kalmamak gerekiyor.

Behçet Hastalığı Tedavi Edilebilir Mi?

En ciddi hastalıklar, tedavisi bulunmayan veya gelişmemiş hastalıklar olarak gösterilir. Behçet hastalığının net olarak bir tedavisi yoktur. Hastalığın tedavisine ilişkin çalışmalar sürerken, hastalığın gelişiminin engellenmesi ve kontrol altına alınması ise mümkündür. Bunların tamamı doktorlar ve bir çok bölüm tarafından bir arada değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bölümler arasında dermatoloji, romatoloji, kadın doğum ve dahiliye uzmanlarının görüşünün alınması büyük önem arz etmektedir. Behçet hastalığının komplikasyonları da olduğundan, gerektiğinde aşağıdaki tedavi yöntemlerine başvurulduğu gözlemlenir.

  • İlaç tedavisi
  • Fizik tedavi
  • Rehabilitasyon
  • Psikolojik önlemler
  • Cerrahi tedavi

Hastalığın tedavi edilmesinin net olarak mümkün olmadığından, yukarıdaki tedavi yöntemleri ile hastalığın gelişim göstermesi engellendiği söylenebilinir. Behçet hastalığının tedavisinin hangi tip tedavi ve tedavi yöntemleriyle yapılacağı ise önem taşır. İlaçların seçimi, süresi ve dozu hakkında kararı ise uzman doktorunuz verir. Hastalığın gelişim göstermemesi açısından erken teşhis ve tedavi önemli rol oynamaktadır.

Behçet Hastaları Hangi Gıdaları Tüketmelidir?

Hastalıkların gelişimi engellemek için sağlıklı beslenmelisiniz. Sağlıklı ve düzenli beslenme, hastalıklara karşı sizleri koruyacaktır. Behçet hastalığının oluşması halinde hastaların ekstradan bazı besinleri daha fazla yönelmesi tavsiye edilir. Uzmanlar tarafından aşağıda belirtilen besinlerin tüketimine yönelmemiz konusunda uyarılar yapılmıştır. Hangi besinin günlük ne kadar tüketildiğinin önerildiği ise aşağıda listelenmiştir.

  • Elma: Yemekten önce birer adet
  • Kayısı: Günde 7 adet
  • Kuru üzüm: Günde 1 avuç
  • Ardıç tohumu: Günde 5 adet
  • Hurma: Günde 7 adet
  • Sarımsak: Çiğ günde 1 baş
  • Soğan: Çiğ

Beslenme, hastalıklarla mücadelede önemli rol oynar. Behçet hastaları, hastalığa karşı savaşmak için sağlıklı ve düzenli beslenmelidir.

Behçet Hastalığında Oluşan Yaralar Tedavi Edilebilir Mi?

Behçet hastalığı sebebi ile vücudunuzun çeşitli bölgeleri ve organlarında yaralar oluşabilmektedir. Oluşan yaraların tedavi edilebilmesi ise mümkün denilebilinir. Uzman doktor tarafından belirtilen ilaçların kullanım ise yaraların tedavisini gerçekleştirebilirsiniz.

Behçet Hastalığında Hangi İlaçlar Kullanılmalıdır?

Kesin tedavisi söz konusu olmayan ancak tedavisine ilişkin yöntemlerin geliştirildiği behçet hastalığının erken teşhis edilmesi gerekir. Hastalığın tanısının konulmasının ardından gelişim göstermesini ve olumsuzluklarını engellemek için bazı ilaçlar kullanılır. Uzman doktorlar tarafından behçet hastalarına verilen ilaçlar ve ilaçlara ilişkin detaylı bilgilendirme ise aşağıda açıklanmıştır. KOLŞİSİN;

  • Göz iltihaplanmasını kontrol etmede etkisi bulunmaz.
  • Deri ve eklem şikayetlerinde yararlı olduğu gözlemlenir.
  • İlacın yan etkileri arasında ise karın ağrısı, ishal ve bulantı vardır.

AZATİOPRİN;

  • Behçet hastalığı, deri, göz, eklem, merkezi sinir sistemi ve damar gibi pek bölgede olumsuz etkilerde bulunur. Bu bölgelerde olumlu etkisi olan bir ilaçtır.
  • Bağışıklık sistemini baskılaması ile dikkat çekerken, karaciğer enzim yüksekliğine yol açabileceği bilinir.
  • İlacın yan etkilerinin önlenebilmesi için hekimin önerdiği aralıklarla kullanılması gerekiyor. Kan sayımları ve karaciğer enzim kontrolü yapılması şarttır.

SİKLOSPORİN A;

  • Uzun süre kullanılan bu ilacın birden kesilmesi ile yanlıştır. Aksi takdirde göz atakları tekrarlar.
  • Ağır göz iltihaplanmasında etkili olduğu biliniyor.
  • Böbrek bozukluğu ve tansiyon yükselmesi gibi yan etkileri mevcuttur.
  • Böbrek ve tansiyon kontrolü için doktorunuzun belirttiği aralıklarla kan tahlili yapmalısınız.

ASPİRİN;

  • Kanı sulandırmak için kullanılan bir ilaçtır.

İNTERFERON;

  • Eklem, deri ve göz şikayetleri için kullanıldığı biliniyor. İğne yapılmasının ardından grip vb. ateş ve kırıklar ortaya çıkar.
  • İğne yapılmadan yarım saat önce basit ağrı kesicilerle yakınmaların azaltılması mümkündür.
  • Yan etkileri bulunur. Saç dökülmesi, kan değerlerinde düşme, tiroid bozuklukları ve depresyon gibi yan etkilerinin olduğu belirtilmektedir.

KORTİZON;

  • Behçet hastalığının bazı tutulum tiplerinde kullanımı söz konusudur.
  • Eklem tutulumu, kortizon dışı anti-inflamatuar ilaçlarla düzelebilir. Ancak dirençli eklem tutulumlarında düşük doz kortizon ihtiyacı doğacaktır.
  • Diğer tedavi seçeneklerine direnç gösterilmesi halinde kortizon tedavisinin genellikle tercih olduğu bilinir.
  • Kortizon tedavisinin yüksek dozlu olabilmesi mümkündür. Kan şekerinde yükselme, iştah ve kilo artışı, vücutta ödem oluşması ve tansiyon yüksekliği gibi yan etkileri bulunur. Hastanın yüksek doz kortizon tedavisinde tuzsuz ve şekersiz diyet ile beslenmesi gerekmektedir.

SIKLOFOSFAMID;

  • Hayatı tehdit eden damar iltihaplarında ve merkezi sinir sistemi tutulmalarında kullanılan bir ilaçtır.
  • Bağışık sistemini baskıladığı bilinirken, enfeksiyona yatkınlığını arttırdığı da belirtilmektedir.
  • Mesaneyi olumsuz etkilediğinden idrarın kanlı gelmesine neden olabilir.
  • Bulantı-kusma gibi yan etkiler görülürken, ilacın kullanım süresine ve doza bağlı olarak kalıcı kısırlık gelişme ihtimali mevcuttur.

TNF BLOKERLERİ;

  • Son zamanlarda diğer tedavilere direnç gösteren, göz ve merkezi sinir sistemi tutumlarında tercih edilen bir ilaç haline gelmiştir.
  • Bu ilaçların kullanımı sebebi ile enfeksiyonlarla karşılaşabilirsiniz. İlaçların kullanılmadan önce hastanın akciğer grafisi ve tüberkülin deri testi ile verem açısından taranması gerekir. Verem açısından riskli bulunan hastaların koruyucu tedbirler ile ilaçları alması şarttır.
  • Bulaşıcı sarılık açısından da tarama testlerinin tedavi öncesinde yapılması gerektiği biliniyor.
  • İlaçların nadirde olsa, bazı tümör cinslerinin gelişme riskini artırabileceği bilinmektedir.
  • Uzmanlar, ilaç tedavisinde doktor kontrollerinin aksatılmaması gerektiği konusunda uyarılar yapıyor. Bu ilaçların yan etkileri ise ateş, iştahsızlık, kilo kaybı ve halsizlik olarak belirtilir.

Behçet Hastalığı Cinsel İsteksizlik Yaratır Mı?

Behçet hastalarının cinsel yaşamlarında olumsuzluklar görülebiliyor. Behçet hastalığı, genital bölge yaraları ile ön plana çıkan bir hastalıktır. Bu bölgedeki yaraların cinsel birleşmeyi sıkıntılı hale getirdiği gözlemlenir. Cinsel birleşmedeki sorunlar, cinsel isteksizlik başta olmak üzere cinsel yaşamda çeşitli olumsuzlukların oluşmasına neden olacaktır.

Cinsel isteksiz gibi sorunların yaşanması halinde doktora başvurmalısınız. Doktorların hastanın psikolojik olarak rahatlamasına yardımcı olması gerekir. Uzun süreli bir hastalık olan behçet hastalığı, cinsel isteksizliğin artmasına neden olabilmektedir.

Behçet Hastaları Alkol Tüketebilir Mi?

Alkol, insan vücuduna çeşitli zararlar vermektedir. Behçet hastalarının alkol kullanmaları ise daha ciddi riskler oluşturabilir. Hastalığın gelişmesini ve komplikasyonlarını engellemek için çeşitli ilaçları kullanmanız yüksek ihtimaldir. İlaç kullanan kişilerin alkol tüketmeleri ise ciddi sorunlara neden olur. Behçet hastalarının alkol tüketmekten kaçınmaları tavsiye ediliyor.

Behçet Hastaları Güneşe Çıkabilir Mi?

Güneşe çıkmak, bazı hastalıklar için iyi sonuçlar doğurmaz. Ancak behçet hastalarının güneşe çıkmalarında ise herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Behçet Hastalığı Alternatif Tıp İle Tedavi Edilebilir Mi?

Behçet hastalığının bitkisel tedavi seçeneği vardır. Tam olarak nedeni bilinmeyen behçet hastalığının tedavisinde ilaçlara destek olarak, kaliteli ve önerilen bitkisel ürünleri de alabilirsiniz. Behçet hastalarının tedaviden kaçınmaları yanlıştır. Hastalığın gelişim göstermesini engellemeleri gerekmektedir.

Behçet Hastaları Adet Düzensizliği Yaşar Mı?

Bilimsel olarak, behçet hastalığının adet düzensizliğiyle bir ilişki bulunmamaktadır. Ancak bazı kadınların, adet düzensizliği yaşadıklarına ilişkin şikayetlerinin olduğu görülüyor.

Behçet Hastaları Tat Kaybı Yaşar Mı?

Behçet hastalığının kontrol altına alınması gerekir. İlaç veya bitkisel tedavi seçenekleri ile hastalığın kontrolü sağlanabilinir. Kontrol altına alınmayan behçet hastalığı, çeşitli sorunların yaşanmasına neden olabilmektedir. Behçet hastaları, ilerleyen dönemler içerisinde ise tat kaybı ile karşılaşabilir.

Behçet Hastaları Hangi Uzmana Muayene Olmalıdır?

Behçet hastalığının muayenesi için tek bir uzmana başvurulması önerilmez. Aşağıda belirtilen bölümlere başvurulması söz konusudur. Burada hangi bölüme başvurulması gerektiği ise hastanın yaşı, hastalığın etkileri vb. faktörlerle ilişkili olur.

  • Çocuk sağlığı ve hastalıkları
  • İç hastalıkları(Dahiliye)
  • Çocuk romatolojisi
  • Romatoloji
  • Dermatoloji

Behçet Hastaları Denize Veya Havuza Girebilir Mi?

Denize ve havuza girmek, yaz aylarının olmazsa olmazıdır. Behçet hastalarının denize ve havuza girmelerinde de herhangi bir engel bulunmaz.

Behçet Hastalarının Yaşam Alanı Nasıl Olmalıdır?

Behçet hastalarının yaşam kalitelerinin düştüğü gözlemlenir. Psikolojik ve çevresel faktörlerin ise etkisi bulunur. Normal insanlardan herhangi bir farkı bulunmayan behçet hastaları, yaşamlarına normal olarak devam etmelidir. Bulaşıcı bir hastalık olmadığından herhangi bir önlem veya değişiklik gerekmez.

Behçet Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler Nelerdir?

Hastalıklara yakalandıktan sonra ekstra dikkat edilmesi gerekenler olacaktır. Behçet hastalarının aşağıda belirtilenleri yerine getirmesi öneriliyor.

  • Genel sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Stresten ve aşırı yorgunluktan kaçınılması gerekir.
  • Behçet hastalarında ağız temizliğinin önemi yüksektir. Çürük dişleriniz bulunuyorsa, tedavisine bir an önce başlamalısınız.
  • Ağız yaralarını arttırdığını düşündüğünüz gıdaların tüketiminden uzak durmanız tavsiye edilir.
  • Ateşli bir hastalık halinde acil olarak doktora başvurmalısınız.
  • İlaçlarınızın size önerildiği şekilde ve düzenli olarak kullanılması gerekir. Herhangi bir sorun veya şüphe halinde doktora başvurulması önem taşıyor.

Behçet Hastaları Çalışmaya Devam Edebilir Mi?

Behçet hastalığının gelişim göstermesini engellediğiniz ve kontrolü sağladığınız takdirde, çalışma hayatınıza devam etmeniz açısından sakınca bulunmaz. Hastalığın çeşitli problemlere neden olduğu bilinirken, bu problemlerin ortadan kalkması için doktora başvurmanız gerekir.

Behçet Hastası Kadınlar Hamile Kalabilir Mi?

Hamilelik planı olan kadınların, bazı hastalıkları taşımaları halinde daha dikkatli olmaları tavsiye edilir. Behçet hastalığı da, bu hastalıklar arasında yerini almaktadır. Behçet hastalığının seyri kişiler arasında farklılık gösterirken, gebelikte artan progesteron hormonu ile ilişkili olarak olumsuz seyir gösterebildiği bilinir.

Behçet hastası olan kadınların hamile kalmalarında herhangi bir engel bulunmamasına rağmen gebelik döneminde çeşitli problemlerin yaşanma ihtimali de unutulmamalıdır. Annelerin, gebelik sürecinde ekstra dikkat etmeleri ve kontrolleri aksatmamaları belirtiliyor. Hamilelik planı olan kadınların, planı gerçekleştirmeden önce doktora başvurmaları ise en doğru seçenektir.

Behçet Hastalığı Nasıl Ortaya Çıkar?

Nasıl ortaya çıktığı ve nedeni tam olarak tanımlanamayan behçet hastalığının oluşumunda, genetik ve çevresel faktörlerin etkisi olduğu belirtilmektedir.

Behçet Hastaları Spor Veya Egzersiz Yapabilir Mi?

Sadece deri ve mukoza tutulumu mevcut ise, behçet hastalarının spor veya egzersiz yapmalarında sakınca bulunmaz. Eklem tutulumlarının olması halinde spor veya egzersiz yapmaktan kaçınılması gerekir. Göz ve damar problemleri olanlar içinde aynı durum geçerlidir.

Behçet Hastalığı Nasıl Bulunmuştur?

Hastalık ilk olarak 1937 yılında Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından bulunmuş ve bu yüzden hastalığın ismine Behçet Hastalığı adı verilmiştir. Daha sonrasında daha verimli çalışmalar ile Behçet hastalığının bir çok sistemi etki altına alan bir rahatsızlık olduğuna kanaat getirilmiştir.

En sık Türkiye'de görüldüğü belirlenen behçet hastalığı, 20 ila 30 yaş aralığında daha fazla görülen bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Erkeklerde ve kadınlarda görülebilen hastalık, erkeklerde daha da fazla görülmektedir. Özellikle göz ve damar tutulumu gibi önemli sistem tutulumların erkeklerde sıklıkla görüldüğü belirlenmiştir.

Behçet Hastalığında Hangi Testler Yapılır?

Behçet hastalığının tanı aşamasında, tanıya yardımcı herhangi bir teste ihtiyaç duyulmaz. Hastalığın ortaya çıkardığı görüntü, tüm hekimler tarafından kolayca ayırt edilebilir türdendir. Hastanın tıbbi öyküsü de alınarak kesin tanı rahatça konabilir. Bazı durumlarda hastanın sıkıntılarını azaltacak yolları keşfetmek amacıyla çeşitli testler uygulansa da bunlar çok nadirdir.

Behçet Hastalığı Kaç Yaşlarında Görülür?

Behçet hastalığının istatistiksel verileri incelendiğinde yirmi ile otuz beş yaş arasındaki hasta sıklığının diğer yaş aralıklarına göre çok daha yoğun olduğu görülmektedir. Yirmi yaşın öncesinde ve otuz beş yaşın üstünde de hastalıkla karşılaşılma ihtimali bulunur. Ayrıca kadın – erkek görülme sıklığı açısından da anlamlı bir fark yoktur.

Behçet Hastalığı Nelere Yol Açar?

Behçet hastalığına yakalanan ve tedavi edilmeyen birçok hasta olduğundan dolayı, hastalığın uzun vadede ne gibi sonuçlar çıkaracağı net olarak bilinmektedir. Hastalığın türüne göre bu uzun vadeli sonuçlarda bazı değişmeler görülebilir:

  1. Göz ve sinir sistemi tahribata uğrar.
  2. Akciğer, akciğere kan taşıyan damarların hasar görmesinden dolayı tahrip olur.
  3. Sindirim sisteminde yaralanmalar oluşur.

    Behçet Hastalığı Bulaşıcı Mıdır?

    Behçet hastalığının herhangi bir yolla başka bir insana geçmesi mümkün değildir. Yani Behçet hastalarının hastalık dönemi boyunca bulaşma riski dolayısı ile izole edilmelerine gerek yoktur. Sadece kendi sağlıklarını düşünmeleri ve enfeksiyon riskinden kaçınmaları yeterlidir.

DMCA.com Protection Status