ameliyat.com

Ayak Kemiği Ameliyatı


Resim Yükleniyor...

Ayak Kemiği Ameliyatı Hakkında

Ayak kemik yapısı, uzun süreler boyunca ekstrem etkiler altında kalmadığı müddetçe vücudun yükünü deforme olmadan taşıyabilecek şekilde gelişmiştir. Ayak kemikleri belli bir eksen üzerinde fonksiyonlarını yerine getirerek bireyin ömür boyu sıkıntısız olarak yürüyebilmesini sağlarlar. Ancak kontrol edilebilir ve edilemez çeşitli etkiler yüzünden bu kusursuz süreç bozulur ve müdahale edilmesi gerek durumlar ortaya çıkabilir. Müdahale edilmesini gerektiren durumlar genelde bireyin ayakta durma kapasitesini ve yürüme kapasitesini ortadan kaldıran; yürüme ve ayakta durma kapasitesini ortadan kaldırmasa dahi bu faaliyetler yapıldığı taktirde ağrı ve acı gibi tepkileri ortaya çıkaran sorunlar olarak kendini gösterir.

Ayak kemiğinde her ne sebeple olursa olsun meydana gelebilecek deformitelerin, yaralanmaların ve ezilmelerin tedavi edilmesi ortopedi uzmanlarının sorumluluk alanına girmektedir. Vücut üzerinde üstlendiği fonksiyonların hayati olmasından dolayı, bu bölgede yapılacak her türlü cerrahi ve cerrahi olmayan müdahalenin ayak anatomisi konusunda uzman hekimler tarafından yapılması gerekmektedir. Ayak kemiği ameliyatları oluşan problemin yürümeyi ve ayakta durmayı etkileyebilecek kapasiteye geldiği noktalarda soruna çözüm olarak ortaya sunulmakta ve uygulanmaktadır. Yürümeyi ve ayakta durmayı güçleştiren problemlerin başında ise halluks valgus gibi deformiteler gelmektedir.

Ayak kemiği ameliyatı, halk arasında ayak kemiği çıkıntısı olarak bilinen problemin tamamıyla ortadan kaldırılmasını amaçlayarak uygulanan cerrahi bir yöntemdir. Bu yöntem ile cerrahi olmayan yöntemlerin ortadan kaldıramadığı halluks valgus tamamen çözüme kavuşturulur ve hastanın olağan yaşamına sorunsuz bir şekilde dönmesi sağlanır.

Halluks valgus yani ayak kemiği çıkıntısı temel olarak iki sebepten dolayı ortaya çıkar. Bunlardan birincisi genetiktir. Genetik sebeplere insanların müdahale etme gibi bir şansı olmadığından, eğer sebep genetik ise yapılması gereken şey erken teşhis ve tedavidir. İkinci sebep ise bireylerin kontrolünde olan bir durumdur. Ayağın, olağan fonksiyonlarını yerine getirirken bazı ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların başında da ergonomisine uygun bir ayakkabı gelmektedir. Ayak kemikleri belirli bir eksen etrafında gelişir ve bu eksenden yaşanan kaymalarda ağrı ve acı gibi tepkiler ortaya koyar. Ayağın uç bölgesini iki yandan aşırı derecede sıkan ve uzun süre kullanılan ayakkabılar bu ergonomik bozukluğun başlıca sebebidir. Genetik yatkınlık olmasa dahi uygun olmayan ayakkabı kullanımından dolayı oluşan halluks valgus, vücudun ana yükünü taşıyan iki kemiğin uygun olmayan pozisyona geçmesidir. Başparmağın birinci tarak kemiği iç tarafa döner ve başparmak kemiğini dışa doğru baskılar. Bu baskılama sonucunda iki kemik arasında üçgene benzer bir açı oluşur. Ayağın başparmak profilinden bakıldığında açının dış noktası bir çıkıntı oluşturur. Halluks valgus’un halk arasında ayak kemiği çıkıntısı adıyla biliniyor olmasının sebebi de bu çıkıntıdır. Profilden bakıldığında net şekilde görülen bu çıkıntı kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır.

Temel etken olarak söylenemese de yan etken olarak söylenebilecek bir diğer sebep de aşırı kilonun varlığıdır. İstatistiki verilere göre halluks valgus vakalarında ana sebep uygunsuz ayakkabı kullanımı iken bağlı sebep obezite olarak görünmekte; üçüncül sebep ise genetik yatkınlık olarak belirtilmektedir. Ayak kemiği çıkıntısı, ayak ile ilgili tüm ortopedik problemler içerisinde en sık görülenlerden bir tanesidir. Bu ortopedik sıkıntının kesin çözümü cerrahi olmakla birlikte, ağrının ortadan kaldırılması ve ilerleme hızının düşürülmesi için cerrahi olmayan yöntemler de ameliyat öncesinde uygulanabilmektedir.

Ayak Kemiği Ameliyatını Gerektiren Durumlar

Ayak kemiğini oluşturan sebepler genetik ve çevresel olarak ikiye ayrılır. Ayak kemiği ameliyatının her vakada uygulanması söz konusu değildir. Bu şikayetle başvuran hastalara öncelikle uygulanan yöntemler cerrahi olmayan yöntemlerdir. Bu yöntemlerin temel amacı ise ilerleme eğilimli olarak bilinen halluks valgus deformitesinin ilerleme hızını düşürmek ve hatta durdurmaktır. Ameliyat için motivasyon oluşturan temel nokta ise çıkıntının beraberinde ağrı ve acı getirip getirmediğidir. Ağrısız halluks valgus deformitesine cerrahi uygulamalar genelde yapılmamakla birlikte hastanın talebi olması durumunda estetik amaçlı olarak gerçekleştirilebilmektedir. Cerrahi olmayan yöntemlerin ağrı üzerinde etkisiz kalması ve ağrının hastanın hayatını yaşanmaz hale getirmesi durumunda başvurulacak yegâne yöntem olarak cerrahi uygulamalar kalmaktadır. Yani ameliyatı gerektiren temel durum ağrının varlığı ve bu varlığın hasta hayatını etkileme derecesidir. İkincil motivasyon olarak ise hastada mevcut olan estetik kaygı sunulabilir.

Halluks Vagus (Ayak Kemik Çıkıntısı)

Halluks valgus halk arasında ayak kemiği çıkıntısı olarak bilinen deformitenin tıp literatüründeki adıdır. Ayak kemik çıkıntısını oluşturan genetik ve çevresel etmenler mevcuttur. Çevresel etmenler olarak ise uygun olmayan ayakkabı kullanımı ve kilo problemi sayılabilir. Bu etmenlerin ayak kemik yapısını bozması sonucu baş parmağın kemik yapısında üçgenimsi bir açı oluşur ve baş parmak fonksiyonlarını yerine getiremez hale gelir. Durumun fark edilememesi ve ayaktan aynı performansın beklenmesi durumunda ise yük taşımak için gelişmemiş olan ikinci parmak baş parmağın görevini üstlenmeye çalışır. Sonuç olarak baş parmak yerine geçmesi mümkün olmayan ikinci parmakta da ağrı başlar. Halluks valgus mutlaka tedavi edilmesi gereken ortopedik bir problemdir. Kemiğin ayağın yan profilinde oluşturduğu çıkıntıdan dolayı halk arasında ayak kemiği çıkıntısı olarak adlandırılmaktadır.

Ezilme

Ayak anatomisini oluşturan yapıların maruz kalacakları yük seviyeleri bellidir. İnsandan insana değişse de bu yükler umulmadık hızlarda bölgeye temas ettiklerinde ezilme gibi problemlerin ortaya çıkması muhtemeldir. Ezilme beraberinde çeşitli problemler de getirir. Ezilmenin şiddeti sadece morarma ve doku hasarı ile sınırlı ise soğuk kompres gibi uygulamalarla sorunun ortadan kaldırılması mümkün iken çeşitli kırıklara ve deformitelere sebep olması durumunda ise mutlaka ameliyat gerekmektedir.

Kırıklar

Sadece ayak için değil vücut için de ameliyat gerektiren durumların başında kırıklar gelmektedir. Kırıkların büyüklüğü doğrudan ameliyat kararının alınmasını etkiler. Ayak anatomisini oluşturan kemiklerin hassaslığı ve karmaşıklığı; birbirleriyle olan ilişkileri de düşünüldüğünde ayak bölgesine yapılan cerrahi müdahalelerin oransal olarak büyük bir bölümünü kırıklar oluşturmaktadır. Karar alma merkezinden yani beyinden uzaklıkları ve devamlı kullanılıyor olmalarından kaynaklı oluşan yıpranmalar da düşünüldüğünde kırık oluşması açısından en riskli bölgeler ayaklardır.

Kaza, Yaralanma ve Deformite

Ayak bölgesinde beklenmedik baskılar oluşturabilecek etkilerin başında kazalar ve yaralanmalar gelmektedir. Bu etkilere bağlı olarak ezilme gibi hafif sorunlar oluşabileceği gibi kırıklar ve deformiteler de oluşabilir. Ortaya çıkan bu sonuçlardan kurtulmak genelde cerrahi olmayan yöntemlerle mümkün olmadığından dolayı hastalar ameliyat edilmekte ve kaza, yaralanma gibi etkiler öncesine haline ayak anatomisi döndürülmektedir.

Ayak Kemiği Ameliyatı Nasıl Yapılır

Ayak kemiği ameliyatı, soruna ve sorunun anatomik yapıda oluşturduğu durumlara göre değişen tekniklerde yapılır. Ayak kemiği ameliyatlarının yapılması için uygulanan yaklaşık yüzden fazla teknik olduğundan dolayı hepsini tek tek saymak mümkün değildir. Hangi tekniğin hangi problem sonucunda uygulanacağı tamamen ortopedi uzmanı tarafından hasta özelinde belirlenmektedir. Genel olarak ayak kemiği ameliyatları genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyatlar problemin bulunduğu evreye ve hastaya göre değişmekle birlikte yaklaşık olarak iki saat sürmektedir.

Ameliyatsız Ayak Kemiği Çıkıntısı Tedavisi

Ameliyatsız tedavilerin geçerli olabilmesi için hastada aranan bazı şartlar vardır. Bu şartların başında da oluşan problemin hastanın ayakta durma ve yürüme kapasitesinde hayati bir etki oluşturmuyor olması gelir. İkincil şart ise hangi evrede olursa olsun oluşacak ağrının yine sayılı fonksiyonları etkilemiyor oluşudur. Bu şartlar sağlandığında ameliyatsız yöntemlerin uygulanması söz konusu olabilmektedir.

Halluks valgus yani ayak kemiği çıkıntısı ilerleme eğilimli olduğundan dolayı ameliyatsız yöntemlerin temel amacı ilerlemenin yavaşlatılması ve eğer mümkünse durdurulmasıdır. Bu etkinin sağlanabilmesi içinde belirli yöntemler geliştirilmiştir.

  • Gece Ateli: Bu aparat ile ayak parmağı çıkıntısı olarak adlandırılan bunyon güç kullanılarak düzeltilmeye çalışılır. Ayak başparmağını sıkı şekilde saran bir yapı ve bu yapıyla birleşerek bilekten güç alan ikincil bir destekleme mekanizmasından oluşur. Doktor tarafından genelde gece kullanılması önerilse de gün içinde kullanılmasında da herhangi bir sıkıntı yoktur. Halluk valgusun ortadan kaldırılabilmesi için düzenli olarak kullanılması şarttır.

  • Halluks Valgus Makarası: Gece ateli ile benzer bir mantıkta çalışır. Bunyon olarak adlandırılan çıkıntıyı ayak başparmağının tamamını sararak düzeltmeye çalışır. Gece ateliden tek farkı ayak bileğinden destek almaması, kuvvetini silikonlu sert yapısından sağlamasıdır. Gece ateli gibi düzenli kullanımı şarttır. Gün içinde de sorunsuz olarak kullanılabilir ve ergonomik yapısı sayesinde herhangi bir fonksiyon kaybına sebep olmaz.

  • Masaj Uygulamaları: Bunyonu olması gereken noktaya doğru yuvarlak masaj hareketleriyle itmek ağrının azalması açısından faydalı olacaktır. Dikkat edilmesi gereken nokta, bunyon adı verilen çıkıntıya gerekenden fazla kuvvet uygulamamak gerekliliğidir.

  • Lastik Egzersizi: Çok sert olmayan yuvarlak yapıda bir plastiğe iki ayak başparmağı geçirilir ve yatay eksende ayak hareket ettirilir. Böylece bunyon zaman içerisinde kaybolacak ve ayak olağan görünüşüne kavuşacaktır. Yine dikkat edilmesi gereken nokta, yatay hareketin kararında olması gerekliliğidir.

  • Bitkisel Tedavi Yöntemleri: Bitkisel tedavilerde temel amaç bunyonun ortadan kaldırılmasını sağlamaktan çok ağrının hafiflemesi sağlamaktır.

  • Ayakkabı Seçimi: Belki de en önemli madde ayakkabı seçimidir. Halluks valgusa sebep olan etmenlerden yüzdesel olarak başa oynayan uygunsuz ayakkabı seçimi, teşhisten sonra da devam ettirilirse deformitenin ivmelenmesi artacaktır. Teşhisi takiben yapılması gereken ilk şey doğru ayakkabı seçimi yapmaktır. Doğru ayakkabı seçimini yapmak için ise topuk boyuna ve ergonomik yapısına dikkat etmeniz gerekir. Ayağı uçtan veya ortadan sıkan; topuğu üç – dört santimden büyük olan ayakkabılar seçmemeniz, deformitenin ivmelenmemesi açısından önemlidir.

Ameliyatın Yapılacağı Hastane Şartları

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi ayak kemiği ameliyatlarının yapılacağı hastanenin de azami hijyen şartlarını karşılaması gerekmektedir. Hijyenik olmayan ve cerrahi kesiler barındıran her operasyon enfeksiyon riskinin üst seviyelere çıkmasına sebep olacaktır. Ayak kemiği ameliyatları da ciddi kesiler içerdiğinden dolayı, hijyen hastane şartları açısından önemli bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. Operasyon ortopedik olduğundan dolayı, operasyonu yapacak ekibin ayak kemiği ameliyatları ve hatta operasyonun yapılmasına sebep olan sorun hakkında doğrudan uzmanlaşmış olması gerekmektedir.

Ayak Kemiği Ameliyatı Hangi Uzmanlık Alanına Girer

Ayak kemiği ameliyatı ortopedi uzmanlık alanına girmektedir. Ayağın anatomisi ve bu anatomiyi oluşturan her bir birim özel ilgi gerektirdiğinden dolayı, operasyonu yapacak olan uzmanın bu anatomik yapı hakkında uzmanlaşmış olması şarttır. Nereye ve ne şekle müdahale edileceği ile yapılan müdahalenin hangi sonuçları doğuracağının önceden isabetli tespiti ancak belli bir uzmanlık derecesinde mümkündür.

Ameliyat Fiyatları

Ayak bölgesini ilgilendiren operasyonlar ve bu operasyonlarda kullanılan teknikler çok çeşitlidir. Her operasyonun ve operasyonun yapıldığı yöntemin ayrı fiyatlandırması mevcuttur. Problem ve kullanılacak yöntem hasta özelinde değiştiğinden dolayı sabit ya da genel bir fiyat vermek ne yazık ki mümkün değildir. Operasyon fiyatlarının oluşmasındaki temel etmenler problem, yöntem, hastane, doktor gibi değişkenlerin hesaplanması sonucu ortaya çıktığından dolayı en doğru fiyatın verilmesi ancak tedaviniz sonrasında mümkündür. Probleminize yönelik en doğru fiyatı almak için asgari şartları sağladığını düşündüğünüz bir kuruma gidip muayene olarak fiyat alabilirsiniz.

Ayak Kemiği Ameliyatı Öncesi

Ameliyat öncesi dönem hastanın hangi probleme sahip olduğunun detaylı olarak tespit edilmesini içeren zamanı kapsar. Ameliyat öncesi dönem hastanın ilk muayenesinden başlar ve gerekli testlerin yapılması, problemin belirlenmesi, ameliyatın gerekliliği üzerine mutabakat sağlanması ve hastanın psikolojik – fiziksel konsantrasyonun sağlanarak ameliyata hazır hale getirilmesi şeklinde devam eder. Ameliyat öncesi dönem de en az ameliyat günü ve ameliyat sonrası dönem kadar önemlidir. Hasta psikolojisinin tam olarak hazır hale getirilmesi operasyonun başarısını etkileyen temel faktörlerdendir. Ayrıca verilen tavsiyelerle hastanın fiziksel yapısının da operasyona hazır hale getirilmesi bu dönem içerisinde gerçekleştirilir.

Tetkikler

Tetkikler, muayene sonrası gözle belirlenen bazı belirtilerin tıbbi teknikler kullanılarak doğrulanması amacıyla yapılan ve doktorun karar alma mekanizmasını çalıştırırken en çok başvurduğu şeylerdir. Gözle ve elle muayene her ne kadar genel hatlarıyla bir sorunu ortaya çıkarsa da sorunun tam olarak saptanabilmesi ve tam saptamaya göre tedavi yöntemlerinden en uygun olanının seçilebilmesi tetkikler sayesinde mümkündür. Ortopedik cerrahide yapılan tetkiklerin omurgasını görüntüleme yöntemleri oluşturur. Ekstra olarak çeşitli idrar ve kan testleri de uygulanabilir.

Röntgen

Röntgen, ayak kemiği ile ilgili problemlerin tam olarak saptanmasında kullanılan en etkili tıbbi görüntüleme tekniklerinin başında gelmektedir. Ortopedi uzmanı tarafından elle ve gözle yapılan muayenenin devamında mutlaka ayakta ve otururken çekilmiş röntgen filmi istenmekte ve bu filmlerin sonuçlarına göre mevcut olan problem tam olarak saptanmaktadır.

Anestezi Kontrolü

Anestezi kontrolü genel olarak tüm cerrahi operasyonlardan önce yapılmaktadır. Amaç hastanın anestetik ilaçlara olan tepkisinin ölçülmesi ve hangi doz aralığında istenen etkinin sağlanacağının anlaşılmasıdır. Bu testin sonucuna göre hangi anestezi çeşidinin hangi dozda kullanılacağı belirlenmektedir.

Kan Testi

Cerrahi kesiler yapılacağı için kanın pıhtılaşma durumunun anlaşılması ve varsa herhangi bulaşıcı bir hastalığın tespiti için doktorunuzun ameliyat öncesinde kan testi istemesi muhtemeldir. Kan testi genelde idrar testleriyle birlikte ameliyattan önceki bir hafta içerisinde yapılmaktadır.

Rutin Ameliyat Testleri

Cerrahi uygulamalar öncesinde yapılan her türlü rutin test, ortopedi ameliyatları öncesinde de yapılmaktadır. Bu testlerin temel amacı ameliyat sürecinin sorunsuz tamamlanması ve ameliyat sonrasındaki sürecin konforlu bir şekilde atlatılmasını sağlamaktır.

Ameliyat Planı ve Ameliyat Yönteminin Belirlenmesi

Ayak kemiğinde ortaya çıkabilecek problem sayısı ve bu problemlerin tedavisi için uygulanan yöntemler yüzü aşkındır. Her yöntemin sayılması ne yazık ki mümkün olmadığından dolayı yöntemlerin amaçlarını içeren prensiplerin ve başlıca bazı yöntemlerin sıralanmasında fayda var. Ayak kemiği üzerinde ortaya çıkan problemlerin giderilmesi için yapılan cerrahi operasyonların temel prensibi mevcut fonksiyon kaybının ortadan kaldırılmasıdır. Ayak, olması gereken fiziki forma cerrahi müdahaleler yardımıyla sokularak olağan eksenine kavuşması sağlanır. Ayakta durma ve yürüme gibi faaliyetler sonucu ortaya çıkan ağrı ve acı gibi tepkilerin tamamen ortadan kaldırılması amaçlanır. Bu amaçlar orijinli oluşan yöntemler de törpüleme, kırma, kemik alma gibi bazı teknikleri içerisinde barındırır. Ayak kemiği çıkıntısı için kullanılan bazı teknikleri saymak gerekirse:

  • Tendon ve Ligament Onarımı: Ağrıya sebep olan etmenlerin başında bu bölgelerde meydana gelen gerginleşme gösterilir. Cerrahi operasyonla bu bölgedeki gerginliğe sebep olan yapılar kesilerek gevşeme sağlanır. Gevşemeyle birlikte ağrının ortadan kalkması arzulanır.

  • Artrodez: Evre olarak en ileriye ulaşmış halluks valguslar için uygulanan cerrahi yöntemdir. Bu yöntemin uygulaması tahrip olan başparmak dokularının kaldırılarak on derecelik açıyla kaynama sağlanana kadar çeşitli araçlarla sabitlenmesi şeklinde gerçekleştirilir. Artrodez yöntemi diğer yöntemlerin başarısız olma ihtimali olduğu ileri seviye kemik çıkıntılarında uygulanır.

  • Ekzostektomi: Ayak kemiği çıkıntısı sonucu birinci tarak kemiğinin dış yüzeyi ağrının oluşmasına sebep olur. Ağrıya sebep olan bu çıkıntının cerrahi yöntemle alınması şeklinde uygulama yapılır. Genelde ana tedavi yöntemi olmaktan çok destekleyici ve sonuçları sabitleştirici tedavi yöntemi olarak sıkça uygulanır.

  • Rezeksiyon Artroplastisi: Genelde estetik amaçlı uygulanan yöntemdir. Görünüş açısından başarılı sonuçlar verse de ilerleyen dönemde çıkıntının tekrarlama ihtimali yüksek olduğundan dolayı ayak ile ilgili fonksiyonlarını kaybetmiş ya da az kullanan yaşlı hastalara sıkça uygulanır.

  • Osteotomi: Tarak kemiğinin, çıkıntıya ters açı oluşturacak şekilde, çıkıntıyla aynı açı derecesine sahip şekilde kesilmesi ile uygulanır. Tarak kemiği kaydırılarak çıkıntı tedavi edilir.

Sonuç olarak, sadece bir deformite için bile uygulanan yöntemler başlıca bunlardır. Ayak, fonksiyonel yapısı ve vücutta üstlendiği rol düşünüldüğünde, zaman içerisinde çok farklı problemlerin ortaya çıkması muhtemel bir anatomik yapı olduğundan dolayı yöntemlerin tek tek sayılması mümkün değildir. Ayak ile ilgili ortopedik uygulamalarda önemli olan prensiplerdir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Ameliyat öncesi hazırlık iki aşamadan oluşudur. Bunlardan birincisi hastanın psikolojik olarak ameliyata hazırlanmasıdır. Bu süreç sonunda hastanın tam mutabakat içerisinde ameliyata girmesi beklenir. Psikolojik hazırlık sürecinin başarılı geçmesi, ameliyat öncesinde hastaya verilen ve operasyonun sonuçları üzerinde olumlu etkiye sahip olması muhtemel tavsiyelerin uygulanma derecesini de sağlar. İkinci kısım ise hastanın fiziksel olarak operasyona hazır hale getirilmesidir. Bu süreç genelde ayak anatomisini bozucu etmenlerden ameliyat öncesindeki süreçte kaçınmayı, ayakkabı seçimini, perhizi ve diğer bazı maddi tavsiyeleri içerir. Bu iki sacayağının başarılı şekilde yürütülmesi sayesinde operasyon sonrası süreç daha konforlu geçerek, sonuçların kesinleştirilmesi sağlanır.

Ameliyathanenin Hazırlanması

Ameliyathane azami hijyen koşullarını sağlayacak şekilde hazırlanmalıdır. Operasyon yönteminin ihtiyaç duyabileceği tüm araç gerece ek olarak operasyon sırasında ortaya çıkma ihtimali bulunan tüm komplikasyonlara müdahale edebilecek çeşitlilikte araç skalasının da bulunması ameliyathanenin hazırlığı açısından elzemdir.

Ameliyat Ekibinin Hazırlanması

Ortopedik ameliyatlar, uygulamadaki zorluklardan dolayı ciddi derecede dikkat isteyen uygulamalar olduklarından dolayı, operasyonu yapacak ekibin de mental olarak ameliyata hazır olması gerekmektedir. Uykunun tam olarak alınması; el beceresini ortadan kaldırabilecek faaliyetlerden kaçınılması ekibin hazırlanması açısından önemli bazı noktalar olarak göze çarpmaktadır.

Hastanın Hazırlanması

Hastanın mental ve fiziki olarak hazırlanmasından sonra, ameliyata hazır hale getirilmesi gerekir. Hazırlık aşaması operasyon yapılacak bölgedeki kılların ve varsa makyaj malzemelerinin temizlenmesi, hastanın kıyafetinin uygun hale getirilmesi şeklinde bir dizi olağan süreci içerir.

Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Kullanımı

Sigara ve alkol vücuda normal süreçte dahi zararlı olan maddelerdir. Ortopedi cerrahi genelde cerrahi kesiler de içerdiğinden sonra operasyondan önce bu iki zararlının bırakılması doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir. Sigara ve alkolün operasyon öncesinde kullanımı kan değerleri üzerinde olumsuz etki yaparak iyileşme sürecinin uzamasına sebep olabilmektedir. Operasyondan üç hafta önce ikisinin de tamamen kesilmesi gerekmektedir.

Kullanılan İlaçların Hekim ile Paylaşılması

Operasyonun kaderini etkileyebilecek, kan değerlerinde ve vücut fonksiyonlarında çeşitli etkilere sahip olabilecek her türlü ilacın ameliyatı gerçekleştirecek doktor ile paylaşılması gerekmektedir. Ameliyat öncesinde bu ilaçların herhangi bir etkisi olmasa dahi, operasyon anında kullanılacak kimyasallarla tepkimeye girme ihtimalleri olduğundan dolayı en küçüğünden en büyüğüne tüm ilaçlar ve önceden alınan ilaçlar doktor ile paylaşılmalıdır.

Kan Sulandırıcı İlaç Kullanımı

Cerrahi operasyonlardan önce kan sulandırıcı ilaçlar kesinlikle kullanılmamalı; eğer kullanıldıysa doktor ile paylaşılmalıdır. Açılan cerrahi kesiklerden aşırı derecede kan akmasına ve kanın pıhtılaşamamasına sebep olacağından dolayı bu tür ilaçlar operasyondan yaklaşık bir hafta önce tamamen bırakılması gerekmektedir.

Antibiyotik Kullanımı

Antibiyotiklerin anestetik ilaçlarla tepkimeye girerek beklenmeyen komplikasyonlar oluşturma ihtimali bulunduğundan dolayı, operasyondan önce bu ilaçlar doktor ile paylaşılarak ancak onun onayından sonra kullanılmalıdır.

Diğer İlaçlar

Psikolojik ya da başka amaçla kullanılan tüm ilaçlar doktor bilgisi dahilinde alınmalı ya da kesilmelidir. Bu noktada önemli olan her iki tarafında tam bilgi içerisinde olmasıdır. En ufak girdi dahi tüm sonucu etkileyebildiğinden dolayı hasta – doktor arası ilişki sağlam şekilde kurulmalıdır.

Alınan Tedaviler ve Hastalık Geçmişi Kapsamında İnceleme

Ortopedik bir rahatsızlık olsun ya da olmasın tüm hastalık geçmişinin saydam bir biçimde ameliyatı gerçekleştirecek hekim ile paylaşılması, operasyonun başarılı bir şekilde sonuçlandırılarak komplikasyon riskinin en aza indirilmesi açısından önemli bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçmişten günümüze doktorun gözlemlemesi muhtemel olmayan tüm hastalıklar ve tedaviler mutlaka hekimle paylaşılmalıdır.

Ameliyat Öncesi Beslenme ve Diyet

Hastalar kan değerlerini uç noktalara çekecek gıdalardan uzak durmalı ve operasyondan bir hafta önce kan değerlerini sabit tutmaya yönelik doktor tarafından verilen perhize başlamalıdır. Her hasta için özel olarak hazırlandığından dolayı beslenme kısmının net olarak paylaşılması ne yazık ki mümkün değildir. Ayrıca hastaların E vitamini içeren gıdalardan da uzak durması gerekmektedir.

Ayak Kemiği Ameliyatı Sonrası

Ayak anatomisini oluştan dokular ve kemiklerde çeşitli sebeplerle meydana gelen deformitelerin teşhisinden ve tedavi yönteminin belirlenmesinden; hastanın psikolojik ve fizyolojik olarak operasyon hazır hale getirilmesinden sonraki süreç operasyon gününü ve operasyon sonrasındaki kısmi iyileşme sürecini ve tam iyileşme sürecini içerir. Bu bütün, operasyonun sonuçlarının arzu edilen şekilde alınması ve alınan bu sonuçların maksimum seviyede korunması için azami özenin gösterilmesini mecburi kılar.

Ameliyat Günü

Hastanın tamamen hazır hale getirilmesiyle birlikte operasyon gerçekleştirilir. Operasyon anında ve sonrasında ortaya çıkması muhtemel riskler incelenir. Hasta bu risklere maruz kalma ihtimali oranında artan bir dikkatle izlenir. Risklerin ve diğer komplikasyonların ortaya çıkmaması için azami özen gösterilir.

Ağrı

Operasyon anında güçlü anestetik ilaçlar uygulandığından dolayı ağrı ya da acı hissedilmesi söz konusu değildir. Gerçekleştirilen operasyonun niteliğine ve hastanın durumuna göre değişen dozlarda ağrı kesici de operasyondan sonra hastaya verilir. Bu yüzden operasyon sonrasında da ağrı hissetme gibi bir durum söz konusu değildir. Operasyondaki temel amaç fizyolojik bozukluk sonrası ortaya çıkan semptomlardan olan ağrının ortadan kaldırılması olduğundan dolayı, ağrıyla ilgili bir problemin olması söz konusu değildir.

Ayağa Kalkma

Operasyonun hemen ardından doğrudan ayağa kalkmanız ne yazık ki söz konusu değildir. Operasyon öncesindeki temel şikâyet ayakta durma ve yürüme fonksiyonlarındaki kayıplar olduğundan dolayı, operasyonun niteliği de bu yönde gelişir. Taburcu olan hastanın yaklaşık olarak bir hafta boyunca operasyonun gerçekleştirildiği ayağına ağırlık vermemesi tavsiye edilir. Hastanın sosyal hayattan tamamen kopmaması için ise koltuk değneği, yürüteç veya baston gibi fonksiyon destekleyiciler doktor tarafından verilebilir. Hastanın ilk birkaç haftalık süreçte doğrudan operasyonun gerçekleştirildiği ayağının üzerine basmaması, kademeli olarak basması ve ayağını alıştırması gerekmektedir. Yaklaşık üç hafta ile dört haftalık süreç sonunda hasta normal olarak yürümeye başlayabilir. İyileşmenin bazı hastalarda gecikme ihtimali olduğundan dolayı, fonksiyon destekleyicilere bir süre daha ihtiyaç olabilir.

Hareket Kabiliyeti

Hastanın hareket kabiliyeti ameliyattan hemen sonra düşüktür. Genelde ilk hafta evde dinlenmesi tavsiye edilen hasta koltuk değneği, yürüteç ve baston gibi yardımcılarla temel ihtiyaçlarını sorunsuz olarak giderebilir. İyileşme hızına bağlı olarak ilk haftadan itibaren ufak yürüyüşlere çıkarak ayağını alıştırabilir.

Alçı ve Yardımcı Materyal Kullanımı

Operasyon kırıkların tedavi edilmesi amacıyla yapılmışsa alçı kullanımı söz konusudur. Kırığın boyutu ve bölgesine göre değişen ebatlarda ve sürelerde alçı kullanımı olacağından dolayı kesin bir süre vermek doğru olmamakla birlikte genelde bir ya da bir buçuk ay civarında alçı vücutta kalmaktadır. Ayrıca alçıyla beraber ya da bağımsız olarak yürüteç, baston ve koltuk değneği gibi yürümeye yardımcı materyaller kullanılmaktadır. Bu materyallerin temel amacı hastanın temel ihtiyaçlarını tek başına görebilmesini sağlamak ve sosyal hayatla bağını devam ettirmesini sağlamaktır.

Dikişler, Pansuman ve Doktor Kontrolleri

Ayak kemik ameliyatı için cerrahi müdahaleden sonra atılan dikişler genel olarak birinci hafta ile ikinci haftanın sonu arasında alınmaktadır. Bu süre zarfında hijyenin sağlanması amacıyla düzenli olarak pansuman yapılmaktadır. Doktor kontrolleri ise ilk hafta, ilk ay, üçüncü ay ve altıncı ay şeklinde artan aralıklı periyotlar şeklinde devam etmekte; yapılan kontrollerle alınan sonuçların durumu gözlemlenmektedir. Ek bir ameliyat gerekip gerekmediği, ayak fonksiyonlarının tam olarak çalışıp çalışmadığı bu kontrollerden sonra belirlenmekte; kontroller tam iyileşme sağlanana kadar devam etmektedir.

Beslenme ve Diyet

Ayak kemiği ameliyatlarından sonra hastaların özel olarak uygulaması gereken herhangi bir diyet programı yoktur. Ancak operasyonun daha sağlıklı sonuçlar vermesi için hastaların, kan değerlerini uç noktalara taşıma ihtimali bulunan gıdalardan uzak durması tavsiye edilir.

İlaç Kullanımı

Operasyon öncesinde olduğu gibi operasyon sonrasında da kullanılacak ilaçlar doktor onayından geçmelidir. Tam iyileşme sağlanana kadar operasyonun sonuçlarına etki etme ihtimali bulunan ilaçlar, doktor bilgisi dahilinde ve onun önerdiği periyotlarla kullanılmalıdır.

Gözetim Süresi

Operasyondan sonra hastalar hemen taburcu edilmektedir. Ekstrem bazı durumların gerçekleşmesi durumunda bu süre uzayabilmektedir. Hastalar, iyileşme süreçlerini evrelerinde dinlenerek geçirmekte; bir komplikasyon ortaya çıkmadığı sürece sadece kontrol için hastaneye gelmektedir.

Riskler, Yan Etkiler, Komplikasyonlar

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi, ortopedik amaçla yapılan ayak kemiği ameliyatlarında da risk, yan etki ve komplikasyon riski bulunmaktadır. Ameliyat öncesi ve sonrası süreç bu etkileri minimize etmek amacıyla dizayn edilmiştir. Bu gibi etkilerin ortaya çıkmaması için tam mutabakat elzem bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca hastanenin kalitesi ile doktorun uzmanlık derecesi de diğer etmenler olarak göze çarpar.

Kırıkların Kaynamaması

Yapılan yanlış tedavi sonucu veya hastanın operasyon sonrası verilen tavsiyeleri uymaması sonucu kırıkların kaynamaması ihtimali mevcuttur. Alçı ile etkili baskının oluşturulamaması sonucu ortaya çıkan bu durum tekrar müdahale gerektirmektedir. Alçı kırılarak tekrar yapılmakta böylece kemiklerin kaynaması sağlanmaktadır.

Ayak Kemiği Çıkıntısı Enfeksiyonu

Ayak kemiği çıkıntısı ameliyatı cerrahi kesiler ile uygulanır. Hastane koşullarının hijyenik olmaması gibi durumlar sonucunda enfeksiyon riski mevcuttur. Ayrıca operasyon sonrasında hastanın gereken hijyenik özeni göstermemesi de enfeksiyon riskini arttıran faktörlerdendir. Enfeksiyonun ortaya çıkması halinde antibiyotik tedavisine başlanmakta ve sorun ortadan kaldırılmaktadır.

Ödem

Ameliyat sonrasında ayak bileğinde ödem oluşması halinde tuz ve şeker tüketimi azaltılarak su tüketimi arttırılmalıdır. Ödem, vücudun müdahalelere karşı gösterdiği olağan tepkilerden birisi olarak sayıldığından dolayı, geçmesi için ekstra çaba harcamaya gerek yoktur.

Şişlikler

Ayak kemiği ameliyatlarından sonra operasyon bölgesinde şişlik oluşması muhtemeldir. Şişlik eğer enfeksiyondan dolayı oluşmamış ise geçmesi bir hafta kadar sürecektir.

Kanama

Ekstrem bir durum olmadığı müddetçe ayak kemiği ameliyatlarından sonra kanama olmaması gerekir. Hasta, verilen tavsiyelere uymadığından dolayı dikişlerini patlatmış olabilir. Kanamanın görülmesi durumunda hemen doktora başvurulmalı ve eğer dikişler patlamış ise tekrar tedavi edilmelidir.

Alerjik Reaksiyonlar

Operasyon sırasında hastanın alerjik reaksiyon gösterebileceği tek madde anestetik ilaçlardır. Bu tepkilere karşı öncesinde yapılan testler mevcut olduğundan dolayı operasyon sırasında ya da sonrasına alerjik reaksiyon görülme ihtimali sıfıra yakındır.

Anestezi Komplikasyonları

Hastaların anestetik ilaçlara karşı beklenmedik tepkiler verme ihtimali her cerrahi operasyonda mevcuttur. Bu tepkiler operasyonun seyrini etkileyebileceğinden dolayı operasyon öncesinde anestetik ilaçlara karşı hastanın tepkisi anestezi teknisyenleri tarafından ölçülür. Bu ölçümün verdiği sonuçların sınırları dahilinde uygulama gerçekleştirildiği taktirde hastaların anestetik ilaçlara karşı reaksiyona girerek vücut tarafından komplikasyon oluşturulması riski mevcut değildir. Böyle bir durumun oluşması ihtimal dahilinde olmasa da uzman doktorlar böyle durumlar için önlem alarak, hastanın sağlığını maksimum derecede güvene almaktadırlar.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her cerrahi operasyon sonrasında olduğu gibi, ayak kemiği ameliyatların sonra da dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Hatta ayak bölgesi, vücut için hayati bir fonksiyonu yerine getirdiği ve yıllar içerisinde refleksif bazı hareketler geliştirdiği için azami dikkat gerekmektedir. Bu noktalara dikkat edilmesi, operasyonla elde edilen başarıların korunması açısından elzemdir.

Ayakta Durma

Ayak kemiği ameliyatından sonra hastalar hemen taburcu edilmelerine rağmen, ayağa kalkmaları belli bir zaman gerektirmektedir. Ayağa, zamanından önce yapılacak bir baskı tüm sonuçları ortadan kaldırarak beklenmedik değişkenleri operasyonun sonucunu etkileme açısından oyuna sokabileceğinden dolayı, tavsiye edilmemektedir. İlk hafta baston, yürüteç ve koltuk değneği gibi yardımcılar sayesinde hastanın ayağının üzerine neredeyse hiç basmadan bassa dahi ağırlık vermeden temel ihtiyaçlarını karşılaması arzulanır. İlerleyen haftalarda ise kademeli olarak ayağının üzerine basarak ideal fonksiyonunu kazanması amaçlanır. Ayak kemiği ameliyatlarında problemin büyüklüğüne ve ameliyatın yöntemine göre değişmekle birlikte tam iyileşme genelde üç ile dokuz ay arasında sağlandığından dolayı, hastalar ilk üç ay destekçilerle sosyal yaşamlarına devam etmektedirler.

Duş Alma

Ayak kemiği ameliyatlarından sonra eğer bölgede alçı varsa kesinlikle su değmemesi gerekmektedir. Duş ihtiyacı ya ıslak mendiller ile ya da bölgeye su değmeyecek şekilde yöntemler geliştirilerek karşılanmalıdır. Dikiş gibi durumların mevcudiyeti de ayrıca duş almayı tehlikeli hale getirmektedir. Hasta alçısından kurtulana ya da dikişlerini aldırana kadar duş almaktan kaçınmalıdır.

Ağır Kaldırma

Ayak bölgesi vücudun tüm yükünü üzerinde taşır. Ayak kemiği ameliyatlarından sonra yaklaşık bir ay boyunca hastanın vücut ağırlığını dahi tam olarak ayağının üzerine vermemesi tavsiye edilir. Böyle bir durum mevcut iken hastanın ekstra bir ağırlığı yüklenmesi, operasyonun sonuçların tamamen ortadan kaybolmasına ve eğer dikkat edilmez ise operasyonun tekrarlanmasına sebep olacağından dolayı kesinlikle tavsiye edilmez. Hastalar ağır kaldırmaya ancak tam iyileşme sağlandıktan sonra başlayabilirler. Bu dönemde dahi ameliyatlı bölgeye azami özenin gösterilmesi gerekmektedir.

Buhar Banyosu

Operasyondan sonra dikiş atılmış ise hijyene azami özen gösterilmesi gerektiği için buhar banyosu gibi bölgeyi nemlendiren ve mikroplara karşı korumasız hale getiren durumlardan uzak durulması gerekir.

Cinsel İlişki

Hastanın operasyonu takip eden haftanın sonundan itibaren cinsel ilişkiye girmesinde problem yoktur. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta ayak kemikleri üzerine ağırlık verilmemesi ve operasyonun sonucunu tehlikeye düşürebilecek etkilerden uzak tutmak gerekliliğidir.

Seyahat

Operasyonu takip eden haftanın sonundan itibaren hastanın araba, uçak, gemi ya da trenle seyahat etmesinde herhangi bir problem yoktur. Dikkat edilmesi gereken nokta operasyonun gerçekleştirildiği ayağa vücut ağırlığı dahil hiçbir ağırlığı vermemektir.

Dikişler

Operasyondan sonra atılan dikişlerin alınması birinci haftanın sonu ile ikinci haftanın sonu arasında bir süreyi bulmaktadır. Bu süre zarfında hastanın, dikişlerin patlamaması ve mikrop kapmaması için azami özeni göstermesi gerekir. Bölgenin enfeksiyon kapmasına sebep olabilecek umumi ortamlardan olabildiğince uzak durmalıdır.

İlaç Kullanımı

Operasyondan sonra kullanılacak her türlü ilaç operasyonu gerçekleştiren uzman doktorun onayına sunulmalı ve ancak doktor onay verirse onun belirlediği periyotlarla kullanılmalıdır. Kısmi iyileşme sürecinden sonra bu onay süreci göz ardı edilebilir.

Ameliyat Sonrası Spor ve Egzersiz

Ayak kemiği ameliyatı cerrahi bir operasyon olmasının yanında uygulandığı bölgenin spor ve egzersiz hareketindeki yeri bakımından önemli bir uygulamadır. Operasyondan sonra ayak kemiklerine yapılan müdahalenin sonuçlarını tehlikeye sokabilecek her türlü hareketten kaçınılması gerekir. Ayrıca ilerleyen süreçte yapılacak egzersizlere mutlaka doktor tavsiyesiyle başlanmalıdır.

Hafif Sporlar

Kısmi iyileşme sürecinden sonra hafif spor egzersizleri yapmakta herhangi bir sıkıntı yoktur. Probleme ve problemin büyüklüğü ile tedavi yöntemine göre değişmekle birlikte genelde bu süreç operasyonu takip eden üçüncü ayın sonuna gelmektedir. Yapılan hafif sporlarda da ayak kemiklerine ciddi ağırlıklar bindirmemeye dikkat edilmelidir.

Ağır Sporlar

Ağır sporlar ancak tam iyileşmeden sonra doktor onayı alınarak yapılabilmektedir. Tam iyileşmeden önce ve doktor onayı olmadan, bacak ve ayak bölgesine aşırı yük bindirecek sporlar yapmak operasyonla elde edilen başarının doğrudan çöpe atılması anlamına geleceğinden dolayı, tehlikelidir.

Yapılması Gereken Egzersizler

Ayak kemiği operasyonlarından sonra yapılması gereken egzersizlerin temelini, ayak bölgesinin temel fonksiyonu olan yürüme faaliyetine alıştırma egzersizleri oluşturmaktadır. Operasyonu takip eden ikinci haftadan itibaren hafif yürüyüşler yapılmalı, üzerine çok ağırlık vermeden ayak yürümeye alıştırılmalıdır.

Profesyonel Sporlar

Operasyondan sonra profesyonel spor yapan insanların spor hayatlarına dönmeleri tamamen özel doktor kontrolünde ve planlı bir süreci ifade eder. Profesyonel spor yapan hastalar ile yapmayan hastaların iyileşme süreçleri ve yapılan egzersizlerin mahiyeti birbirinden tamamen farklıdır.

Beslenme ve Diyet

Operasyon sonrasında özel olarak diyet programının uygulanmasına gerek yoktur ancak ayak kemiğindeki problem aşırı kilo kaynaklı olan hastalarda durum tam tersidir. Sebebin ortadan kaldırılması amacıyla hastanın kilo problemini ortadan kaldıracak bir diyet programı diyetisyen tarafından hazırlanarak hastaya verilir. Hastanın bu diyet programını uygulaması ve uygulama sonucunda kilo vermesi problemin tekrarlamaması için anahtardır.

Ameliyat Sonrası Fizik Tedavi Gerekir Mi?

Genel olarak fizik tedaviye ihtiyaç olmasa da bazı vakalarda tam sonuçların alınabilmesi veya elde edilen sonuçların korunabilmesi amacıyla fizik tedavi uygulaması yapılmaktadır. Fizik tedaviye gerek olup olmadığı yapılan kontrollerden sonra belli olacak ve hasta özelinde bir program yazılarak iyileşme süreci ve sonrasında hasta tarafından uygulanacaktır.

Ameliyat Sonrası Estetik Gerekir Mi?

Operasyon yapılırken estetik kaygılarda göz önüne alındığından dolayı, ayak kemiği operasyonlarından sonra estetik operasyon gerekliliği düşük seviyelerde olmaktadır. Ciddi cerrahi kesiler sonucunda kesik izlerinin gizlenememesinden kaynaklı olarak estetik operasyon ihtiyacı nadiren de olsa doğmaktadır.

Doktor Kontrolleri

Ayak kemiği ameliyatının hangi problemin ortadan kaldırılması amacıyla yapıldığı, kontrol sürecinin netleşmesindeki temel etkendir. Genelde ilk hafta, ilk ay, üçüncü ay ve artan aralıklarla tam iyileşme sağlanana kadar doktor kontrolleri devam etmektedir. Bu doktor kontrollerinde hastanın iyileşme süreci, ek operasyon ihtiyacı gibi durumlar gözden geçirilmekte ve eğer gerekliyse müdahale edilmektedir.

Alçıların ve Yardımcı Materyallerin Alınması

Hastaya alçı tedavisi uygulanmışsa genel olarak bir ya da bir buçuk ay sonunda, kemikler kaynadıktan sonra alçının çıkarılması söz konusu olabilmektedir. Bu süre kırıkların hangi bölgede bulunduğuna ve ciddiyetine göre değişmekle birlikte ortalama olarak bu aralıktadır. Diğer yardımcı materyaller ise tam iyileşme gerçekleştiğinde doktor gözetiminde çıkarılmaktadır.

İyileşme Süreci

Üstlendiği fonksiyonlar ve maruz kaldığı problemler düşünüldüğünde bir hastalıktan ya da tedaviden özel olarak bahsetmek mümkün olmadığı için, ayak kemiği ameliyatlarından sonra ortalama iyileşme süresi üç ile dokuz ay arasında değişmektedir diyebiliriz. Bu süre hastalığa ve hastalığın ortadan kaldırılması için uygulanan tedaviye göre ciddi oranda değişebilmektedir.

Ayak Kemiği Ameliyatı Sonrası Sık Sorulan Sorular

Genel bilgiler, operasyon öncesi ve sonrası bilgilendirmeden sonra hasta özelinde bazı durumların muallakta kalma ihtimali mevcuttur. Bu noktaların aydınlatılması amacıyla genel olarak sorulan soruların cevaplandırılması yararlı olacaktır.

Ameliyatsız Ayak Çıkıntısı Tedavisi Mümkün Mü?

Ayak çıkıntısı, başparmak bölgesinde oluşan üçgenimsi yapıdan dolayı başparmağı gören profil tarafında kemiğin oluşturduğu çıkıntıdır. Bu çıkıntının sebebi genetik veya çevresel olabilir. Çevresel faktörleri ise kilo problemi ve ayakkabı tercihi oluşturur. Tüm ayak çıkıntısı vakaları incelendiğinde bu üç sebep omurgayı oluşturmaktadır. Ayak çıkıntısı büyüme eğiliminde bir problem olduğundan dolayı müdahale edilmesi şarttır. Müdahale edilmediği taktirde ciddi fonksiyon kayıplarına sebep olabilmektedir. Ayak kemiği çıkıntısının en büyük belirtisi oluşan çıkıntı ve beraberinde getirdiği ağrıdır. Ağrının mevcudiyeti müdahalenin aciliyetini getirdiğinden dolayı, ayak kemiği çıkıntısına iki yöntemle müdahale edilmektedir. Birincisi ve kesin çözüm olarak sunulanı cerrahi yöntemdir. İkincil ve sorunun muhatabı olan yöntem ise ameliyatsız tekniklerdir. Ameliyatsız teknikler genelde başlangıç seviyesinde ve ağrısız kemik çıkıntıları için çözüm olmakla birlikte destekleyici materyallerin düzenli kullanımını ve masaj uygulamalarını içermektedirler. Kısaca ayak kemiği çıkıntısının ameliyatsız tedavisi bazı vakalarda mümkün olsa da kesin çözüm cerrahidir.

Ayak Kırıklarında Ameliyat Zorunlu Mudur?

Ayak kırıklarının tam olarak hangi bölgede ve kemikler üzerinde oluştuğuna bağlı olarak ameliyat seçeneği masaya yatırılmaktadır. Doğrudan alçı tedavisiyle tedavinin mümkün olmadığı durumlarda ise cerrahi yöntem zorunlu hale gelmektedir.

Ayak Kemiği Ameliyatı Zor Bir Ameliyat Mıdır?

Problemin büyüklüğüne ve hangi bölgede olduğuna göre değişen zorlukta ameliyat çeşitli mevcuttur. Ayak, sosyal yaşamın devam ettirilebilmesi için önemli bir fonksiyonu karmaşık anatomik yapısıyla yerine getirdiğinden dolayı, bu bölgede operasyon yapacak doktorların uzman ve tecrübeli olması zorunludur.

Ağrılı Bir Ameliyat Mı? Ağrılar Ne Zaman Geçer?

Operasyon sırasında hastanın bünyesine uygun anestetik uygulamalar yapıldığından ve operasyon sonrasında da uygun ağrı kesiciler hastaya verildiğinden dolayı yüksek şiddette ağrıların hissedilmesi söz konusu değildir. Ancak hafif şiddetli ağrılar kısa süreler için hissedilebilir.

Ameliyat Kaç Saat Sürer?

Ayak kemiği ameliyatının hangi amaçla yapıldığına göre değişmekle birlikte genelde iki saat süren operasyonlar icra edilir.

Ameliyat Sonrası İz Kalır Mı? Ameliyat Olduğum Belli Olur Mu?

Uzman doktorlar tarafından ufak kesiklerle yapılan ameliyatlarda iz kalma olasılığı düşüktür ancak bazı zor ve derin kesiler gerektiren ameliyatlarda iz kalma ihtimali mevcuttur. Sonrasında yapılan ufak çaplı estetik operasyonlarla bu izler tamamen ortadan kaldırılabilir. Ayak kemiği ameliyatlarında doktorları gözettiği etkenlerden birisi de olabildiğince görünmeyen bölgelerde ufak izler bırakmak olduğundan dolayı iz riski minimize edilmiş durumdadır.

İstirahat Raporu Verilir Mi? İşe Ne Zaman Dönebilirim?

Operasyondan sonra hastaların bir hafta kadar olabildiğince az ayağa kalkarak evlerinde dinlenmeleri gerekir. Birinci haftanın sonundan ikinci ayın sonuna kadar geçen sürede ise destekçilerin yardımıyla yürüme faaliyetinde bulunabilirler. Genelde üçüncü ay ile dokuzuncu ay arasında tam iyileşme sağlanır ve bu süreden sonra işe gidilmesi konusunda herhangi bir problem yoktur. Masa başı çalışan hastalar ikinci haftadan itibaren işlerine dönebilirler. Ayağına yük bindirme ihtimali bulunan ve ağır işlerde çalışan hastalar ise üçüncü aydan itibaren işlerine dönebilirler. Bunlar genel yargılar olmakla birlikte kesin süreler operasyonu gerçekleştiren doktor tarafından verilecektir.

En İyi Doktor Diye Bir Şey Var Mı?

En iyi doktor diye bir şey olmasa da ayak ortopedisi konusunda ciddi derecede uzmanlık kazanmış doktorlar mevcuttur. Bölgenin üstlendiği faaliyetler ve karışık anatomik yapısı düşünüldüğünde, ayak kemiği ameliyatları için uzman doktorlara başvurmanız sağlığınız açısından en doğru karar olacaktır.

Alternatif Tedavi Yöntemleri Etkili Midir?

Ameliyatsız yöntemler başlangıç seviyesindeki ağrısız ayak kemiği problemleri için etkili olsa da ilerleyen derecelerde etkinliğini yitirmekte ve tek çözüm yolu cerrahi olmaktadır. Masaj uygulamaları mevcut ağrının azaltılması açısından faydalı olabilmektedir.

Özel Hastanede Mi Devlet Hastanesinde Mi Ameliyat Olmalıyım?

Bu tamamen kişinin maddi durumuna ve tercihine bağlı bir olgudur. Özel hastanelerde de devlet hastanelerinde de ayak ortopedisi konusunda uzman operatör cerrahlar bulunmaktadır.

Diğer Sağlık Sorunları Ameliyat İçin Engel Olur Mu?

Hangi sağlık sorunlarının ameliyat için engel olacağının değerlendirmesi ancak detaylı muayeneden sonra muayeneyi yapan uzman doktor tarafından belirlenebileceğinden dolayı bu soruya genel bir cevap vermek ne yazık ki mümkün değildir.

Ameliyat Sonrasında Denge Konusunda Bir Problem Yaşanır Mı?

Operasyonlarla amaçlanan temel nokta hastanın ayakla ilgili fonksiyonlarını standart seviyelerde yerine getirmesidir. Başarılı bir operasyon ve iyileşme sürecini takiben böyle bir problemin ortaya çıkması söz konusu değildir.

Obezite Hastalarında Ayak Kemiği Çıkıntısı Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi çıkıntının hangi evrede olduğuna ve hangi belirtileri gösterdiğine göre değişen yöntemle diğer hastalarda olduğu gibi tedavi edilir ancak sonrasında çıkıntıya sebep olan problemin ortadan kaldırılması amacıyla hastanın kilo vermesi için çeşitli yöntemler geliştirilir.

Ameliyat Ertelenebilir veya İptal Edilebilir Mi?

Operasyonun ertelenmesi ekstrem durumlarda mümkün olsa da iptal edilmesi söz konusu değildir. Ayak kemiği ameliyatını gerektiren problemler tedavi edilmediklerinde temel fonksiyonların icra edilmesini imkânsız hale getiren sonuçları ortaya çıkarmaktadırlar.

Ameliyat Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

Hangi problemin hastada mevcut olduğuna, hangi evrede olduğuna, hastaneye, doktora ve yapılan uygulamanın ortaya çıkardığı risklere göre fiyat belirlenmektedir.

Ameliyat Olup Pişman Olan Var Mı?

Ayak kemiğini ilgilendiren operasyonlar temel fonksiyonların kazanılması amacıyla yapıldığından dolayı bu fonksiyonları kazanmaktan dolayı pişman olan hasta mevcut değildir. Pişmanlığın mevcut olması, yapılan kontroller sonucu revize tedavileriyle engellendiğinden dolayı hasta memnuniyeti üst düzeydedir.

Ameliyat Olanların Yorumlarını Takip Etmeli Miyim?

Operasyonları olan hastalar her ne kadar bu konuda tecrübe kazanmış olsa da tıp alanında herhangi bir uzmanlıkları olmadığından dolayı yorumlarını ciddi derecelerde takip ederek kararınızı ona göre vermek sağlığınız açısından sakıncalı olacaktır.

Ayak Kemiği Çıkıntısı İçin Ameliyat Olmak Caiz Mi?

Operasyon gerçekleştirilmediği taktirde ortaya çıkaracağı sonuçlar düşünüldüğünde, operasyonun estetik amaçlı değil sağlığın korunması amacıyla yaptırıldığı düşünülürse dinen caiz değil demek mümkün değildir. Yine de bu konu hakkında dini alimlere danışılması en doğru karar olacaktır.

İlgili Organİlgili Bölüm