Apandisit Ameliyatı


Apandisit Ameliyatı

Apandisit ameliyatı bağırsak ucundaki parçanın çıkarılması için yapılan bir işlemdir. Bu parçanın çıkarılmasının en yaygın nedeni parçanın iltihaplanmasıdır. Akut apandisit bağırsak tabanının tıkanmasının bir sonucudur ve 48-72 saat içinde bağırsak içlerine doğru ilerleyecektir. İltihaplanmanın karın boşluğuna ilerlemesi hayati tehlike yaratabilecek bir durum olduğundan müdahale edilmelidir. Apandisit ameliyatı sık sık acil bir işlem olarak gerçekleştirilir. Başka bir nedenden dolayı karın cerrahisi geçiren bazı hastaların apandisiti de çıkarılabilir. Böylece ileride apandisit geliştirmeyecektir. Apandisit ilaçla tedavi edilmez, ameliyat gereklidir. Apandisit gelişimi görülürse iltihap yayılmadan alınması en iyisidir. Patlamış bir apandisit temizlenmezse ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Çoğu durumda ameliyat 30-60 dakika sürse de patlamanın durumuna göre daha uzun sürebilir.

Apandisit Ameliyatı Hakkında

Apandisit tıbbi olarak acil bir durumu nitelendiren kavramdır. Hemen müdahale edilmeyen apandisit bir durum ölümle bile sonuçlanabilmektedir. Sağ alt karın boşluğunun ön kısmında bulunan küçük keseciklerde yani veriformda (ek) bulunan normalde zararsız olan bakteriler apandisit ile zararlı hale dönüşürler. Zararlı hale gelen bu bakteriler apendiks duvarına saldırırlar. Bu durum tedavi edilmediğinde ise apendiks duvarının kırılmasına apandisin içini çevreleyen dokuya sızmasına veya karın astarının iltihabına sebep olabilir. Bu yeni oluşan durumla vücut daha büyük bir mücadele içine girerek kendini yormaya başlar. Sonrasında ise organ yetmezliği ve ölüm gibi geri dönülmez durumlar oluşabilir. Bunun için apandisitiniz varsa, kesinlikle ekleri çıkarmak için acil bir ameliyata ihtiyacınız olacak demektir.

Apandisit Nedir?

Son ekin iltihaplanması anlamına gelen rahatsızlık apandisit apendiksin iltihaplanması olarak da ifade edilmektedir. Ekte oluşan bakteri, virüs ve mantar gibi durumlar ekin iltihaplanmasına yol açar. Apandisitin mukus ve dışkı gibi unsurlarla açılmasıyla da rahatsızlık ortaya çıkar. Sebep bunlar olsa da apandisitin tespitinin zor olduğu durumlar da oluşabilir. Çünkü apandisit semptomları ve karında ağrı durumu genellikle yakın organları etkileyen diğer sağlık problemleriyle benzerlik gösterebilir. Bu benzerlik teşhisi zorlaştıran durumlar arasında sayılmaktadır.

Kimlere Yapılır, Şartları Nelerdir?

Herkesin apandisitten etkilenme durumu söz konusu olabilir. Ancak sıklıkla bu durum 10 ile 30 yaş aralığında görülür. Küçük yaştaki çocuklar ve özellikle yaşlılar apandisit rahatsızlıkları nedeni ile yan etki riskiyle karşı karşıya kalırlar. Bu durum diğer hastalıklarını tetikler ve sağlıklarını daha da çıkmaza sokar. Savunmasız yaş aralığında bulunan hastalarda erken teşhis ve hemen tedavi uygulaması bu açıdan son derece önemlidir. Ayrıca araştırmalar erkeklerin kadınlardan daha fazla apandisit olma ihtimaline sahip olduğunu göstermektedir. Bölgesel ve etnik olarak bu orana baktığımızda ise Kafkasların diğer insanlara göre bu rahatsızlığa bir buçuk kat daha fazla yakalandığını görüyoruz.

Nasıl Yapılır?

Apandisitten cerrahi olarak çıkarılan unsurlara apendektomi adı verilir. Ameliyat öncesi ve sonrasında apandisitten şüphelenilen hastaya antibiyotik verilir. Genel anestezi ile göbek deliğinden ince bir kamera ve özel cerrahi aletler karın içine sokularak karın içi organları görüntülenebildiğinde ameliyat daha kolay yapılabilir. Ameliyat sırasında hastanın durumuna göre cerrah, ekte bulunan potansiyel apandisitleri kaldırarak işe başlar. Sonraki adımda ise cerrah mezanterin dışındaki apandis kuyruğunu kesmek için makas kullanır. Kan damarlarını körelterek sızıntıyı önlemek için bu işlemi yapar. Sonra bir kelepçe ile ek tabanını ezerek ek sonuna doğru hafifçe kelepçeyi hareket ettirir. Bu şekilde doku ile önceden bağlı dikiş konumunun kaynaşması sağlanır. Ardından cerrah dikişin sıkışması için bir balıkçı düğümü atarak dikişi sıkar ve sabitler. Dikişin düğüm üstünde kesilmesi için makas kullanan cerrah, yayılmayı önlemek için de aynı makasla apendiksi düğüm ile kelepçe arasında keser. Sonra cerrah ve ekibi kanamanın olmasını önlemek için bütün tedbirleri aldıktan sonra cerrahi müdahale yapılan alanın son incelemesini yaparak operasyonu tamamlarlar.

Nasıl Teşhis Edilir?

Doktorlar fiziki muayene sırasında hastanın şikayetlerini ve rastlanılan bulguları temel alarak apandisit tanısı koyar. Muayene sırasında doktor sağ alt karın üzerine yavaşça bastırdığında apandisit olan kişinin bastırmanın şiddetine bağlı olarak ağrısında artma olur. Yani doktorun bastırmasıyla azdan çoğa doğru bir ağrı durumu oluşur. Potansiyel bir apandisit durumu bu şekilde de teşhis edilebilir. Dindirici hassasiyet olarak adlandırılan durumda ise hastanın karnına bastırıldıktan sonra elin kaldırılmasına rağmen ağrı kötüleşir. Bu daha büyük bir apandisit olayına işaret etmesi bakımından önemli bir bulgudur.

Belirtileri Nelerdir?

Apandisitin erken belirtileri ve semptomları genellikle hafiftir. Sadece iştahsızlık, bulantı veya halsizlik içerir. Karın ağrısı bile olmayabilir. Bununla birlikte apandisit ilerledikçe ana belirti karın ağrısı haline gelir. Ağrı ilk önce dağınık hissedilir; yani bir noktayla sınırlı değildir. Hastaya ağrılı bölgeyi işaret etmesi istendiğinde ağrının tam olarak nereden geldiğini kesin olarak belirtememesi normal bir durumdur. Zamanla ağrı sağ karın altına yerleşir ve hasta ağrının kesin yerini belirleyebilir. Eğer karın ağrısı belirtisi görülmemişse iştah kaybı, mide bulantısı ve kusma şeklinde kendini gösterebilir. Bulantı ve kusma çoğunlukla bağırsaktaki apse nedeniyle oluşan tıkanıklıktan kaynaklıdır. Apandisit düzeyi arttıkça periton isimli karın astarı zarına kadar uzanabilir. Periton zarı iltihaplanmaya başladığında ağrı karakter değiştirir ve küçük bir bölgede yoğunlaşır. Bu genel olarak sağ kalça kemiğinin önü ile kürek kemiğinin arasındadır.

Apandisit Patlaması

Apandisit, apandiksin hemen çıkarılmasını gerektiren acil bir tıbbi durumdur. Bunun için apandisit tedavi edilmediğinde iltihaplı apandiks sonunda bulaşıcı materyalleri karın boşluğuna patlayarak döker. Bu duruma da güçlü antibiyotikler ile müdahale edip tedavinin geç kalınmadan uygulanması şarttır. Müdahale edilmeyen durumlarda ise ölümcül sonuçlar ortaya çıkabilir. Apandisit patlamasa bile bazen iltihaplanma keseciğin dışında oluşabilir. Bu durum da vücutta yine çeşitli tıbbi vakalara neden olur. Bunun için tüm apandisit vakaları ameliyat gerektiren acil durumlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ameliyat Yöntemleri

Ameliyat yöntemleri hastanın ve apandisitin durumuna göre hekimler tarafından belirlenmektedir. Açık ve kapalı yöntem olarak iki çeşit olan apandisit ameliyatında hastanın genel durumu ve tedavinin başarı oranı yapılacak olan operasyonda temel belirleyicidir.

Kapalı Ameliyat Tekniği

Genel anestezi altında yarım saat gibi kısa bir sürede gerçekleştirilen bir yöntemdir. Hasta bir gününü hastanede geçirir ve bu teknik genel anestezi ile yapıldığı için hasta acı hissetmez. Bu teknik çoğunlukla hastanın karnından açılan küçük bir delikten sokulan ince ve uzun aletler ile gerçekleştirilir.

Kapalı Ameliyat Nasıl Yapılır?

Genel anestezi altında hastanın karnından açılan küçük bir delikten uzun araç ve gereçler yardımıyla yarım saat gibi kısa bir sürede gerçekleştirilir. Kapalı yöntemde açılan küçük delikten içeri 3-4 litre gaz verilerek operasyon yapılacak olan bölgede rahat hareket imkanı sağlayacak alan açılır. Ardından küçük delikten içeri operasyonda kullanılacak aletler sokulur. İçeri sokulan kamera yardımıyla da ameliyatın her anı ve açısı kayıt altına alınarak başarılı bir şekilde ameliyat yapılır. Açık ameliyat yönteminde olduğu gibi bu yöntemde de apandisitin hem kökü hem de damarı bağlanır. Apandisit bulunduğu yerden tamamıyla alınarak çıkarılır. Sonrasında karna doldurulan hava boşaltılır. Açılan küçük delik içten dikiş yöntemi ve estetik tedavi ile görünmez bir şekilde kapatılır. Ameliyat bu şekilde başarılı olarak tamamlanır.

Kimlere Kapalı Ameliyat Yapılmaz?

Hastanın durumuna göre karar veren hekim için eğer hastanın apandisiti kapalı ameliyatla alınmayacak kadar ilerlemişse bu yöntem uygulanmaz. Ayrıca hasta için kapalı ameliyat olması risk oluşturuyorsa bu hastalara kapalı ameliyat yapılmaz. Açık ameliyata göre konforlu ve yara açısından daha estetik bir yöntem olan kapalı ameliyat yöntemi son zamanlarda özellikle hastaların tercihidir. Karar vermek konusunda ise uzman hekiminizle yapacağınız ilk muayene ve sağlığınız açısından uygunluğu ameliyat yönteminizin belirlenmesinde önemlidir.

Kapalı Ameliyat Fiyatları

Açık ameliyat fiyatlarına göre biraz daha pahalı olan kapalı ameliyat yöntemi için hastanın durumuna göre uzman hekim karar verir. Estetik açıdan sorun yaratmaması ve hastanın bir gün sonra hemen rutin hayatına kolayca dönüş yapmasından dolayı hastaların genel tercihini kapalı ameliyatlar oluşturur. Maddi külfeti hasta için sağladığı imkan yanında hiç hükmünde sayılacak kadar uygundur. Sağladığı konfora göre son zamanlarda tercihleri bu yöntem üzerine çekmiş durumda olup açık ameliyatla avantajları kıyaslandığında arada çok fazla fark yoktur.

Açık Ameliyat Tekniği

Açık ameliyat tekniği apandisitte geleneksel olarak en yaygın yaklaşım olmuştur. Operasyon hızlı ve düşük maliyetli olduğu için ilk tercih edilen yöntem olarak hekimler tarafından sürekli kullanılmaktadır. Bununla birlikte giderek artan laparoskopik yöntemlerle tanısal teknolojik gelişmeler sayesinde açık ameliyat tekniğinin kullanımı da azalmıştır. Estetik sonuçlar ve rutin iş faaliyetlerine hastanın kısa sürede dönememesi açık ameliyatın dezavantajlı yönlerini oluşturur.

Ameliyat Nasıl Yapılır?

Açık ameliyat sırasında, deride 2 ila 3 inç uzunluğunda bir kesi yapılır ve karın duvarının katmanları, tespit edilen apendiks alanı üzerinden yapılır. Cerrah karın içine girer ve çoğunlukla sağ alt karında bulunan apandisiti arar. İlave bir sorunun bulunmadığından emin olmak için ekteki çevresini inceledikten sonra ek kaldırılır. Bu, apandisitin mezenterik eklentisinden kolona serbest bırakılması, eklemin iki nokta üst üste kesilmesi ve iki nokta üst üste delik üzerinde dikilmesi ile yapılır. Bir apse varsa da pis akıntı ciltten geçen drenlerle boşaltılabilir. Daha sonra da karın kesisi dikilerek kapatılır. Ekleri çıkarmaya yönelik olarak yeni teknikler de aktif kullanılmaktadır.

Kimlere Açık Ameliyat Yapılmaz?

Apandisit teşhisi tam konulamayan ve karın içerisinde başka bir takım rahatsızlıklar olabileceği tahmin edilen hastalar için açık ameliyat uygun görülmez. Ayrıca doğurganlık zamanında olan ve obezite hastalar için de açık ameliyat çok tercih edilen bir yöntem olarak kullanılmamaktadır. Hasta için risk teşkil edecek durumlarda esas olarak diğer yardımcı teknikler devreye sokularak hastanın rahatı ve sağlığı ön plana alınır.

Açık Ameliyat Fiyatları

Açık ameliyat fiyatları kapalı ameliyat fiyatlarına göre daha uygundur. Gittiğiniz hastanenin sağlık güvencenizle anlaşmasına bağlı olarak yaygın olarak kullanılan bu yöntem için makul fiyatlarla tedavinizi gerçekleştirebilirsiniz. Her ne kadar kapalı ameliyata göre uygun fiyata yapılıyor olsa da sizin durumunuza uygunluğuna karar verecek olan uzman hekiminizdir.

Apandisit Ameliyatı Öncesi

Apandisit teşhisi bazı hastalarda zor olabilir. Apandisit belirtileri safra kesesi problemleri, mesane veya idrar yolu enfeksiyonu, Crohn hastalığı, gastrit, bağırsak enfeksiyonu ve yumurtalık sorunları da dahil olmak üzere diğer hastalıklarla belirli belirsiz veya aşırı derecede benzerlik gösterebilir. Apandisit genellikle hastanın öyküsü ve fiziki muayenesi ardından uzman hekimin vereceği karara bağlı olarak gerçekleştirilecek tıbbi bir acil durumdur.

Ameliyat öncesi yapılacak tetkik ve muayeneler ile hastanın tedavi sürecinin daha başarılı geçmesi hedeflenmektedir. Yapılacak tetkikler hastaya uygulanacak ameliyat yönteminin belirlenmesinde de etkilidir. Apandisiti kesin olarak teşhis edecek tek bir test yoktur. Bu nedenle şüpheli apandisitte genel yaklaşım, gözlem periyodu, daha önce tartışılan testler ve ameliyatı içerir.

Ameliyat Öncesi Tetkikler

Apandisit tanısı kapsamlı bir öykü ve fiziki muayene ile başlar. Hastalar genellikle yüksek bir sıcaklığa sahiptir ve doktor eliyle bastırdığında sağ alt karında genellikle orta veya şiddetli ağrı hassasiyeti olacaktır. Enflamasyon peritona yayılırsa hassasiyet daha da artar. Direniş hassasiyeti ise karına yapılan hafifçe bastırmanın ardından elin çabucak serbest bırakıldığında oluşan daha kötü olan bir ağrıdır. Beyaz kan hücresi sayısı: Genellikle enfeksiyon ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Tek başına apandisit tanısını doğrulamak için kullanılmasa da bu sayı apandisit riski açısından önemli bir veri olarak karşımıza çıkar. İdrar tahlili: İdrarda bulunan beyaz ve kırmızı kan hücreleri ile bakterileri saptamamızı sağlayan mikroskobik bir muayene yöntemidir. İdrar tahlilleri böbreklerde, mesanede iltihaplanma veya taşlar olduğunda genellikle anormaldir. İdrar tahlili de apandisit ile doğru orantılı olur. Apandisit üreterin ve mesanenin yakınında bulunur. Apandisitin iltihaplanması fazla ise üretere ve mesaneye yayılabilir, bu durum anormal bir idrar tahliyesine yol açabilir. Bununla birlikte, apandisitli hastaların çoğunda normal idrar tetkikleri de söz konusudur. Bu nedenle normal idrar tahlili, apandisitin idrar yolu probleminden daha fazla olduğuna işaret eder. Abdominal röntgen: Bir abdominal röntgen, apandisit nedeni olabilecek bezelye boyutunda kireç haline gelmiş dışkı parçasını (fekalit) tespit edebilir. Bu özellikle çocuklar için geçerlidir. Yine de, apandisit olmaksızın fekalit ortaya çıkabilir. Ultrason: Vücuttaki organları görüntülemek ve tanımlamak için ses dalgalarını kullanarak gerçekleştirilen ağrısız bir yöntemdir. Bu tetkik bir apendiksi veya apseyi tanımlayabilir. Bununla birlikte özellikle kadınlarda çok yararlıdır, apandisiti taklit edebilen yumurtalıklar, fallop tüpleri ve rahim rahatsızlıklarının tespitini kolaylaştırır. Baryumlu lavman: Apandisiti taklit eden özellikle Crohn hastalığı gibi rahatsızlıkları tespit etmede kullanılır. Bilgisayarlı tomografi: Hamile olmayan hastalarda özellikle apandisit ve apselerin ayrımında kullanılan bir teknik olarak kullanılır. Laparoskopi: Kamera ile birlikte küçük bir fiberoptik tüpün karın duvarına yapılmış küçük bir fonksiyonla karın içine sokulduğu cerrahi bir prosedürdür. Laparoskopi, apendiksin diğer abdominal ve pelvik organların doğrudan görüntülemesini sağlar. Apandisit bulunursa, iltihaplı apandiks, laparoskop ile çıkartılabilir. Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografiye kıyasla laparoskopinin dezavantajı genel anestezi gerektirmesidir.

Risk Değerlendirmesi

Yapılacak ameliyat tekniğinin çeşidine göre ve her şeyden önemlisi hastanın genel durumuna bağlı olarak uzman hekim tarafından bir risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Bu değerlendirme tedavi sürecinde operasyonun bütün yönleriyle değerlendirilmesini ifade eder. Bu değerlendirme ardından en kötü sonuçlara göre en iyi sonuç hedeflenir. Hasta için en az risk ve en iyi sonuç taşıyan yöntem üzerinde karar kılınır.

Cerrahi Aletlerin Hazırlanması

Yapılacak ameliyatın türüne göre ameliyat aletleri hazırlanır. Eğer açık ameliyat yapılacaksa ona göre ön tetkikler yapılmasının ardından gerekli hazırlıklar yapılır. Ameliyatın kapalı ya da açık olması bu aletlerin hazırlanmasında temel belirleyicidir. Özellikle kapalı ameliyatlarda kullanılan görüntüleme sistemleri ve robotik aletler çok önemli iken açık ameliyatta daha çok direkt cerrahi müdahalede kullanılan aletlerin hazırlanması ameliyat için çok önemlidir.

Anestezi Muayenesi

Apandisit ameliyatı anestezi altında gerçekleştirilen bir operasyondur. Bunun için hastaların uyuşturucu ilaçlara karşı direnci ya da ilaçların yan etkileri açısından ön muayenesi tedavi aşamasında çok önemli bir role sahiptir. Zira ön anestezi muayenesi yapılmamış bir hastanın operasyon sırasında ağrı açısından çok sıkıntı çekeceği kesindir. Hem hastanın ilaçlara karşı direncinin bilinmesi hem de ilaçların hasta üzerindeki etkilerinin bilinmesi hem hastanın hem de cerrahın işini çok kolaylaştırmaktadır.

Antibiyotik Profilaksisi

Apandisit hastalığının teşhisi bazı hastalarda biraz zordur. Ancak teşhisin kesinleşmesi ardından hastaya hemen ilaç tedavisine başlamak şarttır. Enfeksiyon riski özellikle antibiyotik tedavisini özellikle zorunlu kılar. Hastalığın teşhisinin kesinleşmesinin ardından koruyucu bir yöntem olarak hemen antibiyotik tedavisine başlanır. Hatta hastalık çok ilerlememişse ameliyata gerek kalmadan antibiyotikler ile tedavi gerçekleştirilebilir. Kullanılan ilaçlara bağlı olarak hastalarda belirli yan etkiler oluşabileceği için hekim kontrolünde antibiyotik tedavisine başlamak gerekir. Çünkü çoklu antibiyotik kullanımı bazen çoklu dirence bağlı mikropların oluşmasına sebep olmaktadır.

Hastaneye Yatış

Operasyona karar verildikten sonra hasta ameliyat için hastaneye alınır. İlaç tedavisine de öncesinde başlanan hasta için en uygun yöntemler belirlenir. En uygun şartlar oluştuğunda ise operasyona başlamak için hasta hastanede hazır bekletilir. Ameliyathane ve cerrah hazır olduğunda hasta hastanede yatış halinde bulunmalıdır.

Hasta Pozisyonu

Hasta eğer aspirin, kan sulandırıcı gibi ilaçlar kullanıyorsa operasyon sırasında kanama riski yüksek olacaktır. Apandisitin acil bir durum olmasından kaynaklı da ilaçları bırakıp ilaçların etkisinin geçmesini bekleme süresi olmayacağı için hasta acil bir şekilde gerekli önlemler alınarak ameliyata alınır. Bunun için hasta pozisyonu dikkate alınarak ameliyat için her türlü önlem alınarak operasyon gerçekleştirilir. Sağ karın alt boşluğundan ameliyat olacak olan hasta sırt üstü yatırılıp ameliyata alınır.

Hastanın Bilgilendirilmesi

Tüm hastalar yapılacak olan ameliyat hakkında kendilerine sunulan ameliyat bilgilendirme formunu ayrıntılı olarak okumalıdır. Ardından bu form hasta tarafından imzalanmalıdır. Hasta bu şekilde ameliyata dair yapılacaklardan ve ameliyatın her türlü riskinden haberdar olarak ameliyata alınmalıdır. Hekim tarafından gerekli destek ve motivasyonun sağlanması ile de hasta rahatlatıldıktan sonra operasyona başlanabilir.

Ameliyata Hazırlık

Apandisit tıbbi bir acil durum olduğu için ameliyat öncesi uzun bir hazırlık süreci olmaz. Tüm ameliyatlarda olduğu gibi apandisit ameliyatında da belirli yapılması gereken hazırlıklar söz konusudur. Bunlardan özellikle aşağıdaki iki başlık ameliyatlarda çok büyük öneme sahiptir.

Yeme içmenin Kesilmesi

Hasta ameliyata alınmadan önce 5-6 saatlik bir açlık içinde olmalıdır. Bu süre zarfında hasta hiç bir şey yememeli ve resmen oruçlu gibi ameliyata girmelidir. Yiyecek tüketimi yapmamasının yanında hasta kesinlikle su da içmemelidir. Ameliyatların öncesinde hastaların sıvı tüketmemesi de çok dikkat edilen bir husustur. Tüm ameliyatlarda olduğu gibi apandisit ameliyatı içinde vaz geçilmez kural ameliyat öncesi yeme içmenin belirli zamanda mutlaka kesilmesidir.

Hastanın Kullandığı İlaçlar

Tıbbi bir acil durum olan bu operasyon için hastanın kullandığı ilaçlar da ameliyatın seyri için çok önemlidir. Hastanın özellikle kan sulandırıcı gibi ilaçlar kullanması ameliyatta kanama riskini artıracağı için gerekli bütün önlemler alınarak ve hastanın durumu bütün yönleri ile göz önünde bulundurularak operasyon gerçekleştirilmelidir.

Ameliyatın Yapıldığı Hastanenin Şartları Nelerdir?

Ameliyatın yapılacağı hastane şartları hastanın rahatı ve tedavinin başarısı üzerinde doğrudan etkilidir. Özel hastanelerde gerçekleştirilen operasyonlarda özellikle daha teknolojik araç ve gereçlerle daha kişisel tedavi imkanları ile ameliyatlar uygulanabilir. Her ne kadar bu fark hastane şartları açısından özel hastaneleri ön plana çıkarsa da bu gün için bu farkı devlet hastaneleri her geçen gün başarı ile kapatmaktadır. Eğer hastalar daha kişisel hizmetler almak istiyorsa tercihlerini ona göre özel hastanelerden yana kullanabilir. Ancak her şeyden önemlisi hastanın durumu olup onun için en uygun tedavi ve operasyon için hangi hastanenin şartları en uygunsa o tercih edilmelidir.

Refakatçi Gerekir mi?

Hastanın durumuna bağlı olarak genellikle refakatçi gerekliliği olmamaktadır. Yalnız patlama ve geç kalınmış apandisit durumuna göre refakatçi gerekebilir. Yalnız ameliyatın ağır bir ameliyat olmamasından kaynaklı refakatçi şart bir durum değildir. Bu gün ki teknoloji ile özellikle kapalı ameliyatlarda hasta hiç zorlanmadan birkaç saat içinde kendisini idare edebilecek duruma kolayca ulaşabilmektedir.

Hastanede Yatış Var mı?

Genellikle apandisit ameliyatı ardından hastalar aynı gün ayağa kalkıp yürüyebilmektedir. Büyük ağrı problemleri yaşanmayıp birkaç doz ağrı kesici ile yaşanan ağrılar da geçirilebilir. Operasyon yapılan gece sadece hastanede kalınıp ağrı kesici ve antibiyotik reçetesi ile hastaneden bir gecenin ardından taburcu olunur. Yalnız ameliyatı geç kalmış, patlamış, apse olmuş apandisit durumlarda daha çok hastanede istirahat şart olabilir.

Apandisit Ameliyatı Sonrası

Ameliyat sonrasında hastanın durumu bütün yönleriyle değerlendirilerek en az bir gece hastanede tutulmalıdır. Hasta operasyonun ardından birkaç saat içerisinde normal şartlarda yeme içme ve yürüme fonksiyonlarına kavuşabilecektir. Ameliyat sonrası hasta büyük ağrılar yaşamayacaktır. Hastalar kullanması gereken birkaç doz ağrı kesici reçetesi ile ameliyattan bir gün sonra hastaneden taburcu olabilir.

Riskler, Yan Etkileri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Apandisitin birçok komplikasyonundan biri de apsiks veya pelvis bölgesinde kalan pis koleksiyondur. Görülen apseler mideden drene olabilir. Apandisitin büyük çocuklar ve yetişkinlerin vücudunda önemli etkileri olup olmadığı netleşmemiş bir konudur. Genelde görülen crohn hastalığı gibi hastalıklarda hafif bir artış olmasına rağmen, apandisitin çıkarılmasından kaynaklanan uzun vadeli ve büyük sağlık sorunları görülmez.

Anestezi

Genel anestezi altında gerçekleştirilen ameliyat sonrasında hastanın kullanılan uyuşturucu ilaçların etkisinde bazı yan etkiler ile karşılaşması mümkündür. Ameliyat öncesinde yapılacak olan anestezi muayenesi sırasında hastanın bu tür hassasiyetlerinin olup olmadığı uzman doktor tarafından detaylıca incelenmelidir. Kullanılan anestezinin hasta üzerinde oluşturabileceği bütün riskler ortaya konmalı ve dozu ona göre belirlenmelidir.

Enfeksiyon

Apandisitin en yaygın komplikasyonu, yaranın yani cerrahi operasyonla ilgili bölgenin enfeksiyonudur. Böyle enfeksiyonlar şiddet boyutunda, yalnızca kızarıklık ve kesi boyunca biraz hassasiyet olmak üzere, orta derecede antibiyotik ve cerrahi tedavi gerektiren şiddet arasında değişir. Görülen apandisitin enflamasyonu ve enfeksiyonu o kadar ağırdır ki, yaranın zaten enfekte olduğu endişesi nedeniyle cerrah ameliyatın sonunda bölgeyi tamamen kapatmaz. Kapatmak yerine cildin kapanması, enfeksiyonun antibiyotik tedavisini sağlamak için birkaç gün ertelemeye bırakılır. Apandisit enfeksiyonunun yapılan cerrahi kesi içinde oluşma olasılığı antibiyotik tedavisi ile azaltılır. Yara enfeksiyonlarının görülme ihtimali laparoskopik cerrahide daha az karşılaşılan bir durumdur.

Pıhtı Oluşumu, Emboli Riski ve Varis Çorabı

Her ameliyatta olduğu gibi apandisit ameliyatının ardından da vücutta oluşabilecek pıhtı ve varis gibi durumlar için gerekli önlemleri almak şarttır. Özellikle varis için varis çorabı kullanmak bu sıkıntıdan hastayı kurtaracaktır. Pıhtı oluşumunun önüne geçmek için hemen hemen tüm ameliyatlardan sonra hastalar varis çorabı giymiş şekilde odaya çıkarılır.

Ameliyat Bölgesinde Kanama

Yapılan ameliyatın çeşidine göre kesit yapılan bölgede iyileşme sürecinde çeşitli sorunlar oluşabilir. Bu bölgede oluşabilecek iltihap ve kanama durumları hastayı sıkıntıya sokar bu tür durumlarla karşılaşmanız halinde hekiminize başvurmanız en doğru karardır. Ameliyat sonrasında dikişlerin atması da ameliyat bölgesinde oluşabilecek kanamaların bir diğer sebebidir. Açılan dikiş, ameliyat bölgesinde ciddi kanama ve ağrı durumları oluşturabilir. Dikişlerin atması su ile temas ve hastanın ani hareketleri sonucu olabilir. Bunun için dikişler alınana kadar hasta ani hareketlerden kaçınmalı ve ameliyat sonrasında hasta en az bir hafta dinlenmelidir.

Ateş ve Üşüme

Anestezi altında gerçekleştirilen apandisit ameliyatında da diğer ameliyatlarda olduğu gibi anestezi etkisi ile hasta uyanınca derin üşüme hissi ile uyanır. Bu durumun yaşanması gayet normaldir. Ameliyathanelerin soğuk olması ve hastanın üzerinde kıyafet olmaması da bu durumda etkilidir. Hasta bunun için ameliyat sonrası dinlenme odalarında bir süre dinlendirilir. Ve belli yöntemler uygulanarak hastanın vücut sıcaklığının yerine gelmesi sağlanır. Elektrikli battaniyeler ve sıvı serumlar ile bu üşüme durumu ortadan kaldırılmaya çalışılabilir. Ayrıca bu titreme durumundan kurtulmak için zaman zaman ilaçlar kullanılsa da yan etkileri söz konusu olduğu için bu çok tercih edilen bir yöntem değildir. Hastanın durumuna bağlı olarak ameliyat sonrası ateş durumu görülse de bu sık rastlanılan bir durum değildir. Bu durumla karşılaşılması durumunda uzman hekim en doğru yöntemle hastaya müdahale edecektir.

Halsizlik

Ameliyat sonrasında hasta güçsüz ve halsiz düşer. Narkozun etkisinin geçmeye başlaması ile hasta kendini toparlar. Ancak bu yorgunluk ve halsizlik durumu anestezi etkisi vücuttan tamamen atılana kadar sürebilir. Anestezi altında yapılan bütün ameliyatlarda olduğu gibi bu da normal süreçlerde olan bir durumdur. Bunun için hasta kendisini iyi hissetmeli ve morali yüksek tutularak kendini bir an önce toplaması sağlanmalıdır.

Karın Bölgesinde Ağrı

Ameliyat sonrası meydana gelen ağrıların nedeni operasyon sonucunda oluşan bir ağrı da olabilir. Bu durum hemen hemen tüm hastalarda görülen ameliyat sonrası genel bir görüştür. Ancak ağrının şiddeti kişiden kişiye değişiklik gösterir. Operasyon sonrası narkozun etkisinin geçmesi ile ağrı ortaya çıkar. Kısa sürede istirahat ile kendiliğinden bu ağrılar geçer. Yalnız bazı ağrılar da ciddi sebeplerden kaynaklı olup, bu geçmeyen ağrılar için doktor kontrolü şarttır.

Mide Bulantısı

Hasta ameliyat sonrası diğer durumlarla olduğu gibi mide bulantısı ile karşılaşabilir. Anestezi atında yapıldığından her ameliyatta olduğu gibi bu durum normal karşılanabilir ve sıvı gıdalar tüketilerek bu durumun da önüne geçilebilir. Yalnız narkoz etkisi ve enfeksiyon durumuna bağlı olarak mide bulantısına karşı uzman hekiminizle devamlı iletişimde olmanızda fayda var. Ancak ameliyat sonrası zamanla kendiliğinden geçecek bir durum olan mide bulantısına çok fazla kafanızı takmamalısınız.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her ameliyatın ardından yapılması gerekenler olduğu gibi apandisit ameliyatı sonrasında da hastanın dikkat etmesi gereken belli başlı durumlar söz konusudur. Bu yapılması gereken durumlar her şeyden önce hastanın sağlığını ileri derecede ilgilendirmesinden dolayı çok büyük öneme sahiptir. Hastanın ameliyat sonrasında aşağıdaki hususlara dikkat etmesi hem ameliyatın başarısını tamamlayacak hem de sağlığını etkileyecek olumsuz durumlardan hastayı koruyacaktır.

Ağırlık Kaldırmak

Ameliyat açık da yapılsa kapalı ameliyat da yapılsa hasta ameliyat sonrasında ağırlık kaldırmamaya dikkat etmelidir. Hasta ağır yükler kaldırıyorsa hem ameliyatın başarısını düşürür hem de bu durum dikişlerine zarar vereceği için yarasının iyileşmesi zorlaşacaktır. Hastanın bu şekilde kendisini zorlaması dikişlerin atmasına bile sebep olabilir. Bunun için hasta uzun bir süre tamamen iyileşene kadar ağır hiç bir iş yapmamalıdır.

Cinsel İlişki

Cinsel ilişkiye girmek ameliyat sonrasında kanamalara sebep olabileceği için kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Ameliyat sonrasında henüz iyileşme sürecinde olan vücutta çeşitli tahriş ve deformeler söz konusu olabilir. Bu da hastada hem zorlanmadan hem de kanama riskinden kaynaklı ameliyatın başarısını düşürür. Bunun için çiftler iyileşme gerçekleşene kadar hem daha temkinli olmalı hem de cinsel ilişkiyi iyileşme sonrasına ertelemelidir.

Araç Kullanmak

Hastanın ameliyat sonrasında hemen ayağa kalkması ve yaşamsal faaliyetlerini yapıyor olabilmesi her şeyi yapabileceği anlamına gelmemektedir. Hasta en az 1-2 hafta istirahat halinde olmalı ve yaraları biraz olsun kendini toparlayana kadar zorlayıcı her türlü faaliyetten kaçınmalıdır. Araç kullanmak da bu zorlayıcı faaliyetlerden olduğu için araç kullanmamaya da özen göstermelidir. Ayrıca araç kullanımı esnasında oluşabilecek ani durumlara karşı da direksiyon başına tamamen iyileştikten sonra geçilmelidir.

Duş Almak

Ameliyat sonrası açık yaralara kesinlikle su teması olmamalıdır. Kesi yapılan bölgenin iltihap ve enfeksiyon kapma riski görülmesi hastanın dikkatli olması gerektiğini net şekilde ortaya koyar. Bunun için hasta bu konuda titiz davranmalı ve doktor tavsiyelerine uyarak vücut temizliğini gerçekleştirmelidir.

Dikişler

Ameliyat sonrasında hastanın dikişlerinin sağlıklı bir şekilde kaynaşması için her türlü zorlamadan ve ani hareketlerden uzak durması gerekir. Dikiş bölgesinden olacak her hangi bir kanama veya akıntı hastanın sağlık durumu ile ilgili kötü sinyaller veriyor demektir. Bunun için ameliyat sonrasında hastanın en çok dikkat etmesi gereken husus dikişlerinin sağlıklı bir şekilde fonksiyonunu yerine getirebilmesidir.

Hareket Kabiliyeti

Her ameliyat sonrasında olduğu gibi apandisit ameliyatında da hareket kabiliyetiniz sınırlanabilir. Siz de zaten ani hareket ve zorlayıcı her türlü faaliyetten uzak durmalısınız. Dikişlerinizin tamamen iyileşmesinden sonra hareket kabiliyetleriniz de normale dönecektir.

İyileşme Süreci

Bir apandisit ameliyatı ile ağrınızdan ve enfeksiyon ihtimalinden kurtulabilirsiniz. Çıkarılan parçalarla bu ağrılardan kurtulan hasta ameliyattan sonra 2-6 hafta içinde tamamen iyileşir. İlerleyen zamanda hasta önemli ve uzun süreli sağlık sorunları yaşamaz. Ameliyat sonrası çoğu insan beslenme biçimini, egzersizlerini veya yaşam şeklini değiştirmeye ihtiyaç duymaz. Herhangi bir ameliyatta olduğu gibi apandisit ameliyatı da tamamen risksiz değildir. İlaçlara karşı alerjik reaksiyon, insizyonun enfeksiyonu, işlem sırasında apendiksin parçalanması ve diğer koşullar gibi riskler iyileşme sürecinde devam edebilir.

Beslenme ve Diyet

Ameliyat sonrası 5-6 saat içerisinde hasta artık ağızdan gıda almaya başlayabilir. Ağrı kesici ilaç takviyeleri ile de hastanın ağrıları hafifletilir. Ameliyat sonrasında hastanın vitamin ile mineral ihtiyacını karşılayacak sebze ve meyve tüketmesi gerekliliktir. Ayrıca kalsiyum ve protein ihtiyacını karşılamak üzere et, yumurta, balık vs. ürünlerin tüketilmesi gerekir. Bir gıda sınırlaması olmayıp sadece dikkat edilmesi gereken en önemli husus dengeli beslenme ve sigara alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmaktır.

İlaç Kullanımı

Hasta ilaç kullanımı konusunda özellikle uzman hekim kontrolünde ilaçlarına devam etmelidir. Bunun için özellikle ağrı kesiciler noktasında ameliyat sonrasında doktorun reçete ettiği ilaçları kullanmaya özen gösterilmelidir. Ameliyat öncesi kullanılan ilaçlarla ilgili olarak da doktorunuzla devamlı iletişim halinde olunuz.

Sık Sorulan Sorular

Apandisit özellikle çocuklarda ve genç yetişkinlerde görülen en yaygın karınla ilgili acil tıbbi müdahale isteyen durumlardan biridir. Sıklıkla 25 yaş öncesi görülen apandisitte ameliyat ile ilgili hastaların cevabını bilmesinin faydalı olacağı bazı genel sorular vardır.

Sarılmış Apandisit Nedir?

Hastalarda apandisit iltihabı iyice ilerlediğinde patlama aşamasına gelince karın içi örtü tabakası ve çevresindeki organlar apandisi sararak enfeksiyonu sınırlandırmaya uğraşır. Böylece karın sağ alt tarafında kitle ve sertlik meydana gelir buna plastron yani sarılmış apandisit denir. Bu kitle yanında iltihaplanma yoksa ameliyat yapılmaz. Apandisiti olan hasta ayakta tedavi edilmeye çalışılır. Plastronun yani sarılmış apandisitin yumuşayıp dağılması 6-8 hafta arasında değişebilir.

Apandisitin Tedavi Edilmemesi Tehlikeli Midir?

Apandisit tehlikeli bir hastalık olduğundan ve ölüme bile yol açtığından hastanın vakit kaybetmeden ameliyat edilmesi şarttır. Hastalığın belirtileri ağırlaşmadan hemen uzman hekime ulaşıp sağlık kontrolleri yapılmalıdır. Elde edilen test sonuçlarına ve doktor tavsiyesine göre tedavi hemen gerçekleştirilmelidir.

Açık Apandisit Ameliyatı Riskli midir?

Her ameliyatta olduğu gibi apandisit ameliyatı da tamamen risksiz bir ameliyat değildir. İlaçlara karşı alerjik reaksiyon, insizyonun enfeksiyonu, işlem sırasında apendiksin parçalanması ve diğer koşullar gibi riskler iyileşme sürecinde devam edebilir. Bunun için her ne kadar bugünkü teknoloji ile yarım saatte yapılan kolay bir operasyon olsa da bütün ihtimalleri göz önünde bulundurarak ameliyata hazır olmak gerekir.

Apandisit Patlaması Belirtileri Nelerdir?

(görselde var)

Apandisit Ağrısı Nasıl Geçer?

Apandisit ağrısı çeken hastanın tedavisi son derece kolaydır. İlaçlar ile yapılan tedavi ve antibiyotikler rahatsızlığın tamamen iyileşmesini sağlamaz. Çünkü apandis insan vücudunda antibiyotiğin çok zor ulaşabileceği yerde bulunur. Apandisit ağrısının kesin tedavisi ancak ameliyatla mümkündür.

Patlamış Apandisit Nasıl Ameliyat Edilir?

Apandisitin patlaması ile karın boşluğuna oradan diğer organları etkileyen iltihap ile mücadele etmek ilk yapılması gereken durumdur. Antibiyotikler ile müdahale yapılmayan hasta ölümcül riskler ile karşı karşıya kalabilir. Hasta ilaçlar ile stabilize edildikten sonra cerrahi müdahale acil olarak gerçekleştirilmelidir. Diğer ameliyatlarda olduğu gibi patlamış apandisit kesilerek ve yayılan enfeksiyon tamamen temizlenerek durumdan kurtulmak mümkündür.

Apandisit Ameliyatından Sonra Kaç Günde İyileşilir?

Hastanın iyileşme sürecine bağlı olarak genellikle bir gün içerisinde hastaneden taburcu olunur. Ancak hastaneden çıkmak iyileşme sürecinin bittiği anlamına gelmez ve bunun için beslenmeden günlük hareketlere kadar birçok hususa dikkat etmek şarttır. Ameliyat sonrası istirahat ve beslenme konusuna özellikle ilk bir hafta çok dikkat etmek şarttır. Bir hafta sonra günlük rutin işler rahatça yapılabilir.

Ameliyattan Sonra Cinsel İlişki Riskli midir?

Ameliyat ardından henüz iyileşme sürecinde olan vücutta çeşitli tahriş ve deformeler söz konusu olabilir. Hastada hem zorlanmadan hem de kanama riskinden kaynaklı durumlar ameliyatın başarısını düşürür. Bunun için çiftler iyileşme gerçekleşene kadar hem daha temkinli olmalı hem de cinsel ilişkiyi iyileşme sonrasına ertelemelidir. Hastanın ameliyat bölgesindeki yaralar ve dikişler gözden kaçırılmamalıdır.

Apandisit Ağrısı Kaç Gün Sürer?

Hastanın durumuna bağlı olarak ağrıların süresi de değişkenlik gösterir. Ameliyat sonrasında narkozun etkisinin geçmeye başlamasın ile ağrılar artar. Ancak uzman hekim tarafından reçete edilen ilaçlar ile ağrı ile başa çıkılabilir. İlaçları düzenli bir şekilde kullanarak ağrılarla başa çıkabilmek mümkündür. Ameliyat sonrası 5-6 gün içerisinde ağrılarınız geçecek ve büyük oranda normal hayatınıza dönebileceksiniz.

Apandisit Şişmesi Nasıl Geçer?

Apandisit şişmesinin oluşmasında birçok neden bulunur. Aşırı karın ağrısı, ateş, bulantı ve kusma karında sertlik, iştahsızlık gibi durumlar varsa apandisit şişkinliğinden bahsedilebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında hemen doktora gidilmelidir. Doktorun yapacağı testler sonunda hastaya apandisit şişmesi teşhisi konulduysa tek çözüm yolu apandisin ameliyatla alınması olacaktır. Hastanın apandisinin alınması herhangi bir probleme neden olmaz. Apandisit şişmesi ameliyatı olan kişi bu şişkinlikten kurtulur ve eski sağlığına tekrar kavuşur. Ameliyat sonrası hasta sağlığına dikkat etmeli ve bağırsak yollarını zorlayıcı besinler tüketmemelidir.

Apandisit Ameliyatı Olunan Yer Neden Ağrır?

Apandisit ameliyatı kapalı da yapılsa açık da yapılsa apandisin kesilerek alınması sebebiyle ağrı meydana gelmesi normaldir. Aşırı ağrı hissediliyorsa ve dayanılacak derecede değilse mutlaka doktora başvurulmalıdır. Dikişlerin atması, ameliyat bölgesinde enfeksiyon oluşması gibi istenmeyen durumlar da ameliyat sonrası ağrılara sebep olmaktadır.

Apandisit Neden Şişer?

Kör bağırsak üzerinde bulunan apandisit herhangi bir nedenden iltihaplanır ve şişme meydana gelir. Bu durum apandisit şişmesini meydana getirir. Vücuda alınan besinlerin sindirim sistemine yaydığı enfeksiyondan apandis etkilenerek şişebilir. Bağırsak yollarının tıkanmasıyla da apandisitin ağzı kapanarak vücutta iltihap birikebilir. Herhangi bir tümör veya yabancı cisim apandisitin ağzını tıkayarak yine şişme oluşturabilir. Bu duruma ayrıca karın bölgesine alınan sert bir darbe de sebep olabilir. Apandisit şişkinliğinin oluşmasında sindirim sistemi, bağırsaklar ve tüketilen gıdalar son derece etkili nedenler arasındadır.

Apandisit Nasıl Anlaşılır?

Apandisitin anlaşılmasında en yaygın belirti karın bölgesindeki ağrılardır. Göbek deliği çevresinden başlayan ağrı karnın sağ alt bölgesinde aşırı yoğunlaşır. Hastanın karnında donuk bir ağrı ve sağ alt kısımda keskin, şiddetli sancı varsa apandisit belirtisi sayılır. Hasta kendisini iyi tanıyacağından her zamanki ağrılardan farklı bir ağrı oluştuğunda bunu gözden kaçırmamalıdır. Apandisitin anlaşılmasında en önemli bulgu karındaki ağrı, hassasiyet ve sancı olacaktır.

Apandisit Ameliyatı Zor mudur?

Açık ve kapalı olmak üzere iki çeşit yöntemle ameliyat gerçekleştirilir. İleri teknoloji ve tanı teknikleri sayesinde artık özellikle kapalı ameliyat yöntemi daha kolay hale gelmiştir. Hastanın ameliyat günü hemen ayağa kalkabilmesi ve ertesi gün taburcu edilmesi ameliyatın çok zor olmadığını göstermesi açısından önemlidir. Ayrıca ameliyat öncesinde çekilen acıların yanında ameliyat sonrası acılar çok hafif kalmaktadır. Ameliyat anestezi ile gerçekleştiğinden hasta için çok zor geçmemektedir. Hasta anestezi etkisi bitince ağrı hissetmeye başlayacaktır.

Kapalı Apandisit Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Kapalı apandisit ameliyatı genel anestezi altında uygulanır. Gelişen teknoloji sayesinde açık ameliyattan daha fazla bilgiye sahip ve robotik teknoloji sayesinde daha başarılı ameliyatlar gerçekleştirilmektedir. Açık ameliyata göre riskleri yok denecek kadar azdır. Hatta kesiklerin az olması sayesinde hasta ertesi gün bütün rutin işlerini yapabilir. Kapalı apandisit ameliyatının riskleri yoktur denilebilir ama hastanın durumuna göre riskler içerebilir.

Çocuklarda Apandisit Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Çocuklarda da yetişkinlerde olduğu gibi hastanın durumuna göre ve cerrahın çocuk için uygun gördüğü yöntem esas alınarak ameliyat gerçekleştirilir. Açık ve kapalı şekilde olmak üzere hastaya ameliyat yapılır. Çocukluk dönemlerinde daha çok görülen apandisit rahatsızlığını ilaçla tedavi etmek mümkün olmadığından kesin çözüm olarak ameliyat şarttır. Çocuklarda görülen apandisitin yüzde 50 ile 85’i patlama ihtimali söz konusu olan tıbbi durumlardır. Çocuklarda görülen apandisitin gözden kaçırılmaması gerekir.

Çocuklarda Apandisit Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Karın ağrısı temel belirleyici faktördür. Çocukta karın ağrısı hissedildiğinde aileler bildikleri ilaçlarla tedavi etmeye çalışmak yerine doktora başvurmalıdır. İştahsızlık, kusma, kabızlık, ateş gibi sebepler çocuğun apandisit problemlerine işaret eder. Çocukta ağrıdan kıvranma, halsizlik ve her zamanki durumuna benzemeyen bulgular görüldüğünde zaman kaybetmemek gerekir.

Apandisit Ateş Yapar mı?

Hastanın apandisinde tıkanıklık oluştuğunda bakteriler bu alanda çoğalır ve enfeksiyon oluşur. Enfeksiyonun oluştuğu bölgeden etkilenip hastanın ateşi yükselebilir. Diğer bulgular ile birleştiğinde yüksek ateş hastanın apandis problemlerine işaret eder. Ateş başlangıçta hafif derece yükselir ama patlama durumunda aşırı derecede artar. Bunun için vücudun ateş derecesi çok dikkat edilmesi gereken bir husustur.

Bebeklerde Apandisit Olur mu?

Genellikle 10-30 yaş aralığında yaygın olarak görülse de bebeklerde de apandisit problemi olabilir. Bunun için apandisit belirtileri konusunda ebeveynlerin bilinçli olması acil müdahale için şarttır. Bebeklerde apandisit görülmesi yüzde 2 civarındadır. Çocuklarda apandisite yakalanma yaşı 6 ile 10 arasında daha fazladır.

Çocuklarda Kasık Ağrısı Apandisit midir?

Kusma, yüksek ateş, kabızlık, karın ağrısı ve şişliğinde olduğu gibi kasıklarda geçmeyen ağrılar olması da apandisit konusunda ailelere yol gösterir. Bunun için bu belirtiler ışığında uzman hekim tarafından yardım almak en doğru karardır. Çocukların kasık ağrısı başka nedenlerden olabileceği gibi apandisiti de işaret edebilir. Doğru kararı verecek olan çocuğu fiziki muayene eden ve testler uygulayan uzman doktordur.

Apandisit Kaç Yaşında Görülür?

Apandisit çocuklarda ve ileri yaşlarda da görülmesine rağmen genellikle 10-30 yaş aralığında sıklıkla karşılaşılan tıbbi bir durumdur. Özellikle bu yaş aralığında apandisit konusunda çok dikkatli olmak gerekir.

Apandisit Sağda mı Solda mı Olur?

Genellikle apandisit karnın sağ alt tarafında görülmesine rağmen yaş ve hastanın durumuna göre farklılıklar görülebilir. Özellikle hamilelerde apandisin konumu değiştiği için ağrının hissedildiği yer de değişiklik gösterebilir.

Kadınlarda Apandisit Belirtileri Nelerdir?

Karın ağrısı, kasıkların ve bacağın vücutla birleştiği noktalarda sancı ve mide bulantısı kadınlarda görülen başlıca apandisit belirtileridir. Özellikle kasık, sırt ve genital bölgede hissedilen ağrılar apandisit belirtisi açısından kadınlarda yoğun görülmektedir.

Apandisitte Hangi Antibiyotik Kullanılır?

Tedavi için özellikle penisilin ve streptomisin gibi antibiyotik ilaçlar kullanılır. Eğer kusma yoksa hastaya ağızdan veya makattan kloramfenikol, neo-misin gibi antibiyotikler de tatbik edilebilir. Antibiyotik kullanımını hasta bilinçsizce yapmamalı ve mutlaka doktorun önerilerine uymalıdır. Hastanın durumu antibiyotik kullanımında temel belirleyici faktördür. Antibiyotik tedavisinde ilk 48 saatten sonra aksi durum oluşmazsa antibiyotik tedavisi bir hafta kadar sürdürülür.

Apandisit İltihabına Ne İyi Gelir?

Apandisit iltihabına uygulanacak tedaviler ilaçlar yardımıyla olmaktadır. Apandisit iltihabına mutlaka doktor müdahale etmelidir. Antibiyotiklerle tedavi vücuttaki iltihabı gidermezse cerrahi müdahale zorunlu hale gelir. Cerrahi müdahale ile hastanın apandisiti tamamen alınır. Bazı hastalar ameliyat olmak istemediğinde iltihabın tedavisine ilaçla bir süre daha devam edilir. Hastalar ameliyat yerine tıbbi ve bitkisel tedavileri deneyebilir. Sonuç olarak hastaların çoğu kesin çözümü ameliyatta bulmaktadır.

Apandisit Sonrası Hangi İlaçlar Kullanılır?

Apandisit ameliyatı sonrası ameliyat sırasında yapılan kesiler nedeniyle narkozun etkisinin geçmesi hastanın ağrılarını artırır. Bunun için doktorunuzun reçete edeceği ağrı kesici ilaçları ve diğer ilaçlarınızı kesinlikle kullanmanızda fayda bulunur. Hastanın sağlık ve yaş durumuna göre doktor bireye özel reçeteler uygulayacaktır.

Apandisit Ameliyatsız Geçer mi?

Hastanın bağırsaklarında delinme veya tıkanma yoksa apandisit tedavisi ameliyat yapılmadan antibiyotikler ile sağlanabilir. Fakat ameliyatsız tedavinin bazı eksik kaldığı noktalar da vardır. Yani ameliyatın tek şart olmasını engellemek için erken teşhis çok önemlidir. İlaçlar ile tedavi bazen yetersiz kalır ve hasta acilen ameliyata alınır.

Apandisit Bitkisel Yollarla Tedavi Edilir mi?

Hastalar doktoruna danışıp bazı doğal ve bitkisel tedavileri deneyerek apandisit sorunlarını azaltabilir. Hint yağı apandisit tedavileri için çok etkilidir. Zencefil ise apandisitin bulantı ve kusma gibi yan etkilerine karşı kullanılabilir. Sarımsağın apandisit sorunlarında iltihap ve ağrıları azaltmayı sağladığı tıbbi olarak ispatlanmıştır. Çemen tohumu bağırsakta atık ve aşırı mukus birikimini önleyerek hastanın ağrılarını hafifletir. Bu saydıklarımız yanında fesleğen, limon, ginseng, gingko biloba, nane ve fiber açıdan zengin gıdalar apandisit tedavisinde başvurulabilecek alternatif tıp unsurları olarak kullanılabilir. Hastaneye gidip doktora muayene olduktan sonra kullandığınız bitkisel yöntemleri de eksiksiz olarak doktorunuz ile paylaşmalısınız.

İlgili Organİlgili Bölümİlgili Hastalık
Apandisit Hastalığı (İltihaplanması)